AÖF Felsefe bölümü ders notları-Medya

MEDYA
Medya:
• Birbiriyle iletişimi olmayan, iletişim kuramayan iki düzlem ya da iki bağlam arasında iletişimi sağlayan araçlara denir.
Medya Araştırmalarının Tarihçesi ve İlk Kuramsal Yaklaşımlar :
• 20 yy ile 1940 a kadar medya çok güçlü ve ikna edici görüşü hakimdir.
• Bu dönemin hakim anlayışı, Hipodermik Şırınga Modeli dir.
• Bu modele göre medya mesajları insanların beynine tıpkı şırıngadan ilaç enzekte edilmesi gibi veriliyordu.
Propanganda Analizi :
• Harol Laswell tarafından ortaya atıldı. Bu analiz savaş sonrası olumsuz koşulların, büyük ekonomik bunalımın ve siyasal istikrarsızlığın insanların psikolojisini kötü etkilediğini ve medyanın bir şırınga iğne gibi insanların bilincine girip onları manüpile edebileceğini belirtti.
Paul Lazarsfeld :
• 1940 yılında ABD de arkadaşlarıyla birlikte yaptıkları araştırmada kitle iletişimi araçlarının etkisinin çok sınırlı olduğunu savundu.
• Propagandanın incelenmesinden vazgeçen ve şırınga modelinin ortadan kaldırmayı hedefleyen bu yaklaşım genellikle kitle iletişim araçlarının hangi koşullar altında izlerkitlenin tutum ve davranışlarında değişikliğe yol açtığını anlamayı amaçlamaktadır.
İşlevselcilik :
• Medyanın demokratik ortak değerlerini insanlara özümseterek bir görüş birliği sağlamadaki rolüne dikkat çeker,
Çoğulculuk :
• Medyanın toplumdaki farklı gruplarını kendilerini duyurabilmesi için gerekli olduğunu vurgular.
Liberal Çoğulcu Yaklaşım :
• Medya içeriğini belirleyen, medyanın mülkiyet sahipleri değil, tüketiciler- izleyeciler ve onların istekleridir. Liberal demokrasi teokrasinin merkezinde yer alan çoğulculuk liberal demokrasinin bugünden yarına var olabilmesi ve gelişmesi için medyanın olmazsa olmazıdır görüşünü savunur.
Medya ile İlgili Genel Bilgiler :
• Medya, yasama, yürütme yargı erklerinden sonra 4.güç konumundadır.
• Medya kurumları hiçbir devlet müdahalesi içinde olmamalıdır.
• Vatandaşların doğruyu ve yanlışı görebilmesi için haber medyası da yayınlarında tarafsız ve nesnel olmalıdır.
MEDYA YA ÇAĞDAŞ ELEŞTİREL YAKLAŞIMLAR
1-Frankfurt Okulu
• Bu yaklaşım 3 önemli kuramcıdan gelir. Bunlar, Adorno – Horkheimer – Benjamin- Lovental – Marcuse dir.
• Bu yaklaşım, yaygın olarak eleştirel kuram ya da eleştirel teori olarak da bilinir.
• Adorno ve Horkheimer e göre , medya, birilerinin manipülasyonu ya da teknolojinin kendinden menkul gücü sonucu bireyleri etkilemesi sorunu değil, sistemin işleyişinin tam da kendisi olduğu savunurlar.
• Benjaminin çalışması ise ,Fotografik ve sinematografik teknolojinin devreye girmesiyle algının nasıl değiştiğini ortaya koyar . Benjamin medyanın etkili olup olmadığından ziyade fotografik ve sinematografik algılama tarzlarını nasıl farklılaştığını göstermektedir. Medyayı sorgulamaya yönelerek onu basitçe bir araç olarak değil, başlı başına bir kültürel biçim olarak görür.
• Raymond Williamsa göre, televizyon basitçe bir araç olmaktan çok toplumsal formasyonun belirleyen bir kültürel biçim olduğunu savunur.
Medya – İktidar – İdeoloji
• İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları adlı çalışma Louis Althussere aittir.
• Bu çalışmada, devletin baskı aygıtları ve ideolojik aygıtları arasında ayrım yapar, ordu ve polis gibi şiddet kullanarak müdahalede bulanabilecek unsurları devletin baskı aygıtları nı oluştururken eğitim din ve medya gibi kurumlar devletin ideolojik aygıtlarıdır.
Antonio Gramsi
• Hegemonya Teorisi bulunur.
• Egemen sınıfın kendisini sadece şiddet ve güç kullanarak devam ettirmediğini, egemen sınıfın iktidarını bugünden yarına sürdürebilmesinde yönetimin ikna ya da rızaya dayandırmasının önemli olduğu vurgular .
• Hegemonya, rejim sosyal sistem ya da siyasi iktidarın baskıdan çok geniş toplum kesimlerinin onar rıza göstermesi sonucu ortaya çıkan bir egemenliktir.
Michael Foucault :
• Söylem kavramı ile dikkat çekmiştir.
Roland Barthes :
• İdeolojinin yeniden üretiminde medyanın oynadığı role dikkat çeker .
• Mitleşerek doğallaşan, ve herkese aitmiş gibi gösterilen anlamlandırma biçimleri sayesinde ideolojinin işlediğini belirtir.
2-Britanya Kültürel Çalışmalar Okulu
• Okula göre iletişim, anlamlandırma mekanizması içinde çalışır. Bundan dolayı bu mekanizmayı çözümlemek için ideoloji dil anlam temsil iktidar olguları üzerinde durmaktadır.
• Bu okul, inşacı dil – Temsil modeline dayanır.
Hull :
• Eleştirel medya çalışmalarına önemli bir katkısı medya metinlerinin izleyiciler tarafından nasıl okunduğuna ilişkindir. İzleyicilerin 3 farklı okuyabildiklerini işaret eder .Egemen okuma –Müzakereci Okuma – Muhalif Okuma dır.
3-Feminist Yaklaşım :
• Ataerkil hegemonyanın bugünden yarına devamında medyanın önemini vurgular .
4- Post Modern Yaklaşım :
Jean Baudrillard :
• Medyanın imge – gösterge ve gerçeklik arasındaki farkı silikleştirdiğini vurgular
Marshall McLuhan : Götünberg Gökadası eseri vardır.
• İnsan ve toplumlar arasında zaman ve mekan engellerinin yok olduğunu farklılıkların ortadan kalktığı ve benzerliklerin öne çıktığı küresel ölçekte bir köy oluştuğunu belirtir.
MEDYANIN EKONOMİ – POLİTİĞİ VE EKONOMİ POLİTİK YAKLAŞIMLAR
Herman – Chomsky :
• Propaganda Modeli adı verdikleri , devlet ve özel sektörün propaganda işlevinin medyanın bütün hizmetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğunu belirtirler.
Genel Bilgiler :
• Medya endüstrisinde üretim de piyasa koşullarında gerçekleşir kar merkezlidir
• Daha çok reklam almak için kar etmek için, daha çok izlenme ve tiraja sahip olmak gerekir .
• Medya günümüzde eglence medyası haline gelmiştir. İnsanları geliştirmekten öte özel zevkleri geliştirmeye yönelik hizmet etmektedir.
Dijital Uçurum :
• ABD de Toplumsal cinsiyete, yaşa gelire ırka ve konuma bağlı eşitsizliklerden söz eden bir rapor hazırlandı. Ağ da düşmek isimli bu rapor toplumun farklı kesimleri arasında bir uçurum oluşmaya başladığına dikkat çeken soruna Dijital Uçurum yada Dijital Bölünme denir.
Ağ Toplumu Kavramı :
• İlk kez Manuel Castells tarafından geliştirildi
Fordist Üretim Modeli :
• 20 yy. ilk yarında geliştirildi.
• 1960 lara gelince Ücret – Sosyal Politikalarında , Maliyetli Altyapı Çözülmesi güç ekonomik sorunlara yol açtı.
Genel Bilgiler :
• İnternetten önce gerçek anlamda etkileşimli medya kategorisinde sayılabilecek tek iletişim aracı Telefondur.
Yakınsama Kültürü:
• Farklı teknojilerin birbirleriyle uyumlu çalışabilmelerine olanak tanıyan dijital ve elektronik teknolojilere teknolojik yakınsama adı verilir.
• Buna ayak uydurmak için ilk önce 1996 da ABD de daha sonra 1998 AB de birer Telekomünikasyon Yasası yürürlüğe girdi.
Sosyal Ağlar – Sanal Cemaatler :
Howard Rheingold :
• Sanat cemaatler kavramı ilk kez kullanmıştır.
• İşte bireyleri birbirine yakınlaştıran, bir bakıma sosyal bir tutkal işlevi üstlenen daha güvenilir daha sınırları belirli bir toplumsal modelin etkinliğini yitirdiği bir dönemde internet temelli teknolojiler, bu sanal cemaat modelini önermektedir.
Ünite Değerlendirmesi:
• Kullanıcıların bir ağ içinde bütün diğer kullanıcıların açık bir profil oluşturmalarını ve aynı site içerisinde iletişim içinde oldukları web tabanlı servislere Sosyal Ağ denir
• İnsanların medyayı farklı amaçla kullandıklarını savunan yaklaşım Kullanımlar ve Doyumlar Yaklaşımı dır
• Propaganda Modelinin temsilcilerinden olan Chomsky dir
• İnternete erişim ve kullanımda toplumun farklı kesimleri arasında bir uçuruma işaret eden kavram Dijital Uçurumdur.
• Ağ toplumunu ilk kez kavramsallaştıran sosyoloğ Castells dir.
• Kurumları ve toplumların yatay bir örgütlenmeyle birbirlerine bağlı oldukları toplum yapısına Ağ Toplumu denir .
• Yeni medya ortamının gerektirdiği yasal çerçevenin hazırlanabilmesi amacıyla, eletişim ve telekomünikasyon endüstrisinin bir arada ele alındığı düzenlemelere Düzenleyici Yakınsama denir.
• Bireylerin yeni medya ve sosyal ağlar yoluyla iletişim geçtikleri, fiziksel uzaklığın önemini yitirdiği kişisel seçimlerin belirleyici olduğu ve kü-yerel kimliklerin öne çıktığı cemaat yapılanmasına Sanal Cemaatler denir.

İlgili Kategoriler

Anadolu AÖF AÖF Ders Notları


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.