6.Sınıf Türkçe Edat-Bağlaç-Ünlem ders notu





6.Sınıf Türkçe Edat-Bağlaç-Ünlem ders notu

EDATLAR (İLGEÇLER)

Farklı tür ve görevdeki sözcükler ve kavramlar arasında anlam ilgisi kurmaya yarayan sözcüklere edat denir.

Edatların tek başlarına anlamları olmadığı gibi, tek başlarına görevleri de yoktur. Ancak diğer sözcüklerle birlikte cümle içinde görev kazanırlar.

Tek başına bir anlamı olmadığı halde, cümle içinde sözcükler veya söz öbekleri arasında çeşitli anlam ilgisi kuran sözcüklerdir.

EDATLARIN ÖZELLİKLERİ

*Edatlar ise tek başlarına anlam ifade etmezler; ancak cümlede anlam kazanır veya sadece diğer kelimelere anlam katarlar.

*Kelimeler arasında çeşitli anlam ilişkileri kurduğu için edatlara yardımcı kelimeler de denir.

*Edatlar önceki kelimeyle sonraki kelime arsında anlam ilgisi kurar.

*Edatlar cümleden çıkarılınca cümlenin anlamında bir eksiklik, daralma veya bozulma olur.

*Tek başlarına iken isim, sıfat, zarf, bağlaç olarak kullanılabilir.

*Cümlede veya isim tamlamasında isim görevi alabilir; ek-fiil alarak yüklem olabilir.

Belli Başlı Edatlar

Gibi, sanki göre, kadar, için, üzere, denli, değil,mi

-e doğru, -e karşı, -karşın, -e rağmen, -e değin, -e dek,  -den dolayı, -den başka

Hem edat hem bağlaç olan sözcükler:

İle, yalnız, ancak

İLE EDATI

İle edatı cümleye; araç, birliktelik, neden veya durum anlamı kazandırır.

*Annesinin boynuna sevinçle sarıldı. (durum)

*Dalgınlıkla unutmuşum. (neden)

*Ankara’ya uçakla gidin. (araç)

*Sözünüzü balla kesiyorum. (araç)

*Hasan yaşlı annesiyle oturuyordu. (birliktelik)

*Sınıf arkadaşlarıyla sinemaya gitmiş. (birliktelik)

NOT:

“İle” sözcüğü hem edat hem de bağlaç olarak kullanılabilir. Cümlede “ile” yerine “ve” kullanılabiliyorsa bağlaç, kullanılamıyorsa edattır.

*Yaşlı dedesi ile ninesini özlemişti. (Bağlaç)

*Dersimizde en çok işlediğimiz türler şiir ile romandır. (Bağlaç)

*Bu oyuncağı küçük kardeşimle yaptım.

*Arabanın gürültüsüyle irkildi.

GİBİ EDATI

Benzetme edatlarındandır. Benzetme, eşitlik, olasılık, çabukluk, yaklaşık, karşılaştırma anlamları katar.

*Adamın demir gibi bileği vardı. (Benzetme)

*Zeytin gibi simsiyah gözleri vardı. (Benzetme)

*Annesi gibi güzel yemekler yapabiliyordu. (Eşitlik)

*Dünyada onun gibisi yoktur. (Eşitlik)

*Bugün hava çok sıcak olacak gibi. (Olasılık)

*Çocuk parayı aldığı gibi pastaneye koştu. (Çabukluk)

*Çocuklar zil çaldığı gibi eve koştular. (Çabukluk)

*Senin gibi bencil birini görmedim. (Karşılaştırma)

*Tencere baksana yemek pişti gibi. (Yaklaşık)

*Yağmur kesilir gibi olunca sokağa fırladım. (Olasılık)

KADAR EDATI

Karşılaştırma yoluyla eşitlik, benzerlik, yaklaşıklık gibi ilgiler kurar.

*Gül kadar güzelsin. (Benzerlik)

*Ay kadar parlak bir yüzü vardı. (Benzerlik)

*Yüz kadar asker evin önünden geçti. (Yaklaşık)

*Bir ton kadar kömür almış.(Yaklaşık)

*Biz de onlar kadar başarılıyız. (Eşitlik)

*Ben de senin kadar piyano çalabiliyorum. (Eşitlik)

İÇİN EDATI

Cümle içinde amaç ve neden (sebep) başta olmak üzere özgülük, görelik, karşılık, koşul, uğruna gibi çeşitli anlam ilgileri kurar.

* Sıkıldığı için dışarı çıktı. (Neden)

* Para kazanabilmek için başka işler yapmaya başladı. (Amaç)

* Finale çıkabilmen için şarkıyı çok güzel söylemelisin. (Koşul )

* Bu ayakkabıyı babam için aldım.(Özgü)

* Senin için her şeye katlanırım. (Uğruna)

* Senin için her şey çocuk oyuncağı zaten. (Görelik)

* Bu kadar çalışma için bu para az. (karşılığında)

YALNIZ VE ANCAK EDATI

Yalnız ve ancak  kelimesi sadece anlamında

kullanıldığında  edat olur.

* Hayatı boyunca yalnız ailesi için çabaladı. (Sadece)

* Toplantıya yalnız üç kişi katıldı. (Sadece)

*Oraya yalnız siz gitmişsiniz. (Sadece)

Yalnız ve ancak kelimesi, yerine  ama, fakat sözcüğünü getirebiliyorsak bağlaçtır.

*Fotoğraflar güzel yalnız renkleri biraz soluk.(Fakat)

*Sinemaya gitti yalnız hiç keyif almadı. (Fakat)

*Çok çalışıyor yalnız verimsiz çalışıyor. ( Ama )

GÖRE EDATI

Karşılaştırma ve görelik, uygunluk anlamı katar.

*Siz bana göre daha yaşlısınız.(Karşılaştırma)

*Bana göre ayakkabınız var mı? (Uygunluk)

*Bana göre bu iş olmayacak.(Görelik)

SANKİ EDATI

Benzetme edatıdır. Benzetme, uyarı, sözüm ona, sözde, inanmama” anlamları katar.

*Everest, sanki bir dev çadırdı. (benzerlik)

*Babam, sanki seni dinler de! (inanmama)

*Sanki birazdan yağmur yağacak. (tahmin, olasılık)

*Sanki bütün kabahat benim.(İnanmama)

*Aldın da ne kazandın sanki?(Uyarı)

Mİ EDATI

Soru edatıdır. Farklı anlam ilgileri kurar. Soru, zaman, pekiştirme, koşul anlam ilgileri kurar.

*Babanız İstanbul’dan döndü ? (Soru)
*Onu gördüm  sinirleniyorum. (Zaman)
*Sıcak  sıcak bir havaydı. (Pekiştirme)
*Çalıştın  her şeyi başarırsın. (Koşul)

ÜZERE EDATI

Amaç, koşul, zamanda yakınlık, gibilik anlamları katar.

*Sorunu halletmek üzere gidiyorum. (Amaç)

*Kitabı yarın vermek üzere alabilirsin. (Koşul)

*Konuştuğumuz üzere yarın buluşacağım. (Gibilik)

*Acele edin, güneş batmak üzere. (Yakınlık)

DİĞER EDATLAR

*Yolumu kesen bu değildi.

*Okuldan beri hiç susmadı.

*Çok uğraşmama karşın başaramadım.
*Tanımamasına rağmen onu takdir ediyordu.

*Zayıflıktan dolayı sık sık hastalanıyor.
*Çalışmadığından ötürü canı sıkılıyor.

*Ormana doğru yürüdük.

*Yağmur yağıyor diye dışarı çıkmadı.

*Denize karşı bir balkonu var.

BAĞLAÇLAR

Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere bağlaç denir. Başlıca bağlaçlar şu şekildedir: ve, veya, ya, ya da, yahut, veyahut, de, bile, dahi, ki, ile, yalnız, ancak, ama, fakat, lakin, ne var ki, kaldı ki, bile, hele, üstelik, bir de, öyle ki,  madem, mademki, meğer, meğerki, meğerse, yeter ki, öyleyse, oysa, oysaki, ise, halbuki, çünkü, hatta, yoksa, gerek… gerek, ister… ister, olsun… olsun, ne… ne, ya… ya, hem… hem, bir… bir

BAĞLAÇLARIN ÖZELLİKLERİ

*Bağlaçlar, tek başlarına kullanılmazlar, cümle içerisinde kullanıldıklarında bir anlam kazanıp sözcükleri veya cümleleri birbirine bağlarlar.

*Bağlaçlar da edatlar gibi tek başlarına anlamı olmayan sözcüklerdir. Bağlaçlar cümleden çıkarılınca anlam bozulmaz.

*Bağlaçlar (“ile” bağlacı hariç) önceki ve sonraki kelimeden ayrı yazılır.

*Bazı bağlaçların yerine noktalama işaretleri kullanılabilir.

VE BAĞLACI

Anlam ve görev bakımından benzer olan kelimeleri, cümleleri, sözleri ve öğeleri birbirine bağlar.

Aynı görev ve türdeki sözcükleri bağlama görevindeki sıralama bağlaçlarındandır.

*Okuldan geldi ve yemeğini yedi. (Cümleleri bağlamıştır.)

*İstanbul ve Ankara bu anlamda ön plana çıkan şehirlerimiz. (Özneleri bağlamıştır.)

*Köyünü, yaşlı dedesini ve ninesini özlemişti. (Nesneleri bağlamıştır.)

İLE BAĞLACI

Eş ve yakın anlamlı sözcükleri birbirine bağlayan sıralama bağlacıdır.

* Bugün kendime kazak ile gömlek aldım.

* Okulla ev arasında geçen bir yaşamı vardır.

* Oraya gitmek için otobüs ile uçak arasında bir seçim yapmalısınız.

* Mehmet ile Ali sinemaya gittiler.

DE BAĞLACI

Pekiştirme bağlacı olarak tanımlanır. Sözcüklerden ayrı bir şekilde yazıldığı için hiçbir zaman “te-ta” şeklindeki kullanımları bulunmaz. De bağlacı her zaman sözcükten ayrı yazılır ve cümleden çıkarıldığında anlamda bozulma olmaz. Cümleye “eşitlik, gibilik, açıklama, neden-sonuç, abartma, pekiştirme, birliktelik, küçümseme, sitem, şaşma, uyarı, inatlaşma” gibi çok çeşitli anlamlar katar.

* Ankara’ya gidecek otobüste ben de vardım.

* Biraz müsaade etsen de işime baksam.

* Dün bizi bekletti de gelmedi.

* Düzenli çalıştı da başarılı oldu.

* Hızlı hızlı koştu da yetişemedi.

* Böyle davranmanız hiç de iyi olmadı.

* Sonunda matematikten  de geçtim.

Kİ BAĞLACI

Farklı öğeleri birbirine bağlar, iki cümle arasında neden-sonuç anlamı kurar. Bağlaç olan “ki” kendinden önceki sözcükten ayrı yazılmaktadır. Bu bağlaç birkaç örnekte kalıplaşarak bitişik yazılmaktadır.

Belki, çünkü, hâlbuki, mademki, meğerki, oysaki, sanki. Bu bağlaçların baş harflerini

SİMBOHÇaM şeklinde kodlayabiliriz

Cümleye “neden – sonuç, açıklama, şart, şaşma, o anda, pekiştirme” gibi çok çeşitli anlam ilgileri katar.

* Bir baktım ki ortalıkta kimse kalmamış.

* Ders çalışmalısın ki sınıfı geçebilesin.

* Buraya gelmiyor ki yüzünü görelim.

* Pencereden dışarı bir baktım ki sisten göz gözü görmüyor.

* Çok kırılmış olmalı ki benimle bir daha konuşmadı.

* Sabah erken kalkmalıyım ki trafiğe takılmayayım.

Benimki dün akşam kırıldı. (İlgi zamiri)

Koridordaki öğrenciler içeri girsin. (Sıfat Yapan)

Bir şey biliyor ki konuşuyor. (Bağlaç Olan )

Ek olan ki’ler bitişik yazılır. Bağlaç olan ki ayrı yazılır. Bağlaç olan ki cümleden çıkarınca anlam bozulmaz. Ek olan ki’ler cümleden çıkarınca anlam bozulur.

Ki’ den sonra –ler  ekini getiririz, bu ek uygun düşmezse oradaki  ki’ nin bağlaç olduğunu anlarız.

ÇÜNKÜ BAĞLACI

Yapılan eylemin nedenini, sebebini bildirir. Bir açıklama yapmak için kullanılan bağlaçlardandır.

* Seni aramadım çünkü telefonumu kaybetmiştim.

* Arabamı değiştirmedim, çünkü param yoktu.

* Otobüse yetişemedik, çünkü evden geç çıkmıştık.

* Ali denize girmedi çünkü yüzme bilmiyormuş.

* Bu evi kiralamayalım çünkü kirası çok yüksek.

* Bu soruyu çözemedim; çünkü konuyu kavrayamamışım.

VEYA BAĞLACI

Birinin tercih edilmesi gereken iki seçenek arasında kullanılırlar.

*Bisiklet veya motosiklet alacağım.

* Yakacak olarak odun veya kömür kullanabilirsiniz.

* Oraya otobüs veya dolmuş ile gidebilirsin.

* Kızıma karne hediyesi olarak dizüstü bilgisayar veya tablet alacağım.

YALNIZ VE ANCAK BAĞLACI

Genellikle aralarında zıtlık bulunan iki ayrı ifadeyi veya cümleyi birbirine bağlar.

* Çok çalışıyor yalnız başaramıyor.

* Saatlerce bekledim, ancak sizi göremedim.

* Arabayı alabilirsin yalnız deposunu doldur.

* Otobüsün arkasından koştum ancak yetişemedim.

Yalnız ve Ancak  sözcüğü

*Ama, fakat  anlamında kullanılıyorsa bağlaç,

* Bir tek, sadece anlamında kullanılıyorsa edat,

* Önündeki ismi niteliyorsa sıfat,

* Fiili niteliyorsa zarftır.

DİĞER BAĞLAÇLAR

*Gelecektim ama trafiğe takıldım.

* Çok çalıştı fakat dereceye giremedi.

* Boyun uzun lakin basketbol oynamak için bu yeterli değil.

* Onu üzdüğümü söylüyor oysa asıl üzülen benim.

* Yanlış parça kullanmış halbuki yıllardır bu işi yapıyor.

* Biraz hızlanalım zira randevuya geç kalacağız.

* Erken gelecektin madem haber verseydin keşke.

* Büyüyünce doktor yahut avukat olacakmış.

* Hafta sonu balığa ya da pikniğe gitmeyi düşünüyoruz.

* Zamanında yetişemeseydik eğer işi alamayacaktık.

* Araba bozulmuş; o halde otobüsle gideceğiz.

* Önce temizliği bitirelim yoksa misafirlere mahcup oluruz.

* Gömleğimi yıkayıver hatta ütülersen sevinirim.

* Hava yağmurlu ayrıca kar yağma ihtimali de var.

* Köyde hem temiz hava alıyoruz hem de organik besleniyoruz.

* Çok oyalandık yine akşam oldu.

* Seni evde sandım meğer eve hiç uğramamışsın.

ÜNLEMLER

Cümlede duyguları anlatan veya seslenme bildiren sözcüklere ünlem denir. Sevgiyi, korkuyu, heyecanı, kızgınlığı, hayreti, seslenmeyi, coşkuyu, sitemi, hayranlığı dile getiren, bu duyguları ifade eden cümlelerdir.

Bu cümlelerin sonuna ünlem işareti konur. Ünlem işareti sözcükten sonra konulabileceği gibi cümlenin sonuna da konulabilir. Ünlemler cümlenin yapısına öğe olarak girmezler, cümle dışı unsur olarak kabul edilirler.

Ah, oy, of, üf, oh, vah, ay, hey, ey, haydi, hadi, yazık, a, tüh, hişt, aferin, eyvah, imdat…’’ ünlem olarak kullanılır.

*Eyvah, yine yağmur yağacak!

*Lütfen bana yardım edin!

*Ah, şimdi orada olacaktım ki!

*Dikkat, toprak kayabilir!

*Ooo, sen buralara uğrar mıydın?

*Vah vah, demek sen de sınavı kazanamadın!

*A, sen burada mıydın?

*Hişt! Bebek uyuyor, sessiz olur.

*Haydi arkadaşlar, gidelim!

*Eh, hayırlısı neyse o olsun!

*Yaa! Bu sözü o mu söylemiş?

*Of, dayanamayacağım artık! 

*Aman bir daha hata yapmayalım!

*Hah, şimdi yandık işte!

*Yaşasın! Sonunda benim de arabam oldu.

*Araba kullanırken dikkatli ol!

*Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!

*Doruk! Yanıma gel oğlum.

*Tak tak! Kapı vuruluyor.

*Çat! Cam kırıldı.

*Sakın ha, bir daha geç kalayım deme! (Ünlem cümlesi)

*Aman efendim, bu ne güzel tesadüf! (Ünlem cümlesi)

 

Benzer Yazılar:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir