DGS Sınav Çalışma Rehberi-DGS Sınavına Nasıl Çalışılır?

Cevapla
Kullanıcı avatarı
öğretmenim
Mesajlar: 517
Kayıt: 16 Ara 2017 21:56
İletişim:

15 Ara 2018 21:37

sınavdan önce

bir gün önce sabah-öğle arası
• sıkıntı yaşadığın, yavaş olduğun konulardan mini tekrar, göz geçirme
• geometrik teoremler, analitik geometri formülleri, katı cisim alan ve hacim formülleri tekrarı
• sayısal-sözel mantık grafik yorumu konusundan 8-10 soruluk mini tekrar
• sözel mantık konusundan 2-3 test çözümlü testle tekrar

bir gün önce öğleden sonra-akşam arası
• aklına dgs’yi, sorularını, sonucunu, beklentilerini, hayallerini, hedeflerini getirmeden abartmayacak şekilde kafa dağıt
• içki içme, çok yeme, fiziksel zarar verecek etkinlikten uzak dur, geç saatlere kadar dışarıda kalma, araba ile hız yapma, yürüyüşten başka spor yapma
• kitap, defter, deneme, tarama eline alma, dgs’yi düşünme, rahat ol, deşarj ol

bir gün önce akşam-gece
• kimlik kartını ayarla, unutkan biri isen sabah kesin olarak giyeceğin ayakkabının içine koy
• büyüklerinden, anne, babandan dua iste
• boğazda, burunda sorun varsa çok sıcak olmayan ballı süt, nane-limon, ıhlamur, çiğ yumurta iç, rahatla
• gece erken yatma, geç de yatma. 23:00’da yatakta ol, yatmadan önce de sabah giyineceğin rahat kıyafetlerini hazır tut

sınav sabahı
• en geç 07:00-07:30 arası kalkmış ol. abdestini al, 2 rekat namaz kıl, duanı et, hayırlısını iste, emeğinin karşılığını en saf, temiz duygularla iste, başkalarına da dua et.
• kahvaltıyı çok yapma, bol çay içme, hamur işinden ve yağlı yiyecekten uzak dur, artı olarak biraz kuru üzüm, biraz kuru kayısı, bir iki ceviz yiyebilirsin, dişini de fırçala.
• evden çıkmadan lavabo ihtiyacını gider ayrıca içeri alınmayacak olan yüzük, toka, bozuk para, cep telefonu gibi eşyalarını eve bırak
• okulun uzaklığına göre, okulun bahçesinde en az yarım saat önce olacak şekilde evden yola çık, önceden okuluna gitmemişsen bazen okul isimleri karışabiliyor, sordukların yanlış bilgilendirebilir, her türlü ihtimale göre doğru olan okula yetişmek için yarım saat süren olsun muhakkak.
• hırsınızı, enaniyetinizi, ümitsizliğinizi, karamsarlığınızı evden çıkarken eve bırakın, sınava güzel niyet ve duygularla girin. okul bahçesinde olacak heyecan verecek sohbetlere katılmayın, kulak misafiri olmayın. gireceğiniz sınavın önceden girdiğiniz denemelerden çok zor olacağını hiç düşünmeyin, hatta daha da zorlarına girdiğinize emin olun.



sınav anı

* hayırlısıysa inşallah olur düşüncesiyle bismillah çekerek sınava başlayın

* soru puanları ve sınavda zindeliğin saatleri açısından sayısalcı isen sayısaldan, eşitağırlık ve sözelci isen sözelden başlaman daha doğru olacaktır ancak daha da önemlisi ve doğrusu denemelerde denediğine göre sana hangisi daha fazla net getirmişse, süre sıkıntısı yaşatmamışsa oradan başlamandır.

* ister sözel bölüm, ister sayısal bölüm olsun; soruları çok iyi okuyalım. sorunun metninde veya kendisinde gözden kaçırdığımız veya es geçtiğimiz bir kelimenin, bir bağlacın, bir işaretin soruyu yanlış çözmemize veya uzun sürede çözmemize sebep olacağını unutmayalım. her yıl binlerce sınava giren adayın onlarca sorusu bu şekilde hiç oluyor ki sınav sonrası insan, en çok bu tür hatalar yaptığına yanar.

* sınavın ilk 2 sayfasının soruları (1-10) kolay veya kolaya yakın olabilir, ancak en fazla hatayı buralarda yapıyoruz. özgüven fazlalığı ve dikkatsizlik basit işlem hatalarına neden oluyor. aşırıya kaçmadan şüpheci olmakta fayda var. soruyu çok iyi okumak lazım, özellikle sorunun başında yapılan açıklamaya (negatif-pozitif, o’dan farklı, rakam-iki basamaklı sayı, birbirinden farklı, reel-tam sayı), sorunun sonunda soru cümlesine (sağlayan-sağlamayan, değildir, kesinlikle vb.) dikkat ediniz.

* çözemediğiniz sorularla inatlaşmayın, sorunun üzerinde çok fazla zaman harcamayın. unutmayın bir rakibiniz de süredir ve bir soru üzerinde harcadığınız fazlaca süre diğer soruların çözüm süreleridir. çok fazla harcayarak çözdüğünüz soru bir nete tekabül edebilir ama geçen süre bir kaç netin kaybına da malolabilir.

* çözemediğiniz sorular üzerinde çok fazla zaman harcamadan soru numarını yuvarlak içine alarak diğer soruya geçmenizi tavsiye ederim. soru üzerinde yaptığınız işlemleri de silmeyin. o an göremediğiniz bir yeri diğer sorulara bakıp döndükten sonra görebilirsiniz. hatta çözümünde bayağı yol katettiğiniz soruları ve konusuna vakıf olduğunuz fakat o an çözemediğiniz sorunun numarasını yuvarlağa aldıktan sonra + gibi bir işaretleme de yapabilirsiniz. böylece süre kalınca direk o yuvarlaklı süreden çözmeye başlarsınız. ancak konusunda çok vakıf olmadığınız, bayağı bir sürede olsa zor çözebileceğiniz soruların numarasının yuvarlağının yanına – işareti koyarak, süre kalırsa en son tekrar bakacağın sorular olmuş olur. bu sistemle önceden heyecan ve stresten göremediğin sorudaki kilit yeri, tüm yapabileceğin sorulara baktıktan sonra sürenin yetebileceğini hissettikten sonra daha rahat kafayla görebilirsin.

* hiç bir soruya 3-4 dakikadan fazla zaman harcamayın, ancak süreniz kalırsa veya süre ile olan sıkıntı bittikten sonra çözebileceğinize inandığınız soruya daha fazla süre harcayabilirsiniz. sayısal bölüm içerisinden her sorunun puanı aynıdır, sözel bölüm içerisinde de her sorunun puanı aynıdır. kolay soruya da zor soruya da aynı puanı alacaksınız. yani soruya süre açısından hakettiği değerden fazlasını vermeyiniz. süre harcanmadan yapılan bir boş, 5-6 dakikada çözülen doğru sorudan daha değerli olabilir.

* sürekli olarak saate bakmayın, heyecan yapabilirsiniz, panikle daha fazla hata yapabilirsiniz. her 15-20 soruluk dilimlerde saate bakarak süre planlaması yapabilirsiniz. ilk 8-10 soruda sürenin bayağı işlemiş olmasından korkmayın. sınavın ilk 5-10 dakika bocalama devresidir yani adaptasyon sürecidir. zamanla sınava alışacağınızdan süre kaybetseniz de telafi edebilirsiniz.

* çözdüğünüz bölümden sıkıldığınızı farkederseniz, dikkatinizin dağıldığını anlarsanız, arka arkaya çözemediğiniz soruların moralinizi bozduğunun farkına varırsanız bir süreliğine başka bir bölüme geçebilirsiniz, kendinizi böyle dinlendirebilirsiniz. ancak bölümlerin arasında geçiş yaparken optikte kaydırmamaya dikkat ediniz.
* arka arkaya gelen boş sorular, emin olmadan işaretlenen sorular sizi ümitsizliğe düşürmesin. öncelikle motivasyonunuz bozulduğu bu anlarda 30-40 saniye kalemi elinizden bırakın, kafanızı yukarı kaldırın, derin derin nefes alın. bir anlıkta olsa o stresten uzak kalmayı deneyin. sonra rabbim ben çok çalıştım sana güveniyorum, bismillah deyip tekrar başlayın. böyle bir terapi ve telkin sana iyi gelecektir.

* boş bıraktığın soruların artması, üst üste gelmesi, emin olmadan işaretlenen soruların fazlaca olması moral ve motivasyonunu bozmasın. o durumlarda aklına hep şu cümleler gelsin ‘’benim boş bıraktığımı boş bırakan çok insan vardır, yapamadığımı yapamayacak bir çok rakibim var, bana zor gelen soru, başkalarına da kesin zor gelmiştir, bu sınav 10-15 boşla da, 8-10 yanlışla da kazanılabilir’’ bu sıkıntılı anları sınava giren hemen hemen her öğrenci yaşamaktadır. önemli olan en az zararla sıyrılmak ve sınavın sonunu görmek önemlidir. sınavın sonuna kadar ayakta kalan öğrenci rahatlıkla kazanacaktır. ki bu sadece stratejik bir uygulamadır, yani sen net bakımından çok iyi bir durum ortaya koyamasan da rakiplerin süreci iyi yönetemedikleri için sen az başarın, büyük başarı etkisi yaratacaktır. yani işin özü belki de sen kazanamadın, onlar kaybetti olacak.

* sınav içerisinde üst üste boş ve ihtimalli işaretlenen soruların artmasının sonucu oluşan karamsarlık ve ümitsizlik diğer sorulara da yansır. rahatlıkla yapabileceğin soruları da yapamaz olursun. her soru sonrası oluşacan enkazı o soruda bırak, sen yeni sorulara bak, o boş soruyu telafi edebileceğin soru bir sonraki sorudur. o yüzden boş sorunun etkisinde kalma, emin olmadan işaretlediğin sorunun tesirinden kurtul ki sonraki sorulara yansımasın.

* optik form işaretlenirken bir soru bir optiğe işaret en doğrusudur, buna alışkın olmayanlar, sayfa bittikçe işaretlesinler. sınavın sonuna kesinlikle bırakmayın, lütfen bırakmayın. artı süre vermeyeceklerdir, soruları çözmüş olmana rağmen optiğe aktaramamak çok acıdır.

* sınav esnasında sadece sınav kitapçığına ve optiğine odaklanmalısın. gözetmenlerin hareketlerine, sınava giren adayların yaptıklarına, hızlı veya yavaş çözmelerine, cam kenarında isen okul bahçesinde olanlara veya caddeden geçenlere dikkat etmeyin. bayılan, ağlayan, geç kalıp sorun çıkaranlar olabilir, lütfen hiçbir şeyi merak etmeyin, sınavınızla ilgilenin.

* bildiğiniz üzere dgs, bilgi ölçmeden ziyade dikkat gücü ve süre kullanma yeteneği ölçen bir sınavdır. özellikle soru içindeki verilere, önermelere, olumlu-olumsuz soru köklerine, soru kelimelerine, pozitifliğe, negatifliğe, tam sayıya, doğal sayıya, 0 değerinin verilip verilmediğine, birbirinden farklıya, rakamları farklıya, hızlıya, yavaşa, tuza, suya, ahmet’e, mehmet’e, maliyetten mi, satıştan mı vb. dikkat etmek gerekiyor.

* işlem hatası veya basit hatalar sınava giren her adayın baş belasıdır. özellikle ilk 2 sayfada, ilk 8-10 soruda fazlaca gerçekleşen bu durum için sınav genelinde 2-3 net kaybı normal sayılabilir. ancak fazlası adayı hüsrana uğratabilir. soruların dikkatle, tane tane okunması, önemli yerlerin altının çizilmesi, soru başındaki bilgilere ve soru köküne dikkat edilmesi gerekiyor. işlem hatasını sık yaptığın soru tiplerinde hafif şüpheci olmak belki çok az olsa da zaman kaybettirecektir ama basit hataların azalmasında faydasını göreceksiniz. ayrıca sorunun yanında yapılan işlemlerin de sanki not tutuyor gibi açık ve temiz yapılması ve sorudan diğerine geçerken işlemin tekrar kontrol edilmesi de dört işlem hatalarını da minimum seviyeye indirecektir.

* lütfen hiç bir soruyu basite alıp tedbiri elden bırakmayın. tam tersi olarak da yine hiç bir soruyu zor diyip okumamazlık yapmayın. kolay gibi görünen bir sorunun ters bir tarafı ya da seni hataya düşürecek bir püf noktası olabilir. ya da çok zor görünen, karışık duran bir sorunun da aslında sadece bir kısmını anlayınca veya soruyu iyice okuyunca öyle olmadığını, rahatça çözebileceğini anlayabilirsin. yani sorulara karşı hem haddimizi bileceğiz, iyice okuyup anladıktan sonra da haddini bildireceğiz. bence soruyu iyice okumak sorunun çözümünün yarısından fazladır.


* sınav anında ne ümitsizliği, karamsarlığı yaşayın; ne de rehaveti, hayalllerinizi yaşayın. sınav anında anı yaşayın, soruları yaşayın. sınavdaki sorular dışında hiç bir şeyle düşünsel olarak ilgilenmeyin. bu şekilde sınavdan uzaklaştığınız anda işlem hataları, basit hatalar ve gereksiz boşlar veya gelişigüzel işaretlenmiş soruların sayısı artmaktadır. sınav güzel geçerse netleriniz yüksek olur, netleriniz yüksek olursa hayallerinize kavuşabilirsiniz. yani bir şeyler yapmanız gerekiyor ama bu hedefinizi, hayalinizi düşünmek değil. lütfen aylardır verdiğiniz emeği hiçe saymayın.

* sınav devam ederken bir çok rakiple mücadele veriyorsunuz. bir yandan aynı bölüm mezunu rakipleriniz, bir yandan akıp geçen süre, diğer yandan sorulara mayın döşemiş gaddar soru yazarı , ucu durmadan kalınlaşan kalem, yerinde durmayan silgi derken en önemli rakibini tanıtayım sana; tabi ki sen. bazen mantıktan uzaklaşan, hissi davranan bu sen, sana kaygı verir, heyecan verir ve moralini bozarak seni umutsuzluğa iter. bazen de nefis silüetinde karşına çıkan bu sen, sana ‘’bu iş tamamdır, başardın’’ der, rahatla artık, gevşe der ve rehavete sokar seni. hatta bazen de ‘’senden bir şey olmaz, bak yine başaramayacaksın; geçen sene olduğu gibi’’ der, seni o an bitirmeye çalışır. peki sana düşen nedir biliyormusun, bu sendeki gereksiz, zararlı seni yok etmen. bu nasıl olacak; aklı selim bir şekilde, sakince, heyecan, stres, aşırı kaygı gibi durumların senden netler götüreceğini bilerek, süreni güzel kullanarak, soruları tane tane okuyarak, sorudaki ayrıntılara dikkat ederek, pratik olacağım diye aceleci davranarak soruları yanlış çözmeden yaptıklarını optiğe güzelce aktaracaksın. işte tüm mesele bu.

* bu sınav sizin kişiliğinizi ölçmeyecek, insanlığınızı derecelendirmeyecek, sadece ortaya koyduğumuz çalışmanın, verdiğimiz emeklerin bir karşılığı olacak, yani sadece bir başarı ölçütüdür. ne yazık ki ülkemizde başarı ölçütü optik karalamaktan geçiyor. eee durum böyle ise biz de bu oyunu kuralına göre oynayacağız. ama hiç bir zaman ölüm-kalım meselesi olarak görmeyeceğiz. haddinden fazla tehlikeli misyonlar yüklemeyeceğiz. şuna emin olun 27 temmuz günü yine sabah güneş doğacak, akşam güneş batacak. yine annemizin kuzusu, babamızın aslanı olacağız. sevdiklerimizin sevdiceği olmaya devam edeceğiz. bir de şunu iyi bilin siz bizim her zaman gurur duyduğumuz öğrencilerimiz olarak kalacaksınız. hayat inanın devam edecek; bilmediğimiz bir yerlerde onca sıkıntıyla, hastalıkla, savaşla içiçe yaşayan insanlar var. açlıkla terbiye olan insanlar var, ölen çocuklar var. şükür edeceğimiz o kadar güzel şeye sahipken telafisi olan kötü geçen bir sınav olsun, size bir şey olmasın canım ailem.

sınav sonrası alacağımız bir nefesin şükrüyle, rabbim sınavda hepinizin yardımcısı olsun, emeklerinizi zayii etmesin. hayırlsını versin, sizin için hayırlı olanı da gönlünüze razı eylesin.



diyelim ki;

* diyelim ki; sınav salonuna geç girdiniz, 10 dakika zaman kaybettiniz. hiç sorun değil; sadece ösym’nin sana hediye ettiği 20 dakikadan harcamış oldun. ya olur mu hocam  yetişmez ama. hayır giden 10 dakika değil, bu düşüncen sana sınavda süre sıkıntısı yaşatır. istersen sınavda üzülmeye, panik yapmaya devam et.

* diyelim ki; sınava başladın; hafif panik, biraz heyecan yaptın. çok normal. sınavın ilk 5 dakikası bu duyguların yaşanması çok doğaldır. bu bocalama devresi çok sürmez. ilk soruları çözmeye başladıkça daha da rahatlarsın. özellikle sınavın ilk 2-3 sorusu iki yönden çok önemlidir. moralli başlamak için iyi bir fırsattır ancak işlem hatası olabilme ihtimalini de göz önünde bulundurmak gerekir. sınavın başı olması sebebiyle adaptasyon tamamlanmamıştır henüz. bu sebeple sıklıkla bu basit sorularda hata yapılıyor. belki de bu ilk 2-3 soru hedefe ulaşmanızı sağlayacak.

* diyelim ki; ilk 2 sayfa soruları kolay olabilir veya sana kolay gelebilir. 3.-4.sayfa sınavın genel durumunun habercisidir yani zorluğu, kolaylığı hakkında sana nete yakın bilgiler verebilir. bu aldığın bilgilerle sınav içinde süreci nasıl yöneteceğini anlayabilirsin. kendine bir strateji belirleyebilirsin.

mesela sayısal kısımda cidden zor soru sayısının ve zaman alıcı soruların fazla olduğunu hissetmişsen, anlamışsan;

sayısalcı isen; sözel bölümden çok fazla soru görmene gerek yok, sadece sayısaldan eksiklerine, boşlarına yama olması sebebiyle ilk 15-20 soruyu görmen, çözmen yeterli olacaktır ama yine de önceliğin sayısal bölüm olsun. her soruyu görmeye çalış, hatta kontrol etmek amaçlı 10-15 dakikalık artı bir süre daha bırak.

eşit ağırlıkçı isen; senin kazanmanı sözel bölüm belirleyecek, çok iyi yer kazanmanı veya derece yapmanı ise sayısal bölüm belirleyecek. eşitağırlıkçı bir aday kazanmayı garantilemeden, çok iyi yeri kazanamayacağına göre önceliğini sözel bölüme vermelidir. sayısal bölümden özellikle ilk 15-20 sorunu tekrar kontrol et, cebirden hata yapmamaya dikkat et. kalan sürenin çoğunu sözel bölüme harca ki 50 netin üzerine çıkmaya çalış.

adaletçi isen; yıl boyu hedef olarak toplam 100 neti aşmak gerekiyor demiştik. ağız değiştirmenin, gerçeklere dönmenin vakti geldi. 85-90 hatta 80 netlerde bizi hedefe ulaştıracaktır. özellikle zor sayısal bölüm sorularına sahip bir sınavda bu netler daha da aşağılara inebilir. bu sebeple sözel bölümden 50 net civarı yapmamız durumunda 30-35 sayısal net bir bakmışsınız sizi hukuka götürebilir. hele sayısaldan 45-50 leri görmüşseniz bilin ki 30-35 sözel netle de bu iş olabilir. yani demem odur ki; zor bir sayısal bölümden yapacağın iyi bir net durumunda sözelin yarısı bile sana yetebilir. sayısaldan sıkıntın varsa da sözeli 50lerde yapman işini kolaylaştıracaktır.

sözelci isen; sayısal bölümün zorluğu en az etkiyi bir sözelciye yapacaktır. ancak belki de sayısalın ilk 10-15 sorusu seni dereceye götürecek. sözel bölüm senin en büyük kozun, sürenin çok büyük bir bölümünü sözele harca ki 55-58 bandında netin olsun. sayısaldan 3-5 net sana küçük bir yama olur.

* diyelim ki; arka arkaya 3-4 boşun oldu, art arda 3-4 soruyu emin olmadan işaretledin. işte o anlarda sınava giren adaylar morallerini bozuyor ve ümitsizliğe düşüyorlar. sonraki sorularda da daha isteksiz ve motivasyonu kaybetmiş oluyorlar. buradan sizlere çok net bir mesajım var. şunu bilmeniz çok önemli; size zor gelecek her soru emin olun türkiye’ye de zor gelecek, sizin boş bıraktığınızı da çok ama çok kişinin de boş bırakacağını, aynı şekilde 3 sorudan daha fazla soruyu emin olmadan işaretleyeceğine emin olabilirsin. ayrıca bu sınav 15 boşla da kazanılabiliyor, 15 yanlışla da.

* diyelim ki; çözüyorsun çözüyorsun; şıklarda yok. aklına 2 şey gelecek. ya bu soru yanlış, yani iptal olacak. ya da ben bir yeri es geçiyorum, dikkat etmiyorum. ikinci düşündüğünün ihtimali ilk düşündüğünden çok yüksektir. yani sen bir yeri görmüyorsun ya da işlem hatası yapıyorsun ihtimali üzerinde durman çok daha faydalı olacaktır. turlama tekniğinde de faydalanabilirsin. bir soruda çok fazla zaman harcamayın. gerektiğinden fazla zaman harcamayın. ilk turda çözebildiğiniz kadar soruyu çözün, bilmediklerinizi ve zaman kaybettirebilecek soruları boş bırakın. ancak zaman kaybettirecek soruların soru numarasının yanına dönüşte kesin çözebileceksen +, ihtimalli çözebileceksen yarım artı, sorunun konusunda hiç vakıf değilsen – koyarsın. böylece turlamanın dönüşünde önce + işaretlilerden çözmeye başlarsın, sonra yarım artılı olanlara bakarsın.

* diyelim ki; uğraştın uğraştın çıkmadı. denedin denedin olmadı. demek ki o anlık tekrar ederim o anlık bir şeyi farkedemedin, bir şeyi gözden kaçırdın demektir. inatlaşmanın pek bir getirisi olmayacaktır. zaman kaybından öteye geçmeyecektir. diğer soruların süresi gidecektir. halbu ki o an anlayamadığın bir unsuru belki 5-10 dakika sonra, belki de soruları tekrar gözden geçirirken göreceksin, anlayacaksın, çözeceksin. tavsiyem bir soru için 3-4 dakikadan fazla süre harcamayın ki diğer sorulara da zamanın kalsın. ben bunu yaparım, ben bunun gibisini çözdüm gibi yaklaşımlarla fazla özgüvenle bir soruya yaklaşmak yerine diğer soruya geçeyim, bu soruyu da yuvarlak içine alayım; geri döneyim düşüncesini uygulamaya koyarsan hem süre kaybı yaşamazsın, hem diğer sorularda süreye bağlı panik yaşamazsın. o an göremediğin çözümü sonra daha rahat kafayla görüp sonuca ulaşabilirsin. ayrıca soruda fazla bekleme yapmadan diğerine geçerken yaptığın işlemler sorunun kenarında kalsın, tekrar dönüşte bir kaç adımı atlamış olursun.

* diyelim ki; son yarım saat kaldı, henüz sözel bölüme geçemedin veya sayısal bölüme geçemedin. çok büyük bir kayıp yok, kalan 30 dakika, 30 sorunun çözülebileceği bir vakittir. 30 soruda 20 net getirebilecek bir güce sahiptir. 20 netle de çok ama çok şey değişir. peki tam tersi 30 dakika kalmış olmanın paniğini yaşarsak ne olur, o heyecanla, stresle ancak 10-15 soru görürüz ve 10-15 sorunun 20 net getirebilecek bir gücü yoktur. olası 10-15 netlik kayıp, sürenin yetişmediğinden değil yetişmeyeceği korkusuyla yaptığın panikten, heyecandan kaynaklanmaktadır. emin ol rakiplerin o stresle çok fazla hata yapmaktadırlar. böylece heyecansız bir şekilde yapacağın 20 net aslında rakiplerindeki kayıplardan dolayı 30 net etkisi de yapabilir. ama sen bu paniği, heyecanı yaparsan bu seferde iyi durumda olan rakibine belki de önceki bölümdeki sorularda fark atmıştın; o farkı eritmiş olursun hatta rakibinin önüne geçmesine fırsat verirsin.

* diyelim ki; sınav istediğin gibi gitmiyor. o an beni arama ihtimalin olsa ilk diyeceğim şey; ‘’sana öyle geliyordur’’ neden mi? büyük beklenti insanda fazla net yapma sorumluluğu doğurur, fazla doğru yapma sorumluğu doğurur. sanki çok net yapılmazsa, çok soru işaretlenmezse kazanılamayacak gibi gelir insana. ama emin olun böyle düşünüyorsanız kısmen yanlış düşünüyorsunuz. netlerle değil sıralamalarla kazandığınız yer belli olacak. somutlaştıralım diyelim ki sınavın ortasından sonra 25-30 netlerde gezdiğini tahmin ediyorsun ve moralin bozuldu, motivasyonunu kaybettin. çünkü o an türkiye’nin de senin gibi perişan olabileceğine hiç ihtimal vermiyorsun. sınav o andan itibaren daha kötü geçecek ve sen sınavı 35 netle tamamladın ve sonuç hüsran. tam tersi bu sınav bana bu etkiyi yapmışsa etrafımdakilere, rakiplerime, türkiye’ye de bu etkiyi yapmıştır. sınavın sonunu görmeliyim, sınavın sonunu yaşamalıyım, ne kadar bildiğim varsa işaretlemeliyim dersen 25-30 netlerin 40’a-45’e çıkacak ama sıralama durumundan dolayı 40-45 netle ilk 1000’e, belki de ilk 500’e gireceksin. çünkü rakiplerin sınav ortasında moral bozup, motivasyonunu kaybettiler, böylece senin 40 netin 50-55 net etkisi yaptı.

* diyelim ki; sınav öncesi denemelerde çok işlem hatası yaptın, her denemede 3-5 basit hata ile net kaybına uğradın. ya aynı şey sınavda olursa düşüncesi ile sınava başladın. sana ilk söyleyeceğim yine işlem hatası veya basit hatalar yapacaksın. ama sınava başlama düşüncen ‘’kesin işlem hatası yapacağım’’ şartlamasıyla oluştuğu için biraz daha fazla işlem hatası-basit hata yapacaksın. çünkü sen öyle istiyorsun.
ama olaya şöyle baksan ve şöyle desen; ‘’zaten iyi rakiplerim de muhakkak 1-2 işlem hatası yapacaklar, ben daha fazlasını yapmayacağıma inanıyorum. soruları iyi okuyacağım, ayrıntılara dikkat edeceğim, önermeleri es geçmeyeceğim, kolay-zor farketmez aynı puanı getirmesi nedeniyle her soruya önem vereceğim, şıkları iyi kontrol edeceğim, optiğe doğru bir şekilde aktaracağım, ben dikkatli bir insanım. emeğimi hiçe sayamam.’’ emin ol işlem hatan minimum seviyeye iner.
işlem hatalarını, basit hataları azaltmanın, yapmamanın önemli bir çaresini açıklayayım.
sorunun çözümünü kitapçıkta ilgili boş yere temiz ve ayrıntılı bir şekilde yazmamız gerekiyor. adım adım çözümü boş yere aktarmamız gerekiyor. o sorudan diğerine geçmeden önce çok hafif şüpheci bir tavırla işlem adımlarını hızlıca göz geçiriniz. en fazla 3-5 saniye kaybedersiniz, yani işlem hatası yapabileceğin 20 soruda 1,5 dakika kaybedersin, bir tane işlem hatası farketsen 1 yanlıştan 1 doğruya geçeceği için 1,25 net kazanacaksın. belki de ömrünün en güzel 1,5 dakika kayıplarından olacak.
ayrıca ne özgüven fazlalığı yaşayın ne de soruya karşı biçare olduğunuzu hissedin.





satır başları

--- bu girdiğin sınavın; önce girdiğin deneme sınavlarından soru kalitesi olarak çok bir farkı yok. bunu çok iyi bil lütfen.

--- bu girdiğin sınav sadece emeklerinin, başarının bir ölçütü olacak. kişiliğinin, insanlığının bir derecesi olmayacak. ölüm-kalım meselesi olarak görme ki heyecan yapma.

--- bu girdiğim sınav, dikkat ölçer. bu girdiğin sınav süre kullanma gücünü ölçer. psikolojik mücadele azmini ölçer. sınavın sonuna kadar ayakta kalabilme sabrını ölçer.

--- sınav zorsa herkese zor, kolaysa herkese kolay. aynı soruları çözeceğiz, hem de aynı sürede.

--- sana zor gelen bir soru emin ol; türkiye’ye daha da zor gelebilir. çünkü sen daha zorlarını çözdün. senin zaman kaybettiğin bir soruda emin ol; türkiye senden daha fazla zaman kaybedecek. çünkü sen çok soru çözdün.

--- soru ile inatlaşma, gözünü seveyim. soruda mantık hatası arama. bu soru iptal olur düşüncesiyle soruya yaklaşma.

--- bu soruyu kesin çözeceğim düşüncesiyle çok fazla süre harcama, canını yiyim. fazladan harcadığın her saniye diğer sorunun süresidir. inan bir bakmışsın o soruda 10 dakika geçmiş valla anlayamazsın. sırf böyle 2-3 soru sınavına mal olur. ya bırak; giden 1 soru olsun, 10 dakika olmasın.

--- sınavın sonunu gör, son soruyu oku. ayakta kal; mücadeleni her dakika ver. olaya şöyle bak; bir maratonda koşuyorsun; her geçen dakikada bir rakibin yere düşüyor. sen koşuyorsun, sonra aradan 1 saat geçiyor, binlercesi yere düşmüş, koşamıyor. sen hala koşuyorsun. bazen yoruluyorsun, tam düşeceksin, hayır ayakta kalmalıyım diyorsun. biraz daha koşuyorsun, yine rakiplerin bir bir düşüyor. ve bir bakmışsın, sınavın sonunu görmüşsün, evet bazen yavaşladın, bazen tökezledin. tam bırakacaktın, azmettin, sabrettin. ve bir şey söyleyeyim mi sen bu sınavı kazandın.

--- optik işaretlemeyi sona bırakma. yaptıklarını optiğe aktaramazsan emeğini o salonda bırakıp çıkmış olursun.

--- süreni güzel ayarla, bölümlere güzel oranla. süreni her soruyu okuyacak şekilde planla.
Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntü
    Son mesaj
  • Bilgi
  • Kimler çevrimiçi

    Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir