Devreden KDV’nin İadesi


DEVREDEN KDV’nin İADESİ 

Türkiye’de Katma Değer Vergisi Mükelleflerini ilgilendiren devrim niteliğinde bir kanun değişiklik teklifi TBMM’ye gönderildi.

Söz konusu teklifte küçük esnaftan büyük şirketlere kadar vergi mükelleflerinin neredeyse tamamını ilgilendiren köklü bir değişikliğe gidiliyor. (Basit Usul Mükellefler Hariç)

Normalde işleyen süreç şu şekildeydi, Katma Değer Vergisi mükellefleri bir KDV döneminde mal ve hizmet alımı nedeniyle belirli bir KDV yüklenimi içerisine girerler ve o dönemde satışlar alışları karşılamaz ise aradaki fark devir KDV olarak bir sonraki KDV dönemine devrederdi. Aşağıda örnek olarak hazırladığımız bir KDV tablosu ile konuyu daha net bir şekilde anlaşılır hale getireceğiz.

DÖNEMİ TOPLAM HESAPLANAN KDV İNDİRİMLER TOPLAMI ÖDENMESİ GEREKEN KDV SONRAKİ DÖNEME DEVREDEN KDV
OCAK 10.000,00 18.000,00 0,00 8.000,00


Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere “Sonraki Döneme Devreden KDV” sütununda yer alan tutar (8.000,00 TL) normal şartlarda sonsuza kadar devam ediyordu. Hatta mükellef mükellefiyetini terk etse bile o şekilde kalıyordu. İade hakkı olmuyordu. Kanun yasalaşırsa talep edilmesi halinde iade edilebilecek. 3 ay içinde iade edilmeyen KDV tutarına faiz’de işletilecek.

Devreden KDV’nin iadesine ilişkin Devir KDV iade raporunu meslek mensuplarından hangilerinin tanzim edeceği ise tartışma konusu olmuş durumda. Normal şartlarda KDV İdare Raporu düzenlemeye yetkili tek meslek mensubu Yeminli Mali Müşavirler’dir. Fakat çok yüksek sayıda Devir KDV İadesi talep edileceği ve Yeminli Mali Müşavirlerin bu talebi karşılayacak sayıda olmadıkları öngörülüyor. Bu durumda Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlere Devir KDV İade Raporu düzenleme yetkisi verilip verilmeyeceği merakla bekleniyor.


3065 SAYILI KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ

MADDE 1 – 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 29 uncu maddesinin 2 numaralı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“2. Bir vergilendirme döneminde indirilecek katma değer vergisi toplamı, mükellefin vergiye tâbi işlemleri dolayısıyla hesaplanan katma değer vergisi toplamından fazla olduğu takdirde, aradaki fark mükellefin talebi halinde iade edilir. İade talebinde bulunmayanlarda bu fark sonraki dönemlerde indirilmek üzere devrolunur.

Bakanlar Kurulu, bu fıkra uyarınca iade edilecek vergi için bir alt sınır belirlemeye, nakden iade yerine iade talebinde bulunan mükelleflerin vergi ve sosyal sigorta prim borçları ile genel ve katma bütçeli idareler ile belediyelere olan borçlarına ya da döner sermayeli kuruluşlar ile sermayesinin % 51 ’i veya daha fazlası kamuya ait olan veya özelleştirme kapsamında bulunan işletmeler ile organize sanayi bölgelerinden temin ettikleri mal ve hizmet bedellerine ilişkin borçlarına mahsuben ödenmesi zorunluluğu getirmeye, iade hakkını amortismana tabi iktisadi kıymetler dolayısıyla yüklenilen katma değer vergisi ile sınırlı olmak üzere kaldırmaya; Maliye Bakanlığı, bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

MADDE 2 – 3065 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“Geçici Madde 39 – 28 inci madde uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup teslim ve hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminden Aralık 2017 vergilendirme dönemi sonuna kadar indirilemeyen vergi, 29 uncu maddenin bu Kanunla değiştirilmeden önceki 2 numaralı fıkrası hükümlerine göre iade edilir.”

MADDE 3 – Bu Kanun 1/1/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayınlandığı tarihte yürürlüğe girer.

MADDE 4 – Bu Kanunu Bakanlar Kurulu yürütür.

MADDE GEREKÇESİ:

Dünyada 162 ekonomide uygulanan ve Avrupa Birliğinin ortak bir gider vergisi olan katma değer vergisi (KDV), ülkemizde 1985 yılında yürürlüğe girmiş olmasına rağmen mükelleflerin girdileri nedeniyle yüklendiği vergilerin satışları nedeniyle hesapladıkları vergiyi aşması halinde aşan kısmın, teslim ve hizmetleri indirimli orana tabi olanlar dışında, iadesine imkân verilmemekte, sonraki dönemlerde indirim konusu yapılmak üzere devretmektedir.

Satış ve kullanım amacı, arsa değeri, tüketim biçimi gibi çeşitli ölçülere göre oran farklılaştırılması nedeniyle mali tarafsızlık ilkesinin önemli ölçüde bozulduğu Türk KDV sisteminde gerek düşük satışlar nedeniyle tahsil ettiği KDV’si yetersiz kalan gerek başlangıçta çok büyük yatırımlar nedeniyle yüksek KDV yüküyle karşılaşan işletmelerin devreden KDV yükü, bu işletmelerin mikro ekonomik maliyetlerinin yanı sıra makroekonomik olarak da işsizliği, faizi ve enflasyonu artırmaktadır.

Gelişmiş ülkelerle yükselen ekonomilerde tipik olarak daha yüksek seyreden KDV iadelerinin toplanan KDV’ye oranı, ülkeden ülkeye, bölgeden bölgeye değişmektedir. Bu durum aşağıda, Tablo-1’de, 1998-2001 yılları için bazı ülkeler/bölgeler için iade edilen KDV’nin toplam KDV hasılatına oranlarından da görülmektedir.

Tablo-1: Ülke ve Bölgeler İtibarıyla Toplam KDV Hasılatı İçinde KDV İadelerinin Payı (%)

Ülke/bölge Pay (%) Ülke/bölge Pay (%)
Slovak Cumhuriyeti 53,9 Kanada 50.3
Hollanda 50,0 Yeni Zelanda 35,5
Letonya 49,1 Güney Afrika Cumhuriyeti 39,5
İsveç 48,6 Meksika 32,1
Macaristan 48,2 Latin Amerika 17,1
İngiltere 40,9 Ukrayna 24,1
İrlanda 24,9 Rusya 44,6
Romanya 24,7 Doğu Avrupa Ortalaması 36,8
Bulgaristan 21,5 Ortadoğu ülkeleri 16,2
AB Ortalaması 38,1 Mozambik 2.1
Kamboçya 2.2

Yukarıdaki Tablodan gelişmiş ülkelerde KDV iade oranının da yükseldiği, AB ortalamasının % 38,1 ve Doğu Avrupa ülkeleri ortalamasının ise % 36,8 olduğu görülmektedir. Türkiye’de aynı dönemde en düşük % 16,41 % 16,41, en yüksek % 24,32 oranında gerçekleş en KDV iade oranı sonraki yıllarda artmakla birlikte, aşağıdaki tablo-2’den de görüleceği üzere, 2017 yılı sonunda ulaştığı % 32,86 oranı hala 16 yıl önceki AB ortalamasının altındadır.

Tablo-2: Türkiye’de KDV Hasılatı ve KDV İadesi (Milyon TL)

KDV İade/Hasılatı/Yıl 2014 2015 2016 2017
Toplam KDV İadesi 28.006,00 32.773,87 37.985,90 50.999,89
Dahilde alınan KDV İadesi 28.003,37 32.764,36 37.979,41 50.989,63
ithalde Alınan KDV İadesi 2,62 9,52 6,49 10,26
Toplam KDV Hasılatı 104.445,34 121.070,30 130.822,45 155.220,60
Dahilde alınan KDV 39.625,76 46.424,50 53.986,88 55.582,59
ithalde alınan KDV 64.819,58 74.645,81 76.835,58 99.638,01
KDV iadesi/KDV Hasılatı (%) 32,86 29,04 27,07 26,81


“Belli bir vergilendirme döneminde, yüklendiği KDV miktarı tahsil ettiği KDV’yi aşanlar, ilgili üye ülkenin belirleyeceği şartlar çerçevesinde aşan miktarın iadesini isteyebilir veya sonraki döneme devredebilir.
AB’de yüklenilen verginin tahsil edilen KDV’yi aşması halinde aşan tutarın iade edilmesine yönelik olarak bağlayıcı bir direktif bulunmamakla birlikte KDV indirim ve iadelerine ilişkin düzenlemelerin bulunduğu 2006/112/EC sayılı Konsey Direktifinin 183’üncü maddesinde;

Bununla birlikte, üye ülkeler önemsiz sayılacak tutarın iadesini veya devrini reddedebilir.’’

hükmü bulunmaktadır.

Bu çerçevede Çek Cumhuriyeti, Güney Kıbrıs, Hırvatistan, f Polonya, Bulgaristan, Estonya, Letonya, Litvanya, Romanya, Slovenya v gibi AB’ye yakın zamanda üye olan ülkeler ile İngiltere, İspanya, İrlanda, Lüksemburg, Malta, Yunanistan, Danimarka ve Avusturya’da devreden KDV’nin iadesine imkân sağlanırken[1] kurucu ülkelerden Almanya ve Fransa dışında Belçika’da devreden KDV’nin iadesinin yanı sıra devreden KDV doğmaması için ayrıca “KDV gruplaması” olarak adlandırılan farklı çözüm yolları öngörülmüştür. İtalya da bu uygulamayı 2012 Nisan’ında yürürlüğe koyacağını duyurmuştur.

AB üyesi olmayan ülkelerde de devreden KDV’nin iadesine imkân veren düzenlemeler olduğu bilinmektedir. Örneğin KDV iadesinin toplam KDV hasılatına oranı % 50’yi aşan Kanada ile Avustralya, Norveç, Japonya, Güney Afrika, Brezilya, Meksika, İzlanda, Rusya, Sırbistan ve Bosna Hersek’te devreden KDV iade edilirken ekonomik istikrarı tam sağlayamadığı düşünülen Arjantin ve KDV iadesinin toplam KDV hasılatına oranı sırasıyla % 4,1 ve % 2,8 olan Kolombiya ve Kamboçya’da devreden KDV’nin iadesine imkân verilmemektedir.

İade sürecinin uzunluğunun[2] yanı sıra ülkemizde iade edilen KDV’nin toplam KDV hasılatına oranının gelişmiş ülkeler için hesaplanan oranının altında kalmasının en temel nedeni devreden KDV’nin iadesine imkân sağlanmamasıdır. Oysa iadeye imkân verilmesi halinde girişimciler üzerindeki finansman baskısı azaltılarak işsizlik, faiz ve enflasyonun artışına neden olan bu problem ortadan kalkacaktır.

MADDE 1 – Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de işletmelerin girdileri nedeniyle yüklendikleri verginin satışları nedeniyle tahsil ettikleri vergiyi aşması halinde, aşan kısmın işletmeye iadesine imkân verilmesi amacıyla Katma Değer Vergisi Kanununun 29 uncu maddesinin 2 numaralı fıkrasında düzenleme yapılmaktadır. Aşan kısım iade edilecek olması nedeniyle mevcut hükümde indirimli orana tabi teslim ve hizmetlere ilişkin iade hükmüne yer verilmemiştir.

MADDE 2 – Halen uygulanmakta olan indirimli orana tabi teslim ve hizmetlerle ilgili olarak yüklenilen ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar indirilemeyen vergilerin mevcut hükümler çerçevesinde iadesi için geçici madde düzenlenmektedir.

MADDE 3 – Yürürlük maddesidir.

MADDE 4 – Yürütme maddesidir.

Benzer Yazılar:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir