AÖF Ders notları-Uygarlık tarihi/Eski anadolu uygarlıkları

Uygarlık Tarihi Eski Anadolu Uygarlıkları

Anadolu’nun Tarih Öncesi (Prehistorik) Dönemleri

Coğrafi Mekan Olarak Anadolu

Anadolu, Asya ile Avrupa kıtaları arasında doğal bir köprü gibi uzanan, üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımadadır. Yarımadanın fiziki olarak en dikkat çekici özelliği yüzey şekillerindeki çeşitliliktir. Dağlar, platolar, ovalar ve vadilerden oluşan arızalı bir topoğrafik yapısı vardır. Topoğrafik yapısı gereği farklı özelliklerde çoğrafi birimlere ayrılan Anadolu, zengin akarsu kaynaklarına ve yerleşmeye son derece uygun iklim koşullarına sahiptir. Ayrıca bu topraklarda değeri yüksek hammadde katnakları da vardır.

Paleolitik Çağ (Eski Taş Çağı, Yontma Taş Devri) (G.Ö 600.000 – 12.000/11.000)

İnsanın kültürel bir varlık olarak ortaya çıktığı, insanlık tarihinin başlangıç evresi Paleolitik Çağ  / Yontma Taş Devri, Besin Toplayıcılığı Dönemi olarak da tanımlanmaktadır. Anadolu’da Paleolitik Çağ ve onu takip eden Mezolitik Çap ile ilgili araştırmacıların başlangıcı 100 yıl öncesine dek gider. Araştırmalarda bulunan çakmak taşı aletler ve el baltaları Anadolu’daki prehistorik dönem araştırmalarının başlangıcını oluşturmuştur.

Paleolitik evreye ait yerleşmeler

İstanbul Çevresi: Pendik, Göksu, Yarımburgaz, Haremidere, Ağaçlı, Çatalca

Ankara Çevresi: Keçiören, Çubuksuyu, Etiyokuşu, Uzağıl, Dereköy-Ludumlu

Antalya Çevresi: Karain, Beldibi, Belbaşı, Öküzini, Kızılin, Gavurini, Çarkini Kumbucağı

Isparta: Kapalıin

Antakya-Hatay Çevresi: Mağaracık, Tıkalı Mağara, Altındere, Kanal, Üçağızlı, Merdivenli, Altınözü, Şenköy

Gaziantep, Diyarbakır ve Adıyaman Çevresi: Malaliki, İkizini, Dülük Vadisinde Şarklı Mağara, Kartal, Pirun, Şehramuztepe

Kars Çevresi: Camuşlu, Cilavuz

Elazığ: Küllününin, Karataş, Ağın

Karadeniz Bölgesi: Kastamonu-Gölköy, Samsun-Tekeköy

Mezolitik Çağ (Epipaleolitik Çağ, Orta Taş Devri) (G.Ö. 12.000-11.000)

Mezolitik Çağ, Paleolitik Çağ ile yerleşik düzen ve üretim ekonomisinin gerçekleştiği Neolitik Çağ (Cilalı Taş Devri) arasındaki geçişi hazırlayan ara evredir.

Anadolu’da bu çağa ait yerleşme yerleri Toroslar’ın güneyi ile Marmara Bölgesi ve Orta Karadeniz’de saptanmıştır.

Mezolitik evreye ait yerleşmeler

Antalya Çevresi : Karain, Öküzini, Beldibi, Belbaşı, Kumbacağı

Burdur : Baradız

Ankara : Macunçay

Konya : Derviş’in Hanı

Samsun : Tekeköy

Marmara Bölgesi : Ağaçlı, Büyük ve Küçük Çekmece yöresi

Gaziantep ve Şanlıurfa Çevresi : Şarklı Mağara, Söğüt Tarlası ve Biris Mezarlığı

Neolitik Çağ (Cilalı Taş Çağı, Yeni Taş Çağı) (İ.Ö. 10.000-5.500)

İnsanoğlunun sadece avcılık ve toplayıcılıkla sürdürdüğü tüketici yaşamı bırakarak, üretici bir yaşama geçişi olarak tanımlanabilir.

Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ : Anadolu’nun Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ’ın Güneydoğu Anadolu ve Orta Anadolu olmak üzere iki büyük kültür grubuna ayrıldığını göstermiştir. Yerleşme düzeni, mimari gelenek, beslenme şekli, kullanılan alet ve eşyalar bakımından iki kültür bölgesi arasında en küçük bir ortaklık yoktur. Yerleşme düzeni, mimari gelenek, beslenme şekli, kullanılan alet ve eşyalar bakımından iki kültür bölgesi arasında en küçük bir ortaklık yoktur. Birinci grup, daha çok Mezopotamya ve Doğu Akdeniz gelenekleriyle ilişki içindedir. İkinci grup ise yerli bir karaktere sahiptir.

Erken Neolitik Çağ: Anadolu’nun  güney kesiminde Toroslar’ın güney ve kuzey eteklerinde kurulmuştur. Bu kültürler mimari tarz, çanak çömlek yapım ve bezeme tekniği beslenme alışkanlıkları gibi özellikleriyle birbirlerinden ayrılmaktadır.

Geç Neolitik Çağ: Anadolu’nun gerçek üretimci toplumları bu dönemde ortaya çıkmıştır. Avcılık önemini yitirirken hayvan besiciliği ve tarım gelişmiştir. Çanak çömlek yapımı yaygınlaşmıştır.

Kalkolitik Çağ (Bakır Taş Çağı) (İ.Ö. 5500-3200/3000)

Taş devrinden Maden devrine geçiş olarak kabul edilir. Taş aletlerin azalması ve madenciliğin gelişmesi bu dönemdedir. İleri Üretimci Topluluklar Dönemi yada Gelişken Köy Dönemi şeklinde tanımlanan bu çağ Erken ve Geç olarak iki evrede incelenir.

Erken Kalkolitik Çağ: Bakır teknolojisinin gelişimi ile bakır kullanımı yaygınlaşmıştır. Bezemeli çanak çömlek geleneği ortaya çıkmıştır.

Geç Kalkolitik Çağ: İ.Ö 4500 yıllarına doğru Anadolu’ya Kuzeybatıdan, Balkanlar ve Boğazlar üzerinden göçler olmuştur. Nüfus artmış Anadolu basit köy topluluklarınca paylaşılmıştır. Anadolu’nun bütününde homojen bir kültürden söz edilemez.

Anadolu Kalkolitik Çağ Özellikleri

  • İlk kullanılan madenin bakır olması
  • Tamamen tarımcı topluluklar ortaya çıkması
  • Taş aletlerin giderek azalması ve madenciliğin gelişmesi
  • Özgün baya bezemeli çanak çömleğin ortaya çıkması

 

Anadolu’nun Tunç Çağları

Tunç Çağı, İlk Orta ve Son Tunç olarak üç ana bölüme ayrılır. Orta Tunç’tan itibaren yazının Anadolu’da kullanılmasıyla birlikte Anadolu, tarihi çağlarına girer.

İlk Tunç Çağı (İ.Ö. 3200/3000-2000): Geç Kalkolitik dönem sonlarından Anadolu’da yazının kullanımına kadar olan çok uzun bir süreyi kapsar. Kalkololitik dönemin ilk evreleri daha çok tarıma dayalı köy kültürü üzerinedir. İlk Tunç Çağında zengin bir uygarlık yaratan Anadolu toprakları Mezopotamya’daki güç ödaklarının ilgisini çekmiştir. Assurlu tüccarlar Anadolu’nun altın ve gümüşünü elde etmek için Mezopotamya ve Anadolu arasında bir ticaret ağı kurmuşlardır. Bu ticaretin en büyük kazancı Assurlu tüccarlardan yazının öğrenilmesi olmuştur.

Orta Tunç Çağı (İ.Ö. 1500/1450-1200): Örgütlenmiş, güçlü ticari ilişkiler ve yazının ortaya çıkması bu dönemin en önemli gelişmeleridir.

Anadoluda İlk Tunç Çağında’da ortaya çıkan gelişmeler:

  • Anadoluda ilk kez kullanılan çömlekçi çarkı
  • Kağnı biçiminde dört tekerlekli araba
  • Anadolu’da yazıyla birlikte tarihi çağların başlaması
  • Anadolu’ya ticaretle birlikte giren yazı

Yerleşmeler: Çorum’da Boğazköy (Hattuşa) ile Ortaköy (Şapinuva), Yozgat’da Alişar (Ankuva), Tokat’da Maşathöyük (Tapigga), Kayseri’de Kültepe (Neşa)

Bu yerleşkelerde tarihi çağların başlangıcınıda belirleyen üzeri çivi yazılı kil levhacıklar ve tabletler keşfedilmiştir.

Eski Hitit Devleti : Hitit devleti kuruluş aşamasında beylikler halinde yaşayan ve farklı diller kullanan bir çok halk bulunmaktaydı. Hattiler, Luviler, Palalar ve Huriler bunların en önemlilerindendirler. Eski Hitit Devleti Orta Tunç Çağında kurulmuştur.

Eski Hitit Devleti Kralları:

  • Anitta
  • Telepinu
  • Hattuşili
  • Muşili

Son Tunç Çağı (İ.Ö. 1500/1450-1200): Telepinu’dan sonra Hitit tarihinde başlayan Hitit İmparatorluk Çağı ile birlikte Tun Çağları sona erer. Hitit Krallığı II. Tudhaliya  (İ.Ö. 1450-1420) ve I. Şuppiluliuma (İ.Ö. 1380-1340)’nın yönetiminde büyük bir güç olarak yeniden kurulur. Hitit İmparatorluğunun sonunu getiren olaylar arasında Deniz Kavimleri Göçü ve İ.Ö. yıllarında Balkanlardan Anadolu’ya yapılan göç dalgaları da sayılmaktadır.

Hitit Uygarlığı

  • Hititlerde kralın yetkileri pankuş meclisi ile sınırlandırılmıştır.
  • Hititler anayasa ile taht kavgalarını engellemişlerdir.
  • Hititler de merkezi Krala Tabarna denirdi.
  • Kraldan sonra Ana Kraliçe yani Tavananna söz sahibiydi.
  • Hititlere ait en önemli sanat eserleri Alacahöyükteki Sfenks, Yazlıkaya Kabartması ve İvriz Kabartması’dır.
  • Anadolu’da feodal bir tımar sistemi vardı.
  • Hititler’in orduları dönemin güçlü orduları arasında yer alıyordu.
  • Hititler  Assurlular’dan öğrendikleri çivi yazısını kullandılar.
  • Hititler hiyeroglif yazısı da kullandılar.
  • Hititler’in tanrılar için yazdıkları yıllıklara Anal denir.
  • Evliliği sözleşmeye dayandırıp aile hukuku meydana getirdiler.
  • Anadolu ekonomisi tarıma dayalıydı.
  • Hititler dokumacılıkta ilerlediler.
  • Hitit ülkesine Bin Tanrı İli de denmektedir.
  • Hititler’de öbür dünya inancı yaygın değildi.
  • Teşup ve karısı Hepat Hitit tanrılarıdır.

Anadolu’nun Demir Çağı Uygarlıkları
İ.Ö 12.Yüzyılın başlarında merkezi Hitit İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla Anadolu da büyük bir kargaşa meydana geldi. Bu çöküntü sürecinde bölgeye farklı etnik kökenli birçok göçebe topluluklar yerleşmişlerdir. Demir Çağında ortaya çıkan önemli bir siyasi oluşumlarda Geç Hitit Kent Devletleri, Urartu Krallığı, Frig Krallığı ve Lidya Krallıkları rol oynamışlardır.
Frigyalılar

  • Ö. 750 Yıllarında kuruldu.
  • Başkenti Gordion yani Yassıhöyüktü.
  • Ö. 676 yılında Kimmerler ve Lidyalıların saldırısı sonunda yıkıldı.
  • Frigyalılar Kültür ve Uygarlık
  • Frigyalılar Kaya mimarisi, dokumacılık ve kilimcilikte ileri gittiler.
  • En önemli sanat eserleri Midas Mezarı’dır.
  • Frigyalılar Fenike harf yazısını kullandılar.
  • Tarımı koruyucu yasalar yaptılar.
  • Anadolu’da Friglerden önce görülmeyen kral ve soylu kişiler için yapılmış çoğukez altında ahşap yada taştan bir mezar odası bulunan yığma toprak yada taştan mezar anıtın adı: Temülüs’tür.

Lidyalılar

  • Lidya Devleti M.Ö. 687’de kuruldu.
  • Lidya Krallığı’nın başkenti Sardis’tir.
  • Ö. 546 yılında Persler’in saldırısı sonunda yıkıldı.
  • Lidyalılar Kültür ve Uygarlık
  • Lidyalılar mimaride ileri gittiler.
  • Kuyumculuk ve heykelcilikte ilerlediler.
  • Paralı askerlerden oluşan bir ordu kurdular.
  • Fenike harf yazısını kullandılar.
  • Tarihte parayı ilk defa Lidyalılar kullandı.
  • Dünyanın en eski serbest pazar şehri Sart’ı kurdular.
  • Sart’tan başlayan ve Ninova’da biten Kral Yolu’nu yaptılar.
  • Kibele, Artemis, Zeus ve Apollo gibi Yunan tanrılarına taptılar.

 

İyonyalılar 

  • İyonya Devleti Batı Anadolu’da Akalar tarafından kuruldu.
  • Batı Anadolu’da polis (Şehir devletleri) kurdular.
  • Bu polislerin en önemlileri Milet, Foça, Efes ve İzmir’dir.
  • Ö. VII. Yüzyılda Lidyalılar’ın ve Persler’in saldırısı sonunda yıkıldı.
  • İyonyalılar Kültür ve Uygarlık
  • İyonyalılar önce monarşi ve oligarşi ile daha sonra demokrasi ile yönetildiler.
  • Zaman zaman tiran yönetimi de görüldü.
  • İyonyalılar daha çok dini mimaride ileri gittiler.
  • En önemli sanat eserleri Artemis Tapınağı ve Apollo Tapınağı’dır.
  • Fenike harf yazısını kullandılar.
  • Özgür düşünce, demokrasi ve bilimde ileri gittiler.
  • Denizcilikle uğraştılar ve koloniler kurdular.
  • İyonyalılarda öbür dünya inancı yoktu.

Urartular

  • Urartu Devleti M.Ö. IX. Yüzyılda Hurriler tarafından kuruldu.
  • Başkentleri Tuşpa yani bugünkü Van’dı.
  • Ö. 600 yılında*İskitler ve Medler’in saldırısı sonunda yıkıldı.

Urartu Kralları

  • Minua
  • İşpuini
  • Sarduri
  • Argişti

Urartular Kültür ve Uygarlık 

  • Mimaride oldukça ilerleyen Urartular bir çok kale, bend ve kanal yaptılar.
  • Urartular’dan günümüze kadar gelen en önemli sanat eserleri Van Kalesi, Çavuştepe Kalesi ve Altıntepe Kalesi’dir.
  • Urartular çivi yazısını kullandılar.
  • Mezopotamya’nın aksine Anadolu’da ölümden sonra hayata inanış görülmüştür.

İlgili Kategoriler

Anadolu AÖF AÖF Ders Notları


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.