Vergi Müfettiş Yardımcılığı Mülakat Soruları Ve Cevapları

Cevapla
1bozkurt
Mesajlar: 6
Kayıt: 11 Eki 2016 13:11
İletişim:

11 Eki 2016 13:19

Arkadaşlar rica etsem vergi müfettiş yardımcılığı mülakatında çıkmış sorular ve cevaplarla ilgili dökümanı olanlar varsa gönderirse sevinirim. teşekkürler.
Mert Ali
Mesajlar: 113
Kayıt: 09 Eki 2016 15:09
İletişim:

11 Eki 2016 15:35

4. PROMOSYON MÜLAKAT SORULARI
VE CEVAPLARI






SORU 1) ödemeler bilançosu,merkez bankasının özellikleri, ithalat ve ihracat karşılaştırmaları,fed,senyoraj ve adını hatırlamadığım latince bi hukuk ilkesisordular idari yargı ile ilgili. ayrıca devamlı yorum istediler Allahtan o yönüm iyiydi. ayrıca hedging mi ne öyle bişey daha sordular.

CEVAP 1)
Hedging : Ekonominin araçlarından biri olan Hedging ; bugünden gelecekteki fiyat riskine karşı korunma anlamına gelmektedir. Hedging fiyat dalgalanmalarının yol açtığı zarar riskini azaltma yöntemi; birbirinin aynı ya da çok benzer malları eşit miktarlara ayırarak iki farklı piyasada aynı anda satma ya da satın alma işlemidir.Bir tahıltüccarınınmısır satın alması ve aynı anda aynı miktardamısırıgelecekte, belli bir tarihteteslim etmek üzere satması gibi. Tüccar böylece riski, fiyat hareketlerini tahmin etme becerisine güvendiği bir spekülatöre aktararak kendini fiyat değişikliğinin yol açtığı zarara karşı korumuş olur. Hedging mal ile yapılabildiği gibi, döviz kur dalgalanmalarından korunma amacıyla yabancı para cinsinden de oluşturulabilir.

Ödemeler Bilançosu : Bir ülkenin, belirli bir dönem içinde, mal, hizmet ve sermaye akımları gibi işlemler dolayısıyla dış dünyadan sağladığı gelirler ile dış dünyaya yaptığı ödemeleri içeren tüm iktisadi ilişkilerin sistemli bir biçimde yer aldığı bilançodur. Ödemeler bilançosu, ülkelerin söz konusu dönem içerisindeki dış ekonomik ve mali ilişkilerinin durumunu göstermektedir. Bir ülkenin ödemeler bilançosunun incelenmesi, o ülkenin uluslararası iktisadi ilişkilerinin nitelik ve boyutlarının anlaşılmasına olanak sağlar.
Merkez Bankasının Özellikleri : Merkez Bankalarının Temel Fonksi¬yonları
Merkez bankalarının fonksiyonlarını M.H. De Kock şöyle sıralamaktadır.
1. Banknot ihraç ederler.
2. Hükümetin bankeri, ajanı ve danışma¬nıdır.
3. Ticari bankaların nakit reservlerini muhafaza ederler.
4. Ülkenin milletlerarası nakit reservle¬rini muhafaza ederler.
5. Reeskont işlemleri yaparlar.
6. Açık piyasa işlemleri yaparlar.
7. Mevduat karşılıklarını ayarlarlar.
8. Kredi kontrolü yaparlar.
9. Döviz kontrolü yaparlar.
10. Ticari bankaların takas, tasfiye ve münakale merkezidir.
FED : ABD’de 1913 yılında çıkarılan Federal Reserve yasası ile kurulan sistem içerisinde yer alan bankalardır. Bu sisteme içerisindeki bankaların oluşturduğu organizasyon ABD’nin Merkez Bankası FED’i meydana getirmiştir. FED farklı bir yapıyla meydana gelmiş olmasına rağmen bir merkez bankası’nın sahip olduğu tüm fonksiyonlara sahiptir. Zamanla Federal Rezerv Sistemi'nin rolleri ve sorumlulukları genişletilmiş ve yapısında değisiklikler meydana gelmiştir. Merkezi Washington'da olan bankanın başkanı Ben Bernanke'dir. Banka, Amerikan Doları basımı ve dağıtımı yetkisini de elinde bulundurur. Bankanın şu an gecelik borçlanma faiz oranı %0 - %0,25 civarındadır.

Senyoraj : Paranın piyasadaki parasal değeri ile basılma maliyeti arasındaki fark dolayısıyla ortaya çıkan kazanç. Devletin para basma tekelinden kazandığı gelire denir.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 2) Bütçe kanunu hiç onaylanamazsa ne olur?(6 ayı geçmemek üzere geçici bütçe yanıtını kabul etmiyor o da olmazsa diyor )hiç çıkmazsa gelir ve gider yapılabilir mi?gelir vergisi benzeri kanunlar dayanak olabilr mi?mükellef ölürse vergi mükellefi cezalı tarhiyatı ödemekten sorumlu mu hala?bir emlak vergisi var bir de mükellefin vergi dairesine olan borcu öncelikli olan olur mu aradan?burada verginin aynından olan emlak olması lazım.daha hatırlayamadıklarım..?android?güneşe uzaklıklarına göre gezegenler?kıtalarımız?

CEVAP 2)
Mükellef ölürse vergi mükellefi cezalı tarhiyatı ödemekten sorumlu mu hala?
*3- Mükellefin ölümü halinde adına kesilen/kesilecek vergi cezaları düşer.
VUK Madde 372’de net olarak ifadesini bulan bu ilke “cezaların şahsiliği” kuralının doğal uzantısıdır. Mükellefin ölümü halinde, mükellefin fiil ve işlemlerinden kaynaklanan ve kesilmiş/tahakkuk etmiş ve kesilecek / tahakkuk edecek usulsüzlük, özel usulsüzlük, vergi ziyaı vb. vergi cezaları kesilmez, kesilmişse terkin edilir. Burada “gecikme zammı ve faizinin” bir vergi cezası olmadığı dikkatte tutulmalıdır.

Bir emlak vergisi var bir de mükellefin vergi dairesine olan borcu öncelikli olan olur mu aradan?

*Genel bütçe gelirlerinin hepsinin önceliği yoktur. 6183 sayılı kanunla öncelik tanınan genel bütçe gelirleri; vergi, resim, harç ile vergi cezaları (Vergi Ziyaı, Usulsüzlük ve Özel Usulsüzlük) ve bunlara bağlı zam ve faiz alacaklarıdır.

Android : Android, Google ve Open Handset Allience tarafından kodlanmış Linux İşletim Sistemi tabanlı bir mobil cihaz (PDA ve cep telefonları) için geliştirilmiş açık kaynak kodlu bir işletim sistemidir.

Güneşe uzaklıklarına göre gezegenler
Merkür-Venüs-Dünya-Mars-Jüpiter-Satürn-Uranüs-Neptün. (En büyük Jüpiter(Spartacus :))

Kıtalarımız
Avrupa Kıtası-Asya Kıtası-Amerika Kıtası-Avusturalya(Okyausya) Kıtası-Afrika Kıtası-Antartika Kıtası

Bütçe kanunu hiç onaylanamazsa ne olur?
Eğer ki yasa parlamentoda onaylanmazsa bu durumda parlamento süreci birici aşama yani komisyon surecinden başlayarak tekrar başlar. Bu arada yeni mali yıla geçici bütçe uygulaması ile başlanılır. Eğer ki bütçe yasa tasarısı parlamentoda reddedilirse yeni mali yıla bütçesiz girilemeyeceği için geçici bütçe uygulaması yapılır. Geçici bütçe uygulamasında bir önceki mali yıl bütçesinin belli bir yüzdesi (% 20 ) yada belli bir oranı (1/12) yeni mali yılda kullanılır. Daha sonra yeni bütçe onaylandığında kalan aylar itibari ile bütçe uygulanmaya başlanır. Böyle bir durumda bütçe yasa tasarısı üzerindeki görüşmeler bütçe komisyonu aşamasından itibaren yeniden başlar ve süreç aynen devam eder. Böyle bir uygulama bütçenin denetimini ve işleyişini aksatacak ve yeni mali yıl yatırımlarının düzenli gerçekleşmesini engelleyecektir.
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Soru 3 ) Kendini İngilizce tanıtırmısın, kıst amortisman, karşılık ayırma, borç yükü, borç servisi, kefalet türleri, işletmenin temel finansman kaynakları neler, yabancı kaynakların maliyeti

Kıst amortisman : Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek otomobilleri hariç olmak üzere, işletmelere ait binek otomobillerinin aktife girdiği hesap dönemi için ay kesri tam ay sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar amortisman ayrılır. Amortisman ayrılmayan süreye isabet eden bakiye değer, itfa süresinin son yılında tamamen yok edilir. (VUK Madde:320)
İşletmenin faaliyet konusu binek otolarının kiralanması ve çeşitli şekillerde işletilmesi olmakla birlikte, satın alınan binek otomobilleri bu amaçlarla kullanılmıyorsa, bu binek otomobilleri için de kıst amortisman ayrılacaktır.
Binek otomobillerinin aktife girdikleri hesap döneminde kıst amortisman ayrılması, amortisman süresini uzatmayacaktır. Bu durumda, yılbaşından binek otomobillerinin aktife girdiği aya kadar olan süreye isabet eden amortisman, itfa süresinin son yılında yok edilecektir.

Karşılık ayırma : V.U.K.'nun 323. maddesinde ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla, dava veya icra safhasında bulunan alacaklar, yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunandava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacakların şüpheli alacak sayılacağı ve bu çeşit alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte bir karşılık ayrılabileceği hüküm altına alınmıştır.Bir alacağın şüpheli hale geldiğini kabul ederek karşılık ayrılmak suretiyle zarar yazılabilmesi için sözkonusu alacağın mutlak suretle ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olması gerekmektedir.Şüpheli alacak karşılığı ayrılabilmesi için aranan diğer bir şart ise alacağın şüpheli hale geldiğinin tespitidir. Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar ile yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar şüpheli alacak sayılır.

Borç Yükü : Dış borçların ülkenin dışsatım gelirleri, toplam döviz gelirleri ya da milli gelir içindeki payı biçiminde hesaplanan ve dış borçların iktisadi etkinlikler üzerindeki baskısını gösteren oran.Devlet borçlarının ana para ve faizlerinin ekonomi üzerindeki baskısı.

Borç servisi : Borç servisi, iç ve dış borçlanmadan doğan anapara, faiz ve komisyon gibi giderlerin ödenmesi, mevcut bi rborcun vadesinin uzatılması (erteleme, tahkim veya konsolidasyon), mevcut bir borcun faizinin değiştirilmesi(değiştirme, konversiyon), dış borçta anapara veya faizin döviz cinsinin bir başka döviz cinsiyledeğiştirilmesi (Swap) gibi borç ödemeye ilişkin çeşitli karmaşık konuları içerir.Genellikle borç servisini, borç yükünün, normal (vadesi geldiğinde mevcut faiziyle geri ödeme) ya danormal dışı yollara başvurarak hafifletilmesi olarak tanımlamak mümkündür.

Kefalet türleri :
1. Adi Kefalet:Borçlar Kanunu’nun 486. maddesinde düzenlenmiş olup bu maddeye göre; adi kefalette, alacaklının önce asıl borçluya başvurması ve kefalet akdinin kurulmasından sonra, asıl borçlunun iflas etmesi veya hakkında talep edilen icra takibinin alacaklının hatası olmaksızın sonuçsuz kalması yahut asıl borçlu aleyhine Türkiye’de takip yapılmasının imkansız olması gibi durumlarda kefile başvurulabilir.
2. Müteselsil Kefalet:Borçlar Kanunu’nun 487. maddesinde kefil, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını üstlenmişse alacaklı asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde tahvil ettirmeden önce kefil aleyhine takibat yapabilir hükmü yer almaktadır.
3. Birlikte Kefalet:Birden fazla kefilin, bölünebilir bir borca kefil olmalarıdır. Bu kefalet ya “adi birlikte kefalet” veya “müteselsil birlikte kefalet” biçiminde olabilir.
4. Kefile Kefil: Borçlar Kanunu’nun 489/1. maddesinde “Kefile kefil; alacaklıya karşı kefilin taahhüdünü temin eden kimsedir.” şeklinde tanımlanmıştır.
5. Rücua Kefalet: Borçlar Kanunu’nun 489/2. maddesinde Rücua kefil; “Borçludan alacağını alamayan kefile kefil olan kimsedir.” şeklinde tanımlanmıştır
İşletmenin Finasnman Kaynakları :
Finansman yöneticisinin asıl görevlerinden birisi, işletmenin ihtiyaç duyduğu gerekli fonları değişik yerlerden yada kaynaklardan sağlamaktır. Bu fonlar, bilançonun pasifinde görüldüğü gibi (1) işletme dışındaki yabancı kaynaklardan ve (2) işletmenin içinden yada sahiplerinin ortaya koydukları öz kaynaklardan sağlanabilir. Yabancı kaynaklar da, bu kaynaklardan sağlanan fonların geri ödenmesi süresine göre iki ana grubu ayrılır: (1) Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar ve (2) Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar. Kısa vadeli yabancı kaynaklar, işletmenin en çok bir yıl yada normal faaliyet dönemi içinde vadesi gelen borçlarından oluşurken; uzun vadeli yabancı kaynaklar ise, vadesi bir yılı yada normal faaliyet dönemini aşan borçlardan oluşur. Bu bölümde ele alınacak finansman kaynakları, yukarıdaki açıklamalar paralelinde
(1) Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar,
(2) Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar ve
(3) Öz Kaynaklar olmak üzere üç ana grup altında incelenecektir.

Yabancı Finansman Maliyeti:
Firma açısından bir finansman kaynağının maliyeti söz konusu kaynağın firmaya sağladığı para girişinin bugünkü değerini gelecekte gerektireceği para çıkışlarının bugünkü değerini eşit kılan iskonto oranıdır. Bir finansman kaynağının gerektireceği para çıkışları, kaynağın niteliğine göre, faiz, ana-para ödemeleri ya da kâr payı olabilir.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Soru 4 ) Gelecek dönemde Türkiye ekonomisinin en önemli sorunu sence ne olacaktır.Geçmiş yıllara göre cari acık bir miktar kapandı sebebi ne olabilir.ithalat azalmıs olabilir mi.ithalatı azaltmak için önlemler alınıyor mu.İphone vs çok ithal ediliyor mu çok ithal ediliyorsa azaltmak için önlemler var mı?birinci soru bu. İkincisi: Abd merkez bankasının 2014 yılı içinde sıkılastırma yapacagının sınyallerini vermesinin Türkiye ekonomisine etkisi nasıl olur. Bunla ilgili sorular.üçüncü soru: Abd nin ulusal parasının uluslararası ticarette gecerli bir para olması ona bazı avantajlar saglıyor.piyasayı ticareti kendi lehine yönlendirebiliyor.bunun ekonomi acısından etkileri.diger ülkelere etkileri ve bunun nasıl kırılabileceği hakkında düşüncelerin neler.sonra bu soruyu genişletip daha spesifik yönlerine deginmem gerekti.Çin Abd ilişkilerine girdik ordaki sistemin işleyişi ve bunun kim lehine oldugu ve nasıl tersine dönebileceginden bahsettim.Son soru ceza hukukundandı alman vatandasının gezmek için türkiyeye geldiginde işledigi hırsızlık sucundan dolayı nerde yargılanacagı ve aynı sekilde türk vatandasının almanyada turist iken işledigi suctan nerde yargılanacagı soruldu..Hatırladıklarım bukadar.

Cevap 4 )
Alman vatandasının gezmek için türkiyeye geldiginde işledigi hırsızlık sucundan dolayı nerde yargılanacagı ? Aynı sekilde türk vatandasının almanyada turist iken işledigi suctan nerde yargılanacagı ?

TCK Md. 8/1: Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye’de işlenmesi veya neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye’de işlenmiş sayılır. Türkiye'de işlenen suçlar mülkilik ilkesi gereği kişinin uyruğuna bakılmaksızın Türk Mahkemelerinde yargılanır. Almanya'da suç işleyen bir Türk vatandaşı Alman mahkemelerinde yargılanabilir.

Gelecek dönemde Türkiye ekonomisinin en önemli sorunu sence ne olacaktır?

Türkiye Ekonomisinin Temmuz 2013'deki Görünümü (MAHFİ EĞİLMEZ)
Dünyada özetle ekonomik durum
ABD, 2008’de Lehman Brothers’ın batışıyla girdiği krizden yavaş yavaş çıkıyor. Birçok toparlanma emaresi ortaya çıkmaya başladı. ABD, neredeyse potansiyel büyüme oranına doğru yaklaşıyor. Avrupa ise ABD’den oldukça sonra girdiği krizden çıkma yolunda henüz çok başlarda. İrlanda battı, Yunanistan battı, Güney Kıbrıs battı. İrlanda toparlanıyor ama ötekiler kurtarılma paketleriyle ayakta durmaya çalışıyor. Portekiz ve bazı küçük ülkeler sıkıntıda. Japonya 20 yıldan bu yana içinde bulunduğu krizden çıkmak için yeni bir program ve yeni bir ekonomi politikası uygulaması içine girdi. İlk sonuçlar umut verici. Bütün bunlara karşılık bu üç ekonominin yarattıkları parasal genişlemeyi yeni bir krize yol açmadan nasıl toparlayacakları en tartışmalı konu.
Gelişme yolundaki ülkelerin lokomotifi konumundaki Çin’de birçok sorun yavaş yavaş su yüzüne çıkıyor. Büyüme hızındaki düşüş sorunların daha ayrıntılı incelenmesine yol açtı. Çin’deki en büyük sorunlardan birisi olarak gölge bankacılığın boyutunun GSYH’nın yüzde 70’ine ulaşmış olması gösteriliyor. Çin’de yaşanacak ciddi bir tökezlenme, henüz toparlanamamış olan küresel sistem üzerinde çok olumsuz bir etki yaratabilir.
Bu dönemde küresel sistemde, gelişmiş ülke merkez bankalarının uyguladığı tahvil alım programlarıyla piyasaya sağladıkları likidite fazlası, getiri ve faizin yüksek olduğu gelişme yolundaki ülkelere aktı. Tıpkı Türkiye’de olduğu gibi benzer öteki ülkelerde de, kurlar fazla oynaklık göstermediği için risklerin düşük kaldığı yolundaki algılamalar sonucu, yabancı kaynak akışı oldu. Bu akışlar daha çok portföy yatırımı biçiminde gerçekleşti. Küresel kriz sürecinde koşullarda birkaç kez değişme yaşandı. Bunların üçü önemlidir: İlki 2008’de başlayan Lehman Brothers batışının ABD’ye etkisi, ikincisi Avrupa’da Yunanistan’ın batma eşiğine gelmesiyle başlayan kriz, üçüncüsü ise Fed’in tahvil alımını azaltmaya başlayacağını açıklamasıdır. İlk iki gelişme sonucunda gelişme yolundaki ülkelerden yabancı kaynak çıkışları olsa da bunlar fazla uzun süreli etkiler yaratmadı ve çıkışlar bir süre sonra yerini yeniden girişlere bıraktı. Çünkü önce Fed ardından İngiltere Merkez Bankası ve AMB, piyasaya likidite desteği sağlayan uygulamalara giriştiler. Üçüncü gelişme en önemli etkiyi yaratan gelişme oldu. 22 Mayıs’ta Fed’in tahvil alım programında azaltmaya gideceğini açıklaması, yükselen piyasa ekonomilerinden hızlı ve yüksek miktarlı yabancı kaynak çıkışlarına yol açtı. Bu ülkelerde borsalar düştü, kurlar ve faizler yükseldi.
Türkiye
Türkiye ekonomisi, 2001 yılında yaşadığı krizden bugüne kadar küresel sistemin büyüme döneminde olmasından da yararlanarak büyümesini sürdürdü. Bu süreçteki tek kesinti 2008 yılının son çeyreğinde başlayıp 2009 yılının üçüncü çeyreğine kadar süren bir yıllık resesyon dönemidir.
2012’den itibaren koşullarda değişme başladı. Özellikle ticaret ortaklarının en büyüğü konumundaki Euro bölgesindeki krizin sürmesi Türkiye açısından sıkıntılı bir sürece dönüşmeye başladı. Öte yandan 2011 yılında cari açıkta ortaya çıkan rekor artışın frenlenmeye çalışılması büyümede düşüş sürecine girilmesine yol açtı.
22 Mayıs 2013’de Fed’in tahvil alım programında azaltmaya gideceğini açıklaması, yükselen piyasa ekonomilerinde olduğu gibi Türkiye’den de hızlı ve yüksek miktarlı yabancı kaynak çıkışlarına yol açtı. Borsa hızla düşmeye başladı, kurlar ve faizler yükseldi. Bu olayın etkisi Türkiye üzerinde benzer ekonomilerdeki etkiden daha yüksek oldu. Bunda Fed açıklamasından sonra ortaya çıkan Gezi Parkı olaylarının yarattığı siyasal tansiyon artışı ve bunun dünyaya yansımasının etkisi de söz konusudur.
Ekonomi yüksek büyümeyi sürdüremiyor
Aşağıdaki grafikte mavi çizgi ekonomik büyümeyi üçer aylık dönemler, siyah kesikli çizgi ise 2000 – 2013 (IÇ) arasındaki büyüme ortalamasını (%4,5) gösteriyor.
Grafikten görüleceği gibi büyümede son 13 yılın en derin çöküşü 2009 yılının ilk çeyreğinde yaşanan yüzde 14,6 oranındaki küçülmedir. Türkiye ekonomisi, 2012 yılı başından beri, 5 çeyreklik bir sürede, potansiyel büyüme oranı olarak kabul edilen yüzde 5 oranının altında büyümektedir.
İşsizlik belirli bir aralığa yerleşmiş görünüyor
Aşağıdaki grafikte 2005 yılından bu yana işsizliğin yıllık ortalama oranları görülüyor.
İşsizlik, küresel krizin Türkiye ekonomisini en fazla etkilediği 2009 yılında zirve yapmış ve o noktadan başlayarak inişe geçmiş görünüyor. 2012 yılı başlarında yeniden çıkışa geçen işsizlik oranı yüzde 9 ile 10,5 arasındaki patikaya yerleşmiş görünüyor.
Cari denge
Aşağıdaki grafikte 2010 yılından bu yana 12 aylık bazda cari açığın GSYH’ya oranı gösteriliyor (sıfır çizgisinin yukarıda olduğu ve aşağıya doğru uzaklaşmanın cari açığın büyümesi anlamına geldiğine dikkat edilmelidir.)
2009 yılında krizin etkisiyle küçülen ekonomik büyümeye eşlik ederek küçülen cari açık 2011 yılında yüzde 9,9 oranına ulaşarak Türkiye açısından bütün zamanların rekorunu kırmış bulunuyor. 2012 yılından başlayarak cari açıkta bir gerileme ortaya çıkmış olmakla birlikte açığın yüzde 6 – 7 aralığına yerleşmiş olması ve daha fazla daraltılamaması dikkat çekicidir.
Bütçe açığı
Aşağıda sunulan grafikte bütçe dengesinin 2010’dan bu yana çizdiği gelişim gösteriliyor. Bu süre içerisinde bütçe açığı giderek azalmış ve 2013 yılının ilk altı ayı sonunda bütçe fazlasına dönüşmüş bulunuyor.Bu olumlu görünümün tek olumsuz yanı bütçe dengesinin büyük ölçüde bir seferlik gelirler ve yüksek cari açığın getirdiği ithalat vergilerindeki artışla sağlanmakta olmasıdır.
Enflasyon artış eğilimine girdi
Aşağıdaki grafik 2009 yılından bu yana aylık olarak enflasyondaki (TÜFE) gelişimi gösteriyor.
Grafikten de görülebileceği gibi enflasyon inişli çıkışlı bir trend izliyor görünse de yüzde 10 düzeyine geri dönmeye oldukça fazla eğilimli bir salınım içinde bulunuyor. 2011 yılında en düşük düzeye gerilemiş olan enflasyon 2012 başında tekrar yükselmiş ve ardından inişe ve şimdilerde tekrar yükselişe geçmiş bulunuyor. Başlangıçta yılsonu için yüzde 5 olan yılsonu beklentisi şimdilerde yüzde 7’nin üzerine çıkmış durumda.
Türkiye, enflasyonda yıllık ortalama olarak % 5’in altına inmeyi bir türlü başaramadı.
Faizde yükseliş
Aşağıdaki grafikte gösterge tahvilin faizinde son 2 ayda yaşanan gelişme yer alıyor.
TCMB’nin yakın zamana kadar izlediği politika faizini ve gecelik fonlama faizini indirme stratejisi piyasa faizlerinin de düşmesini sağladı. Bu uygulama Fed’in tahvil alımını azaltacağına ilişkin açıklamasının ardından bir süre askıya alındı. Fed açıklaması sonrasında bir süre herhangi bir politika aksiyonu almayan TCMB, USD kurunun 1,97’ye çıkmasından sonra piyasaya döviz satarak müdahale etti. Bu yüksek miktarlı müdahaleye karşın piyasada kurlar ve faizler yükselmeye devam etti. TCMB, döviz satışlı yoluyla yaptığı müdahaleden sonuç alamayacağını görünce bu kez gecelik borç verme faizini artırma yoluna gitti.
Fed açıklamasının yapıldığı 22 Mayıs akşamı % 5,5 olan gösterge tahvilin faizi bugün itibariyle % 9’un üzerinde bulunuyor. Bu kadar kısa süre içinde faizde yaşanan % 71 oranındaki artış ekonomide önemli bir denge değişiminin ifadesidir.
BIST 100’de düşüş
Aşağıdaki grafik BIST 100 endeksinin son iki aydaki gelişimini gösteriyor.
Faiz ile borsa genellikle ters yönlü hareket ederler. Yani faiz ile hisse senedi genellikle rakip getirileri temsil ederler. Son iki ay bunun kanıtlandığı bir dönem oldu. Faizler yükselirken borsa endeksi de geriledi. Borsadaki düşüş, Fed açıklamasının ardından geldiği için ve bundan sonra Fed’den tersine bir açıklama gelmesi beklenmeyeceği için yeniden hızlı bir yükselişe kolay kolay dönüşecek gibi görünmüyor.
Değerlendirme
Gelişmiş ekonomilerin, 2008’den beri kriz yaşadığı bir ortamda Türkiye ekonomisi, benzeri öteki yükselen piyasa ekonomileri gibi krizden çok daha az etkilenerek yollarına devam ettiler. Gelişmiş ekonomilerdeki krizin, gelişme yolundaki ekonomilere kaynak akışını teşvik ettiğini söylemek mümkündür. Gelişmiş ekonomilerde piyasaya sürülen likidite fazlasını ellerine geçirenler bir bölümünü bulundukları yerde değerlendirseler de bir bölümünü daha yüksek getiri elde edecekleri gelişme yolundaki ülkelere yolladılar. Eskiden bu ülkelerde riskin yüksek olduğunu düşündükleri için para yollamaya çekinenler bile gelişmiş ülkelerin kriz yaşadığını görünce gelişme yolundaki ülkelere yönelik risk korkusundan uzaklaştılar ve o ülkelerin kağıtlarına, borsalarına yatırım yaptılar. Gelişme yolundaki ülkelere yönelik bu yabancı kaynak akışı Fed açıklamasına kadar sürdü. Fed açıklamasıyla birlikte yabancı kaynaklar bu kez tam tersine gelişme yolundaki ülkelerden çıkıp gelişmiş ülkelere dönmeye başladı. Bu dönüşte gelişmiş ülkelerde faizlerin yükseleceği beklentisinin oluşması ve borsalarda yükselişler yaşanması etkili oldu.
ABD, 2008’de girdiği krizden çıkış sinyalleri veriyor. Japonya, 20 yıldır yaşadığı durgunluktan çıkacak gibi görünüyor. Euro ülkeleri ve İngiltere için çıkış yolunda henüz net sinyaller yok. Buna karşılık bu ekonomiler de krizi yönetmeyi öğrenmiş görünüyorlar. Bunlar krizden çıkmaya başlarken gelişme yolundaki ülkeler krize doğru gidiyor. Ve bu gidiş gelişmiş ülkelerin krizden çıkışa geçmesinin bir sonucu olacak gibi görünüyor. Başkasının parasıyla hovardalık bir yere kadar sürdürülebiliyor. Adam parasını geri isteyince işler karışıyor.
Özetle söylemek gerekirse küresel kriz, gelişme yolundaki ülkeler açısından kaynak sağlayan bir mekanizmaya dönüşmüştü. Ve şimdi o mekanizmanın çarkları tersine dönmeye başlıyor. Bu durumda önümüzdeki dönem, Türkiye’nin de aralarında olduğu gelişme yolundaki ekonomiler için pek parlak görünmüyor. O nedenle bu dönemde her türlü ön yargıdan uzak bir ekonomi politikası izlenmesi hayati bir önem taşıyor.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 5) Prototip ne demek? teknoloji ürünlerindeki ''CE'' ibaresinin anlamı? mekatronik? kapsanmış faiz paritesi? faiz? muhasebedeki kişilik kavramı-şube ve merkezin bu açıdan değerlendirilmesi? 2B kanunundan sorular (bu benim mesleğimle ilgili), ingilizce seviyem, ilgi alanlarımla ilgili bilgi soruları... şu anda hatırlayamıyorum ama teknoloji ve genel kültür soruları ağırlıktaydı.

CEVAP 5)
Prototip : Genel terminoloji ve semantikte belirli bir kategoride ele alınabilecek herhangi bir somut nesne, varlık veya olgunun geri kalanlar için örnek teşkil edebilme vasfına sahip ilk ve en ilkel türevidir.Prototipleme, teknik anlamda imalatı yapılacak ürünün imal edilmeden önce elle tutulur en ilkel şeklinin oluşturulması olarak tanımlanabilir. Bu şekle de o ürünün prototipi denir.

Teknoloji ürünlerindeki ''CE'' ibaresinin anlamı? : Yalnızca ürünün, asgari güvenlik koşullarına sahip olduğunu gösterir. CE İşareti, bir yandan tüketiciye ürünün güvenli olduğu bilgisini verirken, diger taraftan, ticari açıdan, ürünlerin bir üye ülkeden digerine dolaşımı sırasında bir çeşit pasaport işlevi görmektedir. Bu işareti taşıması gereken, Yeni Yaklaşım kapsamı bir ürünün, bir Avrupa Birliği ülkesine girişi için, üzerinde CE İşareti bulunması zorunludur.

Mekatronik : Mekatronik, makine, elektronik, yazılım ve kontrol mühendisliğine dayanan, çok kontrollü bir mühendislik dalıdır.Mekanik ve elektronik bileşenlerden oluşan, verileri algılayıcıları (sensörler) yardımıyla çevre ortamdan algılayan, toplamış olduğu bu verileri kontrol donanımları (mikroişlemciler v.s.) ve hafızasındaki yazılımlar marifetiyle yorumlayan ve gerekli kararları alabilen, tahrik elemanları (aktüatörler) ile de gerekli tepkileri veren tüm makineler, cihazlar ve sistemler birer mekatronik sistemlerdir.

Faiz Paritesi Kavramı : 1.Türkiye’de bir bankada açılan YTL ve $ üzerine mevduat hesaplarının risk, likidite, vergi ayrıcalıkları gibi konularda benzer özelliklere sahip olduğunu düşünürsek, bu iki tür para cinsinden mevduatlara olan talebi belirleyen temel faktör, bu mevduatlardan elde edilmesi beklenen getiri oranlarıdır. YTL üzerine açılmış mevduat hesaplarının YTL gibi bir faizoranlarına (YTL olarak elde edilebilecek getiri) dolar üzerine açılmış mevduat hesaplarına ise $ gibi bir faiz oranına (Dolar olarakelde edilebilecek getiri) tabi olduğunu kabul edelim. Bir Türk vatandaşı olarak konuya yaklaşıldığında dolar üzerinden açılan birmevduat hesabından Türk lirası bağlamında beklenen getiri oranı dolar mevduatlara ödenen faiz oranı ($) ile YTL’de beklenendeğer değişikliğinin toplamına eşit olacaktır.

2.Sermaye hareketlerinin serbest olması koşuluyla, iki ülkedeki aynı risk ve vadeye sahip borç senetleri faiz oranları arasındaki farkın, işlem maliyetleri dışında, döviz kurlarındaki değişmelerle karşılanarak eşitleneceğini öngören kuram.

Muhasebedeki kişilik kavramı : Kişilik kavramı işletme sahibinden, ortaklardan ve işletme ile ilgisi olan tüm kişi ve kuruluşlardan ayrı bir kişiliğe sahiptir. Hukuk iki tür kişiliği kabul etmiştir. Bunlar gerçek ve tüzel kişilerdir. Tüm insanlar birer gerçek kişidir. Bir amacı gerçekleştirmek için bir araya gelen insanların oluşturduğu topluluklar ise tüzel kişilerdir. Buna göre işletmeler tüzel kişiliğe sahiptir. Yapılan işlemler bu kişilik adına yürütülür.

Şube ve merkezin değerlendirilmesi : Şubeler, tüzel kişiliği olmayan, dernek amaç ve hizmet konuları doğrultusunda özerk çalışmalarda bulunmakla görev ve yetkili, tüm işlemlerinden doğan alacak ve borçlarından ötürü kendisinin sorumlu olduğu özerk muhasebe yapısına sahip olan dernek iç örgütüdür.
Şubeler gerek yönetsel gerekse mali bakımdan Merkez Yönetim Kuruluna bağlı olup tüzük hükümleriyle Merkez Genel Kurul ve Merkez Yönetim Kurulunun kararları çerçevesinde dernek amaçlarını gerçekleştirmekle görevli ve yetkilidirler.
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 6 ) Gatt nedir?ne icin imzalanmis kimler taraftir? tarife disi araclar nelerdir? tarife ve kota farki nedir? navigasyon?

CEVAP 6)

Gatt : Ticaret ve Gümrük Tarifeleri Genel Anlaşması . Uluslararası ticareti, haklar ve sorumluluklar açısından düzenleyen çok taraflı bir anlaşmadır. 1947'de 23 ülke tarafından imzalanan bir anlaşma ile kurulmuştur. 1 Ocak 1948'de de yürürlüğe girmiştir. GATT'ın kuruluş amacı, ithalat vergilerini azaltmak, uluslararası ticaretin önündeki tüm engelleri kaldırmak ve ticarette ayırımcı uygulamalara son vermek olarak belirlenmişti. Arthur Dunkel kuruluşun mimarı olarak bilinir. 23 kurucu üye, 45 bin kalem malın gümrük tarifinde karşılıklı taviz vermiştir.
Dünya Ticaret Örgütü (WTO), 1 Ocak 1995'de, uluslararası ticaretin en etkin kurumu olarak, Ticaret ve Gümrük Tarifeleri Genel Anlaşması'nın (GATT) yerine kurulmuştur.
GATT’ın amaçlarına bakıldığında;
Ticari ve ekonomik alandaki ilişkilerin arttırılması,
Tam istihdamın gerçekleştirilmesi,
Dünyadaki üretim kaynaklarının etkin kullanımı.
Anlaşmada belirtilmemiş olan temel düşünce ise;
Uluslararası rekabet sistemini kurabilmek için üye ülkeleri,
Korumacı politikalardan uzaklaştırarak uluslararası ticareti serbestleştirme,
Yani dış ticarette liberalizmi teşvik etme olarak belirlenmiştir

Tarife disi araclar : Gümrük tarifelerinin dışında genellikle döviz çıkışına yol açan işlemleri kısıtlamak için hükümetin tek taraflı kararı ile konulan müdahale önlemleridir. Dış ticaret araçlarının bazıları aşağıdaki gibidir:
-Miktar kısıtlamaları: Devletin ithalatı doğrudan doğruya belirli miktarla sınırlandırmasına dayanan uygulamaları kapsar. Bunlar, ithalat kotaları, yasaklamalar ve döviz kontrolü gibi önlemlerdir. Fiyat mekanizmasını kaldırıp yerine hükümet yetkililerinin kararlarını geçirdikleri için, kaynak dağılımı açısından oldukça sakıncalı sonuçlar doğurabilirler.
- Tarife benzeri faktörler: Bunlar da gümrük tarifeleri gibi ithalatı pahalılaştırıp yerli üretimin karlılığını artıran, yani fiyat mekanizması yoluyla serbest ticarete müdahale niteliğinde olan önlemlerdir.
- Görünmez engeller: Bu önlemler devletin halk sağlığı veya kamu güvenliği gibi nedenlerle çıkartmış olduğu idari, teknik düzenleme veya standartları kapsar. Her ne kadar konuluş amaçları farklı olsa da dış ticareti sınırlandırdıkla ölçüde bir tür dış ticaret engeli niteliği taşırlar. Günümüzde bu tür engellerin sayısında hızlı bir artış ortaya çıkmıştır.
-"Gönüllü" ihracat kısıtlamaları: Bunlar ithalatçı ülkenin piyasasını bozduğu gerekçesi ile üretici ülkelerin mal ihracını sınırlandırmaya yönelik kotalardır. İthalat kotalarından farkları, ithalatçı ve ihracatçı ülkeler arasında anlaşmaya dayanması ve karşı tarafın ihracatı üzerine konulmuş olmalarıdır. Bunlara aynı zamanda ihracat kotaları da denir.

Kota ve Tarife Farkı : Uluslararası ticaretteithaline izin verilecek mal miktarının hükümet tarafından miktar veya değer olarak sınırlandırılmasıdır.Kotalar , global kotalar ve gümrük tarife kotaları olarak çeşitlidir.Global kotalar , sadece ithal edilecek mal miktarını belirleyen kotalardır.Gümrük tarifeleri kotaları ise ,belirli bir ithalat miktarına kadar ödenen gümrük vergisi normal iken , bu miktarın aşılması halinde tarifeler değişmektedir.Kotalarda genellikle hükümet tarafından bir üst sınır saptanır ve bu sınırın üzerinde olan miktarlar için malın ithaline

Navigasyon : Navigasyon (seyir veya seyrüsefer) bir noktadan başka bir noktaya gitmek için en elverişli yolu tayin etme ve seferi uygulamadır. Genellikle bir denizcilik terimi olarak kullanılsa da, iki nokta arasındaki yolun önceden belirlenmiş olmadığı kara ve hava yolculuklarında da navigasyon yapılır. Nasıl Çalışıyor?Navigasyon cihazında bulunan GPS alıcısı, uydu sinyalleri aracılığıyla bulunduğunuz koordinatı belirler.Bu koordinat, navigasyon yazılımı aracılığıyla cihazın ekranına dijital harita olarak yansıtılır. Bulunulan konum cihazın ekranında detaylı olarak görülür.Ulaşılmak istenilen adres ya da cihazda önceden kayıtlı bilinen yer dokunmatik ekran veya tuşlar aracılığıyla seçilir.Hedef olarak tespit edilen varış noktasına, tercihler doğrultusunda en yakın güzergâhtan ulaşılması için rota saniyeler içinde hesaplanır.Araç hareket halindeyken, uydudan gelen sinyaller sayesinde rota, gerçek zamanlı olarak güncellenir ve rota dışına çıkılsa bile saniyeler içinde yeni rota oluşturulur.Ekrandaki dijital harita, işaret ve yönlendirmeler yardımıyla adım adım kullanıcıyı hedefe yönlendirir.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 7) 3.komisyon bileşik suç nedir.Zincirleme suç nedir.Götürü matrah nedir.Gelirin Unsurları nelerdir.Verginin Kanuniliği hakkında bilgi verirmisiniz.

CEVAP 7 )

Bileşik suç : Eski tabirle mürekkep suçtur.türk ceza kanunu'nun 42.maddesinde düzenlenmiştir. buna göre;bir suç diğer bir suçun unsuru ya da ağırlaştırıcı nedeni ise gerçek içtima kuralları uygulanmaz; yani o suçtan ayrıca ceza verilmez.
örneğin:
fail, mağduru dövüp cebinden parasını aldığında aslında burada hem kasten yaralama hem de hırsızlık suçu vardır. gelgelelim kasten yaralama ve hırsızlık aslında biraraya gelerek yağma suçunu oluşturduğu için burada sadece yağmadan ceza verilir, ayrıca kasten yaralama ve hırsızlık suçlarından cezaya hükmolunmaz.

Zincirleme Suç : 5237 sayılı yeni türk ceza kanununun 43. maddesine göre,bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda zincirleme suç söz konusudur. örneğin bir kişinin evine 3 kere girerseniz 3 ayrı ceza almazsınız, ancak cezanız dörtte birden dörtte üçe kadar arttırılır. oysa farklı evlere girerseniz hırsızlık yapmaktan dolayı ayrı ayrı cezalandırılmanız gerekir. aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, zincirleme suç uygulanır. yani siz çıktınız kürsüye anfidekilerin topuna hakaret ettiniz ya da maçta hakem döndü trübünlere "yok asıl ben sizin ananızı.." dedi bu durumda kişi sayısı kadar suç yoktur. ortada bir tane suç vardır ama cezası ağırlaştırılmıştır.
Götürü matrah : - Götürü Usul: Bu usulde de matrah idarece saptanmaktadır. Ancak karineler ve idarece takdir usullerinde olduğu gibi her mükellef için ayrı ayrı değil, yükümlüler gruplandırılarak yapılmaktadır. Bu bakımdan diğerlerine göre daha genel ve objektiftir. Gerçek olarak saptanamayan gelir ya da kazançlar bazı belirti ya da karinelerden yararlanarak tahminen saptanmaktadır.

Gelirin Unsurları : Madde 1 – (Değişik: 7/1/2003 - 4783/1 md.)
Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tâbidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç veiratların safi tutarıdır.
Gelirin unsurları:
Madde 2 – (Değişik: 7/1/2003 - 4783/2 md.)
Gelire giren kazanç ve iratlar şunlardır :
1. Ticarî kazançlar,
2. Ziraî kazançlar,
3. Ücretler,
4. Serbest meslek kazançları,
5. Gayrimenkul sermaye iratları,
6. Menkul sermaye iratları,
7. Diğer kazanç ve iratlar.
Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, yukarıda yazılı kazanç ve iratlar gelirin tespitinde gerçek ve safi miktarları ile nazara alınır.

Verginin Kanuniliği : Anayasanın 73. maddesi “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir, kaldırılır.” düzenlemesini içermekte olup öğreti ve uygulamada verginin yasallığı ilkesi olarak adlandırılan bu ilke vergi, resim, harç ve benzeri kamusal erke dayalı bütün yükümlülüklerin yasayla düzenlenmesi zorunluluğunu öngörmektedir.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 8) İptal ve tam yargi davasi arasindaki farklar yogunlasma endeksi nasil olculur sicrama tezi nedir mali baski nedir bakanliklar nasil kurulur yonetmelikle khk degistirilebilir mi?

CEVAP 8)


İptal ve tam yargi davasi arasindaki farklar :
- İptal davalarına yalnız idari işlemler konu edilirken, tam yargı davalarına idari eylemler ve sözleşmeler de konu edilebilir.
- İptal davası ile yalnız idari işlem iptal edilirken, tam yargı davasında davacı bir hakkın yerine getirilmesini yada uğranılan zararın giderilmesini talep edebilir.
- İptal davası açabilmek için, iptali istenen işlem ve davacı arasında bir menfaat ilişkinin bulunması yeterli olmasına karşılık, tam yargı davalarında bir hakkın ihlal edilmiş olması gerekmektedir.
- İptal davasının doğurduğu sonuçtan iptal edilen karar ile ilgisi olan herkes yararlanmasına karşılık, tam yargı davasının doğurduğu sonuçtan sadece davanın tarafları yararlanır.

Yoğunlaşma endeksi : Sanayi iktisadında çeşitli yoğunlaşma endeksleri veya ölçümleri önerilmiştir. Bu ölçümler, rekabetin ilk bakışta göstergesi olan piyasa yapısını açıklamaya yöneliktir. En sık kullanılan ölçümler şunlardır:
Yoğunlaşma Oranı: Belli sayıda büyük teşebbüsün temsil ettiği toplam piyasa üretimi yüzdesidir (veya diğer ekonomik aktivitelere ilişkin başka ölçümlerdir. Örn: Satış geliri, istihdam). Dört teşebbüslü yoğunlaşma oranı (YO4), en büyük dört teşebbüsün temsil ettiği toplam piyasa üretiminin nispi payını ölçer. Benzer olarak YO3, YO5, YO8 vb. ölçümler de hesaplanabilir. Yoğunlaşma oranının bir dezavantajı, bir piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin toplam sayısını göstermemesidir. Örneğin; YO4 derecesi %75 olan iki piyasa farklı olabilir, çünkü bir piyasada az sayıda teşebbüs varken diğerinde birçok teşebbüs olabilir.
Herfindahl-Hirschman Endeksi (HHI):Piyasa yoğunlaşmasını piyasadaki bütün teşebbüslerin pazar paylarının karelerinin toplanması şeklinde ifade eden endekstir. Tek teşebbüslü (tekel) bir piyasada HHI ölçümü 10000’e eşit olacaktır. İki eşit büyüklükteki teşebbüslü bir düopolde, HHI ölçümü 5000 olacaktır. Endeks, örneğin, ABD’de rekabet üzerindeki etkilerinden dolayı daha fazla inceleme gereken birleşmeleri araştırmak için idari kriter olarak kullanılır. HHI istenen yoğunlaşma ölçümü yapan, birçok matematiksel ve ekonomik teorik özelliklere sahip olmasıdır.

Sıçrama tezi : Kamu harcamaları düz ve sürekli bir artış göstermez. Aksine kamu harcamaları ani sıçramalar gösterir.Bunun nedenleri arasında savaş, sosyal kargaşa, deprem gibi olağanüstü durumlar, hızlı kal-kınma ve hızlı modernizasyon gösterilebilir.Dolayısıyla bu hipotez kısa vadeli bir yaklaşımı ortaya koymaktadır.

Mali Baskı : Gelişmekte olan ülkelerde genellikle mali piyasaların derinliğinin az olmasının, iktisadi büyüme ve kalkınma üzerinde olumsuz etki yaratması ve ekonomide kırılganlığı artırması. krş. mali derinleşme, mali kırılganlık.

Bakanlıklar nasıl kurulur ? : Bakanlıklar, Anayasanın öngördüğü sayı ve ilkelere uygun olarak Başbakanın önerisi ve Cumhurbaşkanının onayı ile Resmi Gazete'de yayımlanacak bir kararname ile kurulur ve kaldırılır. Ancak, böyle bir kararname, ilgili Başbakanın güvenoyu alması halinde yürürlüğe girer.

Yönetmelikle KHK değiştirilebilir mi? : KHK'lar kanunla değiştirilir. Yönetmelikle KHK değiştirelemez.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 9) Çarpan,vergi rekabeti,ters vergi rekabeti,vergi cenneti bios,macintosh,türkiyenin doğusu ile batısı arasındaki zaman farkı?

CEVAP 9)

Çarpan : Çarpan etkisi, otonom (bağımsız) yatırımlardaki bir değişikliğin milligelirde meydana getireceği artışlar veya azalışlardır
Vergi rekabeti : Vergi rekabeti, kamu tüketim mallarım etkin bir düzeyde finanse edebilmek için vergi oranlarının çok düşük düzeyde tutulmasıdır. başka bir tanıma göre ise vergi rekabeti, küreselleşmenin bir sonucu olarak finansal hareketliliğin artması ve ülkelerin sermaye hareketliliğini sağlamak ve uluslar arası şirketleri kendi piyasalarına çekebilmek için düşük vergi oranları uygulayarak rakiplerin vergi matrahlarında aşınmaya neden olması şeklinde tanımlanmıştır
Ters Vergi Rekabeti : 3.1. Zararlı Vergi Rekabeti:Bazı vergi rekabeti uygulamaları, dünya refahını optimum noktasının altına düşüren yanlış kaynak dağılımına yol açmaktadırlar. Bu durum vergi rekabeti ile amaçlanan hedeflere ulaşmayı önleyebilmekte ve birtakım sorunlar yaratabilmektedir. Bu tür vergi rekabetine “ zararlı veya adil olmayan (haksız) vergi rekabeti (bad or harmful competition)” denilmektedir. Zararlı vergi rekabeti; birtakım vergisel avantajlarla, uluslararası yatırım kararlarının çarpıtılmasıyla yaratılan etkinlik kaybı sonucu ülkelerin vergi gelirlerindeki azalmayı ifade etmektedir. Ayrıca, zararlı vergi rekabeti; bir vergi idaresinin vergi matrahını belirlerken, diğer vergi idarelerinin olası etkilerini dikkate almadığı bir “mali dışsallık” türü olarak tanımlamaktadır
OECD 1998 yılında yayınladığı raporunda zararlı vergi rekabeti uygulamalarını “ vergi cennetleri” ve “ zararlı tercihli vergi rejimleri” olarak belirlemiştir.

Vergi Cenneti : Coğrafi bir kavram olmakla birlikte, vergi cennetleriyle esas itibariyle vergi rekabeti (özellikle haksız vergi rekabeti) ve transfer fiyatlamasını yapan ülkeler kastedilmektedir. Bu ülkeler, yabancı yatırımcıyı ülkelerine çekmek amacıyla başta gelir ve kurumlar vergisi ile veraset ve intikal vergisi gibi vergiler olmak üzere birçok vergiden vazgeçen ya da tamamıyla vazgeçmeksizin bu tür işlemlere sıfır veya kağıt üzerinde kalan göstermelik vergi oranları uygulayan, vergilerden kurtulmak için muafiyetler, istisnalar ve indirimlere geniş bir yelpaze içinde yer veren, önemli idari ve bankacılık kolaylıkları sunan, sermaye hareketlerine tam serbesti sağlayan, coğrafi ve fiziki yapısından ötürü üretim yapmaya pek elverişli olmayan, yüzölçümü açısından küçük ülkelerdir.

Bios : Bilgisayar donanımlarından anakart üstünde bulunan ve konum itibariyle çok küçük olmasına karşın işlevsel yönden bilgisayarın en temel parçası olan bu aygıt ile bilgisayarın açılış sırasında yapması gereken tüm komutlar ve donanımsal olarak yapılması gereken tüm işlemleri denetleyen ve ayarlamaları üzerinden yapan bir parçadır. Yani bilgisayar açılırken hangi aygıtların hangi sıraya göre okunması gerektiğini, hangi kartların çalıştırılıp çalıştırılamayacağını veya hangi aygıta ne kadar gerilim verilmesi gerektiği gibi konularla birlikte daha birçok uygulamayı yapabilen bir parçadır. Basic Input - Output System (Temel Giriş Çıkış Sistemi) isminden türetilmiştir.


Macintosh: Macintosh, kısaca Mac olarak bilinen ve adını Macintosh Apple türünden alan, kişisel bilgisayar üreten Apple Computer Inc.'in bir ürünüdür. Macintosh serisi bilgisayarlar, genellikle Apple'in kendi ürünü olan Mac OS işletim sistemini kullanır.

Türkiyenin doğusu ile batısı arasındaki zaman farkı? : En batı Gökçeada 26 derece doğu En doğu Iğdır 45 derece doğu. Her meridyen arası zaman farkı 4 dk. ise toplam 19*4=76 dak.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 10 ) 2. Komisyon, bölüm ua ilişkiler: bm amacı ilk icraati, bütçe açığı, faiz dışı açık, marshall miktar intibakı aklıma gelenler.. Herkese başarılar

CEVAP 10)

Birleşmiş milletlerin amacı ve ilk icraatı ? : Birleşmiş Milletler Örgütü ya da kısaca Birleşmiş Milletler (BM), 24 Ekim 1945'te kurulmuş dünya barışını, güvenliğini korumak ve uluslar arasında ekonomik, toplumsal ve kültürel bir iş birliği oluşturmak için kurulan uluslararası bir örgüttür. Birleşmiş Milletler kendini "adalet ve güvenliği, ekonomik kalkınma ve sosyal eşitliği uluslararasında tüm ülkelere sağlamayı amaç edinmiş küresel bir kuruluş" olarak tanımlamaktadır. Uluslararası İlişkilerde, kuvvet kullanılmasını ilk olarak evrensel düzeyde yasaklayan ilk antlaşma Birleşmiş Milletler Antlaşması'dır.Birleşmiş Milletler’in kurulma fikri, ilk olarak İkinci Dünya savaşı sırasında (1939-1945) ortaya çıkmıştır. Savaşa son veren dünya liderleri, ileride meydana gelecek savaşları önlemek ve barışı sağlamak amacıyla bir sistemin kurulmasına ihtiyaç duymuşlardır. Bunun da ancak, tüm ulusların bir arada çalışabileceği uluslararası bir örgütürün kurulmasıyla mümkün olabileceği kanısına varmışlar ve Birleşmiş Milletler’in temellerini atmışlardır.Sömürge yönetiminden kurtuluş ,1945 yılında, Dünyadaki insanların yarısı başka ülkeler tarafından yönetiliyordu. Sömürge olarak bilinen bu ülkeler, dünyadaki belli başlı güçler tarafından paylaşılmıştı. Bu güçler arasında, İngiltere, Fransa, ve Portekiz de bulunmaktaydı. Sömürgeden kurtulma sürecinde, Birleşmiş Milletler sömürge ülkelerinin çoğuna bağımsızlıklarını elde edebilmeleri için destek verdi. 1960 yılında, Genel Kurul insanların ve ülkelerin hızlı bir şekilde bağımsızlığa kavuşmalarını şiddetle destekleyen bildiriyi onayladı. Ertesi yıl Birleşmiş Milletler, Sömürgeyi Sona Erdirme Özel Komitesi kuruldu. Birleşmiş Milletler’in bu çabaları, 80 ülkenin bağımsızlığa kavuşmasıyla sonuçlandı ve nihayet bu ülkeler günümüzde Birleşmiş Milletler’in üyeleri arasında yerlerini aldılar. Günümüzde, sadece 1,5 milyon kişi başka bir ülkenin yönetiminde yaşıyor.

Bütçe Açığı : Bütçe giderlerinin gelirlerinden büyük olması durumu.
Bütçe açıkları, bütçe dönemi içinde ortaya çıkan beklenmedik harcama artışlarından kaynaklabileceği gibi bütçeler dönem başında da açıkla bağlanmış olabilirler. Bu durumda açığın nasıl kapıtılacağı da gösterilir. Bunun için örneğin, devlet halktan, mâli kurumlardan ya da dış ülkelerden borçlanma yoluna gidebilir. Kaynak bulma güçlüğü dolayısıyla, genellikle bütçelerin uzun süreler açık vermesi mümkün olmaz. Ancak kamu bütçesinin birkaç yıl açık vermesi mümkün, hatta ekonomik teori açısından gerekli olabilir. Çünkü Keynes Teorisine göre bütçe açıkları ve fazlaları, ekonomik istikrarsızlıkları önlemede kullanılabilecek başlıca araçlardan birisidir. Bir ekonomik istikrarsızlık durumunda denk bütçe uygulaması, bu istikrarsızlığın daha da artmasına neden olur. Keynes modeline göre, ekonominin bir duraksama içerisinde bulunduğu yani, işsizliğin arttığı, millî gelirin düştüğü dönemlerde hükümetlerin açık bütçe politikası izleyerek toplam harcamaları arttırmaları gerekir. Bütçe açığı, vergiler azaltılıp, harcamlar artırılarak gerçekleştirilebilir. Vergilerdeki bir düşüş, kamu harcamalarındaki bir artış yanında, özel sektör yatırım harcamalarının genişlemesini sağlar. Bütçedeki bu açıklar devlet tahvili satışlarıyla halktan borçlanma, hazine bonosuyla merkez bankasına borçlanma ya da merkez bankasının para basması yani emisyon gibi yollarla karşılanabilir. Ancak bu gibi yollarla finanse edilen kamu harcamalarının dozu iyi ayarlanmazsa ekonominin içinde bulunduğu durgunluktan aşırı bir enflasyona geçilebilir. Böylece yüksek oranda bir stagflasyon olgusu ile baş edilmek zorunda kalınabilinir.

Faiz dışı açık : Faiz dışı denge
Bir ekonomide bütçe gelirleri eğer bütçenin temel giderlerini yani faiz dışı giderlerini karşılayamıyorsa sorun büyük demektir. Bu durum, kamu kesiminin borcu olmasa ve faiz ödemek zorunda kalmasa bile giderlerini karşılayacak kadar gelire sahip olmadığını anlatır.
Faiz Dışı Denge = Bütçe Gelirleri – Faiz Dışı Giderler
Bütçe Gelirleri = Faiz Dışı Giderler ise faiz dışı denge sıfıra eşittir.
Bütçe Gelirleri > Faiz Dışı Giderler ise faiz dışı fazla var demektir.
Bütçe Gelirleri < Faiz Dışı Giderler ise faiz dışı açık söz konusu demektir.


Marshall miktar intibakı : Marshallgil Miktar İntibakı (Miktar Değişimleri İle Dengenin Sağlanması) Marshall'a Göre ,Fiyat Düzeyini Arz Edilen Miktar Belirler.Piyasada Mal Miktarı Olması Gerekenden Az İse Talep Fiyatı Fazlası;Olması Gerekenden Çok İse ,Arz Fiyatı Fazlası Oluşacaktır.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 11 ) SURİYE TOPRAKLARINDA TÜRK BAYRAĞI DALGALANAN YER, MALİ BASKINLIK, TRÖST KONSORSİYUM FARKI ,MONOPOL GÜCÜNÜ ÖLÇEN ENDEKSLER ,CEZA KANUNLARININ MÜLKİLİĞİ , ALAMETİ FARİKA

CEVAP 11)

SURİYE TOPRAKLARINDA TÜRK BAYRAĞI DALGALANAN YER : Caber Kalesi. Osmanlı vak’anüvislerine göre Caber Kalesi, Osmanlı Devleti’nin kurucusu olan Osman Beyin büyük babası, Fırat Nehrini geçerken şehit olan Süleyman Şah’ın gömüldüğü yerdir

MALİ BASKINLIK : Yüksek düzeydeki kamu borcunun, merkez bankası tarafından belirlenen kısa vadeli faizler ile piyasa faizleri arasındaki ilişkiyi zayıflatarak aktarım mekanizmasının istenildiği gibi çalışmasını engellemesi ve böylece para politikasının etkinliğini azaltması anlamına gelmektedir.

TRÖST KONSORSİYUM FARKI : Bir ekonomide serbest ticaretisınırlamak veya ortadan kaldırmak gayesiyle piyasaya hakim olmak düşüncesiyle meydana getirilen işletmeler arası birleşmeler. Tröst aynısanayi dalında çalışan işletmelerin yatay birleşmeleridir. Aynı mal üretimini gerçekleştiren çeşitli işletmeler birbiriyle anlaşarak ve sermayelerini birleştirerek tröst meydana getirirler. Kartelle tröstün tek farkı kartellerin anlaşmayla meydana getirilmesindedir. Halbuki tröstlerde işletmeler iktisadi ve hukuki bakımdan kaynaşmış bulunmaktadır. Tröst meydana getirilmesi için; şirketlerin tek bir şirket haline dönüşmesi; füzyon, kontrolşirketi(holding) olması gibi çeşitli yollara başvurulmaktadır. --->Konsorsiyum, iki veya daha fazla işletmenin ortak bir amacı gerçekleştirmek için gerekli olan finansman konusunda geçici olarak yaptıkları işbirliğidir.Projenin gerçekleşmesinden sonra yapılan bu işbirliği geçerliliğini kaybetmektedir.Elde edilen kar ise işletmeler arası bölüşülür.

MONOPOL GÜCÜNÜ ÖLÇEN ENDEKSLER : Lerner indeksi, Rothschield indeksi, Kar oranları ve Papandreou indeksleri kullanılan başlıca temel yöntemler arasındadır

CEZA KANUNLARININ MÜLKİLİĞİ : BİR ÜLKE KANUNLARININ O ÜLKEDE BULUNAN BÜTÜN İNSANLARA AYNEN UYGULANMASI, YERLİ YABANCI AYIRIMI YAPMADAN HERKESE TATBİKİ İLKESİ.

ALAMETİ FARİKA : Marka.Tescilli marka anlamina gelen eski Türkçe kelime.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 12 ) Bölüm İktisat 1. komisyon Özkaynak nedir? hisse senedi çıkartırsan öz kaynak artar mı azalır mı? tahvil Çıkartırsan ne olur? Monopolcü rekabet nedir? alemeti farıka nedir? Bütçe kanunu olmadan gelir ve gider yapılabilir mi? Uluslararası tahkim nedir? uluslararası antlaşmaları kim imzalar ?

CEVAP 12)
Özkaynak nedir? : İşletmenin gerek kuruluş döneminde ve gerekse faaliyetlerini sürdürdüğü sırada yani işletme döneminde işletme sahip yada ortakları tarafından ortaya konulan fonlar, işletmenin öz kaynaklarını yada öz sermayeyi oluşturur. Öz kaynaklar yada bu kaynaklardan sağlanan fonlar, işletmeye var olduğu sürece verildiği için işletme açısından devamlı bir kaynak niteliği taşırlar. Anonim ortaklık türünde olmayan ve yeni kurulan küçük işletmeler için işletme sahip yada ortaklarının ortaya koydukları kendine ait öz varlıkları sözü edilen işletmelerin en önemli uzun süreli fon kaynaklarıdır. Sermayesi paylara bölünmüş komandit ortaklıklarda ve özellikle anonim ortaklıklarda ise, ihtiyaç duyulan öz kaynaklar büyük ölçüde pay senetleri yada hisse senetleri ihraç edilerek (satışa sunularak) sağlanır. Ayrıca işletmenin dağıtılmamış kârları yani otofinansman işletmeye öz kaynaklar sağlayan diğer bir fon kaynağıdır


Hisse senedi-tahvil çıkartırsan : Sermayesi paylara bölünmüş komandit ortaklıklarda ve özellikle anonim ortaklıklarda ise, ihtiyaç duyulan öz kaynaklar büyük ölçüde pay senetleri yada hisse senetleri ihraç edilerek (satışa sunularak) sağlanır. Ayrıca işletmenin dağıtılmamış kârları yani otofinansman işletmeye öz kaynaklar sağlayan diğer bir fon kaynağıdır.

Monopolcü rekabet nedir? : Çok sayıda bağımsız alıcı ve satıcının bulunmasına karşın, ürün farklılaştırması, pazarın coğrafi açıdanparçalanması gibi etkenlerden dolayı rekabetin tam olmadığı piyasa yapısı. Monopolcü (tekelci) rekabetteorisi ilk kez ABD'li iktisatçı E.H. Chamberlin'in "Tekelci Rekabet Teorisi" ve İngiliz iktisatçı J.Robinson'un"Eksik Rekabet Iktisadı” adlı kitaplarında ortaya konmuştur. Monopolcü rekabeti oluşturan kurallardan biriolan ürün farklılaştırması. bir malın marka, özel bileşim. reklam gibi araçlarla tüketiciye özgül biçimdesunulmasını belirtir. Ürün farklılaştırmasında temel faktör ürünün gerçekten "farklı olması" delil. tüketiciye"farklı olduğu" imajının verilmesidir. Böylece her firma. kendi ürettiği mal üzerinde kısmı bir tekel durumunuoluşturacaktır. Özellikle gelişmiş kapital ekonomilerdeki çeşitli sanayi dallarında ürün farklılaştırmasınayaygın biçimde rastlanması nedeniyle oldukça geniş ilgi gören tekelci rekabet teorisi, fiyat teorisi üzerindeönemli etkiler yaratmıştır.

ALAMETİ FARİKA : Marka.Tescilli marka anlamina gelen eski Türkçe kelime.

Bütçe kanunu olmadan gelir ve gider yapılabilir mi? : Bütçe bir kanundur. Bütçe kanununda yer almayan hiçbir gider ya da gelir kamu kuruluşlarınca gerçekleştirilemez. Bütçe, yürütme organı tarafından hazırlanıp yasama organı tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girer. Yürürlüğe giren bütçe kanunu, yeni bütçe kanunun yürürlüğe girmesiyle geçerliliğini kaybeder. Eğer ki yasa parlamentoda onaylanmazsa bu durumda parlamento süreci birici aşama yani komisyon surecinden başlayarak tekrar başlar. Bu arada yeni mali yıla geçici bütçe uygulaması ile başlanılır. Eğer ki bütçe yasa tasarısı parlamentoda reddedilirse yeni mali yıla bütçesiz girilemeyeceği için geçici bütçe uygulaması yapılır. Geçici bütçe uygulamasında bir önceki mali yıl bütçesinin belli bir yüzdesi (% 20 ) yada belli bir oranı (1/12) yeni mali yılda kullanılır. Daha sonra yeni bütçe onaylandığında kalan aylar itibari ile bütçe uygulanmaya başlanır. Böyle bir durumda bütçe yasa tasarısı üzerindeki görüşmeler bütçe komisyonu aşamasından itibaren yeniden başlar ve süreç aynen devam eder. Böyle bir uygulama bütçenin denetimini ve işleyişini aksatacak ve yeni mali yıl yatırımlarının düzenli gerçekleşmesini engelleyecektir.

Uluslararası tahkim nedir? : Literatürde “Arbitration” olarak geçmekte olan bu kelime Türkçe’ye HAKEM olarak çevrilebilmektedir. Hakemlik (Tahkim) müessesinde uyuşmazlıklar genel olarak 3 kişilik bir komisyon tarafından çözümlenir. Bu komisyon, biri davacı, biri davalı ve 3.sü ise davacı ve davalının mutabık kaldığı bir hakem ya da mutabık kalınamaması durumun da Hakemlik müessesesinin re’sen atayacağı bir hakemden oluşur. Hakem heyeti üyelerinin hukukçu olması gerekmez ve Hakem seçimi Dünya Bankasının Yatırım ve Ticaret uzmanları listesinden yapılır. Hakemlik müessesesinde uyuşmazlık çözümü için tek ve temel ölçü taraflar arasında yapılmış olan sözleşme ya da anlaşma koşullarıdır. Hakemler uyuşmazlık çözümünde, tarafların sözleşme ya da anlaşma koşullarına uyup uymadıklarını inceler ve kararını verir. Hakem heyetinin karar alma sürecinde ve şirketlerin taraf olduğu anlaşmalar esas olduğundan, ulusal hukuk ya da evrensel hukuk normları ile insan, emek ve çevre hakları bu anlaşmalarda yer almadığı için hakem komisyonlarının yegane bakış açısı ya da kriteri de şirket haklarının ve karlılığının korunması olmaktadır. Dünyada uluslar arası ticaret ve yatırım anlaşmalarında yer alan ve genel kabul görmüş 3 Hakemlik müessesesi bulunuyor. Bunlardan en eskisi 1923 yılında oluşturulan ve bugün de kullanılan ICC -Uluslar arası Ticaret Odasının tahkim komisyonu, ikincisi Birleşmiş Milletler Örgütünün UNCITRAL tahkim komisyonu ve üçüncüsü Dünya Bankasının ICSID-Uluslararası Yatırım Uyuşmazlıkları için Çözüm Merkezi isimli Tahkim Komisyonudur. Bu 3 Hakemlik müessesesinin dışında WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Örgütünün Hakem Heyeti), Avrupa Birliği Hakem Heyeti, İTO(İstanbul Ticaret Odası Hakem Heyeti) gibi çeşitli Hakemlik Müesseseleri de mevcuttur. Ayrıca koşulları taraflar arasında yazılabilen hakem müesseseleri de kurulabiliyor. Bu özel hukuk alanındaki Hakemlik müessesesidir ve Şirketler arasındaki ilişkilerde kullanılır.Asla bir mahkeme ve hukuk kurumu değildir.Ülkemizde Uluslararası Tahkim, bir uluslararası mahkeme ve bir çağdaş hukuk kurumu gibi sunuluyor. Ancak Uluslararası Tahkimin ulusal hukuk ya da evrensel hukuk normları ile hiçbir ilgisi yoktur. Ülkemizde Uluslar arası Tahkimin savunucularından Prof.Dr. Cemal Şanlı bile “ Uluslar arası ticari akidlerin hazırlanması ve uyuşmazlıkların çözüm yolları” isimli kitabının 236. Sayfasında “Uluslar arası Ticaret camiası, Milli ve Milletlerarası kanun koyucularını zorlamış ve hukuki bakımdan Uluslar arası tahkimin gelişmesini sağlamıştır.” demektedir. Çeşitli Tahkim Kurumlarının ya da sözleşmelerde yer alan özel Hakemlik müesseselerinde genellikle 3 hakem bulunur. Hakemlerin uyuşmazlık halinde temel aldıkları tek ölçü taraflar arasında yapılan sözleşme şartlarıdır. Sözleşme Şartları dışındaki hiçbir ulusal ve uluslararası hukuk normları dikkate alınmaz ve Hakemlik müesesesi her davada farklı bir sözleşmeyi esas aldığı için, evrensel ve degişmez hukuk kuralları oluşturulamaz. Hukuken geçerli Mahkeme oluşumunda Savcı(Iddia Makamı), Avukat (Savunma Makamı) ve Yargıç’tan (Karar Makamı) oluşan bir yapı vardır. Mahkemeler de davalara ulusal ya da uluslar arası yazılı hukuk normlarına göre bakılır ve karara bağlanır. Uluslar arası Hakem(Tahkim) heyetlerinde hukukçu bulunması gerekmez. Hakem Heyetinin aldığı kararlar kesindir ve tarafların bir üst hakeme gitme hakkı yoktur. Bu durumda Uluslar arası Hakemlik müessesesinin Çağdaş Hukuk ile bir ilgisi yoktur ve olamaz.

Uuslararası antlaşmaları kim imzalar ? : Bakanlar Kurulu(hükümet) imzalar, Tbmm onaylanmasını bir KANUNLA uygun bulur, Cumhurbaşkanı onaylar.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 13) Kentleşme, piyasa gücünü ölçen endeksler, Türkiye'de kamu denetçiliği ne durumda direk başvuru yapmak için yargı yollarını tüketmek gerekli mi, Rusya devlet başkanı, Türkiye'nin son 4 cumhurbaşkanı , yerleşme hürriyeti hangi durumlarda kısıtlanabilir, bilanço ve gelir tablosu nedir farkları, alameti farika nedir, rostowun kalkınma teorisi aşamaları ve 3. Köprüye Yavuz Sultan Selim adının verilmesi doğru mu?

Pyasa gücünü ölçen endeksler : Lerner indeksi, Rothschield indeksi, Kar oranları ve Papandreou indeksleri kullanılan başlıca temel yöntemler arasındadır

Türkiye'de kamu denetçiliği ne durumda direk başvuru yapmak için yargı yollarını tüketmek gerekli mi ? : İdari başvuru yollarının tüketilmesi;
MADDE 12 – (1) Kuruma şikâyet başvurusunda bulunulabilmesi için 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun;
a) 10 uncu maddesi uyarınca idarî davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idarî makamlara başvuru yapılması,
b) 11 inci maddesi uyarınca idarî işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan idarî dava açma süresi içinde istenmesi,
c) 12 nci maddesi uyarınca idarî işlemden dolayı doğan zararın giderilmesinin üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan idarî dava açma süresi içinde istenmesi,
ç) 13 üncü maddesi uyarınca idarî eylemin yazılı bildirimi veya başka suretle öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak hakkın yerine getirilmesinin istenmesi,gerekir.
(2) Birinci fıkranın (a) bendinde öngörülen başvuru yolunun tüketilmesi hâlinde (b) ve (c) bendine göre ayrıca idarî başvuru yoluna gidilmesi gerekli değildir.
(3) Kuruma şikâyet başvurusunda bulunulabilmesi için özel kanunlarda yer alan zorunlu idarî başvuru yollarının tüketilmesi gerekir.
(4) Kurum, telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ihtimali bulunan hâllerde idarî başvuru yolları tüketilmese dahi şikâyet başvurularını kabul edebilir.
(5) İdarenin tutum ve davranışına karşı idarî başvuru yollarının tüketilmesi şart değildir.
(6) İdarenin, kanunlarda açıkça kesin olduğu belirtilen işlemlerine karşı doğrudan Kuruma şikâyet başvurusu yapılabilir.
Rusya devlet başkanı : Vladimir Putin

Türkiye'nin son 4 cumhurbaşkanı : Abdullah Gül , Ahmet Necdet Sezer ,Süleyman Demirel,Hüsamettin Cindoruk,Turgut Özal,Kenan Evren,Fahri Korutürk,Cevdet Sunay,Cemal Gürsel,Celâl Bayar,İsmet İnönü,Mustafa Kemal Atatürk.

Yerleşme hürriyeti hangi durumlarda kısıtlanabilir : MADDE 23. Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak;Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek; Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir. (Değişik: 3.10.2001-4709/8 md.) Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, vatandaşlık ödevi ya da ceza soruşturması veya kovuşturması sebebiyle sınırlanabilir. Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.

Bilanço ve Gelir Tablosu nedir?Farkları Nelerdir? :
Bilançonun Tanımı: Bilanço, işletmenin belli bir tarihteki varlıklarını ve bu varlıkların sağlandığı kaynaklarını gösteren mali bir tablodur.
Gelir Tablosunun Tanımı:Gelir tablosu, işletmenin belli bir dönemde elde ettiği tüm gelirler ile aynı dönemde katlandığı bütün maliyet ve giderleri ve bunların sonucunda işletmenin elde ettiği dönem net kârı veya zararını gösteren bir tablodur.

ALAMETİ FARİKA : Marka.Tescilli marka anlamina gelen eski Türkçe kelime.

Rostow'un kalkınma teorisi aşamaları : W.W. Rostow’un gelişme aşamaları; Geleneksel Toplum, “Kalkış”a Hazırlık Dönemindeki Toplum (Geçiş Dönemi), Kalkış (Take-off) Aşamasındaki Toplum, Olgunlaşma Yolundaki Toplum ve Kitle Tüketim Çağındaki Toplum olmak üzere beş asamadır.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 14) Aihm deki turk savcının adı konumu we dawalara etkisi ile hanqı durumlarda aihm e qıdılebılır,aş sermaye arttırım yolları we fon olusturma yolları,yuksek mahkemeler,anayasa mahkemesıne bıreysel baswuru durumu,sırketlerın borsaya acılması vs.

CEVAP 14)
Aihm deki turk savcının adı : (HİÇBİR YERDE YAZMIYOR)

Hangi durumlarda AİHM'e gidilebilir : Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Hasan Uzun/Türkiye davasında (başvuru no: 10755/13) oy çokluğu ile (5’e karşı 2 oy) verdiği kararla, T.C. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkının başladığı tarihten itibaren, bu hak kullanılmaksızın AİHM’ne yapılan başvuruları, “iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması” gerekçesiyle kabul edilemez bulduğunu ifade etmiştir.

Mağduriyetin devam etmesi ve bunun sonucunda çok ciddi kayıpların söz konusu olduğu durumlarda iç hukuk yolları tüketilmeden doğrudan AİHM’e başvurulması gerekir. Adil yargınlanma ilkesi içerisinde herkes makul bir süre içersinde yargılama sürecinin sonucunu almaya hak sahibidir. Devletin bir görevi olarak kişilerin adil yargılnamasını sağlaması gerekir eğer yargılama süreci gereğinden fazla uzuyor ve buna bağlı olarak mağduriyetin sonuçlarının ağırlaşmasına neden oluyorsa makul süre ihlali içersinde AİHM’e başvurulabilir.

Anonim şirketler sermaye arttırm yolları ve fon olusturma yolları : Hisse senedi çıkartırlar. Bu hisse senetlerini ya ortaklarına ya da önceki hisse sahiplerine satarak içerden , ya da intifa sahibi veya başkaca kişilere satarak dışardan fon sağlayabilirler.

Yüksek Mahkemeler : Anayasa Mahkemesi-Uyuşmazlık Mahkemesi-Yargıtay-Askeri Yargıtay-Askeri Yüksek İdare Mahkemesi- Danıştay

Anayasa mahkemesine bireysel başvuru : Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvurunun kapsamı, Anayasa'da teminât altına alınmış olan temel hak ve özgürlüklerin devletin kamu gücü aracılığı ile ihlâl edilmesidir. Bu kapsamı şu şekilde açıklayabiliriz :Gerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde gerekse Anayasa'da sayılmış ve teminât altına alınmış olan insan haklarının devletin kamu gücü aracılığı ile ihlâli söz konusu olabilmektedir. Devlet yapısına dâhil olan makâmlarca kişilerin hak ve özgürlükleri aktif ya da pasif olarak ihlâle mâruz kalabilmektedir. Örneğin; bir idârî makâm tarafından gerçekleştirilen bir işlem ya da uygulama sonucunda kişilerin temel hak ve özgürlükleri ihlâl edilebilmektedir ve bu durum "aktif ihlâl" olarak nitelendirilmektedir. Yine bir idârî makâmın mevzuatla ya da hukukun genel ilkeleri çerçevesinde üzerine tevdî edilmiş olan görevini yerine getirmemesi durumunda kişilerin temel hak ve özgürlükleri ihlâl edilebilmektedir ve bu durum "pasif ihlâl" olarak nitelendirilmektedir.Devletin yürütme, yargı ve hatta yasama erkleri tarafından aktif ya da pasif ihlâllerin gerçekleştirilmesi durumunda Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru söz konusu olabilecektir.Burada unutulmaması gereken husus, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruların kapsamına kişilerarası hukukî meselelerin girmediğidir. Örneğin; alacak-verecek ya da boşanma gibi konularda bireysel başvuru yoluna gidilmesi mümkün değildir. Bu konularda Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yoluna gidilebilmesi için, söz konusu meselede devletin açıkça bir hak ihlâline sebebiyet vermiş olması gerekmektedir.

Şirketlerin Borsaya Açılması : Sermaye Piyasası Kanunu, hisse senetleri halka arzedilmiş olan veya halka arzedilmiş sayılan anonim şirketleri halka açık anonim ortaklık olarak tanımlamıştır.
Halka arz, sermaye piyasası araçlarının satın alınması için her türlü yoldan halka çağrıda bulunulması, halkın bir anonim ortaklığa katılmaya veya kurucu olmaya davet edilmesi, hisse senetlerinin borsalar ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda devamlı işlem görmesi, Sermaye Piyasası Kanunu’na göre halka açık anonim ortaklıkların sermaye artırımları dolayısıyla paylarının veya hisse senetlerinin satışını ifade etmektedir.
Halka arzedilmiş sayılmak için ise ortak sayısı esas alınmıştır. Sermaye Piyasası Kanunu’nun 11. maddesi pay sahibi sayısı 250’yi aşan anonim ortaklıkların hisse senetlerinin halka arz olunmuş sayılacağını ve bu ortaklıkların halka açık anonim ortaklık hükümlerine tabi olacağını düzenlemiştir. Az sayıda ortakla kurulan bir anonim şirketin ortak sayısı şirketin paylarının zamanla veraset yoluyla birden fazla kişiye geçmesi ya da bazı ortakların hisselerini parça parça üçüncü şahıslara satmaları sonucunda çok daha fazla kişiye dağılmış olabilir.
Dolayısıyla, kendi iradesiyle hisse senetlerini halka arz eden şirketlerin yanısıra şirketteki pay sahibisayısının çeşitli şekilde artabileceği gözönüne alınarak pay sahibi sayısının 250’yi aşması durumundabu şirketlerin de halka açık şirket haline geldiği kabul edilmiş ve bu şirketler de Sermaye Piyasası
Kanunu kapsamına alınmıştır.Şirketler ortak sayılarını, ortak kayıt defteri, genel kurula katılanlar cetveli, kar payı dağıtımına dairmuhasebe kayıt ve belgeleri, kuruluş ve sermaye arttırımında başvuran ortaklara ilişkin kayıt vebelgelerle, ortaklığın ortaklarla ilişkilerine ait diğer işlemler sırasında belirleyebilirler.
Şirketlerin halka açılması ya da halka açık şirketlerin ve halka sunulan hisse senetlerinin çoğalması
şu kaynaklardan olur;
a) Doğrudan doğruya halka açık şirketlerin kurulup halka hisse senedi arz etmesi: Enflasyonun aşırı olmadığı, faiz oranlarının çok yüksek olmadığı dönemlerde halkın tasarruf ve yatırım gücü yeterli ise bu yolla halka açılmak mümkündür.
b) Kapalı şirketlerin halka açılması iki yolla olabilir:
- Yatırım bankalarının, diğer bankaların ve devletin halka kapalı şirketlerdeki iştirak paylarını şirketkara geçtikten sonra halka devretmeleri,
- Kapalı şirketlerin yeni ve büyük projeleri gerçekleştirmek amacıyla ve halka açılmak suretiylesermaye arttırımı yapmaları ve yeni payları halka arz etmeleri.
c) Kapalı şirketleri halka açmadan, sahipleri tarafından holdingler kurulması: Holding hisse senetlerine çekicilik kazandırmak için mevcut kârlı şirketlerin hisselerinin bir bölümünün holdinge devredilmesi, bu hisseler karşılığında holdingden yönetime hakim olacak miktarda hisse alınması; holdingin geri kalan hisselerinin halka açılması suretiyle toplanacak yeni fonlarla holdinge bağlı yeni şirketler kurulması,
d) Halka açık şirketlerin sermaye arttırımları: Sermaye arttırımlarında prensip olarak artırılan sermayeden yeni pay alma hakkı eski ortaklara aittir ve eski ortaklar bu haklarını eski hisseleri oranında kullanabilirler ki buna “rüçhan hakkı” denir. Rüçhan hakkı kullanıldıktan sonra satın alınmayan yeni payların tasarruf sahiplerine satılması sonucu şirketin ortak sayısı artar.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 15)2008 krizi nedenleri,merkezin faiz koridorunun üstünü artırması ne anlama geliyor,piyasa gücü nedir nasıl ölçülür,lerner endeksi
CEVAP 15)
2008 Krizi Nedenleri : 2000'li yıllar boyunca başta petrol olmak üzere bütün emtia ve tarım ürünleri fiyatlarında büyük bir yükseliş gözlendi. Çin ve Hindistan gibi yüksek nüfuslu ülkelerde gözlenen ekonomik büyüme bu ürünlere olan talebi arttırdı ve fiyatların yükselmesine neden oldu. 2008 yılında gıda fiyatları tarihin en yüksek düzeylerine ulaştı. Altın ve petrol gibi değerli maddeler de tarihinin en yüksek değerini kazanırken ABD dolarının değeri hemen hemen bütün diğer para birimleri karşısında önemli ölçüde düşmüştür.
Buna paralel olarak 2008 yılında Amerika Birleşik Devletlerindeki taşınmaz mal piyasasında (özellikle konut fiyatlarında) büyük bir düşüş yaşandı. ABD'deki konut fiyatları 2000'li yıllar boyunca büyük bir yükselme göstermişti. Bu yükselmenin bir nedeni de kolaylıkla elde edilebilen tutulu satışlar (mortgage) idi. Sürekli olarak yükselen konut fiyatları piyasalarda aşırı derecede iyimser bir hava yaratmış, bankaların düşük gelirli ailelere konut almak için kolayca kredi sağlamalarına yol açmıştı. Konut fiyatları inişe geçince birden bire subprime mortgage (yüksek risk ve yüksek faizli kredi) denilen bu kredi piyasası çökmüş, kredi faizlerini ödeyemeyen düşük gelirli ailerinin iflas etmelerine ve konutlarına el konmasına neden olmuştur.
Birleşik Krallık'taki Birmingham Northern Rock bankası önünde paralarını çekmek için bekleyen mudiler2008 yılı ilerledikçe subprime mortgage krizinin sadece küçük bir kesimi değil, bütün ABD mali sistemini etkilediği anlaşıldı. Düşük gelirli ailelere yüksek riskli kredi açan bu kurumlar kredi akitlerini birleştirip paketleyerek borsalarda alınıp satılabilen tahviller haline getirmişler, yatırım bankaları ve ticaret bankalarına satmışlardı. Elinde çok miktarda yüksek riskli konut kredisi tutan yatırım bankalarından Bear Stearns Mart ayında iflas ederek ABD hükümeti tarafından diğer bir yatırım bankası olan JPMorgan Chase'e satıldı. Bu iflası diğer bir yatırım bankası olan Lehman Brothers ve Merrill Lynch ve sigorta firması American International Group izledi. Washington Mutual ve Wachovia gibi bankalar iflas ederek diğer bankalara satıldılar. Bu krizi durdurmak için Eylül ayı sonlarında ABD Kongresi 700 milyar dolarlık bir kurtarma paketini onayladı.
ABD'deki kriz kısa zamanda Avrupa'ya da sıçradı. İzlanda'nın 3 büyük bankası iflas etti. 2008 yılında İzlanda Kronası Avroya karşı % 40 değer kaybetti ve İzlanda'daki enflasyon oranı % 15'e ulaştı. Birleşik Krallık'taki taşınmaz mal piyasası da aynen ABD gibi büyük bir düşüşe geçti.

Merkezin Faiz Koridorunun üstünü arttırması ne anlama gelir? : Merkez Bankası kısa vadeli faiz oranına ilişkin kararını duyururken bir borç verme, bir de borç alma faiz oranı açıklıyor. Enflasyon hedeflemesi rejimi uygulayan çoğu ülke merkez bankası 'faiz koridoru' denilen bir sistem uyguluyor.
Borç verme faiz oranı; geçici likidite sıkışıklığına düşen bir bankanın, Merkez Bankası'ndan kısa vadeli borçlanmak için ödemeyi kabul ettiği faiz oranı demek.
Merkez Bankası'nın borç alma faiz oranı ise, geçici likidite fazlası olan bir bankanın, bu fonunu değerlendirerek, bir faiz getirisi sağlamak için merkez bankasına bu fonu mevduat şeklinde yatırması halinde almayı kabul ettiği faiz oranı anlamına geliyor. Borç verme faiz oranı, borç alma faizinden yüksek olduğu için arada oluşan koridora da 'faiz koridoru' deniyor.
Merkez Bankası, son aylarda direkt politika faizine müdahale etmek yerine faiz koridorunu daraltıp genişleterek piyasalarda döviz kurlarını kontrol altına almaya çalışıyor.
Merkez Bankası bugün borç verme faiz oranını yüzde 9'dan yüzde 12.5'a çıkararak bankalara daha yüksek faizle borç vereceğini açıklamış oldu. Piyasa çevrelerinde bu kararın TL'de likidite sıkışıklığına yol açacağı belirtiliyor. Aynı zamanda bu kararın TL'yi değerli kılacağı, bunun da döviz kurundaki spekülatif artışa fren olması bekleniyor.

Piyasa gücü nedir nasıl ölçülür? : Eğer piyasa sistemi tam rekabetçi bir yapıda değil ise piyasa gücü ortaya çıkabilmektedir. Piyasa gücü fiyatları etkileyebilme anlamına gelmektedir. Fiyat ve miktarı denge düzeyinden uzak tuttuğu için piyasa gücü piyasaların verimsiz çalışmasına sebep olur. Ölçme : Lerner indeksi, Rothschield indeksi, Kar oranları ve Papandreou indeksleri kullanılan başlıca temel yöntemler arasındadır

Lerner Endeksi : erner Endeksi Ne Demektir ?
Bu yayında monopolcü (tekel) için fiyat belirleme kabiliyetini ölçen lerner endeksi formülünü kullanarak endekskatsayıları talebin fiyat esnekliğiyle nasıl alakalıdır? Lerner endeksi formüllüyle alakalı örnek sorular ve Monopol(tekel) gücü göstergesi olarak hangi katsayılar kabul ediliyor? sorularının yanıtlarını bulacaksınız.
Monopolcü-nün Fiyat Belirleme Gücü
Negatif eğimli talep eğrisi ile karşı karşıya olan monopolcü, satış fiyatını MR= MC (marjinal gelir= marjinal maliyetinüzerinde belirleyebilme gücüne sahiptir. Ancak bununda bir sınırı vardır. Örneğin, malın ikamesinin bulunupbulunmadığı veya çiçek ve dayanıksız tüketim malları gibi çabuk bozulabilen mallar durumunda monopol gücü düşebilmektedir.Monopolcü-nün fiyat belirleme gücü ″Lerner Endeksi″ ile ölçülmektedir. Endeks, monopolcü’nün dengekoşullarından türetilebilmektedir.
MR=MC eşitliği ile bu endeks bulunmuştur.
Endeks = P_MC/P= 1/ed
P_MC/P → lerner endeksi olarak adlandırılır.
Endeks sıfır ile bir arasında değerler alır. (0≤Le≤1)
Katsayı sıfır olarak bulunursa, monopolcü fiyat belirleme gücü yoktur. Yani tam rekabet koşulları geçerlidir.
Katsayı 1 olarak bulunursa, monopolcü açısından fiyat belirleme gücü tamdır. Yani tekel söz konusudur.
Lerner formülünde görüldüğü gibi, monopol gücü ile talebin fiyat esnekliği arasında ters yönlü bir ilişki vardır. Talebinfiyat esnekliği büyüdükçe monopol gücü düşer.
Esneklik sonsuz olduğunda ise, monopol gücü sıfırdır. P= MC olur, yani tam rekabet koşulları geçerli olur.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 16) Vergi ve cari açıkla ilgili derin yorum soruları, haksız rekabet türleri, özel tükenmeye tabi varlıklar ve Hicaz makamının özellikleri soruldu...

CEVAP 16)

Vergi : Devletin veya devletten aldığı yetkiye dayanan kamu tüzel kişilerinin, geniş anlamdaki faaliyetlerinin gerektirdiği harcamaları karşılamak ve amme hizmetlerinin gereklerini yerine getirmek gayesiyle, ekonomik birimlerden (bunlar gerçek veya tüzel kişiler olabilir) kanunda öngörülen esaslara uymak kaydıyla ve hukuki zorlama altında özel bir karşılık vaadi olmaksızın geri vermemek üzere aldıkları para tutarları. Anayasası’nın 73. maddesinde Vergi Ödevi başlığı altında şöyle bir ifade mevcuttur: "Herkes kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır."

Cari Açık: Cari açık bir ülkenin ürettiğinden fazla harcaması anlamına gelir.
Cari açık üç kalemden oluşur. Birincisi uluslar arası mal ticareti yani ithalat ve ihracattırcari açıkİkincisi hizmetler hesabı : turizm, sigortacılık, taşımacılık gibi hizmet ticaretinden oluşur. Üçüncüsü transferler hesabı denilebilir yurt dışında çalışan bizim işçilerimiz ve ülkemizde çalışan yabancı işçilerin yol açtığı döviz transferleridir. Bu kalemler ülkede ticaret, hizmetler ve transferler sonucu döviz giriş çıkışlarını gösterir. Sonuç olarak ülkeye gelen döviz ülkeden çıkan dövizden fazlaysa cari fazla tersi ise cari açık oluşur.


Haksız rekabet türleri : Haksız Rekabetin Karakteristik Şekilleri:
Ekonomik Rekabeti kötüye kullanan aldatıcı ve iyi niyet kurallarına aykırı eylemleri tek tek saymak mümkün değildir. TTK 57. maddesinde iyi niyet kurallarına aykırı hareketlerin bazılarını özellikle belirtmiştir. Bunlar; Kötüleme, Hakikate Aykırı Beyan, Övünme-Reklam, Yanlış Unvanlar Kullanımı, İltibaslar, Personeli Aracı Kılmak -İğfal, Rakibin Sırlarından Haksız Yere Faydalanmak, Gerçeğe Aykırı Hüsnühal Şahadetnamesi Vermek, İş Şartlarının İhlali
HAKSIZ REKABETTE HUKUKSAL SORUMLULUK
Dava Hakkı ve Husumet Haksız rekabet yüzünden müşterisi, kredisi, meslek itibarı, ticari işletmesi veya diğer iktisadi menfaatleri bakımından zara gören veya böyle bir tehlikeye maruz kalan kimse için dava hakkı doğar.
Davacılar; Mağdur rakibe, müşteriler, mesleki ve iktisadi birlikler
Davalılar; Haksız Rekabeti gerçekleştiren fail, istihdam eden ve basın
HAKSIZ REKABETTE DAVA ÇEŞİTLERİ
- Tecavüzün Tespiti Davası: Haksız rekabette tespit davası, eylemin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının tespiti sağlar.Haksız rekabetin sonucunda meydana gelen zararın tespiti,tespit davasının konusunuoluşturmaz.
- Tecavüzün Men’i (Önlenmesi) Davası: Haksız rekabetten dolayı zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz kalan kimse tarafındaneylemin yapılmaması veya önlenmesi için tecavüzün önlenmesi davası açılır. Davanın açılması için,karşı tarafın kurslu olması gerekmez. Tecavüzün fiilen devamı, davanın açılması için yeterlidir.
- Tecavüzün Ref’i (Kaldırılması) Davası: Haksız rekabete maruz kalan kimseye haksız rekabet neticesi meydana gelen maddi durumunortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesinidava etme hakkını tanımaktadır. Ref davasında, haksız rekabetten önceki durumun iadesiamaçlanmaktadır.
- Maddi Tazminat Davası : Davalının kusurlu bulunması halinde haksız rekabet sonucunda meydana gelen maddi zararıntazmini istenebilir.
- Manevi Tazminat Davası : Haksız rekabet sonucunda kişisel varlıkları tecavüze uğrayan kişi manevi tazminat davası açabilir.
- Menfaatin Karşılığının İadesi Davası: Davacı, haksız rekabet neticesinde davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığınınkendisine verilmesini isteyebilir.
- Hükmün İlanı : Davayı kazanan taraf , masrafı haksız çıkan taraftan alınmak üzere mahkemeden kararınkesinleşmesinden sonra ilan edilmesini isteyebilir
Özel tükenmeye tabi varlıklar :
27-Özel Tükenmeye Tabi Varlıklar: Belli bir rezervin kullanılması için yapılan ve rezervin tükenmesi ile değerini yitirecek olan giderler bu hesap grubunda izlenir. Örneğin bir maden çıkarmak için birçok arama, hazırlık ve geliştirme faaliyeti yapılır. Ancak yapılan harcamaların yararı oradan çıkarılacak maden miktarı ile sınırlıdır. Bu nedenle bu tür harcamalar özel tükenmeye tabidir. Özel tükenmeye tabi varlıklar hesap grubunda aşağıdaki hesaplar yer alır:271 Arama Giderleri
272 Hazırlık ve Geliştirme Giderleri
277 Diğer Özel Tükenmeye Tabi Varlıklar
278 Birikmiş Tükenme Payları (-)
279 Verilen Avanslar
Özel tükenmeye tabi varlıklar hesaplarının işleyişinde artış meydana geldiğinde hesabın borç tarafına, azalış meydana geldiğinde hesabın alacak tarafına kayıt yapılır.

Hicaz makamının özellikleri : “Hicaz” denince dört ayri isimde, ortak özellikleri çok olan dört ayri basit makam anlasilir. Bu dört basit makamin yapilari birbirine çok yakin oldugundan hepsine birden “Hicaz Ailesi” denir. Bu makamlar, “Hicaz, Hümayun, Uzzal ve Zirgüleli Hicaz” dir. Simdi Hicaz Makamini inceleyelim.
a. Durak : Dügah perdesidir
b. Seyir : Inici – çikicidir
c. Dizi : Yerinde Hicaz dörtlüsüne, Neva perdesinde Rast beslisinin eklenmesiyle meydana gelir.
d. Güçlü : Neva perdesidir
e. Yeden : Rast perdesidir
f. Donanim : Si bakiye bemol, Fa bakiye diyez, Do bakiye diyez

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 17) Euro krızı Türkiye ye etkisi ? Türkiye'de alınan önlemler ? Oyun konsolu.. Vergide eşitlik ? Serbest bölge ? Dönem net karı dönem karı farkı

CEVAP 17)

Euro krızı Türkiye ye etkisi ? : • Euro bölgesindeki krize ve Türkiye’nin ekonomik durumuna yönelik değerlendirmeleriniz nelerdir?
Avrupa Birliği ile ilgili krizi değerlendirmek gerekirse, aslında AB’de çıkan kriz iki yıl önce büyük bir apartman dairesinin bir mutfağında çıkan bir yangının aslında bütün apartmana sıçraması gibi bir durum. Yani iki yıl önce Yunanistan ilk defa AB’den yardım başvurusunda bulunduğunda piyasalar o zaman ne İspanya, ne Portekiz, ne İtalya hakkında ciddi bir endişe taşımıyorlardı. Ama ardından görüldü ki, sorun ne yazık ki sadece Yunanistan’la sınırlı değil. Aynı zamanda Portekiz, İspanya, İtalya, İrlanda gibi ülkeler de bu borç kriziyle karşı karşıyalar. Sorunun temeline indiğimizde aslında Avrupa’da sorun borç krizi olarak görülmekle birlikte Avrupa’da ciddi bir büyüme sorunu var. Daha eski tarihe gittiğimizde 99 yılında, 1999’da AB Euro’ya geçtiğinde İspanya gibi, İrlanda gibi, Portekiz gibi, Yunanistan gibi bugünün sorunlu ülkeleri borçlanma maliyetlerinde ciddi bir düşüş yaşadılar. Çok bariz bir örnek vermek gerekirse, mesela 96-97’lerde 10 yıllık devlet kağıtlarıyla % 20-25 faizlerle borçlanan Yunanistan gibi, İspanya gibi ülkeler % 4-5 faizlerle borçlanmaya başladı. Bu aslında 2 tane temel sonuç verdi. Birinci olarak, bu ülkede ciddi şekilde borçlanmaya ve ekonomilerini kamu yoluyla büyütme yoluna itti. İkinci olarak ise, Euro’daki 99 yılından itibaren ortaya çıkan değer kazancı bu ülkelerin ciddi şekilde rekabet güçlerinin kaybolmasına neden oldu.
Çok basit bazı rakamlar vermek gerekirse, örneğin 1999’la 2008 arasında Almanya’da birim işgücü maliyeti yaklaşık % 15 oranında artmış. Ama bu oran Yunanistan’a geçtiğimizde % 62’lere varıyor. Yani bu ülkeler aslında ekonomilerini iç talep yoluyla, kamu yoluyla -kamu harcamaları yoluyla bir nevi büyütmek zorunda kaldılar. Çünkü ülkeler ciddi şekilde rekabet güçlerini kaybetmişlerdi, ekonomilerin ihracat yoluyla, yatırım yoluyla büyümesine bir imkan yoktu açıkçası. Dolayısıyla bu ülkeler kamu harcamalarını arttırarak, bütçe açıklarını arttırarak, ucuz finansman imkanı, bol kredi imkanının olduğu bir ortamda ciddi şekilde borçlandılar, borçluluk seviyelerini arttırdılar, bütçe açıkları verdiler ve ekonomilerini büyüttüler. Bu ne zaman – tabiri caizse- duvara tosladı? 2008 krizinden sonra, bu artık duvara tosladı. Çünkü dünyada artık likitte daralmaya başladı. Bu ülkelerin borçluluk seviyeleri, özellikle Yunanistan, İtalya gibi ülkelerin borçluluk seviyeleri artık sürdürülemez noktaya geldi ve piyasa bunu gördüğü anda bu ülkelere olan krediyi kesmeye başladı. Şimdi peki bu sorunun üstesinden nasıl gelebiliriz? Yani ortada ciddi bir borç krizi var, büyüme sorunu var; bu ülkeler büyüyemiyorlar. AB bu ülkelere bir kemer sıkma politikası dayatıyor ama bu kemer sıkma politikaları durumu daha da kötüleştirmekten başka bir işe yaramıyor. Çünkü vergi toplayamadığınız, ekonominin büyüyemediği bir ortamda bütçe açıklarını kesmenizin imkanı yok. O zaman öncelikli olarak bu ülkeleri tekrar ekonomik büyümeye itecek, bu ülkeleri tekrar ekonomik büyüme trendine sokacak reformlara ihtiyaç var. Nedir bu reformlar veya çözüm yolu nedir? Açıkçası, her ne kadar şu anda AB’li liderler buna karşı çıksalar da, bunu onaylamasalar da; özellikle Yunanistan gibi, Portekiz gibi, İspanya gibi ciddi şekilde rekabet gücü kaybolmuş ülkelerin bir noktada Euro’dan çıkmaları kaçınılmaz bir noktaya gelebilir, kaçınılmaz bir hal alabilir. Türkiye’nin aslında 2001 krizinde yaşadığı -nasıl diyeyim- ders, bu noktada AB üyesi ülkelere, özellikle problemli ülkelere örnek olabilir. Türkiye 2001 krizinde, hatırlarsak, o zaman Yunanistan’dan çok farklı değil durumu. Ciddi bir kamu borç kriziyle karşı karşıyaydı. Kamu % 150’lere varan faizlerle borçlanıyordu. Ama Türkiye o dönemde çok yararlı bir iş yaptı. % 100’e yakın bir devalüasyon yaşadı Türk lirası o zaman ve bu yaşanan devalüasyon Türkiye’nin tekrar rekabet gücünü kazanıp ihracat motoruyla tekrar hızlı bir şekilde toparlanmasına yardımcı oldu. Belki bugün de özellikle artık Yunanistan gibi bir ülke için mesela, Euro’dan çıkıp yeterli miktarda bir devalüasyon gerçekleştirip tekrar rekabet gücünü kazanıp ihracat yoluyla büyümesi en mantıklı yol gibi gözüküyor. Bu yapılamazsa peki, ne yapılacak? Yani, tamam AB’li liderler diyor ki, tamam biz ne Yunanistan’ın, ne Portekiz’in, ne İtalya’nın, ne İspanya’nın, AB’den çıkma… Euro’dan çıkmasını istemiyoruz. O zaman ne yapacağız peki, krizi çözmek için? Burada bence Avrupa Merkez Bankası’na biraz daha fazla iş düşüyor, ki geçen hafta Avrupa Merkez Bankası’nın aldığı kararlar da açıkçası kendisine düşen vazifeyi yerine getireceğini söylüyor. Şimdi, dediğim gibi bu ülkelerin temelindeki problem; büyüyememeleri, rekabet güçlerini kaybetmiş olmaları. Dolayısıyla burada Avrupa Merkez Bankası’nın özellikle Euro’ya değer kaybettirecek, dolayısıyla bu ülkelerin tekrar rekabet güçlerini kazanmalarını sağlayacak adımlar atması gerekiyor. Şu an AB’de faizler, tarihî en düşük seviyelere gelmiş durumda. Ama hala Avrupa Merkez Bankası’nın faizi indirecek, belli bir marjı var hala. İkinci olarak, Avrupa Merkez Bankası, evet piyasaya yeterince likidite veriyor, oldukça fazla likidite veriyor ama belki daha fazla likidite vermesi gerekiyor. Borçlanma maliyetleri ciddi şekilde yükselmiş olan İtalya gibi, İspanya gibi ülkeler için daha fazla ikinci piyasadan tahvil alması gerekiyor ki geçen hafta aldığı karar da zaten bu yöndeydi. Özellikle İspanya ve İtalya gibi ülkeler için sınırsız miktarda tahvil alacağını açıkladı Avrupa Merkez Bankası. Bunlar doğru adımlar. Bu ne işe yarayacak peki? Avrupa Merkez Bankası hem faizleri düşük tutarak hem de likiditeyi bollaştırarak bu belli bir dönemde Euro’nun değer kaybetmesine neden olacak. Euro’nun değer kaybetmesiyle birlikte bu ülkeler, bu sorunlu ülkeler tekrar rekabet güçlerini kazanmaya başlayacaklar ve belki tekrar, işte özellikle İspanya gibi, Portekiz gibi, Yunanistan gibi ülkeler ihracat motorunu devreye sokarak krizden çıkma, tekrar büyüme; büyümeyle birlikte gelirlerin artması, vergi gelirlerinin artması, harcamalarda da belli bir kesintiyle beraber tekrar bütçe dinamiklerini çözme yoluna gitmiş olacaklar. Burada ben açıkçası, dediğim gibi Avrupa Merkez Bankası’nın adımlarını doğru buluyorum, şu an doğru yönde ilerliyor. Bunun yanında, aslında Avrupa Merkez Bankası’nın attığı bu adımlar hükümetlere biraz da zaman kazandırıyor. Özellikle Yunanistan gibi, İspanya gibi, Portekiz gibi ülkelerin ciddi yapısal reformlara ihtiyaçları var. Ne gibi? Rekabetle ilgili reformlar, işgücü piyasasının daha esnek hale getirilmesiyle ilgili reformlar; bütün bunlar uzun vadede bu ülkelerin tekrar rekabet güçlerini kazanıp, tekrar bir büyüme patikasına girip krizden çıkmalarını sağlayacaktır. Burada tabii, AB’nin kriziymiş gibi gözüküyor bu ama bunun Türkiye’ye tabii bir de etkileri var. Türkiye bundan nasıl etkilenir, sorusu da hep gündemimizde duruyor. Türkiye’nin açıkçası AB ile ilişkileri yıllardan beri çok, yani çok karmaşık bir yapıya sahip ve çok etkileşim içerisindeyiz. Türkiye’nin burada, AB’deki krizden iki kanaldan etkilenme ihtimali var. Bunlardan bir tanesi ihracat kanalı açıkçası. Biz geçmişte baktığımızda Türkiye’nin ihracatını yaklaşık neredeyse yarısı AB bölgesineydi, AB üyesi ülkelere yapılıyordu. Şimdi Türkiye bu anlamda, özellikle biz Avrupa’daki krizin en çok hissedildiği bu 2011-2012 yıllarına baktığımızda Türkiye açıkçası bu ihracat kanalından çok fazla etkilenmedi. Etkilenmedi derken, nasıl etkilenmedi? AB’ye olan ihracatımız mesela bu yılın ilk 8 ayında ciddi şekilde düştü, AB’ye olan ihracatımız. AB’nin toplam ihracatımız içerisindeki payı % 45-46’lardayken bu yıl itibariyle, bu yılın ilk 7-8 ayı itibariyle % 40’ların altına geriledi. Yani evet, ihracat anlamında bizi etkiledi Avrupa Birliği’ndeki kriz. Ama şu oldu; Türkiye alternatif pazarlar geliştirerek AB bölgesinde kaybettiği pazarlardan çok fazla etkilenmedi. Mesela benim hep verdiğim bir örnek vardır. Irak mesela, yani 7-8 sene önce bizim ihracat pazarımızda çok ciddi söz sahibi olmayan bir ülkeydi. Bugün, öyle zannediyorum ki birkaç yıl içinde Irak, Almanya’yı da geçerek bugün bizim en çok yaptığımız, en çok ihracat yaptığımız ülke olacak belki. Hakeza İran’la ihracatımız öyle. Afrika ülkelerine yaptığımız ihracat her yıl çok hızlı bir şekilde artıyor. Orta Doğu’nun, tabiri caizse sorunsuz diyebileceğimiz ülkeleri; işte Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, buraya ihracatımız yılın ilk 7-8 ayında çok ciddi şekilde arttı. Dolayısıyla Türkiye, evet AB’deki krizden ihracat anlamında etkilendi. Ama bunu telafi etmesini de bildi. Tabii burada, özellikle bölgedeki gerginlikler de bizim ihracatımız anlamında sorun oluşturuyor. Yani AB’ye ihracatımız azalıyor. Türkiye, işte son 3-5 yıldır yeni pazarlar keşfetti, özellikle Orta Doğu pazarı. Ama Suriye’nin hali ortada, Mısır… işte, yeni bir değişim yaşıyor. Bu bizi nasıl etkiler ekonomik anlamda? Ben açıkçası çok fazla etkileyeceğini zannetmiyorum. Evet, Suriye’yle bizim çok ciddi ilişkilerimiz vardı, ekonomik ilişkilerimiz. Mısır’la vardı ama Türkiye’nin genel ihracat potansiyelini etkileyecek rakamlar değildi bence bunlar. Türkiye çok rahat bunları da telafi edebilecek yapıya sahip. Türkiye’nin AB ile ekonomik anlamda ikinci şeyi ise dış finansman noktasındaydı. Yani Türkiye her yıl ortalama 60-70 milyar dolar cari açık veren ve bunu finanse etmek zorunda olan bir ülke. Yani her yıl bizim dünyadan, bir yerlerden 60-70 milyar dolar para bulmamız gerekiyor. Bu, gerek doğrudan yabancı sermayeyle olabiliyor, portföy yatırımıyla oluyor. Özellikle doğrudan yabancı yatırımlar açısından baktığımızda, Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların çok büyük bir çoğunluğu AB üyesi ülkelerden geliyor. Şimdi buradaki soru işareti; acaba bu devam edecek mi? Yani hala Türkiye, bu AB’den, AB üyesi ülkelerden yıllık ortalama, işte 15-20 milyar dolara yakın bir doğrudan yabancı sermaye çekmeye devam edebilecek mi? Ben bunun devam edeceği kanaatindeyim. Çünkü Avrupa’da, evet bir borç sorunu var, bir büyüme sorunu var ama Avrupa’da bence ciddi şekilde bir likidite sorunu yok, nakit sorunu yok. Yani şirketler ciddi şekilde bir nakit varlığı içerisindeler ve gerçekten şirketler yatırım yapabilecekleri, kârlılık potansiyeli gördükleri yerler arıyorlar. Türkiye’de bu konuda önemli bir aday olmaya devam edecektir. Özellikle Avrupa’nın durgunlukla boğuştuğu bir ülkede Türkiye genç, dinamik, büyüyen ekonomisiyle Avrupalı yatırımcılar açısından, doğrudan yabancı yatırımcılar açısından cazibe merkezi olmaya devam edecektir ve Türkiye’yi bu anlamda ben AB’deki krizin etkileyeceğini zannetmiyorum. Burada tabii, kısaca Türkiye’deki genel durumu da değerlendirmekte fayda var. Yani 2009 krizinden çok hızlı çıktık biz. Yani Türkiye 2009’da % 4,5’ a yakın bir küçülme kaydettikten sonra 2011… 2010 ve 2011 yılında çok hızlı büyüdü. Ama bu büyüme tabii, beraberinde bazı riskleri de getirdi. Örneğin; işte hep konuştuğumuz, televizyonlarda hep dile getirilen, işte bir cari açık sorunu Türkiye’nin. Gerçekten Türkiye için, benim kanaatime göre orta ve uzun vadede çözülmesi gereken en önemli ekonomik sorunlardan bir tanesi; cari açık. Yani Türkiye’nin muhak… yani sonsuza kadar Türkiye cari açık veren bir ülke olarak yaşayamaz. Çünkü cari açık vermek demek; sizin sürekli yurtdışına karşı borçlu hale gelmeniz demek, sürekli yatırım pozisyonunuzun kötüleşmesi anlamına geliyor. Dolayısıyla Türkiye’nin belli bir noktadan sonra artık cari açık değil; cari fazla veren bir ülke haline gelmesi gerekiyor. Burada ne yapılması gerekiyor? Burada belki iki tane yapısal reform çok büyük önem taşıyor diye düşünüyorum. Bunlardan bir tanesi, tasarrufların arttırılması. Yani cari açık problemi dediğimiz problem aslında özünde bir yatırım-tasarruf açığı problemi. Evet, Türkiye genç bir nüfusa sahip, dinamik bir nüfusa sahip, büyümemiz gerekiyor, büyümemiz için yatırım yapmamız gerekiyor. Yani her yıl 1 milyona yakın insan işgücüne katılıyor. Bunlara istihdam yaratılması gerekiyor. İstihdam olması için yatırım olması lazım. Dolayısıyla çok ciddi bir yatırım talebi var. Ama ne yazık ki bu yatırım talebini finanse edecek kadar bir tasarrufumuz yok, yerli tasarrufumuz yok. Yani Türkiye’de şu anda özel tasarruflar tarihin en düşük seviyelerine düşmüş durumda. Yani milli gelirin % 12-13’lerine varan bir özel tasarrufla Türkiye’nin, yani işte bahsedilen hep 2023 hedeflerine filan yürümesi çok zor açıkçası. Dolayısıyla Türkiye’nin muhakkak tasarruflarını arttırması gerekiyor. Daha çok tasarruf eden bir millet olmamız gerekiyor ve bu tasarrufların sisteme kazandırılması gerekiyor. İkinci önemli bir nokta bu cari açık probleminin çözümünde ise; Türkiye’nin artık daha katma değer yaratan, katma değer oluşturan ürünler ihraç etmesi gerekiyor. İşte hep verdiğim bir örnek var; yani siz 2 ton – 3 ton domates ihraç ediyorsunuz ama bir IPad2’den kazandığı parayı kazanamıyorsunuz Amerika’nın, yani 2-3 ton domatesle veya işte 10-15 ton mermer satarak. Dolayısıyla Türkiye’nin daha böyle teknoloji yoğun, bilgi yoğun, katma değeri yüksek ürünlere yönelmesi gerekiyor ihracat anlamında. Ben açıkçası hükümeti de bu konuda, tabiri caizse… şey görüyorum yani, bu konuda uyanmış durumda hükümet. Uygulanan ekonomi politikaları bu konuda isabetli politikalar. Örneğin; tasarrufların arttırılması anlamında yeni getirilen bireysel emeklilik sistemi, ciddi manada eğer lansmanı yapılabilirse, tanıtılabilirse insanlara, ciddi manada Türkiye’deki tasarruf problemini çözecek bir sistemdir. Onu haricinde işte son çıkarılan teşvik yasası, işte teknolojik yatırımlar, KOSGEB ile yapılan yatırımlar, bütün bunlar Türkiye’nin ileride ihracat ürünlerinin daha teknoloji yoğun, daha bilgi yoğun hale gelmesini sağlayacaktır. Tabii burada Türkiye için diğer önemli bir problem bu yıl için enflasyon problemiydi. İşte dünyada artan enerji fiyatları var, gıda fiyatları var, işte artan bir döviz kuru var. Yani daha çok talep tarafından ziyade maliyet tarafından ulaşan bir enflasyon var. Merkez Bankası da bu konuda bence üstüne düşeni yapıyor. Türkiye geçen yılı % 10’un üzerinde bir enflasyonla kapatmıştı. Ama bu yıl zannediyorsam, yani % 6 civarında, 6,5 civarında bir enflasyonla kapatacağız bu yılı. Dolayısıyla onu da Türkiye yendiği zaman, işte o zaman hep bizim bu tartıştığımız konu; Türkiye’nin notu arttırılır mı, arttırılmaz mı, Türkiye yatırım yapılabilir seviyeye çıkabilir mi, bu konu gündeme gelecektir o zaman. Ben açıkçası Türkiye’nin şu haliyle bile, şu ekonomik parametreleriyle bile yatırım yapılabilir notu hak ettiğini düşünüyorum. Ama tabii burada, Türkiye’nin biraz daha üzerine düşen ödevleri yapması gerekiyor. Dediğim gibi, Türkiye için 2-3 tane önemli risk var. Bunlardan bir tanesi cari açık. Muhakkak orta ve uzun vadede alınacak yapısal tedbirlerle çözülmesi gerekiyor. Enflasyon, evet ciddi şekilde belini kırdık son on yılda. Ama Türkiye’nin artık, eğer gelişmiş bir ülke olmak istiyorsa 5-10 yıl sonra, Türkiye’nin enflasyonu muhakkak % 3-4’lü bantlara çekmesi gerekiyor. Ve işsizlik problemi… Evet, işte en son mayıs ayı rakamları itibariyle Türkiye işsizlikte son 10 yılın en güzel rakamlarına ulaştı, en düşük rakamlarına ulaştı. Ama Türkiye için % 8-8,5 civarı, % 9 civarı işsizlik, hala yüksek bir işsizlik oranı. Türkiye eğer, dediğim gibi, gelişmiş bir ülke olacaksa, Türkiye işsizlik problemini çözmek istiyorsa, bu rakamları % 5-6’lara çekmek zorunda Türkiye ekonomisi. Dediğim gibi, şu an doğru adımlar atılıyor, doğru yapısal reformlar uygulanıyor. Bunlar yapıldığı takdirde Türkiye bu problemleri de yenip önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde veya bahsedilen 2023 hedeflerine çok daha rahat bir şekilde yürüyebilecektir diye düşünüyorum.
Türkiye ekonomisinin aslında en güçlü yanlarından bir tanesi; mali istikrar diyebiliriz. Yani Türkiye ekonomisi 2009’da, evet, krizde küçüldü, % 4,5’e yakın bir küçülme kaydettik. Ama göreceli olarak aslında ekonomi çok fazla krizi hissetmedi. Bunun en önemli nedenlerinden bir tanesi; Türkiye’de gerçekten çok güçlü bir mali yapı var; gerek borçluluk anlamında, gerekse bütçe dinamikleri anlamında. Mesela bir örnek vermek istiyorum: işte, biliyorsunuz AB üyesi ülkelerde Maastricht Kriteri denen bir kriter var. Bu kriterlere göre mesela, üye ülkelerin borcunun milli gelire oranının %60’ı geçmemesi gerekiyor. Bugün işte AB’nin lokomotif ülkeleri dediğimiz Almanya, Fransa bile bu kriteri sağlayamazken Türkiye’de işte borcun milli gelire oranı 2011 sonu itibariyle % 40’ların altına gerilemiş durumda. İşte yine başka bir kriter, Maastricht Kriteri’ne göre bütçe açığının milli gelire oranının % 3’ün üstünde olmaması gerekiyor. Türkiye bu kriterlerin çok daha altında, bütçe açığı veriyor. Bu yıl belki mali politikası açısından biraz sıkıntılı bir yıl. Şöyle sıkıntılı bir yıl; evet, ekonomi 2010 ve 2011 yılında çok yüksek büyüme kaydetti, % 8-9’a yakın bir büyüme kaydetti. Ama bu yıl ekonomi biraz yavaşlayacak gibi görünüyor. Bu, çok anormal bir yavaşlama da değil. Açıkçası, dediğim gibi, 2010 ve 2011 yılında gelişmekte olan ülkeler çok iyi durumdaydı. Türkiye de iyi durumdaydı. Ama bu yıl, 2012 yılı gerçekten sadece gelişmiş ülkeler için değil, gelişmekte olan ülkeler için de zorlu bir yıl. Yani bugün bakıyorsunuz Çin ekonomisi bile artık yavaşlamaya başladı. Dolayısıyla o ekonomik yavaşlama doğal olarak yavaş yavaş mali parametrelere yansıyor. İşte, vergi gelirleriniz düşüyor, harcamalar doğal olarak artıyor. Dolayısıyla bu yıl bütçe açığı beklenenden biraz daha fazla olabilir. Ama hala bu, alarm verici seviyelerde veya kritik seviyelerde olmayacaktır. Dediğim gibi, Türkiye’nin mali yapısı gerek kamu borcu açısından gerek bütçe dinamikleri açısından insana güven veriyor açıkçası. Yani Türkiye’ye yatırım yapmak isteyenlere, dışarıdan Türkiye’yi analiz eden insanlara, ekonomistlere güven veriyor ve Türkiye’nin belki krizden az etkilenmesinde veya krizden bu kadar hızlı çıkmasında en önemli etkenlerden bir tanesi; mali yapı. Çünkü bugün baktığımızda, yani Amerikan ekonomisi dediğimizde, işte AB ekonomisi dediğimizde en önemli sorun gerçekten şu an dünyada kamu borcu. Gelişmiş ülkeler açısından en önemli sorunlardan bir tanesi; kamu borcu. İşte ABD ekonomisi için geçen yıl kongredeki tartışmaları izledik, borçlanma tavanının arttırılması konusundaki. Yani, ve bu önümüzdeki en az 3-5 yıl boyunca devam edecek. Yani, evet, gelişmiş ülkeler krizden çıktılar 2009 yılında. Ama çıkmak için ciddi anlamda özel sektörün zararlarını, batıklarını yüklenmek zorunda kaldılar ve bu ciddi anlamda bir kamu borcu yarattı. Dolayısıyla bu kamu borcunun erimesi çok kolay olmayacaktır ve önümüzdeki 3 ila 5 yıl boyunca biz, evet, Yunanistan’ın, İspanya’nın, Portekiz’in, İngiltere’nin, Amerika’nın, Almanya’nın kamu borcunu konuşmaya devam edeceğiz gibi görünüyor. Ondan sonraki süreçte tabii, global ekonomi biraz daha rahatlayacaktır. Ekonomik büyüme daha hızlanacaktır ve ülkeler biraz daha rahat bir konuma kavuşacaklardır diye düşünüyorum.

Oyun konsolu : Portatif elde taşınabilir oyun aygıtları.PSP vs.

Vergide eşitlik : Vergilemede eşitlik ilkesi, mükellefin ekonomik (ödeme) gücünü sadece elde ettiği gelire bağlamamakta ve şahsi-ailevi durumlarını da göz önüne almaktadır. Dolayısıyla vergilemede eşitlik ilkesinin uygulanması şahsi adalete ulaşılmasını sağlar. Şahsi (subjektif-öznel) vergiler az sonra anlatılacak olan birçok uygulamayı içerisinde barındırmaktadır. Artan oranlı tarife yapısı, en az geçim indirimi, muafiyet ve istisna gibi vergi imtiyazları, ayırma kuramı gibi uygulamaların hepsi vergilemede şahsi adaleti sağlamaya yönelik uygulamalardır.
Vergilemede Yatay Eşitlik – Vergilemede Dikey Eşitlik:
Vergilemede yatay eşitlik, eşitlere eşit muamele ilkesi çerçevesinde, aynı ya da benzer durumda olan vergi yükümlüle-inin aynı şartlarda vergilendirilmesini ifade eder. Yatay eşitlik ilkesinin geçerli olabilmesi, vergilendirilebilir gelir (matra-hın) saptanırken tüm gelir unsurlarını matrahın içerisine dahil edilebilmesine ve kapsamlı vergileme anlayışının benim-senmesine bağlıdır. Kapsamlı gelir vergisi matrahına, parasal olmayan gelir unsurlarının (lojman gibi yan gelirler), vergi-nin erozyona uğramasını engelleyecek şekilde reel gelirlerin, düzensiz gelirlerin dahil edilmesi yatay eşitlik açısındanzorunludur. Ayırma kuramı uyarınca emek geliri elde eden bir yükümlü sermaye geliri elde eden bir yükümlüye göre daha az vergi yüküne tabi olmalıdır. Bu durumda ayırma kuramının uygulanması halinde yatay eşitlik ilkesinden sapılmış olu-nacaktır. ^.
Vergilemede dikey eşitlik ise, farklı durumda olanlara farkmuamele ilkesi uyarınca, ödeme gücü’farklı düzeyde olan-ların farklı miktarlarda vergi ödemelerini ifade eder. Bu konuda uygulama ise artan oranlı tarife ile gerçekleştirilmektedir. Özellikle gelir vergisinde artan oranlı tarife ile birlikte daha fazla gelir elde edenlerin daha ağır vergi yüküne muhatap olmaları sağlanmaktadır. Ayırma ilkesi dikey eşitlik ilkesinin de tek istisnasını oluşturmaktadır.
Eşit mutlak fedakârlık görüşü
Bu anlayış, vergileme neticesinde mutlak fayda kaybının herkes için eşit olması gerektiğini savunur. Yani hangi gelir grubundan olursa olsun ve matrahının büyüklüğü ne olursa olsun, herkesin vergileme neticesinde karşı karşıya kalacağı mutlak fayda kaybının eşit olması gerekir.
Eşit oransal fedakârlık görüşü
Eşit oransal fedakârlığın dayandığı düşünce, mükelleflerin gelirleri arttıkça toplumdan elde ettikleri fayda da artmakta-dır. Ancak burada gelir arttıkça marjinal faydanın değişmediği (azalmadığı) kabul edilir ve herkese eşit vergi tarifesinin uygulanmasının fedakârlıkları eşitlemeye yeterli olduğu kabul edilir. Eşit oransal fedakârlık da, eşit oranlı vergileme neti-cesinde gelir düzeyi yükselse de katlanılması gereken oransal fedakârlığın sınıflar arasında değişmeyeceğini ve olması gerekenin de bu olduğunu savunur. Ancak yüksek mali güce sahip kişinin daha fazla vergi vermesi yanında mutlak değer olarak daha fazla fedakârlığa katlanacağı da açıktır.
En az toplam fedakarlık (minimum fedakarlık) görüşü
Toplam vergi yükünün mükellefler arasında dağıtımı yapılırken, mükellefler arasında eşitlikten ziyade, verginin toplum üzerinde yarattığı toplam fedakârlığın en az düzeye indirilmesini öngörür. Bunun için de, gelir düzeyi yükseldikçe marjinal faydasının dikkate alınması gerektiği ve vergilemenin de özellikle bu marjinal birimlere yönelmesi gerektiğini savunur. Marjinal fayda kuramına göre, gelir düzeyi yükseldikçe gelirin ilave biriminin sağladığı fayda azalır. Dolayısıyla vergileme sonucunda kişilerin elinde kalan gelirler eşit olmalıdır.

Serbest bölge : Serbest bölge nedir?
İhracat için yatırım ve üretimi arttırmak, yabancı sermaye ve teknoloji girişini hızlandırmak, ekonominin girdi ihtiyacını ucuz ve düzenli biçimde karşılamak, dış finansman ve ticaret imkanlarından daha çok faydalanmak üzere kanunla belirlenen ve gümrük hattı dışında bırakılan bölgeserbest bölge
"Serbest bölge" ilan edilen ve milletlerarası ticarete açılan bölgede sadece mali mevzuat (vergi, teşvik vb.) tamamen veya kısmen uygulanmaz. Diğer yasalar açısından serbest bölge ülkenin siyasal sınırları içindedir. Uygulamada yaygın olan serbest bölgelerin serbest ticaret merkezi durumunda olmalarıdır. Birçok gelişmiş ülkede, bazı liman şehirlerinin hızla gelişmesinde, serbest bölge olmaları birinci derecede rol oynamıştır. New York, San Fransisko, Hamburg, Kopenhag, Marsilya ve Hong Kong böyle şehirlerdir.Serbest bölgelerde faaliyet gösteren girişimcilerin, bölgedeki faaliyetlerinden elde ettikleri gelirleri her türlü vergiden, bölgelere yurt dışından getirilen her türlü mal da gümrük vb. ödemelerden muaf tutulmaktadır. Serbest bölgelere Türkiye’den ithal edilen mallarda Türkiye’nin ihracat fiyatlarıyla temin edilebildiğinden daha düşük maliyette olmaktadır. Serbest bölgelerdeki firmalar, kazançlarını istedikleri ülkeye transfer edebilmekte; Türkiye’nin diğer kesimlerine getirilen kazançlar vergiden muaf tutulmaktadır. Bu bölgelerde faaliyet gösteren firmalar ve serbest bölge bankaları da bu teşviklerden aynen faydalanabildikleri için, çok uygun şartlarda döviz kredileri ve Kaynak Kullanımı Destek Fonu Kredileri temin edebilmektedirler. İşlemlerin konvertibl dövizler cinsinden yapılması enflasyonun etkisini ortadan kaldırmaktadır. Teşviklerde yerli-yabancı firma ayırımı yapılmamaktadır. Bu avantajlar yanında işçi ücretlerinin vergi dışı tutulması, grev ve lokavtın bölgenin kurulmasından itibaren 10 yıl süreyle yasaklanması, hammadde ve ana girdilerin oldukça ucuza temin edilebilmesi, her türlü bürokrasinin asgari düzeye indirilmeye çalışılması, iş sahibi firmaların devir hakkına sahip olmaları gibi faktörler de Türkiye serbest bölgelerinin diğer ülke serbest bölgelerine karşı rekabet edebilmesi için avantaj sağlamaktadır.
Türkiye serbest bölgelerinde bankacılık faaliyetlerine imkan veren kanuni düzenlemeler 1985’te başlatıldı. Ancak kıyı bankacılığı için çalışmalar 1990 yılından itibaren başladı. Serbest bölge bankacılığı; Türkiye’de fiilen bankacılık faaliyetlerinde bulunmamakla beraber, sadece serbest bölgelerle sınırlı bankacılık işlemleri yapmak üzere şube açılması veya müstakil banka kurulması şeklinde gerçekleşmektedir. Kıyı bankacılığı ise, temelde ülke dışından sağlanan fonların yine ülke dışında kullanılmasını amaçlayan, dıştan dışa bankacılık olarak da tanımlanan ve genelde milli bankacılığı düzenleyen kanun ve yönetmeliklerden bağımsız olan bir bankacılık türüdür.
Serbest bölgelerin ülke ekonomilerine sağlayabileceği katkılar arasında Türkiye ekonomisi açısından ihracata ve döviz gelirlerine olumlu etkileri ön planda yer almakta; yabancı sermayeyi cezbetme özelliği ve kıyı bankacılığı faaliyetleri sayesinde iç yatırımlara milletlerarası piyasalardan finansman sağlanması avantajı da büyük önem taşımaktadır.

Dönem net karı dönem karı farkı?
590 Dönem Net Kârı Hesabı: İşletmenin faaliyet dönemine ilişkin vergi sonrası net kâr tutarının izlendiği hesaptır.
690 Dönem Kârı veya Zararı Hesabı: Dönem sonlarında, sonuç hesaplarında yer alan gelir ve gider hesaplarının aktarıldığı hesaptır.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------



SORU 18) Etkin pişmanlığı açıkla. oligopol piyasayı açıkla örneklendir. muhasebede iz bedeli nedir. kamu gelirleri nelerdir. tablet pc ile dizüstü pc farkı nedir. TR nin en uzun tüneli?

Cevap 18)

Etkin pişmanlığı açıkla : MADDE 168 - (Değişik: 5377 – 29.6.2005 / m.20) (1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas, taksirli iflas (…)(*) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.

Oligopol piyasayı açıkla örneklendir : Oligopol piyasası, genelde 2, 3 veya 4 oyuncunun (üretici, aracı veya satıcı) hakimiyetinde şekillenen piyasa.Doğal nedenlerin etkili olmadığı durumlarda çoğu piyasa oligopol piyasasına dönüşür. Zira tekel piyasasındaki büyük kâr imkânlarının çekiciliği yeni oyuncuların katılımına yol açar. Aynı şekilde, tam rekabet piyasasındaki kâr imkânlarının zorluğu oyuncuların kaçmasına yol açar. Bu yüzden, özellikle büyük sermaye isteyen piyasaların çoğu kendiliğinden oligopole döner. Örnek : GSM şirketleri.

Muhasebede iz bedeli nedir : Ekonomik ömrünü tamamladığı halde kullanılmaya devam edilen, rayiç bedeli tespit edilemeyen ya da edilmesi sakıncalı bulunan taşınırların ve sair demirbaşların muhasebe kayıtlarına işlendiği değerdir. genelde 1 kuruş olarak kaydedilir.

Kamu gelirleri nelerdir :
1. Kamu Gelirlerinin Tanımı: Kamu gelirleri, devletin ve diğer kamu kuruluşlarının, kamu hizmetlerini karşılamak amacıyla kanuna dayanarak çeşitli kaynaklardan elde ettikleri gelirlerdir. Bu gelirler ile devlet, mal ve hizmetleri satın alır ve bunlarla kamusal hizmeti gerçekleştirir. Kamu gelirleri devletin egemenlik gücüne dayanılarak değişik kaynaklardan elde edilir. Kamu geliri çoğunlukla millî gelir üzerinden elde edilirken, elde edilen bu gelirler yine kamusal hizmet amacıyla kamu giderlerine dönüşür.
Devlet gelirleri elde edildiği kaynaklar ve elde ediliş şekilleri bakımından değişik şekillerde adlandırılır. Kamu gelirleri her yıl tekrarlanan normal nitelikte bir gelirdir. Yani normal durumlarda alınan vergi, resim, harç, şerefiye, teşebbüs gelirleri olağan gelirlerdir. Ancak bunun yanında olağanüstü durumlarda elde edilen gelirler de vardır. Bunlara ise olağanüstü gelirler denir.
Devletin vergileme yetkisine dayanarak elde ettiği gelirler cebri gelir olarak adlandırılır. Mülk ve teşebbüs gelirleri ise cebre dayanmayan kamu gelirlerindendir. Devletin ve yetkili kuruluşların egemenlik gücüne dayanarak aldıkları vergi, resim, harç, şerefiye, parafiskal gelirler kamu ekonomisi gelirleridir. Devletin piyasa kurallarına uyarak elde ettiği gelirler ise özel ekonomi gelirleridir. Özel ekonomi gelirleri içerisinde mülk ve teşebbüs gelirleri yer almaktadır.
2. Kamu Gelirlerinin Çeşitleri: Kamu gelirleri vergi, harç, resim, şerefiye, parafiskal gelir, borçlanma, mülk ve teşebbüs geliri ve para cezalarından oluşmaktadır.
2.1. Vergi: Kamu gelirleri içerisinde en önemli yeri vergiler almaktadır. Vergi, kamu gelirlerinin çok önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Vergilerin kamu gelirleri içerisindeki payı yaklaşık %90’dır. Bu nedenle kamu gelirleri genelde vergi gelirleri olarak anlaşılmaktadır. Anayasamızda vergi ödevi altında 73. maddeye göre “Herkes kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi, resim ve harçlar ve benzeri mali yükümler ancak kanunla konulur.” Bu maddeye göre vergi, devletin aldığı bir para olmaktan ziyade aynı zamanda her vatandaşın ödemek zorunda olduğu bir paradır. O zaman bu açıdan verginin tanımı kişilerin, kamu giderlerini karşılamak üzere mali gücüne göre ve kanuna bağlı kalarak ödeyeceği bir yükümlülüktür. Tanıma göre verginin özellikleri şu şekilde sıralanabilir:
- Vergi, vergilendirme yetkisine sahip kuruluşlarca alınır.
- Vergi, kanuna dayanılarak zorla alınır.
- Vergi, karşılıksızdır. Kişiye hizmet olarak döner.
- Vergi, gerçek ve tüzel kişilerden alınır.
- Vergi, para ile ödenir.
Vergiler dönem içinde yapılan vergi iadeleri ile düzeltici ayarlamalardan arındırılarak net biçimde gösterilir. Vergi tahsilinden sonra vergi yükümlüsüne yapılan geri ödemeler yalnızca, daha önce yapılan yanlış vergilendirmelere veya ilgili mevzuatına göre iade edilmesi gereken tutarlara ilişkindir.
Vergileri tahsil eden yönetim organından başka herhangi bir yönetim organına dağıtılmayan vergiler, vergiyi tahsil eden yönetim organının geliri olarak kaydedilmelidir. Vergileri tahsil eden yönetim organından başka herhangi bir yönetim organına pay verilmek suretiyle dağıtılan vergilerde de vergiyi tahsil eden yönetim organının geliri olarak kaydedilerek karşılığında verilecek paylar bu amaçla bütçelerine konulacak ödeneklerden karşılanır.
2.2. Harçlar: Bazı kamu kurum ve kuruluşlarının yaptıkları hukuki işlemden ve sundukları hizmetten dolayı aldıkları paraya harç denir. Harç konusu olan hizmetleri sadece devlet yerine getirmektedir ve bunun karşılığını da yine devlet almaktadır. Harca konu olan hizmetler noter, adliye, tapu hizmetleri vb. hizmetlerdir.
Harç da tıpkı vergi gibi kanuna dayalı olarak zorla alınır. Harcı, harca konu olan işlemden yararlananlar öderler. Örneğin, pasaport almak isteyenler pasaport harcı ödemek zorundadırlar. Bu hizmetten yararlanmayanlardan böyle bir şey alınmaz. Harç miktarı siyasi, sosyal ve mali olanaklar dikkate alınarak kamu yetkililerince belirlenir. Harç, hizmetten faydalanma derecesine göre tespit edilerek belirlenebilir. Yani kişilerin bu hizmetlerden sağladığı özel fayda karşılığında bedel belirlenir. Vergilendirmede ise böyle bir tespit zordur. Kişilerin onlara sunulan hizmetlerden faydalanıp faydalanmadıklarına ya da ne kadar faydalandıklarına bakılmaz. Yani vergi karşılıksız iken harç karşılıklıdır. Harç, isteğe bağlı bir ödemedir. Vergi gibi zorunlu bir ödeme değildir. Harç tarifeleri, vergiler kadar sık değişmez; vergi gelirlerine göre daha az gelir sağlarlar. Bu yüzden kamu gelirleri içerisinde harçların payı küçüktür, fazla yer tutmaz.
2.3. Resim: Devlet kurumlarınca yapılan hizmetler karşılığında alınan paralardır. Vergi ve harçlar ile aynı anlamda da kullanılan resimler, kamu kurulularının belirli bir işi yapmaya yetki ve izin vermesi karşılığında alınır. Resim karşılığında faydalanılan hizmetin şekli farklıdır. Resim, ekonomik işlem sonucu ortaya çıkar. Harçlara benzeyen tarafı, kişiye özel karşılığının olmasıdır. Avlanma ve ruhsat resmi, trafik resmi, damga resmi, eğlence resmi resimlere birer örnektir. Resimlerin vergilere benzeyen yanı ise kanuna dayanılarak zorla alınmasıdır. Pul yapıştırılarak, damga basılarak, makbuz verilerek resimler ödenir. Yerel yönetim gelirleri içerisinde resimlere sık rastlanır.
2.4. Şerefiye: Devlet veya belediyelerin yaptıkları bayındırlık hizmetlerinden dolayı bu hizmetlerin yapıldığı alanlarda bulunan gayrimenkullerin değerlerinde artış meydana gelir ve bu artış nedeniyle gayrimenkul sahiplerinden belirlenen ölçülerde para alınır. Alınan bu paralar, şerefiye olarak adlandırılır. Şerefiyeler de harçlara benzer. Çünkü şerefiye ödeyen kimseler, ödedikleri paranın karşılığında bir kazanç (gayrimenkullerinin değer artışı) elde etmektedirler. Şerefiyeler, belediye meclislerince belirlenir ve yerel yönetim kuruluşlarının gelirleri içerisinde yer alır.
2.5. Parafiskal Gelir: Kamu kuruluşlarının topladığı ve devlet bütçe gelirleri arasında yer almayan zorunlu ödemelerdir. Belirli amaçların gerçekleştirilmesi için kurulan ekonomik, sosyal ve mesleki kuruluşların, bu amaçların finansmanını karşılamak amacıyla devlet tarafından aldıkları yetki ile ilgililerden topladıkları bir gelirdir. Sosyal güvenliğin sağlanması amacıyla Sosyal Sigortalar Kurumunun devlet yetkisi ile kişilerden topladıkları sigorta primleri parafiskal gelirlere en güzel örnektir. Bunun dışında sanayi, ticaret ve ziraat odalarının, baroların kendi mensuplarından aldıkları aidatlar birer parafiskal gelirdir.
Parafiskal gelirlerin de tıpkı harç ve şerefiyeler gibi karşılığı vardır. Bu primleri ödeyen kişiler, ödemelerinin karşılığında menfaat sağlamaktadırlar. Parafiskal gelirler, bütçede yer almaz ve bu özelliği ile diğer gelirlerden ayrılır. Parafiskal gelirler de kanun zoruna dayanılarak alınır. Kişilerin, primleri ödememe veya geciktirme gibi seçenekleri yoktur. Mutlak surette tahsilatı yapılır.
2.6. Borçlanma: Devletler ister gelişmiş isterse az gelişmiş olsun ekonomik ve sosyal amaçlarını gerçekleştirebilmek için borçlanma yolunu tercih eder. Bu yöntem, geçici bir gelir kaynağı olsa da yine de hemen hemen her ülke tarafından kullanılmaktadır. Devlet borçlanması, devletin isteğe bağlı ve bir bedel karşılığında alacaklıya faiziyle birlikte geri ödeme koşulu ile iç ve dış kaynaklardan elde ettiği gelirdir. Borçlanmada faiz, vade ve ödenme şekli sözleşmede belirtilir.
Devlet borçlanmasında borçlu devlet iken alacaklılar kendi ülkesindeki özel sektörler, bankalar, dış sermaye çevreleri ve yabancı ülkelerden biri ya da birkaçı olmaktadır. Borçlanma yoluyla gelir elde edilirken bu borçlar, yine borçlarla karşılanmakta ve böylece borçlanma tamamen ortadan kalkmamaktadır. Borçların kontrolü çok önemlidir. Borçlanmanın yararlı olabilmesi için alınan borçların verimli kullanılması ve gelir artışı yaratacak şekilde değerlendirilmesi gerekir. Eğer alınan borçlar, doğru şekilde değerlendirilemezse borcun faiziyle birlikte geri ödenmesi aşamasında bu yük vergi yoluyla halkın üzerine binmektedir. Borç yükü hafifletilemeyip devam ettirildiği ve yeni borçlanmalarla ödenmeye gidildiği durumda artık borçlanma bir gelir kaynağı olmaktan çıkar. Bu yüzden zorunlu kalınmadıkça borçlanma bir gelir kaynağı olarak görülmemelidir. Ancak aşağıda belirtilen bazı durumlar devlet borçlanmasını gerektirmektedir:
- Vadesi gelmiş borçlar
- Bütçe açıkları
- Ekonomik krizlerin engellenmesi
- Atıl kaynakların kullanılması
- Olağanüstü harcamalar
- Askerî ve teknolojik gelişmeler
- Büyük yatırım projeleri
Borçlanma da vergi gibi kamu geliri kaynağıdır, ancak vergi karşılıksız iken borçlanmada karşılık vardır; borcun kendisinin yanında faiz ödemesi de yapılır. Vergide zorunluluk varken borç isteğe bağlıdır. Kişi, kurum ya da devletler isterse borç verirler. Borçlanmada alacaklıya ödenecek faizlerin kaynağı da yine vergilerdir. Borçlanmanın artışı vergi artışına neden olmaktadır.

Tablet pc ile dizüstü pc farkı nedir : Tablet PC'ler genelde 7 veya 10 inc boyutlarında ekrana sahip ve dokunmatik olarak üretilmişlerdir. Buna nazaran dizüstü bilgisayarların çok büyük bölümü touchpad ve klavye ile kontrol edilmektedir. Tablet pcler genel olarak Android işletim sisitemine sahip ve atom işlemci dediğimiz bir işlemciye sahiptirler ve hızları normal dizüstü pc lere göre daha düşüktür.

Türkiye'nin en uzun tüneli : Artvin'in yıllardır beklediği Cankurtaran Tüneli'nin tamamlanması ile birlikte "Karadeniz Sahil Yolu Projesi" kapsamında inşa edilen ve Türkiye'nin en uzun kara yolu tünelinin de bulunduğu Bolaman-Perşembe arasındaki 3.775 metrelik "Nefise Akçelik Tüneli" unvanını kaybedecektir. Cankurtaran Tüneli'nin net uzunluğu 5.286 metre olup giriş çıkış yapısı ile birlikte 5.300 metreyi bulmaktadır. Bu uzunluğu ile ülkemizin en uzun tüneli olma özelliğine sahip olacak, Avrupa ve Dünya'da da sayılı tüneller arasına girecektir.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 19) 2.komisyon suc ve kabahatin farki, kar yedeklerini say acikla,cobweb teoremi,yillara sari insaat isiyle ugrasan sirket gecici vergi beyani verirmi aklima gelenler bunlar ALLAH herkesin yar ve yardimcisi olsun


CEVAP 19)

Suç ve kabahatin farkı ? :
Suç, genel olarak "yasaklanan" veya "cezalandırılan" davranışlara denir. Hukuki açıdan ise, hukuk düzeni tarafından ceza veya güvenlik tedbiri yaptırımına bağlanmış fiildir. Suçun ispatlanamaması, insanlar tarafından uydurulmuş soyut bir kavram olduğunu gösterir.

Kabahat; Kanunda, karşılığında idari yaptırım uygulanılması öngörülen haksızlıktır.
Kabahatlere uygulanacak yaptırımlar;
İdari para cezası
Mülkiyetin kamuya geçirilmesi
İlgili Kanunlarda yer alan diğer tedbirler.

Suçta ilgili kişiye ceza kanunuda yazan hapis cezası veya güvenlik tedbiri uygulanırken kabahatte idari para cezası vs. uygulanır.

Kâr yedeklerini say acikla : Kanun, anasözleşme hükümleri ya da ortaklıkların yetkili organla¬rı tarafından alınan kararlar uyarınca dağıtılmamış veya işletmede alı¬konulmuş karlar KAR YEDEKLERİ olarak tanımlanmıştır. Kar yedek¬leri
540 Yasal Yedekler Hesabı: Kanun hükümleri uyarınca ayrılmış bulunan yedekler bu hesap kaleminde gösterilir.
541 Statü Yedekleri Hesabı: Ana sözleşme hükümleri çerçevesinde ayrılan yedekler bu hesap kalemi içinde yer alır.
542 Olağanüstü Yedekler Hesabı: Sermaye şirketlerinde Genel Kurul tarafından ayrılmasına karar verilen olağanüstü yedek akçeler ile dağıtım dışı kalan kârlar bu hesapta yer alır
548 Diğer Kar Yedekleri Hesabı: Özellikle kendi bölümlerinde tanımlanmamış olan kârdan ayrılan diğer yedekler bu hesapta izlenir.
549 Özel Fonlar Hesabı: İşletmede bırakılması ve tasarrufu zorunlu yasal fonlar ile diğer maksatlarla ayrılan fonlar bu hesapta izlenir.

Cobweb teoremi : Buraya kadar yaptığımız arz-talep çözümlemelerinde, fiyat değişmelerinin arz ve talep miktarlarında derhal bir tepki doğurduğu varsayımına dayandık. Ancak bazı mallarda, özellikle tarım ürünleri gibi, üretimleri uzunca bir zaman aralığına (hububatın bir yıl, kauçuğun beş yıl istemesi gibi...) gereksinim gösteren malların arzını, piyasadaki talebe göre oluşacak bir yüksek fiyat karşısında yıl içinde arttırmak hemen hemen olanak dışıdır. Böyle bir yüksek fiyat karşısında çiftçilerin duyarlılığı genellikle gelecek yılın ürünü üzerinde kendini gösterecek ve çiftçiler bu yüksek fiyatın çekiciliği karşısında daha bol üretimde bulunmak yoluna gidebileceklerdir. Bu durumda, gelecek yılın arzı bu yılın fiyatına, bu yılın arzı da geçen yılın fiyatına bağlı kalacaktır. Daha açık bir deyişle bu üretim dönemine ait arz, geçen dönemin fiyatlarının fonksiyonudur. Talep için ise böyle bir özellik söz konusu değildir. Eğer, bu üretim döneminin yüksek fiyatına bakarak çiftçiler daha bol üretimde bulunmak yoluna giderlerse; gelecek yıl piyasaya sürülen ürün artacak, buna karşılık talep esnekliği düşük olan tarımsal ürünlerin fiyatında büyük olasılıkla bir düşme görülecektir. Sözünü ettiğimiz olay, ekonomistlerin gözünden kaçmamış ve 1938 yılında EZEKİEL "Cobweb Kuramı" adıyla yayınladığı makalesinde, üretim ve fiyat kuramına büyük bir katkıda bulunmuştur.
Ezekiel'e göre Cobweb Kuramı aşağıdaki koşuların varolduğu mallar için söz konusu olabilir.
- Tam rekabet koşulları altında üretimin, fiyata karşı tam duyarlık gösteren üreticiler tarafından saptandığı mallar
- Üretimin gerçekleşmesi için gerekli zamanın, en az bir yıllık dönemi kapsayacak kadar uzun olduğu mallar.
-Fiyatın cari arzla belirlendiği mallar Yukarıda anlaşılacağı gibi, fiyat ya da üretimin hükümet kararları veya tekelci rekabet koşullarının egemen olduğu piyasalar tarafından belirlendiği mallar için Cobweb etkilerinden söz edilemeyeceği gibi, üretimin spontane talep değişikliklerine tam duyarlılık gösterdiği mallar için de söz konusu olamaz.
Ezekiel ve diğer ekonomistlerin oluşturduğu Örümcek Ağı ekonomi kuramı, kısmi dinamik çözümlernelere giriş niteliğini taşımaktadır. Anılan ekonomistler, Örümcek ağı' nın bir dengeye doğru gittiği ve bir denge noktasında birleştiği durumu incelemekle yetinmemişler, ayrıca örümcek ağı'nın dengeden uzaklaştığı ve patlamaya doğru gittiği durumu ile örümcek ağı'nın aynı büyüklükte sürekli salınım gösterdiği durumu da incelemişlerdir. Bu üç durum arasındaki fark, söz konusu arz ve talep eğrilerinin esnekliklerinin farklı oluşundan kaynaklanmaktadır. Eğer arz talebe oranla esnek değilse; istikrarlı denge (azalan dalgalanmalar) talep ve arz eğrilerinin esneklikleri aynı ise; nötr denge (sürekli dalgalanmalar) ve nihayet arz talebe oranla esnekse; istikrarsız denge (artan dalgalanmalar) söz konusu olacaktır

Yillara yaygın insaat isiyle ugrasan sirket gecici vergi beyani verirmi :
Bilindiği üzere 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 42 maddesinde “Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde kar veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak mezkur yıl beyannamesinde gösterilir “ hükmüne yer verilmiştir.
Geçici vergi ile ilgili yayımlanan 217 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yıllara yaygın inşaat ve onarım işi yapan mükelleflerin bu kazançları üzerinden geçici vergi ödemeyecekleri ancak bu kazançları dışında kalan kazançları için geçici vergi ödeyecekleri belirtilmiştir. Yine Gelir Vergisinin 120 maddesinde belirtildiği gibi yalnızca yıllara yaygın inşaat ve onarım işleri geçici vergi kapsamındadır denilmiştir. Yani gelir vergisi veya kurumlar vergisi mükelleflerinden yıllara yaygın inşaat ve onarım işleriyle uğraşanlar bu işlere yönelik geçici vergi ödemezler. Ancak başka işlerin yapılması durumunda diğer gelirler nedeniyle yıllara yaygın inşaatın bitimi beklenilmeksizin geçici vergi ödenecektir.
Öte yandan yıllara yaygın olmayan aynı yıl başlayıp biten inşaatlardan elde edilen kazançlar geçici vergiye tabi olacak ama yıl içinde bitmeyip inşaat işi diğer bir yıla sarkarsa ki günümüz küresel krizde bu mevcut inşaatın sarktığı yıl itibariyle geçici vergi kapsamından çıkartılması gerekecek.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 20 ) - sermaye piyasası mevzuatında 0.003 kur marjı oranı var eğer bir şirket bunu 0.004 veya 0.001 yaparsa bu haksız rekabet hali oluşturur mu? oluşturursa buna karşı hangi dava açılmalı ve hangi mahkeme yetkili mahkemedir? ve hangi oraganıyla haksız rekabete uğrayan şirket davayı açar?
- özsermaye nedir?
-Abd'nin parasal genişlemeyi bırakmasının Türkiye ekonomisine doğrudan etkisi nedir?( ithalat azalıp ihracat artması değil cevap buarada faizlerin artması olacak)
-bir şirket tahvil çıkarırsa kaydı nasıl olur? hisse senedini nominal değerinin üzerinde ihraç ederek satarsa kaydı nasıl olur?
Mert Ali
Mesajlar: 113
Kayıt: 09 Eki 2016 15:09
İletişim:

11 Eki 2016 15:35

CEVAP 20)
Haksız rekabete karşı açılacak davalar : HAKSIZ REKABET
Bir tanım vermek gerekirse haksız rekabet, iktisadi rekabetin iyi niyet kurallarına aykırı olan aldatıcı davranış veya başkaca suretle her türlü kötüye kullanılmasıdır. Bu tanıma göre önce iktisadi bir rekabet mevcut olmalıdır. Ekonomik rekabetin ilk koşulu, ortada ekonomik bir etkinliğin bulunmasıdır. Haksız rekabetin ikinci unsuru iyi niyet kurallarına aykırı davranmaktır. Rakibini kötülemek, müşteri çevresini aldatıcı davranışlarla kandırmak gibi hareketler kabul edilemez. Üçüncü olarak da haksız rekabetin varlığı için rekabet hakkının kötüye kullanılmış olması aranmaktadır. İyi niyet kuralları ile belirli olan rekabet özgürlüğünün sınırlarının asılmış olması, kötüye kullanmayı gösterir.
Ticaret Kanununun haksız rekabeti düzenleyen bu genel hükmü yanında, özellikle iyi niyet kurallarına aykırı olup, haksız rekabet fiilini oluşturan bazı özel haller Kanunun 57. maddesinde tek tek sayılmıştır.
Ticaret Kanununun 57.maddesinde sayılan başlıca haksız rekabet halleri şunlardır :
1.Kötüleme : Başkalarını veya onların emtiasını, iş ürünlerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici beyanlarla kötülemek bir haksız rekabet hali oluşturur. Örneğin, bir rakip işletme sahibinin ticari itibarını sarsacak şekilde iflasın eşiğinde olduğu veya rakip işletmenin ürünlerinde domuz yağının kullanıldığı yönünde söylentiler çıkarılması.
2. Başkasının ahlaki veya mali iktidarı hakkında gerçeğe aykırı bilgi verme: Örneğin, bir kimse hakkında gerçeğe aykırı bir biçimde kötü bilgi vererek onun kredi almasını engelleme hali.
3. Bir kişinin kendisi ile ilgili olarak yanlış veya yanıltıcı bilgi vermesi : Burada bir kişinin kendi iş veya ürünlerini veya üçüncü kişilerinkini aldatıcı bir şekilde överek rakiplerine karşı üstün duruma getirmesi söz konusudur. Burada özellikle, yanlış ya da yanıltıcı beyanlara dayanan aldatıcı reklamlardan söz edilmektedir. Örneğin, bir ürünün "en iyi" olduğu yönündeki reklam gerçeğe aykırı ise bir haksız rekabet hali oluşturur.
4.Yanlış ünvanlar, mesleki adlar ve işaretler kullanma: Örneğin, bir kişinin ürünlerinde hakkı olmadığı halde TSE işaretini kullanması.
5.Karışıklığa (iltibasa) yol açma: Burada karışıklık meydana getirerek başkasının müşteri çevresinden haksız olarak yararlanma söz konusudur. Bu da bir kişinin, başkasının emtiası, iş ürünleri, faaliyeti veya ticari işletmesi ile ilgili benzerlik yaratarak yanılmaya sebep olmakla gerçekleşir. Örneğin "lacoste" markasının ambleminin tekstil ürünlerinde kullanılarak tanınmış bu ürünlerin taklit edilmesi, ya da "Güloğlu" markası ile karışıklık yaratacak. şekilde "Güllüoğlu" markasının kullanılması.
6.Başkasının yardımcılarını görevlerini ihlale sevk etme.
7. Başkasının işçilerini veya diğer yardımcılarını kandırmak suretiyle, o kişinin imalat ve ticaret sırlarını ele geçirmek.
8. Başkasının, iyi niyet kurallarına aykırı bir biçimde ele geçirilen ticaret ve imalat sırlarından faydalanma ve onları başkalarına yayma.
9.İyi niyetli kişileri kandırabilecek şekilde gerçeğe aykırı iyihal veya iktidar belgeleri verme.
10.İş hayatı şarlarına uymama: Rakiplerin de uymak zorunda oldukları kurallara aykırı davranma: Örneğin, İş Kanunundaki çeşitli hükümlere uymamak ya da ilgili meslek kuruluşu tarafından belirlenen indirimli satış dönemleri dışında indirimli satışlar yapmak.
Haksız rekabeti düzenleyen hükümler, hukuksal ve cezai yaptırımlarla korunmaktadır. Haksız rekabet hallerinde açılabilecek davalar şunlardır:
1- Tespit davası : Bu davada haksız rekabetin varlığı saptanır.
2- Men davası : Haksız rekabette bulunan kimsenin haksız rekabetinin durdurulması davasıdır.
3- Haksız rekabet sonucu doğan maddi durumun ortadan kaldırılması, haksız rekabet yanlış ve yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bunların düzeltilmesi davası.
4- Maddi tazminat davası : Haksız rekabetten doğan parasal giderim davasıdır. Ancak haksız rekabet eyleminde bulunan kimsenin kusuru varsa bu dava açılabilir.
5- Manevi tazminat davası : Bu dava için de kusur aranmaktadır. Bu davayı haksız rekabete maruz kalmış gerçek veya tüzel kişiler açabilirler.
Bu davaları, haksız rekabet yüzünden müşterileri, kredisi mesleki itibarı, ticari işletmesi veya diğer iktisadi çıkarları zarar gören veya zarar görme tehlikesi ile karşı karşıya olan kişiler açabilecekleri gibi ayrıca, haksız rekabet dolayısıyla iktisadi çıkarları zarar gören müşteriler de açabilirler. Ancak, müşterilerin dava açabilmesi için sadece zarar görme tehlikesinin varlığı yeterli değildir. Haksız rekabet yüzünden iktisadi çıkarları zarar görmüş olmalıdır. Ticaret ve Sanayi odaları, esnaf dernekleri, borsalar ve tüzüklerine göre üyelerinin iktisadi çıkarlarını korumaya yetkili bulunan diğer mesleki ve iktisadi birlikler dahi kendilerinin veya şubelerinin üyeleri dava açmak hakkına sahip oldukları takdirde tazminat davası dışındaki diğer davaları açabilirler. Ancak bu kuruluşlar, tazminat davası açamazlar. Tazminat talep hakkı sadece zarar gören kişilere ve müşterilere tanınmıştır.
Kendisine karşı haksız rekabet davası açılabilecek kişiler şunlardır :
1. Haksız rekabet fiilini işleyen kişiler. Bunların rakip olmaları gerekmez. Haksız rekabet fiiline dolaylı veya doğrudan katılan her kişi aleyhine bu davalar açılabilir.
2. İstihdam eden. Haksız rekabet fiili, hizmet veya işlerini gördükleri sırada müstahdemler veya işçiler tarafından işlenmiş olursa, bu davalar istihdam eden aleyhine de açılabilir.
3. Yazı sahibi veya ilan veren. Haksız rekabet fiili basın yolu ile işlenmişse tespit, men ve hukuka aykırı durumun ortadan kaldırılması davası yazı sahibi veya ilan veren aleyhine açılır. Ancak, yazı veya ilan yazı sahibinin yahut ilan verenin haberi olmaksızın veyahut rızalarına aykırı olarak yayımlanmışsa; yazı sahibi veya ilan verenin kim olduğunun açıklanmasından kaçınılırsa; veya diğer nedenlerden dolayı yazı sahibi veya ilan verenin ortaya çıkarılması veya aleyhlerine bir Türk mahkemesinde dava açılması mümkün olmazsa, bu davalar yazı işleri müdürü; eğer bir ilan söz konusu ise ilan servisi şefi, yazı işleri müdürü ve ilan şefi gösterilmemiş veya yoksa yayımcı; bu da gösterilmemiş ise matbaacı aleyhine de açılabilir.
Haksız rekabetin men’i veya maddi durumun ortadan kaldırılması (eski hale iade) davalarında fail aleyhine verilmiş olan hüküm, haksız rekabete konu olan ürünü doğrudan doğruya veya dolayısıyla failden elde etmiş olan kişiler hakkında da uygulanır. Ancak bunun için ürünün kişisel ihtiyaç dışında örneğin, satmak için elde bulunduruluyor olması gerekir.
Bu davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve herhalde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zaman aşımına uğrar.
Haksız rekabet fiili dolayısıyla ceza davalarının açılması da mümkündür.
Özsermaye nedir? : İşletme sermayesinin ortaklar tarafından konulmuş olan kısmı öz sermayedir. Diğer bir ifade ile bilanço tarihindeki işletme varlıklarının işletme ortakları tarafından sağlanmış olan kısmı öz sermayeyi ifade eder. Bir anlamda işletmenin dağıtılmamış kârları da öz kaynak niteliğindedir.[1] Ancak bunlar THP uyarınca sermayeden ayrı olarak izlenir ve bilançoya da bu şekilde yansıtılır.
A- ÖZSERMAYE
Muhasebe uygulamasında öz sermaye; işletmenin bilanço tarihi itibariyle tescilli sermayesinden ortaklar tarafından ödenmiş olanları ifade eder. İşletme ortakları tarafından işletmeye tahsis edilen veya artırılarak tescil edilen sermaye 500 no.lu hesapta izlenir. Bu sermayeden, ortaklar tarafından henüz ödenmemiş olanlar 501 no.lu hesapta izlenir ve bilanço pasifine negatif değerle aktarılır. Bu kayıt ve işlem sonucu işletme sermayesi bilanço pasifinde ödenmiş (net) tutarı ile yer almış olur.

Kurumlarda işletme öz sermayesi şu menkul kıymetlerle temsil edilir;
- Hisse senetleri,
- Hisse senedi ilmuhaberleri,
- İntifa senetleri,
Mali uygulamada öz sermaye daha geniş anlamda kullanılmaktadır. Öz sermaye vergi kanunları uyarınca dönem kazancının tespitinde kullanılan bir araçtır. GVK’nın 38. maddesi uyarınca bilanço esasında ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki olumlu farktır. Bu açıdan öz sermaye unsurlarının tespiti önem taşımaktadır.
THP uyarınca işletme kârı, öz sermaye kıyaslaması yerine gelir tablosu hesapları aracılığıyla tespit edilmektedir. Bu nedenle halen işletme karlılığının tespitinde öz sermaye kıyaslama yöntemi kullanılmamaktadır.
Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın işletmenin kâr rakamı aynı olacağından, bu uygulama ile vergi kanunları ihlal edilmiş olmamaktadır. Günümüzde öz sermaye bir kıyaslama aracı olarak örtülü sermaye uygulamasında dikkate alınmaktadır.
Envanter ve Değerleme
İşletme öz sermayesinin envanterinde apel alacaklarının zamanında ödenip ödenmediği, ödemelerin kayıtlara intikal ettirilip ettirilmediği kontrol edilir. Apel alacaklarının geç ödenmesi durumunda ilgili ortaktan bu gecikme için faiz alınabilir. Bu durumda alınan faiz gelir olarak dikkate alınacak, öz sermaye unsuru olarak dikkate alınmayacaktır.
Öz sermaye kalemleri (sermaye ve ödenmemiş sermaye) mukayyet değerle değerlenecektir.

Vergi Usul Kanunu nun 192 nci maddesine göre öz sermaye, bilançonun aktif toplamı ile, borçlar arasındaki farktan ibarettir. Aynı madde gereğince, ihtiyatlar ve kâr aynı gösterilseler dahi öz sermayeden sayılırlar. Şu halde öz sermaye deyimi ile sermaye kavramının ifade ettiği anlamlar farklıdır. Muhasebe tekniğinde sermaye deyimi işletmeye konulan varlığı öz sermaye ise, bu varlığın belli bir tarihteki gerçek miktarını tanımlar. Bu sebeple sermaye genellikle sabit bir karakter taşıdığı halde öz sermaye değişkendir.
Vergi Usul Kanunu nun yukarıya alınan hükmüne ve muhasebe tekniğine göre, öz sermayeyi bulmak için önce gerçek aktif tutarı bulunur ve bu meblağdan pasifte yer alan borçlar indirilir. Bilanço esasına göre ticari kazancın tespitinde, hesap dönemi başında açılış bilançosu üzerinden hesaplanan öz sermaye hesap dönemi sonundaki kapanış bilançosu üzerinden hesaplanan öz sermaye den indirilmek suretiyle ticari kazanç veya zarar bulunur. Ancak yıl içinde işletme sahip veya sahiplerince işletmeye ilave edilen değerler bu fark dan düşülür, işletmeden çekilen değerler ise bu farka ilave edilir ve sonuç olarak ticari kazanç bulunur.
Abd'nin parasal genişlemeyi bırakmasının Türkiye ekonomisine doğrudan etkisi nedir?( ithalat azalıp ihracat artması değil cevap buarada faizlerin artması olacak) :
Dolar 2 TL’ye dayandı, borsa 11 ayın dibinde, faizler çift haneye ulaştı. Türkiye başta olmak üzere gelişmekte olan ülkelerde kıyamet kopuyor.Peki tüm bunlar niçin yaşanıyor, ABD Merkez Bankası neden bu kadar etkiliyor? Fed’in piyasaları daha da sarsması beklenen eylüldeki kritik toplantısı öncesinde hangi veri ne anlama geliyor, işte şifreler... Türkiye’nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan ülkelerin piyasalarında hafta başında beri adeta bir deprem yaşanıyor. Borsalar düşüyor, faiz yükseliyor, yerel para birimleri hızla değer kaybediyor. Bu durumdan en fazla etkilenen ülkelerin başında da Türkiye yer alıyor. Dolar 2 TL’ye dayanırken, borsa 11 ayın en düşük seviyesine geriledi. Mayıs ortasında yüzde 4,6 olan faiz oranları ise tekrar çift haneye dayandı. Peki tüm bunlar niçin yaşanıyor? Malum, ABD Merkez Bankası ekonomiyi toparlamak için son yıllarda bugüne kadar görülmemiş adımlar attı. Bu adımların en önemlisi ise her ay 85 milyar dolarlık tahvil alımı oldu. İşte kıyamet de burada kopuyor.
DOLARIN 2 TL’YE UZANAN YOLCULUĞU
HER VERİ BİR ADIM
Fed’in tahvil alımlarını hızını azaltacak olması gelişmekte olan ülkelere para girişini frenliyor. Fed’in 15-17 Eylül’deki toplantıda tahvil alımlarını ne kadar azaltacağının kesinleşmesi bekleniyor. Piyasalar da açıklanan verilerden bir ipucu yakalamaya çalıyor. Açıklanan her veri Fed’in hangi adımı atacağının bir sinyali olarak görülüyor. Fed daha önce, işsizlik oranı yüzde 6,5’a gerileyene, enflasyon da kontrol altına alınana kadar desteğin süreciğini ve faizlerin sıfıra yakın seviyede tutulacağını açıklamıştı. Eylüldeki kritik toplantı öncesinde hangi verinin ne anlama geliyor,
işte şifreler...
DOLAR ARTIK RESMEN 2 TL
İŞSİZLİK
İşsizlik oranı, 2008 yılından bu yana en düşük seviyesine inerek temmuzda yüzde 7,4’e düştü. İşsizliğin FED’in hedeflediği yüzde 6,5 seviyesine yaklaşması, tahvil alımlarının azaltılacağının ilk işareti. İşsizliğin beklentinin altında kalması durumunda, tahvil alım miktarı beklentinin üstünde azaltılabilir.
TARIM DIŞI İSTİHDAM
Reel ekonominin gidişatı hakkındaki en önemli gösterge. Temmuzda 162 bin ile beklentilerin altında artış oldu. Verinin beklentinin altında olması, FED’in piyasalara desteğini fazla azaltmaması anlamına geliyor. Beklentilerin üstündeki artış ise FED’in frene daha fazla basmasına işaret ediyor.
PMI
Satın alma yöneticileri endeksi (PMI), ekonomik faaliyet hakkında en önemli ipucunu verir. Endeksin düşmesi, toparlanmanın ve ekonomik aktivitenin yavaşladığı anlamına geliyor. Son açıklanan veri yükselmesine rağmen beklentinin altında. Bu, FED’in karar alırken dikkat edeceği en önemli kriterlerden biri olacak.
İŞSİZLİK MAAŞI BAŞVURULARI
17 Ağustos’ta sona eren haftada 336 bine yükseldi ve beklentilerin üzerinde açıklandı. Haftalık başvurularda artış gözlense de 4 haftalık ortalama 330.500 kişi ile Kasım 2007’den bu yana en düşük seviyede. Olumlu gelen 4 haftalık ortalama, ABD’de işgücü piyasasının ve ülke ekonomisinin düzelme yolunda olduğu algısını güçlendirdi.
YENİ KONUT İNŞAATLARI
Temmuz’da 896 bin adete yükselmesine rağmen beklentilerin altında gerçekleşti. İnşaat ruhsatları da 943 bin adetle beklentilerin altında kaldı. Yeni konut inşaatlarının beklentinin altında kalması ekonomide istenilen toparlanmanın olmadığının da işareti. Dolayısıyla FED’in tahvil alımlarını azaltırken, ölçülü davranmasında etkili olabilir.
VERİMLİLİK-İSTİHDAM MALİYETİ
Tarım dışı verimlilik ikinci çeyrekte yüzde 0,9 ile beklentilerin üzerinde artış kaydetti. Enflasyonun ve kâr baskılarının bir göstergesi olan ve FED’in yakından takip ettiği birim işgücü maliyeti ise yüzde 1,4 ile yine beklentilerin üzerinde arttı. Söz konusu veriler enflasyonu etkilediği için FED’in önem taşıyor.
PHILADELPHIA FED ENDEKSİ
Ağustosta 9.3’e gerileyerek beklentilerin altında değer aldı. Ayın açıklanan ilk üretim faaliyeti verilerinden olan Philadelphia FED Endeksi’nin artı bir değer alması Doğu Pennsylvania, Güney New Jersey ve Delaware’den oluşan bölgede üretimin arttığı anlamına geliyor. Üretim artması ekonomide toparlanma anlamı taşıyor.
TÜFE-ÇEKİRDEK ENFLASYON
Tüketici fiyatları endeksi ile enerji ve gıda fiyatındaki değişimi içermeyen çekirdek endeks temmuzda yüzde 0.2 ile beklentiler düzeyinde arttı. Verinin beklentiye paralel olması, enflasyonun kontrol altına alınmaya başladığının işareti. Bu durum FED’in tahvil alımlarını azaltarken, miktarı belirleme kararında etkili olacak.
NY FED İMALAT ENDEKSİ
New York eyaletindeki üretim büyümesi verisi ağustosta 8,24’e gerileyerek beklentilerin altında çıktı. Ekonomistler endeksin 10’a yükselmesini öngörüyordu. New York eyaletinde üretimin beklentinin altında artması, FED’in karar alırken dikkate alacağı bir veri olacak. Tahvil alımlarının sınırlı azaltımında rol oynayabilir.
İkinci el KONUT SATIŞLARI
2008 krizinin konut balonuyla başlamış olması 5 yıldır bu verinin önemini yükseltti. İkinci el konut satışları temmuzda yıllık bazda 5.39 milyon adet ile beklentilerin üzerinde açıklandı. Verideki yükseliş hem krizin atlatıldığının hem de ekonomide canlanmanın işareti olarak yorumlanıyor.
60 milyarlık ‘karnaval’
KURDAKİ yangını söndürmeyi amaçlayan Brezilya merkez bankası ise, piyasalara güçlü bir müdahale programı açıkladı. Buna göre banka, dolar karşısında beş yılın en düşük seviyesine yaklaşan para birimi reali güçlendirmek amacıyla yıl sonuna kadar sürecek 60 milyar dolarlık dövize müdahale programı uygulayacak. Merkez bankası tarafından yapılan açıklamada Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri günlük 500 milyon dolarlık döviz swap ihaleleri, Cuma günleri ise spot piyasada 1 milyar dolarlık repo ihalesi açılacağı belirtildi. Her iki ihale de dolar yükümlülükleri bulunan şirket ve bireylerin korunmasını amaçlıyor. Program bugün itibariyle başlatılacak ve Aralık ayına kadar yürürlükte kalacak. Gerekli görüldüğü takdirde ise ek ihaleler açıklanabilecek. Sao Paulo’daki Gradual Investments’in baş ekonomisti Andre Perfeito, “Bu açıklama otoritelerin kurun daha fazla düşmesini engellemedeki kararlılığını gösteriyor” dedi.Brezilya hükümeti enflasyonu kontrol altında tutup realdeki kayıpları önlemeye çalışırken, aynı zamanda hızlı kredi büyümesine rağmen durgunluğun gözlendiği ekonomiyi canlandırmayı hedefliyor.
Bize de Brezilya gibi program lazım
BREZİLYA Merkez Bankası’nın açıkladığı 60 milyar dolarlık döviz müdahale programını değerlendiren Uğur Gürses, “Merkez’in elinde yeterince rezerv var. Brezilya’nın yaptığı doğru, piyasaya ‘Merak etmeyin Fed dolar vermeyi kesse bile gereken dövisi ben vereceğim” mesajı veriyor. Böylelikle dolar ihtiyacı olanlar gerektiğinde bulabileceğini gördüğü için de piyasada panik yaşanmıyor. Merkez de benzer bir programla piyasayı rahatlatabilir” dedi.
Br şirket tahvil çıkarırsa kaydı nasıl olur? hisse senedini nominal değerinin üzerinde ihraç ederek satarsa kaydı nasıl olur?

----------------------------\-------------------------------------------
102 Bankalar Hesabı(Borçlu)
405 Çıkarılmış Tahviller (Alacaklı)
-tahvil çıkartılması
---------------------------------\-----------------------------------------
102 Bankalar Hesabı (Borçlu)
520 Hisse Senetleri İhraç PrimleriHs(Alacaklı)
405 Çıkarılmış Tahviller Hesabı (Alacaklı)

-primli tahvil ihracı
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 21 ) 2.komisyon sendikasyon kredısı , 100000 doların olsa nasıl bır yatırım yaparsın 3 şeçenek sundu, sarı sendıkacılık, dul kupu teorısı, çapraz kur, lıbor ve neden londra? suan hatrladıklarım bunlar böüm çeko

CEVAP 21)

Sendikasyon kredısı : Birden fazla bankanın, belli bir amaç için yine banka ve finansal kuruluşlara büyük tutarlarda sağladıkları uluslararası fona, sendikasyon kredisi adı verilir. En basit anlamda lider bir banka (genelde bir yatırım bankasıdır) önderliğinde birden fazla banka veya benzeri ödünç veren kurum tarafından kurulan şirketler birliği tarafından, belli bir amaç için yine kurumlara (bankalar veya büyük holdinglere) büyük tutarlarda verilen uluslararası kredilere sendikasyon kredisi denir.

Sarı sendıkacılık : Emeğini satarak geçinen işçilerin işverene karşı haklarını korumak, işçiler lehine etkin faaliyetlerde bu¬lunmak amacıyla kurulan, fakat tam tersi bir işlev görerek, el altından işverenle işbirliği yapıp işçiler aleyhine faaliyettte bu¬lunulan sendikacılık türü.

Dul küpü teorisi : Kaldorcu gelir dağılımı teorisi olarak da ifade edilen fonksiyonel gelir dağılımı teorisidir. Ücretliler ve sermaye sahiplerinin tasarruf eğilimleri sabit tutulduğunda, gelir içindeki kar payının yatırımın hâsılaya oranı ile belirlenmesi şeklinde özetlenebilmektedir. Bu durum ücretlilerin kazandıkları harcamaları; sermaye sahiplerinin ise harcadıklarını kazanmalarına neden olmaktadır.

Çapraz kur : Çapraz kur, iki döviz arasındaki ve her birinin bir üçüncü döviz ile (genellikle ABD Doları) olan paritesiyle tanımlanan kambiyo kurudur. Birden fazla ulusal paraların aralarındaki kurların bir temel para üzerinden hesaplanmasıdır. Yani bir yabancı paranın başka bir yabancı para cinsinden değeri, dövizlerin başka döviz cinslerine dönüşüm oranına "çapraz kur" denir. Her ülkede kurların genellikle dolar cinsinden ifadesi, kurların hesaplanmasında kolaylık sağladığı için, genellikle dolar üzerinden hesaplanır. Ülkemizde de aynı yol izlenmekte, Merkez Bankası dolar tabanlı çapraz kurlar ilan etmektedir.

Libor ve neden londra? : London Interbank Offered Rate = LIBOR, Londra bankalararası para piyasasında kredibilitesi yüksek bankaların birbirlerine ABD doları üzerinden borç verme işlemlerinde uyguladıkları faiz oranıdır. Londra saati ile 11:00'da sabitlenir. Piyasalar tarafından referans faizi olarak kullanılır. Ancak burada ortaya çıkan faiz oranı sadece Londra’daki bankalar tarafından kullanılmamakta, birçok finansal işlemde Libor referans faiz oranı olarak kullanılmaktadır. Faiz oranını belirleyen bankalar da sadece Ingiliz bankaları değil, 60’dan fazla ülkenin bankası sisteme dahildir.
Libor (faiz oranları) forward, swap, konut kredisi, değişken faizli borçlar ve eurodollar işlemlerinde referans olarak kullanılmaktadır. Diyelim ki senelik Libor + 300 baz puanı ile değişken faizli konut kredisi aldınız ve konut faiziniz her yıl 1 Mart tarihinde belirleniyor olsun. Eğer 1 Mart tarihinde Libor %1,5 ise siz de bir yıl boyunca %4,5 faizden konut kredisi kullanıyor olacaksınız. Bir sene sonra Libor %3,5’e yükselirse sizin ödeyeceğiniz konut kredisi faiz oranı da %6,5’e yükselecektir. Türk bankaları uluslararası bankalardan 1 veya 3 yıl vadeli faizlerle borçlandıkları zamanlar da ödeyecekleri faiz oranı Libor +75 baz puanı gibi miktarlar oluyor genellikle. Ufak ve riskli bankalar daha yüksek bir risk primi ödemek zorunda kalırken Türkiye İş Bankası, Garanti Bankası, Akbank gibi riski daha düşük bankalar Libor üzerine daha düşük bir prim ödeyerek borçlanmaktadırlar.
Hedge fonlar da çalıştıkları aracı kurumlardan borçlanırken Libor üzerinden borçlanırlar. Mesela benim daha önce danışmanlık yaptığım büyük bir hedge fon kaldıraç kullanarak sermayesinin ben diyeyim 3 katı siz deyin 5 katı bir miktarla yatırım yapıyordu. Borçlanırken de Libor + 200 baz puanı faiz ödüyordu. O yüzden bu hedge fon yaptığı işlemlerden karlı çıkabilmesi için senelik en azından Libor +200 baz puanı getiri sağlamak zorundaydı. Libor’un %4 olduğunu varsayarsak, hedge fonun bir senelik getirisi en azından %6 olmalı değil mi? Gerçek hedge fonlar %7-10 gibi getiriler sağlar, ama bunu yaparken piyasa riski (beta) almazlar. Bunun nedeni de fonlarının maliyetinin %6 olmasıdır. 2008 yılındaki gibi borsanın %35’den fazla kaybettiği bir yılda siz borsadan daha iyi bir performans gösterip sadece %25 kaybediyor olsanız dahi 3 katlık bir kaldıraç kullandığınızı varsayarsak bu iflas etmeniz için yeterlidir. Ama stratejinizi hedge ediyorsanız (yani piyasayı açığa satıyorsanız), yukarıda verdığimiz senaryoda getiriniz %10’dan (alfa) fazla olacaktır, kaldıraçı da hesaba katınca borsanın %35 kaybettiği bir zamanda siz neredeyse %35 kazanıyor olacaksınız.
Libor’a dönecek olursak, Libor (faiz oranları) gecelik faizden başlayan ve bir yıla kadar uzanan vadelerde ve 10 tane ayrı para birimi için hesaplanmaktadır.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 22) 2.komisyon. maliye.. bütçe nedir? neden kanun şeklinde yapılır? ilk bütçe yapma gereksinimi ne zman ortaya çıkmıştır(magna carta ile), vergi amortismanı, vergi kapitilazyonu, fiil ehliyeti hak ehliyeti, sürdürülebilir büyüme.. bunlar cevapladıklarım bunların haricinde komisyonda sinirlerimi altüst eden uzun saçlı şahsın sorularını hatırlamıyorum bile.. neyse herkese geçmiş olsun inşallah bu iş hakkımızda hayırlıdır ve bizlere nasip olur, olmazsa da nasip deriz.. olmadı ismail abi gibi çay demler içeriz

CEVAP 22) bütçe nedir? neden kanun şeklinde yapılır? ilk bütçe yapma gereksinimi ne zman ortaya çıkmıştır(magna carta ile).
Bütçe Nedir ? Neden kanun şeklinde yapılır :
Bütçe, gelecekteki belirli bir dönemde gerçekleşmesi öngörülen gelir ve giderlerin karşılıklı tahminlerini içeren cetveldir. Bütçe, devletin gelecek bir dönemdeki gelirlerini ve harcamalarını tahmin eden ve yürütme organına harcamaların yapılması, gelirlerin toplanması konusunda yetki ve izin veren bir kanundur. Devlet harcamaları ile gelirlerini ayrıntılı biçimde gösteren, belli bir dönem için harcamaların yapılmasına ve gelirlerin toplanmasına izin veren hukuksal bir belgedir. I. BÜTÇE Madde 161 - Devletin ve kamu iktisadi teşebbüsleri dışındaki kamu tüzelkişilerinin harcamaları, yıllık bütçelerle yapılır. Mali yıl baslangıcı ile genel ve katma bütçelerin nasıl hazırlanacağı kanunla belirlenir. Kanun, kalkınma planları ile ilgili yatırımlar veya bir yıldan fazla sürecek iş ve hizmetler için özel süre ve usuller koyabilir. Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.

Vergi amortismanı : Herhangi bir dayanikli mal veya kiymetli evrakin sermaye degeri veya iradi uzerine konulan surekli nitelikteki vergiler, sermaye degerinin dusmesine yol acarlar. sermaye degeri uzerindeki bu azalisa verginin amortismani denir.

Vergi kapitilizasyonu : Dayanıklı tüketim mallarının, vergi istisnasından kısmen veya tamamen yararlanması ile değerinden meydana gelen artıştır.

Fiil ehliyeti,Hak ehliyeti : Fiil ehliyeti bir kimsenin iradi davranışla hukuki bir sonuç meydana getirebilmesini ifade eder.Bu sonuç davranışta bulunanın arzu ettiği ya da etmediği bir sonuç olabilir.Bu sonuç fiili yapanın hak iktisabı olabileceği gibi borç altına girebilmesi şeklinde de olur.Bu sebeple fiil ehliyeti kendi fiili ile hak kazanabilme ve yüküm altına girebilme ehliyeti olarak da tanımlanabilir.Şüphesiz ki bu haklarda ve borçlarda değişiklik yapabilmeyi,bunları devredebilmeyi veya sona erdirmeyi de kapsar.
Hak ehliyeti belirtildiği üzere bütün insanların genel ve eşit olarak hak ve borçlara sahip olabilme yeteneğini ifade eder.Kendi fiili ile hak kazanamayacak veya borç altına giremeyecek durumda olanlar kural olarak kanuni temsilcileri aracılığıyla veya bir takım olaylar sonucu hak kazanabilirler,borç altına girebilirler.Hak ehliyeti bu anlamda hak ve yükümlerin insana aidiyetini sağlar.Fiil ehliyeti ise insanın yaptığı fiilin hukuki sonucunun kendisine isnad edilebilmesini ifade eder.Fiil ehliyeti ancak bir fiil olduğu zaman aranır.Her insan doğumundan itibaren hak ehliyetine sahiptir.;buna karşılık kişinin hukuki fiillerine hukuki sonuç bağlanması kanun koyucu tarafından belirli şartlara bağlı tutulmuştur.
Fiil ehliyetini düzenleyen kurallar emredici olduğundan aksi kararlaştırılamaz.

Hak ehliyeti kişinin hak ve borçlara sahip olabilme ehliyetidir. Hak ehliyeti kişiye tanınan bir hak olmayıp hak sahibi olabilmenin bir şartıdır.Hak ehliyeti kişinin iradesinden ve davranışlarından bağımsız olarak kişi olma vasfı ile kazanmış olduğu bir ehliyettir.M.K.’nın 8. maddesi bütün insanların aynı hak ehliyetine sahip olduklarını ifade eder.Anlatılmak istenen her doğan insanın ,insan olarak,genel bir şekilde hak ehliyetine sahip olacağıdır.Buna “genellik ilkesi” adı verilir.Belirli imtiyazlı haklar kurularak bunların belirli kişilerce kazanılmasını sağlayacak tarzda hak ehliyeti açısından bir çeşitlemeye gitmek bu hükümle yasaklanmıştır;arzu edilen kişiler arası bir fırsat eşitliği yaratmaktır.Bu ilke eşitlik ilkesi olarak ifade edilir.

Sürdürülebilir büyüme : Türkiye'nin Sürdürülebilir Büyüme Potansiyeli (Mahfi Eğilmez)
Ekonominin büyümesi, iki temel üretim faktörü olan emek ve sermaye ile üretim faktörlerinin verimliliğinin karışımının yarattığı bir orana dayalı olarak ortaya çıkar. Buna büyüme oranı diyoruz. Bir ekonominin, eldeki imkanların kullanılmasıyla ulaşabileceği en yüksek sürdürülebilir büyüme oranı o ekonominin potansiyel büyümesini gösterir. Bu büyümenin istikrarsızlık yaratmadan sürdürülebilmesi bizi sürdürülebilir büyüme potansiyeli kavramına götürür.
Bir ekonominin büyüme potansiyelini hesaplamanın birçok yolu olabilir. En kestirme yol geçmiş yıllar ortalamasını alarak yapılan hesaplamadır. Ekonomi durağan bir yapıda olmadığı ve sürekli değişim içinde olduğundan bu dinamizmi bu hesaba uydurabilmek için son on yıldaki büyümeye biraz daha fazla ağırlık verilebilir.
Aşağıdaki şekilde Türkiye’nin 1924’den 2011 yılı sonuna kadar gerçekleştirdiği yıllık büyüme oranları yer alıyor.
1924 – 2011 yılları arasındaki büyüme ortalaması yüzde 5 olarak bulunmaktadır. 2002 – 2011 arasını kapsayan son on yılın büyümesi de aşağıdaki şekilde yer almaktadır. 2002 – 2011 yılları arasını son on yıllık dönemde Türkiye’nin büyüme ortalaması yıllık yüzde 5,4 olarak gerçekleşmiştir.
Bu durumda Türkiye’nin büyüme potansiyelinin yüzde 5 ile 5,4 arasında bir oran olduğunu söylememiz mümkündür.
Türkiye, bu oranın üzerine çıktığında çeşitli ekonomik sıkıntılarla karşılaşmaktadır. Bu sıkıntılar geçmişte daha çok bütçe açığı biçiminde olurdu son dönemde ise cari açık biçiminde olmaktadır. Aslında Türkiye büyüme potansiyelini zorlarken ya kamu açıklarını artırarak yani bütçe açığına neden olarak ya da ithalatını yani cari açığını artırarak yükseltmek yolunu seçmektedir. Bir başka ifadeyle Türkiye’de sorunu büyüme değil büyümeyi zorlamak için kamu finansmanı ya da dış finansman ihtiyacı yaratmaktan kaynaklanmaktadır.
Büyümeyi sorunsuz biçimde yüzde 5 – 5,4 aralığının üzerine taşımak için Türkiye’nin önce potansiyelini değiştirmesi gerekiyor. Potansiyeli değiştirmeden büyümeyi zorlamak bir süre sonra sert düzeltmeleri de beraberinde getiriyor. Türkiye’nin potansiyelini değiştirmesinin yolu tasarrufları artıracak, ithalatın rekabet edilebilir bölümünü yerli üretimle ikame edecek, vergi kayıplarını önleyecek bir sistem kurmasından, bu işi başarabilmenin yolu ise yapısal reformlardan geçiyor. Bu dönüşümü yapmadan büyümeyi zorlamanın faturası da yukarıdaki şekillerde görüldüğü gibi düşe kalka sürdürülen bir büyüme çizgisi oluyor. Birkaç yılın kazancı bir yılda gidebiliyor.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 23) 3.komısyon bolum ısletme. Trost kartel farkı? vergının yasal kaynagı ordan cesıtlı sorular soruldu. Konsınye mal nedır satıs kaydı ne zaman olur? Bluetooth nedır kızılotesı ıle farkı.navıgasyon nedır bılgısayarn olmazsa olmaz parcası nelerdır?hıc kasa actınmı dıye de sordular:)

CEVAP 23)


Tröst kartel farkı : Karteller
Aynı üretim dalında faaliyet gösteren birden fazla işletmenin, aralarındaki rekabeti kaldırmak amacıyla yaptıkları anlaşma sonucu tekelci bir birlik oluşturmalarına "kartel" denir. Tekelci bir birlik biçiminde birleşen işletmeler, aralarındaki rekabeti ortadan kaldırmak suretiyle piyasada üstünlük kurmuş ve dolayısıyla kârlarını artırmış olurlar. Diğer bir deyişle, yasalar önünde bunlar bağımsız bir teşebbüs olarak görünürler. Kartel biçiminde birleşmede, karteli oluşturan işletmelerin sermayelerinin birleştirilmesi yerine, sadece belirli amaç için sermaye güçlerinin birlikte kullanılması söz konusudur. Bir kartelin oluşabilmesi için kartele katılan işletmelerin söz konusu üretim dalında veya bir malın üretiminde en büyük paya sahip olmaları, pazarda güçlü ve etkin olmaları gerekir. Böylece kartel, kartel dışında kalan işletmeler üzerinde üstünlük kurar. Kartel dışı işletmeler, zamanla ya kartelin aldığı kararlara uymak ya da piyasadan çekilmek zorunda kalırlar. Karteller, "fiyat karteli", "satış karteli" ve "kota karteli" biçimlerinde oluşurlar. Fiyat kartelinde fiyatların birlikte saptanması: satış kartelinde, satış bölgelerinin paylaşılması: kota kartelinde ise. her bir işletmenin önceden saptanan kontenjanları dahilinde üretimde bulunması veya piyasaya mal sürmesi söz konusudur. Karteller, sahip oldukları ekonomik güce dayanarak satış fiyatlarını çok yüksek tutabilmeleri, düşük kaliteli malları yüksek fiyatlarla piyasaya sürebilmeleri ve benzer başka sakıncaları nedeniyle arzu edilmez. Nitekim ülkemiz ve çoğu ülkeler kartel
anlaşmalarını yasaklamışlardır. Bu tür anlaşmalar genellikle gizli yapılır.
4- Tröstler
İki veya daha çok işletmenin gerek yasal ve gerekse ekonomik bağımsızlıklarını kaybederek anlaşmalar sonucu birleşmelerine "tröst" adı verilir. Bu tanımdan açıkça anlaşıldığı gibi, kartel ile tröst arasındaki en belirgin farklılık, tröstde anlaşan işletmelerin yasal ve ekonomik bağımsızlıklarını yitirmeleridir. Ayrıca, kartel belirli bir üretim dalında oluşurken, tröstler farklı' üretim dalları veya faaliyet konularında oluşabilirler. Tröstler genellikle imalat sanayi, petrol ve madencilik sektörlerindeki işletmelerde görülür. Tröstler açık veya gizli anlaşmalarla oluşabilirler. Rekabeti önleyici nitelikte olmaları nedeniyle, çoğu ülkelerde tröstlerin gizli anlaşmalarla ortaya çıktıkları görülür.
İşletmeler açısından tröstlerin başlıca üstünlükleri şunlardır:
1. Tröstlerin kuvvetli bir sermaye yapısına kavuşmaları,
2. Yönetimin tek elden yapılması,
3. İşletmelerarası rekabetin hemen hemen ortadan kalkması,
4. İşletmelerin büyük kârlar sağlamaları.
Öte yandan, tröstlerin başlıca sakıncaları şunlardır:
1. Bütünleşme nedeniyle bürokrasinin ve üretim masraflarının artması,
2. Tröstün başında bulunanların sahip olduğu büyük ekonomik gücün politik baskı aracı olarak kullanılması.
Tröstlerin ortaya çıktığı ve en yaygın olduğu ülke Amerika Birleşik Devletleri'dir. Zira ABD'de kartel anlaşmaları yasaklanmıştır.Yukarıda kısaca inceleme konusu yapılan ve temelde ekonomik hayatta serbest piyasa kurallarının işlemesine engel olan, bu nedenle de tüketici haklarının kullanılmasını önemli ölçüde zedeleyen tekelci kurum ve davranışlar hemen hemen her ülkede yasaklanmıştır veya yasal düzenlemelere bağlanmıştır. Ülkemiz bu konuda çok geç kalmış olmakla beraber bazı yasal düzenlemeleri 1994 yılı sonunda ve 1995 yılı başında tamamlamış bulunmaktadır. Özellikle, 4054 Sayılı ve 7.12.1994 tarihli "Rekabetin Korunması Hakkında Kanun" ile 4077 sayılı ve 23.2.1995 tarihli "Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun" bu konuda çağdaş önlemler getirmiş bulunmaktadır. Örneğin, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un amacı, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu, kısıtlayıcı karar ve uygulamaları ve piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek. bunun için gerekli düzenleme ve denetimi yaparak rekabeti korumak, işletmelerin tekelci davranışlarla rekabet sisteminin işlemesine engel olmalarına fırsat vermemektir. Yasa çok geniş kapsamlı olup, tröstlerin, tekellerin, kartellerin oluşmasını önleyici bir nitelik taşımaktadır. Türkiye bu yasa ile. gelecekte Avrupa Birliğine tam üye olarak katılmanın temel koşullarından biri olarak kabul edilen Avrupa Birliği rekabet politikasına uyum hazırlığını da başlatmış olmaktadır .
Vergının yasal kaynağı : Anayasanın 73.Maddesi Kapsamında Verginin Yasallığı İlkesinin Değerlendirilmesi Anayasa 73.madde: ?Herkes,kamu giderlerini karşılamak üzere,mali gücüne göre,vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı,maliye politikasının sosyal amacıdır. Vergi,resim,harç ve benzeri mali yükümlülükler,kanunla konulur,değiştirilir veya kaldırılır. Vergi,resim,harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık,istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.? Anayasanın 73.maddesindeki bu düzenlemeden çıkarabileceğimiz temel ilkeler:Genellik ve eşitlik ilkesi,mali güce göre vergileme ilkesi ve de yasallık ilkesidir. Şimdi bu ilkeleri kısaca anlatarak 73.maddedki düzenlemenin çerçevesini daha kolay çizebiliriz.
Konsınye mal nedır satıs kaydı ne zaman olur : Konsinye Mal , satılmak üzere bir komisyoncu veya tüccara bırakılan maldır.Bu satış , malı satan kişinin adına fakat mal sahibinin hesabına yapılır.
1-SATICININ YAPACAĞI MUHASEBE KAYITLARI :
Malların konsinyi ye sevk edilmesi . (120-Ticari Mallar-veya 152- Mamüller)
____________________________ /__________________________________________
153-DİĞER STOKLAR veya (152 – Diğer Mamuller H ) XX
Konsinye Gönderilen Mallar
153-TİCARİ MALLAR veya (152-Mamuller Hesabı ) XX
_________________________ / __Stoktaki mallar_________________________
Malların Konsinyatör tarafından satışına ilşkin muhasebe kaydı.
____________________________ /___________________________ ________________
120-ALICILAR HESABI XX
600-YURT İÇİ SATIŞLAR H. XX
391-HESAPLANAN KDV H. X
_________________________ / _______________________________________
Satışı yapılan malların, satıcı firmanın stoklarından düşülmesi;
____________________ / ____________________________________________________
620-Satılan Mamuller Maliyeti veya (621 Satılan Tic. Mal. Maliyeti.) XX
152 Mamuller veya (153-Ticari Mallar) XX
Konsinye olarak gönderilen mamüller
_________________________ /___________________________________________
Mal satıldıktan sonra satıcı tarafından düzenlenecek faturada, konsinye gönderilen mallar ile ilgili olarak daha önce düzenlenen sevk irsaliyesinin tarih ve nosunun yanısıra, malların konsinyi firması tarafından satıldığı tarihin de belirtilmesi gerekmektedir.

Bluetooth nedır kızılotesı ıle farkı :
Şimdi de Kızılötesi ile Bluetooth'u karşılaştıralım.
1-) Bluetooth kızılötesi ile karşılaştırıldığında yeni bir teknolojidir.
2-) Veri aktarımı esnasında cihazlardan herhangi birisinin doğrultuyu bozacak şekilde yer değiştirmesi veri aktarımını kızılötesinde durdurmuş olacağı halde Bluetooth'ta böyle bir durum söz konusu değildir.
3-) Kızılötesinde kullanıcı kendisine bağlanan kişiyi tespit edebilme gücüne sahipken, Bluetooth'ta konumun sabit olmaması zorunluluğu sebebi ile aynı alanda bulunan herhangi birisi o cihaza bağlanabilir.
4-) Bluetooth veri aktarımını radyo dalgaları ile yaparken kızılötesi ışığı kullanır.
İletişimin ve bilgi paylaşımının gitgide önem kazandığı günümüzde Bluetooth ve kızılötesi vazgeçemeyeceğimiz teknolojiler Bu teknolojilere bu yazımda değindim ve umarım size birşeyler katabilmişimdir.
Navıgasyon nedır ? : Navigasyon (seyir veya seyrüsefer) bir noktadan başka bir noktaya gitmek için en elverişli yolu tayin etme ve seferi uygulamadır. Genellikle bir denizcilik terimi olarak kullanılsa da, iki nokta arasındaki yolun önceden belirlenmiş olmadığı kara ve hava yolculuklarında da navigasyon yapılır. Nasıl Çalışıyor?Navigasyon cihazında bulunan GPS alıcısı, uydu sinyalleri aracılığıyla bulunduğunuz koordinatı belirler.Bu koordinat, navigasyon yazılımı aracılığıyla cihazın ekranına dijital harita olarak yansıtılır. Bulunulan konum cihazın ekranında detaylı olarak görülür.Ulaşılmak istenilen adres ya da cihazda önceden kayıtlı bilinen yer dokunmatik ekran veya tuşlar aracılığıyla seçilir.Hedef olarak tespit edilen varış noktasına, tercihler doğrultusunda en yakın güzergâhtan ulaşılması için rota saniyeler içinde hesaplanır.Araç hareket halindeyken, uydudan gelen sinyaller sayesinde rota, gerçek zamanlı olarak güncellenir ve rota dışına çıkılsa bile saniyeler içinde yeni rota oluşturulur.Ekrandaki dijital harita, işaret ve yönlendirmeler yardımıyla adım adım kullanıcıyı hedefe yönlendirir.

Bılgısayarn olmazsa olmaz parcası nelerdır : Anakart,işlemci,ram,harddisk,güç kaynağı(power) , ekran kartı , monitör.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 24) işletmenin finansman kaynakları,yabancı kaynak ve özkaynak maliyeti nedir,kıtlık rantı,öz kaynak arttırmanın yolları,mali sömürü...

CEVAP 24)
İşletmenin finansman kaynakları : Finansman yöneticisinin asıl görevlerinden birisi, işletmenin ihtiyaç duyduğu gerekli fonları değişik yerlerden yada kaynaklardan sağlamaktır. Bu fonlar, bilançonun pasifinde görüldüğü gibi (1) işletme dışındaki yabancı kaynaklardan ve (2) işletmenin içinden yada sahiplerinin ortaya koydukları öz kaynaklardan sağlanabilir. Yabancı kaynaklar da, bu kaynaklardan sağlanan fonların geri ödenmesi süresine göre iki ana grubu ayrılır: (1) Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar ve (2) Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar. Kısa vadeli yabancı kaynaklar, işletmenin en çok bir yıl yada normal faaliyet dönemi içinde vadesi gelen borçlarından oluşurken; uzun vadeli yabancı kaynaklar ise, vadesi bir yılı yada normal faaliyet dönemini aşan borçlardan oluşur. Bu bölümde ele alınacak finansman kaynakları, yukarıdaki açıklamalar paralelinde
(1) Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar,
(2) Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar ve
(3) Öz Kaynaklar olmak üzere üç ana grup altında incelenecektir.

Yabancı kaynak ve özkaynak maliyeti nedir :
Yabancı Finansman Maliyeti: Firma açısından bir finansman kaynağının maliyeti söz konusu kaynağın firmaya sağladığı para girişinin bugünkü değerini gelecekte gerektireceği para çıkışlarının bugünkü değerini eşit kılan iskonto oranıdır. Bir finansman kaynağının gerektireceği para çıkışları, kaynağın niteliğine göre, faiz, ana-para ödemeleri ya da kâr payı olabilir.

Kıtlık rantı : Kıt bir kaynağın sahibine ödenen bedele denir.Klasik iktisatçılar doğal kıtlıkla yapay kıtlık arasında bir ayırım yapmaktadırlar. Doğal olarak kıt olan bir kaynağın arzı tamamen esneksizdir. Bu tür bir kaynağın sahipleri rant elde etmektedirler. Yapay olarak sınırlandırılan bir faktörün arzı ise tamamen esneksiz değildir. Bu tür bir kaynağın sahibi monopolcu bir getiri sağlamaktadır. Kanundan doğan bazı sınırlamalar yapay kıtlığın kaynağını oluşturmaktadır. Bir mucide verilen patent, bir yazara verilen telif hakkı, bazı mesleklere girme hakkı ve bazı faaliyetleri yap

Öz kaynak arttırmanın yolları : Hisse senedi-tahvil çıkartırsan : Sermayesi paylara bölünmüş komandit ortaklıklarda ve özellikle anonim ortaklıklarda ise, ihtiyaç duyulan öz kaynaklar büyük ölçüde pay senetleri yada hisse senetleri ihraç edilerek (satışa sunularak) sağlanır. Ayrıca işletmenin dağıtılmamış kârları yani otofinansman işletmeye öz kaynaklar sağlayan diğer bir fon kaynağıdır

Mali sömürü : Ödenilen vergi faydalanılan hizmetten fazla ise mali sömürü söz konusudur.Yapılan ödemelerin değeri alınan hizmetlerin faydasını aşıyorsa söz konusu olan durum.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 25) 2, komisyondaydım ilk olarak şunu söyleyim kapıdan girer girmez üstüme saldırdılar resmen bismillah ya 1, zilyetlik nedir açıkla biri cebine para koyarsa onun zilyeti olurmusun 2. hiyerarsi - vesayet 3, yargı kısıntısı nedir , 4 eklenti bileşik eşya 5, reflasyon nedir 6, birent petrol , 7 konsinye mal 8, adını daha önce doymadıgım bi şey şu an aklımdada yok

CEVAP 25)
Zilyetlik nedir açıkla biri cebine para koyarsa onun zilyeti olurmusun : Zilyetlik, medeni hukukun eşya hukuku dalında incelenen bir hukuki kurumudur. En basit olarak bir kimsenin taşınır (menkul)veya taşınmaz (gayrimenkul) bir mal üzerindeki fiili hakimiyeti olarak tanımlanabilir.Zilyetliğe sahip olan kişiye zilyet denir. Mülkiyet bir kimsenin eşya üzerindeki hakkını ifade eder. Hâlbuki zilyetlik, bu haktan bağımsız olarak sadece eşya üzerinde var olan bir hakimiyet durumunu gösterir. Bu sebeple zilyetlik mülkiyet hakkına bağlı değildir. Zilyet olan kimsenin malik olması şart değildir. Mesela, bir arabanın sahibi olan kişi o arabanın hem maliki hem zilyedidir. Ama bu arabayı kullanan şoför, arabanın bir tamirhaneye bırakılmış olması halinde tamirci, hatta sadece park etmek üzere arabanın teslim edildiği park çalışanı gibi başka kişiler de, araba kendi hakimiyetleri altında iken, zilyet sayılırlar.

Eşyanın sadece egemenlik alanında bulunması, zilyetliğin var olması için her zaman yeterli değildir . Bu nedenle de kişi, haberi olmadan çantasına veya cebine bırakılan bir eşyanın zilyedi olmaz, meğerki o kimse o eşyanın zilyedi olabileceğini bildiren davranışlarda bulunsun. Örneğin bir mektubun posta kutusuna atılması durumunda, posta kutusunun sahibinin amacına uygun bir hareket gerçekleşeceğinden, bu kimse oraya konan mektupların zilyedi olur.

Hiyerarsi - Vesayet :
Hiyerarşi: başkent teşkilatının taşra teşkilatı üzerindeki denetimidir(ast-üst)(aynı tüzel kişik içinde)
İdari vesayet: merkezi idarenin yerinden yönetim kuruluşları üzerindeki denetimidir.(farklı tüzel kişiler)

Yargı kısıntısı : İdarenin bazı işlemlerinin kanunda belirtilmemiş olsa da yargı denetiminin dışında kaldığını ifade eder. Bugün için hukukumuzda yargı kısıntısı uygulanmamaktadır. Zira, Anayasamızda, idarenin eylem işlemlerinin yargı denetimine tabi olduğu belirtilmiştir. Yargı kısıntısı, hükümet tasarrufları olarak da adlandırılmaktadır.

Eklenti-bileşik eşya :
Basit-Bileşik: Basit eşya tek başına hukuki varlık taşıyan eşyalardır. Bileşik eşya birden fazla eşyanın birleşerek tek bir eşya niteliği kazanmasıyle oluşan eşyalardır. Birden çok yalın şeyin ayrılmaz bir biçimde birleşmesinden meydana gelir ve onu meydana getiren şeylerden ayrı bir varlığı olan eşyadır. Örn. Televizyon. Bileşik eşyayı meydana getiren parçalara “mütemmim cüz” (bütünleyici parça) denir. Bunlar fiziki varlıklarını korumakla birlikte bağımsız eşya olma özelliklerini kaybetmişlerdir. Mütemmim cüzler arasında işlev açısından bir eşitlik olabileceği gibi bir üst-alt ilişkisi de bulunabilir. Üst-alt ilişkisi mevcutsa asli-fer-i mütemmim cüz ayrımı söz konusu olur. Menkul eşya gayrimenkulle birleşince “fer-i mütemmim cüz” durumuna gelir ve artık gayrimenkul hükümlerine tabi olur. Ayni hak üzerindeki her türlü hak bütünleyici parçayı da kapsar.
Bileşik eşyadan özüne halel gelmeden ayrılabilen eşyalara “eklenti” (teferruat) denir. Örn. Gözlüğün kılıfı. Asıl eşyanın mülkiyeti devredilirse bütünleyici parça da devredilmiş olur. Aksi kararlaştırılmamışsa eklentiler de devredilir. Ancak eklentilerde aksine anlaşma mümkündür.

Reflasyon nedir ? : Deflasyon içindeki veya deflasyona kaymakta olan bir piyasanın tekrar dengeye getirilmesidir. Enflasyona neden olmaksızın istihdam hacminin arttırılmasına yönelik çabaları kapsar.

Birent petrol : Dünyadaki en kaliteli petrol çeşidi olan Teksas Ham Petrolünden sonra ki en yüksek kaliteye sahip petrol çeşidi Brent Petrolüdür. İngiltere ve Norveç arasında yer alan Kuzey Denizinden çıkarılan Brent Petrolü İskoçya’da Sullom Voe terminalinde işlenmektedir .Brent Petrol , kalitesi sebebiyle uluslararası standart olarak kabul edilmektedir. Uluslararası Petrol Piyasasının oluşturulmasında ve Petrol Fiyatlarının belirlenmesinde önemli bir yere sahip olan Brent Petrol Altın fiyatlarını da en çok etkileyen yatırım aracıdır.

Konsinye mal : Konsinye Mal , satılmak üzere bir komisyoncu veya tüccara bırakılan maldır.Bu satış , malı satan kişinin adına fakat mal sahibinin hesabına yapılır.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 26) Benim sorularım antivirüs nedir,windows ve office programları arasındaki fark,negatif dışsallık nedir,vergi nedir özellikleri modern ve klasik maliyeye göre açıkla,olay sorusu verdi hazine borçlanması çok kurlar düşmekte merkez bankası ne yapmalı gibisinden,seçimler ne zaman yapılcak
CEVAP 26)

Antivirüs nedir? : Antivirüs bilgisayarınızın zararlı programlardan korumak için hazırlanan güvenlik yazılımlarına denir. Antivirüs programları genel olarak zararlı programları bulup yok etmekle görevli olsada bilgisayar kullanıcılarının tercihlerine göre görevleri vardır. Örneğin çoğu antivirüs otomatik görevler olsada bunun yanında virüs ve zararlı kodlar bulunduğunda kullanıcıya bu kodu içeren program için ne yapılması gerektiğinide sorar.

Windows ve Office programları arasındaki fark : Windows , Microsoft firması tarafından geliştirilmiş bir işletim sistemi iken, Office bu işletim sistemi üzerinden çalışmalar yapmak üzere yazılmış Word,Excel,Powerpoint,Access,Outlok vs. programlardan oluşan bir yazılımdır.

Negatif dışsallık nedir? : Kişinin ya da kurumun aldığı bir kararın başka bir ekonomik birime zarar verme durumudur.

Vergi nedir özellikleri modern ve klasik maliyeye göre açıkla? : Vergi, devletin, mahalli idarelerin ve kamu kudretine sahip diğer toplulukların gördükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği giderleri karşılamak üzere, esas olarak gerçek ve tüzel kişilerden belli bir yarar karşılığı olmaksızın, onların mali güçlerine göre kamu zoruyla halktan doğrudan doğruya ve bazı maddelerin fiyatlarına eklenerek alınan paralardır.Kamu gelirleri içerisinde en önemli yeri vergiler almaktadır. Vergi, kamu gelirlerinin çok önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Vergilerin kamu gelirleri içerisindeki payı yaklaşık %90’dır. Bu nedenle kamu gelirleri genelde vergi gelirleri olarak anlaşılmaktadır.
Anayasamızda vergi ödevi altında 73. maddeye göre “Herkes kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi, resim ve harçlar ve benzeri mali yükümler ancak kanunla konulur.” Bu maddeye göre vergi, devletin aldığı bir para olmaktan ziyade aynı zamanda her vatandaşın ödemek zorunda olduğu bir paradır. Ozaman bu açıdan verginin tanımı kişilerin, kamu giderlerini karşılamak üzere mali gücüne göre ve kanuna bağlı kalarak ödeyeceği bir yükümlülüktür.

VERGİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ
Vergi devletin , kamu harcamalarını finansmanı amacı ile toplumu meydana getiren bireylerden ve kurumlardan ödeme güçleri ölçüsünde karşılıksız olarak ve hukuki zorunluluk altında aldığı değerdir.
a. vergi devlet tarafından alınır.ülkeyi yöneten merkezi birimler dışında da verginin yerel yönetim yada vergilendirme yetkisine sahip diğer kamu kurum ve kuruluşlarını ifade eder.
b. Vergi kamu harcamalarını finanse etmek için ayrılır.
c. Vergi meydana getiren fert ve kurumlardan ödeme güçleri nispetinde alınır.
d. Vergi kişiler için karşılıksız bir ödemedir
e. Vergi zorunlu bir ödemedir
f. Vergi sonuç itibari ile ekonomik bir değerdir.

Modern maliyeciler verginin ekonomiye müdahale aracı olarak (ekstra fiskal amaç) kullanılabilmesini savunurken. Klasikler yalnızca devletin asli görevlerini yerine getirirken(fiskal amaç) kullandığı bir araç olarak görmektedir. Klasikler verginin tarafsız olması gerektiği , yani ekonomk birimlerin kararlarını etkilememesi gerektiği üzerinde durmuşlardır.
Olay sorusu verdi hazine borçlanması çok kurlar düşmekte merkez bankası ne yapmalı ?

Kur düştüğünde Merkez Banakası kuru yükseltmek amacıyla APİ yapabilir. Bu durumda devlet iç borçlanma senedi alarak kurun yükselmesini sağlayabilir. Veya Koridor faizinin üst bandını aşağı çekerek piyasada TL'nin likiditesini arttırıp kuru yükseltebilir.

Seçimler ne zaman yapılcak : Genel seçim 2015 , yerel seçim 2014.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 27) üçüz arbitraj,vergi müf.ne iş yapar. banka müfettişi ne iş yapar.word exel e alternatif programlar,avrupa birliği başkenti neresi,unicef açılımı nedir,navigasyon nedir,2 defa referandumla avrupa birliğini reddeden ülke,maliyet muhasebesi ile ilgili hiç duymadığım 2 kavram (hatırlamıyorum )... gerisini hatırlamıyorum ama tamamına yakını genel kültür sorularıydı.

CEVAP 27)



Üçüz arbitraj : Çapraz Kur Farklılıklarına Bağlı Arbitraj
Arbitrajlar bazen piyasalar arasındaki farklılıklardan değil, aynı piyasa içerisindeki bir ulusal paranın diğerine göre dolaysız kuru ile çapraz kuru arasında oluşabilecek farklılıklardan kaynaklanmış olabilir. Söz konusu durumu daha net anlayabilmek için bir örnek üzerinden gidelim.Daha basite indirgemek adına alış ve satış kurlarının aynı olduğunu varsayalım.Bir piyasa üzerinde dolar, euro ve TL yi ele alalım. Aşağıdaki fiyatlar üzerinden işlem gördüklerini kabul edelim.
1$:2,00€ 1$:2,50TL 1€:1,00TL
Diğer piyasalarda da bu şekilde bir durum olduğu düşünüldüğünden burada bir yer arbitrajı olmadığı görülmektedir. Fakat, piyasadaki kurlardan € nun dolaysız TL kuru ile çapraz kuru arasında bir uyumsuzluk olduğu görülmektedir.
Çünkü piyasadaki dolaysız TL/€ kuru 1,00TL/1€ iken, hesaplanan çapraz kur 1,25TL/1€ olmaktadır. Bu nedenle, avronun TLye göre dolaysız kuru ile çapraz kuru arasında bulunan 0,25TL/€ ölçüsündeki fark, arbitrajcıyı harekete geçirecektir.
Arbitrajcının burada izleyeceği yol ise şu şekilde olacaktır; Elinde avro bulunduğunu kabul ettiğimiz bir arbitrajcı, öncellikle bu avrolarlar dolar satın alacaktır, böylece 2€ karşılığında 1$ elde edecektir.Daha sonra bu dolarları TL'ye dönüştürünce 2,50 TL ye sahip olmuş olur. Daha sonra söz konusu TL'ler ile € satın alarak (2,50TL:2,50€) başladığı yere geri dönecektir. Bu işlemin sonucunda 1 avro başına 0,25 TL kâr etmiş olacaktır. (2€ için 0,50TL kâr) .Örnekte görüldüğü gibi arbitraj mekanizması, doların avro kuru ile TL kurunu ve avronun TL kurunun yükseltir. Böylece arbitraj faaliyetleri sonrası bu uyumsuzluk giderilmiş olacak ve çapraz ve dolaysız kurlar eşit düzeye gelecektir. Daha önce söylendiği gibi, yer arbitrajında iki farklı ülkenin ulusal parası ve iki işlem gerekli olmaktaydı. Çapraz kur farklılıklarına bağlı arbitraj ise üç farklı ülkenin ulusal parası ve üç ayrı işlem gerektirmektedir. Bu nedenle bu arbitraja 'üç uçlu arbitraj' (three point arbitrage) da denilmektedir. Arbitraj daha fazla sayıda ulusal para ile ilgili de olabilmektedir, daha karmaşık bir yapıya sahip olsa da temel mekanizma hep aynıdır. Belli bir anda kur farklılıklarının oluşması ve bu fiyat farklılığından kazanç elde etmek için ilgili paraların eş zamanlı olarak alınıp satılması bu temeli oluşturur.
Üç Uçlu Arbitraj
Yazımızın üst kısmında belirtildiği gibi işlem giderleri yok sayıldığı için ele alınan üç ulusal paranın arasındaki değişim oranlarının, arbitraj mekanizmasıyla, birbiriyle uyumlu olması gerekmektedir.
Bunu açıklama maksadıyla bir örnek verelim, ele alınacak ulusal paralara A, B ve C diyelim. C nin de aynen dolarda olduğu gibi diğer ulusal paraların fiyatını belirlemek için ortak para birimi olduğunu kabul edelim.
Kendi aralarında doğrudan bir kur bulunmadığı durumda, A ve B arasında olması gerek doğrudan kur üç uçlu arbitraj yoluyla belirlenebilir.
Gerçek hayattaki bir örneğe bakmak gerekirse, Bu ulusal paraların Türk Lirası, Rus Rublesi ve Amerikan Doları oldukları varsayılırsa, Gerek TL, gerek Ruble fiyatları dolar cinsinden ifade edilmektedirler. Bu durumda Ruble ile TL arasındaki doğrudan denge kuru (RR/TL) şu şekilde bulunabilmektedir.
RR/TL = $/TL x RR/$
Bu eşitlik 'üç uçlu arbitraj' (three point arbitrage) olarak bilinmektedir. Hem anında hem de vadeli kurlara uygulanmaktadır. Bu eşitliğin olmaması üç uçlu arbitraja dayalı kâr fırsatlarını ortaya çıkartacaktır. Bu arbitraj faaliyetleri sonrası yine dengenin kurulması gerçekleşecektir.
Bu ifade edilen ilişkiyi daha iyi anlayabilmek için aşağıdaki sistemi kullanabiliriz.
Üç sözü edilen ulusal parayı bir üçgenin birer köşesine yerleştirelim. Tabanda doğrudan doğruya birbirine dönüştürülmesi istenen paralar, tepe noktasında ise ortak payda olarak dolar gösterilsin.
Okların yönü hangi paranın hangisine dönüştürüleceğini göstermektedir. TL'den RR'ye doğru uzanan ok, liranın rubleye doğrudan dönüştürülmesi demektir.
Diğer okların yönü ise dolaylı yolu göstermektedir, yani TL önce dolara sonra Ruble'ye çevrilmektedir. Okların, TL köşesinden $ a gidilmesi ve oradan da RR'ye yönelmesi bu işlemleri yansıtmaktadır.
Okların bulunduğu kenarlar aynı zamanda ulusal paranın karşıdaki paraya göre fiyatını belirlemektedir. Örneğin; TL'den dolara yönelmiş olan ok, TL'nin dolar kurunu göstermektedir. (1 TL'nin değiştirilebildiği dolar miktarı şeklinde tanımlanan kur [dolaylı kotasyon] simgesel olarak $/TL biçiminde gösterilmiştir)
Aynı şekilde dolardan rubleye yönelen ok ise, RR/$ kurunu, yani dolar başına ruble miktarını belirtir. (dolaysız kotasyon) Özetle, kurların bu şekilde ifadesi paydada yer alan ulusal paranın, paydaki gösterilenin kaç birimiyle değiştirildiğini görebilmekteyiz.
Bu sayede, dolaylı yoldan, yani çapraz kurlar yöntemiyle 1 TL nin karşılığı olan ruble miktarı şöyle bulunmaktadır.
RR/TL = $/TL x RR/$
RR/TL = 1,00/2,00 x 1,00 = 1/2 = 0,50 elde edilir.
Eğer doğrudan kur bu şekilde bulunan kur değilse, üç uçlu arbitraja dayalı kâr fırsatları söz konusudur. RR/TL > $/TL x RR/$ olduğu durumda, Burada RR/TL kuru dolaysız kurlardan elde edilecek çapraz kura uyumlu değildir. Bu sebeple, elinde TL olanlar bunları dolara dönüştürecek ve dolarla ruble satın alacak ve rube fonları TL ye dönüştürecektir. Böylece bozulan denge bu faaliyetlere bağlı olarak dengelenecektir. Tabii ki bundan kar sağlayan arbitrajcı olmaktadır. Örnekte ifade edildiği gibi ülke piyasalarında fazla talep edilmeyen paraların işlem giderleri yüksek olmaktadır. Bu yüzden Meksika peso'su, Hindistan rupi'si gibi paralara yönelik işlemlerin ilk önce dolara çevrilerek yapılması daha avantajlı olmaktadır.
Vergi müf.ne iş yapar. banka müfettişi ne iş yapar :
Vergi Müfettişi : 1- Vergi denetmenleri vergi kanunlarını, bilimsel yöntemlerle, öncelikle deyimsel olmak üzere amaçsal ve karma olarak yorumlayabilirler. Yaptıkları yorum sonucunda vardıkları sonuçlar sonrasında düzenledikleri raporlar -bu raporlar kıymetli evrak addedilerek- işleme konulmak zorundadır (V.U.K. Md. 3).
2-Bilumum mülkiye amirleri , emniyet amir ve memurları, belediye başkanları, köy muhtarları ve kamu müesseseleri vergi inceleme elemanına ellerindeki bütün imkanlarıyla kolaylık göstermeye ve yardımda bulunmaya mecburdur (V.U.K. Md.7).
3- Vergi denetmenleri tarafından düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında hesaplanan matrah veya matrah kısmı üzerinden re'sen vergi tarh edilir (V.U.K. Md. 30).
4- Bir mükellef nezdinde arama yapılıp yapılmamasına gerek görülmesi inceleme elemanının takdirindedir (V.U.K. Md.142).
5- Bütün özel ve tüzel kişiler (kamu dahil), inceleme ile ilgili bilgileri, gizli de olsa, vergi denetmenine vermek zorundadır (V.U.K. Md.148).
6- Vergi denetmenleri, vergi dairelerine ait para, kıymetli kağıt, mal ve eşyanın saklanmasına mahsus kasa, depo, ambar ve benzerlerinin muhtevasını saymak ve tespit etmek yetkisine sahiptirler.
Vergi denetmenleri, vergi inceleme yetkisini kanundan alırlar (V.U.K. Md. 135). Bu yetki tüm ülkeyi ve tüm mükellefleri kapsar.
Banka müfettişi : Müfettiş ve müfettiş yardımcıları: Bankanın tüm birimlerindeki işlemleri denetlemekle görevli kadrodur. Genellikle şube denetimi yapmalarına rağmen genel müdürlük içinde de denetim yapabilirler. Son dönemde, BDDK tarafından çıkarılan yönetmelik ve tebliğlere göre iç denetim birimi teftiş kurulunun denetimle ilgili bazı işlemlerini yapmaya başlamıştır. Bu anlamda, müfettişlerin eskiye göre gücünde ve banka içindeki konumunda bir düşme olmasına rağmen halen saygınlığını korumaktadır. Belli bir çalışma yılından sonra isterlerse müdür yardımcılığı veya müdürlük gibi idari sabit bir göreve atanabilirler.

Word excel e alternatif programlar : Open Office .

Avrupa birliği başkenti neresi : Brüksel

Unicef açılımı nedir : UNICEF'in açılımı, United Nations International Children's Emergency Fund (Birleşmiş Milletler Uluslararası Çocuklara Yardım Fonu)

Navigasyon nedir : Navigasyon (seyir veya seyrüsefer) bir noktadan başka bir noktaya gitmek için en elverişli yolu tayin etme ve seferi uygulamadır. Genellikle bir denizcilik terimi olarak kullanılsa da, iki nokta arasındaki yolun önceden belirlenmiş olmadığı kara ve hava yolculuklarında da navigasyon yapılır. Nasıl Çalışıyor?Navigasyon cihazında bulunan GPS alıcısı, uydu sinyalleri aracılığıyla bulunduğunuz koordinatı belirler.Bu koordinat, navigasyon yazılımı aracılığıyla cihazın ekranına dijital harita olarak yansıtılır. Bulunulan konum cihazın ekranında detaylı olarak görülür.Ulaşılmak istenilen adres ya da cihazda önceden kayıtlı bilinen yer dokunmatik ekran veya tuşlar aracılığıyla seçilir.Hedef olarak tespit edilen varış noktasına, tercihler doğrultusunda en yakın güzergâhtan ulaşılması için rota saniyeler içinde hesaplanır.Araç hareket halindeyken, uydudan gelen sinyaller sayesinde rota, gerçek zamanlı olarak güncellenir ve rota dışına çıkılsa bile saniyeler içinde yeni rota oluşturulur.Ekrandaki dijital harita, işaret ve yönlendirmeler yardımıyla adım adım kullanıcıyı hedefe yönlendirir.

2 defa referandumla avrupa birliğini reddeden ülke : Norveç

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 28) çarpan nedir, vergi tahsil usulleri nelerdir, gps, simülasyon nedir, word excel nedir ne farkları vardır, borçlar hukukuna göre borcu sona erdiren haller nelerdir. bana sorulan sorular bunlar ama ilk sordukları soru "ne soralım sana?" oldu

CEVAP 28)

Çarpan nedir? : Çarpan etkisi, otonom (bağımsız) yatırımlardaki bir değişikliğin milli gelirde meydana getireceği artışlar veya azalışlardır. Bu kavramın özünde, her otonom yatırımın bir harcama ve gelir akımına yol açması olayı vardır. Gelirin, bilindiği gibi tüketim ve tasarruf gibi iki fonksiyonu vardır. Buna göre, gelir elde edenlerin yapacakları tüketim harcamaları, yine başkalarının gelirini oluşturacağından, harcama ve gelir akımı ikinci, üçüncü, dördüncü vb. biçiminde sürüp gidecektir. Bu şekildeki bir gelir ve harcama akımı sonuçta, yatırım amacıyla harcanan miktarı aşmış olacaktır. Şu halde çarpan, yatırımdaki bir çoğalışın meydana getireceği gelir artışını (veya tersi) ifade eden miktarsal bir katsayıdır.

Vergi tahsil usulleri nelerdir? : Verginin devlet tarafından toplatılması demek, verginin, devletçe yetkilendirilen vergi toplamaya yetkili kişiler tarafından tahsil edilmesi demektir. Bu tür uygulamaların hemen hemen hepsinin günümüzde uygulaması yoktur. Şimdi, bu yöntem-lerin neler olduğunu görelim.
1.İltizam Yöntemi:
Bu yöntemle, vergi toplama işi bir bedel karşılığında kişi veya kuruluşlara bırakılmaktadır, iltizam usulünün günümüzde uygulaması yoktur. Bu yöntemde, devletin vergi toplama işini mültezim denen kişi devletten satın almaktadır. Örneğin; bir bölgenin vergi toplama işini belli bir bedel karşılığında alan mültezim, devlete belli bedel ödemeyi taahhüt etmiş olur ve o bölgenin vergisini toplar (vergi oranını devlet belirler).Topladığı vergiden, önce devlete taahhüt ettiği miktar öder, eğer hala elinde para kalmışsa, bu mültezimin karını oluşturur. Yok, eğer para kalmamışsa, ne kar ne de zarar etmiştir. Ama eğer topladığı vergi devlete taahhüt ettiği miktardan az ise, bu farkı mültezim kendi cebinden ödemek zorundadır.
2. İhale Yöntemi:
Bu yöntemde vergi toplama işi, toplayacağı vergi miktarından en düşük oranda pay isteyene verilir. Bu usulde, devlet belli bir bölgenin vergi toplama işini ihaleye çıkarır. Bu ihalede devlete toplayacaklarıvergi üzerinden en düşük oranda pay almak isteyenler yarışmaktadır. Kim devlete toplayacağı vergi miktarı üzerinden en düşük oranda pay isterse, vergi toplama işi de ona verilir. Ancak günümüzde bu yöntemin uygulaması yoktur.

3. Devlet Memurları Aracılığıyla Toplama Yöntemi (Emanet Usulü):
Bu usulde, vergi devlet memurları aracılığıyla toplanmaktadır. Devletin maaşlı memurları, vergi toplama işini yerine ge-tirirler.
4. Halk Temsilcileri Aracılığıyla Toplama Yöntemi:
Bu usulde vergi toplama işi, halk tarafından seçilmiş, tanınmış kişiler tarafından yapılmaktadır. Bu usulde, muhtar, imam vb. gibi halkın temsilcisi sıfatı ile vergi toplama işini yapanlar topladıkları vergileri devlete verirler.
B. Verginin Mükellef veya Sorumlu Tarafından Ödenmesi
Burada, mükellef, üzerine düşen vergi borcunu kendisi devlete yatırmaktadır. Her mükellef, elde ettiği geliri üzerinden vergi borcunu hesaplatıp devlete yatırır. Yanında işçi çalıştıranlarda olduğu gibi vergi sorumluları, yanlarında çalıştırdıkla-rı işçilerin ücretlerini kaynakta keserek vergi dairesine yatırmaktadırlar. Bu usulde, vergi hem sorumlu tarafından tahsil edilmektir hem de yine vergi sorumlusu tarafından vergi dairesine yatırılmaktadır
Gps,Simülasyon nedir? :
GPS (Global Positioning System; Küresel Yer Belirleme Sistemi ya da Küresel Konumlandırma Sistemi), düzenli olarak kodlanmış bilgi yollayan bir uydu ağıdır ve uydularla arasındaki mesafeyi ölçerek Dünya üzerindeki kesin yeri tespit etmeyi mümkün kılar.
Bu sistem, ABD Savunma Bakanlığı’na ait, yörüngede sürekli olarak dönen 24 uydudan oluşur. Bu uydular çok düşük güçlü radyo sinyalleri yayarlar. Yeryüzündeki GPS alıcısı, bu sinyalleri alır. Böylece konum belirlenmesi mümkün olur.
Bu sistemin ilk kuruluş hedefi tamamen askeri amaçlar içindi. GPS alıcıları yön bulmakta, askeri çıkartmalarda ve roket atışlarında kullanılmak üzere tasarlanmıştır. Ancak, 1980′lerde GPS sistemi sivil kullanıma da açılmıştır.

Benzetim, simülasyon veya öğrence, teknik olmayan anlamda bir şeyin benzeri veya sahtesi anlamında kullanılır. Teknik anlamda gerçek bir dünya süreci veya sisteminin işletilmesinin zaman üzerinden taklit edilmesidir. Sistem nesneleri arasında tanımlanmış ilişkileri içeren sistem veya süreçlerin bir modelidir.
"Simülasyon" terimi, "benzer" anlamındaki similis kökünden gelen, bir şeyin benzerini (taklidini) yapmak demek olan ve 14. yüzyıldan beri Latince'de kullanılan simulare sözcüğünden türetilmiştir. Bu terim ancak 20. yüzyılda teknik bir anlam kazanmıştır. Günümüzde, Batı dillerinde teknik olan ve olmayan anlamları ile kullanılmakta ve yerine göre hangi anlama geldiği anlaşılmaktadır.
Bir araç olarak kullanılan benzetim, günümüzde mevcut olan ve ileride mevcut olabilecek işlemler hakkında objektif bilgiler sağlar. Taklit edilen gerçek bir olay, genelde bilgisayar yardımıyla modellenmektedir. Örneğin bir uçuş simülatörü, uçuşun bazı kurallarının bilgisayar üzerinde öğretilmesi amacıyla kullanılan bir benzetim modelidir. Pilotun kokpitte göreceği ekranın bir benzerini bilgisayar ekranında görmesi ve uçuşu kontrol etme işlemlerini gerçekten uçaktaymış gibi yapması bir benzetim olayıdır. Ayrıca sinyalizasyon sisteminde, trafik ışıklarının planlanmasında, hizmet ve üretim sektöründe kuyrukların ve birikimlerin planlamasında kullanılan bir matematik modelleme yöntemi olarak yerini almıştır

Word Excel nedir ? :
Excel tablo oluşturmanızı, verileri hesaplamanızı ve çözümlemenizi sağlayan bir yazılımdır. Bu türden yazılımlara elektronik tablo yazılımları adı verilir. Excel girdiğiniz sayısal değerleri otomatik olarak toplayan tablolar oluşturmanızı, temiz düzenlerde tabloların çıkışını almanızı ve basit grafikler oluşturmanızı sağlar. Excel ürünü belge, elektronik tablo, sunu oluşturma ve e-posta yönetme için farklı türden yazılımların birleştirildiği "Office" ürün paketinin bir parçasıdır.
Word, bilgisayarınızda belge oluşturmanıza olanak sağlayan bir yazılımdır. Word'ü kullanarak, renkli fotoğrafların veya çizimlerin resim ya da arka plan olarak kullanıldığı hoş metinler oluşturabilir ve harita ve tablo gibi şekiller ekleyebilirsiniz. Ayrıca, Word makale veya rapor gibi iş belgelerini kolaylıkla tamamlayabilmeniz için metin oluşturmaya yönelik çok çeşitli yardımcı özellikler sunar. Kartpostal veya zarf adreslerini bile yazdırabilirsiniz. Word, belgeler, elektronik tablolar ve sunular oluşturmak ve e-postaları yönetmek için birkaç tür yazılımı bir araya getiren "Office" ürün paketinin bir parçasıdır.

Excel hesap tablosu, Word kelime işlemcidir.
Borçlar hukukuna göre borcu sona erdiren haller nelerdir ? : İfa , ibra, yenileme, birleşme, zamanaşımı , takas, kusursuz ifa imkansızlığı .

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 29) bende paylaşmamıştım fırsat bulup... işte o güzel sorularım..arz eğrisi neden pozitif eğimli. zilyetlik nasıl devredilir.devren devri acıkla.. kiracı evi kiralarsa zilyetlik nasıl olur...ödeme gücünü belirlemeye yarayan araçlar... artan oranlılığı acıkla... androit nedir... pankos nedir... kırıkhanın(çalıştığım yer)mükellef yapısı reyhanlıdaki olayların kırıkhana etkisi siyasalın suanki durumu... barbaros mah. ergenekon sk.(adresim) barbaros ne cagrıştıyor ergenekon ne cagrıştırıyor sana ...
CEVAP 29)
Arz eğrisi neden pozitif eğimli ? Malın fiyatıyla miktarı arasındaki doğru ilişki dolayısıyla eğimi + (pozitiftir) Bir malın fiyatı yükseldikçe üretici firma o malı daha yüksek fiyatlardan satmak ister. Malın fiyatı düştükçe o malı daha düşük fiyatlardan satma eğilimi gösterir. Arz eğrisinin pozitif eğimli olması aslında artan marjinal maliyetler veya artan ortalama maliyetlerle açıklanır ki bu da üretim ve prodüktivite şartlarına bağlıdır.

Zilyetlik nasıl devredilir? B. Zilyetliğin devri
I. Hazırlar arasında
MADDE 977.- Zilyetlik, şeyin veya şey üzerinde hâkimiyeti sağlayacak araçların, edinene teslimi veya edinenin önceki zilyedin rızasıyla şey üzerinde hâkimiyeti kullanacak duruma gelmesi hâlinde devredilmiş olur.
II. Hazır olmayanlar arasında
MADDE 978.- Temsilciye yapılan teslim, temsil edilene yapılmış gibi zilyetliği geçirir.
III. Teslimsiz devir
MADDE 979.- Bir üçüncü kişi veya zilyetliği devreden, özel bir hukukî ilişkiye dayanarak zilyet olmakta devam ederse zilyetlik, teslim gerçekleşmeksizin kazanılmış olur.
Zilyetliğin bu yolla devri, zilyet olmakta devam eden üçüncü kişiye karşı, ancak durumun devreden tarafından kendisine bildirildiği andan başlayarak hüküm doğurur.
Üçüncü kişi, zilyetliği devredene karşı ileri sürebileceği sebeplerle şeyi edinene vermekten kaçınabilir.
IV. Emtiayı temsil eden senetlerin teslimi
MADDE 980.- Bir taşıyıcıya veya umumî mağazaya bırakılmış emtiayı temsil eden kıymetli evrakın teslimi, emtianın teslimi gibi sonuç doğurur.
Kıymetli evrakı iyiniyetle teslim alan kimse ile emtiayı iyiniyetle teslim alan kimse arasında uyuşmazlık çıkarsa emtiayı teslim alan tercih olunur.

Devren devri acıkla? : ???

Kiracı evi kiralarsa zilyetlik nasıl olur ? (Eski)Kiracı feri dolaylı zilyet iken , (Yeni)kiraladığı fer'i dolaysız zilyet olur.

Ödeme gücünü belirlemeye yarayan araçlar:
1. ARTAN ORANLI VERGİ TARİFESİ UYGULANMASI: Matrahın artmasıyla birlikte vergi yükümlüsünün ödediği ver-ginin matraha olan oranının artması durumunda artan oranlı tarife söz konusudur. Marjinal fayda ilkesine dayanan artan oranlı tarifeye göre, gelirin artması ile birlikte bu gelirin mükellefe sağladığı marjinal fayda giderek azalmaktadır. Bu ne-denle bireyler arasında eşitlik sağlamak için gelirin artan kısımlarına daha yüksek oranlar uygulamak gerekmektedir. Yukarıda anlatılan kriterlerin hepsi en rahat şekilde gelir vergisinin içerisinde yer almaktadır ve uygulanabilmektedir. Gelir vergisinin şahsi vergilerden birisi olması bunu mümkün kılmaktadır. Gayrişahsi vergiler ise mükellefin şahsi ve ailevi durumlarını dikkate almayan objektif karakterli vergiler oldukları için yukarıda anlatılan ödeme gücü kriterlerinin uygulan-ması zordur.
2. AYIRMA İLKESİ: Üretim faktörleri arasında ayrıma giden bu ilkeye göre, sermaye gelirleri emek gelirine göre daha yüksek vergi ödeme gücünü yansıtır (sermaye gelirinin daha sürekli, istikrarlı ve düzenli olduğu savunulur) ve bu nedenle elde edilmesi daha güç olan emek geliri sermaye gelirine göre daha düşük oranda vergilendirilmelidir.
3. MUAFİYET ve İSTİSNA UYGULAMASI: Vergilemede ödeme gücüne ulaşmak için bazı kimseler veya faaliyet alan-ları vergi dışında bırakılabilir. Bu durum vergi erozyonuna neden olur ancak vergilemede adalet ilkesi çerçevesinde yuka-rıdaki uygulamaların yetersiz kalması halinde muafiyet ve istisnalara başvurulabilir.
4. EN AZ GEÇİM İNDİRİMİ: Ödeme gücünün belirlenmesinde, bireylerin fizyolojik ihtiyaçlarını karşılayacak tutarın dü-şülmesidir. Buna göre mükellefin gelirlerinin kanunda belirlenen bir kısmı vergi konusunun dışında bırakılmakta ve gelirin kalan kısmı üzerinden vergi alınmaktadır. Böylece gelirin tamamı vergilendirilmediği için buna en az geçim indirimi istis-nası adı da verilmektedir. Kişilerin geçimlik gelirinin vergilendirilmemesini ifade eder. Ülkemizde de 2008 yılından itibaren uygulanmaya başlanmıştır. En az geçim indirimi başlıca üç şekilde tatbik edilmektedir.
a) Matrahtan İndirim Sistemi: Bu sistemde, toplam matrahtan en az geçim indirimine ilişkin rakam düşülmekte kalan tutar ise artan oranlı tarifeye göre vergilendirilmektedir.
b) Dekot (Vergiden indirim) Sistemi: Dekot uygulamasında, öncelikle mükellefin geliri, yürürlükteki vergi tarifesindeki oranlar uygulanarak vergilendirilir, daha sonra yine yürürlükteki tarifeye göre, o anda geçerli olan geçim indirimine teka-bül eden vergi miktarı tespit edilir ve bu tespit olunan miktar, mükellefin ilk başta hesaplanan vergisinden düşülür. Bu uygulamaya vergide dekot sistemi denmektedir. Türkiye de uygulanan sistemde budur.
c) Bölme ve Katsayı Sistemi: Bölme sistemi, bu sistemde geçim indirim yoktur ancak uygulamadan dolayı daha dü-şük oranda vergilemeden dolayı avantajlı bir durum vardır. Bölme sisteminde ailenin geliri ikiye bölünerek artan oranlı tarifeye göre vergilendirilir ve tekrar iki ile çarpılır.
Katsayı sisteminde ise aile bireylerinin her birine birer katsayı verilir. Sonra katsayılar toplanır. Ailenin geliri katsayı top-lamına bölünür. Çıkan tutar artan oranlı tarifeyle vergilendirilir. Bulunan vergi miktarı katsayı toplamı ile çarpılarak ödene-cek vergi, bulunur.
Androit nedir? : Android, Google ve Open Handset Allience tarafından kodlanmış Linux İşletim Sistemi tabanlı bir mobil cihaz (PDA ve cep telefonları) için geliştirilmiş açık kaynak kodlu bir işletim sistemidir.

Pankos nedir? : En yakın ''pankuş'' var o da : hititlerin idari kararlar alan yönetim meclisidir.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 30) Guy oldugum icin mesleki sorular sonrasi konsorsiyum & iş ortaklığı karşılaştırması sordular bana

CEVAP 30)

Konsorsiyum & iş ortaklığı karşılaştırması :
Konsorsiyum, iki veya daha fazla işletmenin ortak bir amacı gerçekleştirmek için gerekli olan finansman konusunda geçici olarak yaptıkları işbirliğidir.Projenin gerçekleşmesinden sonra yapılan bu işbirliği geçerliliğini kaybetmektedir.Elde edilen kar ise işletmeler arası bölüşülür.

İş Ortaklıkları , 1. Sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu müesseseleri ile dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmelerin kendi aralarında, şahıs ortaklıkları veya gerçek kişilerle belli bir işin birlikte yapılmasını birlikte taahhüt etmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklar.
2. Birden fazla işletmenin genellikle belli bir iş için birbirini tamamlayıcı aktivite ve edimlerle yükümlü ve işin sonucundan müteselsil olarak sorumlu bulunmak üzere kar gayesi ile gerçekleştirdikleri ortak girişim.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 31 )
1- dolaylı-dolaysız vergilerin vergi adaleti açısından durumunu değerlenir.
2- Para Politikası araçları nelerdir. Karşılık oranları mb tarafından bankalara göre farklılaşabilir mi?
3- İrade ile beyan arasındaki uygunsuzluk halleri. SMİYB düzenlemek sence nasıl bir uygunsuzluk halidir (nisbi muvazaa dedim)
4- Mutlak butlan nedir örnek ver
5- Rusya doğalgaz fiyatlarını kendi istediği gibi belirleyebilir mi? böyle yaparsa AB ve Türkiyeyi nasıl etkiler mikro ve makrı açıdan

CEVAP 31)

1- dolaylı-dolaysız vergilerin vergi adaleti açısından durumunu değerlendir? :

2.2.1 Dolaylı ve Dolaysız Vergilerin Vergi Adaleti Açısından Karşılaştırılması
Dolaysız vergiler dolaylı vergilere göre daha adaletlidir. Çünkü, dolaysız vergiler genellikle kişiselleştirilebilen (subjektif) niteliktedir. Kişiselleştirilebilen vergiler kişilerin ödeme güçlerine göre ayarlanabilmekte ve uyumlaştırılabilmektedir. Özellikle en az geçim indirimi, artan oranlılık (matrah arttıkça vergi oranının artması) ve ayırma ilkesinin (gelirin elde edildiği kaynağa göre farklı vergilendirme rejimine tabi tutma) bu kişiselleştirmede payı büyüktür.
Dolaylı vergilerde nihai yükümlünün yani vergiyi fiilen yüklenenin kim olduğu bilinmemektedir. Sonuçta bu vergilerin yükümlüleri anonim olmak durumundadır. Bu nedenle verginin yükümlüsünün ekonomik ve sosyal duruma uyumlaştırılması düşünülemez. O halde, dolaylı vergiler kişiler arasında ayırım yapmayan objektif karakterli vergiler olmaktadır.
Dolaysız vergilerde çok geliri olan yükümlüden çok vergi almak ya da gelirin kaynağı farklı olan yükümlülerden farklı vergi almak olanaklı olduğu halde, dolaylı vergilerde aynı malı tüketen yükümlülerden gelir seviyesi ne olursa olsun (farklı bile olsa) aynı vergiyi almak gerekmektedir.
Bu konuyu bir örnekle açıklayalım. Yoksul olan (A) ve varlıklı olan (B) nin markaları (örneğin, Maltepe sigarası) aynı olan ve üzerinden aynı vergi alınan sigaradan birer paket aldığını düşünelim. Her iki kişi sigarayı aynı fiyatla (sigara satış fiyatı = sigaranın maliyeti + vergi) satın alarak sonuçta aynı vergiyi ödemiş olurlar. Oysa (A) ve (B) nin gelir ve servet düzeyleri itibariyle mali güçleri dikkate alındığında (A) nın daha az (B) nin daha fazla vergi ödemesi gerekmektedir. Örneğimizde (A) nın (B) den daha fazla çocuk sahibi olması ve/veya gelirini çalışarak elde etmesi sigara üzerinden ödenen vergiyi değiştirmez. Oysa, söz konusu vergi tüketim vergisi yerine gelir vergisi olsaydı (A), (B) ye göre gelirinin az olması gelirini emekten elde etmesi durumuna göre daha az vergi ödeyebilirdi.
Ödeme gücüne uydurulması güç olan dolaylı vergilerde hiçbir ayırım yapmadan her yükümlünün aynı vergiyi ödemesi şüphesiz büyük bir adaletsizliktir. Ödenen verginin aynı olması, ödeme gücü arttıkça vergi oranını düşürecektir. Bu durum vergi terminolojisinde tersine artan oranlılık kavramı ile ifade edilmektedir (Erdem- Şenyüz- Tatlıoğlu, 2003, s. 93).
Bir başka bakış açısına göre de dolaylı vergileri nihai tüketiciler beyanname vererek ödemezler; alış veriş eylemi sırasında öderler. Dolaylı vergiler bu nedenle, vergi ödeyenin ödeme gücüne karşı kayıtsızdır. Hangi gelir düzeyinde, hangi sosyal konumda olursanız olun, aynı mal veya hizmet üzerindeki vergileri aynı miktar veya oranda ödersiniz. Bu nedenle de dolaylı vergiler gayri adil vergi grubunda sayılır.[5]
Peki dolaylı vergilerin her koşulda adaletsiz olduğu söylenebilir mi? Her koşulda, dolaylı vergilerin adaletsiz olduğunu ileri sürmek elbette mümkün değildir. Meselâ, dışsallık yaratan üretim ya da lüks mallar üzerine salınan dolaylı vergiler “düzeltici” nitelikte ve bozuk olan bireysel gelir dağılımını kısmen dengeleyen vergilerdir. Türkiye’de bazı ithalât kalemleri üzerine uygulanan yüksek fonlar, dolaylı vergi oranlarını yükselterek, gelir dağılımını bozmamakta, “aksi düzeltici” bir işlev görmektedir. Bununla beraber unutulmamalıdır ki, bu tür vergilerin, benzer iç üretim kalemleri üzerindeki koruyucu etkileri hasebiyle, tekelci piyasa oluşmasına ve tüketici rantlarının aşırı kâr olarak üreticiler tarafından sömürülmesine neden olmaları gündeme getirilebilir. Böylece, bu vergiler, en direkt yoldan bozucu etkide oluşturabilmektedirler. Dolaylı-dolaysız vergilerde dikkat edilmesi gereken bir nokta da, dolaysız vergilerin her koşulda yatay ve dikey vergi adaletini sağlayamayacağı ve bu yüzden gelir dağılımını düzeltici sonuç oluşturmaktan uzak olabileceğidir (Kazgan-Önder, 1992, s.118).
2- Para Politikası araçları nelerdir. Karşılık oranları mb tarafından bankalara göre farklılaşabilir mi?

Para Politikası Araçları
Ana ilke olarak, para politikası para arzını, ekonomik ihtiyacına göre belirlemeye yöneliktir. Gerek kağıt para ve gerekse ticari bankaların yarattığı kaydi para miktarı aşağıda açıklayacağımız araçlar yardımı ile düzenlenir.
a. Açık Piyasa İşlemleri
Para arzını istediği düzeyde tutabilmek için, Merkez Bankasının kullandığı en önemli vasıta açık piyasa işlemleridir. Bu amaçla Merkez Bankası devlet tahvillerinin alım ve satımını yapar. Merkez Bankası bankalardan tahvil satın alırsa, banka rezervleri yükselir ve onlar da kredileri artıracaklarından, para arzı yükselir. Bu araçla Merkez Bankası, ticari bankaların kaynaklarını denetim altında tutar.
b. Döviz İşlemleri
Merkez Bankası ulusal para ile yabancı paralar arasındaki oranı yani pariteyi belirler. Bu amaçla Merkez Bankası esnek kur sisteminde zaman zaman serbest piyasaya müdahale ederek döviz alır ve döviz satar. Merkez Bankası döviz sattığında döviz kuru düşerken, piyasadaki para miktarı azalır. Döviz satın aldığında ise, para arzı artarken döviz kuru yükselir.
c. Reeskont Oranlarının Tesbiti
Gerçek ve tüzel kişiler alacak senetlerini ticari bankalara iskonto ettirerek, kredi alırlar. Bankalar da bu alacaklarını Merkez Bankası nezdinde yeniden iskonto ettirerek verdikleri kredilere kaynak bulurlar. Bu işlem, para arzının yükselmesine neden olur. Böyle bir uygulamanın ilk etkisi para miktarı üzerindedir.
Merkez Bankası ticari bankalara bu yolla açtığı kredilerin faizini kendisi belirlediğinden, piyasa faiz oranını da büyük ölçüde belirlemiş olur. Özellikle reeskont oranları, kısa vadeli faiz oranlarını belirlemede başarılıdır. Ticari bankalar Merkez Bankasına ödedikleri faiz oranına, çeşitli komisyon, risk ve kar payını ilave ederek bulduğu meblağı müşterisine yansıtır. Reeskont politikasıyla Merkez Bankası hem para arzı hem de faiz oranını etkiler.
d. Kredi Tavanı
Ekonomik kredi miktarı sınırlandırılmak istendiğinde, bankaların belli düzeyin üstünde kredi açmaları yasaklayabilir. Böyle bir uygulama, kaydi para arzını sınırlamada etkin bir yöntemdir.
e. Rezerv Oranını Tespiti
Mevduat sahiplerine güvence sağlam ve mali kesimde panikleri önlemek amacıyla, Merkez Bankası ticari bankalara mevduatlarının belli oranında bir rezerv tutmalarını zorunlu kılar. Bu oranlar banka kesiminde likidite durumlarının yükselmesini veya düşmesini belirler. Rezerv oranları düşerse likidite azalır, aksi durumda likidite artar. Kaydi parayı incelerken gördüğümüz gibi, bu rezerv oranları kaydi para miktarını belirleyen faktörlerden biridir. Rezerv oranı düştükçe kaydi para üretimi artacaktır.
f. Selektif Kredi Denetimleri
Özel denetim ya da selektif kredi politikası, belli mali kuruluşlarca uygulanırlar ve belli amaçlara yöneliktir. Seçici olan bu uygulama, belli kuruluşların belli kredileri yönlendirmesini amaçlar. Selektif kredi uygulaması ile kimi faaliyetler özendirilir ve kimi faaliyetler frenlenmek istenir. Örneğin Türkiye’de turizm sektörünün gelişmesine katkı sağlam için bu bu sektöre uzun vadeli ve ucuz kredi sağlanabilir.

Bu düzenleme ile: (Bankaya göre zorunlu karşılık)
1-Toplam tüketici kredileri / Toplam krediler payı % 20’yi geçen bankalar,
2- Takipteki ihtiyaç kredileri/ Toplam ihtiyaç kredileri (taşıt, konut, ihtiyaç) payı % 8’i geçen bankalar
* Canlı ihtiyaç kredileri için % 4
* Yakın izlemedeki ihtiyaç kredileri için % 8 olarak karşılık ayıracaklardır.
Ayrıca, Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’te 18 Haziran 2011 tarihinde yapılan değişiklik şu şekildedir:
“Hem solo hem de konsolide Sermaye Yeterliliği Rasyosu’nda, kredi riski hesaplamasında ihtiyaç kredilerinden (taşıt konut hariç tüketici kredileri):
* Kalan vadesi 1-2 yıl arası olanlar % 150 risk grubunda
* Kalan vadesi 2 yılı aşanlar % 200 risk grubunda
değerlendirilecektir.”
Daha öncesi bu grup krediler % 100 risk grubunda yer almakta idi.
Yapılan bu düzenlemeler doğal olarak bankaların finansal tablolarına yansımaktadır.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 06.07.2011 tarihinde yapılan 2011/23 sayılı Basın Açıklaması’ndan bir satır başına aşağıda yer verilmiştir.
“Sektörün Mayıs 2011 dönemindeki kârı ise 8.430 milyon TL düzeyinde olup, dönem kârı bir yıl öncesine kıyasla 1.899 milyon TL tutarında ve %18,4 oranında azalış göstermiştir. Sektörün Mayıs 2010 döneminde %19,5 seviyesinde olan sermaye yeterliliği standart oranı ise Mayıs 2011 tarihi itibarıyla %17,4 düzeyinde gerçekleşmiştir.”
Yılbaşından bugüne kadar yapılan çeşitli düzenlemelerin etkisi bankaların kar ve sermaye yeterliliği rasyolarında etkisini göstermiştir.
Son yapılan düzenlemelerin banka karları ile sermaye yeterliliği rasyolarına olan etkisini izleyip göreceğiz.
3- İrade ile beyan arasındaki uygunsuzluk halleri. SMİYB düzenlemek sence nasıl bir uygunsuzluk halidir (nisbi muvazaa dedim)

Muvazaa : tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla gerçek iradelerine uymayan bir işlem yapmaları ve görünürdeki bu işlemlerin kendilerini bağlamayacağı konusunda anlaşmalarıdır. İki türlü mavazaa vardır. Birncisi gerçek iradelerine uymayan işlem yapmaları ve görünürdeki bu işlemin kendilerini bağlamayacağı konusunda anlamaları adi mavazadır. İkincisi ise gerçek iradelerine uyan işlemi görünürdeki bir işlemin altına gizlemeleridir. Buna katmerli nisbi mavazaa denir. Her iki mavazaada geçersizdir. Ancak nisbi muvazaada gerçek irade beyanları söz konusu olduğu için yasanın aradığı diğer geçerlilik şartları sağlanmış olmak kaydıyla geçerli olur. Muvazaayı hakim kendiliğinden dikkete alır.
İrade fesadı halleri:
Hata: sözleşmenin taraflarından birisi yanılarak gerçek iradesine uymayan bir beyanda bulunmasıdır. Ancak esaslı hatalara düşene sözleşmeyi iptal hakkı verilir. Bunlar, malın niteliğinde hata, şahısta hata, konusunda hata, ve miktarda hata halleridir. Bunların dışında saik hatada vardır hem objektif hem de subjektif açıdan kişi bu hataya düşmeseydi bu sözleşmeyi imzalamazdı anlamında olmadır. Bu durumda sözleşmeyi iptal hakkı tanınır.
Hile: sözleşmenin taraflarından biri diğerini yanıltmış olma halidir. Bu durumda yanılma hatası esaslı olmasa bile yanıltılan kişi sözleşmeyi iptal edebilir.
Korkutma : yapmak istediği bir sözleşmeyi kendisine ve yakınlarına bir zarar vereceği teddidi altında sözleşme yapılmışsa ortada bir korkutma hali vardır. Korkutma fiilini üçüncü kişi işlemiş olsa bile sözleşme iptal edilebilir

SMİYB : Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge anlamındaki kısaltmadır.SMİYB fiilini bir yandan gerçek bir ticari işletmeyi işleterek mal ve hizmet satan, aynı zamanda da satmadığı mal ve hizmet karşılığında fazladan fatura düzenleyerek vergi kayıp kaçağına neden olan.

Mutlak butlan nedir örnek ver ? Mutlak Butlan: Hukukun aradığı şartları taşımasına rağmen, kanunun emredici hükümlerine aykırı bir durumu ortaya çıkarmasıdır.
Örnek 1 : Evli birinin ikinci kez evlilik yapması.

5- Rusya doğalgaz fiyatlarını kendi istediği gibi belirleyebilir mi? böyle yaparsa AB ve Türkiyeyi nasıl etkiler mikro ve makrı açıdan

* Enerji Yönetimi verilerine göre doğalgaz fiyatları üçer aylık dönemler halinde belirleniyor. Fiyat görüşmeleri sürecinde 6 ve 9 aylık petrol ve petrol ürünleri fiyat ortalaması baz alınarak fiyat hesaplamaları yapılıyor. Fiyat formülünde; doğalgazın güncel alım fiyatı, doğalgaz anlaşmasının sağlandığı dönemdeki alım fiyatı (baz fiyat), formülde kullanılan ürünlerin geçmiş 6-9 aylık fiyat ortalamaları ve formülde kullanılan ürünlerin anlaşma sağlandığı dönemdeki sabit fiyatlar yer alıyor. Buna göre gaz fiyatları her yıl ocak, nisan, temmuz ve ekimin birinde yeniden belirleniyor. Gaz ithalat ve ihracat birim fiyatlarının belirlenmesinde ağırlıklı olarak ham petrol etkili olsa da, iç pazar için dövizdeki artış ve azalışlar da fiyatların belirlenmesinde önemli rol oynuyor.

Enerji fiyatları ekonomilerde enflasyonu tetikledi
Enerji fiyatlarındaki hızlı artışın etkisiyle gelişmiş ekonomilerdeki yıllık enflasyon oranı Ağustos'ta bu yılın ilk sıçramasını kaydetti
Enerji fiyatları ekonomilerde enflasyonu tetikledi
Gelişmiş ekonomilerdeki yıllık enflasyon, enerji fiyatlarındaki ani sıçramanın etkisiyle Ağustos'tan bu yana ilk kez hızlanarak, büyümedeki yavaşlamayı önlemeye çalışan merkez bankalarının, daha fazla teşvik imkanını sınırladı.
Avrupa Birliği'nin resmi istatistik kurumunun verileri, enerji kaynaklı enflasyon tehdidine ayrı yer verdi.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD'nin Salı günkü rakamları ise 34 üye ülkedeki tüketici fiyatlarının Ağustos'a kadar uzanan yıllık dönemde yüzde 2'ye yükseldi. Bu rakam Temmuz'da yüzde 1.9'a işaret etmişti.
Enfasyon oranı aynı zamanda başta Hindistan ve Rusya olmak üzere, Çin ve Güney Afrika gibi gelişmekte olan ekonomilerde de yükseldi.
Bu trendin sürmesi hâlinde, önde gelen ekonomilerindeki enflasyon oranları, merkez bankalarının politika alanı da daraltabilir.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 32) Bana tapuda olağanüstü kazanımı, muamele vergisi ve türleri ve ihraç kayıtlı satışları sordular
CEVAP 32)
Olağanüstü zamanaşımıyla kazanım: Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.
Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.
Tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır.
Davanın konusu, mahkemece gazeteyle bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilan olunur.
Son ilandan başlayarak üç ay içinde yukarıdaki koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek itiraz eden bulunmaz ya da itiraz yerinde görülmez ve davacının iddiası ispatlanmış olursa, hakim tescile karar verir. Mülkiyet, birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış olur.
Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler.
Kararda, tescili istenilen taşınmazın niteliği, yeri, sınırları ve yüzölçümü belirtilir ve karara, uzmanlarca düzenlenen teknik bilgileri içeren krokisi de eklenir.
Özel kanun hükümleri saklıdır.

Muamele vergisi ve türleri : Muamele vergisi, gelirin harcanması sırasında alınan vergidir. Vergi, üretimden pazarlamaya kadar çeşitli aşamalarda mal ve hizmet satış fiyatları üzerinden alınır.
1927 yılında 2430 sayılı kanunla yürürlüğe girmiş olup, 1934 yılında yapılan kanun değişiklikleriyle vergi denetimi konusunda örgütlenmeye gidilmiştir.
2 çeşit muamele vergisi vardır.Bunlardan ilki "Yayılı Muamele Vergisi" ve diğeri de "Toplu Muamele Vergisidir". Yayılı Muamale vergisinde bir ürün üretimden dağıtıma tüketime kadarki her aşamada ayrı ayrı vergilendirilmektedir. Fakat; sonrasında fiili ve kanuni vergi oranı arasında büyük farklar olmaktadır. Yayılı Muamele Vergisi çok riskli olduğundan dolayı 1985 yılında katma değer vergisi uygulanmaya başlanmıştır.

İhraç kayıtlı satışları sordular : “İhraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisi, ihracatçılar tarafından ödenmez. Mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu vergi, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunur.

İHRAÇ KAYDIYLA YAPILAN TESLİMLER
Bu yazımızın konusu yukarıda belirtilen ve KDV Kanunun 11 nci maddesinin özellikli konularından bir tanesi olan İHRAÇ KAYDIYLA YAPILAN TESLİMLER olacaktır. KDV Kanununun 11/1 maddesine 3297 sayılı Kanunla eklen (c) bendi hükmüyle, “İhraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisi, ihracatçılar tarafından ödenmez. Mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu vergi, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunur.
Söz konusu malların, ihracatçıya teslim tarihini takip eden ay başından itibaren 3 ay içinde ihraç edilmesi halinde, tecil edilen vergi terkin olunur.
İhracatın yukarıdaki şartlara uygun gerçekleştirilmemesi halinde, tecil olunan vergi tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51'inci maddesine göre belirlenen (4842 sayılı Kanunun 21'inci maddesiyle değişen ibare Yürürlük; 01.05.2003) gecikme zammıyla birlikte tahsil olunur. Ancak, ihraç edilmek şartıyla teslim edilen malların Vergi Usul Kanununda belirtilen mücbir sebepler nedeniyle ihraç edilmemesi halinde, tecil edilen vergi tecil edildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48'inci maddesine göre ilgili dönemler için geçerli tecil faizi ile birlikte tahsil edilir.
Tecil veya terkin edilen bu vergiler hakkında ihracatçılar bakımından bu Kanunun 32'inci maddesi hükmü uygulanmaz.
İhracatçılara mal teslim eden imalatçılara iade edilecek Katma Değer Vergisi (5228 sayılı Kanunun 59/2-b maddesiyle değişen ibare. Yürürlük: 31.07.2004) ihraç edilen mala ilişkin imalatçı satış bedeline göre hesaplanan vergiden imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ilişkin verginin düşülmesinden sonra kalan tutardan fazla olamaz.
İhracatçılara mal teslim eden imalatçılara iade edilmesi gereken Katma Değer Vergisi ihracat işlemlerinin tamamlanmasından sonra yapılır. İade veya tecil olunacak vergi miktarı mükellefin ilgili dönem beyannamesinde yer alan bilgiler mukayese edilmek suretiyle hesaplanır.
(4842 sayılı Kanunun 21'inci maddesiyle eklenen bent Yürürlük; 01.05.2003) İhracatın mücbir sebepler veya beklenmedik durumlar nedeniyle üç ay içinde gerçekleştirilememesi halinde, en geç üç aylık sürenin dolduğu tarihten itibaren onbeş gün içinde başvuran ihracatçılara, Maliye Bakanlığınca veya Bakanlığın uygun görmesi halinde vergi dairelerince üç aya kadar ek süre verilebilir. “

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 33) İşletme,3.komisyon,devaülasyn nedir,ülkemizde var mıdır,merkez bankasının son döviz alım satımı ne anlama geliyor yorum yap,faiz koridoru nedir ,döviz kurunu istikrarlı seviyede tutmak icin baska ne yapılır,merkez niye para basar,para arzı neye göre belirlenir,en uzun tünel,laptop tablet farkı,yazıcı cesitleri,g 20ülkeleri hangileri hatırladıklarım,Allah c.c. Hepimizin yardımcısı olsun,herkes icin hayırlısı olsun
CEVAP 33)

Devalüasyn nedir,ülkemizde var mıdır,merkez bankasının son döviz alım satımı ne anlama geliyor yorum yap?

Devalüasyon: Bir ulusal paranın dış değerinin diğer bir güçlü parayagöre düşürülmesidir. Bu sayede amaçlanan, ithalatı pahalandırıp ihracatı göreceli olarak ucuzlatarak, döviz girişini hızlandırabilmektir

Devalüasyon sabit döviz kuru sisteminde geçerli bir politika aracıdır. Ülkemizde serbest(dalgalanan) döviz kuru sistemi var olduğundan devalüasyon söz konusu değildir.

Barış BALCI / hurriyet.com.tr (8 Temmuz 2013) : Piyasalar haftaya dalgalı giriyor. 1.9720 TL'e ile yeni rekor kıran dolara 7 kez toplam 2 milyar 250 milyon dolarlık Merkez Bankası müdahalesi geldi. Müdahalelerin ardından dolar 1.95 TL'nin altına geriledi. Merkez Bankası'nın 2 milyar dolarlık müdahalesi bir günde yapılan en yüksek müdahale oldu.
Piyasalar haftaya dolar gündemi ile girdi. Tarihi rekorunu kıran dolara Merkez Bankası tam 3 kez müdahale etti. 1.9720 TL seviyesini gören dolar Merkez Bankası'nın gün içinde toplam 2 milyar dolarlık 6 döviz satım ihalesiyle şu dakikalarda 1.95 TL'nin altına düşerek 1.9450 TL'den işlem görüyor. Merkez Bankası böylece ilk kez bir günde 2 milyar 250 milyon dolarlık döviz satım ihalesi gerçekleştirmiş oldu.
Gün içinde dört kez 250 milyon dolar, iki kez de 500 milyon dolar tutarlı döviz satım ihalesi açan Merkez Bankası, toplamda 2 milyar 250 milyon dolarlık müdahalede bulundu. Merkez Bankası'nın 11 Haziran tarihinde başladığı döviz satım ihaleleriile bugüne kadar piyasaya verdiği miktar 4,9 milyar dolara ulaştı.
MÜDAHALE ÜSTÜNE MÜDAHALE
Uzmanların beklediği açıklama Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'dan geldi. Başçı bugünden itibaren güçlü bir ek parasal sıkılaştırma uygulamasına başlanacağını söyledi. Başçı "Ek parasal sıkılaştırmanın güçlü, etkili ve geçici olması esastır. Uygulamanın süresi döviz piyasalarındaki gelişmelere bağlı olarak belirlenecektir." dedi.
Merkez Bankası geçtiğimiz haftalarda 2.5 milyar doların üstünde döviz satım ihalesiyle dolara müdahale etmişti.
Bu açıklamanın ardından ilk müdahale de geldi. Merkez Bankası dolara 250 milyon dolarlık ek döviz satım ihalesiyle müdahale etti. Müdahalenin ardından dolar 1.96 TL'nin altına kadar gerileyerek 1.9590 TL'ye seviyesine çekildi. İkinci müdahale de gecikmedi. İkinci müdahale de 250 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dolar ikinci müdahalenin ardından 1.95 TL seviyesinin altını test etti. Saat 11:40'ta üçüncü müdahale de geldi. Merkez Bankası 250 milyon dolarlık ek döviz satım ihalesiyle bugün üçüncü müdahalesini gerçekleştirdi. Saat 14'te ise Merkez Bankası dördüncü müdahalesini gerçekleştirdi. 250 milyon dolarlık dördüncü müdahalenin ardından dolar 1.95 TL'nin altına geriledi.
SON ÜÇ MÜDAHALE 750 MİLYON DOLAR
Son müdahalenin ardından daha bir saat geçmemişken Merkez Bankası bu kez 5. müdahalesini 500 milyon dolarla yaptı. Gün içinde beşinci kez döviz satım ihalesiyle dolara müdahale eden Merkez Bankası ihale miktarını da bu kez 250 milyon dolardan 500 milyon dolara çıkardı. Merkez Bankası'nın altıncı müdahalesi de 15:42'de geldi. Merkez Bankası'nın altıncı döviz satım ihalesinin tutarı 500 milyon dolar olarak belirlendi. Yedinci müdahale ise 250 milyon dolar değerinde gerçekleşti.
'MÜDAHALE KURA DEĞİL KREDİ BÜYÜMESİNE'
Öte yandan Reuters'in bir bankacıdan aldıya bilgiye göre Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, faiz koridorunda değişikliğin ancak aşırı hızlı kredibüyümesinin likidite adımlarıyla önlenememesi halinde tercih edilebileceği mesajını verdiğini söyledi. Başçı ekonomistlerle gerçekleştirdiği toplantıda bugünkü adımların kurdan ziyade kredi büyümesi nedeniyle atıldığı mesajını verdi.
FAİZ KORİDORU HAMLESİ GELEBİLİR
Bosphorus Capital Genel Müdürü Murat Salar Merkez Bankası'nın ilk önceliğinin doları düşürmek olduğunun netleştiğini söyledi. Murat Salar "Merkez Bankası Türk lirası fonlamasında da sıkılaştırmalı politikaya gidiyor. İki yönlü olarak sıkılaştırmayı seçti. TL daha pahalı hale gelecek. 20 günlük periyot içinde 3,5 milyar dolara yakın satış yaptı. Buna ne kadar devam edebilir ölçmek lazım. Burada zor olan TL'yi serbest bırakıp kurdaki yükselişi önlemek idi. Şu an dövizdeki yükselişteki rahatsızlık daha öncelikli duruma geçmiş durumda. Sonuçlarını kestirmek için zamana ihtiyacımız var. Taşlar yerine oturmuş değil. Merkez Bankası'nın tercihinin doları düşürmek olduğu ortaya çıktı. Eğer doalrın ateşi yine düşmez ise muhtemelen bir sonraki aşamada faiz koridoru ile ilgili bir hamle beklemek gerekir." dedi.
DOLARDA YENİ REKOR
Dolar Cuma günü ABD istihdam verilerinin ardından uçuşa geçmiş ve 1.9680 TL ile yeni tarihi rekorunu kırmıştı. Bugüne hafif düşüşle başlayan dolar yüzde 0,15 düşüşle 1.9630 TL seviyesinde bulunuyordu. Kısa süre sonra tekrar yükselişe geçen dolar 1.9720 TL ile yeni rekor seviyeye ulaştı. Döviz sepeti de 2.25 TL üstünü gördü. Uzmanlar Merkez Bankası'nın bu hafta da doları 2 TL'ye yaklaştırmayacağını ve agresif şekilde ek döviz satım ihaleleriyle dolara müdahale edeceğini tahmin ediyordu.
ABD BİLANÇOLARI OLUMLU GELİRSE
Bu hafta açıklanacak ABD şirketlerinin ikinci çeyrek bilançoları borsalar üzerinde etkili olacak. Şirketlerin çeyrek bilançolarının iyi gelmesi durumunda gelişmekte olan borsaların olumsuz etkilenmesi bekleniyor. Bu beklentiler ışığında Asya Pasifik borsaları da güne eksiyle başladı. Şangay borsası yüzde 2'nin üzerinde kayıpla seyrediyor. Uzmanlar BIST 100'ün bugün 73 bin seviyesinin üstünde kalmaya çalışacağını söyledi.



Faiz koridoru nedir ? Merkez Bankası kısa vadeli faiz oranına ilişkin kararını duyururken bir borç verme, bir de borç alma faiz oranı açıklıyor. Enflasyon hedeflemesi rejimi uygulayan çoğu ülke merkez bankası 'faiz koridoru' denilen bir sistem uyguluyor.
Borç verme faiz oranı; geçici likidite sıkışıklığına düşen bir bankanın, Merkez Bankası'ndan kısa vadeli borçlanmak için ödemeyi kabul ettiği faiz oranı demek.
Merkez Bankası'nın borç alma faiz oranı ise, geçici likidite fazlası olan bir bankanın, bu fonunu değerlendirerek, bir faiz getirisi sağlamak için merkez bankasına bu fonu mevduat şeklinde yatırması halinde almayı kabul ettiği faiz oranı anlamına geliyor. Borç verme faiz oranı, borç alma faizinden yüksek olduğu için arada oluşan koridora da 'faiz koridoru' deniyor.
Merkez Bankası, son aylarda direkt politika faizine müdahale etmek yerine faiz koridorunu daraltıp genişleterek piyasalarda döviz kurlarını kontrol altına almaya çalışıyor.
Merkez Bankası bugün borç verme faiz oranını yüzde 9'dan yüzde 12.5'a çıkararak bankalara daha yüksek faizle borç vereceğini açıklamış oldu. Piyasa çevrelerinde bu kararın TL'de likidite sıkışıklığına yol açacağı belirtiliyor. Aynı zamanda bu kararın TL'yi değerli kılacağı, bunun da döviz kurundaki spekülatif artışa fren olması bekleniyor.

EK BİLGİ : POLİTİKA FAİZİ : Merkez Bankası, politika faizi olan bir hafta vadelirepo ihale faiz oranını yüzde 5,75, gecelik faiz oranları olan Merkez Bankası borçlanma faiz oranını yüzde 5,borç verme faiz oranını yüzde 9, açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla tanınan borçlanma imkanıfaiz oranını yüzde 8, ve Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde, Bankalararası Para Piyasası’nda saat 16.00–17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranını yüzde 0, borç verme faiz oranı yüzde 12 seviyelerinde tuttu.
Para politikası kararları, para politikası kurulunun önceden ilan edilmiş bir takvim çerçevesinde yaptığı aylık toplantılarla oylama yoluyla alınmaktadır.

Döviz kurunu istikrarlı seviyede tutmak icin baska ne yapılır,merkez niye para basar,para arzı neye göre belirlenir? :

Para arzını belirleyen faktörler : Nakit tercih oranı , Vadeli mevduat tercih oranı , Serbest Rezerv oranı , Zorunlu rezerv oranı , Parasal taban.

Merkez bankası döviz kurunu istikrarlı seviyede tutmak için ; kurun yükseldiği dönemlerde faizleri yükselterek içeriye döviz girişi sağlayıp kuru dengeleyebilir. Bir diğer araç olarak Faiz Koridor'unun üst bandını arttırarak kur artışının yaşandığı dönemlerde bu artışı frenleyebilir. Yine diğer bir politika olarak Rezerv Opsiyon Mekanizmasını kullanabilir. Kurun arttığı dönemlerde Rezerv Opsiyon Katsayısını azaltıp , kurun azaldığı dönemlerde arttırarak kuru dengede tutabilir.
Merkez bankası para politikası aracı olarak para arzını arttırmak için para basabilir. Parasal taban genişlediğinde faizler düşecek yatırımlar artacaktır.

Türkiye'nin en uzun tüneli : Artvin'in yıllardır beklediği Cankurtaran Tüneli'nin tamamlanması ile birlikte "Karadeniz Sahil Yolu Projesi" kapsamında inşa edilen ve Türkiye'nin en uzun kara yolu tünelinin de bulunduğu Bolaman-Perşembe arasındaki 3.775 metrelik "Nefise Akçelik Tüneli" unvanını kaybedecektir. Cankurtaran Tüneli'nin net uzunluğu 5.286 metre olup giriş çıkış yapısı ile birlikte 5.300 metreyi bulmaktadır. Bu uzunluğu ile ülkemizin en uzun tüneli olma özelliğine sahip olacak, Avrupa ve Dünya'da da sayılı tüneller arasına girecektir.

Tablet pc ile dizüstü pc farkı nedir : Tablet PC'ler genelde 7 veya 10 inc boyutlarında ekrana sahip ve dokunmatik olarak üretilmişlerdir. Buna nazaran dizüstü bilgisayarların çok büyük bölümü touchpad ve klavye ile kontrol edilmektedir. Tablet pcler genel olarak Android işletim sisitemine sahip ve atom işlemci dediğimiz bir işlemciye sahiptirler ve hızları normal dizüstü pc lere göre daha düşüktür.

G20 Ülkeleri : G20 ülkelerini ABD, İngiltere, Japonya, Kanada, Almanya, Fransa, İtalya, Rusya, Avustralya, Brezilya, Arjantin, Hindistan, Çin, Endonezya, Meksika, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Güney Kore, Türkiye ve Avrupa Birliği Komisyonu oluşturuyor.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 34) İşletme 3.kmsyn finansal kiralama ndr?haksız fiil nedir?haksz fiil sebebsz zngnlesme arasndaki fark ?dışsallık nedır?yeni nesil akıllı telfnlarn isletm sıstemlerı?blgsayarın dpolama icın kullandkları arclar?barkod nedir?

CEVAP 34)
Finansal kiralama nedir ? : Finansal kiralama yada leasing, bir varlığı yada malı kiraya verenin kiralanan varlık yada mala ilişkin tüm kullanım hakkını ve riskini kiracıya devrettiği bir kiralama şekli olarak tanımlanabilir. Bu tanımdan anlaşılacağı üzere duran varlığın yasal mülkiyet hakkı kiraya verende (leasing şirketi-lessor) kalırken; fiili kullanma ve kullanımdan doğacak riskler kiracıya (leasing alana-lessee) geçmektedir. Ülkemizde benimsenen biçimiyle, leasing, uzun süreli kredi kullanımına çok yakın bir finansman yöntemi yada borçlanma yolu ile fon sağlamanın bir şeklidir. Çünkü, finansal kiralamada, para dışında bir ekonomik varlığın borç alınması söz konusudur.

Haksız fiil nedir? : Hukuka aykırı olarak bir kimsenin şahsına veya mal varlığına zarar veren fiile haksız fiil denir. Haksız fiil borç kaynaklarından birisi kabul edilmiş olup, zararı veren tazmînle sorumludur. Haksız fiil sorumluluğu, akit dışı, hukuka aykırı, kusurlu bir davranışla bir kimseye verilen zararın giderilmesi demektir. (İslâm hukukunda haksız fiil sorumluluğu iki şekilde ortaya çıkar; mübaşereten (doğrudan) zarar doğuran haksız fiil ve tesebbüben (sebebiyet yoluyla) zarar doğuran haksız fiil.)
Haksız fiilin unsurlarını; davranış, zarar, uygun illiyet bağıntısı, kusur ve hukuka aykırılık oluşturmaktadır.
Haksız fiil sorumluluğunun gerçekleşmesi için, meydana gelen zararı bir insan davranışı oluşturması ve hukuka aykırı olması gerekir. Hukuka aykırılık ise, kişilerin mal ve şahıs varlıklarını doğrudan doğruya veya dolaylı bir şekilde koruma amacı güden, yazılı ya da yazılı olmayan emredici davranış kurallarının ihlalidir.
Hukuka aykırılığın iki şartı vardır:
A) davranışın, zarar vermeyi yasaklayan veya zarar vermeyi önlemek amacıyla belirli bir davranışı emreden bir hukuk normuna aykırı olması;
B) hukuka uygunluk sebeplerinin bulunmamasıdır. Hukuka uygunluk sebepleri ise; hakkın kullanılması, hak sahibinin izni, kamu yetkisinin kullanılması veya salahiyetli makamın izni ve zarurettir.
Haksız fiilden doğan zarar maddî veya manevî zarar olabilir. Maddî zarar; Bir kimsenin iradesi dışında malvarlığında meydana gelen eksilmeye denir. Haksız fiil sorumluluğunda, tazmînât için, zararın fahiş olması gerekmez, aksine haksız fiillerin meydana getirdiği zararda azlık ve çokluk farkı bulunmaksızın tazmînât söz konusudur. Manevî zarar ise; bir kişinin, kişiliğini, yani şahıs varlığını oluşturan hukukî değerlerin saldırıya uğraması dolayısıyla uğramış olduğu objektif eksilme ve kayıplardır. İslâm bilginlerinin çoğunluğuna göre, manevî zarar sebebiyle tazmînâta hükmedilemez. Zira maddî tazmînâtın, manevî zararı karşılaması mümkün değildir.
Zararı doğuran fiili birkaç kişi beraberce işlemiş iseler sorumlulukları ortak ve eşittir. Ancak faillerden biri doğrudan zarar veren fiili, diğeri de sebebiyet veren bir fiili işlemişse, sorumluluk doğrudan zarar veren fiilin failine yüklenir.
Gerek şahsa ve gerekse mala yönelik haksız fiillerde, daha ziyade gerçekleşmiş zararın tazmîni cihetine gidilmiş; gerçekleşecek zararlar, belirsizlik nedeniyle tazmîn edilmesi gereken zarar olarak görülmemiştir. Haksız fiil neticesinde zarar gören malın mislî olması halinde, misliyle; mislî olmaması halinde de kıymetiyle tazmîn edilir.

Haksız fiil sebepsiz zenginleşme arasndaki fark ?
HAKSIZ FİİL : Bir kişinin hukuka aykırı bir davranışla kasten veya ihmal sonucu bir kişiye zarar vermesidir. Başlıca unsurları şunlardır.
Hukuka aykırı fiil
Zarar
Kusur
Nedensellik bağı (illiyet bağı)
SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME : Bir kişinin malvarlığında haklı bir sebep olmaksızın diğer kişinin malvarlığı aleyhinde meydana gelen zenginleşmedir. Başlıca unsurları şunlardır.
Zenginleşme
Fakirleşme
Nedensellik bağı
Haklı bir sebebin bulunmaması
Sebepsiz zenginleşmeden doğan borç geri verme borcudur.zenginleşmenin konusu tüketilmiş veya aynen iadesi mümkün değilse iadenin konusu zenginleşmenin nakdi karşığı olur. Fakat bu borcun kapsamı zenginleşme miktarını aşamaz.

Dışsallık nedır? : Dışsallık; bir ekonomik birimin kendi faydasını arttırmak için aldığı kararın, aslında hiçbir organik bağı olmayan başka bir ekonomik birimin aldığı kararının sonuçlarını dolaylı ya da dolaysız etkilediği durumlarda ortaya çıkan bir kavramdır. Buna göre bir ekonomik birimin seçimleri, diğer birime fayda ya da zarar olarak etki edebilir. Dışsallıklar genelde pozitif dışsallıklar ve negatif dışsallıklar olarak iki grupta toplanır.

Yeni nesil akıllı telfnlarn isletm sıstemlerı ? : Apple İos , Samsung vb. Android, Nokia vb. Windows Phone 8 ve Symbian.

Bilgsayarın depolama icın kullandkları arclar? : Harddisk, Solid State Disk (SSD) , Flash Bellek. CD,DVD,Blu-Ray. ( Bilgisayarın temel parçası derse cevap Harddisk+SSD)

Barkod nedir? : Kısaca; genelde dikdörtgen biçiminde olan, birbirine paralel çizilmiş inceli kalınlı çizgilerden ve bu çizgilerin arasındaki boşluklardan meydana gelen , siyah çubukların oluşturduğu bir sembole barkod diyoruz. Barkod’lar sayesinde bilgisayara otomatik veri girişi hızlı bir şekilde sağlanmaktadır. Günümüzde pek çok alanda kullanılmaya başlanmıştır. (Gazete, dergi, kitap ,ilaç, gıda vs.)

(8 695077 013361 (Örnek Barkod) )
Birinci kısım: veya simge kodunu gösterir. Her ülkenin kendine ait bir kodu vardır. Türkiye’nin kodu 869 dur.
İkinci kısım: Firma kodunu gösterir. Ülke kodundan sonra gelen 4 hanedir. Bu kod TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birligi ) bünyesinde bulunan Mal Numaralandirma Merkezi’nden alınır.
Üçüncü kısım: Firma kodundan sonra gelen 5 hanedir. Ürünü tanımlayan mamul kodudur. Dördüncü kısım: En son rakamdır. Kontrol kodudur. Bu kod diğer rakamların hatalı okunmasını engellemek için belli bir formülle hesaplanan kontrol sayısıdır.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 35) arkadaşlar 3. komisyon bölüm uluslararası ilişkiler. Suriyenin komşuları , arz ve talep eğrileri arz neden pozitif, ödeme gücüne ulaşmada kullanılan araçlar, son 3 başbakanımız, navigasyon nedir, mevsimleri yazdan başlayarak say, uyap nedir gibi sorular soruldu hatırladığım kadarıyla. başarılar dilerim, hepimiz için hayırlısı olsun
CEVAP 35)

Suriyenin komşuları ? : Lübnan,Türkiye,Ürdün , Irak, İsrail

Arz ve talep eğrileri arz neden pozitif ? Malın fiyatıyla miktarı arasındaki doğru ilişki dolayısıyla eğimi + (pozitiftir) Bir malın fiyatı yükseldikçe üretici firma o malı daha yüksek fiyatlardan satmak ister. Malın fiyatı düştükçe o malı daha düşük fiyatlardan satma eğilimi gösterir. Arz eğrisinin pozitif eğimli olması aslında artan marjinal maliyetler veya artan ortalama maliyetlerle açıklanır ki bu da üretim ve prodüktivite şartlarına bağlıdır.

Ödeme gücüne ulaşmada kullanılan araçlar? 1. ARTAN ORANLI VERGİ TARİFESİ UYGULANMASI: Matrahın artmasıyla birlikte vergi yükümlüsünün ödediği ver-ginin matraha olan oranının artması durumunda artan oranlı tarife söz konusudur. Marjinal fayda ilkesine dayanan artan oranlı tarifeye göre, gelirin artması ile birlikte bu gelirin mükellefe sağladığı marjinal fayda giderek azalmaktadır. Bu ne-denle bireyler arasında eşitlik sağlamak için gelirin artan kısımlarına daha yüksek oranlar uygulamak gerekmektedir. Yukarıda anlatılan kriterlerin hepsi en rahat şekilde gelir vergisinin içerisinde yer almaktadır ve uygulanabilmektedir. Gelir vergisinin şahsi vergilerden birisi olması bunu mümkün kılmaktadır. Gayrişahsi vergiler ise mükellefin şahsi ve ailevi durumlarını dikkate almayan objektif karakterli vergiler oldukları için yukarıda anlatılan ödeme gücü kriterlerinin uygulan-ması zordur.
2. AYIRMA İLKESİ: Üretim faktörleri arasında ayrıma giden bu ilkeye göre, sermaye gelirleri emek gelirine göre daha yüksek vergi ödeme gücünü yansıtır (sermaye gelirinin daha sürekli, istikrarlı ve düzenli olduğu savunulur) ve bu nedenle elde edilmesi daha güç olan emek geliri sermaye gelirine göre daha düşük oranda vergilendirilmelidir.
3. MUAFİYET ve İSTİSNA UYGULAMASI: Vergilemede ödeme gücüne ulaşmak için bazı kimseler veya faaliyet alan-ları vergi dışında bırakılabilir. Bu durum vergi erozyonuna neden olur ancak vergilemede adalet ilkesi çerçevesinde yuka-rıdaki uygulamaların yetersiz kalması halinde muafiyet ve istisnalara başvurulabilir.
4. EN AZ GEÇİM İNDİRİMİ: Ödeme gücünün belirlenmesinde, bireylerin fizyolojik ihtiyaçlarını karşılayacak tutarın dü-şülmesidir. Buna göre mükellefin gelirlerinin kanunda belirlenen bir kısmı vergi konusunun dışında bırakılmakta ve gelirin kalan kısmı üzerinden vergi alınmaktadır. Böylece gelirin tamamı vergilendirilmediği için buna en az geçim indirimi istis-nası adı da verilmektedir. Kişilerin geçimlik gelirinin vergilendirilmemesini ifade eder. Ülkemizde de 2008 yılından itibaren uygulanmaya başlanmıştır. En az geçim indirimi başlıca üç şekilde tatbik edilmektedir.
a) Matrahtan İndirim Sistemi: Bu sistemde, toplam matrahtan en az geçim indirimine ilişkin rakam düşülmekte kalan tutar ise artan oranlı tarifeye göre vergilendirilmektedir.
b) Dekot (Vergiden indirim) Sistemi: Dekot uygulamasında, öncelikle mükellefin geliri, yürürlükteki vergi tarifesindeki oranlar uygulanarak vergilendirilir, daha sonra yine yürürlükteki tarifeye göre, o anda geçerli olan geçim indirimine teka-bül eden vergi miktarı tespit edilir ve bu tespit olunan miktar, mükellefin ilk başta hesaplanan vergisinden düşülür. Bu uygulamaya vergide dekot sistemi denmektedir. Türkiye de uygulanan sistemde budur.
c) Bölme ve Katsayı Sistemi: Bölme sistemi, bu sistemde geçim indirim yoktur ancak uygulamadan dolayı daha dü-şük oranda vergilemeden dolayı avantajlı bir durum vardır. Bölme sisteminde ailenin geliri ikiye bölünerek artan oranlı tarifeye göre vergilendirilir ve tekrar iki ile çarpılır.
Katsayı sisteminde ise aile bireylerinin her birine birer katsayı verilir. Sonra katsayılar toplanır. Ailenin geliri katsayı top-lamına bölünür. Çıkan tutar artan oranlı tarifeyle vergilendirilir. Bulunan vergi miktarı katsayı toplamı ile çarpılarak ödene-cek vergi, bulunur.
Son 3 başbakanımız ? : Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Bülent Ecevit, Mesut Yılmaz, Necmettin Erbakan...

Navigasyon nedir? : Navigasyon (seyir veya seyrüsefer) bir noktadan başka bir noktaya gitmek için en elverişli yolu tayin etme ve seferi uygulamadır. Genellikle bir denizcilik terimi olarak kullanılsa da, iki nokta arasındaki yolun önceden belirlenmiş olmadığı kara ve hava yolculuklarında da navigasyon yapılır. Nasıl Çalışıyor?Navigasyon cihazında bulunan GPS alıcısı, uydu sinyalleri aracılığıyla bulunduğunuz koordinatı belirler.Bu koordinat, navigasyon yazılımı aracılığıyla cihazın ekranına dijital harita olarak yansıtılır. Bulunulan konum cihazın ekranında detaylı olarak görülür.Ulaşılmak istenilen adres ya da cihazda önceden kayıtlı bilinen yer dokunmatik ekran veya tuşlar aracılığıyla seçilir.Hedef olarak tespit edilen varış noktasına, tercihler doğrultusunda en yakın güzergâhtan ulaşılması için rota saniyeler içinde hesaplanır.Araç hareket halindeyken, uydudan gelen sinyaller sayesinde rota, gerçek zamanlı olarak güncellenir ve rota dışına çıkılsa bile saniyeler içinde yeni rota oluşturulur.Ekrandaki dijital harita, işaret ve yönlendirmeler yardımıyla adım adım kullanıcıyı hedefe yönlendirir.
Mevsimleri yazdan başlayarak say? Yaz-Sonbahar-Kış-İlkbahar :)

Uyap nedir ? Cevap: Uyap Programı: Kısa adıyla uyap olarak bilinen “ulusal yargı ağı projesi”dir. Tüm Türkiye genelinde adalet hizmetlerinin en hızlı ve verimli olarak kullanılması amacıyla kullanılmaya başlanılmıştır ve sürekli gelişmektedir. Uyap programı sadece adalet ağı bulunan bilgisayarlarda çalışır. Yani normal ev bilgisayarında ağa bağlı olmadığı için çalışmaz

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 36) 1.komisyon maliye bolumuyum. faktoring fortfaiting leasing icap nedir. internetten icap olur mu. haksiz rekabet hallerini basliklar halinde say. iltibasa ornek ver. norminal faiz %21, enflasyon %10 ise reel faiz orani nedir (11dedim,degil dedi.) kagit kalemle uzun yoldan cozdurdu (1+reef faiz hesabi) tek kelime berbatti sorularim. berbat yanitlar verdim.
CEVAP 36)
faktoring fortfaiting leasing icap nedir? internetten icap olur mu

Faktoring : Faktoring, firmaların mal ve hizmet satışlarından doğmuş veya doğacak vadeli, fatura veya fatura yerine geçen bir belgeye dayanan alacakların(çek, senet) faktoring şirketi tarafından temlik alınması yoluyla, finansman, garanti ve tahsilat hizmetlerinin sunulduğu bir finansal üründür. Faktoring, en genel anlamı ile, mal ve hizmet satışlarından doğan vadeli alacaklar'ın temlik yolu ile bir faktoring kuruluşuna devredilmesi ve bu alacakların faktoring kuruluşu tarafından yönetilmesidir.

Fortfaiting : Forfaiting, ihracat-ithalat işlemlerinden doğan vadeli alacak ve borçların rücusuz olarak forfaiting kuruluşlarına (forfaiter) satılmasından doğan ve iskonto işlemi olarak tarif edilen bir finansman tekniğidir. Uzun vadeli ve kredili ihracat-ithalat işlemlerine yönelik bir finans enstrümanı olarak bilinen "forfaiting" dünyada genellikle yatırım malları için kullanılır.

Leasing (Finansal Kiralama) : Finansal kiralama yada leasing, bir varlığı yada malı kiraya verenin kiralanan varlık yada mala ilişkin tüm kullanım hakkını ve riskini kiracıya devrettiği bir kiralama şekli olarak tanımlanabilir. Bu tanımdan anlaşılacağı üzere duran varlığın yasal mülkiyet hakkı kiraya verende (leasing şirketi-lessor) kalırken; fiili kullanma ve kullanımdan doğacak riskler kiracıya (leasing alana-lessee) geçmektedir. Ülkemizde benimsenen biçimiyle, leasing, uzun süreli kredi kullanımına çok yakın bir finansman yöntemi yada borçlanma yolu ile fon sağlamanın bir şeklidir. Çünkü, finansal kiralamada, para dışında bir ekonomik varlığın borç alınması söz konusudur.

İcap : Sözleşmenin meydana gelebilmesi için gerekli olan iki irade açıklamasından zaman bakımından önce yapılana icap, bu açıklamayı yapana ise icapçı (muhip) denir. İcap sözleşmenin doğabilmesi için teklifte bulunmak demektir. İki taraftan hangisinin açıklamasının icap hangisinin açıklamasının kabul olduğunu anlayabilmek için hangisinin zaman itibarıyla önce yapılmış olduğuna bakmak gerekir. İcabın hukuki sonuçlar doğurabilmesi için sözleşmenin esaslı noktalarını içermesi gerekir. Yani icap tam ve mükemmel olmalıdır. İcabın icapçının bir sözleşme yapma konusundaki iradesini ciddi surette yansıtması gerekir.

İnternetten İcap olur mu ? Elektronik Satımlarda İcap (Öneri)
Elektronik ticaret yolu ile gerçekleştirilen satımlarda, sözleşmenin asli unsurları üzerinde uyuşmama hali söz konusu olamayacaktır. Zira, satıcı ile alıcı arasında müzakere etme ve sözleşmenin şartlarında değişiklik yapma gibi bir imkanı bulunmamaktadır. Bu tür satım sözleşmelerinde, satıcı, icapta bulunarak; satıma konu malın elektronik yolla satımını gerçekleştirmek amacıyla teşhir eder, özelliklerini ve fiyatını açık bir şekilde belirtir; alıcı da bunun karşılığında, malın fiyatını uygun bularak sözleşmeyi kabul etme veya fiyatı uygun bulmayarak sözleşmeyi gerçekleştirmeme seçeneğine sahiptir.

Haksiz rekabet hallerini basliklar halinde say? Haksız Rekabetin Karakteristik Şekilleri:
Ekonomik Rekabeti kötüye kullanan aldatıcı ve iyi niyet kurallarına aykırı eylemleri tek tek saymak mümkün değildir. TTK 57. maddesinde iyi niyet kurallarına aykırı hareketlerin bazılarını özellikle belirtmiştir. Bunlar; Kötüleme, Hakikate Aykırı Beyan, Övünme-Reklam, Yanlış Unvanlar Kullanımı, İltibaslar, Personeli Aracı Kılmak -İğfal, Rakibin Sırlarından Haksız Yere Faydalanmak, Gerçeğe Aykırı Hüsnühal Şahadetnamesi Vermek, İş Şartlarının İhlali
HAKSIZ REKABETTE HUKUKSAL SORUMLULUK
Dava Hakkı ve Husumet Haksız rekabet yüzünden müşterisi, kredisi, meslek itibarı, ticari işletmesi veya diğer iktisadi menfaatleri bakımından zara gören veya böyle bir tehlikeye maruz kalan kimse için dava hakkı doğar.
Davacılar; Mağdur rakibe, müşteriler, mesleki ve iktisadi birlikler
Davalılar; Haksız Rekabeti gerçekleştiren fail, istihdam eden ve basın
HAKSIZ REKABETTE DAVA ÇEŞİTLERİ
- Tecavüzün Tespiti Davası: Haksız rekabette tespit davası, eylemin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının tespiti sağlar.Haksız rekabetin sonucunda meydana gelen zararın tespiti,tespit davasının konusunuoluşturmaz.
- Tecavüzün Men’i (Önlenmesi) Davası: Haksız rekabetten dolayı zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz kalan kimse tarafındaneylemin yapılmaması veya önlenmesi için tecavüzün önlenmesi davası açılır. Davanın açılması için,karşı tarafın kurslu olması gerekmez. Tecavüzün fiilen devamı, davanın açılması için yeterlidir.
- Tecavüzün Ref’i (Kaldırılması) Davası: Haksız rekabete maruz kalan kimseye haksız rekabet neticesi meydana gelen maddi durumunortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesinidava etme hakkını tanımaktadır. Ref davasında, haksız rekabetten önceki durumun iadesiamaçlanmaktadır.
- Maddi Tazminat Davası : Davalının kusurlu bulunması halinde haksız rekabet sonucunda meydana gelen maddi zararıntazmini istenebilir.
- Manevi Tazminat Davası : Haksız rekabet sonucunda kişisel varlıkları tecavüze uğrayan kişi manevi tazminat davası açabilir.
- Menfaatin Karşılığının İadesi Davası: Davacı, haksız rekabet neticesinde davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığınınkendisine verilmesini isteyebilir.
- Hükmün İlanı : Davayı kazanan taraf , masrafı haksız çıkan taraftan alınmak üzere mahkemeden kararınkesinleşmesinden sonra ilan edilmesini isteyebilir.

İltibasa ornek ver? iltibas, bir kişinin, başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticari işletmesiyle ilgili benzerlik yaratarak karışıklığa ve yanılmaya sebep olmaktadır. piyasada tutunan ve tanınan bir işletmenin isminden, unvanından, markasından veya üretilen malın şeklinden, ambalajının renk ve kompozisyonundan yararlanılarak, bunun aynısının veya benzerinin kullanılması suretiyle, başkasının emeğinden haksız olarak yararlanma şeklinde ortaya çıkar.
Bayer aspirinleri markası ile beyer asprinleri markası arasında iltibas mevcuttur.
Varan kelimesinin önüne küçük harflerle ''öz'' kelimesini eklenerek varan adının ününden yararlanılması buna örnektir.

Norminal faiz %21, enflasyon %10 ise reel faiz orani nedir ? (11dedim,degil dedi.) :

Bu tarz soruları 21-10 şeklinde yapamayız. Formül şöyledir :

1+r : (1+i)\(1+e)

r : reel faiz oranı
i: nominal faiz oranı
e: enflasyon

Bu durumda çözüm : 1+r= (1+0,21)\(1+0,10)
r = 0,10 (Reel Faiz Oranı Yüzde 10'dur)
Mert Ali
Mesajlar: 113
Kayıt: 09 Eki 2016 15:09
İletişim:

11 Eki 2016 15:36

SORU 37) 2.komisyon , Avrupa insan hakları sözleşmesi hakkında bilgi ver. Ülkelerin anayasaları bu sözleşmeye uygun olmak zorunda mı?
ABD' nin ve Afrika' nın bu sözleşmelere ilişkin anlaşmalarından bilgi ver?
Kamu görevi- kamu hizmeti farkı? Örneklerle açıkla.
İstisnai memur?
Para pol. Araçları zorunlu karşılıkların etkilerini anlat?
Tobin vergisi? Türkiye de uygulanabilir mi?
Sermaye-özsermaye farkı?
Kayıtdışı ekonomi nedir?

CEVAP 37)

Avrupa insan hakları sözleşmesi hakkında bilgi ver ? : Avrupa Konseyi üyesi devletler arasında 4 Kasım 1950'de Roma'da imzalanan İnsan haklarını ve temel hürriyetleri korumaya ilişkin sözleşme. Tam adı; "İnsan Haklarını ve Temel Hürriyetleri Korumaya İlişkin Sözleşme"dir. Bu milletlerarası sözleşme 3 Eylül 1953'te beş ek protokolle yürürlüğe girmiştir. Türkiye bu sözleşmeyi 10 Mart 1954 tarihinde çıkardığı bir kanunla onaylamıştır. Bu kanun 19 Mart 1954 tarih ve 8662 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmıştır. Şu anda Avrupa Konseyine üye olan 21 ülkeden 20'si sözleşmeye katılmıştır. Konseyin yeni üyesi Liechtenstein ise henüz sözleşmeye taraf değildir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kişinin belli başlı medeni ve siyasi haklarını geniş bir şekilde garanti (güvence) altına almıştır. Sözleşmenin birinci bölümünde korunması öngörülen hak ve hürriyetler şunlardır:
Yaşama hakkı ve beden bütünlüğünün korunması hakkı; özgürlük ve güvenlik hakkı; adalete uygun bir biçimde yargılanma hakkı; özel hayatın ve Aile hayatının korunması hakkı; meskenin (konutun) ve haberleşmenin gizliliğinin korunması hakkı; düşünce, vicdan ve din hürriyeti; ifade hürriyeti; toplantı, dernek ve sendika kurma hürriyeti; sözleşmede tanınan hak ve hürriyetleri ihlal edilen her ferdin milli yargı organlarına başvurma hakkı; mülkiyet hakkı.
Kabul edilen bir ek protokol başka hakları da düzenlemiş ve yasaklar koymuştur. Buna göre hiç kimse hukuka uygun olmayan bir yükümlülüğü yerine getirmediği için hürriyetinden alıkonulamaz. Herkes serbest dolaşım ve meskenini seçme hakkına sahiptir. Hiç kimse kendi yurdundan zorla çıkarılamaz; yabancı asıllı olanları kitle halinde göçe zorlamak yasaktır.
Sözleşmede ve ek protokolde sayılan hak ve hürriyetler açık seçik tanımlanmış olmadığı halde, bunların hangi şartlar altında sınırlanabileceği ve hangi durumlarda askıya alınabileceği kesin bir şekilde belirlenmiştir. Sözleşmenin bu konuda kullandığı formül şöyledir: Bir hakkın kullanılması demokratik bir toplumda mecburi tedbir olarak, milli güvenliğin, kamu güvenliğinin, kamu düzeninin, başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması ancak kanunla kısıtlanabilir.
Sözleşmede ayrıca özel sınırlama sebepleri de açıklanmıştır. Bu yüzden sözleşmenin, Avrupa'nın demokratik rejimlerinin korunması, birlik ve bütünlüğünün sağlam temeller üzerine oturtulması gayesinin yanı sıra, devletlerin egemenliğinin pek fazla kısıtlanmamasını sağlama gayesine de yer verilmiştir.
Sözleşmenin milletlerarası hukuk alanında getirdiği en önemli yenilik, kişilerin ferdi başvuru hakkını tanımış olan devlet aleyhine Avrupa İnsan Hakları Komisyonuna dilekçe verebilmesidir.

a-KANUN GÜCÜNDE OLDUĞU GÖRÜŞÜ:
Bu görüşe göre; en üstün iç norm olan Anayasa, Milletlerarası sözleşmelerin kanun gücünde olduğunu açıkça ifade etmektedir. Bu sözleşmeler aleyhine Anayasa Mahkemesine başvurulamaması, sözleşme hükümlerinin kanundan üstün olduğu sonucunu doğurmaz. Eğer Anayasa koyucu isteseydi, uluslar arası sözleşmelerin Anayasa hükmü değerinde olduğunu veya, yasadan üstün olduğunu açıkça ifade ederdi. Nitekim sözleşmenin uygun bunması da sıradan bir Kanun hükmüyle olmaktadır.

4-SONUÇ VE KANAAT:
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Türkiye Cumhuriyeti tarafından imzalandığı ve 10.03.1954 gün ve 6366 sayılı kanunla onaylandığı günden bu tarafa, anılan sözleşme hükümlerinin en azından her hangi bir kanun hükmü gibi hukuk hayatında var olduğu (biz yakın zamana kadar farkına varmasak ta) bir gerçektir. 1954 yılından beri aslında, medeni kanun, ceza kanunu, Borçlar Kanunu vb. kanunlar gibi sözleşme hükümleri de yürürlükte olan hükümlerdir. Ancak, uygulamada ne davaların tarafları ne de yargı yerlerince varlığı hissedilmeyip, adeta “uygulanması ihtiyari mevzuat” muamelesi görmüştür. Ta ki, Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine bireysel başvuru hakkını kabul edip, medyatik ve milli gururumuzu incitici ve hatta hatırı sayılır mali külfetler getiren ihlal kararları tepemize inmeye başlayınca, hukuk alemince yeniden keşfedilmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin iç hukuktaki yeri tartışılırken ya Anayasanın lafzına bağlı kalınarak ya da sözleşmenin daha doğrusu sözleşme gereği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarının doğurduğu etkilere bakılarak sonuca gidilmektedir. Bu durumda Anayasanın son halini de göz önüne alarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin iç hukuktaki yerini belirlemek gerekirse:
Öncelikle artık kanunların üstünde bir norm olduğu tartışmasızdır. Peki Anayasa ile çelişiyorsa ne olur? Anayasa hükmü gereği, Anayasaya Aykırılığının ileri sürülemeyeceği kuşkusuzdur. Burada kanun uygulayıcılar yönünden Anayasanın öncelik arzettiğini belirtmek gerekir. Çünkü milli iradenin en üst düzeyde tezahür ettiği metin, Anayasadır. Milletler, egemenliğini, Anayasalarla kurallaştırır ve kurumlaştırır. Bu sebeple Anayasalar toplumların en üst düzeyde iradelerini yansıtır. Bu sebeple Anayasanın uluslararası sözleşmeyi nasıl tanımladığı çok önemli ve neticeye müessirdir.
Nitekim bizim Anayasamız, Uluslararası sözleşmeye önce kanun düzeyinde değer vermiş ve 5170 sayılı kanunla da kanun üstü değere yükseltmiştir.
Buradan, “eğer Anayasa koyucu isteseydi sözleşmeye Anayasaya eşdeğer ve hatta ondan da üstün bir değer izafe edebilirdi. Bunu yapmadığına göre milli irade, sözleşmeyi Anayasanın altında görmek istemiştir” diyebiliriz. Böylelikle, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının egemenlik hakkıyla bağdaşmadığı görüşü de karşılanmış olur. Çünkü sözleşme kurallarının yerini belirleyen de en üst düzeyde milli iradedir. (Anayasa koyucu) Anayasa koyucunun, sözleşme veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarıyla ilgili her türlü kabulü iradi bir kabuldür. Bu sebeple, sözleşme ile ilgili olumsuz da olsa her türlü sonuç egemenlik hakkıyla bağdaşmaz olsa olsa, egemenlik hakkından, yine egemenliğin sahibi tarafından “gönüllü feragat” sözkonusudur.

ABD' nin ve Afrika' nın bu sözleşmelere ilişkin anlaşmalarından bilgi ver? Afrika İnsan ve Halkların Hakları Sözleşmesi Afrika kıtasında evrensel insan haklarının tanınması ve uygulanması amacıyla imzalanmıştır. Sözleşme Afrika Birliği Organizasyonu bünyesinde imzalandığı için sözleşmeye taraf olan devletler de yine bu organizasyonun üyesi olan Afrikalı ülkelerdir. Afrika Birliği Organizasyonu’nun bugün toplam 53 üyesi bulunmaktadır. Sözleşmeyi ilk etapta 21 Ekim 1986 tarihinde 26 devlet onaylamıştı. 1 Ocak 1987 tarihi itibariyle sözleşmeyi imzalayan devletlerin sayısı 31’e çıkmıştı. 15 Temmuz 2009 itibariyle ise toplam 53 Afrikalı devletin bu sözleşmeye taraf olduğu görülmektedir. [1]
Afrika İnsan ve Halkların Hakları Sözleşmesi’nin içeriğine değinecek olursak sözleşme Afrika kıtasında Avrupa ve Amerika kıtasındaki evrensel insan hakları değerlerini temel alarak bölgesel bir insan hakları sistemi oluşturmayı amaçlamaktadır. Sözleşme genel itibariyle sivil ve siyasal haklar, ekonomik, sosyal ve kültürel haklar, halkların hakları ve bu hakların geliştirilmesi ve uygulanmasına dair temel yükümlülüklerden, görevlerden oluşmaktadır. Sözleşme’nin birinci maddesinde, Organizasyona üye devletlerin, bu sözleşmede yazılı olan hak ve özgürlükleri tanıyacaklarından (recognize) ve söz konusu hak ve özgürlüklerin gerçekleşmesini sağlamak için gerekli yasama ya da diğer tedbirleri alacaklarından bahsedilmektedir.
Sözleşmede 2. ve 13. maddeler arasında geleneksek kişisel ve siyasal haklar teyit edilmektedir. Örneğin maddelerdeki bazı hükümler şunlardır: Her birey yasa önünde eşittir, insan varlığı dokunulmazdır. Her insan, yaşamına ve kişi bütünlüğüne saygı gösterilmesine hak sahibidir. Hiç kimse bu hakkından keyfi olarak yoksun bırakılamaz. Her birey görüşlerini, hukuk çerçevesi içinde ifade etmek ve yaymak hakkına sahip olacaktır, her birey, hukuka uygun olarak serbestçe örgütlenme hakkına sahip olacaktır, her vatandaş, yasanın öngördüğü hükümler uyarınca doğrudan ya da özgür olarak seçilmiş temsilcileri aracılığı ile ülkesinin yönetimine özgür olarak katılma hakkına sahip olacaktır. Sözleşmenin 14. ve 18. maddeleri arasında ise mülkiyet hakkı, çalışma hakkı, sağlık hakkı, eğitim hakkı gibi yerleşmiş ekonomik ve toplumsal haklara yer verilmektedir. Sözleşme hakların içeriğine yönelik o güne kadar hiç söz konusu olmayan bir yenilik getirmiştir.
Bu yenilik sözleşmenin “halkların haklarına” yönelik içerdiği hükümlerdir. Sözleşmenin 19. maddesinde bütün halkların eşit olduğu ve hiçbir şeyin, bir halkın diğeri üstünde tahakküm kurmasını meşru kılmayacağı vurgulanmaktadır. 20. maddede halkların kendi kaderlerini kendilerinin tayin etmesi, 21. maddede halkların doğal kaynaklar üzerindeki hakları vurgulanmaktadır. Ayrıca sözleşme 27. ve 29. maddeler arasında kişilerin ailelerine, toplumlarına ve devletlerine karşı ödevlerinin varlığını da bildirmektedir.
Kamu görevi- kamu hizmeti farkı? Örneklerle açıkla :

Kamu Görevi : Bir kamu yönetim ya da kurumunun toplum yararına yaptığı bütün çalışmalar ve işler, amme hizmeti.

Kamu Hizmeti : KAMU HİZMETİNİN TANIMI
Öğretide kamu hizmeti kavramı çeşitli açılardan tanımlanmaktadır. Organik açıdan kamu hizmeti, belli bir görevi ya da hizmeti yürütmek için bir kamu tüzel kişisi tarafından tahsis edilmiş olan kamu emlakini, görevlendirilen kamu görevlileri ve vasıtaları ile ayrılan mali imkânların bütünü olarak tanımlanmıştır. Örneğin Anayasa’nın 70’inci maddesinde yer alan “Her Türk kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir.” düzenlemesindeki kamu hizmeti deyimi organik açıdan kullanılmıştır.
Maddi açıdan kamu hizmeti, faaliyeti yürüten örgütün niteliklerinden bağımsız olarak, yalnızca faaliyetin niteliğine bakılarak tanımlanmaktadır. Buna göre kamu hizmeti, tatmininde kamu yararı olan toplumsal bir ihtiyacı karşılayan, yani kamu yararına yürütülen faaliyettir. Anayasa’nın 47’nci maddesindeki “Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının zorunlu kıldığı hallerde devletleştirilebilir.” hükmü ile, 128’inci maddesindeki “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” hükmündeki kamu hizmeti deyiminin faaliyet anlamında kullanıldığı görülmektedir.
Şekli açıdan kamu hizmeti ise, belli bir usulü, belli bir hukuki rejimi ifade etmektedir. Buna göre kamusal yönetim usullerine göre yürütülen faaliyetler kamu hizmeti niteliğini taşır. Başka bir ifade ile, bir faaliyetin kamu hizmeti sayılabilmesi için kamu hizmetleri hukuki rejimine, yani kamusal yönetim usullerine tabi tutulmuş olması gerekir. Kamusal yönetim usulü ile kastedilen şey, faaliyetin serbestçe yürütülememesi, belli bir hukuki rejime dayanması ve kamu gücü kullanılarak yerine getirilmesidir.

İstisnai memur? Haklarında 657 sayılı kanunun atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi hükümleri uygulanmayan devlet memuriyetleridir. ülkemizde ilk kez 1929 yılında yapılan bir düzenleme ile uygulanmaya başlanmıştır.
istisnai memuriyetlere örnek olarak;
-valilikler
-cumhurbaşkanlığı genel sekreterliği
-tbmm memurlukları
-başbakan başmüşaviri
-büyükelçilikler
-müşavirlikler gösterilebilir.
Para pol. Araçları zorunlu karşılıkların etkilerini anlat? Mevduat kabul eden finansal kurumların bu mevduatlara karşılık olarak merkez bankasında tutmak zorunda oldukları mevduatlarının kanunen saptanan oranını ifade etmektedir. Merkez bankaları bu oranı bir para politikası aracı olarak kullanabilmektedir. Eğer bankalar atıl rezervlere sahip değilse, zorunlu karşılık oranı artırıldığında bankalar verdikleri kredileri geri çağırırlar ve bu durum para arzının azalmasına neden olur. Zorunlu karşılık oranı düşürüldüğünde ise zorunlu karşılıkların bir kısmı kullanılabilir rezerv şekline dönüşür, bu da bankaların kredi tabanını artırır. Bankaların kredi tabanın genişlemesi de para arzının artmasına neden olur.

Tobin vergisi? Türkiye de uygulanabilir mi?

MAHFİ EĞİLMEZ Tobin vergisinin zamanı mı? (22/07/2010)

1981 yılında yatırım davranışlarının anlaşılmasına ve bunun sonucunda mali piyasalara ilişkin bilgilerimizin gelişmesine yaptığı katkılar nedeniyle Nobel ekonomi ödülüne layık görülen ABD’li iktisatçı James Tobin’in ekonomi literatürüne yatığı en popüler katkı Tobin vergisi olarak anılan önerisidir.
Bugünkü tartışma ortamında gelişme yolundaki ekonomiler için önerilen bir yöntem olmasına karşılık Tobin vergisi aslında gelişmiş ülkeler için düşünülmüştür. Tobin, gelişmiş ülkelerin hepsinin yabancı para işlemlerinden binde 5 gibi düşük oranlı bir vergi almalarını önermiştir.
Vergi oranının düşük tutulmasının gerekçesi ise uzun dönemli yatırımları özendirmektir. Çünkü binde 5’lik oran kısa dönemli yatırımlar için belirli bir maliyet yaratsa da uzun dönemli yatırımlar için ihmal edilebilir bir maliyet oluşturmaktadır.
Tobin vergisinden beklenen küresel yararların başında kurlarda ortaya çıkacak dalgalanmaların azaltılması geliyor. Gerçekten de küresel yaygınlıkta uygulanacak bir Tobin vergisi, dalgalı kur rejiminin egemen olduğu bir dünyada bu tür dalgalanmaları azaltmak, hatta regüle etmek yeteneğine sahip görünüyor. Bu tür bir verginin ikinci yararı finansal piyasaların ulusal devletlere para ve maliye politikası empoze etme gücünü düşürmek olarak ortaya çıkıyor. Küresel sermaye hareketlerinin yarattığı spekülatif ortamın rüzgârına kapılan hükümetler istedikleri ya da inandıkları para ve maliye politikasını uygulamak yerine bu akımları kaybetmemeye yönelik politikalara yoğunlaşıyor ve sonuçta yönetim iktidarlarını yitiriyorlar. Tobin vergisinden beklenen üçüncü yarar ise kamu maliyesine gelir sağlamak olarak tanımlanıyor.
Türkiye’nin büyüme modeli ihracata dayalı bir büyüme modeli olarak kabul edilebilir. İhracatının ise önemli bir bölümü ithalata bağlı bulunuyor. Çünkü Türkiye, ağırlıklı olarak hammadde, ara malı ve sermaye malı ithal ediyor, bunları yatırım ve üretimde kullanıyor, elde ettiği ürünlerin bir bölümünü yurt dışına ihraç ediyor. Eğer ihracatımız ithalatımızdan fazla olsaydı dış finansman sıkıntımız olmazdı. Oysa ithalatımız ihracatımızdan yüksek düzeyde seyrediyor. Ve bunun sonucu olarak cari açık veriyoruz. Onun da sonucu olarak dış finansman ihtiyacı çekiyoruz. Dış finansmanın iki kaynağı var: (1) Doğrudan yabancı sermaye yatırımları, (2) Sıcak para. Doğrudan yabancı sermaye yatırımları olarak çektiğimiz kaynak önemli bir artış göstermiş olmasına karşılık finansman ihtiyacımızı karşılamıyor. Bu durumda sıcak paraya ihtiyacımız oluyor.
Türkiye, tek başına Tobin vergisi uygularsa ne olur? Türkiye’ye sıcak para girişi azalır, yani dış finansman sıkıntısı ortaya çıkar, o zaman yeterince ithalat yapamaz olur ve büyüme oranı gerilmeye başlar. Hiç kuşkusuz bunların böyle bire bir olması gerekmiyor ama mantık, üç aşağı beş yukarı, bu kurgulamanın gerçekleşeceğini anlatıyor bize. O halde tek başımıza Tobin vergisi uygulamak bir çözüm değil. Ya da daha doğru bir ifadeyle bizim istediğimiz gibi bir çözüm değil. Çünkü biz bir yandan da hızlı büyümek istiyoruz.
Tobin vergisi, Türkiye açısından, mevcut modeli veri olarak alıp iki yanlıştan bir doğru çıkarmaya yönelik bir yaklaşım gibi görünmektedir. Tek başına Türkiye’nin uygulaması bir anlam taşımıyor. Eğer küresel sisteme yaygın bir uygulama olacaksa Türkiye bunun içinde yer alabilir. Ama bu uygulamadan mucizeler beklemek bence doğru bir yaklaşım olmaz.
Türkiye açısından yapılması gereken şey; cari açık ve dış finansman üzerine kurgulanmış yanlış büyüme modeline payanda bulmak yerine büyüme modelini yeniden ele almaktır. Zor ama sürdürülebilir olanı seçip, iç dinamiklerimize dayanan, içeride daha fazla katma değer yaratmaya yönelen bir ekonomik model üzerinde düşünce üretmemiz gerekiyor.
Sermaye-özsermaye farkı? Vergi Usul Kanunu nun 192 nci maddesine göre öz sermaye, bilançonun aktif toplamı ile, borçlar arasındaki farktan ibarettir. Aynı madde gereğince, ihtiyatlar ve kâr aynı gösterilseler dahi öz sermayeden sayılırlar. Şu halde öz sermaye deyimi ile sermaye kavramının ifade ettiği anlamlar farklıdır. Muhasebe tekniğinde sermaye deyimi işletmeye konulan varlığı öz sermaye ise, bu varlığın belli bir tarihteki gerçek miktarını tanımlar. Bu sebeple sermaye genellikle sabit bir karakter taşıdığı halde öz sermaye değişkendir.
Vergi Usul Kanunu nun yukarıya alınan hükmüne ve muhasebe tekniğine göre, öz sermayeyi bulmak için önce gerçek aktif tutarı bulunur ve bu meblağdan pasifte yer alan borçlar indirilir. Bilanço esasına göre ticari kazancın tespitinde, hesap dönemi başında açılış bilançosu üzerinden hesaplanan öz sermaye hesap dönemi sonundaki kapanış bilançosu üzerinden hesaplanan öz sermaye den indirilmek suretiyle ticari kazanç veya zarar bulunur. Ancak yıl içinde işletme sahip veya sahiplerince işletmeye ilave edilen değerler bu fark dan düşülür, işletmeden çekilen değerler ise bu farka ilave edilir ve sonuç olarak ticari kazanç bulunur.
Kayıtdışı ekonomi nedir? Kayıt dışı ekonomi, devletten gizlenen, kayda geçirilmeyen/geçirilemeyen ve bu sebeple denetlenemeyen faaliyetler olarak tanımlanabilir. Enformel ekonomi, illegal ekonomi, gayri resmi ekonomi, gizli ekonomi diye de adlandırılır. Genel olarak kayıt dışı ekonominin, mal ve hizmet üretimine konu olmasına karşılık ekonominin geleneksel ölçüm yöntemleriyle bütünüyle tespit edilemeyen ve GSMH hesaplamalarına yansımayan alanları kapsadığı kabul edilmektedir.
Türkiye'de çok yaygın olduğu iddia edilmektedir. Hatta bu konunun vergi toplanmasında sıkıntılara neden olduğu düşünülürse, iktidardaki hükümetlerin en büyük problemleri arasında gösterilmektedir.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 38) 1. komisyon / çalıştığım il ile ilgili sorular, özkaynak, avrupa birliğine üye olmalı mıyız, aş nin sermaye artırım yolları, aşnin ortağı devlet olabilir mi, aş nin temsil yetkisi kimdedir, aşnin genel kuruluna dışardan katılım olabilir mi, aşnin esas sermayesi, maliye politikasının araçları, arz esnekliklerini neler etkiler, aş nin sermaye artırımı ile ilgili bir muhasebe kaydı

CEVAP 38)

Özkaynak : Hissedarların sermaye olarak işletmeye yatırdıkları varlıklar ile işletmenin dağıtılmayan kârları toplamından oluşan sermaye, diğer bir deyişle şirket varlıkları toplam değerinden borçların düşürülmesiyle hesaplanan net varlıklar.

Avrupa birliğine üye olmalı mıyız? :

Anonim şirketin sermaye artırım yolları? Hisse senedi çıkartırlar. Bu hisse senetlerini ya ortaklarına ya da önceki hisse sahiplerine satarak içerden , ya da intifa sahibi veya başkaca kişilere satarak dışardan fon sağlayabilirler.

Aş'nin ortağı devlet olabilir mi? ????

AŞ'nin temsil yetkisi kimdedir? Anonim şirketin kanuni temsilcisi idare meclisi, diğer bir ifade ile yönetim kuruludur. Yönetim kuruluna ait olan şirketi temsil ve idare yetkisi, esas sözleşme ile yönetim kurulu üyelerinden en az biri veya birden fazlasına veya esas sözleşmede genel kurula veya yönetim kuruluna verilecek yetki ile yönetim kurulu üyesi olmaları şartıyla murahhas üyelere veya şirkette pay sahibi olmasalar bile sorumlu müdürlere devredilebilir.

AŞ'nin genel kuruluna dışardan katılım olabilir mi?

Toplantıya katılma hakkı
1. Genel kurul toplantısına yönetim kurulu tarafından hazırlanan genel kurula katılabilecekler listesinde yer alan bütün pay sahiplerinin katılma hakkı vardır. Bu pay sahipleri genel kurul toplantılarına bizzat kendileri katılabileceği gibi üçüncü bir kişiyi de temsilcisi olarak genel kurula gönderebilir. Temsilcinin pay sahibi olması şartını öngören esas sözleşme hükmü geçersizdir.
2. Gerçek kişi pay sahipleri, genel kurula katılabilecekler listesini kimliklerini ibraz etmek suretiyle, tüzel kişi pay sahipleri ise tüzel kişiyi temsil ve ilzama yetkili olan kişilerin kimlikleriyle beraber yetki belgelerini ibraz etmek suretiyle imzalarlar. Gerçek veya tüzel kişi pay sahiplerini temsilen genel kurula katılacakların ayrıca temsil belgelerini de ibraz etmeleri zorunludur.
3. Hamiline yazılı pay senedi sahipleri genel kurul toplantı gününden en geç bir gün önce, bu senetlere zilyet olduklarını ispatlayarak giriş kartı almak ve ibraz etmek suretiyle genel kurul toplantısına katılabilirler.
4. Hamiline yazılı pay senedini, rehin, hapis hakkı, saklama sözleşmesi veya kullanım ödüncü sözleşmesi ve benzeri sözleşmeler sebebiyle elde bulunduran kimse, pay sahibi tarafından bu Yönetmelik hükümleri uyarınca yetkilendirilmişse genel kurula katılıp oy kullanabilir.
5. Bir payın üzerinde intifa hakkı bulunması halinde aksi kararlaştırılmamışsa genel kurula katılma ve oy hakkı intifa hakkı sahibi tarafından kullanılır. Bu durumda genel kurul toplantısına katılan kimse intifa hakkı sahibi olduğunu belgelendirmek zorundadır.
6. Bir pay birden çok kişinin ortak mülkiyetinde ise, bunlar ancak kendi içlerinden veya dışarıdan seçecekleri bir temsilci vasıtasıyla genel kurula katılıp oy kullanabilirler.
7. Halka açık olmayan şirketlerde gerek nama gerek hamiline yazılı pay senetleri sahiplerinin vekilleri vasıtasıyla toplantıda temsil edilebilmeleri için vekâletnamenin (Ek-3’ teki örneğe uygun olarak) noter onaylı şekilde düzenlenmesi veya noter onaylı olmayan vekaletnamelerde noter huzurunda düzenlenmiş imza beyanının eklenmesi gerekir. Elektronik Genel Kurul Sisteminden yapılan temsilci tayinlerine ilişkin olarak Anonim Şirketlerde Elektronik Ortamda Yapılacak Genel Kurullara İlişkin Yönetmelik hükümleri ve Sermaye Piyasası Kurulunun halka açık şirketlerde genel kurula vekâleten katılma ve oy kullanılmasına ilişkin düzenlemeleri saklıdır.
8. Her pay sahibinin genel kurulda sadece bir kişi tarafından temsil edilmesi esastır. Ancak birden fazla kişiye temsil yetkisinin verilmesi veya tüzel kişi pay sahiplerini temsil ve ilzama yetkili birden fazla kişinin genel kurula katılması durumlarında ise bunlardan ancak birisi tarafından oy kullanılabilir. Oy kullanmaya kimin yetkili olduğunun yetki belgesinde gösterilmesi şarttır. Bu fıkra hükmü Kanunun 429 uncu maddesi uyarınca payların birden fazla kişiye tevdi edildiği durumda her biri oy hakkı sahibi olan tevdi eden temsilcilerine uygulanmaz.
9. Pay sahiplerinin genel kurulda kanuni temsilciler vasıtasıyla temsil edilebilmesi bu durumun belgelendirilmesine bağlıdır.
Maliye politikasının araçları ? Kamu harcamaları, Transfer harcamaları, Vergiler, Borçlanma ve Bütçe politikası.

Arz esnekliklerini neler etkiler? : ARZ ESNEKLİĞİ: Bir malın arz edilen miktarındaki yüzde değişmenin fiyatındaki değişmeye oranıdır.
Arz Esnekliğini Etkileyen Faktörler:
1- Üretimde Değişikliğin Gerçekleşmesi İçin İzin Verilen Süre: İktisatta üretimin gerçekleştirilebilme olanağına bağlı olarak 3 ayrı süre (Dönem) tanımlanır. Bunlar;
A) Çok Kısa Dönem: Firmaların üretimlerini artırma olanaklarının olmadığı dönemdir. Çok kısa dönemde yeni üretim yapılamadığı için arz esnekliği değeri sıfırdır.
B) Kısa Dönem: Firmaların sadece bazı girdilerin miktarını değiştirerek üretimlerini artırabildikleri dönemdir.
C) Uzun Dönem: Firmaların tüm girdilerin miktarını değiştirerek üretimlerini en fazla arttırabildikleri dönemdir.
Dönem uzadıkça üretimi arttırma imkânı da arttığı için arz esnekliği de artar…
2-Üreticinin Geleceğe Ait Bekleyişleri: Üreticinin geleceğe ait beklentileri olumlu ise arz esnekliği yüksektir…

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 39) 2. komisyon, cari işlemler ile kurdaki değişimlern yönü hakkında bi yorum sorusu vardı, diğerleri tamamen bilgi, borç yükü, stoğu,servis oranı, hakimin hukuk yaratması, silahların çatışması, lex comiserya, rasyonel bekleyişler, rassal yürüyüş ve neden vdk?

CEVAP 39)
Cari işlemler ile kurdaki değişimlern yönü hakkında bi yorum ? Türkiye’de 2001 yılından beri süregelen dalgalı kur rejimi ekonomi üzerinde hem olumlu hem de olumsuz etkilere yol açmaktadır. Döviz piyasaları göreli olarak yeniden istikrara kavuşmuşsa da, TL’nin güçlenmesiyle beraber cari işlemler dengesi üzerinde negatif etki yaptığı görülmektedir. Çalışmanın temel amacı, Türkiye ekonomisinde 2003:01-2010:12 dönemi için, reel efektif döviz kurunun, cari işlemler dengesi üzerindeki etkilerini, zaman serisi teknikleriyle incelemektir. Çalışmada elde edilen temel sonuçlar, reel efektif dövizi kuru, cari işlemler dengesini uzun dönemde ters yönde etkilemektedir. Bu sonuçlara göre, Marshall-Lerner koşulu Türkiye ekonomisinde sağlanmaktadır. Etki tepki fonskiyonu sonuçlarına gore ise, J-eğrisi etkisinin Türkiye ekonomisinde varolduğunu gözlemlemekteyiz. Bu bağlamda, Türkiye ekonomisinde, sürdürülebilir bir cari işlemler dengesi patikasına ulaşabilmek için, para, maliye ve kur politikalarının rekabet gücü odaklı olarak etkinlikle tasarlanması ve uygulanması gerekmektedir.

Borç yükü,stoğu,servis oranı ?
Borç Yükü : Dış borçların ülkenin dışsatım gelirleri, toplam döviz gelirleri ya da milli gelir içindeki payı biçiminde hesaplanan ve dış borçların iktisadi etkinlikler üzerindeki baskısını gösteren oran.Devlet borçlarının ana para ve faizlerinin ekonomi üzerindeki baskısı.

Borç servisi : Borç servisi, iç ve dış borçlanmadan doğan anapara, faiz ve komisyon gibi giderlerin ödenmesi, mevcut bi rborcun vadesinin uzatılması (erteleme, tahkim veya konsolidasyon), mevcut bir borcun faizinin değiştirilmesi(değiştirme, konversiyon), dış borçta anapara veya faizin döviz cinsinin bir başka döviz cinsiyledeğiştirilmesi (Swap) gibi borç ödemeye ilişkin çeşitli karmaşık konuları içerir.Genellikle borç servisini, borç yükünün, normal (vadesi geldiğinde mevcut faiziyle geri ödeme) ya danormal dışı yollara başvurarak hafifletilmesi olarak tanımlamak mümkündür.

Borç Stoğu? : Bir ülkenin borç stoku denildiği zaman, o ülkenin herhangi bir dönemdeki iç ve dış borçlarının toplam miktarı anlaşılır

Hakimin hukuk yaratması? : MADDE 1.- Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır. Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hâkim, örf ve âdet hukukuna göre, bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir. Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır.

Silahların çatışması ? Para Politikasının Amaçları Ve Amaçları Arasındaki çatışmalar olarak algılıyorum soruyu .

-Tam İstihdam ve Fiyat İstikrarı
Tam istihdam ve fiyat istikrarı, birkaç açıdan çatışma halinde olabilir. Örneğin, eğer maliyet enflasyonu söz konusu ise yani enflasyonu başlatan etmenler hem faktör sahipleri hem de satıcılarsa , böyle bir enflasyonu frenlemek için oldukça önemli noksan istihdamın ve aşırı kapasitelerin yaratılması zorunlu olabilir. Tersine istihdam oranının yüksek düzeyde gerçekleştirilmesi gerektirebilir. Philips Eğrisiyle açıklanan bu durum, para politikasının tam istihdam ve fiyat istikrarı amaçlarının aynı anda gerçekleştirilmesinin zorluğuna işaret etmektedir. İşte bu zıtlık nedeniyle öncelik fiyat istikrarına verilirse ekonomide işsizlik artmakta, istihdama öncelik verilirse bu kez de fiyatlar yükselmektedir. Kuşkusuz Philips Eğrisiyle ilgili olarak yukarıda söylenenler, sadece kısa dönem için geçerlidir. Özellikle Freidman tarafından uzun dönemde doğal işsizlik oranının enflasyon oranıyla ilişkisinin olmadığı vurgulanmaktadır. Ancak , uzun dönemde ılımlı bir enflasyonun istihdam için yararlı olacağı düşünülmektedir.
-Fiyat İstikrarı ve Ekonomik Büyüme
Hızlı ekonomik büyümenin sağlanması için mutlak fiyat istikrarının zorunluluğu yönünde çok az kanıt vardır. Bir çok araştırma ılımlı bir enflasyonun ekonomik büyümeye zarar değil yarar sağladığını göstermektedir.
-Hızlı Ekonomik Büyüme, Tam İstihdam ve Ödemeler Bilançosu Dengesi
Ilımlı fiyat artışları içinde sağlanan bir ekonomik büyüme ithalat talebini yükseltir. Eğer söz konusu olan ülke bir de gelişmekte olan ülke ise, ekonomik kalkınma büyük ölçüde makine,teçhizat,ham madde, yedek parça ithalatını gerektirdiğinden, ödemeler bilançosu dengesinin sağlanması petrol gibi bir yer altı veya yer üstü kaynaklarına sahip olmadıkça olanaksızdır.

Lex comiserya : Lex commissoria yasağı, bir rehin akdinde rehin verenin borcunu zamanında ödememesi durumunda, rehinli alacaklının rehin verilene malik olmasını öngören her türlü anlaşmanın geçersiz olduğunu ifade eder.
lex commissoria yasağı’na aykırı bir durum oluşması için şu unsurların varlığı gerekmektedir:
- rehin verilen malın, alacaklının mülkiyetine geçeceğine dair anlaşma(ya da kayıt).
- anlaşmanın (kaydın), alacağın muacceliyetinden önce yapılmış olması.
- anlaşmanın, alacaklıyı tatmin amacı ile yapılmış olması.

Rasyonel bekleyişler : (Yeni Klasikler) Rasyonel beklentiler teorisi ise bireylerin uyumcu (adaptive) değil “rasyonel” (rational) beklentilere sahip olacaklarını ve bu nedenle iktisat politikası uygulamaları karşısında derhal aktif bir tavır alıp, bu politikaların beklenen sonuçlarını değiştireceklerini öne sürmektedir. Bu teoriye göre bireyler, iktisat politikası uygulamaları ve bu uygulamaların yaratacağı etkiler konusunda tam bir enformasyona sahiptirler ve dolayısıyla sistematik bir hata yapmaları söz konusu olamaz. Kısaca, fertlerin rasyonel hareket etmeleri sonucunda, iktisat politikası kendinden beklenen etkileri yaratamaz. Rasyonel beklentiler teorisi taraftarlarına göre; devlet, kısa dönemde dahi, vergiler, kamu harcamaları ve para arzı gibi araçları kullanarak, üretim, istihdam, fiyat istikrarı vb. ekonomik değişkenler üzerinde etkili olamaz. Bu bakımdan “aktif” iktisat politikaları yerine “istikrarlı” politikalar kullanmalıdır. Bu teoriye göre, devlet sadece oyunun kurallarını belirlemeli; fertler de, hangi imkanların kendilerine açık olduğunu bilip kararlarının muhtemel sonuçlarını önceden kestirebilmelidir. Örneğin; vergi politikası ve kamu harcamaları politikası ile ilgili kararlar önceden belirlenmeli ve sık sık değiştirilmemelidir. Politika değişiklikleri zorunlu olduğu zaman ise, bu değişiklikler yavaş yavaş yürürlüğe konulmalıdır

Rassal yürüyüş ? : Etkin bir piyasada, hisse senetleri fiyatlarındaki değişmenin birbirinden bağımsız ve aynı dağılıma sahip olduğu varsayımından hareketle hisse senetleri fiyatlarının geçmiş hareket veya eğilimlerininin gelecekteki fiyat öngörülerinde kullanılamayacağını ileri süren kuram. Rassal Yürüyüş Kuramı, fiyat değişikliklerinin "seri olarak bağımsız" olduğunu ve fiyatın, gelecekteki fiyatın yönü için güvenilir bir gösterge olmadığını savunur. Diğer bir deyişle, fiyat hareketi tamamen raslantısaldır.Bu nedenle önceden tahmin yapılamaz. Kuram akademisyenler tarafından geliştirilmiştir.
Kuram ilk olarak, 1964 yılında Paul H. Cootner tarafından yazılan "The Random Character of Stock Market Prices" isimli kitapta tanıtılmıştır. Rassal Yürüyüş Kuramı, fiyatların kendi gerçek değerleri etrafında rastlantısal olarak salındığını savunan "etkin piyasa hipotezi"ne dayanır. Kuram aynı zamanda, "piyasayı bozabilecek" herhangi bir girişime karşı izlenecek en iyi piyasa stratejisinin "al ve tut" olduğunu savunur.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 40) 2.komisyon arkadaşlar.senyoraj ,ödemeler dengesi kalemlerini say görünmez işlemler nedir örnek ver,valör ,üçlü açmaz,haksız rekabet nedir hallerini say ,merkez bankası yapısını anlat , ortakları kimlerdir , kıyı otesi bankacılığı nedir,bir banka neden kıyı ötesi bankacılık kurabilir ?sorular bu şekilde geldi.biraz sıkıntılı geçti benim hepinize başarılar...

CEVAP 40)

Senyoraj : Paranın piyasadaki parasal değeri ile basılma maliyeti arasındaki fark dolayısıyla ortaya çıkan kazanç. Devletin para basma tekelinden kazandığı gelire denir.

Ödemeler dengesi kalemlerini say görünmez işlemler nedir örnek ver ? Temel hesap grupları Cari işlemler hesabı, sermaye hesabı ve resmi rezervler hesabıdır.

b) Hizmetler
Hizmet ihraç ve ithaline ilişkin gelir ve giderlerin kaydedildiği ana hesaptır. Hizmet alışverişi, ödemeler dengesinde görünmeyen kalemler olarak da adlandırılır. Kapsamını, Ulaştırma (navlun dahil), Turizm gelir ve giderleri, Haberleşme hizmetleri, İnşaat hizmetleri, Sigorta hizmetleri, Mali hizmetler, Bilgisayar ve bilgi hizmetleri, Patent ve lisans komisyonları, Ticari ve ticaret bağlantılı diğer hizmetler , Finansal kiralama hizmetleri, Çeşitli teknik hizmetler, Kişisel, Kültürel ve Eğitsel hizmetler ile Resmi (Hükümet) hizmetleri oluşturur.

Valör : Bankaya yatırılan paraya uygulanacak faizin fiilen yürütülmeye başlandığı tarih. Yatırılan paralar için valör, paranın bankaca fiilen tahsil edildiği tarihi izleyen ilk işgünüdür. çekilen paralarda ise paranın ödendiği gün valör kabul edilir.

Üzerinde anlaşma sağlanan bir işlemin, fiilen yerine getirileceği örneğin, karşılıklı olarak hesaplara alacak ve borç kaydedileceği tarihtir. Benzer şekilde bir fonun, örneğin mevduatın sahibi tarafından fiilen kullanılabileceği tarihi ifade eder.



Üçlü açmaz? : İmkânsız Üçleme ya da Üçlü Açmaz
İmkânsız üçleme nedir? 5 Mart 2013 Salı Mahfi Eğilmez
Ekonomideki imkânsız üçleme ya da üçlü açmaz (impossible trinity ya da trilemma) hipotezine göre; sermaye hareketlerinin serbestliği, sabit döviz kuru ve bağımsız bir para politikası uygulaması aynı anda var olamaz.
Eğer bir ekonomide sermaye hareketleri serbestse ve sabit döviz kuru rejimi uygulanıyorsa o zaman bağımsız para politikası uygulamak mümkün değildir. Bu durumda para politikası sermaye hareketleri ve döviz kurundaki eğilimlere göre biçimlenecektir.
Eğer bir ekonomide sermaye hareketleri denetim altında ise sabit döviz kuru rejimi uygulanabileceği gibi bağımsız para politikası da uygulanabilir.
Uygulama örnekleri: ABD, Euro Bölgesi, Çin ve Japonya
ABD, sermaye hareketlerinin serbestliği ve para politikasının bağımsızlığını seçtiği için döviz kuru rejimini dalgalı kur rejimi olarak belirlemiştir. Bu durumda elinizdeki Dolarları başka bir ülke parasıyla değiştirmek istediğinizde kur, önceden Fed tarafından belirlenmiş bir kur değil, o anda piyasada belirlenen kur olacaktır.
Euro bölgesi ülkeleri, sermaye hareketlerinin serbestliği ve sabit döviz kuru rejimini (kendi paraları kaldırıp Euro’yu kabul etmişlerdir) seçmiş oldukları için kendi başlarına bağpımsız bir para politikası izleme şansları yoktur. Onlar adına para politikasını Avrupa Merkez Bankası belirlemekte, onlar da bu politikaya uymak zorunda kalmaktadırlar.
Çin, bir anlamda sabit döviz kuru rejimi uygulamakta ve para politikasını bağımsız olarak belirlemektedir. Bunun karşılığı olarak da sermaye hareketlerinde denetim uygulamaktadır. Çin Merkez Bankası, Çin’de yerleşik kişiler için döviz alım ve satımlarında yıllık bir limit uygulaması yapmaktadır.
Yakın zamana kadar sermaye hareketlerinin serbestliği, dalgalı döviz kuru rejimi ve serbest faiz politikasını uygulayan Japonya Yen’in uzunca bir süredir değer kazanmasıyla rekabet gücünde düşüşler yaşamaya başladı. Yeni hükümet Japonya’da değerli Yen’in değerini düşürmek ve eski rekabet gücünü yeniden kazanmak için sistemin özünü değiştirmeden dolaylı yollardan müdahaleye başladı. Kur savaşları denilen olguyu ateşleyen Japonya’nın be yaklaşımı oldu.
Bu kurala uyulmazsa ne olur?
Diyelim ki ABD’de sermaye hareketleri serbest, döviz kuru rejimi dalgalı kur rejimi iken faiz oranları % 2 dolayında, Rusya’da da sermaye hareketleri serbest, döviz kuru rejimi dalgalı kur rejimi iken faiz oranı % 8 dolayında oluşmuş durumda olsun. Bu durumda Amerikalı yatırımcı parasını Rusya’daki tahvil, hisse senedi ya da mevduat hesaplarına yatırırken Rublenin Dolara karşı değer kaybına uğrayıp uğramayacağını düşünecek ve bunu bir risk olarak kabul edip yatırımını ona göre yapacaktır. Kur riskini herkes kolaylıkla almayacağı için ABD’den Rusya’ya sermaye akımı sınırlı kalacaktır.
Durum böyleyken diyelim ki Rusya, sermaye hareketlerini kısıtlamaksızın, faizin de piyasada belirlenmesine devam ederek sabit kur rejimine geçme kararı almış olsun. Bu durumda ABD’li yatırımcı için Rus tahvilleri ideal bir yatırım aracı haline gelir. Kendi ülkesinde % 2 faiz kazanacak yerde parasını Rus tahvillerine ya da Rus bankalarındaki Ruble mevduat hesaplarına yatırıp % 8 faiz kazanmak Amerikalı yatırımcı için oldukça iyi bir kazanç oluşturur. Amerikalı için en önemli risk olan Rublenin değer kaybetmesi de sabit kur yöntemiyle engellendiğine göre parasını Rus tahvillerine ya da Rus bankalarında açacağı Ruble mevduat hesaplarına yatırmaması için hiçbir neden yoktur. Böylece Rusya’ya Dolarlar gelir, Rubleye çevrilir ve tahvil, mevduat veya hisse senedine yatırılır. Bu gelişmenin Ruble talebini artıracağı açıktır. Bir süre sonra piyasada Ruble kıtlığı baş gösterir. Bu durumda Ruble karaborsaya düşer ve Rublenin iki fiyatı oluşur. Bunu önlemenin tek yolu Rubleyi devalüe etmektir. Ruble karaborsaya düşünce ve sonunda devalüe edilince ülkeye gelmiş olan Dolar yatırımcısı zarar görür ve sermaye hareketlerinin serbestliğinden yararlanıp parasını alıp gider. Başlangıçta Dolarlar gelirken kazançlı gibi görünen Rusya sonunda Dolarlar gidince ağır bir darbe alır.

Türkiye’nin durumu
Türkiye, uzun yıllar sermaye hareketlerini denetim altında tutmuş, buna eşlik edecek biçimde sabit döviz kuru ve bağımsız para politikası izlemiştir. 1980’li yıllardan başlayarak sermaye hareketlerini serbest bırakırken dalgalı döviz kuru rejimi ve bağımsız para politikası uygulamasına geçmiştir. Türkiye’nin bugünkü uygulaması sermaye hareketlerinin serbestliğine, dalgalı döviz kuruna ve bağımsız para politikasına dayalı modeldir. Para politikasının temel dayanaklarından birisi olan faizler, piyasada oluşmakla birlikte TCMB’nin kendi faizlerini belirleyerek, zorunlu karşılık oranlarını ya da içeriğini değiştirerek yönlendirmesiyle biçimlenmektedir. Bu yönlendirme yeteneği para politikasının bağımsızlığının göstergesidir.
Türkiye’de döviz kuru rejimi dalgalı kur rejimi olmakla birlikte piyasa oyuncuları TCMB’nin, TL’nin döviz karşısındaki değerini belirli bir aralık içinde tutmayı hedeflediğini bilmektedirler. TCMB döviz kurları konusundaki tavrını reel efektif kur endeksinin 120’nin üstüne çıkması halinde müdahale olarak açıklamıştır. Bunu bilen yabancı yatırımcılar TL’nin fazla değer kazanmayacağını ya da kaybetmeyeceğini tahmin ederek paralarını Türkiye’ye getirmekte, TL’ye çevirip tahvil ya da TL mevduat hesaplarına yatırmaktadırlar. Kur her ne kadar sabit değilse de tam olarak dalgalanmaya bırakılmadığı, bir anlamda TCMB’nin garantisi altında tutulduğu, için Türkiye’ye döviz girişi yüksek oranda olmaktadır. 2012 yılında cari açığın finansmanı için gelen dövizin yarısına yakın bir fazlalık da bu nedenle gelmiştir. TCMB’nin bu tür bir müdahalesi olmasaydı giren döviz bolluğu karşısında TL’nin kıtlaşarak değer kazanması gerekirdi. TL’nin değer kazanması ise yabancı yatırımcının faiz kazancının yanına TL’nin değerlenmesiyle eklenen kazancı da katması anlamına gelecektir. Eğer böyle olsaydı sonuçta Türkiye bu gidişe dayanamayacak ve TL’nin ciddi bir değer kaybı yaşamasına izin vermek zorunda kalacaktı. Ki o zaman da yabancı yatırımcılar sıcak paralarını alıp gidecekler ve giderken ekonomiye zarar vermiş olacaklardı.
Notlar:
Sermaye hareketleri deyimiyle kastedilen şey ekonomik sistemin yabancı paralar karşısındaki durumudur. Sermaye hareketlerinin serbestliği deyimi bir ülkenin, ülkeye gelen yabancı paralara veya ülkeden dışarı çıkan paralara herhangibir kısıtlama uygulamaması anlamına gelir. Sermaye hareketlerine denetim getirilmesi ise iki şekilde olur: (1) Yabancı paraların giriş ve çıkışı denetim altında tutulur ya da kısıtlanır. (2) Yabancı paranın (özellikle kısa vadeyle gelen sıcak paranın) çıkışında vergi alınır (Tobin vergisi.)
Döviz kuru rejimi temel olarak üç biçimde belirlenebilir: (1) Eğer döviz kuru merkez bankası ya da bir kamu otoritesi tarafından yeni bir karara kadar değişmemek üzere belirleniyorsa buna sabit kur rejimi deniyor. (2) Eğer döviz kuru piyasa koşullarına göre piyasada belirleniyorsa buna da tam dalgalı kur rejimi deniyor. (3) Eğer döviz kuru piyasa koşullarına göre piyasada belirlenmekle birlikte zaman zaman merkez bankası tarafından müdahale edilerek biçimlendiriliyorsa buna da müdahaleli esnek döviz kuru rejimi deniyor. Ki bugün dünyada en yaygın uygulama budur.
Bağımsız para politikası: Para politikasının bağımsızlığı merkez bankasının bağımsızlığıyla yakın bir kavram olsa da temelde farklı bir kavramdır. Para politikasının bağımsızlığı, faiz, zorunlu karşılıklar, APİ gibi para politikası araçlarının sistemin öteki belirleyicilerinden (sermaye hareketleri ve döviz kuru rejimi) ayrı, tek başına kullanılıp kullanılamayacağıyla ilgilidir. Eğer öteki belirleyicilerden ayrı, tek başına kullanılamıyorsa bağımsız bir para politikasından söz etmek mümkün olmaz.
Haksız rekabet nedir hallerini say ? Haksız Rekabetin Karakteristik Şekilleri:
Ekonomik Rekabeti kötüye kullanan aldatıcı ve iyi niyet kurallarına aykırı eylemleri tek tek saymak mümkün değildir. TTK 57. maddesinde iyi niyet kurallarına aykırı hareketlerin bazılarını özellikle belirtmiştir. Bunlar; Kötüleme, Hakikate Aykırı Beyan, Övünme-Reklam, Yanlış Unvanlar Kullanımı, İltibaslar, Personeli Aracı Kılmak -İğfal, Rakibin Sırlarından Haksız Yere Faydalanmak, Gerçeğe Aykırı Hüsnühal Şahadetnamesi Vermek, İş Şartlarının İhlali
HAKSIZ REKABETTE HUKUKSAL SORUMLULUK
Dava Hakkı ve Husumet Haksız rekabet yüzünden müşterisi, kredisi, meslek itibarı, ticari işletmesi veya diğer iktisadi menfaatleri bakımından zara gören veya böyle bir tehlikeye maruz kalan kimse için dava hakkı doğar.
Davacılar; Mağdur rakibe, müşteriler, mesleki ve iktisadi birlikler
Davalılar; Haksız Rekabeti gerçekleştiren fail, istihdam eden ve basın
HAKSIZ REKABETTE DAVA ÇEŞİTLERİ
- Tecavüzün Tespiti Davası: Haksız rekabette tespit davası, eylemin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının tespiti sağlar.Haksız rekabetin sonucunda meydana gelen zararın tespiti,tespit davasının konusunuoluşturmaz.
- Tecavüzün Men’i (Önlenmesi) Davası: Haksız rekabetten dolayı zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz kalan kimse tarafındaneylemin yapılmaması veya önlenmesi için tecavüzün önlenmesi davası açılır. Davanın açılması için,karşı tarafın kurslu olması gerekmez. Tecavüzün fiilen devamı, davanın açılması için yeterlidir.
- Tecavüzün Ref’i (Kaldırılması) Davası: Haksız rekabete maruz kalan kimseye haksız rekabet neticesi meydana gelen maddi durumunortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesinidava etme hakkını tanımaktadır. Ref davasında, haksız rekabetten önceki durumun iadesiamaçlanmaktadır.
- Maddi Tazminat Davası : Davalının kusurlu bulunması halinde haksız rekabet sonucunda meydana gelen maddi zararıntazmini istenebilir.
- Manevi Tazminat Davası : Haksız rekabet sonucunda kişisel varlıkları tecavüze uğrayan kişi manevi tazminat davası açabilir.
- Menfaatin Karşılığının İadesi Davası: Davacı, haksız rekabet neticesinde davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığınınkendisine verilmesini isteyebilir.
- Hükmün İlanı : Davayı kazanan taraf , masrafı haksız çıkan taraftan alınmak üzere mahkemeden kararınkesinleşmesinden sonra ilan edilmesini isteyebilir.

Merkez bankası yapısını anlat , ortakları kimlerdir ? : Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın organizasyon yapısı, yönetim, merkez teşkilatı, şubeler ve temsilcilikler olmak üzere dört gruba ayrılabilir.
Bankanın Yönetimsel Birimleri
Genel Kurul : Bankanın pay sahipleri yönetim kurulunun doğal üyeleridir. Esas olarak yılda bir kere toplanırlar. Bankanın yılık raporlarının değerlendirilmesi, Banka Meclisi ve Denetleme kurulu üyelerinin seçimi, sermaye artırımı, banka ana sözleşmesinin değiştirilmesi ve bankanın gerektiğinde tasfiye edilmesi konusunda yetkilidir. Genel kurul üyeleri taşıdıkları hisse sınıfı tiplerine göre dört kategoriye ayrılabilirler,
A sınıfı hisse sahipleri : A tipi hisselere sadece Türkiye Cumhuriyeti Hazine'si sahip olabilir ve hiçbir şekilde bu hissenin sermaye içerisindeki oranı % 51'in altına düşemez.
B sınıfı hisse sahipleri : Türkiye'de faaliyette bulunan ulusal bankalarca sahip olunan hisse senetleridir.
C sınıfı hisse senetleri : Yabancı bankalar ile imtiyazlı şirketlerce sahip olunan hisse senetleridir. En çok % 6 oranında hisse bu grupta yer alabilmektedir.
D sınıfı hisse senetleri : Türk uyruklu kişi ve ticari kuruluşlarca sahip olunan hisse senetleridir.
Banka Meclisi : En yüksek karar organı olup Merkez Bankası Başkanı başkanlığında toplanmaktadır. Başkan dahil yedi üyesi bulunan genel kurulun başkan dışındaki üyelerinin görev süresi üç yıldır. Ancak, bu üyeler tekrar seçilebilme hakkına sahiptirler. Banka Meclisi Merkez Bankası'nın para politikasının belirlenmesi dahil olmak üzere bankanın işleyişine ilişkin kararları almaya yetkilidir.
Para Politikası Kurulu : Merkez Bankası Başkanı, Başkan Yardımcıları ve Banka Meclisince seçilecek bir üyeden oluşur. Temel görevi para politikasını belirlemek, hükümetle birlikte uyumlu enflasyon hedeflemesi yapmak, kamuoyunu bilgilendirmekle yetkilidir.
Denetleme Kurulu : Dört üyeden oluşur. Bir üye A tipi, iki üye B ve C tipi ve bir üye de D tipi hisse sahiplerince seçilmektedir. Bankanın bu organının yönetimsel fonksiyonu olmayıp, hesapların ve muamelelerin incelenmesiyle yetkilidir.
Başkanlık : Bir Başkan ve dört Başkan yardımcısı olmak üzere beş kişiden oluşur. Başkan Bakanlar Kurulu kararıyla beş yıllığına atanırken, Başkan Yardımcıları Başkanın önereceği kişilerden seçilen kişilerden ortak kararnameyle yine beş yıllığına atanırlar. Başkanö en yüksek amir sıfatıyla Banka Meclisince alınacak kararları ve para politikasını yönetmekle yükümlüdür.
Yönetim Komitesi : Başkan ve Başkan Yardımcılarından oluşmaktadır. Bankanın yönetimsel kararlarını almak, gerekli yönetmelikleri hazırlamak ve banka içinde koordinasyonun sağlanması görevleri bu organca yerine getirilir.

Kıyı otesi bankacılığı nedir,bir banka neden kıyı ötesi bankacılık kurabilir ? : Kıyı bankacılığı diğer adıyla “off-shore banking”, ülke dışında sağlanan fonların yine ülke dışında kullandırılmasını amaçlayan ve sektörle ilgili her türlü yasa ve yönetmeliklerin dışında kalan serbest bankacılık olarak tanımlanmaktadır. Özellikle 1960’lardan sonra gelişen kıyı bankacılığı merkezleri dünya finansal merkezleri için büyük birer fon kaynağı, uluslararası fonlar için ise bir ara geçiş olmaktadır. Bunlar arasında başlıcaları, Uzak Doğu’da, Hong-Kong, Singapur, Asya dolarlarının merkezidir. Ortadoğu’da Bahreyn, Pasifik adaları içerisinde Cayman Adaları ve Bahama son derece önemli finans merkezleridir
Uluslararası Kıyı Ötesi Mali Merkezler, “Vergi Cennetleri” olarak da bilinmektedir. Kıyı Bankacılığı ve Vergi Cennetlerinin ilgili ülke, karşı ülke, bankalar ve yatırımcılar açısından çeşitli avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Genel olarak Off-shore sistemi ve vergi cennetlerinin bankalar ve yatırımcılara sağladığı avantajlar ve kayıplar şöyle sıralanabilir
Avantajlar,
• Yatırımcılar mevduatları karşılığında, merkez bankasına sıfır faizle karşılık yatırmaktan kurtulurlar.
• Tasarruf mevduat sigorta fonuna prim ödemezler.
• Bu tür bankalar daha yüksek faiz vadettikleri için mevduat çekerler.
• Hesaplar yurtdışında gösterildiğinden, resmi denetimden kaçarlar ancak parayı ülke içinde
kullanabilirler.
• Yükümlülükleri az olduğu için de bilanço karlarını arttırırlar.
Buna karşılık milli devletler kıyı bankalarına yatırılan fonlar için büyük kayıplarla karşılaşmaktadırlar. Bu kayıpları da şu şekilde sıralamak mümkündür:
• Ülke vergi kaybı ile karşılaşır.
• Merkez bankası kanuni karşılık toplayamaz, tasarruf mevduatı sigorta fonuna prim alamaz, bunun sonucunda da para politikası araçları etkisizleşerek istenilen sonuçları veremez hale gelir.
• Merkez bankası otoritesini ve güvenini, denetim organları denetim imkanlarını, hazine de tam rekabeti sağlayamadığı için hem etkinliğini hem de denetim yollarını kaybeder.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 41) 1.komisyon, Gecikme zammi/ faizi ,Tebliğ hangi kanunlara gore olur ? Bir mukellefe ulasilamazsa nasil teblig olur? İlanen tebligi anlat zamanini anlat ? Son dunya kupasi nerde oynandi ? Yuksek mahkemeleri say ? Sayistay i anlat sayistay gelir denetimi yapar mi?

CEVAP 41)


Gecikme zammi/ faizi :

III.1. Gecikme Zammı
Amme alacaklarının vadesinde ödenmemesi durumunda gecikme zammı uygulanır. Amme alacağının tanımı 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun birinci maddesinde yapılmıştır. Buna göre, Devlete, vilâyet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur. İdarelerin akitten, haksız fiilden ve haksız iktisaptan doğan alacakları amme alacağı niteliğini haiz olmadığı için bu tür alacaklar hakkında 6183 sayılı Kanun uygulanmayacaktır. Bu tür alacaklar genel hükümlere göre tahsil edilir. Bu alacakların vadesinde ödenmemesi durumunda 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerine göre kanuni faiz uygulanır.
Anılan Kanunun 51 inci maddesine göre amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı % 4 oranında gecikme zammı tatbik olunur. Ay kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesap edilir. Gecikme zammı birmilyon liradan az olamaz. Gecikme zammı, 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan vergi ziyaı cezalarında bu madde uyarınca belirlenen oranda, mahkemeler tarafından verilen ve ceza mahiyetinde olan amme alacaklarında ise bu oranın yarısı ölçüsünde uygulanır. Bunların dışındaki ceza mahiyetinde olan amme alacaklarına gecikme zammı tatbik edilmez. 2004 yılı için 3095 sayılı Kanuna göre kanuni faiz oranı aylık % 1,25 olmak üzere yıllık % 15’tir. 6183 sayılı Kanuna göre 2004 yılı için gecikme zammı ve dolaylı olarak gecikme faizi aylık % 4, yıllık ise % 48’dir.
Bakanlar Kurulu, gecikme zammı oranlarını aylar itibarıyla topluca veya her ay için ayrı ayrı, yüzde onuna kadar indirmeye, gecikme zammı oranı ile gecikme zammı asgari tutarını iki katına kadar artırmaya, ayrıca gecikme zammı oranını aylar itibarıyla farklı olarak belirlemeye ve gecikme zammını bileşik faiz usulüyle aylık, üç aylık, altı aylık veya yıllık olarak hesaplatmaya yetkilidir. Anılan Kanunun 52 nci maddesine göre gecikme zammının tatbik müddeti, amme alacağının tecilinde tecilin yapıldığı, iflas halinde iflasın açıldığı, aciz halinde bu durumun sabit olduğu güne kadar olan müddettir. Gecikme zammının önceden borçluya bildirilmesi gerekmez. Aslın ödenmiş olması gecikme zammının takip ve tahsiline mani değildir.
III.1. Gecikme Faizi
Vergi Usul Kanununun 112/3 üncü maddesine göre, ikmalen, re'sen veya idarece yapılan tarhiyatlarda; dava konusu yapılmaksızın kesinleşen vergilere, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, son yapılan tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar; dava konusu yapılan vergilerin ödeme yapılmamış kısmına, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, yargı organı kararının tebliğ tarihine kadar geçen süreler için 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulanır. Gecikme faizi de aynı süre içinde ödenir. Gecikme faizinin hesaplanmasında ay kesirleri nazara alınmaz.
Gecikme faizi vergi ziyaı cezasının hesaplanmasında da kullanılmaktadır. VUK un 344 üncü maddesine göre vergi ziyaı suçu, mükellef veya sorumlu tarafından 341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir. Vergi ziyaı suçu işleyenlere vergi ziyaı cezası kesilir ve bu ceza ziyaa uğratılan verginin 1 katına, bu verginin kendi kanununda belirtilen normal vade tarihinden cezaya ilişkin ihbarnamenin düzenlendiği tarihe kadar geçen süre için, bu Kanunun 112 nci maddesine göre ziyaa uğratılan vergi tutarı üzerinden hesaplanan gecikme faizinin yarısının eklenmesi suretiyle bulunur. Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza 3 kat, bu fiillere iştirak edenlere ise 1 kat olarak uygulanır. Vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanunî süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için bu madde uyarınca kesilecek ceza yüzde 50 oranında uygulanır.
Görüldüğü gibi, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranı Vergi Usul Kanununa göre belirlenen gecikme faizini doğrudan, vergi ziyaı cezasının tutarını da dolaylı olarak belirlemektedir.
Tebliğ hangi kanunlara gore olur ? : 7201 No lu Tebligat Kanunu
Bir mukellefe ulasilamazsa nasil teblig olur? İlanen tebligi anlat zamanini anlat :

Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina:
Madde 21 – (Değişik : 6/6/1985 - 3220/7 md.)
Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.(1)
(Ek fıkra: 11/1/2011-6099/5 md.) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.
(Ek: 19/3/2003-4829/5 md.) Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkra uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar. (2)

İlanen tebligat:
Madde 28 – Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır.
Yukarıki maddeler mucibince tebligat yapılamıyan ve ikametgahı, meskeni veya iş yeri de bulunamıyan kimsenin adresi meçhul sayılır.
Adresin meçhul olması halinde keyfiyet tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilmek suretiyle tesbit edilir. (Değişik ikinci cümle: 19/3/2003-4829/9 md.) Bununla beraber tebliği çıkaran merci, muhatabın adresini resmî veya hususi müessese ve dairelerden gerekli gördüklerine sorar ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettirir.
Yabancı memleketlerde oturanlara ilanen tebligat yapılmasını icabettiren ahvalde tebliği çıkaran merci, tebliğ olunacak evrak ile ilan suretlerini yabancı memlekette bulunan kimsenin malüm adresine ayrıca iadeli taahhütlü mektupla gönderir ve posta makbuzunu dosyasına koyar.
İlan şekli:
Madde 29 – İlan suretiyle tebliğ, tebliği çıkartacak merciin mucip sebep beyaniyle vereceği karar üzerine aşağıdaki şekilde yapılır.
1. İlan alakalının ıttılaına en emin bir şekilde vasıl olacağı umulan ve varsa (Değişik :11/1/2011-6099/8 md.) tebliği çıkaran merciin bulunduğu yerde intişar eden birer gazetede ve ayrıca elektronik ortamda (Değişik :11/1/2011-6099/8 md.) yapılır.
2. Tebliğ olunacak evrak ve ilan sureti, tebliği çıkaran merciin herkesin kolayca görebileceği bir yerine de asılır.
(Değişik : 6/6/1985 - 3220/9 md.) Merci, icabına göre ikinci defa ilan yapılmasına karar verebilir. İki ilan arasındaki müddet bir haftadan aşağı olamaz. Gerekiyorsa ikinci ilan, yabancı memleket gazeteleriyle de yaptırılabilir.
İlanın ihtiva edeceği kayıtlar:
Madde 30 – İlanda, alakalıların ad ve soyadları, işleri, ikametgah veya mesken yahut iş yerleri, tebliğ olunacak evrak muhteviyatının hulasası, tebliğin anlaşılabilecek şekilde mevzuu, sebebi, ilanın hangi merciden verildiği, ilan daveti tazammun ediyorsa nerede ve ne için, hangi gün ve saatte hazır bulunulacağı yazılmak lazımdır.
İlanen tebligatta tebliğ tarihi:
Madde 31 – (Değişik : 6/6/1985 - 3220/10 md.)
İlanen tebliğ, son ilan tarihinden itibaren yedi gün sonra yapılmış sayılır.İlanen tebliğe karar veren merci, icabına göre daha uzun bir müddet tayin edebilir. Ancak, bu süre 15 günü geçemez.
Usulüne aykırı tebliğin hükmü:
Madde 32 – Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır.
Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.
Resmi ve adli tatil günlerinde tebligat:
Madde 33 – (Değişik : 6/6/1985 - 3220/11 md.)
Resmi ve adli tatil günlerinde de tebligat caizdir.

Son dunya kupasi nerde oynandi : Güney Afrika

Yuksek mahkemeleri say : Anayasa Mahkemesi-Uyuşmazlık Mahkemesi-Yargıtay-Askeri Yargıtay-Askeri Yüksek İdare Mahkemesi- Danıştay

Sayistay i anlat sayistay gelir denetimi yapar mi? Sayıştayın görev ve yetkisi?
Madde 1- Sayıştay, genel ve katma bütçeli dairelerin gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini yargılama yolu ile kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir.

Sayıştayın görev ve yetkileri
Sayıştayın görevleri
Madde 28- Sayıştay aşağıda gösterilen görevleri yerine getirir:
I- A) Genel ve katma bütçeli dairelerin,
B) (A) bendinde yazılı daireler tarafından sermayesinin yarısı veya yarısından fazlasına katılmak suretiyle sabit veya döner sermayeli veya fon şeklinde kurulan kurum ve teşebbüslerin,
C) Kanunlarla Sayıştay denetimine tabi tutulan diğer kurumların bütün gelir, gider ve mallariyle nakit, tahvil, senet gibi kıymetlerinin (Emanet niteliğinde olanlar dahil) alınıp verilmesini, saklanma ve kullanılmasını denetler. Sorumluların hesap ve işlemlerini yargılayarak kesin hükme bağlar.
II- Devlete ait ikraz, istikraz ve taahhütlerle çeşitli kaynaklardan bağış ve yardım suretiyle elde edilen nakdi veya ayni kıymetleri, Hazine bonolarını, bütün kefalet, kredi ve Hazine avanslarını kaydedip denetler.
III- (3162 S.K. 2.Mad. ile değişik) Genel ve katma bütçelere ilişkin genel uygunluk bildirimlerini, Anayasada belirtilen süre içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.
IV- Gerektiğinde mali işlere ve hesap usulleriyle gelir tahakkuk sistemlerine dair Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisine rapor verir.
V- Denetimine tabi kuruluşların hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucunda gerekli gördüğü hususlara dair Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisine rapor verir.
VI- Sayıştay, kanunlarla kendisine verilen diğer görevleri yerine getirir.
Sayıştayın yetkileri
Madde 29- Sayıştay, bu kanunla veya diğer kanunlarla yüklendiği görevlerin yerine getirilmesi sırasında Bakanlık, kurul ve kurumlarla, idare amirlikleriyle, sayman ve diğer sorumlularla doğrudan yazışmaya, gerekli gördüğü belge, defter ve kayıtları göndereceği mensupları vasıtasiyle görmeye veya dilediği yere getirtmeye ve sözlü bilgi almak üzere her derece ve sınıftan ilgili memurları çağırmaya, bakanlık, daire ve kurumlardan temsilci istemeye yetkilidir.
Sayıştay denetimine giren işlemlerle ilgili her türlü bilgi ve belgeyi, Devlet, özel idare, belediye ve sair bütün resmi kurum ve kurullarla diğer gerçek ve tüzel kişilerden (Bankalar dahil) istiyebilir.
Sayıştay denetimine giren daire ve kurumların işlemleriyle ilgili kayıtları, eşya ve malları, işleri ve hizmetleri görevlendireceği mensupları veya bilirkişiler tarafından yerinde ve işlem ve olayın her safhasında incelemeye yetkilidir. Bilirkişinin hukuki durumu, yetkisi ve sorumluluğu genel hükümlere tabidir. Bu maddenin uygulanmasında izlenecek usul ve esaslar yönetmeliğinde belirtilir.
Bu madde gereklerini haklı bir sebebe dayanmaksızın tam olarak yerine getirmiyen birinci ve ikinci fıkralarda yazılı ilgililer hakkında, Sayıştayın istemi üzerine dairelerince disiplin kovuşturması yapılmakla beraber bu gibiler için ayrıca genel ve özel hükümler dairesinde işlem de yapılır.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 42) benim öngörüşmede ağırlıklı olarak üniversite ve özgeçmişim üzzerinde konuştuk burda da o şekilde oldu. açıkçası benim teorik bilgim zayıf olduğundan kendimi tanıtırken biraz özelilikle detaylı anlattım öyle olunca onlarda oralardan sordular. bölümüm finans üzerine daha öncede bankada bir yıl çalışmıştım. gelen sorular bankacılığın ekonomiye katkısı nedir. bankacılığın fonksiyonları nelerdir. her sermayesi olan banka kurabilir mi.. bunlar üzerinde biraz konuştuk.. daha sonra asıl kilit soru geldi.. GÖLGE BANKACILIK diye bir şey duydunmu dediler saolsun mahfi eğilmez okumaları burda işe yaradı. önce genel açıklama yaparak çin örneğini verdim ve gözlerindeki ışığı gördüm en son kısımda hala birisi cv mi inceliyordu voleybol, hentbol,atletizim halkoyunları filan yazıyor bunların hepsiyle uğraştınmı yani dedi. pek inandırıcı gelmedi galiba ama neler yaptığımı anlattım. gelir uzmanı olanlara vergi ile alakalı sorular geliyor. guyların dikkatine. ama guyda göreve başlamamış olanlara birşey sormuyorlar vergi alakalı. genel olarak böyle. benim değerlendirmem ne iyi nede kötü geçti çok gevelediğim yerlerde oldu biriki cevapladığım şeylerde oldu. HAKTAN HAYIRLISI OLSUN.. HEPİNİZE BAŞARILAR.
CEVAP 42) bankacılığın fonksiyonları nelerdir? Banka, mevduat kabul eden, bu mevduatı en verimli şekilde çeşitli kredi işlemlerinde kullanmak amacını güden veya faaliyetlerinin esas konusu düzenli bir şekilde kredi almak ya da kredi vermek olan ekonomik bir kuruluştur.
Banka işlemleri dersinde, banka, bankaların kuruluşu, banka organları, bankacılıl düzenleme ve denetleme kurulu (BDDK), mevduat, tasarruf mevduatı sigorta fonu (TMSF), kambiyo işlemleri, bankalarda hesap planı, fatura işlemleri, kredi işlemleri, kredi kartları gibi konular yer almaktadır.

Bankaların Görevleri: Bankaların kuruluş amaçlarına göre çeşitli faaliyetleri olmasına rağmen, bankaların yerine getirdikleri temel görevlerini şöyle sıralayabiliriz:
2.1. Aracılık: Bankalar tasrrufu olan kişi ve kuruluşlardan mevduat alarak topladıkları fonları, kredi olarak talep eden kişi ve kuruluşlara aktarmada aracılık ederler. Böylelikle ekonomi içinde en önemli görevi üstlenirler.
2.2. Kaynaklara Akıcılık Sağlama: Bankacılık sistemi paranın transferi sistemi olma görevi ile ulusal ve uluslararası düzeyde kaynaklara akıcılık sağlar. Yani paranın bir müddet için ihtiyacı olmayandan ihtiyacı olanlara aktarılması işlevini görür.
2.3. Kişilerin ve Kurumların Sahip Oldukları Maddi Varlıkların Rasyonel Bir Biçimde Kullanımını Sağlama: Halkın, parasal, finansal ve reel aktiflerinden oluşan mal varlıklarının kullanım biçimi üzerinde, bankacılık kesiminin oluşturduğu, faiz seçenekleri, gelir imkânları, vade farkları ve nakit akışı kolaylıklarnın önemli rolü vardır. Bu konuda hâlkı aydınlattığı gibi ekonomideki nakit akışlarının daha sağlıklı dolaşımını sağlar.
2.4. Kaynak Kullanımlarını İyileştirme: Bankaların ekonomik kalkınmaya katkıda bulunabilmesi için, yeni bir değer, yeni bir servet yaratmakla beraber, topladıkları kaynakların belirli yörelere, sektörlere, kişilere aktarılması ile ülke kaynaklarının dağılımını da yönlendirecektir.
2.5. Kısa Süreli Fonları, Uzun Süreli Fonlar Hâline Dönüştürme: Kişilerin kısa süreli ve sahip oldukları küçük miktardaki fonları toplayan bankalar, bunları ekonomide uzun süreli fonlar hâline dönüştürmekte ve böylelikle de yatırımlara finans sağlamaktadır.
2.6. Kaydi Para veya Banka Parası Yaratma: Bankalar satın alma gücüne, genellikle hesaptan hesaba devir esasına dayandığı için kaydi para denilmektedir. Kaydi para, maddi varlığı olmayan, yalnızca bankaların hesaplarına alacak veya borç kaydı düşülmek suretiyle yaratılan bir değişim, bir ödeme aracı olarak tanımlanabilir. Bankaların müşterilerine kredi açması ve bu kredi limitleri içinde çek kullanma hakkı tanıması veya kredi kartı uygulamaları, kaydi para yaratabilmektedir. Günümüzde elektronik bankacılığın gelişmesi ile ekonomide banknot ve çeklerin daha az dolaştığı, ödemelerin yaygın olarak bankalarda hesaptan hesaba aktarma yolu ile yapıldığı ekonomik düzene geçiş yaşanmaktadır.
2.7. Ulusal ve Uluslararası Ticareti Geliştirme: Bankacılık sistemi, geliştirdiği, uyguladığı çeşitli ödeme ve kredilendirme yöntemleri finansal kiralama, factoring, forfaiting gibi finansman teknikleri, teminat mektupları, belgeler karşılığında ödeme, akreditif (belirli bir nicelikteki para için bir bankanın veya bir finans kurumunun yükümlülüğü altında, üçüncü bir kişi yararına bir başka bankada veya şubesinde açtırılan kredi) gibi ödeme yöntemleri ile ulusal ve uluslararası ticaretin artmasına katkıda bulumaktadır.
2.8. Para Politikasının Etkinliğini Artırma: Bir ekonomide etkili bir para politikasının izlenebilmesi için gelişmiş bankacılık sisteminin varlığı gereklidir. Merkez bankalarının para politikasına ilişkin olarak kullandıkları reeskont faiz hadleri, açık piyasa işlemleri, karşılık oranları gibi tüm araçlar, ancak gelişmiş bir bankacılık sistemi aracılığı ile ekonomi üzerinde etkili olmaktadır.
2.9. Gelir ve Servet Dağılımını Etkileme: Bankacılık sistemi izlediği kredilendirme politikası ile ekonomide gelir ve servet dağılımını etkileyebilmektedir.

GÖLGE BANKACILIK ? 10 Temmuz 2013 Çarşamba-Mahfi EĞİLMEZ.
Gölge Bankacılık ve Çin
Banka konumunda bulunmayan ve bankacılık düzenlemelerine tabi olmayan ama ticari bankaların sağladığı hizmetlere benzer hizmetleri sağlayabilen kurumların yaptıkları işlemlerle banka konumunda bulunduğu halde bankacılık düzenlemelerine tabi olmaksızın benzer hizmetleri verenlerin yaptıkları işlemlere gölge bankacılık, bunların oluşturduğu faaliyet toplamına da gölge bankacılık sistemi deniyor.
Gölge bankacılık sistemini oluşturan kurumlar tasarruf sahibiyle borç alan arasındaki köprüyü kuran ve bankalar dışında kalan aracı kurumlardır. Bu kurumların ortak özelliği bankalardan farklı olarak mevduat toplayamamalarıdır. Buna karşılık diğer yollarla topladıkları kaynakları bankalara benzer biçimde kullanmaktadırlar. Bu kurumlar bankalardan farklı olarak tüketici kredisi, kredi kartı gibi bireysel ya da benzer krediler yerine yatırım kredileriyle uğraşırlar. Bunların ABD’deki tipik örneği emeklilik fonlarıdır (pension funds.) Bu fonlar, katılımcılardan topladıkları prim gelirlerini borç vererek değerlendirmeye yönelirler. Günümüzde Çin’de oldukça yaygın olan bir modeli normal bankaların servet yönetimi amacıyla topladıkları fonları bankacılık kurallarına tabi olmaksızın kredi olarak vermeleri biçiminde ortaya çıkıyor.[1]
Gölge bankacılık sistemini biraz daha açarsak iki farklı yapıdan söz edebiliriz: (1) Bankacılık işlemlerine benzer işlemleri yaptığı halde bankacılık düzenlemelerine tabi olmayan kurumlar. Bu kurumlar sigorta şirketleri, faktoring şirketleri, finansal kiralama şirketleri, hedge fonlar, para piyasası fonları, yapılandırılmış yatırım fonları, tüketici finans kurumları, menkul değer şirketleri olarak sıralanıyor. Yatırım bankalarının, sigorta şirketlerinin, faktoring ve finansal kiralama şirketlerinin bu gruba dahil edilip edilmeyeceği meselesi literatürde tartışmalı olan konular arasında yer alıyor. ABD’de bu konu krizle birlikte çözümlendi. Yatırım bankası konumundaki Lehman Brothers’ın batışından sonra bankacılık düzenlemelerinin dışında herhangi bir yatırım bankası kalmadı. (2) Bankacılık düzenlemeleri dışında bankacılık işlemlerine benzeyen işlemleri yapan bankalar.
Yine yukarıdaki tanımda yer alan önemli bir unsur da “bankacılık düzenlemeleri” deyimidir. Bununla kastedilen şey bankacılık faaliyetlerinin Merkez Bankası veya kamu adına yetkili bir otorite tarafından düzenlenip denetlenmesi meselesidir. Örneğin Türkiye’de BDDK bankaların örgütlenmesinden yönetilmesine ve yaptıkları işlemlerin yasal çerçeveye uygunluğundan sermaye yeterliliğine kadar neredeyse bütün işlemlerini denetim ve gözetim altında bulundurmaktadır. Buna karşılık gölge bankacılıkla uğraşan kurumların bazıları Hazinenin düzenleme ve denetimine tabi bulunuyor.
Finansal İstikrar Kurulu saptamalarına göre 2012 yılsonu itibariyle gölge bankacılık sisteminin dünya çapındaki işlem hacminin 70 trilyon dolara yakın olduğu tahmin ediliyor. Bu tahmin, gölge bankacılık sisteminin faaliyet hacminin toplam finans sektörü faaliyet hacmi içinde % 30’a yakın bir yer tuttuğunu gösteriyor.
Gölge bankacılık sisteminin Çin’de korkunç bir hızla büyüdüğü biliniyor. J.P. Morgan Chase’in tahminine göre Çin’deki gölge bankaların işlem hacmi 2012 sonu itibariyle 36 trilyon Yuan’a ulaşıyor (yaklaşık 5,8 trilyon USD.)[2] Bu, kabaca Çin’in GSYH’sının yüzde 70’ine yakın bir miktar. Üstelik bu miktarın reel kesime yönelen bölümünün çok düşük olduğu vurgulanıyor. Son dönemlerde Çin yetkilileri gölge bankacılığı da kapsayacak bazı düzenlemeler yaptılarsa da bunların yeterli olmayacağı görüşü oldukça yaygın. Bazı analistler Çin’deki bu eğilimin yakın gelecekte ABD’deki subprime mortgage krizi benzeri bir kriz yaratacağını öne sürüyorlar.
Küresel sistem diye adlandırsak da bu sistemin, bir yerde ortaya çıkan hatanın bir benzerinin başka yerde çıkmasını engelleyecek kadar küresel olmadığını kabul etmemiz gerekiyor.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 43) Kamu gorevi kamu hizmeti arasindaki fark,adli rejim ile adli idare arasi fark nedir,verginin mahsubu ve vergi erozyonu soruldu.2.komisyon bolum kamu yonetimi hic israrci olmadilar bi soruya hatirlamiorum dememe ragmen.kendimi tanitma firsati bile vermediler cok aceleciydiler.tanitmaya basladim araya girdiler hemen iyi mi kotumu anlamadim ama pek olumlu gectgni soleyemem.allah gireceklere yardim etsin insallah.

CEVAP 43)

Kamu görevi- kamu hizmeti farkı? Örneklerle açıkla :

Kamu Görevi : Bir kamu yönetim ya da kurumunun toplum yararına yaptığı bütün çalışmalar ve işler, amme hizmeti.

Kamu Hizmeti : KAMU HİZMETİNİN TANIMI
Öğretide kamu hizmeti kavramı çeşitli açılardan tanımlanmaktadır. Organik açıdan kamu hizmeti, belli bir görevi ya da hizmeti yürütmek için bir kamu tüzel kişisi tarafından tahsis edilmiş olan kamu emlakini, görevlendirilen kamu görevlileri ve vasıtaları ile ayrılan mali imkânların bütünü olarak tanımlanmıştır. Örneğin Anayasa’nın 70’inci maddesinde yer alan “Her Türk kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir.” düzenlemesindeki kamu hizmeti deyimi organik açıdan kullanılmıştır.
Maddi açıdan kamu hizmeti, faaliyeti yürüten örgütün niteliklerinden bağımsız olarak, yalnızca faaliyetin niteliğine bakılarak tanımlanmaktadır. Buna göre kamu hizmeti, tatmininde kamu yararı olan toplumsal bir ihtiyacı karşılayan, yani kamu yararına yürütülen faaliyettir. Anayasa’nın 47’nci maddesindeki “Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının zorunlu kıldığı hallerde devletleştirilebilir.” hükmü ile, 128’inci maddesindeki “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” hükmündeki kamu hizmeti deyiminin faaliyet anlamında kullanıldığı görülmektedir.
Şekli açıdan kamu hizmeti ise, belli bir usulü, belli bir hukuki rejimi ifade etmektedir. Buna göre kamusal yönetim usullerine göre yürütülen faaliyetler kamu hizmeti niteliğini taşır. Başka bir ifade ile, bir faaliyetin kamu hizmeti sayılabilmesi için kamu hizmetleri hukuki rejimine, yani kamusal yönetim usullerine tabi tutulmuş olması gerekir. Kamusal yönetim usulü ile kastedilen şey, faaliyetin serbestçe yürütülememesi, belli bir hukuki rejime dayanması ve kamu gücü kullanılarak yerine getirilmesidir.

Adli rejim ile adli idare arasi fark nedir? Başta Fransa olmak üzere kara Avrupası ülkelerinde (Almanya, İtalya, İspanya, Yunanistan, Türkiye vs.), idareye özel kişilerin tâbi olduğu hukuktan farklı bir hukuk uygulanır. Bu hukukta, özel hukukta görülmeyen birtakım kamu gücü ayrıcalıkları ve yükümlülükleri bulunur. Bu hukuka “idare hukuku” denir. Keza, idare, özel kişilerin tâbi oldukları mahkemelerden farklı mahkemelere tâbidir. Yani idare aleyhine açılacak davalara başka mahkemeler bakar. Bu tür mahkemelere “idare mahkemesi”, bu tür mahkemelerin oluşturduğu düzene ise, “idarî yargı” denir. İdarenin bu şekilde, özel hukuktan ayrı bir hukuka tâbi olmasına ve idarenin ayrı mahkemelerde yargılanmasına “idarî rejim (régime administratif)” denir. Kara Avrupası sistemi, ilk önce Fransa’da geliştiği için bu sisteme “Fransız sistemi” de denmektedir.

“Ortak hukuk (common law) sistemi” veya “adlî idare sistemi”de denen sisteme sahip İngiltere ve ABD gibi Anglo-Sakson ülkelerinde, “genel hukuk (ortak hukuk, common law)”un dışında, ondan ayrı ve bağımsız bir “idare hukuku” ve genel mahkemeler (adlî yargı) düzeninden ayrı bir “idarî yargı” düzeni yoktur.
Şüphesiz İngiltere ve ABD gibi Anglo-Sakson ülkelerinde de, bir “idare” teşkilâtı ve bu teşkilâtın yürüttüğü idarî nitelikte faaliyetler vardır. Keza bu ülkelerde idare teşkilâtın kuruluşunun ve işleyişinin tâbi olduğu hukuk kuralları da vardır. Yani Anglo-Sakson ülkelerinde de “idareye uygulanan bir hukuk” vardır; ancak bu hukuk, “idare hukuku” değil, ülkenin genel hukukudur. Bu ülkeler ülkenin genel hukukundan farklı, onda görülmeyen özelliklere sahip bir “idare hukuku”na sahip değildir. Bu ülkelerde idareye de özel kişilere uygulanan genel hukuk uygulanır[5]. Bu ülkelerde “idare hukuku (administrative law)” dersinin bulunması, bu isimli kitapların yazılması[6], bu ülkelerde bir kıta Avrupası ülkelerinde anlaşıldığı anlamda bir “idare hukuku”nun bulunduğu anlamına gelmez. Zira bu ülkelerde “administrative law” denen şeyde, özel hukukta görülmeyen hükümlere, yani kamu gücü ayrıcalıklarına veya yükümlülüklerine rastlanmaz.
Keza bu ülkelerde idarî uyuşmazlıklara bakmakla görevli, genel mahkemeler düzeninin dışında, bir “idarî yargı” düzeni yoktur. Bu ülkelerde yargı birliği sistemi vardır. Dolayısıyla özel kişilerin aleyhine de, idare aleyhine de davalar aynı yargı düzeninde açılır[7]. Bu ülkelerde “idare mahkemeleri (administrative tribunals )”[8] isimli mahkemelerin olması bir şeyi değiştirmez; çünkü bunların ayrı bir üst mahkemesi yoktur; bunların kararları da aynı yüksek mahkemede temyiz edilir. Bu nedenle Anglo sakson sisteminde bulunan administrative tribunals ayrı bir yargı kolu oluşturmazlar. Bu mahkemeler de normal adlî mahkemeler arasında yer alan uzmanlık mahkemesi niteliğinde olan mahkemelerdir. Bu nedenle, Anglo-Sakson sistemine “adlî idare sistemi” de denir.

Verginin mahsubu ve vergi erozyonu soruldu
Verginin mahsubu : İlgili bulunduğu yıla ilişkin gelir içindeki kazançlardan kesilmiş olan vergilerin, bildirim üzerinden sayışımlanarak yılın tümü için gerçekleştirilen gelir vergisinden indirilmesiyle oluşan sayışım.

Vergi Erozyonu : Vergi erozyonu (vergi matrahında aşınma), vergi harcamaları ve mükelleflerin matrah dışı bıraktığı gelirlerden kaynaklanan matrah daralmasıdır.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 44) arkadaşlar ben de yeni çıktım 3. komisyon.. sorular konkordato nedir? araba motorunda içten yanma nedir dıştan yanma nedir sürpriz soru .. kamu gelirleri nelerdir? konsorsiyum, kartel, tröst nedir? yazılım nedir? donanım nedir? ali aslan arkadaş gerekli açıklamayı yapmış cv niz üzerinden bir soru büyük ihtimalle geliyor? çalışıyorsanız çalıştığınız birimle alakalı sorular geliyor.. sorular ters teknoloji soruları dışında kolay cevaplanabilir sorular.. herkese başarılar.. inşallah hepimiz kabul ediliriz..!
CEVAP 44)

Konkordato nedir? elinde olmayan sebeplerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir huküki çözümdür. Piyasa şartlarının iyi olmaması, borçlunun işlerinin bozulması, tahminlerinde yanılmış olması gibi sebeplerle, bir borçlunun mali durumu kötüleşmiş olabilir. Eğer borçlu bütün borçlarını ödemek zorunda bırakılırsa, borçlunun elindeki mevcudu bütün borçlarını ödemeye yetmeyecektir.

Böyle bir borçlu (eğer iflasa tabi ise) iflasın eşiğinde bulunmaktadır. Borçlu iflasa tabi değilse, elini çabuk tutup borçlunun mallarını daha önce haczettiren alacaklılar alacaklarına tam olarak kavuşacaklar, biraz daha geç davrananlar ise elleri boş döneceklerdir.
işte, bu durumda olan bir borçlu, alacaklılarının çoğunluğu ile bir anlaşma yapar. Bu anlaşmaya göre, alacaklılar alacaklarının yüzde belli bir miktarından (mesela yüzde otuzundan) vazgeçerler. Borçlu, elindeki mevcudu ile, bütün borçlarını kabul edilen yüzde (misalde yüzde yetmiş) oranında öder, geri kalan borçlarından (misalde yüzde otuzundan) kurtulur.
Borçlunun alacaklılarının üçte iki çoğunluğu ile yaptığı ve onu kabul etmeyen diğer alacaklıları da bağlayan bu anlaşmaya konkordato denir.

araba motorunda içten yanma nedir dıştan yanma nedir sürpriz soru ?
İçten yanmalı motorlar, yakıtın motor içinde yanma odası adı verilen sınırlı bir alan içinde yakılması ile oluşan basıncın, piston denen parçayı hareket ettirmesi ile oluşan makinedir.
Bu motorlara içten yanmalı motor adının verilmesinin sebebi ,yanma olayının motor içerisinde gerçekleşmesindendir. Dıştan yanmalı motorlar da ise dışarıda yanma gerçekleştiğinden bunlara dıştan yanmalı motorlar denilmiştir. Örneğin: Buhar kazanlı motorlar.
İçten yanmalı motorlarda yanma odasının motorun içine taşınmasıyla birlikte oldukça kompakt motorlar üretilebilmiştir ve otomobillerin oluşması sağlanmıştır. Yakıtların yanması ile oluşan ısı enerjisini mekanik enerjiye çeviren makinelere motor denir.

Dıştan yanmalı motor, yakıtın yanması ile sistemde çalışacak olan farklı bir akışkanı ısıtarak o akışkan aracılığı ile enerji dönüşümünü yapan bir motordur.(Örneğin;Buhar makinesi ve Stirling motoru)
Dıştan yanmalı motorlar, içten yanmalı motorlardan daha düşük güçte ve daha çok yer kaplayan bir yapıdadır, fakat bazen daha verimli ve yanma sonucu daha az zararlı partikül içeren durumlarda olabilirler. Düşük yanma sıcaklığı ve basınçları nedeni ile daha az zararlı egsoz gazı çıkarması nedeni ile daha çevreci olmaya meyillidirler.
Mekanik enerji ile ısı enerjisi birbiri ile bağlantılıdırlar. Örneğin, makinenin hareketli parçaları arasındaki sürtünme ile mekanik enerji, ısı enerjisine dönüşür. Isı enerjisi de, ısı motorları ile mekanik enerjiye dönüşebilir.

kamu gelirleri nelerdir? 1. Kamu Gelirlerinin Tanımı: Kamu gelirleri, devletin ve diğer kamu kuruluşlarının, kamu hizmetlerini karşılamak amacıyla kanuna dayanarak çeşitli kaynaklardan elde ettikleri gelirlerdir. Bu gelirler ile devlet, mal ve hizmetleri satın alır ve bunlarla kamusal hizmeti gerçekleştirir. Kamu gelirleri devletin egemenlik gücüne dayanılarak değişik kaynaklardan elde edilir. Kamu geliri çoğunlukla millî gelir üzerinden elde edilirken, elde edilen bu gelirler yine kamusal hizmet amacıyla kamu giderlerine dönüşür.
Devlet gelirleri elde edildiği kaynaklar ve elde ediliş şekilleri bakımından değişik şekillerde adlandırılır. Kamu gelirleri her yıl tekrarlanan normal nitelikte bir gelirdir. Yani normal durumlarda alınan vergi, resim, harç, şerefiye, teşebbüs gelirleri olağan gelirlerdir. Ancak bunun yanında olağanüstü durumlarda elde edilen gelirler de vardır. Bunlara ise olağanüstü gelirler denir.
Devletin vergileme yetkisine dayanarak elde ettiği gelirler cebri gelir olarak adlandırılır. Mülk ve teşebbüs gelirleri ise cebre dayanmayan kamu gelirlerindendir. Devletin ve yetkili kuruluşların egemenlik gücüne dayanarak aldıkları vergi, resim, harç, şerefiye, parafiskal gelirler kamu ekonomisi gelirleridir. Devletin piyasa kurallarına uyarak elde ettiği gelirler ise özel ekonomi gelirleridir. Özel ekonomi gelirleri içerisinde mülk ve teşebbüs gelirleri yer almaktadır.
2. Kamu Gelirlerinin Çeşitleri: Kamu gelirleri vergi, harç, resim, şerefiye, parafiskal gelir, borçlanma, mülk ve teşebbüs geliri ve para cezalarından oluşmaktadır.
2.1. Vergi: Kamu gelirleri içerisinde en önemli yeri vergiler almaktadır. Vergi, kamu gelirlerinin çok önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Vergilerin kamu gelirleri içerisindeki payı yaklaşık %90’dır. Bu nedenle kamu gelirleri genelde vergi gelirleri olarak anlaşılmaktadır. Anayasamızda vergi ödevi altında 73. maddeye göre “Herkes kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi, resim ve harçlar ve benzeri mali yükümler ancak kanunla konulur.” Bu maddeye göre vergi, devletin aldığı bir para olmaktan ziyade aynı zamanda her vatandaşın ödemek zorunda olduğu bir paradır. O zaman bu açıdan verginin tanımı kişilerin, kamu giderlerini karşılamak üzere mali gücüne göre ve kanuna bağlı kalarak ödeyeceği bir yükümlülüktür. Tanıma göre verginin özellikleri şu şekilde sıralanabilir:
- Vergi, vergilendirme yetkisine sahip kuruluşlarca alınır.
- Vergi, kanuna dayanılarak zorla alınır.
- Vergi, karşılıksızdır. Kişiye hizmet olarak döner.
- Vergi, gerçek ve tüzel kişilerden alınır.
- Vergi, para ile ödenir.
Vergiler dönem içinde yapılan vergi iadeleri ile düzeltici ayarlamalardan arındırılarak net biçimde gösterilir. Vergi tahsilinden sonra vergi yükümlüsüne yapılan geri ödemeler yalnızca, daha önce yapılan yanlış vergilendirmelere veya ilgili mevzuatına göre iade edilmesi gereken tutarlara ilişkindir.
Vergileri tahsil eden yönetim organından başka herhangi bir yönetim organına dağıtılmayan vergiler, vergiyi tahsil eden yönetim organının geliri olarak kaydedilmelidir. Vergileri tahsil eden yönetim organından başka herhangi bir yönetim organına pay verilmek suretiyle dağıtılan vergilerde de vergiyi tahsil eden yönetim organının geliri olarak kaydedilerek karşılığında verilecek paylar bu amaçla bütçelerine konulacak ödeneklerden karşılanır.
2.2. Harçlar: Bazı kamu kurum ve kuruluşlarının yaptıkları hukuki işlemden ve sundukları hizmetten dolayı aldıkları paraya harç denir. Harç konusu olan hizmetleri sadece devlet yerine getirmektedir ve bunun karşılığını da yine devlet almaktadır. Harca konu olan hizmetler noter, adliye, tapu hizmetleri vb. hizmetlerdir.
Harç da tıpkı vergi gibi kanuna dayalı olarak zorla alınır. Harcı, harca konu olan işlemden yararlananlar öderler. Örneğin, pasaport almak isteyenler pasaport harcı ödemek zorundadırlar. Bu hizmetten yararlanmayanlardan böyle bir şey alınmaz. Harç miktarı siyasi, sosyal ve mali olanaklar dikkate alınarak kamu yetkililerince belirlenir. Harç, hizmetten faydalanma derecesine göre tespit edilerek belirlenebilir. Yani kişilerin bu hizmetlerden sağladığı özel fayda karşılığında bedel belirlenir. Vergilendirmede ise böyle bir tespit zordur. Kişilerin onlara sunulan hizmetlerden faydalanıp faydalanmadıklarına ya da ne kadar faydalandıklarına bakılmaz. Yani vergi karşılıksız iken harç karşılıklıdır. Harç, isteğe bağlı bir ödemedir. Vergi gibi zorunlu bir ödeme değildir. Harç tarifeleri, vergiler kadar sık değişmez; vergi gelirlerine göre daha az gelir sağlarlar. Bu yüzden kamu gelirleri içerisinde harçların payı küçüktür, fazla yer tutmaz.
2.3. Resim: Devlet kurumlarınca yapılan hizmetler karşılığında alınan paralardır. Vergi ve harçlar ile aynı anlamda da kullanılan resimler, kamu kurulularının belirli bir işi yapmaya yetki ve izin vermesi karşılığında alınır. Resim karşılığında faydalanılan hizmetin şekli farklıdır. Resim, ekonomik işlem sonucu ortaya çıkar. Harçlara benzeyen tarafı, kişiye özel karşılığının olmasıdır. Avlanma ve ruhsat resmi, trafik resmi, damga resmi, eğlence resmi resimlere birer örnektir. Resimlerin vergilere benzeyen yanı ise kanuna dayanılarak zorla alınmasıdır. Pul yapıştırılarak, damga basılarak, makbuz verilerek resimler ödenir. Yerel yönetim gelirleri içerisinde resimlere sık rastlanır.
2.4. Şerefiye: Devlet veya belediyelerin yaptıkları bayındırlık hizmetlerinden dolayı bu hizmetlerin yapıldığı alanlarda bulunan gayrimenkullerin değerlerinde artış meydana gelir ve bu artış nedeniyle gayrimenkul sahiplerinden belirlenen ölçülerde para alınır. Alınan bu paralar, şerefiye olarak adlandırılır. Şerefiyeler de harçlara benzer. Çünkü şerefiye ödeyen kimseler, ödedikleri paranın karşılığında bir kazanç (gayrimenkullerinin değer artışı) elde etmektedirler. Şerefiyeler, belediye meclislerince belirlenir ve yerel yönetim kuruluşlarının gelirleri içerisinde yer alır.
2.5. Parafiskal Gelir: Kamu kuruluşlarının topladığı ve devlet bütçe gelirleri arasında yer almayan zorunlu ödemelerdir. Belirli amaçların gerçekleştirilmesi için kurulan ekonomik, sosyal ve mesleki kuruluşların, bu amaçların finansmanını karşılamak amacıyla devlet tarafından aldıkları yetki ile ilgililerden topladıkları bir gelirdir. Sosyal güvenliğin sağlanması amacıyla Sosyal Sigortalar Kurumunun devlet yetkisi ile kişilerden topladıkları sigorta primleri parafiskal gelirlere en güzel örnektir. Bunun dışında sanayi, ticaret ve ziraat odalarının, baroların kendi mensuplarından aldıkları aidatlar birer parafiskal gelirdir.
Parafiskal gelirlerin de tıpkı harç ve şerefiyeler gibi karşılığı vardır. Bu primleri ödeyen kişiler, ödemelerinin karşılığında menfaat sağlamaktadırlar. Parafiskal gelirler, bütçede yer almaz ve bu özelliği ile diğer gelirlerden ayrılır. Parafiskal gelirler de kanun zoruna dayanılarak alınır. Kişilerin, primleri ödememe veya geciktirme gibi seçenekleri yoktur. Mutlak surette tahsilatı yapılır.
2.6. Borçlanma: Devletler ister gelişmiş isterse az gelişmiş olsun ekonomik ve sosyal amaçlarını gerçekleştirebilmek için borçlanma yolunu tercih eder. Bu yöntem, geçici bir gelir kaynağı olsa da yine de hemen hemen her ülke tarafından kullanılmaktadır. Devlet borçlanması, devletin isteğe bağlı ve bir bedel karşılığında alacaklıya faiziyle birlikte geri ödeme koşulu ile iç ve dış kaynaklardan elde ettiği gelirdir. Borçlanmada faiz, vade ve ödenme şekli sözleşmede belirtilir.
Devlet borçlanmasında borçlu devlet iken alacaklılar kendi ülkesindeki özel sektörler, bankalar, dış sermaye çevreleri ve yabancı ülkelerden biri ya da birkaçı olmaktadır. Borçlanma yoluyla gelir elde edilirken bu borçlar, yine borçlarla karşılanmakta ve böylece borçlanma tamamen ortadan kalkmamaktadır. Borçların kontrolü çok önemlidir. Borçlanmanın yararlı olabilmesi için alınan borçların verimli kullanılması ve gelir artışı yaratacak şekilde değerlendirilmesi gerekir. Eğer alınan borçlar, doğru şekilde değerlendirilemezse borcun faiziyle birlikte geri ödenmesi aşamasında bu yük vergi yoluyla halkın üzerine binmektedir. Borç yükü hafifletilemeyip devam ettirildiği ve yeni borçlanmalarla ödenmeye gidildiği durumda artık borçlanma bir gelir kaynağı olmaktan çıkar. Bu yüzden zorunlu kalınmadıkça borçlanma bir gelir kaynağı olarak görülmemelidir. Ancak aşağıda belirtilen bazı durumlar devlet borçlanmasını gerektirmektedir:
- Vadesi gelmiş borçlar
- Bütçe açıkları
- Ekonomik krizlerin engellenmesi
- Atıl kaynakların kullanılması
- Olağanüstü harcamalar
- Askerî ve teknolojik gelişmeler
- Büyük yatırım projeleri
Borçlanma da vergi gibi kamu geliri kaynağıdır, ancak vergi karşılıksız iken borçlanmada karşılık vardır; borcun kendisinin yanında faiz ödemesi de yapılır. Vergide zorunluluk varken borç isteğe bağlıdır. Kişi, kurum ya da devletler isterse borç verirler. Borçlanmada alacaklıya ödenecek faizlerin kaynağı da yine vergilerdir. Borçlanmanın artışı vergi artışına neden olmaktadır.

konsorsiyum, kartel, tröst nedir?

Konsorsiyum, iki veya daha fazla işletmenin ortak bir amacı gerçekleştirmek için gerekli olan finansman konusunda geçici olarak yaptıkları işbirliğidir.Projenin gerçekleşmesinden sonra yapılan bu işbirliği geçerliliğini kaybetmektedir.Elde edilen kar ise işletmeler arası bölüşülür.

Karteller : Aynı üretim dalında faaliyet gösteren birden fazla işletmenin, aralarındaki rekabeti kaldırmak amacıyla yaptıkları anlaşma sonucu tekelci bir birlik oluşturmalarına "kartel" denir. Tekelci bir birlik biçiminde birleşen işletmeler, aralarındaki rekabeti ortadan kaldırmak suretiyle piyasada üstünlük kurmuş ve dolayısıyla kârlarını artırmış olurlar. Diğer bir deyişle, yasalar önünde bunlar bağımsız bir teşebbüs olarak görünürler. Kartel biçiminde birleşmede, karteli oluşturan işletmelerin sermayelerinin birleştirilmesi yerine, sadece belirli amaç için sermaye güçlerinin birlikte kullanılması söz konusudur. Bir kartelin oluşabilmesi için kartele katılan işletmelerin söz konusu üretim dalında veya bir malın üretiminde en büyük paya sahip olmaları, pazarda güçlü ve etkin olmaları gerekir. Böylece kartel, kartel dışında kalan işletmeler üzerinde üstünlük kurar. Kartel dışı işletmeler, zamanla ya kartelin aldığı kararlara uymak ya da piyasadan çekilmek zorunda kalırlar. Karteller, "fiyat karteli", "satış karteli" ve "kota karteli" biçimlerinde oluşurlar. Fiyat kartelinde fiyatların birlikte saptanması: satış kartelinde, satış bölgelerinin paylaşılması: kota kartelinde ise. her bir işletmenin önceden saptanan kontenjanları dahilinde üretimde bulunması veya piyasaya mal sürmesi söz konusudur. Karteller, sahip oldukları ekonomik güce dayanarak satış fiyatlarını çok yüksek tutabilmeleri, düşük kaliteli malları yüksek fiyatlarla piyasaya sürebilmeleri ve benzer başka sakıncaları nedeniyle arzu edilmez. Nitekim ülkemiz ve çoğu ülkeler kartel
anlaşmalarını yasaklamışlardır. Bu tür anlaşmalar genellikle gizli yapılır.
Tröstler
İki veya daha çok işletmenin gerek yasal ve gerekse ekonomik bağımsızlıklarını kaybederek anlaşmalar sonucu birleşmelerine "tröst" adı verilir. Bu tanımdan açıkça anlaşıldığı gibi, kartel ile tröst arasındaki en belirgin farklılık, tröstde anlaşan işletmelerin yasal ve ekonomik bağımsızlıklarını yitirmeleridir. Ayrıca, kartel belirli bir üretim dalında oluşurken, tröstler farklı' üretim dalları veya faaliyet konularında oluşabilirler. Tröstler genellikle imalat sanayi, petrol ve madencilik sektörlerindeki işletmelerde görülür. Tröstler açık veya gizli anlaşmalarla oluşabilirler. Rekabeti önleyici nitelikte olmaları nedeniyle, çoğu ülkelerde tröstlerin gizli anlaşmalarla ortaya çıktıkları görülür.
İşletmeler açısından tröstlerin başlıca üstünlükleri şunlardır:
1. Tröstlerin kuvvetli bir sermaye yapısına kavuşmaları,
2. Yönetimin tek elden yapılması,
3. İşletmelerarası rekabetin hemen hemen ortadan kalkması,
4. İşletmelerin büyük kârlar sağlamaları.
Öte yandan, tröstlerin başlıca sakıncaları şunlardır:
1. Bütünleşme nedeniyle bürokrasinin ve üretim masraflarının artması,
2. Tröstün başında bulunanların sahip olduğu büyük ekonomik gücün politik baskı aracı olarak kullanılması.
Tröstlerin ortaya çıktığı ve en yaygın olduğu ülke Amerika Birleşik Devletleri'dir. Zira ABD'de kartel anlaşmaları yasaklanmıştır.Yukarıda kısaca inceleme konusu yapılan ve temelde ekonomik hayatta serbest piyasa kurallarının işlemesine engel olan, bu nedenle de tüketici haklarının kullanılmasını önemli ölçüde zedeleyen tekelci kurum ve davranışlar hemen hemen her ülkede yasaklanmıştır veya yasal düzenlemelere bağlanmıştır. Ülkemiz bu konuda çok geç kalmış olmakla beraber bazı yasal düzenlemeleri 1994 yılı sonunda ve 1995 yılı başında tamamlamış bulunmaktadır. Özellikle, 4054 Sayılı ve 7.12.1994 tarihli "Rekabetin Korunması Hakkında Kanun" ile 4077 sayılı ve 23.2.1995 tarihli "Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun" bu konuda çağdaş önlemler getirmiş bulunmaktadır. Örneğin, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un amacı, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu, kısıtlayıcı karar ve uygulamaları ve piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek. bunun için gerekli düzenleme ve denetimi yaparak rekabeti korumak, işletmelerin tekelci davranışlarla rekabet sisteminin işlemesine engel olmalarına fırsat vermemektir. Yasa çok geniş kapsamlı olup, tröstlerin, tekellerin, kartellerin oluşmasını önleyici bir nitelik taşımaktadır. Türkiye bu yasa ile. gelecekte Avrupa Birliğine tam üye olarak katılmanın temel koşullarından biri olarak kabul edilen Avrupa Birliği rekabet politikasına uyum hazırlığını da başlatmış olmaktadır .
yazılım nedir? donanım nedir?
Yazılım : Değişik ve çeşitli görevler yapma amaçlı tasarlanmış elektronik araçların, birbirleriyle haberleşebilmesini ve uyumunu sağlayarak, görevlerini ya da kullanılabilirliklerini geliştirmeye yarayan makina komutlarıdır.
Yazılım, elektronik cihazların belirli bir işi yapmasını sağlayan programların tümüne verilen isimdir.
Bir başka deyişle var olan bir problemi çözmek amacıyla bilgisayar dili kullanılarak oluşturulmuş anlamlı ifadeler bütünüdür.
Donanım
Donanım, bir iş ya da görevin yapılması için sahip olunan alet-edevat, (eski dilde teçhizat) demektir. Günlük kullanımda bu sözcük genellikle bilgisayar donanımı kavramını çağrıştırır.Bilgisayar donanımı: Bir bilgisayarda bulunan fiziksel birimler. Bilgisayar alanında genel terim olarak hardware olarak tabir edilir.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
EK NOT : Para Hayali nedir? tüketicilerin kararlarını fiyat ve gelirin nisbi düzeylerine göre değil de mutlak düzeylerine göre vermesidir.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 45) Bende yeni çıktım azalan bakiyeler , TCK cezalar , maliyeti atman gerekeni gidere atarsan sonucları , performans bütçe ve bu sorularla ilgili birçok alt soru
CEVAP 45)


azalan bakiyeler : Azalan bakiyeler yöntemi, azalan kalanlar yöntemi olarak da bilinmektedir. Normal amortisman yönteminde , her yıl ayrılan amortisman tutarı eşit olduğu söylenmişti. Azalan bakiyeler yönteminde ise ilk yıllarda fazla tutarda amortisman ayrılmakta, ilerki yıllarda ise ayrılan amortisman tutarları azalmaktadır. Bunun için yönteme Azalan Bakiyeler Yöntemi denmiştir.
Azalan bakiyeler yönteminde uygulanacak amortisman oranı normal amortisman yöntemindeki oranın 2 katıdır ve % 50 ı geçemez.
Amortisman ayırma süresi bu yöntemde aynen normal amortisman yönteminde olduğu gibidir
Amortisman ayırma süresinin son yılına devreden kalan, o yıl tamamen amortisman ayrılarak ayrılmaktadır.
Azalan Bakiyeler Yönteminde aşağıdaki formül kullanılmaktadır.
1
Amortisman Oranı= _________ X2
Ekonomik Ömür
Amortisman Tutarı= Varlığın DeğeriXAmortisman Oranı
TCK cezalar ?
MADDE 45. - (1) Suç karşılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar, hapis ve adlî para cezalarıdır.
Hapis cezaları
MADDE 46. - (1) Hapis cezaları şunlardır:
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası.
b) Müebbet hapis cezası.
c) Süreli hapis cezası.

Güvenlik Tedbirleri

Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma
Eşya müsaderesi
Kazanç müsaderesi
Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri
Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri

2. 3. 2.1. Adli para cezası
Kanunun 50/1, a maddesi hükmünde öngörülen Adlî para cezası, Kanunun 52. maddesine öngörülen Adlî para cezasıdır. Elbette, oradaki kurallar, burada da geçerlidir.
Failin ihlalinin karşılığı olarak, hapis cezası ile adlî para cezası seçenekli olarak öngörüldüğü hallerde, hakim, hapis cezasına hükmederse, artık bu cezayı para cezasına çeviremez ( 50/2 ) Bu doğaldır, çünkü hakim, para cezasını seçmeyip hapis cezasını seçmekle takdir hakkını kullanmış olmaktadır.

maliyeti atman gerekeni gidere atarsan sonucları ? Mal aldık diyelim , malın depoya getirilmesi için nakliye gideri ödediğimizi farzedelim. Bu durumda nakliye giderini malın maliyetine eklememiz gerekir . Bunun yerine 770 Genel Yönetim Giderleri hesabına atalım.

Bu durumda malın maliyeti 153 Ticari Mallar hesabında az görünür. 770'e attığımız gider hesabını dönem sonunda Dönem Net kâr'ına ulaşırken Faaliyet Giderleri bölümüne attığımızdan Kârımız daha ''düşük'' görünecektir. Bu durumda da Dönem kârı vergi ve diğer yasal yükümlülükleri hesabı daha düşük görünecektir. Bundan dolayı daha az vergi ödenecektir.

4.1. Performans bütçe: Devletin yüklendiği görevleri yerine getirebilmesi bakımından gerçekleştirdiği hizmetler ile bunların birim maliyetinin önem kazandığı bir bütçeleme sistemidir.
Mal ve hizmet üretimi yapmaya yönelik kamu kuruluşlarının faaliyet ve etkinliklerinin ölçülmesi bu bütçenin amacıdır. Ayrıca üretim maliyetinin düzeyi ile üretim miktarları arasındaki ilişkinin önemi söz konusudur. Gerçekleştirilecek görevlerin planlanması yapıldıktan sonra her bir hizmet biriminin alanına giren hizmetler belirlenmekte, ilgili programlar ve faaliyetler incelenmektedir. Faaliyetler sonucu yapılan nihai üretim ve belirli bir üretimin yapılabilmesi için katlanılması söz konusu maliyetin en aza indirilmesi, performans bütçenin esasını oluşturur.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 46) Benimde bi arkadasim girdi.butlan nedir ornek ver demisler,insan hakkini devlet tanimiyorum ddiyebilir mi demisler ve yoruma dayali bikac soru daha hatirlamiyor bile...
CEVAP 46)

butlan nedir ornek ver demisler? : Mutlak Butlan: Hukukun aradığı şartları taşımasına rağmen, kanunun emredici hükümlerine aykırı bir durumu ortaya çıkarmasıdır.
Örnek 1 : Evli birinin ikinci kez evlilik yapması.

insan hakkini devlet tanimiyorum diyebilir mi ?

i) İnsan hakları esas olarak devlete karşı ileri sürülen iddialardır. Bunun açık anlamı, insan hakları iddialarının muhatabının prensip olarak devlet olduğudur. Daha önce belirttiğimiz gibi, insan hakları politiktir ve esas hedefi de kişileri devlet baskısından korumaktır. Bu çerçevede devletin insan haklarıyla ilgili olarak, (a) tanıma, (b) dokunmama, (c) koruma, (d) temin/tedarik olmak üzere başlıca dört ödevinin bulunduğu söylenebilir. Bunlar, kişilerin devlete yönelik iddia ve talepleri olarak da belirtilebilirler.
(i) Tanıma: Devlet insan olarak değerimizi ve bu değerden türeyen haklarımızı tanımak zorundadır. Tersinden söylersek, devlet insan haklarını tanımazlık edemez. Kendi yetki alanındaki kişilerin insan haklarını reddeden devletin meşruluğu şüphelidir. Esasen, devletin sırf devlet olarak meşruluğundan söz edilemez, meşruluk ona dışarıdan verilir. Bu da, esas olarak, onun insan haklarını korumak ve toplumda barışı temin etmek üzere “kurulmuş” bir müessese olmasından başka bir şey değildir. Devlet meşru olarak var olmasını, “insan” olmak itibariyle dokunulmaz haklara sahip kişilerin iradelerinden türemesine ve onların haklarını korumasına borçludur. Devlet, insan haklarını başta anayasası olmak üzere bütün bir hukuk düzeni ile tanır. Öyleyse, insan haklarını tanıyıp güvence altına almayan bir hukuki belge, adı anayasa olsa bile, gerçekte anayasa değildir. Çağdaş anayasalar genellikle “temel haklar ve hürriyetler” veya “kamu hürriyetleri” başlıklı bölümler içerirler, ama böyle olan anayasalar bile aslında insan haklarını reddediyor olabilirler. Bir “sözde anayasa” böyle bir bölüm içerse bile, temel haklara devletin keyfi müdahalesi için açık kapılar bırakmışsa veya bu hakları kendisinin tanımladığı ve uygun gördüğü ölçüde kullanılabilecek devlet bağışları olarak düzenlemişse, gerçekte insan haklarını tanımıyor demektir. Öte yandan, anayasalar hiç bir zaman bütün insan haklarını kapsamadıkları gibi, anayasaların tanıdıkları her hak da “insan hakkı” niteliğinde olmayabilir. Onun için, anayasaların “temel haklar ve hürriyetler” ve/veya “kamu hürriyetleri” olarak listeledikleri hakların hepsinin ahlâkî ve/veya hukukî gücü aynı değildir. Ancak, bir anayasanın tanıdığı hakların bazılarının “insan hakkı” niteliğinde olmaması, onların hukukî bağlayıcılığını ortadan kaldırmaz. Bu olsa olsa, anayasanın tanımaması halinde onların “insan hakkı” olarak ileri sürülemeyecekleri, ama belki (adalet, hakkaniyet, dayanışma gibi) başka nedenlere dayanılarak ileri sürülebilecekleri anlamına gelir.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 47 )Bugün bir arkadaşım girdi bütçe nedir, senyoraj, reeskont nedir neden ayrılır, milletvekiliğinin meclisçe düsürülmesi durumunda izleyecegi yol nedir, soyut ve somut norm denetimi bir de çok tuhaf bir kavram sorusu vardı ama onu hatırlayamadım
CEVAP 47)

Bütçe nedir? Bütçe, gelecekteki belirli bir dönemde gerçekleşmesi öngörülen gelir ve giderlerin karşılıklı tahminlerini içeren cetveldir. Bütçe, devletin gelecek bir dönemdeki gelirlerini ve harcamalarını tahmin eden ve yürütme organına harcamaların yapılması, gelirlerin toplanması konusunda yetki ve izin veren bir kanundur. Devlet harcamaları ile gelirlerini ayrıntılı biçimde gösteren, belli bir dönem için harcamaların yapılmasına ve gelirlerin toplanmasına izin veren hukuksal bir belgedir. I. BÜTÇE Madde 161 - Devletin ve kamu iktisadi teşebbüsleri dışındaki kamu tüzelkişilerinin harcamaları, yıllık bütçelerle yapılır. Mali yıl baslangıcı ile genel ve katma bütçelerin nasıl hazırlanacağı kanunla belirlenir. Kanun, kalkınma planları ile ilgili yatırımlar veya bir yıldan fazla sürecek iş ve hizmetler için özel süre ve usuller koyabilir. Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.

senyoraj : Paranın piyasadaki parasal değeri ile basılma maliyeti arasındaki fark dolayısıyla ortaya çıkan kazanç. Devletin para basma tekelinden kazandığı gelire denir.

reeskont nedir neden ayrılır ?
Reeskont işleminin tanımı nedir?
Reeskont işlemi, vadesi gelmemiş senede bağlı alacak ve borçların, değerleme günündeki gerçek değerlerinin bulunması suretiyle bilançoda yapılan bir düzeltme işlemidir([1]).

Reeskont hesaplanmasının nedenleri nelerdir?
Alacak ve borç senetlerinin reeskonta tabi tutulmasından amaç; bunların değerlerini değerleme günündeki kıymetlerine indirgemektir. Çünkü, değerleme gününde senedin nominal de¬ğeri, değerleme günü ile senedin vade tarihi arasındaki süreye isa¬bet eden faizi de kapsamaktadır. Reeskont işlemi ile bu faiz mik¬tarı tespit edilmektedir([1]).
Reeskont işlemi yapılmazsa, ticari faaliyetlerini peşin olarak yürüten firmaların vergi matrahları ile, ticari faaliyetlerini vadeli olarak yürüten firmaların vergi matrahı sırf satış şekli nedeniyle farklı olacaktır. Çünkü vadeli satış yapanların tahakkuk kayıtları vade farklarını da kapsamaktadır([2]). Oysa vergi sistemimizde ge¬lir ve giderlerin ilgili oldukları hesap döneminin kâr/zararının tespitinde dikkate alınmaları prensibi kabul edilmiştir. Bu ne¬denle, gelecek hesap dönemlerine ait olan vade farklarının ilgili oldukları hesap döneminde gelir ya da gider kaydedilmeleri ge¬rekir([3]).


milletvekiliğinin meclisçe düsürülmesi durumunda izleyecegi yol nedir

TBMM kararı ile milletvekilliği sıfatının sona erme halleri
İstifa:İstifa eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesi, istifanın geçerli olduğunun TBMM Başkanlık Divanınca tespit edilmesinden sonra, TBMM Genel Kurulunca kararlaştırılır.
Üyelikle bağdaşmayan görevi sürdürmekte ısrar:Anayasanın 82. maddesinde belirtilen milletvekilliği ile bağdaşmayan bir görev veya hizmeti sürdürmekte ısrar eden milletvekilinin üyeliğinin düşmesine, Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun bu durumu tespit eden raporu üzerine Genel Kurul gizli oyla karar verir.
Devamsızlık:Meclis çalışmalarına özürsüz veya izinsiz olarak 1 ay içerisinde toplam 5 birleşim günü katılmayan milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, durumun Meclis Başkanlık Divanınca tespit edilmesi üzerine, Genel Kurulca üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyuyla (276) karar verilebilir.

somut norm denetimi - Bir mahkemede görülmekte olan davada uygulanacak hukuk normunun anayasaya uygun olup olmamasına bağIi bulunması durumunda, mahkemenin sözkonusu normu anayasaya aykırı görmesi halinde yapılan anayasa denetimi; itiraz yolu, def'i yolu da denir
soyut norm denetimi - Bir yasanın (kanun hükmünde kararnamenin) anayasaya aykırılığı nedeniyle belli kişi veya organlarca Anayasa mahkemesine açılan iptal davası
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 48 )şimdi mülakata giren arkadaşa sorulan soruları öğrendim.
Alamet-i farika nedir?
ülkemizin en büyük ekonomik sorunu nedir ne ise açıkla
fifo amortisman maddi olmayan duran varlıklara amortisman ayrılır mı?
bi de haksız rekabetle ilgili örnek olay (zor bir örnek olay) sormuşlar
CEVAP 48)

Alamet-i farika nedir? : Marka.Tescilli marka anlamina gelen eski Türkçe kelime.
ülkemizin en büyük ekonomik sorunu nedir ne ise açıkla ?
Türkiye'nin En Önemli Ekonomik Sorunu Nedir? Mahfi Eğilmez - 11 Ağustos 2012 Cumartesi
Başlıktaki soruyu sorarak yaptığım 10.08.2012 tarihli anketten çıkan yanıt gelir dağılımı eşitsizliği idi. Cari açık ikinci, işsizlik üçüncü sırada yer alıyor.
Bu tabloya bakarak kesin sonuçlar ve yargılamalar çıkarmak doğru olmaz. Bunun birkaç nedeni var: (1) Ankete katılan sayısı 500 dolayındaydı. Yani örnekleme çok düşük sayıya dayanıyor. (2) Benim twitlerimi ve bloğumu izleyenler genellikle iyi eğitimli, ekonomiden anlayan kişiler, dolayısıyla temsil yaygınlığı söz konusu değil. Bu eksiklerine karşılık anket yine de değerlendirilmeye değecek bir eğilimi gösteriyor. Önce bunları yorumlamaya çalışayım.
İlk dikkati çeken şey şu: Geçmiş dönemlerin bir numaralı sorunu olarak görülen enflasyon artık sorun olarak değerlendirilmiyor. Türkiye’de enflasyon dünya sıralamasında halen oldukça yüksek bir sırada olduğu halde Türk insanı tarafından geçmişte yaşanan çok yüksek enflasyonlarla karşılaştırıldığında makul bulunuyor. Ayrıca geleceğe ilişkin düşüş umudu da oldukça güçlü görünüyor. Ki enflasyon sorun olmaktan çıkarılmış durumda.
İkinci önemli konu faizler. Yazarlar, yorumcular, politika yapıcılar tarafından çokça tartışılan faizin düşüklüğü ya da yüksekliği, faiz lobisi, faiz politikası gibi kavramlara karşın kamuoyu faizin Türkiye ekonomisi açısından bir sorun olduğu görüşünde değil.
Gelir dağılımı eşitsizliğinin ilk sırada çıkması çok şaşırtıcı değil. Çünkü toplum zengin ile fakir arasındaki farkı her gün sokaklarda, gazetelerde, televizyonlarda görüyor. Benzer bir durum cari açık için de geçerli. Bu konu o kadar çok konuşuldu, o kadar çok tartışıldı ki insanlar önceleri pek de farkında olmadıkları bu sorun açısından çok daha yakın ve dikkatli gözlem yapar oldular.
İşsizliğin en temel ekonomik sorun olarak üçüncü sırada yer alması biraz şaşırtıcı. Benim twitlerimi ve bloğumu izleyenlerin önemli bir bölümünün üniversitede öğrenci olduğunu ve mezun olduklarında iş bulabilme endişesi yaşadıklarını biliyorum. Buna karşın işsizliğin üçüncü sırada kalması ankete yanıt verenlerin öğrenciler ve iş arayanlardan çok çalışan kişiler olduğu, yani bir işlerinin olduğu izlenimini yaratıyor.
Tablonun son sırası bize karşılaştırmaya alabildiğimiz dünya ülkeleri arasında Türkiye’nin 2011 yılsonu itibariyle yerini gösteriyor (Bu karşılaştırmalarda faiz ve gelir dağılımı eşitsizliği oranları dışında IMF WEO database verilerini esas aldım. Gelir dağılımı eşitsizliği ölçümünde kullanılan Gini katsayısı verileri Human Development Report verilerini kullandım. Faizleri ise çeşitli sitelerden derledim.)
Tabloda son sıradaki değerler en iyiden en kötüye sıralamasına dayanıyor. Örneğin en iyiden en kötüye doğru yapılan enflasyon oranı sıralamasında Türkiye 182 ülke arasında 153. sırada yer alıyor. Parantez içindeki 84 oranı da 153/182’nin 100 ile çarpılmasıyla bulunan bir oran. Bu oran sıfıra yaklaştıkça ülkenin dünyadaki yeri iyi, 50 dolayında ise ülkenin yeri dünya ortalaması düzeyinde, 100’e yaklaştıkça ülkenin durumu kötü anlamına geliyor. Buna göre örneğin Türkiye’nin 2011 yılsonu itibariyle enflasyon oranındaki durumu dünya ortalamasına göre son derecede kötü. Faiz konusunda aynı sıralamaya göre Türkiye, karşılaştırmaya konu alınan 32 ülke arasında 25. sırada yer alıyor ve 78 oranına sahip bulunuyor. Bu da son derecede kötü bir konuma işaret ediyor. Cari açık, işsizlik ve gelir dağılımı eşitsizliği oranları da oldukça bozuk olan Türkiye’nin 2011 yılsonu itibariyle en iyi ekonomik göstergesi yıllık büyüme oranı. Türkiye yalnızca büyüme oranında en iyiler arasında yer alabiliyor.
2011 sonu itibariyle eldeki veriler bize dünya ile karşılaştırıldığında Türkiye’nin en temel ekonomik sorununun hala enflasyon olduğunu, onu yüksek faizin ve cari açığın izlediğini gösteriyor. Dünya ile yapılan karşılaştırmalar anketteki sonuçların tam tersini gösteriyor.
Bu anketi çok daha geniş bir katılıma yönelik olarak yeniden yapmak gerekiyor.

fifo amortisman maddi olmayan duran varlıklara amortisman ayrılır mı?
FİFO - İLK GİREN İLK ÇIKAR YÖNTEMİ ve LİFO - SON GİREN İLK ÇIKAR YÖNTEMİ
Fifo Yöntemi (İlk Giren İlk Çıkar): Fifo değerleme yöntemi, üretime verilecek olan veya satılacak malların stoklara ilk önce giren mallardan olması gerektiği varsayımına dayanır. Stoktaki malların kullanılma sırası ilk alınan mallardan başlanarak sırasyla devam eder. Yani stoklara giren malların yine giriş sırasıyla stoktan çıkarlar.
FİFO; ingilizce olarak First İn First Out (İlk Giren İlk Çıkar) kelimelerinin baş harflarinden oluşur.

amortisman : Amortisman Tanımı: Amortisman, duran varlıkların, aşınma, yıpranma veya eskime payını ifade etmektedir.
İşletmeler kullanmak üzere aldığı maddi duran varlıkları normal şartlarda bir yıldan daha uzun sürelerde kullanırlar. Bu nedenle, maddi duran varlıkların ekonomik ömrü boyunca gider yazılması gerekir. Böyle yapılarak maddi duran varlık kullanıldığı muhasebe dönemlerine dağıtılarak gider yazılmış olur ve muhasebenin dönemsellik kavramı yerine getirilir.

Maddi Olmayan Duran Varlıklarda Amortisman (İtfa Payları)
Haklar kendilerinden yararlanılacak süre içinde amortismana tabi tutulurlar, Bu sürenin mukavelelerle tesbit edilmiş veya resmi bir ma¬kamca tescil edilmiş olması lâzımdır. Mukavele süresinin bir yıl olması durumunda aktifleştirildikleri dönemin sonunda gidere yazılırlar. Faydalanma süresinin belli olmaması veya tesbit edilmemiş ol¬ması durumunda amortisman süresi beş yıldır.
VUK'nun 326. maddesi, kurumların aktifleştirildikleri ilk kuruluş ve örgütlenme giderlerini mukayyet değerleri üzerinden beş yılda eşit taksitlerle itfa olunacağını belirtmiştir.
VUK'nun 282. maddesine göre, peştemallıklar (şerefiye) mukayyet değer¬leri üzerinden değerlenerek aktifleştirilirler. Değeri 150.000.000 TL. yi aşmayan peştemallıklar doğrudan gidere yazılabilir. Peştemallıklar mukayyet değerleri üzerinden beş yılda eşit taksitlerle itfa olunur.
Haklar, Kuruluş ve Örgütlenme Giderleri, Araştırma ve Geliştirme Giderleri gibi maddi olmayan duran varlıklar VUK'na göre genellikle beş yılda eşit taksitlerle itfa (yok) edilirler. Bunların dışında, yukarıda açıklandığı gibi, kiracı tarafından kiralanan gayrimenkulde yapılan işletmenin faaliyetini gerçekleştirebilmesinde kullanılan vitrin, raf, aydınlatma, havalandırma, v.b. tesisler ile ilgili harcamalar özel maliyet bedeli olarak aktifleştirilir. VUK'nun 272. maddesi bu gibi giderlerin özel maliyet bedeli ola¬rak ayrıca değerleneceğini belirtmiştir.
VUK ‘nun 327.maddesine göre Özel Maliyet Bedellerinin itfası kira süresince eşit taksitlerle yapılır. Kira muka¬velesinde gösterilen sürenin tarafların mutabakatı ile uzaması bu esası değiştirmez. Kira süresi dolmadan kiralanan şeyin boşaltılması halinde henüz itfa edilmemiş olan giderler boşaltma yılında bir defa da gidere yazılır.
Kira süresinin belli olmaması durumunda, VUK'nda açık bir hü¬küm olmamakla beraber, vergi idaresi, özel maliyet bedelinin beş yılda itfa edileceği görüş ve uygulamasındadır. Bu sebeple amortis¬manlarla ilgili genel tebliğde özel maliyet bedelinin amortisman oranı % 20 olarak kabul edilmiştir.
Kira süresinin bir yıl olması durumunda özel maliyet bedeli aktif¬leştirilir ve dönemsonunda amortismana tabi tutularak tamamen itfa edilir.
Kira süresi bir yıl olmakla beraber, kira süresinin mukavele ile belirtilen bu süreyi geçeceği anlaşılırsa özel maliyet bedelinin beş yılda itta edilmesi gerekir.
Kira süresi beş yıldan az ise kira kontratındaki süre esas alınır. Kira süresi belirsiz ise veya kontrat her yıl uzatılıyor ise itfa süresi beş yıl olarak alınır. Uzun süreli kiralamalarda, yap işlet devret modellerinde itfa süresi, her nekadar kanunun 327.maddesi kira süresince demişse de 1983 yılından itibaren Maliye Bakanlığı genel esaslar dışındaki değerlerle ilgili amortisman cetvelleri yayınladığı ve bu cetvellerde özel maliyetlerin yer almaması sebebiyle genel esaslara tabi olarak beş yılda eşit taksitlerle itfa edilebilmeleri gerekir.
Tek düzen muhasebe siste¬minde itfa payları da Birikmiş amortismanlar hesabında gösterilmiştir. Ancak maddi olmayan duran varlıkların Birikmiş Amortismanlar hesa¬bı 268 kodlu olarak ayrılmıştır.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 49) mali sürüklenme? faiz? cold turkey? hukuk devleti ilkeleri? ceza kanunu yaptırımları? iz bedeli

CEVAP 49)


mali sürüklenme : Büyüyen bir ekonomide, bütçe gelirlerindeki otomatik artışın ekonomi üzerinde ters bir etki meydana getirerek, ekonomiyi gereğinden fazla istikrara getirmesidir. Türkiye gibi enflasyonla yaşayan ülkelerde bireylerin kazançlarının, enflasyonun para değerini düşürmesi nedeniyle daha yüksek bir gelir vergisi dilimine tabi olması ile çalışanların reel gelirlerinin azalması durumu.

faiz ? : Faiz, ekonomi biliminde iki anlamda kullanılmaktadır. Birinci anlamda faiz, bir borç anlaşmasının satışı sonucu elde edilen getiri oranıdır. İkinci anlamda ise üretim amaçlı girdi olarak kullanılan sermayenin getiri oranıdır. Bu iki anlam iktisadi açıdan birbirlerinden farklı değillerdir ve iktisatçılar tarafından faiz olarak nitelendirilirler.[1]
Faiz oranı, nominal ve reel olmak üzere ikiye ayrılabilir. Nominal oran, bankalar gibi organizasyon ve kurumlar tarafından açıklanan faiz oranıdır. Reel faiz oranı ise enflasyona göre düzeltilmiş faiz oranıdır ve nominal orandan enflasyon oranının çıkarılması ile bulunur. [1]

Faiz türleri
Basit faiz Bir yatırımın, yatırım dönemi süresince sadece anaparasının kazandığı faiz oranıdır.[3] Basit faiz şu formül ile hesaplanır:
Basit Faiz = Anapara * Faiz oranı * Süre
Bileşik faiz : Bir yatırımın yatırım dönemi boyunca kazandığı faizin de yeni yatırım döneminde yatırıma tabi tutulması sonucu elde edilen getiriyi gösteren faizdir. Diğer bir deyişle faizin de faiz kazanmasıdır.[3][4].
Birikmiş faiz :Bir yatırımın, yatırım dönemi içerisinde, ödeme tarihine kadar üzerinde biriken faizdir.[3]
Dönemsel faiz :Bir yatırımın fiilen elde tutulma süresince getireceği faizi ifade eder.[3]
Akdi faiz Bir sözleşmenin taraflarının sözleşmede kararlaştırdıkları faiz oranını ifade eder.[4]
Temerrüt faizi: Bir hukuki ilişkide taraflardan birisinin edimini ifada gecikmesi halinde uygulanan genellikle akdi faizden daha yüksek orandan uygulanan faizi ifade eder.[4]
Kanuni (yasal) faiz : Bir hukuki ilişkide uygulanacak faiz oranının belirlenmemesi halinde uygulanan ve kanun ile belirlenen faiz oranıdır.[4]

hukuk devleti ilkeleri? :
1 - Kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin devlete karşı korunması,
2 - Yasaların herkese eşit uygulanması,
3 - İdarenin her türlü eylem ve işlemlerinin yargı denetimine tabi olması,
4 - Yargının bağımsızlığıdır

ceza kanunu yaptırımları? Kabahatlerin Türk Ceza Kanunu’ndan çıkarılması, yaptırım sistem ve türlerinin değişmesine sebep olmuştur. Suç karşılığı olarak uygulanabilecek yaptırımlar, ceza ve güvenlik tedbirleri olarak belirlenmiştir. Ceza olarak ise, sadece hapis ve adli para cezası uygulanacaktır. Kabahatler Kanunu’nda ise, kabahatler karşılığında uygulanacak olan idari yaptırımlar, idari para cezası ve idari tedbirlerden ibarettir.
Kabahat; Kanunda, karşılığında idari yaptırım uygulanılması öngörülen haksızlıktır.
Kabahatlere uygulanacak yaptırımlar;

İdari para cezası
Mülkiyetin kamuya geçirilmesi
İlgili Kanunlarda yer alan diğer tedbirler.

iz bedeli : Ekonomik ömrünü tamamladığı halde kullanılmaya devam edilen, rayiç bedeli tespit edilemeyen ya da edilmesi sakıncalı bulunan taşınırların ve sair demirbaşların muhasebe kayıtlarına işlendiği değerdir. genelde 1 kuruş olarak kaydedilir

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 50 ) Sermaye oz sermaye farki hazine,haksiz rekabet, tuneldeki yilan ,gabin,fed,forfaiting,ozel tukenmeye tabi varlıklar

CEVAP 50)
Sermaye oz sermaye farki ? : Vergi Usul Kanunu nun 192 nci maddesine göre öz sermaye, bilançonun aktif toplamı ile, borçlar arasındaki farktan ibarettir. Aynı madde gereğince, ihtiyatlar ve kâr aynı gösterilseler dahi öz sermayeden sayılırlar. Şu halde öz sermaye deyimi ile sermaye kavramının ifade ettiği anlamlar farklıdır. Muhasebe tekniğinde sermaye deyimi işletmeye konulan varlığı öz sermaye ise, bu varlığın belli bir tarihteki gerçek miktarını tanımlar. Bu sebeple sermaye genellikle sabit bir karakter taşıdığı halde öz sermaye değişkendir.
Vergi Usul Kanunu nun yukarıya alınan hükmüne ve muhasebe tekniğine göre, öz sermayeyi bulmak için önce gerçek aktif tutarı bulunur ve bu meblağdan pasifte yer alan borçlar indirilir. Bilanço esasına göre ticari kazancın tespitinde, hesap dönemi başında açılış bilançosu üzerinden hesaplanan öz sermaye hesap dönemi sonundaki kapanış bilançosu üzerinden hesaplanan öz sermaye den indirilmek suretiyle ticari kazanç veya zarar bulunur. Ancak yıl içinde işletme sahip veya sahiplerince işletmeye ilave edilen değerler bu fark dan düşülür, işletmeden çekilen değerler ise bu farka ilave edilir ve sonuç olarak ticari kazanç bulunur

haksiz rekabet ? : İktisadi rekabetin iyi niyet kurallarına aykırı olan aldatıcı davranış veya başkaca suretle her türlü kötüye kullanılmasıdır.
Haksız rekabet TTK’da herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir hak olarak kabul edilmiş ve ticari işletmeyle ilgili olması koşulu aranmamıştır. Haksız rekabet durumları TTK’nın 57. maddesinde 10 bent olarak geniş bir biçimde sayılmıştır.
1- Başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, Faaliyetlerini ya da ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici bayanlarla KÖTÜLEMEK(TTK md. 57/b.1)
2- Başkasının ahlaki veya mali iktidarı hakkında HAKİKATE AYKIRI MALUMAT VERMEK (TTK md. 57 b.2)
3- Kendi şahsi durumu emtiası, iş mahsulleri, ticari faaliyeti veya ticari işleri hakkında YANLIŞ VEYA YAN ILTICI MALÜMAT vermek veyahut üçüncü şahıslar hakkında aynı şekilde hareket suretiyle rakiplerine nazaran onları üstün duruma getirmek;( TTK md. 57 b.3
4- Paye, Şahadetname ve mükâfat almadığı halde, bunlara sahip imişcesine hareket ederek MÜSTESNE KABİLİYETE MALİK BULUNDUĞU ZANNINI UYANDIRMAYA ÇALIŞMAK veya buna müsait olan yalnız unvan yahut mesleki adlar kullanmak;( TTK. md. 57/ b.4 )
5- Başkasının emtiası, iş mahsulleri; faaliyeti veya tic. İşletmesiyle İLTİBASLAR MEYDANA GETİRMEYE ÇALIŞMAK veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle BAŞKASINI HAKLI OLARAK KULLANDIĞI AD, UNVAN, MARKA, İŞARET vb. gibi tanıtma vasıtaları ile iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak) veyahut iltibasa meydan veren malları durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun ELİNDE BULUNDURMAK ( TTK. md. 57/ b.5 )
6- Üçüncü şahısların müsdahdemlerine , vekillerine veya diğer YARDIMCILARINA onları vazifelerini ihlale sevk etmek suretiyle kendisine veya başkasına menfaatler sağlamak maksadıyla veya bu kabul menfaatleri sağlamaya elverişli olacak suretle, müstahak olmadıkları MENFAATLER TEMİN VEYA VAADETMEK ( TTK. md. 57/ b.6 )
7- MÜSTAHDEMLERİ, vekilleri veya diğer yardımcı kimseleri iğfal suretiyle istihdam edenin veya müvekkillerinin imalat veya ( ticaret sırlarını ifşa ettirmek) veya (ele geçirmek) (TTK.md. 57/ b. 7 )
8-Haklı bir neden olmaksızın başkasının ticaret sırlarından faydalanmak Hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir şekilde elde ettiği veya öğrendiği imalat veya ticaret sırlarından haksız yere faydalanmak veya onları başkalarına yaymak ( TTK.md.57/b.8)
9-Üçüncü şahısları yanıltabilecek dürüstlük kuralına aykırı beyanlarda bulunmak Hüsnüniyet sahibi kimseleri iğfal edebilecek suretle ( hakikate aykırı hüsnühal ve iktidar şahadetnameleri vermek) (TTK. md. 57/ b. 9 )
10-İş hayatının koşullarına aykırı davranışlar. Rakipler hakkında da cari olan kanun,
nizamname, mukavele veyahut mesleki veya mahalli adetlerle tayin edilmiş bulunan “iş hayatı şartlarına riayet etmemek” ( TTK. md. 57/ b. 10 )

tuneldeki yilan ? : 18 Aralık 1971 tarihinde Washington’da Smitsonian Enstitüsü’nde toplanan on büyük sanayileşmiş ülkenin temsilcisi, Amerikan Dolarının başlıca paralar karşısında devalüe edilmesi kararını almışlardı (Bkz." Smithsonian Anlaşması) Toplantıda aynca, ulusal paraların dolar etrafındaki dalgalanma sınırlarının da toplam yüzde 2 den yüzde 4.5 a çıkartılması kabul edilmişti. Bu ise doların dışındaki iki ulusal para arasındaki toplam dalgalanma marjının yüzde 9 olması anlamına geliyordu.
Avrupa Ekonomik Topluluğu’nu kuran ülkeler aralarında daha sıkı bağlarla bağlanmış bir iktisadi ve mali birlik kurmayı amaçlıyorlardı. Bu ise her şeyden önce söz konusu ülkelerin paralarının sabit kurlardan birbirine bağlanmasını gerektiriyordu. Dolayısıyla AET ülkeleri Smithsonian Toplantısında alman bu karara uymakla birlikte, kendi ulusal paraları arasında özel bir düzenlemeye gittiler ve iki AET ülkesinin parası arasındaki en yüksek dalgalanmayı toplam yüzde 2.25 oranıyla sınırlandırdılar. Böylece bu ülkelerin paraları "iki - bağlı" (two - tier) bir kur sistemine tabi oluyordu. Şöyle ki üye ülkeler paralarının dolar karşısında toplam dalgalanma sınırlarını yüzde 9 a çıkartıyor, fakat kendi paralarının birbirine karşı dalgalanmasını ise toplam yüzde 2.25 ile sınırlandırıyorlardı.
Bu uygulama Smithsonian Enstitüsü binasının altındaki tünelin içinde bir yılana benzetilmişti. Çünkü, dolara karşı daha yüksek dalgalanma sınırları, tünelin genişliğine, Avrupa paraları arasındaki dar sınırlı dalgalanma da yılana benzetiliyordu. Böylece söz konusu uygulama "tüneldeki (Smithsonian tünelindeki) yılan" adıyla ünlü olmuştur. AET ülkeleri kendi paraları arasındaki sınırları birbirlerinin paralarıyla, dolara karşı olan sınırları da bu para cinsinden, piyasada yapacakları müdahalelerle sürdüreceklerdi. Böylece "yılanın tünelin dışına çıkması"na da izin verilmemiş olacaktı. Fakat Smithsonian kur düzenlemelerinden sonra uluslararası mali alandaki panik durulmadı, aksine giderek arttı. Bunun sonucunda 1973 Şubatında dolar ikinci kez devalüe edildi.
Nihayet dolardan kaçışın yine de durmaması üzerine Avrupa borsaları Martın başında iki hafta süreyle kapalı kaldı. 16 Mart 1973 de borsalar yeniden açıldığında Avrupa ülkeleri aldıkları kararla ulusal paralarının dolara olan bağlılıklarını kaldırdıklarını (paralarını dolar karşısında dalgalanmaya bırakmaları) fakat kendi paraları arasında Smithsonian Anlaşmasında belirledikleri dar dalgalanma sınırlarını sürdüreceklerini dünyaya ilan ediyorlardı. Böylece Bretton Woods Sisteminin yıkılmış olmasının yanında "yılan" da "tünel" den kurtulmuş oluyordu. Buna da "tünelsiz yılan" uygulaması adı verilir

gabin ? :
GABİN(NİSPETSİZLİK)
İki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde karşılıklı edimler(ivazlar) arasında, taraflardan birinin müzayaka(darda kalma) halinden, tecrübesizliğinden yada düşüncesizliğinden (hiffetinden) istifade edilerek oluşturulan açık oransızlığa gabin(nispetsizlik, aşırı faydalanma) denir
1-Gabinin Şartları: Gabinin objektif şartı karşılıklı edimler arasında açık bir nispetsizlik(oransızlık) bulunmasıdır. Gabinin sübjektif şartı ise edimler arasındaki açık nispetsizliğin bu nispetsizlikten zarar gören tarafından “müzayaka halinden” yada “tecrübesizliğinden” yada “hiffetinden”(düşüncesizliğinden) yararlanılarak yaratılmış olmasıdır.
2-Gabinin Sonuçları: Bir sözleşmenin gabine maruz kalması halinde gabin nedeniyle zarara uğrayan taraf 1 yıl içinde bu akdi feshetmek hakkına sahiptir. (Nispi butlan). Gabin bir irade fesadı hali değildir.
Not: Hata, hile, ikrah, gabin nispi butlanla sakattır. Hukuki işlemi yapan kişi tam ehliyetsizse, geçerlilik şartı olarak şekil aranan hallerde şekle uyulmamışsa, işlem muvazaalı ise, işlemin konusu hukuka, ahlaka, kişilik haklarına aykırı ise ve işlemin konusu başlangıçta objektif olarak imkansızsa söz konusu işlem mutlak butlanla sakat olur.

fed? : ABD'de 1913 yılında çıkarılan Federal Reserve yasası ile kurulan sistem içerisinde yer alan bankalardır. Bu sisteme içerisindeki bankaların oluşturduğu organizasyon ABD'nin Merkez Bankası FED'i meydana getirmiştir. FED farklı bir yapıyla meydana gelmiş olmasına rağmen bir merkez bankası'nın sahip olduğu tüm fonksiyonlara sahiptir.

forfaiting? : orfaiting, ihracat-ithalat işlemlerinden doğan vadeli alacak ve borçların rücusuz olarak forfaiting kuruluşlarına (forfaiter) satılmasından doğan ve iskonto işlemi olarak tarif edilen bir finansman tekniğidir.
Uzun vadeli ve kredili ihracat-ithalat işlemlerine yönelik bir finans enstrümanı olarak bilinen "forfaiting" dünyada genellikle yatırım malları için kullanılır.
Ancak, özellikle nakit sıkışıklığı nedeniyle tüketim mallarını da vadeli olarak almayı tercih eden ülkelere yapılacak satışlarda "forfaiting"i kullanmak nakit akışını hızlandırmak, alıcının ödememe riskinden ve ülke riskinden kurtulmak açısından son derece faydalıdır.
Forfaiting'de vade 3 aydan başlayarak 10 yıla kadar uzamakta olup, süresi; ihracat-ithalat konusu ürüne, ihracat yapılan veya ithalatı yapan ülkeye ve dünya ekonomilerine göre belirlenir.
Forfaiting, özellikle mal ve hizmet ihracatından doğan ve belirli bir ödeme planına göre tahsil edilebilecek olan alacakların bir banka ya da bu alanda uzmanlaşmış bir finansman kurumu tarafından satın alınması olarak tanımlanabilmektedir.
Forfaiting işleminde genelde ithalatçının borcu karşılığında ihracatçıya verdiği emre yazılı senet ve poliçeler kullanılmakta, işlem gerçekleştikten sonra ihracatçının hiçbir yükümlülüğü kalmamaktadır.
Her çeşit alacak forfaiting işlemine konu edilebilirse de, uygulamada emre yazılı senet ve poliçe şeklindeki ticari alacaklar daha güvenli olduklarından tercih edilmektedirler. Forfaiting veren kuruluş, belli bir iskonto oranı üzerinden devraldığı sene t veya poliçe şeklindeki alacakların karşılığında, teminat olarak banka garantisi talep etmektedir.
Forfaiting işleminde ithal edilecek malın bedeli, bu malın ekonomik ömrüne yayılarak taksitlerle ödenmektedir. Önce ithalatçı ve ihracatçı firmalar arasında bir ticari anlaşma yapılmakta, fiyat ve ödeme planı saptanmaktadır. İthalatçı mal ları teslim almakta, banka garantisini de sağladıktan sonra borç senetlerini banka aracılığı ile ihracatçı firmaya iletmektedir.
Poliçeler ihracatçı firma tarafından hazırlanmakta, ithalatçı firma tarafından kabul edilmekte ve garantör banka tarafından garanti edilmektedir. Garantör ile ithalatçı firma arasında tazminat anlaşması bulunmakta, bu durum forfaiter'ı ilgilendirmemektedir. Forfaiting piyasasında, poliçeler "rücusuz" olarak üç kez ciro edilebilmektedir.
ozel tukenmeye tabi varlıklar ? :
27-Özel Tükenmeye Tabi Varlıklar: Belli bir rezervin kullanılması için yapılan ve rezervin tükenmesi ile değerini yitirecek olan giderler bu hesap grubunda izlenir. Örneğin bir maden çıkarmak için birçok arama, hazırlık ve geliştirme faaliyeti yapılır. Ancak yapılan harcamaların yararı oradan çıkarılacak maden miktarı ile sınırlıdır. Bu nedenle bu tür harcamalar özel tükenmeye tabidir. Özel tükenmeye tabi varlıklar hesap grubunda aşağıdaki hesaplar yer alır:271 Arama Giderleri
272 Hazırlık ve Geliştirme Giderleri
277 Diğer Özel Tükenmeye Tabi Varlıklar
278 Birikmiş Tükenme Payları (-)
279 Verilen Avanslar
Özel tükenmeye tabi varlıklar hesaplarının işleyişinde artış meydana geldiğinde hesabın borç tarafına, azalış meydana geldiğinde hesabın alacak tarafına kayıt yapılır.
Mert Ali
Mesajlar: 113
Kayıt: 09 Eki 2016 15:09
İletişim:

11 Eki 2016 15:37

SORU 51) Yazilim nedir ? Fikri ictima , vergi teblig usulleri , optimal gumruk vergisi , 3 lu arbitraj , dvd ne nemek ? Bluetooth ne demek

CEVAP 51)

Yazilim nedir ? : Yazılım : Değişik ve çeşitli görevler yapma amaçlı tasarlanmış elektronik araçların, birbirleriyle haberleşebilmesini ve uyumunu sağlayarak, görevlerini ya da kullanılabilirliklerini geliştirmeye yarayan makina komutlarıdır.
Yazılım, elektronik cihazların belirli bir işi yapmasını sağlayan programların tümüne verilen isimdir.
Bir başka deyişle var olan bir problemi çözmek amacıyla bilgisayar dili kullanılarak oluşturulmuş anlamlı ifadeler bütünüdür
Fikri ictima ? : İşlenen bir fiilin yasanın birden çok hükmünü ihlal etmesi.Bir kişinin işlediği bir fiil ile yasanın çeşitli hükümlerini çiğnemesi durumu.Fikri içtima durumunda ihlal edilen hükümlerden en ağır olanına göre ceza verilir.

vergi teblig usulleri ? :
1-) Posta Yoluyla veya Memur Eliyle Tebliğ : Bu şekilde yapılacak tebliğlerde tebliğ evrakı ister posta vasıtasıyla ister memur eliyle gönderilsin mutlaka VUK’nun 101. maddesinde belirtilen bilinen adrese gönderilir ve posta idaresince veya memur eliyle muhatabına teslim edildiği tarihte tebliğ edilmiş sayılır
2-) Elektronik Ortamda Tebliğ : Maliye Bakanlığı, 01.08.2010 tarihinden geçerli olmak üzere VUK’nun 107/A maddesinde; “Bu kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullere bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabilir
3-) Kapıya Asmak Suretiyle Tebliğ: Bu tebliğ şekli 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkansızlığı ve Tebellüğden İmtina” başlıklı 21.maddesi ile düzenlenmiştir. VUK hükümlerine göre tebliğ yapılamadığı durumlarda Tebligat Kanunundan da yararlanma hakkı bulunduğundan; tebliğ yapılacak kimse gösterilen adreste bulunmaz veya tebliğ evrakını almak istemezse tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veya zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve düzenlenen tutanak kapıya yapıştırılır. Tutanağın kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır
4-)İlanen Tebliğ : Tebliğ işleminde;
a-) Muhatabın adresi hiç bilinmezse,
b-) Muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olursa ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse,
c-) Başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa,
d-) Yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa, tebliğ ilan yoluyla yapılır.

optimal gumruk vergisi ? Büyük bir ülkenin 'optimum' (en uygun) diye nitelendirilen bir tarife koyarak serbest ticarete göre refah düzeyini nasıl en yüksek düzeye çıkartabileceğini ifade eder.
Tarife koyanın refah artışları, diğerlerindeki refah düşüşü pahasına gerçekleştiği için yüksek bir olasılıkla onlarda aynı yola başvurarak, yani misilleme yapacaklardır. Bu herkesin kaybetmesi anlamın gelir.
Büyük bir ülkenin gümrük tarifesi koyması ülke refahı açısından birbirine ters iki etki doğurur. Bunlar ticaret hadlerindeki iyileşme ve ticaret hacmindeki daralmadır. Birincisi refahı olumlu, ikincisi ise olumsuz etkiler.
Optimum tarife, ticaret hacmindeki daralmanın olumsuz etkilerine karşılık, ticaret hadlerindeki iyileşmeden doğan net refah artışlarını maksimum yapan bir gümrük tarifesi demektir.
Bu tarife düzeyi aşıldıktan sonra her birim gümrük tarifesi artışı refah kaybı demek olacaktır. Tarife düzeyi aşırı şekilde artarsa bu noktada ticaret hacmi sıfıra düşebilir ve buna yasaklayıcı tarife denilmektedir. Şüphesiz bu noktada dış ticaret kazançları da sıfır olmaktadır.
Günümüzde büyük bir ülkenin bu şekilde bir tarife yükseltmesini gerçekleştirmesi pek olası değildir. Öncelikle bu düzenleme GATT ilkeleriyle bağdaşmayacağı gibi, söz konusu optimum özelliğine sahip olması için diğer ülkelerin buna karşılık hiçbir önlem almamasına bağlıdır. Fakat, eğer misilleme olarak onlarda gümrük tarife artışlarını gündem getirirse beklenen refahın maksimum seviyede olması durumuna ulaşılamaz. Doğal olarak her ülke kendi çıkarını düşündüğü varsayımından bakarsak, bunu yapmaları beklenecektir.
Bu şekilde karşılıklı tarife yükseltilmesine dönüşen bir durum, gümrük savaşı olarak ifade edilir. Bunun sonucunda kimse amacına ulaşamaz, fakat dünya genelinde daralan ticaret dolayısıyla herkes birde zarara uğrayacaktır. 1930 larda bunun çok açık bir örneği yaşanmıştır. Günümüzde ise tam tersine dünya ticaretini serbestleştirmek yönünde çalışmalar sürmektedir.



3 lu arbitraj ? : Çapraz Kur Farklılıklarına Bağlı Arbitraj
Arbitrajlar bazen piyasalar arasındaki farklılıklardan değil, aynı piyasa içerisindeki bir ulusal paranın diğerine göre dolaysız kuru ile çapraz kuru arasında oluşabilecek farklılıklardan kaynaklanmış olabilir. Söz konusu durumu daha net anlayabilmek için bir örnek üzerinden gidelim.Daha basite indirgemek adına alış ve satış kurlarının aynı olduğunu varsayalım.Bir piyasa üzerinde dolar, euro ve TL yi ele alalım. Aşağıdaki fiyatlar üzerinden işlem gördüklerini kabul edelim.
1$:2,00€ 1$:2,50TL 1€:1,00TL
Diğer piyasalarda da bu şekilde bir durum olduğu düşünüldüğünden burada bir yer arbitrajı olmadığı görülmektedir. Fakat, piyasadaki kurlardan € nun dolaysız TL kuru ile çapraz kuru arasında bir uyumsuzluk olduğu görülmektedir.
Çünkü piyasadaki dolaysız TL/€ kuru 1,00TL/1€ iken, hesaplanan çapraz kur 1,25TL/1€ olmaktadır. Bu nedenle, avronun TLye göre dolaysız kuru ile çapraz kuru arasında bulunan 0,25TL/€ ölçüsündeki fark, arbitrajcıyı harekete geçirecektir.
Arbitrajcının burada izleyeceği yol ise şu şekilde olacaktır; Elinde avro bulunduğunu kabul ettiğimiz bir arbitrajcı, öncellikle bu avrolarlar dolar satın alacaktır, böylece 2€ karşılığında 1$ elde edecektir.Daha sonra bu dolarları TL'ye dönüştürünce 2,50 TL ye sahip olmuş olur. Daha sonra söz konusu TL'ler ile € satın alarak (2,50TL:2,50€) başladığı yere geri dönecektir. Bu işlemin sonucunda 1 avro başına 0,25 TL kâr etmiş olacaktır. (2€ için 0,50TL kâr) .Örnekte görüldüğü gibi arbitraj mekanizması, doların avro kuru ile TL kurunu ve avronun TL kurunun yükseltir. Böylece arbitraj faaliyetleri sonrası bu uyumsuzluk giderilmiş olacak ve çapraz ve dolaysız kurlar eşit düzeye gelecektir. Daha önce söylendiği gibi, yer arbitrajında iki farklı ülkenin ulusal parası ve iki işlem gerekli olmaktaydı. Çapraz kur farklılıklarına bağlı arbitraj ise üç farklı ülkenin ulusal parası ve üç ayrı işlem gerektirmektedir. Bu nedenle bu arbitraja 'üç uçlu arbitraj' (three point arbitrage) da denilmektedir. Arbitraj daha fazla sayıda ulusal para ile ilgili de olabilmektedir, daha karmaşık bir yapıya sahip olsa da temel mekanizma hep aynıdır. Belli bir anda kur farklılıklarının oluşması ve bu fiyat farklılığından kazanç elde etmek için ilgili paraların eş zamanlı olarak alınıp satılması bu temeli oluşturur.
Üç Uçlu Arbitraj
Yazımızın üst kısmında belirtildiği gibi işlem giderleri yok sayıldığı için ele alınan üç ulusal paranın arasındaki değişim oranlarının, arbitraj mekanizmasıyla, birbiriyle uyumlu olması gerekmektedir.
Bunu açıklama maksadıyla bir örnek verelim, ele alınacak ulusal paralara A, B ve C diyelim. C nin de aynen dolarda olduğu gibi diğer ulusal paraların fiyatını belirlemek için ortak para birimi olduğunu kabul edelim.
Kendi aralarında doğrudan bir kur bulunmadığı durumda, A ve B arasında olması gerek doğrudan kur üç uçlu arbitraj yoluyla belirlenebilir.
Gerçek hayattaki bir örneğe bakmak gerekirse, Bu ulusal paraların Türk Lirası, Rus Rublesi ve Amerikan Doları oldukları varsayılırsa, Gerek TL, gerek Ruble fiyatları dolar cinsinden ifade edilmektedirler. Bu durumda Ruble ile TL arasındaki doğrudan denge kuru (RR/TL) şu şekilde bulunabilmektedir.
RR/TL = $/TL x RR/$
Bu eşitlik 'üç uçlu arbitraj' (three point arbitrage) olarak bilinmektedir. Hem anında hem de vadeli kurlara uygulanmaktadır. Bu eşitliğin olmaması üç uçlu arbitraja dayalı kâr fırsatlarını ortaya çıkartacaktır. Bu arbitraj faaliyetleri sonrası yine dengenin kurulması gerçekleşecektir.
Bu ifade edilen ilişkiyi daha iyi anlayabilmek için aşağıdaki sistemi kullanabiliriz.
Üç sözü edilen ulusal parayı bir üçgenin birer köşesine yerleştirelim. Tabanda doğrudan doğruya birbirine dönüştürülmesi istenen paralar, tepe noktasında ise ortak payda olarak dolar gösterilsin.
Okların yönü hangi paranın hangisine dönüştürüleceğini göstermektedir. TL'den RR'ye doğru uzanan ok, liranın rubleye doğrudan dönüştürülmesi demektir.
Diğer okların yönü ise dolaylı yolu göstermektedir, yani TL önce dolara sonra Ruble'ye çevrilmektedir. Okların, TL köşesinden $ a gidilmesi ve oradan da RR'ye yönelmesi bu işlemleri yansıtmaktadır.
Okların bulunduğu kenarlar aynı zamanda ulusal paranın karşıdaki paraya göre fiyatını belirlemektedir. Örneğin; TL'den dolara yönelmiş olan ok, TL'nin dolar kurunu göstermektedir. (1 TL'nin değiştirilebildiği dolar miktarı şeklinde tanımlanan kur [dolaylı kotasyon] simgesel olarak $/TL biçiminde gösterilmiştir)
Aynı şekilde dolardan rubleye yönelen ok ise, RR/$ kurunu, yani dolar başına ruble miktarını belirtir. (dolaysız kotasyon) Özetle, kurların bu şekilde ifadesi paydada yer alan ulusal paranın, paydaki gösterilenin kaç birimiyle değiştirildiğini görebilmekteyiz.
Bu sayede, dolaylı yoldan, yani çapraz kurlar yöntemiyle 1 TL nin karşılığı olan ruble miktarı şöyle bulunmaktadır.
RR/TL = $/TL x RR/$
RR/TL = 1,00/2,00 x 1,00 = 1/2 = 0,50 elde edilir.
Eğer doğrudan kur bu şekilde bulunan kur değilse, üç uçlu arbitraja dayalı kâr fırsatları söz konusudur. RR/TL > $/TL x RR/$ olduğu durumda, Burada RR/TL kuru dolaysız kurlardan elde edilecek çapraz kura uyumlu değildir. Bu sebeple, elinde TL olanlar bunları dolara dönüştürecek ve dolarla ruble satın alacak ve rube fonları TL ye dönüştürecektir. Böylece bozulan denge bu faaliyetlere bağlı olarak dengelenecektir. Tabii ki bundan kar sağlayan arbitrajcı olmaktadır. Örnekte ifade edildiği gibi ülke piyasalarında fazla talep edilmeyen paraların işlem giderleri yüksek olmaktadır. Bu yüzden Meksika peso'su, Hindistan rupi'si gibi paralara yönelik işlemlerin ilk önce dolara çevrilerek yapılması daha avantajlı olmaktadır.
dvd ne nemek ? : DVD Nedir?
Digital Versatile Disk veya Digital Video Disk olarak adlandırılan çok amaçlı yeni optik-disk teknolojisi 1996 yılında doğmuştur. Teknik özellikleri ve yetenekleri, alışılmış disk yapısına kıyasla gerçekten devrim sayılabilecek niteliktedir. Standart CD'ler ile aynı boyutta olan DVD diskler en az 4.7 GB (gigabyte) en çok da 17 GB kapasitesi ile günümüzde yaygın kullanılan diğer ortamlara kıyasla çok büyük bir data alanıdır.

Bluetooth ne demek ? : Kablo bağlantısını ortadan kaldıran kısa mesafe radyo frekansı(RF) teknolojisinin adıdır. Bluetooth bilgisayar, çevre birimleri, ve diğer cihazların birbirleri ile kablo bağlantısı olmadan görüş doğrultusu dışında bile olsalar haberleşmelerine olanak sağlar. Bluetooth teknolojisi 2.4 ghz ISM frekans bandında çalışmakta olup, ses ve veri iletimi yapabilmektedir. 24 MBPS'ye kadar veri aktarabilen bluetooth destekli cihazların etkin olduğu mesafe yaklaşık 10 ile 100 metredir.
Araba kullanırken rahat konusmanın yanında güvenli sürüş imkânıda sağlayan araç kitleri ile yolculuk yaparken konforlu bir şekilde iletişim kurulabiliyor.
Bluetooth kulaklık mikrofon
Telefona hiç dokunmadan konuşma imkânı Bluetooth ürünlerinin en önemli özelliği. Markası ne olursa olsun yeni telefonda Bluetooth özelliği olması yeterli. Telefondaki uyumluluk garantisi sayesinde, telefon değiştiğinde araç kitinide değiştirmek gerekmiyor.
Bluetooth araç kitleri aracın bir yerine zarar vermeden monte edilerek aracın müzik sistemine entegre oluyor, veya montaj gerektirmesizin aracın çakmak prizine takılarak hemen kullanılıp araçtan araca kolayca taşınabiliyor.
Bluetooth ve kızılötesi ile kablosuz aktarımın yanı sıra kablosuz ağ desteği de sunan avuç içi bilgisayarlar(PDA), aynı zamanda cep telefonu olarak da kullanılabiliyor. Bunun için satılan CF-Sim adaptörlerini kullanabileceğiniz gibi, kızılötesi ve bluetooth üzerinden de cep telefonu ile iletişim kurabilirsiniz. Ayrıca bu şekilde GPRS bağlantısı da kurmanız mümkün. Eğer çalıştığınız bölgede kablosuz bir ağ varsa, PDA ile bu ağa girebilir ve bu ağdaki interneti paylaşabilirsiniz.
Bluetooth, 1994 yılında Ericsson firması tarafından cep telefonları ve diğer mobil cihazları kablosuz olarak birbirine bağlamak ve aralarında iletişim kurmak için geliştirilmiştir.
USB Bluetooth modülü
Bluetooth özelliği bulunan cihazların finansal çıkar sağlama amacıyla, kişisel gizli bilgileri ele geçirmeye yönelik tehditlere maruz kalabilirler. Phishing saldırıları da ciddi güvenlik riski taşıyor.
Mobil cihazları hedefleyen kötü amaçları kodların hem sayısında hem de ciddiyetinde artış olması bekleniyor. Özellikle Bluetooth özelliği bulunan cihazların açıklarını araştıran birçok grup bulunmakta.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 52) 3.komisyon bölüm: iktisat.(başka bir kurumda çalışan).kendini tanıt,dalgalı kur nedir? kurlarda ki oynaklık nasıl telafi edilmeli,merkez bankası nasıl müdahale eder,api mekanizmasını açıkla,,faiz oranları ve kur arası bağ var mı, şimdi hemen faizleri yükseltsek yabancı sermaye gelir mi (ülke riskinden bahsettim-mısır örneğini verdim),ülkemizde faiz harici döviz getirecek döviz kaynakları neler,uçak kaç derece açıyla iner(işimle alakalı),apron nedir,uçaklarla ilgili bir soru,şimdiki ehliyetinle traktör kullanabilir misin,neden vdk,bu kurumu neden istiyorsun ,(ve pek alaka kuramadığım ve bilenlerin cevaplamasını istiyorum)başka kurum sınavlarına girdin mi,coğrafyadan bir soru trabzonun denize komşusu olmayan 3 ilçesini sayabilir misin(daha önce orda yaşıyordum), avea nın kelime anlamı,tebliğ yöntemleri? şu an aklıma bunlar geliyor...genel itibariyle pek iktisat harici çok alan ağırlıklı sormadılar...mülakata girecek arkdaşlara şimdiden başarılar....

CEVAP 52)
dalgalı kur nedir? :
Dalgalı (Serbest) Kur Sistemi nedir?
Kurun hiçbir müdahale olmadan tamamen piyasada oluşan arz ve talep koşullarında belirlendiğisistemleri ifade eder

kurlarda ki oynaklık nasıl telafi edilmeli,merkez bankası nasıl müdahale eder,api mekanizmasını açıkla

Kurlardaki oynaklığ merkez bankası Koridor Faizi, Rezerv Opsiyon Mekanizması ve Zorunlu Munzam Karşılıklar ile dengeleyebilir.

Bu durumda Koridor faizinin üst bandı ile oynayarak TL'nin likiditesini azaltıp değerini yükselterek kuru düşürebilir. Rezerv Opsiyon Katsayısı(ROK) u yükselterek bankaların zorunlu karşılıklarının döviz veya altın cinsinden olan değerlerini arttırarak piyasada döviz miktarını arttırır ve kuru yükseltebilir. Munzam karşılıkların döviz cinsinden tutulan oranının düşürülerek kur düşürülebilir.

Api : Açık Piyasa İşlemleri (APİ) nedir?
Para politikası uygulaması çerçevesinde, merkez bankaları bünyesinde para miktarının artırılıp azaltılması amacıyla, hazine kağıtlarının alım ve satımının (kesin alım, kesin satım, gerisatım vaadiyle alım (repurchase agreements), geri alım vaadiyle satım (reverse repurchase agreement)) yapılması işlemleridir.
Bankalararası Para Piyasası işlemleri de “Açık Piyasa İşlemleri” kapsamı içerisindedir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bünyesinde bu tür işlemler, Açık Piyasa İşlemleri ve Para Piyasası Müdürlükleri tarafından yürütülmektedir. Açık Piyasa İşlemleri(APİ), Merkez Bankası’nın kısa vadeli tahvil ve senet alım-satımı olarak tanımlanmaktadır.
Açık piyasa işlemleri, kısa vadede para arzının kontrolünü kolaylaştırırken, uzun vadede anti enflasyonist politikaya yardımcı olur. Dolayısıyla da ekonomik istikrar amacıyla da kullanılabilir.
Günlük para arzının kontrolü için, TCMB piyasaya banknot çıkarmaz ve emisyonda bir değişim olmaz. Merkez Bankası, faizlerin aşırı yükseldiği durumlarda, piyasalardaki tahvillerisatın alarak faiz oranlarının yükselmesini engelleyebilir; bu operasyonla piyasaya para sürmüş olur. Piyasadaki likiditeyi çekmek için de portföyündeki tahvil ve bonoları ihale ile satan MB, bu yöntem ile piyasadakifazla paranın bir bölümünü çeker.
Açık piyasa işlemlerinde genellikle devlet tahvilleri ve hazine bonoları kullanılmaktadır.
Açık Piyasa İşlem Türleri:
- Doğrudan Alım: Piyasadaki likidite ihtiyacının kalıcı olduğunun gözlendiği durumlarda Merkez Bankası’nın bankalardan ve aracı kurumlardan Devlet İç Borçlanma Senedi(DİBS) satın alma işlemidir.
- Doğrudan Satım: Piyasadan para çekmek amacıyla, açık piyasa işlemleri portföyünde mevcut DİBS’nin bankalara ve aracı kurumlara satılması işlemidir. Bu sayede Merkez Bankası bankacılık sisteminin rezervlerini azaltılmış olur.
- Geri Satım Vaadi İle Alım (Repo): Merkez Bankası açısından repo, banka ve aracı kurumlar açısından ters repo anlamına gelmektedir ve piyasada geçici likidite sıkıntısının olduğu dönemlerde piyasadakisıkışıklığı gidermek amacıyla yapılır. DİBS, ileride belli bir tarihte belli bir fiyattan gerisatmak koşulu ile satın alınmaktadır. Vadesi 91 günü aşmaz.
- Geri Satım Vaadiİle Satım (Ters Repo): Merkez Bankası açısından ters repo, banka ve aracı kurumlar açısından ise repo anlamındadır. Piyasada likidite fazlasının görüldüğü dönemlerde, örneğin DİBS itfa günlerinde, açık piyasa işlemleri portföyünden likidite düzeyinin normale döndüğü tarihlerde tekrar belli bir fiyattan geri almak üzere menkul değer satılması işlemidir. Vadesi 91 günü aşamaz.
Açık Piyasa İşlemlerinde Uygulanan Yöntemler:
- Kotasyon Yöntemi: Doğrudan alım ve doğrudan satım işlemlerinde alımı ve satımı yapılacak olan DİBS’nin tanımları ve fiyatları, repo ve ters repo işlemlerinde ise vade ve faiz oranları Merkez Bankası tarafından belirlenmekte ve miktar piyasada oluşmaktadır.
- İhale Yöntemiİle Alım Satım: Doğrudan alım ve doğrudan satım işlemlerinde alım ve satım fiyatları, repo ve ters repo işlemlerinde ise faiz oranları bankalar ve aracı kurumlar tarafından belirlenmektedir. Doğrudan alım ve doğrudan satım işlemlerinde kıymet tanımı, repo ve ters repo işlemlerinde ise işlem vadesi Merkez Bankası tarafından belirlenmektedir.
Mevduat Disponibilite ve Munzam Karşılık Oranları neyi ifade eder?
Bunların yükseltilmesiyle Merkez Bankası, piyasadaki parasal kontrolünü daha da sıkılaştırır. Bu şekilde, bankaların kredi verebilme ya da diğer plasman olanakları azalır. Merkez Bankası’nın açıkladığı mevduat munzam karşılık oranlarına istinaden, bankalara yatırılan her mevduat karşılığında bankalar, Merkez Bankası’ndakiBankalar Mevduat Munzam Karşılığı hesabına söz konusu bedeli yatırırlar.

Faiz oranları ve kur arası bağ var mı, şimdi hemen faizleri yükseltsek yabancı sermaye gelir mi (ülke riskinden bahsettim-mısır örneğini verdim) ?

MAHFİ EĞİLMEZ Faiz kur ilişkisi 26/08/2010
Bugünlerde en çok tartışılan ekonomi konularının başında kur konusu veya bir başka deyişle TL’nin değeri konusu geliyor. Özellikle ihracatçılar başta olmak üzere işadamlarının büyük çoğunluğu TL’nin aşırı değerli olmasından şikâyetçi. O çerçevede önlem alınmasını istiyor ve Merkez Bankası’nın bu konuya el atmasını bekliyorlar. Merkez Bankası ise öteden beri yaptığı açıklamayı tekrarlıyor ve yasal görevinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu, bir kur politikasının bulunmadığını, ancak kurlarda aşırı oynaklık olduğunda döviz alım ihaleleri yoluyla bu oynaklığı gidermeye çalıştığını anlatıyor.
TL’nin aşırı değerli olmasının başlıca nedeni olarak faizlerin yüksekliği gösteriliyor. Faizlerin yüksekliği yabancılar açısından reel getiriyi yükseltiyor ve bu getiriyi elde edebilmek için Türkiye’ye sıcak para getiriyorlar. Sıcak para girişiyle piyasada döviz bolluğu oluştuğu için TL değerli hale geliyor. (Bu konuyu ayrıntısıyla Salı günkü yazımda açıklamıştım.) Bu durumda TCMB’nın ya faizleri daha da düşürmesi veya döviz rezervini artırmak üzere alım yapması öneriliyor ya da Tobin vergisi benzeri bir önlemle sıcak para girişinin düşürülmesi yolunda istemler dile getiriliyor. .
Faizle döviz kuru arasında bir ilişki olup olmadığı, varsa bu ilişkinin ne kadar güçlü olduğu konusunda yapılmış çeşitli çalışmalar var. Ben burada basit bir karşılaştırma grafiğiyle konuya bakmak istiyorum. Aşağıdaki grafikte Aralık 2008’den başlayarak bugüne kadar geçerli olan TCMB’nın gecelik borçlanma faiz oranları (düz çizgi) ve aynı tarih aralığında her ayın son günündeki TL’nin dolar kurları (kesikli çizgi) gösteriliyor. Grafiğe baktığımızda TCMB faizi ile kur arasında zaman zaman bir etkileşim olsa bile bunun öyle güçlü olmadığı anlaşılıyor. Burada sunduğum karşılaştırmanın gazete sütunu için hazırlanmış bir grafik olduğuna dikkat etmekte yarar var. Daha sofistike analizler için kur sepetinin kullanılması ve kur üzerinde dış dünyadan yansıyan etkilerin arındırılarak bir seri hazırlanması gerekiyor.
Kriz döneminde faiz kur ilişkisinin zayıflamış olmasına aldanmamak gerektiğini söyleyenlerin yanında faizin hala çok yüksek reel getiri sağladığı için ilişkinin zayıf göründüğüne işaret edenler de var. Onlara göre TCMB’nin, faizini yüzde 4’e indirmesi halinde diğer faiz oranları da düşeceğinden sıcak paranın gelişi azalacağı için faizle kur ilişkisi daha sıkı bir ilişki olarak ortaya çıkabilecektir.


Ülkemizde faiz harici döviz getirecek döviz kaynakları neler ? İhracat , dış borçlanma , döviz swapı , varlık barışı döviz kazandırıcı işlemelerdir. İthalat kısıtlamaları , kotalar , tarifeler döviz tasarrufu sağlar.

tebliğ yöntemleri?
1-) Posta Yoluyla veya Memur Eliyle Tebliğ : Bu şekilde yapılacak tebliğlerde tebliğ evrakı ister posta vasıtasıyla ister memur eliyle gönderilsin mutlaka VUK’nun 101. maddesinde belirtilen bilinen adrese gönderilir ve posta idaresince veya memur eliyle muhatabına teslim edildiği tarihte tebliğ edilmiş sayılır
2-) Elektronik Ortamda Tebliğ : Maliye Bakanlığı, 01.08.2010 tarihinden geçerli olmak üzere VUK’nun 107/A maddesinde; “Bu kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullere bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabilir
3-) Kapıya Asmak Suretiyle Tebliğ: Bu tebliğ şekli 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkansızlığı ve Tebellüğden İmtina” başlıklı 21.maddesi ile düzenlenmiştir. VUK hükümlerine göre tebliğ yapılamadığı durumlarda Tebligat Kanunundan da yararlanma hakkı bulunduğundan; tebliğ yapılacak kimse gösterilen adreste bulunmaz veya tebliğ evrakını almak istemezse tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veya zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve düzenlenen tutanak kapıya yapıştırılır. Tutanağın kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır
4-)İlanen Tebliğ : Tebliğ işleminde;
a-) Muhatabın adresi hiç bilinmezse,
b-) Muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olursa ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse,
c-) Başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa,
d-) Yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa, tebliğ ilan yoluyla yapılır.

avea nın kelime anlamı : Aria+Aycell

uçak kaç derece açıyla iner : Yaklaşma süresince burun 5 derece kalkık olmalıdır -ki önce arka tekerlekler yere değsin-. Aksi taktirde ön iniş takımı kırılabilir. Her şeyi doğru yaptıysanız uçak burun açısını (hücum açısını) kendi ayarlayacaktır.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

SORU 53) 1. Komisyon kamu yönetiml verglde temsil ilkesl magna karta haksız rekabet halleri yurütmeyi durdurma davası sonucları ötv alınan kalemler faiz artarsa gayrimenkul fiyatları nasıl olur başarılar
CEVAP 53)

vergide temsil ilkesi ? :

Magna Carta : Magna Carta (Latince: "Büyük Ferman") veya Magna Carta Libertatum (Latince: "Büyük Özgürlük Fermanı"), 1215 yılında imzalanmış bir İngiliz belgesidir. Bu belge ile kral ilk kez yetkilerini kısıtlamış halka bazı hak ve özgürlükler tanımıştır. Günümüzdeki anayasal düzene ulaşana kadar yaşanılan tarihi sürecin en önemli basamaklarından birisidir. Aslen, Papa III. Innocent, Kral John ve baronları arasında, kralın yetkileri hususunu karara bağlamak amacıyla imzalanmıştır. Kralın bazı yetkilerinden feragat etmesini, kanunlara uygun davranmasını ve hukukun kralın arzu ve isteklerinden daha üstün olduğunu kabul etmesini zorunlu kılıyordu.
Vatandaşların özgürlüklerini belirlemekten çok, toplum güçleri arasında bir denge kuran Magna Carta, kralın sonsuz olan yetkilerini din adamları ve halk adına sınırlamıştır. Magna Carta’nın 39. maddesi, fermandaki en önemli ifadelerden biridir. Bu madde sayesinde günümüz hukuk sisteminin temelleri atılmıştır:
“ “Özgür hiç kimse kendi benzerleri tarafından ülke kanunlarına göre yasal bir şekilde muhakeme edilip hüküm giymeden tutuklanmayacak, hapsedilmeyecek, mal ve mülkünden yoksun bırakılmayacak, kanun dışı ilan edilmeyecek, sürgün edilmeyecek veya hangi şekilde olursa olsun zarara uğratılmayacaktır.”

Yasama organının halk adına kamu gelirlerini toplayıp yine halk adına bu gelirleri harcamasına "bütçe hakkı"' denilmektedir. İngiltere'de bütçe hakkım ilk olarak resmen belirleyen metin "Magna Carta = Büyük Şart(Berat)"tır. Kral John 1215 yılında ülkede Magna Carta ile, toprak sahibi soyluların rızası olmadıkça vergi alınamayacağına söz vermiştir. Türk maliye tarihinde II.Mahmut döneminde 1808 yılında Ayan, beyler ve devlet ileri gelenlerinin katılımıyla hazırlanan ve "Senedî İttifak" adı verilen hukukî beige de Magna Carta'ya benzetilmektedir. Türkiye'de bugünkü anlamıyla ilk bütçe hakkını resmen ifade eden ilk anayasa 1876 Anayasası'dır.

Haksız rekabet halleri ? Ticaret Kanununun 57.maddesinde sayılan başlıca haksız rekabet halleri şunlardır :
1.Kötüleme : Başkalarını veya onların emtiasını, iş ürünlerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici beyanlarla kötülemek bir haksız rekabet hali oluşturur. Örneğin, bir rakip işletme sahibinin ticari itibarını sarsacak şekilde iflasın eşiğinde olduğu veya rakip işletmenin ürünlerinde domuz yağının kullanıldığı yönünde söylentiler çıkarılması.
2. Başkasının ahlaki veya mali iktidarı hakkında gerçeğe aykırı bilgi verme: Örneğin, bir kimse hakkında gerçeğe aykırı bir biçimde kötü bilgi vererek onun kredi almasını engelleme hali.
3. Bir kişinin kendisi ile ilgili olarak yanlış veya yanıltıcı bilgi vermesi : Burada bir kişinin kendi iş veya ürünlerini veya üçüncü kişilerinkini aldatıcı bir şekilde överek rakiplerine karşı üstün duruma getirmesi söz konusudur. Burada özellikle, yanlış ya da yanıltıcı beyanlara dayanan aldatıcı reklamlardan söz edilmektedir. Örneğin, bir ürünün "en iyi" olduğu yönündeki reklam gerçeğe aykırı ise bir haksız rekabet hali oluşturur.
4.Yanlış ünvanlar, mesleki adlar ve işaretler kullanma: Örneğin, bir kişinin ürünlerinde hakkı olmadığı halde TSE işaretini kullanması.
5.Karışıklığa (iltibasa) yol açma: Burada karışıklık meydana getirerek başkasının müşteri çevresinden haksız olarak yararlanma söz konusudur. Bu da bir kişinin, başkasının emtiası, iş ürünleri, faaliyeti veya ticari işletmesi ile ilgili benzerlik yaratarak yanılmaya sebep olmakla gerçekleşir. Örneğin "lacoste" markasının ambleminin tekstil ürünlerinde kullanılarak tanınmış bu ürünlerin taklit edilmesi, ya da "Güloğlu" markası ile karışıklık yaratacak. şekilde "Güllüoğlu" markasının kullanılması.
6.Başkasının yardımcılarını görevlerini ihlale sevk etme.
7. Başkasının işçilerini veya diğer yardımcılarını kandırmak suretiyle, o kişinin imalat ve ticaret sırlarını ele geçirmek.
8. Başkasının, iyi niyet kurallarına aykırı bir biçimde ele geçirilen ticaret ve imalat sırlarından faydalanma ve onları başkalarına yayma.
9.İyi niyetli kişileri kandırabilecek şekilde gerçeğe aykırı iyihal veya iktidar belgeleri verme.
10.İş hayatı şarlarına uymama: Rakiplerin de uymak zorunda oldukları kurallara aykırı davranma: Örneğin, İş Kanunundaki çeşitli hükümlere uymamak ya da ilgili meslek kuruluşu tarafından belirlenen indirimli satış dönemleri dışında indirimli satışlar yapmak.

yurütmeyi durdurma davası sonucları ? :
VI. YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARININ SONUÇLARI
Yürütmenin durdurulması kararı, idarenin kamu gücüne dayanarak yaptığı ve herhangi bir izne tabi olmaksızın uyguladığı işlemlerin yürütülmesini işlemez hale getirerek, uygulanabilirliğinden yoksun bırakan bir yargı işlemi olarak karşımıza çıkmaktadır. (22)
Yürütmenin durdurulması kararı geriye yürür ve idare bu karara uymak zorundadır. İdari Yargılama Usulü Kanuna göre; yürütmenin durdurulması kararını idare 30 gün içinde yerine getirmek zorundadır. (23)
Yürütmenin durdurulması kararının sonuçlarını aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:
1. Kararın yerine getirilmesi; vergi davaları açısından yürütmenin durdurulmasına karar verilmiş ise vergi tahsil işlemlerine başlanmaz veya başlanılmış ise devam edilmez.
2. Yürütmenin durdurulması kararı tahsil zamanaşımını keser.
3. Yürütmenin durdurulmasına karar verildikten sonra, mahkeme nihai kararında idari işlemin hukuka uygunluğuna karar vererek davayı reddederse, idarenin kamu alacağına zamanında kavuşmaması nedeniyle uğradığı maddi kayıp için gecikme alınır.
Yürütmenin durdurulması kararı ile işlemlerin idare tarafından re’sen ve fiilen icra olunabilme imkânı ve kuvveti durdurulduğu gibi, hukuka uygunluk karinesi de durmuştur. İcrai kararlara uymama durumunda kanunların öngördüğü müeyyidelerin harekete geçirilebilmesi ve uygulanabilmesi imkânı da kalkmıştır.

Ötv alınan kalemler ? Kolalı Gazozlar, Malttan üretilen biralar,Tütün içeren purolar,Tütün içeren sigaralar,Yarı römorkler için çekiciler,Binek otomobilleri ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar,Özellikle kar üzerinde hareket etmek için dizayn edilmiş sıkıştırma ateşlemeli içten yanmalı pistonlu motorlu olanlar,Motosikletler (mopedler dahil) ve bir yardımcı motoru bulunan tekerlekli taşıtlar (sepetli olsun olmasın); sepetler,Diğer hava taşıtları (helikopterler, uçaklar gibi); uzay araçları (uydular dahil), uzay araçlarını fırlatıcı araçlar ve yörünge-altı araçları,Yolcu ve gezinti gemileri,Saç spreyleri,Havyar ve havyar yerine kullanılan ürünler,Traş köpüğü ve traş kremi,Postlar, kürkler ve taklit kürkler; bunların mamülleri,Gazeteler ve periyodik yayınlar (resimli olsun olmasın veya reklam içersin içermesin),Kitaplar, broşürler, risaleler ve benzeri matbuat (ayrı ayrı sayfalar halinde olsun olmasın) vs.

faiz artarsa gayrimenkul fiyatları nasıl olur ? : Faizlerin düşmesini avantaj olarak gören vatandaşın önce bankaya ardından da inşaat projesi geliştiren firmalara koşması, fiyatların bir anda yukarı çıkmasına neden olabiliyor.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
SORU 54) Dün eşim mülakata girdi.3. komisyon kamu yönetimi.Sorulan sorular: hard disk nedir?çeşitleri nelerdir?hukuki boşluk nedir?türleri nelerdir?hakimin hukuk yaratmasının sonuçları nelerdir?açıkla.mali anestezi nedir?Türkiye'deki petrol rafinelerinin nerelerdedir.Bunların adı ve bulunduğu illeri say.Birkaç garip soru daha sormuşlar.herkese başarılar...

CEVAP 54)
hard disk nedir? :
Harddisk, kısaca HDD ya da sabit disk olarak da ifade edilir. Bilgisayar ortamlarında veri saklama ihtiyacını karşılayan donanımdır. Sabit diskler bilgisayarınızı açtığınızda işletim sistemini ve diğer yazılımları sistem belleğine yükler ve kalıcı olarak saklamaya karar verdiğiniz bilgileri PC’niz kapalı bile olsa korumaya devam eder
Çeşitleri : Harddisk , SSD Disk , Nas disk .

hukuk boşluğu nedir? : Bir konuda, kanunda ve örf adet kurallarına yani yazılı ve yazısız kaynaklarda somut bir olaya uygulanacak herhangi bir hukuk kuralının bulunmamasıdır.

Boşluk Çeşitleri:

1)Kural İçi Boşluk:Kanun koyucunun bilerek ve isteyerek bıraktığı bir boşluktur.Bunda amaç adil bir çözüm bulunabilmesi içindir.Kanun koyucu bir çözüm öngörmüştür.Ancak somut olaya doğrudan doğruya uygulanması mümkün değildir.Hakim somut olaya uygulayabilmek için başka değer yargılarını açıklamaları göz önünde tutmakla yükümlüdür.

Kural İçi Boşluk Çeşitleri:
A)Kural Yollama ile Bir Başka Kurala Yollama Yapıyorsa:
Atıflardır. Aynı anda değişik iki alan arasında bağlantı kurulur.Örneğin evliliğin butlanla sona ermesinde çocuklarla ana babası arasındaki ilişkilerin düzenlenmesinde boşanma hükümleri uygulanır.Dikkat edilmesi gereken bu yollamanın kanun koyucu tarafından kanunda belirtilmiş olmasıdır.

B)Genel Kloslar (İçi Boş Normlar)
Bu çözüm çok geneldir ve kesin değildir.Örneğin haklı sebepler lafından söz eden bir kanun hükmünde haklı sebeplerin ne olduğu belli değildir hakim somut olaya göre karar verir.Hakkaniyete göre karar verilmesi, takdir yetkisi vs örnek gösterilebilir.

C)Tanımlama Boşluğu
Örneğin ; boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraflardan… hükmünde yoksulluğun tanımı yapılmamıştır.Hakim günün şartlarına göre bu tanımı yapar ve karar verir.

2)Kural Dışı Boşluk:
Kanun koyucunun istemeden bıraktığı boşluklardır. İkiye ayrılır.

A)GERÇEK BOŞLUK:
Kanunlarda somut olaya uygulanacak bir kuralın yokluğu durumlarıdır.Örneğin cenaze masraflarını kimin karşılayacağı cevabı kanunda yoktur.


B)GERÇEK OLMAYAN BOŞLUK:
Kanunda mesela hakkında bir düzenleme mevcuttur.Ancak bu düzenleme tatmin edici değildir.Kanuna uygun olarak verilecek karar adil olmayacaktır.Yani düzenleme somut olayın özelliklerine göre çok geniştir.Kanun koyucu bu sınırlamayı unutmuş görünmektedir.Bu durumda hakim boşluğu doldurarak adil bir karar verir.Burada dikkat edilmesi gereken hakimin kanunun amacına uygun olarak sınırlamaya gitmesidir.

hakimin hukuk yaratmasının sonuçları nelerdir?açıkla ? :
Hakimin Hukuk Yaratması:
Hakim boşluğu o konu ile ilgili örf ve adet hukuku yoksa, kendi kanun koyucu olsaydı o meseleye nasıl bir çözüm bulurdu yaklaşımı ile doldurur.Ancak hukuk yaratırken;

1)Soyutluk ve genellik ilkelerine uygun
-Tarafların çıkarlarını belirleyerek
-Toplumun çıkarları ile ferdin çıkarlarını dengeleyerek

2)Mevcut hukuk kurallarını göz önüne alıp
3)Gerçekleşmesi beklenen kanunda bir revizyon söz konusu ise bu hususu dikkate alarak hukuk yaratmalıdır.

Hakimin Gerçek Bir Boşluğu Doldururken İzleyeceği Yollar

1)Kıyas Yolu
İlk başvurulan yoldur. Belli bir olay için konulmuş bulunan bir kuralda öngörülmüş ilkenin, korunan menfaatler açısından, benzer ama şeklen ve lâfzen öngörülmemiş başka bir olaya uygulanmasına hukukta kıyas denir.
Kıyasta olaylar arasında benzer nitelikler olması gerekir.Kıyas bir hüküm yaratmaz.Mevcut hükmü tamamlar.Ancak atıfla karıştırılmaması gerekir.
-MK 160, boşanma davasındaki muhakeme usulünün butlan davasında da uygulanacağı ifade edilir.(Atıf)
-Cenaze giderlerine ilişkin boşluğun kanında nafakaya ilişkin kurallarla doldurulması(kıyas)
Yani atıfta kanun koyucu yapılması gerekeni bildirirken kıyasta hakim bu işlemi kendisi yapar.
Kıyas evleviyetle uygulama esasını içerir.Örneğin cenaze masrafları için nafaka alanlar sorumludur.Daha açık bir örnek A kişisi ihmalle işlediği bir suçtan sorumluysa bilerek işlediği suçtan öncelikle sorumludur. Haydi haydi sorumludur. (Haydi haydi, hayli hayli olarak kullanılıyor yanlıştır)
Kıyas yoluna gidilmeden önce dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise boşluk bulunup bulunmadığına dikkat edilmesidir.Çünkü kanun koyucu benzer bir olay için çözüm öngörüp, benzer bir olay için öngörmemişse o olay için aynı çözümü benimsemek istemiş olabilir.Bu duruma karşıt kavram kanıtı ilkesi denir.Örneğin MK 364 e göre bakım yükümlülüğü sadece düz hat hısımları ve kardeşler arasında öngörülmüştür.Bu durumda diğer civar hısımların yükümlülüğü yoktur.Burada boşluktan söz edilemez.

2)Hukukun Genel İlkeleriyle
3)Büsbütün Orijinal bir kural koyarak

Hakimin Yarattığı Hukukun Nitelikleri

1-Kanun niteliği taşımaz.(Bağlı olduğu usul açısından, bağlayıcı niteliği açısından,geleceğe dönük olmaması açısından)
2-Kuvvetler Ayrılığı İlkesine Aykırı olmaz
3-Kural olarak bağlayıcı olmaz (İçtihadı birleştirme kararları hariç)
4-Üst yargı denetimine bağlı olmaz.

mali anestezi nedir?

Bazı kaynaklarda mali his iptali veya mali ilüzyon olarak geçen terimdir. Mali yükümlülüklerin, muhatapları tarafından farkına varılmadan yerine getirilmesi durumudur. Dolaylı vergilerin fiyat içine saklanması nedeniyle vergiyi ödeyenler tarafından açıkça hissedilmemesi buna örnektir.


Türkiye'deki petrol rafinelerinin nerelerdedir ?
ADI - BULUNDUĞU İL
Orta Anadolu - Kırıkkale
Aliağa - İzmir
Ataş - Mersin
İpraş - İzmit
Batman – Batman

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


3.PROMOSYON MÜLAKAT SORULARI

3.KOMISYON Bölüm kamu yönetimi..Kamu hızmetı ıle kamu görevı arasındakı fark nedır? örnek ver.kamu etik kurulunu anlat?Anayasa mahkemesı kararlarının etkısı? ...rejim ile devlet biçimi arasındakı fark nedır? rejimlere örnekler ver.cumhuriyet ve demokrası arasında bir fark varmı sence?..emısyon her durumda saglıklı bir durum mudur anlat? malıye polıtıkasının amacları? iktisat bir bilim midir? sosyolo midir? kıtlık sorunu görecelimi? milli gelir ile harcamalar arasındaki ilişkiyi acıkla? yenıleme fonu nedır? ay, yeni ay şeklındeyken nasıl bir görunumdedır? feribot nedir? dünyadakı butun kıtaları say? GPS nedir?...Cok sıkıstırdılar ve karsılastırmayı cok yaptırdılar. bazen tersler gibi davrandılar..Sorudan soru türedi resmen...Soruların yarısına hatırlamıyorum, bilmiyorum vs .dedim.Bu sıkıstırma olayını hemen hemen herkes yasamıs sanırsam

2. Komisyon bolum isletme. İdari sozlesmeleri anlat. Murekkep suc nedir. Isletmeler nasil kaynak saglar. Ozkaynagin maliyeti nedir. Temettu ile faiz arasinda ne fark vardir. Yatirim fonu ne demektir. Maliye politikasi amaclari nelerdir (bize soyle guzelce sudur sudur de. Zorlaninca ortadaki beyefendi boyle dedi) Kriz ile ekonmik buhran arasindaki fark nedir. Su an da kriz var mi. Neden var. Deniz goren evin var onundeki arsa sahibi duvar yapti denizi goremez oldun ne yaparsin. 2014 dunya kupasi nerede yapilacak. Bilgisayarlar verileri bize nasil yansitir. Prototip ne demektir. Nano Teknoloji nedir. Java nedir. Bildigin bilgisayar programi var mi. Office hangi sirkete aittir. Herhalde bu kadar.
...
Arkadaslar bugun 1.komisyonda girdim mulakata.genel olarak iyi gibiydi.oz kaynak nedir haksiz rekabeti anlat teknolojiyle aran nasil muhasebe kayiti hisse senedi ve tahvil kayit soruldu sirketler finansmani nasil saglar maliyet ve gider farki kar zarari nasil etkiler.allah herkesin yardimcisi olsun.
...
Cezanın insaniliği nedir.. Reeskont nedir.. Ceza yı ordadan kaldıran haller..borç yönetimi ni kim yapar.. En iyi borç yönetimi nasıl olur... Maliye politikası aracları...merkez bankasının görevi nedir... Devletin iç finansman kaynakları...excelde şifre nasıl konur biliyomusun dedi... Gider pusulusa nedir...son 3 cumhurbaşkanımızı say dediler...hatırladıklarım bunlar...başka bi komisyonda bütçe sürecini anlat demişler diğer sorularda genelde benzer şeyler..
...
bütçe nedir bilgi ver.bütçe hakkı nedir.ginı katsayısı nedir türkiyede ve kanada da kactir.lafer eğrisi.türkiyenin makro eko.oranlarını söyle.muhasebe den yapılmakta olan yatırımlar hesabıni sordu.serbest meslek kazancı ve ticari kazanç la ilgili bi soru sordu.iki soruyu da hiç anlamadım bile.gireck arkadaşlara başarılar
...
arkadaşlar 3. KOMİSYON dün girdim.sorular:zincirleme suç nedir, peçeleme sözleşmesi nedir,reel faiz nedir,işletmenin finansal kaynakları nedir(kastettiği özkaynak ve yabancı kaynakalr),apron nedir,hava koridoru nedir,excel ile word farkı nedir, şirket personele bedava tv dağıtırsa nereye kayıt yapılır(
...
bugün girdim mülakata 1. Komisyondaydim ilk sorum cari açık bütçe açığını nasıl etkiler bütçe açığı şu an nasıl? Anlatmaya başladığımda arada geçen yılın bütçesine göre bu yıl açık arttı mi azaldı mi? Büyüme ile gelir dağılımı arasındaki ilişki nasıl? Zıt mi yoksa uyumlu mu diye sordu sanırım.Ardından alacagin temlikı nedir? Idari işlem unsurları ne? Amaç yönünden sakat olan işlem nasıl olur? Sebep yönünden nasıl olur Yetki saptırmasi nedir? Muhasebeden de maliyet hesapları neler? Burası bi marangoz olsa ve masa üretsek üretim aşamasındaki kayıtlar nasıl olur? Teşekkür ederiz güle güle
...
3 komisyon teknoloji sorularında ve mülakatcıları guleç suratla gondermede on plandaydı androit sist nedir cd dvd farkı nedir karakutu ndr duyduklarım ben 2 . Komısyonda grdim bolumune gore soruyorlar genelde transfer nedr. Vergı harç ndr farkı ozl maliyet nedr. Devlet memuru dısiplin cezalar. Vergi dairesi ne iş yapar. Cekrdk enf. Enfl hedeflemesi ve yaptıgın isle ılgılı bırkaç soru. Bu gun guncel soru pek duymadım cari açıgı nasıl azaltırsın vergi adaletini nsl saglarsın gbi sorular duydum. Bır arkadaşa kıtaları saydırmışlar. Cbsk kararnamesını birine daha sormuslar
...
Arkadaslar ben 2. Komisyonda girdim. Genelde bolumum uzerinde sordular. Bolumum u.a. İliskiler. Nafta, oecd, nato bunlarin amaclari ve ingilizce acilimlarini , Dunya bankasi ve imf in farkini ve amaclarini, karar duzeltme ve kanun yaririna bozma, merkez bankasi amaci ve kullandigi araclar ve bunlarn tanimlari, cumhurbaskanlarimizi say, cumhurbaskanin asil gorevi, cekirdek enf., idarenin islem ve eylemine dava acilmasi icin gereken bes madde var bunlar neler, verginin tahakkuku ile kesinlesmesi arasindaki fark
...
Lcd sistem eski tuplu yani gaz sisteminin inceltilmis halidir leddte goruntu led isiklarla sagllanir
...
3. Komisyon türkiyenin en uzun tüneli acses nedir bilemeyince powerppint trnin ilk iki başbakanı bilemeyince son ikisi denk bütçe nedir uygulanır mi anayasaya göre mal. Pol. Nin amacı nedir gibi bişey kdvli bi soru bide benden önceki birine uzay gemisi ile mekiğin farkı uçak kaç derecelik acıyla iniş yapar ?
...
birinci komisyonda ilk ben girdim bugun yeni yazabiliyorum .kendimi tanıttım bilgisayarla aran nasıl ? satış sözleşmesi nedir?birlik ve ayırma kuramına göre karşılaştır tarzında bişeydi tam anlayamadım yüksek mahkemeleri say ? merkez bankası rezervleri ne işe yarar rezerv para ile konvertibil para arasındaki fark nedir? a.ş sahipleri hissedarlarını zarara ugratabilir mi? dönemsellik kavramı nedir örnek ver gelir gider tahakkukları ne işe yarar nominal reel faiz arasındaki fark nedir .örnek oranlarla uzun oranlı formüllerle hesapla şimdilik hatırladıklarım bu kadar herkese başarılar
...
arkadaslar 2. komisyondaydım baya uzun sürdü cok rahat gectgini söylemymem arkadaslarında dedigi gibi konu konuyu acıyor. ilk baska kendimi tanıttım. daha sonra ihracat ithalat ornları cari acıkla dıs tic arasındaki fark ihracatın vergi geliryle ilgisi vr mı ekonomiyle ilgili hangi bakaları biliosun. ceza hukukunun anaysal ilkeleri vergi hukukunun anayasal ilkelieri.butce kanunu yapılmasa vergi toplanabilir mi nasıl olur dönmsellik kavramı kesin mizanla gelir tablosu aynı mı kesin mizan sıoncları nereye aktarılır hangi tabloya. vergi kacaklıgı kapsamında sahsilik ilkesi sadece kişiyemi kesilir yoksa işletmeye ne olur gibi sorular aklıma gelen cok pes pese geldi. 2 komisyonda en solda oturan kişi cok bastırıo arada verdigim cevblara kendi aralrında guldulr fln garip bi mulakattı..
...
mülakatın yarısı güncel soruları yorumlamakla geçti...inanın ne çıkacağı hiç belli değil....bana türkiyenin ekonomisini değerlendir dediler...avantajları dezavantajları neler diye sordular...tabi sizin cevabınıza göre farklı sorular geliyor...yani konuşmayı yönlendirebilirsiniz....arada HES ler nükleer santraller vb ile ilgili sorular geldi....türkiye bir tarım ülkesi mi diye sordular...tarım neden gelişmiyor....sonrasında alanla ilgili sorulara geçtiler..bana hep hukuk soruldu...normlar hiyerarşisini ve cb kararnamesnin hiyerarşidek yerini sordulr...türkiyede vergi bilinci ve vergi borcunu sona erdiren halleri sordular ..bunları hatırlıyorum
..
Arkadaşlar birinci komisyonda girdim sınava. Vergi mahremiyeti vergiyi sona erdiren haller vergi de yanilma orta gelir tuzağı bozucu şarta bagli borc ve en yakın arkadaşınİn babasi oldu bunu ona nasıl anlatırsin. Herkese kolay gelsin.
...
arkadalar dün girdim bende 2. komisyonda işleme mezunlarına swot analizi işletmenin fonksiyonlarını sordular orta gelir tuzağı sordukları başka bir soru genelde mezun olduğunuz alanla ilgili soruyor ikinci komisyon güncel veri sormadılar teknoloji de 2.komisyonda sormadılar şimdilik aklıma gelenler
..
Tapu siciline egemen ilkeler, hak nedir çeşitleri nelerdir, tüneldeki yılan,tünelsiz yılan,işletme birleşme çeşitleri ve amacı, değeri düşen mallar nerde takip edilir,ticari mal-mamuller hesabına hangi mallar kaydedilir , çek çeşitleri, çekler nasıl çıkarılır , bilmediğim bi işletim sistemi soruldu. Herkese başarılar
...
2. Komisyondaydım maliye pol araç amaç, kanun yararına bozma, karar düzeltme farkı falan alan bunlardı sanırım milli emlakta olduğum için genelde işimle ilgili soruldu. Hayırlısı herkese başarılar
...
vergi reformu oldugu için direkt tezimle ilgili sorular sordular, daha sonra enflasyon ve buyume arasinda sorular soruldu, temel olarak bu iki konu arasinda gecti mulakatim ve hazine müsteşarlignin gorevi nedir, denetleyici ve düzenleyici kuruluslar ve gorevleri ile sona erdi.
...
2. Komisyondaydim. Bolumum Kamu yonetimi. Kendimi tanitarak basladim. ardindan ne yaparsin gunluk hayatta diye sordular, ozellikle bos zamanlarimda film izledigimi soyleyince en son hangi filmi izledigimi sordular. Sohbetin gidisatindan dolayi Boston Tea Partiyi bilir misin diye sordular. Ardindan yetkisiz temsil, kamusal mal, tam kamusal mal nedir, guvenlik ozellestirilebilir mi sence... Serefiye nedir (muhasebeden de maliyeden de) isletme belediyeye serefiye oderse hangi hesaba kaydeder. Ardindan hangi sinavimin iyi gectigini sordu, iktisat diyince guncel verileri soylememi istedi, issizlik, cari acik, buyume ve enflasyona dair 2012 verilerini soyledim, 2011 de buyume 8in ustundeydi degil mi diye sordu, evet diyince neden 2012de daha dusuk bekleniyor diye sordu ve ben de Cari acigi aciklayip onla iliskilendirdim. Tabi iktisat diyince zorladi oradan merkez bankasi, gorevleri, amaci, bu amaclari gerceklestirirken kullandigi araclari, api nedir? Cari acigin finansmaninda neler kullanildigini sordu? Genel olarak iyi gibiydi, en azindan korktugum kadar zor ve kotu gecmedi. Allah yardimciniz olsun.
...
vergi mufettişi ne is yapar kısaca?
3 gorevi var: mukellefin defterlerini, belgelerini, kayitlarini inceler (inceleme), vergi idaresine bagli birimlerin ic denetimini yapar (teftis), gerektiginde vergi idaresi personeli hakkinda sorusturma yurutur (sorusturma)
...
Arkadaşlar, bugün 3. komisyonda girdim mülakata. Çok zorlamadılar, tavırları samimiydi. Önce kendimi tanıtmamı istediler, sonra ben kamu yönetimi mezunu olduğum için, idari işlem nedir, unsurları nelerdir? İdari sözleşme nedir, türleri nelerdir? Etik nedir? Kamu etik kurulu nedir, yapısı ve kaç kişiden oluşur? Değersiz alacak nedir? Yürütme erki kimlerden oluşur? Cumhurbaşkanının yerine kim vekaleten bakar? Bir bakan izindeyken yerine kim vekaleten bakar? Bilgisayarın hafızası neyle ölçülür? MB,GB, terabyte büyüklüklerini sıralamamı istediler... Bi de son olarak 3. boğaz köprüsünün uzunluğunu sordular, ben de daha yapılmadığını söyledim, güldüler Başka bir arkadaşa da en uzun geçit ile en büyük barajımızı falan sormuşlar. Başarılar herkese...
BİLGİN
Mesajlar: 6
Kayıt: 11 Eki 2016 17:03
İletişim:

13 Eki 2016 17:16

Vergi müfettişliği yapılacak meslek olmaktan çıktı. Kültür uzmanı ol daha iyi. özlük hakları herşey aynı.
zübeyir
Mesajlar: 15
Kayıt: 22 Mar 2017 16:47
İletişim:

24 Mar 2017 17:08

benim beş dk bile sürmedi biraz hızlı bir mülakat süreci olucak üstünüze alınmayın dedi:) kendimi tanıttım soru soralım mı arkadaşlar dedi kimsenin soru sormaya niyeti yoktu:) ben bir tane sorayım dedi biri erkler ayrımı nedir denetim yolları nelerdir dedi..bir tane de bölümünüzle alakalı soralım dedi (bölümüm iktisat) üçlü açmaz nedir diye sordu.
kendini tanıt ? neden bu meslek ? normlar hiyerarşisi? alacak senetlerine reeskont ayrılıyorsa borc senetlerine de ayrılmalı mı? 7 dk sürmüş.
kendini tanıt.. ombustman nedir ne iş yapar? kamu harcmalarının artış nedenleri- muhasebenin fonksiyonları
ombudsman enflasyon hedeflemesı muhasebının ılkelerı malı kar tıcarı kar hos olmayan monetarıst arıtmetık
Parlamenter sistemde erkler ayrımı ilkesi, temel devlet organları arasında bir işbölümü
yapılmasının ötesinde yasama, yürütme ve yargı erklerinin bağımsız bir statüye sahip olmaları
ve birbirlerini dengeleyerek devlet yönetiminin kötüye kullanımının engellenmesini
amaçlamaktadır. soru gensoru genel görüşme meclis araştırması meclis soruşturması.
22 Alacak Senetleri Reeskontu Hesabı: Dönem sonunda bilançoda uzun vadeli senetli alacakların tasarruf değeri (peşin değerleri) ile gösterilmesi halinde nominal değer ile peşin değer arasındaki fark, bir başka ifadeyle alacak senetleri için ayrılan reeskont tutarlarının izlenmesinde kullanılan hesaptır. Pasif karakterli bir hesaptır.
422 Borç Senetleri Reeskontu Hesabı: Bilanço gününde, senetli borçların tasarruf değeri ile değerlemesini sağlamak üzere borç senetleri için ayrılan reeskont tutarlarının izlenmesinde kullanıldığı hesaptır.
arkadsım iktisat bölümü mezunu sorulan sorular : büyüme oranı ? ihracat oranı? cari açık ? sence dolara müdahale edilmeli mi? gsmh kalemleri nelerdir? 7 eylülü gectin mi ? hakkariye göndersek gider misin ? niçin vergi müfettişliği?
arkadasıma sorulan sorular fırksıyonel ıssızlık yedek akce(formullerı) olıgopol ve monopol pıyasa nedır ornekle ozun oncelıgı nedır dıye sorulmus
Kendini tanitma.... Verginin entegrasyonu. .. maastricht kriterleri.. dovuz kuru hakkinda bilgi tr de doviz kurlarinin su anki durumu... hukuk devletinin özellikle ri turkiyenin en buyuk sorunu nedir.? Cevap cari acik... cari acik hakkinda bilgi veriniz.. kitap okuyor musunuz. Hngi kitaplri okudunuz...hobileriniz... nediir.
toplam 11 komisyon var,girdiğim komisyonda 5 kişi vardi:6. komisyonda girdim..bölüm uluslararası ilişkiler..azerbaycan türkiyeye vize uyguluyor mu?türkiyenin son dönemde vizeleri kaldırmasındaki amaç?..bm güvenlik konseyi kaç üyeden oluşur?veto yetkisine sahip ülkeleri say..komşuyu fakirleştirme politikasını duydun mu,nedir?
Holdingler varlıklarını neye göre değerler-kaydeder? Halka açık şirketler -spk bağlantılı bir soru vardı . Vdk nın maliye teşkilatı içerisindeki yeri nedir?(müsteşara-bakana bağlılık) vdk dan başka, maliye bakanına bağlı olan kuruluş var mı? Nelerdir? GİB nasıl bir kuruluş?(bağlı, ilgili, ilişkili) enflasyon muhasebesi? Ekonomiyi düzenleyen kurumlar? Kamu gözetimi kurumu ne iş yapar? Tfrs- uluslararası denetim standartlarını kim belirler? Kamu gözetimi bunun neresinde yer alır? Vs... DMO nasıl bir kuruluştur? Da vardı
amortisman yöntemleri ve aralıklı-sürekli envanter verginin entegrasyonu nedir?
9. Komisyon. Bilanço nedir. Gelir tablosu nedir. Oyun teorisi. Nash dengesi. Edgeworth modeli. Iptal ve tam yargı davaları. Olağan ve olağanüstü khk. Suan maliye Bakanı olsan suriye konusunda Başbakana ne gibi uyarıların olurdu mali anlamda.
Uclu arbitraj? iki ulusal para arasinda dolayli yoldan elde edilen capraz kur ile dolaysiz kur arasindaki farkliliktan kaynaklanan arbitraj imis uclu arbitrajdiğer ismi çapraz kur farklılıklarına bağlı arbitraj mış
90 li yillar tc ekonomik durumu
Kanun yararına bozma
7 komisyon, kendini tanit, yasama dokunulmazligi, hangi durumlarda kaldirilir, sence yasama dokunulmazliginin olmasi iyi birsey midir? Mustahsil Makbuzu nedir, Gider Pusulasi nedir, Arasindaki fark nedir? A kisisi gidip kuyumcudan altin alirsa, kuyumcu hangi begleyi duzenler? Fed nedir? Baskani kimdir? Sinekli bakkal kimin eseridir? Neden Mufettislik? Genel olarak orta ve kolay dereceli sorular, 17 dk surdu. Defter tutan işletmecilerin, defter tutmayan kişilerden (çiftçiler hariç) satın aldıkları mal veya hizmetler karşılığında düzenledikleri ticari belge gider pusulası. fark çiftçiler çok doğru MÜSTAHSİL MAKBUZU ÇİFTÇİLER VARSA
iktisat nedir, gider ve maliyet nedir aynı kavramlar mıdır, özkaynak sermaye nedir aynı şeyler mi, hatır senedi nedir?
Cumhurbaşkanının Yasama ile ilgili görevleri. 2-son üç tane c.başkanını say 3-kasa noksanı ve fazlasını yevmiye kaydı ile açıkla 4-aktif pasif hesap nedir nasıl çalışır. 5-peçeleme nedir 6-verginin yansıması nedir ve aşamaları 7- başabaş noktasını açıklayınz gibi sorular geldi.
maliye politikasi araclari neler. Turkiye butcu acigi ve cari acik veriyor uygulamasi gereken politikalar nelerdir. Ve bunun turevi iki uzun soru daha. En son olarak ise bankadan doviz kredisi kullandik. Kur arti nereye kaydederiz dedi bende finansman giderlerine dedim. cari açığın temel sebebi mal hesabındaki dengesizliktir yani ihracatın ithalatı karşılayamamasıdırTürkiyedeki sorun ihracatın ithal edilen ara mallarına olan bağımlılığıdır ihrac ettiğimiz ürünlerin ara mallarını bir şekilde türkiyede üretebilirsek ithalatı bir nevi azaltmış oluruzbunu dışında Türkiyenin çok önemli bir ithal kalemide petrol petrol türevi ürünler doğalgaz vs dir burada da yerli enerji üretimine ağırlık verilirse (rüzgar santralleri termik santralleri jeotermal santraller ) orta ve uzun vadede ithalat bağımlılığını azaltır ve cari açık sorununa çözüm sunabilirDoğal büyüme potansiyelimiz olan yüzde 5 lik büyüme oranı üzerinde büyüme hedefi ve ona yönelik politikalardan uzak durulmalı. Çünkü ihraç mallarının büyük bir kısmı ithal girdi gerektiriyor, ithalatın yaklaşık üçte biri enerji sektörüne gidiyor. Enerji ithal eden bir ülkenin cari açığını azaltması için ya enerji kaynakları bulması gerekir ya da üretimini ona göre ayarlamalı ve aşırı büyüme aşırı işsizliğe sebep olduğu için potansiyelini aşmamalıdır. Bütçe açığının azaltılması için kayıtdışı ekonomi ile mücadele adaletli vergi sistemi, vergi ahlak ve bilincinin yüksek olmalı ve kamu harcamalarının denetimi daha yoğun bir şekilde yapılmalıdır.

rüşvet, irtikap, mal alışı ile ilgili muhasebe kaydı.. Herkese başarılar benim bildiğim irtikap; hakkın olan bir işi memurun yapmaması- para talep etmesi ya da yapmak için menfaat talep etmesi iken rüşvet hakkınız olmayan bir işin yaptırılması için talep sağlanan menfaat. Orneğin tapu işleminiz var ama memur para istiyor imza için bunun adı irtikap, bir sınav var komisyonda sizi secsinler diye verdiğinz para rüşvet rüşvet ile irtikap arasındaki fark rüşvet de memur ve 3. kişi bunu biliyor nacak irtikap ta ise 3. kişi durumu bilmiyor irtikap örnek: normalde herhangi bir para talep edilmeyen bir işi memurun vatandaşa para karşılığında yapması doktorların bıçak parası irtikap örneğidir. yapması gereken bir iş için para talep edilmesi.
Turklerin kullandigi ilk alfabe serbest bolge nedir faydalari nelerdir.monopolun nedir arz egrisi varmidir.haksiz fiil nedir unsurlari nelerdir.
bolum iktisat yasama asilligi,cok elyaflilar anlasmasi,hondral etkisi ,borc deflasyonu,7 a grubundaki hesaplari say
normlar hiyerarşisi mali kar, ticari kar, net satışlar nasıl bulunur
skolastik düşünce hakkında bilgi verir misin dediler? Ve adını hiç duymadıgım bır temsilcisini sordular. öteki soru devlet memurlarının yapamayacağı işlemleri sordular.
maliyet ile gider arasındaki farkı sordu bi taşıt alsan. ÖTV maliyete mi gidere mi eklersin dedi KDV sini maliyete mi gidere mi eklersin diye sordu binek otomobillerde kdv de ötv de maliyete eklenir. tabi uğraştığın iş araç kiralama vb. faaliyetler olmadığı sürece Maliyet bir hizmet sağlamak için katlanılan toplam fedakarlık, harcama toplamıdır. Gider ise gelir elde emek amacıyla yapılan faydalı tüketimdir.Bence ötv de kdv de maliyete eklenir. Duran varlıklarda değeri arttıran bir harcama maliyete eklenirken, rutin ödemeler,bakım vs. kdv gibi vergiler bir gider hesabında muhasebeleştirilir
sorular:1.ecrimisil nedir ve kiralamayla farkı nedir 2.alametifarika nedir ve markayla farkı nedır 3.şerefiye nedir(malıye ve muhasebedekı ıkısnde sordular) 4.monopol nedir devlet monopol olblr mi çay piyasası monopol mu ve monopolcu karını nasl azamıleştrır 5.özel tkenmeye tbı varlık ndir. ecrimisil : işgalci tarafından ödenen ve idarece talep edilen, belediye tarafından tahsil edilen tazminattır.
bölümüm maliye ve ilk soru olarak bu soruldu önce bi şirket kurdum hayali nakit sıkıntısına girmişim tahvil ihraç edip sermaye artırımına gidicem yada borçlanıp sermaye artırımına gidicem nasıl kayıt yaparsın vs. çıkarılmış tahvillerin hesap kodu kaç örümcek ağı teoremini, her arz kendi talebini doğurur mu ? klasikler talep yetersizliği durumunda ne yapar? parafiskal gelir nedir? sonra bi örnek verdi bu parafiskal gelirmidr dedi. bide kurumlar vergisi oranı kaçtr diye sordular her arz kendi talebini yaratmaz çünkü bazı kişiler gelirlerini tasarruf etme yoluna gideceklerdir ve arz fazlası ortaya çıkacaktır
faiz nedir risk nedir enflasyon spirali somut norm denetimi vergiyi doğuran olay gibi sorular geldi. enf.spirali enflasyonun girdi fiyatlarını yükseltmesi ile maliyeti artan ürünlerin fiyat artışının daha hızlı gerçekleşmesi enflasyon spirali; fiyatlar gebel düzeyinin bir kez yükselmeye başlamasıyla çeşitli gelir gruplarının yarattığı gelir çekişmesi nedeniyle maliyetlerin artması, maliyetlerin artması sonucunda da fiyatlar genel duzeyinin daha da yukselmesi biciminde ortaya cikan ve iktisadi karar birimlerinin beklentilerinin de degişmesiyle birlikte kendi kendini buyuterek gelisen enflasyon surecine krş. ücret fiyat sarmalıdır.
bireysel başvuru kanun yolları tam yargı ve iptal davası varyans standart sapma tip Hata parametre sınaması regresyon eviews ve spss programları finansal kiralama yevmiye kaydı. Bölüm ekonometri.
karine nedir? butlan nedir yokluk nedir? bolum kamu 6.komisyon döviz kuru yükeslirse ülke ekonomisine etkisi ne olur? dolar neden yükseliyor? van depremi gibi bir deprem oldu aile babalarına ulasamıolar miras için ne yapmaları gerekir?
"1" rakamı marka olarak tescil edilebilir mi? rüçhan hakkı nedir? faiz nedir? bankaların görevi nedir? bana sorulan sorular da bunlardı.
iz bedel nedir
merkez bankası konut kredisi kullandırır mi kullandıramaz diyorum emin misin diyor evet diyorum kullanamam mi şimdi diyor kesinlikle kullanmazsniz diyorum , teşekkür ediyor ve çıkıyorum
stanley fisher irving fisher farkı, hangisi yaşıyor? istanbul boğazının uzunluğu, fatih sultan mehmet köprüsüyle boğaz köprüsü farklı mı? uygurların destanları nelerdir? yedek akçe formülleri, yedek akçe zarar olsada ayrılır mı? gmsi istisna haddi? gecikme faizi gecikme zammı farkı? gelirin unsurları? ıs lm den as ad nin elde edilişi (şekil çizdirmişler)? iktisat ekollerinin birbirinden farkları, en geçerli ekol hangisi? ayrıca muhasebede yevmiye kaydı da yaptırmışlar.
maliyet ile gider arasındaki farklar ve bununla ilgili muhasebe soruları
kdv neye göre alınır vuk a tms na göre mi falan gibi bi soru
imza devri yetki devri
zilyetlik ve türleri
asli kurucu anayasa tali kurucu anayasa şuan hazırlanan anayasa tali mi asli mi
hakkın kazanım yolları aslen devren
şuan bunlar aklıma gelyor ama genel olarak kendi alanından soruluyor faslı pek yalan oldu bugun kamucuların kimine iktisat sormuslar kimine maliye alper tunga destanı nedir 3. köprünün uzunluğu nedir gibi sorularda vardı yani cok kasmayn cevaplara değil usluba dikkat ediyorlar
Temsili demokrasi, maltus, zamanasimini kesen durduran neden, karsilastirmali ustunlukler teorisi, bm guvenlik konsey uyeleei, tr nin ortadogu politikasi, abd Dışilişkiler de kotu niyetlimi, finansal kiralama islemi
8.komisyonda arkadaşlar:vergi müf ne iş yapar,kdv nin genel yapısı nasıldır,kdv oranları kaçtır,her çeşit maldan kdv alınır mı,kıst amortisman nedir,hak nedir,hukuk devleti nedir.bölümüm kamu yönetimi.
1-kırgızistanın başkenti neresidir Bişkek 2-cumhurbaskanının yürütmeye ilişkin görevleri 3-tahvilin getirileri nelerdir?
5.komisyon.. bölüm işletme.. sorular ; ilanen tebliğ nedir anlatır mısın ?
e-fatura ? devalüasyon ? stagflasyon ? 2013 büyüme oranı ? OPEC nedir bilir misin ? açılımı ? üye devletleri ?
vergi mahk.idare mahk.bölge idare mahk.danıştay görevleri ve BİM ile Danıştay arasındaki farklar...sonra bi olay soyledi hangi mahkeme busorunu çözer dedi...Tek Fiyat kanunu...satın alma gücü paritesi...Med.Kanun. Hısımlık nedir Türleri? hatrılayamadığım bir soru daha vardı.tabi kendini tanıtma hobiler en son okuduğun kitap?falan filan sordular...9.komisyonda bana sorulanlar bölüm işletme
merkez bankası bilançosu kalemlerini say, tcmb de niye cumhuriyeti değil cumhuriyet, bankalarla ilgili sorular, somut norm , üçlü açmaz, üçlü açmazda bağımsız para pol sabit döviz kuru olur mu, enflasyon ataleti, faiz koridoru, darphane nedir göreleri nelerdir neleri basar, faiz koridoruyla ilgili bir olay sorusu dahada vardıda aklımda kalan bunlar.
tobin vergisi nedir?king kanunu, kıyasın medeni hukuk ve ceza hukukunda örneklerle karşılaştırılması,cari hesap sözleşmesi
Ekonometri mezunyum bana sorulan ilk soru 9 adet bilye var birtanesi ağır digerleri eşit agırlıkta hassas terazi var sadece iki kere teraziyi kullanabilirsin ağır olan bilye nasıl bulursun anlat dedi bende olasığını bulmaya çalıştım yok oyle degil bana anlatmani istiyorum dedi biraz düşündum yapamayacagimi soyledim bir an önce alan sorularini gecmeleri icin idare hukukuyla aran nasil dediler iyi dedim sonra sorular pat pat geldi İdari işlev Adli idare İdari rejim
Meclisin rtük uyelerini secmesi idari islem mi yasama islemimi diye sordu meclisin verdigi idari kararlara karsi yargi yolunu sordu bu sorularin %30 una anca cevap verdim bilindik cevaplara girmeye calistim izin vermedi sadece sorduguma cevap ver tarzinda en sonda en borcun parasallaşmasını duydun mu hiç dedi
hükümetin malıye polıtıkası aracları fınansal kıralama
bır kac tane daha muhasebe( muhasebelerı bılmemedım dıgerıne cevap verdım vergı ve borclanma dıyerek) arkadaslar baska hangı malıye polıtıkası aracları vardı vergi borçlanma bütçe kamu harcamaları özelleştirme gelirler politikası
üçüz açık ( üçlü açmaz deil özellikle sordum hayır dendi) sendikasyon kredisi - şirketler sermaye artırımını nasıl yaparlar . üçüz açık cari işlemler açıgı butce acıgı ve tasarruf acıgıın toplamıdırAnonim Şirketlerde Sermaye Artırma Yolları: Anonim şirketler, yukarıda sayılan nedenlerle sermaye artırımına gidebilir. Sermaye artırımı iç ve dış kaynaklardan yararlanmak suretiyle çeşitli şekillerde olabilir.
- Yeni hisse senedi çıkartmak
- Mevcut ortakların sermaye paylarını artırmak
- Yedekleri ve dağıtılmamış kârları sermayeye dönüştürmek
- Değer artış fonlarını sermayeye eklemek
- Şirket borçlarını sermayeye dönüştürmek
- Çıkartılmış tahviller karşılığı hisse senedi çıkartarak sermaye artırımını gerçekleştirmek
- Başka şirketlerle birleşmek
2.komisyondaydım 5 dakikadan bile az sürdü gayet soğuklardı.vergi ve harç arasındaki farklar,kooptasyon,kıst amortisman,fevkalede amortisman ve fazile ilgili yorum isteyen sorular
mortgage krizi nedir ?
kriz türkiyeyi teğet ğeçti mi ?
FED in en favori başkan adayi kimdir ?
QE nedir (FED le alakalı soruyorum dedi) ?
yasama sorumsuzluğu nedir ?
yasama dokunulmazlığı nedir ?
2008 dubai krizinin türkiyeye etkileri nedir ?
2008 krizinde bankalarda nakitte bi daralma oldu mu ?
bölümüm işletme,mülakat sorularım;
1.2008 krizinin ülkemize etkisi
2.en fazla ihracatını yaptığımız kalem
3.taylor kuralı nedir
4.parlemento kararı nedir,bir kaç örnek verebilirmisin,parlemento kararları soyut norm yoluna konu olabilirmi
5.kaç gigabyte 1 trabyte eder
6.format attığımız zaman,c ve d sürücülerinin akıbeti ne olur?
.kanunsuz emir nedir,likidite tuzağı nedir mb likidite tuzağı durumunda ne yapmalı.yasama dokunulmazlığı,g8 g20 ,karşılaştırmalı üsütnlükler teorisi ile ilgili sorular sordular
acente ve ticari mumessil soruldu.aralarindaki fark nedir denildi.sermaye nedir dendi.kdv tahakkuk kaydi yaptirdilar.hazine nereye baglidir dendi..basbakan yardimcilari soruldu..yonetim kurulunun gorevleri nedir denildi
Bölüm maliye. Stagflasyonla mucadld kullanlck polıtıka . Hedgıng. Lıbor. Ergın kılma. Kısıtlılık. Butce ,cold turkey
fikri içtima, tobin vergisi- kim alır- nasıl alınır, şüpheli ve değersiz alacak tanımı, şüpheli alacaklar ilgili kayıt, bir sonraki donem daha yüksek fiyattan satılırsa dedi (kon kal karşılık kaydı). Soyut ve somut norm denetimi.
bölüm maliye.kendini tanıtmayla başladı gini katsayısı, reeskont, amortisman tanımları ve olay yorumu, şüpheli ticari alacaklar, tam mükellef dar mükellef,ecrimisil aktif geçişli hesaplar ve daha bi çok soru vardı 20 dk kadar sürdü
maliye((bütçe nedir? bütçe çeşitleri nelerdir? türkiyede hangi bütçe sistemi uygulanmakta?bütçe ilkeleri nelerdir?))iktisattan rostovun aşamaları,hukuktan ttk daki kıymetli evraklar nelerdir ve konşimentoyu açıkla. muhasebeden de gelir tablosu grup başlıkları ve stmm tablpsu...3 komisyon da girdim ben.
non bis idem(ceza hukukuna göre yanıtla),1 tane icra iflas sorusu rehinli alacaklı bişi özellikle belirti üstat icra iflas hukukuna göre yanıtla diye,G8-G20 ülkeleri nelerdir aralarındaki farklar,fevkalade amortisman yöntemi nedir,bütçeleme ilkeleri nelerdir,kusursuz sorumluluk nedir, kusursuz sorumlulara örnek verin(idareve borçlar hukukuna göre cevapla dedi),ceza hukukuna göre kesinleşmiş suçlara hangi cezalar uygulanabilir,İbni-Haldun kimdir iktisata neler katmıştır bana bunlar soruldu (bölüm maliye)
bölüm maliye kendini tanıt dedi arkasından mali anestezi nedir örnek ver,maktu vergi nedir örnek ver,para politikası araçlarını say, api nedir neden yapılır kim yapar,tcmb hangi yollarla yapar tek tek say sonra repo ters repo sorusu geldi tabi bu bankalarla TCMB işlemleri arasında fark ne dedi,bide arada dibs dedim o nedemek dedi,fizyokratları anlat kapsamlı şekilde,iştiraklerden alacaklar iştiraklerden temettü hesapları nasıl işler,maliyet ve gider farkı,bide olay sorusu sordu muhasebeden ama çok anlayamadım mal ihraç ediyoruz dedi yada ithal ediyoruz hangi kalemler var nasıl işler gibi bir olay sorusuydu,güzelce tek tek anlat dedi.
Spk ile halka açık anonim şirket arasında nasıl bir ilişki var ? Denetim vb standartları belirler desek, kamu gözetimi muhasebe ve denetim standartları kurumu ne güne duruyor. Ben çıkamadım bu işin içinden.
İltibas kARŞIKLIĞA MAHİYET YARATMAK DEMEK ÖZELLİKLE TİCARET HUKUKU ÇERÇEVESİNDE HAKSIZ REKABET UNSURU OLARAK DEĞERLENDİRLEBİLİR örnek SONY -------------------SQNY
likitide tuzağı, istisnai memurluk nedir, vali olmak için gerekli şartlar,gelir vergisini anlat..
2500 yıllık tarihi olan ve yakin zamanda suyun altında kalan değerimiz.. ptotokol siralamasını say demisler.protokol sıralaması Meclis baskani... Basbakan ... Aym baskani ... Diye gidiyor. guclu devlet zayif dewlet modelini sordular kamu mezunuyum diye ayrica iktisatin tanimini sordular vakitleri daralmisti diye aceleye gedi biraz 5-6 dakika surdu aslinda benim acimdan da iyi oldu cunnku terse gidiyolardi hep zorluyolardi yani cabuk bitmesi iyi oldu protokol siralamasi vardi bi de niye ikinci sirada meclis baskanini soyledin dedile rcumhurbaşkanı protokolde sırası yoktur. 1. sırada meclis başkanı diye geçer kanunda cumhurbaşkanının sırası yoktur o protokolün başıdır.
Lmt her isi yapar mi dedi yapamaz dedim. isletme mallarini nasil alir dedi. borclanmanin maliyeti. bi de zeka sorusu varya ampulu hangi anahtar yakiyo diye Kapalı bir odada ampul var 3 adet anahtar var bir kere odaya girip bakmaya hakkın var hangisi yakar.

1. Anahtarı yakıp 2-3 dk beklersin , daha sonra 2.yi yakıp içeri girersin yanıyorsa 2.'dir. Yanmıyorsa ampulü ellersin sıcaksa birincidir , değilse 3.dür.
9. komisyon mülakata girdim ..iktisat mezunusun diyip sorulan sorular .. bono nedir özellikleri.. tebliğ usulleri..neye göre tebliğ yaparız. zincirleme suç.. bileşik suç.. işlenemez suç (örnekli ) .. maktu vergi nedir.. maktu nispi vergi farkı. damga vergisi ,, tüccar çeşitleri .. 1.- 2. sınıf tacirlerin tutmakla zorunlu olduğu defterler .. boş zamanlarını nasıl değerlendirisin.. okuduğun kitaplar..
doların yükselmesinin ülkemize zararı,özel maliyetler hesabını işleyisi ve kaydı,elinde 2 senelik hisse senedi var nereye kaydedersin ve döviz arbitirajı.
idare nedir? idarenin başı kimdir? idare yönetim demekmiş.2 tür idare varmış 1kamu idaresi 2 özel idareymiş. en basitinden apartman yöneticiliği bile idareymiş.bizi ilgilendiren kamu idaresiymiş.kamu idaresi de merkezi idare ve yerel yönetimler idaresi olmak üzere 2 ye ayrılıyormuş . merkezi idarenin başı cumhurbaşkanıymış...
sermaya işletme ortaklarının şirket kuruluşunda getirdikleri değerlerdir,statiktir öz kaynak ise işletmenin belli bir tarihte değerlenen varlık ve borçları arasındaki farktır buna kar yedekleri,geçmiş yıllar karları dahildir,dinamiktir
3.komisyon:suçun unsurları,taksir olunca suç olurmu,genel uygunluk bildirimi nedir,kim hazırlar,sayıştayı kim denetler,iç denetimi dış denetimi,harcama tahakkuku nedir kim yapar,ilfa...adını hatırlamıyorum uluslararası standart belgemiymiş neymiş nedir anlat,iştiraklerden elde edilecek karın tahakkuk kaydı,öz sermaye sermaye farkı örnekle,kar yedeği hangisine girer,risk nedir,risk türleri nelerdir.
10.komisyon; homoeconomicus ve onun tersi olan kavram,istinaf mahkemeleri,maliye politikası araçları, 2009 yılında kullanılan mal. pol. araçları, rasyonel beklentileri açıkla, sürekli gelir hip. kimindir, gelecek aylara ait giderler hesabının numarası, fiyat değişmelerinden yararlanmak için alının hisse senedi ve yarısı fiyat değişimi yarısı iştirak amacıyla alınan hisse senetlerinin kaydı, ıs-lm de maliye politikasının nasıl işlediği, okuduğum en son kitap ,takip ettiğim yazarlar, okulda katıldığım klüp faaliyetleri
Bölüm isletme 7. Komisyon
amortisman nedir cesitleri nelerdir. Tasitim war ekonomik òmrü 5 yil ddegeri 5. Yilda sifir oluyor ama diger sene kullanmak istiyorum naparim. Hak ehliywti fiil ehliyeti fiil ehliyetinin unsurlari donen warlik alt hesaplari neler. Bide fisher denklemi. Fisher denklemini duyunca istem disi merwe petek desim. Bayagi bi gūldûler. 7. Komisyon sûperdi.
Router nedir?,seni neden alalım?,fed nedir başkanı kimdir?,verginin kanuniliği kanuniliği ilkesinin dayanağı nedir?,advolerem vergi spesifik vergi bir de örnek üzerinde sordular?,kusursuz sorumluluk?idari davalarda süreler?
5. komisyonda girdim tobin vergisi vergi cenneti yoklama nedir kimler kapar işlemci rem hard disk nedir özkaynak hesaplama problemi sordular
kıst amortisman ,birşeyin aktiflerştirmesi deyince ne anlıyorsun ,analitik bütçeleme teknikler, nurkse kısır denge ,performans program bütçe ,Türkiyede hangisi uygulanır ,bütçeleme esasları ,sendikasyon kredisi
Bölüm. İşletme 7.komisyon kayıtdışı ekonomi..ne yapılabilir..fisher dengesi..dönen varlıklar hesap kalemi başlıkları .negatif faiz.vergi istisna muafiyet .vergi harcaması
2.komisyon: -maliye politikasının araçları nelerdir, bunlardan en önemlisi hangisidr? -konversiyon nedir neden başvurulur?
-konsolidasyon nedir? -İnhisar nedir hiç duydunmu dedi
*Hak ehliyeti nedir? Fiil ehliyeti nedir? Hapisteki bir insanın fiil ehliyeti var mıdır?
*Faiz dışı fazla denir? Hangi ülkeler için faiz dışı fazla verilmesi önemlidir? Türkiye açısından nasıl? BÜtçe dengesi? Ülkemizde bütçe dengesi ne durumda?
*Kıst amortisman? fevkalede amortisman? Şüpheli ticari alacak nedir? şüpheli ticari alacak sayılması için gerekli şartlar var mı? örnek ver
*Şu an yaptığın meslek sana neler kazandırdı?
bölüm iktisat.kendini tanıt,firma kapanma noktası,enflasyonda bütçe politikası nasıl olmalı vergi politikası nasıl olmalı,varlığa dayalı menkul kıymet nedir,gelir ortaklığı senetleri alındığında nasıl muhasebeleştirilir...
4. komisyonda girdim önce genel kültür sorularıyla başlayalım dediler türklerin kullandığı ilk alfabe nedir dediler sonra ilk nobel ödülü alan türkü sordular. alan sorularına geçtik ticari iş nedir tanımla dediler tanımlarda ttk da sayılan ticari işlerdir diye devam ederken onlar nelerdir 5 tane say dediler 1 tane söyledim gerisini hatırlayamadım. sonra devletin ekonomik adaleti sağlamak için neleri kullandığını sordular sonra poliçenin zorunlu unsurlarını sordular alan sorularında biraz takıldım toparlayamadım cümleleri falan kamu mezunuyum kamu hukukundan soru beklerken en zayıf oldğum ticaret hukukundan geldi sorular 7 dk falan sürdü
tüketici kredisi alıcağınzda neden sizen önce faiz isterler ? kar eden şirket için devreden kdv nedemektir? yorumla devreden KDV olması kar eden firmada faaliyet dışı kazancın olduğunu duymak ister gibi firma kar edıorsa satış vardır ve hesaplanan KDV buyuk çıkmalı ama buna rağmen küçük cıkıosa bi üsülszlık var yada faaliyet dışı gelr var Faiz sorusunda anapara taksitleri odendikce uzerinden hesaplanan faiz de haliyle giderek duser, ilk taksit odenirken en yuksek faiz hesaplanmis olur ve bu insanlarda ilk once faizi oduyorum gibi bir algi olusturur.
Tbmm başkanlık divanı tarafından seçilen denetim konusunda yetkin bir komisyon denetler Sayıştayı
Gayri iradi kredi mundel fleming kartel tröst konsorsiyum
1:Swot Analizi nedir*
2:Kaldor Kriteri nedir*
3.Plasman nedir,Plasmanın Milli gelire etkisi varmıdır?
4:GİB teşkilat yapısı daire başkanalrı nasıl teşkilatlanmıştır?
5:Başbakan yardımcıları kaç tane say
6:Maliye Bakanı kim
7:Ekonomi bakanı kim
8:Damping nedir?
9:Hisse senedi ve özel kesim tahvil nedir,getirisi nedir,farkları nedir*
10:Amartisman türleri nedir
11:Normal amortismandan azalana geçiş varmıdır,azalan bakiyeler nasıl hesaplanır*
12:Alamet-i farika nedir*
13:2020 Olimpiyatları nerde*finale kim kaldı?
piksel, cep telefonu işletim sistemleri, hard disk, ram
7. komisyon 20.09.2013 tarih mülakat soruları parafiskal gelir,fisher denklemi,temside adalet yönetimde istikrar nedir,faiz dışı fazla nedir, ülkemizdeki seçim sistemi.
isletmeye alinan catal, kasik in muhasebe kaydi nasil olur bu sorunun cevabı degısebılır eger ısletme otel yurt lokanta vs gıbı yerlerse 255 demirbaşa kaydedersin arkadaşın dediği gibi işletme bunu hizmet verirken kulanacaksa demirbaştır. ama herhangi bir birim için aldıysa o birime kaydını yaptırır. mesela genel yönetimdeki godamanlar için alınmışsa 770 gyg yapar. emekçi arkadaşlara yemek verirken kullanılma amacıyla alınmışsa 730 genel üretim giderlerine kaydedilir.
excel formullerı,okun yasası,crowdıng out,harddısk ıle rem arasındakı fark,kdvden ındırılmeyecek ıkı sey sole demısler
1-likitide tuzağı nedir? 2-neden faiz oranları en düşük seviyede kalmış?
3-nominal faiz oranları(nominal oldugunu ozellikle belirtti) sıfır olabilir mi?
4-insanlar neden yastıl altına para koyarlar?
5-risk faktörünü istisna tuttugunda bankanın herhangi bir getirisinin olmadığını varsaydığımızda neden insanlar bankaya para yatırırlar?
Not: bana gelen soruların tamamında yorum yapmam istendi likitide tuzağı dışında sorular hep benim söylediklerimle bağlantılı geldi yani arkadaşlar söylediklerinize dikkat edin ayrıca sizi aşırı derecede inceliyorlar oturmanıza kalkmanıza kapıdan çıkışınıza dahi bakıyorlar.
11. Komisyom- nasilsin fln demeden direkt kendini tanit- hangi alanlarda iyisin(hukuk iktiaat dedim) digeri fiili yol nedir dedi, tanimin basi guzel gtti sonunda kisitlamadir deyince kisitlamadir mi?dedi. Soylicek bisy bulamadim evet kisitlamadir dedim( mudahale etmedir olucakmis sanirim) sonra fiili memurluk nedir dedi.tanim yaptim ornek istedi.orman yangininda itfaiyeciolmayan birinin yangini sondurmesi dedim. Zorunlu degil mi zaten dedi bi vatandasin sondurmesi.bnde zorunlu desem ornegime uymicak diye kararsiz bi tavirla kendisi icin zorunludur dedim.devlet icin dedi.orman kanunlatinda falan nasildir dedi.orman kanunu hk. Bilgim yok dedim.zorunlu degildir heralde dedim..
Baska biri reeskontu aciklamami ne zaman kullanicami sordu. Ona cvp vermeye calistim devami grlmedi.hatirlayamiyorum dedim ama yine soruyo.bnde guldum artik gercekten suan hatitlayamiyorum dedim tmm dedi. Baska biri kucuk bakkal isletmen var herhngi biri senin vergi beyannameni verebilirmi dedi. Hayir dedim.vergi mukellefi o kisi ol.icin o verebilir sadece dedim. Vergi mukellefi kim dedi.sonra vergi sorumlusunu sordu. Sonra vergu hukukunda en iyi oldugum konuyu sordu dusundum dolayli dolaysiz vergiler dedi. Bahset dedi. Az bucuk bahsettim.( bu arada dolayli vergiler tersine artan oranli degil mi?) baskasi gumrukte calisiyomussnz mevzuatl araniz nasil dedi. Egitim almadigimiz icin hunuz pk ii degil dedim. Gumrukte ithalatta hangi vergiler aliniyo dedi. Dusundum bilmiyorum demek zorunda kaldim.kdv otv bunlar hk. Bilginiz varmi dedi. Evet dedim kdv nin harcamalar uzerindrn otv nin maliyt uzerinden alinan vergi oldugunu soyledim. Bi baskasi 7 eyluldeki sinava ndn girmedin dedi. Bi baskasi ulkede deflasyon var borlaniyorsun neler yaparsin o ortamda nerden borclanirsin dedi, kisilerden mi bankalardanmi uluslararasi piyasalardan mi dedi. DeflAdyonda durgunluk vardir eko.yi canlandirmak icin harcama yapilmali harcamalar icinde devlet borclanir dedim bankalardan serm. Piyalarindan borclanir dedim uluslararasi piyasadanda borclanabilir dedi.( deflasyonda - enf.da farkli yerlerden borclanildigini unutmusum uzun suredr tekrar etmedigim icin) nasil yani ikisindn de mi borclanir dedi. Evet amabirinde butce acigi sorunu olur birinde cari acik dedim.cari acik ne dedi. Uretimin tuketimi karsilamamasi dedim.pk begnmedi ,ihracat glirlerinin ithalat giderlerini karsilamamasi dedim onuda pk bgnmedi. Bu soruda sacmaladim biraz.
1)iflasın erteleme halleri 2)kamu denetçiliği kurumu ve görevleri hakkında bilgi 3)muhasebe ile ilgili bir olay sordular yorum sorusu 4)kayıtlı sermaye tanımlayın 5) döviz kurundaki yükselmenin ekonomiye etkısı nedir
1. Soru futbolcu alış kaydı haklar
2. Soru çiftlik sahibi buzagıları yetişene kadar olan giderleri nereye kaydeder futbolcu kaydı maddi olmayan duran varlıklar -haklar hesabında gösteriip sözleşme süresi içinde amorti edilmesi gerekiyormuş
Hayvancılık işletmelerinde buzağılar, doğduğu gün değil doğmadan önce maliyetlendirilmeye başlanmalıdır.

Şöyleki;

İnek doğumuna iki ay kala kadar kuruya çekilir. Bu dönemde süt alımı durur, bu andan itibaren sadece süt veren ineklerden farklı yem verilmeye başlanır, İşte bu yemler 258 hesap altında ineğin kulak numarası referans verilerek açılacak bir alt hesapta toplanarak buzağımaliyeti oluşturulmaya başlanır.

Buzağı doğduğunda canlı ise hesap kodu buzağının kulak numarasıyla değiştirilir. Ölü doğmuşsa gider hesaplarına intikal ettirilir,
uluslararası faaliyette bulunan iş adamlarının tuttuğu bir defter var ne defteri o dedi..sonra esnaf ı tanımla khk nin içeriğinde neler var bir de sermaye şirketleriyle alakali şeyler sordular
1.Kıst amortisman yöntemi
2.Negatif faiz oranı
3.Kayıtlı sermaye-esas sermaye sistemi farkları
4.D.sonunda gider d.başında gelir olarak çalışan hesap gibi bi şey
5.Finansal kaldıraç oranı yorumlaması
Bölüm maliye ufrs nedir(uluslararası finansal standartlar sistemi) tam yargı iptal davası farkı ticaret hukuku borçlar hukuku farkı önceki dönem gelir ve karları hakkında bilgi ver geçmiş yıl zarar kaydedilen hesap bu yıl tahsil edilse nasıl ksydedilir değersiz alacak şüpheli alacak farkı nedir değersiz alacağın tahsil edilmesi halinde nasıl kayıt olur işletme binasına ısıtma tesisatı taktırırsa nasıl kayıt olur binanın dışı boyanırsa nasıl kayıt olur işletme hisse senedi almış banka hesabından ödediği 100 tl hisse senedi fiyatı 1 tl banka komisyonu vardır kayıt nasıl olur parafiskal gelir nedir bütçe sistemleri nedir hatırladıklarım bunlar
1.komisyonda girdim hayatımdaki en değişik mülakattı. komisyon başkanı mali tevzinle ademi tahsisi sordu. ademi merkeziyet kararını kim verir dedi.daha sonra sınavlara hazırlanıyomusun dedi puanın kaç dedi. bende ziraat bankasında çalıştığımı şu anda sosyal güvenlik denetmen yardımcısı olduğumu söyledim.3 kere elendim guy dan dedim. daha sonra 3 kere mülakattan elendiğimi duyan diğer komisyon üyesi üzerime gelmeye başladı. sosyal güvenlik mevzuatından sormaya başladı ama sorduğu soruyu anlamak zaten vaktimi aldı.ben onu sormuyorum diye sürekli uyardı.aslında sorduğu sorular çok ayrıntıydı.sosyal güvenlikte emeklilik sisteminin devam etmesi için kaç işçinin kaç emekliyi karşılaması gerekir gibi bişey sordu.prim kaybını önlemek için ne gibi düzenlemeler yapıldı diye sordu, ama sorduğu soruların cevabı uzundu,beklemedi yarıda kesti. en sağda birisi daha vardı. dilenci sana geldi yemek param yok dedi 5 lira verdin,daha sonra ilerde başka birinden daha istedi oda 5 liralık yemek yedirdi,bunu kayıtsızlık eğrisini çizerek açıkla dedi. hakkımızda hayırlısı olsun..
1.komisyon, işletme. swap, çeşitleri nelerdir? opsiyon, forward nedir? muhasebe kaydı. likidite tuzağı (detaylı) para pol araçlarıyla likidite tuzağı durumuna müdahale et. araçları say. günümüz ekonomisinde likidite tuzağı yaşanır m?
vergi harcaması, vergi erozyonu, g8 ve g20 ülkeleri, vergi gayreti, verginin tabana yayılması ve birkaç daha soru vardı hatırlayamıyorum
Maliyet muhasebesi ve finansal yönetimden ilk defa duyduğum iki tane terim sordular onları hatırlamıyorum. Birleşik arap emirliklerinin başkentini sordular. Maliye politikası nedir araçları nelerdir. Dışa açık ekonominin olduğu ve esnek döviz kurunun uygulandığı ülkede genişletici para politikası uygulandığında değişkenler nasıl değişir ?
bölüm maliye öncelikle oturur oturmaz soru yağmuruna tutuldum 3. Komisyondu uluslarası firmalar nasıl defter tutar devlet bütçe sistemleri yorumla performans bütçe 5018 le yorumla duymadığım bi adam ve tanım enflasyon serbestleşmesi nedir bunların hepsi 5-7 Dakika sürdü mülakat sonucu bekliyo musun dedi
7. Komisyon ; Dünya kupasından girdik yılını sordu 2002 diyeceğime 2001 çıktı çift yıllar değil mi dedi 2000 dedim sonra 2002'ye bağladık. Kime elendik dedi Brezilya dedim . Brezilyaya bir gol atmıştık kim attı dedi Hasan Şaş dedim. Kimi yenip 3. olduk dedi Güney Kore dedim. Tabi tarihler konusunda biraz sıkıntılıyım dedim (demez olaydım sürekli tarih sordular)

Tabi bunlar rahatlatmak için sorular. Tavır muhteşemdi bu arada. Çok güler yüzlüler.

İlk sorum Ticari kâr mali kâr.
İkinci sorum Fisher Denklemi ve niye bulmuş bulmuşta olayı ne yani dedi :s apışıp kaldım miktar teorisi dedim başka da bişey söyleyemedim. MV=PT dedim tek tek M'i V'yi P'yi T'yi açıkladım para arzı var mı dedi M dedim.
Üçüncü soru Lozan antlaşması ne zaman dedi bizi kim temsil etti dedi kaldım öyle :S 1930'lar dedim , ama emin değilim flan dedim.
İlk kez referandumla başa gelen C.başkanı kim dedi. Ezbere bildiğim Kenan Evren'i (Adaşım) diyemedim aklıma 2006'daki C.başkanı seçimine gitti Abdullah Gül dedim tabi baya baya yanlış :S
Sonra satın alma gücü paritesi dedi hatırlamıyorum dedim.
Telafi edici bütçeyi sordu çok iyi açıkladım
5. komisyondum para politikası araçları hard diskmi ram mı daha güvenilirdir belge saklamak için 1 terabayt kaç gigabyte monarşi meşruti monarşi malikar ticari kar sermaye özsermaye
bölüm maliye 8. komisyon kıymetli evrak deyince aklına ne geliyor? 153 ticari mal kıymetli evrakmıdır? tüzel kişilerin ceza ehliyeti hakkında neler biliyorsun? acenta nedir? tacir adına her işlemi yapabilirmi? muhasebe ilkelirini say tutarlılıga örnek ver( reeskontu verdim) borç sentlerine reeskont ayırırsan alacak senetlerinede ayırmak zorundamısın? ticari mümessil nedir ? orta gelir esnekliği nedir gibi bir soru vardı birde ayrıca laffer ikame gelir etkisi ve vergiden kaçınmayı orta gelir tuzağı olabilir orta gelir esnekliği sorusu
2. Komisyonda girdim Baskent grup baskani ve vdk baskan yardimcisi vardi komisyonda. Muhasebeden olay sorusu geldi... 100kasada cok fazla para var 335cok borclu,isletmenin faaliyet alani şu bu... stok devir hizi cok dusuk, bilmem ne orani şu vs... bi suru oran verdi. Isletmenin kasadaki paralar fiilen yok... sence neden boyle dedi? soruyu sormasi iki dk surdu. Dilimiz dondugunce cvp verdik diger sekiz dokuz soruyu soylemiyorum bile... zorladilar biraz.. herkesin hakkinda hayirlisi olsun,emekler ziyan olmasin
Bende 2. komisyondaydım.Anayasa nasıl yapılır, sterilizasyon,ödemeler bilançosu kalemleri. Kendini tanıt dendi 5 dk dan fazla kalmadım..sanırım kötü geçti, zorlamamaları tatmin edici bir bilgi çıkmayacağını düşündüklerinden olabilir..
faiz koridoru,mb politikası amacı neden sabit döviz kuru uygulamıyor,piyasa faizi nasıl belirleniyor gelir tablosu hesapları nelerdir, faaliyet karı nasıl hesaplanır, somut norm denetimi nedir anayasa mahkemesi iptal ederse ne olur
Türkiyenin en çok ihraç ettiği ilk 3 ürün ve ithal ettiği ilk 3 ürün ve en çok ithal edilen ülke ile ihraç edilen ülke sorulmuş.
dün girdim 8.komisyon kamu yönetimi
cb sorumsuzlugu(hukuki,siyasi,cezai)
konsinye mal,mülkiyet kimde kalır
üçlü açmaz açıkla
bağımsız para polikitası nedir
muhabe işlemi 125.000 iş makinesini 120000 bina alarak satıyoruz muhasebe kaydı
kıst amortisman
damping nedir
elbirliğiyle mülkiyet
repo ters repo
tam rekabet piyasasını anlat
üretici satış miktarını neye göre belirler
Mulakata dün girdim komisyon 9 kameral sistemi anlatiniz. Sermayenin itfasi nedir. Müşterek kararname. Sorular bunlardi
Arkadaşlar az önce çıktım bana kendimden bahsettirdi bi de maliyet ile gider arasındaki farkı sordu bi taşıt alsan. ÖTV maliyete mi gidere mi eklersin dedi KDV sini maliyete mi gidere mi eklersin diye sordu.bölüm kamu yönetimi binek otomobillerde kdv de ötv de maliyete eklenir. tabi uğraştığın iş araç kiralama vb. faaliyetler olmadığı sürece http://www.alomaliye.com/nisan_06/talha_apak_binek_oto_kdv_otv.htm
maliye politikası araçları. idari fonksiyon.istimval. gümrük vergisinin uygulanması enflasyonu düşürürmü. en etkin maliye politikası aracı.aval
faiz nedir reel ve nominal faiz özel maliyetler türkiyenin bağlı oldugu kuruluşlar farksızlık egrisinin şekli ve orjine göre durumu
7. Komısyon.. Satın alma gucu parıtesı nedır..neyı ölcer ? Suc nedr..sucun unsurları ? Unescoyla alakalı bı soru.. Topkapı saraynda sergılenen harıta.. kazaı rust..esya musaderesı nedr anlat..degersız alacak nedr ? Gorevden uzaklastrmaya kımler yetkılı.. Dun almanyadakı secım sonucu? Ceza hukuku ıle galıba ılk defa duydgum suan unuttgum 2 tanım gecıkme zammı nedır ?.
Avrupa birliği nihai senedini sordu 11. Komisyon
5.komisyon
Kendini tanitma.Yunanistandaki krizin nedenleri neden enflasyon var çözümu nedir. enflasyonu neden arttiramadi.enflasyon nasil bir olgu iyi mi kotu mu peki neden kotu. Enflasyon vergisi nedir.yumusak kazuistk anayasa nedir farklari neler. 61 anayasi kacinci anayasa 21 anayasasiyla farki.Bilgisayar alcam pes 13 oynuycam dedi ne tavsiye edersin ozellikleri konusunda bilgi istedi.ekran karti markasi hangisi olsun baska hangi markalar var fln hangi marka bilgisayari onerirsin.muhasebe ile ilgili verileri hizlica yazdırdi ozkaynak hesaplamasi yaptırdı odenmemis sermaye bunun neresinde dedi.sasirtmak icin ugrasiyorlar dikkat edin.soğukkanlı olun sakin konusun bide bunlarda tavsiyelerim
vergi nedir? vergi harcaması nedir? a.smıth vergileme ilkeleri açıkla? haksız rekabet nedir açıkla? kanunı hakim güvencesi ? kanun ve u.arası anlasma karşılaştır?
1. Komisyon İktisat Bankacılık kanunu hakkında bilgin varmı ? Bilmiorum dedim 3 dk süren ve hiç anlamadığım bir soru sordu. ve soruyu anayasanın 70 li bişey md göre yorumla dedi Komşuda dilenme politikası ve olması için merkez bankasındaki şartı nedir. fatura ne zaman düzenlenir ttk ve vuk süreler nelerdir. yevmiye kayıtları ne zamana kadar yapılmalıdır. monopollü rekabet piyasasını anlat diğer piyasalarla karşılaştır. muafiyet ve istisna nedir.
3.komisyondaydım kendını tanıt grdgn sınavlar neler neden maliye enflasyonun ödemeler dengesine etkisi bütçe türleri ddkları say kıst amortisman nedir nasıl hesaplanır 7-b hesapları yeni ttkya gore anonim şirket özellikleri kurumlar vergsi mukelleflerı
sabah gırdım 10. Komısyonda,neden vergı mufettıslıgı,mufettıs ne ıs yapar,sence gaddar mı olunmalı,neden ınceleme yapılır,bos zamanlarında naparsın nasıl sosyal aktıvıtelerın var,basketbolu ve nba yı takıp ettıgımı soledım,gecen yıl kım sampıyon oldu karsısındakı takım hangı sehrın takımı,unıversıtede neler yaptın,sorada sorulara gectık,sebepsız zeng ve suresı,temsıl nedır,tanzı etkısı nedır,asındırmayı onleyen bı vergımız var o hangısı(bu tarz bı soruydu),enflasyon vergısıyle alakalı bısey sordu sen olsan ne cesıt nasıl bır vergı uygularsın tarzında bı soru ve daha hatrlayamadıklarım.
1.komısyon bólüm iktisat. sorular: 2008 krızının muhasebe ıle ılgısı ne? anlat? nasıl kayıtlar yapılmstr o dönemde? 2.soru bi adam araba almak istiyor araba pazarına gdyr jetta almak istıyor ama 2jetta arasında kaldıgı zaman da donanımlarına bakıyor. bunu farksızlık egrileri ile anlat çiz. sözlüksel sıralama nedir? bır de 690 nolu hesapla ılgl bi sey sordu ama hatırlamyrm bu sorulardan snr. lıkıtıde tuzagı nedir? keynes ne düsünmüş de o faiz oranını sóylemiş belirlemiş? 2008 krizi durgunlukla ilgili. Bu durumda eldeki kağıtların değeri muhtemelen düşecektir. Şirketler ihtiyattlılık kavramı gereği değeri düşen kağıtlara karşılık ayırmak durumundadır. Muhasebede bu kağıtlar için karşılık ayrılarak muhasebeleştirilmesi gerekir.

Farksızlık eğrisi tam ikame mallarda (ikiside jetta) Negatif eğimli düz çizgi
7. komisyondaydım bana sorulanalar,berlin duvarı, dış ticaret hacmi, dış ticaret haddi,cari açık,vergi maliyeti,suçun unsurları,resen tarhiyat ve vergi inceleme elemanları bunun neresindedir,elbirliğiyle mülkiyet,paylı mülkiyet, gider maliyet farkı tanımla, ve ilgi alanlarıma yönelik sorulardı
8.komisyondaydım.bölümüm işletme..mülakat ilk ben çağrıldım..10 yakın soru sorıldu bana..10 dk geçmedi..tanıt dedikden sonra soruları sormaya başladılar.ilk 2 soruyu yabancı terimliydi hiç duymadığım onu bilemedim ardında maktu vergi nedir dedi..onu da bilemedim sonra sırasyla vergi nedir,likidite tuzağı nedir,asit test oranı,kusursuz sorumlukuk ve çeşitleri,karaborsa,dolaylı ve dolaysız vergiler,tacir kimdir,memur tacir olabilirmi,verset ve intikal vergisi dolylı mı dolaysız mıidır?verginin tabana yayılmas
9. komisyon. muhasebe olay sorusu. sübvansiyon.ikame etkisi.yumuşak para.
muvazaa nedir.kamu zararı nedir.bi şirket özsermaye artırımına gidecek hisse senedi ve tahvil cıkararak.Hisse senedini nominal bedelinin üzerinde cıkarcak tarznda yevmiye şeklinde kağıda çözmemi istediler.Hatırlayamadgm bırkc soru daha.
1000 lira ile televizyon alınıyor,ama kişi bunu kendi parası ile değil banka kredisi ile alıyor.bu hangi durumda mümkündür...bir dönem gider yazilip hemen diğer dönem gelir yazılan hesap.reeskont nedir.anayasadaki vergi ile ilgili maddeler nelerdir.faaliyet karına nasıl ulaşılır.brics ülkeleri.varlık barışı.vergi neye göre alınır.bir ülkede işsizlik azalmamis,nüfus artmamış ama buna rağmen gsmh hasıla artmış nedeni nedir.faaliyet giderleri nelerdir.bölüm işletme 6.komisyon
bana monopol oligopol arasındaki farklar, tröst kartel açıkla, hoş olmayan monaterist aritmetik,müşterek mülkiyetle iştirak halinde mülkiyet aralarındaki farklar üç dört madde halinde açıkla, ticari kar malikar,özsermaye sermaye aynımı açıkla ,518 sayıl kanun ne, cetvelleri say,enflasyonist ekonomide neler yapılabilir
Bölüm kamu yönetimi 5. Komisyon azgelişmiş ülkelerin özellikleri nelerdir? Mali kar ve iktisadi kar arasındaki farklar ? Özsermaye ve sermaye arasındaki fark? Arbitraj nedir
2.Komisyon bölüm iktisat.kendini tanıt.para politikasında gecikme nedir.ortodoks paracı iktisat teorisini anlat.üretim olanakları eğrisi nasıldır,neden iç bükeydir dış bükey olsa ne olur.bir ülkenin üretimi artmasa da üretim olanakları eğrisi sağa kayabilir mi nasıl.soğuk hindi yaklaşımı nedir.bu yaklaşımı yakın zamanda uygulayan bir ülke var duydun mu.Bretton Woods sistemini anlat.
2.komisyon bölüm maliye dün girdim mülakata kendini tanıt,vergi nedir,verginin kanuniliği nedir neden böyle bir şeye gerek duyulmuştur,bütçe nedir,verginin ziyaı nedir,VUK da nasıl cezalar var,bağımsız idari otoriteler nedir örnek ver,marshall MİKTAR intibakı nedir şekil çiz dediler ama o an şekil aklıma gelmedi
mali anestezi dolayli vergiler ciro primi ve hic duymadigim terimler vardi.
muhasebenin kurucusu kimdir, muhasebenin alt dalları, makro iktisattan bi olay sorusu, arz talep esnekliği.
2008 krizi ve Türkiye'deki küçülme , Türkiye'in almış olduğu önlemler soruldu.Alan derslerinden konsinye satış tüm yönüyle soruldu.Bir de Laffer ve Philips eğrisi.Hepsi bu.
Brics,soyut norm somut norm sureleri. Ombudsman ve Turkiyede hangı olayda başvuruldu
Damga Vergisi mukllfi kimdir .
2.grup bolum ıktısat.sermayenın marjınal verımlılıgı nedır,parasal taban nedır,paranın tanımları nelerdır,ekonomı bakanı olsan suanda dıs acık carı acık var nasıl bır polıtıka uygularsın dovız ve faız polıtıkan ne olur,tıc.hukuknda deger dusuklugu nedır(bunu hıc duymadım daha once),ınhısar nedır,olum karınesıyle gaıplık arasındakı fark nedır nufusa ne olarak yazılır kım yazar adama cıkıp gelırse nasıl bı ıslem yapması gerekır bunu sıldırmesı ıcın,ız dusumu nedır?
Çok partili hayata ne zman geçilmiştir, maliye politikası araçları nelerdir,hangisi en etkilidir?Bilanço ve mizan aynı mıdır farklıysa aralarındaki fark nedir bilanco duzenlenrken nerden nasıl duzenlenr,mizandan gelir tablosu duznlenebilirmi,Vergilendrme surecini anlatınız, tahakkuk nedir TDK dan hiç baktınmı? Ülkemizde faiz oranlarının cok yukselmesi neden istenmyor, kamu harcamaları artarsa faizler neden yukselir? Maliye bölümü mezunuyum...
verginin türleri
şüpheli ticari alacak nedir, hangi kavram gereği yapılır
faizin düşme sebebi nedir
anayasa madde 90
kanunsuz emir nedir
fikri içtima nedir
uzlaşma nedir,
olimpiyatlarda hngi ülkeler ve şehrleri adaydı? kim kazandı
Komisyon 7
ikiz açık nedir cari açık nedir oranı ne yapmalı ticari kar mali kar farkları kkeg ve gelir nelerdir söyle bi hesapta kullan özsermaye mi büyük kaynaklar mı tanımları aval kefalet arasındaki farklar
kur artışının olumsuz etkileri, fiyat ve fiyatı etkileyen faktörler,resim şerefiye parafiskal gelir, mükellef sorumlu, kesin hesap
lm egrısını etkıleyen seyler, as kurulus sekıllerı kac kısıyle kurulur halka acılma ne demek kayıtlı sermaye murahhas uye ıdarı para cezası muhasebelestırme
gabin, mali ve ticari kar, hukuk devleti ve ilkeleri, ödemeler bilancosu ve kalemleri, efektif döviz kuru komisyon 8 işletme
Komisyon 1... Kendini tanıt.kayıtsızlık eğrisi özrlliklri kusursuz sorumsuzluk.hayırlısı olsun güle güle.ve cıktım.
Özel fon . Özel maliyetler . Stokların alt hesaplarını say.Diğer stoklarla ilgili olay sorusu . Ticari ve mali kar.berlin duvarı .idareden 2 soru .stok bağımlılık oranı . Bölüm iktisat .7 komisyon
9.komisyon bölüm maliye ; mali sömürü, gider pusulası, 193e hangi durumda kayıt yapılır, rezerv para nedir
ilanen tebliğ nedir ? e-fatura ? ülkemizin 2013 büyüme oranı ? stagflasyon ? devalüasyon ? opec ? açılımı ? üye ülkeleri ?
10.komisyon bolum iktisat
Walras fiyat intibaki nedir?
Talebin gelir esnekligi nedir?
Talebin gelir esnekligine gore mallar nasil ayrilir?
Deger paradoksu nedir?
Subjektif deger teorisi nedir?
Guncel olarak da hangi sistemle yonetiliyoruz parlementer mi baskanlik mi
6.komisyon. Vergi harcaması vergi maliyeti iş yerinde yangın çıktı muhasebe kaydı sigara yasağının ekonomik etkisi
7.komisyon. bolum maliye. 1-Kyoto protokolü nedir 2-cb. herkesin gozu onunde trafikte tartistigi birisini silahiyla oldurdu ne olur. 3-yargilanir dedigim icinhangi mahkemede yargilanir. 4-giffen mal nedir 5-kamu kurumu nedir 6-tum kamu kurumlarinin tuzel kisiligi war mi 7-kamu tuzel kisiligi nedir 8-duzenleyici denetleyici kurum nedir 9-ornek wer ddk'lara dedi 4 tane soledim daha dedi 1 tane daha soledim yine daha dedi. bu kadar dedim 10-basbakan yardimcilarini say 11- kaza-i rust nedir. we daha hayatimda hic duymadigim ama iktisat oldugunu tahmin ettigim 3-4 soru daha wardi. duymadiim icin su anda da hatirlamiorm
bana sorulan idarenin islemlerini iptali geri alinmasi kaldirilmasi digeri de lisans sozlesmesi nedir
9 komisyon vergi sorumlusu vergi mükellefi borcu sona erdiren haller tediye fişi ve bir tanede muhasebe sorusu çok uzunca ve zor bir soru
Komisyon 11.Bölüm maliye. kendini tanit, voleybolun adi nerden gelmistir, çeyrek altin kac gram. ons kac gram. döviz nedir. efektif nedir, turkiyenin sorunu nedir.tasarrufu artirmak icin neler yaparsin. aktif gecici hesaplar. kira tahsilati kaydi. verginin gelir ve ikame etkisi. eşeL mobil nedir. vergi bilinci artirmak icin neler yapilmali. EŞEL MOBİL =FİYAT ARTIŞLARINA KARŞI ÜCRETLERİ KORUMA
Develuasyon liyakat kliring ve muhasebe ile ilgili örnek vererek soru sordular
döviz-efektif nedir aynı şey mi diye bana da sordular ve kira tahsilatı kaydını da
5.komisyon. bölüm iktisat. cari acık nedir?ihracat ithalat oranları ? ve bununla ilgili bi sürü soru. hukuki bosluk ve kanuni bosluk nedir? ram ile flash bellek arasındaki fark nedir? ve bununla ilgili de soru icinde soru soruldu. vergi kacakcılığı ne demek ne yapılması gerek? muhasebeden de amortisman ile ilgili kayıt sorusu soruldu.
2.komisyonda girdim. Gayet samimi karsiladilar. Kendimi tanittiktan sonra muhasebeden başladılar. Diyelim ki bir arac aldin 10bin tl'ye ve aracin omru 5 yıl fakat hic amortisman ayirmiyorsun ve 5 yıl sonunda aracı 8bin tlye satiyorsun bu satıştan kar yada zarar durumu nedir? Isletmende mal sattın karşılığında 2 ay vadeli çek aldin hangi hesaba kaydedersin?
Çapraz Kur, çapraz talep esnekligi ve paranin fonksiyonları acikla. , yetki gaspı, yetki tecavüzü, fonksiyon gaspı acikla.
11.komisyon. Kendini tanıt. Bürokrasi nedir. Klasik iktisadın ana fikrini Maliye'ye uyarlar mısın. Belediyeler siyasi nedenleri bir kenara koyarsak Büyükşehir Belediyesi neden yapılmaktadır. Verginin ikame ve gelir etkisi. Brüksel usulü. Fikri ictima. Altın'ın onsu kaç gramdır.
8. komisyon hangi kitapları okuyorsun yenileme amacıyla duran varlık satışı kaydı , hakimlik teminatı , vergi harcaması türkiye de vergi sistemi nasıl , hukuka uygunluk nedenleri
6.komisyon mesleki sorular guy olduğum icin.verginin dönüştürülmesi,esel mobil sistemi, kredi kartı sliple ilgili muhasebe kaydı,bütçede transfer ödemeleri fazla olması neyi gösterir iki tane de yorum sorusu
Vergi ziyaı muhasebe kaydı
Vergiyi sona erdiren haller
Altın piyasası soruldu
uyuşmazlık mhk si görevi..uyuşmazlık mhk ile anayasa mhk si arasında uyuşmazlık çıkarsa hangisi esas alinir.anayasa mhk ile askeri idari yargı mhk si arasında uyuşmazlik çıkarsa nerde cozumlenir ..teminat mektubu nerde muhasebelestirilir..nazım hsplar nedir bilanco da veya mizan da gözükür mu nazım hsplar ..mizanin şeklini anlat..anayasa mhk si kimleri yüce divanda yargilar..anayasa mhk si cumhurbaskanini hangi suçtan dolayı yargilar..vs vs
6.komisyon bölüm iktisat. cumartesi günü girdim. kendini kısaca tanıtla başladı genelde yorum ağırlıklı sorulardı. bir işletme %70 yabancı kaynaklarıyla çalışıyor bu hangi durumlarda mevcuttur dedi cari oran fln demeye çalışırken ekonomi iktisatla alakalı diye uyardı bi sürü şey söyledim ama doğru cvp o değildi ve bu sorunun uzantısı 3-4 soru daha. gelir tablosu hesap kalemlerini say ve merkez bankasının döviz kuru politikası doğru mu yanlış mı kur artarsa ne olur enflasyon olursa nolur bu politika sence başarılı olur mu teşekkür ederiz iyi günler 5 dk ya sürdü ya sürmedi.
gölge bankacılık, bütçe sürecini baştan sona anlat, amortisman hesaplama ve kar-zarar tespiti, götürü gider, bütçede genel kurulda gider artırıcı gelir azaltıcı teklif verilip verilemeyeceği, bütçe kabul edilmezse ne olur..
7. komisyon, bölüm kamu yönetimi 1.berlin duvarı sana ne çağrıştırıyor 2.kaldor kriteri 3.taban fiyat nedir, piyasada ne fazlası oluşur, dengeye gelmek için devlet napar 4.ab dönem başkanlgı hangi ülke 5.ticari kar mali kar arasındaki fark 6.15 li hesap grubu hangisi,hesapları say 7.emisyon primi nedir 8.özel fonlar ne zaman kullanlr, kaydı 9.diger stoklar hangi durumlarda kullanlr, kaydı 10.gresham yasası 11.dgr düşüklügü kaydı, kendini tanıt da dediler tabi ilk ve hatrlayamadgm sorular
arkadaşlar sorular...BBC AÇILIMI---FÜZYON---ÖZEL FONLAR ---ÖZEL MALİYET--BAŞABAŞ NOKTASI---İZLEDİĞİN EN SON BELGESEL CD üzerinden yola çııkılarak soruldu--ergonomi---kit---idt---kik---bağlı ticaret---transit ticaret---hangi dersin konusu olduğu—
Komisyon 8..sermayenin marjinal etkinligi, ponzi finansmanı, vergi mahremiyeti, vergi harcamasi, örtülü ödenek, konsinye mal giris cikis kaydi, otomatik stabilizatorler( kdv olabilirmi?) hatirladiklarim.
bölüm maliye anaysal iktisat, enflasyon oranı %3 olursa müdahale edilecek gibi anayasada bir madde olsa yorumun nasıl olur, m2y bunlarla ilgili bi kaç soru daha
9.komisyon (23unde girdim ama ancak firsat bulabiliyorum)
-Kendini tanit
-Ordinalleri kardinalleri anlatirmisin
-Vergi mukellefi
-Vergi sorumlusu
-Vergi fiyati
-Kamu mallari kamu hizmeti
-Muhasebeden tek taraflı işlemleri anlatirmisin (burda yanlis anlayip basit maddeyi anlattim ve basit maddemidir diye sordum o zaman onu anlat dediler)
-Siyaset bilimi nedir?
-Fed son aciklamalarini sordular(Turkiyeye yansimalari)
-Bolumumle alakali sorular
-Daha once duymadigim belkide ilk soru oldugu icin heyecandan anlayamadigim guncel bir soru soruldu
2-3tane daha soruldu ama hatirlamiyorum icerde 15dkdan fazla kaldim.
Kazakistanın başkenti, sermaye ile öz sermaye arasında fark var mıdır varsa nedir, işletme tahvil ihraç ettiğinde nasıl kayıt yaparsın, cari açık nedir kapatmak için ne yapmak lazım.belediye seçimleri hangi yılda hangi ayda.. Sermaye şirket ortaklarının başlangıçta koydukları ve statik yapıdaki değerdir.Özsermaye ise işletmenin varlıklar ile borçlarının farkıdır ve dönem içinde değişebilir dinamik yapıdadır 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 192'nci maddesine göre özsermaye, bilançonun aktif toplamı ile borçlar arasındaki fark olarak tanımlanmıştır. Sermaye ise işletmenin kuruluşunda taahhüt edilen ve daha sonra genellikle statik özellikte olan çok sık değişmeyen hesap kalemidir. özsermaye ise dinamik bir yapıya sahiptir ve işletmenin kaynak yapısının güncel halidir. 5 grubu özsermaye (geniş kavram)
500 sermaye hesabı (dar kavram)
5.komisyondaydım girdim kendini tanıt dedi tanıtırken kısa keselim orta gelir tuzagını anlat dedi baya iyi anlattım korenın kişi başı geliri ne kadar dedi blmıyorum dedım ve sora sen bana hikaye anlatıosun dedi çok sert çıkış yaptı komisyon başkanı sonraki bütün soruları cevapladım navlun,konşimento,el birligi paylı mülkiyet arasındakı farklar,mali kar ticari kar,muhasebeden kayıt sordular bide yazılımla alakalı sordu.zorlamanın yanında çok terslerdi artık hakkımıza hayırlısı diyelim.
maliyet muhasebesinden eş ürün değerleme yöntemine bağlı olarak safha üretim yönteminin süreçleri, ANTİKA TABLOYA AMORTİSMAN AYRILIRMI
zübeyir
Mesajlar: 15
Kayıt: 22 Mar 2017 16:47
İletişim:

24 Mar 2017 17:40

7.promosyon Vmy mülakatlarından bir kesit;

Komisyon3: konsnye mali elnde tutanın kaydı.ekonmi bakanınin knusmasindamd bi kesit.ve niye cari acik surdurulebilir demiş.çanakkale şehtlri kimin,kaldırimlar kimin,oskar adayı filmimiz,hç duymadgm bi enflasyon çeşiidi.idarede ki emanet usulu muşterek emanet uslu.

ktisat, 4. Komisyon... Komisyon sıcak ve genel olarak güler yüzlüydü... Sorular : Açık piyasa işlemleri denildiğinde ne anlıyorsun, tabi verdiğim cevaplara göre sorular şekillendi. Peşine merkez bankası para arzını nasıl artırır gibi piyasalarda alakalı yorum soruları soruldu.. Dışlama etkisi, gelir tablosu hesap kalemleri..

kamu yönetimi 5. komısyon.... oncelıkle komısyon cok cok ıyı ve guler yuzlu... ama cok yavas calısıyor saat 7 de girdim sondan birinci kişi olarak.... damping nedir? anti damping nedir? damping sucmudur? ticari kar mali kar arasındaki fark? 690 donem karı veya zararı hesabı ticari kar 692 donem net karı veya zararı hesabı mali kardır desem doğru mu? kurumlar vergisi mükellfleri kimlerdir? cari acıgı nasıl kapatırız? bakan vergi incelemesi yapar mı?? kıtap okuyor musun?? grange dedım o kım hayatını kıtaplarını soyle dedıler???

ktisat bölümü 4.komisyon. gsmh nedir,gsyih nedir?suç nedir?hayvanlar suç işleyebilir mi?işleyemezse neden?ceza hukukunda dava için nelere sahip olmak gerekir şartları nelerdir?muhasebeden de dönemsonu işlemleri yaptırdı

Seçimlerin yenilenmesi,cumhurbaşkanının cezai sorumluluğu,şerefiye,dolarizasyon,satılan ticari malın maliyeti,sakarya kimin eseri,iki farklı ülkenin ortak başkenti(lefkoşa gibi) neresidir.Bölümüm iktisat

bugun arkadasima sorulan. Sorular
Robin Hood vergisi
Kamu harcamalarin artis nedenleri
Vergi istisna ve muafiyet tanimla ornekle
Ozel Maliyetler-Ozel maliyetlere amortisman ayrilirmi ayrilirsa kac yil
İslenemez suc
Suc onleme paradoksu
Vergi incelemesi
Vergi yoklamasi
Ara secim nedenleri hepsini say

5.komisyon sabah grubu sermaye-özsermaye farkı,reeskont nedir, çeke reeskont ayrılırmı zorunlumudur,amortisman nedir,nelere amortisman ayrılır,sermayeye amortisman ayrılır mı,boş arazilere amortisman ayrılmaz dedim,neden diye sordular,aşırı yararlanma nedir süreleri nedir, yürütme kimlerden oluşur başı kimdir,bakana yokluğunda kim vekalet eder,cumhurbaşkanına kim vekalet eder dedi meclis başkanı dedim oda yoksa dedi hatırladıklrım bunlar söylediğim şeylerdende çok soru çıkardılar

Az soru soruldu ve kısa sürdü benim mülakat. Olumsuza yordum ben ama bakalım sorular : gecikme zammı gecikme faizi farkı. Kurumlar vergisi mükellefleri. Geçici vergi. Yıllara yaygın inşaat işleri. Ab dönem başkanlıgı yapan ülke. Bayrak şiiri kimindir. Guy oldugum için onunla ilgili bir kaç soru. Basit usule tabi olmanın genel şartı nedir bir kaç tane de hatırlamadıgım soru var cvplayamadıgım. 6. Komisyondaydım.

bölümüm Maliye . 4. komisyon. Bugün sabah grubuyla mülakata girdim. Komisyon çok güleryüzlüydü benden öncekilerde çok iyi geçti diye söylediler. 4 soru sordular kendini tanıt kısmından sonra . 1-Gelir tablosunu düşün,Brüt kar/zarar dan dönem net karına nasıl ulaşırsın anlat 2. İnternet-intranet-extranet galiba bunları tanımlar mısın dediler bilemedim 3. Gayrisafi Milli hasıla-yurtiçi hasıla tanımı farkları,örnek verdi bu hangisi olur filan.. 4. Milletvekilliğini sona erdiren Haller nelerdir anlat.. Herkese başarılar arkadaşlar ...

Işletme/komisyon 5/ lucas kritiği, bist hareketleri ileri geri neyi ifade ediyo, gelir tablosu hesapları, özel genel mahkemeler, danıştay özel mi genel mi, birinci derece mahkemeler, idari yargıda ilk derece mahkemesi, senyoraj gerekli mi. Bunları hatırlıyorum arkadaşlar

kanuni sultan suleymanin babsi,sivil ilk cumhur baskani,butce nedir,butce ilkeleri,Merke butce kanun tasarisi hangi tarhte
cifte verdginldrme anlat ornek ver ,varis ulkesi prensbi cikiş ulkesi prensibi,dolarizasyon,muhaseben nasl,neden asistanlik dusunmedin,hangi sinvlara girdin,7 eylulde hangi kmisyndaydin,evinin yerini en kolay nasl tarif edrsin, kurdugun bi ekonometrk modl hakkinda bilgi ver.hatirladklarim bunlar

benim kimya malazeme grup tesiti idi 9. komisyonda girdim.daha yeni bittii:((((onlar da çok yorgundu bende...oratadaki sınav komisyon başkanı kendini detaylı tanıt diyor.diğerleri vergi müfettişi ne iş yapar,görevleri nelerdir,risk analıiz sisitemi nedir,kimyager ile kimya mühendisi farkları nelerdir hangi sınavlara girdin,akışkan faz diyagramı nedir anlat,hangi kitapları okursun,doğa yürüyüşüne giderim demiştim hobilerime,nerelere gidersin dedi şimdilik aklıma gelenler bunlar...

Bana likidite tuzağı, bir tane muhasebe kaydı sordular. 1.000 tl nominal bedeli olan hisse senedi ihraç ettin 750 tl aldın kaydını yap dediler. Ben anlayamadım soruyu, çıkarılmış tahvil kaydı yaptım. Hisse senedi dedi. Bu arada 1. komisyonda girdim...

unun harıcın de diğer arkadaslardan duydugun bı kac soru : maniplasyon nedir?? mutemadi suc?? sucun unsurları?? 800 lu hesaplar devlet muhasebe sıstemınde kullanılır mı ??? ozel fonlar hesabının tanımı?? 3 yıl ıcnde kullanırsan kayıt kullanbmazsan nasıl kayıt?? kusursuz sorumluluk hallerı?? kurtulus kanıtı getirenleri soyle??
Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntü
    Son mesaj
  • Bilgi
  • Kimler çevrimiçi

    Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir