285 Soru ve kısa cevap ile Siyaset sosyolojisi

kamu-yonetimi-ders-notlari

SİYASET SOSYOLOJİSİ

Siyaset Sosyolojisinin Konusu, Gelişimi ve Metodu
1_ Genel olarak siyaset olgusunu ele alan modern sosyolojik araştırmaların ortaya çıkışı ne zaman olmuştur? İkinci Dünya Savaşından sonra olmuştur
2_ 1960’lar Seymour Martin Lipset’in Siyasal İnsan (Political Man) başlıklı kitabının yayınlanmasıyla ne olmuştur? Siyasetin Sosyolojisi disiplininin yükselişe geçmesinde dönüm noktası olmuştur.
3_ Lipset’in kitabı kaç ülkede yayınlandı? Yirmi ülkede yayınlanarak dünya çapında yankı bulmuş ve Sosyal Bilimler Atıf Endeksi tarafından bir “atıf klasiği” sayılmıştır.
4_ “Siyaset Sosyolojisi” dediğimizde, gelişim tarihine bakarak iki ayrı terim kullanacağız bunlar hangileridir
“Klasik Siyaset Sosyolojisi” (veya bu ünitede kullanmayı tercih ettiğimiz şekliyle “Siyasetin Sosyolojisi”) ve
5_ Klasik anlamda Siyaset Sosyolojisi nedir? (Siyasetin Sosyolojisi), siyaset olgusunu sosyolojik paradigma aracılığıyla çözümler. Sosyolojik paradigma ise sosyolojik soru sormaya dayanır. Bu soru, her şeyden önce, insan eyleminin genel kabul gören ve resmen tanımlanmış olan amaçlarının arkasında yatanı bulma merakını içerir.
6_ Sosyolojik paradigma neyi odak alır? Esas itibariyle, sosyal yapıların, ilişkilerin dış yüzüne değil, bunun ardında yatan belirleyicilerine eğilmeyi odak alır.
7_ Sosyolojik problem nedir? özünde, sosyal etkileşimin nasıl ve ne şekillerde meydana geldiğine bakmakla ilgili bir durumdur
8_ Sosyolojik problem ne olarak nitelenebilir? Bu bağlamda, suç yerine kanun; boşanma yerine evlilik; ırk ayrımı yerine ırklara dayanan katrnanlaşma; ihtilal yerine hükümet sosyolojik problem olarak nitelenebilir
9_ Seymour Martin Lipset’in yukarıda andığımız Siyasal İnsan ‘ıdır. Bu kitabında Lipset, siyaset olgusunun sosyal temellerini incelemiş; örneğin demokrasi ile ülkelerin eğitim, sanayileşme, şehirleşme düzeyi gibi sosyal değişkenler arasındaki bağınızı analiz etmiştir.
10_ Lipset’in Siyasetin Sosyolojisinin gelişiminde sağladığı dönüm noktası ne olmuş? daha sonra ortaya çıkacak yönelimlerin itici gücü olmuştur.
11_ Siyasetin Sosyolojisi olgun bir aşamada artık genel olarak siyaset-toplum, özel olarak da devlet-toplum ilişkisini inceleyen bir disiplin şeklinde yaygın kabul görmüş;
12_ Nitekim, özellikle 1950 ve 1970 arası dönemde siyasi gruplaşmaların toplumsal temelleri ve parti sistemleri
 (Seymour Martin Lipset ve Stein Rokkan),
 cemaat-iktidar yapıları (Lloyd Warner ve Steven Lukes);
 elitler (C. Wright Mills, Anthony Giddens, Tom Bottomore ve Wiiliam G.Domhoff) ve
 devrim ve toplumsal değişme üzerine tarihsel çalışmalar (Barrington Moore ve Theda Skocpol) gibi konularda, Siyasetin Sosyolojisine ilişkin çok önemli çalışmalar ortaya çıkmıştır.
13_ sosyal ve siyasal düşünce tarihinde toplum kavramlaştırmaları iki temel kategoriye ayrılır:
 Doğal toplum kavramlaştırrnası,
 Sembolik toplum kavramlaştırması.
14_ Doğal toplum kavramlaştırması nedir? toplumsal hayatın dayandığı ilişkiler ağının, doğal dürtü ve zorunluluklar üzerine inşa olduğunu ileri sürer;
15_ Doğal toplum kavramlaştırması pozitivist sosyal bilim anlayışının bir ürünüdür. Pozitivist sosyal bilim anlayışı, gerçekliği, insanın dışında olan bir şey olarak ele alır. Pozitivist yaklaşım, buradan hareketle, olgu-değer ayırıma giderek sosyologun toplumsal gerçekliği değer yargılarından bağımsız olarak inceleyebileceği ve objektif bir bilgiye ulaşabileceğini varsayar.
16_ Sembolik toplum kavramlaştırmasında nedir? toplumsal hayatı oluşturan ilişkiler ağı sembolik nitelik taşır ve toplum üyelerinin eylemleri ancak sembolik bir bütünlük içinde yer aldığı zaman anlam kazanır
17_ Sembolik toplum kavramlaştırması neye dayanır? yorumsamacı (hermenötik) sosyal bilim anlayışına dayanır
18_ Toplumsal gerçeklik nedir? İnsanın içinde olduğu ve dolayısıyla oluşumunda insani ilgi, çıkar ve değerlerin önemli bir role sahip olduğu bir inceleme alanıdır. Bu anlamda, toplumsal gerçeklik mesafeli durularak açıklanabilecek bir inceleme alanı olarak değil, ancak içerisine girilerek anlaşılabilecek bir inceleme alanı olarak düşünülmek durumundadır
19_ Sembolik toplum kavramlaştırması nedir? toplumsal olguları “olan” değil, “oluşturan” faktör olarak gören ve önemli olanın biçim (form) olduğunu vurgulayan bir paradigma anlayışına dayanır
20_ Sosyal bilimcinin karşı karşıya olduğu nedir? “birincil düzen” değil, “ikincil düzen” gerçekliktir.
21_ Devlet Nasıl Bir Kavramdır? Soyut bir kavramdır fakat jandarma veya polis devleti sembolleştirir, dolayısıyla somut hale getirir.
22_ siyaseti gözleyebileceğimiz katmanlar şunlardır:
 Siyasetin toplumsal kökleri
 Siyasetin yapısı veya siyasal süreç
 Siyasetin toplum ve kültür üzerindeki etkileri
23_ Siyasetin toplumsal kökleri neyi ifade eder? Toplum ve siyaset arasındaki basit etkileşim sistemini ifade eder
24_ Alt- disiplin siyasetin sosyolojisi nedir? Bu kategorideki inceleme alanları ise;
 “topluluk iktidarı”,
 “siyasal katılımın mevcut toplumsal temelleri”,
 “siyasal davranış ın toplumsal ve psikolojik boyutları” ile
 “toplumsal ve siyasal değişmenin kaynakları”dır. Bu katmanla münhasıran ilgilenen alt-disiplin Siyasetin Sosyolojisi’dir.
25_ Siyasetin toplum ve kültür üzerindeki etkileri denince de siyasetin, toplumu hangi yönlerden etkilediği anlaşılmaya çalışılmaktadır. Bu alanda incelenen meseleler ise şunlardır:
 “Siyasal ekonomi”,
 “kamu-siyaset ilişkisinin değerlendirmesi” ve
 “siyasal analiz metodu”.
Genel olarak Siyaset Bilimi’nin ve özel olarak bazı alt dallarının (Siyasal Ekonomi, Siyasal Psikoloji gibi) inceleme alanıdır
26_ Nitekim, Stein Rokkan, Siyaset Sosyolojisi için ne demiş? “kimliği açık seçik olmayan, melez bir disiplin” demiş;
27_ Giovanni Sartori, “Siyaset Sosyolojisi” dendiğinde siyaset olgusunun bütünlüğünü dikkate alarak inceleme yapan yeni bir paradigmadan bahsetmemiz gerektiğini ileri sürmüştür. Sartori’ye göre, bu yeni paradigma, yani Siyaset Sosyolojisi (Political Sociology), eski paradigmanın adı olan Siyasetin) Sosyolojisi (Sociology of Politics)’ nden ayrılmalıdır.
28_ Sartori’nin düşüncesi şudur: eğer Siyasetin Sosyolojisi, siyasal davranışların siyasalolmayan (sosyal) nedenlerine eğiliyorsa; Siyaset Sosyolojisi, aynı davranışların siyasalolan nedenlerini de kapsamak zorundadır
29_ ESA Siyaset Sosyolojisi Araştırma Grubu ne zaman kuruldu? 2008 yılında kurulmuştur ve Avrupa ve civarında süre giden siyasi düzen ve otorite dönüşümünün olanaklarını ve kapsamını araştırmaya yönelmiştir.
30_ Marx’a göre siyaset nedir? yöneten-yönetilen ilişkisinde baskı, kabul veya iknayı sağlamada, kısacası hakim olmayı ve tabi olmayı belirlemede güce dayanan en önemli araçtı
31_ Siyasetin evrensel bir olgu olarak kavranmaya başlamasında kimin etkisi büyüktür? Alman sosyolog Max Weber’in yaptığı katkı son derece önemlidir. Bu katkı, Weber’in genel sosyolojinin yaptığının tersini yapmış olmasında, iktidar olgusunu “siyasal kertede” ele almayı başarmasında belirir:
32_ Weber, “belirli bir toprak sınırları dahilin de buyruklarını idari bir örgüt aracılığı ile fiziksel zora başvurma yeteneğine sahip olarak yerine getiren her egemen grup siyasi bir gruptur,” tanımıyla neyi bağdaştırır. siyaseti (“toprak”, “idari örgüt” ve “fiziksel zor” ögelerine yer vererek) devletle bağdaştırmaya çalışmasına rağmen
33_ Marx’ın ve Weber’in derin etkileriyle ne zaman özgün kimliğine kavuşmuştur? 1930’larda Avrupa’da tam anlamıyla kendi özgün kimliğine kavuşan Siyasetin Sosyolojisi, Avrupa’dan beyin göçünün etkisiyle ortaya çıkan farklı gelişme çizgisine Amerika’da sahip olmuştur ve geleneksel Sosyoloji ve Siyaset Bilimi araştırmalarına yenilik katmıştır.
34_ Siyaset Sosyolojisinin Amerika’daki Gelişimi nedir? Avrupa kökenli sosyal teorinin 1930’larda Birleşik Amerika’ya girmesiyle beraber hem Amerikan sosyolojisinin dar ufkunun genişlediği hem de Amerikan Siyaset Biliminin yeni ve değişik bir boyut kazandığı söylenebilir
35_ Davranışçılık” adı altında yeni bir ekole dönüşmüştür. Nitekim Harold Lasswell, V. O. Key Jr., David Truman, Herbert Si-mon, Gabriel Almond ve G.E.G. Catlin, çalışmalarını disiplinler arası bir yaklaşımı kullanarak görgül bilgi ve verilere dayandırmaya başlamışlardır
36_ Özellikle siyaseti anlamak için sosyolojik ve psikolojik kuramlara eğilrnek gerekliliğini vurguluyorlar bu düşünürler kimler? Karl Marx’ın, Emile Durkheim’ın, Vilfredo Pareto’nun, Gaetano Mosca’nın, Max Weber’in, Robert Michels’in, vd. önemine dikkat çekiyorlardı
37_ “Siyaset Sosyolojisi Komitesi” içinde beş ayrı çalışma grubu oluşturulmuş, bu grupların işleyecekleri şu uzmanlık konuları saptanmıştır:
 Karşılaştırmalı seçmen davranışı,
 Karşılaştırmalı öğrenci siyaseti,
 Karşılaştırmalı ulus kurma süreci,
 Silahlı kuvvetler ve toplum,
 Karşılaştırmalı topluluk incelemeleri.
38_ Siyaset Sosyolojisinin Türkiye’deki Gelişimi ne zaman olmuştur? Gökalp’in sosyolojiyi bir disiplin olarak 1914’te İstanbul Üniversitesine sokması, aslında toplumsal felsefeciliğe ilgiyi azaltmamış,
39_ “Siyasal Bilgiler Okulu”nun ne zaman kuruldu? (SBO) 1948 yılında Ankara Üniversitesi bünyesine fakülte olarak kabul edilmesiyle gerçekleşmiştir. Okul bundan böyle “Siyasal Bilgiler Fakültesi” (SBF) adını taşımaya başlamıştır. Böylece hem “siyasi ilimler”in “bilimselleşmesi”ni sağlayacak hem de söz konusu kurum içinde ileriki yıllarda Siyasetin Sosyolojisini bir disiplin olarak ortaya çıkartacak süreç başlamış oluyordu.
40_ Böylece 1950’lerin başında “Anayasa Hukuku”, “Kamu Yönetimi” gibi dersler okutan Bahri Savcı ve Yavuz Abadan bu derslere daha çok Siyaset Bilimine yönelik bir içerik kazandırmaya girişmişlerdir. Örneğin Y. Abadan yayımladığı Aile Hukuku ve Devlet Nazariyeleri (1952) adlı kitabının birinci kısmını “kamu hukuku kavramı”, “devletin unsurları ve işlevleri” gibi konulara ayırırken; ikinci kısmında “parti doktrinleri”ne yer vermiştir.
41_ Profesör Tarık Zafer Tunaya 1952 yılında Türkiye’de Siyasi Partiler adlı kapsamlı kitabının ne yazmıştır? “Önsöz”ünde bu durumu şöyle açıklamaktadır: ıı … Memleketimiz tarihin hiçbir devresinde rastlamadığı demokratik inkişaflar içinde bulunmaktadır. Ve asıl bu senelerde, hayli geç kalmış olmakla beraber bizim için yeni hadiselerin şimdiye kadar karşılaşmadığımız zorluklar tevlit ettiği ve edeceği buhranlı senelerde, memleketimizin siyasi partilerini ve dokunulmamış taraflarını, ileriki inkişaflarını tayin ve tahmin bakımlarından bilmek lüzumu ve mecburiyeti vardır. .. Siyaset İlmi (Political Science – Science Politique) adında yeni bir branşın üniversite kürsülerinde inkar edilemez ve muzafferane bir gelişme kaydetmekte bulunması, bizim de kendi sahamızda bu modern gidiş e ayak uydurmak ve yardım vazifemizi meydana çıkartmaktadır.”
41,5_Nermin Abadan-Unat’ın 1966 yılında yayımladığı Kitap hangisidir? Anayasa Hukuku ve Siyasi Bilimler Açısından 1965 Seçimlerinin Tahlili adlı kitabı bu çerçevede ortaya çıkan ilk kapsamlı çalışma olmuştur
42_ Avrupa kökenli sosyal teorinin 1930’larda Birleşik Amerika’ya girmesiyle ne olmuştur? beraber hem Amerikan sos-yolojisinin dar ufkunun genişlediğini hem de Amerikan Siyaset Biliminin yeni ve değişik bir boyut kazandığı söylenebilir.
43_ Siyasetin Sosyolojisi neye cevap arar? “Devlet mi toplumu biçimlendirir?” yoksa “Toplum mu devleti biçimlendirir?” şeklinde bir soruya cevap arama etrafında yoğunlaşmıştı
2. Ünite – Siyaset Olgusunun Doğası
44_ Siyaset En az yirmi beş yüzyıllık geçmişe sahip olan bir inceleme alanında tanımdan bol bir şeyolamayacağını düşünmek zor değildir. Söz konusu tanımları üç temel tanım altında toplamak mümkündür:
 Aristotelesçi bir perspektiften hareketle yapılan siyasetin ortak yaşamın ortak iyiye göre düzenlenmesi olduğu biçimindeki tanım,
 Machiavelli’in düşünceleri çerçevesinde yapılmış olan siyasetin iktidar mücadelesi olduğu biçimindeki tanım ve
 Süreci dikkate alan bir perspektifle yapılmış olan siyasetin toplumdaki değerlerin otorite yoluyla bölüştürülmesi olduğu biçimindeki tanım
45_ Politika kavramı anlamı nereden gelir? Polis sözcüğünden alır.
46_ Etimolojik olarak polis nedir? Site, kent, yöre veya vatandaşların toplantısı anlamlarına gelir.
47_ Polis söcüğü ile yakın anlama sahip bir sözcük olan politeia ise nedir? Siyasal yapı, siyasal rejim, cumhuriyet ve vatandaşların hakkı anlamlarını içerir.
48_ Nihayetinde, politicosıu nedir? Çoğulu olan politika; siyasal şeylere, vatandaşlık hakkına ilişkin şeylere, polisin yapısını ve rejimini ilgilendiren şeylere gönderme yapar.
49_ Max Weber modern devletin toplumsal yaşam üzerindeki etkisini anlatmak için ne yapar? Devletin faaliyetleriyle tanımlanamayacağını, zira devletin el atmadığı herhangi bir görevin olmadığına dikkat çeker.
50_ Weber’in devlet kavramlaştırmasını göz önünde bulundurarak bu özellikleri dört başlık altında ele almak mümkündür.
 Modern devletin en temel özelliği, meşru olarak şiddet kullanma ya da fiziki zora başvurma tekelini elinde bulundurmasıdır
 Modern devletin bir diğer özelliği ise, sınırları kesin bir biçimde belli olan belirli bir toprak parçası üzerinde kurmuş olduğu hakimiyettir.
 Faaliyetlerini hukuk temelinde gerçekleştirmesi, modern devletin bir başka özelliğini oluşturur. Modern devlet bir hukuk devletidir.
 Nihayetinde modern devlet, toplumsal yaşam üzerindeki hakimiyetini hayata geçiren bürokrasisi yoluyla da, diğer siyasal organizasyonlardan ayrılır.
51_ Bürokrasi nedir? Belirli amaçlar doğrultusunda eğitim alan, yetişen ve uzmanlaşan, belirli kurallarla iş başına gelen ve yine belirli kurallar doğrultusunda faaliyetlerini yürüten kamu görevlilerinden oluşur.
52_ Weber, bürokrasiyi nasıl tanımlar? Modern yaşam koşullarının zorunlu bir sonucu olarak görmüştür
53_ Weber’göre, ister kitle demokrasisi isterse sosyalist toplum biçiminde karşımıza çıksın, modern devlet, bürokratizasyonun ete kemiğe bürünmüş biçimidir ve modern devlet içerisinde bireysel özgürlük bürokratik egemenliğe feda edilmiştir.
54_ Marc Abeles, Devletin Antropolojisi isimli çalışmasında, Edward Evan EvansPritchard ve Meyer Fortes’in bazı Afrika toplumları üzerine yapmış oldukları antropolojik araştırmalar sonucunda ortaya koymuş oldukları çalışmayı, siyasal ilişkinin evrensel bir ilişki olduğu düşüncesini destekleyen çalışmaların bir örneği olarak sunar.
55_Evans-Pritchard ve Fortes, iki toplum biçiminden bahseder bunlar nedir?
 Bunlardan biri merkezi bir otoriteye, bir iktidar aygıtına ve hukuksal kurumlara sahip toplumlar, yani devletli toplumlar;
 Diğeri ise belirli bir siyasalorganizasyonun bulunmadığı toplumlar, yani devletsiz toplumlardır.
Evans-Pritchard ve Fortes’in incelemiş olduğu Güney Sudan’daki bir çoban göçebe topluluğu olan Nuerler devletsiz toplumların bir örneğidir
56_ Marc Abeles’in ne çalışması yaptı? Devletin Antropolojisi isimli çalışması,
57_ Abeles’in toplum sözleşmesi düşüncesine yönelik eleştirilerinde altını çizdiği şey nedir? Toplumun varlığının devletin varlığına bağlı olmadığı ve bununla bağlantılı olarak da, siyasal ilişkinin devletin öncesinde ya da devletin dışında da olabilece-ğidir.
58_ Lockeçu toplum sözleşmesi düşüncesine göre ne olur? Devletin ortaya çıkmasıyla birlikte, toplumsal yaşam devlet ve sivil toplum olmak üzere iki alana bölünür.
59_ Marx, toplumsal yaşamda belirleyici olan faktörün ne olduğu kabul eder? Ekonomi olduğunu kabul eder.
60_ Marx için ilerlemenin ölçütünedir? Özgürlüktür.
61_ Marx, bu ortak yaşam biçiminin ne olduğunu düşünür? Komünist toplum olduğunu düşünür. Marx’ın komünist toplumu devletsiz toplumdur.
62_ Marx neyi üst yapı içinde mütalaa eder? Marx, ahlak, hukuk, din, sanat, ideoloji gibi siyaseti de, üstyapı içerisinde mütalaa ettiği için
63_ Gramsci kimdir? Toplumsal yaşamda son tahlilde belirleyici olan şeyin ekonomi olduğunu kabul ettiği için Marksist bir düşünürdür
64_Terry Eagleton’ın da belirttiği gibi, modern toplumlarda her ne kadar devletin disipline etme ve cezalandırma gücü varlığını sürdürse de okul, aile, kilise, medya vb. sivil toplum kurumları toplumsal denetim süreçlerinde daha merkezi bir rol oynamaktadır
65_ Gramsci sivil toplumu Marx’tan farklı bir şekilde tanımlar. Bilindiği gibi Marx, sivil toplumu ekonomik ilişkiler alanı olarak görmüştür. Gramsci’ye göre ise, sivil toplum, bir üst yapı alanı olarak maddi ilişkileri değil, ideolojik ve kültürel ilişkileri;
66_Gramsci devleti iki anlamda düşünür.
Dar anlamıyla devlet siyasal toplum demektir. Bu anlamıyla devlet sivil toplumdan ayrı bir üstyapı kurumudur.
Geniş anlamıyla devlet ise, siyasal toplumun yanı sıra sivil toplumu da içeren bir bütünlüğe karşılık gelir
67_ Althusser, devlet aygıtını, devletin baskı aygıtları ve devletin ideolojik aygıtları olmak üzere ikiye ayırır.
 Devletin baskı aygıtları; hükümet, idare, ordu, polis, hapishaneler gibi unsurlardan oluşurken,
 devletin ideolojik aygıtları; dini kurumlar, öğrenim kurumları, aile, hukuk kurumları, sendikalar, siyasal partiler, iletişim ve haberleşme araçları, kültür, sanat ve spor faaliyetlerinin yürütüldüğü kurumlar gibi unsurları içerir.
68_ Post-Marksist düşüncenin önemli temsilcileri olarak kabul edilen Ernesto Laclau ve Chantal Mouffe, toplumsal ilişkileri özcü olmayan bir anlayışla ele aldıkları için, siyasetin herhangi bir temele indirgenemeyecek olan ilişkisel doğasını görebilmişlerdir.
69_ Özcülük nedir? Belirliliğe, kesinliğe, kalıcılığa, evrenselliğe, homojenliğe ve bütünlüğe vurgu yaparken
70_ olumsallık nedir? Müphemliğe, belirsizliğe, gelip geçiciliğe, heterojenliğe ve parçalılığa vurgu yapar
71_Kitle kültürünün iki yönlü etkisi söz konusudur.
 Kitle kültürü bir yandan bir yığınlaştırma ve tekdüzeleştirmeye neden olurken, diğer yandan toplumsal ilişkileri demokratikleştirici bir etkiye sahiptir.
 Kitle kültürünün belirtilen ikinci yönü, yeni siyaset anlayışı için de uygun bir zemin oluşturmuştur
72_Ulrich Beck, eski siyasetin kurallara göre işleyen siyaset olduğunu belirtir.
Beck’e göre, eski siyaset, emek ve sermaye, sağ ve sol arasındaki karşıtlıkların; federasyonların ve siyasal partilerin farklı çıkarlarının oyunundan ibarettir
73_ Eski siyaset neye karşılık gelir? Ekonomik büyüme, sosyal güvenlik, tam istihdam, personel değişikliği ve siyasal iktidarın değişmesi gibi belirli hedefleri olan bir siyaset anlayışına karşılık gelir
74_ Beck’e göre, bugünün dünyasını karakterize eden şey, belirsizlik ve öngörülemezliktir. Beck bu tespitiyle bağlantılı olarak günümüz toplumunu risk toplumu olarak niteler
75_ Geç modern dönemde yaşanılan olumsuz sonuçlar? Çevre felaketleri, ekonomik krizler, terör olayları, savaşlar vb. sorunlar bugün yalnızca gerçekleştiği bölgeler için değil, dünyanın her bölgesi için birtakım olumsuz sonuçlar doğurmaktadır.
76_ Siyaset -toplum ilişkisi nasıldır? çift yönlü bir ilişkidir
77_ Modern devletin meşru olarak şiddet kullanma tekelini elinde bulunduran kurum olduğunu söyleyen düşünür kimdir? Max Weber
78_ Etimolojik olarak politika ne anlama gelir? Hükümet
79_ Gramsci ve Althusser’in düşünceleri bağlamında düşünüldüğünde siyasetin göreli özerkliği ne anlama gelir? Toplumsal yaşamda son kertede ekonomi belirleyici olsa da bazı durumlarda siyasetin de belirleyici olabileceği
80_ Althusser’in düşünceleri bağlamında düşünüldüğünde Devletin Baskı Aygıtları ve Devletin ideolojik Aygıtları ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur? Her ikisi de üretim ilişkilerinin yeniden üretiminde işlev görür
81_ Post-Marksist düşüneeye göre, sınıfın ontolojik olarak ayrıcalıklı bir siyasal özne olarak düşünülmesinin gerisinde hangi sorun bulunmaktadır? Özcülük sorunu
3. Ünite – Otorite, Siyasal iktidar ve Meşruluk
82_ Giovanni Sartori, felsefi özgürlük (ahlaki özgürlük, irade özgürlüğü, özerklik vb.) ile siyasal özgürlük arasındaki en önemli farkın ne olduğundan bahseder? İkincisinin ilişkisel bir mahiyete sahip olmasından kaynaklandığını belirtir.
83_ Buna karşın, aynı futbolcu yabancı bir futbolcuysa ve bulunduğu ülkede ilgili merciler kendisine çalışma izni vermediği için futbol oynayamıyorsa, bu futbolcunun mesleğini icra etme özgürlüğünden yoksun olduğunu söylediğimizde, söz konusu olan özgürlük siyasal bir anlam taşır. Bu özgürlük siyasal bir özgürlüktür, çünkü özgürlüğe engelolan şey, kişinin kendisinden değil, başka bir kişiden (kurum) kaynaklanmıştır.
84_ iktidar nedir? Daha çok modern devlet olgusunun ve modern devletin merkezi niteliğinin altının çizilmesi amacıyla siyaset düşünürleri tarafından kullanılan bir kavramdır.
85_ Foucault’ya göre İktidar ilişkisi nedir? bir tarafın (kişi, grup veya kurum) diğer tarafın (kişi, grup veya kurum) eylemleri üzerinde eylemde bulunduğu bir ilişki biçimidir.
86_ Siyasal iktidarın üç ayırt edici özelliğe sahip olduğu söylenebilir.
 İlk olarak siyasal iktidar, diğer bütün kural koyucu kurumların ya da kişilerin üstünde yer aldığı için, ülkenin ya da toplumun tamamı üzerinde geçerli olan iktidardır.
 İkinci olarak, siyasal iktidarla toplumdaki diğer iktidarlar arasında eşitlik ilişkisi değil, hiyerarşik bir ilişki söz konusudur. Siyasal iktidar ülke içinde en üstün olan iktidardır. Bu anlamda siyasal iktidar, kendi iradesini diğer iktidarlara kabul ettirme, onların davranışını kontrol etme ve nihai sözü söyleme yetkisine sahip olan iktidardır.
 Siyasal iktidarı diğer iktidar türlerinden ayıran bir başka özellik ise, maddi kuvvet ve zor kullanma gücünü tekelinde bulundurmasıdır
87_ Aristotelesçi siyasal birlik nedir? Homojen bir topluluk yaşamına karşılık gelir.
88_ Antik Yunan dünyasının siyasi birliği bir şehir devleti (Polis) iken, modern dünyada siyasal birliğin adı ulus-devlettir. Günümüz dünyasında ise, siyasal birlik, temelolarak ulus-devlet formunda varlığını sürdürmekle birlikte, ulus-devletlerin sınırlarını aşan global bir mahiyet kazanmıştır.
89_ siyasal iktidara yönelik tutumu belirleyen önemli faktörlerden biri nedir? Korku
90_ Siyasal iktidar çeşitli eylemlerde bulunur ve her eylem de bir amacı içerir. Leo Strauss’un da belirttiği gibi, bütün siyasal eylemlerin korumak ya da değiştirmek gibi iki amacı vardır. İnsanlar, eğer mevcut durumdan memnunlarsa onu korumaya, memnun değillerse değiştirmeye yönelik siyasal eylemleri tasvip ederler.
91_ Fakat analitik olarak böyle bir ayrım yaptığımızda, rızaya dayalı siyasal iktidarı nitelernek için otorite kavramını kullanabiliriz. Bu otorite tanımı Max Weber’e aittir
92_otorite kavramının olumsuz anlam içeriklerini çağrıştırdığına şahit olmaktayız. “Otoriter yönetim”, “otoriter kişilik”, “otoriterizrn” gibi kavramlar dolayımı ile otorite kavramı, özgürlüğe karşı baskıyı ifade eder hale gelmiştir
93_ Hannah Arendt’e göre, otorite ilişkisinin iki temel özelliği vardır.
 Buna göre, otorite ilişkisi; ilişkiye konu olan iki taraf arasında eşitsizliğin bulunduğu ve üstün olan tarafın diğer tarafa kendini kabul ettirmek için ikna ve şiddet araçlarını kullanmaya ihtiyaç duymadığı bir ilişki biçimidir.
 İkincisi, hekimin hasta üzerindeki otoritesi bizatihi hekim olmasından kaynaklanmaktadır.
94_ Weber’in otorite tipolojisinde hangileri vardır? Geleneksel otorite, karizmatik otorite ve yasal-ussal otorite olmak üzere üç otorite tipi söz konusudur. Bu tiplerin her biri meşruluğun bir kaynağına işaret eder:
95_Geleneksel Otorite nedir? Weber’e göre, geleneksel otorite daha çok geleneksel toplumlarda görülen ve siyasal iktidarın, meşruiyetini toplumun geleneklerinden aldığı otoritedir. Patriarkal, feodal ve monarşik otoriteler geleneksel otoritenin başlıca örneklerini oluşturur. Bu anlamda saltanat yönetimlerini geleneksel otoritenin bir örneği olarak görebiliriz
96_ Karizmatik Otorite nedir? “Karizma” eski Yunancada “Tanrı vergisi” anlamına gelen bir kelimedir. Karizmatik otoritede siyasal iktidar, meşruluğunu insanların kendisine atfetmiş olduğu olağanüstü niteliklere bağlı olarak kazanır.
97_ Karizmatik Otorite en tipik örnekleri kimlerdir? Peygamberler ve kurucu siyasal liderlerdir. Karizmatik liderlerin en önemli özelliği, kitleleri peşlerinden sürükleyebilme güçlerine bağlı olarak, yeni bir düzen getirmeleridir
98_ Karizmatik otorite ne zamana kadar geçerlidir? liderin kişisel özelliklerine bağlı olduğu için, lider hayatta kaldığı sürece geçerlidir. Karizmatik otorite lider öldükten sonra kurumlaşır, geleneksel veya hukuki otorite tipine dönüşür.
99_ Yasal-Ussal Otorite nedir? Bu otorite tipinde siyasal iktidar, meşruiyetini akılcı kurallardan alır.
100_ Weber için otorite tipleri nedir? ideal tiplerdir
101_Modern toplumsal yaşamda hem yasalara bağlı olarak iktidara gelmiş oldukları için yasal-ussal otoriteye hem de karizmatik kişilikleri nedeniyle karizmatik otoriteye sahip liderler farklı otorite tiplerinin bir arada bulunabileceğini gösteren örneklerdir
102_ Easton da, Weber gibi, meşruluğun üç kaynağının bulunduğundan bahseder. Easton’a göre bunlar ideolojik kaynak, yapısal kaynak ve liderlerin kişisel özellikleridir
103_ Günümüz dünyasında hakim olan siyasal rejimler nedir? liberal demokrasilerdir
104_ Thomas Hobbes, John Locke ve Jean Jacques Rousseau’nun düşüncelerinde ifadesini bulan toplum sözleşmesi düşünceleri klasik felsefenin, John Rawls’ın adalet teorisi ve Jürgen Habermas’ın demokrasi anlayışı ise, çağdaş felsefenin örnekleri olarak alınacaktır.
105_ Demokratik meşruiyeti ön plana çıkaran toplum sözleşmesi düşünürü kimdir? Rousseau’dur.
106_ Siyasal iktidarın üç ayırt edici özelliğe sahip olduğu söylenebilir.
 İlk olarak siyasal iktidar diğer bütün kural koyucu kurumların ya da kişilerin üstünde yer aldığı için, ülkenin ya da toplumun tamamı üzerinde geçerli olan iktidardır.
 İkinci olarak, siyasal iktidarla toplumdaki diğer iktidarlar arasında, eşitlik ilişkisi değil, hiyerarşik bir ilişki söz konusudur. Siyasal iktidar ülke içinde en üstün olan iktidardır.
 Siyasal iktidarı diğer iktidar türlerinden ayıran bir başka özellik ise, maddi kuvvet ve zor kullanma gücünü tekelinde bulundurmasıdır.
107_ Günümüz dünyasında hakim olan siyasal rejimler liberal demokrasilerdir. Bu nedenle de içerisinde liberal ve demokratik değerlerin başat konumda bulunduğu kültür, zamanımızın hakim siyasal kültürdür
108_ Siyasal ilişkinin ancak dost-düşman ayrımı üzerinden anlaşılabileceğini söyleyen düşünür kimdir? Carl Schimitt
109_ siyasal iktidar ile sosyal iktidarı ayıran bir özelliktir? Siyasal iktidarın hiyerarşik olarak sosyal iktidardan yukarıda olması
110_ Aristoteles’in siyasal birlik anlayışını günümüz dünyasındaki siyaseti anlamak açısından sorunlu kılan husus nedir? Siyasal birliğin homojen bir yapıya sahip olduğunu varsayması
111_Bir siyasal sitemin vatandaşların beklentilerine cevap verememesi durumunda, vatandaşların temel siyasal değerlere, normlara ve siyasal liderlere olan inancının zayıflaması biçiminde kendini gösteren soruna ne ad verilir Meşruluk sorunu
112_ bireysel özgürlüklerin korunması ve sosyal adaletin gözetilmesi hassasiyetlerini barındıran bir meşruiyet düşüncesini sa vunmuştur? John Rawls
4. Ünite – Sivil Toplum ve Devlet
113_ Türkiye’de sivil toplum kavramı ne zaman gelmiştir? Tam olarak 80’lerden sonra siyasal tartışmaların gündemine gelmiştir
114_ İskoç Aydınlanmasının önemli isimleri kimdir? Adam Smith ve Adam Ferguson tarafından geliştirilen, Rousseau, Hegel ve Marx’ın ardından son olarak Tocqueville’in ayrıntılı olarak değindiği sivil toplum kavramı, devletin dışındaki sosyal kurum ve yapılardan meydana gelen toplumsal alanı tanımlamak üzere kullanılmıştır.
115_ Sivil toplum nedir? Piyasa ve devletle birlikte günümüz toplumunu oluşturan bileşenlerdir. Üçü arasındaki ilişkinin niteliği, toplumların yapısını ve karakterini belirlemektedir.
116_Devlet dışı kuruluşlar ya da üçüncü sektör olarak tanımlanan kuruluşlar nedir? Gönüllü kuruluşlar formel, vergiden muaf, yardım ve kalkınma amacı güden, kar amacı gütmeyen ve çoğunlukla uluslararası alanda faaliyet gösteren kuruluşlardır
117_ Gönüllüğüne dayalı örgütlere neler örnek gösterilir? Bazı sendika ve meslek birlikleri, kooperatifler, çiftçi grupları hem şehri dernekleri ve kadın grupları bu kategoride yer alır.
118_ Devlet dışı kuruluşlar pek çok farklı alanda faaliyet göstermektedir. Örneğin CARE VE OXFAM gibi doğal afetlerde yardım üzerine çalışan örgütler, Uluslararası Af Örgütü ve Greenpeace gibi insan hakları ve çevre konusunda faaliyet gösteren örgütler önemli devlet-dışı kuruluşlardan bazılarıdır.
119_ GONGO yani hükümetlerin kurduğu hükümet-dışı kuruluşlar, gelişmekte olan ülkelerin hükümetlerinin devlet dışı kuruluşlara akan yardım fonlarını kendilerine aktarmak üzere kurdukları kuruluşlardır. Yarı hükümet dışı kuruluşlar (QUANGO) ise gelişmiş ülkelerde kurulan gelirlerini kamusal kaynaklardan sağlayan kuruluşlardır. Yardım temelli devlet-dışı kuruluşlar (DONGO) ise kredi veren kuruluşların verdikleri kredinin amacı doğrultusunda kullanımını takip eden kuruluşlardır.
120_Antik Yunan’dan Aydınlanmaya Kadar Olan Dönem nedir? Sivil toplum kavramı tarihsel olarak ilki 1789 Fransız Devrimi’yle ikincisi 20. yüzyılın son çeyreğinde Komünist rejimierin yıkılışıyla olmak üzere iki önemli değişim geçirmiştir
121_ Aristo’nun “koinonia politike” dediği sivil toplum ne olmuştur? Roma’da hukukçu Çiçero’nun elinde “societas civilis” halini almıştır.
122_”Societas civilis” neyi tanımlar? Hukukun belirlediği ve yönlendirdiği ilişkiler üzerine kurulu toplumu tanımlamıştır.
123_ Antik Yunan ve Roma’da “iyi toplum”un karşılığı olarak kullanılan sivil toplum, insanlar için barışı ve düzenli yaşamı temin eden toplumdur.
124_”Sivil Hükümet Üzerine Deneme” adlı eseri kim yazdı? Locke,
125_ Birincisi, insanlar öncelikle ortak kamu otoritesine kendilerini emanet ederler ve bu otorite yasa yapma ve yürütme gücüne sahiptir. Ikincisi ise bu otoritenin doğal olarak sınırlı bir otorite olmasıdır.
126_ Sivil toplum kavramı üzerine düşünen isimlerin başında Alman filozof G.V.F Hegel gelir
127_ Modern dönemdeki sivil toplum düşüncesini belirleyen önemli isimlerinden biri de Karl Marx’dır.
128_ Sivil topluma yönelik postmodern dönemdeki kavrayışın şekillenmesinde en etkili olgu komünizmin Sovyet ve Doğu Avrupa ülkelerinde temsil edilen biçimine karşı muhalif düşüncenin gelişmesidir
129_ Demokrasiyle sivil toplum arasındaki bağı ilk kuran kimlerdir? liberal düşünürlerdir.
130_ Batıda 17. yüzyılın sonu ve 18. yüzyılın başlarında Aydınlanma ve Sanayi Devrimiyle başlayıp günümüze kadar gelen zaman dilimi nedir? modern dönem ya da modernite olarak adlandırılır.
131_ Klasik liberalizm içerisinde bir diğer önemli çizgi Samuel Pufendorf, John Locke, Immanuel Kant, Fizyokratlar, İskoç Aydınlanması düşünürlerinden (Adam Ferguson ve Adam Smith gibi) oluşur
132_ Liberal düşünce içerisinde sivil-toplum devlet ilişkisini konu edinen bir diğer önemli düşünür Thomas Paine’dir
133_ siyasal toplum sivil toplumun siyasal düzeyde temsil edildiği, taleplerinin devlete iletildiği parlamento ve siyasi partilerden oluşan alanı; devlet ise asker, polis ve bürokrasiden meydana gelen kamu otoritesini temsil eder.
134_Buna göre sosyal hayatta farklı dinlere dayalı olarak ortaya çıkan dini’ örgütler, vakıflar, esnaflardan oluşan ahi birlikleri, loncalar ve odalar, dernekler, dini’ tarikat ve cemaatler toplumsal yaşamın sürdürülmesinde faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri olarak sıralanabilecektir
135_ Sivil Toplumun canlanmasına dair örnekler nedir? Yeni düşüncelerin yayılmasını sağlayan okullar, gazeteler, dernekler, cemiyetler ve siyasi partiler devletin son dönemlerinde sivil toplumun canlanmasına dair önemli örneklerdir.
136_ Cumhuriyet döneminde sivil toplumun canlanışı ne zaman olmuştur? Toplumsal yaşamın tümüne hakim olan tek parti döneminin bitişiyle 1950’den sonra gerçekleşmiştir.
137_ 80 sonrası dönemde sivil toplumun hareket alanını neler belirledi? 1982 Anayasası; Siyasi Partiler Kanunu, Sendikalar Kanunu, Dernekler Kanunu, Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’yla birlikte 80 sonrası dönemde sivil toplumun hareket alanını belirlemiştir.
138_ Günümüzde devlet dışındaki sosyal ilişkiler alanında örgütlü topluma ne ad verilmektedir? Sivil toplum
139_ Sivil toplumu bir sektör olarak gören yaklaşım onu nasıl tanımlamaktadır? Üçüncü sektör
140_ Uluslararası alanda faaliyet gösteren, üyelerinin çıkarına değil başkalarının yararına yönelen, kar amacı gütmeyen gönüllü sivil toplum kuruluşları için kullanılan kısaltma hangisidir? NGO
141_ Antik Yunan’da sivil toplumun karşılığı olarak kullanılan terim hangisidir? İyi toplum
142_ G.V.Hegel’e göre sivil toplumu tanımlayan ifade hangisidir? Burjuva toplumu
143_ Sivil toplum ile demokrasi arasında bir bağ olduğunu ilk öne süren düşünürler kimlerdir? Liberaller
144_ Uluslararası alanda faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinden oluşan topluma ne ad verilir? Küresel sivil toplum
145_ Sivil toplumu tamamlanmamış bir proje olarak gören düşünür hangisidir? J. Keane
146_ sivil toplumun doğuşunu “toplum sözleşmesi teorisi” ile açıklar? J. Locke
147_ Sivil toplumun devlet-toplum ayrımının sebebi olarak görüldüğü dönem hangisidir? Modern dönem
5. Ünite – Elitler ve Siyaset
148_Hangi İtalyan düşünürler Anti Marksist düşünce inşa etmeye çalıştı? Vilfredo Pareto ve Gaetano Mosca, özellikle Aristo ve Makyavelli’nin fikirlerinden yararlanarak, siyaset sürecine ilişkin anti-Marksist bir teori inşa etmeye çalışmışlardır
149_ Elit teorisinin merkezinde “toplumu kim yönetir?” sorusu yer almaktadır. Bu soruya elit teorisi “küçük bir azınlık” yanıtını vermektedir.
150_ Elit teorisi neyi savunmaktadır? Güçlü iktidar ve sınırlı demokrasiyi savunmaktadır.
151_ Elit kavramının bu alanlarda popüler hale gelmesine kimler yardım etmiştir? Klasik elitist düşünürler olarak değerlendirilen Vilfredo Pareto, Gaetano Mosca ve Robert Michels öncülük etmişlerdir.
 Genelolarak, Pareto’ya göre, elit kendi faaliyet alanlarında en üstün dereceye sahip insanların oluşturduğu sınıftır.
 Anthony Giddens ise, eliti toplumsal organizasyon ve kurumların en tepesinde bulunan ve formal olarak tanımlanmış karar verme pozisyonlarını işgal eden kişiler olarak tanımlamıştır.
 Ali Arslan’a göre elit, kurumsal iktidara sahip, zenginlik, saygınlık, prestij, statü, zaman, karizma gibi bireysel ve toplumsal kaynakları kontrol edebilecek pozisyonda bulunan, karar verme ve politika oluşturma sürecini doğrudan veya dolaylı bir şekilde etkileyebilen ve karşıtlarına rağmen amaç ve isteklerini hayata geçirebilen bireylerdir.
152_ Pareto, elitleri de kendi içinde kaça ayırır? Yönetici elitler ve yönetici olmayan elitler şeklinde iki sınıfa ayırmaktadır
153_ Kalıntılar kendi içerisinde ikiye ayrılmaktadır.
 İlk grup kalıntılar, yaratıcıdır ve birleşmeler içgüdüsünü yansıtmaktadır. ideolojiler, sanatlar, siyasi ittifaklar ve entrikalar ilk sınıf kalıntılardan kaynaklanmaktadır.
 ikinci grup kalıntılar ise, süreklilik, istikrar ve düzene ilişkin içgüdüleri yansıtmaktadır.
154_ Kalıntıların Hakim olduğu insanlarda ne olmuştur?
 Birinci grup kalıntıların hakim olduğu insanlarda, zeka ve kurnazlık ön plana çıkmakta ve bunlar Makyavelist bir ifadeyle, Pareto tarafından “tilkiler” olarak isimlendirilmektedir.
 İkinci grup kalıntıların hakim olduğu insanları ise, güç, istikrar ve sağlamlık karakterize etmekte ve bu insanlar “aslanlar” olarak adlandırılmaktadır.
155_ elit-halk ayrımını ilMosca’ya göre nedir? Para, din, eğitim, bilim, askeri’ başarı gibi unsur ve insani faaliyetleri kapsayan sosyal güçleri kontrol edebilmek veya onlara sahip olmak yönetici sınıfa girmenin en temel koşuludur defa sistemli bir şekilde ortaya koymaya çalışan düşünür Mosca’dır.
156_ Robert Michels hangi eseri yayınladı ve hangi düşünürler arasında yer aldı? 1911 yılında yayımladığı “Siyasal Partiler” adlı eserinde dile getirdiği düşünceleriyle klasik elitist düşünürler arasındaki yerini almıştır.
157_”oligarşinirı demir yasası” kavramını ortaya koyan kimdir? Robert Michels
158_ Demokratik elitizm olarak adlandırılan bu yeni anlayışın öncülüğünü kim yapmıştır? Joseph Schumpeter yapmıştır. 1942 yılında yayınlanan “Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokrasi” adlı kitabında klasik demokrasi anlayışını sorgulayarak, demokrasinin elit teorisinin öngörüleri bağlamında yeniden tanımlanmasına katkı sağlamıştır. Schumpeter’in teorisindeki en önemli husus, demokrasiyi bir ideal ve amaç olarak değil, bir yöntem olarak kabul etmesidir.
159_ Günümüzde demokratik elitizmin önemli temsilcilerinden biri olan kimdir? Harold D. Laswell bu düşünürlerin başında gelmektedir.
160_ Poliarşinin gerekli koşulları nedir? Dahl, kararların seçilmiş görevlilerce alınması; sık aralıklarla yapılan seçimler; tüm yetişkinlerin oy kullanma hakkı; yurttaşların ve görevlilerin mevcut sistemin eleştirisi de dahil olmak üzere, ifade özgürlüğüne sahip olması; alternatif bilgi kaynaklarının varlığı ve yurttaşların örgütlenme hakkının bulunmasını poliarşinin gerekli koşulları olarak görmektedir.
161_ Amerika Birleşik Devletleri’nde iktidar elitini kimler oluşturur?
 Siyasi liderler ve üst düzey bürokratlar,
 Büyük şirketlerin üst düzey yöneticileri ve
 Askeri’ kurumlar daki üst düzey yöneticiler olmak üzere üç temel grup oluşturmaktadır
162_ Domhoff şu iki önemli soruya cevap aramaktadır:
 Ifade özgürlüğünün ve tam bir siyasal katılım olasılığının olduğu, insan hakları alanında yaşanan gelişmeler ve kadın hareketleri sayesinde fırsat eşitliğinin arttığı Amerika gibi demokratik bir ülkede, şirketler nasıl böyle bir hakim iktidar grubu haline gelmektedir?
 Şirketler topluluğunun içerisinde karı maksimize etmek amacıyla yapılan ve rakip şirket liderlerini politika çatışmasına sürükleyecek bir rekabet varken, bu aktörler siyasal alanda nasıl iş birliği içinde çalışmakta ve ortak bir irade sergilemektedirler?
163_Türkiye’de toplumu yöneten elit grupları kimlerdir? Siyasi elitler, bürokratik elitler ve ekonomik elitler olduğu belirtilebilir.
 Burada, siyasi elitler ile etkin siyasal makamları işgal eden kişiler ve başlıca siyasi partilerin lider kadroları;
 Ekonomik elitlerle Türkiye’deki ekonomik temelli sivil toplum örgütlerinde önemli bir ağırlığı olan büyük şirketlerin sahipleri ve yöneticileri;
 Bürokratik elitler ile kamu yönetimindeki, yargıdaki ve askeri kurumlardaki en önemli makamları dolduran kişiler kastedilmektedir
164_ Moderm elit teorisinin öncüleri kimlerdir? Pareto, Gaetano Mosca ve Robert Michels’in modern elit teorisinin öncüleri olarak kabul edildiğini belirttik
165_ Elitlerin yer değiştirmesini “kalıntılar” olarak isimlendirdiği kavram ile açıklayan elitist düşünür kimdir? Vilfredo Pareto
166_. Mosca, az sayıdaki bir elit grubun çoğunluk üzerinde hakimiyet kurmasını hangi faktörlere dayandırmaktadır? Örgütsel Faktörler
167_ Örgütlerin her zaman bir azınlık tarafından yönetildiğini ifade eden ilke hangisidir? Oligarşinin Demir Yasası
168_ Robert Dahl tarafından günümüzdeki demokrasilerin işleyişini tanımlamak için kullanılan kavram hangisidir? Poliarşi
169_İktidar eliti kavramını kullanan düşünür aşağıdakilerden hangisidir? Charles Wright Mills
170_ bürokrasinin politika oluşturma sürecine müdahil olmasını sağlayan faktördür? Teknik bilgi
6. Ünite – Siyasi Partiler ve Siyasi Parti Sistemleri
171_(Optimates) ne anlamda kullanılırdı? Halkın (Populares) bir araya gelmelerini anlatmakta kullanılırdı.
172_ Tory ve Whig grupları kimlerin ataları sayılır? İngiltere’de on yedinci yüzyılda ortaya çıkan ve aynı ülkede sırasıyla bugünkü Muhafazakar ve liberal partilerin ataları sayılan gruplardır.
173_ İngiltere’de gerçek anlamda siyasi partilerin ortaya çıkması ne zaman rastlar? 1832 Reform Yasası dönemine rastlamaktadır
174_ Siyasi partiler üzerine yapılan karşılaştırmalı incelemelere baktığımızda partinin ne olduğu hususunda ileri sürülen benzer görüşler şunlardır:
 Siyasi parti, bireysel ya da kolektif olarak kendilerini belli bir siyasi etiketle özdeşleştiren (“Demokratlar”, “İşçi Partiler”,
“Liberaller”, “Muhafazakarlar” vb. gibi) kişilerin bir araya gelmesi olayıdır.
 Bu kişilerin örgütlenme hakları ve parti amaçları için çalışmaları yasaldır. Bu bakımdan, resmen yasaklanmış olan ve iktidar için mücadele eden grupları partiden çok, “cunta” ya da “gizli örgüt” diye adlandırmak daha uygundur.
 Siyasi parti, temsili hükümet mekanizmalarıyla ilgilenir; iktidar için adayları saptar; seçmenlerin desteğini sağlar. Dolayısıyla, seçimlerin yapılmadığı yerlerde partilerin de var olmayacağı açıktır.
175_1951 yılında Duverger’in Siyasi Partiler kitabının yayınlanışı ile ne olmuştur? Parti kavramlaştırmasında önemli bir dönüm noktasını simgelemektedir.
176_ Tunaya’nın kendisinin de belirttiği gibi, tanım şu üç unsuru içermekteydi:
 Belli bir siyasi program
 Bu programı normal seçim yoluyla gerçekleştirme
 Bu amaçla kurulmuş bir topluluk
177_ joseph LaPalombara ve M arionWeiner , ise 1966’da yayınladıkları Political Parties and Political Development (Siyasi Partiler ve Politik Gelişme) adlı derlemelerinde “Siyasi Partilerin Kökeni ve Gelişimi”ne ilişkin yazdıkları bir yazıda, partileri tanımlamada şu dört ölçütün esas alınmasını önermişlerdir:
 Yöneticilerin ömürleri ile sınırlı olmayan sürekli bir örgütün varlığı
 Bu örgütün merkezle düzenli ilişkiler içinde faaliyet gösteren yerel kuruluşlara sahip olması Tek başına ya da başkalarıyla ortaklaşa olarak karar alma iktidarını ele geçirme ve elde tutma hususunda bilinçli bir çabanın gösterilmesi
 Seçmenler arasında taraftar kazanmaya ya da herhangi bir şekilde halkın desteğini sağlamaya yönelik girişimlerin yapılması
178_ LaPabombara ve Weiner, andığımız ortak yazılarında partilerin doğuşunda rol oynayan dinamikleri açıklayan üç farklı kurarndan söz etmektedirler. Bu kurarnlar
 “kurumsal kuram”,
 “tarihsel kriz (durum) kuramı” ve
 “gelişmeci kuram” şeklinde ifade edilmiştir.
179_ Kurumsal Kuram nedir ve temsilcisi kimdir? Bu tür kuramlar, genellikle siyasal partilerin parlamentolar içinden nasıl çıktıklarını açıklarlar. Bu kurarnın başta gelen temsilcisi M. Duverger’dir. Duverger, daha önce de andığımız Siyasi Partiler adlı eserinin “Giriş”inde “Partilerin Kökeni” üzerinde dururken;
180_ Tarihsel Kriz (Durum) Kuramı nedir? Tarihsel kriz kuramı, partilerin doğuşunu hazırlayan etkenleri, bir ülkede siyasi seçkinlerin karşı karşıya olduğu belirli sorunlar ve bu sorunlardan hareketle yöneldikleri amaçlar bağlamında açıklamaktadır. LaPalombara ve Weiner, partilerin doğuşunu hazırlayan ve birçok ülkenin siyasi seçkinlerinin karşı karşıya bulunduğu üç tür tarihsel kriz saptamaktadırlar: Meşruluk, bütünleşme ve katılma krizleri.
181_ Meşruluk krizi neyi ifade eder? Siyasi sistemin yönetiminde kimlerin söz sahibi olacağını ve bu kişilerin sistemi nasıl yönetecekleri konusunda doğan anlaşmazlığı ifade eder.
182_ Katılma krizi ise nedir? Siyasi seçkinlerin sisteme katılma isteğindeki kişi ve grupların bu istek ya da çabalarını onaylamamasından, meşru görmemesinden kaynaklanan bir kriz türüdür.
183_Gelişmeci Kuram nedir? Bu kuram, siyasi partilerin doğuşu ile modernleşme süreci arasındaki ilinti üzerine yoğunlaşır. Daha açıkçası, gelişmeci kuram, siyasi partilerin doğuşunu modernleşmenin bir sonucu olarak görür
184_ Bu bakımdan, varılan modernleşme düzeyini esas alarak ülkenin parti sistemlerine bakarken yapılacak daha doğru bir ayrım, şu olmalıdır:
 Partilerin hiç ortaya çıkmamış olduğu ülkeler.
 Partilerin sonradan bastırılmış ve yasaklanmış olduğu ülkeler.
185_ Seymour Martin Lipset ve Stein Rokkan’ın sosyal bölünmelersiyasi gruplaşmalar ilişkisine dair modeline dayanmak uygun olacaktır.
186_ Partiler tipolojisinde ilk ve yaygın kabul görmüş sınıflandırma kimindir? Duverger’nin kadro ve kitle partileri tipleridir. Kadro partileri tipi, işlevleri esasen seçim dönemleriyle sınırlı ve dar bir grubun (seçim çevrelerinde etkili konumda bulunan isim sahibi kişilerin) yönettiği ve üye sayısını artırmaya özel bir çaba göstermeyen partilerdir.
187_ Yirminci Yüzyılın siyasal bir olgusu olsa da, günümüz koşullarında değişik bir versiyonlarıyla karşımıza çıkmaktadır ki, en başat tipolojisi olarak “hareket partisi” belirtilebilir: Ortaya çıkışı bir harekete (milliyetçi hareket, İslami hareket, devrimci hareket, feminist hareket, yeşiller gibi) dayanan parti. Bununla beraber, kitle partileri, günümüzde başka bazı tiplere evrilmiş durumdadır.
188_ Pazarlanacağı tüketiciler mertebesine indirgemiş olup şu üç parti tipinin doğmasına sebep olmuştur: Herkesi kapsayan (catch-all) parti, şirket partisi ve kartel parti. Herkesi kapsayan partiler, ideoloji, örgüt yapısı açısından katı ve güçlü değillerdir ama güçlü bir lider kadrosu tarafından yönetilirler.
189_ Şirket partisi nedir? liderinin aynı zamanda şirket sahibi olduğu ve siyasi etkisini şirketi üzerinden sağladığı bir sosyal ağ sayesinde tesis etmeye yöneldiği tipe karşılık gelir. Bu parti tipinde “gençlik”, “yakışıklılık”, “eğitim düzeyi” gibi kişisel imgesel unsurların kullanılması yoluyla liderin adeta popüler bir kültür ikonuna dönüştürülmesi yoluyla seçmenlerin oyunun sağlanması esastır.
190_ Kartel parti tipinin karakteristiği nedir? Diğerleriyle aynı mantığa dayanmakla beraber, biraz farklıdır. “Kartel” aslında iktisadi bir kavramdır ve şu anlama gelir: iktisadi bağımsızlıkları saklı kalmak şartıyla aynı malı üreten birkaç büyük teşebbüsün, aralarında rekabeti azaltmak ya da bir anlamda bütünüyle kaldırmak amacıyla yaptıkları örtük veya açık anlaşmadır.
191_ Demokrasi ve partilerin organizasyonları konusunda Ostrogorski’ den daha çok tanınan kişi kimdir? R. Michels’dir. Michels, genelolarak örgütlerin yapılarında oligarşik bir
192_”Oligarşinin Tunç Kanunu” ne olarak adlandırmıştır? Michels’in bununla ifade etmek istediği bir elit grubun hakim olduğu ve bu grubun bir çeşit kooptasyon yöntemiyle partinin gelecekteki lider kadrolarını da kontrolü altında tuttuğudur.
193_ politik partilerin organizasyonu ile demokrasi arasındaki ilişkiyi şu örgütsel özellikleri esas alarak inceleyebiliriz:
 Parti Özerkliği
 Örgütlenme Derecesi
 İktidarın Merkezileşme Derecesi
 Örgütün Tutarlılık Derecesi
 Örgütün Katılma Anlayışı
194_ Parti özerkliğinin bir başka göstergesi, mali özerkliktir. Batılı demokrasilerde parti finansmanı açısından üç yöntem söz konusudur:
 İç Finansman: Üye aidatları, parti yatırımlarından, yayınlardan, partinin düzenlediği çeşitli faaliyetlerden elde edilen gelirlerden oluşur.
 Dış Finansman: Özel şahıslardan, şirketlerden ve çıkar gruplarından sağlanan teberrulardan oluşur. Bazı ülkelerde bu finansman türüne getirilen sınırlamalar söz konusudur.
 Devlet Tarafından Sağlanan Mali Destek: 1959 yılında F. Almanya’da uygulamaya konulan bir usuldür. 1967’de Finlandiya, 1969’da İsrail, 1970’te Norveç, 1974’te İtalya, 1975’te Avusturya, 1977’de İspanya aynı usulü uygulamaya başlamıştır. 1965 yılından bu yana Türkiye’de de aynı uygulama yürürlüktedir. Kamu fonları aracılığıyla partileri finanse etmenin, onların yasal durumlarını güçlendirdiğinde hemfikir olan siyaset bilimciler, bu açıdan partilerin aslında devletin kendilerinin iç işlerine karışması gibi (hesapların denetimi ve diğer yollardan) bir bedeli ödediklerine dikkatlerimizi çekmektedirler.
195_ Duverger’ye göre kuvvetli bağlantıya sahip partiler hangileridir? Sosyalist, Katolik, Komünist ve Faşist Partiler kuvvetli bağlantıya sahip partilerdir. Zayıf bağlantılı partiler ise günümüzde istisnadır.
196_ Örgüt üyeleri arasındaki tutum ve davranış birliğini saptamamız çok kolay bir iş değildir. Belki anket tekniğine başvurarak tutumlara ilişkin tutarlılığın saptanması nispeten daha kolaydır ve şu ölçütlere dayanır:
 Yasama tutarlılığı
 Parti disiplini
 Hizipleşme
197_Örgütün Katılım Anlayışı Bu bakımdan partileri ikili bir ayınma tabi tutmak mümkündür.
 Duverger’nin ayırımı Sınırlı ve Totaliter parti tiplerine dayanır.
 Sigmund Neumann ise Bireysel Temsil ve Sosyal Bütünleşme Partileri ayrımı yapar. Bireysel Temsil Partileri, büyük öl-çüde seçim dönemlerinde kendilerini gösteren ve seçim kampanyaları, parlamento ve hükümet çalışmaları gibi salt politik faaliyetler yürüten partilerdir.
_ Tarihsel bakımdan en eski tip Bireysel Temsil Partisi, Amerika’daki Demokrat ve Cumhuriyetçi Partiler ile Fransa’daki Sosyalist Parti’dir. Sosyal Bütünleşme Partileri ise özellikle kitle hareketlerinin ortaya çıkarmış olduğu partilerdir. Bu partiler, üyelerini ideolojik olarak mobilize eder, onların sosyal hayatlarını dahi partinin ilgi odağı yaparlar. Dolayısıyla yalnızca seçimden seçime iktidarı ele geçirmek amacıyla örgütlenmezler. Neumann’ın tipolojisi içinde demokrasi ile daha bağdaşır nitelikte olan parti tipi, şüphesiz ki, Bireysel Temsil Partisi tipidir
198_ Giovanni Sartori geliştirmiştir. Sartori, klasik tasnifin oldukça dışında şu yedili sınıflamayı yapmıştır.
 Tek parti sistemi
 Hegemonyacı parti sistemi
 Hakim parti sistemi
 İki parti sistemi
 Sınırlı çoğulcu parti sistemi
 Aşırı çoğulcu parti sistemi
 Atomlaşmış parti sistemi
199_Sartori, ilk önce siyasi sistemler düzeyinde bir ayırım yapmakta, bunları yarışmacı ve yarışmacı olmayan diye sınıflandırmaktadır. Buna göre,
 Yarışmacı sistemler kendi içinde kutuplaşmış çoğulculuk ve ılımlı çoğulculuk kategorilerini içermekte; iki parti sistemi ve hakim parti sistemi, ılımlı çoğulcu sisteme özgü tipleri oluşturmaktadır.
 Yarışmacı olmayan sistemler ise, tek parti sistemi ve hegemonyacı parti sistemi tiplerini içermektedir. Bunlar da totaliter tek parti, otoriter tek parti, pragmatik tek parti ve ideolojik-hegemonyacı, pragmatik hegemonyacı parti sis-temi diye alt kategorilere ayrılmaktadırlar
200_ parti sisteminin varlığının bağlı olduğu koşullar ise şunlardır:
 Parlamentodaki sandalyelerin çoğunluğu için yarışın iki parti arasında söz konusu olması,
 Bu yarış ta partilerden birinin çoğunluğu kazanmakta başarılı sayılması,
 Çoğunluğu kazanan partinin hükümet kurabilmesi,
 İktidar ve muhalefet arasında yer değiştirme (rotasyon) olasılığının var olması.
201_ Duverger’ye göre, seçim sisteminin genel etkisi, aşağıdaki üç formülde şemalaştırılabilir:
 Orantılı temsil, sert, bağımsız ve (coşkusal akımlar dışında) istikrarlı partilerden kurulu bir çok-parti sistemini temsil eder.
 İki turlu çoğunluk usulü, yumuşak, bağımlı ve (bütün durumlarda) nispeten istikrarlı partilerden oluşan birçok-partili sistemi teşvik eder.
 Tek turlu basit çoğunluk sistemi, iktidarın büyük bağımsız partiler arasında el değiştirdiği iki parti sistemini teşvik eder.
202_ Siyasi Parti Sistemlerini Belirleyen Bir Faktör Olarak Seçim Sistemleri Genellikle Üç Kategoride Mütalaa Edilir:
 Çoğunluk esasına dayanan sistemler
 Nispi temsil esasına dayanan sistemler
 Karma sistemler
203_Tek turlu usulün alt-türleri olarak neleri belirtebiliriz? dar bölge, listeli ve alternatif oy gibi usulleri belirtebiliriz.
_ Dar bölgede usulünde ne olur? ülke, her seçim bölgesinden tek adayın çıkarılacağı küçük seçim çevrelerine bölünür
204_ Listeli usulünde ne olur? her seçim çevresinden birden çok kişi milletvekili olarak seçilebilir. “Adayesaslı” veya “parti esaslı” blok oy olarak iki şekilde oylama yapılabilir.
205_ Alternatif oy usulünde ne olur? her seçim çevresinden bir aday seçilir; seçmenler seçimlerini, adayları sıralayarak yaparlar. Oyların yarısından bir fazlasını alan aday seçilir.
206_ İki turlu çoğunluk sisteminde ise ne olur? seçimler iki turlu olarak gerçekleşir. Genellikle bir adayın seçileceği seçim çevrelerinde ilk tur yapılan seçimlerde yüzde 50 oy oranını aşan adaylar seçilir. Eğer bu oranı sağlayan adayolmazsa, ilk turda belirli oy oranını aşan adaylar arasında ikinci tur seçimler yapılır ve çoğunluğu alan aday seçimi kazanır.
207_Nispi temsil esasına dayanan seçim sisteminde nasıl sonuç olur? Adaylarını liste usulüne dayanarak belirleyen partiler, her seçim çevresinde aldıkları oy oranına göre milletvekili çıkarırlar. Partilerin oy oranları, ulusal ve seçim çevresi düzeylerinde(“en büyük artık”, “en kuvvetli ortalama usulü”, “ulusal artık (milli bakiye)”, “D’hondt”) usulleriyle hesaplanır
208_ Ülke genelinde geçerli oylar milletvekili sayısına bölünerek ne bulunur? “ulusal seçim kotası” bulunur
209_ Türkiye’de 1965 seçimlerinde uygulanan ulusal artık usulü hariç, 1961 seçimlerinden bu yana hangi seçim barajlarını uyguladı? D’hondt usulünün “barajlı”, “barajsız”, “çift barajlı”, “ülke barajlı” türleri uygulanmaktadır.
210_ Karma sistemler nedir? Çoğunluk esaslı ve nisbi temsil esaslı sistemlerin avantajlı yanları alınarak ülke yapısına göre değişen bir seçim sistemi oluşturmaya dayanır
211_ Sartori, klasik tasnifin oldukça dışında şu yedili sınıflamayı yapmıştır.
 Tek parti sistemi
 Hegemonyacı parti sistemi
 Hakim parti sistemi
 İki parti sistemi
 Sınırlı çoğulcu parti sistemi
 Aşırı çoğulcu parti sistemi
 Atomlaşmış parti sistemi
212_ Günümüzde halk iradesinin en etkili organlarının anayasaların öngördüğü kurumlardan çok siyasi partiler olduğunu söyleyen düşünür kimdir? Georges Burdeau
213_ İngiltere’de on yedinci yüzyılda ortaya çıkan Tory ve Whig grupları bugünkü hangi partilerin ataları sayılan gruplardır?
Muhafazakır-Liberal
214_ Siyasal partileri baskı gruplarından ayıran husus nedir? Siyasal iktidar için doğrudan yarışan, dolayısıyla kendi adlarına aday gösterebilen kuruluşlar olmaları
215_ Etimolojik (kökenbilimsel) olarak parti, hangi sözcükten türemiştir . Parça
216_ İşlevleri esasen seçim dönemleriyle sınırlı ve dar bir grubun (seçim çevrelerinde etkili konumda bulunan isim sahibi kişilerin) yönettiği ve üye sayısını artırmaya özel bir çaba göstermeyen partiler hangi tip partilerdir? Kadro Partileri
217_ Siyasal partilerin ortaya çıkışını açıklayan kuramlardan hangisi parlamentolar içinden doğduğunu iddia eder? Kurumsal Kuram
218_ 2002-2011 dönemi göz önüne alındığında, Türkiye’de hangi parti sisteminin geçerli olduğu söylenebilir? Hakim Parti Sistemi
219_ Ülkenin her seçim bölgesinden tek adayın çıkarılacağı küçük seçim çevrelerine bölünerek çoğunluk esası gereği en çok oyu alan adayın milletvekili seçilmesi biçiminde işleyen seçim usulüne ne ad verilir? Dar Bölge Usulü Dar Bölge Usulü
220_ Türkiye’de 1965 seçimleri hariç, 1961 seçimlerinden bu yana yapılan seçimlerde hangi seçim usulü uygulanmaktadır? Dar Bölge Usulü
7. Ünite – Siyasal Kültür, Siyasal iletişim ve Kamuoyu
221_ Kültür kavramı tanımlamaları sınıflandırıldığında karşımıza şöyle bir tablo çıkmaktadır:
 Betimleyici Tanımlar,
 Tarihsel Tanımlar,
 Normatif Tanımlar,
 Psikolojik Tanımlar,
 Yapısal Tanımlar,
 Genetik Tanımlar.
222_ Betimleyici Tanımlar nedir? Kültürü, sosyal hayatın toplamını oluşturan, kapsamlı bir bütün olarak görme ve kültürü oluşturan çeşitli alanları listeleme eğilimindedirler.
223_ Tarihsel Tanımlar nedir? Kültürü, kuşaklar yoluyla, zaman içinde aktaran bir miras olarak görme eğilimindedir.
224_ Normatif Tanımlar nedir? Bunlar iki biçim alabilir. ilki, kültürün somut davranış ve eylem yapılarını biçimlendiren bir kural ya da yaşam biçimi olduğunu ileri sürer. İkinci biçim, davranışa başvurmaksızın, değerlerin rolüne vurgu yapar.
225_ Psikolojik Tanımlar nedir? Kültürün, insanların iletişim kurmasına, öğrenmesine ya da maddi ve duygusal ihtiyaçlarını karşılamasına imkan veren bir sorun çözücü araç olarak rolü vurgulanır.
226_ Yapısal Tanımlar nedir? Kültürün ayrışabilen yönlerinin kurulu karşılıklı ilişkilerine işaret eder ve kültürün somut davranıştan farklı bir soyutlama olduğu gerçeğinin altını çizer. Dolayısıyla bu tür tanımlar, kültür olan şeyleri basitçe listele-yenler ve idealolan ile davranışsalolan arasında hiçbir ayrım gözetmeyenler ile karşılaştırılabilir.
227_ Genetik Tanımlar nedir? Kültürü, nasıl varolduğu ya da varoluşunu nasıl sürdürdüğü bakımından tanımlar. Bunların biyoloji ile çok az ilgisi vardır, aksine kültürü, insani etkileşimden meydana gelen ya da kuşaklar arası aktarımın
228_ Betimleyici, tarihsel, normatif, psikolojik, yapısal ve genetik özelliklerin bir bütünü olarak kültür, sadece toplumların değil bireylerin hayatlarını yönlendirmede önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.
229_ Siyasal toplumsallaşma sürecinde bireyi toplumsallaştıranlara “etmen” denilmektedir. İki grup etmen bulunmaktadır:
 Birincil Grup Siyasal Toplumsallaştırıcı Etmenler
1. Aile
2. Arkadaş Çevresi
 lkincil Grup Siyasal Toplumsallaştırıcı Etmenler
1. Okul
2. Dernek ve Sendikalar
3. Medya
230_ İnanç sistemi nedir? (belief system) anlamlandırılmış sembollerden oluşan bireysel bir özelliktir.
231_ bir siyasal partinin logosu neydi” diye sorduğumuzda, birey tarafından, siyasal inanç sisteminde yer edinmiş o logonun şekli, içeriği hatırlandığı gibi, o logoya; dolayısıyla o siyasal partiye yüklenmiş “iyi” ya da “kötü” anlamlar da akla gelecektir. Yani her türlü siyasal davranışta siyasal inanç sistemi referans alınacaktır.
232_ Kişilik sistemi nedir? İnsanın biyolojik, sosyolojik ve psikolojik yönlerinin tamamıdır.
233_ Bir insana, “Şu siyasal ideolojiyi destekle “, “bu partiye oy ver”, “şu siyasal lider iyidir” şeklinde sembol anlamlandırmaları üzerinden bir toplumsallaştıncı etkide bulunulursa, kişilik sisteminden geçen kısmıyla birey tarafından içselleştirilecek ve siyasal inanç siteminde yer edinecektir. Her bir bireyin kendine ait kişilik sistemi olduğundan, siyasal inanç sistemi de kendine aittir. Yani siyasal inanç sistemi tekildir; kişiye aittir, bireye aittir.
234_ İletişimin üç ana unsuru vardır bunlar nedir? : ileten, ileti, iletilen. ileten, iletişimiri başlangıç kaynağını oluşturmaktadır. iletişime konu olan iletinin çıktığı kişi, iletendir. iletiyi alan ise iletilendir. Bu ikisinin arasındaki etkileşimi sebebi, iletidir. Örneğin bir insanın bir başkasıyla sohbet etmesi, bir iletişimdir. Konuşan, iletendir. Dinleyen ise iletilendir
235_ İletişimiri dört ana faktörü vardır:
 iletişim Kanalları,
 iletişim Sembolleri,
 iletişim Türü,
 İletişimin Kapsayıcılığı.
236_ iletişim sembolleri nedir? İletinin anlatım dilidir. Konuşma dili, lisan, bir iletişim semboıüdür.
237_ siyasal iletişimiri şu aktörleriyle karşılaşmaktayız:
 Devlet
 Devlet Yöneticileri
 Bürokrat ve Teknokratlar
 Parlamento
 Siyasal Sistem
 Siyasal Partiler
 Sivil Toplum Kurumları ve Baskı Grupları
 Araştırma Şirketleri
 Siyasetle ilgilenenler
 YönetilenleriHalk
 Kitle iletişim AraçlarılMedya
238_ Siyasal iletişimiri aktörleri, karar alma sürecinin içinde bulunan gruplardır.
239_ Ancak devlet denildiği zaman anlaşılması gereken nedir? Sadece yöneticiler değil, yöneticilerle birlikte bürokrat ve teknokratlardan oluşan ve icraattan asıl sorumlu kişilerdir. Devlet başkanı, hükümet, yerel yönetimler ve yerel yöneticiler, aynı yapıda ele alınmalıdır. Bu gruba son olarak, seçilmişlerden oluşan ve temsil gücüne sahip bir parlamentoyu da dahil edebiliriz.
240_ Eğer bir genellerneyle siyasal iletişimi, devletin halkıyla etkileşim halinde olması olarak ele alacak olursak ne olur? Devlet ileten durumundadır. Aktörleri bu anlatıma ekleyecek olursak, devleti yönetenler, bürokratlar, teknokratlar ve milletin vekilleri, iletişimi başlatan grubu oluşturmaktadırlar.
241_ Siyasal iletişimiri en önemli aktörü ise nedir? Kitle iletişim araçlarıl medyadır. Her türlü yazılı/basılı medyayı; yayımı, yayını yapılan bütün görsel ve işitsel medyayı; internet ve intranet altyapısından yararlanılarak yapılan yazılı, sesli, görüntülü, sözlü, sözsüz, sessiz, görüntüsüz medyayı; kısaca kitlelere ulaşabilen her türlü unsuru kitle iletişim aracı; yeni tabiri ile medya olarak adlandırabiliriz.
242_ M. Kapani’ye göre kamuoyu nedir? Belli bir zamanda, belli bir tartışmalı sorun karşısında, bu sorunla ilgilenen kişiler grubuna veya gruplara hakim olan kanaattir.
243_ Şu halde ‘kamuoyu, kendini etkin olarak duyuran leanaattir’ demek yanlış olmayacaktır. Kamuoyunun varlığından söz edebilmek için bazı koşullar gereklidir.
 Öncelikle, ortada bir anlaşmazlık olmalıdır. Yani bir konuda çeşitli zıt menfaatler, talepler bulunmalıdır.
 Siyasal sistem haberleşme, konuşma, görüşme, tartışma ve örgütlenme olanaklarını sağlamalıdır. Yani fikir, basın, dernek, toplanma gibi temel özgürlüklere yer verilmelidir.
 Ayrıca bu özgürlüklerin kullanılması için gerekli maddi olanakların da sağlanmış olması gereklidir.
 Organize fikirler, kamuoyunun bir diğer temel özelliğini oluşturur. Yani bir toplumda kamuoyunu oluşturan, düzenle-yen, organize eden çeşitli merkezler bulunmalıdır.
 Kamuoyunun karşılaştığı bir direnme noktası olmalıdır. Bu direnme noktası, parlamento, hükümet ve benzerleri gibi, kamusal otoritelerdir.
244_ Kamuoyu ile en fazla ilgisi olan kimlerdir? Kavram baskı gruplarıdır. Baskı grupları, ortak menfaatler, çıkarlar etrafında birleşen ve bunları gerçekleştirmek için siyasal otoriteler üzerinde etki yapmaya çalışan örgütlenmiş gruplardır. Yani baskı grupları, doğrudan doğruya kamuoyu oluşturmaya çalışan insan birliktelikleridir.
245_ Siyasal katılım nedir? Çeşitli düzeylerde karşımıza çıkmaktadır. İzleyici faaliyetleri olarak ele alınabilecek ilk kategoride, siyasal sistemin işleyişini merak edenlerin, siyasetle ilgili haberleri izleyerılerin, okuyanların var olduğunu görmekteyiz. Hiçbir siyasal faaliyette bulunmayıp sadece seçimlerde oy verenler de bu grup içinde yer almaktadır.
246_ Bir siyasal geçiş faaliyetleri nedir? Siyasal fikri benimseyenler, ideolojiye sahip olduğunu söyleyenler, siyasal partilerin toplantılarına, mitinglerine katılanlar ise bir üst aşama; yani geçiş faaliyetleri içinde anılmaktadır.
247_ En üst düzey siyasal katılma biçimine ise nedir? Bir seçim kampanyasında görevalanlar, siyasal partiye üye olanlar, siyasal strateji belirleme toplantılarına katılanlar, siyasal makam için adayolanlar ve siyasal partiye ait bir yönetici mevkiinde görevalanlar dahil edilebilir. Bu gruba da gladyatör faaliyetleri denilmektedir
248_ Kamuoyunun oluşmasında etkili olan beş kaynak bulunmaktadır bunlar kimlerdir? Aile, Okul, Meslek-İş Grubu, Din, Medya
8. Ünite – Siyasal Yabancılaşma ve Yeni Toplumsal Hareketler
249_ Yabancılaşmalara örnek verelim? Toplumun yabancılaşması, kültürün yabancılaşması, dilin yabancılaşması, siyasetin yabancılaşması, insanın kendine yabancılaşması gibi farklı konularda yabancılaşmadan bahsedilmektedir.
250_ Yabancılaşma kavramı nereden gelmektedir? Dilimize Batı dillerinden geçmiştir. Almancada ‘Eni-
fremdung’ ifadesiyle karşılanan yabancılaşma kavramı Fransızcada ve İngilizcede ‘alierıatiorı’ olarak geçmektedir
251_ Latince’de yabancılaşma kavramının değişik alanlarda kullanılması, anlam zenginliğini daha da artırmaktadır. Örneğin: Hukuk alanında, devretme, elden çıkarma, zilliyet – mülkiyet hakkını başkasına verme vb. anlamlarda kullanılırken; so syolojide ayrılmak, diğer insanlardan, yurdundan, Tanrı’dan ayrı düşmek, kopmak şeklinde anlaşılmakta; tıp ve psikolojide ise, çılgınlık, tinsel şaşkınlık, bunama vb. gibi psişik bozukluklara karşılık gelmektedir. ‘Alienatio’ sözcüğünün tıptaki anlamının akıl kaybı, delirmek olması bu anlamı desteklemektedir.
252_”Anomi neredem gelmektedir” sözcüğü köken olarak “yasasızlık, normsuzluk” anlamına gelen “anomous” sözcüğünden türemiştir
253_ Anomiyi düşünürler nasıl tanımladı?
 Karl Marx anomiyi, organlar arasındaki ilişkinin düzensizliği sonucu, toplumsal dayanışmanın azalması olarak tanımlarken,
 Robert Merton’a göre anomi, bireyin toplumsal yapı tarafından oluşturulan kültürel hedefler ve bu hedeflere ulaşmak için kullanılabilecek kurumsallaşmış araçlara güveninin ve inancının azalmasıdır. Bu kavramı en fazla kullanan
 Emile Durkheim ise anomiyi, geleneksel değerlerin ve kuralların zayıfladığı veya tahrip edildiği bir kuralsızlaşma durumu olarak tanımlamaktadır.
254_ Yabancılaşma terimini ilk kullanan kimdir? Friedrich Hegel olmuştur
255_ Yabancılaşma terimini etraflıca tartışıp tanımlayarak ilk kullanan ise Karl Marx’dır
256_ Yabancılaşma beş boyutlu bir olgudur.
 İlk olarak yabancılaşan insan, kendi davranışı sonucunda istediklerini elde edemeyeceğini düşünmesinden kaynaklanan güçsüzlük duygusuna sahip olabilir.
 İkinci olarak yabancılaşan insan neye inanacağına karar veremernekte, anlamsızlık durumu içine girmektedir.
 Üçüncü olarak toplumca belirlenen amaçlara ulaşmak için toplum tarafından yasaklanan yöntemlere ve davranışlara başvurmasından kaynaklanan kuralsızlık durumu içinde olabilir.
 Dördüncü olarak toplum tarafından özellikle yüksek değer verilen şeylere düşük değer vermesinden dolayı tecrit edilmişlik durumuyla karşılaşabilir ve
 son olarak ise kendinden uzaklaşmış diğer bir ifade ile kendine yabancılaşmış olabilir.
257_ Murray Levin, ilk ikisi üzerinde yoğunlaşmakla beraber, siyasal yabancılaşmanın dört görünüşünden bahsetmektedir: “Güçsüzlük”, “anlamsızlık”, “normların zayıflaması” ve “kayıtsızlık”,
258_ Seeman ise, yabancılaşmayı nasıl ele alır? “güçsüzlük”, “güvensizlik”, “anlamsızlık” ve “tecrit eğilimi” olarak ele alır.
259_ Öncelikle bir toplumsal hareket nedir? Radikal şekilde yeni bir toplumsal düzen kurmak isteyen bir grup insandır
260_ İkinci olarak, bir toplumsal hareket nedir? Geniş çapta çeşitliliğe sahip, farklı kültürlerden ve sınıflardan gelen “sıradan insanların” politik eylemi olarak ortaya çıkar
261_ Toplumsal hareketlerin son ayırt edici özelliği nedir? Bina işgalleri, iş boykotları ve caddelere barikatlar kurmak gibi kutuplaşmalar yaratan ve düzeni bozan taktikleridir.
262_ Ayrıca Hannah Arendt, Eric Fromm, Eric Hoffer, Seymour Martin Lipset ve Arthur Schlesinger gibi pek çok önemli düşünür de yine, toplumsal hareketlerin olası olumsuz etkileri konusunda uyarılarda bulunmuşlardır.
263_ Bu düşünürler sosyal hareketleri genel olarak aşağılık, yasa tanımaz ve anti demokratik özellikleriyle tanımlamışlardır. Kuşkusuz bu olum suz yargılamalarda Almanya’da yaşanan Nasyonel Sosyalizm, İtalya’da yaşanan Faşizm ve ABD’deki McCarthyci hareketlerin neden olduğu acı dolu tecrübelerin etkisi büyüktür
264_yükselmeye başlayan işçi hareketlerinin toplumsal bir olgu olarak kendini göstermesiyle gündeme gelmiştir. Bu konudaki ilk çalışmalar işçi hareketini oluşturmaya çalışan sosyalist düşünürler tarafından yapılmıştır
265_ İlk olarak, teknolojik gelişmelerin ve endüstriyel büyümenin yarattığı yeni sorunların, kapitalizmin yeniden örgütlenmesini gerektirmiş olmasıdır
266_ İkinci olarak, üretim yapısında “esnek üretime” geçiştir.
267_ Üçüncü olarak, sınıf çatışmalarından farklı olarak yeni toplumsal çatışmaların ortaya çıkmış olmasıdır.
268_ Dördüncü olarak, hizmet sektörünün imalat sektörü aleyhine büyümesidir. Bu g
269_ toplumsal hareketlere yönelik araştırmalar da giderek iki ana ekol etrafında toplanmıştır: Fransız ekolü ve Amerikan ekolü.
270_ “Dünya Sosyal Forumu”nu ve pek çok ülkede faaliyet gösteren nedir? ATTAC birliğini oluşturmuştur.
271_ Siyasal fırsatların azlığı veya çokluğu ise beş temel faktöre bağlıdır:
 Siyasal katılımın açıklığı (Ne tamamen açıklık ne de katılımın yokluğu toplumsal muhalefet eylemlerinin artmasını cesaretlendirmemektedir.)
 Siyasal gruplaşmaların istikrarı ya da istikrarsızlığı
 Destek gruplarının ve etkili rakiplerin varlığı ya da yokluğu
 Seçkinlerin bölünmüşlüğü
 Hükümetin talep edilen konularda kamu politikaları oluşturabilme kapasitesi
272_ Küreselleşme ile birlikte iki önemli unsur kendini göstermektedir:
 Uluslararası ilişkilerin temel aktörleri halen ulus devletler olmakla birlikte birçok yeni aktör, özellikle resmi ya da hükümet dışı örgüt etkili bir şekilde siyaset yapmaya başlamıştır.
 Özellikle seksenli yıllarla birlikte başlayan neo-liberal politikaların tetiklediği, ülkelerarası karşılıklı bağımlılık, gelişen iletişim ve ulaşım teknolojileri ile gerek sorunlar gerekse uygulanacak politikalar tek başına devletlerin çözüm gücünü aşmıştır.
273_ Charles Tilly bu durumu “benzerlik”, “birleşme” ve “erişilebilirlik” olarak belirlediği üç kavram ile test edebileceğimizi söylemektedir.
274_ Smith, Margaret Keck ve Kathryn Sikking gibi isimlerin ortaya attığı teori nedir? “ulus-ötesi ağlar teorisi”ni
275_ Bu çerçevede yabancılaşmanın beş şekilde karşımıza çıkabileceğini söylememiz mümkündür.
 İlk olarak yabaneılaşan insan, kendi davranışı sonucunda istediklerini elde edemeyeceğini düşünmesinden kaynaklanan “güçsüzlük” duygusuna sahip olabilir.
 İkinci olarak yabaneılaşan insan neye inanacağına karar veremernekte, anlamsızlık durumu içine girmektedir.
 Üçüncü olarak toplumca belirlenen amaçlara ulaşmak için toplum tarafından yasaklanan yöntemlere ve davranışlara başvurmasından kaynaklanan kuralsızlık durumu içinde olabilir.
 Dördüncü olarak toplum tarafından özellikle yüksek değer verilen şeylere düşük değer vermesinden dolayı tecrit edilmişlik durumuyla karşılaşabilir ve
 son olarak ise kendinden uzaklaşmış diğer bir ifade ile kendine yabancılaşmış olabilir
276_ Bu çerçevede, toplumsal hareketlere yönelik araştırmalar da giderek iki ana ekol etrafında toplanmıştır:
 Fransız ekolü (Yeni Toplumsal Hareketler Teorisi) ve
 Amerikan ekolü (Kaynakların Seferberliği Teorisi).
277_ 18. yüzyılda Batı Avrupa’da ortaya çıkan ve toplumsal sistemi derinden etkileyen gelişmeler hangileri olmuştur? Fransız ihtilali ve Endüstri devrimi
278_ Endüstri devriminin yarattığı yeni sınıf hangisidir? İşçiler (Proletarya)
279_ Yabancılaşma kavramı anlam kökü itibariyle hangi dilden ve ne anlamda türemiştir? Latince – Uzaklaşmak
280_ Anomi” sözcüğü aşağıdaki anlamlardan hangisine karşılık gelmektedir? Kuralsızlık
281_ Yabancılaşmayı bireyselliğin kaybı olarak değerlendiren düşünür hangisidir Karl Marx
282_ Bireyin siyasallaşmış olan değerleriyle siyasal sistemin ileri sürdüğü değerler arasında bir çelişkinin bulunması durumunda bireyin yaşadığı süreç nasıl tanımlanabilir? Siyasal Yabancılaşma
283_ Siyasal güçsüzlük ile siyasal bilgisizlik arasında doğrudan bir ilişki olduğunu ve bu nedenle yabancılaşan bireylerin kitle iletişim araçlarını siyasal anlamda bilgilenmekten ziyade eğlence aracı olarak kullanma eğiliminde olduklarını ileri süren sosyolog aşağıdakilerden hangisidir
Melvin Seeman
284_ İlk dönem toplumsal hareketler içinde yer alan ve belirleyici olan en önemli toplumsal grup aşağıdakilerden hangisidir? İşçi grupları
285_ Kaynakların Seferberliği Teorisi hangi ülkede ve ne tür bir iktisadi – siyasi yaklaşımın etkisiyle ortaya çıkmıştır? ABD – Neo-Liberal Teori

AÇIKÖĞRETİM GÜZ DÖNEMİ DÖNEM SONU SINAVI
14 - 15 Ocak 2017

Üye OlŞifremi Unuttum

HAKKIMIZDA
alonot.com; kullanıcılarımızın KPSS & YGS-LYS & ALES & AÖF & YDS gibi sınavlara hazırlanmaları için hem ders notlarına, hem test pratiklere kolayca ulaşıp zaman kaybetmeden en üst düzeyde yarar sağlayabilmeleri amacıyla hizmet vermektedir. Ayrıca Mevzuat&İçtihat&Tezler&Makaleler ve diğer herşeyde! kapsamlı arama yapılabilmesi, aranılan konu ve kavramlara kolayca ulaşılabilmesi ve sonuçlar içerisinde hızla gezilebilmesi amacıyla kurulmuştur. Zamanla öğrencilerin ve kullanıcıların ilgisiyle büyüyen alonot.com sizlerin ilgisiyle ve daha zengin içerikle yayın hayatına devam edecektir. Faydalı olması dileğiyle...
GİZLİLİK POLİTİKASI
alonot.com sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları kapsamında koruma altındadır. Site içeriğinin ticari amaçlı ve izinsiz olarak kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Ancak, ticari amaçlı olmamak ve link verilmek koşuluyla site içeriğinin kopyalanması ve kullanılması serbesttir. 5846 sayılı kanunun 25. maddesinin ek 4. maddesine göre telif hakkı ihlal edilen öncelikle üç gün içinde ihlalin durdulmasını istemek zorundadır. İçerik sahibinin veya yasal temsilcisinin istekte bulunması halinde, kendisine ait içerik veya dökümanların sitemizden 24 saat içinde yayından kaldırılmasını garantilemekteyiz. Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur. alonot.com hiçbir bildirim yapmadan, herhangi bir zaman değişikliğe gidebilir, bu sitedeki bilgilerden kaynaklı hataların hiçbirinden sorumlu değildir.
Site Yönetimi.
İletişim: alonot.com@alonot.com & alonot.com@gmail.com
Kategoriler
SOLDA SABİT REKLAM