Çocuklar ve oyun oynamaya dair her şey!

Neden Oynuyorum?

Çocuk : Annem neden sanki beni sofraya çağırıyor, daha oyunum bitmedi ki, hep de oyunumun en güzel yerinde beni çağırırlar. Anneciğim oyunumu bitireyim, geleceğim.

Anne : Bu çocuk beni deli edecek, ne zaman birşey söylesem bana “ama şimdi oyun oynuyorum” diye cevap veriyor. Ne bitmez oyunmuş bu. Sokakta oyun, evde oyun, bu çocuğun yapacak başka işi yok mu?

Bu anneyle, çocuğunun lafları bize hiç yabancı gelmiyor. Kimbilir günde kaç kez anneyle çocuk arasında buna benzer sözler geçiyor.

Acaba sahiden bu çocuğun oyun oynamaktan, eğlenmekten başka yapacak işi yok mu?

Yetişkinler gözüyle oyun, çocuğun eğlenmesine, oyalanmasına yarayan amaçsız bir uğraştır.

İşi olmayan, vakit geçirmek isteyen kişi oynar.

Çocuğunuz için ise oyun bir uğraştır. Oyun tecrübe kazanma, öğrenme ve yapma aracıdır. Çocuğunuz doktorcu luk veya şoförcülük oynuyorsa bundan yalnızca keyif almıyordur. Doktoru veya şoförü yaşıyordur. Çocuk oyun sırasında çevresindeki dünyada gözlediği uğraş ve becerileri canlandırır, dener ve uygular. Çocuk oynadıkça duyuları keskinleşir, yetenekleri gelişir. Çünkü oyun, çocuğun en doğal öğrenme aracıdır. Oyun dünyasında kendi kurallarını kendisi koyar ve bozar. Duyduklarını, gördüklerini sınayıp, dener. Öğrendiklerini pekiştirir. Çocuğun bu dünyasına yetişkinler kolayca giremez. Örneğin evcilik oynayan bir çocuk sizi kolay kolay oyununa almaz ve karıştırmaz. Eğer oyununa müdahale ederseniz kızar, sinirlenir ve hatta ağlar. Sanki o oyun bir daha oynanamazmış gibi “oyunumu bozdun” diye huysuzlanır. Çünkü çocuk oyunda bağımsız, özgür olmanın tadını çıkarıyordun Oyun, çocuğun özgürlüğüdür.

Çocuk, oyununda yalnızca yetişkinleri taklit etmekle kalmaz, ona kendinden de katar. Kendi yaşantısını da oyuna yansıtır. Kendilerine yapılmasını istedikleri veya yapılmasından korktukları şeyleri canlandırır. Örneğin: Bir anaokulunda yapılmış olan gözlemde ortaya çıkan şu oyun bunun en güzel ispatıdır. Dört yaşındaki bir çocuğun polis korkusu vardı. Ailesi onu polisle korkutmuştu. Kendisini yaramaz, fena bir çocuk olarak görüyordu. Bütün oyunlarında polis oluyor, arkadaşlarının canını acıtıyor, onları hapise götürüyordu. Bir gün elindeki kil ile oynarken birden “O polisi suda boğdum ve kurtuldum” dedi ve ondan sonra da eskiden yaptıklarını yapmaz oldu. Keşke bütün umacılar, korkunç canavarlar, çocukların zihinlerinden bu kadar kolaylıkla silinebilseydi.

Çocuk bu oyunda sözle anlatamadığı kaygılarını dile getirmiş, olayı somutlaştırarak, kendine göre bir çözüm getirmiştir. Başka bir deyişle oyun, çocuğun dili ve en etkili anlatım aracıdır. Oyun aracılığı ile üzüntülerini, kaygılarını, korkularını dile getirir. Bu yolla, derdini döküp rahatlayan bir yetişkin gibi sıkıntılarını dışa vurur.

Oyun, çocukların en kolay, en doğal anlaşma ortamıdır. İki çocuk yan yana geldiğinde birbirlerinin adlarını bilmeseler bile oynamaya başlarlar. Üç yaşından sonra oyun, paylaşmak, başkalarının haklarına saygı göstermek, sırasını beklemek gibi toplumsal olguların kazanılmasında önemli bir yer tutmaktadır.

Özetlersek oyun, çocuğun gelişmesi ve kişilik kazanmasında çok önemlidir. Oyun suz geçen bir çocukluk asla düşünülemez.

Çocuğun büyümesi ve sağlıklı gelişmesi için nasıl beslenme, bakım ve sevgi gerekli ise “Oyun” da en az bunlar kadar gereklidir.

Nasıl Oynuyorum?

Yeni doğmuş bebeğinizin neler yaptığına hiç dikkat ettiniz mi? Neler yapıyor? Bu soruya pek çoğunuzun “uyuyor, meme emiyor, altını kirletiyor, arada sırada uyanıp yüksek sesle ağlıyor.” diye çevap verdiğinizi duyar gibiyim. Bazılarınız da “o kadar yorgunum ki neler yaptığının farkında değilim” şeklinde cevap veriyorsunuz. Bebeğiniz ilk 40 gün içinde ağlar, meme emer, uyanır, altını kirletir. Bütün bunlar hergün rutin olarak tekrarlanır. Ama 40 günden sonra onda bazı değişiklikler görmeye başlarsınız. Gülmeye başlamıştır. Kısacası, oyun oynamaya başlamıştır.

0-2 Yaşları Arasında Oyun :

Bebek, doğumundan itibaren ilk günlerde annenin kokusuna, biberon şişesine, annenin ve babanın sesine, müziğe, ani gürültülere heyecansal tepkilerde bulunur. Bu tepkileri mimik, jest ve ses olarak izlemek mümkündür. Bebek doğduğunda yardıma muhtaçtır. Kendi kendine hiçbir şey yapamaz. Ancak bir başkası onun ihtiyaçlarını karşılayabilir. Eğer annesi onunla konuşur, şarkı söyler, onu etrafını görebileceği bir yere kaldırır, dışarı çıkarır ve onunla ilgilenirse ona en uygun oyun ortamını oluşturmuş demektir.

Yaşamının ilk aylarında bile bebek, etrafındaki nesnelerin ve bu nesnelerin renklerinin, şekillerinin farkına varmaya başlar. Renkli, ses çıkaran nesnelerden hoşlanır. Bu yüzden sesli ve parlak renkli oyuncaklar, çocukların zihinsel olarak gelişmesine de yardımcı olur. Yatağının üzerine asılabilen, evde de kolaylıkla hazırlanabilecek mobil denilen oyuncaklarla çocuk, kendi kendine oyunlar oynar.

Çocuk büyüdükçe çocuğun eli ve kolundaki kontrolü giderek artar. Çevresindeki nesneleri yakalar, ağzına götürür ve keşfetmeye çalışır. Ağza götürme, nesneleri tanımanın en kolay yoludur.

Taklit, çocuğun oyununun temelini oluşturur. Annenin çıkardığı sesleri taklit eder bir bebek onunla oynuyordur. Sesli taklit oyunları bebekle anneyi birbirine yaklaştırdığı gibi dil gelişimine de yardımcı olur. Aşağıdaki müzikli oyun bir yaşına kadar bebeklere oynanabilir.

Ooooo  da ne demek

Eeeeee koca bebek

Uuuu uyu da büyü

Eeeeeeee

Dokuz aylıktan itibaren bebekler hareketlenmeye, tek başına oturmaya ve emeklemeye başlarlar; etrafla ilgileri daha çok artmıştır.

Evdeki bütün kırılacak eşyalar onun oyuncakları olmaya başlar. Siz onları sakladıkça o bulmaya çalışır. Bu dönemdeki belki de en çok hoşlarına giden şey ellerine geçirdiklerinin sesini duymaktır. Tencereler, kaşıklar, kutular onun oyun malzemelerini oluşturur. Ayrıca bu dönemde yakın uzak ilişkisini de anlamaya başlar. Uzaktaki oyuncağına emekleyerek ulaşır.

1-2 yaşları arasında iki çocuğu yan yana getirseniz, birbirinden habersiz oyun oynadıklarını izleyebilirsiniz. Oyuncaklarını paylaşmazlar, birbirlerinin saçını çekip canını acıttıkları bile olur. Bu dönemde çocuk tek başına oyun oynar. Bunu izleyen dönemde ise kısa süreler halinde başka çocukların oyunlarını izler.

3-4 Yaşları Arasında Oyun

Çocuk iki yaşından sonra hayal gücüne dayanan oyunlardan hoşlanır. Eger bu yaşlar arasındaki çocuğu oyunda gözlerseniz, oyuncaklarıyla konuştuğunu, onlara kızıp bağırdığını kolayca izleyebilirsiniz. Ayrıca bu yaşlar arasında büyük kaslar hayli gelişmiş olduğundan takla atar; yüksek bir yerde yürümeyi dener; topa tekme atar. Çok aktif olduğundan, herşeyi hızla ve yaratıcı bir biçimde gerçekleştirir.Yeni oyunlar yaratır ve uygular. Evcilik, bakkalcılık, postacılık ve doktorculuk oyunlarında çeşitli kıyafetlere girip canlandırmayı sever.

Dört yaşında çocuk kıvrak zekasının yanında elleriyle de çok beceriklidir. Resim yapar, yapılar kurar, müzikten şarkıdan çok hoşlanır. Bu yaştaki çocuk üçdört çocukla uzun süre, hatta bir günden ötekine devam eden oyunlar oynar.

5-6 Yaşları Arasında Oyun

Bu yaş çocukları, çoğunlukla grup oyunlarına ilgi duyar. Yavaş yavaş çevresini tanımaya başlar. Komşu ve mahallesindeki yaş daşları ile arkadaşlık kurar. Oynadıkları oyun kurallarına saygılı olmayı burada öğrenir. Eşli eğlenceli oyunlar yine bu yaştaki çocukların yakından ilgi duydukları bir uğraştır.

Oyuncak olarak masa oyunlarına, yapı oyuncaklarına düşkündür, kesme yapıştırma, çizimler yapma, resim boyama, parçalı bilmeceleri birleştirmeyi çok severler. Tüm bunların arasında kızlar halen evcilik oynarken; erkek çocuklar köprüler, yollar yapar; kızılderili, kovboyculuk, hırsız polis oyunlarına ilgi gösterir. Bu yaş grubu özellikle TV’deki dizilerden çok etkilendiğinden, anne ve babalar, izlemesi gereken programları seçerken çok dikkatli davranmalıdır.

Çocuk Oyunlarının Özellikleri

Buraya kadar çocuğun hayatında oyunun yerini, önemini ve yaşlara göre oyunun gelişimini gördük. Bu noktada ise dünyanın her yerinde çocuğun yaşı ve cinsiyeti ne olursa olsun, tüm çocuk oyunlarının özelliklerinden bahsetmekte, oyunu anlamak açısından yarar olduğuna inanıyorum.

1-Oyun belirli bir evrim ve sıralama izler.

Örneğin çocuk bloklarla veya küplerle oynarken önce onları yan yana dizer; bir süre sonra üst üste koymayı dener; sonra hayali yapıtlar yapar; teknik bir düzen kurar ve kendine göre düşlediği ve gerçeğe uydurduğu yapıtları kurduktan sonra, onları ek malzemeler kullanarak garaj, ev v.b. diye danımlayarak oyun oynar.

2-Oyun etkinliklerinin sayısı ve çeşitliliği çocuğun yaşı büyüdükçe azalır, çünkü çocuk bir çok deneyim sonunda ilgi duyduğu ve daha iyi becerdiği oyunlarda daha çok zaman harcar. Dikkat süresi uzadıkça belirli bir oyunda daha uzun süre kalır. Araştırma, deneme, keşfetme, tanıma aşamalarından ve eski deneyimlerinden yararlandığı yaratıcı oyunlar kurar.

3-Çocuğun yaşı büyüdükçe dikkat süresi de uzar; kendini daha uzun süreler belirli bir işe verebilir ve daha az sıkılır.

4-Çocuk, oyunları akılcı bir biçimde ve oyuncağa bağlı olmaksızın kurar. İstediği zaman ve biçimde, istediği şeyle herhangi bir oyun oluşturabilir. Yaş büyüdükçe çocuk oyunları resmileşir, daha kuralcı ve planlı olur.

5-Çocuk büyüdükçe beden durgunlaşır. Daha sakin ve zihinsel becerilerle, bedenin uyum içinde çalıştığı oyunlara yönelir.

Oyun ve Çalışan Anne

Annenin işlerinin tümü ister ev işleri, ister büro çalışmaları olsun, aynı derecede zorlayıcı, zaman tüketici ve yorucudurlar. Ancak, evde çalışan annenin ara sıra da olsa gün boyunca çocuğu ile geçirebileceği zamanlar olmaktadır. Eğer anne işini ve oyun zamanını bir dereceye kadar uyarlamışsa, günün sonunda çocuk annesinin kendisiyle birlikte olmaktan hoşlandığını ve sevdiğini anlayacak, ona güvenebileceğine emin olacaktır.

Evin dışında çalışan anne değişik ve hatta güç bir sorunla karşı karşıyadır. Çocuğunu gün boyunca göremez. Akşam eve dinlenme ihtiyacı içinde döner. Ev işleri, eşi, yorgunluk ve çocuklar hepsi de ondan kendilerine zaman ayırmasını beklerler. Çalışan anne bunların hepsini tatmin etme çabalarının sonucunda kolayca bunalıma girebilir.

Evin dışında çalışma gerekliliği veya isteği, çocuk sahibi olma konusunda caydırıcı unsurlar olmamalıdır. Çalışan anne için bu sorunu dengeleyecek birçok olanak vardır. Çocuğun günlük disiplininin ve eğitiminin büyük bölümü kreşe ve yuvaya, daha sonra da ilköğretime bırakılabilir. Çalışan bir anne öğretmenlerle yakın bir bağlantı kurarak çocuğunun ilerlemesini ve sorunlarını izleyebilir. Bu durumda zamanının daha azını düzeltmelere ve disipline ayırmak zorunda kalır. Hatta çocuğundan, evdeki sürekli ilişkisi ile beraberliğin değerini bir dereceye kadar düşüren annenin aldığından daha çok zevk alır.

Çalışan anne, günlük ve düzenli oyun zamanları koymadığı sürece çocuğunun kendisine ya sıkıca bağlandığını ya da ilgisini kaybettiğini görecektir. İşten eve döndüğünde, çocuk, dikkati çekmek için büyük bir istek gösterecek veya onsuz da yapabileceğini göstermek için ilgisiz görünecektir. Her iki durumda da bu ihtiyaç işaretidir.

Düzenli oyun zamanının saptanması, annenin kendini toplamasına; dinlenmesine; yemek hazırlamasına; eşi ve çocukları ile birlikte olmasına olanak verir. Eğer çocuk her akşam belli süreli bir oyun programına bağlanabilirse, annesine diğer işleri ile uğraşma olanağını verecektir.

Tüm gününü ondan ayrı geçirdikten sonra çocuk, annesinin yakınlığına gerek duyar. Annesine oyun olduğu kadar sevgi için de ihtiyacı vardır. Ona gün boyunca başınızdan geçenleri anlatın ve onun da kendi başından geçenleri size anlatmasını sağlayın. Eğer özel bir disiplin veya eğitim gerekiyorsa, bunu, zaten kısa olan oyun zamanını ders veya cezalandırma için kullanmak yerine, hafta sonuna bırakın.

Dokuz veya daha büyük yaştaki çocuğun ve hatta gencin çalışan annesi ile ilişki kurmak için her gün zamana ihtiyacı vardır. Sohbet etmek veya televizyon seyretmek dışında paylaşılan herhangi bir faaliyet bir aile ilişkisini sürdürecek ve gencin en zor kendini bulma yıllarında sarılabileceği bir dayanak oluşturacaktır.

Çocuğun Oyun Oynayacağı Alan

Her yaştaki çocuğun ihtiyaçları farklı bile olsa oyun oynayacağı alanın güvenli, rahat, oyun oynayabileceği genişlikte olması en başta istenilen özelliklerdir. Bebeğiniz henüz yürümüyor veya emeklemiyorsa bile, onun bir oyuncağa erişmek için uzanırken dönebileceğini ve böylelikle düşebileceğini unutmamanız gerek. Bunun için küçük bebeklerin etrafı parmaklıklı olan yatağında veya bir marangoza yaptırılabilecek çocuk parkı diye isimlendirilen oyun alanında oynaması tavsiye edilir. Küçük bebekleri yere bırakmak doğru değildir. Evinizi ne kadar temiz tutmaya çalışsanız da, yerde unutulan ve bebek tarafından ağza alınan bir düğme çok büyük tehlikelere yol açar. Bebeğimiz emeklemeye ve yürümeye başladıktan sonra oyun alanının güvenliği ve rahatlığı daha da önem kazanmaktadır. Bu yaşlardaki çocuklar genellikle yetişkinlerin bulunduğu yerlerde oynamak isterler. Yeni yürüyen bir bebeğin eşyalarla dolu bir odada düşmesi ve bir yerini çarpması çok daha kolay olur. Bu yüzden odayı gereksiz eşyalardan arındırmak ve sivri köşelere çarpmaması için dikkatli olmak gereklidir. Ayrıca çocukların en çok ilgisini çeken prizlerin de bir kapakla kapatılması en akılcı yoldur. Yaşanan odadaki süs eşyalarını ortadan kaldırmak yerine çocuğa onların oyuncak olmadığı ve dokunulmayacağı anlatılmalıdır.

Çocuk büyüdükçe evde kendisinin oynayabileceği, oyuncaklarını koyabileceği bir köşenin olmasını ister. Evde çocuğa böyle bir köşe hazırlanmalıdır. Bu köşenin çocuğun oynayabileceği kadar geniş, rahat olmasına özen gösterilmelidir. Bu köşede oyuncak sepeti veya kutuları, minderler veya onun boyuna uygun sandalye vb. eşyalar olabilir. Annelerin en çok şikayet ettikleri husus, çocukların tüm oyuncaklarını evin her köşesine dağıttıklarıdır. En başta düşünmemiz gereken, evi sadece çocuklarımızın değil bizim de da ğıttığımızdır. Örneğin dikiş ve el işleri ortalığı birden dağıtabilir.

Önemli olan, çocuklara, kendi oyuncaklarından gene kendilerinin sorumlu olduklarını öğretmektir. Ne var ki, bu alışkanlığı vermek pek kolay değildir. Çünkü çocuklar, bir bu oyuncakla, bir öbür oyuncakla oynarlar. Bütün bu oyuncaklar da ortalıkta durur. Çocuğa yönelerek, ikide bir, “Oyuncaklarını toplanasa!” demek, onun işine karışmak olur; bu da onu rahatsız eder. Bu nedenle, özellikle dar evlerde oturanların olanak var ise çocuklarına bir oyuncak köşesi ayırmaları gerekir. Böyle bir köşe, bütün oyuncakların ortada kalmasını önler. Konuk geldiğinde de, aceleyle ortalığı toplama derdi ortadan kalkar. Böylece çocuk düzenli olmayı öğrenir. Herhangi bir oyuncak, kendi sınırlarını aştığında, durum çocuğa hatırlatılır. Bütün bunlar yapılırken önemli bir nokta da, oyununa dalmış çocuğun oyundan koparılmamasıdır. Başka bir iş için oyundan ayrılmak, çocuğu hayal kırıklığına uğratır; böyle bir durum da çocukta öfke yaratır. Bu yalnız çocuğa özgü değildir, biz büyükler de severek yaptığımız bir işten zorunlu olarak uzaklaştırıldığımızda, sinirlenmez miyiz? Bunu da göz önünde bulundurarak, eğer çocuklar, “Ama ben daha oynamak istiyorum… ” derlerse, önemli bir engel de yoksa, çocuğa anlayış gösterilmesi gerekir.

Çocuk oynamakta iken, yemek yenileceği ya da başka bir iş ona önceden haber verilirse daha iyi olur. Çocuk kendini ona göre hazırlar, oyunu yarıda bırakması onu fazla etkilemez. Böyle bir tutum, sizin işinizi de, çocuğun işini de kolaylaştırmış olur.

Oyuncak ve Oyun Malzemeleri

Gelişim basamakları boyunca çocuğun hareketlerine düzen getiren, zihin, beden ve sosyal gelişime yardımcı olan, hayal gücünü ve yaratıcı yeteneklerini geliştiren tüm oyun malzemesi, oyuncak olarak tanımlanır. Su, kil, kum gibi doğal oyun malzemesiyle boş kibrit kutusu, makara, kumaş parçaları vb. artık ürünler de oyuncak kapsamına girer.

Oyuncaklar çocuğun doğal yeteneklerini kolaylaştıran, böylelikle de eğitim işlevi gören oyun malzemeleridir. Çocukta seçme ve değerlendirme duygusunu da geliştiren oyuncaklar, bu işlevleriyle çocuğun kendi kendine karar verebilmesine ve belirli alanda beceri kazanmasına olanak sağlar.

Yine oyuncaklara bireyin toplum ve çevreyle ilişkilerini düzenleyen araçlar gözüyle bakılabilir.

Oyuncaklar çocukların çeşitli renk, boyut ve şekilleri kavramalarına, sayısal kavramlardan haberdar olmalarına yardımcı olurlar. Oyuncaklar farklı yaş ve zihin düzeyindeki tüm çocuklar için gereklidir.

Oyun malzemesine ilişkin çeşitli sınıflandırmalar yapılmıştır. Bu sınıflandırmalara göre oyun malzemesi beş ana grupta ele alınabilir.:

Birinci grup malzeme, çocuğun etrafını saran dış dünyayı tanıması ve deneyim kazanmasına yardımcı olur. Ancak bunu gerçekleştirebilmesi için çocuğa ulaşabildiği tüm nesneleri yakalama ve keşfetme olanağı verilmelidir. Bunların en önemlileri su, kum, toprak, çamur ve boyalardır. Dokunma duyusunun gelişimini sağlayan önemli bir oyun aracı olan su, aynı zamanda çocuğa büyük bir haz verir. Deneyim ve keşif olanakları sağlayan su sayesinde utangaç çocuk uyarılır, saldırgan çocuk sakinleşir.

Kum ve su iki yaşından itibaren tüm çocuklar için temel oyun malzemesidir. Kum veya suyla dolu bir leğende oyun oynama olanağının çocuğa sağlanması onun bedensel olduğu kadar, zihinsel gelişimine ve güven kazanmasına yardımcı olur.

İkinci grup malzeme, çocuğun yaratıcı yeteneğini ve kendi kendini yönetebilme arzusunu uyaran, çamur, boya ve tebeşirlerdir.

Üçüncü grup malzeme, çocuğun hayal gücünü uyaran bebek, bebek elbisesi ve dolgu oyuncaklardır.

Dördüncü grup malzeme, çocuğun yetişkin becerilerini kazanmasına yardımcı olan fırça, süpürge, küçük ev eşyaları gibi model oyuncaklardır.

Beşinci grup malzeme ise çocuğun bedensel ve zihinsel gelişimine yardımcı olan jimnastik gereçleriyle, lego, noper, küpler ve bloklar gibi inşa oyuncaklarıdır.

Yaşlara Göre Oyuncak Seçimi

Başlangıçta çocuk ses, şekil ve renklere karşı duyarlıdır. Böylelikle ilk ayların oyuncaklarını, görsel ve işitsel duyulara yönelen oyuncaklar oluşturur. 018 aylık çocukların oyuncakları kırılmayan, yumuşak, emniyetli ve tercihen yıkanabilir oyuncaklar olmalıdır.

Onsekizinci aydan itibaren, çocuk dünyasında keşif ve icat evreleri önemli bir yer tutar. Bu nedenle çocuklar farklı boyutlardaki blokları inşa etmekten ve çevrelerindeki çeşitli oyuncakları birleştirerek şekil oluşturmaktan büyük haz duyarlar. Yine çocukların yürüyebildikleri bu dönemde, onların ilgi alanını birlikte hareket edebilecekleri, itilebi len, çekilebilen oyuncaklarla (otomobil, traktör, tekerli hayvan), bebek ve yumuşak tüylü dolgu hayvanlar oluşturur. Gerek bebek, gerekse kamyon, tren gibi ayrı parçalardan oluşan tekerlekli oyuncaklar çocuğu, düşünme ve toplumsal yaşamı canlandırma açısından uyaran, okul öncesi dönemide önemli yer tutan, hayal gücü oyuncaklarıdır.

Aşağıda verilen yaş gruplarına göre yapılmış olan oyuncak listesi sizleri çocuğunuza göre oyuncak seçimi konusunda aydınlatacaktır. Fakat her çocuğun kendine özgü olduğunu ve ilgilerinin de birbirinden farklı olduğunu bu listeyi incelerken aklınızdan hiç çıkarmayın.

Yaş Gruplarına Göre Oyuncak ve Oyun Faaliyeti Listesi

Doğumdan 9 aylığa kadar

Müzik kutuları (kurmalı ve elle kurmalı)

Hareketli oyuncaklar

Kucaklanacak oyuncaklar (yünden, kumaştan, kürkten ve plastikten)

Ses çıkaran tahta ve plastik oyuncaklar

Bez oyuncaklar

Diş kaşıma halkaları Tutacaklı çıngırak Büyük boş küreler ve küpler

Lastik ve plastik sıkmalı oyuncaklar

Kumaş kitaplar

Renkli resim ve posterler 9 aylıktan 1 yaşına kadar

Kümeleme küpleri ve yığma oyuncakları

Büyük tahta çivilerden sokup çıkarma oyuncakları

Banyo için yüzen oyuncaklar

Toplar

Def

Küçük süzgeçli kahve ibriği, kapaklı tencereler

Takıp sökmek için plastik cıvata ve somunlar

Bezden bebekler

1 yaşından 18 aylığa kadar

İtmeli, çekmeli ses çıkartan oyuncaklar

Üstüne ve içine oturulacak büyüklükte tahta oyuncaklar

Boş tahta ve mukavva kutular

Küçük kutular

Oyuncak süpürge, faraş ve bezler Öykü kasetleri Çocuk şiir ve resim kitapları

18 aylıktan 2 yaşına kadar

Tahta çekiç ve çiviler; çakma panoları

Tahta, bez ve plastik hayvanlar

Su havuzu

Evde ve dışarıda salıncaklar

Kum havuzu, kum oyuncakları, kazıcı oyuncaklar ve kova

Küçük bebekler, fasulye torbaları

Çocuk şiir kasetleri ve kitapları

2 yaşından 2,5 yaşına kadar

Oyuncak bebekler ve bebekle ilgili malzeme

Plastik ve metal oyuncak tabak, çanak, çay takımları ve yemek pişirme gereçleri

Yumurta çırpacağı

Yıkama ve ütülemeyi taklit etmek için oyuncaklar

Su oyuncakları Şişirilebilir toplar

Büyük tahta veya hafif metal kamyon, tren ve uçaklar

Tahta çivi çakılacak panolar

Salıncaklı at

İş tezgahı, tahta tornavida ve tahta çekiç Oyuncak telefon

Kaymak ve tırmanmak için küçük oyun alanı donanımı

Basit müzik oyuncakları (davul, zil gibi)

Büyük, yumuşak tebeşir ve boş kağıt

Kalın boya kalemleri

2,5 yaşından 3 yaşına kadar

Boncuklar ve plastik uçlu ip

Sabun balonu

68 parçalık basit bilmeceler Oyuncak mutfak donanımı Trenler

Büyük tahta bina blokları

Tekerlekli el arabası veya küçük araba

Büyük kıl fırça ve sulu boya için resim ka ğıciı

Oyuncak araba ve üç tekerlekli bisikletler

Oluklu mukavvalar

Oyun masası ve sandalyeler

Hayvanat bahçesi gezisi veya yakın çevre gezileri

3 yaşından 4 yaşına kadar

Parmakla boyama

Kil ve plastirin

Keskin olmayan makaslar ve kağıt

Teyp ve çocuk şarkı kasetleri

İtme ve çekmeli araçlar (tercihen tahta)

Düğmeli ve fermuarlı giysileri olan, giydirilecek bebekler

Basit bilmeceler ve tahmin oyunları

Kızak

Öykü kitapları ve masallar (çocuğa okunmak üzere)

Renkli çıkartmalar

Basit sayı ve harf oyuncakları

4 yaş

Poster resimler, resim sehpası, 1 numara

kıl fırçalar ve büyük kağıt (üzerinden gidilen türden değil)

Parmak kuklalar ve sahne

Hemşire ve doktor önlüğü

Oyuncak bakkal dükkanı donanımı

Renklere göre ayırmalı oyuncaklar

Çekiç, ufak halı çivileri ve tahta tabla

Karatahta ve tebeşir Küçük bahçe gereçleri

Kağıt yapıştırma

İp bağlama ve kedi merdiveni Tahterevalli Doğada gezintiler Domino

Dikiş kartları

Tahta çivi ve bir araya getiryap oyuncak

ları

Mıknatıslar

Büyüteç

Küçük ev hayvanları (kırmızı balık, kaplumbağa veya kanarya gibi)

Fazla bakım istemeyen küçük bitkiler

5 yaş

Büyük bebek arabası

Üç boyutlu yapılar için yapışkan bant ve

kağıt

Normal tornavida ve büyük vida, somun ve civatalar

Bilmeceler (812 parçalık)

Tekerlekli patenler

Basit resim, harf ve sayı oyunları

Basit aile oyunları

Okul ve sanat konularında öykü kitapları (çocuğa okunmak üzere)

Gölge kuklaları

6 yaş

Atlama ipi

Düz dikiş ve basit dokuma Büyük araba

El kuklaları

Kullanılmayan giyselerle dolu giysi kutusu Halka atma, disk fırlatma Seksek, bilye

Körebe, ağaca çıkma, saklambaç Çember çevirme

Basit kağıt oyunları

Bilime ve tarihe giriş oyuncakları ve kitapları

Sağa sola gönderilme ve ev işleri yapma

7 Yaş

Maskeler ve kostümler Baskı gereçleri

Bisiklet (yan tekerlekleri olmayan)

Yüzme ve spor donanımı Uçurtma

Nakış ve basit dikişler

Mozaik (önceden basılmış modellerle de

Şiir, bilmece ve gülmece kitapları Pandomim, önderiizle oyunları

8 Yaş

Çocuğun kendi okuyabileceği kitaplar Kelime bulmaca tahtaları Elektrikli trenler

Pul, kelebek, taş koleksiyonlarına başlama

Basit bilimsel deney araçları, elektrik gereçleri

Denetim altında kibrit yakmayı öğrenmeye hazırlık

Denetim altında yemek pişirme ve kızartma

Basit gereç takımları ve malzemeler (önceden basılmış modeller değil)

9 Yaş

Futbol, pingpong ve basketbol donanımı Örgü ve dantel

Kalabalıkla dans Kimya takımları

V8 motor gibi mekanik işlem gören modeller (statik ve çalışmayan modeller değil)

Ansiklopediler

Serüven kitapları

Aile oyunları, satranç, dama, monopol Kuklalar ve tiyatro Düzenli ev işleri

Düzenli olarak hayvanlara bakabilir.

Basit malzemeler kullanarak karmaşık aygıtlar yapmaktan hoşlanır.

10 Yaş

Ekip oyunları, örgütlenmiş oyun ve sporlar

Tenis, yelken, kürek

Kızlar, kendi odalarının dekorasyonunu seçmeye ilgi duyarlar; arkadaşları için partiler planlarlar; modellerden elbise dikerler.

Erkekler kendi belirledikleri amaçlar için, araçları yetkin bir biçimde kullanırlar. (Önceden hazırlanmış modeller verilmemelidir.)

11 Yaş

Klüpler ve gizli örgütler

Geziler ve kampçılık

Ciddi koleksiyon ve sınıflandırmalar

Büyük boy bisiklet

Bilim ve spor kitapları

Problem çözme (karmaşık bilmece ve bulmacalar)

Büyük boy araç ve gereçler Kil çalışmaları

12 Yaş

Radyo yapmak için araçlar

Akvaryum, bilim proje ve kitapları, mikroskop

Sanat kitapları

Fotoğraf makinası

Tahta oyma takımı ve malzemesi

Düzenli gazete okuma

13 Yaş

Topluma ve sosyal gruplara duyulan belirgin ilgi

Canlı tiyatro, opera ve bale gösterileri Tiyatrolar

Balık ve av donanımı

Kendi cinsine güçlü bağlılık

Kızlara, hayvanlar hakkında kitaplar

Erkeklere, kahramanlar hakkında kitaplar

Yukarıdaki yaş gruplarına göre hazırlanmış liste yalnızca ilgilerin başlangıcına göre düzenlenmiştir.

Örneğin, parmaklarla boyama

3-4 yaş arası grubunda listelenmiştir ki bu da hemen hemen bu faaliyet için başlangıç yaşı olarak düşünülebilir.

Özendirildiklerinde çocuklar doğal olarak daha büyük yaşlara kadar parmakla boyamayı sürdüreceklerdir.

Küplere, kasetlere, kitaplara ve gereçlere duyulan ilgi yukarıda işaret edilen başlangıç yaşlarından çok daha sonra da devam eder. Tanımlanmış olan oyuncak ve oyun faaliyetlerine düşünülebilecek yegane olanaklar, ne de her çocuğa sağlanması gereken oyun malzemeleridir.

Bu listenin amacı, daha çok geniş genel yaş gruplarındaki çocukların tipik ilgi alanlarına birer örnek oluşturmaktır.

Elektronik Oyuncaklar ve Bilgisayar Oyunları

Son yıllarda hızla artan elektronik oyuncak ilgisinin giderek tehlikeli boyutlarda yayıldığı dikkatimizi çekmektedir. Elektronik oyuncak ve bilgisayar oyunları, çocuğun dar bir mekanda sıkışıp kalmasına neden olan bireysel oyunlardır. Oysa bireysel oyun oynama çocukluğun ilk yıllarında aşılmış ve artış çocuk kollektif oyun oynama dönemine girmiştir. İşte çocuğu arkadaşlarından uzaklaştırmakla sosyal gelişimini olumsuz açıdan etkileyen elektronik oyuncaklar ve bilgisayar oyunları, ondaki yaratıcılık yeteneğinin gelişmesini de engellemektedir.

Dikkat, algı, gözel koordinasyonu ve muhakeme gibi bazı zihinsel işlevlerin gelişiminde yararları bulunmasına karşın, bu tip oyun ve oyuncaklar çocuğun gerçek anlamdaki oyun faaliyetini ve sosyal gelişimini olumsuz bir biçimde etkilemektedir.

Kız ve Erkek Çocuklar İçin Oyuncaklar

Üç yaşına kadar normal olarak erkek ve kız çocukların oyuncakları arasında ayırım yapılmaz. Her iki cinsin de kas kontrolü ve koordinasyonu için alıştırmaya ihtiyaçları vardır; her iki cinsin de iletişimin temel becerilerini öğrenmeleri gerekir. Çıngırak, tahtalı jimnastik, sarılınacak oyuncaklar, bebekler, küpler, itmeli oyuncaklar, mum boyalar, tahta çivi çakmalı tahtalar ve küçük çocukluktaki diğer oyuncaklar kız ve erkek çocuklar için eşdeğerdedirler. Üç yaşından sonra cinsiyet ayrılıkları daha belirginleşir ve bunun sonucu olarak da anababalar, zaman zaman, kız çocuğunun oynayacağı oyunu özellikle anneliğe ait işlevlerin canlandırılmasına yöneltirken, erkek çocuğun erkeksi tavır ve faaliyetlere hazırlanması gerektiği şeklindeki yanlış sanılara kapılırlar.

Kız ve erkeğin cinsel içgüdüleri, her birini anne ve babanın taklidini yapma yönünde dürtüler. Fakat her birinin büyüme ve gelişme için ihtiyaç duydukları beceri ve tecrübeler gene de büyük ölçüde aynıdır. Bunlar hem kızlar hem erkekler için aynı oyuncaklarlaitfa iye araçları ve bebekler gibi iyi bir şekilde sağlanabilir. Erkekler yapı oyuncaklarına, tren ve kamyonlara daha büyük bir eğilim göstereceklerdir. Aynı zamanda bebeklerle baba rolünün canlandırılması yolu ile bazı tecrübelere sahip olmak isteyeceklerdir. Dikme, örme ve yemek pişirme takımları ile bebek evleri kız çocuklara ileride gerekli olacak bir çok beceri konusunda tecrübe ve pratik kazandırırlar. Benzer şekilde, arabalar, yapı oyuncakları da erkek çocuğuna daha sonra ev işlerinde veya laboratuar donanımını kullanmada yararlı olacak el yatkınlığını kazanmada yardımcı olacaklardır.

Kız ve erkek çocuklar öğrenme, tecrübe ve oynama için aynı dürtülere ihtiyaç duyarlar. Ergenlik çağlarının başlangıcındaki kısa süre dışında, aynı kitapları okuyacak; aynı şiir ve müziği dinleyecek ve yaşamları boyunca benzer becerileri uygulayacaklardır. Okuryazarlık cinsiyet ayrımı tanımaz. Aynı yaştaki kız ve erkek çocukların gelişme oranlarında ve belli faaliyetler için hazır oluşlarında farklar olmasına rağmen faaliyetler yine de büyük çapta benzerdirler.

Kızların da erkeklerin de yaratıcı anlatıma ihtiyaçları vardır. Akılları ile olduğu kadar elleri ile de çalışmak gereğini duyarlar. Kullandıkları araçların büyüklerin geleneklerine göre erkek veya dişi olması hiç önemli değildir.

Oyuncak Satın Alırken veya Yaparken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Çocuk oyuncaklarını seçerken ve yaparken aşağıdaki noktalar gözönünde tutulmalıdır:

1-Oyuncak sade, ayrıntıları az, iyi zımparalanmış, sivri köşeleri yuvarlatılmış, pürüzü ve çatlağı olmayan malzemeden yapılmalı; oyuncağın sivri, keskin, kesici yanları olmamalıdır.

2-Oyuncak, çocuğun yaşına, gelişimine, ilgisine, gereksinimlerine uygun, boyuna göre ve kullanışlı olmalıdır.

3-Oyuncağın biçimi ve boyutları, kullanılacağı amaca ve oyun alanına uygun olmalıdır.

4-Çocuk, oyuncağı gördüğünde, onun yapısal özelliklerini ve kullanılışını kolayca anlayabilmeli, kendi başına çalıştırabilmeğidir.

5-Oyuncak, dayanıklı, sağlam olmalı, kolayca te mizlenebilmelidir.

6-Oyuncak, hava koşullarına ve uzun süreli kullanıma elverişli olmalı,

7-Oyuncağın yanıcı, parlayıcı nitelikleri olmamalı; boyası çıkmayan, parlak, canlı renklerde, zehirsiz boya ya da vernikle boyanmış olmalıdır.

8-Oyuncak göze hoş görünmeli, yapısı ve biçimi zevkli olmalıdır.

9-Oyuncak ele hoş gelmeli, dokunma duygusunu etkilemelidir.

10-Oyuncak, birden fazla çocuğun oynayabileceği nitelikte olmalı, paylaşma duygusunu desteklemelidir.

11-Çocuğun merakını, ilgisini, el becerilerini, girişimciliğini, yaratıcılığını, hayal gücünü etkilemeli, sorunlara çözümler bulmasını sağlamalı, çok yönlü kullanmaya uygun olmalıdır.

12-Kaslarını uyum içinde çalıştırmasına yardımcı olmalı ve hareket özgürlüğüne katkıda bulunmalıdır.

13-Çocuğun sözlü ifade, okumayazma ve matematik öncesi kavramlarını geliştirici nitelikte olmalıdır.Oynamasını sağlamanın ötesinde, çocukta gözlem, deneyim ve keşfetme isteğini uyarmalı, sosyal ilişkilerinin gelişmesine katkıda bulunmalıdır.

Çocuğunuzun oyuncaklarıyla güvenli bir şekilde oynaması için aşağıdaki hususları mutlaka aklınızda bulundurmanız gereklidir:

1-Boyalar: Beş yaşından küçük çocuklar için boyanmış, spreylenmiş veya boya cilalı tüm oyuncakların etiketlerinde, kullanılan boyaların içinde %1’den az kurşun bulunduğu veya zehirli olmadıkları belirtilmiş olmalıdır. Aynı şey çocuklar için hazırlanmış kumaş defterlerin boyanması için kullanılan mürekkepler için geçerlidir.

2-Doldurma veya şişirme oyuncakları veya diğer yumuşak, büyük cisimleri bebeğiniz uyurken yatağında veya oyun parkında bırakmayın.

3-Sıvıyla doldurulmuş diş kaşıma halkaları ve diğer oyuncaklar konusunda dikkatli olun. Sızıntı olup olmadığını sık sık kontrol edin. Sıvıların hastalık bulaştırıcı oldukları bilinmektedir.

4-Keçe oyuncaklar: Okul öncesi çocuklara renkli keçe oyuncaklar vermeyin. Bunların boyaları sabit değildir.

5-Pelüş oyuncaklar: Düğme gözleri ve kulakları kontrol edin ve tüm kurdele, zil, ip veya diğer parçaları sökün, çünkü bunlar bebek tarafından kopartılabilir.

6-Bebekler ve küçük çocuklar için oyuncaklar: Kendisi küçük olan veya küçük parçaları olan oyuncakları almayın, çocuk tarafından yutulabilir.

7-Tahta, metal ve plastik oyuncaklar: Oyuncak araba ve vagonların tekerleklerini kontrol edin ki koparılıp çıkarılmasınlar. Oyuncakları malzemenin sağlamlığı açısından kontrol edin. Kıymıksız olmalarını ve kenar ve köşelerini hafifçe yuvarlanmış olmasını garantiye alın. Çivilerle tutturulmuş tahta oyuncaklar almayın. Metal parçalarla tutturulmuş ince metal oyuncaklar almayın.

8-Yaş gruplaması: Çocuklara oynamak için yaşlarına uygun olmayan oyuncakları vermeyin. Yedi yaşındaki bir çocuk için güvenli olan bir oyuncak, üç yaşındaki için son derece tehlikeli olabilir.

9-Oyuncak sandıkları: Kapakları üstten açılan oyuncak sandıkları almayın. Bunlar çocukların ellerine veya başlarına düşebilir.

10-Çocuğunuzun evdeki, dışarıdaki, çocuk bahçelerindeki, yüzme havuzlarındaki ve plajlardaki oyunlarını denetleyin.

11-Evin dışındaki oyun alanlarınıözel likle eğer bunlar yol kenarlarına, göllere, havuzlara, nehirlere veya yüzme havuzlarına yakınsaçitle çevirin.

12-Hiçbir zaman garaj girişlerinde, kapı girişlerinde, kapı veya merdiven civarlarında oynamalarına veya oyuncaklarını buralarda bırakmalarına izin vermeyin.

13-Çocuğunuzun odası veya köşesi için tavan lambası sağlayın. Uzatma kordonlarının yerden geçmesini önleyin. Emekleme veya yeni yürüme çağlarındaki çocuğun erişebileceği tüm prizleri tıkayın.

14-Kırılmış oyuncakları atın veya onarın.

15Çocuklarınıza motorları açıkta olan kurmalı veya diğer mekanik oyuncakları vermeyin.

16-Tekerlekli araçları almadan önce dengelerini kontrol edin. Çocuğunuzun bisiklete korunmuş alanlarda, düz yerlerde ve oyun alanlarında binmesinde ısrar edin: Hiç bir zaman caddede gezmemelidir. Kavşaklardan geçmesine izin vermeyin.

17-Çocuğunuzun keskin, sivri veya kırılabilir cisimler taşırken koşmasına veya paten yapmasına izin vermeyin. Karşıdan karşıya geçerken veya merdivenlerden inip çıkarken patenlerini çıkarmasına özen gösterin.

18-Kızakların, vagonların, patenlerin sadece korunmuş alanlarda kullanılmasına özen gösterin. Çocuğun kızağını veya patenini bisiklete, arabaya veya herhangi başka bir araca bağlanmasına asla izin vermeyin.

19-Önemli güvenlik önlemlerini almak için fazla küçük olan çocuklara elektrikli tren gibi evdeki cereyandan yararlanacak elektrikli oyuncaklar vermeyin. Çocuğunuzun ellerinin ve yerlerin bu tip oyuncakları prize sokmadan öcne tümüyle kuru olmasına dikkat edin. Çocuklara hiçbir zaman ısı yaratan veya ısı gerektiren elektrikli mutfak gereçleri vermeyin. Bunlar pek güvenli değillerdir.

20-Çocuğunuzun demiryolları, elektrik jeneratörleri, dozer, çiftlik makinaları veya başka makinaların civarında; iskelelerde ve mendireklerde, kaya, kum ve talaş yığınları üzerinde; çöp bidonları, hurda yığınları, ahırlar, silolar, endüstri veya inşaat alanlarında; veya bozulmuş buzdolapları ile oynamalarına izin vermeyin.

21-Çocuğunuzun fişeklerle, kimyasal maddelerle, gaz maddelerle veya yüksek voltajlı donanımla, denetim altında olmaksızın ve tüm güvenlik önlemleri alınmaksızın oynamasına izin vermeyin. Örneğin epoksi tutkallar yüksek derecede zehrili ve kanserojedirler.

22-Çocuğunuzun ağaç evini, çocuklarını, odasını, atölyesini, laboratuarını ve diğer faaliyetlerini güvenlik açısından kontrol edin.

23-Evde olmadığı zamanlar çocuğunuzun nerede, kiminle olduğunu ve arkadaşlarının kimler olduğunu bilin.

24-Çocuğunuzun eline kesinlikle oynaması için sahici silah ve patlayıcı madde vermeyin.

25-Çocuğunuzun uçurtmasını iletken olmayan bir ip veya kordonla uçurmasına dikkat edin.

26-Çocuğunuza çocuk bahçesi donanımının güvenli ve uygun kullanımını öğretin. Bu donanımı başka çocuklar kullanırken bunlardan uzak duracak ve bunu dikkatle kullanacak olgunluğa erişmeden buralara gitmesine izin vermeyin. Büyük çocukları çocuk bahçelerinden, donanımdan ve kum havuzlarından uzak tutun, çünkü bunlar daha küçük çocukların kullanımı için yapılmışlardır.

27-Ne yapacaklarını bilecekleri olgunluğa erişinceye ve tehlike anında paniğe kapılmayacakları düzeye gelinceye kadar çocuklarınızı evde yalnız bırakmayın.

28-Yerdeki oyuncaklar: Küçük çocuğun oyuncaklarını oyunun bitiminde kaldırın. Büyük çocukların kullandıktan sonra kendi oyuncaklarını kaldırmaların sağlayın. Yerlere saçılmış oyuncaklar hem çocuklar, hem de büyükler için tehlikelidirler.

Oyuncakların Kullanılması ve Kullanılış Talimatları

Çocuk oyuncak için hazır ve oyuncak da kendi içinde büyük bir oyun potansiyeline sahip olsa bile, oyuncağın başarısı gene de çocuğa sunuluş şekline bağlıdır. Oyuncağın veriliş şekli çocuğun onunla oynayabileceği ve yaratıcı bir biçimde kullanılabileceği uzantıyı saptar.

Oyuncaklarla birlikte verilen kullanılış talimatları ne yazık ki pek yardımcı olmamaktadırlar. Bunlar normal olarak, esas amaçları olan çocukların randıman düzeyinin ötesinde, karmaşık örnekler gösterirler. Bazı ana babalar kullanılış talimatlarında son derece merak uyandırıcı biçimde resimlenmiş olan sonuçlardan bazılarını gösterme hevesine kapılırlar. Çocuk da normal olarak asık suratla ve sinirli bir şekilde onların yanında durur. Anababa işlerini bitirdiklerinde çocuk oyuncağa olan tüm ilgisini kaybetmiş olur.

Her oyuncak anababaya, oyuncağı çocuğa nasıl sunmak gerektiği konusunda öneriler getirmelidir. Yaşı ve tecrübesi ile yeterlik kazanmış bir çocuk, yeni bir oyuncağın yararlanılabilecek yeni kullanımlarını derhal görebilmelidir; ancak, eğer çocuğun oyuncağın tüm kullanımlarını keşfetmesi gerekiyorsa, anababanın ilgisi ve yol göstermesi gene de gereklidir.

On yaşındaki bir çocuğu önceden bir bilgisi veya tecrübesi olmaksızın bir kimya takımı vermek, bu oyun malzemesinin o çocuk için gerçekte yararsız olması demektir. Gerçekten, hazır olmadığı bir armağan, hazır olmadığı bir zamanda, o konuya gelecekte duyabileceği ilgiyi de engelleyebilir. Bu tip bir oyuncağın henüz olgunlaşmamış düzeyde verilişi onun kullanılışını kısıtlar. Çocuk onu kullanmadan, onunla oynamadan ve ondan bir şey öğrenmeden terk edecektir. Oysa çocuk eğer uygun bir şekilde hazırlanmış olsaydı, tecrübelerini genişletmesine katkısı bulunabilirdi.

Çocuğa kurulmuş bir elektrikli tren veya yarış otomobili vermek, çocuğun oyuna katılım olanaklarından çoğunu elinden alır. Çocuk transformatörün yanına oturacak ve trenlerin veya arabaların sadece daha hızlı veya daha yavaş gitmelerini sağlayacaktır. Eğer çocuk rayları kendisinin kurmasını özendiri lirse ancak o zaman onu ilgilendirecek ve sürekli meşgul edecektir. Kaba kartondan tüneller ve coğrafi şekiller oluşturabilir. Planını değiştirmek ve genişletmek için zaten sahip olduğu küpleri ve diğer oyuncakları kullanabilir. Yaratıcılığını ve hayal gücünü kullanarak ilaveler yapabilir. Transformatörün çalıştırılması oyunun ana bölümünün sadece normal bir parçasıdır. Oyuncağın uygun biçimde verilişi çocuğu çok çeşitli faaliyetleri merkezi bir ilgiye bağlama konusunda özendirecektir. Oyuna tam bir bağlılık için iyi yapılmış ve tasarlanmış herhangi bir oyuncak veya oyun faaliyeti bir araç olarak kullanılabilir. Bu, anababanın sunuş tavrına ve bir uzantıya kadar çocuklarının oyununa girme yolundaki arzularına bağlıdır.

Hayali Oyun ve Oyun Malzemeleri

Hayali oyun, 45 yaş çocuğunun en çok oynadığı bir oyun türüdür. Çocuklar hayali oyunda istedikleri kişiliğe kolayca girerler ve oyunu gerçekmiş gibi oynarlar. Gerçek hayatta çok sakin olan kız ya da erkek çocuklar hayali oyun sırasında, yırtıcı bir hayvan olabilirler. Yine bu oyun sırasında annenin, babanın, kardeşin rolüne, bebekliğe döndüklerini ya da büyüdüklerini hayal ederek, çeşitli yaşantılar içerisinde, kendilerini korkutan yaratıkları ya da olayları yeniden yaşarlar. Görüldüğü gibi hayali oyun, büyük ölçüde taklide ve sınırsız hayal gücüne dayalı, çocukların çeşitli sosyal ilişkileri yansıttıkları, kendilerini ifade ettikleri bir oyun türüdür.

Hayali oyun için çeşitli bebekler, dolgu oyuncaklar, oyuncak ev araç ve gereçleri, çeşitli boyutlarda bloklar, kuklalar, maskeler, elbiseler, şapkalar ve daha sayamıyacağımız kadar çok malzeme kullanılır. Bu hayali oyun araçları elimizdeki artık malzemelerle yapılabilir.

Evdeki Oyun Malzemeleri

Mukavva kutular, annenin dikiş sepetindeki bitmiş tahta makaralar, eski süpürge sopaları, kumaş parçaları, gömleklerden çıkan kartonlar, kesekağıtları, yumurta kartonları, kurdele ve düğmeler, atılmış daha bir sürü şey her evde bulunabilecek oyun malzemesini oluştururlar. Çoğu çocuk bu eskileri, bunların oyun değerini farkettiklerinden içgüdüsel olarak saklarlar. Birçok anababa bu şeylerin çocuk için neler ifade ettiklerinin ve bunların oyunda nasıl kullanılacaklarının farkında değildirler. “Bir sürü oyuncağın varken bu çöpleri niye”, şeklindeki anababa eleştirisi, birçok çocuğu en yararlı oyun malzemelerinin bazılarından mahrum eder.

Anababaya getirdiğimiz bu atılmış malzemeyi değerlendirme önerisi, tamamlanmamış bir “Nasıl oynanır”, projesinden çok daha değerlidir. Çocuklar oyun oynarlarken fikirleri birleştirerek biçimsel mantıktan daha iyi bir mantık yürütürler. Çocuğunun oynadığı oyunun ruhuna girebilmek için annebabanın bu tip birleştirmeleri yapmayı denemeleri gerekir. Bu yolla kendilerinin en masum ve sorumsuz bir çocuk kadar yaratıcı olduklarını göreceklerdir. Gelin, tahta makarayı dikiş sepetinden alalım ve bu makaranın oyunda çocuğa neler ifade edebileceğini görelim.

“Eğer makarayı yanlamasına koyarsam onu yuvarlarım, aşağı doğru yuvarlanıyor ama destek olmaksazın yukarı doğru yuvarlanmıyor. Şimdi makarayı tepesi üstü koyarım, ama o zaman yuvarlanamaz. Küplerimle inşa ettiğim binanın tepesinde bir su kulesi olabilir. Makarayı uzun bir tahtanın ucuna koyarak onu bir trenin bacası yapabilirim. Yaptığım bir sürü şeyin bacası da olabilir bu makara. Bir çok makarayı alıp kamyonuma koyabilirim. Şimdi fıçı oldular. Küplerimle uzun bir kızak yapıp makaranın daha uzun yuvarlanmısını sağlayabilir. Bir çeşit demiryolu yaptım. Makaranın deliğinden bir kalem sokup onun bir topaç gibi dönmesini sağlayabilirim. Makaraya bir ip parçası çivileyip ipi sararım. İpi saldığımda makara büyük bir hızla döner. Bir tür Yoyo buldum.”

Normal bir makarada büyük bir oyun potansiyeli vardır. Annebaba çocuğun hayal gücünü dürtüleyip evde mevcut olan malzemelerden nasıl yararlanabileceğini göstererek ondaki yaratıcı kıvılcımı ateşleyebilir.

Diğer bir örnek: Annebabanın bakkaldan aldıklarını taşırken kullandıkları mukavva kutu hemen hemen sınırsız oyun olanakları verir. İçine girip onun bir sandal, bir uçak, bir uzay gemisi veya bir otomobil olduğunu düşünebilirsizin. Kutuyu birçok şey haline sokabilecek, ilgisi yokmuş gibi görünen bir sürü malzeme ve oyuncak kullanabilirsiniz. İki küçükkutu bir treyler haline getirilebilir. Yan taraflara lumboz delikleri, çapa ve dalgalar çizerek, bir de süpürge sopası dikerek bir teknek yapabilirsiniz. Kutuyu kesip bunu sayısız proje için hammadde haline getirebilirsiniz.

Annebaba ve çocuk bir kez herşeyin taklit edilip keşfedilebileceği bir düşüncede birleştiklerinde çocuk tüm tecrübelerini oyunda canlandırabilir. Çocuk bir tecrübesini canlın dırırken yeni tecrübeler kazanabilir. Ona anında birtakım şeyler bulmak, yeni araç ve malzemeleri kullanmak, denemek ve yanılmak, tekrar denemek ve başarmak öğretilebilir.

Beraberce Kukla Yapalım

Kuklalar çok çeşitlidir, bunlar el kuklası, kesekağıdından kukla, parmak kuklası, yüzük kuklası, ipli kukla, gölge ve çomak kuklası gibi çeşitli isimler alır. Sizinle birlikte beraberce parmak kuklası yapalım.

Parmak kuklaları adından da anlaşılabileceği gibi parmağa takılarak oynatılan kuklalardır. Pekçok şekilde parmak kuklası yapılabilir. Eski bir “deri, plastik veya yün” eldivenin orta ve işaret parmakları yarıdan ya da dibinden kesilir. İstenilen karakterde kukla figürü karton üzerine çizilir; boyanır; etrafından muntazam kesilir; böylece kukla hazırlanmış olur. Kartondan parmak kuklası yapımı için parmak genişliğinde bir rulo yapılır ve yapıştırılır. Bu işlem için tuvalet kağıdının içinden çıkan rulolar da kullanılabilir. Sonra üzerine istenilen karakterler çizilerek boyanır. Yünlerden saçı yapılır. Başına kumaştan şapka yapılıp giydirilir. Artık yük ve orlon parçalarıyla da parmak kuklası örülerek kullanılabilir.

Yaratıcı Oyun ve Oyun Malzemeleri

Üç yaşından sonra çocuklar keşif ve icattan çok hoşlanırlar. Onlar için değişik yaratıcı bir ürün oluşturmak hem eğlenceli, hem de eğitici bir uğraştır. Bu nedenle çocuğa yeterli zaman, bol yer, yaş ve gelişimine uygun araç gereç ve malzemeler verilmeli, birşeyler yaratmasına olanak sağlanmalıdır. Yaratıcı etkinliklerden çocuk, malzemeleri kullanırken geniş el kol hareketleriyle, hatta bedeninin tüm üst kısmını hareket ettirerek çalışır. Özellikle resim ve boya yaparken, suyla oynarken, ya da birşey çakarken çocuğun ayakta durarak çalışmasına, kil ve benzeri yoğurma malzemelerini, kesme yapıştırma uğraşlarını sürdürürken oturmasına olanak sağlanmalıdır.

Yaratıcılığa yönelik oyun malzemelerine baktığımızda karşımıza şunlar çıkmaktadır.

1-Yoğurma Maddeleri : Tuz seramiği, kıl, kağıt hamuru, talaş hamuru, macun, plastrin, mum v.b.

2-Boya çalışmaları : Mum boya, kazıma çalışmaları, parmak boya, sulu boya, yağlı boya, ip boyası v.b.

3-Baskı çalışmaları : Sebze, sünger, fırça, yaprak, patates, el ve parmak baskıları.

4-Artık malzemelerle (kolaj) çalışmalar:

Çeşitli artık malzemelerin (hayvan tüyleri, kumaş parçaları, kabuklar, yaldızlı kağıtlar, çam kozalakları, şişe kapakları, kürdan v.b.) kağıt, karton, vazo, kavanoz v.b. üzerine yapıştırılmasıyla yapılan bir çalışmadır.

5-Kesme, yapıştırma işleri : Kağıt yırtma, kağıt katlama, kağıt kesme, kağıt yuvarlama, kağıttan süsler yapma.

Beraberce Parmak Boyası Yapalım

Parmak boyası her yaştaki çocuk için sevilen bir oyundur. Çocukların hem rahatlamalarını sağlar, hem de yaratıcılıklarını geliştirir. Çocuklar parmak boyasına önce bir parmağı ile başlar ve yavaş yavaş diğer parmaklarını da çalışmaya katarlar. Parmak boyasına başlamadan önce çocuğun üstünü kirletmesine engel olmak için önlük giydirilmeli dir. Parmak boyası tek tarafı parlak kağıtlara (takvim yaprağı) yapılabildiği gibi  kayganlık vermesi için  doğrudan düz renkli bir muşamba üstüne de yapılabilir. Kağıt veya muşamba çok hafif ıslatılarak çalışılır.

Parmak Boyasının Hazırlanışı:

1 ölçü çamaşır kolası

1 ölçü soğuk su

2 ölçü sıcak su

1/2 ölçü toz sabun

1 çay kaşığı talk pudrası

1 çay kaşığı toz boya

1 ölçü kola, 1 ölçü soğuk suda eritilir. Kaynamakta olan 2 ölçü suya karıştıra karış tıra ve azar azar ilave edilerek berraklaşıncaya kadar pişirilir. Daha sonra bu karışıma rendelenmiş sabun, talk pudrası, birkaç damla karanfil yağı ve toz boya ilave edilir ve soğumaya bırakılır.

Masaya oturan çocuğa çeşitli renklerde hazırlanmış parmak boyaları verilir. Renk seçimi çocuğa bırakılır. Çocuklar kağıt üzerinde boyalarla değişik çalışmalar yaparlar.

Benzer Yazılar:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir