Türk Vergi Sistemi Testi Çöz

logo

1.

Aşağıdakilerden hangisi geniş anlamda vergi hukukunun kapsamında yer almamaktadır?

Doğru Cevap: "D" Bütçe
Soru Açıklaması
Yanıt: Bütçe, kamusal mal ve hizmet üretmenin finansman aracıdır ve geniş anlamda vergi hukuku kapsamında yer almaz. Yanıt D seçeneğidir.
2.

Anayasa mahkemesi kararları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Doğru Cevap: "E" Kararlar geçmişe hem de geleceğe etkilidir.
Soru Açıklaması
Yanıt: Vergi hukukunun yeni norm koyan asli kaynakları, anayasa, vergi kanunları, uluslararası antlaşmalar, kanun hükmünde kararnameler, bakanlar kurulu kararları, Anayasa Mahkemesi Kararı, Danıştay içtihadı birleştirme kararları ve diğer düzenleyici işlemlerden (yasalar çerçevesinde çıkarılan tüzükler ve yönetmelikler) ibarettir.

Anayasa Mahkemesi bir kanunu veya maddesini anayasaya aykırı olduğuna karar verirse, iptal kararının Resmi Gazetede yayımlanmasıyla iptal edilen kanun veya maddesi yürürlükten kalkar.

Vergi kanunları, kamu hukukuna ilişkin yükümlülükler getirdiğinden, bu kanunların özellikle malî yükümü artırıcı nitelikteki hükümlerinin, geçmişe yürütülmemesi hukuki güvenlik ilkesi yönünden önem taşır. Hukuki güvenlik ilkesi, vergi yasalarının geçmişte meydana gelen olaylara uygulanmamasını gerektirir. Kişiler gelecek dönemlere ilişkin planlarını yürürlükteki vergi yasalarına göre yaparlar. Sonradan çıkartılan yasalarla geçmiş dönemler için vergi yükünün artırılması, yükümlülerin devlete ve hukuk düzenine olan güvenlerini sarsar, ekonomik ve ticari hayatta bulunması gereken belirlilik ve istikrar bozulur.Yanıt E seçeneğidir.
3.

Ülke sınırları içinde yerli veya yabancı olsun herkes için, o ülkenin kanunlarının geçerli olduğu ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Doğru Cevap: "A" Mülkilik ilkesi
Soru Açıklaması

Yanıt: Kanunlar mülkiyeliği ilkesi: Bu ilkeye göre her ülkenin kanunları o ülkenin sınırları içindeki yerli ya da yabancı her kese ve bütün hukuksal işlemlere uygulanır.Bu ilkesiye göre bir ülke egemenlik hakkına dayanarak sınırları içindeki gelirlerden, harcamalardan ya da işlemlerden vergi alma yetkisine sahiptir. Vergiyi doğuran olayı oluşturan kişinin o ülke vatandaşı olup olmaması önemli değildir. Bir devletin vergi kanunları ancak o devletin egemenlik alanı içinde geçerlidir


Türk Vergi Sisteminde; Gelir ve Kurumlar Vergisinde Tam mükellefler için şahsilik; dar mükellefler için mülkilik ilkesi; Katma Değer Vergisi ve Özel Tüketim Vergisinde mülkilik ilkesi; Emlak Vergisinde mülkilik ilkesi, Motorlu Taşıtlar Vergisinde mülkilik ilkesi, Damga Vergisinde mülkilik ilkesi esas alınmıştır. Yanıt A seçeneğidir.

4.

Kamu gelirlerin toplanmasına ve giderin yapılmasına ilişkin hukuk kuralarının tümüne ……………denir

Doğru Cevap: "A" Mali Hukuk
Soru Açıklaması

Yanıt: Genel anlamıyla, devletle kişiler arasındaki vergi ilişkilerinden doğan hak ve ödevleri düzenleyen hukuk dalına vergi hukuku denir.


Bilindiği üzere kamu gelirlerin toplanmasına ve giderin yapılmasına ilişkin hukuk kuralarının tümüne Mali hukuk denir. Kamu hizmetinin gerektirdiği harcamalar yani mali hukukun giderlere ilişkin kurallar gider hukukunu, bunların finansmanına ilişkin kurallar ise gelir hukukunu oluşturmaktadır. Doktrinde gelir hukuku yerine vergi hukuku tercih edilmektedir. Yanıt A seçeneğidir.

5.

Vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu düşen gerçek veya tüzel kişiye ne ad verilir?

Doğru Cevap: "B" Vergi mükellefi
Soru Açıklaması

Yanıt: Vergi Yükümlüsü (Mükellefi): Vergi yasalarına göre üzerine düşen parasal (maddi) ve/veya biçimsel ödevleri yerine getirmek zorunda olan kişiye vergi mükellefi denir. Vergi mükellefinin belli miktarda vergiyi kamu alacaklısına ödemek zorunda olmasına maddi mükellefiyet denir. Vergi mükelleflerinin maddi ödevlerinin yanı sıra defter tutmak, belge düzenlemek, beyanname vermek, bildirimlerde bulunmak gibi çeşitli biçimsel ödevleri de vardır. Gerçek ve tüzel kişiler vergi mükellefi olabileceği gibi, tüzel kişiliği olmayan kurumlar da vergi mükellefi olabilirler. Vergi mükellefi olabilmek için hukuki işlem ehliyetine sahip olmak şartdeğildir. Yani, temyiz kudreti olmayanlar, on sekiz yaşından küçük olanlar ya da kısıtlanmış kişiler de vergi mükellefi olabilirler. Yanıt B seçeneğidir.

6.

Aşağıdakilerden hangisine tebligat yapılamaz?

Doğru Cevap: "C" Mükellefin SMMM’ne yapılan tebligat
Soru Açıklaması

Yanıt: Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır. Tüzel kişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. Tüzel kişilerin müteaddit (birden çok) müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılması kâfidir. Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müstahdemlerinden birine yapılır (Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.) Yanıt C seçeneğidir.

7.

Verginin hesaplamasına esas alınan değer ve ölçülere ne ad verilir?

Doğru Cevap: "B" Matrah
Soru Açıklaması

Yanıt: Vergi borcunun hesaplanabilmesi için, vergi tarifesinin üzerine uygulandığı, verginin hesaplanmasında esas alınan ekonomik ve teknik değere matrah denir. Günümüzde en yaygın matrah türü, ad valorem, yani ekonomik ya da parasal esasına dayanan matrahtır. Bunun yanında pek yaygın olmazsa, fiziki ya da teknik esasına dayanan spesifik matraha da uygulanmaktadır. Spesifik matrahlarda vergi konusunun ağırlık, hacim, yüzölçümü gibi sayısal büyüklükler esas alınmaktadır. Örneğin ekmek başına 1 lira vergi alınması halinde spesifik matrah, ekmek fiyatının üzerinden  %1 oranından vergi alınması halinde advalorem matrah uygulanmış olur.Yanıt B seçeneğidir.

8.

               Vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde, takdir komisyonları tarafında takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili organlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrahlar üzerinden verginin tarh olunması ne tür tarh işlemidir?

Doğru Cevap: "D" Re’sen tarh
Soru Açıklaması

Yanıt: Re’sen tarh ise mükellefin defter, kayıt ve belgelerinin güvenilirliğini yitirdiği durumlarda takdir komisyonları tarafından takdir edilen ya da vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah ya da matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır.Yanıt D seçeneğidir.

9.

Aşağıdakilerden hangisi VUK’ta belirtilen “bilinen adreslerden” biri değildir?

Doğru Cevap: "B" Muhbir tarafından vergi dairesine bildirilen adresler,
Soru Açıklaması

Yanıt: Tebligat muhatabın bilinen adresine yapılır. Bilinen adresler şunlardır (VUK md. 101).


- Mükellefler tarafından ise başlamada bildirilen adresler,


- İşi bırakmada bildirilen adresler,


- Vergi beyannamelerinde bildirilen adresler,


- Yoklama fişlerinde tespit edilen adresler,


- Vergi mahkemelerinde dava açma dilekçesinde ve cevaplamada gösterilen adresler,


- Yetkili memurlarca tutanakla tespit edilen adresler.


Yanıt B seçeneğidir.

10.


Vergi yükümlüsü olabilme ehliyeti ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Doğru Cevap: "E" Vergi yükümlüsü olabilmek için kanuni ehliyet şarttır.
Soru Açıklaması
Yanıt: Vergi yükümlüsü olmak için kanuni ehliyet şartı aranmaz. Yanıt E seçeneğidir.
logo

11.

Aşağıdakilerden hangisi hak düşürücü sürelerden biridir?

Doğru Cevap: "D" Vergi mahkemesinde dava açma süresi
Soru Açıklaması

Yanıt: Hak düşürücü süreler, bir hakkın kullanılmasını belirli bir zaman ile sınırlandırır. Hak düşürücü sürede hakkın kanunda belirlenen sürede kullanılmaması durumunda o hakkın kaybına yol açar. Kanunda bir süreye uyulmaması halinde sürenin ilişkin bulunduğu hakkın “düşeceği”, “ortadan kalkacağı”, “kullanılmayacağı” belirtilmişse bu süre hak düşürücü niteliktedir. Hak düşürücü sürelerin bazıları idareye bazıları mükelleflere yönelik olarak belirlenmiştir


Mükelleflere yönelik hak düşürücü süre;


 - Doğal afete maruz kalınma durumunda 6 ay içinde Bakanlar Kuruluna başvurulması (AATUHK m.105),


- 30 günlük süre içinde dava açılması (İYUK m.7),


-  30 günlük süre içinde uzlaşmaya gidilmesi (VUK ek. m.1),


-  Pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmek için 15 gün içinde vergi aslı ve zammın ödenmesine (VUK m.371) ilişkin süreler bu kabil sürelerdendir.


. İdareye yönelik hak düşüren sürelere;


- İdarenin belli bir süre içinde vergi veya ceza kesme işlemini tebliğ etmediği durumda bir daha tarh edemeyecek ceza kesemeyecek durumda olması (VUK m.113) örnek olarak verilebilir. Yanıt D seçeneğidir.

12.

Mücbir sebepler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Doğru Cevap: "A" Mücbir sebep ortadan kalktıktan sonra, süre yeni baştan işlemeye başlar.
Soru Açıklaması
Yanıt: Genel olarak kişilerin iradesi dışında meydana gelen, öngörülemeyen veya öngörülse bile her türlü imkân ve araca rağmen önlenemeyen olaylar mücbir sebep olarak nitelendirilir. Mücbir sebepler bulunması halinde bu sebep ortadan kalkıncaya kadar süreler işlemez. Bu takdirde tarh zamanaşımı işlemeyen süreler kadar uzar. Bu hükmün uygulanması için mücbir sebebin malûm olması veya ilgililer tarafından ispat veya tevsik edilmesi gerekir(VUK, m.15/2).Yanıt A seçeneğidir.
13.

Aşağıdakilerden hangisi vergi ödevi ile ilgili süreleri uzatmaz?

Doğru Cevap: "E" Adli Tatil
Soru Açıklaması
Yanıt: Adli tatil, vergi ödevleri ile ilgili süreleri uzatmaz. Yanıt E seçeneğidir.
14.

VUK’a göre, yoklama fişlerinin birinci nüshası yoklama yapılan kişi veya yetkili adamına bırakılır. Bu kişiler bulunmazsa bilinen adresine 7 gün içinde posta ile gönderilir.


Bu hükümde yer alan 7 günlük süre, hukuki niteliği açısından ne tür bir süredir?

Doğru Cevap: "C" Düzenleyici süre
Soru Açıklaması

Yanıt: Düzenleyici Süreler: Vergi hukukunda yer alan fakat hukuki nitelikleri bakımından yukarıdaki 4 gruba da girmeyen bu sürenin diğer sürelerden farkı yaptırımlarının olmamasıdır. Bu sürelere uyulmadığı takdirde ne olacağı yasada gösterilmemiştir. Bu süreler idare ve yargı organlarının görevleri ile ilgili bazı işlemlerini belirli süreler içinde yapmaları amacıyla konulmuştur. Örneğin V.U.K ‘nun 132 maddesine göre “yoklama fişlerinin birinci nüshası yoklama yapılan kişi veya yetkili adamına bırakılır. Bunlar bulunmazsa bilinen adresine 7 gün içinde posta ile gönderilir” denmektedir. Yanıt C seçeneğidir.

15.

Nisan ayında vefat eden mükellefe ait KDV beyannamesi ne zaman verilecek ve ödeme ne zaman yapılacaktır?

Doğru Cevap: "D" 24 Ağustos’ta beyanname verilecek, 24 Ağustos’ta ödeme yapılacaktır
Soru Açıklaması

Vergi Usul Kanunu’nun 16.maddesine göre “Vergi kanunlarında hüküm bulunmayan hallerde ölüm dolayısıyla mirasçılara geçen ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme ve beyanname verme sürelerine 3 ay eklenir.” Bu 3 aylık süre Medeni Kanun'da öngörülen mirası reddetmeleriyle ilgili “bekleme süresi”nden kaynaklanmaktadır. Bu hüküm vergi hukukunda genel bir hüküm olup, özel kanunlarında ayrı süre öngörülmeyen durumlarda bu hüküm uygulanacaktır.


Dolayısıyla Nisan ayında vefat eden mükellefin normal şartlarda KDV beyannamesi 24 Mayıs akşamına kadar verilmesi gerekirken bu süreye 3 ay eklendiğinde KDV beyannamesi 24 Ağustos akşamına kadar verilip ödenmesi gerekecektir. Yanıt D seçeneğidir.


NOT: Ölüm halinde mükellefin beyannamesi mirasçılar tarafından ölüm tarihinden itibaren 4 ay için verilmek zorundadır.

16.

Aşağıdakilerden hangisi idari sürenin özelliklerinden biri değildir?

Doğru Cevap: "E" İdari süre yasama organı tarafından belirlenir.
Soru Açıklaması

Yanıt: Vergileme işlemleriyle ilgili kanunlarda açık bir hüküm bulunmaması halinde idarece on beş günden az olmamak ve ilgiliye tebliğ edilmek üzere tayin edilen süreye idari süre denir.


Dolayısıyla idari süredenbahsedebilmek için;


- Verilen sürenin on beş günden aşağı olmaması,


- Sürenin mükellefe tebliğ edilmiş olması,


- Kanunda öngörülmüş bir süre olmaması gerekir (VUK m.14/2).


Örneğin, vergi incelemelerinde haklı bir mazeret gösterenlere defter ve vesikalarını daireye getirmesi için münasip bir süre verileceğine (VUK m.139/son) ilişkin süre ile Maliye Bakanlığı veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların isteyecekleri bilgilerin verilmesi için muhataplarına münasip bir süre verileceğine (VUK m.148/1 ve 2) ilişkin süre böyledir. Yanıt E seçeneğidir.

17.
I.Birinci sınıf tüccarlar

II.İkinci sınıf tüccarlar

III.Basit usulde vergilendirilenler


IV.Defter tutmak zorunda olan çiftçiler


Yukarıdaki mükelleflerden hangileri, gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçilerden satın aldıkları tarımsal ürünlerin bedelini öderken müstahsil makbuzu düzenlemek zorundadır?

Doğru Cevap: "A" I, II, III ve IV
Soru Açıklaması

Yanıt: Gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçiden mal alanlar, VUK. Md. 235’e göre Müstahsil Makbuzu düzenlemek zorundadır. Bu nedenle soruda verilen seçeneklerdeki her mükellef Müstahsil Makbuzu düzenlemek ve tasdikletmek zorundadır. Yanıt A seçeneğidir.

18.

Defter tasdik zamanına ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Doğru Cevap: "C" Yeni işe başlayanlar işe başlama tarihinden önceki ayda defterlerini tasdik ederler.
Soru Açıklaması

Yanıt: Yükümlüler faaliyet türlerine uygun düşen defterleri tutmaları yanında bunların bazılarını tasdik ettirmek zorundadırlar.


- Defterin Kullanılacağı yıldan önce gelen son ayda ( Aralık ayı),


 - Özel hesap dönemine tabi olanlar; özel hesap döneminden önce gelen son ayda,


- Yeni işe başlayanlar işe başlama tarihinden önce,


- Sınıf değiştirenler sınıf değiştirme tarihinden önce,


- Yeni bir mükellefiyete girenler mükellefiyete giriş tarihinden önce,


- Muaflıktan mükellefiyete geçenler muaflığın kalktığı tarihten itibaren 10 gün içinde,


 defterlerini tasdik ettirmek zorundadırlar (VUK mad. 221).


Yanıt C seçeneğidir.

19.

Aşağıdaki defterlerden hangisi tasdike tabi değildir?

Doğru Cevap: "B" Defter-i kebir
Soru Açıklaması

Yanıt: Tasdike tabi defter şunlardır;


- Yevmiye (günlük) defteri


- Envanter defteri


- İşletme defteri


- Çiftçi işletme defteri


- Nakliyat vergisi defteri


- Yabancı nakliyat kurumları hasılat defteri


- Serbest meslek kazanç defteri


Yukarıda sayılan defterlerin yerine, tutulması uygun görülen defterler (Örneğin, hekimler tutukları protokol defterinde serbest meslek kazanç defterindeki bilgilere yer vermeleri koşuluyla serbest meslek kazanç defteri tutmayabilirler, VUK md. 210/son).Yanıt B seçeneğidir.

20.

Aşağıdaki işlemlerden hangisi bildirime tabi değildir?

Doğru Cevap: "E" İşyeri çalışanları sayısındaki değişiklik
Soru Açıklaması

Yanıt: Bildirime ilişkin ödevler başlıklar halinde şöyle ortaya konabilir:


- İşe başlamanın bildirilmesi, VUK md. 153 (10 gün içinde)


- İşi bırakmanın bildirilmesi, VUK md. 160, (1 ay içinde)


- İkamet adresindeki değişikliğin bildirilmesi, VUK md. 157 (1 ay içinde)


- İşyerinin adresinin değişikliğinin bildirilmesi, VUK md. 157 (1 ay içinde)


- İşyeri sayısındaki değişiklikler, VUK md. 159 (1 ay içinde)


- Mükellefiyet değişiklikleri, VUK md. 158 (1 ay içinde)


 -Anlaşmalı matbaaların bastıkları belgeleri bildirmeleri, VUK md. 257 (teslimi takip eden 15 gün içinde)


- Noterlerin onayladıkları belgeleri bildirmeleri, VUK md. 355 (onayı takip eden ertesi ay içinde)


- Vergi kimlik numaralı işlemleri bildirmek, VUK md. 353/9 mük.


- Zirai kazanç komisyonlarına bilgi verme, VUK md. 148 (istenildiğinde münasip süre)


- İncelemeye yetkili kişilere bilgi verme, VUK md. 148


- Devamlı bilgi verme kapsamında bilgi verme, VUK md. 149


- Ölüm olaylarını ve intikalleri bildirme, VUK md. 150 (ölümü takip eden ertesi ayın 15. günü)


- Tescil edilen araçların veya bunlardaki değişikliklerin bildirilmesi, MTV md. 13 (1 ay içinde)


- Çiftçilerin ekim ve sayım beyanı, VUK md. 243 (her yılın Kasım ayı)


- Ödeme kaydedici cihazların satışını yapanlarca gerçekleştirilen satışların bildirimi (ÖKCK m. 70).


Yanıt E seçeneğidir.

logo

21.

Aşağıdakilerden hangisi iktisadi kıymet için amortisman ayırabilmenin bir şartı değildir?

Doğru Cevap: "E" En az bir yıldır envantere kayıtlı olmalıdır.
Soru Açıklaması

Yanıt: İktisadi bir kıymet için amortisman ayrılabilmesi için;


- İşletmeye dahil (kayıtlı) olması,


- İşletmede birden fazla yıl kullanılması,


- Aşınma, yıpranma veya değer kaybına uğramaya elverişli olması,


- Değerinin  2013 yılı için 800 TL’yi aşması gerekir.


Değeri 800 TL'yi aşmayan peştemallıklar ile işletmede kullanılan ve değeri 800 TL'yiaşmayan alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlar amortismana tabi tutulmayarak doğrudan doğruya gider yazılabilir. İktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edenlerde bu had topluca dikkate alınacaktır.


Yanıt E seçeneğidir.

22.

Aşağıdaki mükelleflerden hangisi Azalan bakiyelerle amortisman yöntemine göre amortisman ayırabilir?

Doğru Cevap: "A" Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler
Soru Açıklaması

Yanıt: Azalan bakiyeler yöntemi, mükelleflerin ilk yıllarda daha fazla amortisman ayırmasına olanak sağlayan bir yöntemdir. V.U.K’nun mükerrer 315. maddesiyle hükme bağlanmış bulunan azalan bakiyeler usulünde amortisman yönteminde şu hususları göz önünde bulundurmak gerekir:


- Her yıl üzerinden amortisman ayrılacak tutar, evvelce ayrılmış amortismanlar toplamının indirilmesi suretiyle bulunur.


- Amortisman oranı, %50’yi geçmemek üzere normal amortisman oranının iki katıdır.


- Amortisman süresi, normal usule göre tespit edilen amortisman süresi kadardır.


- Amortisman süresinin son yılına devreden bakiye değer, o yıl tamamen yok edilir.


- Azalan bakiyeler usulüne göre amortisman ayrılabilmesi için, mükelleflerin bilanço esasına göre defter tutması gerekmektedir. Dolayısıyla, işletme hesabı esasına göre defter tutan tüccarlar ile zirai işletme hesabı esasına göre defter tutan çiftçiler ve serbest meslek erbabının bu usulden yararlanmaları söz konusu değildir.


Ancak, azalan bakiyeler yöntemine göre amortisman ayırmaya başlayanların, normal amortisman yöntemine geçmesi mümkündür. Bu durumda henüz amortismana tabi tutulmamış değerler kalan amortisman süresinde eşit şekilde itfa edilecektir (VUK Mük. Mad. 320/3).Yanıt A seçeneğidir.

23.

Bir alacağın değersiz alacak haline gelmesi için aşağıdaki şartlardan hangisi gerekli değildir?

Doğru Cevap: "E" Alacağın öncelikle şüpheli alacak olarak kaydedilmiş olması gerekir.
Soru Açıklaması

Yanıt: Yargı kararına veya kanaat verici bir belgeye göre tahsiline imkan olmadığı anlaşılan alacaklar değersiz alacaktır. Değersiz alacaklar bu niteliğinin ortaya çıktığı tarih itibariyle tasarruf değerlerini yitirirler ve mukayyet değerleriyle zarar kaydedilerek yok edilirler. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, değersiz alacaklarını doğrudan gider yazarak yok ederler (VUK Mad. 322).


Bir alacağın değersiz alacak haline gelmesi için;


- İşletme hesaplarına kaydedilmiş olmalıdır.


- Alacak, bilanço veya işletme hesabı esasına göre defter tutan ticari veya zirai kazançla iştigal eden işletmelere ait olmalıdır.


- Alacak, ticari işle veya işletmeyle ilgili olup, iş ile ilgili faaliyetlerden dolayı ortaya çıkmış olmalıdır.


- Alacağın gerçek bir faaliyete dayanması gerekir.


- Alacağın tahsili, kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre imkansız hale gelmelidir.


Yanıt E seçeneğidir.

24.

Aşağıdakilerden hangisi yenileme fonu ayırmanın şartlarından birini teşkil etmez?

Doğru Cevap: "B" Alınacak iktisadi kıymet yenilenen iktisadi kıymetle aynı neviden olmamalıdır
Soru Açıklaması

Yanıt: Yenileme fonu bir vergi erteleme müessesesidir. İktisadi kıymetin satıldığı veya kısmen veya tamamen zıyaa uğrayıp sigorta tazminatı alındığı anda doğan ve beyan edilip üzerinden vergi hesaplanması gereken kâr pasifte 3 yıl süre ile bekletilmektedir. Bu fon iktisadi kıymetin yenilemesinde kullanırsa üzerinde vergi hesaplanmayacaktır.


VUK’a göre satılan iktisadi kıymetlerin yenilenmesi, işin mahiyetine göre zaruri bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa bu takdirde, satıştan elde edilen kar, yenileme giderlerini karşılamak üzere, pasifte geçici bir hesapta azami üç yıl süre ile tutulabilir. Her ne sebeple olursa olsun bu süre içinde kullanılmamış olan karlar üçüncü yılın vergi matrahına eklenir. Üç yıldan önce işin terki, devri veya işletmenin tasfiyesi halinde bu karlar o yılın matrahına eklenir.


Bu esaslar dahilinde yeni değerlerin iktisabında kullanılan kar, yeni değerler üzerinden bu kanun hükümlerine göre ayrılacak amortismanlara mahsup edilir. Bu mahsup tamamlandıktan sonra itfa edilmemiş olarak kalan değerlerin amortismanına devam olunur (VUK. m. 328). Yanıt B seçeneğidir.

25.

Bir iktisadi kıymetin, değerleme günündeki normal alım satım değerine ne ad verilir?

Doğru Cevap: "E" Rayiç değer
Soru Açıklaması

Yanıt: Rayiç Bedel: Rayiç bedel, bir iktisadi kıymetin değerleme günündeki normal alım satım değeridir (VUK Mük. Mad. 266). Modern değerleme sisteminde cari değer adı altında yaygın olarak kullanılan rayiç bedel iktisadi kıymetlerin gerçek değerini ortaya koyan bir ölçüdür. Ancak bu ölçütün kullanımı vergi mevzuatımızda pek yaygın değildir. Bu değerleme ölçüsü emlak vergisinin hesaplanmasında uygulanmaktadır. İşletmeye kayıtlı bina ve arazilerin, maliyet bedeli ile değerlenir. VUK’un mük. Mad. 290’a göre, finansal kiralama işlemlerinde kiralayanın finansal kiralamaya konu iktisadî kıymetin üretimini veya alım satımını yapması halinde, iktisadî kıymetin net bilanço aktif değeri olarak rayiç bedeli dikkate alınır.Yanıt E seçeneğidir.

26.

Kiralanan gayrimenkulün ekonomik değerini arttırılması amacıyla yapılan harcamalar aşağıdaki hesaplardan hangisinde izlenir?

Doğru Cevap: "B" Özel Maliyetler
Soru Açıklaması

Yanıt: Özel Maliyet Bedellerinin İtfası: VUK’a göre, normal bakım, tamir ve temizleme giderleri dışında, gayrimenkulü genişletmek veya iktisadi kıymetini devamlı olarak artırmak maksadıyla yapılan giderlerin, gayrimenkulün maliyet bedeline eklenir (VUK, m. 272). Eğer gayrimenkul kira ile tutulmuş ise, kiracı tarafından yapılan bu giderlerin doğrudan gider yazmak yerine “özel maliyet bedeli” olarak ayrı bir hesaba alınır. İşte doğrudan dönem gideri olarak kaydedilmeleri yerine amortisman yoluyla itfa edilmek üzere aktifleştirilen gayrimenkullerin, elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının ve gemilerin iktisadî kıymetlerini artıran özel maliyet bedelleri, kira veya işletme hakkı süresine göre eşit yüzdelerle itfa edilir. Kira veya işletme hakkı süresi dolmadan, kiralanan veya işletme hakkı alınan şeyin boşaltılması veya işletme hakkının herhangi bir sebepten sona ermesi halinde henüz itfa edilmemiş olan giderler, boşaltma veya hakkın sona erdiği yılda gider yazılır (VUK mad. 327).Yanıt B seçeneğidir.

27.

Fatura, Gider Pusulası, Müstahsil Makbuzu, Serbest Meslek Makbuzu verilmemesi, alınmaması veya eksik düzenlenmesi ne tür bir suçtur?

Doğru Cevap: "B" Özel usulsüzlük
Soru Açıklaması

Yanıt: Özel Usulsüzlük: Genel usulsüzlüğe göre, kamu düzeni daha fazla ihlal etmekte olan özel usulsüzlük, genelde vergileme sürecinin sağlıklı işlemesi için gerekli olan belgelerin alınıp verilmemesi ile ilgili bir kabahatleri içeren bir kavramdır. Özel usulsüzlük esas olarak, belge ve kayıt düzeni ile muhasebe standartlarına sistemine uyulmaması fiillerini kapsadığından yakın tehlike suçu olarak tanımlanabilir. Yanıt B seçeneğidir.

28.

Aşağıdakilerden hangisi hapis cezası gerektiren adli bir vergi suçudur?

Doğru Cevap: "D" Kaçakçılık
Soru Açıklaması
Yanıt: Hapis cezasını gerektiren adli vergi suçları:

  1. Vergi kaçakçılığı

  2. Vergi mahremiyetini ihlal suçu

  3. Mükelleflerin özel işlerini yapma suçu Yanıt D seçeneğidir.

29.

Mücbir sebepler, vergi cezaları üzerine ne tür bir sonuç doğurur?

Doğru Cevap: "A" Vergi cezası kesilmez
Soru Açıklaması

Yanıt: Genel olarak kişilerin iradesi dışında meydana gelen, öngörülemeyen veya öngörülse bile her türlü imkân ve araca rağmen önlenemeyen olaylar mücbir sebep olarak nitelendirilir. Mücbir sebepler bulunması halinde bu sebep ortadan kalkıncaya kadar süreler işlemez. Bu takdirde tarh zamanaşımı işlemeyen süreler kadar uzar. Bu hükmün uygulanması için mücbir sebebin malûm olması veya ilgililer tarafından ispat veya tevsik edilmesi gerekir. Mücbir sebep durumunda vergi cezaları kesilmez. Yanıt A seçeneğidir.

30.

Birleşme ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Doğru Cevap: "E" Vergi ziyaı kabahati ile genel usulsüzlük kabahati birleşmez
Soru Açıklaması

Yanıt: Suçlarda birleşme, bir tek fiille meydana getirilen ihlaller sonucunda ortaya çıkan çeşitli suçların sadece tek bir suç teşkil edecek şekilde birleşip kaynaşması durumu ifade eder.


- Vergi kabahatleri ile TCK ve diğer kanunlardaki suçlar birleşmez.


- Vergi kabahatleri ile VUK’da yer alan vergi suçları birleşmez.


- Vergi ziyaı ile özel usulsüzlük kabahatleri birleşmez (VUK md.353).


- Tek bir fiil ile farklı vergiler itibariyle vergi ziyaı meydana gelirse birleşme olmaz (VUK md.335).


 Vergi ziyaı kabahati ile genel usulsüzlük kabahati birleşir. Bu durumda suçlardan hangisinin cezası miktar itibariyle daha fazla ise o ceza uygulanır.


Vergi kabahatleri açısından cezalarda birleşmeye sadece özel usulsüzlük kabahati itibariyle yer verilmiştir. Özel usulsüzlük kabahatine ilişkin birleşme hükmü ise, belge “vermeme ve almama” ile “düzenlememe ve bulundurmama” fiilleri itibariyle ayrı ayrı düzenlenmiştir. Vergi cezalarında ise tek fiile birden fazla kanun hükmü ihlal edilirse, sadece en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır. Diğer taraftan kaçakçılık suçu gibi zincirleme suçlarda, aynı dönem içinde birden fazla fiil olsa bile tek cezaya hükmedilmektedir. Farklı dönemlerde fiil işlenmesi halinde, her dönem için ayrı ceza verilmektedir.


Yanıt E seçeneğidir.

logo

31.

Bir mükellefin doğal afetlere uğraması nedeniyle vergi borcunun terkin edilebilmesi için doğal afet sonucunda mükellefin varlığının en az kaçta kaçını kaybetmiş olması gerekir?

Doğru Cevap: "B" 1/3
Soru Açıklaması

Yanıt: Doğal Afetler Nedeniyle Terkin


Kanunda öngörülen şartların meydana gelmesi halinde vergiler kısmen veya tamamen terkin edilir (VUK. md. 115).


Vergi kanunlarına göre, yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması, kuraklık, don, muzır hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benzer afetler yüzünden:


- Varlıklarının en az üçte birini kaybeden mükelleflerin bu afetlerin zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili bulunan vergi borçları ve vergi cezaları;


- Mahsullerinin en az üçte birini kaybeden mükelleflerin, afete maruz arazi için zararın tahakkuk ettiği hasat ve devşirme zamanına tesadüf eden yıla ait olarak tahakkuk ettirilen Arazi Vergisi borçları ve vergi cezaları; Maliye Bakanlığınca zararla orantılı olmak üzere, kısmen veya tamamen terkin olunur.


Doğal afetler dolayısıyla terkin edilecek vergiler, doğal afetin meydana geldiği tarihten önce kapanmış olan hesap dönemine ait olan ve henüz ödenmemiş bulunan vergilerdir.


Yanıt B seçeneğidir.

32.

Aşağıdaki vergilerin hangisinde pişmanlık ve ıslah uygulanmaz?

Doğru Cevap: "A" Emlak vergisi
Soru Açıklaması

Yanıt: Pişmanlık ve ıslah müessesesi beyan üzerine tarh ve tahakkuk ettirilen vergilen için geçerlidir. Bu çerçevede gelir, kurumlar, katma değer, özel tüketim, veraset ve intikal, banka sigorta muameleleri, damga ve bazı belediye vergileri beyana dayandıklarından pişmanlık ve ıslah hükümlerinden yararlanabilir. Emlak vergisinin, kanunda açık hüküm bulunması nedeniyle pişmanlık ve ıslah hükümlerinden yararlanması mümkün değildir (VUK md. 371/son). Pişmanlık ve ıslah müessesesi vergi zıyaı cezası kesilmesi ile iştirak halinde işlenenler dahil kaçakçılık cezalarının verilmesini önlemektedir. Bu nedenle, genel usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları pişmanlık ve ıslah hükümlerinden yararlanamaz.Yanıt A seçeneğidir.

33.

Aşağıdakilerden hangisi pişmanlıktan yararlanmanın şartlarından biri değildir?

Doğru Cevap: "A" Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce ihbarda bulunulmuş olmalıdır
Soru Açıklaması

Yanıt: Pişmanlıktan yararlanmanın şartları;


- Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından herhangi resmî bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın temsi kayıtlara geçilmiş olması şarttır.)


- Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde intikal ettirildiği günden evvel (kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması.


- Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak 15 gün içinde tevdi olunması.


- Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlıyarak 15 içinde tamamlanması veya düzeltilmesi.


- Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak 15 gün içinde ödenmesi.


Yanıt A seçeneğidir.

34.

Mükellef (X), 2010 yılına ait kazancını 2011 yılında beyan etmemiştir.


Bu durumda tahakkuk zamanaşımı süresi hangi tarihte dolar.

Doğru Cevap: "D" 31.12.2015
Soru Açıklaması

Yanıt: Tahakkuk Zamanaşımı: Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar (VUK, m. 114/1).


Bu durumda 2010 yılı kazancı için tahakkuk zamanaşımı süresi 2011 yılından başlar.


1 Ocak 2011 – 31 Aralık 2011 → 1. Yıl


1 Ocak 2012 – 31 Aralık 2012 → 2. Yıl


1 Ocak 2013 – 31 Aralık 2013 → 3. Yıl


1 Ocak 2014 – 31 Aralık 2014 → 4. Yıl


1 Ocak 2015 – 31 Aralık 2015 → 5. Yıl.


Görüldüğü gibi tahakkuk zamanaşımı 31.12.2015 yılında sona erecektir. Yanıt D seçeneğidir.

35.

Aşağıdakilerden hangisi Özel Ödeme Şekli değildir?

Doğru Cevap: "E" Vergi dairesinin veznesine makbuz karşılığında ödeme
Soru Açıklaması

Yanıt: Özel Ödeme Şekli


Yetkili görevliye nakdi ödemenin yanı sıra mükellefe kolaylık sağlamak üzere AATUHK’nın 41. maddesinde özel ödeme şekilleri düzenlenmiştir. Buna göre, özel ödeme şekilleri şunlardır;


- Çizgili çek kullanmak suretiyle ödeme,


- Mükellef hesabından aynı bankadaki ilgili vergi dairesi veya Merkez Bankası hesabına münakale (otomatik virman) suretiyle ödeme,


- Vergi dairelerinin veya Merkez Bankası’nın hesabı bulunan bankalara bu daireler hesabına ödeme suretiyle ödeme,


- Postaneler aracı kılınmak suretiyle ödeme[1],


- Banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanılmak suretiyle ödeme.


Yanıt E seçeneğidir.


[1]Posta yolu ile ödeme yarattığı bazı sakıncaları dolayısıyla günümüzde bu yol kullanılmamaktadır. Maliye Bakanlığı 393 sayılı Genel Tebliğ ile 30.06.1996 tarihinden itibaren tahsil yetkisi vergi dairelerine ait olan kamu borçlarının posta çeki veya posta havalesi yolu ile ödenmesi uygulanmasına son vermiştir

36.

“Vergi Hataları” ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Doğru Cevap: "B" Vergi dairesinin kendiliğinden vergi hataları düzeltme hakkı yoktur.
Soru Açıklaması

Yanıt: Vergi hataları, vergilendirme işleminin özüne ilişkin olmayan, nispeten kolay görülebilen, hukuken tartışma konusu olacak bir yapı arz etmeyen, doğrudan vergi miktarını etkileyerek eksik ya da fazla verginin tarh ya da tahakkukuna yol açan maddi veya yükümlülükte yapılan ve ilk bakışta anlaşılabilen basitdeğerlendirme yanlışlıklar şeklinde ortaya çıkan işlem sakatlıklarıdır. VUK’a göre vergi hatası, vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması (VUK md. 1116).


VUK vergi hatasını haksız şekilde “eksik” veya “fazla” vergi istenmesi veya alınması olarak belirtmekle birlikte, hata çeşitlerini de ortaya koymuştur. Buna göre üst kavram olarak kullanılan vergi hataları “vergilendirme hataları” ve “hesap hataları” olarak ikiye ayrılmıştır. Bu nedenle kanunda sayılan sebepler dışındaki fazla veya az vergi istenme veya ödeme halinin hata olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.


Düzeltme, vergilendirme işlemlerindeki bir kısım sakatlıkların giderilmesi amacıyla VUK’ta düzenlenmiş bulunan bir idarî süreçtir. VUK’un 119. maddesine göre hatalar şu yollarla ortaya çıkarılabilmektedir:


- İlgili memurun hatayı bulması veya görmesi ile;


- Üst memurların yaptıkları incelemeler neticesinde hatanın görülmesi ile;


- Hatanın teftiş sırasında meydana çıkarılması ile;


- Hatanın vergi incelenmesi sırasında meydana çıkarılması ile;


- Mükellefin müracaatı ile.



Vergi hatalarının düzeltilmesine, ilgili vergi dairesi müdürü karar verir. Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe iade edilir. Düzeltme fişinin bir nüshası, iade edilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edilir. Mükellef tebliğ tarihinden başlayarak bir yıl içinde parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı ortadan kalkar. Yanıt B seçeneğidir.

37.

Aşağıdakilerden hangisi “hesap hataları” arasında yer alır?

Doğru Cevap: "A" Vergi matrahında hata
Soru Açıklaması

Yanıt: Vergilemede hesap hataları:




  1. Vergi matrahında hata

  2. Vergi miktarında hata

  3. Mükerrer vergilendirme


Yanıt A seçeneğidir.

38.

Aşağıdakilerden hangisi vergiye ilişkin uyuşmazlıklarda dava açmaya yetkili değildir?

Doğru Cevap: "E" Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
Soru Açıklaması

Yanıt: Dava açmaya yetkili olanlar şunlardır,


- Mükellefler (VUK, m. 377),


- Kendilerine vergi cezası kesilenler (Ceza muhatabı, VUK, m. 377),


- Vergi dairesi (Sadece tadilat ve takdir komisyonlarınca tahmin ve takdir olunan matrahlara karşı) (VUK, m. 377),


- Türkiye ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği (Sadece emlak vergisi matrahının tespitinde dikkate alınacak bina metrekare normal inşaat maliyet bedeline ilişkin takdir komisyonu kararına karşı), VUK, mük. md. 49/a),


- Ticaret odaları, ziraat odaları, ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları (Sadece Emlak Vergisi Kanunu hükümlerine göre takdir komisyonlarınca kararlaştırılan arsa ve arazilere ilişkin asgari birim değerlere karşı ),


Gerçek kişiler bizzat kendileri dava açabilecekleri gibi vekilleri vasıtasıyla da dava açabilirler. Dava ehliyetine sahip kişinin vekili sıfatıyla dava açacak kişinin avukat olması şarttır. Küçükler ve kısıtlılar ile tüzel kişiler de vergi davalarını kanuni temsilcileri veya bunların avukat vekilleri vasıtası ile açabilirler.


Yanıt E seçeneğidir.

39.

Aşağıdakilerden hangisi vergi yargısının kapsamı alanına girmez?

Doğru Cevap: "C" Vergi Suçları
Soru Açıklaması

Yanıt: Mükellef veya vergi sorumlusu ile vergi idaresi arasında kanunların uygulanması sürecinde ortaya çıkan sorunların idari yollardan çözümlenememesi nedeniyle ilgililerin bu sorunlarını gidermek için tarafsız ve bağımsız yargı organlarına başvurarak hak araması sürecine ya da vergi uyuşmazlıkları konusunda başvurulan yargı yoluna vergi yargısı denir.


Vergi yargısı, idarenin belli alandaki işlemlerinin denetlenmesini sağlamaktadır. İdari işlemleri bireysel ve düzenleyici işlemler olmak üzere iki grupta ele alınabilir.


Bireysel İşlemler: Vergi mükelleflerinden her hangi birini adıyla sanıyla ilgilendiren özel ve sübjektif işlemlerdir.


Düzenleyici İşlemler: Tüzük, yönetmelik, Bakanlar Kurulu Kararı, tebliğ gibi ülkenin genelini kapsayan bu nedenle de tüm vergi mükelleflerini ilgilendiren, belli bir mükellefi hedef almayan, genel ve objektif karakterli işlemlerdir.


Dolayısıyla vergi yargısının kapsamına:




  1. Vergi kabahatleri

  2. Maliye Bakanlığının yaptığı düzenleyici işlemler

  3. İkmalen, re’sen ve idarece yapılan vergi tarhiyatları

  4. Bakanlıkların düzenleyici işlemleri girmektedir. Yanıt C seçeneğidir.

40.

Dava dilekçesi aşağıdaki makamların hangisine verilmez?

Doğru Cevap: "E" Davacının bulunduğu yerde vergi veya idare mahkemesinin her ikisi de yoksa sulh hukuk hakimliği
Soru Açıklaması

Yanıt: Dava dilekçesi aşağıdaki makamlara verilebilir (İYUK, m. 4):


- Davacının işlemi yapan dairenin bulunduğu yerde bulunması halinde görevli ve yetkili vergi mahkemesine,


- Davacının yetkili mahkemenin bulunduğu yerde bulunmaması halinde bulunduğu yerdeki başka vergi veya idare mahkemesine,


- Davacının bulunduğu yerde vergi veya idare mahkemesinin her ikisi de yoksa asliye hukuk hakimliğine,


- Davacı yurt dışında ise Türk Konsolosluklarına verilebilir.


Yanıt E seçeneğidir.

logo

41.

Aşağıdakilerden hangisi vergi davalarında delil olarak kabul edilmez?

Doğru Cevap: "B" Yemin
Soru Açıklaması
Yanıt: Vergi mahkemelerinde delil olarak yenim kabul edilmez. Yanıt B seçeneğidir.
42.

Vergi uyuşmazlıklarına karşı vergi mahkemelerinde dava açma süreci genel olarak kaç gündür?

Doğru Cevap: "C" 30 gün
Soru Açıklaması

Yanıt: Vergi mahkemelerinde dava açma süresi genel olarak 30 gündür. Yanıt C seçeneğidir.

43.

Aşağıdakilerden hangisi kamu alacağı kapsamına girmez?

Doğru Cevap: "E" İdarelerin sözleşmeden doğan alacaklar
Soru Açıklaması

Yanıt: İdarelerin sözleşmelerden doğan alacakları kamu alacağı kapsamına girmemektedir. Yanıt E seçeneğidir.

44.

Aşağıdaki amme alacaklarından hangisine gecikme zammı uygulanmaz?

Doğru Cevap: "A" Usulsüzlük cezasına ilişkin kamu alacağına
Soru Açıklaması
Yanıt: Usulsüzlük cezasına ilişkin kamu alacaklarına gecikme zammı uygulanmaz. Yanıt A seçeneğidir.
45.

Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkındaki itirazını tebliğ tarihinden itibaren kaç gün içinde yapar?

Doğru Cevap: "B" 7 gün
Soru Açıklaması

Yanıt: Kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişi,


- Böyle bir borcu olmadığı,


- Kısmen ya da tamamen ödediği,


- Zamanaşımına uğradığı


Gerekçesiyle tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi mahkemesi nezdinde itirazda bulunabilir.


Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi gerekir, aksi halde itiraz edilmemiş sayılır.


İtirazda bulunan borçlu bu kanuna göre teminat gösterdiği takdirde takip muamelesi itirazlı borç miktarı için mahkemece bu hususta karar verilinceye kadar durdurulur.


Mahkeme bu itirazları en geç 7 gün içinde karara bağlamak mecburiyetindedir.


İtirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın reddolunduğu miktardaki amme alacağı % 10 zamla tahsil edilir.


Mahkemelerin bu konudaki kararları kesindir. İtirazın kısmen ya da tamamen mahkemece reddolunması halinde, borçlu ret kararının kendisine tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde mal bildiriminde bulunmak mecburiyetindedir (6183, m. 58).Yanıt B seçeneğidir.

46.

     Kişilerin sahip olduğu değerlerde meydana gelen her türlü artışı gelir olarak kabul edip vergiye tabi olmasını savunan görüşe ne denir?

Doğru Cevap: "E" Net (Safi) Artış Teorisi
Soru Açıklaması

Yanıt:Safi Artış Teorisi: Kişilerin belli bir zaman dilimi içinde elde ettiği iktisadi kazançlar (menfaatler) gelir olarak ifade edilebilir. Bu tanımlamaya göre gelir; bir kimsenin belli bir devredeki tüketimi ile yine aynı dönemde servetinde (mal varlığında) meydana gelen net artışlardan oluşmaktadır. Yanıt E seçeneğidir.

47.

Aşağıdaki yazılı olanların hangileri basit usulde vergilendirilebilir?

Doğru Cevap: "E" Sürücüsünden başka on dört ve daha az oturma yeri olan ve insan taşımaya mahsus motorlu karar taşıtlar ile yolcu taşıyanlar
Soru Açıklaması

Yanıt: Basit Usulde Vergilendirilme Dışında Tutulanlar;


-Kollektif şirket ortakları ile komandit şirketlerin komandite ortakları,


- İkrazat (borç verme) işleriyle uğraşanlar,


- Sarraflar ile kıymetli maden ve mücevherat alım satımı ile uğraşanlar,


- Gelir vergisi uygulaması açısından 94. madde uyarınca tevkifat yapma kapsamında belirtilen vergi sorumlularına karşı inşaat ve onarma işini taahhüt edenler ile bu işleri taahhüt eden müteahhitlere karşı derece derece taahhüdatta bulunanlar.


- Sigorta prodüktörleri,


- Her türlü ilan ve reklam işleriyle uğraşanlar veya bu işlere aracılık edenler,


- Gayrimenkul ve gemi alım satımı ile uğraşanlar,


- Aracılık (tavassut) işi yapanlar (dayıbaşılar hariç),


- Maden işletmeleri, taş ve kireç ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri, tuğla ve kiremit harmanları işletenler,


- Şehirlerarası yolcu veya yük taşımacılığı yapanlar,


- Treyler, çekici ve benzerlerinin sahip veya işleticileri


Yanıt E seçeneğidir.

48.

Aşağıda sayılan giderlerden hangisi ticari kazançta indirilebilecek giderler arasında sayılmamıştır?

Doğru Cevap: "C" İşçinin yakınları için ödenen ilaç ve tedavi giderleri
Soru Açıklaması

Yanıt: Ticari Kazancın Tespitinde İndirilecek Giderler


Gelir safi tutarları üzerinden vergiye tabi tutulmaktadır. Safi tutarı tespit edebilmek için, gayri safi hasılattan indirilebilecek giderler aşağıda açıklanmıştır.


-  Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler,


-  Hizmetli ve işçilerin iş yerinde veya iş yerinin müştemilatında iaşe ve ibate giderleri, tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatı ve demirbaş olarak verilen giyim eşyası (Resmi ve özel daire ve müesseselerce hizmet erbabına işin icabı olarak verilen ve bunların işten ayrılmaları halinde geri alınan giyim eşyası),


-  İşle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar,


-  İşle ilgili ve yapılan işin ehemmiyeti ve genişliği ile mütenasip seyahat ve ikamet giderleri,


-  Kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri,


-  İşletme ile ilgili olmak şartıyla; bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçlar,


-  VUK hükümlerine göre ayrılan amortismanlar,


- İşverenlerce, Sendikalar Kanunu hükümlerine göre sendikalara ödenen aidatlar,


- İşverenler tarafından ücretliler adına bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları, (İşverenler tarafından bireysel emeklilik sistemine ödenen ve ücretle ilişkilendirilmeksizin ticari kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılacak katkı paylarının toplamı, ödemenin yapıldığı ayda elde edilen ücretin %15'ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamaz. Gerek işverenler tarafından bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları, gerekse bu Kanunun 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi kapsamında indirim konusu yapılacak prim ödemelerinin toplam tutarı, ödemenin yapıldığı ayda elde edilen ücretin %15'ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamaz. Yürürlük 01.01.2013)


- Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedeli.


Yanıt C seçeneğidir.

TEST BİTTİ.
CEVAPLARINIZI KONTROL EDİNİZ.