Türk vergi sisteminde gelirin türleri ve sınıflandırması


TÜRK VERGİ SİSTEMİ

Türkiye’de gelirlerin vergilendirilmesine 1926 yılında 755 sayılı KAZANÇ VERGİSİ KANUNU ile başlamış ve değişikliklere uğrayarak 1961 yılında 193 sayılı GELİR VERGİSİ KANUNU uygulamaya konulmuştur.

GELİR VERGİSİ TÜRLERİ

1-) Üniter Gelir Vergisi : sübjektif karakterli bir vergidir. Elde edilen gelirlerin tümü toplanır ve bu toplamdan; en az geçim indirimi, özel indirim, bağış ve yardımlar, yapılan giderler Düşülür. Bulunan toplam tutara Artan oranlı vergi tarifesi uygulanır. Üniter vergilendirmede, mükelleflerin ödeme gücüne göre vergilendirme ve vergi adaletinin gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır. Türkiye’de 1950 yılından beri Üniter G.V uygulanmaktadır.

2-) Sedüler Gelir Vergisi : Gelirler çeşitli kategorilere ayrılmış olup her kategoriyi ayrı ayrı vergilendirilir. bu tür vergilerde Düz oranlı tarife uygulanır.

3-) Birleşik Gelir Vergisi : Çeşitli kaynaklardan elde edilen gelirlere Sabit oranlı tarife uygulanır ve daha sonra yeniden artan oranlı tarifeye tabi tutularak vergilendirilir.

GELİR TEORİLERİ

a-) Kaynak Teorisi: Üretim kaynaklarının (emek, sermaye, doğal kaynaklar), teşebbüs sürekli olarak üretim sürecine sokulması sonucu elde edilen gelirlerdir.(ticari, zirai, serbest meslek kazancı, menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı, ücret gelirleri ve öz tüketim Kaynak teorisine göre gelir sayılmıştır.)

b-) Net Artış Teorisi: Miras, bağış, yardım, piyango ikramiyesi, kumar kazançları, öztüketim ile diğer kazanç ve iratlar Net Artış teorisine göre gelir sayılmıştır.

Gelir: Gerçek kişilerin bir takvim yılında elde ettikleri kazanç ve iratların safi tutarıdır.

GELİRİN ÖZELLİKLERİ

a-) Gelir Kişiseldir.

b-) Gelir Yıllıktır: GVK geliri yıllık olarak kabul etmiş olup genelde vergilendirme dönemi 1 Ocak 31 Aralık tarihleri arasındaki 12 aylık dönemi kapsar. Bazı durumlarda takvim yılından sapılmıştır. Bunlar; ölüm, memleketi terk, özel hesap dönemleri ve birden fazla yıl süren inşaat onarım işleridir.

c-) Gelir Gerçektir : Genel olarak gelirler gerçek usulde tespit edilir. Mükelleflerin Gerçek gelirleri muhasebe düzenine göre tutulan defterlerden tespit edilir.

d-) Gelir Safidir : Elde edilen gelirden kanunun kabul ettiği giderler düşüldükten sonra safi kazanç vergilendirilir.

GELİR VERGİSİNDE MÜKELLEFİYET

Gelir elde eden gerçek kişiler gelir vergisinin mükellefidir. Gerçek kişilerde vergi mükellefiyeti doğumla başlayıp ölümle sona erir. Küçükler, kısıtlılar hatta sağ doğmak şartıyla ana rahmine düşen çocuk dahi vergi mükellefidir. Kişilerin vergi mükellefi olabilmesi için medeni haklarını kullanma şartı aranmaz.

Not : yasal olmayan işlerden elde edilen gelirler ( kumarhane işletilmesi, tefecilik yapılması) vergi adaleti bakımından vergi mükellefiyetini doğurur.

1-) Tam Mükellef: Şahsilik ilkesine göre vergilendirilir. Tam mükellefiyette ön şart TC vatandaşı olmaktır.

2-) Dar Mükellef: Mülkilik ilkesine göre sadece Türkiye’deki gelirleri üzerinden vergilendirilirler. Görevli gelenler, ilim ve fen adamları, seyahat, tahsil, tedavi, tutukluluk, hastalık gibi nedenlerle zorunlu olarak 6 aydan fazla kalanlar tam mükellef sayılmazlar. (6 aydan fazla kalan yabancılar)

Mükellef için vergi borcunun, Vergi dairesi (Devlet) için vergi alacağının doğması için vergiyi doğuran olayın meydana gelmesi yeterlidir.

TİCARİ, ZİRAİ, MENKUL SERMAYE İRATLARINDA TAHAKKUK esası geçerlidir.

SERBEST MESLEK KAZANCI, ÜCRET, GAYRİMENKUL SERMAYE İRADI ile DİĞER KAZANÇ VE İRATLARDA TAHSİL esası geçerlidir.

Tahakkuk : gelirin kesinleşmesidir. Tarh : vergi alacağın hesaplanmasıdır. Gelirin Tasarrufu : Gelirin nakden veya hesaben gelir sahibinin banka hesaplarına geçmesidir.

Benzer Yazılar:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir