Çocukların okul başarısını etkileyen faktörler nelerdir?

Okul Başarısını Etkileyen Faktörler

Çocuğunu okula gönderen her aile, onun okulda başarılı olmasını ister. Bazı çocuklar başarıya kolaylıkla erişebilir. Böylece hem aile mutlu olur, hem de çocuk kendi kendisinden menun olur. Ancak bazı çocuklar için okuldaki derslerde başarılı olmak hiç de kolay olmaz. Çeşitli nedenlerle bu çocuk ve gençler, başarılı olmayı bir türlü beceremezler. Peki, okula gelen çocukların başarı veya başarısızlıkları hangi faktörlere bağlıdır?

Bu sorunun cevabı çok çeşitlidir. Çocuğun okuldaki başarı durumunu etkileyen fak töleri şöyle sınıflandırabiliriz:

Çocuğun kendi özellikleri

  • Zeka
  • Kişilik
  • Duygusal durum
  • Öğrenme isteği (motivasyon)

Aile ortamı

  • Anne-babanın çocuğa karşı tutumları
  • Anne-babanın okula karşı tutumları
  • Çocuğun çalışabileceği mekan, yararlanabileceği kaynakları sağlama

Okul ve sınıf ortamı

  • Fiziksel imkanla (ısı, ışık, havalandırma, laboratuvar vb.)
  • Öğretmen özellikleri (öğrencilerle ilişkisi, öğretme yöntemleri, mesleki bilgisi, kişilik özellikleri, işini sevmesi, problemlerini sınıfa taşımaması ve kendi kendine çözüm bulması, aşırı duygusal, aşırı baskıcı veya çok serbest olması vb.)
  • Okulda kullanılan araçgereç ve malzeme
  • Mevcut ders kitapları (baskı; içerik; bilgilerin zevkli, doğru, yeni ve anlaşılabilir şe kile sunulması)

Çocuğun Kendi Özellikleri

Bu özelliklerin dışında zeka gelişmesi gelmektedir. Okula gelen her çocuğun, okulda öğretilenleri kolaylıkla kavrayabilecek bir zeka düzeyine sahip olması gerekir. Okullarda, başarısız öğrencilerin, konuları diğerleri kadar kolay anlayamadığı gözlenmiştir. Bunların bir kısmı yavaş gelişen ve ağır öğrenen çocuklar olabileceği gibi, bir kısmı da yeterli zihinsel olgunluğa ulaşmamış olabilirler.

Bu çocuklar için yapılması gereken şey, zorlama ya da cezalandırma değil, yardım etmektir. Bu yardım, çocuğun zeka düzeyine göre farklı olabilir. Öğrenmelerini sağlamak için kendileriyle özel olarak ilgilenmek gerekir; eğer bu yetmiyorsa, özel eğitim görmelerine fırsat verilmesi gereklidir.

Çocuğun aşırı çekingen veya heyecanlı oluşu gibi özellikler de, onun yeterli başarı göstermesini engelleyici faktörler olabilir. Duygusal yönden hassas olan çocuklar, evde yaşadıkları problemler veya öğretmenlerinin kendilerini kabul konusunda yeterli duyarlılığı göstermemesi nedeniyle öğrendiklerini ortaya koymakta güçlük çekebilirler.

Çocuğun okulu sevip sevmemesi, öğrenmeyi isteyip istememesi de okul başarısında önemli bir faktördür. Ailenin önemli ölçüde etkili olduğu da bilinmektedir. Öğrenme isteği olmaksızın çocuklara bir şeyler öğretebilmek son derece güç, hatta imkansızdır. Bu durumda öğretmenin görevi, anlatılan konular hakkında çocuğun ilgisini arttırmaktadır. Bu da, öğretmenin konuları öğretirken uyguladığı metoda olduğu kadar, konu ile bireyin kendi hayatı arasında bir ilişki kurulabilmesine de bağlıdır.

Öğrencinin başarılı olması için sağlıklı olması; katıldığı öğrenim basamağında yeterli olabilecek zihinsel ve duygusal olgunluğa sahip olması; okulu, öğrtemeni, dersleri sevmesi ve verilen ödevleri zamanında, gereği gibi yapması gerekir.

Aile Ortamı

Aile ortamı, çocuğun okul başarısını etkileyen önemli bir faktördür. Bu ortamda özellikle annebabanın çocukla kurdukları ilişki, okula karşı olumlu tavırları, çocuğun okulu sevmesi ve okulda başarılı olması konusunda temel etkenlerden biridir.

Ailenin okulu yeni bilgiler, yeni arkadaşlar kazandıracak bir yer olarak görmesi ve tanıtması, özellikle başlangıç yıllarında çocuğun okula karşı olumlu bir fikir geliştirmesine yardımcı olur. Bu bakımdan çocuğun okula başlaması yalnızca çocuk açısından değil, aileler açısından da son derece önemlidir.

Ailenin okulu ve öğretmeni tanımak istemesi, okula ve öğretmene karşı olumlu bir tavır içinde olması son derece önemlidir. Bu da okulun, yalnızca çocuklara değil, ailelere de açık olması, zaman zaman onların da eği timöğretimini üstlenmesi ve öğretmenveli arasında kurulabilecek dostça ilişkilerle

Çocuğun evinde yaşayacağı problemler başarıyı olumsuz yönde etkiler. Kardeş problemi, annebaba anlaşmazlığı vb. sorunlarla karşılaşan çocuğun, okulda bunlardan kurtulup kendisini derslerine vermesi beklenmemelidir.

Ailenin sosyaekonomik durumu da bir diğer faktördür. Örneğin, fakirlik nedeni ile kötü beslenme veya çocuğun okula aç gelmesi, onun okulda kendisini derslerine vermesine, dikkatini yoğunlaştırmasına engel olabilir. Bu durum önlenebildiği zaman çocuk normal başarısına erişebilir. Bunun gibi, ailenin, çocuğun okulda ihtiyacı olan malzemeyi sağlayamaması da başarıyı engeller.

Okula yeni başlayan çouğun evde çalışabileceği bir köşenin bulunması da doğru çalışma alışkanlığının kazanılması için önemil dir. Çocuğun evde çalışabileceği bir oda veya köşenin ayrılması gerekir. Her faaliyetin kendine uygun mekanda gerçekleştirilmesi önemli bir konudur. Bu bakımdan okula yeni başlayan bir çocuğa, okul için gerekli olan forma, çanta, kitap, kalem gibi araç gereci temin ederken, varsa çocuğun odasında veya evin bir köşesinde, onun kitaplarını yerleştirebileceği bir dolap veya raf, ders çalışabileceği bir küçük masa temin edilmesi gerekir. Çocuk, okuldan eve geldiğinde verilen ödevlerini yapabileceği hazır bir mekan bulmalıdır. Bu mekanda çocuğun ödevlerini hazırlarken başvurabileceği ansiklopedi, sözlük, yaşına uygun masal ve hikaye kitaplarının bulunması da son derece önemlidir.

Ayrıca, okulda verilen alıştırma ve ödevleri yapma konusunda henüz yeterli sorumluluğa sahip olmayan çocuklara, özellikle okulun başlaması ile birlikte, yardımcı olmak da gereklidir. Ancak bu yardımların, çocuk ders çalışırken onunla birlikte oturarak, onun gerçekten zorlanmadığı durumlarda yardım ve yol göstermekten ileriye de gitmemesi gerekir. Yersiz ve gereksiz yardımlar, çocuğun kendi kendine yapma ve başarma isteğini öldürebileceği gibi, bir süre sonra tüm ödevlerin annebaba tarafından yapılmasının istenmesine kadar varabilir. Oysa, kendine verilen ödevleri sonuna kadar yapma, çocuğun daha sonraki yaşamında sorumluluk bilincini ve buna ilişkin davranışı kazanmada temel adımdır.

Yine, annebabaların çocuklarını yönlendirirken, onların yetenek ve isteklerini değil, kendi isteklerini ve gerçekleştirmek istedikleri düşlerini ön plana almaları, değişik yaştaki öğrencilerde görülen önemli başarısızlık nedenleri arasında yer almakta; bu konudaki aşırı baskıcı tutumlar, okuldan kaçmalara, hatta büsbütün soğumalara da neden olabilmektedir. Bu açıdan annebabaların çocukları ile ilgili eğitimöğretim hedeflerini belirlerken, çocuğun özelliğini gözönünde bulundurarak gerçekçi bir yaklaşım içinde olmaları en akılcı davranış olur düşüncesindeyiz.

Annebabalar, çocuklarını iyi tanımalı, onu yapabileceğinden fazlası için zorlamamalı, aşırı tenkitçi veya koruyucu olmamaya özen göstermelidir. Bunun yanısıra çocuğun beslenme, uyku ve oyun ihtiyacının gözö nünde bulundurulması, sağlıklı, uyumlu bir aile ortamının sağlanması zorunludur. İyi beslenemeyen, annesi veya babası ile ilişkileri iyi olmayan ya da annebabası arasında sürekli tartışmaların bulunduğu ev ortamlarında çocuğun duygusal yaşamı büyük ölçüde sarsıntıya uğrayabileceği gibi, başarısı da tehlikeye girer.

 

Benzer Yazılar:


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir