Okul tatili nasıl değerlendirilmeli?

TATİL

Okula başlama ile birlikte, ortaya çıkan bir başka kavram da “tatil”dir. Zira uzun bir kış dönemindeki sürekli bir okul devresinden sonra çocuklarımızın tatile gereksinme duydukları kaçınılmaz bir gerçektir. Ülkemizde ilk ve orta dereceli okullarda iki öğretim dönemi arasında 15 gün süreli yarı yıl tatili ile yaz aylarını kapsayan yaklaşık 3 aylık bir yaz tatili vardır. Ancak bu tatillerin bilinçli olarak ve belirli (katı olmayan) bir program içinde gerçekleştirilmesi, çocukların bundan daha iyi yararlanabilmeleri yönünden önemlidir.

Tatil dönemleri özellikle yaz ayları, çocukların hem dinlenmeleri, hem eğlenmeleri, hem de kışın okula devamları sırasında yapmaya fırsat bulamadıkları eğlenceli faaliyetleri gerçekleştirmeleri açısından belirli bir ihtiyacı karşılamaktadır.

Çocuğun bu aylardan yararlanması belirli bir programa göre olduğu takdirde daha yararlı olur. Aksi halde ise, başıboş olarak hareket edebileceği senenin belli bir bölümü olmaktan öteye gidemez.

Çocuğun bulunduğu yaş ve cinsiyet grubuna göre tatil programının şekillendirilmesi daha uygun olur. Örneğin ilkokul birinci sınıftaki bir çocuk, tatili yalnızca dinlenme oyun anlamında geçirdiği zaman, ertesi yıl okula başladığında okumayı unutmuş olarak okula gelebilmektedir. Oysa bu çocuklar, şayet gününün en çok bir saaatini hoşlanacakları bir kitabı okumaya çalışarak ya da basit problemler yaparak geçirebilseler, ikinci sınıfın programına uymakta bu denli güçlük çekmeyeceklerdir.

Genellikle çocukların günün belirli zamanlarında, evde kendilerine verilen görevleri yerine getirmeleri, belirli zamanlarda oyun oynamaları, o yıl okudukları veya ertesi ders yılında okuyacakları konularla ilgili kitap vs. okumaları ve bedence dinlenmeye zaman ayıran bir tatil programına tabi olmaları, gelecek ders yılına zihince ve bedence sağlıklı ve daha hazır olarak başlamalarına olanak hazırlar.

Bu arada annelere veya evdeki yetişkinlere, çocuğu sıkmadan onu fazla yasaklamalara boğmadan bir program gerçekleştirebilmeleri açısından görevler düşmektedir.

İlköğretim II. kademe lise çağındaki çocukların ilgi duydukları bir işte çalışmaları bile hayata hazırlama yönünde okula yardımcı bir etki olarak düşünülebilir. Ancak burada işyerinin uygunluğu, çocukların gücünün üstünde iş istememesi çok dikkat edilmesi gereken noktalardır.

Bu konuda en ideali, özellikle çalışan annelerin yoğun olduğu bölgelerde, çocuğun, gidip kitap okuyabileceği, oyun oynayabileceği, spor yapabileceği kurumların oluşturulması ve bunların tüm ülke düzeyinde gerçekleştirilebilmesidir. (kütüphane, okuma salonları).

Mevcut parklar yetersiz ve daha çok okul öncesi veya ilköğretim ilk sınıflarındaki çocuklar için uygun olan malzeme ile donatılmış durumdadır. Oysa bunlara, bir kitap okuma odası, basketbol, voleybol, tenis gibi daha büyüklerin de ilgilenebilecekleri kısımlar ekleyerek, okul çağındaki çocuk ve gençlerin yalnız yaz aylarında değil, yıl boyunca tüm boş zamanlarında yararlanabilecekleri merkezler olmalarını sağlayabiliriz. Ayrıca lise ve üniversite öğrencilerinden, çevre çocuklarının yaz eğitimi konusunda da yararlanılabilir. Kışın eğitim ve öğretim yapılan okul binaları ve bunlara ait açık ve kapalı spor salonları, bu yolla verimli bir şekilde kullanılarak, çevre çocuklarının zevkli bir tatil geçirmelerine, hatta okulu daha çok sevmelerine bile yardımcı olunabilir.

 

Benzer Yazılar:


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir