Otomatik Stabilizatörin çeşitleri?

Otomatik Stabilizatör: Bir ekonomiyi dengeye kavuşturmak için hiçbir iradi ve yasal işleme gerek kalmadan durgunluk döneminde bütçe açığının, enflasyon döneminde bütçe fazlasının kendiliğinden yaratılmasını sağlayan, kamu gelirleri ve kamu harcamaları arasında yer alan mali araçlara denir. *Vergi hasılatındaki otomatik değişmeler: Ekonominin genişleme dönemlerinde artan oranlılık dolayısıyla vergi hasılatı artmaktadır. Dolaysız vergilerin en önemlisi gelir vergisidir. Kişiler gelirleri arttıkça artan oranlılık dolayısıyla daha fazla oranda vergi öderler. Vergi hasılatı matrahtaki artıştan daha hızlı arttığı için kişiler harcamaları kısma yoluna giderler.(Gelirlerinin artmasına rağmen) Tüketim ve yatırım harcamalarını arttırmazlar. Böylece devletin vergi hasılatı artışı yanında kişilerin harcamaları düşeceğinden artan oranlı tarifesi enflasyonu düşürücü etkisi oluşacaktır. Ekonominin daralma dönemlerinde ise vergi yükümlüleri gelirlerin azalmasına karşın ortalama vergi oranı düştüğü için ödedikleri vergiler gelirlerindeki düşmeden daha büyük bir oranda düştüğü için (artan oranlı tarife dolayısıyla) tüketim ve yatırım harcamaları azaltmamakta, büyük ölçüde devam ettirebilmektedir. Şahsi gelir vergisinin otomatik stabilizatörlük fonksiyonunu yerine getirebilmesi için; 1-Her türlü kazancı vergilendirilen genel bir vergi olacak. 2-Kaçakçılık az olacak. 3-Tarifesi dik artan oranlı olacak. 4-Geniş ölçüde kaynakta kesme usulüne göre alınmalı. 5- Vergiyi ödeyenlerin çoğunun yüksek gelir grubunda olmalıdır. 6-Vergi götürü usulde tahsis edilmemeli. *İşsizlik sigorta pirimleri ve yardımları: Ekonominin refah dönemlerinde işsiz sayısı az olduğundan işsizlik sigorta primleri birikmekte bunlar bir fonda biriktirilmektedir. Buna karşılık ekonominin deflasyonist eğilimler içerisinde olduğu durumlarda da işsizlik sayısı artacaktır. Refah dönemlerinde biriken işsizlik sigorta fonuyla bu kesim sübvanse edilerek işçilerin gelirlerinin kesintiye uğraması önlenmekte talep yetersizliği beklenenden daha az gerçekleşmektedir. *Toprak mahsullerine ödenen mali yardımlar: Tarım ürünlerinin fazla veya noksan oldukları zamanlarda fiyat dalgalanmalarına karşı üreticiler zarar görür. Bu durumu önlemek üzere mahsulün bol olduğu yıllarda devlet ürün fazlasını üreticiden satın alarak stoklarına atar. Ürünün kıt olduğu yıllarda da stokları piyasaya sürerek fiyat dalgalanmalarının önüne geçilir. *Kurum ve aile tasarrufları: Gelirlerinin arttığı dönemlerde bir kısmını tasarruf eden aile veya kurumlar, zorlukla karşılaştıkları zaman tüketimini kısmayarak ihtiyaçlarını bu tasarruflardan gidermiş olurlar. *Ekonominin stoklarında artış yada azalmalar: Rekabetçi piyasa ekonomisinde imalatçı ve üreticiler belirsiz alıcılar için üretim yaparlar. Bu nedenle de en az düzeyde de olsa stok halinde mal bulundurulmaktadır. Dolayısıyla piyasada söz konusu mala talep fazla artış gösterirse artan talep stoklardan karşılanır. Böyle bir durumda üretici daha fazla mal üretme çabasında olmadığı gibi mevcut stoklar artan talebi karşıladığından bu sırada malın fiyatında da yükselme gözlenmez. Diğer yandan söz konusu malın talebi piyasada düştüğünde üretici üretimi kısmaz ya da kesmez, normal üretimine devam eder. Sadece stoklarda bir yükselme gözlenir. Mevcut stok düzeyindeki artış ve azalışlar kendiliğinden istikrarı koruyucu ve ekonomik dengeyi sağlayıcı bir etki yaratmaktadır.

OKUMALI:  Doğal işsizlik nedir?

İlk yorumu siz yapın

Yorum yapın

E-posta adresiniz başkaları tarafından gözükmeyecektir.