Siyasal iletişimin uzmanlaşması

-Siyasal İletişimin uzmanlaşması

-Siyasal iletişim yalnızca baştakilerin( yukardakiler) oyun anlayışı gibi görünüyor. Ama bu oyun alanının dışında da bir kesim var halk ve halkın beklenti ve çıkarları, istekleri bulunmaktadır. Halka yönelik reklamlar, siyasi partilerin seçim kampanyaları hep halka yönelik konular. Ama Halk, Siyasal iletişimin bir aktörü olarak görülmez. Siyasal iletişim uzmanlar arası bir faaliyet gibi görülür. Uzmanların siyasetçilere sunduğu hizmeti görünür kılmak, halka bunları ulaştırmak gibi bir işlevleri var. ( Aynı zamanda para kazanmak amacıyla)

– Platon, Sokrates kent devletlerinin yönetimi için danışılan kişilerdi, Aristotales Makedon kralı Büyük İskender’e danışmanlık yapardı. Napolyon’un danışmanları, Osmanlıda sultanların danışmanları vardı. Uzmanlar etrafında şekillenen süreçler. Eski Yunan’dan 16.yy’a kadar bu işi yapanlara filozof deniliyordu. Bilgi ve deneyimlerini aktaran kişiler. 16 yy. da artık bunun yerini Entelektüeller aldı. Ulusal devletlerin kurulma mücadelesi sonunda Kral ya da Parlamenterlere hizmet sunan yeni bir sınıf. Buna Yeni Rahipler Sınıfı diyenler de var.

– 1910-1915’ten itibaren entelektüeller yerini “Uzmanlar Sınıfına” bıraktı. Entelektüellerle aralarındaki fark; Entelektüeller dünyaya dahil meseleler hakkında konuşurken uzmanlarınsa belirli, özgün olan alanlarda uzmanlaşmış kişiler olmaları. Entelektüeller daha felsefi, uzmanlarsa teknik işlerle ilgili. Entelektüeller hizmet ettikleri kişinin yanında olmakla birlikte aynı zamanda o kişilere eleştirel bir şekilde de yaklaşırken, uzmanlar bütünüyle kendilerini yöneten kişilere adarlar.

-Dünyada hızla gelişen uzman anlayışı siyasetin yurttaşlar için birileri tarafından yerine getirme işlevini üstlenmişlerdir. 20.yy. da ani bir patlamayla modern devletlerin ihtiyaçları değişir. Kimdir bu uzmanlar? Filozoflar? Hangi meslek gruplarından insanlardır?

– 20. YY 2.yarısında yaygın slogan “Hakikat politik iktidar için konuşmaya başlar”. Hakikatin keşfedilmesi, ortada bir gerçeğin olduğu, Siyasi yöneticilerin birilerinin yardımına ihtiyaç duymalarını zorunlu kılıyor. Yeni bir dünya sistemi kurulmuştur.

– Politikanın iki önemli özelliği taşıması gerek;

1)RASYONELLEŞME

-Politikanın rasyonelleşmesi demek bilim insanlarının, üniversitelerin, siyasal iktidarın bilgi eksikliğini gidermek için ihtiyaç duymasıdır. Her tür siyasi kararın arkasında durmaları, akılcılığı görmek.

-Günümüzde iki tane temel meşruluk kaynağı vardır;

1)Seçimler aracılığıyla iktidar yetkisini elde edenlerin bir karar almasıdır.

2) Kamuoyu nezdinde bu kararlar bilimsel bir itibar tarafından ve bilimsellik içeren kararlar olarak alınmaktadır.( Karar alınırken bilim insanlarının(üniversitelerin) ya da uzmanların görüşlerinin alınmış olması önemlidir

-“ Aldığı kararın arkasında durabilme” dayanağını elde etmiş olurlar bu sayede. ( Bilimsellikle desteklenmek yurttaşların üzerinde belirli bir etki uyandırır. Tarafsız ve yansız kararlar gibi gözükür. Oysa ilk yanılğı burada karşımıza çıkar. Her tür siyasal iktidar belli bir konuda karar alırken önce kendi partizan grubunun çıkarlarını gözetir. Oysa sunarken herkesin ortak çıkarınaymış gibi sunar. Sistem bilim üreten kuruluşlardan yararlanır.( Kamuoyu Araştırma Şirketleri vb…)

2) PROFESYONELLEŞME

– İlk anlamı Meslek ya da Meslekileşme

– Çalışmaları güçlü şekilde toplumda etki uyandıran sistematik bilgiye sahip uzmanlık

-Profesyonel kim?

Genel ve soyut bilimi somut olaylara uyarlayabilen kişi olarak tanımlanır.

Profesyonelin Özellikleri;

1)Uzun bir eğitim sürecinden geçmek

2)Belirli unvan, ödül. Onurlu görevlerde bulunmak

3)İktidar odaklarına-merkezlerine yakınlıkta bulunma zorunluluğu (STK’lar, x kuruluşun başındaki kişi de olabilir bu)

4)Müşteriyle ilişkileri ilginçtir

5)Her türlü ahlaki yargının üzerinde tutar kendisini.(Her türlü görüş, kişilik için serbestçe çalışma olanağını sunar)

6)Medyanın en çok aranan simalarındandır.

-20 yy 1900’ler boyunca ve yaşadığımız 21 yy politikaların bu iki özelliğini üzerine basa basa vurgular.( RASYONELLEŞME ve PROFESYONELLEŞME)*****

-Bir düşünür “Hiçbir bilim insanı medyada görünür olmanın taşıdığı sıfatı haketmez” diyor bir düşünür.

-Siyasal iletişimin Modern tanımları;

1)Siyasal iletişim uzmanlar aracılığıyla yapılan bir faaliyettir.

2)Rasyonelleşme ve profesyoneller nedeniyle ikili ayrım

-Siyasetin üretildiği(Parlamento, Siyasal partilerin grup toplantıları, Başbakan ve bakanlar kurulunun özel toplantıları )-Siyasal İletişim- Sunulduğu alanlar(Ekranlar, Gazeteler). Bunların ortasında kendisine yer bulmuştur siyasal iletişim.

-Siyasete bilgi aktarmanın tarihi 1950. Kamuoyundan oy alabilmek birincil değerde. Yalnızca oy için yapılmaz. Özel sektör ve üniversiteleri yanına çekmek için ihale açarlar. Bu ihaleyi aldınız daha sonra siyasal alana uygulamanız önemli hale geliyor. 1950’den sonra devlet nezdinde itibar, ekonomik anlamda öncülerin edindiği deneyimi siyasal alana uygulamasında etkilidir. Halkla ilişkiler kamu sektöründe var olmaz.

-Ekonomik anlamda edinilen beceriler siyasal alana aktarılır. Yani siyasetçinin emrine giriyorsunuz.( Türkiye’de siyasete bilgi aktarımı 1960’larda gelişir. Sürecin böyle olması tesadüf değildir.

Kamuda 1980’den sonra üç önemli nokta ;

1)O dönemde Anayasanın sosyal devlet niteliği

2) Bireyin örgütlenme olanakları

3)Planlı kalkınmanın kurumları gerektirmesi

-1950 Politik karar alma sürecinde profesyonelleri- uzmanları görürüz.(Dryfus  örneği siyasal iktidara boyun eğmek istemez kendisini asar) Entellektüeller ve siyasal iktidar arasındaki ilişki değişir.

-***Hiçbir siyasal iktidar kuruluşu uzmanlar olmadan var olamaz.**

Uzmanların varlığı iktidarları eleştiriden uzak mı tutar?

1)Yurttaş olarak kökeni, hangi eğitim durumuna sahip olduğunu, hangi sınıftan geldiklerini denetleyemeyiz, kontrol edemeyiz. Kontrol edemediğimiz bir şey bizi yönetiyor.(Uzmanı denetleyemezsiniz)

2)Siyaseti bir tür teknik mesele haline indirger. Sokaktaki adam aptaldır der. Çözümü ben bilirim diyor. Hayat tarzı, yaşamı değişiyor. Seçkinler sınıfına giriyor bir anda.(Uzmanın birdenbire sınıf değiştirmesi)

-Siyaset bir tür araçtır. “Amaç” haline geldiğinde  20 dönemdir aynı tipler parlamentodadır. Siyasetten soğumaya başlıyorsunuz.

3)Uzmanların birçoğu demokrasiyi at yarışı olarak görür. Demokrasi bahis oynamaktan başka bir şey değildir diyorlar. Halkın politik hakkını elinden almış olursunuz böyle diyerek. Demokrasiyi sokaktan alıp halkın ulasamayacağıbir yere koymaktır bu.

-POLİTİKACI-UZMAN-SOKAKTAKİ ADAM Herkesin eşit olduğu bir biçimde ele almak gerekiyor.

—–ÖZET—–

Günümüzde entelektüel kavramı siyaset iletişim alanında çok az görülen ve değerinin olmadığı bir kavramdır. Entelektüel giderek uzmana dönüşür. Hükümetin, medyanın, şirketlerin hizmetinde olan bekçilere dönüşmüş. Kategori uzmanların giderek artması sadece siyaseti yayan kimi üniversitelerin de altını oyuyor. Akademik üniversiteler devlette çalışmak için sıradanlaşır. Teknolojik süreç açısından üniversiteler meslek kuruluşlarına dönerler, örgütlere dönüşürler. Tatminsizliği bilgileri ekonomik ve siyasal alana aktararak gideriyorlar. Serbest Pazar koşulları içerisinde yırtıcılara dönüşüyorlar. Medyada tanınan biri olmak gerekiyor, bu insanlar da uzmana dönüşüyor.

-Siyasal partiler belirli bir evrimden geçiyorlar. Sınıf temelli parti olmanın dışında kitle partileri(Sepet partiler, Oy partileri) ne dönüşüyorlar. Günümüzde siyasal partilerin en önemli niteliği bütün toplumsal taleplere cevap verebilecek şekle gelmeleri.

-En iyi uzman, siyasal partinin oyunu yükselten uzmandır. Peki ne oluyor?Kitle partisine dönüşmek neyi ifade ediyor?

1) Siyasetin algılanışı değişir.( Birer gösteri- Televizyon önünde acıların, mutlulukların süprizlerin, özel hayatın , internetin( tehdit içerikleri vs ) he rşey medyanın sunuluşuna, biçimine bürünüyor.) Gazete röportajları, manşetler bunlar hep uzmanın etkisiyle çıkarılıyor. uzmanların gözetiminde afişler asılıyor. En çok gözüken yerlere billboard ların en çok olduğu yerde, ışık süreleri en uzun olan sokaklara  daima en güçlü konumdakilerin afişleri asılır. Daha az güçsüz olanların afişleriyse  trafiğin aktığı yerlerde olur. Neye hizmet eder? Niye modern siyaset biçimi güçlüler için amaçları ne?

-1870 Nietzsche her tür toplulukların ilişki temelinde bir güç istemi vardır der. Güç istedikleri için bilgilerini siyasetçilere sunarlar. Somut karşılığı ;para, mevki, itibardır.

-Modernizm bizim uzmanların özellikle üçüncü sektörün gelişmesiyle(Hizmet)

-BEDENİN DÜZENLENMESİ VE DENETENMESİ= Hizmet sektörünün işlevi.               ( Lider yaratmak, siyasal iletişimin işi budur. Kampanyaların yegane amacı bu( Nüfus sayımı, istatistik, moda, renkler, spor )

-Profesyonelsen kendini belli bir yere bağlamamak gerekir. Tek ölçüt var kamuoyu ölçütü. Kamuoyunun ikna ve tespit etmektir. Somut bir kamuoyu kavramı yok. Nerede inşa edilir desek bilinmez. Kurgusal bir kavramdır. Birbirinden farklı grupların örgütlendiği küçük kamular var, bunlardan birisi sesini yükseltirse medyada buna destek verirse kamuoyu oluşur.

-Kamuoyu süreklilik taşımaz, her an değişebilir. Ama siyasetçiler bu terimi varmış gibi kullanırlar.( Temel işimiz röntgeni çek-tedavi et ille de bir hastalık gerekmez. İhtiyacı öğrenip strateji geliştirmek ve bunu politikaya dönüştürmek hedeftir.)

-Sloganın kabul edilmesi için rakipler tarafından kullanılması gerekir ki buna inanasınız.(olumlu ya da olumsuz kullanım, dillendirmesi gerek o sloganı)

-Uzmanlar, siyasetçiler gibi sorumlu kişiler değillerdir. Bol keseden atabilirler. Ama siyasetçiler atamazlar, insanlara karşı sorumludurlar. Kamu yönetiminde aksayan şeyler uzmandan kaynaklanır.

-Güç isterler, yükselmek, iktidar sahibi olmak isterler uzmanlar ve para.

İLETİŞİM NEDİR?

Sıradan iletişim akışı; Kaynaktan alıcıya giden araç.

Polonyalı bir düşünürün, bizimde mutlaka bilmemiz gereken tanımsa şöyle;

“İletişimi tanımlayamam” der. Ama 3 şeye hizmet ettiğini söyler;

  • KİMLİK aktarımı süreci
  • Bir İLİŞKİ KURMA(tanımlama) süreci
  • GÜÇ ilişkisi.

İlgili Kategoriler

İletişim Ders Notları


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.