Türkiye’nin Toplumsal Yapısı

Cevapla
Kullanıcı avatarı
YasinFişkin
Mesajlar: 2
Kayıt: 20 May 2019 00:58
İletişim:

20 May 2019 01:02

Sosyal değişme; derece derece değişerek tahakkuk eder. Belirli bir dereceden sonrada bunun bütünü ile bir bünye değişikliği haline geldiği görülür. Onun için belirli anlarda toplumda bazı özellikler derece, bazıları da bünye farklılığı halinde göze çarpar. Hem yerleşmiş özelliklerin hem de derece derece değişmekte olanların ile geçiş halindeki toplum genelde bir fonksiyonel bütün halini gösterir. Araştırmacı için önemli olan bu düzeni hem bir yapı farklılığı hem de bir derecelendirme halinde ifade edebilme ve sosyal oluşumları izlemektir. Đlkel, feodal ve modern temel yapılar ayrımı ve bunların değişim içindeki çeşitlenmelerini göz önünde bulundurduğumuzda her sosyal yapı, bu yapıyı meydana getiren sosyal müesseselerin, insan ilintilerini ve bunların karşılıklı münasebetlerinden doğan sosyal değerlerin birbirlerini etkiledikleri bir bütündür. Aynı zamanda sosyal yapının bir tarafının değişim diğer tarafının değişmeden kalmasına izin vermez. Değişik derecelerde de olsa sosyal yapı dediğimiz fonksiyonel bütünün her cephesi belirli yönlerde değişikliğe uğrar. Değişme sosyal yapının her tarafında zincirleme fonksiyonlar şeklinde kendini gösterir.

Bir sosyal yapıya şeklini veren değişkenler ve özellikler 4 büyük grupta toplanabilir. Birbiri ile tam bir karşıt etkileşim içinde ve birbirine bağlı olan bu 4 öğe şöyle sıralanabilir.

1. Doğal kaynaklar ( ekolojik bir kominite, mekânda belirli bir yeri ve biçimi olan bir yerleşme şekli. 2. Bunları işlemek için kullanılan teknoloji 3. Nüfus ve özellikleri ( kendine has özellikleri olan nüfus kompozisyonu 4. Sosyal organizasyon

Bunların hepsinin etkileşiminde doğmuş değerler sistemi; her toplum daima bir değişme halinde olmak la beraber birbirine bağlı ve tabii müesseselerin, ilintilerin ve değerlerin her zaman denge halinde kaldığı bir sistemdir. Yapının daha çabuk değişen yönleri ile daha yavaş değişebilen yönleri arasında verilen açıklığın ( GAP) durdurulmasını temin eder ve dolaysıyla çözülmeyi ve buhranı önleyen iki oluşum vardır.

1) Değişme çok yavaş olduğu zamanlar sık sık eski düzene has müesseseler ve değerlerin yeni yapı içerisinde ya da yeni düzenli müessese ve değerlerin eski yapı içerisinde anlamlar, fonksiyon kazandığı tefsire uğradığı görülür. Göreli olarak daha hızlı ve daha geniş kapsamlı değişme hallerinde her iki temel yapıda da görülmeyen fakat oluşum içerisinde de beliren ve bütünleşmeyi mümkün kılan kurumlar ve ilintiler ortaya çıkar ya da eski müesseseler yeni fonksiyonlar kazanır.

2) Değişim ve dönüşümün daha hızlı olduğu dönemlerde toplumsal tepkiler kendini toplumsal hareketler, çatışmalar şeklinde gösterir. Değişmenin buhransız olmasını sağlayan çözülmenin önüne geçen ve her iki yapıya da dâhil olmayan bu yeni beliren müesseseler, ilintiler, değerler ve fonksiyonlar “tampon mekanizmalar” olarak ifade edilmektedir.

Bu tampon mekanizmalar sayesinde sosyal yapının çeşitli yönleri birbiri ile bağlanır. Fonksiyonel bütünün parçası olmayan taraflar kaybolur. Bu şekilde toplumun orta hızda birleşme oluşumunda da göreli bir denge halinde kalması mümkün olur.
Toplumsal yapı çözümlemesinde önemli olan unsurlar:

1) Doğal çevre a) Fiziki çevre b) Biyolojik çevre c) Coğrafi çevre

2) Sosyal Çevre a) Nüfus b) Sosyal hayat alanı

3) Birey / Fert

4) Kültür çevresi a) Statü b) Rol c) Kimlik d) Grup dinamikleri 5) Sosyo kültür çevresi a) Aksiyona ait aletler b) Temsili aletler c) Zihni aletler

6) Tabiatüstü çevre a) Dünya görüşü b) Duygu ve düşünceler

Hâkim Değerler

Tabiatüstü çevre anlamlar dizisi Sosyo- kültür çevre Normlar Kültür Çevresi Asli elemanlar Doğal çevre

Modernleşme Sürecinin Özellikleri

Devrimci Aşmalı Karmaşık Küresel Sistematik Bütünleştirici Uzun Geri Dönüşü olmayan Đlerici

Değişim konusunda Mübeccel Kıray’ın görüşleri; Birbirine bağlı olan ve tabii olan bu 5 büyük değişkenler grubunda izlenecek farklı derecelenme ve çeşitlenmeler şöyle özetlenebilir:

1- Ekolojik ilintilen şekli ve hacmi 2- Kurumların farklılaşma, ihtisaslaşma ve örgütlenme dereceleri 3- Toplumda dışarıya açılma, dışarısı ile bağlantı kurma, bütünleşme şekli ve miktarı 4- Đnsan ilintilerinde herkesin birbirini tanıdığı şahsi, yüz yüze temaslarda anonim ve gayri şahsi rollere dayanan ilişkilere geçiş derecesi 5- Mahalli ve dini olma özelliklerinin kaybolma derecesi

Sosyoloji Kuramlarında Kuramsal Đkilemler

1) Đnsan hareketi – Toplumsal yapı 2) Uyuşma – Çatışma 3) Toplumsal cinsiyet – Cinsiyetsizlik 4) Belirlenim sorunu

Toplumsal yaşam; ortak gereksinimleri karşılamak üzere belli temel işlevleri yerine getiren belirli yapılarla olanaklıdır. Bu temel işlevlerin neler olduğunu ve bunları yerine getirmekle görevli ne gibi yapı öğelerinin bulunduğunu görmek, bu öğeler arasındaki karşılıklı, düzenli bağları göstermek ve böylece toplumun yaşamında asıl olan durumun görelide olsa uyumlu bir dizge ( sistem ) durumu olduğunu belirtmek, toplumsal yapı olgusunu incelemeyi gerektirmektedir.

Toplumsal yapının başlıca kurucu öğeleri; Nüfus, çevre, yerleşim, ekonomi, toplumsal sınıflar, siyaset, hukuk, eğitim, aile, din, ideoloji, ahlak, spor, sanat, vs.

Temel Toplumsal Đşlevler

1) Neslin sürdürülmesi 2) Yeni nüfusun toplumsallaşması 3) Yaşamın anlamı ve amacı 4) Mal ve hizmetlerin üretimi ve dağılımı 5) Dizenin korunması

Bir Toplumun Başarması Gereken Sorunlar 1- Biyolojik üreme 2- Üretim ( iktisat sistemi ) 3- Rol dağıtımı 4- Statü Farklılaşması 5- Meşruiyet 6- Đletişim 7- Hedef ve amaç sistemi 8- Duygu ve heyecanların düzenlenmesi 9- Sosyalleştirme 10- Sapkın davranışların kontrolü 11- Siyasi bütünleşme

Yapısalcılar; bir şeyin hem birimlerine hem de bütünlüğüne ilişkin özellikleri ile birlikte ele alınması durumunda yeterince anlaşılabileceğini düşünürler. Yapı kavramı bir düzenin ya da bütünün parçaları ve öğeleri arasındaki yasallık gösteren durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler olarak tanımlanabilir.
Yapı kavramıyla ilgilenenler yasallık, biçim, zorunlulukla ilgilenirler. Bu bakış açısından bütünün parçalardan önce geldiği, parçalardan ayrı olarak kendi başına incelenmesi gerektiğini bununda olanaklı olduğunu iddia ederler. Bütün, sistem, denge, tutarlılık, devamlılık, istikrar, düzenlilik, uyumluluk, tekrarlanma, süreklilik, kendi kendi düzenleme, mekaniklik, organizma, yasallık, biçimsellik, zorunluluk, öğe, parça, kurum, birim, ilinti, ilişki bağı, bağıntı, bağlılık, etkileşim, birlikte değişim, küme, gereksinim, ortak gereksinim, işlev, temel işlev, model kavramıyla anlamaya çalışıyorlar. Yapısalcıların temel kaygıları anlaşılabilirlik. Bunun için soyut kavramlar üretirler. Bu soyut kavramlardan genellemeler üretirler. Görüntü ile ya da ampirik veriler ile kısıtlı kalmazlar. Atomistik yaklaşımlara karşı çıkarlar. Bütüncül olarak değerlendirilebilirler. Yapısalcılar bir olgunun açıklanmasında maziye başvurmak yerine yapıları ve yapılar arasındaki ilişkileri ön plana çıkarırlar. ( Türkiye’nin yapısını anlamak için Osmanlı Đmparatorluğunun yapısını anlamak gerekir ). Ancak yapısalcılar buna başvurmaz şu anki yapıyla ilgilenirler. Genel anlamıyla görelide olsa kalıcılık arz eden bütünlükleri ifade eder. Bütün önceliği ve önemi, bütünün parçalara indirgenemeyeceği, bütünün bir denge halini yansıttığı, bütünün kendini has özelliklerinin olduğu, bütünün özeliklerini parçalara yansıttığı, ilişkinin taraflardan önemli olduğu, parçaların bütün içinde taşıdığı yer doğa açısından ele alınması, parçaların diğer parçalar ve bütünle ilişkileri açısından ele alınması, parçaların tek başına izole bir biçimde ele alınamayacağı, parçaların tek başına değişemeyeceği, toplumun hareket halinde olduğu, ancak bunun bir yapısal hareket olduğu iddiasındadır.
Kullanıcı avatarı
YasinFişkin
Mesajlar: 2
Kayıt: 20 May 2019 00:58
İletişim:

20 May 2019 01:03

Türkiye’nin Toplumsal Yapısı
Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntü
    Son mesaj
  • Bilgi
  • Kimler çevrimiçi

    Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir