Ticaret Hukuku Ders Notları

SON DEĞİŞİKLİKLERE MUTLAKA GÖZ ATINIZ!!!

2017-2018 Kamu Hukukunda Yapılan Tüm Değişiklikler Kapsamlı Not-KPSS ve Kurum Sınavları İçin

24 Haziran 2018 Seçimlerinden Sonra Yürürlüğe Girecek Değişiklikler-Anayasa Ders Notu KPSS

Anayasa Hukuku 2017-2018 Değişiklikleri Son Hali

Ceza Hukuku 2017-2018 Değişiklikleri-KPSS Notu

Ceza Muhakemesi Hukuku 2017-2018 Değişiklikleri-KPSS Notu

İdare Hukuku 2017-2018 Değişiklikleri KPSS Ders Notu

İdari Yargılama Usul Hukuku 2017-2018 Yılı Değişiklikleri-KPSS Not

KPSS Ticaret Hukukunda Değişiklikler ve Süreler 2017-2018

2017-2018 Maliye ve Vergi Hukukunda Yapılan Önemli Değişiklikler

2017-2018 İtibariyle İcra ve İflas Hukukunda Yapılan Değişiklikler-KPSS Not

2017-2018 Vergi Değişiklikleri-KPSS Notu

TİCARET HUKUKU’NUN UYGULAMA ALANINI BELİRLEYEN SİSTEMLER,

  1. SÜBJEKTİF SİSTEM: TACİRE uygulanır ilk kabul gören sistemdir. Sınıf Hukuku niteliğindedir. Fransız Devrimi ile eleştirilmiştir.
  2. OBJEKTİF SİSTEM: TİCARİ İSLERE uygulanır.
  3. KARMA SİSTEM: TACİR ve TİCARİ İSLERE uygulanır. 1926 tarihli Ticaret Kanunu’nda bu sistem esas alınmıştır.
  4. TİCARİ İŞLETME ESASI (MODERN SİSTEM): TİCARİ İSLETME ve TİCARİ GİRİŞİMLERE

uygulanır. 20. yüzyılda ortaya çıkmıştır. 1957 tarihli halen uygulanmakta olan ve yürürlüğe girecek yeni Ticaret Kanunu’nda bu sisten esas alınmıştır. Alman Prof. Ernest Hirşt tarafından hazırlanmıştır.

NOT:

■ Cumhuriyet Dönemi’nin ilk Ticaret Kanunu 1926 tarihli Ticaret Kanunu’dur.

  • Daha sonra 1956 tarihli Ticaret Kanunu’dur. (1 Ocak 1957 tarihinde yürürlüğe girmiştir). 6102 sayılı 01.2011 tarihinde kabul edilen Türk Ticaret Kanunun 01.07.2011 yürürlüğe giriş tarihidir.

TİCARİ İŞLETME

Esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticarethane, fabrika, ticari şekilde işletilen diğer müesseseler gibi.

Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir.

TİCARİ İŞLETMENİN UNSURLARI

  1. GELİR SAĞLAMAK: Her türlü mal varlığında olumlu artış sağlamak
  2. DEVAMLILIK: Faaliyetlerin konusu gereği kesintili, periyodik, sezonluk olması   Yazlık kışlık oteller, plaj işletmeleri, okul kantinleri ticari işletme sayılırlar.
  1. BELİRLİ BİR ÇAPI AŞMA: Esnaf işletmesi faaliyet düzeyini aşmalıdır, (esnaf ve sanatkar  ile tacir ve sanayicinin ayrımını Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulu düzenler.
  1. BAĞIMSIZLIK: İdari, mali, ekonomik anlamda bağımsız olmalıdır. Şube ticari işletme sayılmaz, ne kadar kazandığı önemli değildir.

ESNAF

İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla, bedeni çalışmasına dayanan ve geliri çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan, sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır. Ustalık belgesi ile çalışırlar. Örneğin; Terzi

TİCARİ İŞLETMEDE MERKEZ

  1. Her ticari işletmenin mutlaka merkezi bulunmalıdır.
  2. Merkez, idari, hukuki, ticari faaliyetlerin yürütüldüğü yerdir.
  3. TİCARİ İSLETMENİN AÇILDIĞI GÜNDEN İTİBAREN İS GÜN İÇİNDE BELLİ HUSUSLAR İSLETME MERKEZİNİN BULUNDUĞU YER TİCARET SİCİLİNE TESCİL VE İLAN ETTİRİLMELİDİR.

İCARI İŞLETMEDE ŞUBE UNSURLARI

MERKEZE BAĞIMLI OLMALIDIR; Şube aynı gerçek ya da tüzel kişiye ait olmalıdır. Şubenin kâr ve zararı merkeze aittir. Şube aracılığıyla elde ettiği hak ve borçların sahibi işletmenin kendisidir.

DIŞ İŞLERDE BAĞIMSIZ OLMALIDIR; Şube merkeze bağımlıdır ve merkezin III. kişilerle yaptığı işlemleri yapmaya yetkili olmalıdır, III. kişilerle işlem yaparken merkeze sormaz ve asli nitelik arz eden işlemleri yapması yeterlidir.

YER VE YÖNETİM AYRILIĞI OLMALIDIR; Merkez ve şube arasında yer ayrılığı bulunmalıdır. Merkezden ayrı muhasebe ve deftere sahip olmalıdır. Kayıtlar deftere merkez aracılığı ile de geçirilebilir.

NOT:

  • Şubelerin tüzel kişiliği yoktur.

Merkezi Türkiye’de bulunan ticari işletmelerin ŞUBELERİ BULUNDUKLARI YER TİCARET SİCİLİNE TESCİL VE İLAN ETTİRİLİR.

  • Şubeler kendi merkezlerinin ticaret unvanını, şube olduklarını belirterek kullanmak zorundadır.
  • Şubelerin işlemlerine karşı şubelerin bulunduğu yerde de dava açılabilir. Ancak iflas davası mutlaka merkezin bulunduğu yerde açılır.
  • Şubeler işletme devredildiğinde devir kapsamı dışında bırakılabilirler.
  • Şubeler merkezden ayrı olarak sanayi ve ticaret odalarına kaydolurlar.

 

Ticari faaliyetlere daimi tahsis edilen mallardır.
  • Tesisat
  • İşletme Sermayesi
  • Menkuller
  • Taşınmazlar « Demirbaşlar
  • Yatırım malvarlıkları
  • Döner malvarlıkları (hammadde, ürünler)

Ticari faaliyetlere devam etmek İçin gereklidir.

  • Ticaret unvanı
  • İşletme adı
  • Marka
  • Patent (üretim şekli)
  • Know how (lisans hakları)
  • Peştemaliye (good will)
  • İşletmenin konumu
  • Müşteri çevresi (portföyü)
  • Deneyimi
  • Ticari sırlar

TİCARİ İŞLETMENİN DEVRİ

  • Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir.
  • İşletme devralırken maddi olmayan unsurlara maddi unsurlardan daha fazla önem verilir.
  • İşletme devralındığında o işletmenin devamlılığına ilişkin olan her türlü unsur devir kapsamına dâhildir. İşletmenin devamlılığını etkilemeyecek unsurlar devir kapsamından çıkarılabilir.
  • Gayri maddi unsurlardan ticaret unvanı devir kapsamı dışında bırakılabilir.
  • İşletmenin pasifi fborc ve vükümlülükleri aktifleri f müşteri çevresi ve deneyimi’), maddi ve gayri maddi unsurları devir kapsamındadır. Aksi kararlaştırılsa bile geçersiz olur.
  • Devir sözleşme ile yapılır. Sözleşme yazılın yapılmalıdır.
  • Devir Ticaret Siciline tescil ve ilanı ile hüküm ifade eder.
  • Devredenin rekabet yasağı vardır.
  • Devreden başka bir işletme açmamışsa ticareti terk etmiş sayılır ve 1 YIL boyunca iflas yoluyla takip edilebilir.
  • Devralan haberi olmasa dahi, işletme devrinin tescil ve ilanına kadar olan borç ve yükümlülüklerden sorumlu olur. Sorumluluğu devralanla birlikte müteselsilen 2 YILDIR. Bu süre HAK DÜŞÜRÜCÜDÜR.
  • Birden çok devir söz konusuysa; her devir için 2 yıllık süre ayrı ayrı hesaplanır. Bu sürenin başlangıcı:

MUACCEL BORÇLAR İÇİN; Devrin tescil tarihi, ilanı ve alacaklıya ihbarı MÜECCEL BORÇLAR İÇİN; Borcun muaccel olduğu tarihtir.

 

Bu kanun 1971 yılında çıkarılmıştır. Ticari İsletmenin Rehnine ilişkin Kanunda düzenlenmiştir.

  • Sadece sicile kayıtlı ticari işletmeler ve esnaf işletmeleri üzerinde rehin
  • Feri (tali) bir haktır.
  • Menkul malların teslimi yasaklanmıştır.
  • Lex Commissoria yasağı (rehinli taşınmaza sahip olamama şartı) söz
  •    Bu yasak, bir rehin akdinde, rehin verenin borcunu zamanında ödememesi durumunda, rehinli alacaklının rehin verilene malik olmasını öngören her türlü anlaşmanın geçersiz olduğunu ifade eder.
  • Rehin sözleşmesi, ticari işletmenin sicil bölgesinde görevli NOTER tarafından yazılı olarak düzenlenir.
  • Rehin alacaklıları sadece kredili satış yapan müesseseler bankalar ve kooperatifler olabilir.

(ipotekte yabancı para hususunda olduğu gibi).

  • Lehine ticari işletme rehni kurulan kişi, alacağını sonradan başkasına devredebilir.
  • İşletme sahibi başkasının borcu İçin kendi işletmesi üzerinde, alacaklı lehine rehin kurabilir.
  • İşletme sahibinin temsilcisi özel yetki verilmedikçe rehin sözleşmesi yapamaz.
  • Rehin hakkı, İşletmenin bulunduğu yer Ticaret Siciline tescille doğar. Tescil kurucu niteliktedir. Tescili işletme sahibi ve lehine rehin kurulan kişi talep edebilir. TESCİLİ TALEP SÜRESİ 10 GÜNDÜR. Sicil alenidir. Rehin tescille hüküm İfade eder. Sicile güvenerek rehin hakkı kazanan kişinin bu kazanımı korunur.
  • Ticaret unvanı, isletme adı, taşınır isletme tesisatı (rehin kapsamı dışında bırakılamaz), araç-gereç, marka, patent, lisans) rehin kapsamındadır. Bunlar dışındaki unsurlar ve işletmenin üzerinde faaliyette bulunduğu taşınmaz, kiracılık hakkı rehin kapsamı dışındadır.
  • Ticari işletme rehnlnde taşınır malların rehin alacaklısına devri yasaktır.
  • Bir işletme üzerinde birden fazla rehin kurulabilir.
  • İşletme tesisatının hasarı durumunda, rehin hakkı sigorta üzerinde devam eder.
  • Rehin kurulmasından sonra işletmeye dâhil olan işletme tesisatının rehin kapsamında olabilmesi için, sözleşme noter tarafından değiştirilmelidir.
  • Aynı işletme üzerinde birden fazla rehin kurulursa, alacaklıların hakları rehinlerin tescil sırasına göre belirlenir.
  • Borcun vadesinde ödenmemesi durumunda alacaklı rehin konusu işletmenin paraya çevrilmesini talep edebilir. Ticari işletme rehninde, rehne dâhil her husus borca karşılık oluşturur.

REHNİN SONA ERMESİ

  • Güvence altına aldığı alacağın son bulması iie rehin ortadan kalkar.
  • Ticari İşletme Rehnl Kanunu’ndan doğan uyuşmazlıklar ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NCE çözülür.
  • Rehinli işletmenin tescilden terkini (tacirin Ticaret Sicilindeki kaydını sildirmesi yani tacirliği bırakması) durumunda alacak derhal muaccel hale gelir ve alacaklıya bildirilir. Alacaklı 2 AY içinde rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlamalıdır. Aksi takdirde rehin düşer, hakkı son bulur, alacak genel hükümlere göre takip edilebilir.

TİCÂRİ İŞ OLARAK BELİRLENEN UNSURLARI

  1. TTK’ da düzenlenen tüm hususlar taraflarına bakılmaksızın ticari iştir, (iki memurun bono düzenlemesi, at arabasıyla yapılan taşıma gibi).
  2. Tüzel kişi tacirlerin (şirketler) tüm işleri ticari iştir.
  3. Gerçek kişi tacirlerin (şahıs) işlemi, işletmesiyle ilgili olmadığını karşı tarafa bildirmesi (tacirin evi için halı alması gibi) ve işin nitelik bakımından da ticari sayılmaması (evlenmek gibi) durumunda adi borç kabul edilir. İşletmesini ilgilendirirse ticari iştir.
  4. Haksız fiil söz konusuysa taraflarına bakılmaksızın adi iş kabul edilir.
  5. Bir taraf için ticari sayılan iş aksine bir hüküm yoksa diğer taraf içinde ticari iştir.
  6. Bir ticari işletmeyi ilgilendiren tüm işlem ve fiiller ticari iştir. (Sinemanın badana yaptırılması, işletmeyi ilgilendiren bir iş için avukata vekâlet verilmesi gibi).
  7. Bir iş bir taraf için ticari, diğer taraf için ticari değilse ve bu iş yazılı veya yazılı olmayan bir sözleşmeye dayanıyorsa ticari iş sayılır, (bankadan kredi almak ticari iştir).

NOT

  • Tüzel kişi tacirler TKHK’na tabi olamazlar. Ancak ticari işletme işletmeyen demek ve vakıflar olabilirler.
  • Taraflardan biri tacir değilse ancak ilişki sözleşmeye dayanıyorsa ticari faiz hükümleri uygulanır.

TİCARİ İŞ SAYILMANIN SONUÇLARI

  1. Sözleşmede yer almasa bile ücret istenebilir.
  2. Sözleşmede yer almasa bile faiz talep edilebilir, (para borçlarında temerrütte olduğu gibi).

NOT: Tacirler sözleşmede diledikleri oranda faiz kararlaştırabilirler. Ancak gabin hükümleri saklıdır

  1. Sorumluluk müteselsildir. Ticaret Hukuku’nda eğer bir sorumluluk söz konusuysa bu sorumluluk müteselsil kabul edilir. Aksi kararlaştırılabilir. Kefil ve kefillere, taahhüt ve ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. Ticari bir borca kefil olunmuşsa sorumluluk müteselsildir. Bir taraf için ticari iş olsa da durum değişmez. Tüketici kredisi, kredi kartındaki kefalet adi kabul edilir. Ticari borçlarda kefalet halinde, hem asıl borçlu ile kefil hem de kefiller arasındaki ilişkilerde müteselsil borçluluk hükümleri uygulanır.

NOT: Tüketiciyi Koruma Kanunu’na göre, bir konut kredisi alınmışsa bu konut kredisinde sorumluluk müteselsil kabul edilir.

KAPİTAL FAİZ: Alacaklıya, talep hakkı bulunan paradan belirli süre yoksun kalması nedeniyle borcun vadesine kadar ödenen faizdir.

TEMERRÜT FAİZİ: Temerrüde düşen borçlu tarafından ödenmesi gereken faizdir.

BİRLEŞİK (MÜREKKEP) FAİZ: Faize faiz yürütülmesidir. Faizin belirli devreler sonunda anaparaya eklenmesi ve bundan sonra oluşan yeni tutara, tekrar faiz yürütülmesidir. Adi işlerde söz konusu değildir. Ticari işlerde de her zaman karşılaşılmaz. Türk Hukuku’nda bileşik faiz yasaktır, ancak cari hesap sözleşmelerinde, ticari ödünç sözleşmelerinde ve kambiyo senetlerinde bileşik faiz uygulanabilir. Bileşik faiz oranına ilişkin hükümler ayrı bir kanunda düzenlenmiştir

  • TİCARİ İŞLERDE %9
  • ADİ İŞLERDE °/7
  • Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa göne faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse yıllık %9 oranı üzerinden hesaplanır.
  • Bakanlar Kurulu faiz oranlarını aylık olarak belirlemeye, %10 artırmaya ve indirmeye yetkilidir.
  • Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça geçmiş günler için yukarıdaki orana göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur.
  • Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Söz konusu avans faiz oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan avans faiz oranından 5 puan ya da daha fazla farklı ise yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur.
  • Temerrüt faizi miktarının sözleşmede kararlaştırılmamış olduğu hallerde, akdi faiz miktarı yukarıdaki fıkralarda öngörülen miktarın üstünde ise, temerrüt faizi, akdi faiz miktarından az olamaz.
  • Sözleşmede daha yüksek akdî veya gecikme faizi kararlaştırmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.
  • Faiz anaparayı geçebilir.

 

TİCARİ İŞLERDE ZAMANAŞIMI

Ticari hükümler koyan kanunlarda öngörülen zamanaşımı süreleri, kanunda aksine düzenleme yoksa sözleşme ile değiştirilemez. Örneğin; tacirler arasındaki satışlarda ayıba karşı tekeffül hükümleri için başvuru süresi 6 AYDIR ancak bu süre azaltılabilir.

TEKEFFÜL; Birine kefil olma; kefalet verme; garanti etme anlamındadır.

TİCARİ İSLERE UYGULANILACAK HÜKÜMLER

  1. Emredici Hükümler
  2. Emredici Hükümlere Aykırı Olmayan Sözleşme Hükümleri
  3. Emredici Nitelikte Olmayan Ticari Hükümler
  4. Ticari Örf ve Adet (Hâkim şartları varsa ticari örf       ve âdeti araştırmak zorundadır. Ticaret, sanayi ve deniz ticareti oda meclisleri örf ve âdetleri tespit ve ilan  eder.
  1. Genel Hükümler
  • TTK’dan doğan Ticari nitelikteki davalara taraflarına bakılmaksızın ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Olmadığı yerlerde ise dava ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NDE

görülür.

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NDE açılması gereken bir dava ASLİYE HUKUK

MAHKEMESİ’NDE açılmışsa ya da tam tersi söz konusuysa, davalı 2 HAFTA İÇİNDE iş bölümüne itiraz etmelidir. Aksi takdirde dava, açılan mahkemece yürütülür. Bu kural İflas davaları için uygulanmaz.

TİCARİ DAVA

  • TTK’dan doğan Ticari nitelikteki davalara taraflarına bakılmaksızın TİCARET MAHKEMESİ

AYRICA;

  • Rehin karşılığı ödünç para verme işlemleri (MEDENİ KANUN),
  • İşletmenin devri, işletmelerin birleştirilmesi, rekabet yasağı, yayın sözleşmesi, kredi mektubu, kredi emri, ticari temsilciler, ticari vekiller, diğer tacir yardımcıları (BORÇLAR KANUNU),
  • Kooperatif Kanunu’ndan doğan davalar, İflas davası, Bankalar Kanunu, konkordato (iflas anlaşması) davaları,
  • Ticari işletmeyi ilgilendiren davalar
  • Her iki tarafında ticari işletmesini ilgilendiren davalar ticari davadır.
  • Tek taraf için ticari sayılan davalar (memurun evi için mobilya alması gibi), ticari dava sayılmaz. Her ticari iş ticari dava sayılmaz. TTK’da yazıyorsa (bono gibi) ticari davadır.

 

  • Gibi işler taraflarına bakılmaksızın mutlak ticari dava konusudur.Taşıma işi
  1. Kambiyo Taahhütleri
  2. Haksız Rekabet
  3. Çatma
  4. Sigortacının Halefiyeti
  1. Rehin Karşılığı Ödünç Para Verme İşlerinden Doğan Davalar (TMK)
  2. İşletmenin Devri İşlemleri (BK)
  3. İşletmelerin Birleşmesi (BK)
  4. Rekabet Yasağından Doğan Davalar (BK)
  5. Yayın sözleşmelerinden doğan davalar (BK)
  6. Kredi mektubu ve kredi emri (BK)
  7. Komisyon sözleşmesi (BK)
  8. Ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları (BK)
  9. Havale ve saklama sözleşmeleri (BK)
  10. Kooperatifler Kanunu’ndan Doğan Davalar
  11. Finansal Kiralama Sözleşmesinden Doğan Davalar
  12. İflas Davası
  13. Fikri mülkiyet hukuku
  14. Ticarete mahsus yerlere ilişkin davalar (Borsa, antrepo umumi mağazacılık)

ANTREPO: Gümrüklere gelen ticari eşyanın konulduğu, korunduğu yer, ardiyedir.

  1. Bankalar Kanunundan doğan davalar
  2. Konkordato teklifi ve feshine ilişkin davalar

HAVALE / VEDİA / TELİF HAKKINDAN DOĞAN DAVALAR:

Ticari dava sayılabilmesi, bir tarafın ticari isletmesini ilgilendirmesine bağlıdır.

Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari davadır. Taraflardan yalnızca birinin ticari İşletmesiyle ilgili olan istisna / kira / satım gibi sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar, her iki tarafında ticari işletmesini ilgilendirmediği sürece ticari davaya konu olmaz.

  1. Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kişidir.
  2. İşletmeyi kurup ticaret siciline tescil ettiren kişi, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacirdir.
  3. Ticari işletmeyi küçük veya kısıtlı adına işleten veli / vasi tacir gibi sorumlu olur. Tacirlik sıfatı küçük ve kısıtlıya aittir. Küçük veya kısıtlının iflası istenebilir.
  4. Memurlar yasak olmasına rağmen ticari işletme işletiyorsa tacir sayılır.
  5. Ticaret şirketleri tacir sıfatına sahiptir, ancak ortaklan tacir sayılmaz.
  6. KİT’lerde tacirlik sıfatı, KİT’e aittir.
  7. Kamuya yararlı olmayan bir dernek ticari işletme işletiyorsa, dernek tacirlik sıfatına sahiptir.
  8. Kamuya yararlı bir demekse, tacirlik sıfatı işletmenin kendisinindir. Örneğin; Kızılay Maden Suyu İşletmesi tacirdir. Dernek değildir.
  9. İki kişi bir gemiyi deniz ticaretinde kullanmalarına DONATMA İŞTİRAKİ denir. Tüzel kişiliği yoktur ama tacire ilişkin hükümler uygulanır.
  10. ADİ ŞİRKETLER; iki kişinin herhangi bir iktisadi amaç için bir araya gelmeleridir. Tüzel kişiliği yoktur. Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir. Tacirlik sıfatı ortaklara aittir.

NOT:

  • Tacir gibi sorumlu olanlar tacirliğin avantajlarından yararlanamazlar, külfetlerine katlanırlar.
  • Olmayan bir işletme adına işlem yapan kişi tacir değildir ama tacir gibi sorumlu olur.
  • Tacir kimse onun iflası istenebilir. Örneğin; küçük ve kısıtlı adına ticari işletme işleten veli veya vasi vergi kaçırsa, cezai sorumluluk veli veya vasinin olacaktır.

[TACİRLİK SIFATININ SONUÇLARI]

  1. İflasa tabi olma;
  • Ticareti terk eden kişinin 1 YIL daha iflası istenebilir. Amaç alacaklıları korumaktır. » Dernek ve vakıflar ve kamu tüzel kişilerine karşı iflas hükümleri uygulanmaz._
  • Donatma iştirakinin,
  • Tacir gibi sorumlu olanların,
  • Kolektif şirket ortaklarının,
  • Komandit şirkette komandite ortağın ve sermaye borcunu ödemeyen komanditer ortağın,
  • Bir bankanın yönetim kurulu üyeleri, kredi komitesi başkan ve üyeleri, genel müdürü ve yardımcıları, imzasıyla herkesi borç altına sokan kişilerin,
  • Konkordato tasdik edilmeyen borçlunun,
  • Sermaye Piyasası Kurulan tabi şirketlerin iflası durumunda %10’dan fazla paya sahip olan yönetim kurulu üyelerinin iflası istenebilir.

1.Ticaret Siciline kaydolma,

  1. Odalara kaydolma,
  2. Ticaret Unvanı seçme ve kullanma,
  3. Ticari iş karinesine tabi olma,
  4. Ticari örf ve âdete tabi olma;
  • Tacir bilse de bilmese de uymak zorundadır.
  • Tacir olmayan kişi biliyorsa ya da bilmesi gerekiyorsa uymak zorundadır.
  1. Ticari defter tutma,
  2. Basiretli bir iş adamı gibi davranma,
  3. Ücret ve faiz isteme,
  4. Ücret ve cezanın indirilmesini isteyememe,
  5. Fatura verme,
  6. Fatura ve teyit mektubuna 8 GÜN içinde itiraz etme;
  • Bir fatura alan kişi aldığı tarihten İtibaren 8 GÜN İçinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Bu süre faturanın tebliği ile başlar.
  • Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, bunu aldığı tarihten itibaren 8 GÜN içinde itirazda bulunmamışsa, söz konusu teyit mektubunun yapılan sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır.
  • İtiraz yapılmadığı takdirde fatura yazılı kanıt niteliği kazanır.
  1. Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar;
  • Noter aracılığıyla,
  • Taahhütlü mektupla,
  • Telgrafla,
  • Güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı posta sistemi ile yapılır.
  1. Satış ve trampalarda özel hükümlere tabi olma;
  • Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına veya malın cinsine göre, satış sözleşmesinin kısım kısım yerinde getirilmesi mümkünse veya bu şartların bulunmamasına rağmen alıcı, çekince ileri sürmeksizin kısmî teslimi kabul etmişse; sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş olan kısım hakkında kullanabilir.
  • Teslim edilmemiş olan o kısmın teslim edilmemesi dolayısıyla sözleşmeden beklenen yararın elde edilmesi veya izlenen amaca ulaşılması imkânı zayıflıyor veya ortadan kalkıyorsa ya da durumdan ve şartlardan, sözleşmenin kalan kısmının tam veya gereği gibi yerine getirilemeyeceği anlaşılıyorsa alıcı sözleşmeyi feshedebilir.
  • Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 GÜN içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. (Malın üzerinde derin bir çizik olması açıkca belli olan bir kusurdur).
  • Malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 GÜN İçinde incelemek veya inceletmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğunun ortaya çıkması halinde, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.
  • (Malın motorunun bozuk olduğu inceleme sonunda anlaşılacak bir kusurdur).
  1. Hapis hakkını kullanmada kolaylıktan yararlanma,
  2. Alacaklının temerrüdü durumunda tevdi zorunluluğunun olması;
  • Alıcı mütemerrit olduğu takdirde sabcı, malın satışına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir.
  • Mahkeme, satışın açık artırma yoluyla veya bu işle yetkilendirilen bir kişi aracılığıyla yapılmasına karar verir.
  • Satıcı isterse satış için yetkilendirilen kişi, satışa çıkarılacak malın niteliklerini bir uzmana tespit ettirir.
  • Satış giderleri satış bedelinden çıkarıldıktan sonra artan para, satıcının takas hakkı saklı kalmak şartıyla, satıcı tarafından alıcı adına bir bankaya, banka bulunmadığı takdirde notere bırakılır ve durum hemen alıcıya İhbar edilir.
  1. Ticari defterleri kanıt olarak kullanma.

NOT 1: Alacaklının temerrüdü tacire uygulanmaz. Mal direk sattırılır.

NOT 2: ESNAFLARADA UYGULANACAK TİCARİ HÜKÜMLER;

  • Ücret isteme,
  • Faiz isteme,

İşletme adı kullanma,

Hapis hakkını kullanmada kolaylık,

  • Ticari işletme rehnine tabi olma,
  • Esnaf odasına kaydolma.
  1. Ticari işletme ile ilgili konuların, tacirin ve III. kişilerin gkarları yönünden açıklanmasına hizmet eder.
  2. Sicile işletme sahibinin faaliyet alanı, ikametgâhı, amacı, sorumluluk ve temsil İlişkileri kaydedilir. TÜRKİYE TİCARET SİCİL GAZETESİ’NDE ilan edilir.
  3. Ticaret ve Sanayi Odası veya Ticaret Odası bulunan yerlerde bir ticaret sicil memurluğu kurulur. Oda olmayan veya yeterli teşkilatı bulunmayan odaların bulunduğu yerlerde sicil işleri, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nca tespit edilecek O İL DÂHİLİNDE YETERLİ TEŞKİLATA SAHİP ODALARDAN BİRİNİN TİCARET SİCİL MEMURLUĞU TARAFINDAN YÜRÜTÜLÜR.
  4. Ticaret sicilinin yönetimi Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın görüşü alınarak, ilgili ODA MECLİSİ TARAFINDAN ATANAN BİR SİCİL MEMURUNA AİTTİR.
  5. Hangi işlemlerin tescil edileceği TİCARET KANUNU’NDA düzenlenmiştir.
  6. Tescil istemi İLGİLİLER, TEMSİLCİLERİ veya HUKUKİ HALEFLERİ tarafından yetkili sicil müdürlüğüne yapılır.
  7. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça tescili talep süresi 15 GÜNDÜR. Bu süre, tescili gerekli işlemin veya olgunun gerçekleştiği; tamamlanması bir senet veya belgenin düzenlenmesine bağlı olan durumlarda, bu senet veya belgenin düzenlendiği tarihten başlar.
  8. Ticaret Sicil Memurluğu’nun yetki çevresi dışında oturanlar için bu süre 1 AYDIR.
  9. Ticaret sicili alenidir.
  10. GEÇİCİ TESCİL: Tereddüt edilen hususların varlığı durumunda, tarafların anlaşarak talep etmeleriyle yapılır. İlgililer 3 AY İÇİNDE mahkemeye başvurmalı ya da aralarında anlaşmalıdır. Aksi takdirde silinir. Mahkeme hükmü uygulanır. Talebi reddedilen ilgililer ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE, ya da varsa ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NE 8 GÜN İÇİNDE itiraz edebilir.
  11. Sicile itimat prensibi kabul edilmiştir.

TESCİL: Bir olayın sicile geçirilmesidir.

TADİL: Tescildeki değişiklik dolayısıyla sicildeki kayıtların değiştirilmesi, düzeltilmesidir.

TERKİN: Sicile geçirilmiş bir olayın silinmesidir.

 

AÇIKLAYICI(BİLDİRİCİ) NİTELİK KURUCU (İHDASI/YARATICI) NİTELİK
Konu tescilden önce doğar ve hüküm ifade eder. Kural gereği Ticaret siciline tescil açıklayıcı nitelikte yapılır.

Örneğin; Ticaret unvanı ve ticari mümessilin tescili

Konu tescil ile doğar ve hüküm ifade eder. Örneğin; Ticaret şirketleri, ticari işletme rehni
[TESCİLİN ETKİLERİİ

 

OLUMLU (MÜSPET) OLUMSUZ (MENFİ)
Gerekli konular tescil ve ilan edilmişse, III. kişiler bilmediklerini ileri süremezler. Yani III. kişilerin iyi niyetini ortadan kaldırır. Kanunda öngörülmeyen bir konu tescil ve ilan edilmişse III. kişiler bu konuyu bilmek zorunda değildir ve iyi niyetleri korunur. Yani III. kişilerin iyi niyetini ortadan kaldırmaz.
[TİCARET UNVANI]

 

  1. Tacirin ticari işletmesine ilişkin iş ve işlemlerinde kullandığı isimdir. Taciri gösterir.
  2. Sadece tacirler kullanabilir.
  3. Taciri tanıtmaya ve diğer tacirlerden ayırt etmeye yarar.
  4. Her tacir ticaret unvanı seçmek ve 15 GÜN İÇİNDE tescil ettirmek zorundadır.
  5. Ticaret unvanı oluşturulmasında; Serbestlik – Gerçektik – Karma Sistem kabul edilir. TTK’ da Karma Sistem kabul edilmiştir.
  6. Ticaret unvanı, ÇEKİRDEK ve EK olmak üzere iki unsurdan oluşur. Asli unsur çekirdektir. Ek kullanmak zorunlu değildir.

TİCARET UNVANLARI|

Kısaltılmadan yazılacak ad ve soyadından oluşur. Ali Güven Unlu Mamuller İsletmesi

_______ ç__________ i______________

  1. TÜZEL KİŞİLER

 

 

 

 

Bütün ortakların veya ortaklardan yalnız birinin kısaltılmadan yazılacak ad ve soyadı ile kolektif ibaresi bulunur. Faaliyet konusu ektir. Ad soyadı çekirdektir.

Ali Güven ve Ortakları Zeytincilik Kolektif Şirketi Ç        E         Ç

Komandite ortaklardan en az birinin kısaltılmadan yazılacak ad ve soyadı ile şirketin türünü gösteren ibareden oluşur. Yanlışlıkla dahi komanditer ortağın ismi unvanda geçerse komandite gibi sorumlu olur. Faaliyet konusu ektir. Ad soyadı çekirdektir.

Ali Güven ve Tarımsal Ürünler Komandit Şirketi Ç           E         Ç

 

 

 

LİMİTED ŞİRKET

 

 

 

İşletme konusunu gösteren ibare ve şirketin türünü gösteren ibare bulunmalıdır. Gerçek kişinin ad ve soyadı unvanda kullanılacaksa Anonim Şirket ibaresi kısaltılarak yazılamaz. Gerçek kişinin ad ve soyadında da kısaltma yapılamaz. Faaliyet konusu çekirdektir. Ad soyadı ektir.

Güven İnşaat ve Makine Sanayi Anonim Şirketi E      Ç         Ç

Anonim şirketlerle aynı şekilde oluşturulur. Farklı olarak, ticari yazışmalarda şirketin sermaye miktarının unvanda gösterilmesi gerekir. Faaliyet konusu çekirdektir. Ad soyadı ektir.

Güven Yayıncılık ve Reklâmcılık Limitet Şirketi E      Ç         Ç

 

  • ADİ ŞİRKETİN unvanı yoktur. Her bir ortak kendi adını unvan olarak kullanmalıdır.

(“Ali Kısa ve Ortakları” gibi)

  • DERNEK, bizzat kendisi tacir ise ticaret unvanı adının aynısıdır. Kamuya yararlı ise ve işletme tacir sayılıyorsa işletmenin adı ticaret unvanı olarak kullanılır.
  • DERNEK, VAKIF ve KİT’ ler unvanlarına ek alamaz. KİT’ lerin kendisi tacirdir.
  • DEVLETTEN tacir olmaz.
  • Kooperatif unvanı anonim şirketinkiyle aynıdır.
  • DONATMA İŞTİRAKİNDE, donatanlardan en az birinin adı ve        soyadı ile deniz ticaretinde

kullanılacak geminin adı ile donatma iştiraki ibaresi yer alır. Öz ad kısaltılarak yazılabilir.

Ancak gemi adı kısaltılamaz. “Ali Güven Donatma İştiraki”

  • Kamu tüzel kişilerinin kurduğu müesseselerde kamu tüzel kişisinin adı unvanda yer alır.
  • Tacir ek kullanıp kullanmamakta serbesttir.
  • Bir unvan ticaret siciline tescil edilmişse aynı unvan zorunlu ek kullanmadan “ÖZ, MEŞHUR,

HAKİKİ” başkası adına tescil edilemez.

  • TÜRK, TÜRKİYE, MİLLİ, CUMHURİYET kelimelerini unvanda kullanmak için Bakanlar Kurulu karan gerekir.
  • BANKA kelimesi özel izne tabidir.
  • İzinleri, para ile ilgili kuruluşlar olunca SPK, BDDK, BK’dan alır.
  • Ticaret unvanı işletmeden ayrı olarak devredilemez.
  • Tescil ve ilan edilmiş ticaret unvanı özel olarak konur, tescil edilmemişse haksız rekabet hükümlerine göre korunur.
  • Seyahat acentelerinin ticaret unvanı tüm ülke çapında korunur.
  • Gerçek kişi tacirlerin unvanını kullanma hakkı tescilin yapıldığı sicilin iş çevresiyle sınırlıdır.
  • Tüzel kişiler unvanlarını ülke sınırları içinde kullanılır.
  • Merkezi yurt dışında bulunan işletmelerde merkezin bulunduğu yerin unvana eklenmesi zorunludur.
  • Adı unvanda bulunan ortak ölürse, ortaklıktan ayrılırsa veya adı değişirse unvanın değişmesine gerek yoktur. Kişinin izniyle kalabilir.
  • Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe avkın biçimde bir baskası tarafından kullanılması halinde hak sahibi;
  1. Bunun tespitini,
  2. Yasaklanmasını,
  3. Haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini,
  4. Tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçlann ve ilgili malların imhasını,
  5. Zarar varsa kusurun ağırlığına göre maddi veya manevi tazminatla zararının karşılanmasını isteyebilir.
  6. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin (saldırgan) elde etmesi mümkün görünen menfaatin karşılığına da hükmedebilir.
  7. Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemi üzerine, giderleri aleyhine hüküm verilen kimseye ait olmak üzere, kararın gazete ile yayımlanmasına da karar verebilir.

UNVANDA EK KULLANILMASININ ZORUNLU OLDUĞU HALLER

  • Tacirin tescil ettirmek istediği ticaret unvanını daha önce tescil olunmuş unvanlardan açık biçimde ayırt edecek ekler kullanılması. Gerçek kişi tacirlerde aynı sicil dairesi içinde söz konusudur.
  • Tüzel kişi tacirler, unvanlarının Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş olan bir unvandan ayırt etmesi için kullanılır.
  • Her şube kendi merkezinin ticaret unvanını şube olduğunu belirterek kullanır.

»   Tasfiye halinde bulunan şirketin ticaret unvanına “Tasfiye Halinde” ibaresi eklenir

  1. İşletmeyi tanıtmaya ve benzer işletmelerden ayırmaya yarayan isimdir. Esnafta kullanabilir.
  2. Kullanma mecburiyeti yoktur.
  3. Kullanılacaksa ticaret siciline kaydı zorunludur. Sicil dairesi çevresinde özel olarak korunur.
  4. Nasıl oluşturulacağı işletme sahibince belirlenir.
  5. İşletmeden ayrı olarak devredilebilir.

 

> mm
1. Bir işletmenin mal ve hizmetlerini, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etmek amacıyla
kullanılan işaretlerdir.
2. Kişi ismi, kelime, şekil, harf, sayı, mallann biçimleri, ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen,
baskı yoluyla yayınlanabilen, çoğaltılabilen her türlü işaret kullanılabilir.
3. Esnaflar da kullanabilir.
4. Tescili TPE tarafından yapılır.
5. Tescil başvurusu yapılan markanın tescil edilmemesine itiraz, başvurunun yayınından itibaren
3 AY İÇİNDE yapılmalıdır.
6. Marka ile ilgili bilgiler RESMİ GAZETE’DE yayınlanır.
7. Markanın korunma süresi 10 YILDIR. Başvuru tarihinden itibaren başlar. 10 yılsonunda
yenilemek gerekir. Yenilenmediği takdirde 2 YIL daha başkası tarafından kullanılamaz. Yani
aslında süre 10+2 yıla denk gelir.
8. Koruma süresinin bitiminden itibaren 6 AY İÇİNDE yenilenmeyen markalar geçersiz sayılır.
9. 5 YIL kullanılmayan markanın kaydı silinir.
10. Koruma süresinin dolmasından itibaren Ticaret markası için 2 YIL, Ortak ve Garanti Markası için
3 YIL başkası adına tescil edilemez.
11. İşletmeden ayrı olarak devredilebilir. Devir işlemleri yazılı bir şekilde Lisans Sözleşmesi ile
yapılır. Lisans sözleşmesinde lisans veren başkalarına da lisans verme hakkını saklı tutmuşsa
BASİT LİSANS SÖZLEŞMESİDİR. Başkalarına da lisans verme hakkını saklı tutmamışsa
İNHİSARİ LİSANS SÖZLEŞMESİDİR.
12. Marka rehin verilebilir, haczedilebilir.
13. Markaya saldırı durumunda MEN – ÖNLEME – TESPİT DAVALARI açılabilir. Kusur şartı
aranmaz. TAZMİNAT DAVASI açılacaksa kusur şartı aranır.
14. Zamanaşımı süresi 1 ve 10 YILDIR.
Aldatıcı hareket veya İyi niyet kurallarına aykırı bir şekilde ekonomik rekabetin her türlü kötüye
kullanımıdır. Korunmak istenen, rekabet ortamıdır. Varlığı için kusur şartı aranmaz, dava açmak için
kusur şarttır.
HAKSIZ REKABETİN UNSURLARI
• Rekabet ortamının varlığının kötüye kullanılmış olması
• Aldatıcı hareket veya dürüstlük kurallarına aykırı davranışın bulunması
• Rekabet hakkının kötüye kullanılmış olması
HAKSIZ REKABET HALLERİ
1. Rakipleri kötüleme fişletmeye karsıl
2. Başkasıyla ilgili gerçeğe aykırı bilgi verme
3. Kendisiyle ilaili vanlış. vanıltıcı bilai verme fen ivi. en büvük aibi reklamlar aercek olduâu sürece
aldatıcı savılmaz!
4. Ödül, Mükâfat almış gibi davranma
5. Karısıklıaa. iltimasa vol açma Cisim – unvan – marka benzerlikleri!
6. III. kişilerin yardımcılarını görevlerini ihmale yöneltme
7. Başkasının imalat ve ticari sırlarını ele geçirme, yararlanma, yayma
8. İs koşullarına uvmama flzinsfz kurs açma)
HAKSIZ REKABETİN SONUÇLARI
1. Tesoit. Men ve Haksız Rekabetin Sonucu olan Maddi Durumun Ortadan Kaldırılmasını, haksız
rekabet vanlıs veva vanıltıcı bevanlarla vaDilmıssa bu bevanların düzeltilmesini ve tecavüzün
önlenmesi için kaçınılmaz ise. haksız rekabetin islenmesinde etkili olan araçların ve mallann
imhası istenebilir.
2. Tazminat Davası açmak için kusur şartı aranır. Şartlan varsa mahkeme Tazminat Davası talep
edebilir. Haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına
da karar verebilir.
3. Müşterilerde zarar görmüşlerse veya zarar görme tehlikesiyle karşılaşmışlarsa yukanda yer alan
davaları açabilirler; ancak araçların ve mallann imhasını isteyemezler.
4. Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları, borsalar ve tüzüklerine göre üyelerinin ekonomik
menfaatlerini korumaya yetkili bulunan diğer mesleki ve ekonomik birlikler ile tüzüklerine göre
tüketicilerinin ekonomik menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluşlanyla kamusal nitelikteki
kurumlar da tazminat davası dışındaki davaları açabilirler.
101

 

 

Bir kimse aleyhine verilen men ve maddi durumun ortadan kaldırılması kararlan haksız rekabetin

konusu olan malları, doğrudan veya dolaylı şekilde ticari amaçla elde etmiş kişiler hakkında da geçerlidir.

  1. Haksız rekabet fiili, hizmetlerini veya işlerini gördükleri sırada çalışanlar veya işçiler tarafından işlenmiş olursa Tespit, Men ve Haksız Rekabetin Sonucu olan Maddi Durumun Ortadan Kaldırılması davaları işverenlere açılır.
  2. Haksız rekabet basın ya da yayın yoluyla işlenmişse Tespit, Men ve Haksız Rekabetin Sonucu olan Maddi Durumun Ortadan Kaldırılması Davaları ancak, basında yayımlanan şeyin, programın; ekranda, bilişim aracında veya benzeri ortamlarda görüntülenenin; ses olarak yayımlananın veya herhangi bir şekilde iletilenin sahipleri ile ilan veren kişiler lehine açılabilir.

Ancak;

  • Yazılı basında yayımlanan şey program, içerik, görüntü, ses veya ileti, bunların sahiplerinin veya ilan verenin haberi olmaksızın ya da onayına aykırı olarak yayımlanmışsa,
  • Yazılı basında yayımlanan şeyin, programın, görüntünün, ses veya iletinin sahibinin veya ilan verenin kim olduğunun bildirilmesinden kaçınılırsa,
  • Başka sebepler dolayısıyla yazılı basında yayımlanan şeyin, programın, görüntünün, sesin, ileti sahibinin veya ilan verenin meydana çıkarılması veya bunlara karşı bir Türk Mahkemesi’nde dava açılması mümkün olmazsa yukarıda anılan davalar; yazı işleri müdürü, genel yayın yönetmeni, program yapımcısı, görüntüyü, sesi, iletiyi, yayın, iletişim ve bilişim aracına koyan ya da koyduran kişi ve ilan servisi şefi; bunlar gösterilemiyorsa, işletme veya kuruluş sahibi aleyhine açılabilir.

Yukanda savılan kişilerden birinin kusuru halinde sıraya bakılmaksızın kusuru olan kişiye karsı dava asıiafcfe.

  1. Haksız rekabet fiilinin iletimini başlatmamış, iletimin alıcısını veya fiili oluşturan içeriği seçmemiş veya fiili gerçekleştirecek şekilde değiştirmemişse, Tespit, Men ve Haksız Rekabetin Sonucu olan Maddi Durumun Ortadan Kaldırılması davaları hizmet sağlayıcısı aleyhine açılamaz, tedbir kararı verilemez.
  2. Mahkeme haksız rekabet eyleminin olumsuz sonuçlarının kapsamlı veya vereceği zararın büyük olacağı durumlarda ilgili hizmet sağlayıcısını da dinleyerek, haksız rekabet fiilinin sona erdirilmesini veya önlenmesine ilişkin tedbir kararını hizmet sağlayıcı aleyhine de verebilir veya içeriğin geçici olarak kaidınlması dâhil somut olaya uyan, uygulanabilir başka tedbirler alabilir.
  3. Dava açma süresi 1 ve 10 YILDIR.
  4. Rekabeti Koruma Kanunu’nun amacı mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamaktır.
  5. Rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmalan ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukuki işlem ve davranışlar, yasaklanan davranışlardır.

 

■gerçek KİŞİ TACİRLERİ [KANUNEN TUTULMASI ZORUNLU DEFTERLERİ

KANUNDA İSMEN SAYILAN ONAMAYA TABI DEFTERLER KANUNDA İSMEN SAYILMAYAN BEYANA TABİ DEFTERLER
•        Yevmiye Defteri (Günlük Defter)

•        Defteri Kebir (Büyük Defter)

•        Envanter Defteri

Noterde onaylanır.

•        Stok Defteri

•        Sevkiyat Defteri

•        Üretim Defteri vb.

İşletmenin niteliği gereği tutması gereken defterlerdir. Sicil memurluğuna beyanda bulunulmalıdır. Beyan işlemi her yılın ilk ayında tekrarlanmalıdır.

İSTEĞE bağli defterler
•        Atacak Defteri

•        Müşteri Deften

Bu defterlerdeki kayıtlann delil olabilmesi için her yılbaşında beyanname ile beyan edilir.

 

 

■tüzel KİŞİLERİ İKANUNEN TUTULMASI ZORUNLU DEFTERLERİ

ONAMAYA TABİ DEFTERLER BEYANA TABİ DEFTERLER
Yevmiye Defteri Gerçek kişi tacirlerle aynı hükümlere tabidir.
Defteri Kebir • Stok Defteri
o Envanter Defteri • Sevkiyat Defteri
Bilanço Defteri • Üretim Defteri vb.
Pay Defteri
Yönetim Kurulu Karar Defteri
« Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri

 

  • Ticari defterler açılış ve kapanışlarında NOTER tarafından onaylanır. Kapanış onayları, izleyen faaliyet döneminin AYININ sonuna kadar yapılır.
  • Şirketlerin kuruluşunda defterlerin açılışı ticaret sicili müdürlükleri tarafından da onaylanabilir.
  • Açılış onayının noter tarafından yapıldığı hallerde noter, ticaret sicili tasdiknamesini aramak zorundadır.
  • Türkiye Muhasebe Standartlarına göre elektronik ortamda veya dosyalama suretiyle tutulan defterlerin açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esaslan ile bu defterlerin nasıl tutulacağı Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca bir tebliğle belirlenir.
  • Defterler; Miras, iflas ve ortaklık davalarında ihraz edilir. Bunlar dışındaki davalarda ilgili bölümün ibrazı yeterlidir.

YEVMİYE DEFTERİ: İşlemlerin tarih sırasına göre, maddeler halinde tutulduğu defterdir.

DEFTERİ KEBİR: Yevmiye Defterine geçirilmiş olan işlemleri buradan alarak sistemli bir şekilde türlerine göre hesaplara dağıtıp, tasnifli olarak bu hesaplarda toplayan defterdir.

ENVANTER VE BILÂNÇO DEFTERİ: İşletmenin açılış tarihinde ve bunu takiben her iş yılı sonunda çıkarılan envanterler ve bilânçolar kaydolunur.

İŞLETME DEFTERİ: Bu defterin sol tarafına giderler, sağ tarafına gelirler yazılır.__

Her tacir, ticari işletmesinin açılışında, taşınmazlarını, alacaklarını borçlarını nakit parasının tutarını ve diğer varlıklarını eksiksiz ve doğru bir şekilde gösteren ve varlıklan ile borçlarının değerlerini teker teker belirten bir envanter çıkarır.

Tacir açılıştan sonra her faaliyet döneminin sonunda da böyle bir envanter düzenler. Faaliyet dönemi veya başka bir kanuni terimle hesap yılı 12 AYI geçemez. Envanter, düzenli bir işletme faaliyetinin akışına uygun düşen süre içinde çıkarılır.

İDEFTER HÜKÜMLERİİ

  1. Defterlerin 10 YIL SÜRE ile saklanması zorunludur.

Saklama süresi, ticari defterlere son kaydın yapıldığı, envanterin çıkarıldığı, ana bilançonun düzenlendiği, yılsonu finansal tablolarının hazırlandığı ve konsolide finansal tabloların hazırlandığı, ticari yazışmaların yapıldığı veya muhasebe belgelerinin oluşturulduğu takvim yılının bitişiyle başlar.

Gerçek kişi olan tacirin ölümü halinde mirasçıları ve ticareti terk etmesi halinde kendisi, defter ve kâğıttan birinci fıkra gereğince 10 YIL süreyle Sulh Mahkemesi tarafından saklanır.

  1. Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziya uğrarsa, tacir ziya öğrendiği tarihten itibaren 15 GÜN içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız aglır. Mahkeme gerekil gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.
  2. Defter kanuna uygun değilse; Tüzel kişilerde yönetim organı üyeleri, tüzel kişiliği olmayan ticari şirketlerde İdareye yetkili kişiler sorumludur. Memura rûcu ederek kurtulamaz
  3. DEFTERLERDE TESLİM; Miras – Ortaklık – İflas hallerinde yapılır. Tamamı teslim edilir ve her tarafı mahkemece incelenebilir.
  4. DEFTERLERDE İBRAZ; Sadece uyuşmazlık konusuyla ilgili kayıtlar mahkemece incelenir.
  5. SAHİBİ ALEYHİNE DELİL OLMASI; İbraz edilen defterde sahibi aleyhine kanıt varsa, bir kanıtla aksini ispatlamaya çalışır. Örneğin; Kişi defteri mahkemeye sunmazsa iddiada bulunan tarafa iddiası ile ilgili yemin ettirilir.
  6. SAHİBİ LEHİNE DELİL OLMASI: Uyuşmazlık konusu taraflar tacir olmalı ve uyuşmazlık deftere geçirilmesi gereken ticari bîr işten kaynaklanmalıdır. Kayıtlar birbirini doğrulamalıdır. Defter kanıt olarak kullanıldıktan sonra kişiye tamamlayıcı yemin verdirilir.

sagııımı

  • Ekonomik yönden, gereksiz nakit para dolaşımını önleyen, özel bir takas rejimidir.

İki kimsenin para, mal, hizmet veya diğer hususlardan dolayı birbirlerinden alacaklarını, ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip, bunları kalem kalem borç – alacak şekline çevirerek hesabın kesilmesinden çıkacak bakiyeyi isteyebileceklerine dair sözleşmedir.

  • Yazılı yapılmalıdır. Bu ispat değil, geçerlilik şartıdır.
  • Sözleşme taraflarının tacir olmasına gerek yoktur.

Cari hesaba muaccel alacaklar kaydedilir. Anlaşmaları halinde müeccel alacaklarda hesaba geçirilebilir.

  • Kambiyo senetlerinin cari hesaba geçirilmesi, senedin bedelinin tahsiline bağlıdır.
  • Aksi kararlaştırılmadıkça, cari hesaba alacak veya borç kaydedilmesi, tarafların alacağı ya da borcu doğuran sözleşme veya işleme ilişkin dava ve savunma haklarını düşüremez. Sözleşme veya işlem İptal edilirse bunlardan kaynaklanan kalemler hesaptan çıkarılır.
  • Cari hesap sözleşmesinin yapılmasından önce doğmuş bulunan bir alacak, tarafların onayıyla cari hesaba kaydedilirse, aksi kararlaştırılmamışsa bu alacak yenilenmiş olmaz.

Taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin bulunması, komisyon sözleşmesinden kaynaklanan ücretin ve her türlü giderin istenmesine engel oluşturmaz.

CARİ HESABA GEÇİRİLEMEYEN ALACAKLAR

  1. Takası mümkün olmayan alacaklar
  2. Belirli bir sebeple sarf etmek veya emre amade tutulmak üzere teslim olunan para ve mallardan doğan alacaklar
  3. Cari hesap sözleşmesinden önce mevcut olan alacaklar.
  4. Muaccel alacaklar cari hesap anlaşmasında yer almıyorsa cari hesaba geçirilemezler.
  5. Cari hesaptaki bir alacak III. kişiye devredilemez.
  6. Faiz cari hesaba geçirilmekle başlar.

CARİ HESAP SÜRELERİ

ANLAŞMA SÜRESİ

Cari hesap sözleşmesinin GEÇERLİ OLACAĞI SÜREDİR. Hesap bu süre sonunda kesilir. Yani muaccel olur. Tarafların hesap durumları da bu süre sonunda belli olur.

HESAP DEVRESİ

Bu sürenin sonunda BAKİYE ORTAYA ÇIKAR. Aksi karalaştırılmadıkça HER TAKVİM YILININ SON GÜNÜ hesap devresi kabul edilir. Bakiye karşı tarafa gönderilir. Bakiyeyi alan taraf noter aracılığıyla, iadeli taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza içeren bir yazıyla 1 AY İÇİNDE itiraz edilmezse ALACAK YENİLENMİŞ OLUR, BAKİYE KABUL EDİLMİŞ SAYILIR.

NOT

  • Cari hesabın alacak sütununa yazılan tutarlar için, sözleşme veya ticari teamüller gereğince kaydoldukları tarihten itibaren faiz işler.
  • Birleşik faiz istenilebilecek durumlarda alacak ve borç kalemlerinin birbirinden çıkarılması sonucunda bulunan bakiyeye, belirlenip hesaba kaydedildiği tarihten itibaren faiz işler.
  • Cari hesaptaki alacaklar için zamanaşımı işlemez. Anlaşma süresi boyunca cari hesaptaki alacak için dava ağlamaz. Sadece cari hesaptaki mallar İçin açılabilir.
  • Cari hesaptaki alacak başka birisine devredilemez. Buna CARİ HESABIN BÖLÜNMEZLİĞİ Farklı faiz oranlan uygulanabilir. Cari hesaptaki zamanaşımı süresi 5 YILDIR. Süre bittikten sonra zamanaşımı başlar.
  • Cari hesaptaki alacaklarla ilgili dava açılamaz, ancak onu doğuran sözleşme ile ilgili dava açılabilir.

CARİ HESABIN SONA ERMESİ

  1. Kararlaştırılan sürenin sona ermesi,
  2. Bir süre kararlaştırmadığı takdirde taraflardan birinin fesih ihbarında bulunması,
  3. Taraflardan birinin iflas etmesi,
  4. Sözleşme süreli olup da taraflardan biri bu süre içinde ölür veya kısıtlanırsa her iki taraf ve kanuni temsilcileriyle halefleri 10 GÜN önceden haber vermek şartıyla cari hesap sözleşmesini feshedebilir.

 

mEmmMmmm


 

 

TACİRE BAĞIM LlLÂRfiS

 

Tacirin işçileridir.

Maaşlarını

tacirden aldıkları

için tacire

bağımlıdırlar.

Bağımlı

yardımcılar

Borçlar

Kanunu’nda

düzenlenmiştir.

ticari temsilci

(GENEL MÜDÜR)

SİMSAR

(EMLAKÇI)

KOMİSYONCU

(KABZIMAL)

ACENTE (SİGORTA) •+-

TİCARİ VEKİL (TEZGÂHTAR, PERSONEL, MEMUR)

DİĞER TACİR YARDIMCILARI rPAZARLAMACIt

 

 

 

 

 

 

 

 

  1. Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir.
  2. Ticari temsilci, işletme sahibinin işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere, açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişidir.
  3. İşletme sahibi, ticari temsilcilik yetkisi verildiğini ticaret siciline tescil ettirmek zorundadır; ancak ticari işletme sahibinin ticari temsilcinin fiillerinden sorumluluğu, tescilin yapılmış olmasına bağlı değiidlr.
  4. İşletmenin işlerini idare etmek, hukuki işlemlere vekâleten imzaya yetkisi olan kişidir.
  5. Sadece gerçek kişiler olabilir.
  6. Temyiz kudretine sahip olması gerekir. (İyiyi kötüden ayırma ve makul davranışta bulunabilme yeteneği)
  7. Fiil ehliyetine sahip olması gerekir.
  8. Açık veya örtülü şekilde atanabilir.
  9. Dernekler ve kamu tüzel kişileri de atayabilir. Küçük adına veli atayabilir, ancak kısıtlının atanması için vesayet makamının izni gerekir.
  10. Rekabet yasağı vardır. Başka birinin temsilcisi olamaz.
  11. Anonim şirketlerde yönetim kurulu, limitet şirketlerde genel kurul, atayabilir.
  12. Merkezi yurt dışında, ikametgâhı Türkiye’de bulunan bir mümessil atamak zorundadır.
  13. Atanması mutlaka tescil ve ilan edilmelidir. Tescil bildiricidir.
  14. İşletme konusu dışında ya da işletme İle ilgili olağanüstü işlemleri yapamaz.
  15. Ticari vekil atayabilir.
  16. Alacaklardan feragat edebilir.
  17. Şube açabilir, merkezi değiştirebilir.
  18. Tacir adına kefil olabilir.
  19. Dava açabilir.
  20. Kambiyo taahhüdünde bulunabilir.
  21. Kredi çekebilir. İşletmeyi rehin veremez.
  22. Davada temsil edebilir. Sulh olabilir. Tahkime gidebilir.
  23. Taşınır, taşınmaz alabilir, kiraya verebilir ve tapuya şerh verebilir. Ancak taşınmaz satamaz, üzerinde ayni hak kuramaz ipotek veremez, taşınmaz satış vaadi yapamaz.
  24. Tacirin iflasını isteyemez.
  25. Ortak kabulü, ortağın çıkanlması, bizzat ortak olma gibi işlemleri tek başına yapamaz.
  26. Yetki çevresi merkez ve şube işleri ile sınırlandırılabilir. Miktar olarak sınırlandırılamaz.
  27. Ticari mümessil ölürse, gaipliğine karar verilirse, azil ve istifa ilişkiyi sona erdirir.
  28. Tacir ölürse yetkisi sona ermez. İflas ederse sona erer. İşletmenin devriyle yetkisi sona erer.

 

  1. Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir.
  2. Ticari vekil, bir ticari işletme sahibinin kendisine ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişidir.
  3. Bu yetki, işletmenin alışılmış bütün işlemlerini kapsar. Ancak, ticari vekil açıkça yetkili kılmadıkça, ödünç olarak para veya benzerlerini alamaz, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, dava açamaz ve açılmış davayı takip edemez.
  4. Ticari mümessil sıfatına sahip olmaksızın bir ticari işletme sahibi tarafından işletmenin bütün işleri veya belirli işleri için temsile yetkili kılınan kişidir.
  5. Bütün işlerde yetkiliyse; GENEL YETKİLİ TİCARİ VEKİLDİR.
  6. Bazı işlerde yetkiliyse; SINIRLI YETKİLİ TİCARİ VEKİLDİR.
  7. Tacir veya Ticari Mümessil tarafından atanır.
  8. Atanmasının tescil ve ilanına gerek yoktur.
  9. Esnaf İşletmesi İçin atanmaz.
  10. İş yeri sınırları içinde olağan günlük işlerde yetkilidir.
  11. Özel yetki verilmedikçe ödünç alma, kambiyo taahhüdünde bulunma ve mahkemelerde temsil ve gayrimenkulle ilgili ayni hak işlemleri yani ticari mümessilin işlerini yapabilmesi için özel yetki verilmesi gerekir.
  12. Sona ermesi Ticari Mümessildeki gibidir.

|3. DİĞER TACİR YARDIMCILARI!

  1. Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir.
  2. Toptan, yarı toptan veya perakende satışlarla uğraşan ticari işletmelerin görevli veya hizmetlileri,

o ticari işletme içinde, müşterilerin kolaylıkla görebilecekleri bir yerde ve kolayca okuyabilecekleri bir biçimde yazıyla aksine duyuru yapılmadıkça aşağıdaki işlemler için yetkilidirler:

  • Ticari işletmenin alışılmış bütün satış işlemlerini yapmak,
  • Yetkili oldukları işlemler hakkında faturalan imzalamak,
  • Ticari işletmelerin alışılmış işlemlerinden doğan borçların ifa edilmesine ilişkin ihtar veya diğer açıklamaları işletme sahibi adına yapmak; bu nitelikteki ihtar veya diğer açıklamaları, özellikle alışılmış işlem dolayısıyla teslim edilmiş mallara ilişkin ayıp bildirimlerini ticari işletme adına kabul etmek
  • Toptan, yarı toptan veya perakende satışlarla uğraşan ticari işletmelerin görevli veya hizmetlileri, kendilerine yazıyla yetki verilmiş olmadıkça, işletme dışında veya kasa görevlisi atanmışlarsa, işletme İçinde satış bedellerini isteyip alamazlar. Bu kişilerin, satış bedellerini almaya yetkili bulundukları haller faturalan kapatma ve makbuz vermektir.
  1. Ticari işletmenin merkezi dışındaki yerlerde, tacir adına işlem yapmaya yetkili kişidir.
  2. Atanması tescil ve ilan edilmez.
  3. Tacirle arasında sürekli bir ilişki vardır.
  4. Yetkisi III. kişilere karşı sınırlandırılamaz.
  5. Satım sözleşmesi yapmak, yaptığı sözleşmeyle ilgili ödenen parayı kabul edip makbuz vermek ve borçluya süre vermek gibi yetkilerine sahiptir. Yapmadığı sözleşmenin parasını talep edemez ve yapmadığı sözleşme ile ilgili indirim yapamaz.
  6. Sona ermesi Ticari Mümessildeki gibidir.
1. SİMSARI

 

  1. Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir.
  2. Simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasına veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması halinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir.
  3. Simsarlık sözleşmesine, kura! olarak vekâlete ilişkin hükümler uygulanır.
  4. Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz.
  5. Simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır.
  6. Simsarın faaliyeti sonucunda kurulan sözleşme geciktirici koşula bağlanmışsa ücret, koşulun gerçekleşmesi halinde ödenir.
  7. Simsarlık sözleşmesinde simsarın yapacağı giderlerin kendisine ödeneceği kararlaştırılmışsa, simsann faaliyeti sözleşmenin kurulmasıyla sonuçlanmamış olsa bile giderleri ödenir.
  8. Ücret belirlenmemişse tarifeye, yoksa teamüle göre ödenir.
  9. Simsar, üstlendiği borcuna aykırı davranarak diğer tarafın menfaatine hareket eder veya dürüstlük kurallarına aykırı olarak diğer taraftan ücret sözü alırsa, ücrete ve yaptığı giderlere ilişkin hakkını kaybeder.
  10. Tarafsız olmalıdır.
  11. Azil ve istifa yoluyla sona erer.
  12. Ücret alacağı için ZAMANAŞIMI SÜRESİ 5

■ 2^<ÖMTsW3NaJ [alîm veya sâtim”koMisYûNcürÜGÜB

Alım veya satım komisyonculuğu, komisyonun ücret karşılığında, kendi adına ve vekâlet verenin hesabına kıymetli evrak ve taşınırların alım veya satımını üstlendiği sözleşmedir. Taşınır mal alım şahmına aracılık etmez.

BORÇLARI

  1. Bildirme ve sigortalama borcu,
  2. Özen borcu; satılmak üzere kendisine gönderilen eşya açıkça ayıplı ise komisyoncu, vekâlet verenin taşıyıcıya karşı haklarının korunması için gerekeni yapmak, zararı tespit ettirmek, olabildiğince eşyayı koruma altına almak ve durumdan vekalet vereni hemen bilgilendirmekle yükümlüdür.
  3. Vekâlet verenin belirlediği bedelin, altında mal satan komisyoncu, malı satmasaydı vekâlet verenin daha fazla zarar göreceğini ve durumun yeniden talimat almaya elverişli bulunmadığını ispat etmedikçe, belirlenen bedel ile satış bedeli arasındaki farkı gidermekle yükümlüdür. Bunun dışında komisyoncu kusuru varsa, talimatından aykırı davranmasından dolayı vekâlet verenin uğradığı diğer zararlardan da sorumludur.
  4. Veresiye satma ve teslim almadan ödeme; komisyoncu vekâlet verenin izni olmaksızın malı veresiye satar ve malı teslim almadan bedelini öderse, bundan doğan zarara katlanmak zorundadır. Ancak, vekâlet veren yasaklamadıkça, malı satış yerindeki ticari teamüle göre veresiye de satabilir.
  5. Komisyoncunun garantisi; yetkisi olmaksızın veresiye mal satması dışında, komisyoncu işlemde bulunduğu borçluların ödememelerinden ve diğer borçlarını ifa etmemelerinden sorumlu olmaz. Ancak, komisyoncu açıkça garanti vermişse veya bulunduğu yerdeki ticari teamül gerektiriyorsa sorumlu olur.

HAKLARI

  1. Ödediği paralar ve yaptığı giderler,
  2. Komisyon ücreti; komisyoncu, vekâlet verene karşı dürüstlük kurallarına aykırı davranır, özellikle ona satın aldığından fazla veya sattığından eksik bir bedel bildirirse, ücret alma hakkını kaybeder.
  3. Hapis hakkı,
  4. Malın açık artırma yoluyla satılması; komisyoncuya verilen malın satılamaması veya satış emrinden cayılması durumunda vekâlet veren, malı geri alabilir ya da o malla ilgili başka işlem yapmaya karar verebilir. Aşın ölçüde gerektirirse komisyoncu, malı bulunduğu yer mahkemesinden karar alarak açık artırmayla satabilir. Ancak mal borsada kayıtlıysa veya piyasa fiyatı varsa ya da yapılacak masrafa oranla değeri azsa, hâkim satışın başka bir yolla yapılmasına da karar verebilir.
  5. Komisyoncunun kendisiyle işlem yapması; borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan kambiyo senetleri veya diğer kıymetli evrakı ya da ticari malları satmaya veya satın almaya yetkili kılınan komisyoncu, vekâlet veren aksine talimat vermemişse, satın alacağı mal yerine kendi mallarını satabilir veya satacağı malı kendisi İçin satın alabilir. Bu hallerde komisyoncunun, kendisiyle işlem yaptığı andaki değerler esas alınır; komisyoncunun komisyon işlerinde alışılmış olan ücret ve giderlerini, bu hallerde bile isteme hakkı vardır.

BROKER: Alım ve satım işlemlerine belli bir komisyon karşılığı aracılık eden, işlemleri kendi adına ancak taraf olduğu kişi veya kurumlar hesabına yapan işlemcilere verilen isimdir. Türkiye’de İMKB’nin binasında aracı kuruluşlar adına çalışarak şirketten iletilen alım satım emirlerini gerçekleştiren brokerlara resmi olarak üye temsilcisi denir.

  1. ACENTE
  2. Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o tacir adına yapmayı meslek edinen kimseye acente
  3. TTK’ da hüküm bulunmayan hallerde aracılık eden acentelere Türk Borçlar Kanunu’nun simsarlık sözleşmesi hükümleri, sözleşme yapan acentelere komisyon hükümleri ve bunlarda da hüküm bulunmayan hallerde vekâlet hükümleri uygulanır.
  4. Sözleşmeleri yerli ve yabancı bir tacir hesabına ve kendi adına yapmaya sürekli olarak yetkili bulunanlar ve Türkiye Cumhuriyeti içinde merkez veya şubesi bulunmayan yabana tacirler ad ve hesabına ülke içinde işlemlerde bulunanlar içinde acente hükümleri uygulanır.
  5. Herhangi bir şekil şartına tabi değildir. 2 türlüdür:
  • Aracılık yapan acente
  • İşletme adına sözleşme yapan acente; bunun için yazılı bir sözleşme ile yetki verilmelidir. Acentelere müvekkilleri adına sözleşme yapma yetkisi veren belgelerin, acente tarafından tescil ve ilan ettirilmesi zorunludur.

NOT: Sigorta acentesi Sigortacılık Kanunu’nda düzenlenmiştir. Diğer acente TTK’ da yazar, tik kez 1957 tarihli TTK ile yürürlüğe girmiştir.

  1. Acente, bizzat teslim etmediği malların bedelini kabule ve bedelini bizzat ödemediği mallan teslim almaya yetkili olması ve bu işlemlerden doğan alacağı yenilmesi veya miktarını indirmesi için özel ve yazılı yetki gerekir.
  2. Yetkileri istenildiği gibi sınırlandırılabilir.
  3. Acente yetkisi olmaksızın veya yetki sınırlarını aşarak, müvekkili adına bir sözleşme yaparsa müvekkili bunu haber alır almaz icazet verebilir. İcazet vermediği takdirde acente sözleşmeden kendisi sorumlu olur.

ACENTENİN HAKLARI

  1. Ücret isteme; acente, acentelik ilişkisinin devamı süresince kendi çabasıyla veya aynı nitelikteki işlemler için kazandırdığı üçüncü kişilerle kurulan işlemler için ücret isteyebilir.

Acenteye belirli bir bölge veya müşteri çevresi bırakılmışsa acente, acentelik ilişkisinin devamı süresince bu bölgedeki veya çevredeki müşterilerle kendi katkısı olmadan kurulan işlemler için de ücret isteyebilir.

Acentelik ilişkisinin bitiminden sonra kurulan işlemler için acente;

  • İşleme aracılık etmişse veya işlemin yapılmasının kendi çabasına bağlanabileceği ölçüde işlemi hazırlamış ve işlem de acentelik ilişkisinin bitmesinden sonra uygun bir süre içinde kurulmuşsa,
  • Birinci veya ikinci fıkraların birinci cümleleri uyarınca ücret istenebilecek bir işleme ilişkin olarak üçüncü kişinin icabı, acentelik ilişkisinin sona ermesinden önce acenteye veya müvekkile ulaşmışsa ücret isteyebilir. Bu ücretin hal ve şartlara göre paylaşılması hakkaniyet gereği ise, sonraki acente de uygun bir pay alır.

Acente, kurulan işlem yerine getirildiği anda ve ölçüde ücrete hak kazanır. Taraflar bu kuralı acentelik sözleşmesi ile değiştirebilir; ancak müvekkil işlemi yerine getirince acente, izleyen ayın son günü istenebilecek uygun bir avansa hak kazanır.

Üçüncü kişinin işlemi yerine getiremeyeceği kesinleşirse, acentenin ücret hakkı düşer; ödenmiş tutarlar geri verilir.

Aracılık eden sözleşmeyi müvekkilin kısmen veya tamamen yahut öngördüğü şekliyle yerine getiremeyeceği kesinleşse bile, acente ücret isteyebilir. Müvekkile yüklenemeyen sebeplerle sözleşmenin yerine getirilmediği halde ve ölçüde acentenin ücret hakkı düşer.

Sözleşmede hüküm yoksa ücretin miktarı, acentenin bulunduğu yerdeki ticari teamüle, teamülde mevcut değilse halin gereğine göre o yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi’nce belirlenir.

Acentenin hak kazandığı ücretin, doğumu tarihinden itibaren en geç 3 AY İÇİNDE ve herhalde sözleşmenin sona erdiği tarihte ödenmesi gerekir.

  1. Tekel hakkı; yazılı olarak aksi kararlaştırılmadıkça, müvekkil aynı zamanda, aynı yer veya bölge içinde aynı ticaret dalı İle ilgili olarak birden fazla acente atayamaz.
  2. Olağanüstü giderlerin karşılanması,
  3. Faiz isteme hakkı,
  4. Hapis hakkı; acente müvekkilindeki bütün alacakları ödeninceye kadar, acentelik sözleşmesi dolayısıyla alıp ta gerek kendi elinde gerek özel bir sebebe dayanarak zilyet olmaya devam eden üçüncü kişinin elinde bulunan taşınırlar ve kıymetli evrak ile herhangi bir eşyayı temsil eden senet aracılığıyla kullanabildiği mallar üzerinde hapis hakkına sahiptir.
  5. Müvekkilini mahkemelerde temsil etme; acente aracılık ettiği veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkil adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir.

Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykın şartlar geçersizdir.

Acentelerin ad ve hesabına hareket ettikleri kişilere karşı Türkiye’de açılacak olan davalar sonucunda alınan kararlar acentelere uygulanamaz.

ACENTENİN BORÇLARI

  1. Acente, sözleşme uyarınca kendisine bırakılan bölge veya ticaret dalı içinde, müvekkilinin işlerini görmekle ve menfaatlerini korumakla yükümlüdür.
  2. Acente, kusursuz olduğunu ispatlamadığı takdirde özellikle, müvekkili hesabına saklamakla yükümlü olduğu malın veya eşyanın uğradığı hasarlardan sorumludur.
  3. Acente üçüncü kişilerin kabule yetkili oldukları beyanlarını, bölgesindeki piyasanın ve müşterilerin finansal durumunu, şartlarını, bunlarda meydana gelen değişiklikleri ve yapılan işlemlere ilişkin olarak müvekkilini ilgilendiren bütün hususları ona zamanında bildirmek zorundadır.
  4. Acente, müvekkilin açık talimatı olmayan konularda, emir alıncaya kadar işlemi geciktirebilir. Ancak işin acele nitelik taşıması nedeniyle durum müvekkilinden talimat almaya müsait olmazsa veya acente en yararlı şartlar çerçevesinde harekete yetkiliyse, basiretli bir tacir gibi kendi görüşüne göre işlem yapar.
  5. Acente, müvekkili hesabına teslim aldığı eşyanın taşıma sırasında hasara uğradığına dair belirtiler varsa müvekkilinin taşıyıcıya karşı dava hakkını teminat altına almak üzere, hasarı belirttirmek ve gereken diğer önlemleri almak, eşyayı mümkün olduğu kadar korumak veya tamamen telef olması tehlikesi varsa, alacaklının temerrüdü hükümleri gereğince yetkili mahkemenin izniyle sattırmak ve gecikmeksizin durumu müvekkiline haber vermekle yükümlüdür.
  6. Satılmak üzere acenteye gönderilen mallar çabuk bozulacak cinstense veya değerlerini düşürecek değişikliklere uğrayacak nitelikteyse ve müvekkilden talimat almaya zaman uygun değilse veya müvekkil izin vermede gecikirse, alacaklının temerrüdü hükümleri gereğince acente yetkili mahkemenin izniyle gereğince eşyayı sattırmaya yetkili müvekkilin menfaatleri bunu gerektiriyorsa zorunludur.
  7. Acente, müvekkiline ait olan parayı göndermekle veya teslim etmekle yükümlü olup ta bunu yapmazsa, yükümlülüğün doğduğu tarihten itibaren faiz ödemek ve gerekirse, ayrıca teminat vermek zorundadır.
  8. Yazılı olarak aksi kararlaştırılmadıkça acente, aynı yer ya da bölgede birbirleriyle rekabette bulunan birden çok ticari işletme hesabına acentelik yapamaz.
  9. Acentenin ücret alacağı 5 YILDA zamanaşımına uğrar.

ACENTENİN SONA ERMESİ

  1. Belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri 3 AY önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir. Sözleşme belirli bir süre için yapılmış olsa bile haklı sebeplerden dolayı her zaman fesih olunabilir.

Belirli bir süre için yapılan acentelik sözleşmesinin, süre dolduktan sonra uygulamaya devam edilmesi halinde, sözleşme belirsiz süreli haline gelir.

  1. Müvekkilin veya acentenin iflası, ölümü veya kısıtlanması ile sona erer.

NOT: Sadece TİCARİ TEMSİLCİ ve ACENTE müvekkilini temsile yetkilidir.

NOT: Komisyoncu tüm giderlerini ister, acente olağan giderlerini, simsarsa hiçbir giderini isteyemez.

 

Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra;

  1. Müvekkil, acentenin bulunduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa,
  2. Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa,
  3. Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, açente müvekkilinden uygun bir.tazmine* isteyebilir.

Tazminat, acentenin son 5 YILLIK faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır.

Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz.

Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren 1 YIL İçinde ileri sürülmesi, talebi gerekir.

Hakkaniyete aykın düşmedikçe, tek satıcılık ve benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme İlişkilerinin sona ermesi halinde de uygulanır.

[REKABET YASAĞI ANLAŞMASI!

Acentenin işletmesine İlişkin faaliyetlerini, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonrası için sınırlandıran anlaşmanın yazılı şekilde yapılması ve anlaşma hükümlerini içeren ve müvekkil tarafından imzalanmış bulunan bir belgenin acenteye verilmesi gerekir.

Anlaşma en çok, ilişkinin bitiminden itibaren 2 YILLIK süre için yapılabilir ve yalnızca acenteye bırakılmış olan bölgeye veya müşteri çevresine ve kurulmasına aracılık ettiği sözleşmelerin taalluk ettiği (ilgili olduğu) konulara ilişkin olabilir.

Müvekkilin, rekabet sınırlaması dolayısıyla, acenteye uygun bir tazminat ödemesi şarttır.

Müvekkil, sözleşme ilişkisinin sona ermesine kadar, rekabet sınırlamasının uygulanmasından yazılı olarak vazgeçebilir. Bu halde müvekkil, vazgeçme beyanından itibaren 6 AYIN geçmesiyle tazminat ödeme borcundan kurtulur.

Taraflardan biri, diğer tarafın kusurlu davranışı nedeniyle haklı sebeplerle sözleşme ilişkisini feshederse, fesihten itibaren bir ay içinde rekabet sözleşmesiyle bağlı olmadığını diğer tarafa yazılı olarak bildirebilir.

Yukandakilere aykırı şartlar, acentenin aleyhine olduğu durumda geçersizdir.

ŞİRKETLER HUKUKU

Bir şirket kurmak için mutlaka şirket sözleşmesi yapılmalıdır. Adi şirket sözleşmesi şekle tabi değildir. Diğer sözleşmelerin mutlaka noter onaylı olması gerekir.

ŞİRKET SÖZLEŞMESİNİN. UNSURLARI

  • Kişi unsuru,
  • Sözleşme unsuru,
  • Sermeye unsuru,
  • Ortak amaç,
  • Şirketi kendi işi gibi benimseme.

İKOLEKTİF ŞİRKETİ

  1. Bir ticari işletme işletmek için kurulurlar.
  2. En az 2 gerçek kişi tarafından kurulur.
  3. Ortakların şirket borçlarından sorumluluğu sınırsızdır.
  4. Emek ve ticari itibar sermaye olarak getirilebilir.
  5. Şirketin kurulması için noterde ana sözleşme hazırlanır ve onaylanır. Ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir, Şirket tescil ile kurulmuş olur.

ŞİRKET SÖZLEŞMESİNDE;

  • Kolektif şirket ibaresi,
  • Ortakların adı, soyadı, ikametgâhları, getirilen sermaye,

Ticaret unvanı ve merkezi,

  • Faaliyet konusu,
  • Şirketi temsile yetkili kişilerin kimler olduğu yer alır.
  1. Kâra ve zarara hangi oranda katlanılacağı esas sözleşmede yer almak zorunda değildir. Bu konuda bir düzenleme yapılmamışsa kâra ve zarara eşit katlanılır.
  2. Şirketin kuruluşunda bir eksiklik varsa şirket adî şirket sayılır.

İKOLEKTİF ŞİRKETİN YÖNETİMİ VE TEMSİLİ]

  • Yöneticiler, esas sözleşmeyle de ortakların alacağı bir kararla da belirlenebilir. Ancak temsilcilerin mutlaka şirket esas sözleşmesinde belirtilmesi gerekir.
  • Kural olarak her ortak yönetici, temsilci olabilir.
  • Ortak olmayan temsilci ticari mümessildir.
  • Temsilcinin yapabileceği işlemler mümessilinkiyle aynıdır.

»   Temsilcinin yetkisi şube işleriyle ya da birlikte temsille sınırlandırılabilir. Örneğin; imzaya yetkili

iki kişi vardır.

  • Temsilci ile ilgili bir anlaşmazlık durumunda, temsilci ancak oybirliği ile değiştirilebilir.
  • Haklı bir sebebi olan ortak temsilcinin değiştirilmesi için mahkemeye başvurabilir.
  • Yöneticiye yetki ne şekilde verilmişse, o şekilde geri alınabilir.
  • Yönetici ortağın yaptığı işlere yalnız yönetici ortaklar itiraz edebilir, diğer ortakların itiraz

hakkı yoktur.

  • Yönetici olmayan ortak, eğer işlem hileye dayanıyorsa mahkemeye başvurarak işleme itiraz edebilir.
  • Olağanüstü bir karar alınacaksa, ortakların ortaklık oranları ne olursa olsun oybirliği gerekir. Örneğin; ana sözleşmeyi değiştirme, şirketi feshetme, bir ortağı ortaklıktan çıkarma, payın devri gibi kararlar şirket için olağanüstü kararlardır.
  • Ortaklardan biri öldüğünde, ana sözleşmede mirasçılarıyla devam edileceğine ilişkin bir hüküm varsa ve mirasçılarda devam etmek istiyorsa, ortaklar mirasçılarla devam etmeye mecburdur.
  • Ortaklardan biri öldüğünde, ana sözleşmede mirasçılarıyla devam edileceğine İlişkin bir hüküm yoksa ortaklar mirasçılarla devam etmek zorunda değildir. Mirasçılara payları verilerek ortaklık bitirilebilir.
  • Mirasçılar ortaklığı kabul edip etmeme konusunda 3 AY içinde kararlarını vermeli ve bildirmelidir. Bu süre İçinde mirasçılar komanditer ortak sayılır.
  • Payın devri halinde yeni ortak daha önceki borçlardan da sorumludur.
  • Eğer bir ortak ortaklıktan çıkmak istiyor ve diğer ortaklar buna razı gelmiyorsa, çıkmak isteyen ortak mahkemeye başvurarak şirketin feshini isteyebilir. Bu durumda diğer ortaklar ya ortağı ortaklıktan çıkarmalı ya da şirketin feshine katlanmalıdır.
  • Ortaklardan biri iflas etmişse veya ortaklardan birinin alacaklısı ortağın payı üzerine haciz koydurmuşsa o ortak ortaklıktan çıkarılabilir.
  • Bir ortağın en önemli borcu taahhüt ettiği sermaye borcunu yerine getirmektir. Yerine getirmezse kendisine ihtar gönderilmeden ortaklıktan çıkarılamaz. İhtarda verilecek süre ana sözleşmede belirtilebilir. Bu ortaktan hem gecikme faizi, şirket zarara uğramışsa aynı zamanda tazminat istenebilir. Yine de sermaye borcunu yerine getirmezse ortaklıktan çıkanlır. (%15 yasal faiz uygulanacaktır).
  • Bir ortak şirketin faaliyet konusuyla aynı türden bir işi kendi adına veya      başkası adına yapamaz.
  • Başka bir şirkete sınırsız sorumlu olamaz. Ama sınırlı sorumlu olabilir.
  • Ortaklar alacakları bir kararla rekabet yasağını kaldırabilir.

REKABET YASAĞINA AYKIRILIK DURUMUNDA ŞİRKET;

  1. O ortaktan tazminat isteyebilir.
  2. Elde ettiği menfaati isteyebilir.
  3. Yapılmış olan işlemin şirket adına yapılmış sayılmasını kararlaştırabilir.
  4. Haklı bir sebep varsa şirketin feshi dahi istenebilir.

Bu durumlardan birine şirket ortakları oyçokluğuyla karar verir. Dava açma süresi 3 AY ve 1 YILDIR.

[ORTAKLARIN SORUMLULUĞU]

Ortaklar şirketin borçlarından SINIRSIZ, MÜTESELSİL ve II. DERECEDEN (Alacaklılar önce şirkete başvurur, şirket aleyhine icra takibi yapılır) sorumludur.

  • Şirket için yapılan icra takibi semeresiz kalırsa ya da herhangi bir sebeple şirket sona ererse şirkete başvurmadan ortaklara başvurulabilir.
  • Şirket için alınmış bir ihtiyati haciz kararı varsa, ortaklar için de bu kadar uygulanabilir.
  • Şirket için iflas kararının verilmesi, ortaklarında iflas ettiği anlamına gelmez. Ancak depo kararına rağmen borç yatırılmazsa ortaklarında iflası talep edilebilir.
  • Şirkete borçlu olan bir kişi bu borcunu, ortaklardan birinden olan alacağıyla takas edemez.
  • Ortak kişisel alacaklısına olan borcunu şirketin aynı kişideki alacağı ile takas edemez.
  • Her ortak şirketi denetlemeye yetkilidir. Bu haktan önceden vazgeçilemez.

[KOLEKTİF ŞİRKETİN SONA ERMESİ]

İNFİSAH NEDENLERİ

  1. Şirketin iflası,
  2. Ortaklardan birinin iflası,
  3. Şirket sermayesinin üçte ikisinin kaybolmasına rağmen geriye kalan sermayeyle devam edileceğine karar verilmesi,
  4. Amacın gerçekleşmesi ya da gerçekleşmesinin imkânsız hale gelmesi,
  5. Birleşme (Şirket başka bir şirketle birleşmişse alacaklılar bu birleşmeye 15        GÜN içinde itiraz

edebilir).

FESİH NEDENLERİ

  1. Ortaklar her zaman oybirliğiyle şirketin feshine karar verebilirler.
  2. Ortaklardan biri haklı bire sebebi varsa mahkemeye başvurarak şirketin feshini talep

EEBS3ZB5BEB3

  • Şirket herhangi bir sebeple sona ermişse, tasfiye aşaması başlamış demektir.
  • Sona eren ortaklığın aktiflerinin paraya çevrilerek borçlarının ödenmesi ve böylece ortaklık tüzel kişiliğinin sona erdirilmesi anlamına gelir.
  • Borçlar ödendikten sonra gerile kalan bir miktar varsa ortaklara ödenir. Bu pay TASFİYE PAYIDIR.
  • Tasfiye sonucunda şirketin sicilden kaydının silinmesiyle ortaklık sona erer.
  • Bir ticari işletme işletmek için kurulurlar.
  • En az 2 KİŞİ ile kurulurlar.

KOMANDİTE ORTAK: Şirket borçlarından sınırsız sorumlu olan ortaktır. Kolektif şirket ortaklığı hükümlerine tabidir. Şirketi yönetim ve temsil hakkı vardır. Tek bir komandite ortak varsa o da ölürse şirket infisah eder.

KOMANDİTER ORTAK: Şirket borçlarından sınırlı sorumlu olan ortaktır. Hem gerçek hem de tüzel kişi olabilir. Emek ve ticari itibarı sermaye olarak getirebilir. Şirket borçlarından taahhüt ettiği sermaye kadar sorumludur. Şirketi yönetim ve temsil hakkı yoktur sadece ticari mümessil olarak atanabilir. Rekabet yasağına tabi değildir. Ama rekabet yasağına aykırı davrandığında şirket sırlarının açığa çıkması riskine karşı şirketi denetleme yetkisini kaybeder. Ölümü şirketin infisah etmesini gerektirmez.

KOMANDİTER ORTAĞIN SINIRSIZ SORUMLU OLDUĞU HALLER

  1. Adının ticaret unvanında olması,
  2. Ortaklık adına işlemlere girişmesi,
  3. Ticari mümessil sıfatını III. kişilere söylememesi,
  4. Şirket yönetimine katılması,
  5. Şirketin tescilinden önce işlemler yapması

KOMANDİTER ORTAĞIN SORUMLULUĞUNUN GENİŞLEDİĞİ DURUMLAR

Sermaye olarak getirmiş olduğu malın değerinin biçilmesinde hile yapmışsa, malın gerçek değeriyle biçilen değer arasındaki fark kadar sorumluluğu genişler.

  1. Her türlü iktisadi amaç için kurulabilir.
  2. TEK BİR KİŞİ Anonim Şirket kurabilir.
  3. Hem gerçek hem tüzel kişi Anonim Şirket kurabilir.
  4. Asgari sermaye miktarı 000 dir. Bu miktarı Bakanlar Kurulu artırabilir.
  5. Ortakların sorumluluğu taahhüt ettikleri sermaye         kadardır.
  6. Şirketin kurulması için herhangi bir izin alınmasına gerek yoktur. Ancak bazı faaliyetler için Bakanlık izni gerekir. Bunlar; Bankacılık, Sigortacılık, Halka Açık Anonim Şirketler, holdingler, döviz büfesi işletenler, factorirıg şirketleri, umumi mağazacılıkla uğraşan şirketler.

NOT: Halka Açık Aş; SPK’na tabidir.

Halka Kapalı Aş; TTK’na tabidir.

  1. Şirket ana sözleşme hazırlanıp ticaret siciline tescil edildiğinde kurulur.

ANA SÖZLEŞMEDE;

  • Ticaret unvanı ve merkezi,
  • Faaliyet konusu,
  • Sermaye miktarı, ödenme şekli ve şartlan,

Her payın itibari değeri,

  • Hisse senetlerinin türleri,
  • Belirli paylara tanınan imtiyazlar,
  • Paradan başka getirilen malların değerleri ve bunların karşılık geldiği pay,
  • Kurucular ve yönetim kuruluna sağlanacak menfaatler,
  • Yönetim kurulu üye sayısı,
  • Şirketi imzaya yetkili kişiler,
  • Genel Kurulun toplantıya nasıl çağırılacağı,
  • Şirkete ait ilanların ne şekilde yapılacağı,
  • İlk yönetim kurulu üyeleri ana sözleşmede mutlaka bulunmalıdır. Bunlardan biri eksikse şirket adi şirket hükümlerine tabi olur.
  1. Şirkete paradan başka bir şey sermaye olarak getirilmişse, değerinin biçilmesi bilirkişiler tarafından yapılmalıdır.
  2. Nakdi bir sermaye getirilmesi taahhüt edilmişse en az DÖRTTE BİRİ şirket kurulmadan önce, geri kalanı ise şirket kurulduktan sonra 24 AY içinde getirilmelidir.
  3. Şirket kurucusu şirketin kuruluştaki sermayesinin tamamını taahhüt eden kişidir.
  4. Kurucular şirketin kuruluşundaki eksikliklerden, belgelerin sahte olmasından, mala biçilen değerde hile yapılmasından müteselsil olarak sorumludur.
  5. Kuruculara karşı 2 ve 5 YILLIK süreler içinde şirketin gördüğü zarar için Tazminat Davası açılabilir. Bu davayı şirket, ortaklar ve şirket alacaklıları açabilir. Kurucuların, yönetim kurulu

üyelerinin, denetçilerin, şirketin kuruluşundan ve sermaye artırımından doğan sorumlulukları, şirketin tescili tarihinden itibaren dört yıl geçmedikçe sulh ve ibra yoluyla kaldırılamaz.

  1. Şirketin tescilinden itibaren iki yıl içinde bir işletme veya aynın, sermayenin onda birini aşan bir bedel karşılığında devralınmasına veya kiralanmasına ilişkin sözleşmeler, genel kurulca onaylanıp ticaret siciline tescil edilmedikçe geçerli olmaz. Bu sözleşmelerin onaylanmasından ve tescilinden önce, bunların ifası amacıyla yapılmış olan ödemeler dâhil, her türlü tasarruf geçersizdir.

fANONİM ŞİRKETİN ZORUNLU ORGANLARI]

MMJdJIdlimiMIH

  1. Şirkette en üst karar organıdır.
  2. Şirketin pay sahiplerinden oluşur.
  3. Olağanüstü işlemlere genel kurul karar verir.
  4. Eğer şirkette tek pay sahibi varsa bu kişi genel kurulun bütün yetkilerine sahiptir.
  5. Genel kurulu olağan toplantıya yönetim kurulu çağırır. Toplantının gündemini yönetim kurulu belirler. Olağan toplantı YILDA BİR en geç yılsonunu takip eden 3. Ayın sonuna kadar mutlaka yapılmalıdır.
  6. Genel kurulu olağanüstü toplantıya yönetim kurulu ve azınlık çağırabilir.
  7. Eğer şirket, genel kurulu toplantıya çağırmazsa, herhangi bir pay sahibi mahkemeye başvurup şirketin toplantıya çağırılmasını talep edebilir. Mahkemenin vereceği karar kesindir.
  8. Tasfiye memurları, iflas idaresi de genel kurulu toplantıya çağırabilir.

AZINLIK: Şirket sermayesinin 1/10 una sahip kişilerdir. Halka Açık AŞ. için bu oran 1/20 dir.

  1. Genel kurul şirket konusu dışında, diğer organlara özgü yetkiler konusunda ve üçüncü kişilerle ilgili karar alamaz.
  2. Genel kurul bazı yetkilerini devredemez.
  3. Esas sözleşme değişikliği,
  4. Yönetim kurulunun seçimi, ibrazı ve azli.
  5. Denetçinin seçilmesi,
  6. Kârın ne şekilde kullanılacağı,
  7. Şirketin feshi,
  8. Şirket varlıklarının toptan satışı.
  9. Toplantıda bir kişi kendini temsilci aracılığıyla temsil ettirebilir. Temsilin yazılı olarak belirtilmesi gerekir.
  10. Genel kurul toplantısında bir yönetim kurulu üyesi, bir denetçi ve bakanlık komiserinin hazır bulunması zorunludur.
  11. Genel kurul toplantısından 2 HAFTA ÖNCE toplantı ve gündemi ilan edilir.
  • Nama yazılı hisse senedi sahiplerine iadeli taahhütlü mektupla toplantı yeri haber verilir.
  • Hamiline yazılı hisse senedi sahipleri toplantıdan 1 GÜN ÖNCE başvurarak kendisine verilecek kartla toplantıya katılır.
[DEVİRLERİ AÇISINDAN KIYMETLİ EVRAKLAR]

NAMA YAZILI HAMİLİNE YAZILI HAMİLİNE YAZILI
1. Yazılı devir beyanı 1. Senedin arka yüzüne 1. Senedin teslimi
+ yapılan ile devredilir.
Senedin teslimi ciro 2. Senedin metninden, hamili
ile devredilir. ile devir gerçekleşir. kim ise o kişinin hak sahibi
2. Kişinin ad ve soyadı evrakta 2. İradi (şahsa) sayılacağı anlaşılan senettir.
yer alır. düzenlenebilecekler; 3. Bono, poliçe, varant.
3. Alacağın temliki hükümlerine konşimento, deniz ödüncü makbuz senedi, nakliye
tabidir. senedi. senedi, bedeli tamamen
4. Çek, bono, poliçe, hisse 3. Kanunen emre yazılı ödenip esas sözleşmede açık
senetleri, tahvil, oydan senet; Taşıma senedi. hüküm bulunmadıkça pay
yoksun hisse seneden nama 4. Kural olarak emre yazılı bedellerini gösteren senetler
yazılı düzenlenebilir. senet; Çek, bano, poliçe hamiline düzenlenemez.
(nama yazılı hale gelebilirler)

 

  1. Anonim şirketler nama veya hamiline yazılı hisse senedi çıkarabilirler. Emre yazılı hisse senedi çıkaramazlar.
  2. Senet üzerinde intifa hakkı sahibi varsa, oy kullanma hakkı intifa hakkı sahibine aittir.
  3. Bir paya birden çok kişi sahipse aralarında bir temsilci seçerek oy kullanırlar.
  4. Eğer hisse senedi rehin verilmişse, ödünç verilmişse oy kullanma hakkı yine pay sahibine ait olur.
  5. Toplantıda gündeme bağlılık esası uygulanır. Azınlık yönetim kuruluna başvurarak gündeme madde eklenmesini isteyebilir. Eğer bu kabul edilmezse azınlığın dava açma hakkı vardır. Mahkemenin vereceği karar kesindir.
  6. Pası durumlarda gündeme bağlılık esası uygulanmaz.
  7. Bilançonun görüşülmesini 1 AY ertelemeyi talep etme,
  8. Özel denetçi tayini isteme,
  9. Yönetim kurulu ve denetçilerin azli.

GENEL KURULUN TOPLANTI.VE KARAR:YETER NİSABI i SAYISI

OYBİRLİĞİ İLE KARAR GEREKTİREN DURUMLAR

  • Ortakların bilânço zararlarının kapatılması, sermaye taahhütlerinin artırılması
  • İkincil yükümlülüklerin yerine getirilmesi,
  • Merkezi yurt dışına taşıma (tabiiyet değişikliği)

ŞİRKET SERMAYESİNİN %75 İNİN OLUMLU OYUNUN GEREKTİĞİ DURUMLAR

  • İşletme konusunu değiştirme,
  • İmtiyazlı pay oluşturma,
  • Nam’a yazılı payların devrini sınırlama

ŞİRKET ANA SÖZLEŞMESİ DEĞİŞTİRİLECEKSE sermayenin 1/2 sini temsil eden pay sahiplerinin toplantıda hazır bulunması gerekir. İlk toplantıda bu çoğunluk sağlanamazsa 2. toplantıda 1/3 ün katılımı gerekir.

DİĞER KARARLAR İÇİN sermayenin 1/4 ünü temsil eden pay sahiplerinin toplantıda hazır bulunması gerekir. Karar yeter sayısı salt çoğunluktur.

İMTİYAZLI PAY en çok 15 OYLA çıkarılabilir. Şu konularda imtiyazlı pay 1 OY sayılır;

  1. Esas sözleşme değişikliği,
  2. Denetçi seçme,
  3. İbra,
  4. Sorumluluk Davası açma

GENEL KURUL KARARLARINA UYGULANACAK YAPTIRIMLAR

  1. YOKLUK: Genel kurul kanuna uygun ilan yapılmadan toplanmışsa, şirket konusu dışında üçüncü kişilerle ilgili karar alınmışsa alınan karar yok hükmündedir.

NOT: Bütün pay sahipleri itiraz etmediği takdirde, ilan yapılmadan da toplantı yapılıp karar alınabilir.

  1. BUTLAN: Genel kurulun
  2. Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran,
  3. Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran,
  4. Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararlan batıldır.
  5. İPTAL: Toplantı merasiminde bir eksiklik varsa ya da alınan karar dürüstlük kurallarına aykırı ise mahkeme tarafından iptal edilir.
  • Davayı pay sahipleri, yönetim kurulu ve üyeleri dava açabilir.
  • Toplantıya katılan pay sahibi alınan karara olumsuz oy verip, muhalefetini tutanağa yazdırarak dava açabilir.
  • Toplantıya katılmayan bir üye, eğer ilanda eksiklik varsa dava açabilir.
  • Toplantıya katılsın katılmasın bütün pay sahipleri, oy kullanma hakkı olmayan birinin oy kullanması durumunda dava açabilir.

>

  • Dava açma süresi 3 AYDIR. Hak düşürücü süredir. Mahkeme alınan kararın uygulanmasına karar

verebilir.

fm’gKi5rrcıa>nrım

  1. Şirketi yöneten ve temsil eden organdır.
  2. Sadece fiil ehliyetine sahip gerçek kişilerden oluşur.
  3. Göreve başlamaları için pay sahibi olmaları gerekir.
  4. Ana sözleşmede ilk yönetim kurulu üyelerinin belirfenmesi gerekir. Bundan sonra genel kurul tarafından seçilir.

 

  1. Eğer şirket ortağı bir kamu tüzel kişisiyse, kendisini temsil etmesi için bir yönetim kurulu üyesi seçebilir.
  2. Üyelerden herhangi biri herhangi bir sebeple üyeliği bırakırsa geriye kalan üyeler geçici bir üye seçebilirler.
  3. En az 1 üye seçilir. Bankalarda bu sayı 5 En çok 3 YIL için seçilebilir ve aksi kararlaştırılmadıkça bir kez daha seçilebilirler.
  4. Üyelerin yetkileri merkez, şube, birlikte temsil ile sınırlandırılabilir.
  5. Üyeler rekabet yasağına uymak zorundadırlar.
  6. Temsile yetkili en az 1 üyenin yerleşiminin Türkiye’de bulunması ve Türk vatandaşı olması gerekir.
  7. Üyelerin en az dörtte birinin yüksek öğrenim görmüş olması gerekir. Ancak tek üyeyse bu sonuç aranmaz.
  8. Üyelerden biri ölürse, iflasına karar verilirse, kısıtlanırsa, üyelik için gerekli şartlan kaybederse, başka bir işleme gerek kalmaksızın üyelikleri düşer.
  9. Yönetim kurulu toplantılarında temsil ile oy kullanılamaz.
  10. Toplantı yeter sayısı üyelerin salt çoğunluğudur, karar yeter sayısı toplantıya katılanların salt çoğunluğudur.
  11. Yönetim kurulu yetkileri ana sözleşmede hüküm varsa bölünebilir. Yani bazı yetkiler bazı üyelere bırakılabilir.
  12. Yönetim kurulu şirket konusu dışında işlem yaparsa, bu işlem şirketi bağlar.
  13. Yönetim kurulu kararlarında İşlemlerin geçerii olabilmesi için şirket unvanının altında imza atılır.

Şirket tarafından düzenlenecek belgelerde şirketin merkezi, sicile kayıtlı olduğu yer ve sicil numarası gösterilir.

  1. Yönetim kurulu, ticari mümessil ve ticari vekil atayabilir.
  2. Oylar eşit olduğu takdirde o konu gelecek toplantıya bırakılır. İkinci toplantıda da eşitlik olursa söz konusu öneri reddedilmiş sayılır.
  3. Yönetim kurulunun haksız fiillerinden şirket sorumludur. Derneklerde de bu durum söz konusudur.
  4. Yönetim kurulu üyeleri huzur hakkı (toplantı başına alınan para), ücret, ikramiye ve kâr payı haklarına sahiptir. Kâr payı için ana sözleşmede hüküm bulunmalıdır.
  5. Yönetim kurulunda ortaklann rekabet yasağı yoktur.

BATIL SAYILAN BUTLANLA GEÇERSİZ YÖNETİM KURULU KARARLARI

  • Eşit işlem ilkesine aykın olanlar,
  • Anonim şirketlerin temel yapısına aykın olanlar,
  • Sermayenin korunması ilkesini gözetmeyenler,
  • Pay sahiplerinin vazgeçilmez haklarını ihlal eden kararlar,
  • Diğer organların devredilmez yetkilerine aykın kararlar.

YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

  1. Kanunun vermiş olduğu görevleri yerine getirmek. Ticari defter tutmak, şirketi temsil etmek gibi.
  2. Genel kurulun verdiği görevleri yerine getirmek,
  3. Yönetim kurulu toplantılarına bizzat katılmak,
  4. Üçüncü derece dâhil kan ve kayın hısımları, alt ve üst soy ile ilgili görüşmelere katılmamak
  5. Şirketle işlem yapmamak,
  6. Rekabet yasağına uymak ________________________ ___

[YÖNETİM KURULUNUN SORUMLULUĞU

Kural olarak sorumluluk müteselsildir. Ancak bazı durumlarda tek bir üye sorumlu olur. Bu durumlar;

  • Rekabet yasağına aykın davranış,
  • Şirketle işlem yapma,

»• Kendi ve yakınları ile ilgili alınacak kararlarda oy kullanma,

  • Yönetim kurulunun görev bölümü yapması ve kendine düşen bölümde zarar oluşması durumunda

Yönetim kurulu üyelerinin gerek müteselsil, gerek şahsen sorumlulukları kusurlu sorumluluktur. Yani kusursuzluklarını kanıtladıklarında sorumluluktan kurtulurlar.

Yönetim kurulu üyeleri şirkete zarar verdikleri takdirde 2 ve 5 YILLIK süreler içinde şirket ve pay sahipleri tarafından sorumluluk davası açılabilir. Bu süreler geçmişse ya da genel kurul yönetim kurulunu ibra etmişse (aklamışsa) artık bu kişilere karşı dava açılamaz.

Yönetim Kurulunun ibra edilmesi için toplantı yeter sayısı 1/4 tür. Karar yeter sayısı salt çoğunluktur. Bilançonun onaylanması yönetim kurulunu ibra etme anlamına gelir, esas sermayenin onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden pay sahipleri sulh ve ibranın onaylanmasına karşı iseler, sulh ve ibra genel kurulca onaylanmaz.

 

  1. Denetçinin diğer adı
  2. Yönetim kurulunu ve şirketi denetleme hakkına sahip organdır.
  3. En az 1, en çok 5 denetçi bulunur.
  4. Yönetim kurulu üyesi aynı zamanda denetçi olamaz.
  5. Kural olarak genel kurul tarafından seçilirler.
  6. İlk denetçileri ana sözleşmeyle kurucular seçer.
  7. Üyelerden biri herhangi bir şekilde görevi bırakırsa geriye kalan   üyeler geçici bir denetçi seçebilir.
  8. Tek bir denetçi var o da görevi bırakırsa mahkeme geçici       bir denetçi

PAY SAHİPLİĞİ

Şirket pay sahipleri, şirketten kâr payı alma, hazırlık devresi faizi alma, genel kurulda oy

kullanma haklarına sahiptir.

Bir ortak sermaye koyma borcunu yerine getirmezse ilan yoluyla ödemeye davet edilir. Faiz talep edilebilir. Yine yerine getirmezse ilan yoluyla kendisine 1 AY süre verilir. Bu süre nama yazılı hisse senedi sahiplerine iadeli taahhütlü mektupla verilir. Yine borcunu yerine getirmezse ortaklıktan çıkarılır. Buna ISKAT denir.

Pay sahipleri rüçhan (öncelik) hakkına sahiptir. Yeni çıkacak hisse senetlerinden, eski ortakların öncelikli alım haklan vardır.

Her pay sahibi, yeni çıkanlan paylan, mevcut paylarının sermayeye oranına göre, alma hakkını haizdir.

Genel kurulun, sermayenin artırımına ilişkin kararı ile pay sahibinin rüçhan hakkı, ancak haklı sebepler bulunduğu takdirde ve en az esas sermayenin yüzde altmışının olumlu oyu ile sınırlandınlabilir veya kaldırılabilir. Özellikle, halka arz, işletmelerin, işletme kısımlarının, iştiraklerin devralınması ve işçilerin şirkete katılmaları haklı sebep kabul olunur. Rüçhan hakkının sınırlandınlması ve kaldırılmasıyla, hiç kimse haklı görülmeyecek şekilde, yararlandırılamaz veya kayba uğratılamaz. Nisaba ilişkin şart dışında bu hüküm kayıtlı sermaye sisteminde yönetim kurulu kararına da uygulanır. Yönetim kurulu, rüçhan hakkının sınırlandırılmasının veya kaldırılmasının gerekçelerini; yeni payların primli ve primsiz çıkarılmasının sebeplerini; primin nasıl hesaplandığını bir rapor ile açıklar. Bu rapor da tescil ve ilan edilir.

MENKUL KIYMETLE

Belirli bir meblağ temsil eden, dönemsel gelir getiren, seri halde çıkanlan, misli nitelikte olan ve birbirinin yerine konabilen kıymetli evraklardır.

Bir evrakın menkul kıymet olup olmadığına SPK karar verir.

ANONİM ŞİRKETTE MENKUL KIYMETLER

  1. HİSSE SENEDİ: Nama ya da hamiline yazılı olarak çıkarılabilir. Hamiline çıkarılabilmesi için bedeli tamamen ödenmelidir.
  2. İLMÜHABER: Hisse senediyle değiştirilebilen kıymetli evraktır.
  3. İNTİFA SENEDİ: Ana sözleşmede hüküm olması, hüküm yoksa ana sözleşmede değişiklik yapılması şartıyla çıkanlabilir.
  4. TAHVİL: Ana sözleşmede hüküm olması ya da genel kurulun alacağı kararla çıkanlabilir. Şirketin ödünç para bulabilmesi için çıkarılır.
  5. KUPON: Anonim Şirketlerde dağıtım karan alınmış, bağımsız alacak hale gelmiş 1 YILA ait kâr payını içeren ve hamiline yazılı olan kıymetli evrak niteliğindeki senettir. Ya pay senedine bağlıdır ya da ayn bir senet halinde düzenlenir. Nama yazılı hisse senetleri için düzenlenseler bile, hamiline yazılı olurlar ve bu şekilde devredilirler.
  6. TALON: Kuponların tükenmesi halinde yeni kupon tablosu alma hakkı veren senetlerdir.

NOT: Kupon ve talon sadece kâr payı hakkı verir.

Anonim şirketler kendi paylarını iktisap edemez. İstinaları:

  1. Esas veya çıkarılmış sermayesinin azaltılmışsa,
  2. Külli halefiyet kuralının gereğiyse,

 

  1. Bir kanuni satın alma yükümünden doğuyorsa,
  2. Bedellerinin tümü ödenmiş olmak şartıyla ve cebrî icradan, bir şirket alacağının tahsili amacına yönelikse,
  3. Şirket, menkul kıymetler şirketiyse kendi paylarını iktisap edebilir.

Bir şirket, bedellerinin tamamı ödenmiş olmak şartıyla, kendi paylarım ivazsız iktisap edebilir.

İANONİM ŞİRKETİN SONA ERMESIİ

  • Sürenin dolması,
  • Amacın gerçekleşmesi ya da gerçekleşmesinin imkânsız hale gelmesi,
  • İflas,
  • Esas sözleşmede öngörülen sebeplerin gerçekleşmesi,
  • Genel kurulun toplanamaması,

NOT: Genel kurul toplanamıyorsa pay sahipleri, şirket alacaklıları veya bakanlık Asliye Ticaret Mahkemesi’ne başvurarak genel kurulun toplantıya çağırılmasını isteyebilir. Bu karara rağmen genel kurul toplantıya çağnlma2sa mahkeme şirketin feshine karar verir.

  • En az %10 oranında paya sahip ortaklar, haklı sebepleri varsa şirketin feshi İçin dava açabilir.
  • Anonim şirketin butlanına veya yokluğuna karar verilemez. Ancak, şirketin kurulmasında kanun hükümlerine aykın hareket edilmek suretiyle, alacaklıların, pay sahiplerinin veya kamunun menfaatleri önemli bir şekilde tehlikeye düşürülmüş veya ihlal edilmiş olursa, yönetim kurulunun, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının, ilgili alacaklının veya pay sahibinin istemi üzerine şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesince şirketin feshine karar verilir.
  • Davanın, şirketin tescil ve ilanından itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde açılması şarttır

Şirket sona erdiğinde şirketin alacaklannı paraya çevirme ve borçlannı ödeme ile sorumlu organdır. İflas durumunda tasfiyeyi İflas İdaresi gerçekleştirir. İflas İdaresi dışında tasfiye memurları ana sözleşmede gösterilebilir. Genel kurulda seçebilir.

İSERMAYESİ PAYLARA BÖLÜNMÜŞ KOMANDİT ŞİRKETİ

  1. En az 5 kişiyle kurulur.
  2. Ortaklardan en az bir tanesi komandite ortak olmalıdır.
  3. Bütün hükümleri AŞ deki gibidir.
  4. AŞ lerde sermayenin en az yansı yitirilmişse yönetim kurulu genel kurulu derhal toplantıya çağırmak zorundadır. Ancak paylı komanditte böyle bir kural yoktur.
  5. En az 1 en çok 50 kişiyle kurulur.
  6. Asgari sermaye miktan 10.000 dir.
  7. Kuruluşu AŞ ile aynıdır.

ZORUNLU ORGANLARI

  1. ORTAKLAR KURULU: AŞ deki genel kurul hükümlerine tabidir. Limited şirketlerde üçte ikinin kararıyla intifa senedi çıkarabilir.

NOT: Hem Limited hem AŞ yıllık kârlarının %5 ini yedek akçe olarak ayırmak zorundadır. Bu oran üzerinde ayrılan yedek akçe isteğe bağlı yedek akçedir. Şirket aktiflerinin o gün ki değerinden daha düşük yazılmasına GİZLİ YEDEK AKÇE denir.

ÜÇTE İKİ ÇOĞUNLUKLA ALINABİLECEK KARARLAR

  • İmtiyazlı pay çıkarma,
  • Payların devrini sınırlama,
  • Esas sermayenin artırılması,
  • Rüçhan hakkını sınırlandırmak
  • Şirketin feshi.
  1. MÜDÜRLER: Şirketi yönetme ve temsil etme yetkisine sahiptirler. Ana sözleşmeyle atanırlar. Rekabet yasağı sözleşmesine uymak zorundadırlar. Ticari mümessil veya vekil atayamazlar. Mümessilleri atama yetkisi ortaklar kuruluna aittir.
  2. Denetçiler : Anonim şirkete ait hükümler uygulanır.
  3. Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle.
  4. Genel kurul kararı ile.
  5. İflasın açılması ile.
  6. Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.

Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, İstem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.

flEggEBS

  1. Tüzel kişiliği yoktur.
  2. Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir.
  3. Kuruluşu herhangi bir şekle tabi değildir.
  4. Herhangi bir iktisadi amaç için kurulabilir.
  5. Ortakları gerçek veya tüzel kişi olabilir.
  6. Ortakların sorumluluğu sınırsızdır. (Tüm malvarlığı ile)
  7. Emek ve ticari itibar sermaye olarak getirilebilir.
  8. Konsorsiyum, ortak girişim (joınt venture), şirket kuruluşunda eksiklik, şirketin kuruluşundan önceki işlemler için adi şirket hükümleri uygulanır.

ADI ŞİRKETİN SONA ERMESİ

Ortaklardan biri ölürse, iflas ederse, cebri icraya uğrarsa, amaç gerçekleşir yada imkânsızlaşırsa adi şirket infisah eder,

  • Bir şirket ancak kendi türünden bir şirketle blrleşebilir.
  • Kolektif şirketler => Adi komandit ya da başka bir kolektifle birleşebilir.
  • AŞ => Paylı komanditle birleşebilir.

NOT

Bir şirket her zaman kanuna uygun olarak karar alındığında türünü değiştirebilir.

Şahıs şirketleri; kolektif ve komandittir.

Sermaye şirketleri; AŞ ve limitettir.

KİŞİ (ŞAHIS) ŞİRKETLERİNİN ÖZELLİKLERİ    SERMAYE                                                       ŞİRKETLERİNİN ÖZELLİKLERİ

1.       Ortakların kimliği önem taşır.

2.      Şirket sözleşmesi oybirliği ile değiştirilir.

3.      Ortaklar arasındaki değişiklikler oybirliğiyle yapılır.

4.      Ortaklardan birinin ölümü, İflası, kısıtlanması şirketi sona erdirir.

5.      Aksi kararlaştırılmadıkça, ortaklar kâr ve zarara eşit oranda katılır.

6.      Tüm ortakların rekabet yasağı vardır.

7.      Tüm ortaklar tek başlarına şirketi yönetebilir, temsil edilebilir, denetleyebilir.

8.      Yetki devri söz konusudur.

1.      Ortakların kimliği önem taşımaz.

2.      Ortaklar sermayeleri oranında kâr ve zarara katılır ve söz sahibi olur.

3.      Ortaklardan birinin ölümü, iflası, kısıtlanması şirketi sona erdirmez. Mirasçılar ve kanuni temsilciler bu hakkı devam ettirebilir.

4.      Payın devri mümkündür, bu nedenle rekabet yasağı yoktur.

5-, Şirketin yönetim ve denetiminde kişiler değil organlar söz sahibidir.

TÜZEL KİŞİLİĞİ OLAN ŞİRKETLER TÜZEL KİŞİLİĞİ OLMAYAN ŞİRKETLER
• Kolektif • Adi Şirket
• Komandit • Donatma İştiraki
• Anonim
• Limitet
ESAS (SABİT) SERMAYELİ DEĞİŞİR SERMAYELİ KAYITLI SERMAYELİ
ŞİRKETLER ŞİRKETLER ŞİRKETLER
• Anonim Şirket * Adi Şirket • Bu sistemi benimseyen
• Limitet Şirket • şahıs şirketi Halka Açık Anonim
Şirketler
1. Şirketin sermayesi 1. Ortaklar borçlardan 1. Sermave Piyasası

 

 

sözleşme ile belirlenir.

  1. Ortaklar borçlardan sınırlı sorumludur.
  2. Sermaye miktarı

sözleşmede belirtilmelidir ve ancak kanunun aradığı şekilde değiştirilebilir.

sınırsız sorumludur. Uygulamada daha çok sınırlı sorumluluk söz konusudur.

  1. Kooperatifler

Kanunu’nda değişir sermayeden bahsedilir.

Kanunu’nda yer alır.

  1. Yönetim Kurulunun

sermayeyi artırma yetkisi şirket ana sözleşmesinde belirtilen sermaye tavanına kadar olan miktar için geçerlidir.

 

KIYIMI ETLİ EVRAK HUKUKU

“Kıymetli evrak öyle senetlerdir ki, bunlarda mündemiç olan hak senetten ayrı olarak dermeyan edilemeyeceği gibi, başkalarına da devredilemez”.

KAMBİYO SENETLERİ!

BONO – POLİÇE – ÇEK

ÖZELLİKLERİ

  1. Kıymetli evrak bir borçlunun alacaklıya, belli bir borcunun bulunduğuna ilişkin beyanını İçerir.
  2. Borçlu, kıymetli evrakı ibraz edene borcunu ödemek zorundadır. Kıymetli evrak ibraz edilmeden borcunu ödeyen borçlu, sonradan kıymetli evrakı ibraz edene bir kez daha ödemek zorunda kalır.
  3. Ağırlaştırılmış şekil şartlarına tabidirler.
  4. Senet ve hak arasında kuvvetli bir bağ vardır. Yani senet hakka mündemiçtir (bağlıdır). Senet olmadan hak ileri sürülemez.
  5. Kanunen emre yazılıdır.
  6. Tedavül (dolaşım) imkânına sahiptir.
  7. Sınırlı sayıdadırlar.
  8. Kıymetli evrakta borç, BORÇLUNUN İKAMETGÂHINDA ödenir.
  9. Poliçe ve bono bir kredi aracı; çek, bir ödeme aracıdır. Bono bir ödeme vaadi; poliçe ve çek ise bir havale niteliğindedir.
  10. İlletten mücerrettir. Yani kendilerini ortaya çıkaran sebepten soyutlanırlar. Düzenlenmesine sebep olan hukuki ilişkiye dayanan bir sakatlık, senedi etkilemez. Herkese karşı her türlü defi ileri sürülebilir. Senedin doğumuna sebep olan işlem geçersiz olsa bile senedin geçerliliği etkilenmez. Bono, poliçe ve çek illetten mücerrettir.
  11. İlli kıymetli evraklar; kıymetli evrakı oluşturan sebep geçersizse kıymetli evrakı devralana karşı da bu geçersizlik ileri sürülebilir. Konşimento, varant illi kıymetli evraktır.
  12. Emre ve hamiline yazılı senetlerde devralanın hakkı korunur. Bu nedenle kamu güvenliğine sahiptir. Nama yazılı senetler kamu güvenliğine sahip değildir.
  13. Kurucu kıymetli evraklarda, hak ile senet birlikte doğar. Kambiyo senetlerinde durum böyledir.
  14. Bildirici kıymetli evraklarda, hak senetten önce doğmuştur, senet hakkın varlığını bildirmeye yarar. Hisse senetlerinde, konşimento ve makbuz senetlerinde durum böyledir.
  15. Kambiyo senetleri, tahvil, hisse senedi, emtia senetleri, ilmühaber, kupon, talon TTK’ da, ipotekli borç senedi, irat senedi MK’ da düzenlenmiştir.

BONO – POLİÇE – ÇEK – TAHVİL => Alacak hakkı sağlar.

İLMÜHABER – HİSSE SENEDİ => Pay hakkı sağlar.

MAKBUZ SENEDİ – VARANT – KONŞİMENTO =» Emtia (ayni hak) sağlar.

İKAMBİYO SENEDİ DÜZENLEME EHLİYETİİ

  • SINIRLI EHLİYETLİ; Yasal danışmanının izniyle düzenleyebilir.
  • SINIRLI EHLİYETSİZ; Veli veya vasisinin izniyle düzenleyebilir.
  • GÖRME ENGELLİLER; Engelli değilmiş gibi kıymetli evrak düzenleyebilirler.
  • ŞİRKETLERDE; Usule uygun bir şekilde imza atılması gerekir. Aykırılık durumunda, örneğin AŞ lerde

2 üye imzası gerekirken 1 üye imza atmışsa her durumda şirket değil imzayı  atan     üye sorumludur.

  • YETKİSİZ TEMSİLCİ; imza atmışsa temsil olunan icazet verirse senet geçerlidir. Yoksa senet

sadece yetkisiz temsilciyi bağlar.

Bir kambiyo senedindeki imzalardan herhangi biri geçersizse, diğer imzalar sorumlu kalmaya devam eder. Düzenleyen kişinin yani keşidecinin imzası sahteyse, bunu sadece keşidecl ileri sürebilir.                                                 __________________

İKIYMETLİ EVRAKTA DEFİ’LER

  • SENET METNİNDEN ANLAŞILAN DEF’İLER: Senedin zamanaşımına uğradığı, vadenin henüz gelmediği, evraktaki bir unsurun eksik olduğu debilerdir. Durum senet üzerinden anlaşılır. Herkese karşı ileri sürülebilir.
  • SENEDİN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE İLİŞKİN DEF’İLER: Senetteki imzanın sahte olduğu, yetkisiz temsilci tarafından imzalandığı, ehliyetsiz kişi tarafından imzalandığı def’ilerdir. Herkese karşı ileri sürülebilir.
  • KİŞİSEL DEF’İLER: Kambiyo senetlerinden kaynaklanan ve sadece muhatabına karşı ileri sürülen def’ilerdir. Malın teslim edilmemesi gibi.

KEŞİDECİ: Senedi düzenleyen kişidir.

LEHTAR: Lehine senet düzenlenen, alacaklı gözüken kişidir. MUHATAP: Ödeme yapacak, borçlu kişidir.

HAMİL: Bir kıymetli evrakı en son elinde bulunduran krşidir.

!7.T»nW3

” ………………………………………… ÖDEME YERİ / KEŞİDE YERİ / KEŞİDE TARİHİ

ANKARA ANKARA 01.01.1999

İŞBU POLİÇE MUKABİLİNDE ALİ KIL’A VEYA EMRİNE 1.000 (BİN) TL ÖDEYİNİZ.
MUHATAP KEŞİDECİ
ALI GÜVEN VELİ CİNS
ADRES: imza
SELANİK SOK. ADRES:
1/1 ÇANKAYA/ANKARA İKİZ SOK.

1/2 ÇANKAYA/ANKARA

 

  • Kredi aracıdır.
  • Hamiline düzenlenemez.
  • Poliçe bir havale niteliği taşıdığı için üçlü bir ilişkidir. Keşideci + Muhatap + Lehtar
  • Keşideci Muhatap arasındaki ilişki: Karşılık f provizyon! ilişkisidir.
  • Keşideci Lehtar arasındaki ilişki; Bedel ilişkisidir.
  • Lehtar <=> Muhatap arasındaki ilişki; Havale ilişkisidir.
  • Keşidecinin hem muhatapla hem de lehtarla ilişkisi vardır. Keşidecinin muhataptan alacağı, lehtara da borcu vardır. Keşideci poliçe düzenleyecek ve muhatabın da kabul etmesiyle aradan çekilmekte, muhataptan kendisine olan borcundan poliçede yazdığı tutar kadarını kendisinin borcu olan lehtara ödemesini istemektedir.
  • Poliçe keşideci tarafindan düzenlenip, vadesinde lehtara ödeneceğine dair muhatabın onayı alınmak üzere muhataba gönderilir. Muhatap poliçeyi kabul edince “kabul edilmiştir” notunu yazarak imzalar. Poliçe muhatap tarafından lehtara gönderilir. Poliçenin vadesi geldiğinde lehtar poliçeyi muhataba ibraz ederek senet tutarını tahsil eder. Lehtar poliçeye “Tahsil ettim” notu yazarak imza eder ve poliçeyi muhataba verir.
  • Birden çok kişi lehtar olabilir. Keşideci de lehtar olabilir. Keşideci,        kendisini muhatap gösterebilir yani

Keşideci bizzat            kendi üzerine poliçe keşide edebilir.

  • Bir poliçenin üzerinde sadece isim yazıyorsa emre yazılı poliçe sayılır. Böyle bir poliçeye keşideci “Emre yazılı deaildir”Jmenfi emre kaydı) ya da “Ciro edilemez” şeklinde bir kayıt koyarsa nama yazılı hale gelir ve ALACAĞIN TEMLİKİ hükümleri uygulanır. Yani herkes herkese karşı her türlü def’i ve İtirazı ileri sürebilir. Nama yazılı senetler illetten mücerret değildir. İlli yani sebebe bağlı kıymetli evraklardır. Nama yazılı senetlerde ciro olmaz. Yazılı devir beyanı ve teslimle devredilirler.
  • Keşideci kabule arz yasağı getirebileceği gibi kabule mecburiyette getirebilir. Ancak bunu süresiz yapamaz.
  • Keşideci ödemeden asla sorumlu olmayacağını söyleyemez.
[POLİÇEDE ZORUNLU UNSURLARI

 

  1. Poliçe kelimesi bulunmak zorundadır. Yabancı dilde de olabilir. Poliçe kelimesi yoksa emre yazılı havale sayılır.
  2. Lehtar yani alacaklı kişinin ismi bulunmak zorundadır. Çünkü poliçe hamiline yazılı düzenlenemez.
  3. Kayıtsız şartsız ödeme havalesi bulunmak zorundadır. Eğer rakamla belirtilen ve yazıyla belirtilen tutar birbirinden farklıysa, yazıyla belirtilen tutar geçerli olur.
  4. Muhatabın yani ödeme yapacak kişinin adı ve soyadı bulunmak zorundadır.
  5. Keşidecinin yani senedi düzenleyen kişinin imzası bulunmak zorundadır.
  6. Ödeme yeri yazılmamışsa muhatabın adının ve soyadının bulunduğu yere bakılır, orada bir adres varsa ödeme yeri kabul edilir, yoksa poliçe geçersizdir.
  7. Keşide yerinde bir şey yazmaması durumunda, keşidecinin adının ve soyadının bulunduğu yere bakılır, orada bir adres varsa keşide yeri kabul edilir, yoksa poliçe geçersizdir
  8. Keşide tarihi yani düzenlenme tarihi bulunmak zorundadır.

mnamsamaa

Poliçede vade zorunlu bir unsur değildir.

  1. BELİRLİ GÜNDE VADE: Poliçede açıkça bir tarih yazılmasıdır. Belli bir takvim tarihi gösteren vadedir.
  2. GÖRÜLDÜĞÜNDE ÖDENECEK VADE: Üzerinde vade yazmayan poliçe, görüldüğünde ödenecek kabul edilir. Böyle bir poliçe keşide edildiği tarihten itibaren 1 YIL içinde muhataba ibraz edilmelidir. Keşideci bu süreyi uzatabileceği gibi, kısaltabilir. Bu gibi vadeli poliçelerde, hamil kural olarak bir yıllık ibraz süresi içinde dilediği gün poliçeyi ödenmek üzere muhataba ibraz eder. Doğal olarak “dilediği gün“ iş günü olmalı ve ibraz iş saatleri içinde gerçekleşmelidir.
  3. GÖRÜLDÜKTEN BELLİ SÜRE SONRA ÖDENECEK VADE: Poliçeye “görüldüğünden 61 gün sonra” gibi bir vade de konulabilir. Bu takdirde de, poliçenin vadesi, belirgin değildir. Bu tür poliçede muhatap görülür ve bir tarih alınır, faiz şartı getirilebilir. Muhataba 1 YIL içinde ibrazı gerekir.
  4. KEŞİDE EDİLDİKTEN BELLİ SÜRE SONRA ÖDENECEK VADE: “Düzenlenmesinden 60 gün sonra” veya “keşide tarihinden 91 gün sonra” gibi vadelerin olduğu poliçeler bu guruba girer. Bu tür vade, poliçenin düzenlenmesinden belli bir süre sonra gerçekleşmekte ve düzenleme tarihine göre belirlenmektedir. Sürenin hesaplanmasında, sürenin başladığı gün (Poliçenin düzenlendiği gün) hesaba katılmaz.

asaa

  • Ciro, bir senet üzerindeki hakların başka bir kişiye kayıtsız ve şartsız devredilmesi için yapılır.
  • Ciro eden kimseye CİRANTA
  • Ciro, kambiyo senetlerinin arka yüzüne yapılır. Ciranta, senedin arka yüzüne ciro yapacağı kimsenin

ad ve soyadı (varsa unvanı) ile “ödeyiniz” kelimesini yazar ve altına imzasını atar.

  • Ciroyla, muhataba ödeme yetkisi, ciro edilene de çifte yetki veren bir havaledir.
  • Kısmi ciro batıldır.
  • Ciro kayıtsız, şartsız olmalıdır. Şartlı yapılmışsa şart geçersiz ciro geçerlidir.
  1. TAM CİRO: Evrakın kime ciro edildiği bellidir. Ciranta poliçeyi ciro edeceği kimsenin adını, soyadını ve ödeyiniz ibaresini yazar ve imzalar.

ALİ GÜVEN’E ödeyiniz.

VELİ CİNS İMZA

  1. BEYAZ (AÇIK) CİRO: Evrakın kime ciro edildiği belli değildir. Beyaz ciroyla alan teslimle devreder. Beyaz ciro kıymetli evrakı hamiline yazılı hale getirmez.

VELİ CİNS İMZA

TEMLİK CİROSU(BİR HAKKIN BAŞKASINA GEÇİRİLMESİ): Bir poliçenin içerdiği tüm hakların üçüncü bir kişiye devredilmesi amacıyla yapılır. Senedin arka yüzüne ya da alonja yapılır. Temlik, teminat ve teşhis fonksiyonu vardır. Cironun üzerinde “bedeli teminattır” veya “tahsil içindir” gibi kayıtların bulunmaması halinde, yapılan ciro temlik cirosu hükmünde sayılır. Bankalar, cironun “… Bankası emrine ödeyiniz. Bedeli alınmıştır.” şeklinde bir kayıtla kendi emirlerine yapılmasını isterler. Bu şekilde ciroya “temlik cirosu” denir.

 

ALONJ: Bono, çek ve poliçenin arka yü2ünde işlem yapmak için yer kalmadığında, yapılacak işlemler için bono, çek veya poliçeye eklenen kâğıt parçasıdır. Alonj üstüne yapılacak işlemler hukuksal açıdan senet üzerine yapılmış olanlarla aynı hükümlere tabidir.____________________________________

TAHSİL CİROSU: Poliçe bedelinin bir başka kimse tarafından tahsil edilmesini sağlamak amacıyla yapılan ciroya “tahsil cirosu” denir. Ciro, “bedeli tahsil içindir”, “kabz içindir”, “vekâleten” deyimlerini veya sadece vekâlet vermeyi ifade eden herhangi bir kaydı taşırsa hamil, senetten doğan bütün haklan kullanabilir, fakat o senedi ancak tahsil cirosu şeklinde tekrar ciro edebilir. Tahsil cirosuyla alan temlik cirosu yapamaz. Tahsil cirosuyla alana karşı, devreden cirantaya ileri sürülebilecek def’i ve itirazlar ileri sürülebilir.

REHİN CİROSU: Poliçenin rehin verilmesi amacıyla yapılır, “bedeli rehin içindir”, “bedeli teminat içindir”. İbaresi ile yapılır. Rehin alan tahsil cirosu yapabilir.

İPOLİÇEDE MUHATABIN DURUMÜ]

  1. Muhatap poliçeyi kabul etmek ve ödemek zorunda değildir, ancak kabul ettiği poliçeyi öder.
  2. Görüldüğünde ve görüldükten belli süre sonra ödenecek poliçelerde 1 YIL içino» pençenin muhataba ibrazı gereklidir. Yoksa hamil müracaat hakkını kaybeder,
  3. Görüldüğünde ve görüldükten belli süre sonra ödenecek poliçelerde, keşideci kabule arz yasağı koyamaz. Çünkü bu tür poliçelerde poliçenin i-yj’i. ıgnde mutlaka kabule arz edilmesi gerekir.
  4. Adresli, ikametgâhlı poliçelerde süresi” ’;»;v..ıae kabule arz yasağı konamaz.
  5. Muhatabın kabul beyanı evrakın oıt yüzüne atılabilir. Herhangi bir kayda gerek yoktur, imza yeterlidir. Evrakın arka yüzüne ve alonj üzerine de kabul beyanı yazılabilir. Ancak sadece imza yetmez. Kabul beyanı içeren bir kayıt gerekir. Yoksa sadece imza ciro sayılır.
  6. Poliçede kısmi kabul ya da kısmi ödeme mümkündür. Hamilin bunu reddetme şansı yoktur. Eğer reddederse, reddettiği oranda müracaat hakkını kaybeder.
  7. Muhatap eğer bir poliçeyi kabul etmezse, kabul etmeme protestosu çekilmelidir. Muhatap poliçe bedelini ödemediğinde vadeyi takip eden 2 İŞ GÜNÜ içinde ödememe protestosu çekilmelidir. Bu protestoyu çekmeyen hamil müracaat borçlularına başvurma hakkını kaybeder.
  8. Bir poliçe ödememe protestosu sonuna kadar yani vadeyi takip eden 2 İŞ GÜNÜ sonuna kadar ciro edilebilir. Bu süre geçtikten sonra ciro yapılırsa, ciro ALACAĞIN TEMLİKİ hükümlerine tabidir. Yani artık poliçe illetten mücerret değildir.
  9. Bir poliçe ödenmemişse;
  • Kabul eden muhatap poliçenin asli borçlusudur.
  • Bir poliçede keşideci, lehtar ve cirantalar poliçe ödenmediğinde müracaat borçlularıdır. Bu kişiler poliçe bedelinden müteselsilen sorumludur.
  1. Hamil istediği cirantaya başvurabilir. Hamile ödeme yapan ciranta kendinden bir önceki cirantaya başvurabilir. Eğer ödeme yapması için en son keşideciye başvurulmuşsa keşidecinin parayı geri isteyebileceği kimse yoktur.
  2. Bazı durumlarda hamil vade gelmeden başvuru hakkını kullanabilir;
  • Muhatap iflas etmişse,
  • Ödemelerini tatil etmişse,
  • Muhataba yapılan icra takibi semeresiz kalmışsa,
  • Kabule arzı yasaklanan poliçenin keşidecisi iflas etmişse,
  1. Poliçede zamanaşımı kabul eden muhataba karşı 3 Keşideci ve cirantaya karşı zamanaşımı
  • Cirantanın cirantaya karşı zamanaşımı 6 YILDIR.

fr/n

  1. Bir kefalettir. Kambiyo senetlerinde imzası olan kişi lehine kefil olmak anlamına gelir.
  2. Aval veren kimse, senedin tamamen ya da kısmen ödenmesini teminat altına almış olur.
  3. Senedin ön yüze keşideciden başka birisi imza atarsa keşideci lehine aval verdiği kabul edilir.
  4. Senedin ön yüzüne muhatap imza atmışsa kabul beyanı anlamına gelir.
  5. Lehine Aval verilen kimse, Poliçe borçlusu durumunda değilse, Aval geçersizdir.
  6. Şekle ilişkin eksiklikler dışında başka bir sebeple babl olsa dahi, Aval verenin vaadi geçerlidir.
  7. Aval veren kimse, kimin için taahhüt altına girmişse, tıpkı onun gibi sorumlu olur.
  8. Aval üçüncü bir kişi ya da poliçede imzası bulunan bir kişi tarafından verilebilir.
  9. Aval veren kişi kimin lehine aval vermişse onun sorumluluğu miktarınca avalda sorumlu olur.
  10. Aval verene ciro yapılabilir. Aval veren bedeli ödemişse kendinden üstte bulunan cirantalara ve keşideciye müracaat edebilir.

İKEFALET AVAL ARASINDAKİ FARKLARİ

  • Kefalette kefil asıl borçluya ilişkin def’ileri ileri sürebilir, Aval veren süremez.
  • Kefaletin yazılı olması yeterlidir, Avalin poliçe üzerine konması gerekir.
  • Kefil kural olarak müteselsilen sorumlu değildir, Aval veren sorumludur. Aval poliçe borcu için verilir.

[ Sadece keşideclnln imzaladığı ve diğer unsurlarını boş bıraktığı poliçedir. Eğer lehtar poliçeyi anlaşmaya aykırı şekilde doldurmuşsa bunu ispatlaması gereken keşidecidir.

ÖDEME YERİ / KEŞİDE YERİ / KEŞİDE TARİHİ

ANKARA  ANKARA              01.01.1999

İŞBU BONO MUKABİLİNDE ALİ KIL’A VEYA EMRİNE 1.000 (BİN) TL ÖDEYECEĞİM.

KEŞİDECİ

VELİ CİNS

İMZA

ADRES:

İKİZ SOK.

1/2 ÇANKAYA/ANKARA

  • Kredi aracıdır.
  • Hamiline düzenlenemez.
  • Bono ikili bir ilişkidir. Kesideci + Lehtar
  • Bonoda ödeyecek kişi keşideci yani bonoyu düzenleyen kişidir. Muhatap yoktur.
  • Keşideci Lehtara belirli bir miktar para ödemeyi vaat eder.
  • Kanunen emre yazılıdır.
  • Bonoda faiz yazılamaz.
  • Bonoda zamanaşımı süresi 3 YILDIR. Geriye kalan tüm hükümler poliçe hükümleriyle aynıdır.
BONODA ZORUNLU UNSURLA

 

  1. Bono kelimesi ya da emre muharrer senet ibaresi olmak zorundadır. Yoksa emre yazılı ödeme vaadi sayılır.
  2. Lehtar yani senette alacaklı gözüken kişinin ismi olmak zorundadır. Bu nedenle bono hamiline düzenlenemez.
  3. Kayıtsız şartsız ödeme vaadi bulunmak zorundadır.
  4. Keşidecinin imzası bulunmak zorundadır.
  5. Ödeme yeri yazmıyorsa keşidecinin adının ve soyadının olduğu yere bakılır, adres varsa orası kabul edilir. Yoksa bono geçersizdir.
  6. Keşide yeri yazmıyorsa keşidecinin adının ve soyadının olduğu yere bakılır, adres varsa orası kabul edilir. Yoksa bono geçersizdir.
  7. Keşide tarihi bulunmak zorundadır.

 

ÖDEME YERİ / KEŞİDE YERİ / KEŞİDE TARİHİ
ANKARA
ANKARA
01.01.1999
İŞBU ÇEK MUKABİLİNDE HAMİLİNE 1.000 (BİN) TL ÖDEYİNİZ.
KEŞIDEÇI

VELİ CİNS TC NO İMZA ADRES:

İKİZ SOK.

1/2 ÇANKAYA/ANKARA

MUHATAP

X BANK

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Bir ödeme aracıdır.
  • Üçlü bir ilişkidir.Havale vardır.
  1. Çeki düzenleyen kimse,
  2. Ödeme yapılacak kimse,
  3. Çeki bir banka veya özel finans kurumu olarak ödeyecek kimse.
  • Kanunen emre yazılıdır. Hamiline düzenlenebilir.
  • Çek görüldüğünde ödenir.
  • Çekte kabul yoktur. Muhatabın kabul beyanı varsa bile geçersizdir. Çek düzenlendiğinde karşılığının bankada bulundurulması gerekir.
  • Çekte vade yoktur. Yazılmışsa da yazılmamış sayılır.
  • Banka karşılıksız çekin sadece kanunda belirtilen miktarıyla sorumludur.
  • Muhatap bankaya yapılan ciro makbuz hükmündedir.
  • Çek rehin cirosuyla devredilemez.
  • Çekten ibraz süreleri geçtikten sonra cayılabilir.
  • Çekte faiz yazılmaz. Yazıyorsa da yazılmamış sayılır.
  • Çekte lehtar bölümünde bir eksiklik varsa çek hamiline olarak kullanılmaya devam eder.
  • Çekte zamanaşımı süresi ibraz süresi ile başlar.
  • İbraz süresi geçen çeki banka ödeyip ödememekte
  • Keşide edildiğinde karşılığına bloke konulan çeke TEYİTLİ ÇEK
  • Poliçe veya bonoda “Ali Kıl veya Hamiline ödeyiniz” şeklinde bir ibare varsa eksik nama yazılı senet

sayılır. Yani poliçe ya da bonoyu elinde bulunduran      her kişiye ciro olmasa dahi keşided ödeme

yaparak borcundan kurtulur. Bu ibarenin çekte bulunması çeki hamiline yazılı hale dönüştürür.

  • Çekin karşılıksız olduğu bankanın yazılı beyanı, takas odasının beyanı ve noter aracılığıyla tespit edilir.
  • Çekle ilgili talepler ibraz süresinin bitiminden itibaren 6 AY içinde zamanaşımına uğrar.

 

  1. Çek kelimesi bulunmak zorundadır.
  2. Lehtar veya hamiline kelimesi bulunmak zorundadır.
  3. Kayıtsız şartsız ödeme havalesi bulunmak zorundadır.
  4. Muhatabın unvanı bulunmak zorundadır.
  5. Keşidecinin adı soyadı TC numarası bulunmak zorundadır.
  6. Ödeme yeri yazmıyorsa muhatabın adının soyadının bulunduğu yere bakılır. Orada bir adres yazıyorsa ödeme yeri sayılır. Yoksa muhatabın merkezinin bulunduğu yer ödeme yeri sayılır.
  7. Keşide yeri yazmamışsa keşidecinin adının soyadının olduğu yere bakılır. Yoksa çek geçersizdir.
  8. Keşide tarihi bulunmak zorundadır.

Hdai*^Ji?Jrldqai83î8

  • Çek keşide edildiği yerde ödenecekse, KEŞİDE EDİLDİĞİ TARİHTEN İTİBAREN 10 GÜN

Ankara’da keşide edilip Ankara’da ödenecek bir çekte ibraz süresim 10 GÜN

  • Çek keşide edildiği yerden başka yerde ama aynı kıtada farklı bir yerde ödenecekse, KEŞİDE TARİHİNİ TAKİP EDEN 1 AY

Akdeniz’e sahili olan devletler farklı kıtalarda da olsa aynı kıtada kabul edilir. Dolayısıyla Akdeniz’e sahili olan AvrupalI, Asyalı, Afrikalı tüm ülkeler aynı kıtada sayılır. Türkiye Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerden olduğu için; Buralarla Türkiye arasında ibraz süresi=> 1 AYDIR.

Avrupa ülkeleri ile Türkiye aynı kıtada sayılır

Ankara’da keşide edilip Erzurum vb. ilde ödenecek bir çekte ibraz süresi» 1 AY Ankara’da keşide edilip Paris, Venedik, Kahire, Beyrut (Akdeniz’e sahili olan ülkeler)» 1 AY Ankara’da keşide edilip Berlin’de ödenecek bir çekte ibraz süresi (Türkiye Avrupa ile aynı kıta sayılır)» 1 AY

  • Bir kıtada keşide edilen çek başka bir kıtada ödenecekse ibraz süresi, KEŞİDE TARİHİNİ TAKİP EDEN 3 AY

Ankara’da keşide edilip New York’ta ödenecek bir çekte ibraz süresi» 3 AY

NOT: İbraz süresinin bitiminden sonra yapılan ciro ALACAĞIN TEMLİKİ hükümlerindedlr. Hamil ibraz süresi içinde çeki bankaya ibraz etmelidir. Eğer bu süre içinde ibraz etmese, çekin karşılığı olmasa bile karşılıksızdır yazılamaz. İbraz süresi geçtikten sonra çek bankaya ibraz edilirse ve çekin karşılığı varsa, ödeyip ödememekte serbesttir. İbraz süresi geçtikten sonra çekten cayılabilir.

  • Çek nama, emre, hamiline düzenlenebilir. Nasıl düzenlenmişse öyle devredilir.
  • Hamiline yazılı bir çek eğer ciro edilmişse bunun anlamı ödenmeyen çek bedelinden cirantalarında sorumlu olacağıdır.
  • Çekte temlik ve tahsil cirosu olabilir. Rehin cirosu yapılamaz. Çünkü çek ödeme aracıdır yani paradır.

Keşide tarihi ileri bir tarih gösterilen çeke POSTDATE (İLERİ TARİHLİ ÇEK) denir. Böyle bir çeki bankaya ibraz edebilmek için üzerinde yazan tarih beklenmelidir. Bu kural 01.01.2013 tarihine ladar geçerlidir.

[KARŞILIKSIZ ÇEKİ

Çek süresi içinde bankaya ibraz edilmişse ve bankada karşılığı yoksa bankanın beyanıyla çek üzerine karşılıksız olduğu yazılır. Yazıldığı tarihten itibaren 6 AY içinde savcılığa şikâyette bulunularak kişinin yargılanması sağlanabilir. Yargılayacak mahkeme SULH CEZA MAHKEMESİ’DİR. Kişiye 10 yıl boyunca çek düzenleme yasağı verilir.

Çek bedelinin bir bankaya veya o bankanın müşterisine ödenmesinin zorunlu olduğu çektir. Çek çizilip, çizgiler arasına “BANKA” yazılırsa çek herhangi bir bankaya veya kendi müşterisine ödenebilir. Buna GENEL ÇİZGİLİ ÇEK denir. Çizgi arasına banka ismi yazılmışsa çek o bankaya ödenir. Buna ÖZEL ÇİZGİLİ ÇEK denir.

cmaaasB

“Bedeli hesaba geçirilecektir” kaydıyla yapılan çektir. Yani çek bedeli direk banka hesabına geçirilir.

nAn

Üzerinde “TACİR ÇEKİ” yazan çekler hamiline olarak düzenlenemez. 8ankanın bastırdığı çeklerde “HAMİLİNE TACİR ÇEKİ” yazan çekler hamiline olarak düzenlenebilir. Bu kurala uymayan tacire para cezası verilir.

TAKAS ODASI

Merkez Bankası’nın izniyle oluşturulan banka birlikleridir. Hamil çeki bankaya kendisi ibraz etmez takas odasına verirse, takas odası çek ile ilgili işlemleri yapar. Takas odasının “KARŞILIKSIZDIR” beyanı bankanın “KARŞILIKSIZDIR” beyanı ile aynı hükümleri doğurur.

mnm

Elindeki poliçeyi tahsil edemeyen muhatabın senet bedeline masraf ve faizleri de ekleyerek borçlulardan birine çektiği ikinci poliçeye verilen isimdir.

Poliçe bedelini öden kişinin müracaat borçlularından birini muhatap olarak göstererek düzenlediği poliçedir.

NOTLAR

  1. Poliçe ve çekte bütün unsurlar var ancak poliçe ve çek kelimesi yoksa emre yazılı havale sayılır.
  2. Bonoda, bono kelimesi yoksa emre yazılı ödeme vaadi sayılır.
  3. Poliçe ve bonoda Lehtar bölümünde herhangi bir eksiklik varsa çek hamiline olarak kullanılmaya devam eder.
  4. Poliçe, bono ve çekte ödeme yapacak kişi ciro silsilesinin (sıra) doğru olup olmadığını kontrol etmek zorundadır. Eğer kopukluk varsa ve buna rağmen evrak bedeli ödenmişse ödeyen kişi bir daha ödemek zorunda kalabilir.
  5. Bazı durumlarda hamil mücbir sebep nedeniyle kambiyo senedini zamanında bankaya ibraz edememişse ya da muhataba ibraz edememişse;
  6. Mücbir sebep 30 GÜNDEN AZ SÜRMÜŞSE, mücbir sebep ortadan kalkar kalkmaz evrakı ibraz etmelidir.
  7. Mücbir sebep 30 GÜNDEN FAZLA SÜRMÜŞSE, mücbir sebep ortadan kalkar kalkmaz hamil evrakı ibraz etmeden protesto çekebilir. Muhataba ibraz etmek zorunda değildir.
  8. Poliçede faiz vardır, ama çekte yazılmaz. Çekte faiz yazılmışsa bile yazılmamış sayılır.

[KIYMETLİ EVRAKIN ZİYAI VE İPTALİl

Bir evrakı kaybeden kişi mahkemeye başvurarak ödeme yasağı kararı almalıdır. Bu karardan sonra evrakın kimin elinde olduğu biliniyorsa İSTİRDAT DAVASI açılır. Eğer evrakın kimin elinde olduğu bilinmiyorsa İPTAL DAVASI açılır. Mahkeme tarafından ilan yapılmalıdır. İlan süresi 6 AYDIR. Bu süre sonunda evrakın kimin elinde olduğu belirlenemediyse, mahkeme evrakın iptaline karar verir. Hamil bu iptal kararıyla keşideciden alacağını talep etme hakkına sahiptir. İyi niyetli üçüncü kişilerin senedin iptalinden zarar görmemeleri için iptalden önce İlan yapılır. Senedin iptal karanyla senet olmadan da senet bedeli istenebilir.

NOT: Kaybolan bir evrak için keşideci İPTAL DAVASI açma hakkına sahip değildir.

İPTAL DAVASININ ŞARTLARI;

  1. Senedin zayi olması gerekir.
  2. Senette mündemiç olan hakkın varlığının devam etmesi gerekir.
  3. Davayı açan kişinin senet kaybolduğu anda hak sahibi olması gerekir.
  4. Senedin yeniden iktisabının mümkün olması gerekir.
  5. Senedin iptalinin mümkün olması gerekir.

[EVRAKLARIN TÜR DEĞİŞTİRMESİ!

  • Nama yazılı bir evrak bütün imza sahiplerinin rızasıyla emre veya hamiline yazılı hale gelebilir.
  • Hamiline yazılı bir evrakın nama veya emre yazılı hale gelebilmesi için bütün imza sahiplerinin izni gerekmez.

msamm

Bir poliçede muhatap yerine kabul eden ya da muhatap yerinde ödeyen kişidir. Araya giren son ana

kadar belli değildir.

İVARANT VE MAKBUZ SENEDİİ

  • Umumi mağazalarda bulunan eşyaların mülkiyetini ya da rehin hakkını temsil eden senetlerdir.

» Makbuz senedi; Umumi mağazalara tevdi edilen mal ve hububat karşılığında veren senettir.

  • Varant senedi; Makbuz senedine bağlı olması gerekir. SPK mevzuatında varant(opsiyon);

“Elinde bulunduran kişiye, dayanak varlığı ya da göstergeyi önceden belirlenen bir fiyattan belirli bir tarihte veya belirli bir tarihe kadar alma veya satma hakkı veren ve bu hakkın kaydi teslimat ya da nakit uzlaşı ile kullanıldığı menkul kıymet niteliğindeki sermaye piyasası aracı” olarak tanımlanmıştır.

Varant genellikle yatırımcıları cezbetmek için tahvil gibi borç senetlerine eklenen ve tahvil sahibine alacağına karşılık belli bir fiyatla ve belli bir süre içinde tahvil ihraç eden şirketin hisse senetlerini alma hakkını (opsiyonunu) veren bir üründür

  • Kıymetli evraklardır. Hamiline yazılı düzenlenemezler. Emre veya nama yazılı düzenlenebilirler.

NOT: Makbuz senedi ve varant verme karşılığında serbest veya gümrüklenmemiş mal ve hububatı, saklama sözleşmesi uyarınca kabul etmek ve tevdi edenlere de bu senetlerle tevdi olunan mal ve hububatı satabilmek veya rehnedebiimek imkânı vermek amacıyla kurulan mağazalara “UMUMİ MAĞAZA” denir.

[KONŞİMENTO]

  • Deniz ticaretinde, gemiye yüklenen bir malın teslim alındığını gösteren, gönderenin ve alıcının adlarının yazılı olduğu hukuki beigedir.
  • Üzerinde yükleyici, alıcı, ihbar mercii den başlayarak her türlü bilginin yer aldığı kıymetli evraktır.
  • Malın alıcısına genellikle önceden gönderilen bu belge, alıcının mal üzerindeki mülkiyet hakkını gösterir. Alıcı, bu belge olmaksızın malları teslim alamaz.
  • Donatan, kaptan, gemi adamları tarafından düzenlenebilir.
  • Nama, emre, hamiline düzenlenebilir.
  • Konşimento olmadan da hak ileri sürülebilir.

 

  • Bir mal bir yerden bir yere taşındığında, o evrakı temsil eden kıymetli evraktır.
  • Eşya ve kargo taşımalarında gönderen ile yetki belgesi sahibi arasında akdedilen, ilgili diğer mevzuat ve bu yönetmelikte belirlenen şartlan ihtiva eden belge ile bu tür bir sözleşmede bulunması gereken bilgileri ihtiva etmesi halinde taşıma senedi yerine geçecek olan taşıma faturası, taşıma irsaliyesi veya irsaliyeli taşıma faturasıdır.
  • Gönderen tarafından düzenlenerek imzalanır ve eşya taşınması sırasında taşıyana verilir. Deniz taşımacılığında kullanılırsa konşimento olarak adlandınlır.
  • Nama yazılı düzenlenebilir.

NOT: Taşıma işleri komisyonculuğu bir tüccar yardımcısıdır. Bağımsızdır. Ticaret Kanunu’nda

düzenlenmiştir. Ücret alacağı 1 YILDA zamanaşımına uğrar.

 

TİCARET ÇIKMIŞ SORULAR

  1. KPSS/2006

Tacir olmanın sonuçlarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  1. Tacir kural olarak cezai şartın tenkisini isteyemez.
  2. Tacir ticari defterler tutmalıdır.
  3. Tacir borçlarından dolayı iflasa tâbidir.
  4. Tacir basiretli iş adamı gibi hareket etmelidir.
  5. Tacir işletme adı kullanmak zorundadır.
  6. Sayıştay / 2006

Aşağıdakilerden hangisi şube sayılmak için varlığı gerekli unsurlardan biri değildir?

  1. Merkeze bağlı olma
  2. Yönetim ayrılığı
  3. Dış ilişkilerde bağımsızlık
  4. Tüzel kişiliğe haiz olma
  5. Mekân ayrılığı
  6. Sayıştay / 2006

Aşağıdakilerden hangisi tacir sıfatına sahip değildir?

  1. Ticari işletmeyi sadece kısmen kendi adına işleten kişi
  2. Bir ticari işletme kurup açtığını halka ilan eden veya işletmesini ticaret siciline tescil

eden ama fiilen işletmeye henüz başlamamış bulunan kişi

  1. Vasisi aracılığıyla ticari işletmesi işletilen kısıtlı
  2. Ticari işletme işleten devlet memuru
  3. Kolektif şirket ortağı
  4. KİK/2006

Aşağıdakilerden hangisi bir işletmenin ticari işletme sayılabilmesi için aranan ölçütlerden biri değildir?

  1. Gelir sağlamayı hedeflemesi
  2. Faaliyetinin devamlı olması
  3. Başka bir işletmeden bağımsız olarak faaliyetlerini sürdürmesi
  4. Faaliyetlerinin esnaf faaliyet sınırını aşması
  5. İşletmenin gerçek kişi ya da özel hukuk tüzel kişisi olması
  6. KİK/2006

Tacir sıfatının kazanılmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  1. Kolektif şirketlerde tacir sıfatı şirkete değil ortaklara aittir.
  2. Kişinin ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işletmesi, tacir sıfatının

kazanılması için yeterlidir.

  1. Bir işletme kurup açtığını çeşitli ilan vasıtalarıyla halka            bildirmiş olan kimse, henüz

işletme müşterilerle fiilen temasa geçmiş olmasa dahi tacir sayılır.

  1. Anonim şirketlerde tacir sıfatı ortaklara değil şirkete ait olur.
  2. Bir ticari işletmeyi kendi adına işleten kimseye tacir denir.
  3. KİK/2006

Ticari işletmenin rehniyle ilgi aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  1. Bu rehin türünde, işletmeye dâhil taşınır unsurların rehin alana teslimine gerek kalmadığı için ticari işletmenin faaliyeti kesintisiz sürdürülebilir.
  2. Ticari işletme rehni,Ticari İşletme Rehni Kanunu’nda düzenlenmiştir.
  3. Ticari işletme rehni kurulduktan sonra rehin veren, işletmenin değerini koruma

hususunda özen göstermekle yükümlüdür.

  1. Ticari işletme rehninde,rehin alacaklısı kişiler Kanun’da sınırlı olarak sayılmıştır.
  2. E) Ticari işletme rehni,taraflar arasında adi yazılı rehin sözleşmesinin akdediirmesiyle

doğar daha sonra sicile tescil ettirilir.

  1. KPSS/2007

Aşağıdakilerden hangisi tacir değildir?

  1. Ticaret şirketleri
  2. Ticari işletme işleten demekler
  3. Ticari işletme işleten vakıflar
  4. Ticari işletme işleten gerçek kişiler
  5. Ticari işletme işleten kamu tüzel kişileri
  6. Sayıştay / 2007

Aşağıdaki işlemlerden hangisi Öğretmen A tarafından yapıldığında ticari iş niteliği taşımaz?

  1. Gerçek kişi tacir E’nin ailesinin oturması için emekli F den kiraladığı dairenin borcuna kefil olması
  2. C İthalat İhracat Limitet Şirketi tarafından işletilen Şen Market’ten alışveriş yapması
  3. E Oyuncak A.Ş’den hediye olarak oğluna bisiklet satın alması
  4. G Akaryakıt A.Ş istasyonundan benzin alması
  5. B Bankası A.Ş ile tatil kredisi almak üzere kredi sözleşmesi yapması
  6. Sayıştay / 2007

Ticari işletmenin devri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  1. Ticari işletmenin devamını etkilemeyecek nitelikteki münferit unsurlar devir dışı

bırakılabilir.

  1. Ticari işletmenin aktiflerinin devrini öngören, ancak pasiflerini devir dışarı bırakan

sözleşmeler geçersizdir.

  1. Ticari işletmenin borçlarından dolayı devreden de devralanda birlikte 2 yıl süreyle

müteselsilen sorumludur.

  1. Devralan, ticari işletmenin kendisi tarafından bilinmeyen borçlarından da sorumludur.
  2. Devrolunan ticari işletmenin borçlan, devir sözleşmesini akdedildiği tarih itibariyle

devralana geçer.

  1. TCZB Tef. Kur./2007

Ticaret siciliyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  1. Ticaret siciline kayıt, istisnai hallerde inşai (kurucu) etkiye sahiptir.
  2. Ticaret sicili alenidir.
  3. Ticaret sicilinde sicile itimat prensibi her durumda uygulanır.
  4. Ticaret siciline, kanunlarda veya Ticaret Sicili Tüzük’ünde belirtilen hususlar

kaydedilir.

  1. Kanunda aksine hüküm olmadıkça, tescili talep süresi 15 gündür.
  2. TCZB Tef. Kur./2007

Bir ticari işletmenin rehni ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  1. Sınai haklar rehnin dışında bırakılabilir.
  2. Aynı ticari işletme üzerinde birden fazla rehin kurulabilir
  3. Ticaret unvanı ve varsa işletme adı rehnin dışında bırakılmaz.
  4. Rehin kapsamının dışındaki malların rehin alana teslimi gerekir.
  5. Taşınmazlar ticari işletme rehni kapsamına sokulamaz.
  6. KPSS/2008

Aşağıdakilerden hangisi esnaf faaliyeti niteliğini aşsa dahi ticari işletme niteliği taşımaz?

  1. Ayakkabı fabrikası
  2. Demek tarafından işletilen lokanta
  3. Vakıf tarafından işletilen satış mağazası
  4. A Bankası AŞ’nin Üsküdar Şubesi
  5. Sadece yazları çalışan, kışları kapanan dondurma dükkânı
  6. KPSS/2008

A ile devlet memuru B, adi şirket sözleşmesi çerçevesinde bir ticari işletme işletmektedir. A ölünce şirketteki payı 5 yaşındaki kızı C’ye geçmiştir.

Buna göre,tacir sıfatıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  1. A,adi şirket ortağı olduğu süre boyunca tacir       sıfatına sahiptir.
  2. Devlet memuru B tacir sıfatına sahiptir.
  3. Tacirler hakkında uygulanan cazai müeyyideler C’ye değil, C’nin kanuni temsilcisine

uygulanır.

  1. Şirket borçlarından dolayı hem B’nin hem de C’nin iflası söz konusu olabilir.
  2. C tacir sıfatım kazanamaz,tacir sıfatı C’nİn kanuni temsilcisine aittir.
  3. Sayıştay / 2008

Aşağıdaki durumlardan hangisinde geçerli bir ticari mümessil atanması yoktur?

  1. Ticari işletmeyi A’dan hasılat  kirasıyla kiralayan   B,ticari  mümessil  olarak  C   yi

atamıştır.

  1. Velayet altında bulunan 15 yaşındaki tacir K, C’yi ticari mümessil atamıştır.
  2. Kamu tüzel kişisi Ü,işlettiği ticari işletme için C’yi ticari mümessil atamıştır.
  3. Esnaf T.ticaref siciline, kaydettirmek suretiyle C’yi ticari mümessil atamıştır.
  4. Kamuya yararlı dernek K,işlettiği ticari işletme için C’yi ticari mümessil atamıştır.
  5. KİK/2009

Aşağıdakilerden hangisinin ticari dava sayıiabilmesi için taraflardan ikisinin de ticari işletmesini ilgilendirmesi zorunludur?

  1. Bankacılık Kanun’undan doğan davalar
  2. Taşımacılık işlerinden doğan davalar
  3. Ticari işletmenin devrinden doğan davalar
  4. Ticari mümessiller hakkındaki davalar
  5. Kefalet sözleşmesinden doğan davalar
  6. KİK/2009

Aşağıdakilerden hangisi ticari işletme işletirse tacir sıfatına sahip olur?

  1. Devlet
  2. Demek
  3. Belediye
  4. Üniversite
  5. Vilayet
  6. KPSS/2010

İşletme adı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  1. İşletme adı tüzel kişiye aitse ticaret siciline tescili hâlinde Türkiye sınırları içinde tekel şeklinde kullanma hakkı sahibi olur.
  2. İşletme adı tescil ettirilmemişse ancak haksız rekabet hükümlerine göre korunur.
  3. İşletme adının ticari işletmeden ayrı olarak devri mümkündür.
  4. Tacirler işletme adını kullanmak zorunda değildir.
  5. İşletme adını esnaf da kullanabilir.
  • KPSS/2006

Acente ile ilgili hangisi yanlıştır?

  1. Tacirin taraf olduğu bir akdin yapılmasına aracılık etmek
  2. Tacir adına akit yapmak
  3. Sattığı malların bedelini tahsil etmek
  4. Taciri mahkemede temsil etmek
  5. Tacirin işletmesine ortak kabul etmek
  • KPSS/2007

Tacir yardımcılarından biri olan ticari mümessil aşağıdakilerden hangisini yapamaz?

  1. Ticari işletmenin borçlarını ödemek için tacire ait taşınmazları satmak
  2. Ticari işletmenin borçlarını ödemek için tacir adına kredi almak
  3. Ticari işletmeye ilişkin işlemler için tacir adına kambiyo taahhüdünde bulunmak
  4. Ticari işletmeye ilişkin davalarda taciri mahkemede temsil etmek
  5. Ticari işletmeye ait taşınmazları tacir adına kiraya vermek
  • Sayıştay / 2008

Cari hesaba geçirilen alacaklarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  1. Hesaba geçirilen alacağın münferiden talep ve dava edilebilmesi imkânı ortadan kalkar.
  2. Hesaba geçirilen alacak hakkında zaman aşımı işlemez.
  3. Alacak hesaba geçirilmekle yenilenmiş olmaz.
  4. Hesaba geçirilen alacak temlik edilemez.
  5. Hesaba geçirilen alacağı doğuran satım sözleşmesi nedeni ile ayıplı mal tesliminden

doğan davalar açılamaz.

  • TCZB Tef. Kur./2008 Cari hesapla ilgili hangisi yanlıştır?
  1. Aksi kararlaştırılmadıkça cari hesaba zimmet ve matlup kaydı, bunları doğuran muamelelerle ilgili dava hakkını etkilemez.
  2. Cari hesap sözleşmesinin yapılmasından önce mevcut bir alacak, cari hesaba kaydedilirse aksi kararlaştırılmış olmadıkça yenilenmiş olmaz.
  3. Ticari senetler tahsil şartıyla cari hesaba geçirilirler.
  4. Cari hesaba geçirilen alacaklar için vadelerinden itibaren faiz işletilir.
  5. Hesap devresi sonundan zimmet ve matlup arasındaki farktan doğan bakiye tanındıktan sonra yeni hesap devresine ait kalem olarak hesaba geçirilir.
  • KPSS / 2009

Ticari defterler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  1. Senetler defteri noterce tasdik usulüne tâbi değildir.
  2. Cari hesap defteri noterce tasdik usulüne tâbi değildir.
  3. Henüz kullanılmamış boş defterlerin ziyaı hâlinde zayi belgesi istenemez.
  4. Ticari defterlerin zayi edilmesi hâlinde tacir, ziyaı öğrendiği tarihten itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde zayi belgesi verilmesi için mahkemeye başvurmalıdır.
  5. Yevmiye defterindeki kayıtların dayanağını teşkil eden belgelerin saklanmamış olması yevmiye defterindeki kayıtların ispat hukuku açısından geçersiz hâle gelmesine neden olur.
  • KPSS / 2009

Ticari vekil olarak atanan bir fabrika müdürü aşağıdaki işlemlerden hangisini özel yetkisi olmadan yapabilir?

  1. Fabrika sahibi adına bono düzenlemek
  2. Fabrika sahibi adına bankadan kredi çekmek
  3. Fabrikaya ait bir taşınmazı üçüncü bir kişiye devretmek
  4. Fabrikada çalışacak işçilerle hizmet sözleşmesi akdetmek
  5. Bankadan alman kredinin teminatı olmak üzere, fabrikaya ait taşınmaz üzerinde ipotek tesis etmek
  • KPSS/2010

Ticari mümessilin aşağıdaki işlemlerden hangisi için özel yetkilendir!lmesi zorunludur?

  1. Tacir adına kredi almak
  2. Tacir adına kambiyo taahhüdünde bulunmak
  3. Ticari işletmenin faaliyeti için gerekli olan bir taşınmaz satın almak
  4. İşletmede çalışacak işçilerle hizmet akdi yapmak
  5. Bankadan aldığı kredi için işletmeye ait depo üzerinde banka lehine ipotek tesis etmek

25 KPSS / 2006

Aşağıdakilerden hangisi adi şirketin kendiliğinden sona erme sebeplerinden değildir?

A) Ortak gayenin gerçekleşmiş olması
B) Ortak gayenin gerçekleşmesinin imkânsız bir hâl alması
C) Otlaklardan birinin ölmesi
D) Ortaklardan birinin şirketin feshini ihbar etmesi
E) Bir ortağın tasfiye hissesinin cebri icra konusu olması
26 KİK/2006
Ticaret şirketleri hangi anda tüzel kişilik kazanır?
A) Kurucuların iradeleri arasında şirket kurma konusunda mutabakatın doğduğu anda
B) Şirket sözleşmesinde yer alması istenen hususlarda tam bir mutabakatın meydana
geldiği anda
C) Şirket sözleşmesinin imzalandığı anda
D) Şirket sözleşmesinin ticaret siciline tescil olunduğu anda
E) Şirket sözleşmesindeki imzaların noterce tasdik edildiği anda
27 KİK/2006
Aşağıdaki şirketlerden hangisi ticaret siciline tescil edilemez?
A) Kollektif Şirket
B) Komandit şirket
C) Limited şirket
D) Anonim Şirket
E) Adi Şirket
28 KPSS/ 2007
Şahıs şirketleri ile ilgili hangisi yanlıştır?
A) Birbirlerinin tanıyan ve birbirlerine güvenen az sayıda kişiden oluşur.
B) Şirkete yeni bir kişinin ortak olarak girebilmesi için diğer ortakların izni gerekir.
C) Ortaklar 3. Kişilere karşı şirket borçlarından dolayı diğer ortaklarla birlikte

 

müteselsilen sorumludur.

  1. Bir ortağın şirketten ayrılabilmesi için diğer ortakların izni
  2. Ortakların şirketin borçlarından dolayı sorumlulukları getirmeyi taahhüt ettikleri

sermaye ile sınırlandırılmıştır.

29      TCZB-TK / 2007

Aşağıdakilerden hangisi şirket kavramının unsurları arasında yer almaz?

  1. Sözleşme
  2. Tabiiyet
  3. Şahıs
  4. Sermaye
  5. Müşterek amaç doğrultusunda birlikte çalışma
  • KPSS/2009

Komandit şirketlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  1. Ortaklığa koyduğu sermayeyi haksız kar almak suretiyle geri çeken komanditer ortağın sorumluluğu aldığı tutar kadar genişler.

13) Ticari mümessil, ticari vekil veya ticari memur olarak hareket ettiğini açıkça bildirmeksizin şirket namına muamelelerde bulunan komanditer ortak, bu muamelelerden dolayı hüsniyet sahibi üçüncü şahıslara karşı komandite ortak gibi, sorumlu olur.

  1. Komanditer sıfatı taşıyan bir tüzel kişi ortaklığın tasfiye haline girmesi, komanditer şirketin infisah sebebidir.
  2. Tek bir komanditer ortağın ortaklıktan ayrılması, ortaklığı kolektif ortaklığa

dönüştürür.

  1. Tek bnir komandite ortağın ortaklıktan ayrılması halinde ortaklık infisah eder.

31-KPSS/2006

Aşağıdakilerden hangisi anonim şirket genel kumlunda alınan bir kararın iptalini isteyemez?

  1. Ortak
  2. Yönetim kurulu
  3. Yönetim kurulu üyesi
  4. Denetçiler
  5. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
  6. Sayıştay/2006

Limitet şirketlerle ilgili hangisi doğrudur?

  1. Esas sermayesinin en az 10.000 YTL olması şarttır.
  2. Bankacılık ve sigortacılık yapabilirler.
  3. Ortak sayısı 5’ten az 50’den fazla olamaz.
  4. Ortakların sorumluluğu, kural olarak koymayı taahhüt ettiği sermaye miktarı ile sınırlıdır.
  5. Ortaklar tarafından konulan sermaye için anonim şirketlerde olduğu gibi pay senedi

çıkarılabilmesi mümkündür.

33     Sayıştay/ 2006

Halka açık anonim şirketler aşağıdaki makamların hangisinin denetimine tâbidir?

  1. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
  2. Hazine Müsteşarlığı
  3. Bankalar Birliği
  4. Sermaye Piyasası Kurulu
  5. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası
  6. KİK/2006

Anonim ortaklık pay senetleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  1. Hamiline yazılı olabilir.
  2. Nama yazılı olabilir.
  3. Alacaklılık hakkı sağlar.
  4. Hamiline yazılı olabilmesi için ana sözleşmede bu yönde hüküm            bulunmalıdır.
  5. Bedelleri tamamen ödenmemiş olan                  paylar için hamiline yazılı pay senetleri

çıkarılamaz.

  1. KPSS/2007

Anonim şirketlerde sermayenin bir bölümünün ortaklarca taahhüt edildiği, kalanı için de halka müracaat olunduğu kuruluş şekli aşağıdakilerden hangisidir?

A) Mevsuf kuruluş
B) Ani kuruluş
C) Ani mevsuf kuruluş
D) Tedrici kuruluş
E) Nakdi kuruluş
36. Sayıştay/ 2007

 

Aşağıdaki şirketlerden hangisinin, kuruluşu sırasında Sanayi ve Ticaret Bakanlığından izin alınması zorunlu değildir?

  1. Bankalar
  2. Kapalı anonim şirketler
  3. Finansal kiralama şirketleri
  4. Döviz büfesi işleten şirketler
  5. Sigorta şirketleri
  6. Sayıştay /2007

Şirket aktiflerinin bilanço günündeki değerinden aşağı bir değerle bilançoya konulmasına ne denir?

  1. Kanuni yedek akçe
  2. Gizli yedek akçe
  3. İhtiyari yedek akçe
  4. Yardım akçesi
  5. Emeklilik fonu akçesi
  6. TCZB /2007

Aşağıdaki şirketlerden hangisinin, kuruluşu Sanayi ve Ticaret Bakanlığının iznine tâbi değildir?

  1. Bankalar
  2. Halka açık anonim şirketler
  3. Sigorta şirketleri
  4. Finansal kiralama şirketleri
  5. Halka kapalı anonim şirketler
  6. KPSS/2008

Anonim şirket genel kurulunda alınacak aşağıdaki kararlardan hangisi için ağırlaştırılmış nisap aranmaz?

  1. Şirket türünün değiştirilmesi
  2. Şirket tâbiyetinin değiştirilmesi
  3. Bilanço, kâr ve zarar hesabı onayı
  4. Ortaklarının taahhütlerinin artırılması
  5. Şirket amaç ve konusunun değiştirilmesi
  6. KPSS / 2008

Anonim şirket esas sözleşme değişikliği ile ilgili hangisi yanlıştır?

  1. Anonim şirket esas sözleşme değişikliği için yetkili genel
  2. Anonim şirket esas sözleşmesinin değiştirilebilmesi için Kanun’da oy birliğiyle nisap

aranır.

  1. Değişikliğe ilişkin genel kurul kararı tescil ve ilan
  2. Halka açık anonim şirketlerde esas sözleşmenin değiştirilebilmesi için Sanayi ve Ticaret Bakanlığının izni gerekir.
  3. Esas sözleşme değişiklik metnini genel kurul hazırlar.
  4. Sayıştay / 2008

Anonim şirketlerin genel kurulunda aşağıdaki kararlardan hangisinin alınabilmesi için Türk Ticaret Kanunu’nda ağılaştırılmış nisap öngörülmüştür?

  1. Bilanço kâr-zararm hesabının oylanması
  2. Yönetim kurulu üyelerinin seçimi
  3. Yönetim kurulu üyelerinin ibrası
  4. Şirket amaç ve konusunun değiştirilmesi
  5. Yönetim kurulu üyelerinin huzur hakkının tespiti
  6. Sayıştay/ 2008

Aşağıdakilerden hangisi anonim şirket genel kurulunda esas sermayenin artırılması yönünde geçerli bir karar alınabilmesi için gereken ilk toplantı yeter sayısıdır?

  1. Esas sermayenin en az dörtte biri
  2. Pay sahibi sayısının en az dörtte biri
  3. Esas sermayenin ez az yarısı
  4. Pay sahibi sayısının en az yarısı
  5. Esas sermayenin tamamı
  6. TCZB Tef. Kur. /2008 Anonim şirketlerle ilgili hangisi yanlıştır?
  7. Anonim şirket üçüncü kişilere karşı kendi mal varlığıyla sorumludur.
  8. Ortakların sorumluluğu, koymayı taahhüt ettikleri sermaye miktarıyla sınırlıdır.
  9. Anonim şirket tüzel kişiliğini ana sözleşmenin ticaret siciline tesciliyle kazanır.
  10. Kanunen yasak olmayan her türlü iktisadi amaç için kurulur.
  11. Ticaret unvanında ortaklardan birinin adı soyadıyla anonim şirket ibaresinin bulunması zorunludur.
  12. TCZB Tef. Kur. /2008

Anonim şirkette ibrayla ilgili hangisi yanlıştır?

  1. Anonim şirkette ibra kararının alınabilmesi için ağırlaştırılmış nisap aranır.
  2. Anonim şirketlerde denetçilerin ibrası söz konusu olabilir.
  3. İbra kararı sadece onaylanan hesap yılına ait faaliyetlere ilişkindir.
  4. Yıllık bilançonun onaylanması aynı zamanda zımni ibra anlamına da gelir.
  5. Anonim şirketlerde yönetim kurulunun ibrası söz konusu olabilir.
  6. KPSS/2009

Anonim şirketlerin sona erme sebepleriyle ilgili hangisi yanlıştır?

  1. Gerçekten pay sahibi olanların beşten aşağı düşmesi hâlinde, anonim şirket kendiliğinden sona erer.
  2. Genel kurulun yönetim kumlunu seçememesi kendiliğinden sona erme sebebi değildir.
  3. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı kamu düzenine aykırı faaliyetlerde bulunan anonim şirketler hakkında fesih davası açmaya yetkilidir.
  4. Anonim ortaklık alacaklıları esas sermayenin üçte ikisinin yitirilmesi hâlinde fesih davası açabilirler.
  5. İflasına karar verilen ortaklık kendiliğinden sona erer.
  6. KİK/2009

Anonim şirket genel kurulunda aşağıdakilerden hangisinin alınabilmesi için aksi esas sözleşmede belirtilmemişse adi nisap yeterlidir?

A) Şirket tâbiyetinin değiştirilmesi
B) Ortaklarının taahhütlerinin artırılması
C) Şirket amaç ve konusunun değiştirilmesi
D) Şirket türünün değiştirilmesi
E) Yönetim kurulu üyelerinin ibrası
47. KPSS /2010

 

Nakit karşılığı satılmak üzere çıkarılan anonim şirketler tarafından çıkarılan ve sahiplerine ortaklık hakkı vermeyip kâr payı, tasfiye payı ve yeni paylan edinmede rüçhan hakkı sağlayan senetler aşağıdakilerden hangisidir?

A) Agiolu senetler
B) Tahvil
C) Bağlı nama yazılı senetler
D) Katılma intifa senedi
E) Hisse senedi ile değiştirilebilir tahvil
48. KPSS/2010

 

TTK’ya göre, bir anonim şirketteki murakıplarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  1. Anonim şirketlerde 5’ten fazla olmamak üzere I veya daha çok murakıp
  2. Süreleri biten murakıpların tekrar seçilebilmesi mümkün değildir.
  3. Murakıplar aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olamazlar.
  4. Vazifeleri biten idare meclisi üyeleri genel kuralca ibra edilmedikçe murakıplığa seçilemezler.
  5. İdare meclisi azasının eşi murakıp olamaz.
  6. KPSS / 2006

Kambiyo senetlerinde temsil ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  1. Kanuni mümessil, velayeti altındaki küçük adına kambiyo senedi düzenleyebilir.
  2. Ticari mümessil, özel yetkisi olmasa da temsilen kambiyo senedi düzenleyebilir.
  3. Temsil yetkisi olmayan bir kimse tarafından, temsilen kambiyo senedi düzenlenmesi halinde buna icazet verilebilir.
  4. Yetkisiz temsilci senet hamiline ödemede bulunduğunda, ona halef olur.
  5. Ticari vekil, özel yetkisi olmazsa temsilen kambiyo senedi düzenleyemez.
  6. KİK / 2006

Kambiyo senetleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  1. Kanunen emre yazılıdırlar.
  2. Bono ve poliçe hamile yazılı olarak düzenlenemezler.
  3. Çekler nama, emre veya hamile yazılı olarak düzenlenebilirler.
  4. Poliçelerin nama yazılı halde düzenlenebilmeleri için menfi emre kaydı bulunması şarttır.
  5. Devir şekli belirtilmemiş olan bir bono, senet metninde lehtarın adı belirtildiği için nama yazılı kabul edilir.
  • SAYIŞTA Y/2007

Aşağıdakilerden hangisi kambiyo senetleri senetlerinin ortak özelliklerinden değildir?

  1. Kanunen emre yazılılardır.
  2. Şekle sıkı sıkıya bağlıdır.
  3. Alacak hakkının mündemiç olması
  4. İlli olmaları
  5. Kurucu(yapıcı) olmaları
  • SAYIŞTAY/2008

Emre yazılı bir poliçe, kanunda öngörülen sonuçları yaratacak şekilde en son hangi ana kadar ciro edilebilir?

  1. Vadeye kadar
  2. Zamanaşımı süresinin sonuna kadar
  3. Kabul edilinceye kadar
  4. Süresi içinde protesto edilinceye kadar
  5. Vadeyi takip eden 2 iş günü sonuna kadar
  6. KPSS/2009
  7. Görüldüğünden belli süre sonra ödenecek poliçelerde kabule arz yasağı konamaz.
  8. Adresli poliçelerde kabule arz yasağı süresiz şekilde konulamaz.
  • Keşideci, kabule arz yasağı koymamışsa ciranta, kabule arz mecburiyeti getirebilir.
  1. Kabule arz mecburiyetine riayet edilmemesi müeyyidesi, müracaat hakkının kaybıdır.
  2. Poliçenin kabule arzının mümkün olduğu ilk gün, senedin keşide edildiği günü takip

eden gündür.

Poliçenin kabulüyle ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?

  1. Yalnız II
  2. Yalnız V
  3. I, II, ve V
  4. II,IV,ve V
  5. I,II,III ve IV
  6. KİK / 2009

Nama yazılı kıymetli evrakla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Poliçe nama yazılı düzenlenemez.
  2. Devirleri için sadece senedin teslimi yeterlidir.
  3. Çekler nama yazılı düzenlenemez,
  4. Senedi devredene karşı ileri sürebilen şahsi defiler devralana karşı dahi ileri sürülebilir.
  5. Lehtarın adının yazıldığı her kıymetli evrak nama yazılı düzenlenmiş hükmündedir.
  6. KİK / 2009

Beyaz ciroyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Beyaz ciroyla devredilmiş olması emre yazılı senedi hamiline yazılı hâle getirir.
  2. Senedi beyaz ciroyla almış olan kişi, senedi üçüncü kişiye imzalamadan sadece teslim ederek devredebilir.
  3. Beyaz ciro, alacağın temliki hükmündedir.
  4. Senedi beyaz ciroyla almış kişi yetkili hak sahibi sayılamaz.
  5. Beyaz ciro senetteki meblağın sadece bir kısmı için yapılabilir.
  6. KİK/2009

Aşağıdaki senet tiplerinden hangisi hamiline yazılı olarak düzenlenebilir?

  1. Bono
  2. Poliçe
  3. Makbuz senedi
  4. Varant
  5. İpotekli borç senedi

57      KPSS/2006

Çekte muhatap bankanın verdiği aval ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Geçersizdir.
  2. Kefalet anlamına gelir.
  3. Garanti sözleşmesi anlamına gelir.
  4. Çeki geçersiz hâle getirir.
  5. Çeki damga vergisine tâbi kılar.
  6. Sayıştay / 2006

Hamiline yazılı bir çekin cirosu aşağıdakilerden hangisi ile yapılır?

  1. Ciro ve zilyedliğin devri
  2. Temlik beyanı ve zilyedliğin devri
  3. Zilyedliğin devri
  4. Ciro
  5. Temlik beyanı
  6. Sayıştay / 2006

Hamile yazılı çekin cirosu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Çek emre yazılı çeke dönüşür.
  2. Ciro çekin hamiline yazılı olma niteliğini kaybettirmez.
  3. Çek nama yazılı çeke dönüşür.
  4. Ciro yapılmamış sayılır.
  5. Cirantanın herhangi bir sorumluluğu doğmaz.
  • KİK/2006

Keşide olunduğu yerle aynı yerde ödenecek bir çekte ödenmeme hâlinde, müracaat hakkının kullanılabilmesi için bu durumun hangi süre içinde tespit ettirilmesi gerekir?

  1. Ödenmeme tarihini takip eden 2 iş günü
  2. Ödenmeme tarihini takip eden 10 iş günü
  3. Ödenmeme tarihini takip eden 10 gün
  4. Keşide tarihinden itibaren 10 gün
  5. Keşide tarihinden itibaren 1 yıl
  • KPSS/2007

Görüldüğünde ödenecek bir bonoda, ödenmeme protestosu aşağıdaki sürelerden hangisine uyularak çekilebilir?

  1. Ödemenin reddinden itibaren 2 gün içinde
  2. Ödemenin reddini takip eden 2 iş günü içinde
  3. Keşide tarihinden itibaren 1 yıl içinde
  4. Keşide tarihinden itibaren 10 gün içinde
  5. Keşide tarihini takip eden 10 iş günü içinde
  • KPSS/2007

Aşağıdakilerden hangisi çek ile poliçenin farklarından biri değildir?

  1. Poliçede vade bulunurken, çekte ibraz süreleri vardır.
  2. Poliçede kabul mümkünken, çekte kabul yasağı vardır.
  3. Hamile yazılı poliçe geçersizken, hamile yazılı çek düzenlenebilir.
  4. Poliçe ekonomik fonksiyonu itibarıyla kredi aracıyken, çek ödeme aracıdır
  5. Poliçenin hukuki niteliği ödeme vaadiyken, çekin hukuki niteliği
  • Sayıştay / 2007

Çeklerin cirosuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Çeklerin rehin cirosuyla devri mümkündür.
  2. Muhatap lehine yapılan ciro batıldır.
  3. Muhatabın yaptığı ciro makbuz hükmündedir.
  4. Hamiline yazılı bir çekin ciro edilmesi çeki emre yazılı hâle
  5. İbraz süresinin bitmesinden sonra yapılan ciro alacağın temliki hükmündedir.
  • TK /2007

Aşağıdakilerden hangisi çekin zorunlu unsurlarından değildir?

  1. Lehtar m ismi
  2. Keşide tarihi
  3. Çek kelimesi
  4. Keşidecinin imzası
  5. Belli bir meblağın kayıtsız şartsız havalesi
  • TK/ 2007

İleri tarihli bir çekin, üzerinde yazılı olan keşide tarihinden önce ödenmek üzere ibraz edilmesi durumunda aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. TTK’ya göre ileri tarihli çek keşide etmek yasaktır.
  2. Çek henüz geçerli bir şekilde doğmamıştır.
  3. Banka karşılığı varsa çeki ödeyebilir.

 

 

  1. Karşılığı olmasa bile banka böyle bir çekin üzerine karşılıksız olduğu kaydını yazmayabilir.
  2. Hamil keşide tarihine kadar beklemek zorundadır.
  3. KPSS / 2008

Hamile yazılı bir çekin ciro edilmesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Hamile yazılı bir çekte ciro zinciri kopuksa hamile ödeme yapılmamalıdır.
  2. Hamile yazılı bir çekin emre yazılı hâle getirir.
  3. Hamile yazılı bir çekin cirosunun teşhis, temlik ve garanti fonksiyonları bulunur.
  4. Hamile yazılı bir çekin cirosu, hakkın devri ve hak sahibinin teşhisi bakımından önem

taşır.

  1. Hamile yazılı bir çekin cirosu, sadece ciro eden kişinin müracaat borçlusu olarak takibini sağlamayı amaçlar.
  2. KPSS/2008

Keşidecinin bono ve poliçedeki durumunun karşılaştırılmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Bonoda müracaat borçlusu, poliçede asli borçludur.
  2. Bonoda asli borçludur. Poliçe kabul edilmişse poliçenin asli borçlusu, edilmemişse poliçenin müracaat borçlusudur.
  3. Hem bonoda hem poliçede asli borçludur.
  4. Bonoda asli borçlu, poliçede müracaat borçlusudur.
  5. Hem bonoda hem poliçede müracaat borçlusudur.
  6. SAYIŞTAY / 2008

Düzeltme hakkı aşağıdakilerin hangisinde vardır?

  1. Poliçenin kabul edilmemesi
  2. Poliçenin ödenmemesi
  3. Bononun ödenmemesi
  4. Çekin geçersiz olması
  5. Çekin karşılıksız çıkması
  6. TCZB / 2008

Üzerinde “Lütfîi LİBASÇI veya hamiline ödeyiniz.” ibaresini bulunduran bir çekle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Böyle bir kayıt, çeki kayıtsız kılar.

B       Böyle  bir çek, nama yazılı çek hükmündedir.

  1. Bu kayıt, çeki geçersiz kılmaz ancak kayıt yazılmamış sayılır.
  2. Böyle bir çek, emre yazılı çek hükmündedir.
  3. Böyle bir çek, hamile yazılı çek hükmündedir.
  4. TCZB/2008

İbraz süresi dolduktan sonra muhatap bankaya ibraz edilen çekle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Çekten cayılmamışsa muhatap banka ödeme yapıp yapmamakta serbesttir.
  2. Çekten cayılmış olsun ya da olmasın muhatap banka çeki ödeyemez.
  3. Çekten cayılmışsa muhatap banka çek bedelini ödeyebilir.
  4. Çekten cayılmamışsa muhatap banka çek bedelini ödemek zorundadır.
  5. Muhatap banka, çekten cayılmış olup olmadığına bakmaksızın çeki ödemek

zorundadır.

  1. KPSS/2009

Aşağıdakilerden hangisi çekin zorunlu unsurlarından biri değildir?

  1. Keşidecinin imzası
  2. Keşide günü
  3. Kayıtsız ve şartsız muayyen bir bedelin ödenmesi için havale
  4. Ödeyecek kimsenin (muhatabın) ticaret unvanı
  5. Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun ad ve soyadı
  6. KİK / 2009

Bono ile çek arasındaki farkla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. İkisi de kanunen emre yazılı senettir.
  2. İkisi de muhatap üzerine çekilmektedir.
  3. İkisinin de hamiline yazılı düzenlenmesi mümkündür.
  4. İkisinin de rehin cirosu ile devri mümkündür.
  5. Her ikisinde de senedin ibraz süresi 10 gündür.
  6. KİK/2009

Aşağıdaki senet tiplerinden hangisi hamiline yazılı olarak düzenlenebilir?

  1. Bono
  2. Poliçe
  3. Makbuz senedi
  4. Varant
  5. İpotekli borç senedi
  6. KPSS/ 2010

Çekle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Çek ham i I i ne yazı 11 düzen lenemez.
  2. Çekten cayılmamışsa muhatap ibraz süresinin geçmesinden sonra dahi çeki ödeyebil
  3. Kısmi ciro geçerlidir.
  4. Çekte ciro keşideci lehine yapılmaz.
  5. Çekte mündemiç faiz kaydı çeki geçersiz kılar.
  6. KPSS/2010

Bonoyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  1. Hamiline düzenlenemez.
  2. Belirli bir günde ödenmek üzere düzenlenen bonolara yazılan faiz şartı yazılmamış

sayılır.

  1. Tahsil cirosunda cirantaya karşı iteri sürülebilecek defiler hamile karşı ileri    sürülebil
  2. Vadenin geçmesinden sonra yapılan ciro alacağın temliki hükümlerini doğurur.
  3. Ciranta bononun tekrar ciro edilmesini yasak edemez.

İlgili Kategoriler

Hukuk Ders Notları


Yorumlar 3

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.