Siyasi düşünceler tarihi ders özeti


SİYASİ DÜŞÜNCELER TARİHİ

AÖF

ÜTOPYACI DÜŞÜNCE: YENİ BİR SİYASET ARAYIŞI

SORU 1:XVI.yüzyılda kralların aşmaya başladıkları unsurlar nelerdir.?

CEVAP:

1-DİN

2-GENELEKLER

3-FEODAL HUKUK

ÇÖZÜM:Batı Avrupa da XVI yy. bir anlamda “kralların yüz yılıdır.” Çünkü bu yüzyılda krallar kendilerini sınırlayan DİN, GELENEKLER ve FEODAL HUKUKU aşmaya başlamışlardır. Bu sayede kendilerini “SINIRSIZ HÜKÜMDARLARA” yani mutlak monarklara dönüştürme süreci içine girmişlerdir.

SORU 2:Klasık ütopyacıların öncü ismi kimdir.?

CEVAP 2:THOMAS MORE

ÇÖZÜM:Geleneksel olarak THOMAS MORE ile başlatılan ütopyacı tepki , ilke elde özel olarak mutlak monarşiye karşı gibi görünmektedir. Oysa Ütopyacı düşünüş doğrudan devlet ya da krallıkla sınırlı bir tartışma içermekten çok, yeni bir siyasal toplumun nasıl olması gerektiğine ilişkin düşünsel bir arayış mahiyetindedir. Ütopyacı düşüncenin başta gelen ismi olan THOMAS MORE aynı zamanda KLASİK ÜTOPYACILARIN da öncü ismidir.

THOMAS MORE VE UTOPİA

İKİ GÜN SAVAŞI: Kırmızı gül sembolünü taşıyan Lancaster Hanedanı ile bayız gül sembolüne sahip York Hanedanı arasında süren ve Lancaster Hanedanından Henry Tudor un VII. Henry olarak tahta çıkışıyla son bulan, soylular arası savaştır.

SORU 3:XVI. Yyılda gücünü artıran krallığın destekçileri arasında yer alır?

CEVAP 3:      1-YEOMAN       2-TÜCCARLAR               3-GENTRY

ÇÖZÜM:Gücünü artıran krallığın en önemli destekçilerinin başında YEOMAN adı verilen, çeşitli siyasal hakları elde edebilecek kadar gelire sahip ÇİFTÇİLER gelmektedir. Bu çiftçiler kendi yükselişlerini geleneksel soyluluğun aleyhine kaydettikleri için, doğal olarak mutlak monarşiyi, yani tek hükümran olarak kralı desteklemektedirler. Krallığın diğer destekçisi, MORE’un da avukatlıklarını üstlendiği TÜCCARLAR’dır. VII.Henry’nin özellikle deniz ticaretine önem vermesi nedeniyle hızla yükselen bir sınıfa dönüşen ticaret burjiavazisi, artık siyasal alanda da söz sahibi olmaya başlamıştır. Bunun dışında GENTRY denilen ve kırsal bölgelerde, soy üzerine değil de zenginlik üzerine inşa edilmiş bir tür küçük aristokrasi de yer almaktadır.

*_*Papalıka karşı çıkarılan 1532 tarihli Act Of Supremacy yasasıyla kral kendisini aynı zamanda İngiliz kilesinin başı olarak ilan ettirir. Böylece Anglikan Kilisesi Papalıktan kopmaktadır.  

ÜTOPYANIN ÖNCÜSÜ PLATON: Platon, DEVLET adlı yapıtında ideal bir siyasal toplumun nasıl olması gerektiğini ayrıntılarıyla anlatır. Ancak yine de bu yapıtı özel olarak ütopya saymak ve bununla sınırlamak yanlıştır. Çünkü Devlet, Platonun bilgi kuramını yani epistemolojisini açıklayıp temellendirdiği temel yapıttır da.

SORU 4: Thomas More’dan başlayarak Ütopyolar öncelikle hangisiyle ilgilidir.?

CEVAP 4: ÜRETİLDİKLERİ DÖNEMDE

ÇÖZÜM: Thomas More dan başlayarak ütopyaların ortaya çıkışı öncelikle Üretildikleri dönemle ilgilidir. 

SORU 5:Hangisi Ütopyalar ile ilgili doğru ifadelerdir.?

CEVAP 5:

1-Ütopyalar yalnızca kendi çağlarından beslenmezler.

2-Rönesans döneminde ortaya çıkan hümanizm ütopyaları beslenmiştir.

3-Reform hareketi ütopyalar açısından önemli bir kaynaktır.

4-Orta Çağdaki egemen dinsel dünya görüşünün insan zihnini tekeline almasının sona ermeye başlamasıyla ortaya çıkmıştır.

5-Doğal insani erdeme, akla ve iradeye kötü gözle bakan, Hristiyanlığın temel dogmalarından birini, ilk günah kavrayışını reddederler.  

SORU 6:More’un Ütopyası ile ilgili doğru bilgiler nelerdir.?

CEVAP 6:

1- 1500’lü yılların İngilteresinin eleştirel bir yansımasıdır.

2-Hrıstiyanığın kilise ve yozlaşmış din adamları elinde çarpıtılması çok açık bir biçimde eleştirilmiştir.

3-Din özel alana hapsedilmiş; siyaset ve din tamamen birbirinden ayrılmıştır.

*_* Ayrıca Dini iktidarla dünyevi iktidar arasındaki çatışma, bu dünyanın mutlak iktidarına sahip Platon’un filozof kralına benzeyen Kral Utopus’un, birleştirici ve koruyucu babalığıyla çözülmüştür.

                   UTOPİA: YENİ BİR TOPLUM, YENİ BİR SİYASET

SORU 7:Kendi yaşadığı dönemin ingiltere’sini ağır bir biçimde eleştiren More’un “UTOPİA” adlı eseri ile ilgili doğru ifadeler nelerdir?

CEVAP 7:

1-İlk bölümünde DİYALOG yöntemini kullanmıştır.

2-İlk bölümünde HAKİM SİYASAL düzeni ELEŞTİRMİŞTİR.

3-İkinci bölümde kendi kurduğu DÜNYAYI anlatmıştır. 

SORU 8: “Utopia” da geçen şehirler ve halk ile ilgili doğru ifadeler nelerdir.?

CEVAP 8:

1-Utopianın 54 büyük ve güzel şehri vardır. Her şehirde aynı dil, törenler, kurumlar ve yasalar geçerlidir.

2-Her şehir aynı planla kurulmuştur.

3-Şehirlerin arası cetvelle ölçülüp biçilmiş gibi 24 mil, yani bir günlük yürüme mesafesidir.

4-Her şehrin tarım için 20 millik toprağı vardır.

5-Hiçbir şehir sınırlarını genişletemez.

6-Halk kendisini toprağın sahibi değil, çiftçisi, işçisi diye görür.

7-Tarlaların ortasında çitlik evleri bulunur ve her mevsim tarlalara nöbetleşe işçi gönderilir.

8-Tüm Utopialılar çiftçiliği öğrenmek zorundadır. Bu nedenle de birlikler halinde iki yıllık süreyle çiftçilik yaparlar.

9-Hiç kimse toprakların sahibi değildir çünkü Utopia’da özeel mülkiyet yoktur.

SORU 9:”Utopia” nın evleri ile ilgili doğru ifadeler nelerdir.?

CEVAP 9:

1-Şehir yüksek, kalın duvarlarla, surlarla, bu surlar derin hendekler ve çitlerle çevrilidir.

2-Evler sıra sıra sokaklara düzgün bir biçimde yerleşmişlerdir.

3-Evler temiz ve düzenlidir.

4-Evlerde kilit ve anahtar yoktur çünkü evdeki hiçbir şey özel değildir.

5-Evde ne varsa herkesin malıdır; hatta evin kendisi özel değildir.

6-Evlerde yaşayanlar evle aralarında özel bağlılıklar geliştirmesinler diye, dolayısıyla sahiplenmeye ya da genel olarak mülk hassasiyetine karşı Evler her on yılda bir değişir.

7-Herkesin evi kura ile seçilir.

*_* Utopianın bütün şehirleri, bölgesel özellikleri dışında birbirine benzer. Birini görmek tümünü görmektir. Bu yüzden metnin anlatıcısı başkent Amaurote’u anlatmakla yetinir.

SORU 10:”UTOPİA’da geçen SYPHGRANT ile ilgili doğru ifadeler nelerdir?

CEVAP 10:

1-Syphogrant 30 ailelik bir birliğin başıdır.

2-Aileler tarafından seçilir.

3-Syhograntın oturduğu halk evinin çevresinde 15 bir yanda, 15 diğer yanda 30 ailenin evi bulunur.

4-Her halk evinin sorumlusu belli bir saatte, üretilen her şeyin getirilip yurttaşlara sunulduğu pazara gidip bu ailelerin ihtiyaçlarını temin eder. Temin eder çünkü halk evlerinde, bu 30 ailelik birliğin öğle ve akşam yemekleri ortaktır.

ÇÖZÜM:

*Utopia da her şehir ailelerden meydana gelir.

*Akrabalar genellikle bir aradadır.

*Akrabalık bağlarının ataerkil olduğu anlaşılır.

*Her şehirde 6.000 aile vardır.

*Yurttaş sayısının sabitlenmesine, değişmemesine özen gösterilir.

*Çocuğu izin verilen sayıdan fazla olan aileler, fazlayı az olan ailelere verirler.

*Bir şehirde nüfus çok artarsa bazıları nüfusu az olan şehre gönderilir.

*Her sokakta bir halk evi bulunmaktadır. 

SORU 11: “Utopi’a’da eşitsizliğin göstergesi olan durumlar nelerdir.?

CEVAP 11:

1-Bazı işleri kölelerin yapması.

2-Dışarıdan gelen köle statüsüne razı işçilerin varlığı.

3-Kadınların erkeklere hizmet etmesi.

4-Evlenmeyecek yaşta olan çocukların yetişkinlere hizmet etmesi.

ÇÖZÜM: Utopia da yemekler kölelerce hazırlanır ama onları örgütlemek, pişirip kotarmak, çeki düzen vermek kadınların işidir.

*Bir yandan eşitlik vurgusu yapılır ama aynı anda geleneksel iş bölümü temel alınır: mutfak, yemek, çocuk işleri doğrudan kadınlara havale edilir.

*Evlenmeycek yaşta olan çocukların yetişkinlere, kadınların erkeklere hizmet etmesi gibi gündelik yaşamı bu ilişkiler ağı içinde örgütlenir.

*Utopia mutlu yer olarak varlığını, aksi iddia edilse de aslında eşitsizlikçi yapısına borçludur.

*Başı işçilerin, özellikle kirli, sağlıksız, insanı ruhen, bedenen ve ahlaken düşkünleştireceği düşünülen işleri (öreğin hayvanların avlanması ve kesilmesi, şehre girecek yiyecek maddelerin temizlenmesi gibi işlerin) yapılabilmesi için kölelerin ve dışarıdan gelen köle statüsüne razı işçilerin varlığı bu eşitsizliğin bir göstergesidir.

*Utopialıların kendilerince meşru saydığı haklı savaşlar için paralı askerlerin varlığının öngörülmesi; eril hakimiyet için kadınların zayıflığının öne sürülmesi, nihayet mevcut toplum düzeninin belirli bir disiplin içinde yeniden üretilebilmesi için herkesin bulunduğu mevki yi, aksi bir gereklilik olmadıkça koruması gibi gereklilikler ya da eşitsizlikler bunun işaretidir.

HAKLI SAVAŞ DÜŞÜNCESİ: Machiavelli’den hatırlanacağı gibi, savaş iktidar mücadelesine içkindir ve bu bakımdan haklı-haksız diye ayrıştırılamaz. Çünkü haklılık ve haksızlık değer ifade ederken önemli olan savaşın üstlendiği işlevi anlamaktır. 

SORU 12:Utopialıların çalışma hayatı ile ilgili doğru ifadeler nelerdir.?

CEVAP 12:

1-Utopialıların ruhu ve bedeni çalışma merkezli olarak örgütlenmiştir.

2-Utopia’da gün ve gecenin 24 saatin eşit parçalara bölünmüş olması

3-Utopia ‘da yalnızca 6 saat çalışır.

4-Ama çalışma zamanlarının dışında Utopiahlar dilediklerini yapamazlar.

5-Görünüşte yapabilirler gibi duruyorsa da yani açıktan onları durduran kurumsal, siyasal bir engel yokmuş gibi görünse de toplumsal yaşamın kendisi buna izin vermez.

6-Akşam yemeklerinden sonra yazın bahçelerde, kışın kapalı yerlerde günün 1 saati türlü eğlencelere ayrılmıştır.

7-Utopialılar zar, iskambil, kumar gibi oyunları bilmezler. Bu bağlamda akşam 8 de yatılır ve 8 saat uykuya verilir.

8-Çalışma, uyku ve yemek dışındaki zamanları herkes dilediği gibi kullanabilir. Ama her sabah gün doğmadan serbest ders saatleri vardır, dileyen herkes buna katılabilir. İzlemeyenler ise kendi zanaat kolları her ne ise onunla ilgileneceklerdir. Görüldüğü gibi Utopia da kişilerin dilediğince davranma özgürlüğü yoktur

SORU 13: Utopia’nın amaçları arasında neler bulunmaktadır.?

CEVAP 13:

1-DÜŞÜNCEYİ ÖZGÜRCE işlemek,

2-Kafa yetilerini BİLİMLE geliştirmek,

3-Kafa yetilerini SANATLA geliştirmek,

ÇÖZÜM: Utopia da “amaç önce halkın somut ihtiyaçlarını gidermek, sonra halkı bedenin köleliğinden kurtarmaktır.” Yani “Düşünceyi Özgürce İşlemek, Kafa Yetilerini BİLİM ve SANATLA geliştirmektir.”  

SORU 14: Utopialıların din anlayışı ile ilgili doğru ifadelerdir,?

CEVAP 14:

1-Utopialılar türlü türlü dinlere tapmakta serbesttir.

2-Tüm Utopialılar aslında DOĞAYA tapınırlar.

3-Çoğu tek tanrıcıdır ve ona baba derler.

4-Din değiştirmenin önünde bir engel YOKTUR. Ayrıca Dini propaganda yapmanın önünde de bir engel yoktur.

5-Dinler arası hoşgörü ve vicdan özgürlüğü esastır.

6-Vicdan özgürlüğü ateizmi kapsamaz

7-Yurttaşların en büyük korkusu dinsizlik cezasına çarptırılmaktır.

SORU 15: Utopia’da EVLİLİK ANLAYIŞI ilgi ilgili doğru ifadeler nelerdir.?

CEVAP 15:

1-Utopiada Kadınlar 18, Erkekler 22 yaşından önce evlenemezler.

2-Bir kez evlilik gerçekleşti mi ya ölümle ya da yöneticiler kurulunun izniyle biter.

3-Evliliğin bitmesine neden olduğu düşünülen eş bir daha evlenemeyeceği gibi herkesin gözünde de rezil olur.

4-Evlilik kurallarına bağlı kalmayanlar, yani aslında sadakat yeminine bağlı kalmayanlar; köleleştirilir. 

SORU 16: Utopiaa yönetim anlayışı ile ilgili doğru ifadedir.?

CEVAP 16:

1-Doğuştan gelen toplumsal statüden çok, yetenek ve bilgelik üzerine dayanan seçkin bir yönetim anlayışına sahip olmasıdır.

2-En baştaki yöneticiler, sanki kurucu kralın, Kral Utopus un birer kopyasıdırlar ve tüm diğer yöneticiler gibi çok yoğun bir eğitim sürecinden sonra bu göreve en uygun kişilerin arasından, HALKIN OYUYLA BAŞA GEÇERLER.

3-Baş yöneticiler, zorbalığa, adaletsizliğe başvurmadıkları, başka bir ifadeyle kurucu kralların koydukları temel kurallara uygun hareket ettikleri sürece iş başında kalırlar.

4-Ütopya da ılımlı, seçkinci bir tek kişinin iktidarı vardır.

SORU 17: Utopia’da YASALAR VE YASAMA FAALİYETİ ile ilgili doğru ifadeler nelerdir.?

CEVAP 17:

1-Utopia’da baş yöneticiler, toplum içerisindeki en bilge, en yetenekli, en ahlaklı ve en dürüst kişilerdir.

2-Yasama faaliyeti, aynı biçimde yetenek ve bilgelik üzerinden seçilmiş kişilerden oluşan kurullarda gerçekleşir.

3-Bu yasalar MUTLAK DEĞİLDİR.

4-Gerektiğinde Başkanlar tarafından DEĞİŞTİRİLİP KALDIRILABİLR.

SORU 18: Utopia da siyasa sistemi yeniden üreten EN ÖNEMLİ kurum hangisidir.?

CEVAP 18: EĞİTİM

*_* Ütopyada siyasal sistemi yeniden üreten en önemli kurum, toplumsal alan içinde sürekli işleyen EĞİTİM’dir.

SORU 19: Utopia’da eğitim verilen alanlar nelerdir.?

CEVAP 19:

1-BÜTÜN DOĞA VE BEŞERİ BİLİMLER

2-BEDEN EĞİTİMİ,

3-SAVAŞ SANATI,

4-TARIM  BAŞTA OLMA ÜZERE DOKUMACILIK,

5-HAYVANCILIK

ÇÖZÜM: Ütopyada eğitim çok küçük yaşta başlatılır ve bütün doğa ve beşeri bilimlerin yanı sıra, beden eğitimi, savaş sanatı, tarım başta olmak üzere dokumacılık, hayvancılık gibi zanaatlara yönelik olarak gün boyu devam eder. Bu eğitimler sonucunda herkes yeteneğine göre bir alanda uzmanlaşır.

SORU 20: Utopia’da bilgi ve yetenek düzleminde ÜST TABAKA içerisinde yer alır.?

CEVAP 20:

1-Bilim işleriyle uğraşanlar.

2-Yönetim işleriyle uğraşanlar.

3-Entelektüeller.

ÇÖZÜM: Ütopya toplumlarında, her ne kadar görece eşitlikçi bir yapı varsa da aslında bilgi ve yetenek düzleminde birbirinden ayrılmış tabakalılaşma mevcuttur:

ALT TABAKA :Kol gücü ağırlıklı işleri yapar.

ÜST TABAKA İSE: Bilim, yönetim gibi kafa işleri yapar ayrıca Entelektüeller gibi gruplardan oluşur.

SORU 21:La Boetie’nin düşünceleri nelerdir.?

CEVAP 21:

1-La Boetie siyaset sorununu siyasetin kendisini eleştirerek tartışır.

2-Siyaseti devlet merkezli kavrayan La Boetie, devleti reddetmek için en başta siyaseti reddeder ve siyasal düşüncenin en temel savlarından birine, “Zoon Politikon” olduğu savma karşı çıkar.

3-La Boetiye ye göre insan doğuştan ya da doğal olarak siyasal bir hayvan değildir; İnsan sonradan siyasal bir hayvan haline gelir.

4-La Baetie siyasal iktidarın ya da devletin özünün tiranlıktan, bu özü arzulamanın ise gönüllü kulluktan başka bir şey olmadığını savunur  bu vasfıyla sıklıkla anarşist yaklaşımın erken bir öncüsü sayılmıştır ama bu, çok da yerinde bir saptama değildir.

*_* Ayrıca XVI. Y.yılda iktidarlar mutlak biçimler almaya başladıkça ortaya çıkan tepkilerin ikincisini Etienne de LABOETİE ve yapıtı “GÖNÜLLÜ KULLUK ÜZERİNE SÖYLEV” temsil etmektedir. 

SORU 22: La BOETİE dönemindeki din çatışmaları içinde kendisini gösteren eğilimler arasında yer alır.?

CEVAP 22:

1-KATOLİK PARTİ

2-PROTESTAN PARTİ

3-POLİTİKLER PARTİSİ

ÇÖZÜM:La Boetie nin yaşadığı dönemde Fransız monarşisinin temel sorunu ülkedeki din çatışmalarıydı. Bu çatışmaları içinde ise üç ana eğilim kendini gösteriyordu. Birinci Eğilim “KATOLİK PARTİ” İkinci Eğilim ise tam karşı kutupta yer alan ve Fransız Protestanları olan Huguenotların başını çektiği “PROTESTAN PARTİ” idi. Bu İki karşıt kutup arasında ise dinsel hoşgörü yanlısı olan POLİTİKLER PARTİSİ” yer alıyordu. Politikler, Katolikliğin devletin dini olarak kalmasını ama aynı anda, Protestanlar için de dinsel özgürlüğün güvence altına alınmasını savunuyorlardı. Bunun mümkün olabilmesi için Katolik kilisesi başta olmak üzere bütün kiliselerin mutlak bir biçimde monarşiye bağlı olması gerektiğini öne sürüyorlardı. Bu yaklaşımın, zaten gücünü merkezileştirerek mutlaklaştırmak isteyen monarşinin çıkarlarına uygun olduğu çok açıktır. Bu nedenle monarşi bu yaklaşıma uygun olarak 1562 tarihli OCAK FERMANI’yla bütün Protestanlara ibadet özgürlüğünü tanıyacaktır ama bu, ülkedeki dinsel çatışmaları sona erdirmek için yeterli olmazı.

SORU 23: La Boetie’nin Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev’inin kaderini değiştiren SAİNT-BARTHELEMY KIYIMI’nda kıyıma uğrayan Protestanlar ve söylev ile ilgili nelerdir.?

CEVAP 23:

1-Krala karşı etkin bir direniş gerektiğini savunur.

2-Başkaldırının ve Tiranın öldürülmesinin meşrudur.

3-Bu görüşün en önemli savunucuları, Monarkomaklardır.

4-Söylev özel olarak bir tirana karşı ya da tiranlığa karşı yazılmış bir metin değildir; niteliği ne olursa olsun, doğrudan siyasal iktidara karşı kaleme alınmıştır.

*_* SAİNT-BARTHELEMY KIYIMI: Fransa da 1572 yılında Fransız Protestanları olan Huguenot lara karşı, aşırı Katoliklerin devlet desteğinde giriştiği büyük katliam. 24 Ağustos 1572 de Saint – Barthelemy Yortusu günü, bizzat Kral IX. Charles ve annesi Catherine de Medicis’nin onayıyla Katolikler, Pariste Protestanları kılıçtan geçirmeye başladılar. Paristen çevreye de yayılan bu kıyımda çeşitli tahminlere göre 30 ile 70 bin arası Huguenot öldürülmüştür.

SORU 24:La Boetie’nin Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev’i ile ilgili doğru ifadelerdir.?

CEVAP 24:

1-Din savaşlarının yatışmasıyla Söylev iki yüz yıl boyunca unutulmuştur.

2-Fransız devrimi ile birlikte yeniden hatırlanmıştır ve bu kez demokrasinin övgüsü olarak selamlanır.

3-Yapıt 1970 li yıllarda bu kez “evrensel” boyutu itibarıyla bir kez daha keşfedilir.

4-İktidarın ya da devletin baskıcı, otoriter bir özü vardır. Ve Söylev yüzyıllar öncesinden tam da bu özü tartışan bir ilk metin niteliğindedir.

5-Söylev okuruna bir çıkış yolu da göstermez.

6-Son derece kötümser bir metindir.

 7-Devlet ya da hükmeden-hükmedilen ilişkisi olarak iktidar bir kez belirdi mi, tarih geriye yürümez ve devlet ortadan kaldırılamaz.

8-Bu bakımdan söylev anarşist bir metin değildir.   

SORU 25: La Boetie’nin savunduğu sivil itaatsizlik nedir. ?

CEVAP 25:Pasif direniş olarak da adlandırılır. Pasif direniş ya da sivil itaatsizlik siyasal iktidara karşı aktif bir karşı çıkışı içermekten çok, siyasal iktidarın “yap” ya da “yapma” biçimindeki buyruklarını boşa çıkartan kimileyin kendiliğinden örgütlenen, şiddet içermeyen, yasaların düzenlemediği boşluklara yerleşen ya da yasayı lafzıyla alıp uygulayan, bu nedenle biçimsel olarak yasa dışı olmasa da. Esasta yasanın dışında konumlanan eylemlerle ifade edilir

KULLUK ARZUSU

*_* La Boetie nin temel sorusu şudur: Hükmedilen halk niçin ve nasıl boyun eğerek onaylayana, yani gönüllü kullar toplamına dönüşür? Gelen yanıt çok manidardır: Halk özgürlüğünü ve daha da önemlisi özgürlük istencini yitirdiği için alçaklaşır.

*_* Halkı erdemsizliğe, alçaklığa iten şeyin kaynağı, ana nedeni yine kendisi midir? La Boetie buna “hayır” diye yanıtlar.

*_*La Boetie’ye göre ; İnsan bir zoon politikon değildir, sonradan siyasallaşır. Halkın erdemsizliğinin altında da bu yatar. Yoksa insan hiçbir zaman gönüllü olarak doğal bir şeymişçesine köleliği istemez ama bunu ister hale getirilir. Gerçekten de La Boetie ye göre, asıl ve doğal olan özgürlüktür.

SORU 26: La Boetie ye göre gönüllü kulluğun birinci nedeni hangisidir.?

CEVAP 26: EĞİTİM

ÇÖZÜM: Gönüllü kulluğun birinci nedeni başta GÖRENEKLER olmak üzere EĞİTİM’dir  

HEGEMONYA: Bir siyasal sistemin, Rejimin ya da ideolojinin, genel olarak toplum içinde ve toplum tarafından, çeşitli araçlar, yöntemler ve kurumlar eliyle onaylanmasını, yeniden üretilmesini özetle, toplumsal sistem tarafından kabul edilmesini ifade eder. XX.yyılda Antonio GRAMSCİ bu konu üzeinde durmuş en önemli düşünürlerin başında gelir. 

EĞLENCE VE SİYASET: Eğlencelerin siyasal olarak kullanımı modern dünyada da yaygınca karşılaşılan bir uygulamadır. Örneğin 1932-1968 yılları arasında Portekiz i yöneten faşist diktatör SALAZAR, ülkeyi yıllarca “ÜÇ F “ (Fado, Fiesta ve Futbol” ) ile yönettiğini söylemiştir. (Fado, hüzünlü Portekiz halk müziği, fiesta ise şenlik türlerinden biridir.)

*_* Halkın bu aldanışının sürekli olabilmesi için siyasal iktidarın bir heykelden ya da prensten ibaret olmaması, bu heykelin üzerinde yükseleceği kaidenin inşası yani siyasal iktidarın kurumsallaşması ve bu kurumsallığın da merkezileşmesi gerekir. Burada merkezileşmeden iki şeyi anlamak gerekir.

1.si Kaideyi oluştaran bütün halkın tavandan tabana doğru, tiranıik ilişkiler içinde örgütlenmesi yani saysal iktidarın kendisini, kendi biçimiyle halk içinde üretebilecek ölçüde toplumsal planda yaygınlaştırması ve bu yaygınlığın kaidenin üstündeki heykelle taçlanması

2.si ise tiranlığın merkez noktasnın tiranlığın kendisinden başka bir şey olmaması, yani Tanrı nın ya da başka meşruluk kaynaklarının kovulması, Machiavelli de olduğu gibi prensin ortaya çıktığı anda meşru olması, kendisinden başka meşruluk kaynağının olmaması, yani auctoritas ile potestas’ın, iktidarın ilkesi ile kullanımının aynı elde birleşmesi.  

MONARKOMAKLAR: KRALLIK “İYİ”, TİRANLIK “KÖTÜ”

Kralların kendi güçlerini merkezileştirmek ve artırmak için bu homojenlik arayışının peşine düşmeleri çatışmayı kaçınılmaz kılar. Özellikle Fransa, İngiltere, İskoçya ve Hollanda gibi ülkelerde nüfusun kendi içindeki dinsel çeşitlilikler ya da dinsel çoğunluk ile krallıkların dinsel aideyetleri arasındaki gerilimler, gerek aynı ülkenin sınırları içinde gerekse krallıklar arasında din savaşlarına giden yolu açar. Gerçekten de özellikle XVII.yüzyılın ilk yarısında Avrupa kanlı din savaşlarıyla sarsılacaktır. Bunun simgesel adımlarından biri SAİNT-BARTHELEMY KIYIMI’dır. 

SORU 27: tiranlığın gönüllü kulluğun devam etmesi için başvurduğu yöntemler nelerdir.?

CEVAP 27:

1-Halkın güçsüzleştirilmesi

*Bu durum halkın zevke, eğlenceye, sefahate yönlendirilmesiyle ya da halkın ağzına çalının bir parka bala bağımlı hale getirilmesiyle sağlanır. Yani aslında eğlenceler de siyasal bir işlev üstlenmiş olur. Halk, tiyatrolara, maceralara, oyunlara, eğlencelere, gösterilere, çeşitli uyuşturuculara yönlendirilir ve bunlara bağımlı olması istenir. Böylece halk özgürlüğünü yitirmenin bedeli olarak, özgürlüğünü yitirdiğini bile fark edemeyecek şekilde bunlarla oyalanır.

2-Halkı çok düşünürmüş gibi, ona arada sırada maddi çıkarlar da sağlaması.

3-Halkın kölece alışkanlıklarını tehdit edebileceği düşünülen bilginin ve kültürel üretimin iktidar tarafından bir bütün olarak denetlenmesi.

4-tiranın yani devletin, halkın itaatini ve onayını üretebilmek için dine başvurmasıdır. 

SORU 28: Monarkomaklar ile ilgili doğru ifadeler nelerdir?

CEVAP 28:

1-Monarkomaklar Feodal değerleri ve kurumları yeniden canlandırmayı savunurlar.

2-Ölmeye yazgılı olduğu apaçık belli olan soyluluğu diriltmenin ötesinde, bu sınıfı siyasal olarak yeniden işlevsel kılmaya çalışıyordu.

3-Soyluların feodal ayrıcalıklarını tasfiyeye girişen krallık iktidarı yani mutlak monarşi iktidarın gasp edilmesi anlamına geliyordu.

4-Monarkomaklar kral ile krallığı birbirinden ayırır.

5-Krallığa değil, tiranlaştığını savundukları krala karşı çıkıyorlardı.

6-Temel referans çerçevelerini elbette “doğru din” olarak kabul ettikleri Protestanlık ve biricik dayanaklarını ise feodal hiyerarşinin en tepesindeki soylular oluşturuyordu.

7-Monarkomak yazarların özellikle Machiavelli yle hesaplaştıkları görülür. Monarkomaklar için meşruluğu kendiyle koşullu prens, tiranın ta kendisiydi.

8-Machiavelli ye göre, kral varsa kendi iradesi ve gücüyle vardı, var ve meşru olmak için kendi güç ve istencinden başka bir şeye gereksinim duymadığı gibi, bunlar dışında başka bir şeyle sınırlı da değildi. İşte monarkomakların öldürmeye çalıştığı bu kraldı. 

MONARKOMAKLARIN TEMEL GÖRÜŞLERİ

SORU 29: Monarkomaklar içerisinde yer alan yazarlardır.?

CEVAP 29:

1-François HOTMAN,

2-Theodore De BEZE

3-George BUCHANAN

4-Stephanus Junius BRUTUS,

JEAN BODİN VE EGEMENLİK

 Jean Bodin Dinsel hoşgörüyü savunur. Bodin bu kargaşa ortamından ancak egemenliğin tek kişinin elinde olduğu mutlak monarşi sayesinde çıkabileceği kanısındadır. Bu zor dönemde düzenen yeniden kurulması için kralın mutlak iktidarının savunan Bodin, Egemenlik kavramıyla pekiştirdiği başyapıtı (DEVLETİN ALTI KİTABI) 1576’da yayımlandı. 

JEAN BODİNE GÖRE DEVLET

Bodin, yapıtının ilk tümcesini devletin tanımına ayırır: “Devlet, birçok ailenin ve bu ailelere ortak olan şeylerin egemen erk tarafından doğrulukla yönetilmesidir.” Der. Devlete özgü temel nitelik ya da devletin özü, egemen erk ile donanmış olmasıdır. Görüldüğü gibi bu tanımda üç unsur dikkat çekmektedir.

         Bunlar DOĞRULUK, AİLELER ve ORTAK ŞEYLER’dir.

JEAN BODİNE GERE EGEMENİK

Bodin, egemenliği “Yurttaşlar üzerindeki en yüksek, en mutlak ve en sürekli güç” olarak nitelendirir ve ardından bu özü ortaya koyabilmek için temel özellikleri sıralar.

Bunlar ;

1-Egemenlik:Mutlaktır.

*Egemen, yasaların nasıl uygulanacağına, savaşa ve barışa, kamu görevlilerinin atanmasına, adaletin dağıtılmasına, para basılmasına, vergi konmasına vb. tek başına karar verir. Ayrıca Bodin, “Yasa görenekleri ortadan kaldırabilir ama görenek yasayı değiştiremez” diyerek, egemenin gelenek ve göreneklerle de bağlı olmadığını açıkça vurgular.

2-Egemenlik:Sereklidir.

*Bodine göre süreyle kısıtlı olan ya da istendiği zaman geri alınabilen bir iktidadır, egemenlik değil, olsa olsa bir yetkidir. Bu yetki kullanan kişi de egemen değil, yalnızca bir yöneticidir. Her yönetici, egemenin iradesi sayesinde meşru olduğundan, “yasalara ve egemene bağımlıdır.” “ne prensin iradesine ne de prensin değiştirebileceği insani yasalara karşı çıkabilir.”

*Egemenliğin sürekliliği, devletin egemenle yani prensin yaşamıyla, dolayısıyla belli bir zamanla sınırlı olmadığı anlamına gelir. Fransa Krallığındaki “kral öldü, yaşasın kral” deyişi, bu anlayışının en açık göstergesidir. Egemenler (krallar) gelir geçer, ama egemenlik yaşatıldığı sürece devlet baki kalır.

3.Egemenlik: Birdir, Bölünemez, Devredilemez

*Bir, bölünmez ve devredilmez olan egemenlik, her ne kadar devlete içkin ise de ve bu nedenle kişiselleştirilmiş bir iktidar anlamı taşıyorsa da kaçınılmaz olarak protestas düzeyinde bir kişide somutlaşmak zorundadır. Bodin, egemenliğe en uygun düşen devlet biçiminin monarşi olduğunu ileri sürer. Yani egemenlik, en iyi şekilde kralın kişiliğinde somutlaşmaktadır. Tekrar etmek gerekirse kral egemendir fakat egemenlik demek değildir. Bu bağlamda dönemin İngiliz kraliyet hukukçuları, bu anlayışı “kralın iki bedeni” kurgusuyla ortaya koymuşlardır. Bu kurguya göre kral, ölümlü olan doğal bedenin ötesinde ÖLÜMSÜZ SİYASAL BEDENE sahiptir. Boden “Kral” ya da Egemen” derken bu siyasal bedenden söz etmektedir.

4-Egemenlik:Mutlak ama sınırlıdır.

*Bodinin egemenlik kuramı, buraya kadar belli bir iç tutarlılığa sahiptir. Fakat daha sonra çeşitli sınırlamaların getirilmesiyle bu tutarlılık belli ölçüde zedelenir. Bodin, egemen varlığın bir tiran olarak görülmesini istemez. Ayrıca burjuvazinin haklarını, en başta da özel mülkiyet hakkını kral karşısında güvence altına almak ister. Bunun için daha devlet tanımı yaparken dışarıda bıraktığı Tanrı yı ve tanrısal yasaları yeniden gündeme getirir ve bunların egemeni sınırladığını belirtir. İkinci bir sınır çizgisini de KRALLIĞIN TEMEL YASALARI OLARAK ÇİZER.

*Bodinin yaklaşımında görülebilecek bu çelişki iki ayrı yaklaşımla aşılabilir.

İlk yaklaşım devletin tanımı gereği kamusal alanın adaletli yönetimi olmasından ötürü, bu sınırlamalar bizzat egemenliğin özünden kaynaklanmaktadır.

İkinci yaklaşım, bu sınırlamaları egemenliğin özüyle değil egemenliğin kullanımıyla ilişkilendirir; bir başka deyişle sözü edilen sınırlar, egemenlik için değil, egemen içindir.

                            EGEMENLİK VE MEŞRULUK

Bir devletin tam bir devlet olup olmaması, kaçınılmaz olarak egemenin kişiliğiyle bağlantılıdır. Her ne kadar egemenlik ile egemen birbirinden farklı ise de egemenin yozlaşması devleti bozulmaya götürebilir. Kralın yozlaşmasının temel nedeni ise elinde bulundurduğu mutlak iktidardır : “Egemenliğin şöyle bir kötülüğü vardır ki, çoğu kez bilgeler delilere, cesurlar korkaklara, iyiler kötülere dönüşür.” Bu durumun oluşmasını, doğal tanrısal yasalar önleyebilir. Daha açıkçası, prensin kendisini egemenliğin kötü etkilerinden korumasının tek yolu, tanrısal yasalara uygun davranmasıdır. Bir bakıma, tanrısal yasalar ya da din, iyi siyasetin tek güvencesi olarak belirmektedir 

SİYASİ DÜŞÜNCELER TARİHİ

4.ÜNİTE’YE AİT

SORU VE CEVAPLAR

1-Thomas MORE a göre toplumun mutluluğuyla hangisi sağlanır.?

1-İNSANIN MUTLULUĞU

2-VIII.Henry hangisiyle kendisini İngiliz Kilisesi nin başı olarak ilan ettirmiştir.

2-Aot Of Supremacy

3-XVI.yüzyılda Batı Avrupa için hangisi söylenebilir?

3-KRALLIĞIN YÜZYILI 

4-Ütopyacı tepki hangisiyle başlamıştır.

4-THOMAS MORE 

5-Utopia adli eserin yazarı kimdir.?

5-THOMAS MORE 

6-Thomas More den önce ütopyanın öncesü olarak hangisi gösterilebilir.?

6-PLATON

*Moreden çok önce ütopyanın öncüsü olarak Platon ve DEVLET adlı yapıtı sayılabilir.  

7-Ütopyaların ortaya çıkışında etkili olan kaynaklar arasında hangisi gösterilir?

7-Üretildikleri dönem, Hümanizm, Reform Hareketi ve Coğrafi keşifler 

8-Thomas More Utopia adlı eserinde hangisini eliştirmiştir.?

8-İNGİLTERE

*More un ütopyası bir anlamda 1500 lü yılların İngilteresini eleştirel bir yansımasıdır. 

9-Thomas More eserinde Utopia adasını nerede kurmuştur.?

9-ABRAXA YARIMADASINDA

*Kral Utapos, Abraxa yarımadasını ele geçirerek Utopia adasını kurar. 

10-Thomas Morea göre insanları mutluluğa ulaştırmanın tek yolu hangisidir.?

10-TOPLUMSAL EŞİTLİK.

**Thomas Morea göre mutluluğa giden yol toplumsal eşitlikten geçmektedir.  

11-Thomas More un Utopia sında Amaurote için hangisi söylenebilir.?

11-DEVLETİN BAŞKENTİDİR.

*Utopia olmayan devlettir ve başkenti AMAUROTE’dir. 

12-Utopia da eşitsizliğin kanıtı olarak hangisi söylenebilir?

12-

-Kadınların erkeklere hizmet etmesi,

-İnsanı düşkünleştireceği düşünülen işlerin kölelere yaptırılması

-Geleneksel iş bölümünün temel alınması

-Herkesin bulunduğu mevkiyi aksi bir gereklilik olmadıkça koruması

-Eril hakimiyeti için kadınların zayıflığı öne sürülmüştür.


13-Utopia daki eğitim anlayışı için hangisi söylenir.?

13-

-Eğitim çok küçük yaşta başlatılır.

-Beden eğitimi, savaş sanatı ve zanaatkara yönelik eğitim verilir.

-Eğitim ömür boyu devam eder.

-Siyasal sistemi yeniden üreten en önemli kurum eğitimdir.

-Eğitim süreci sistemin mutlu, uyumlu ve istikrarlı durağanlık durumunda bulunmasını garanti eder.  

14-Utopia için doğru ifade nelerdir.?

14-

-Özel mülkiyet yoktur.

-Doğaya tapınırlar

-kişilerin dilediğince davranma özgürlüğü yoktur.

-Seçkinci bir yönetim anlayışına sahiptir.

-Polis yoktur çünkü herkes her kesin polisidir. 

15-Hangisi Etienne La boeti nin düşünceleriyle uyumludur.?

15-

-İnsan doğuştan siyasal bir hayvan değildir.

-İnsan sonradan siyasal bir hayvan haline gelir.

-Devletin özü tiranlıktan gelir.

-tiranlığı arzulamak gönüllü kulluktan başka bir şey değildir.

-Hükmedilenler iktidarı arzularlar. 

16-Fransa daki Politikler Partisi için hangisi söylenir.?

16-

-Katoliklik devlet dini olarak kalmalıdır.

-Protestanlar için dinsel özgürlük güvence altına alınmalıdır.

-Katolik Kilisesi mutlak bir biçimde monarşiye bağlı kalmalıdır.

-Dinsel hoşgörü yanlısıdırlar.

-Fransız Protestanları olan Huguenotların başını çektiği “Protestan Parti’dir. 

17-Anarşist yaklaşımın erken öncüsü kimdir.?

17-Etienne La Boetie 

18-La Boetiye göre siyasal iktidarın özgürlüğü ortadan kaldırması aşağıdakilerden hangisinden söz etmeyi olanaksız hale getirir?

18-İNSANLARIN MUTLULUĞU

*La Boetieye göre nerede siyasetten söz ediliyorsa, orada siyasal iktidardan söz edilmektedir ve siyasi iktidarın olduğu yerde de insanların mutluluğundan söz etmek olanaksızdır. Çünkü mutluluğun en temel gereksinimi olarak kabul edilen özgürlük siyasal iktidar tarafından ortadan kaldırılmaktadır. 

19-La Boetienin kuramına göre doğru ifadeler nelerdir.?

19-

-Tiranlık kurumsallaşmış merkezi siyasal bir iktidardır.

-Büyük tiranlığı mümkün kılan küçük tiranlardır.

-Tiranlığı mümkün kılan toplumsal alanın bütününe yayılmış iktidar ilişkilerdir.

-Devletten kurtulmak için sivil itaatsizlik yeterlidir.

-Sivil itaatsizlik pasif direniş olarak da adlandırılır.

20-La Boetie ye göre tiranın halk tiyatrolara, maceralara, oyunlara yönlendirmesindeki amaç nedir?

20-HALKI GÜÇSÜZLEŞTİRMEK 

21-“Halk her zaman yalanları kendisi yaratmış. Sonra da bunlara inanmıştır.” İfadesi hangi düşünüre aittir.?

21-LA BOETİE 

22-Monarşinin mutlak monarşiye evrilmesine karşı çıkan, bunu tiranlaşmak olarak okuyan ve tiranlaşan krala karşı direnişi ve tiranın öldürülmesini savunan görüş sahipleri kimdir.?

22-MONARKOMAK

23-Monarkomak yazarlar kimlerdir.?

23-

-François HOTMAN

-Theodere BEZE

-George BUCHANAN

-Stephanus Junius BRUTUS

24-Aşağıdakilerden eser-yazar eşleştirmeleri nelerdir.?

24-

A)Etienne de La Boetie- Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev

B)François Hotman – Franco Gallia

C)Theodore de Beze- Yöneticilerin Uyrukları Üzerindeki Hakları

D)George Buchanan-İskoçyadaki Krallık Yönetimi Üstüne

E)Stephanus Junius Brutus-Titanlara Karşı Direnmeye ya da Öç Alma Hakkı

***Niccola Machiavelli- İl Principe (PRENS)

 25-François Hotman, Franco –Gallia adlı eserinde hangisini amaçlamıştır.?

25-Fransa’da hiçbir zaman monarşinin mutlak bir nitelik almadığını. 

26-Hotman’a göre iki aşırı uçta yer alan halk ve kralın arasında hangisi yer almalıdır?

26-SOYLULAR

*İki aşırı uçta yer alan halk ve kralın arasında tampon olarak soylular yer almalıdır. 

27-Thedore Beze’ye göre kralın tiran sayılmasının ölçüsü hangisidir.?

27-KRALIN KATOLİK OLMASI

*Kralın tiran sayılmasının ölçüsü, Theodore Beze’nin sahip olduğu dinsel anlayışla sahip olmamasıdır ki bu durumda Katolik krallar sapkın sayılarak tiran edilebilecektir. 

28-George buchanan’a göre tirana karşı hangisi direnecektir.?

28-HALK 

29-Aşağıdaki ifadelerden hangisi Monarkomak yazarlara ait değildir?

29-

A)Etats Generaux aracılıyla kral tahttan indirilebilir.

B)Kralı devirmek için gerekirse dışarıdan yardım alınabilir

C)Kral halk tarafından , halk kral için yaratılmıştır.

D)Tanrı, kral ve halk arasında bir sözleşme vardır.

E)Kralı aracısız olarak seçip onaylayan Tanrı dır.

**DANTE’ye göre kralı aracısız olarak seçip onaylayan Tanrıdır. Monarkomak bir yazar olan G.Buchanan’a göre halk istediğini kral olarak seçmekte ve koşullarını ona dayatmaktır. 

30-Monarkomaklar için doğru ifadelerdir.?

30-

-Feodal değerleri ve kurumları yeniden canlandırmayı savunmuşlardır.

-Soyluluğu siyasal olarak yeniden işlevsel kılmaya çalımışlardır.

-Kral ile krallığı birbirinden ayırmışlardır.

-Krallığı değil, Tiranlaşan krala karşı çıkmışlardır.

-Monarkomak yazarların özellikle Machiavelliyle hesaplaştıkları görülür.

31-Ütopya sözcüğüne adını veren “ou-topos” kavramının anlamı nedir?

31-OLMAYAN YER 

32-T.More’a göre insanın mutluğu hangisiyle mümkündür?

32-TOPLUMUN MUTLULUĞUYLA 

33-J.Bodin’in devlet tanımında yer alır?

33-

-ERK

-DOĞRULUK

-ORTAKLIK

-AİLE

*Düşünür, her türlü iktidarın Tanrıdan kaynaklandığı şeklindeki dini anlayışı reddeder. 

34-“Ülkeler, din adına birbirlerinin iç işlerine karışabilirler” görüşü kime aittir?

34-T.DE BEZE’ye aittir. 

35-J.Bodin’e göre en uygun yönetim biçim hangisidir.?

35-MONARŞİK YÖNETİM

*Düşünür egemenliği bir, bölünmez ve devredilemez olarak Monarşik yönetimi savunur. 

36-Aşağıdakilerden hangisi Utupia’nın özelliklerinden biri değildir?

36- A)Kölelerin varlığı

B)Özel Mülkiyetin Yokluğu

C)Nüfusun Artışı

D)Ateizmin hoş görülmesi

E)Toplumun aile olarak görülmesi

*Utopia’dan yeni bir toplum, yeni bir siyaset tahayyül edilirken ateizm hoş görülmez. 

37-La Boetie, insanın mutsuzluğunun hangisiyle ilişkilendirilmiştir.?

37-İnsanın Doğal özgürlüğünü Kaybetmesiyle

*Düşünüre göre doğal özgürlüğünü kaybeden insan mutsuz olur. 

38-Hangi düşünür terörün övgüsünü yapmıştır.?_

38-LA BOETİE

*Düşünür Sezar’a suikast düzenleyen brütüs’ü överek dolaylı biçimde terörü olumlu bulmuştur. 

39-Hangisi Utupia’nın özelliğidir?

39-İdeal bir siyasal toplumu nitelemesi 

40-

I-T.More

II-T.Campanella

III-M.Luther

Yukarıdakilerden hangisi klasik Ütopyacılar arasında yer almaz?

40-M.LUTHER

*Reform hareketinin öncülerinden olan Luther, Ütopyacılardan değildir.

41-“İKİ GÜN SAVAŞI” hangi ülkede meydana gelmiştir.?

41-İNGİLTERE

*Soylular arasında meydana gelen bu savaş İngiltere’de yaşanmıştır. 

42-“…Acı getirecek her zevkten kaçınılmalıdır” sözü kime aittir?

42-T.MORE

*Ütopiada en önemli kurum olan EĞİTİM sayesinde diğer öğelere gerek kalmaz. 

43-Aşağıdakilerden hangisi Ütopia da yer alır.?

43-EĞİTİM

*Ütopiada en önemli kurum olan Eğitim sayesinde diğer öğelere gerek kalmaz. Sadece Eğitim yeterlidir.  

44-Tiranı heykele, devleti ise heykelin kaidesine benzeten düşünür kimdir?

44-LA BOETİE

*Düşünüre göre asıl olan heykel (Tiran) değil, heykeli ayakta tutan kaidedir.

45-Devletten kurtulmanın yolu olarak sivil itaatsizliği öneren düşünür kimdir.?

45-LA BOETİE

*Düşünür, devlete karşı etkin direnişi değil, sivil itaasizliği önermektedir. 

46-Var olan bozuk siyasal düzenlere karşı, iyi bir siyasal düzenin ya da toplumun mümkün olduğunu, bunun için insan aklının en önemli kılavuz ve insan iradesiyle eyleminin en başta gelen araç  olduğunu savunun düşünceler grubu hangisidir.?

46-ÜTOPYACI DÜŞÜNÜŞ 

47-Jean Bodinin siyasal düşünce tarihindeki önemi hangisinden kaynaklanır?

47-EGEMENLİK

48-Jean BODİN esir hangisidir?

48-DEVLETİN ALTI KİTABI 

49-Jean BODİN devletin tanımını yaparken hangisine yer vermemiştir.

49-DİN 

50-Aşağıdakilerden hangisi j.Bodin’in devlet anlayışıyla çelişir?

50-A)Devletin temeli güç ve şiddettir.

B)Aile devleti oluşturan ilk hücrelerdir.

C)Devlet aileye benzer

D)Egemen ile yurttaş birbirini var ederler.

E)Özel şeyin olmadığı yerde kamusal şey vardır.

51-J.Bodin’e göre egemenliğin temel özelliği nedir?

51-DEVREDİLEBİLİR 

52-Egemenin mutlak oluşu, en açık biçimde hangisinde görülür=?

52-Egemen-Yasa ilişkisinde

53-Fransa Krallığındaki “kral öldü yaşasın kral” deyişi Bodin’in egemenlik anlayışısının temel özelliklerinden hangisiyle ilgili olduğu söylenebilir?

53-SÜREKLİLİK 

54-Aşağıdaki cümleyi J.Bodin’in düşüncesine göre doğru bir biçimde tamamlayan ifade hangisidir.?

54-“Egemenliğe en uygun devlet biçimi ….(MONARŞİK YÖNETİM)..’dir”

55-J.Bodin’e göre egemeni hangileri sınırlar?

55-Tanrı-Yasa-Ekonomi 

56-“Bodin’e göre “Egemenliğin şöyle bir kötülüğü vardır ki çoğu kez bilgeler delilere, cesurlar korkaklara, iyiler kötülere dönüşür.” Bu durumda oluşmasını hangisi önleyebilir?

56-DOĞAL-TANRISAL YASALAR

57-J.Bodin’in Laiklik anlayışıyla aşağıdakilerden hangisiyle uyumludur.?

57-Devlet, dinse alana müdahale etme hakkına sahiptir

-Prens, dini bir siyasal araç olarak kullanabilir.

-Prens, dini ülkenin gerekleri doğrultusunda düzenleyebilir.

-Prens farklı dinlere hoşgörüyle davranmalıdır. 

58-Hangisi Bodin’in egemenlik kuramının sorunları arasında gösterilemez?

58- A)Egemenlik ile egemen arasında ayrımın tam anlamıyla keskinleştirilmemesi

B)Egemenliğin Tanrı dan tümüyle soyutlanamaması

C)Egemeni sınırlardan kurtaramaması

D)Egemenliğin rasyonalite ile donatılmaması

E)Egemenliğin kökenine açıklık kazandırılması. 

59-Hangisinde klasik ütopyocular birlikte verilmiştir.

59-More-Campanella-Bacon 

60-“siyasal otoriteye itaat” yaklaşımının sonunu getiren olay hangisidir?

60-Saint-Barthelemy Katliamı 

61-“Devlet Benim” sözü kime aittir?

61-XIV.Louis 

62-“Saint-Barthelemy Kıyımı” hangi ülkede yaşanmıştır.

62-FRANSA 

63-1970’li yıllarda evrensel niteliğiyle öne çıkan “SÖYLEV” adlı eserin yazarı kimdir?

63-LA BOETİE 

64-Hangisi Ütopyacı yazardır.?

64-T.MORE 

65-“Devletin Altı Kitabı” adlı eserin yazarı kimdir?

65-J.BODİN 

66-Bir toplumdaki çeşitli statü ve erklerin geri alınabilmesi, Bodin’e göre egemenliğin hangi özelliğiyle ilişkilendirebilir?

66-MUTLAKLIĞI 

 

 

 

Benzer Yazılar:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir