Sigortacılık ve Sigortacılıkta Mali Oranlar

Sigorta, risklerin gerçekleşmesi sonucu doğabilecek zararları gidermek için kullanılan mali araçtır. Sigorta sözleşmesi, sigorta yapılması için hukuken gerekli sözleşmedir. Sigorta şirketi, sigorta işlerinin yönetilmesi, işletilmesi, satışı ile ilgilenen şirkettir. Sigortacılık, bu işlerle ilgilenen meslektir.

İnsanların tüm varlık ve girişimleri risk (riziko) adı verilen belirsizliklerin tehdidi altındadır. Sigorta, risklerin gerçekleşmesi halinde doğan zararı karşılar, böylece geleceğin maddi açıdan belirli hale gelmesini sağlar. Sigorta kişi ve kurumlara güven sağlar, böylece geleceğin planlanmasını mümkün kılar, girişimciliği teşvik eder.

Sigortanın tarihçesi : 14. yüzyılda, Cenevizliler tarihte sigortaya özgü (diğer ticari konuları içermeyen) ilk sözleşmeleri yaptılar.

  1. yüzyıldan itibaren İngiltere‘de ilk sigorta şirketleri kurulmaya başladı. O zamana dek sigorta işi tüccarlar tarafından yapılıyordu. Ancak 1666‘da 13.200 ev ve 87 kiliseyi yok eden Büyük Londra Yangını sonrasında öyle büyük zararlar oluştu ki, sadece yangın sigortası üzerine uzmanlaşan sigorta şirketleri kuruldu. Önemli bir ticaret merkezi olan Londra, bu yüzyıldan itibaren dünya sigortacılığının önde gelen şehri haline geldi.

Türkiye’de sigortacılık : İlk yerel sigorta şirketi, 1893 yılında kurulan Osmanlı Umum Sigorta Şirketi oldu. Türkiye Cumhuriyeti‘nin kurulmasıyla birlikte, milli iktisat anlayışı doğrultusunda, sigortacılık alanında da yerel sermayenin varlık göstermesi için yeni sigorta şirketleri kuruldu.

1929 yılında, sigortacıların meslek kuruluşu olarak Sigortacılar Cemiyeti Daire-i Merkeziyesi kuruldu. Bu kuruluş, bugün de varlığını Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği adıyla devam ettirmektedir.[1]

Sigorta ile ilgili Genel Tanımlar

Reasürans, sigorta şirketlerinin üstlerindeki riskleri tekrar sigortalatarak kendilerini güvence altına almasıdır.

Reasürans işinde uzmanlaşan şirketlere ve bu şirketlerde çalışan reasürans konusunda uzman kişilere reasürör denir.

Eksper, işin uzmanı, işi bilen, değerlendiren, yorumlayan, değer biçen, karar veren kişidir.

Rücu, bir kişinin, hukuken diğerinin yerine geçerek üçüncü kişilere karşı onun haklarını ve sorumluluklarını devralması durumudur.

Sovtaj,  Sigorta ettirilen malın tamamen veya kısmen hasara uğraması halinde malın enkaz kalıntılarının sigorta şirketi adına satılmasıdır.

Broker; Finans piyasalarında alım ve satım işlemlerine belirli bir komisyon ücreti karşılığında aracılık eden, işlemleri taraf olduğu kişi yada kurumlar için görünürde kendi adıyla yapan piyasa uzmanlarına verilen isimdir.

Ikraz; Uzun süreli ve birikimli sigortalarda mevcut olup, sigortalının ileriki yıllarda poliçesinin kar paylı birikim tutarını azami %95’ini yıllık faizle borç alabilmesidir. Ikraz halinde, poliçenin tüm hakları korunur. Sigortalı bir sonraki yıl, borcunu ödemeden o yıla ait ikraz faizini ve bu faiz üzerinden alınacak %5’lik gider vergisini ödemek suretiyle sigortaya devam edebilir. Faiz sigorta şirketi tarafından serbest olarak belirlenir ve peşin alınır.

Dengeleme karşılığı; takip eden hesap dönemlerinde meydana gelebilecek tazminat oranlarındaki dalgalanmaları dengelemek ve katastrofik riskleri karşılamak üzere Müsteşarlıkça belirlenen branşlar için ayrılan karşılıktır

Sigorta sektörünün en sorunlu alanlarından biri olan sigorta muhasebesi ve mali analizi konusunda maalesef çok sayıda yazılı yayın bulunmamaktadır. Bu alanda birçok yeni gelişmenin,Dünya ile entegrasyonu en yüksek sektörlerden biri olan sigorta sektöründe anında etki yaratması gerekirken, maalesef  bu etki için çoğunlukla yıllarca beklenmektedir.

Örneğin, Dünyada çok yaygın olarak kullanılan merdiven sistemine göre muallak hasar karşılığı ayırma sistemi,ülkemizde  daha yeni gündeme gelmektedir.

Muallak hasar karşılığı; Şirketler, tahakkuk etmiş ve hesaben tespit edilmiş ancak daha önceki hesap dönemlerinde veya cari hesap döneminde fiilen ödenmemiş hasar ve tazminat bedelleri veya bu bedel hesaplanamamış ise tahmini bedelleri ile gerçekleşmiş ancak rapor edilmemiş hasar ve tazminat bedelleri için muallak hasar ve tazminat karşılığı ayırmak zorundadırlar.

AKTÜERYAL ZİNCİRLEME MERDİVEN METODU (AZMM)

Geçmiş hasar verileri baz alınarak pek çok hesaplama yöntemi bulunmakla birlikte, ülkemizde beş farklı yöntemle muallak hasar karşılığı hesaplaması yapılması öngörülmüştür.

Bunlar;

  1. Standart Zincir,
  2. Hasar/Prim,
  3. Cape Cod,
  4. Frekans/Şiddet,
  5. Munich Zinciri Yöntemleridir.

MUALLAK HASAR TÜRLERİ

 Meydana Gelmiş ve Bildirilmiş (Incurred and Reported)

 Meydana Gelmiş Fakat Henüz Bildirilmemiş (IBNR. Incurred But Not Reported)

 Henüz Meydana Gelmemiş (ortaya çıkmamış) Fakat Sebepleri Ortaya Çıkmış (RBNI:Reported But Not Incurred) şeklindedir.

Aynı şekilde AB üye ülkelerinde yıllarca uygulanan devam eden riskler karşılığı (unexpired risk reserve) mevcut mevzuatımızda geç yer almıştır.

 

Devam eden riskler karşılığı;Sigorta sözleşmesinin süresi boyunca üstlenilen risk düzeyi ile

kazanılan primlerin zamana bağlı dağılımının uyumlu olmadığı kabul edilen sigorta branşlarında, ayrıca kazanılmamış primler karşılığının şirketin taşıdığı risk ve beklenen masraf düzeyine göre yetersiz kalması halinde ayrılır.

Şirketler devam eden riskler karşılığı ayırırken, yürürlükte bulunan sigorta sözleşmeleri dolayısıyla ortaya çıkabilecek tazminatların ilgili sözleşmeler için ayrılmış kazanılmamış primler karşılığından fazla olma ihtimaline karşı, her hesap dönemi itibarıyla, son 12 ayı

kapsayacak şekilde yeterlilik testi yapmak zorundadır.

Bu test yapılırken, net kazanılmamış primler karşılığının beklenen net hasar prim oranı ile çarpılması gerekmektedir.

Net Gerçekleşen Hasar = Gerçekleşmiş hasarlar (muallak tazminatlar (net) + ödenen

tazminatlar (net) – devreden muallak tazminatlar (net))

Net Kazanılmış Prim = Kazanılmış Primler (yazılan primler (net) + Devreden Kazanılmamış Primler karşılığı (net)- Kazanılmamış Primler Karşılığı (net))

Beklenen net hasar prim oranı = Net Gerçekleşen Hasar / Net Kazanılmış Prim

Müsteşarlıkça belirlenecek branşlar için beklenen hasar prim oranının % 95’in üzerinde olması halinde, % 95’i aşan oranın net kazanılmamış primler karşılığı ile çarpılması

sonucunda bulunan tutar o branşın devam eden riskler karşılığı olarak hesaplanır.

Şirketler kendi tarifelerini hazırlama ve güncelleme aşamasında devam eden riskler karşılığı tutarını dikkate almak zorundadır.

TAHSİLAT VE TEKNİK KARLILIĞI  ÖLÇEN RASYOLAR

 

A.Tahsilat Oranı:

Tahsilat oranı, sigorta şirketlerinin hem acente hem de genel bazda prim tahsilatındaki başarısını ölçmektedir. Sigorta sektöründe çoğunlukla kullanılan tahsilat oranı aşağıdaki gibidir:

Tahsilat Oranı = Tahsilat / Prim Alacakları

Tahsilat Oranı = D.Başı Prim Alacakları + (Yazılan Primler − Ödenen Komisyonlar) − D.Sonu Prim

Alacakları / D.Başı Prim Alacakları + (Yazılan Primler − Ödenen Komisyonlar)

Bu oranın yerine Ariyere oranı da kullanılabilir. Ariyere oranı, bir önceki dönemden devreden

prim alacakları ile cari dönem prim istihsalinin toplamının yüzde kaçının cari dönem içinde tahsil edilemediğini ifade eder.

Ariyere Oranı = D.Sonu Prim Alacakları / D.Başı Prim Alacakları + (Yazılan Primler – Ödenen Komisyonlar)

Ariyere Oranı = 1 − Tahsilat Oranı

Bu oranlar, toplam prim alacağının ilgili tarihi itibarıyla ne kadarının tahsil edildiğini veya edilmediğini gösterir. Diğer bir deyişle, bu tahsilat oranında vadesi gelsin veya gelmesin bütün prim alacakları dikkate alınmaktadır. Ancak, bu oranlar bir sigorta şirketinin gerçek tahsilat durumunu göstermez. Zira tahsilatta önemli olan husus, tahsil etmemiz gereken tutarın ne kadarını tahsil edebildiğimizdir.

Dolayısıyla söz konusu oranın tek başına pek anlamı olmadığı için gerçek tahsilat

oranı olarak kullanılamaması gerekmektedir. Gerçek tahsilat durumunun belirlenmesi için tahsilat oranının aşağıdaki gibi oluşturulması gerekmektedir:

Tahsilat Oranı = Tahsilat / Vadesi Gelmiş Prim Alacakları

Tahsilat Oranı = D.Başı Prim Alacakları + (Yazılan Primler − Ödenen Komisyonlar) − D.Sonu

Prim Alacakları / D.Başı Prim Alacakları + (Yazılan Primler − Ödenen

Komisyonlar) − D.Sonu Vadesi Gelmemiş Prim Alacakları

Bu oran, vadesi gelmiş alacağın ilgili tarih itibarıyla ne kadarının tahsil edilebildiğini gösterir.

Acentelik sözleşmelerine göre Aralık ayının son haftasında tahsil edilecekleri hariç bütün vadesi gelmiş prim alacaklarının dönem sonu itibarıyla şirkete intikal ettirilme mecburiyetinden dolayı acentelerin prim tahsilat oranının normalde %98 civarında olması gerekmektedir.

Sonuçta, tahsilat oranı hesaplanırken, şirket prim alacaklarının ne kadarının muaccel olup olmadığının dikkate alınması gerekmektedir. Farklı sigorta şirketlerin tahsilat oranları karşılaştırılırken de bu husus göz önünde bulundurulmalıdır. Örneğin, tahsilat oranları eşit olan iki şirketten, muaccel alacağı daha az olan (prim üretimi ağırlıklı olarak yılın son aylarında yoğunlaşan) şirketin tahsilat başarısı daha yüksektir. Ancak, sigorta şirketlerinin bilançolarında prim alacaklarının vade durumu gösterilmediği için tahsilat oranı bilanço verilerine göre hesaplanamaz. Bu itibarla, sigorta şirketlerinin prim alacaklarının vade durumlarının dipnotlarda açıklanmasının istenmesi gerekmektedir.

 

  1. Teknik Kârlılık ve Bileşik Oran:

Son yıllarda sigorta sektöründe başarının tek ölçüsü prim istihsali gibi gösterilmeye başlanmıştır.

Oysa aslında prim istihsalinin tek başına pek bir anlamı olmadığı, bunun yanında şirket kârlılığı ve sermaye yeterliliğinin olması gerekmektedir. Şirket kârlılığının en önemli unsuru da kuşkusuz teknik kârlılıktır.

Sigorta sektöründe teknik kârlılığı ölçen en iyi rasyo bileşik rasyodur. Operasyon Rasyosu da

denilen bu oran, toplam hasarla birlikte genel giderlerin toplam kazanılmış prim gelirleri ile mukayesesi sonucu teknik olarak kâr elde edilip edilmediğini gösterir. Diğer bir deyişle, bu oran “1 liralık prim geliri için kaç liralık gider yapıldığını” göstermektedir. Bu oranın hesaplanması için öncelikle hasar prim oranının belirlenmesi gerekmektedir.

 

Hasar Prim Oranı:

Hasar prim oranı, cari dönemde “gerçekleşen hasarların kazanılmış primlere oranı” şeklinde hesaplanmaktadır.

Bu oranın tespitinde; IBNR, muallak yeterlilik farkı dâhil muallak hasarların ve kazanılmamış

prim tutarının güvenilir bir şekilde ölçülmesinin önemi büyüktür. Ayrıca, bu oranda genel

durumun tespiti için brüt tutarların veya şirketin kendisine yansıyan durumun tespiti için şirketin uhdesinde kalan (konservasyon) tutarların ayrı ayrı kullanılması gerekmektedir.

Ancak, kazanılmış primin hesaplanış tarzından dolayı bu oran ülkeler arasında farklı sonuçlar verebilir.

Kazanılmış prim, normalde yazılan primlerden kazanılmamış primlerin (KPK) çıkartılması

ile bulunur. Kazanılmamış primler karşılığı,yönetmelikte “Şirketler matematik

karşılık ayrılan sigorta sözleşmeleri hariç diğer sözleşmeler için kazanılmamış primler karşılığı ayırmak zorundadır”şeklinde yer almaktadır. Ancak, KPK’yı hesaplarken istihsal giderlerinin brüt primden indirilmesi veya indirilmemesi durumuna göre iki farklı sonuç ortaya çıkmaktadır. KPK’nın brüt esaslı ve net esaslı ayrılması diye tanımlayabileceğimiz bu durum aşağıda anlatılmıştır.

Bu konuya geçmeden önce ;Sigortacılıkta matematik karşılıklar, sigortalılardan alınan primler üzerinden hesaplanan karşılıklar ile bu şekilde ayrılan karşılıklara yürütülen faizler olmak üzere iki kısımdan meydana gelmektedir. Başka bir ifade ile bu karşılıklar, kendine ait giderleri olan bir fondur. Matematik karşılıklar, her sigorta sözleşmesi üzerinden ayrı ayrı olmak üzere, sigorta aktüerya hesaplarına göre ve belirli istatistiki veriler dikkate alınarak hesaplanmaktadır. Sigortacılık mevzuatına göre hesaplanan matematik karşılıklar kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınmaktadır.

Ayrıca hayat ve hayat dışı branşında faaliyet gösteren şirketler bir yıldan uzun süreli hayat, sağlık ve ferdi kaza sigorta sözleşmeleri için sigorta ettirenler ile lehdarlara olan yükümlülüklerini karşılamak üzere aktüeryal esaslara göre yeterli düzeyde matematik karşılık ayırır.

Bir yıldan uzun süreli hayat sigortalarına ek olarak bir yıldan uzun süreli ferdi kaza, sağlık, hastalık sonucu maluliyet ve tehlikeli hastalıklar teminatının verildiği hallerde; hayat sigortaları matematik karşılık tutarı ek teminatlara ilişkin aktüeryal esaslara göre hesaplanan matematik karşılık tutarını da içerecek şekilde hesaplanır.

 

  1. a) Brüt Esaslı KPK’ya göre H/P Oranı:

Dünyada çoğunlukla yazılan ve reasürörlere devredilen primlerin ertesi dönemlere sarkan kısımları gün esasına göre hesaplanarak kazanılmamış primler karşılığı ve KPK reasürör payı olarak, sigorta aracılarına ödenen komisyonların da dahil olduğu istihsal giderlerinin ertesi dönemlere sarkan kısımları aktifte “ertelenmiş istihsal giderleri (deferred acquisition costs-DAC)” ve alınan reasürans komisyonlarının ertesi dönemlere sarkan kısımları ise pasifte “gelecek aylara ait gelirler” olarak gösterilmektedir. Dolayısıyla bu ülkelerde H/P Oranı için sadece brüt yazılan prim ve brüt KPK’lar alınmaktadır.

Hasar Prim Oranı = Gerçekleşen Hasarlar

Kazanılmış Primler

Hasar Prim Oranı= Ödenen Tazminatlar + Mual.Hsr Karşılığı – Dvr.den Mual.Hasar Karşılığı

                Yazılan Prim + Devreden Brüt KPK – Brüt KPK 

H/P Oranı, bize bir sigorta şirketinin teknik kârlılığı konusunda genel bir fikir vermekle birlikte gerçek teknik kârlılık durumunu tek başına göstermez. Bunun içinde mutlaka “1liralık prim geliri için hasar giderleri dışındaki diğer giderlerin” dikkate alınması gerekmektedir.

Masraf prim oranı, istihsal giderleri, diğer faaliyet giderleri ve masraflarının kazanılmış primle ilişkisini ölçer. İstihsal giderleri ise poliçelerin tanzimine ilişkin komisyonları, işlemin tamamlanması veya poliçenin portföye alınması giderleri gibi direkt giderlerle birlikte reklam giderler(advertising cost) veya poliçe ve teklifname hazırlanmasına ilişkin yönetim giderleri (administrative expenses) gibi dolaylı giderleri kapsamaktadır. Diğer bir değişle, aracı komisyonu, şirket satış masrafları ve diğer ilişkili masraflardan oluşmaktadır.

Masraf  Prim Oranı = Faaliyet Giderleri / Kazanılmış Prim

Masraf  Prim Oranı =       Personel Giderleri + Yönetim Giderleri + İstihsal Giderleri

Yazılan Prim + Devreden Brüt KPK – Brüt KPK

Sonuçta bütün gelir ve gider unsurlarını ihtiva edecek olan aşağıdaki oranın hesaplanması gerekmektedir.

Bileşik Oran = H/P Oranı + Masraf Oranı

Diğer taraftan, sigorta şirketlerinin gerçek performansının ortaya çıkartılması için reasürör paylarının arındırılması sonucu bulunan net tutarlar üzerinden Hasar/Prim Oranının

hesaplanması gerekmektedir.

Net Hasar/Prim Oranı = Gerçekleşen Hasarlar – Reasürör Payı / Kazanılmış Primler -Reasürör Payı

Konservasyonda Kalan Ödenen Tazminatlar + Konservasyonda Kalan

MHK − Devreden Konservasyonda Kalan MHK

Net Hasar/Prim Oranı =

Konservasyonda Kalan Yazılan Prim +Konservasyonda Kalan

Devrede  KPK − Konservasyonda Kalan KPK

Personel Giderleri+Yönetim Giderleri +Komisyon  Farkı(Ödenen                                               Net Masraf Oranı=                                     Komisyonlar-Alınan Komisyonlar)

Konservasyonda Kalan Yazılan Prim+Konservasyonda Kalan Devreden

KPK-Konservasyonda Kalan KPK

Sonuçta, net bileşik oranı aşağıdaki gibi olacaktır:

Net Bileşik Oran = Net H/P Oranı + Net Masraf Oranı

 

  1. b) Net Esaslı KPK’ya göre H/P Oranı:

Ülkemizde KPK yazılan primden ödenmiş komisyon çıkartılarak bulunan tutar üzerinden “net”olarak ayrılmaktadır. Bununla birlikte, ülkemizdeki KPK’nın bu farklı ayırma esası, H/P Oranı hesaplanırken dikkate alınmamıştır. Şöyle ki, sektörümüzde H/P Oranı formülü aşağıdaki gibidir.

Ödenen Tazminatlar + Mual.Hasar Karşılığı – Devreden Mual.Hasar

Hasar Prim Oranı=                                                             Karşılığı

Yazılan Prim + Devreden Net KPK (Brüt KPK − Ertelenmiş Ödenen

Komisyonlar) – Net KPK (Brüt KPK − Ertelenmiş Ödenen Komisyonlar)

Yukarıda da görüleceği üzere, KPK’lar ertelenmiş ödenmiş komisyonlar çıkarılıp “net” olarak

almış iken, primler brüt olarak alınmıştır. Bu durumun düzeltilmesi için de ya KPK’ların da brüt üzerinden ayrılması ya da yazılan primlerden ödenen komisyonların düşürülmesi gerekmektedir.

Ülkemizde sigorta şirketleri mevzuat gereği net esasa göre KPK ayırmaktadırlar. Bu itibarla brüt KPK’yı bulmak için, ertelenmiş komisyon tutarının KPK oranı ile çarpılması sonucu bulunan tutarın net KPK’ya ilave edilmesi ya da KPK’nın yazılan primlerden komisyonlar indirilmeden brüt olarak hesaplanması gerekmektedir.

Bahsi geçen ertelenmiş komisyon tutarı, KPK’ya tabi olmuş primler için ödenen komisyon tutarıdır. Diğer bir deyişle, yürürlükte olmayan poliçeler ile KPK kapsamı dışında tutulan teminatlar için ödenen komisyonlar dikkate alınmamalıdır. Bununla birlikte, aslında ödenen komisyonların yerine AB üye ülkelerinde olduğu gibi “bütün istihsal giderlerinin” gelecek dönemlere sarkan (ertelenen) kısımlarının hesaplanması öngörülmelidir. KPK oranı ise KPK/KPK Matrahı (yazılan prim komisyon) şeklinde belirlenir

Ancak, brüt KPK hesaplanamaması halinde mecburen yazılan primlerden bütün ödenen komisyonların düşürülmesi suretiyle “Brüt Hasar/Net Prim Oranı” hesaplanmalıdır. Buna göre bu oran şöyle olmalıdır:

REASÜRÖR

Hasar Prim Oranı =           Ödenen Tazmi.+Mual.Hasar.Karş- Devreden Mual.Hasar Karşılığı

     Net Yazılan Prim (Yazılan Prim – Verilen Komisyonlar) + Devreden NetKPK (Brüt KPK − Ertelenmiş Ödenen Komisyonlar) – Net KPK (Brüt KPK− Ertelenmiş Ödenen Komisyonlar)

 

Sonuçta, ülkemizdeki mevzuat nedeniyle H/P Oranında paydada brüt kazanılmış prim yerine net kazanılmış prim alındığında H/P Oranı, “Gerçekleşen Hasar Tutarı/Net Kazanılmış Prim” şeklinde gerçekleşir

Diğer taraftan, bileşik rasyo hesaplanırken masraf oranı ile H/P Oranının paydalarının aynı olması gerektiğinden masraf oranında da net kazanılmış prim dikkate almalıdır.

Personel Giderleri + Yönetim Giderler

Masraf Oranı =

Net Yazılan Prim (Yazılan Prim – Verilen Komisyonlar) + Devreden Net KPK

(Brüt KPK − Ertelenmiş Ödenen Komisyonlar) – Net KPK (Brüt KPK−

Ertelenmiş Ödenen Komisyonlar)

 

Diğer taraftan, net tutarlar üzerinden Hasar/Prim Oranının hesaplanması ise şöyle olmalıdır

Konservasyonda Kalan Ödenen Tazminatlar + Konservasyonda Kalan                                                               MHK−Konservasyonda Kalan Devreden MHK

Net H/P Oranı=

Konservasyonda Kalan Net Prim (Konservasyonda Kalan Prim−Net Komisyon2)

+ Konservasyonda Kalan Devreden Net KPK−Konservasyonda Kalan Net KPK

 

Personel Giderleri+Yönetim Giderleri

Net Masraf Oranı=

Konservasyonda Kalan Net Prim (Konservasyonda Kalan Prim − Net

Komisyon) + Devreden Konservasyonda Kalan Net KPK − Konservasyonda

Kalan Net KPK

 

Diğer bir deyişle, komisyonlar çıkartıldıktan sonra kalan prime karşın ne kadar masraf yapıldığı ölçülmektedir. Bu oran, şirketin hasar haricinde yapmış olduğu masrafların net kazanılmış prime oranı diye yorumlanabilir. Sonuçta bütün gelir ve gider unsurlarını ihtiva edecek olan aşağıdaki oranın hesaplanması gerekmektedir.

Net Bileşik Oran = Net H/P Oranı+Net Masraf Oranı

Bir örnek yardımıyla yukarıda anlatılan farklı uygulamalar rakamsal olarak aşağıda gösterilmiştir:

REASÜR

Prim 1000
Ödenen Komisyon 200
Hasar 500
Genel Giderler 100
Kazanılmamış Gün Oranı %50
AB Türkiye Öneri
Prim 1000 1000 1000
Kazanılmamış Prim 500 400 400
Kazanılmış Prim 500 600 600
Ödenen Komisyon 200 200 200
Ertelenmiş Komisyon Gideri 100 0 0
Hasar 500 500 500
Genel Giderler 100 100 100
Zarar -200 -200 -200
Hasar Prim Oranı %100,0 %83,3 %125,0
Masraf Prim Oranı %40,0 %50,0 %25,0
Birleşik Oran (HPO+MPO) %140,0 %133,3 %150,0
Fark %-6,7 %10,0

Dikkat edildiği üzere uygulanan bileşik rasyo en düşük oranı vermekte, komisyonlar

çıkartıldığı için de en yüksek rasyoda önerdiğimiz oranda ortaya çıkmaktadır. Ancak, bir duruma farklı şekilde bakan birinci oran ile üçüncü oranın mantıksal bir altyapısı var iken ülkemizde uygulanan kinci oran için aynı şey söylenemez. Diğer taraftan ülkemizdeki H/P Oranının AB ülkelerinden farklılığını önlemek için mutlaka KPK’nın brüt esas üzerinden ayrılmasının öngörülmesi gerekmektedir.

H/P Oranların hesaplamasında dikkat edilecek diğer hususlar;

  • Yazılan ve devredilen prim olarak, prim olma özelliği taşıyan rakamlar esas alınmalıdır. Bu itibarla,yazılan primlerden DASK ve yeşil kart poliçelerine ait primler ile asistans hizmetlerine ilişkin alınan ücretlerin (ve bunlara ait KPK’ların) arındırılması gerekmektedir. Ayrıca, komisyonlara verilen bütün ek komisyonlar ile alınan bütün ajustman komisyonları vs. dâhil edilmelidir.Şirketlerin retrosesyon işlerinin (Kararname Pool’u, Yeşil Kart Pool’u vs.) verilerinin de ayrıştırılarak ayrıca değerlendirilmesinde fayda bulunmaktadır.
  • Hasar prim oranının yükselmesi, sigorta fiyatlarının azaldığını ve/veya hasar maliyetlerinin yükseldiğini gösterir. Dolayısıyla bu durumun öncelikle hasar maliyeti kaynaklı mı yoksa prim kaynaklımı oluştuğu ve ayrıca geçici veya kalıcı bir durum taşıyıp taşımadığı hususları önemlidir. İlgili dönemde büyük veya katastrofik hasarların bulunup bulunmadığı göz önüne alınmalıdır.
  • Şirketin, gerçek teknik durumunun görülmesi için H/P Oranında “Net Vuku Bulmuş Hasar/Net Kazanılmış Prim” formülünün esas alınması gerekmektedir. Ancak ilgili branşta genel görünümü görmek için de mutlaka brüt değerler üzerinden hesaplanan H/P Oranlarına da bakılması gerekir.

Ayrıca, bu iki esasla bulunan H/P Oranlarının karşılaştırılması durumunda, şirketin genel reasürans maliyeti ve reasürans politikalarının başarısı da görülebilir.

  • H/P Oranlarının her dönem sonunda hesaplanması gerekmektedir. Ara dönemlerin H/P Oranları ile cari dönemin H/P Oranı tespit edilirken; mutlaka ilgili dönem verilerinin (dönem başı ve dönem sonu verileri) kullanılması ve oranlama (proportion) gibi yöntemlerin kullanılmaması gerekir.

Sektörde başarı ölçüsü olarak prim üretim rakamı yerine kârlılık ve sermaye yeterliliğinin öne

çıkartılması ve bu çerçevede teknik kârlılığın önemine uygun faaliyette bulunulması gerektiği düşünülmektedir.

Ayrıca, sektörde prim tahsilatının daha sağlık ve hızlı bir sisteme kavuşturulması için yasal ve idari bazı düzenlemelerin yapılmasına gerek duyulmaktadır. Diğer taraftan, tahsilat oranı hesaplanırken, bütün prim alacaklarının yerine vadesi gelmiş prim alacaklarının dikkate alınması; hasar prim oranı hesaplanırken, kazanılmamış primlerin brüt alınması, bunun sağlanamaması halinde ise primlerden komisyonların indirilmesi gerekmektedir.

Sigorta teknik karşılıkları içersinde birde ikramiye ve indirimler karşılığı yer almaktadır.

İkramiye ve indirimler karşılığı;Cari dönemde yaşayan poliçelere ilişkin olarak sigortalıya müteakip dönemlerde yenilemeye bağlı olmaksızın bir ikramiye veya indirim taahhüdünde bulunulduğu takdirde ayrılması gereken karşılıktır. Sigorta şirketlerinin ikramiye ve indirim uygulamasına gitmesi durumunda, cari yılın teknik sonuçlarına göre sigortalılar ve lehdarlar için ayrılan ikramiye ve indirim tutarlarından oluşur.İkramiyeler ve indirimler cari hesap dönemi içinde lehdar veya sigortalının lehine tahakkuk etmiş ve ödenmiş ya da ödenecek tüm

tutarları kapsar.Bu ödeme sigortalının ilerideki primlerinden indirim yapılması veya

matematik karşılıklarında artırım yapılması şeklinde gerçekleştirilir.Şirketler, taahhütte bulundukları ikramiye ve indirim tutarlarını sözleşmede belirtmek zorundadırlar.

REASÜRÖR

İlgili Kategoriler

Muhasebe Ders Notları


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.