Vergi hukuku kaynakları ve vergi usul hukuku pratik notları

 

 

VERGİ HUKUKU TESTİ ÇÖZ

 

TÜRK VERGİ SİSTEMİ TESTİ ÇÖZ

 

VERGİ HUKUK KAYNAKLARI

1.ZORUNLU KAYNAK

a.ANAYASA

b.KANUN

c.ULUSLARARASI VERGİ ANT

d.KHK

 e.BAKANLAR KURULU KARARLARI

2.YARDIMCI KAYNAKVergilendirme yönünden yeni bir norm getirmeyen Var olan normların açıklanmasına yönelik olarak yapılan düzenlemelerdir.

a.TÜZÜK Kanunun uygulanmasını göstermek ve kanunlara aykırı olmamak kaydıyla Danıştay’ın incelemesinden geçirilmek koşuluyla Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılır.

b.YÖNETMELİK Başbakanlık, bakanlık ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanun ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere çıkardıkları düzenleyici işlemlerdir.

c.GENEL TEBLİĞ Bakanlık vergi kanunlarının uygulanmasını göstermek üzere genel tebliğler çıkarabilir. Bunlar sıra no verilerek Resmi Gazetede yayımlanır. Kaynak gücü bakımından iki gruba ayrılır.Birinci grup Vergi kanunlarının Bakanlığa tanıdığı düzenleme yetkisine dayanılarak çıkarılır.Yeni hükümler getirdiğinden kendilerine uyulması zorunlu kaynak halindedirler.İkinci grup Bakanlığın örgütüne yönelik olarak yayımladığı, vergi kanunlarını yorumlayıcı, açıklayıcı nitelikteki metinlerdir.

d.ÖZELGE , GENELGE, SİRKÜLERLER, GENELYAZI Özelge Mükelleflerin vergi durumları ve uygulama  bakımından tereddüde yol açan hususlarda  yetkili kıldığı makamlardan aldığı yazılı yanıtlardır.Kendisine verilen özelgeye göre hareket eden mükellefin bu işlemi ceza gerektirse bile ceza uygulanmaz.Özelge talepleri için başvuru Vergi Dairesi Başkanlığı bulunan illerde bu birimlere, bulunmayan illerde  defterdarlıklara “özelge talep formu” ile yapılır. Gelir İdaresi’nce onaylanan özelgeler İdare’nin  yetkili birimlerinin görebildikleri bir havuza atılıp İdarenin net sitesinde yayınlanır. Mükelleflere kolaylık sağlamak amacıyla yayınlanan muktezalardan özellik arz edenler sirküler adıyla yayınlanır, yayınlanan sirkülerler doğrultusunda işlem yapan mükelleflere de özelgede olduğu gibi sirkülere uygun hareket etmek şartıyla ceza uygulanmaz.Genelge Bakanlığın bazı özel durumlara ilişkin olarak kendi teşkilatına yazdığı yazılar olduğu için vergi dairelerini bağlar.

e.YARGI KARARLARI Danıştay, BİM ve vergi mahkemesi kararları mükellef ile vergi dairesini sadece dava konusu olayla ilgili olarak bağlar. Anayasa Mahkemesi kararları ile Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararları ise kesin kararlar olup herkesi bağlar.

VERGİLERİN SINIFLANDIRILMASI a.DOLAYLI–DOLAYSIZ VERGİ Yansıma ölçüsüne göre, vergi yükünün bir başkasına devredilebildiği vergiler, dolaylı vergilerdir( KDV , ÖTV ). Dolaysız vergilerde ( KV , GV )verginin mükellefi ve yüklenicisi aynı kişi iken, dolaylı vergilerde ise verginin mükellefi ve yüklenicisi farklı kişilerdir. b.KAYNAKLARINA GÖRE  b1.GELİR ÜZERİNDEN Vergi sistemimizde, gerçek kişilerin elde ettikleri gelirler, GV ne; tüzel kişilerin elde ettikleri gelirler ise, KVne tabidir b2. HARCAMA ÜZERİNDEN  Kişilerin ödeme güçlerini gösteriyor olması sebebiyle, önemli bir vergileme kaynağıdır. Genel harcama vergileri ,KDV, İşlem vergileri,BSMV, ÖTV).b3. SERVET ÜZERİNDEN Vergi ödeme gücünün bir diğer göstergesi de servetlerdir. (  VİV, MTV ,EV )

MADDÎ VERGİ HUKUKU Vergi borcu konusunda hak ve ödevlerin doğumunu, sona ermesini ve bunların içeriğine ilişkin hukukî ilkeleri inceler.mükelleflerin parasal ödevlerinin düzenler.  ( GV, KV, KDV, ÖTV )

Şekli ( Usul )vergi hukuku Mükelleflerin usule ve şekle ilişkin ödevlerinin düzenlendiği vergi hukuku dalıdır.( VUK, İYUH , 6183 Sayılı AATUH )

MÜKELLEF Vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu düşen gerçek veya tüzelkişidir.Mükellefin kim olduğunu anlamak için yapılması gereken şey, vergi kanunlarına göre üzerine vergi borcu düşen kişileri tespit etmektir.

VERGİNİN TÜRÜ        VERGİNİN MÜKELLEFİ

GV                              Gerçek Kişiler.

KV                              Sermaye Şti, Koop., İkt.Kamu Kuruluşları Dernek ve Vakıflara ait İkt. İşletmeler, İş Ortak.

KDV                            Mal teslimi ve hizmet ifasında bulunanlar

DV                               DV nin konusuna giren kağıtları imza edenler

VIV                              Veraset yoluyla veya ivazsız olarak mal iktisap edenler

EV                               TR sınırları içinde  arazi ,arsa ve bina sahibi olanlar

ÖTV                            ÖTV’nin konusuna giren malların imalatçı veya ithalatçılar

Vergi sorumlusu Verginin ödenmesi bakımından alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir. Vergiyi doğuran olay vergi sorumlusunun kişiliğinde gerçek leşmediği halde  vergi dairesi vergi borcunun ödenmesi  için vergi sorumlusu ile muhatap olur.Verginin ödenmesi sonucunda vergi sorumlusunun malvarlığında  bir azalma meydana gelmez.Vergi kanunlarıyla kabul edilen haller hariç , mükellefiyete veya vergi sorumluluğunun devrine yönelik yapılan özel söz.ler vergi dairelerini bağlamaz.Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasak edilmiş bulunması da mükellefiyeti ve vergi sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. (uyuşturucu mad. tic. kanunlarla yasaklanmıştır, durumun tespiti halinde uyuşturucu mad. alım satımından elde edilen kazanç, tic. kazanç olarak vergiye tabi tutulacaktır.)

VERGİ EHLİYETİ Vergi kanunları bakımından mükellef veya vergi sorumlusu olabilmeyi ifade eder. Bir kimsenin vergi mükellefi olabilmesi için medeni hakları kullanma ehliyetinin bulunup bulunmaması önem arz etmez.Bir  bebeğin, tutuklunun , akıl hastasının mükellef veya vergi sorumlusu olması mümkündür. 

VERGİ SORUMLULUĞU TÜRLERİ:

a.KANUNİ TEMSİLCİLERİN Tüzel kişilerle, küçüklerin ,kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekkül lerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri tarafından yerine getirilir. Gerçek kişilerde kanuni temsilciler; küçükler açısından veli, akıl hastaları açısından vasi, kısıtlılar açısından ise kayyımdır. Tüzel kişilerde kanuni temsilciler ise (LTD’de müdür, A.Ş de yönetim kurulu üyeleri, kooperatif , dernek veya vakıflarda ise bunları idare eden başkan )Kanuni temsilcilerin vergisel ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından alınamayan vergi , kanunî ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır.

b.VERGİ KESENLERİN Yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur olanlar, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden sorumludur.İşçisine ücret ödemesinde bulunan işveren, müşterisine faiz ödemesinde bulunan banka, Serbest meslek erbabına ödemede bulunan bir şirket, mülk sahibine işyeri kirası ödeyen bir tüccar .Vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda olanların, bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde verginin ödenmesinden, alım satıma taraf olanlar ve hizmetten yararlananlar müteselsilen sorumludur.

c.DİĞER

c1.MİRASÇILARIN Ölüm halinde mükelleflerin ödevleri, mirası reddetmemiş kanuni mirasçılarına geçer. Mirasçılardan her biri ölünün vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olup, ölüm halinde vergi cezaları düştüğünden bu anlamda bir sorumlulukları bulunmaz.

c2.TASFİYE MEMURLARI Tasfiye süresince şirketin kanuni temsilcisi olmanın yanı sıra, tasfiyeye tabi tutulan şirketin öncelikle vergi borçlarını ödemekle mükelleftir.Vergi borcunu ödemeden diğer alacaklılara veya ortaklara para dağıtırsa alınamayan kamu alacağı tasfiye memurundan talep edilebilir. Tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflerin tasfiye öncesi ve tasfiye dönemlerine ilişkin  salınacak her türlü vergi ve kesilecek cezalar, müteselsilen sorumlu olmak üzere; tasfiye öncesi dönemler için kanuni temsilcilerden, tasfiye dönemi için ise tasfiye memurlarından herhangi biri adına yapılır. LTD ortakları, tasfiye öncesi dönemlerle ilgili bu kapsamda doğacak amme alacaklarından şirkete koydukları sermaye hisseleri oranında sorumlu olurlar.Tasfiye memurlarının sorumluluğu, tasfiye sonucu dağıtılan tutarla sınırlıdır.

c3.SM, SMMM VE YMM’LERİNRuhsat almış bulunan, SM,SMMM,YMM  imzaladıkları beyannamelerde ya da düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgi ve belgelerin defter kayıtlarına ya da bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmaması nedeniyle ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza ve gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken sorumludur.

VERGİLENDİRME SÜRECİ ( 4 T KURALI )  VERGİYİ DOĞURAN OLAY Vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar. Vergilendirme sürecinin başlayabilmesi için vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi gerekir.

VERGİNİN TÜRÜ VERGİNİN DOĞURAN OLAY
GV Gerçek kişilerce gelirin elde edilmesi.
KV Kurum kazancının doğması
KDV Malın teslimi veya hizmetin ifası.
DV Damga vergisinin konusuna giren kağıtların imzalanması.
VIV Veraset yoluyla veya ivazsız olarak mal iktisabı.
EV TR sınırları içinde arsa, arazi ve bina iktisap edilmesi.
ÖTV ÖTV’nin konusuna giren malların teslimi veya ilk iktisabı.

 

– Vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesini müteakip gerçekleşen “ 4T Kuralı “ olarak da adlandırılan ve verginin tarhı ile başlayıp, tahsili ile sona eren süreç aşağıdaki gibidir.

a.TARH Vergi alacağının kanunlarda gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tespit eden idari işlemdir . Verginin tarh yetkisi vergi idaresine aittir. Mükellefin, vergi borcunu hesaplama görev ve yetkisi yoktur. Bunun istisnası, posta ile gönderilen bey.lerdir.

b.TEBLİĞ Vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesidir. Beyana dayanan tarhta, tahakkuk fişinin düzenlenmesi, tahakkuk için yeterlidir. Bu fişin mükellefe ayrıca tebliğine ihtiyaç yoktur. Diğer hallerde, vergi ilgiliye yazı ile mutlaka tebliğ edilir. Tebliğ mükelleflere ,vergi sorumlularına, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır.

c.TAHAKKUK Tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir. Beyana dayanan vergilerde tahakkuk işlemi mükellefçe beyanname verilmesini müteakip gerçekleşir. 

VERGİNİN TAHAKKUKU -KESİNLEŞMESİVerginin kesinleşmesi , vergi tarhiyatı ile ilgili olarak normal hukuki yolların tamamen tüketilmiş olmasıdır. Verginin tahakkuku ile kesinleşmesi aynı anlama gelmemekle birlikte, genel olarak verginin tahakkuk ettiği ve kesinleştiği tarihler örtüşebilir. Beyana dayalı tarhiyatlarda tahakkuk eden vergi aynı zamanda da kesinleşir.ikmalen ve re’sen tarh edilen vergilerde de dava açma süresi içinde dava açılmaması halinde tahakkuk eden vergi aynı zamanda kesinleşir.

1- Beyana dayanan vergilerde Mükellefin kendi beyanına itiraz etmesi söz konusu olamayacağından tahakkuk fişinin bir örneğinin mükellefe verilmesiyle tahakkuk ve verginin kesinleşmesi aynı anda olmaktadır. Ancak İhtirazi Kayıtla beyanname verilmesi durumunda tahakkuk gerçekleşmekte, kesinleşme için ise dava açma süresinin sonu ya da dava sonucu beklenmektedir.

2- Re’sen, ikmalen ve idarece tarhiyat Mükellefin vergi mahkemesine başvurması ve vergi mahkemesi kararının mükellef aleyhine çıkması durumunda tahakkuk gerçekleşmekte, ancak kesinleşme için üst mahkemenin ( BİM veya Danıştay ) vereceği temyiz kararı beklenmektedir.

d.TAHSİL Verginin ,kanuna uygun surette ödenmesidir. 

SÜRE VE TÜRLERİ Süre Bir işlemin yapılması için belirlenmiş zaman boyutudur. Hukuki nitelikleri açısından ve süreyi koyan organ açısından olmak üzere 2ye ayrılır. Hukuki nitelikleri açısından ; öngörülen süreye uyulmaması durumunda doğacak hukuki sonuçlar esas alınır. Hak düşürücü ve düzenleyici zaman aşımı süreleri biçimindedir. Süreyi koyan organ açısından ise kanuni, idari ve yargısal süreler olmak üzere 3 e ayrılır.

a.KANUNİ SÜRELER VUK da ağırlıklı olarak mükelleflerin şekli ödevlerine yer verilir. Ayrıca  vergi türü itibariyle mükellefiyetin başlaması, sona ermesi, beyanname verme, ödeme gibi durumlar için bazı süreler verilmiştir. Bu sürelere uyulmaması bazı sorunlar yaratır. Mükellef adına re’sen vergi tarh edilebilecek, ceza kesilebilecektir.

b.İDARİ SÜRELER Daha çok vergi işlemlerinin tamamlanabilmesi için idarenin bilgiye gereksinim duyduğu hallerde Vergi kanunlarında açıkça yazılı olmayan durumlarda idare, 15 günden aşağı olmamak ve ilgiliye tebliğ edilmek koşuluyla süreyi belirleyebilir.

c.YARGISAL SÜRELER Mahkemelerce belirlenen sürelerdir. 

SÜRELERİN HESAPLANMASI a.Süre gün olarak belli edilmişse; Başladığı gün hesaba katılmaz son günün tatil saatinde biter. ( 10 Ocakda tebliğ edilen evrak için 15 günlük süre, 11 Ocak tarihinde başlayacak ve 25 Ocak akşamında sona erer. )

b.Süre hafta veya ay olarak belli edilmişse; Başladığı güne son hafta veya ayda tekabül eden günün tatil saatinde biter.( 31 Mart da tebliğ edilen evrak için 1 aylık sürenin, normal koşullarda 31 Nisan da sona ermesi gerekirken, nisan ayı 30 gün olduğundan süre ayın son günü olan 30 Nisan akşamında sona erer.)

c.Sonu belli bir gün ile tayin edilmişse Süre o günün tatil saatinde biter.

d.Resmi tatil günleri Süreye dahildir.sürenin son günü resmi tatile rastlarsa tatili izleyen ilk iş gününün tatil saatinde biter. ( KDVbey. verme süresinin son günü olan izleyen ayın 24’ünün C.tesi gününe denk gelirse bey. verme süresi kendiliğinden ayın 26’sı P.tesi akşamına uzar.)

SÜRELERİN UZAMASI Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak idarece belirlenen süreler, kural olarak değiştirilemez. Ancak kanun koyucu mücbir sebep, ölüm hali, zor durum gibi hallerde bu kuralı yumuşatabilir.

  1. MÜCBİR SEBEPVergi hukukunda sürelerin işlemesine engel olan nedenlerdir. Vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır kaza, hastalık, tutukluluk ve doğal afetler ile Kişinin iradesi dışında meydana gelen mecburi gaybubetler ve Sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısıyla defter ve vesikaların elden çıkması mücbir sebep sayılır. Mücbir nedenin bulunması halinde bu neden ortadan kalkıncaya kadar idari ve kanuni süreler işlemez, tahakkuk zamanaşımı da işlemeyen süre kadar uzar. Mücbir nedenlerin hüküm ifade edebilmesi için, malum olması ya da ilgililer tarafından kanıtlanması gerekir. Bakanlık, mücbir sebep sayılan haller nedeniyle; mücbir sebep hali ilân etmeye ve vergi ödevlerinden yerine getirilemeyecek olanları tespit etmeye yetkilidir. Bu yetki beyannamelerin toplulaştırılması, yeni bey.verme süreleri belirlenmesi ve bey. verme zorunluluğunun kaldırılması şeklinde kullanılabilir. 

2.ÖLÜM HALİ Ölüm dolayısıyla mirasçılara geçen ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme ve beyanname verme sürelerine üç ay eklenir. Mirasçılar mirası üç ay içinde reddettikleri takdirde murise ilişkin yükümlülükleri yerine getirme zorunluluğundan kurtulur. Ölüm halinde yıllık GV bey. ölüm tarihinden itibaren 4 ay içinde, memleketi terk halinde ise terk tarihinden önceki 15 günlük süre içinde verilir.

  1. ZOR DURUM Zor durumda bulunmaları nedeniyle vergi muamelelerine ilişkin ödevleri süresi içinde yerine getiremeyecek olanlara, kanunî sürenin bir katını, kanunî sürenin bir aydan az olması halinde bir ayı geçmemek üzere, Bakanlıkca münasip bir süre verilir. Mühlet verilebilmesi için; Mühlet isteyen, sürenin bitmesinden evvel yazı ile talepde bulunmalı, mazeret kabule layık görülmeli, Mühletin verilmesi halinde verginin alınması tehlikeye girmemelidir. 
  1. MALİ TATİL 1-20 Tem. arasındaki dönem mali tatil olarak kabul edilir.Beyana dayalı tarhiyatta, kanuni suresinde verilmesi gereken ve son günü mali tatile rastlayan beyannamelerin verilme sureleri tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzar.Haz. ayının son gününün tatil olması halinde, malî tatil, temmuz ayının ilk iş gününü takip eden günden başlar. kanuni ve idari sureler de, yedinci günün mesai saati bitiminde sona erer.Beyana dayanan ve bey. verme süresi malî tatil nedeniyle uzamış olan vergilerde ödeme süresi (aynı ay içerisinde kalmak kaydıyla), bey. verme süresinin son gününden itibaren üçüncü günün mesai saati bitimine kadar uzar.”Gümrük idareleri, il özel idareleri ve belediyeler tarafından tarh ve/veya tahsil edilen vergi, resim ve harçlarla ilgili olarak malî tatil uygulanmaz. Öte yandan; Haz. ayına ilişkin olarak normalde 24 temmuza kadar verilmesi gereken KDV beyleri ile 23 tem. kadar verilmesi gereken muhtasar ve DV bey.lerin verilme süreleri 27 tem, ödeme süreleri ise 30 tem. akşamına uzayacak, 

MÜKELLEF ÖDEVLERİ VUKda ağırlıklı olarak mükelleflerin şekli ödevlerine yer verilmiştir.1. Bildirim 2. Defter tutma ve tasdik  3.Tutulacak kayıtların tevsiki  ve belge düzeni  4. Muhafaza ve ibraz  5. Diğer

  1. BİLDİRİM ÖDEVLERİ 1.a.İŞE BAŞLAMAYI BİLDİRME Vergiye tabi ticaret ve sanat erbabı,SM erbabı,KV mükellef.,Kollek. ve adi şirket ortakları, komandit şti komandite ortakları işe başlamayı bildirir. Tic. sicil memurlukları, KV mükellefi olup da tescil için başvuran mükelleflerin başvuru evraklarının bir suretini ilgili vergi dairesine intikal ettirir. Bu mükelleflerin işe başlamayı bildirme yükümlülükleri yerine getirilmiş sayılır. Bildirim yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmeyen tic. sicili memurları hakkında usulsüzlük cezası uygulanır.

Tüccarlarda İşe Başlama Belirtileri a.Bir iş yeri açmak ( belli bir yerde bilfiil ticari veya sınai faaliyete geçmektir. Bir yerin ne maksatla olursa olsun sadece tutulmuş olması veya içinde tesisat yapılması iş yerinin açıldığını göstermez) b. İş yeri açılmamış olsa bile ticaret siciline veya mesleki bir teşekküle kaydolunmak c. Kazançları basit usulde tespit edilen tüccarlar için işle bilfiil uğraşmaya başlamak. 

SM Erbabı İşe Başlama Belirti a. Muayenehane, yazıhane, atölye gibi özel iş yerleri açmak b.Çalışılan yere tabela, levha gibi mesleki faaliyette bulunduğunu ifade eden alametleri asmak. C. Devamlı olarak mesleki faaliyette bulunduğunu gösteren ilanlar yapmak; d.Serbest olarak mesleki faaliyette bulunmak üzere mesleki teşekküllere kaydolunmak. İşe başlama tarihinden itibaren on gün içinde kendilerince ,avukat veya  meslek mensuplarınca, Şirketlerin kuruluş aşamasında ise işe başlama tarihinden itibaren on gün içinde tic. sicili memurluğunca ilgili vergi dairesine yapılır.

İşyeri  Ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerdir.

1b.ADRES DEĞİŞİKLİĞİİşe başlama sırasında veya daha sonra v.d’ne bildirmiş oldukları iş veya ikamet  adreslerini değiştiren mükelleflerin , yeni adreslerini değişiklik tarihinden itibaren 1 ay içinde v.d’ne bildirmeleri gerekir.İş veya teşebbüsün bir yerden diğer bir yere nakledilmesi adres değişikliği kabul edilir. 

1c.İŞ DEĞİŞİKLİKLERİ  İşe başladıklarını bildiren mükelleflerden,Yeni bir vergiye tabi olmayı,Mükellefiyet şeklinde değişikliği,Mükellefiyetten muaflığa geçmeyi gerektirecek surette işlerinde değişiklik olanlar,değişiklik tarihinden itibaren 1 ay içinde v.d ‘ne bildirmeye mecburdurlar.

1d.İŞLETMEDE DEĞİŞİK Aynı teşebbüs veya işletmeye dahil bulunan iş yerlerinin sayısında vukua gelen artış veya azalışları mükellefler 1 aylık içinde v.d’ne bildirmeye mecburdurlar.

1e. İŞ BIRAKMA işi bırakanlar, bıraktıkları tarihten itibaren 1 ay içinde v.d’ni haberdar etmek zorundadır.işi bırakma; Vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona ermesidir. İşlerin herhangi bir sebep yüzünden geçici bir süre için durdurulması işi bırakma sayılmaz.Tasfiye ve iflas hallerinde, mükellefiyet vergi ile ilgili muamelelerin tamamen sona ermesine kadar devam eder. Bu hallerde tasfiye memurları -Tasfiyenin veya iflasın kapandığını; v.d’ne ayrı ayrı bildirmeye mecburdurlar. Gerçek kişilerde ölüm, işi bırakma hükmündedir.Ölüm olayının mükellefin mirasçıları tarafından v.d’ne 4 aylık süre içerisinde yapılması gerekir. Bildirimde bulunmayan bir mükellefin işi bıraktığının tespit edilmesi ve yapılan yoklamalar sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması veya başka bir ticari  faaliyeti olmadığı halde sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin tespit edilmesi  halinde, mükellef işi bırakmış addolunur ve mükellefiyet kaydı vergi dairesince terkin edilir. Mükellefiyet kaydının terkin edilmesi, mükellefin işi bırakmasından önceki döneme ilişkin yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.

2.DEFTER TUTMA VE TASDİKİNE İLİŞKİN ÖDEVLER 1.Tic. ve sanat erbabı 2.Tic. ştileri 3. İktisadi kamu müesseseleri 4. Dernek ve vakıf. ait ikt.işlet.

  1. Serbest meslek erbabı 6. Çiftçiler. Defter tutmak zorundadır

Defter tutma mecburiyeti olmayanlar;1. GV den  muaf olan esnaf  2. GV Kan. göre kazançları basit usulde tespit edilenler 3. Gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçiler4. KV den  muaf olan; İktisadi kamu müesseseleri Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler.

Defterler, hesap dönemi itibariyle tutulur. Kayıtlar her hesap dönemi sonunda kapatılır ve ertesi dönem başında yeniden açılır. Hesap dönemi normal olarak takvim yılıdır.Takvim yılı dönemi faaliyetlerinin  mahiyetine uygun bulunmayanlar için, bunların müracaatı üzerine Bakanlık özel hesap dönemleri belli edebilir. 

DEFTER TUTMA BAKIMINDAN TÜCCARLAR  I inci sınıf tüccarlar, bilanço esasına göre;  II inci sınıf tüccarlar, işletme hesabı esasına göre; defter tutarlar.

 1.Sınıf Tüccarlar 1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı (01.01.2012’den itibaren ) 140.000 TL’ yi veya satışlarının tutarı 190.000 TL’ yi aşanlar;

  1. Yukarıda yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı ( 01.01.2011’dan itibaren ) 77.000 TL’ yi aşanlar;
  2. 3. 1 ve 2 numarada yazılı işlerin birlikte yapılması halinde 2 numara da yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 000 TL’ yi aşanlar;
  3. Her türlü ticaret şirketleri.5. KV tabi olan diğer tüzel kişiler 6. İhtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih edenler. 

 2.Sınıf Tüccarlar 1. 177’inci mad. yazılı olanların dışında kalanlar 2. KV mükelleflerinden işletme hesabı esasına göre defter tutmalarına Bakanlıkca müsaade edilenler. Yeni işe başlayan tüccarlar ise yıllık iş hacimlerine göre sınıflandırılıncaya kadar II’nci sınıf tüccar olarak defter tutabilir.

Sınıf Değiştirme a. (I)’inci Sınıftan (II)’ nci Sınıfa: İş hacmi bakımından I inci sınıfa dahil olan tüccarların durumları aşağıdaki şartlara uyduğu takdirde, bunlar, bu şartların tahakkukunu takip eden hesap döneminden başlayarak, II’ nci sınıfa geçebilirler:

  1. Bir hesap döneminin iş hacmi önceki bölümde 177’nci mad. yazılı hadlerden % 20’yi aşan bir nispette düşük olursa, veya;
  2. Arka arkaya üç dönemin iş hacmi 177’nci mad. yazılı hadlere nazaran % 20’ye kadar bir düşüklük gösterirse.
  3. (II)’nci Sınıftan (I)’ inci Sınıfa Geçiş: İş hacmi bakımından II’nci sınıfa dahil tüccarların durumları aşağıda yazılı şartlara uyduğu takdirde bunlar bu şartların tahakkukunu takip eden hesap döneminden başlayarak I inci sınıfa geçerler.
  4. Bir hesap döneminin iş hacmi 177’nci mad.yazılı hadlerden % 20’yi aşan bir nispette fazla olursa, veya;
  5. Arka arkaya 2 dönemin iş hacmi 177’nci mad.yazılı hadlere nazaran % 20’ye kadar bir fazlalık gösterirse. II’nci sınıf tüccarlar diledikleri takdirde bilanço esasına göre defter tutabilirler.

TUTULACAK DEFTERLER  Bilanço Usulünde Tutulacak Defterler  1. Yevmiye defteri  2. Defteri-kebir   3. Envanter defteri

İşletme Hesabı Esasına Göre Serbest meslek erbapları, Serbest Meslek Kazanç Defteri tutarlar. Bu defterin bir tarafına giderler, diğer tarafına da hasılat kaydolunur. Defterin gider tarafına, yapılan giderlerin nev’i ile yapıldığı tarih; hasılat tarafına ise ücretin alındığı tarih ve miktarı ile kimden alındığı yazılır.

KAYIT NİZAMI 1. Türkçe Tutma Mecburiyeti  2. Defterlerin Mürekkeple Yazılacağı 3. Yanlış Kayıtların Düzeltilmesi  4. Boş Satır Bırakılmayacağı, Sayfaların Yok Edilemeyeceği  5. Kayıt Zamanı

DEFTER TASDİKİTasdik ettirilmesi zorunlu Defterler ; 1. Y.D , Envanter defterleri 2. İşletme defteri 3. Serbest meslek kazanç defteri 4. İmalat ve Üretim Defteri 5. Çiftçi İşletme Defteri 6. Yabancı Nakliyat Kurumlarının hasılat defteri. 7.Karar defteri 8.Pay Defteri.   VUK’a göre tutulması zorunlu olan defterlerden defteri-kebirin tasdiki zorunlu değildir. Fakat, TTK ya göre; defter-i kebirin de tasdik ettirilmesi gerekir. 

TASDİK ZAMANI1.Öteden beri işe devam etmekte olanlar defterin kullanılacağı yıldan önce gelen son ayda

  1. Hesap dönemleri Bakanlık tarafından tespit edilenler, defterin kullanılacağı hesap döneminden önce gelen son ayda
  2. Yeniden işe başlayanlar, sınıf değiştirenler ve yeni bir mükellefiyete girenler işe başlama, sınıf değiştirme ve yeni mükellefiyete girme tarihinden önce; vergi muafiyeti kalkanlar, muaflıktan çıkma tarihinden başlayarak on gün içinde
  3. Tasdike tabi defterlerin dolması dolayısıyla veya sair sebeplerle yıl içinde yeni defter kullanmaya mecbur olanlar bunları kullanmaya başlamadan önce
  4. Defterlerini ertesi yılda da kullanmak isteyenler Ocak ayı, hesap dönemleri Bakanlıkca tespit edilenler bu dönemin ilk ayı içinde tasdiki yeniletmeye (ARA TASDİK) mecburdur.Kanuni sürenin sonundan başlayarak 1 ay geçtikten sonra tasdik ettirilen defterler hiç tasdik ettirilmemiş sayılır.

BELGE VE KAYITLARIN TEVSİKİNE İLİŞKİN ÖDEVLER Aksine hüküm olmadıkça VUK  göre tutulan ve 3. şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.Defter tutmak mecburiyetinde olmayan mükellefler vergi matrahlarının tespiti ile ilgili giderlerini tevsike mecburdurlar. (Götürü usulde tespit edilen giderler hariç.) VUK  göre kullanılan veya aynı Kanunun Bakanlığa verdiği yetkiye dayanılarak, kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır. 

TEVSİKİ ZORUNLU OLMAYAN KAYITLAR 1.Örf ve teamüle göre bir vesikaya dayandırılması mutat olmayan müteferrik giderler;

  1. Vesikanın teminine imkan olmayan giderler; (şehir içi dolmuş ücretleri ) 1 ve 2 de yazılı giderlerin gerçek miktarları üzerinden kayıtlara geçirilmesi ve miktarlarının işin genişliğine ve mahiyetine uygun bulunması şarttır.
  2. Vergi kan. göre götürü olarak tespit edilen giderler. GSİ tespitinde Götürü Gid.Esası. İhracatçılar, Yurt Dışı İnşaat ve Nakliyecilik Yapanların Yararlandığı Binde Beşlik Götürü Gid..

FAT. VE FAT.YERİNE GEÇEN VESİKALAR Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azamî yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.

Sevk İrsaliyesi  Malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının, taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlenmesi ve taşıtta bulundurulması şarttır.Sevk irsaliyelerinde fiyat ve bedel ile ilgili bilgiler hariç olmak üzere, faturada yer alması gereken bilgilerin aynen yer alması gerekir. 

Fatura Kullanma Mecburiyet 1 ve 2 sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler:

  1. 1. ve 2. sınıf tüccarlara; 2. Serbest meslek erbabına;  3. Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara;  4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere
  2. Vergiden muaf esnafa. Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler. 1.ve 2.sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 770 TL’yi ( 2012 yılı için) lirayı geçmesi veya bedeli 770 TL’den az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.
  1. YERİNE GEÇEN BELGELER Perakende Satış Vesikaları 1. ve 2.sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları satışları ve yaptıkları işlerin bedelleri  aşağıdaki vesikalardan herhangi biri ile tevsik olunur. 1.Perakende satış fişleri;  2. Makineli kasaların kayıt ruloları; ( Yazar kasa fişi )  3. Giriş ve yolcu taşıma biletleri.

Gider Pusulası1 ve 2.sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabının ve çiftçilerin vergiden muaf esnafa; yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia için tanzim edip işi yapana veya emtiayı satana imza ettirecekleri gider pusulası vergiden muaf esnaf tarafından verilmiş fatura hükmündedir.

Müstahsil Makbuzu 1 ve 2.sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenler ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçilerden (tevkif suretiyle vergilendirilen) satın aldıkları malların bedelini ödedikleri sırada iki nüsha makbuz tanzim etmeye ve bunlardan birini imzalayarak satıcı çiftçiye vermeye ve diğerini ona imzalatarak almaya mecburdurlar. Müstahsil makbuzunun tüccar veya alıcı çiftçi nezdinde kalan nüshası fatura yerine geçer.

SM Makbuzları Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak zorundadır.1. Makbuzu verenin soyadı, adı , adresi, vergi dairesi ve hesap no 2. Müşterinin soyadı, adı , adresi 3. Alınan paranın miktarı 4. Paranın alındığı tarih yazılır ve bu makbuzlar serbest meslek erbabı tarafından imzalanır. Serbest meslek makbuzları seri ve sıra no izleyecek şekilde düzenlenir.

DİĞER EVRAK VE VESİKALAR  Taşıma İrsaliyeleri , Yolcu listeleri  , Günlük müşteri listeleri , Adisyon Fişi

4.MUHAFAZA VE İBRAZ ÖDEVLERİ Defter tutmak mecburiyetinde olanlar, tuttukları defterlerle bu kayıtlara esas teşkil eden belgeleri, ilgili bulundukları yılı takip eden takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdur.Defter tutmak mecburiyetinde olmayanlar, almaya mecbur oldukları fatura ve gider pusulası ve müstahsil makbuzlarını tarih sırası ile tanzim tarihlerini takip eden takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdur.

5.DİĞER ÖDEVLER 1. İncelemeye yetkili memura işletmenin durumuna göre, çalışma yeri göstermek ve resmi çalışma saatlerinde memurun müessesede çalışmasını sağlamak 2. İnceleme ile ilgili her türlü açıklamada bulunmak 3. İncelemeye yetkili memurun, gerektiğinde iş yerinin her tarafını gezip görmesini sağlamak; 4. İşletmede envanter yapılması halinde araç, gereç ve personeliyle bu işlemlere gerekli yardım ve kolaylığı göstermek.

VERGİ TARHINDA ÖN (HAZIRLAYICI) İŞLEMLER Verginin ;mükellefin beyanına istinaden değil de, idarece tarh edildiği durumlarda (re’sen, ikmalen, idarece tarhiyat ), beyana dayalı tarhiyattan farklı olarak, matrah vergi idaresince belirlenir. Matrahın vergi idaresince saptanması aşamasında Matrah tespiti sırasında yararlanılan arama, yoklama, inceleme, bilgi toplama gibi yöntemlere  vergi tarhına hazırlayıcı işlemler denir.

YOKLAMA Mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları  tespit etmeye yönelik işlemdir.

  1. a) Bakanlıkca belirlenmiş usuller dahilinde özel yetki verilmiş olmak kaydıyla günlük hasılatı tespit etmek,
  2. b) Ödeme kaydedici cihaz kullanmak zorunda olanların buna uyup uymadıkları.
  3. c) Günlük kayıt yapılması zorunlu defterlerin olup olmadığı, tasdikli olup olmadığı usulüne göre kayıt yapılıp yapılmadığı,faturasız mal bulunup bulunmadığı
  4. d) Nakil vasıtalarını,Bakanlığın belirleyeceği özel işaretle durdurmak , taşıtta bulundurulması icap eden belgeler ile taşınan yolcu ve malların miktar ve mahiyetlerini tespit etmek,
  5. e) Taşıma ve sevk irsaliyesi ile faturanın taşıtta bulunmaması halinde belgelerin ibrazına kadar nakil vasıtalarını trafikten alıkoymak, taşınan malın sahibi belli değilse tespitine kadar malı bekletmek

Yoklamanın ne zaman yapılacağı ilgiliye bildirilmez; yoklama her zaman yapılabilir. Yoklama sonucu iki nüsha olarak düzenlenen yoklama fişine geçirilir; bu fiş nezdinde yoklama yapılana imza ettirilerek bir nüshası verilir.

Yoklamaya yetkililer 1.V.D müdürleri 2.Yoklama memurları 3.Yetkili makamlar tarafından görevlendirilenler 4.Vergi incelemesine yetkili olanlar

  1. Gelir uzmanları. 

ARAMA İhbar veya yapılan incelemeler dolayısıyla,  mükellefin vergi kaçırdığına dair emare bulunursa,  mükellef veya kaçakçılıkla ilgisi görülen  şahıslar nezdinde arama yapılabilir. Aramanın yapılabilmesi için: Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların buna lüzum göstermesi, gerekçeli bir yazı ile arama kararı için sulh yargıcından bunu istemesi; ve Sulh yargıcının arama yapılmasına karar vermesi; şarttır. Arama neticesinde alınan defter ve vesikalar üzerindeki incelemeler  üç ay içinde bitirilerek sahibine tutanakla geri verilir. İncelemelerin haklı sebeplere binaen üç ay içinde bitirilmesine imkan olmayan hallerde sulh yargıcının vereceği karar üzerine süre uzatılabilir. 

BİLGİ TOPLAMA Kamu idare ve müesseseleri, mükellefler ,mükelleflerle muamelede bulunan  gerçek ve tüzelkişiler, inceleme yapmaya yetkili olanların isteyecekleri bilgileri vermeye mecburdur. Bilgiler yazı veya sözlü istenilir. Sözle istenen bilgileri vermeyenlere cevap vermeleri için 15 günden az olmamak ve yazı ile tebliğ edilmek koşuluyla süre verilir. ilgililer V.D’ne  zorla getirilemez. Bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere  özel usulsüzlük kesilebilir

TAKDİR KOMİSYONLARINCA MATRAH SAPTANMASI İllerde defterdarın, ilçelerde malmüdürünün veya bunların görevlendireceği memurların başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili iki memuru ile mükellefin faaliyet gösterdiği sektörden seçilmiş iki üyeden kurulur. Takdir  komisyonu ; Yetkili makamlar tarafından istenen matrah ve servet takdirlerini yapar; V.D’nin takdir komisyonu kararlarını değiştirme yetkisi olmamakla birlikte, bu kararlara karşı dava açabilir. 

İNCELEME Beyanların ve ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu sağlamak amacıyla yükümlünün defter kayıt, belge ve envanteri  üzerinde yapılan derinlemesine araştırmadır. İncelemeye tâbi olanlar, yasa ile öngörülen defter ve hesapları tutmak, evrak ve belgeleri muhafaza ve gerektiğinde ibraz etmek zorundadır. İnceleme zamanının önceden haber verilmesi zorunlu değildir.Kanun, sonucu alınmamış hesap dönemi  dahil tahakkuk zamanaşımı süresi içinde inceleme yapma olanağı tanır.İnceleme sonucunda vergilendirme ile ilgili olaylar ve hesap durumları tutanakla saptanır; varsa ilgililerin itirazları tutanağa geçirilir. inceleme elemanının raporunda belirtilen matrah farkı üzerinden, takdir komisyonuna sevk etmeden, resen vergi tarh edilebilir. Evvelce  inceleme yapılmış olması yeniden inceleme yapılmasına ve tarhiyatın ikmaline mani değildir. inceleme, incelemeye tabi olanın iş yerinde yapılır. İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi sebeplerle mükellef ve vergi sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir.İncelemeyi yapanlar, incelemeye tabi olana, bunun mevzuunu işe başlamadan açık olarak izah eder.İncelemeye başlanıldığı hususunu bir tutanağa bağlanarak örneği nezdinde  inceleme yapılana verilir. İnceleme bitince, bunun yapıldığını gösteren bir vesika nezdinde inceleme yapılana verilir.İncelemeye başlanıldığı tarihten itibaren, tam inceleme yapılması halinde bir yıl, sınırlı inceleme yapılması halinde ise  altı ay içinde incelemelerin bitirilmesi esastır.Ek süre talep edilebilir. Bu talep vergi incelemesine yetkili olanların bağlı olduğu birim tarafından değerlendirilir ve 6 ayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.

Vergi İncelemesine yetkili olanlar 1.Vergi Müfettişleri  2. V.D Başkanı ( 29 ilde) / V.D Başkanı bulunmayan illerde Defterdar.

  1. V.D Müdürleri / V. D Müdürü bulunmayan ilçelerde mal müdürü. 4. Gelir İdaresinin merkez ve taşra teşkilatında müdür kadrosunda görev yapanlar. 10 Tem 2011 tarih 646 say KHK ile Vergi Denetim Kurulu kurulmuş, vergi inceleme birimleri tek çatı altında toplanmıştır.

TARHİYAT TÜRLERİ  a.BEYANA DAYALI Türk vergi sisteminde vergiler mükellefin veya sorumlunun beyanı üzerine tarh edilip Tahakkuk fişi  ile tarh ve tahakkuk ettirilir. Beyana dayanan tarhiyatda, mükellef  beyan ettiği matraha ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamaz. Ancak , ihtirazi kayıtla verilen bey.ler ve vergi hatalarına ait hükümler saklıdır. Bey.nin elektronik ortamda gönderilmesi halinde tahakkuk fişi elektronik ortamda düzenlenir ve ilgili kişiye iletilir. Bu ileti, tahakkuk fişinin mükellefe tebliği yerine geçer. 

b.İKMALEN Her ne şekilde olursa olsun bir vergi tarh edildikten sonra bu vergiyle ilgili olarak ortaya çıkan defter, kayıt , belge veya kanuni ölçülere dayanılarak miktarı tespit olunan bir matrah veya matrah farkı üzerinden alınacak verginin tarh edilmesidir.

  1. RE’SEN Vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ,belge,ve kanunî ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır.
  2. Vergi bey. kanunî süresi geçtiği halde verilmemesi, kanuni veya ek süreler içinde verilmekle beraber bey.de vergi matrahına ilişkin bilgilerin gösterilmemesi
  3. Kanunen tutulması mecburi olan defterlerlerin tutulmaması, tasdik ettirilmemesi, vergi incelenmesi yapmaya yetkili olanlara  ibraz edilmemesi.
  4. Defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan ve karışık olması
  5. Tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması
  6. Meslek mensuplarına imzalattırma mecburiyeti getirilen bey. ve ekleri imzalattırılmaması, tasdiki zorunlu konularda YMM tasdik raporu ibraz edilmemesi

İkmalen ve re’sen tarh edilen vergiler “ihbarname” ile ilgililere tebliğ olunur. Nev’i ve doğuşu ayrı olan vergiler için ayrı ihbarname kullanılır.Beyannameyi kanunî süresi geçtikten sonra vermiş olanlara bu beyannamede gösterdikleri matrah üzerinden re’sen gerekli tarhiyat yapılır ve bu beyannameler re’sen takdir için takdir komisyonuna sevk edilmez. Ancak, vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra kendiliğinden verilen beyannameler için bu hüküm uygulanmaz.

İKMALEN VE RE’SEN VERGİ TARH. FARKLARI a. Matrah veya matrah farkının defter, kayıt ,belge, veya kanuni ölçülere dayanılarak tespiti durumunda ikmalen, aksi takdirde resen tarhiyat yapılır. b. İkmalen vergi tarhiyatında daha önce yapılmış bir vergi tarhı vardır, ancak vergi eksik hesaplanmıştır. Ör.giderler fazla düşülmüş ya da amort. fazla hesaplanmıştır. Re’sen vergi tarhında ise daha önce yapılmış bir tarhiyat olabileceği gibi olmayadabilir.

  1. İkmalen vergi tarhiyatında defter ve belgeler usulüne uygun olarak tutulmuştur.
  2. Re’sen vergi tarhı takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden yapılmasına karşın, ikmalen vergi tarhiyatı sadece vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarına istinaden yapılır.

d.İDARECE TARHMükelleflerin verginin tarhı için vergi kanunları ile muayyen zamanlarda müracaat etmemeleri veya aynı kanunlarla kendilerine tahmil edilen mecburiyetleri yerine getirmemeleri sebebiyle zamanında tarh edilemeyen verginin kanunen belli matrahlar üzerinden idarece tarh edilmesidir.

GVK, KVK VE KDVK’ YA GÖRE TARHİYATIN MUHATABI Bazı işlemlere taraf olanlardan birinin veya tamamının, gerek mukimlik gerekse tabiiyet açısından verginin mükellefi ve sorumlusu tutulmaları mümkün değildir. Bu hallerde yapılan işlemden dolayı doğacak verginin taraflardan biri ya da onun adına birilerince ödenmesi  gerekir.Vergiyi doğuran işlemin mükellefi veya sorumlusunun bulunmaması hallerinde onlar adına hareket eden; vekil, kanuni temsilci veya işlemleri yapanların tarhiyata muhatap tutularak vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi için KVK, GVK ve KDVK’da yasal düzenlemeler yapılır.

GV DE TARH. MUHATABI  GV bu vergiyle mükellef olan gerçek kişiler namına tarh edilir. 1. Küçüklerle kısıtlılarda, bunların nam ve hesabına kanuni temsilcileri;  2. Verginin tevkif suretiyle alınması halinde, mükellef hesabına tevkifat yapmaya mecbur olanlar;

  1. Dar mükellefiyette, mükellefin TR’ de daimi temsilcisi mevcutsa mükellef hesabına daimi temsilci (TR’de birden fazla daimi temsilci varsa mükellefin tayin edeceği, tarhiyat tarihine kadar böyle bir tayin yapılmamışsa, temsilcilerden herhangi birisi), daimi temsilci mevcut değilse, kazanç ve iratları yabancı kişiye sağlıyanlar; Tarhiyatta muhatap tutulurlar.

KV de TARH. MUHATABI Mükellef olanların tüzel kişiliği adına; iktisadî kamu kuruluşları ile derneklere ve vakıflara ait iktisadî işletmelerden tüzel kişiliği haiz olmayanlar için bağlı oldukları kamu tüzel kişileri ya da dernek veya vakıf adına; fonlarda fonun kurucusu adına; iş ortaklıklarında ise verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere yönetici ortak veya ortaklardan herhangi birisi adına tarh olunur.Dar mükellefiyete tabi yabancı kurumların vergisi, bu kurumların; TR’deki müdür ve temsilcileri, Müdür ve temsilcileri mevcut değilse, kazanç ve iratları yabancı kuruma sağlayanlar adına tarh olunur

KDV TARHİYATIN MUHATABI Bu vergiyle mükellef gerçek veya tüzelkişiler adına tarholunur. a) Adi ortaklıklarda, verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere, ortaklardan herhangi biri,

  1. b) TR’de yerleşmiş olmayan gerçek kişiler ile kanunî merkez veya iş merkezlerinden her ikisi de TR içinde bulunmayan tüzelkişilerde, bu kanuna göre vergi kesintisi yapmakla sorumlu kişi; vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulan bir şahsın bulunamaması halinde, mükellefin TR’deki daimî temsilcisi, TR’de birden fazla temsilci varsa mükellefin tayin edeceği temsilci; tarhiyat tarihine kadar böyle bir tayin yapılmamışsa temsilcilerden herhangi birisi, daimî temsilci mevcut değilse işlemleri mükellef adına yapanlar, tarhiyata muhatap tır. 

VERGİ HATASI Vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi  alınmasıdır. Vergi hataları hesap hataları ve vergilendirme hataları olarak iki gruba ayrılır.

  1. HESAP HATALARI 1a. MATRAH HATALARI 1b. VERGİ MİKTARINDA HATALAR 1c. VERGİNİN MÜKERRER OLMASI

2.VERGİLENDİRME HATALARI  2a. MÜKELLEFİN ŞAHSINDA HATA  2.b MÜKELLEFİYETTE  2c. MEVZUDA   2.d VERGİLENDİRME VEYA MUAFİYET DÖNEMİNDE

DÜZELTME YETKİSİ VE REDDİYAT Vergi hataları ; 1. İlgili memurun hatayı bulması veya görmesi 2. Üst memurların yaptıkları incelemeler 3. Teftiş sırasında 4. Vergi incelenmesi sırasında 5. Mükellefin müracaatı  ile meydana çıkar.

Vergi hatalarının düzeltilmesine, ilgili vergi dairesi müdürü karar verir. Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunur. Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edilir. Mükellef tebliğ tarihinden başlayarak bir yıl içinde parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde talep hakkı kalmaz. 

VERGİ Devlet veya yetkili kılınmış organları tarafından, fert ve kurumlardan, kanuna dayanılarak, gelir ve servetleri üzerinden cebren ve karşılıksız olarak alınan iktisadi değerdir. Verginin konusu, üzerine konulduğu ,  doğrudan ya da dolaylı olarak kaynağını oluşturan iktisadi unsurlardır. Bu unsurlar,gelir  servet , harcama , işlem yada belgedir.Kişilerin, kendileri ve ailelerinin yaşamı için gerekli , asgari düzeydeki gelirin üzerinde kalan kısımdır.Kişilerin gelirleri ne olursa olsun vergi ödemeleri gerekir. Vergi ödeme gücüne ulaşmada, artan oranlı vergi tarifeleri, ayırma kuramı, agi gibi araçlar kullanılır.

MATRAH Verginin, üzerinden hesaplandığı değer veya miktardır.

İSTİSNA Vergi kanunlarında, verginin kapsamı içinde sayılan bazı işlem ve unsurların, çeşitli sebeplerle, kısmen veya tamamen vergi dışı bırakılmasıdır.

MUAFİYET Vergi kanunlarına göre mükellef sayılan bir gerçek veya tüzel kişinin, çeşitli sebeplerle, vergi dışı bırakılmasıdır.

RESİM Belirli bir işin veya hizmetin yapılması konusunda, devletin veya yetkili organlarının verdiği izin karşılığında ödenen paralardır.

HARÇ Devlet veya yetkili kıldığı organları tarafından sunulan hizmetin karşılığında, bu hizmetlerden yararlananlar tarafından ödenen paralardır. Harçların özelliği devlet tarafından; yapılan hizmetin veya sağlanan  bir menfaatin karşılığında ödenmiş olmasıdır. 

VERGİ MAHREMİYETİ Görevleri gereği mükelleflerin veya onlarla ilgili kimselerin ticari, şahsi ve diğer sırlarını öğrenme durumunda olan , Vergi muameleleri ve incelemeleri ile uğraşan memurlar, Vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştay’da görevli olanlar,Vergi kanunlarına göre kurulan komisyonlara katılanlar ve Bilirkişiler, bu sırları ifşa edemez.Vergi mahremiyetini ihlâl edenler , TCK  hükümlerine göre cezalandırılır.

GECİKME FAİZİ İkmalen, re’sen veya idarece yapılan tarhiyatlarda a) Dava konusu yapılmaksızın kesinleşen vergilere, tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, son yapılan tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar; b) Dava konusu yapılan vergilerin ödeme yapılmamış kısmına, tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, yargı organı kararının tebliğ tarihine kadar; Geçen süreler için gecikme faizi uygulanır. Ay kesirleri nazara alınmaz. Uzlaşılan vergilerde , uzlaşılan vergi miktarına uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihe kadar geçen süre için uygulanır.

GECİKME ZAMMI Amme alacağının ödeme süresi içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı % 1,40 oranında gecikme zammı uygulanır. Ay kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesap edilir. Gecikme zammı; vergi ziyaı cezalarında bu madde uyarınca belirlenen oranda, mahkemeler tarafından verilen ve ceza mahiyetinde olan amme alacaklarında ise bu oranın yarısı ölçüsünde uygulanır. Bunların dışındaki ceza mahiyetinde olan amme alacaklarına gecikme zammı tatbik edilmez. Sürenin hesaplanmasında amme alacağının vade tarihi süreye dahil edilmez, ödeme tarihi süreye dahil edilir.

 GECİKME FAİZİ İLE GECİKME ZAMMININ FARKLILIKLARI a.Gecikme faizi tahakkuktaki, gecikme zammı ise tahsilattaki gecikmenin müeyyidesidir.

b.Gecikme faizi aylık olarak hesaplanır ve gecikme faizinin hesabında ay kesirleri dikkate alınmaz. Gecikme zammı ise günlük olarak hesaplanır, ay kesirleri içinde gecikme zammı alınır. c.Gecikme faizi ile gecikme zammının oranı birbirine eşit olup, aylık % 1,40 olarak uygulanır.

d.Gecikme faizi sadece vergi aslı üzerinden hesaplanırken, gecikme zammı vadesinde ödenmemiş bulunan vergi aslı ve vergi ziyaı cezası üzerinden hesaplanır, gecikme faizi ve usulsüzlük cezaları için hesaplanmaz. 

VERGİ CEZALARI  1.USULSÜZLÜK Vergi kanunlarının şekle ve usule ilişkin hükümlerine riayet edilmemesidir. Vergi  ziyaına sebebiyet verilmemiş olsa dahi usule ve şekle riayet etmeyen mükellef adına usulsüzlük cezası kesilebilir. Genel ve özel usulsüzlük olarak ikiye ayrılır, genel usulsüzlük ise kendi içinde 1. ve 2.usulsüzlük cezaları olarak ikiye ayrılır.

A.) 1.USULSÜZLÜK CEZALARI Usulsüzlük fiili re’sen takdiri gerektirirse, yazılı cezalar iki kat olarak kesilir a.Vergi ve harç bey.lerinin süresinde verilmemesi

  1. Tutulması mecburi olan defterlerden herhangi birinin tutulmaması , Tasdiki zorunlu defterlerden herhangi birinin tasdikinin yaptırılmaması
  2. Defter, kayıt ve belgelerin doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz veya karışık olması
  3. Kayıt nizamına uyulmaması e. İşe başlamanın zamanında bildirilmemesi

B.)2.Usulsüzlükler  a. Vergi kanunlarında yazılı bildirimelerin zamanında yapılmaması (işe başlamayı bildirmek hariç)

  1. Tasdiki mecburi olan defterlerden herhangi birinin tasdikinin , süresinin sonundan başlayarak bir ay içinde yaptırılması
  2. Vergi bey.leri, bildirimler, evrak ve vesikalarda bunlarla ilgili olarak yapılan düzenlemelere ilişkin hükümlere uyulmaması 

 2.ÖZEL USULSÜZLÜK  Ft ve benzeri evrak verilmemesi , alınmaması ve diğer şekil ve usul hükümlerine uyulmamasıdır.

  1. Verilmesi ve alınması icabeden ft, gider pusulası, müstahsil mk, ile serbest meslek mk. verilmemesi, alınmaması,belgelerde farklı meblağlara yer verilmesi
  2. Düzenlenme zorunluluğu getirilen belgelerin; düzenlenmediğinin, kullanılmadığının tespiti
  3. Nihai tüketici konumundaki kişilerin fatura, gider pusulası, müstahsil mk, serbest meslek mk, perakende satış fişi almadıklarının tespiti
  4. Günü gününe tutulması gereken defterlerin ( SMK Defteri) günü gününe tutulmaması, işyerinde bulundurulmaması yoklama ve incelemeye ibraz edilmemesi
  5. Muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve mali tablolara ilişkin usul ve esaslara uymama
  6. Bilgi verme yükümlülüğü yerine getirmeyen mükelleflere ise Elektronik ortamda verilme zorunluluğu getirilen bildirimlere ilişkin olarak süresinden sonra düzeltme amacıyla verilen bildirim ve formların, belirlenen sürelerin sonundan itibaren 10 gün içinde verilmesi halinde özel usulsüzlük kesilmez, takip eden 15 gün içinde verilmesi halinde ise özel usulsüzlük 1/5 oranında uygulanır.

j- Elektronik ortamda bey. verilmesi mecburiyetine uyulmaması halinde kesilen özel usûlsüzlük , bey.nin kanuni süresinin sonundan başlayarak elektronik ortamda 30 gün içinde verilmesi halinde 1/10 oranında, sürenin dolmasını takip eden 30 gün içinde verilmesi halinde ise 1/5 oranında uygulanır.

3.VERGİ ZİYAI Mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesidir. Vergi ziyaı mükellefce tahakkuk işleminin tam ve zamanında yerine getirilmemesine bağlı olarak ortaya çıkan bir müeyyidedir.Tam ve zamanında tahakkuk etmiş olan verginin vadesinde ödenmemesi durumunda ise gecikme zammı uygulanır. Haksız yere vergi iadesine sebebiyet vermek de vergi ziyaı olarak kabul edilir.Vergi ziyaı suçu işleyenlere, ziyaa uğrattıkları verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir.Vergi ziyaına kacakcılık ile sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır. Vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için kesilecek ceza %50 oranında uygulanır. Cezayı gerektiren fiil ile vergi ziyaı ve usulsüzlük birlikte işlenmişse  bunlara ait cezalardan miktar itibariyle en ağırı kesilir. Cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere vergi ziyaında beş, usulsüzlükte iki yıl içinde tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası %50, usulsüzlük cezası %25 artırılarak uygulanır. Ayrı ayrı yapılan vergi ziyaı veya usulsüzlükten dolayı ayrı ayrı ceza kesilir.VUK  “Kaçakçılık Suçları ve Cezaları mad.yer alan fiilleri işleyen mükelleflere ayrıca ceza mahkemelerince hürriyeti bağlayıcı ceza verilebilir.

18 AYDAN 3 YILA KADAR HAPİS Vergi kanunlarına göre tutulan , düzenlenen ,saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan; 1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar,kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar ,defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde kaydedenler  2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edip , gizleyenler , muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar,

ÜÇ YILDAN BEŞ YILA KADAR HAPİS Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen  saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler , defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç koymayanlar , belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar

İKİ YILDAN BEŞ YILA KADAR HAPİS VUK hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar.

İŞTİRAK SUÇU iştirak, bir suçun birden çok kişi tarafından işbirliği halinde işlenmesidir. Kaçakcılık suçlarının işlenişine iştirak eden suç ortaklarının bu suçların işlenmesinde menfaatinin bulunmaması halinde, TCK  suça iştirak hükümlerine göre hakkında verilecek cezanın yarısı indirilecektir. 

VERGİ VE CEZALARIN KALKMASI  Ödeme vergi ceza alacağının ortadan kalkmasının en doğal yoludur.

  1. YANILMA Yetkili makamların, mükellefe yazıyla yanlış açıklamada bulunmuş olmaları ya da bir hükmün uygulanması konusunda görüş ve düşüncelerini değiştirmiş ya da bu hükme ilişkin bir içtihadın değişmiş olması
  1. PİŞMANLIK Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber verenlere vergi ziyaı cezası kesilmez. Pişmanlık ve ıslahın uygulanabilmesi için ,Mükelleflerin başvurusundan önce aynı konuda ihbarda bulunulmamış olması, Başvurudan önce mükellef nezdinde herhangi bir vergi incelenmesine başlanmamış ya da takdir komisyonuna başvurulmamış olması , Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin başvuru dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak 15 gün içinde verilmiş olması , Eksik yada yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin başvurusundan başlayarak 15 gün içinde tamamlanması ya da düzeltilmesi gerekir.

( pişmanlık zammı oranı : her ay için ayrı ayrı % 1,40 ) bir zamla birlikte başvuru tarihinden başlayarak 15 gün içinde ödenmesi.

  1. ÖLÜM Kişi öldüğü takdirde ceza düşer. Bu ,cezanın esas amacının caydırıcılık olmasından kaynaklanır.VUK 372. Mad.Ölüm halinde sadece vergi cezaları düşer.verginin aslı ve ceza niteliğinde olmayan gecikme zammı mirasçılara intikal eder. 
  1. MÜCBİR SEBEPLERMükellefin iradesi dışında ve kusuru olmaksızın mücbir nedenlerle kanunda belirtilen ödevlerin yerine getirilmemesi halinde ceza kesilmez. Mücbir nedenin bilinmesi ya da belgelendirilmesi ve kanıtlanması gerekir. 
  1. CEZALARDA İNDİRİM Mükellef ya da vergi sorumlusunun ihbarnamelerin tebliği tarihinden itibaren başlayarak 30 gün içinde ilgili V.D’ne başvurarak vadesinde ya da 6183 say. Kan. sayılan türden teminat göstererek vadenin bitmesini müteakip üç ay içinde ödeyeceğini bildirdiği takdirde, mükellef ya da ceza sorumlusundan vergi ziyaı dolayısıyla kesilen cezanın birinci defada yarısı, müteakiben kesilen cezalar ile , usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezasının üçte biri indirilir. 6. VERGİ AFLARI Affın sonucu olarak vergi cezası ortadan kalkar. Af kanunları genellikle verginin aslını kapsam dışı bırakır. 
  1. VERGİ HATALARININ DÜZELTİLMESİ VUK ‘da ayrı ayrı düzenlenen hallerde mükellefle idare arasında çıkan uyuşmazlığın idare aşamasında çözülmesini sağlayan kurumlardır. Bu kurumlar aynı zamanda vergi cezalarını kısmen ya da tamamen ortadan kaldırmaktadır.
  2. UZLAŞMA Uzlaşma, hemen hemen bütün vergi türlerine ilişkin olarak ikmalen, re’sen ve idarece yapılan tarhiyatlar konusunda ihtilaf yoluna başvurulmadan, mükellefle vergi idaresinin anlaşmaları ve yapılan tarhiyatın bu şekilde düzeltilmesidir. Uzlaşma tarhiyat öncesi ve tarhiyat sonrası olmak üzere ikiye ayrılır.

Tarhiyat Sonrası UzlaşmaMükellef tarafından, ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergilerle bunlara ilişkin vergi ziyaı cezalarının  tahakkuk edecek miktarları konusunda vergi ziyaına sebebiyet verilmesinin kanun hükümlerine yeterince nüfuz edememekten ve  yanılmadan kaynaklandığının,  vergi hataları ile maddi hata bulunduğunun veya yargı  ile idarenin ihtilaf konusu olayda görüş farklılığı olduğunun ileri sürülmesi durumunda, idare mükellefler ile uzlaşabilir. Uzlaşma konusu verginin matrah farkları itibariyle bölünebildiği durumlarda yapılabilir. Uzlaşma talebi vergi ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yapılır. Uzlaşmanın  olmaması halinde yeniden uzlaşma talebinde bulunulamaz. Uzlaşmanın  olmadığına dair tutanağa idarenin nihai teklifi yazılır. Mükellef dava açma süresinin sonuna kadar teklif edilen vergi ve cezayı kabul ettiğini yazılı olarak bildirirse uzlaşma vaki olur.

Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Vergi incelemeleri sonucunda düzenlenen vergi inceleme raporlarında ikmalen veya re’sen tarhı öngörülen vergi ile buna ilişkin cezanın ,tarh işleminin gerçekleşmesinden önce, uzlaşma yapılmasıdır.Uzlaşma komisyonlarının tutacakları uzlaşma tutanakları kesin olup gereği vergi dairelerince derhal yerine getirilir. Mükellef veya adına ceza kesilen; üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tespit olunan hususlar hakkında dava açamaz, şikayette bulunamaz. Süresi içinde uzlaşma talebinde bulunan mükellef uzlaşma talep ettiği vergi için ancak uzlaşma vaki olmadığı taktirde dava açabilir. tutanağın tebliği tarihinden itibaren 15 gün içerisinde dava açılması gerekir.

  1. ÖDEME Vergi cezaları: 1. Cezaya karşı vergi mahkemesinde dava açılmamışsa dava açma süresinin bittiği tarihten; 2. Cezaya karşı dava açılmışsa, vergi mahkemesi kararı üzerine vergi dairesince düzenlenecek ihbarnamenin ilgiliye tebliğ tarihinden;  Başlayarak bir ay içinde ödenir.
  1. TERKİN Vergi alacaklısının alacağından vazgeçmesidir. Yangın, yer sarsıntısı, su basması, kuraklık, don, hayvan ve haşarat istilası vb. afetler yüzünden: Varlıklarının en az üçte birini kaybeden mükelleflerin bu afetlerin zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili bulunan vergi borç ve cezaları Bakanlıkca zararla orantılı olmak üzere, kısmen veya tamamen terkin olunur.
  2. YARGI KARARLARI Uyuşmazlık konusu işlemlerde mahkemece vergi ve cezanın tamamen veya kısmen kaldırılmasına karar verilmesi durumunda bu yargı kararı çerçevesinde işlem tesis edilecektir.
  3. TAHAKKUKTAN VAZGEÇME İkmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergi ve bunlara ilişkin cezaların toplam miktarının Bakanlıkca o yıl için belirlenen tutarı aşmaması ve tahakkukları için yapılacak giderlerin bu miktardan fazla olacağının tespiti halinde tahakkuklarından vazgeçilebilir.
  4. EN AZA CEZA HADDİ DV ve damga resmi dolayısıyla kesilecek vergi cezaları, vergi ve resme tabi her varaka, senet ve ilan için 8 TL’den az olamaz.
  5. ZAMANAŞIMI Süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkmasıdır.mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade eder. 

14.1. TAHAKKUK ( TARH ) ZAMANAŞIMI Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve tebliğ edilmeyen vergi  zamanaşımına uğrar.

1- Vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması 2- Mücbir sebepler

3- Şarta bağlı istisna veya muafiyet uygulamaları sonucu kısmen veya tamamen alınmayan vergilere ilişkin zamanaşımı süresi, istisna veya muafiyet şartlarının ihlal edildiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren başlar.

4- Zarar mahsubun da zararın doğduğu dönemden değil mahsubun yapıldığı dönemden itibaren başlar. ( 08 yılı zararı 011 yılı karından mahsup edilmişse 08 yılına ilişkin zamanaşımı da 01.01.12’den itibaren başlar.)

5- Yıllara yaygın inşaat işleri ile ilgili işin devam ettiği tüm yıllara ilişkin tarh zamanaşımı süresi, işin bittiği yıla ilişkin zamanaşımı süresinin sonuna kadar uzar.

6- Bir yıldan fazla süren tasfiyelerde tarh zamanaşımı, tasfiyenin nihayet bulduğu dönemi takip eden yıldan itibaren başlar.

14.2. TAHSİL ZAMANAŞIMI Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar.Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.

14.2.1. Tahsil Zamanaşımının Kesilmesi

1- Ödeme, 2- Haciz tatbiki, 3- Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, 4- Ödeme emri tebliği,

5- Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi,

6- 5 sırada gösterilen muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması,

7- İhtilaflı amme alacaklarında yargı organlarınca bozma kararı verilmesi, 8- Amme alacağının teminata bağlanması,

9- Yargı organlarınca yürütmenin durdurulması kararı verilmesi,

10- İki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi.

11- Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması.

Kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar.

14.2.2. Tahsil Zamanaşımının İşlememesi ( Durması ) Borçlunun; 1- Yabancı memlekette bulunması, 2- Hileli iflas 3- Terekesinin tasfiyesi.

bu hallerin devamı müddetince zamanaşımı işlemez. Kalan zamanaşımı süresi sebeplerinin kalktığı günün bitmesinden itibaren yeniden işlemeye başlar.

14.3. CEZA ZAMANAŞIMI SÜRESİ  Kanunda yazılı sürelerin geçmesiyle, devletin cezalandırmak hakkını düşüren bir durumdur.Cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını izleyen yılın birinci gününden başlayarak vergi ziyaı cezasında 5 yıl; usulsüzlükte usulsüzlüğün yapıldığı yılı izleyen yılın gününden başlayarak 2 yıl; özel usulsüzlük cezalarında usulsüzlüğün yapıldığı yılı izleyen takvim yılının birinci gününden başlayarak 5 yıl geçtikten sonra ceza kesilmez.

14.4. DÜZELTME ZAMANAŞIMI  tarh zamanaşımı dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hataları düzeltilemez. düzeltme zamanaşımı süresi:

  1. Zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde hatanın yapıldığı;

ii.İlan yolu ile tebliğ edilip vergi mahkemesinde dava konusu yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği;

iii.İhbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ edilen vergilerde 6183 sayılı Kanuna göre haczin yapıldığı;  Tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamaz.

 

OKUMALI:  Aval nedir?

1 Yorum

Yorum yapın

E-posta adresiniz başkaları tarafından gözükmeyecektir.