AÖF Felsefe bölümü ders notları-İlkçağ felsefesi

İlkçağ Felsefesi

Parmenides, Anaksagoras ve Demokritos

Parmenides’in felsefesi Elea ismi verilen bölgede etkinlik göstermesi nedeniyle Elea felsefesi olarakta adlandırılmaktadır. Elea felsefesi İtalya’daki Pitagoras okulunun fikir olarak devamıdır.

Parmenides’in Temel Felsefesi

Her şey bir’dir ve sadece bir vardır. Değişim yoktur. “Bir” bir küredir. Toprak, hava, su ve ateş gibi bir şey değildir.

Her şey ezeli ve ebedidir. Yoktan varlık, varlıktan yokluk meydana gelmez.

Parmenides öne sürdüğü değişim Yunanca’da kinesis sözcüğüyle ifade edilmektedir.

Kinesis Nedir?

Niteliksel değişme, bir şeyin özelliklerinin değişmesidir.

Niceliksel değişme, herhangi bir şeyin çoğalıp azalması

Mekandaki yer değiştirme yani hareket

Herhangi bir şeyin özünün değişmesi, dönüşüm

Parmenides’e göre, içinde yaşamakta olduğumuz evrenin, biri duyularımıza hitap eden öteki ise ancak akılla kavranabilecek olan iki görünümü vardır. Bunlardan ilki tamamen bir yanılgıdır ve duyular bize yokluk diye bir şeyin var olduğunu, evrende değişimin hüküm sürdüğünü söyler. Oysa akıl, yokluğu da değişimi de yadsımak gerektiğini bildirmektedir.

Görünüş (değişme) aldanıştır.

Görünüş zihnimizin yarattığı bir dünyadır.

Gerçek ise değişmez.

Gerçeği akılla kavrarız.

Aklı olan insan gerçeğin değişmediğini, herhangi bir çokluk içermediğini, bir olduğunu kavrar.

Parmenides’in sorduğu en önemli soru : Nesne, obje Nedir?

Parmenides’e göre bir nesnenin en temel özelliği var olması olsada bu var olmanın hangi anlamda olduğunu söylememiştir. Yani fizik nesne midir, hayal midir, mitolojik, zihinsel yada inanma nesnesi midir? Bunu ortaya koymamıştır. Bunların ortak özelliği var olmaktadır. Var olmasını sağlayan şey de düşünmedir. Yani düşünmek ile var olmak  bu noktada özdeştir. Parmenides buradan hareketle felsefesini oluşturmuştur. Düşündüğüm her şey var olandır ve buda gerçektir. Ama ne tür bir gerçek olduğu ortaya konmamıştır. Parmenides aynı zamanda kavramsal düşünmeye giden yolu açmıştır. Var olmayan bir şey düşünülemez diyerek gerçekliği ve düşünceyi özdeşleştirdiğinde kavramlar dünyasının kapılarını da aralamış oldu.

  • Nesne Türleri
  • Fizik Nesneler
  • İdeal Nesneler
  • Zihinsel Nesneler
  • Hayali Nesneler
  • Dini Nesneler
  • Anaksagoras

Anaksagoras, evreni Empedokles’in yaptığı gibi dört unsura indirgemek yerine, spermatalar adını verdiği sonsuz sayıda unsur olduğunu ve tüm görünür evrenin bu unsurların birleşimlerinden ibaret olduğunu savunmaktaydı. Evrenin temel gerçekliğini birden çok maddi unsura dayandırdığı için o da Empedokles ve Demokritos gibi “çoğulcu maddeciler” arasında sayılır.

Anaksagoras, evrenin başlangıcındaki kaos durumunda her şeyin her şeyle karışmış durumda olduğunu, her şeyin her şeyde olduğunu savunmaktaydı. Şeyler, bu kaotik durumda henüz kendilerini diğer şeylerden ayrı kılacak herhangi bir niteliğe, biçime, sınıra sahip değillerdi.

Evreni meydana getiren unsurları, başlangıcındaki kaotik durumdan düzen, yani kosmos durumuna geçiren şey Nous’un ayrıştırıcı faaliyetidir. Nous, şeyleri birbirlerinden ayrıştırıp tabii sınırlarına kavuşturmak şeklinde işler ve bu yönüyle evrenin görünür düzenin nedeni olur.

Anaksagoras’a göre, Nous’un ayrıştırıcı gücüne rağmen evrendeki şeyler birbirinden asla mutlak anlamda ayrılamazlar. Bu yüzden evrende hiç bir şey yalın halde değildir. Her şeyde her şeyden bir miktar bulunmaktadır. Bu kuraldan bağışık olan tek varlık Nous’tur. Bazı şeyler Nous’tan da bir miktar pay taşısalar da, Nous’un kendisi yalın ve katıksız bir yapıdadır.

Ruhu bedenden, aklı maddeden kesin biçimde ayıran ve bir duyularımıza hitap eden, öteki yalnızca akılla kavranabilen iki alem öngören anlayışa “metafizik ikicilik” (metafizik düalizm) denir. Anaksagoras’ın Nous’u spermatalardan yani maddeden ayırması, bazı yorumcuların onu metafizik ikiciliğin öncüsü olarak değerlendirmelerine yol açmıştır.

Temel Görüşleri

  • Oluş ve yok olma olgularını reddetmiştir.
  • Evrende hareket ve dönüşümün varlığını kabul etmiştir.
  • Çoğulcu maddecidir.
  • Evren düzenini tek bir ilkeden yola çıkarak açıklamıştır.(Çoğulcu maddeci)
  • Spermata evreni olşturan sonsuz sayıdaki madde olarak görmüştür.
  • Anaksagoras Nous Kavramı
  • Naos diğer şeylerden farklı olarak arı ve yalındır.
  • Bazı şeyler Noustan bir miktar pay alır.
  • Nous şeyleri birbirinden ayırır ve yönlendirir.
  • Nous akıldır.Nous şeylerin kaostan çıkmasını sağlamıştır.
  • Anaksagoras Spermata Kavramı
  • Sonsuz sayıdadır.
  • Spermatalar birbirinden farklı özelliklere sahiptir.
  • Evreni meydana getirmişlerdir.
  • Kaosta birbirine karışmış haldedirler.
  • Spermata şeyler arasında ayrımı yapacak şekilde görülmemiştir.

Demokritos

Parmenides, mantıksal içerikli bazı akıl yürütmelerle doğa dünyasını baştan sona mantıksal bir içeriğe bürümüştü. Demokritos’un atomculuğu, doğa düzenini Elea mantığının etkilerinden korumaya yönelik etkili bir girişim olarak değerlendirilir.

Demokritos’a göre evrendeki her şey, kendi içlerinde hiçbir boşluk içermeyen, yine kendi içlerinde değişmez ve parçalanmaz olan, sonradan var olmamış ve yok olmayacak olan bazı temel unsurlardan oluşmaktaydı. Demokritos bu temel unsurlara “parçalanmaz”, “bölünmez” anlamına gelen “atoma” adını vermiştir. Parmenides’in varlığa atfettiği tüm özellikleri atomlara atfetmiştir.

Demokritos’a göre atomlar ve boşluktan başka bir şey yoktur. Yani tüm evren düzeni, boşlukta birbirleriyle birleşen ve birbirlerinden ayrışan atomlardan ibarettir. Tüm oluş onların bir araya gelip dağılmalarıdır. Evrendeki her şey, onların oluşturdukları farklı birleşimlerden ibarettir.

Demokritos’a göre ruh bile atomların oluşturduğu bir birleşimden ibarettir. Ama ruhu oluşturan atomlar çok daha ince ve yuvarlak yapılı oldukları için diğer atomlara göre daha hareketlidirler ve bu da ruhun diğer maddelerden büsbütün ayrı olmasını sağlar.

Demokritos’un atomculuğunda hareket ya da oluş, artık maddenin kendiliğinden hareketi değildir, madde ya da atomlar arasındaki bir güçtür. Yani maddeler arası bir çekimdir, benzer atomlar arasındaki itilim ya da çekimdir.

Demokritos, Parmenides’in doğaya ilişkin teşhislerinin mantıksal bir nitelik taşıdığını, oysa fiziksel olanın mantıksal olandan farklı olduğunu keşfetmişti. Böylece felsefe tarihinde fiziksel olan-mantıksal olan ayrımını ilk kez belirgin biçimde ortaya koydu.

Demokritos, atomların, biri ikincil olan ve duyulara hitap eden, diğeri birincil olan ve ancak akılla kavranabilen iki yönleri olduğunu savunmaktaydı. Atomların birincil nitelikleri, evrendeki tüm değişime ve çokluğa rağmen değişmeden kalan şeyi oluştururken, ikincil nitelikler atomların duyularımıza hitap eden ve değişkenlik sergileyen tüm niteliklerinden sorumluydular.

Demokritos’un Atomlara Atfettiği Özellikler

  • Ruh da atomlardan oluşmaktadır.
  • Evrendeki her şey atomların farklı birleşiminden oluşur.
  • Atomların birincil ve ikincil nitelikleri bulunmaktadır.
  • Atomların hareketini belirleyen güç aralarındaki benzerliktir.

Empedokles, Demokritos ve Anaksagoras’ın Benimsediği Ortak Yargılar

  • Evrende hareket vardır.
  • Evrendeki oluşu reddetmemişlerdir.
  • Üçüde çoğulcu maddecidir.
  • Üçüde akla önem vermişlerdir.

Demokritos ile Anasagoras’ın benimsediği ortak düşüncelerden biride: Her ikiside hareketi maddeden ayrı bir ilke olarak ele almıştır.

Demokritos’a göre iki tür haz vardır:

Bedensel Hazlar: Bunları ölçülü yaşamak gerekir. Bedeni ne ezmek nede rahat bırakmak gerekir.

Zihinsel Hazlar: Kalıcı olan hazlardır. Varlığı temaşa etmek esasına dayanırlar.

İlgili Kategoriler

Anadolu AÖF AÖF Ders Notları


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.