Türkiye kamu ekonomisinde ki gelişmeler


Kamu Ekonomisinde Gelişmeler

Kamu ekonomisi devletin harcamalarını,borçlarını,gelirleri ile ilgili uygulamalarının neden,sonuç ve etkilerini inceler.

Kamu kesimi tam, yarı mal ve hizmet ile özel mal ve hizmet üretir.Tam kamusal malda herkes eşit biçimde tüketim yapar.

Kişilere dışsal fayda ve özel fayda sağlayan tür ise yarı kamusal maldır.

Kamu harcamalarının gelirlerini aştığı maksimum yıl 2001 yılıdır.

Kamu harcamaları idari,fonksiyonel ve ekonomik olarak üçe ayrılır.ew ds

İdari sınıflandırma harcama yapan yönetim birimlerini ele alır.

Fonksiyonel sınıflandırma yapılan harcamaların hangi amaçları gerçekleştirildiğine bakılır.

Ekonomik sınıflandırmada ise devlet hizmetlerinin ekonomik faaliyetler etkilerini ölçme amacıyla kullanılır .

Genel kamu hizmetleri kamu bütçesinden en fazla payı alırken en az payı çevre koruma hizmetleri alır.

Son yıllarda sosyal güvenlik harcamaları artmış sağlık harcamaları aalmıştır.

Cari transferler en büyk harcama kalemini oluşturur.

Kamu gelirinin en büyük kalemini vergi gelirleri oluşturur .

Dar anlamda vergi gelirini; özel vergiler,fon vergileri ,vergi dışı normal gelirler , katma bütçe gelirleri oluşturu.

Geniş anlamda ise , belediyeler dgk kurumları ve il özel idarelerinden gelen gelirlerden oluşur.

Vergi dışı gelirlerini; faiz ,pay,ceza,teşebbüs sermaye ve mülkiyet gelirleri oluşturur.

Gelir vergileri dolaysız vergilerin en büyük kısmını oluşturur.Devletin dolaylı vergilere yönelmesinin en büyük sebebi bu vergilere karşı tepkinin düşük olmasıdır ve vergi maliyetinin az olmasıdır.

Vergi sisteminin dört temel ayağı vardır .bunlar Gelir,Özel ,Kurumlar ve Katma Değer Vergisidir.

Temel vergi prensibi ikilisi adelet ve eşitlikltir.

Türkiye ‘de İç Borçlanma

1970 li yıllara kadar iç borçlanmaya fazla başvurulmamıştır.1980 lerle birlikte iç borçlanma yükü artmıştır.Kamu borçlanmasından

Hazine Müsteşarlığı sorumludur.

Borç yönetiminin temel amacı borç yükünü azaltabilmektir.Bununla birlikte faiz oranları, döviz kurları ve likitide dalgalanmalarını minimum düzeyde etkileyebilecek borç yüküne sahip olmak temel amaçlar arasındadır .

2001-2010 arasındaki borç yükünün hafiflemesinin birincil nedini faiz harcamalarındaki düşüştür.

Kamu kesimi borçlanma gereği ,kamunun toplam nakdi harcamamaları ile gelirleri arasındaki farktır.Bu en kapsamlı yöntem olup açığın nakit bazında ifadesidir.

Bununla beraber geleneksel,birincil,işlemsel,yarı mali,nakit,nominal-reel gibi bütçe açığı bulma yöntemleri vardır.

1927 yılından 2006 ya kadar Muhasebe-i Umumiye Kanunu uygulanmıştır.2006 yılı ile birlikte yeni bir mali yapı oluşturulmuştur.

Bu yapıyla mali saydamlık ,hesap verilebilirlik ,kamu kaynaklarının etkin kullanımı ve ekonomik verimlilikl ön plana çıkmaktadır .

Yeni mali yönetimle girdi odaklı değil sonuç yaniçıktı odaklı anlayışa geçilmiştir.

Cumhuriyetin kuruluş döneminde denk bütçe ve istikrarlı para politikası izlenmiştir.

Özelleştirmede ilk şart mülkiyetin devri ikinci şart yönetim devridir.Devletin ekonomik faaliyetlerin azaltılmak istenmesi, rekabet oluşturulması ,kamu iktisadi teşebbüslerin azaltılması özelleştirmenin amaçları arasında yer alır.Özelleştirme İdaresi Başkanlığı görevli olan kuruluştur.

Mahalli idareler bütçeleri belediye,il özel idareleri,iller bankası ,su ve kanalizasyon idarelerinin bütçeleridir.

Benzer Yazılar:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir