8.Sınıf Lgs Türkçe Sözcükte (Kelimede) Anlam Konu Anlatımı





SÖZCÜKTE ANLAM (KELİMEDE ANLAM)

1.Gerçek( Temel Anlam)

2.Yan Anlam

3. Terim Anlam

4. Somut Anlam

5. Soyut Anlam

6.Çok Anlamlılık

7. Soyutlaştırma

8.Somutlaştırma

1.Gerçek Anlam (Temel Anlam)

*Bir sözcüğün aklımıza gelen ilk anlamıdır.(Sözlüğü açtığında karşına çıkan ilk anlamdır.)

Küçük parçalı oyuncaklar çocuğun boğazına kaçabilir.

Yaptığı heykel kırılınca oldukça üzüldü.

Tarladaki taşları toplamak oldukça güçtü.

Bütün çamaşırları yıkamış ve işleri bitirmişti.

Göle taş fırlatmayı çok severdi.

2. Yan Anlam

*Bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşmadan kazandığı anlamdır.

*Genellikle organ adlarının doğaya aktarılmasıyla olur.

*Gerçek anlamıyla görev, şekil benzerliği vardır.

Geminin burnu karaya oturmuş.

Testerenin dişleri körelmiş.

Yol ağzında bir kaza olmuş.

ÖNEMLİ BİLGİ: Gerçek anlamıyla somut olan bir kelime somut olan başka durumlar/nesneler için kullanılıyorsa kelime yan anlam kazanmış olur.(UNUTMA!)

ÖNEMLİ BİLGİ: Yan anlam müfredattan kaldırılmıştır yan anlamlı sözcükler gerçek anlam olarak kabul edilir.(UNUTMA!)

Aşağıdaki cümlelerde geçen yan anlamlı kelimeleri bulalım.

Bütün evraklar çekmecenin gözüne konuldu.

Tam yol ağzında çok büyük bir kaza olmuş.

3. Mecaz Anlam( Değişmece Anlam)

*Bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı anlamdır.

Film beni sarmadı, filmin devamını izlemeyeceğim.

Boş laflarla şimdiye kadar bizi oyaladı.

İki ülke savaşın eşiğine geldi sayılır.

Milli bayramların bu havasını seviyorum.

Bu kadar geniş olman vurdumduymazlığından mı kaynaklanıyor.

Bu davranışınla beni çok kırdığının farkında mısın?

Aşağıdaki cümlelerde geçen mecaz anlamlı kelimeleri bulalım.

Olaylara karşı kör ve sağırdı.

Ortalıkta savaş kokusu vardı.

Boş sözlerle beni oyalamayın.

Atölyeden etrafa ağır bir koku yayılıyor.

Ordumuz parlak bir zafer kazandı.

Arkadaşım bana yalan söyleyerek kalbimi kırdı.

İzmir’den gelen haber hepimizi yıktı.

Emel’in kardeşi çok tatlı.

Bu ağır sözleri ben hak etmedim.

Eserde çok süslü bir dil kullanılmış.

Gözlerindeki ışığı herkes görüyordu.

Soğuk bir karşılamadan sonra konuklar salona indi.

Kürsüdeki konuşmacı sözü uzatarak hepimizi sıktı.

Emir’in bugüne kadar sert harekette bulunduğunu kimse görmemiş.

ÖNEMLİ BİLGİ: Gerçekte somut olan bir kelime soyut olan başka durumlar için kullanılıyorsa kelime mecaz anlam kazanmış olur.

ÖNEMLİ BİLGİ: Deyimler ve atasözleri genellikle mecaz anlamlıdır. Bu sebeple bir cümlede deyim varsa mecaz anlam da var diyebiliriz. “Aşağıdaki cümlelerin hangisinde mecaz anlamlı bir kelime kullanılmıştır?” diye sorulduğunda öncelikle deyim kullanılan şık olup olmadığına bakmalıyız.(UNUTMA!)

UYARI: Benzetme ve ad aktarmasına dayalı mecazlarda somuttan soyuta gidiş değil, somuttan somuta gidiş vardır.

Aslanlarımız rakip takımı gole boğdu.

Gencecik fidan şehit düştü.

4. Terim Anlam

*Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan sözcüktür.

Bazı alanlara ait terimler şunlardır:

Matematik: Doğal sayılar, kare, polinom, karekök…

Tiyatro: Sahne, perde, kostüm, dublör…

Müzik: Nota, akor, sol anahtarı…

Coğrafya: Meridyen, ölçek, izohipss, Dünya, boğaz…

Resim: Portre, palet, tuval…

Futbol: Taç, faul, gol, sarı kart…

Tıp: Narkoz, apandis,dolgu, implant…

Türkçe: Zamir, noktalama işaretleri, ek, kök, fiilimsi…

Zekat, hac, ve namaz ilk öğrenilmesi gereken kavramlardır.

Oyuncular kostümlerini değiştirip ikinci perde için hazırlandılar.

ÖNEMLİ BİLGİ: Bir alanın, dalın veya konunun özel kelimeleri terimdir fakat alan, dal veya konu adları terim değildir. Matematik, coğrafya, tiyatro kelimeleri terim değildir ama üçgen, plato, sahne kelimeleri terimdir.

ÖNEMLİ BİLGİ: Bir cümlenin terim olup olmaması kullanıldığı cümleye göre değişir.

Camdan yansıyan ışık gözlerimi kamaştırdı. (Gerçek anlam)

Sanatçımız edebiyatımızın vazgeçilmez ışıklarından biridir. (Mecaz anlam)

Bugünkü dersimizde ışık konusunu işleyeceğiz.(Terim anlam)

Olaya bir de şu açıdan bakalım.(Mecaz anlam)

İkizkenar üçgenin taban açıları eşittir.(Terim anlam)

Aşağıdaki örnek cümlelerde terimlerin altı çizilmiş, ne terimi oldukları ayraç içinde belirtilmiştir.

Bazı ekler ünlü uyumlarına uymaz.( dil bilgisi)

İkinci rauntta rakibini nakavt etti.(basketbol)

Bazı sıfatlar zarf olarak da kullanılır.( dil bilgisi)

Yapılan basit bir faul için penaltı verdi.(futbol)

Çarpma ile bölme birbirinin tersidir.(matematik)

Dava ilk duruşmanın ikinci celsesinde bitti.(hukuk)

Aşağıdaki cümlelerde geçen terim anlamlı kelimeleri belirleyip ilgili olduğu terimleri karşılarına yazalım.

Siperleri takviye için görevlendirilmiş askerler geldi.

Hece ölçüsü bize ait bir ölçüdür.

Bugün derste zamirleri işledik.

Önüne bir tuval almış resim yapıyordu.

Aşağıdaki cümlelerde geçen altı çizili sözcüklerin anlam özelliklerini belirtiniz. (Gerçek, mecaz, terim)

1. Derste makalenin özelliklerini öğrendik.

2. Bu konuyla ilgili tüm makaleleri taradım.

3. Oldukça geniş, mis gibi kokan bir odaya girdim.

4. Atmosfer, gazlardan oluşan buhar tabakasıdır.

5. Zamanını bu kadar boşa harcarsan sonra çok üzülürsün.

6. Şarkının notaları tamamen birbirine girmişti.

