Uluslararası İşletmecilik 1.4. üniteler ders notu

Cevapla
sınavci
Mesajlar: 98
Kayıt: 30 Kas 2017 12:02
İletişim:

12 Ara 2017 16:07

ULUSLARARASI İŞLETMECİLİK DERS NOTLARI ÜNİTE 1-2-3-4

Ünite 1 Uluslar Arası İşletmeciliğe Giriş
Uluslar Arası İşletmeciliğin Tanımı: En küçüğünden en büyüğüne hemen her ulus, değişik türde uluslararası işletmeci lik faaliyetlerini yürüten işletmelere sahiptir. Dünyanın her yerinde üretilen çok çeşitli ürün ve hizmetlerin ticaretini yapmak ve bu ürün ve hizmetleri yerel pazarlarda hazır bulundurmak yoluyla ulusların çıkar sağlamaları uluslararası işletmecilik faaliyetleri sayesindedir. Uluslararası işletmeciliğin olmadığı bir dünya hayal etmek güçtür. Tüketilen her şey üretilen her şey ve yerine geliştirilen her finansal etkinlik, uluslararası işletmecilik faaliyetlerinden etkilenir. Dünyanın her yerinde üretilen çok çeşitli ürün ve hizmetlerin ticaretini yapmak bu ürün ve hizmetleri yerel pazarlarda hazır bulundurmak yoluyla ulusların çıkar sağlamaları, uluslararası işletmecilik faaliyetleri sayesindedir. Teknolojinin ilerlemesi ve fazla yayılması, modern ticaretin gelişmesine önemli katkı sağlamıştır. Karada(Tren) ve deniz taşımacılığında (Buharlı gemiler) başlayan ve daha sonra günümüz teknolojileriyle daha güvenilir ve daha hızlı hale gelmiştir.(Uçak vs ) ve hatta günümüz teknolojisinde artık internet yoluyla ticaretler yapılıyor.
Uluslararası İşletmecilik: İşletmeler tarafından düzenlenen ulusal sınırların dışında yürütülen, her türlü işletmecilik faaliyetidir.
Not: Gittikçe küçülen bir ölçekte olsa da bazı uluslararası işletmecilik faaliyetleri politik ve stratejik amaçların gerçekleştirilmesi için halen devletler tarafından yürütülmektedir.
Not: Uluslar arası işletmecilik konusunda terminoloji açısından farklı terimler kullanılmaktadır. Bunlar;
*International Firms : Uluslararası işletmecilik
*Global Firm: Global işletmeler
*Transnational Firm: Transnasyonel İşletmeler
*World Business : Dünya işletmesi
Not: Bu işletmeler arasında en önemli fark strateji açısındandır.
Uluslararası İşletmecilik faaliyetleri: Uluslararası ticaret ve uluslararası yatırımdır.
Not: Bir işletme ana ülkesinin dışında işletmecilik faaliyetleri yürütmek amacıyla kaynak transfer ettiği zaman uluslararası yatırım meydana gelir. Bir işletme ürün ve hizmetlerin ihracat ve ithalatıyla meşgul olduğu zaman dış ticaret gerçekleşir.

Ulusal ve Uluslararası İşletmeciliğin Karşılaştırılması: Uluslararası işletmeciliğin ulusal işletmecilikten farklılıkları Kültür, Finansal ortam, Hukuki çevre, Tüketici tercihleri faktörleridir.
Kültür: İşletmenin faaliyet gösterdiği her ülke, kültürel açıdan farklıdır. Başarılı olmak için işletme ev sahibi ülke kültürünce belirlenen görgü, gelenek, değer ve normlar çerçevesinde, kültürel açıdan duyarlı bir şekilde faaliyet göstermelidir, kültürel farklılıklara saygı göstermeli ve uymaya çalışmalıdır.
Finansal Ortam: Ulusal sınırların ötesinde işletme yönetmek, farklı para birimlerini kullanmayı işletmenin faaliyet özgürlüğünü sınırlayan farklı devlet yasalarını dikkate almayı gerektirir. Hükümetler yerel para biriminin dünyanın başlıca para birimleri cinsinden değerine ilişkin günlük karlardan sabit ya da dalgalı kur sistemlerine kadar, farklı döviz kuru politikaları ve sistemleri uygularlar.
Hukuki Çevre: İşletmelerin faaliyetlerini ve başarısını etkileyebilecek kanun, tüzük ve yönetmeliklerle özel duyarlılık göstermesini gerektiren hukuki çevre, ülkeden ülkeye farklılık gösterir. Ev sahibi ülkenin kanunlarına saygısızlık ya da itaatsizlik, işletmenin mali durumuna ve imajına büyük ölçüde zarar verebilir.
Tüketici Tercihleri: Kültürel farklılıklardan kaynaklanan talep modelleri, işletmenin maliyetlerini en aza indirecek işletmenin değerini koruyacak uygun üretim, tedarik ve pazarlama stratejilerini benimsemesini gerekli kılar.

Uluslararası İşletmeciliği Önemli Kılan Gelişmeler: Teknoloji, Rekabet, Standardizasyon, İş çevresi, Uluslararası işlemeciliğin politik etkisi, ekonomik entegrasyon ve globalleşme gibi gelişmelerin bir sonucu olarak uluslar arası işletmecilik son yıllarda çok fazla önem kazanmıştır.
Teknoloji: Teknolojik gelişmeler dünyanın her köşesinde uluslararası işletmecilik uygulanmalarıyla kazandırılabilir. Bu nakil sadece her gün kullanılan ürün ve hizmetler biçiminde değil, aynı zamanda çağdaş yönetim, üretim, pazarlama, lojistik sistemleri biçiminde de gerçekleşir.


Rekabet: Dünya çapında üstün tecrübe, bilgi, teknoloji ve diğer ilgili kaynaklara sahip olan uluslararası işletmeler, çoğu zaman daha düşük fiyatta, daha yüksek kalitede ürün ve hizmetler sunma yeteneğine sahiptir. Kısa dönemde etkin biçimde rekabet edemeyen yerli işletmeler endüstriyi terk etmeye zorlanabilirler.

Standardizasyon: Dünya pazarlarında genellikle geçerli olan normların ve uygulamaların benimsenmesini ifade eder.

İş Çevresi: İşletme iç ve dış çevresi içinde faaliyet gösterir.
*İç Çevre: İşletmenin üzerinde önemli ölçüde kontrol sahibi olduğu çevredir.
*Dış Çevre: İşletmenin üzerinde çok az kontrol sahibi olduğu ya da hiçbir kontrole sahip bulunmadığı çevredir.

Uluslararası İşletmeciliğin Politik Etkisi: Uluslararası işletmecilik faaliyetlerinin gelişmesinde ve özendirilmesinde hükümetler önemli bir rol oynar. Hükümetler yabancı (doğrudan) yatırımları ülkelerine çekebilmek için çoğu zaman komşularıyla rekabet ederek çok çeşitli finansal ve finansal olmayan teşvikler sağlar. Uluslararası işletmeciliğin bu alandaki başlıca etkisi, sınırları uluslararası ticaret ve yatırımlara açması, sistem ve yöntemleri standartlaştırması, özellikle insan hakları, çocuk iş gücü konusunda uluslararası anlamda kabul edilebilir değerlerle tutumları benimsemesi, konularında demokratik kuruluşların gelişmesine cesaret vererek hükümetler üzerindeki baskı olmuştur.

Ekonomik Entegrasyon ve Globalleşme: Uluslararası işletmecilik faaliyetlerinin büyümesindeki hızlı artışa cevap olarak ayrı ayrı ekonomilerin daha büyük ekonomik bölgeye karışıp bütünleştiği bölgesel ekonomik entegrasyonu yaratma girişimleri anlamlı bir şekilde artış göstermiştir.
Globalleşme: Dünya pazarlarındaki mal ve hizmet üretiminin birbirine bağlı ( entegre ) olduğu dinamik bir süreçtir.

Uluslararası İşletmeciliğin Tarihsel Gelişimi: Uluslararası işletmeciliğin tarihsel gelişimini 4 ayrı süreçte inceleyebiliriz
1)Ticaret Dönemi (1500-1850) : 1500’lü yılların başlangıcından 1850’lerin Avrupa’da sanayi devriminin ortaya çıkışına kadar devam etmiştir. Bu dönemde sermaye olanaklarının sınırlı olması üretim faaliyetlerinin geniş çapta yapılmasına izin vermiyordu, Bu dönemde ülkelerarası ilişkilerin yapısı ve politik baskılar, daha geniş çapta faaliyetlere olanak sağlamıyordu. Kapitülasyonlar bu dönemde başlamıştı. Bu dönemde ayrıca bankacılık önem kazanmaya başlamıştır. Ticaret dönemi Asya, Afrika ve Latin Amerika’da kolonilerin oluşturulmasıyla batı işletmelerine, Japonya ve Çin deki bazı ayrıcalıklar tanınmasıyla sona ermiştir.
NOT: Kimi bireylerin ülke dışında şanslarını deneyerek ve dış ülkelerden satın aldıkları malları Avrupa’ya göndermek yoluyla büyük karlar sağladığı dönemdir.
2)Sömürgecilik Dönemi (1850-1914): Sanayi devriminden başlayıp 1.Dünya savaşının hemen başlangıcına kadar devam etmiştir. Bu dönemin en belirgin özelliği Sanayi devriminin sonucunda büyük işletmelerin kurulmuş olmasıdır. Avrupa’daki büyük sanayi devrimi sonunda Avrupa işletmelerinin faaliyet konuları da değişmiştir. Özellikle tarım ve madencilik faaliyetlerine önem verilmiştir. Afrika’ya yalnızca madencilik alanında yatırım yapılırken Güneydoğu Asya ve Latin Amerika’ya hem tarım hem de madencilik alanında yapılan yatırımlar önemli hale gelmiştir.
NOT: 1850’den 1914’e kadar devam etmiştir. Sanayi devriminin bir sonucu olarak büyük işletmeler kurulmuştur.
3)Ayrıcalıklar Dönemi (1914-1945): 1914’ den 1945’ e İkinci Dünya Savaşının bitimine kadar devam etmiştir. Otomobil sektöründe dış ülkelere yapılan yatırımlar önem kazanmıştır. 1929 da İngiliz Lever deterjan ile Hollandalı Unıon firması birleşerek ilk uluslararası işletme olan Unilever`i oluşturmuşlardır. Bu dönemde önemli bir olayda 1929 büyük dünya buhranıdır. Özellikle batı ülkeleri bu buhrandan çok etkilendiler. ikincisi Avrupa’da savaş dolayısıyla Almanya’nın işgali bazı işletmelerin işgal altında kalmasına sebep oldu.
4)Uluslararası Dönem (1945- Günümüze) : II. Dünya Savaşı’nın bitiminden (1945) günümüze kadar gelen dönemdir. İşletmeler dünya çapında yeni pazarlar ve üretici güçler aramaya başladıkları için bu yıllara (1945-1970) Global genişleme yılları adı verilir. 1970’li yıllarda kaynak ve enerji konusunda daha etkili ve tedbirli davranan Avrupa ve Japon işletmeleri, ABD işletmelerine karşı büyük üstünlükler sağlamışlardır. 1970’li yıllarda ABD işletmelerinin egemenliğini sona erdiren nedenlerden biride kaynak kıtlığı olmuştur.
Ev sahibi ülkeler faaliyetleri denetleyebilmek ve sosyal siyasi dengeleri koruyabilmek için aşağıdaki sınırlamaları getirmişlerdir;
a-) Tarifeler b-) Fiyatlarla ilgili sınırlamalar c-) Vergiler d-) Yöneticilerin uyruğu ve yerel kaynak kullanımı ile ilgili sınırlamalar e-) İthalat kotaları f-) Sermayenin yatırımcı ülkeye dönmemesi ile ilgili sınırlamalar getirilebilir.
Ünite 2 Ülke Dışı Faaliyetler
Ülke Dışına Açılma: Ülkedeki işletmelerin aşırı büyümesi ve iç pazarların doymuş olması, işletmeleri ülke dışında fırsatlar aramaya yöneltmektedir. Eldeki sermaye birikimi ülke dışında daha fazla kar getirecek alanlara yatırmak için işletmeler, doğan fırsatları değerlendirmek ve yeni pazarları ele geçirmek için çeşitli stratejiler uygulamaktadırlar. Ülke dışına çıkarken ilk düşünecekleri nokta, ülke dışına çıkmak ya da çıkmamak konusunda karar vermektedir. Ülke dışına çıkmak elbet yararlıdır ama ülke dışına çıkmak her zaman olumlu sonuçlar vermeyebilir. İşletmeler ülke dışına çıkarken bazı kavramlara ve koşullara uymak zorundadır. Dünyadaki pazara girme biçimi önemli bir faktördür. İşletme uluslararası araştırma ve geliştirme faaliyetlerini iyi bir şekilde organize ederek dış pazarlarda daha çok sansa sahip olabilir. Dış pazarların elde edilmesinde diğer önemli faktör de tüketiciler hakkında bilgi sahibi olmaktır.
Ülke Dışı Faaliyet Türleri: Uluslararası işletmeler, uluslararası işletmecilikte başlıca güçlerdir ve ülke dışı faaliyetlerini üç temel alanda yoğunlaştırmaktadırlar. Bunlar ; İhracat, Doğrudan yabancı yatırım, Ortaklıktır. Uluslararası işletmeleri ülke dışında faaliyet göstermeye iten nedenler şunlardır;
*Ülke dışında fırsatların doğması *Kar yönünden ülke içi tıkanıklık *Ülkelerin himayecilikten uzaklaşmaları
*Ticaret engellerinin kaldırılması *Dünya ticaretini hızlandırmak amacıyla kurulan uluslararası kuruluşlar
*Ülkelerin politik düşüncelerinin değişmesi ve yabancı sermayenin teşvik edilmesi * Sermaye birikimi *Teknoloji gelişim
*Üretim faktörlerinin fiyatlarının ülkeden ülkeye farklılık göstermesi

İhracat: Ülke dışı faaliyet biçimlerinden en kolay olanı ve en sık tercih edileni ihracat faaliyetidir. İhracat aynı zamanda uluslararası ticaretin en eski biçimidir.
*İhracat faaliyetinin en önemli özelliği ülke dışı faaliyetler içinde riski en düşük faaliyet olmasıdır.
*İkinci özelliği ise İşletmenin yapısında büyük değişikliklere ihtiyaç göstermemesidir.
*Üçüncü özelliği ise Dış pazarların daha iyi tanınmasını sağlayarak, diğer faaliyetlerin genişlenmesine olanak sağlamasıdır.
NOT: İhracat faaliyeti doğrudan ve dolaylı olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
1)Dolaylı İhracat: Yerli firma ülkede ürettiği ürün ve hizmetleri, aracılar vasıtasıyla ya da bu ürünleri, ihraç ürünleriyle birleştiren bir başka yerli imalatçıya satarak yabancı firmalara satar. Bu nedenle önemli bir uzmanlık gerektirmez.
2)Doğrudan İhracat: Yerli firma ülkede ürettiği ürünleri doğrudan yabancı müşterilere satar, böylece aracı kullanmaksızın tüm ilgili faaliyetleri kendisi üstlenir. Önemli ticari engeli bulunmadığı durumlarda firmanın kesin tercihi olmaktadır.
Dolaylı ve Doğrudan İhracat Arasındaki Fark:
*Dolaylı ihracat, doğrudan ihracata kıyasla daha düşük maliyetlidir ve daha az zaman alıcıdır.
*Dolaylı ihracat, daha az taahhüt gerektirir ve daha düşük risk içerir; böylece pek çok firmaya, ilk kez uluslararası pazara rekabet girme fırsatı sağlar
*Dolaylı ihracat, yabancı ithalatçılarla iş ilişkisi geliştirme ihtiyacı duymaksızın satışla ilgilenen tepkisel firmalara daha çekici gelir.
*Dolaylı ihracat yöntemleri çoğunlukla daha sonra denizaşırı ihracat yapacak uluslararası işletmelere girdi üreten küçük firmalar tarafından kullanılır.
*Dolaylı ihracatta yabancı alıcı, ürünlerin olumsuz koşullarda, geç ya da aranan özelliklere uymayan biçimde olduğu iddia ettiği zaman dolaylı ihracat yapan firma kalite, teslim zamanı ve ihracat işleminin diğer yönleri üzerinde kontrolü kaybeder.

Doğrudan Yabancı Yatırım: Yatırım yapan firmaya ev sahibi ülkedeki varlıkları mülkiyeti ve yan kuruşları üzerinde kontrol olanağı sağlayan bir ticari hak yatırımı biçimidir.
Ortaklık: Ülke dışı faaliyet türlerinin üçüncüsü ortaklıktır. Uluslararası işletme kurma yoluna giderken, seçenekleri iyi bir şekilde değerlendirerek, çıkarlarını en yüksek seviyeye çıkarabilirler. Bunu sağlayabilmek için işletme merkezinin temel yönetim felsefesine uygun hareket ederler. Ancak ortaklık şeklinde bir kuruluş meydana getirildiği zaman, uluslararası işletmenin, yeni işletmeye ortaklık payının ne olacağı sorunu ortaya çıkar. Bu durumda Mülkiyet Stratejisinin dikkate alınması önemlidir.
Ortak İşletme Kurarken Mülkiyet Stratejisine Etki Eden Faktörler: Uluslararası işletmelerin, hem genel politikalarında, hem de her ülke için ayrı saptadıkları politikalarda bazı etkiler düşünülür. Uluslararası işletmelerin bir ülkede %50’den fazla mülkiyette ısrar ederken bir başka ülkede %20-%30 ortaklığa girdikleri görülmektedir. Bu tercihler bazı nedenlere dayanır, Uluslararası işletmelerin mülkiyet stratejisine etki eden faktörleri sıralayalım;
*Faaliyet gösterilen Ülkenin Ekonomik Durumu: Dünyanın değişik bölgelerinde sayısı oldukça kabarık ülkelerde faaliyet gösteren uluslararası işletmeler, mülkiyet stratejilerini ülkenin ekonomik durumuna göre düzenlemektedirler. Az gelişmiş ülkelerde çeşitli yönlerden risklerin fazla olması şube açmayı tehlikeli hale sokmaktadır. Yönetim teknikleri ve teknolojik knowhow’ı zayıf olan az gelişmiş ülkelere bunların transferi olanağı ancak ortak işletme kurma yoluyla elde edilebilmektedir. Uluslararası işletme, faaliyet göstereceği ülkenin ekonomik durumuna göre faaliyet stratejisine karar verir.
*Faaliyet Gösterilen Ülkenin Tutumu: Bazı ülkeler yabancı sermayeye karşı sert tepkiler gösterirken diğer ülkeler daha esnek bir politika izlemektedirler. Çeşitli ülkeler çıkardıkları kanunlarla yabancı işletmelerin faaliyetlerini sınırlamışlardır. Özellikle az gelişmiş ülkelerde yabancı sermaye düşmanlığı uluslararası işletmelerin rahat hareket etmelerini engeller. Bu ülkelerde hükümetler uluslararası işletmelerin şube açmalarına pek izin vermezler ve ortak işletme kurmaları üzerinde ısrar ederler. Şube açma yolunu genel bir ilke olarak benimseyen uluslararası işletmeler, bu tür politik baskılar nedeniyle ortak işletme kurmayı kabul etmektedirler.
*Yerel İşletmelerin Seçimi: Faaliyet gösterilen ülkede uygun ortak bulmak oldukça zordur. Yerel ortakların bulunma durumu, işletmelerin ortaklık stratejisine etki eder. Ortak işletme kurarken ortakların davranışları ve çıkar düşünceleri, kurulan işletmenin başarısında olumsuz sonuçlar yaratabilir. Uluslararası işletmelerin ortak işletme kurarken bazı engellerin ortaya çıkacağını önceden kabul etmeleri gerekir. Bugünkü koşullar içinde başarılı bir ortak, ileride işletmenin başarısını önleyen bir etken olabilir. Yaşanan tecrübeler göstermiştir ki ortak seçiminde doğru tercihler yapmak olumlu sonuçlar yaratmaktadır.
*Üst Yönetim Düşüncesi: Uluslararası işletme üst yönetimin yaptığı genel planlamada hangi koşullarda ülke dışında faaliyet göstereceğini saptar. Bu plan çerçevesinde şube açma ya da ortak işletme kurma yoluna gidilir. Özellikle çeşitli ürünler üreten işletmeler bazı ürünlerin üretiminde şube açma yolunu tercih ederken, bazılarında ise ortaklık yolunu seçmektedirler. Yararlı olacağına inandıkları zaman ise uluslararası işletmeler %20-30 arasında ortaklığa girmektedirler. Burada önemli olan nokta üst yönetimin düşüncesidir.

Yerel Ortak Bulma Zorunluluğu: Uluslararası işletmeler ortaklık kurmanın sakıncalar doğuracağına inanmaktadırlar ve bu durum çözümü zor sorunlar yaratmaktadır. Uluslararası işletmelerin böyle düşünmelerinin temel nedeni, tam bir denetim sağlayamama endişesidir. Tam bir denetim sağlanamazsa, ortaklık kurmak uluslararası işletmenin ümit ettiği sonuçları vermeyecektir. Kârların bölünüşü; yönetim, teknoloji ve pazarlama yeteneklerinin yerel ortaklarla paylaşılması uluslararası işletmelerin arzu etmedikleri konulardır. Uluslararası işletmelerin kendileriyle ortak olabilecek yerel işletmeleri bulmakta yaşadıkları zorluklar çeşitli nedenlere dayanır. Bu nedenleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
*Yerel Ortağın Geçmişteki Çalışma Sisteminin Yetersizliği: Ortaklık kurulacak yerel işletmenin geçmişteki çalışma sistemi yetersiz olabilir. Geçmiş yıllarda başarılı olamayan bir işletmenin gelecek yıllarda atılım yapması oldukça zordur. Uzun yıllar zarar etmiş bir işletmenin kendisini düzeltmesi pek mümkün değildir. Özellikle az gelişmiş ülkelerde aile işletmelerinin tercih edilmesi başarısızlığın bir nedeni olmaktadır. Bu tip işletmelerde yönetimin çeşitli basamaklarına işletme sahibine yakınlığı olan kişilerin getirilmesi, uluslararası işletmelerin ortaklık kurmakta çekimser olmalarına neden olur. Bu yerel işletmelerin başarısızlığa uğramalarının temel nedeni yönetim becerisinden yoksun olmalarıdır. İşletmeye katkıda bulunabilecek bilgili yöneticiler yerine daha az maaşla çalışabilen yöneticilerin aranması sık karşılaşılan durumlardandır.
*Yerel Ortaklara Olan Güvenin Azlığı: Uluslararası işletmeler yerel ortaklara pek güvenmezler; çünkü işletmenin genel yönetim hedeflerine aykırı hareketleri işletmenin başarısını engeller. Sermayenin belli bir yüzdesine sahip olan yerel işletme, uluslararası işletmenin genel stratejisine engel olacaktır. Üst yönetim basamaklarına yabancı yöneticiler yerine, yerel yöneticilerin yetiştirilip getirilmesi üzerinde ısrar edecektir.
*Uluslararası İşletme ile Yerel İşletmenin Çıkarları Arasındaki Çelişki: Ortak işletmenin faaliyeti sırasında uluslararası işletme ile yerel ortağın çıkarları ters düşebilir Bu durum çeşitli yönetim faaliyetleri sırasında meydana gelebilir. Yerel işletme, bir yandan hammadde tedariki konusunda hammaddenin ülke içinden sağlanmasını isterken, bir yandan da kalite kontrolünde inisiyatifi elinde tutmak isteyebilir. Ayrıca işletmenin gelişme hızı, personel politikası ve fiyatlama gibi konularda iki çıkar grubu arasında çelişki doğabilir.
*Serbestçe Hareket Etme Yeteneği Kazanma: Uluslararası işletmeler işletmenin geleceği ile ilgili karar alırken daha serbest hareket edebilmek için %100 mülkiyete sahip olmak isterler. İşletmenin hissedarlarının çoğunluğu ana işletmeden olunca, herhangi bir konuda karar almak kolaylaşır. Ancak herhangi bir oranda sermaye ortaklığı olunca, zıt fikirler ortaya çıkabilir ve karşı çıkmak zorlaşır.
Ortakların İşletme Kurma Nedenleri: Temel amaçları kardır. Bu amacı gerçekleştirmek için bazen ortak işletme kurmak daha yararlıdır. Ülke dışı faaliyetlerin önemli bir yüzdesinin ortak işletme faaliyeti olduğu hatırlanırsa uluslararası işletmeleri bu yönde uygulamaya iten önemli nedenler bulunmaktadır. Bunlar;
*Sermaye İle İlgili Riskler: Uluslararası işletmelerin ülke dışı faaliyetleri ülke içinden çok daha farklıdır. Ülke dışındaki koşullar ve işletmenin faaliyet gösterdiği çevrenin özellikleri çok değişmekte ve ülke dışı faaliyetlerle başarı şansı azalmaktadır. Uluslararası işletmeler ülke dışına çıkarken şube açma yoluna gittiği zaman; hammadde tedariki, üretim koşulları ve satış politikası farklı olduğu için sermayenin tamamını kaybedebilir. Sermayenin bir kısmını yerel çevreden sağlayınca, sermaye ile ilgili risk de azalmış olur.
*Sermaye İhtiyacı: Uluslararası işletmeler ülke dışında daha fazla projelere girmeyi, daha fazla konuda ve bölgede çalışmayı arzularlar. Ancak sermaye yapıları bu projeleri finanse edecek güçte olmayabilir. Bu nedenle, ortak işletme kurmak suretiyle sermaye ihtiyaçlarını karşılayabilirler.
*Başarı Faktörleri İhtiyacı: Uluslararası işletmenin başarı sağlaması için bazı faktörlere ihtiyacı vardır. Bu faktörler gerekli hammadde, yetişmiş personel, pazarlama yeteneği, başarılı bir dağıtım sistemi ve yetişmiş orta ve üst basamak yöneticileridir. Bütün bunlar ancak ortak işletme kurma sonucunda mümkün olabilmektedir. Aynı zamanda teknoloji ve patent haklarına ihtiyacı olan yerel yöneticiler çoğunluktadır. Bu hakların sermaye olarak kabullenilmesi yoluyla bir ortaklık kurmak kolay olmaktadır. Bu birçok işletme tarafından uygulanan bir yoldur, ancak uygulamada ABD işletmelerinden ziyade Avrupa ve Japon işletmelerinin bu yolu seçtikleri görülmektedir.
*Politik Baskılar: Uluslararası işletmelerin ortak işletme kurmalarının bir başka önemli nedeni de politik baskılardır. Özellikle az gelişmiş ülkelerde bu durum kendini daha fazla hissettirmektedir. Bu ülkelerde yabancı sermaye bir fobi olarak görülmekte ve her türlü yabancı sermayeye kuşkuyla bakılmaktadır. Birçok ülke ortak işletme kurmayı bir şart olarak ileri sürmektedir. Bu durumda uluslararası işletmeler ortaklık kurmak zorunda kalmaktadırlar.
*Ev Sahibi Ülke Hükümetiyle İyi İlişkiler Kurma İhtiyacı: Uluslararası işletmelerin ülke dışı faaliyetlerinde başarılı olabilmeleri ve personel çalıştırma, işletmeyi büyütme ve yeni yatırım politikalarını sürdürebilmeleri, ev sahibi ülke hükümetleriyle iyi ilişkiler kurma yoluyla mümkün olmaktadır. Bu ise uzun ve zahmetli bir süreci gerektirmektedir. Bu nedenle, uluslararası işletmeler bu ilişkileri zaten kurmuş olan güvenilir yerel işletmelerle ortaklık kurmayı çekici bulmaktadırlar.

Ortaklık Türleri: Uluslararası işletmelerin ülke dışında geliştirdikleri ortaklık türleri; Lisans anlaşmaları, Franchising, Joint Venture, Yönetim sözleşmesi ve Anahtar teslim projelerdir.
*Lisans Anlaşması: Lisans veren (LİSANSÖR) ve lisans alan (LİSANSİYE) İki firmayı kapsayan bir yabancı pazara giriş yöntemidir.
<p>Royalte: İşletme payı. Lisansiyenin satılan her ürün için lisansöre ödediği para</p> Örneğin: lisanslı futbol mağazalarında satılan her mal için mağaza futbol kulübüne para öder.
<p>Lisans anlaşmasının lisansöre sağladığı yararlar:</p> <p>*Ortak riskler lisansiye tarafından üstlenilir</p> <p>*Ülkeye giriş riskliyse lisans anlaşmasının çekici bir seçeneği bulunur</p> <p>*Pazara kolay giriş sağlar</p> <p>*Hareketsiz entelektüel varlıklar hareket kazanır</p> <p>Lisans anlaşmasının Lisansör açısından taşıdığı sakıncalar: *Kendi başına Pazar geliştirmenin fırsat maliyetine maruz kalır</p> <p>*Aşırı kar durumunda ,aksine bir hüküm yoksa lisansörün kardan alacağı pay royalte kadardır</p> <p>*Entelektüel varlıkların kullanılmasında kısıtlı haklara sahiptir</p> <p>*Lisansiye lisansöre rakip olabilir </p> *Lisansiyenin kuralları geçerlidir.
Franchising: Franchiser, Belirli bir ücret karşılığında entelektüel varlıklarının kullanma iznini franchisee’ye verir.
Entelektüel Varlıklar: Ticari marka adı, pazarlama tekniği, özel faaliyet sistemi
NOT: Franchising Genellikle Fast-Food Restoranları(Mc Donald’s, Pizza Hut) Konaklama otelleri (Hilton Oteli vs)

Franchising ‘in yararları:
*geniş kar potansiyeli olan bir endüstride büyüme fırsatı verir *dünyanın en saygın firmaları sizi seçer ve prestij sağlar
Francising’in sakıncaları:
*Franciserin şöhreti artar *Farncisee ürün ya da hizmeti tanıtmada risk alır
*Bazı ülkelerde franchising sözleşmesi uygulanamaz *Franchising ar-ge bedeli kabul edilir


Joint Venture: Yabancı bir işletmenin yerli bir işletmeye ve diğer şekillerde ortak olarak kurduğu yeni işletmedir. Pek çok ülkede yüzde yüz yabancı mülkiyete izin verilmemesi nedeniyle Joint Venture şeklindeki uluslararası ortaklıklar belirli bir pazara girmenin kolay, hatta bazen tek yolu olmaktadr.
Joint Venture’nin Uluslararası işletmeye sağladığı yararlar:
<p>*Risk paylaşılır</p> <p>*İşletmelere ait değerli bilgiler paylaşılır</p> <p>*Daha önce kurulmuş olan ortaklıklar yahut iş çevresinden yararlanılır</p> <p>*Maliyetlerde azalma olur</p> <p>*Teknolojik üstünlük sağlanır</p> <p>*Kaynaklara kolay ulaşılır</p> <p>*Politik baskılar azalır</p> <p>*Yeni pazara girmek kolaylaşır</p> <p>Joınt Venturenin sakıncaları:</p> <p>*Kontrol kaybı yaşanabilir</p> *karlar paylaşılabilir

Yönetim Sözleşmesi: Yönetim sözleşmesi bir firma ile bir başka firma arasındaki bir tür lisans anlaşmasıdır. Anlaşılan ücret karşılığında, etkin bir proje faaliyeti için yerel yöneticilerin eğitiminde, sözleşme yapan firmanın yönetsel uzmanlığından ve yönetim personelinin bir kısmından yararlanmayı olanaklı kılar. Sözleşme projenin büyüklük ve kapsamına bağlı olarak 3 ya da 5 yıla kadar bir süre içindir.
Anahtar Teslim Projeler: Bir firmanın kendi başına diğer firmalarla bir konsorsiyum içinde, ev sahibi ülkenin bir özel işletmesini devleti olan sahibine devretmeden(yani anahtar teslim etmeden)önce bütün bir üretim ya da hizmet tesisini faaliyete geçirmek için tasarım, yapım, donatım ve personel eğitimini taahhüt ettiği bir anlaşmayı tanımlamak için kullanılan bir terimdir.

Ünite 3 Uluslararası İşletmelerde Örgüt Yapılar
1)Temel Örgüt Yapıları: Uluslararası alanda daha etkin bir şekilde rekabet edebilmeleri için, uluslararası işletmeler değişik biçimde örgütlenmeye giderler. Birçok olayda, işlemleri kontrol etmek için, yöresel alanda kullanılan tasarımlar aynıdır.
A)Başlangıç Bölüm Yapısı: Birçok firma uluslararası pazara ilk girişlerini ya yan kuruluş kurarak ya da yöresel ürün ve hizmetleri ihraç ederek yapmaktadır. Yan kuruluş örgütsel düzenlemeleri finansal işleri ayarlamak ya da diğer işlemler içindir. İhracat düzenlemelerinde ilk seçim üretici firmalarıdır. Bunlar özellikle teknolojileri gelişmiş firmalardır.
B)Uluslararası Bölüm Yapısı: Eğer uluslararası faaliyetler büyümeye devam ederse bütün uluslararası faaliyetleri yürüten yan firmalar, uluslararası bölüm yapısında gruplandırılır.

C)Global Yapı Düzenlemeleri: Uluslararası işletmeler uluslararası fırsat ve tehlikelere bağlı olarak, kaynaklarını elde etmede ve dağıtıma da global düzenlemelerini dikkate almaya başlamışlardır. Bu uluslararası görüş, yönetim stratejisinde önemli değişiklikleri belirtir ve örgütsel yapıda değişikliği destekler. Global yapılar ürün, bölge ve fonksiyonel olmak üzere 3 türdür.
*Global Ürün Bölümü: Ülkedeki bölümlere, ürün grupları için dünya çapında sorumluluk verilen bir yapısal düzenlemedir. Ürün bölümünden sorumlu yönetici, ürün hattında global tabanlı yetkiye sahiptir. Bu yönetici aynı zamanda ürün hattına ilişkin fonksiyonel desteğe de sahiptir.
Global Ürün bölümleri Kar merkezleri olarak faaliyet gösterir. Bu Ürünler ürün geliştirme sürecinde gelişir ve bu yüzden çok iyi pazarlama süreci geçirmesi lazımdır. Global ürün yapısı bazı yararlar sağlar, ürün düzenlenmesi çeşitliliği yönetmeye yardım eder. Pazarlama üretim ve finansın global temelde ürüne göre koordine edilebilmesidir.
*Global Bölge Bölümü: Bazı uluslararası işletmeler, global ürün bölümü yerine global BÖLGE bölümünü tercih ederler Bu yapıda global faaliyetler ürün tabanlı değiş coğrafi alan tabanlıdır. Bu global bölge bölümü yapısı, çoğunlukla gelişmiş işletmelerde, limitli üretim hattı olan şirketlerde kullanılır. Coğrafi yapı, bölüm yöneticisine yerel pazarı tanımasında yardım eder ve çevresel değişikliklerde çabuk karar vermesine yardımcı olur. Global bölge bölüm yapısındaki en önemli sakınca coğrafik alanlarda ortak yiyeceklere rastlamaktır.
*Global Fonksiyonel Bölüm: Dünya çapında temel olarak fonksiyonel ikinci olarak ürünsel faaliyetleri düzenler. Bu yaklaşım petrol ve madencilik sektöründe uygulanamaz.
Global fonksiyonel bölümlendirme yapısının önemli yararları:
-Fonksiyonel alanda uzmanlığı vurgular. -Sıkı merkezi kontrol sağlar –Yöneticilere dayanır.
Global fonksiyonel bölümlendirme yapısının sakıncaları:
-Üretim ve pazarlama koordinasyonu zordur. –Bir tek baş yönetici kardan sorumlu tutulur.
-Çok çeşitli ürün üretimi yönetmek zor olabilir.
Not: Global fonksiyonel süreç yapısı, üretim süreçleri, sıkı merkezi koordinasyonu ve kontrol gerektiren firmalar ile ürünlerini, hammaddelerini bir coğrafik bölgeden diğerine taşıyan firmalar için gereklidir.

D)Karma Örgüt Yapıları: Bazı şirketler ne global ne ürün, ne global bölge, ne de global yaklaşımı tatminkar bulurlar. Onlar üçünün birleşimi olan karma örgüt yapısını tercih ederler. Karma örgüt yapısının birçok yararları vardır özellikle örgütün ihtiyaçlarını en iyi biçimde karşılayacak, özel tasarım türünü yaratmasına izin verir. Buna rağmen bazı sakıncaları da vardır. En önemlisi, Matriks yapıda personeli koordine etmek herkesi aynı amaç altında çalışmaya yönlendirmek zordur. Karışıklık yüksektir. Bir çok grup kendi kendine iş yapar, bu yüzden uluslararası işletmelerin bir çoğu yapıyı kullanmaz. Basit yapılara yönelir.

2)Geleneksel Olmayan Örgütsel Yaklaşımlar: Son yıllarda uluslararası işletmeler faaliyetlerinin büyümesinde geçmiş yıllarda kullandıkları yöntemlerden farklı olanları kullanmaktadırlar. Bu yeni örgütsel yaklaşımlar geleneksel hiyerarşik yapıları kullanmaz ve bu nedenle şema ile gösterilmez. Bu yaklaşımlar ele geçirme, ortak girişim ve keiretsu dur.
A)Şirket Birleşmelerinde Örgütsel Yaklaşımlar (ELE GEÇİRME): Uluslararası işletmelerin son zamanlardaki örgütsel yaklaşımı ele geçirmedir.
B)Ortak Girişimcilikte Örgütsel Yaklaşımlar: Güncel örgütsel gelişimlere başka güzel bir örnekte ortak girişimcilik yaklaşımıdır. Kore’nin en büyük uluslararası işletmesi Samsung buna örnektir. Bütün ortak girişimciler, her ortağa kendi işlerinin daha etkin ve verimli olabilmesine katkıda bulunabilmesi için çok dikkatli oluşturulmuş bir yapıyı gerektirir. Samsung örneğinde samsung bütün ortaklarına sorumluluklarını açıkça söylemiş ve belli hedeflere ulaşmada gerekli yetkilerini belirtmişlerdir.
C)Keiretsu İçin Örgütsel Düzenlemeler: Birleşmeye bir başka yeni örnekse, birbirleri ile yakın işbirliği ve çalışma içinde olan, büyük ve dikey olarak birleşmiş şirketler grubu Keiretsu’dur. Bu yeni örgütsel düzenlemeler şirketler arasındaki işbirliğini esnek kılabilme ihtiyacından tasarlanmıştır.
Yan Şirket Yönetim Kurulu Planlaması: Örgütleme yönetim kurulundan başlar. Bu kurul şirketin geleceğinden, bunun yanında diğer yöneticilerin yönetim kurulunca belirlenen bütün politika ve amaçlar doğrultusunda faaliyetleri yönetmelerini sağlamaktan sorumludur. Bu yeni düzenlemenin kurulmasının bazı nedenleri vardır. En önemlisi uluslararası işletmelerin faaliyet gösterdiği dış çevre, son çevre son derece karmaşık hale gelmiş çabuk karar alma büyük önem kazanmıştır. Bu ihtiyaca hızlı cevap verebilmek için yan kuruluşlara, bulundukları yerde daha çok yetki verilmesi gerekmektedir. Yan şirket yönetim kurulu kullanan uluslararası işletmelerin 4 önemli görev alını belirlendi.
*Yerel yönetime tavsiyede bulunma *Ünitelere yerel şartlarla alışmalarında yardım etme
*Stratejik planlamaya yardım etme *Yan şirketin etik konulardaki uygulamalarına nezaret etmektir.


Uluslararası İşletmelerin Örgütsel Özellikleri: uluslararası işletmelerin örgütsel yapıları benzer olmasına rağmen, işleri yapma yöntemleri aynı değildir. Bu farklılıklar strateji, işveren tutumları ve töresel koşullardan kaynaklanır. Örgütsel özellikler biçimsellik, uzmanlık ve merkezileşmedir.
Biçimsellik : Karar alma, işletişim ve kontrolde tanımlanmış yapıların ve sitemlerin kullanılmasıdır. Birçok ülke biçimselliği diğerlerinden daha çok kullanır. Bu örgütün günlük işlevlerini etkiler.
*İç Bilgi Ağı: Uluslararası yan kuruluşlarla kurulmalıdır.
*Dış Bilgi Ağı: Dünyadaki diğer firmalarla kurulmalıdır.
Uzmanlık : Bir örgütsel özellik olarak uzmanlık, kişilerin özel ve tanımlanmış görevleridir. Yatay ve dikey olmak üzere ikiye ayrılır.
Yatay Uzmanlık: Kişilere belli işlevleri yerine getirebilmeleri için verilmiş işlerdir (Pazarlama eğitim, müş. Hizmetleri)
Dikey Uzmanlık: Kişilerin performanstan hep beraber sorumlu olukları grup ve bölümlere verilen işlerdir.
Merkezleşme: Önemli kararların üst yönetim tarafından alındığı bir yönetim sistemidir. Uluslararası anlamda merkezileşmenin değeri yerel çevre ve örgütün amaçlarına bağlıdır.

Ünite 4 Uluslararası İşletmelerde İnsan Kaynakları Yönetimi

Uluslararası işletmeler; uluslararası rekabette varlıklarını sürdürmek için maliyetleri en aza indirgemeye, kaliteyi arttırmaya, esnekliğe ve yeniliğe önem vermektedirler. Aralarında fark yaratacak en önemli öge insan kaynaklarına verdikleri önem olacaktır. Uluslararası işletmeler personel seçiminde eğitiminde performans değerlemede ve ücretleme de ortaya koyacakları politikalarla öne çıkacaklardır. İster ulusal olsun ister uluslararası bütün işletmeler insan kaynağı ihtiyacını belirlemek, bu ihtiyaca uygun personeli işe almak, içsel ve dışsal değişime uyum sağlayabilmeleri için onları eğitmek, güdülemelerini arttırmak ve personeli elde tutabilmek için iyi bir ücret sistemi kurmak zorundadırlar.
Uluslararası İşletmelerde İnsan Kaynağı ve İnsan Kaynakları Yönetimi: İnsan kaynakları yönetim fonksiyonu, bir işletmenin iş görenlerinin bulunması, yerleştirilmesi, değerlendirilmesi, ücretlendirilmesi ve geliştirilmesi faaliyetlerini yerine getirmektedir. İnsan kaynakları , İşletmede en tepeden yer alan yöneticiden en alt kademede yer alan personele kadar, tüm çalışanları kapsamaktadır. Uluslararası işletmelerde insan kaynakları süreci ;
1)İşe Alma 2)Eğitim ve geliştirme 3)Performans değerleme 4)Ücret yönetimi 5)İşçi ve iş veren ilişkileri olmak üzere 5 temel faaliyet gerçekleştirmektedir.
*İnsan Kaynakları Havuzu Oluşturmak: Boşalmış pozisyonlara başvurmaları için nitelikli insanları belirlemek.
*Seçme: Örgüt tarafından yapılan personel seçme sürecidir.
*Eğitim ve geliştirme: işte başarı sağlayabilmek için gereken bilgi, beceri ve yetenek öğrenme süreci
*Performans Değerleme: İş performansını ölçmek ve değerlendirmek için yapılan sistemli çalışmalardır.
*Ücret Ödeme: Finansal ödüller ve faydalarının yanı sıra iş güvenliği gibi manevi ödüllerin toplamını içeren ödüldür.
*Çalışma İlişkileri: Çalışan ile işveren arasındaki sürekli ilişkidir.
Not: Uluslararası işletmeler uluslararası faaliyetlerinde başarılı olmak için değişen çevre koşullarına uyum sağlamalıdır. Bu koşullar faaliyet gösterilen ülkeye göre değişiklik gösterir.

Uluslararası İşletmelerde İnsan Kaynağı Sağlama Politikaları: Yaptırım yapan ülke (Ana Ülkedir) Yaptırım Yapılan Ülke ise (Ev Sahibi) Ülkedir. Uluslararası işletmelerdeki insan kaynakları yönetimi birkaç farklı çeşit çalışanı dikkate almak zorundadırlar Bunlar;
*Yurtdışında görev yapanlar *Yerel Çalışanlar * Ana ve Ev sahibi ülke dışında başka ülkelerden gelenler 3.ülke vatandaşı
İnpatriateler: Dışardan gelenler anlamında kullanılan üçüncü bir ülkeden gelerek ana ülkede çalışanlardır.
Günümüzde Büyük İşletmelerin Başarısı:
*İşletme için uygun elemanı seçebilmek * Seçilen elemanı uygun yerde çalıştırabilmek
*Çalışanı, bireysel ve örgütsel ihtiyaçları karşılayabilecek biçimde geliştirebilmeye bağlıdır.
Uluslararası işletmelerin insan kaynağı sağlamada 4 temel politika uyguladıkları görülmektedir Bunlar;
*Etnosentrizm *Polisentrizm *Geosentrizm *Refiosentrizmdir.

Etnosentrizm: Uluslararası işletmelerin bağlı kuruluşlarında ve ana işletmede, ana ülkeden yönetici görevlendirmeleri ernosentrizmdir. Örnek olarak bir İngiliz işletmesinin Türkiye’de ki fabrikalarında İngiliz yönetici görevlendirmesi verebilir.
Etnosentrizm politikaların uluslararası işletmelere sağladığı yararlar;
*Ana merkezin amaçlarına politikalarına ve uygulamalarına yakınlık
*Yeterli teknik ve yönetsel bilgi
*Ana merkez personeliyle etkin iletişim
*Bağlı kuruluş faaliyetleri üzerinde kolay kontrol ve koordinasyondur.
Etnosentrizm politikaların uluslararası işletmelere sağladığı Sakıncalar;
*Yabancı dile, sosyoekonomik, politik ve yasal ortama uyum zorluluğu
*Ülke dışına yollanan yöneticilerin seçimi, eğitimi, kendilerinin ve ailelerinin geçimlerinin sağlanmasının maliyeti oluşu
*Yönetici ve ailesinin çevreye uyum sorunları, özellikle çalışmayan yönetici eşlerinin durumudur.

Polisentrizm: Uluslararası işletmenin ülke dışı faaliyetlerinde (bağlı olduğu kuruluşlarda) ev sahibi ülke uyruklu(yerel) yönetici görevlendirilmesine denir.
Polisentrizm politikaların, uluslararası ,işletmelere sağladığı yararlar;
• Dil, kültür, sosyoekonomik, politik, yasal çevreye ve faaliyette bulunulan ülkedeki
İşletmecilik uygulamalarına yatkınlık
• Ev sahibi ülkenin isteklerine etkili yanıtlar verebilme,
• Yöneticilerin işletmeye maliyetinin düşük olması
• Yerel yöneticilere ilerleme olanağının sağlanması sonucu bağlılığın ve motivasyonun
Artmasıdır.
Polisentrizm politikaların uluslararası işletmeler için sakıncaları
• Bağlı kuruluşun faaliyetleri üzerinde etkili kontrol yapılamaması
• Ana merkez personeliyle etkili iletişim kurulamamasıdır.

Geosentrizm: Uluslararası bir işletmenin yöneticilerini ana ülke ve ev sahibi ülke dışında üçüncü bir ülkeden sağlamasına denir.
Geosentrizm politikaların uluslararası işletmelere sağladığı yararlar;
• Yeterli uzmanlığa sahip yöneticiye ulaşılması
• işe en uygun personelin sağlanması
• Etnosentrik politikaya göre daha az maliyetli olmasıdır.
Geosentrizmin politikaların uluslararası iletmeler için sakıncaları:
• Ev sahibi ülke hükümetleri, üçüncü ülke kökenli yöneticisi yerine yerel yöneticileri tercih ederler,
• Üçüncü ülke kökenli yöneticinin, yerel yöneticilerin bağlı kuruluştaki kariyerine ve yükselmesine engel teşkil etmesidir.


Regiosentrizm: Uluslararası bir işletmenin bağlı kuruluşlarını bölgesel olarak ele alıp, yöneticilerini bu bölgeden sağlamasına denir.
Regiosentrist politikaların uluslararası işletmelere sağladığı yararlar;
• Bölge hakkında fazla bilgi sahibi olunması
• Dil, kültür, din yakınlığıdır.
Regiosentrist politikaların uluslararası işletmeler için sakıncaları
• Bölgedeki ülkeler arasında geçimsizlik bulunması
• Bağlı kuruluşun bulunduğu ülkenin, bölgeden seçilen yönetici yerine yerel yönetici kullanılması konusundaki eğilimidir.

Uluslararası İşletmelerde Temel İnsan Kaynakları Yönetimi Fonksiyonları:
İşe Alma: İşe alma süreci Bulma, Seçme ve oryantasyondan oluşur. Uluslararası işletmelerde dış görevlendirmede başarıyı saplayan unsurlar: Kişisel uyum, Diğerlerine Uyum, Algılama Kabiliyeti, Kültürel Zorluklar olarak sıralanmaktadır.

Yabancı bir ülkede görev yapan yöneticilerin başarısızlıklarını 6 faktör ile açıklayabiliriz;
*Kariyer Engeli *Kültür Çatışması *Kültürler arası eğitim eksikliği *Teknik konular üzerine fazla yoğunlaşmak,
*Problem yaratan çalışanlardan kurtulmak için alınan uluslararası görevlerdir.
Yabancı bir ülkede görev yapıp Geri dönen Kişilerin karşılaştıkları 4 temel sorun:
*Yurt dışında, edindikleri yeteneklere saygı duyulmaması *Güç Kaybı
*Eve dönüşlerinin iyi planlanmaması ve *Ters kültür Şoku

Eğitim ve Geliştirme: Personel eğitimi insan kaynakları yönetiminde önemli bir faaliyettir. İşlerin yapısı değiştiğinde çalışanlarının becerileri de değişmek zorundadır. Çalışanların hangi tip eğilimlere ihtiyaç olduğuna, ne zaman ve ne tür eğitimler alması gerektiğine yöneticiler karar verecektir.
Eğitim; Belirli bir işle ilgili yetenek ve becerileri artırmak için yönetilen öğretimdir.

Eğitim İhtiyacını Değerleme: Bir işletme anlamlı bir eğitim ve geliştirme programına başlamadan önce, eğitim ve geliştirme ihtiyacını tam olarak değerlemelidir. Bu değerleme yöneticinin ve çalışanların yapabilecekleriyle onların kendi istediklerini yaptıklarında, işletmenin ne hissettiği arasındaki farkı belirlemeyi içerir.

Eğitim Yöntemleri ve Prosedürleri : Uluslararası işletmelerin, eğitim ve geliştirme programları planlanırken ilk dikkate alınması gereken konu, standartlaşmış programları mu yoksa kendi geliştirdiği özelleştirilmiş programı mı uygulayacağıdır. Bazı eğitim türleri, eğitim veren kuruluşlardan hazır bir şekilde alınabilir.

Ülke Dışı Görevli Yöneticilere Verilecek Eğitimler: Ülke dışında görevli personel başarısızlıklarının temel sebebi , yöneticilerin çevre uyum zorluklarıdır. Eğitim yönetici ve ailelerine bu sorunla başa çıkmada yardımcı olabilir. Kültürel eğitim, Dil eğitimi ve pratik eğitimin(Uyum) tümü, yurt dışında görevli personel başarısızlıklarını azaltabilir.

Performans Değerleme: Performans, belirlenen koşullara göre bir işin yerine getirilme düzeyidir. Bir işletmede çalışanların belirli bir dönem içinde, çalışmalarının ve yetkinliklerinin önceden belirlenmiş ölçütlere göre sistemli olarak ölçülmesi, gelişme potansiyellerinin ortaya çıkması performans değerlemedir.

Ücret Yönetimi: Çalışanlar, İşverenlerden yaptıkları işe uygun bir ücret ödemelerini beklerler. Etkili ve uygun ücret sistemi, insan kaynakları yönetimi sürecinin önemli parçasıdır. Bu sistem organizasyon görev ve amaçlarını gerçekleştirmede yardımcı olacak yeterli ve yetenekli bireyleri işe çekmede ve elde tutmada yardımcı olacaktır.
Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntü
    Son mesaj
  • Bilgi
  • Kimler çevrimiçi

    Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 26 misafir