YDS Fairly, quite, rather notları

Fairly, quite, rather

Fairly, quite ve rather, bir sıfat ya da zarfı niteleyebilir.

Rather, “considerably” ile aynı anlama sahiptir ve “oldukça, bir hayli” demektir. Rather daha çok expensive, late, poor, ugly, sadly, unwisely, etc. gibi olumsuz bir özelliği ifade eden sıfat ya da zarflan nitelemek için kullanılır.

It’s rather cold today.

She behaved rather foolishly last night.

She was rather tense, so I advised her to take a few days off.

Fairly, daha çok olumlu bir özellik ifade eden sıfat ya da zarflarla kullanılır.

She is fairly tall. (not very tall, moderately)

It’s fairly warm today. (not hot, not colD)

I’m fairly tolerant with my son.

Quite, iki anlama sahip bir zarftır. Birinci anlamı “fairly” ile aynıdır ve “oldukça” demektir.

Quite da fairly gibi, daha çok olumlu bir özellik ifade eden sıfat ya da zarflarla kullanılır.

It’s quite warm today. Let’s have a walk.

I try to be quite understanding to him.

She managed to settle the row quite cleverly.

Quite, “tamlık, bütünlük” ifade eden empty, full, ready, sure, wrong, right, unique, alone, etc. gibi sıfatlarla ya da incredible, unexpected, amazing, extraordinary, horrible, superb, marvellous, etc. gibi çok güçlü anlama sahip sıfatlarla kullanıldığında “completely” anlamına gelir.

I’m not quite ready. (completely ready)

The suitcase is quite empty. (completely empty) (Valiz tamamen boş.)

You are quite right. (completely right)

Quite, bir fiili de niteleyebilir. Eğer nitelediği fiil enjoy, like, want, wish gibi derecesini belirtebileceğimiz bir fiil ise “quite” in anlamı “oldukça” dır. Ancak agree, think, understand gibi bütünlük ifade eden bir fiil ise “quite” in buradaki anlamı “completely”dir.

OKUMALI:  YDS en çok çıkan kelimeler listesi

I quite liked the film. (Filmi oldukça beğendim.)

We quite enjoyed ourselves at the party. (Partide oldukça eğlendik.)

I don’t quite understand his excuse. (Onun mazeretini tam olarak anlamadım.)

We haven’t quite finished the book. (Kitabı tam olarak bitirmedik.)

I quite agree with him. (Onunla tamamen aynı fikirdeyim.)

Rather da like, enjoy, dislike, object gibi fiilleri nitelemek için “oldukça” anlamında kullanılır.

I rather object to elementary school students being given too much homework.

She rather likes doing housework.

Sıfat tamlamalarında a/an “fairly”den önce kullanılır.

She is a fairly tall girl.

It is a fairly interesting story.

A/an, “rather’dan önce ya da sonra gelebilir.

This is a rather difficult question/rather a difficult question.

This is a rather noisy place/rather a noisy place.

A/an, “quite” dan sonra gelir.

It was quite a nice holiday.

She was quite an understanding person.

Our house is quite a long way from here.

İlk yorumu siz yapın

Yorum yapın

E-posta adresiniz başkaları tarafından gözükmeyecektir.