7. Uzun, sarı saçlarını tarıyor; annesi gibi örmeye çalışıyordu.

8. Yaptıklarını bir yalanla örtmeye çalışıyordu.

9. Tamamlanmış cümlelerin sonuna nokta konur.

10. Golcü oyuncu, defansın bu hatasını affetmedi.

11. Buradaki küçük gölde çocuklar her sabah yüzerdi.

12. Uzun zamandan beri borç içinde yüzüyordu.

13. Ayağı olmayan göllerde tuz oranı yüksek olur.

14.O, kimseye ağız açtırmadı.

5. Somut Anlam

*Beş duyu organımızın(göz, burun, kulak, dil, deri) en az biriyle algılayabildiğimiz veya kavrayabildiğimiz anlamları ifade eden sözcüklerdir.

*Doğada var olan ve göremesek bile varlığını bir şekilde algılayabildiğimiz her şey somuttur.

Hava biraz serinledi, eve gidelim. (Dokunma duyu organımız, deri)

Biberin acısından ağzım yandı. (Tatma duyu organımız, dil)

Mis gibi lavanta kokusu alıyorum. (Koku alma duyu organımız, dil)

Müziğin sesini biraz kısar mısınız? (Duyma duyu organımız, kulak)

Yağmur, ince ince yağıyordu. (Görme duyu organımız, göz)

6. Soyut Anlam

*Beş duyu organımızın hiçbiriyle algılayamadığımız veya kavrayamadığımız anlamları ifade eden sözcüklerdir.

*Duygular, karekter özellikleri, soyuttur.(Soyut kavramlar doğada yoktur.)

Olanları anlatmaya cesaret edemiyordu.

Depremde korku dolu anlar yaşadık.

İnsanlık ihtiyacı olanlara yardım etmektir.

Aşağıdaki cümlelerde geçen soyut anlamlı kelimelerin altını çizelim.

Heyecanı artınca bir bardak su içti.

Endişeli gözlerle etrafına baktı.

Neşeli olduğu her halinden belliydi.

Hem çok dürüst hem de çok saygılıydı.

Emre’yi görünce mutlu oldu.

Hepimiz seninle gurur duyuyoruz.

İnsanlara iyilik yapmayı kim sevmez ki?

Aşağıdaki cümlelerde yer alan altı çizili sözcüklerin hangi anlamda kullanıldıklarını ilgili alana işaretleyiniz.(Somut/ soyut)

1. Rüzgârların sert estiği böyle havaları sevmiyorum.

2. Akıl, kullanalım diye verilmiş bir nimettir.

3. Karanlıkta uyumayı daha çok seviyorum.

4. Bazı sözler insanın içine huzur doldurur.

5. Aristo’ya göre umut, uyuyan insanın rüyasıdır.

6. Yüksek sesle konuşmandan rahatsız oluyorum.

7. Çanta çok ağır olmuş.

8. Son zamanlarda LGS rüyalarıma giriyor.

9. İnanç ve cesaret arasında küçük bir fark vardır.

10. Havuzda ördek yavruları yüzüyordu.

11. Aklıma çok güzel bir fikir geldi.

12. Bu elbise sana gerçekten çok yakışmış.

13. Dün çok güzel bir rüya gördüm.

14. Sofraya acı biberleri de getir.

15.İçimdeki endişe bana iyi gelmiyor.

16.Su o kadar soğuktu ki denize hiç girmedik.

17.Bu acı haber moralimi çok bozdu.

PRATİK BİLGİ: Bazen beş duyu organıyla algılayabildiğim mi somuttu ya da algılayamadığım mı somuttu diye ikilemde kalabilirsin. Somut sözcüğünü simit ile ilişkilendirmen(sessiz harfler aynı) sana bu konuda yardımcı olacaktır. Simit algılanabilir o halde somut da algılanabilendir.

7. Çok Anlamlılık

*Bir sözcüğün birden çok anlamı ifade edecek şekilde kullanılmasıdır.

Ara:

İki ders arası bir hayli kısaydı.(Zaman)

Ankara ve Erzurum’un arası hızlı trenle oldukça kısaldı. (Mesafe, uzaklık)

Açılmak:

Gemi dumanı tüterek yavaş yavaş açıldı. (kıyıdan uzaklaşmak)

Elbisemin rengi yıkandıktan sonra açılmış. (renk koyuluğunu yitirmek)

Yeni pantolonumun dizi açıldı. (delinmek, yırtılmak)

Ayşe’nin tek derdi bana açılmakmış. (duygularını biriyle paylaşmak)

Bizim sokağa fırın açıldı. (açma işine konu olmak)

SORU: 1.Mangalı yakmak için çırayı tutuşturdu.

2. Topladığımız çalı çırpıyı tutuşturdu.

3. Mumu kibritle tutuşturdu.

4. Çocuğun eline on lira harçlık tutuşturdu.

“Tutuşturmak” sözcüğü numaralanmış cümlelerin hangisinde diğerlerinden farklı anlamda kullanılmıştır?

A) 1 B)2 C)3 D)4

SORU: Aşağıdakilerin hangisinde “işletmek” sözcüğü “şaka yoluyla birini kandırmak veya onunla eğlenmek” anlamında kullanılmıştır?

A) Trenlerimizi kömürle işletiyorduk.

B) Buradan çıkartılan ham maden Aliağa’da işletiliyor.

C) Adamcağızı işletip kahkaha atıyorlardı.

D) Oteli, İTÜ’den mezun olan bir mühendis işletiyor.

SORU: Aşağıdakilerden hangisinde “dağılmak “ sözcüğünün cümleye kattığı anlam yanlış verilmiştir?

A) Akşama doğru yoğun sis dağıldı. (Yavaş yavaş kaybolmak, yok olmak)

B) Toplantı bitince herkes evine dağıldı.(Parçalanarak yayılmak, ufalanmak)

C) Golden sonra takım iyice dağıldı. (Birliği, beraberliği bozulmak.)

D) Yel estikçe kıvırcık saçları dağılmıştı. (Karışık duruma gelmek, düzeni bozulmak)

2019 LGS:

1. Tedirgin etmek, sataşmak

2. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek

3.İlişkin olmak, ilgili olmak, değinmek

“Dokunmak” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde numaralanmış anlamlarından herhangi biriyle kullanılmamıştır?

A) Masanın üzerindeki evraklara kimse dokunmasın.

B) Bugün ona dokunmayın, keyfi yerinde değil.

C) Bu konuya dokunduklarını pek görmedim eleştirmenlerin.

D) Hiçbir şiirin bana bu kadar dokunduğunu hatırlamıyorum.

PRATİK BİLGİ: Bir sözcüğün kaç farklı anlamda kullanıldığını belirlerken sözcük eğer isimse aklına gelen ilk sözcükleri, sözcük gruplarını yaz kaç sözcük kullanabiliyorsan o kadar fazla anlamda kullanılmıştır. Sözcük eğer fiilse fiilin yapılma şeklini gözünün önüne getirmeye çalış kaç farklı eylem yani hareket varsa o kadar sayıda anlam vardır.

UYARI: Çok anlamlılık sınavlarda çok çıkmaktadır. Bu konuyu çok iyi kavramalısın.

8. Somutlaştırma

*Tek başına soyut olan bir kelimenin kişileştirme ya da benzetme yoluyla somut gibi kullanmaktır.

Yalnızlık adım adım takip ediyor bizi.(Yalnızlık insan gibi kullanılmış)

Yemeğe bir tutam sevgi katmalıydın. (sevgi tuz, baharat gibi kullanılmış.)

Hayallerini rüzgâra savurdu, kaybedecek bir şeyi yok.(Hayalleri rüzgara savurabilecek bir nesne gibi kullanmış.)

Yıllardır umut ekiliyor bu topraklara.(Umudu tohum gibi kullanmış)

9. Soyutlaştırma

*Tek başına somut olan bir sözcüğün mecaz anlam kazanarak ya da yapım eki alarak soyut anlam ifade edecek şekilde kullanılmasıdır.

* İçinde mecaz anlamlı sözcük bulunan şıklara dikkat etmeliyiz.

ÖRN: Bu işin üstesinden gelebilmek için bir yol bulmalıyım.(yol kelimesini yöntem yerine kullanmış.)

ÖRN: İnsanlık ölmüş, kimse kimsenin halinden anlamıyor. (iyilik)

ÖRN: Bizi çok sıcak karşıladılar. (samimi, içten)

ÖRN: Yaşanan gelişmeleri bu çerçevede değerlendirmeliyiz.

SÖZCÜKLER ARASI ANLAM İLİŞKİLERİ

1.Eş Anlamlı Kelimeler(Anlamdaş Kelimeler)

2. Yakın Anlamlı Kelimeler

3. Eş sesli Kelimeler (Sesteş Kelimeler)

4. Zıt (Karşıt) Anlamlı Kelimeler

5. Genel ve Özel Anlamlı Sözcükler

6. Nitel ve Nicel Anlamlı Sözcükler

7. Yansıma Sözcükler

8. İkilemeler ve İkilemelerin Cümleye Kattığı Anlamlar

9.Pekişitirme

10.Küçültme

11.Ad Aktarması

12. Dolaylama

13. Deyim Aktarması

1. Eş Anlamlı Sözcükler(Anlamdaş Sözcükler)

* Farklı sözcük olmalarına karşın aynı anlamı taşıyan kelimelerdir.

* Eş anlamlı kelimeler aynı anlamda olduğundan biri diğerinin yerine kullanılabilir.(Deyimler ve atasözleri hariç)

ÖRN: Hekim az önce gitti. (Doktor az önce gitti.)

UYARI: Atasözleri ve deyimler kalıplaşmış olduğu için asla atasözlerinde ve deyimlerde kullanılan sözcüklerin yerine eş anlamlılarını getiremeyiz.(UNUTMA!)

Bazı sözcükler ve eş anlamlıları:

Ahenk: Uyum Esir: Tutsak Ak: Beyaz Ek: İlave

Alaka: İlgi Bağımsız: Hür Yel: Rüzgâr Hemen: Derhâl

Ayrıcalık: İmtiyaz Teklif: Öneri Özgün: Orijinal Tane: Adet

Bellek: Hafıza Eleştiri: Tenkit Model: Örnek Şehir: Kent

Berrak: Duru Konu: İçerik Uzak: Irak Sağlık: Sıhhat

Tümce: Cümle İmtihan: Sınav Muallim: Öğretmen

Sözcük: Kelime Sene: Yıl Gökyüzü: Sema

Fiil: Eylem Olanak: İmkân Sebep: Neden

Çehre: Yüz Deprem: Zelzele Koşul: Şart

İstiklâl: Bağımsızlık Zaman: Vakit Hatıra: Anı

İstikbal: Gelecek Mektep: Okul Us: Akıl

Çehre: Yüz Hediye: Armağan Kanıt: Delil

Şuheda: Şehitler Ödül: Mükâfat Ehemmiyet: Önem

Sema: Gökyüzü Cevap: Yanıt Yapıt: Eser

Uçak: Tayyare Siyah: Kara Duygu: His

Hekim: Doktor Kalp: Yürek Muhabbet: Sevgi

Misafir: Konuk İleti: Mesaj Talebe: Öğrenci

Sonbahar: Güz Dil: Lisan Düzey: Seviye

Konut: Ev Bellek: Hafıza Vücut: Beden

Matem: Yas Uygarlık: Medeniyet Kaygı: Endişe

Mazi: Geçmiş Millet: Ulus Vakit: Zaman

Hikâye: Öykü Yoksul: Fakir Sene: Yıl

Sohbet: Söyleşi Varsıl: Zengin Tecrübe: Deneyim

Talebe: Öğrenci Al: Kırmızı Mühim: Önemli

ÖNEMLİ BİLGİ: Eş anlamlılık kelimenin cümledeki kullanımına göre değişebilir. İki kelime birbirinin yerine kullanıldıklarında cümlenin anlamı bozulmuyorsa eş anlamlılık söz konusudur.

ÖRN: Tören davetiyeleri kısa sürede tükendi.(Tören davetiyeleri kısa sürede bitti.)

Programımız bitti, katıldığınız için teşekkürler. (Programımız tükendi- olmuyor.)

AÇIKLAMA: Yukarıdaki birinci cümlede kullanılan “tükendi” sözcüğü ile” bitti “sözcüğü birbirinin yerine kullanılabildikleri için eş anlamlıdırlar. Ancak ikinci cümledeki bitti ile tükendi birbirinin yerine kullanılamadıkları için eş anlamlı değillerdir.

2. Yakın Anlamlı Sözcükler

*Anlam olarak birbirine benzeyen ancak birbirinin yerini tam tutmayan kelimelerdir.

Yakın anlamlı kelimeler:

Mal: Mülk

Eş: Dost

Yalan: Yanlış

Doğru: Dürüst

Arkadaş: Dost

Basmak: Çiğnemek

Mutluluk. Sevinç

Beklemek. Durmak

Gece: Karanlık

Yakın Anlamlı Kelime Grupları

Hemen hemen= Neredeyse =Yaklaşık olarak Günden güne: Gittikçe

İkide bir= Sürekli= Sık sık Günaşırı: İki günde bir

Aniden= Birdenbire

Ara sıra= Bazen

Her geçen gün= Gün geçtikçe

Eninde sonunda= Er geç

3. Karşıt(Zıt) Anlamlı Kelimeler

*Anlamları birbirinin tam tersi olan iki kelimedir.

Karşıt Anlamlı bazı sözcükler:

Kuru: Yaş Yakın: Uzak Mutlu: Üzgün

Almak: Vermek Güzel: Çirkin Ağlamak: Gülmek

Sert: Yumuşak Yaz: Kış İyi: Kötü

Mağlup: Galip Tatlı: Acı Süslü: Sade

Küçük: Büyük Yanlış: Doğru Düzenli: Dağınık

İleri: Geri Kötü: İyi

Negatif: Pozitif Gerçek: Yalan

İnce: Kalın Yavaş: Hızlı

Pahalı: Ucuz Büyük: Küçük

Satış: Alış Sığ: Derin

Gelmek: Gitmek Zengin: Yoksul

Eski: Yeni Gece: Gündüz

Oturmak: Kalkmak

Yaşlı: Genç

Aşağıdaki altı çizili kelimelerin zıt anlamlarını yay ayraç içerisine yazalım.

1. İyimser kişiler mutluluğu kolay yakalar.

2. Bir korkak, bir orduyu bozar.

3. Ali’nin çok hızlı bir bilgisayarı var.

4. Onun çok akıllı biri olduğunu söylüyorlar.

5. İçi boş kovanın burada ne işi var?

6. Çürük meyveleri ayrı bir sepete koyalım.

7. Binanın giriş kapısında bir bekçi vardı.

ÖNEMLİ BİLGİ: Bir cümlenin karşıt anlamlısı kullanıldığı cümlelere göre farklılık gösterebilir.

ÖRN: O, açık renk elbiseleri tercih ediyor. (Koyu)

ÖRN: Açık havada gezmeyi çok severim.(kapalı)

ÖRN: Saat 12. 30’da evden çıktı(girmek)

ÖRN: İhtiyar adam yokuşu kolayca çıktı.(inmek)

ÖNEMLİ BİLGİ: Karşıt anlamlı sözcükler farklı sözcükler olmalıdır. Bir sözcüğün olumsuzu onun karşıt anlamlısı değildir.

ÖRN: Gelmek sözcüğünün karşıtı gelmemek değildir gitmektir.

Güzel sözcüğünün karşıtı güzel değil değildir çirkindir.

ÖNEMLİ BİLGİ: İki sözcüğün karşıt olması için aynı anlamda kullanılması gerekir. Biri mecaz diğeri gerçek anlamlı iki kelime karşıt olamaz.

ÖRN: Boş sözlerle hepimizi oyalıyordu.(Mecaz)

Dolu poşetleri taşımakta güçlük çekiyordu.(Gerçek)

AÇIKLAMA: Yukarıdaki cümlede boş sözcüğü mecaz anlamla kullanılmıştır ancak dolu sözcüğü gerçek anlamla kullanılmıştır. O halde bu iki kelime karşıt anlamlı olamaz.

4. Eş Sesli Kelimeler( Sesteş Kelimeler)

*Farklı anlamları olmalarına rağmen sesleri(yazılış ve okunuşları) aynı olan sözcüklerdir.

*Sesteş sözcükler genellikle bir kullanımı isimken diğer kullanımı fiildir.

Bazı sesteş kelimeler:

El, çay, ben, saz, arı, dil, bin, kır, yüz, at, dolu, aç, geç, al, ak, kara, gül, dolu, ek, kız, kaç, taş, karış, yer, yıl, soluk, çay, sağ, gözleme, düş….

ÖNEMLİ BİLGİ: Bir sözcüğün mecaz anlamlısı ya da yan anlamlısı o sözcüğün eş seslisi değildir.( UNUTMA!)

ÖRN: Gözü ağrıyordu, doktora gitti.(gerçek)

ÖRN: Masanın gözü çok kirliydi(yan anlam)

ÖRN: Adamın yüzü bana yabancı gelmedi(gerçek)

ÖRN: Yorganın yüzünü değiştirmek gerekir.(yan anlam)

ÖRN: Bırak o yüzsüzü , utanma nedir bilmez o! (mecaz)

ÖNEMLİ BİLGİ: İki sözcüğün eş sesli olması için anlamlarını birbirinden tamamen farklı olması gerekir.

ÖRN: Yazar gençliğinde şiirde yazmış ama sonraları sadece öykü yazmış. (Eş sesli değil)

Soluk benizli yaşlı adam güçlükle soluk alıp veriyordu. (Eş sesli)

AÇIKLAMA: Yukarıdaki birinci örnekte geçen “yazmış” sözcüğü eş sesli değildir. Çünkü anlamlar aynıdır. Ancak ikinci örnekte geçen soluk sözcüğü eş seslidir çünkü anlamlar farklıdır.

AÇIKLAMA: Yukarıdaki ikinci örnekte kullanılan göz yan anlamlıdır. Bu sebeple eş sesli olamaz.

PRATİK BİLGİ: Sesteş sözcükler genellikle hem fiil hem de isim olarak kullanılabilen kelimelerdir. Bir sözcüğün sesteş olup olmadığını belirlerken öncelikle o kelimenin isim olarak birden fazla kullanımının olup olmadığına bakmalı ardından kelimeye”-mak/-mek” eki de getirerek fiil olarak kullanılıp kullanılmadığına bakmalıyız.

Aşağıdaki cümlelerde yer alan sesteş (eş sesli) sözcüklerin altlarını çizelim ve örnekteki gibi eş sesli olacak şekilde bir cümle kuralım

Irmağı geçmek için bir sal yaptı. ( Onun ağzından laf alamayacağını anlayınca onu saldı.)

Şu pencereyi aç da içeriye temiz hava girsin.

Elindeki kuru dal parçasını kendine at yaptı.

Babam geç saatlere kadar çalışıyordu.

Baharda doğayı kır çiçekleri sarar.

Ben, dolu yağışını ilk kez burada gördüm.

Yaz gelince buranın nüfusu artar.

Yıkılan konak yüz yıl önce yapılmış.

Şuraya derin bir kuyu kaz.

UNUTMA: Her sözcüğün eş anlamlısı, eş seslisi, karşıt anlamlısı yoktur.

5. Genel ve Özel Anlamlı Sözcükler

A) Genel Anlamlı Sözcükler

*Söylenişte tekil olmasına rağmen bir türün bütün elemanlarını kapsayan sözcüklerdir.

*Anlamca geniştir/büyüktür.

B) Özel Anlamlı Sözcükler

* Anlam olarak dar kapsamlı sözcüklerdir.

Aşağıdaki kelimeleri genelden özele doğru sıralanmıştır.

Varlık- canlı- insan- kadın

Ülke- şehir- Iğdır- Aralık

Yıl- mevsim- ay- hafta- gün

Aşağıdaki sözcükler özelden genele doğru sıralanmıştır.

Papatya- çiçek- canlı- çiçek

Köpek- hayvan- canlı- varlık

ÖRN: En sevdiğim meyve çilektir.(Genelden özele)

ÖRN: Çilek en sevdiğim meyvedir. (Özelden genele)

Aşağıdaki kelimeleri genelden özele doğru sıralayalım.

Çam- ağaç- bitki- varlık- canlı

Paragraf- metin- cümle- harf- kelime

Aşağıdaki cümlelerin genelden özele mi özelden genele mi doğru olduğunu örnekteki gibi belirleyiniz.

Keklik, yenilebilen bir kuştur. (Özelden genele)

Canlılar arasında insanın çok özel bir yeri vardır.

Karadeniz en çok orman olan bölgelerdendir.

Yazısının son paragrafında yazar bir benzetme yapmış.

Yılın son ayı da yağışlı geçiyor.

Ormanda ağaç kesenlere ceza verdiler.

Aradan günler, aylar, yıllar geçti.

Kelime, hece, harf sırasına dönüldü.

Roman en çok okunan edebiyat türüdür.

Kuşlardan en çok atmacayı severim.

Aşağıdaki altı çizili kelimenin genel mi özel mi olduğunu belirtelim.

Çocuklar evin neşe kaynağıdır. (Bütün çocuklar olduğu için geneldir.)

Pelin elindeki kitabı masaya bıraktı. (Belirli bir kitaptan bahsettiği için özeldir.)

Parklar, güvenli oyun alanlarıdır.

Köpek, sadık bir dosttur insana.

Yeni aldığı topuyla oynuyordu.

Sahilde yürürken telefonu çaldı.

Dizi, izlemek zamanı boşa harcamak gibi.

Bahçedeki tavşanlara havuç verdik.

Öğretmen, öğrencisine ışık olan kişidir.

Gazete; toplumun, gözü, kulağı, sesidir.

Gazete, bu konuyla ilgili bir haber yapmış.

Öğretmen, bu olaya karışmadı.

Öğretmen, hayatını öğrencilere adar.

6. Sözcük İlişkileri

*Bazı sözcükler arasında belli bir anlam ilişkisi vardır.

Uzak-yakın(zıt anlamlı kelimeler)

Vatan- yurt (eş anlamlı kelimeler)

Doğru- dürüst (yakın anlamlı kelimeler)

*Kimi sözcükler niteliğine göre anlamca aynı grupta yer alır.

Sandalye- koltuk- kanepe (aynı işlev)

*Kimi sözcükler arasında değişik anlam ilişkileri kurulabilir.

Süt- peynir (hammadde- ürün ilişkisi)

Aşağıdaki sözcük çiftlerinden hangisinde “kalem- kâğıt” arasındakine benzer bir ilişki vardır.

A) Mutfak- dolap

B) Fırça- boya

C)Kelebek- çiçek

D) Pilot- uçak

7. Nitel ve Nicel Anlamlı Kelimeler

A)Nicel Anlamlı Kelimeler

*Sayılabilen, ölçülebilen bir özelliği ifade eden sözcüklerdir.

*Nicel ifadeler; metre, kilometre, kilogram şeklinde ifade edilebilir.

ÖRN: Bu ağır çantayı nasıl taşıyorsun?

B)Nitel Anlamlı Kelimeler

*Sayılamayan, ölçülemeyen bir özelliği ifade eden kelimelerdir.

*Nitel kelimeler; metre, kilometre, kilogram şeklinde ifade edilemez.

ÖRN: Bu ağır sözleri kimse kaldıramaz.

Aşağıdaki altı çizili kelimelerin nitel mi nicel mi olduğunu belirleyelim.

Birkaç kuzu çayırda otluyordu.

Renkli misketlerimden birini kaybettim.

İnce dilimlediği ekmekleri kızarttı.

Kısa boylu bu genci tanıyor musun?

Masadaki beyaz balonları sen şişir.

Kuru odunlar yağmurda ıslanmış.

Bahçeye dört tane fidan diktik.

Işık, görmemizi sağlayan önemli bir olgu.

Gaz lambası, eski bir aydınlatma aracıdır.

İnsanlar etrafı aydınlatmak için birçok mum çeşidi kullanmıştır.

Bu ağır çuvalları nasıl taşayacaklar?

Yüksek binaların arasından deniz çok zor görünüyor.

Cimri insanlar her yerde dışlanırlar.

Bu kadar lezzetli yemekler yememiştim.

8. Yansıma Sözcükler

*Doğadaki seslerin taklit edilmesiyle oluşan sözcüklerdir.

*Yansıma sesler mutlaka kulak yoluyla algılanması gerekir.

*Yansıma sözcüklerin kökü mutlaka isim olmalıdır.

İnsanlara özgü yansımalar:

Şık: Çocuk parmağını şıklattı.

Hor: Babam yine horluyor.

Hapşır: Bebek hapşırdı.

Hayvanlara özgü yansımalar:

Miyav: Kedi miyavlaması duyuyorum.

Hav: Köpek yabancılara havlıyor.

Me: Kuzular meleşiyor.

Cik: Kuşlar cik cik ötüyor.

Cansız varlıklara özgü yansımalar:

Gür: Gök gürlüyor.

Şırıl: Su şırıltısı huzur veriyor.

Hışır: Poşetin hışırtısı rahatsız etti.

Çat, pat, güm, cız…

Araçlara özgü yansımalar:

Cuf: Tren, cuf cuf yaparak gitti.

Zır: Alarmın zırıltısına uyandım.

Pat: Aracın lastiği patladı.

ÇOK ÖNEMLİ: Yansıma sözcükler bulunurken kelimenin köküne bakılır, ek almış haline bakılmaz.

ÖRN: Sokağın gürültüsü hepimizi rahatsız etti.

AÇIKLAMA: Yukarıdaki cümlede gürültü yansıma sestir çünkü kökü “gür” dür ve gür diye bir ses doğada vardır.

DİKKAT: “ Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yansıma ses kullanılmamıştır?” diye bir soru sorulursa ve şıklarda “ötmek, kişnemek, ışıl, pırıl” sözcükleri varsa o şıkkı işaretlemeliyiz. Çünkü bu dört sözcük yansıma değildir fakat yansıma seslerle çok fazla karıştırılır.(UNUTMA!)

Aşağıdaki cümlelerde kullanılan yansıma sözcüklerin altını çizelim.

Bir aslan miyav dedi, minik fare kükredi.

Radyo çok cızırtılı olduğundan haberleri dinleyemedik.

Tavan arasından gelen tıkırtılar beni korkutmuştu.

Şelale gürül gürül akıyordu.

Uyurken sinek vızıldaması beni rahatsız etti.

Çayın suyu fokurdayınca demleyebilirsin.

Fırından çıtırtı sesleri geliyordu.

Ağaçtaki kuşlar neşe içerisinde ötüşüyor.

Musluktan tıp tıp su damlıyordu.

Rüzgârın uğultusu ürkütüyordu bizi.

Güm güm vur davulcu davula.

Önceleri horul horul uyuyordu, tedaviden sonra mışıl mışıl uyuyor.

Kuzular meliyor, kediler miyavlıyor.

Suyun şırıltısı uykumu getirdi.

Leyleklerin çıkardıkları lak lak sesleri çok dikkat çekicidir.

Televizyondan gelen hışırtı çok rahatsız ediciydi.

Balon patlayınca çok korktuk.

Kapının gıcırtısı hepimizi uyandırdı.

Ocaktaki tencere fokur fokur kaynıyor.

Çatıdan bir çatırtı geliyor.

ÖNEMLİ BİLGİ: Yansımaların mutlaka doğadaki bir sesin karşılığı olması gerekir.

ÖRN: Hava ışıl ışıl, pırıl pırıldı. Kuşlar ötüşüyordu.

AÇIKLAMA: Yukarıdaki altı çizili kelimeler doğadaki herhangi bir sesin karşılığı olmadığı için yansıma değillerdir.( Yansıma sözcüklerin kökü isimdir, “ötmek” zaten fiili . Yansıma sesler kulak yoluyla algılanması gerekir, ışıl ve pırıl sözcükleri görme duyusuyla algılanıyor. Doğada böyle sesler yoktur.)

9. İkilemeler

*Aynı kelimelerin tekrar edilmesi veya anlamları birbirine yakın, karşıt olan ya da sesleri birbirine benzeyen iki kelimenin yan yana kullanılmasıyla oluşan kelime gruplarına ikileme denir.

*İkilemeler anlam bakımından tek kelime gibi işlem görür. Sorulan bir soruya grup olarak cevap verir.

*İkilemelerin en büyük işlevi anlamı kuvvetlendirmektir.

Çoluk çocuk, doğru dürüst beslenemiyor.

Kim Nasıl

İkilemelerin Oluşumları:

*İkilemeleri oluşturan kelimeler arasında anlam ve ses olarak şu özellikler görülür:

1. Aynen tekrarlı ikilemeler:

Güle güle, avuç avuç, ağır ağır…

2. Eş ya da yakın anlamlı kelimelerle kurulanlar:

Sorgu sual, kılık kıyafet, , eş dost, yalan yanlış, doğru dürüst…

3. Karşıt anlamlı kelimelerle kurulanlar:

Er geç, aşağı yukarı, iyi kötü…

4. Biri anlamlı biri anlamsız kelimeyle kurulanlar:

Eski püskü, eğri büğrü, kitap mitap…

5. İki anlamsız kelimeyle kurulanlar:

Eciş bücüş, ıvır zıvır, abur cubur, abuk sabuk…

6. Yansıma kelimelerle kurulanlar:

Şakır şakır, çatır çutur, şırıl şırıl, horul horul, mışıl mışıl…

7. Hal ekleriyle kurulanlar:

Günden güne, yan yana, baş başa…

ÖNEMLİ BİLGİ: İkilemeler üç ikileme (altüst, birdenbire, gitgide) hariç ayrı yazılır ve ikilemelerin arasına hiçbir noktalama işareti girmez.

Ağır, ağır ilerliyordu.(Yanlış)

Ağır ağır ilerliyordu.(Doğru)

ÖNEMLİ BİLGİ: Yalnızca üç ikileme bitişik yazılır: 1. itgide 2. Birdenbire 3. Altüst.

Aşağıdaki cümlelerde geçen ikilemeleri örnekteki gibi belirleyelim ve oluşum şekillerini yazalım.

Orada yaşadığım acı tatlı günleri unutamam.(Zıt anlamlı kelimeler)

Cadde üzerinde tek tük açık dükkânlar vardı.

Altı üstü bir yarışma, abartmaya gerek yok.

Kulübe uzun uzun çam ağaçlarının altındaydı.

Küçük çocuk takır takır öksürüyor.

İki güreşçi başa baş güreştiler.

Türkçe öğretmenimiz tane tane konuşur.

Gelirken fırından çıtır çıtır simit aldım.

Hâlâ mışıl mışıl uyuyor.

Merdivenleri hızlı hızlı çıkıyordu.

Kılık kıyafete önem verilir.

Ses seda çıkarmadan gitmiş buralardan.

10. Pekiştirmeli Sözcükler

* Sözcüğün ilk hecesine “p, r, s, m” seslerini getirerek sözcüğü güçlendirmektir.

*Pekiştirme yapılırken kelimenin başına hece gelir.,

*Pekiştirmede sözcüğe pek/çok anlamı kazandırılır.

Pekiştirme yapılırken:

1. Sözcüğün ilk ünlüsüne kadar olan bölüm alınır.

2. “p, r, s, m” harflerinden biri getirilir.(PıRaSaM)

3. Sözcük aynen yazılır.

Boş: Bomboş Mor: Mosmor

Islak: Ipıslak Sarı: Sapsarı

Temiz: Tertemiz Sağlam: Sapasağlam

Mavi: Masmavi Genç: Gepgenç

ÖNEMLİ BİLGİ: Pekiştirmeler her zaman bitişik yazılır çünkü pekiştirilmiş bir sözcük iki ayrı kelimeden oluşmaz. Sadece kelimenin başına kelimeyle uyumlu hece getirilerek yapılır. (İkilemeler ayrı sözcük olduğundan ayrı yazılırdı, hatırla!)

11. Sözcükte Küçültme

* Sözcüğün sonuna “-cık, -cağız, -ce, -msi, -mtrak” ekleri getirerek sözcüğün anlamını daraltmaktı.

*Küçültme yapılırken sözcüğün sonuna hece gelir.

*Küçültme yapılırken sözcüğe “tam değil “anlamı kazandırırız.

Mavimsi bir kazak giyinmişti.(Tam mavi değil.)

Yeşilimtırak koltuklar oldukça göz alıcıydı. (Tam yeşil değil.)

Genişçe bir odaya açılıyordu salonun kapısı.( Tam geniş değil.)

UYARI: Pekiştirme ile küçültme karıştırılabilir. Ancak pekiştirmelerde sözcüğün başına, küçültmelerde sözcüğün sonuna ek getiririz. Ayrıca pekiştirmede “pek, çok” anlamları varken küçültmede “tam değil” anlamı vardır.

Sözcük Pekiştirme Küçültme

Dar Dapdar Daracık

Güzel Güpgüzel Güzelce

Sıcak Sımsıcak Sıcacık

Kalın Kapkalın Kalınca

Pembe Pespembe Pembemsi

11. Dolaylama

* Tek sözcükle belirtilebilecek bir kavramı birden fazla sözcükle anlatmaktır.

*Dolaylama yapılmasının amacı kavramı güçlü ve etkin bir şekilde ifade etmektir.

Atatürk: Ulu önder Turizm: Bacasız sanayi Beyaz perde: Sinema

Simit: Memur kebabı Pamuk: Beyaz altın Ekmek kapısı: İş

Kaleci: File bekçisi Isparta : Güller diyarı Sanat Güneşi: Zeki Müren

Aslan: Ormanların kralı Tarkan: Mega Star Sezen Aksu : Minik Serçe

Balık: Derya kuzusu Top: Meşin yuvarlak Televizyon: Aptal kutusu

Kıbrıs: Yavru vatan İzmir: Ege’nin incisi İstanbul: Yedi tepeli şehir.

Ankara: Türkiye’nin kalbi Malatya: Kayısı diyarı Kömür: Kara elmas

12. Ad Aktarması (Mecazı Mürsel)

* Benzetme amacı olmadan bir sözü başka bir söz yerine kullanmaktır.

Evi haftaya taşıyacağız. (Evdeki eşyalar kastedilmiş.)

Ömer Seyfettin’i çok okurum. (Ömer Seyfettin’in kitabı kastedilmiş.)

Öyle susamış ki şişeyi bir dikişte bitirdi. (Şişedeki su kastedilmiş)

Aşağıdaki cümlelerde geçen ad aktarmalarını bulalım.

Tabağını bitirmeden sofradan kalkamazsın.

Bir depoyla tam 900 km yol gittik.

Evden izin alabilirse o da gelecekmiş.

Adresi markete de soralım mı?

Dilekçenin cevabını Ankara’dan bekliyoruz.

Aşırı gürültüden dolayı apartman şikâyetçi oldu.

Sobayı yak, biz geliyoruz.

Ayağını çıkar öyle içeri gir.

Asfaltın sıcağı yüzümüze vuruyordu.

13. Deyim Aktarması

*Deyim aktarması dört şekilde yapılır:

1)İnsandan Doğaya Aktarım

*İnsana ait bir özelliğin doğadaki bir varlığa aktarılmasıdır.

*İnsanlarda görülen “sevinç, neşe, keder, yorgun, alçakgönüllü, düşünceli…”gibi hallerin doğadaki başka varlıklara verilmesidir.

ÖRN: Bahçemizdeki neşeli kavakların sesiyle uyandık.

ÖRN: Karşıda bizi uzun uzun seyreden bir kaya vardı.

ÖRN: Bu gökyüzü, bu toprak, bu nehir hep seni özler.

2) Doğadan İnsana Aktarım

*Doğaya ait bir özelliğin, niteliğin insanlar için kullanılmasıdır.

ÖRN: Yanımda böyle pişkin hareketler yapmanı sevmiyorum.

ÖRN: Arkadaşım çok sert bir insandır.

ÖRN: Sıcak bir insan olduğundan herkesle çabuk kaynaşır.

ÖRN: O kadar sinirliydi ki esti, kükredi.

 

3) Doğadan Doğaya Aktarım

*Doğadaki varlıkların özellikleri arasında yapılan aktarmadır.

ÖRN: Rüzgâr uludu sabaha kadar penceremin önünde.

ÖRN: Bir aslan miyav dedi, minik fare kükredi.

ÖRN: Uçurtma gökyüzünde süzülüyordu.

4) Duyular Arası Aktarım

*Bir duyuya ait bir kelimenin başka bir duyuyu ifade etmek için kullanılmasıdır.

ÖRN: Resimde sıcak renkler kullanmanı sevdim.(Dokunmadan görmeye)

ÖRN: Tatlı konuşması herkesi güldürüyordu. (Tatmadan işitmeye)

ÖRN: Sert bakışları içimiz ürpertti. (Dokunmadan görmeye)

ÖRN: Mutfaktan keskin bir koku yayılıyordu.(Dokunmadan koklamaya)

Aşağıdaki deyim aktarmalarını bulalım, türlerine göre sınıflandıralım.

Kuşlar neşe içinde cıvıldaşıyorlar.

Olgun tavırlarıyla herkesin beğenisini kazandı.

Acı bir çığlık duyuldu.

Ovadaki bütün çiçekler el ele tutuşmuş, hep bir ağızdan şarkı söylüyorlardı.

Soğuk bir insan olduğu belliydi.

Karlar uçuşurdu camlarda.

Hâlâ aklımda onun sıcak gülüşü, tatlı bakışı

Nasıl unutabilirim o yumuşak konuşmayı.

Sen o tilkiyi kandıramazsın demedim mi?

Arslanlarımız o maçta coştukça coştu.

SORU: (1) Sisler Bulvarı bir gece haykırmıştı.

(2)Ağaçları yatıyordu, yorgundu.

(3) Bütün yapraklar sararmıştı.

(4) Bütün sonbahar ağlamıştı.

 

Yukarıdaki numaralanmış dizelerin hangisinde bir aktarma yapılmamıştır?

A) 1 B)2 C)3 D)4

TEST –SÖZCÜKTE ANLAM

1.Şiirini sağlam temeller üzerine oturtmuş, kendine özgü bir şiir dili oluşturmuş şairlerin içini kendileri doldurdukları imgeleri vardır. Bu imgeler aynı zamanda o şairin ruh halinin şifresidir. Şiirin anlamını ve şairin yüreğinden geçenleri çözmek, biraz da imgelerin ruhuna geçmesiyle mümkündür. Zira imge, kişinin mensubu olduğu cemiyetin değil; kişinin kendi kaderini yaşamasıyla belirir. Ve en açık biçimiyle de bu bağlamda ortaya çıkar.

Yukarıdaki parçada altı çizili kelimelerden hangisi gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

A) temeller B) doldurdukları C) şifresidir D) cemiyetin

2. Aşağıdakilerin hangisinde bütün sözcükler gerçek anlamda kullanılmıştır?

A) Mehmet’in kafasından geçenleri kestirmek çok zor.

B) Odanın tabanı tahta kaplanmıştı.

C) Bulutlar yağmurun habercisiydi.

D) Ressamın ünü bir anda cihanı kapladı.

3. İncecik ama dopdolu bir kitap geçti elime. (1) Genel olarak çizimlerle ilerliyor kitap. (2) Bazı karikatürlerin altına birer cümle, bazılarının altına da birer paragraflık öykücükler yerleştirilmiş. (3) Kitap belirli bir yaş grubuna hitap etmiyor bu yönüyle de beğenimi kazanıyor. (4) Bazı karikatürler, bir sayfada biterek zihnimizde bir şimşek çaktırırken bazıları sayfalarca sürerek bizi hikâyesinin içine sürüklüyor.

Yukarıdaki metinde numaralanmış cümlelerdeki altı çizili sözcüklerden hangisi gerçek anlamda kullanılmamıştır?

A) 1 B) 2 C) 3 D) 4

4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “hasta” sözcüğü gerçek anlamda kullanılmamıştır?

A) Dünya kupası maç hastaları için şölen olmuştur.

B) Oğlunun hasretinden hasta oldu, hastanede yatıyor.

C) Anneannem soğuktan hasta oldu.

D) Dizlerinden hasta olan kadın ameliyat edildi.

5. Yarın yaparım, bu hafta yapacağım, bu ay bu işi yapmış olacağım… Bu gibi cümleler pek çoğumuzun kullandığı erteleme cümleleridir. Önemli ve yapılması gereken bir işi ertelemek insanın kalbini yorar. Ayrıca erteleme davranışı kişinin huzursuz ve gergin hissetmesine sebep olabilir. Erteleme davranışını nasıl önleyebilirsiniz? “ Sonra değil, şimdi” prensibini benimseyin ve başlamanın, işin bitmesi için atılacak en büyük adım olduğunu unutmayın.

Bu metinde numaralanmış kelimelerden hangisi gerçek anlamda kullanılmamıştır?

A) 1 B) 2 C) 3 D) 4

6. (1) Abimin sözleri hepimize ağır gelmişti.

(2) Bu ağır sorumluluğun altından kalkmalıyız.

(3) Etrafa çok ağır bir koku yayılmıştı.

(4) Bu ağır kanepeyi beş kişi içeriye taşıdık.

Numaralanmış cümlelerin hangisinde “ağır” sözcüğü gerçek anlamda kullanılmıştır?

A) 1 B) 2 C) 3 D) 4

7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “yan” sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır?

A)Yolcular yan kapıdan indi.

B) Yaşlı garson yanımıza geldi.

C) Yanında getirdiği peynir, ekmeği yiyordu.

D) Kızından yana çıkınca kavga çıktı.

8.Her gün nice insan ölüyor; düşleri, özlemleriyle yok olup gidiyor. Her gün nice insan bu dünyaya

1

doğuyor, yeni ümitlere serpilip yeşeriyor, iki ucu birleşen bu durmayan akış içinde, hiçbir iz bırakmadan

2

gidenler, iyi veya kötü anılar bırakarak ayrılanlar vardır. Sanatçılar işte bunlardandır. Özellikle de yazın

3

dünyasındakileri ele alırsak şunu görürüz: Onların eserleri ve yaşadıkları önemlidir. Anıları yaşadıkça sanatçılar da yaşar. Eserleri yaşadıkça sanatçılar da yaşar. Yeter ki yazdıkları yaşayacak değerde olsun.

4

Yukarıdaki metinde numaralandırılmış sözcüklerden hangisi mecaz anlamda kullanılmıştır?

A) 1 B) 2 C) 3 D) 4

9. “Bitmek” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde gerçek anlamının dışında kullanılmıştır?

A) Evimizde çay bitti mi babamın keyfi kaçardı.

B) Sınav için verilen süre artık bitti, dedi.

C) Fenerbahçe- Galatasaray maçı nihayet bitti.

D) Zavallı çocuk üzüntüden iyice süzüldü, bitti.

10. İçten, açık yüreklilikle davranma, içli dışlı senli benli olarak tanımlarız samimiyet sözcüğünü. İnsanı insana bağlayan en önemli davranış biçimi bana göre samimiyettir. Ne kadar samimiyiz toplumda? Dost, arkadaş dediğimiz kişilerle gerçekten samimi miyiz? Aynı şekilde karşımızdaki de samimi midir? Sadece dostlukta ve arkadaşlık da değil bütün ikili ilişkilerde samimiyet önemlidir. Karşınızdaki insanın samimi olup olmadığını gözlerinden anlarsınız.

Bu parçada altı çizili sözcüklerden hangisi mecaz anlamda kullanılmıştır?

A) İçten B) bağlayan C) davranış D) önemlidir.

11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük mecaz anlamda kullanılmıştır?

A) İki gündür ağzına lokma koymuyor.

B) Bir bardak çay daha istedi.

C) Uygarlığın beşiği Anadolu’dur.

D) İşçilerin parasını zamanında verdi.

12.(1) Dünya tam yuvarlak olmayan bir yörüngede dolanır ve Güneş’e yaklaşıp uzaklaşır. (2) Dünya ile Güneş arasındaki uzaklık ortalama 150 milyon kilometre kabul edilir. (3) Dünya Güneş’ten uzaklaştıkça soğur. Dünya’nın standart bir büyüklüğü vardır. (4) Dünya her insanın bakış açısına, yaşam standartlarına bağlı olarak büyür veya küçülür, diyenler sanırım bu standart büyüklüğü kastetmez.

Yukarıdaki metinde numaralandırılmış cümlelerin hangisinde “dünya” sözcüğü terim anlamda kullanılmamıştır?

A) 1 B) 2 C) 3 D) 4

13. 1. Annem çağırınca mutfağa doğru gittim.

2. Odamın perdelerini yıkamaya üşendim.

3. Öğretmenimiz konuya farklı açıdan bakmamız gerektiğini söyledi.

4. Bu şarkıyı yüksek perdeden söylememiz gerekir.

A) 1 B) 2 C) 3 D) 4

14. Bir oyuncu kendi ceza alanı içinde rakip takımın oyuncularından birine kural dışı bir hareket yaptığında hakem penaltı vuruşu yapılması için oyunu durdurur. Penaltı noktasına koyulan topa rakip takımın oyuncularından biri vurarak penaltı vuruşu yapar.

Bu parçada geçen aşağıdaki sözcüklerden hangisi terim anlamda kullanılmamıştır?

A) oyuncu- penaltı B) hakem- rakip

C) hakem- penaltı D) oyuncu- rakip

15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük terim olarak kullanılmamıştır?

A) Öğretmenimiz bugün ses konusunu anlattı.

B) Çürüyen dişlerime köprü tedavisi yapıldı.

C) Yılın bu mevsiminde Çeşme pek güzel olmaz.

D) Tarafları ikna etmek için çok dil döktü.

16. Aşağıdaki cümlelerde altı çizili kelimeler, soyut-somut olarak değerlendirildiğinde hangisi dışta kalır?

A) Nereden esti de bana hediye aldın canım kardeşim?

B) Ben Türk romanlarının, kardeşim ise şiirlerin yangınıyız.

C) Keloğlan, hapsedildiği yerden firar edince Huysuz sinirlendi.

D) Güzel sözlerin kalbimin tüm huzursuzluğunu sildi.

17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde geçen bütün sözcükler somut anlamlıdır?

A) Derdini söylemeyen derman bulamaz.

B) Duygularını ifade etmeyi öğrenmelisin.

C) Mutluluğu uzaklarda aramayı bırak.

D) Annemin arabası sitenin garajındaydı.

18. (1) Çocuk doğduğunda dilini kullanmayı ve dilini hareket ettirmeyi bilmez. (2) Dil sadece yemek yerken kullanılan bir organ değildir. (3) Dilin en önemli işlevlerinden biri de konuşmada görev almasıdır. Çocuk zamanla dilini tüm işlevlerine göre döndürmeyi öğrenir. Annesini ve etrafındakileri seyreder, dinler. Onların ağız hareketlerine bakar. Dilini annesinin yaptığı gibi hareket ettirerek konuşmaya çalışır. (4) En sonunda da yıllarca kullanacağı dili, ana dilini öğrenir.

Yukarıdaki metinde numaralandırılmış cümlelerin hangisinde kullanılan “dil” kelimesi soyut anlamlıdır?

A) 1 B) 2 C) 3 D) 4

 

NOT: BU NOTLAR SÖZCÜKTE ANLAM KONUSU BAŞLIĞI ALTINDA SORU BANKALARINDA KARŞINIZA ÇIKABİLECEK SORU TARZLARINA GÖRE HAZIRLANMIŞTIR. 2019

 

Benzer Yazılar:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir