AÖF Ders notları-Roma tarihi ve uygarlığı

Roma Tarihi ve Uygarlığı

Bizans (Byzantion), İ.Ö.7.yüzyılın ilk yarısında kurulmuştur.

Bizans uygarlığını İ.S.4. yüzyılın sonralarından itibaren Germenleşen Batı Avrupa’dan farklılaştıran kültür bileşenleri Latin Roma devleti geleneği, Roma hukuku, Grek kültürü (Hellenizm) ve Hristiyanlık (Doğu Kilisesinin Katolik Roma Kilisesiyle İlişkilerinin koptuğu 1054 sonrası Ortodoksluk) idi.

Bizans Siyasal Düşüncesi: Bizans idari gelenekleri bakımından Latin-Roma örneğini izlemişti. Bizans İmparatoru sadece tanrısal desteğe bağımlı olan ama kimseye bağımlı olmayan bir otokrattı.

Constantinus’un Tahta Çıkışı Ve Hristiyan Olması: Gonstantinus, İ.S. 313’de Licinius ile birlikte Milano Fermanı (Din özgürlüğü tanıyan ferman) olarak bilinen belgeyi yayınlayarak hristiyanlara yönelik nicedir süren adli kovuşturmaya son verdi.

Dinsel Sapkınlık Kavramı ve Donatism: Donatistler olarak bilinen bir grubun geliştirdiği ve Donatism olarak tanımlanan öğretiye göre, işkence altında dini reddedenlerin yeniden vaftiz olması gerekiyordu.

Teslis (Üçleme) Çıkmazı ve Arianism: Erken Hristiyanlıkta Tanrının tek olduğu düşünülüyordu. Ancak birçok Hristiyan Teslis (Kutsal üçleme: Baba, Oğul ve Kutsal Ruh) kavramına da inanıyordu.

Arius’un öğretilerinin Doğu’da büyük kargaşaya neden olması sonucunda Constantinus, tüm piskoposları toplantıya çağırdı. Constantinus, konsili (konsil; Kilisenin hristiyan inanç esaslarını tespit ve tahkim etmek, ayinlerin icrası konusunda kararlar almak, Hristiyanlık ahlaki ve disiplininin esaslarını belirlemek ve onaylamak üzere kiliseye bağlı bütün piskoposların katılımıyla yaptığı toplantı) idari bir kurul olarak gördü.

Hristiyanlık tarihinin ilk konsili İ.S. 325’de Nikaia (iznik)’da toplandı.

4. Yüzyılda Politik Durum Haleflik (Ardıllık) Sorunu: Antik Roma imparatorlarının son temsilcisi Theodosius, imparatorluğun Doğu ve Batı yarısını iki oğluna paylaştırdı. Bu bir Quasi Partitito (Roma İmparatorluğu’nun sözde ikiye bölünmesi)’dur.

Kristolojik (İsa’nın Özü ile İlgili) Çatışmalar: İmparator Marcianus’un İ.S. 451 ’de topladığı Khalkedon (Kadıköy) konsili monofizitliği (Monofizitlik; İsa’da var olduğuna inanılan insani ve tanrısal özelliklerin katışma ve değişme olmaksızın tek bir tabiatta birleşmesi, tek tabiata dönüşmesi görüşüdür.) mahkum etti.

Papa I. Leo’nun İsa’nın insani ve tanrısal özü olduğunu savunan Duofizit (Monofizit kavramının zıttıdır.)öğretisi kabul edildi.

5.- 6. Yüzyıllarda Politik Durum: Halefler (Ardıllar) Bizans’ın ilk imparatoru Arcadius (395-408) ile onun oğlu II. Theodosius (408-450) dönemi Gotlar sorunu, Hun tehlikesi ve dini mücadeleler ile geçti.

Justinianus Dönemi:  Bu dönem, Erken Bizans Dönemi’nin altın çağıdır. İmparator I. Justinus, Theodora ile evlendi. Dönem tarihçisi Prokopius’un Anekdotlar (Gizli Tarih) adlı eseri Theodora ile ilgili ilginç anlatımlarla doludur. Justinianus’un en uzun soluklu eserlerinden biri Corpus Juris Civilis’tir. Bu eser, Batı Avrupa’nın medeni hukukunun temelini oluşturdu.
Nika İsyanı (532) : Nika isyanı Justinianus’un baskıcı idaresine bir başkaldırıydı. Justinianus, eyaletlerde istihdam yapımına ağırlık verdi. Prokopius’un Binalar Hakkında (De Aedificiis) adlı eseri bu konuda önemli bilgiler vermektedir.

Batı Avrupa’nın Yeniden Fethi: Prokopius’un Savaşlar Hakkında (De Bellis Libris) adlı eseri Justinianus’un askeri başarılarından söz eder.

Justinianus, 532’de Sasanilerle Ebedi Barışı garantiledi.

Justinianus zamanında Ravenna ve Kartaca’da Roma eksarhlıkları (eksarhlık; askeri ve sivil yetkileri olan valilerin görev yaptığı Bizans eyalet idari birimleri) kuruldu. Eksarhlar sivil ve askeri yetkileri olan liderlerdi.

6. Yüzyıl Sonu: Halefler (Ardıllar) : Karakteristiği politik, ekonomik ve askeri çöküştü. Bazı Slavlar, foederati (Roma ordusunda askeri hizmet etme taahhüdü karşılığında imparatorluk topraklarına yerleştirilen yabancı bağlaşık güçler) statüsünde Roma ordusuna girdiler.

Heracleius Ve Tema Sistemi: Heracleius (610-641), Bizans tarihinin en büyük imparatorlarından biriydi. Bu dönemde Thema Sistemi denilen yeni bir idari-askeri düzene geçildi. Bizans’a ait Anadolu toprakları askeri bölgelere (themalara) ayrıldı. Thema sözcüğü aslında ordu demektir. Her birinin başında askeri ve sivil yetkilere sahip bir komutan (strategos) bulunurdu.

Heracleius dönemine kadar devlet dini olarak kabul edilen Latince yerini Grekçe’ye (Eski Yunanca) bırakmış, böylece devlet doğululaşmıştır. Ayrıca Roma İmparatorlarına verilen imparator, caesar, augustus unvanları yerini Grekçe basileos unvanına bırakmıştır.

III. Leon Dönemi Ve İkonoklasm (Tasvir Kırıcılık): III. Leon’un en önemli reformu Ecloga (kısaltılmış kanunlar seçmesi) olarak bilinen kanun derlemesi ve ikonoklasm politikasıdır.

III. Leon 726’da Aziz ve Meryem tasvirlerini (ikona) tahrip etme (İkonoklasm) hareketini başlattı. Ancak Roma papaları ikonaları hoş görmekteydi. III. Leon, 730’da huzuru sağlamak için bir sinod (konsil gibi tüm Hristiyan cemaati bağlamayıp yerel düzeydeki dini konuların tartışıldığı meclis) organize etti.

I. Nikephoros ve Halefleri:  Bir maliyeci olan I.Nikephoros ekonomik durumu ve bozulan maliyeyi düzeltmeyi görev bildi. I. Nikephoros, Valens’ten sonra savaş meydanında öldürülen ikinci imparatordur.

Makedonya Hanedanı Dönemi (867 – 1056): I. Basillios’un, hazırlattığı Prokiron (Hukuk Elki- tabı) isimli eser medeni hukukun esas kurallarını ve çeşitli suçlara verilecek cezaların tam bir listesini içermekteydi. O döneme dek bir prens ancak babasının sağlığında imparator ilan edilirse tahta çıkabiliyordu. Basilios, tahtın sahibinin bunu çocuklarına aktarma hakkı olduğunu kabul ettirdi.

VI. Leon, Justinianus’un hukuki içtihatlarının Grekçe özetlerini yaptırdı. Bundan Basiliki (İmparatorluk Kanunları) adı verilen yeni bir kanun külliyatı doğdu.

Komnenos Hanedanı Dönemi (1081 -1185): Aleksios Komnenos, döneminde yanlış harcama ve sürekli savaşlar Bizans altın parasının devalüasyonunu ve halka ağır vergiler yüklenmesini getirdi.

Pronoia (1108’den sonra vergiden muaf toprakların devlete askeri yükümlülük karşılığında özel şahıslara bağışlanması) kurumu ve bağışlar güçlü sınıfları daha da zenginleştirdi.

Komnenos Hanedanı Dönemi’nin son imparatoru Andronikos’dur.

IV. Haçlı Seferi ve Latin Hakimiyet Devri (1204 – 1261): 1203’deki IV. Haçlı Seferi’nden sonraki dönemde ülke parçalandı. 1262’de Mihail Palaiologos oğlu Andronikos’u ortak imparator ilan etti ve Palaiologos hanedanını kurdu.

Palaiologos Hanedanı Dönemi Ve Çöküş (1261 — 1453): Bu dönem, edebiyat ve sanatın yükselişi yanında içerde ve dışarıda savaşlarla dolu son bir çırpınıştır. Bizans, Osmanlı Padişahı II. Murad zamanında tazminat ödeyen vassal devlet oldu.

Bizans kültürü ve uygarlığı, Ön Asya ve Anadolu kültürlerinden etkilenmiştir. Bizans sanatı ise, büyük ölçüde Roma ve Yunan sanatı ile ilişkili bir sanattır.

Devlet Yönetimi: Bizans İmparatorluğu, monarşik bir idari yapıya sahipti. Merkez örgütünde en önemli kuruluş, senatoydu. Ayrıca, imparatora daha yakın olan Hagion Konsistorion (Kutsal Şura) bir çeşit saray şurası görevini yürütüyordu. Taşrada thema denilen askeri idare bölgeleri kurulmuştur. Her themanın başında strategosadı verilen bir çeşit askeri valiler bulunmaktaydı.

Hukuk: İmparator adalet örgütünün başıydı ve yalnız onun adına adalet dağıtılabilirdi.

Edebiyat: I. Justinianus devri, Bizans edebiyatının en parlak dönemidir. Nannos, Romanos, Musaios, Patrik Sergios önemli Bizans şairleri arasında yer alır. Bizans’ın ilk kadın şairi Kasia’dır.
863 yılında Constantinopolis Üniversitesi yeniden kurulmuştur. Antik dönem Bizans devri eserleri toplanarak incelenmiş ve özetlerinden oluşan ansiklopediler hazırlanmıştır. Suidas bunun en önemli örneğidir.

Eğitim ve Öğretim: Başkentteki Constantinopolis’te ilk yüksek okul veya üniversite II.Thedosius tarafından kurulmuştu. 863 yılında İmparator III. Mihail ve dayısı Bardas, Constantinopolis Üniversitesi’ni yeniden açmıştır. Kilise bilginleri de Studion Manastırında toplanarak Magnaura okuluna tamamen zıt ideallerden ilham alan ikinci bir üniversite kurdular. Azizlerin yaşam öykülerini konu alan büyük eserler (Hagiografi) bu devirde bu manastırda yazıldı.

Sanat: Bizans sanatının, özü Anadolu sanatıdır, ilk yüzyılların sanatına Erken Hristiyan Sanatı da denir.

Erken Bizans Dönemi Sanatı: 5.yüzyılın sonlarında ikonoklasm hareketinin başladığı 726 yılına kadar devam eder. Bu dönemde Hellenistik ve Roma sanatı özellikleri Bizans sanatı üzerinde etkili olmuştur.

lkonoklasm Dönemi Sanatı:  Bu dönemde (726-842) tasvir yasağı vardır. Dini resimler yasaklanmış ve tahrip edilmiştir. Tamamen bezemeye dayanan ve dini olmayan sanat anlayışı hakimdir.

Orta  Bizans Dönemi Sanatı: (842-1204) Bizans sanatının kendine özgü karakterini bulduğu dönemdir. İslam Uygarlığı ile beraber, İlk çağ’ın bilgi ve Doğu’nun sanat zevki egemen kılınmıştır.

Son Dönem Bizans Sanatı: 1261’den 1453’e kadar ki son eserlerin verildiği dönemdir.

I. Constantinus ile birlikte dini resimler kabul edilmeye başlanmıştır. İkonaların aziz ve rölik (Hazreti İsa ve azizlerle ilişkili ya da onlardan arta kalan kutsal eşya veya parçalar.) kültlerini teşvik eden eski gelenekten kaynaklandığı görülmektedir, ikonaların yüceltilmesi Neoplatonist düşünceden de beslenmiştir.

Quinisextum konsili (691-692) İsa’nın sembolik tasvirini yasaklamıştı ve aslı gibi resmedilmesini istemişti.Chloudos’un İlahi Kitabı Tevrat ve İncil’in sahneleri ile süslenmiştir.

Mimari:  Bizans mimarisi Doğu mimarlığının etkisi altında gelişen bir tuğla mimarisidir. Hellenistik ve Roma döneminde bir toplantı mekanı olan bazilika, açık pazarı ve mahkemesi bulunan büyük salonlardı.

İstanbul’daki surlar Bizans mimarisinin dev boyutlu yapıları;

  • Tekfur Sarayı
  • Chora Manastırı (Kariye Camii)
  • Pantakrator Manastırı (Zeyrek Ca-mii)
  • Yerebatan ve Binbirdirek sarnıçları
  • Valens Su Kemeri (Bozdoğan Kemeri)
  • Çukurbostan Açık Sarnıcı
  • Dikilitaş
  • Çemberlitaş

İlgili Kategoriler

Anadolu AÖF AÖF Ders Notları


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.