SMMM Staj başlatma sınavı tüm ders özetleri-Örnek monografiler

muhasebe-ders-notlari

MUHASEBE DENETİMİ

Denetimin Tanımı;

İktisadi faaliyet ve olaylarla ilgili iddiaların,  önceden belirlenmiş ölçütlere uygunluk derecesini araştırmak  ve sonuçları ilgi duyanlara bildirmek amacıyla; tarafsızca kanıt toplayan ve bu kanıtları değerleyen sistematik bir süreçtir.

Denetimin Unsurları (Özellikleri)

1-Denetim bir süreçtir. ( Denetim faaliyeti için gerekli hazırlık işlemleri,kanıt ve bilgilerin toplanması, bunların işlenmesi ve değerlendirilmesi … gibi işlemler zinciri takip eder , anlık bir olay değildir.)

2-İktisadi faaliyet ve olaylarla ilgili iddialar  ,(denetlenen firma tarafından denetçiye sunulan mali tablolar, raporlar ile tüm belgeler işletme yönetimin o döneme ait iddialarıdır.)

3-Önceden belirlenmiş kriterler,  (Denetçi. Mali tabloların doğruluğunu araştırırken ; Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlke ve Standartlarına , kanun , tüzük, yönetmelik veya işletme yönetimin belirlemiş olduğu   kurallara  vs. uygunluğunu  araştırır.)

4-Uygunluk derecesini tespit etmek;  (İddiaların önceden belirlenmiş ölçütlere uygunluğunu belirleyen  ölçüdür.Sayısal sapma olarak; mesela satışların %10 unun belgesiz yapıldığı gibi) veya niteliksel olarak verilebilir stoklarla ilgili envanter kayıtları gerçeği yansıtmıyor gibi.

5-Tarafsızca kanıt toplama ve kanıtları değerlendirme  ,(Kanıtların objektif şekilde değerlendirilmesidir. )

6-İlgi duyanlara bildirme;

7-Denetim sonuçlarının raporlanması ve bildirilmesi

Kontrol:

Denetimin başlangıcı veya denetimden önce gelen faaliyettir.Herhangi bir şeyi istenilen şekilde sonuçlanması için veya belli bir hedefe ulaşmak için bazı önlemler alınır.Bu önlemler sonuçları sağlamak,sonucu kontrol altında tutmak içindir.Önce önlemler alınır sistemler kurulur.Daha sonra uygulanır,uygulamanın sonuçları da ölçülür.Ne derece amaçlanan sonuçlara uygun davranıldığı ortaya konmaya çalışılır.İşte bu süreç içinde amaçlara ulaşmak için alınan önlemler bir kontrol etme faaliyetidir.Daha sonra bu hedeflere ulaşma derecesi veya sapmaların tespiti denetim faaliyetidir.

Teftiş:

Bir şeyin aslını,doğrusunu veya işlerin iyi yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılan inceleme olarak tanımlanabilir.Teftiş denetimden daha dar kapsamlı olanıdır.Denetim bir şeyin geneli için uygulanırken, teftiş bu genel içinde daha özel durumlara uygulanır.Buna uygunluk denetimi de denebilir,herhangi bir alanda uygulanması gereken standart veya norm belirlenmiştir.Teftiş buna ne derece uyulduğunu belirlemek amacı ile yapılır.

Teftişin denetimden temel farklılıkları;

1-Teftiş işletme personeli tarafından yürütülmektedir.Sonuçta bir bağımlılık söz konusudur.
2-Finansal olmayan olaylar da teftiş kapsamına girmektedir.
3-Belirli amaçlarla yapılmaktadır.daha çok üst yönetimin astlara verdiği yazılı ve sözlü talimatlara uyulup uyulmadığı araştırılmaktadır.

DENETİMİN TÜRLERİ

 

A- AMACINA GÖRE DENETİM TÜRLERİ

    1-Finansal Denetim (Mali Tabloların Denetimi)

Bir işletmenin mali tabloları olan bilanço, gelir tablosu, kar dağıtım tablosu gibi belgelerin önceden belirlenmiş kriterlere uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği, bu tablolarda yer alan bilgilerin doğru olup olmadığı,defter bilgilerinin tablolara doğru aktarılıp aktarılmadığı  gibi hususları içine alan denetimdir.Denetim denilince geleneksel olarak ilk akla gelen denetimdir.Maliye Bakanlığı’nın denetim elemanlarının GVK açısından yaptıkları,SPK tarafından halka açık anonim şirketlere yapılan denetim,Bankalar Yeminli Murakıplarınca bankalara yapılan denetim buna örnek verilebilir.

   2-Uygunluk (Usul) Denetimi

 

İşletmenim mali faaliyet ve işlemlerinin ;yasama organı,işletme yöneticileri veya  diğer yetkili kişi ve kuruluşlarca belirlenmiş yöntemlere, kurallara ve mevzuatlara uygunluğunun belirlenmesi amacıyla yapılan denetimdir.Uygunluk denetim özellikle vergi revizyonunda işletmelerin uymak zorunda olduğu belge düzeni ve diğer usule ilişkin düzenlemelerin yer aldığı VUK hükümlerine uyulup uyulmadığının denetimidir.Ayrıca işletme yönetimince belirlenen kuralların denetimini de içine alır.Kamu kurum ve kuruluşlarının mali işlerinin mevzuata uygunluğunun Sayıştay tarafından yapılması veya SSK  müfettişlerinin bordro vs denetimi örnek verilebilir.

  3-Faaliyet (Performans veya Verimlilik )  Denetimi

 

İşletmenin faaliyetinin verimliliğini ve etkinliğini değerlemek ve denetlemek amacıyla yapılan denetimdir.Faaliyet sonuçları; verimlilik standartları ile karşılaştırılıp, işletmenin önceden belirlenmiş hedeflere yada o faaliyet kolu ile ilgili standartlara ulaşıp ulaşmadığı ölçüldüğü için bu denetime verimlilik denetimi denir.Faaliyet denetimi, kamu ve özel işletmelerde iç denetçiler, kamu kuruluşunda yine kamu denetçileri tarafından yapılır.Vergi inceleme elamanlarının imalat işletmelerinde randıman oranı dikkate alınarak yaptıkları denetim örnek verilebilir.

B-STATÜSÜNE GÖRE DENETİM TÜRLERİ
   1-İç Denetim
   2-Kamu Denetimi
a-Özel Sektöre Yönelik Denetim
-Vergi Denetimi Maliye Bakanlığı
-Diğer Denetim ( Halka açık şirketler için SPK,Bankalar için  Hazine Müsteşarlığı
Bankalar Yeminli Murakıpları Kurulu, SSK Müfettişleri)
b-Kamuya Yönelik Denetim
-Devlet Denetleme Kurulu (KİT’  leri denetler)
-Sayıştay
-Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu
-Maliye Bakanlığı
   3-Bağımsız Denetim

1-İç Denetim:

İşletmeye hizmet etmek amacıyla işletmenin faaliyetlerini incelemek ve değerlemek amacı ile kurulmuş bağımsız denetleme fonksiyonudur.Konusuna finansal ve finansal olmayan işlemler girer.Amacı işletme çalışanlarınca yapılabilecek hata ve yolsuzlukları önlemek,yapılmış olanları tespit etmektir. Kapsamı Mali Tabloların denetimi, uygunluk ve faaliyet denetiminin biri veya ikisi ile de sınırlandırılabilir.

2-Kamu Denetimi :

Yürütme organına bağlı çeşitli birimler tarafından, bu birimin yasal yetkileri dahilinde yapılan denetimdir.

3-Bağımsız Denetim:

Serbest Meslek erbabı olarak kendi adına çalışan veya bir denetim şirketinin ortağı yada yetkili denetçisi olan kişiler tarafından, işletmelerin mali tablolarının genel kabul görmüş muhasebe ilklerine uygunluk derecesini belirlemek amacıyla yapılan denetimdir.
3568 sayılı SM,SMMM, ve YMM Kanunu na göre denetim yapma yetkisi SMMM ve YMM lere verilmiştir.YMM lerin tasdik yetkisi vardır.YMM lerin verdiği tasdik hizmetleri açısından yasal bir sınırlama olmamakla beraber tam tasdik ve kısmi tasdik diye 2 ye ayrılabilir.

Tam tasdik; Kurumlar Vergisi ve gelir Vergisi mükellefleri ile imzalanan “Tasdik Sözleşmesi” kapsamında Vergi dairelerine karşı vergi mükelleflerinin sadece yıl sonu beyannamelerindeki bilgilerin değil, bunun bir mütemmimi olan ve o yıl içinde verilen Gelir,KDV,Damga vergisi beyannamelerindeki bilgilerin denetlendiği ve doğruluğu konusunda aykırı bir duruma rastlanmadığı şeklinde bir imza ve tasdik hizmeti olmaktadır.Eğer hatalar varsa bunlar tasdik raporunda belirtilip vergilerin gerçek tutarları üzerinden ödenmesi sağlanmalıdır.

Kısmi Tasdik ise;KDV İadesi ve mahsupları tasdiki gibi
B-KAPSAMINA  GÖRE DENETİM TÜRLERİ

Sermaye Piyasası mevzuatına göre bağımsız denetim; ortaklarının ve yardımcı kuruluşlarının (aracılık faaliyetiyle sınırlı olarak bankalar dahil aracı kurumlar,menkul kıymet ortalıkları ve menkul kıymet yatırım fonları)  hesap ve işlemlerinin bağımsız denetim kuruluşlarınca denetleme ilke, esas ve standartlarına göre incelenmesi ve mali tabloların , 2499 sy SP Kanunu çerçevesinde gerçeği yansıtıp yansıtmadığının tespiti ve rapora bağlanmasıdır.Sermaye Piyasası Mevzuatı denetimi şu şekilde sınıflandırmıştır.

 a-Sürekli Denetim;

SPK düzenlemeleri çerçevesinde hazırlanması ve kamuya açıklanması zorunlu olan yıllık mali tabloların tümünün denetimidir ve her yıl yapılması gereken denetimdir.(Halka açık şirketlerin,SPK gözetimine tabi diğer şirketlerin,bankaların,s,gorta şirketlerinin yıllık denetimi)

   b-Sınırlı Denetim;

Sürekli denetim yaptıran ortaklık ve sermaye piyasası kurumlarınca düzenlenmiş ara  mali tabloların, sürekli bağımsız denetimi yapan denetim kuruluşları tarafından ağırlıklı olarak bilgi toplama ve analitik inceleme teknikleri kullanılarak sürekli denetim programlarına uyumlu olarak denetlenmesidir.SPK tebliğlerine göre altışar aylık ara bilanço ve gelir tablolarının denetimidir.(Halka Açık şirketlerden hisse senetleri borsada işlem gören şirketler,aracı kurumlar, menkul-gayrimenkul yatırım ortaklıkları ve fonları,Emeklilik yatırım fonları denetimi)

   c-Özel Denetim ise;

SPK tebliğleri uyarınca özel denetim yaptırma zorunluluğu bulunan ortaklık ve yardımcı kuruluşların, Kurula başvuruları üzerine verilen menkul kıymetlerin halka arzı iznine, ortaklık genel kurulları veya yetkili organların birleşme, devir veya tasfiye kararlarına  dayanak teşkil edecek mali tablolarının, sermaye piyasası mevzuatı uyarınca bağımsız denetim kuruluşlarınca denetlenmesidir.
BAĞIMSIZ DENETİME TABİ KURULUŞLAR;

1-SPK Mevzuatına tabi şirketler;

SKP kanunu kapsamında Kurul un düzenlemelerine tabi olan şirketler şunlardır
*Ortak sayısı 250 den fazla olduğu için Halka Açık olduğu varsayılan şirketler
*Ortak sayısı 250 den fazla olmamakla birlikte menkul kıymetlerini halka arz ettikleri için kurul gözetimine tabi şirketler
*Aracı Kuruluşlar
*Yatırım Ortaklıkları
*Yatırım Fonları
*Girişim Sermayesi Ortaklıkları
*Portföy Yönetim Şirketleri
*Emeklilik Yatırım Fonları
*Tedrici şekilde kurulan A.Ş. ler

Sermaye Piyasası Kurulu kanununa girmenin doğal bazı sonuçları olmaktadır.Bu sonuçlar kısaca şöyledir;
-Şirket ana sözleşmesinin Sermaye Piyasası Kanunu’na uygun hale getirilmesi
-Şirketin sermaye artırımı,tahvil, finansman bonosu gibi menkul kıymetlerin arzında SPK ndan ön izin alınması ve menkul kıymetlerin SPK tarafından kayda alınması zorunluluğu
-Menkul kıymetlerin halka arzında,bunların şeklinde, basımında faiz ve kar payı dağıtımında SPK düzenlemelerine tabi olmak ve kar payı dağıtımı zorunluluğu
-Özel durumların kamuya açıklanması zorunluluğu
-Bağımsız Dış Denetime tabi olma
(borsada işlem gören şirketler ayrıca İstanbul menkul Kıymetler Borsa sının düzenlemelerine de uymak zorundadır)
2-Bankalar Kanununa Tabi Şirketler (Bankalar,Özel Finans Kurumları)


(Bankacılık Düzenleme ve denetleme Kurulu BDDK tarafından denetimleri yapılır,bu kurumdan izin alarak kurulabilirler.

3-Sigorta ve Reasüreans Şirketleri

(Yıllık mali tablolarının bağımsız denetimi gereklidir)

DENETÇİ TÜRLERİ

1-Bağımsız Denetçiler :

YMM, SMMM, SPK tarafından kabul edilmiş dış denetim şirketleri,Bankalar bağımsız denetçileri

2-İç Denetçiler:

Genel Kurulda seçilen denetçiler (TTK ya göre seçilen)

3-Kamu Denetçileri :

Maliye Müfettişleri ve yardımcıları, Hesap uzmanları ve yardımcıları, Gelirler Kontrolörleri  ve yardımcıları, vergi denetmenleri , sigorta denetçileri, SSK müfettişleri…

Denetçiler Hangi Sürede Hangi Unvanı Alır?

Stajyer Denetçi Yardımcısı: 2 yıl çalışmak ve en az 200 saat ders gördükten sonra stajyerliği kalkar ve denetçi yardımcısı unvanını alır.
Denetçi Yardımcısı; 1 yıl çalıştıktan sonra (3.yılın sonunda) bağımsız denetçi olur.
Denetçi;  3 yıl çalıştıktan sonra ( 6.yılın sonunda) Kıdemli Denetçi olur.
Kıdemli Denetçi ; Fiilen 6.yılının sonunda kıdemli denetçi olan toplam 10.yılını doldurunca Baş denetçi olur.
Sorumlu Ortak Baş denetçi; Bağımsız denetim kuruluşunda pay sahibi olup baş denetçi unvanına haiz ve denetim çalışmalarını kuruluş adına kendi kişisel sorumluluğu ile yürüten ve kuruluş adına bağımsız denetim raporlarını imzalamaya yetkili kişidir.

Mali Tabloların Denetiminin Bağımsız Denetçi Tarafından Yapılmasının Nedenleri;DENETİM SAVLARI

1-Çıkar Çatışması:Mali tabloların kullanıcıları ile mali tabloların hazırlanmasından sorumlu şirket yöneticileri arasında çıkar çatışması olabilir.
2-Muhasebe Bilgilerinin Karışıklığı: İşletmeler büyüdükçe ve teknolojik ilerlemeler arttıkça  muhasebe süreci ve mali tabloların hazırlanmasında mali tablolarda hata yapma olasılığı artmaktadır.Bu durumda bilgi  kullanıcılarından, mali tabloların kalitesini değerlemesi, muhasebe ilkelerine ve yasalara uygunluk derecelerini ölçmeleri beklenemez.
3-Muhasebe bilgilerinden alınacak kararlarla ilgili olması. Mali tablolarla ilgili olan kişiler tablolarla ilgili olarak alacakları kararlarda bilgilerin kalitesini değerlemeye çalışır.Bu nedenle bağımsız denetçinin denetiminden geçmiş bilgilere daha çok güvenirler.
4-Diğer Nedenler. Bilgi kullanıcıları ile tabloları düzenleyen şirketin farklı yerde olmaları, kullanıcıların şirket yönetiminden sürekli bilgi almasında veya denetim çalışmasını bizzat kendisinin yapmasında yasal, zamansal ve maliyet yönünden rasyonel olmaması gibi.

Bağımsız Denetimi Sınırlayıcı Faktörler:

1-Denetçinin kısıtlı ekonomik koşullarda çalışması (Örn: Kanıt toplamada maliyet yüksekliği)
2-Zaman Sınırlaması (Örn: Bilanço tarihinde mevcut belirsizliklerin çözümünü beklemek için yeterli zaman olmaması)
3-Mali tabloların düzenlendiği muhasebe sisteminden kaynaklanan sınırlama (Tahmini olarak kayıt yapma veya belirsizliklere ilişkin kayıtlar yapılsa da kimse belirsizliklerin sonucunu bilemez.Bu durumda bağımsız denetim mali tabloların güvenirliğini arttırır.

Finansal Tabloların Denetiminde Denetçinin İlişkide Bulunacağı Gruplar.
1-Yönetim      2-Ortaklar         3-Yönetim Kurulu

Bağımsız Denetimin Yararları:


a-Denetlenen İşletme Açısından;

1-Finansal tabloların güvenirliliğini arttırır.
2-Yönetim ve çalışanların sahtekarlık yapma eğilimlerini azaltır.
3-Denetlenmiş finansal tablolar güven telkin ettiği için devlet tarafından yapılması muhtemel vergi denetiminin yapılma olasılığı azalacaktır.
4-Kredi olanaklarının genişlemesini sağlar.
5-Kayıtlardaki hata ve hilelerin ortaya çıkarılması gelir ve giderlerin doğru olarak gösterilmesini sağlar.
6-Bağımsız denetim, holding kuruluşlarında işletme politika ve prosedürlerine tüm topluluk içinde uyulduğu konusunda bilgi ve güvence verir.

b-İş Hayatının Diğer Üyeleri Açıcından:
1-Kredi veren kurumlara kredi ile ilgili kararlarında yardımcı olur.
2-Yatırımcılara yatırım kararlarında yardımcı olur.
3-İşverene ve işçi sendikalarına ücretlerin ve sosyal yardımların pazarlığında objektif bilgiler sağlar.
4-İşyerinin alımı satımı ve devri konusunda alıcı ve satıcıya güvenilir bilgi sağlar.
5-Müşterilere firmanın karlılığı, verimliliği ve finansal yapısı hakkında güvenilir bilgi verir.

c-Kamu Kuruluşları Açısından :
1-Denetlenmiş tablolara ait beyanname ve raporlara güven artar.
2-Resmi kuruluşların denetimden geçmiş firmalara yapacakları denetimin kapsamı daralır,ayrıntılı denetim faaliyetine gerek kalmaz.
3-Denetlenmiş tablolar; iflas, borçluluk hallerinde, vekalet ve ortaklık sözleşmelerini düzenlenmesinde adli mercilere bağımsız ve güvenilir bilgi sağlar.

BAĞIMSIZ DENETİME TABİ KURULUŞLAR:

TTK açısından ;anonim şirketler denetçi veya denetim kurulu seçmek zorundadır.Denetçinin olmaması fesih sebebidir.
Sermaye Piyasası Mevzuatına göre;
Sürekli Denetim:
–   Aracılık faaliyetine münhasır olmak üzere bankalar,
–   Aracı kurumlar
–   Yatırım fonları
–   Yatırım ortaklıkları
–   Hisse senetleri menkul kıymetler borsasında  işlem gören ortaklıklar
Bu niteliklerini kazandıkları hesap dönemi başından itibaren sürekli denetime (her yıl yapılacak denetime) tabidirler.

*Bunlardan yatırım fon ve ortaklıklarının 6 şar aylık ara bilanço ve gelir tabloları sınırlı denetim kapsamındadır.
Kamuya açıklamaları zorunlu olan tabloların tümü sürekli denetim kapsamındadır.
Sürekli denetim yaptıran firmalar isterlerse sınırlı denetim yaptırabilir.
Sınırlı Denetim:
Yatırım fon ve ortaklıkları, aracı kurumlar ile hisse senetleri menkul kıymetler borsasında işlem gören anonim şirketlerce düzenlenmiş ara mali tabloların, sürekli denetim yapan bağımsız denetim kuruluşları tarafından ağırlıklı olarak bilgi toplama ve analitik inceleme teknikleri kullanılarak sürekli denetim programlarına uyumlu olarak denetlenmesidir.
Halka açık olan SPK ya tabi olmayan şirketler sınırlı denetime tabidir.Belli ortak sayısını geçen A.Ş. ler halka açılmasa bile halka açık sayılır.
Özel Denetim:
Menkul kıymetlerinin halka arzı için izin almak üzere SPK’ na başvuran yada S.P.Kanunun kapsamında olup, birleşme, bölünme, devir ve tasfiye durumundaki sermaye piyasası kurumlarınca düzenlenmiş mali tabloların denetlenmesidir.
3568 SYL Kanun Uyarınca
12md: Yeminli Mali Müşavirler, gerçek ve tüzel kişilerin veya bunların teşebbüs ve işlemelerinin mali tablolarının ve beyannamelerinin mevzuat hükümleri, muhasebe ilkeleri ile standartlara uygunluğunu ve hesapların denetim standartlarına göre incelendiğini tasdik ederler.
Tasdik ilgili kanunun mevzuatında şöyle tanımlanmıştır; Gerçek veya tüzel kişilerin veya bunların teşebbüs ve işletmelerinin mali tablolarının ve beyannamelerinin yeminli mali müşavirlerce denetleme ilke ve standartlarına uygunluk yönünden incelenmesi, bu inceleme sonuçlarına dayanılarak tasdik kapsamına giren konuların ve belgelerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının imza ve mühür kullanılmak suretiyle tespiti ve rapora bağlanmasıdır.


GENEL KABUL GÖRMÜŞ DENETİM STANDARTLARI

Bu standartlar ilk kez 1947 yılında Amerikan Sertifikalı Serbest Muhasebeciler Kurumu (AICPA) tarafından kabul edilmiş ve birçok ülke tarafından benimsenmiştir.

1-Genel Standartlar
a-   Mesleki eğitim ve yeterlilik
b-   Bağımsız davranabilme
c-   Mesleğin gerektirdiği dikkat ve özenin gösterilmesi

2-Çalışma Alanı Standartları
a-   Denetimi planlama ve gözetim.
b-   İç kontrol sistemi hakkında bilgi edinme
c-   Yeterli ve güvenilir kanıt toplama

3-Raporlama Standartları
a-   Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkelerine uygunluk
b-   Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkelerinde değişmezlik (Devamlılık)
c-   Mali tablolardaki açıklama yeterliliği
d-   Görüş bildirme

 A-GENEL STANDARTLAR

1-Mesleki Eğitim ve Yeterlilik (Yetkinlik) Standardı:

Denetim, bir denetçi olarak yeterli teknik eğitime ve yetkinliğe sahip kişi veya kişilerce yapılmalıdır.Yeterli eğitim ve yetkiniği olmayanlar denetim yapamaz.Yeterlilik üniversitede alınan bilginin dışında; bağlı olduğu denetim kurumunca gerçekleştirilen kurs, seminer veya meslek içi eğitim programı yolları ile elde edilir.

2-Bağımsızlık Standardı (Bağımsız Davranabilme ): 

Denetçiler , denetim işleri sırasında işletme ortaklarının ve yetkililerinim etkisi altında kalmadan tarafsız ve dürüst davranarak denetim faaliyetinde bulunmalıdır.

Genel Kabul Görmüş Muhasebe Standartlarına göre bağımsızlığı gölgeleyebilecek durumlar;
–   Denetlenen şirketle veya sahipleri ile ortak olmak
–   Denetlenen şirketten maaş, borç veya diğer nedenlerle maddi fayda sağlamak
–   Dolaylı yada dolaysız yoldan denetlenen şirketin hisse senedi ,tahvil vb. finansman araçlarına sahip olmak
–   Denetlenen şirketin ortak ve yöneticileri ile yakın akraba olmak
–   Denetlenen şirketten önemli sayılabilecek tutarda hediye almak veya özel bir indirimle herhangi bir emtia vb. almak.

3-Mesleğin Gerektirdiği Dikkatin Gösterilmesi (Mesleki Özen Standardı): 

Denetçi denetim çalışmasını yürütürken dikkatli, özenli ve titiz çalışmalı,denetim standartlarına eksiksiz uymalıdır.Bu standarttan amaç;aynı ve benzer  koşullarla karşılaşan basiretli  ve uzman denetçiden beklenen dikkat ve özenin tüm denetçiler tarafından gösterilmesidir.

 

B-ÇALIŞMA ALANI STANDARTLARI

Denetim çalışmaları sırasında izlenecek yöntemleri,  öncelik ve denetimin ne şekilde yapılacağını belirleyen standartlardır.

1-Denetimi Planlama ve Gözetim Standardı:

Denetimin planlaması; müşteri firma hakkında bilgi edinme,uygulanacak denetim prosedürlerinin niteliğinin, zamanının ve büyüklüğünün belirlenmesi ve uygun personelin görevlendirilmesi çalışmalarından oluşur. Denetimde hangi konuların ele alınacağı, bunlardan hangilerine öncelik verileceği, işlerin bitim zamanı, kaç kişilik grupla denetimin yürütüleceği, ve elemanların niteliklerinin belirlenmesi bu aşamada yer alır.Denetmen denetim faaliyetinde faaliyet yapan yardımcılarının yönlendirilmesi ve kontrolünü yapmak zorundadır.Yardımcıların yaptıkları denetim ve tespit ettikleri hususlardan da denetçi kendisi sorumludur.
•   SPK mevzuatına göre yazılı denetim programının yapılması zorunludur.

2-İç Kontrol Sistemi Hakkında Bilgi Edinme Standardı:

Denetimi planlamak ve yapılacak testlerin niteliğini, zamanını ve büyüklüğünü belirlemek için iç kontrol yapısı hakkında yeterli bilgi edinilmelidir.Etkin bir iç kontrol sistemi, tabloların güvenirliliğini arttırır, hata riskini düşürür, denetim  işleminin sayı ve kapsamını daraltır.

3-Yeterli ve Güvenilir Kanıt Toplama Standardı: 

Denetlenen mali tablolara ilişkin bir görüşe yeterli düzeyde temel oluşturmak amacıyla belge incelenmesi, gözlem, soru sorma, doğrulama vs.. yoluyla yeterli sayıda ve güvenilir kanıt elde edilmelidir.


C- RAPORLAMA STANDARTLARI:

Denetim sonucunda varılan görüşün açıklandığı raporların kapsam ve düzenlemeleriyle ilgili standartlardır.

1-Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkelerine Uygunluk Standardı:

Denetim raporunda tabloların GKGM. İlkelerine uygun olarak düzenlenip düzenlemediği belirtilmelidir.Denetçi, inceleme yaptığı şirketin kayıtlarının tutulması ve mali tabloların hazırlanması sırasında genel kabul görmüş muhasebe ilklerine uyulup  uyulmadığını araştırmak, incelemek ve görüşünü bildirirken bu ilkelere uygunluğun var olup olmadığını  açık olarak denetim raporunda belirtmek zorundadır.

2-Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkelerinde Değişmezlik Standardı (Devamlılık): 

Denetim Raporu, denetimin yapıldığı dönemde uygulandığı gözlemlenen GKGMİ ve bunların uygulanmasında kullanılan yöntemler bir önceki dönemdeki uygulamalarla tutarlı değilse, farklı uygulandığı durumlar ve bu farklılığın sonuçlarını açıklamalıdır.

3-Mali Tablolardaki Açıklamaların Yeterliliği (Yeterli Açıklama) Standardı:

Denetim raporunda aksi belirtilmediği müddetçe yapılan açıklamaların yeterli olduğu kabul edilir. Denetim işleminde mali tabloların dipnot ve açıklamaları da denetim kapsamındadır.Açıklamalarında denetlenmiş olduğu raporda belirtilir.

4-Görüş Bildirme Standardı: 

Denetçi, denetim işlemi sonunda , denetçi görüşünü bildirmek zorundadır.Açıklanan görüş olumlu veya olumsuz yönde olabilir.Olumsuz ise , nedenlerinin denetim  raporunda açıklanması gereklidir.

DENETİM SÜRECİ :

 

1-Müşterinin seçilmesi ve işin kabul edilmesi
2-Denetimin planlanması
3-Denetim faaliyetinin yürütülmesi
4-Denetimin tamamlanması
5-Denetim raporunun yazılması

1-M Ü Ş T E R İ N İ N    S E Ç İ L M E S İ   V E   İ Ş İ N   K A B U L   E D İ L M E S İ :
-Önceki denetçi ile görüşme
-Müşteriyi değerlendirme
-Müşteri ile sözleşme yapılması;

sözleşme genellikle şu bilgileri içerir.

Mali tabloların düzenlenmesinden yönetimin sorumlu olduğunu

.Denetimin amacı, kapsamı varsa özel nedenleri.

Denetime başlama ve bitiş tarihleri ile denetim  raporunun teslim tarihi.

Önemli yanlışlıların ortaya çıkarılamama riskinin bulunduğu.

Denetimin ücreti ve ödeme biçimi.

2-D E N E T İ M İ N    P L A N L A N M A S I   S A F H A S I :

a-Müşteri hakkında bilgi toplama
b-Denetim çalışmalarını bölümleme
c-İç Kontrol Sistemi hakkında bilgi edinme ve kontrol riskini değerleme
d-Önemlilik düzeyini belirleme
e-Denetim riskinin düzeyini belirleme
f-Denetim amaçlarını belirleme
g-Denetim Programının taslağını yazma
h-Denetim süresini ve zamanını belirleme

A-MÜŞTERİ HAKKINDA BİLGİ TOPLAMA:
Müşterinin işi , örgüt yapısı ve faaliyetlerinin özellikleri;işletmenin yer aldığı sektör hakkında bilgi edinme, diğer firmaların durumu, rekabetin yapısı, pazar payı, işletmenin mevzuu ile ilgili yasal düzenlemeler, müşterinin muhasebe bilgilerine uygulanan analitik prosedürlerin sonuçları vs araştırılır.

B-DENETİM ÇALIŞMALARINI BÖLÜMLEME:
Denetçi, denetimin genel amacına ulaşmak için, yapacağı denetim çalışmasını  mali tabloları daha küçük birimlere bölerek yürütebilir.Böylece farklı personele farklı görevler verilir.Denetim çalışmasının bölümlenmesinin farklı yolları vardır.Geleneksel yaklaşıma göre; mali tablolar sınıflamasına göre yapılan bölümlemedir.Bunda her bilanço ve gelir tablosu kalemi ayrı birim kabul edilir.Ancak yakın ilişkili olan hesapların denetiminde, yapılmış olunan denetim çalışması yinelenmek zorunda kalınabilir.Stoklar ve Satılan malın maliyeti kalemlerinin denetimi gibi.Modern Yaklaşıma göre ise; birkaç bilanço ve gelir tablosu hesabını birlikte etkileyen ve birbirleriyle yakından ilişkili işlemlerin aynı denetim bölümünde yer alması esasına dayanır.Mesela; hasılat işlemleri grubu satışlar, satış iade ve iskontoları, para ve çek tahsil işlemleri vs içine alır.Harcama işlemleri, üretim işlemleri,finansman işlemleri,yatırım ve duran varlık işlemleri gibi.

C-İÇ KONTROL SİSTEMİ HAKKINDA BİLGİ EDİNME VE KONTROL RİSKİNİ DEĞERLEME:
İç Kontrol Sistemi;
a-İşletme varlıklarının korunması, (Muhasebe kontrolü)
b-Yanlışlıkların ve yolsuzlukların önlenmesi (Muhasebe kontrolü)
c-Muhasebe bilgilerinin doğruluk ve güvenirliğinin sağlanması (Muhasebe kontrolü)
d-Muhasebe bilgilerinin zamanında hazırlanmasının sağlanması (Muhasebe kontrolü)
e-İşletme faaliyetlerinin yönetim politikalarına uygunluğunun sağlanması; amaçlarına ulaşmak için, işletme faaliyetlerinin düzenli ve etkin bir şekilde yürütülmesini sağlamada yardımcı olan, işletme yönetimi tarafından kabul edilmiş politikalar ve prosedürlerdir.(Yönetsel kontrol)

1-İÇ KONTROL SİSTEMİNİN AMAÇLARI
İç Kontrol Sisteminin amaçları esas, genel ve özel olmak üzere sınıflandırılabilir.

İç Kontrol Sisteminin Esas Amaçları:
1-İşletmenin varlıklarını korumak,
2-Muhasebe bilgilerinin doğruluk ve güvenirliğini sağlamak (Muhasebe bilgilerinin doğruluğu, finansal nitelikteki işlemlerin kaydedilmesinde, sınıflandırılmasında, özetlenmesinde ve raporlanmasında genel kabul görmüş muhasebe ilkelerinin ilgili yasaların uygulanmasıdır.Muhasebe bilgilerinin güvenirliği ise, belge ve kayıtların işletmenin gerçek işlemlerini yansıtmasını, kayıt dışı bırakılmış işlemlerin olmadığını ifade eder.)
3-Faaliyetlerin verimliliğini ve politikalarını uygunluğunu sağlamak.
4-Kaynakların ekonomik ve verimli kullanılmasını sağlamak.
5-Yönetim tarafından belirlenmiş hedeflere ve amaçlara ulaşılmasını sağlamak.

İç Kontrol Sisteminin Genel Amaçları:
1-İşlemler, yönetimin devrettiği genel ve özel yetkilere uygun  olarak yürütülmelidir.
2-İşlemler, genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine uygun olarak ve hesap verme yükümlüğünü yerine getirecek şekilde kaydedilmelidir.
3-Varlıklara ve belgelere erişim yetkili personelle sınırlandırılmalıdır.
4-Mevcut varlılar, belirli sorumluluk kayıtlarıyla karşılaştırılmalı ve herhangi bir fark belirlendiğinde, farkın özelliğine göre gerekli soruşturma yapılmalıdır.

İç Kontrol Sisteminin Özel Amaçları
Belirli bir işlem grubunu yürütmek için, genel kontrol amaçlarına paralel özel kontrol amaçları belirlenir.Mesela kredili satış işlemlerine yönelik özel kontrol amaçları şunlardır.
Yetki: Kredili satış işlemi yapılması belirli personele verilmeli ve alıcıların kredi limitleri aşılmamalıdır.
Gerçeklik:Gerçek tutarlar gösterilmeli, hayali işlem ve müşteriler olmamalıdır.
Bütünlük:Yapılan tüm kredili satışlar kayıtlarda gösterilmelidir.
Kayıtsal doğruluk: İrsaliye, fatura vs belgeler stoklara ve alıcı hesaplarına doğru kaydedilmelidir
Sınıflandırma; Yapılan işlemler kayıtlara intikal ettirilirken belli bir sınıflandırmaya tabi tutulmalı ve her işlem sınıfındaki doğru hesaplara kaydedilmelidir.
Zamanlılık; İşlemler gerçekleştiği dönemde zamanında kayıtlara intikal ettirilmelidir.
Varlıkları Koruma; İşlemle ilgili kıymetli evraklar , kilitli yerlerde muhafaza altına alınmalıdır.
Mutabakat; Bütün kayıt işlemleri ve varlıklar birbiriyle kontrol edilerek mutabakatı yapılmalıdır.

2-İÇ KONTROL SİSTEMİNİN KURULMASINDA GÖZÖNÜNDE BULUNDURULMASI GEREKEN FAKTÖRLER:
a-Risk Faktörü: İç kontrol sistemi kurulmadan önce, işletme yönetimi mevcut risklerin türlerini ve önemlilik derecesini bilmelidir.Yönetim tarafından bu risklerden kaçınılamayacağı kabul edildikten sonra, bu riskler nedeniyle ortaya çıkabilecek zararları en aza indirebilmek için iç kontrol sistemi kurulmalıdır.İşletme yöneticileri 2 tür riskle karşı karşıyadır.

Finansal Riskler;  uygun olmayan yönetim politikalarının uygulanması ve yolsuzluk işlemleri sonucu, varlıkların kaybı olasılığıdır.

Muhasebe riskleri; varlıklarla ilgili hesap verme yükümlülüğünün yerine getirildiği raporlarda ve kayıtlarda yapılacak hata olasılığıdır.
İşletme büyüklüğü,faaliyet konusu,kullanılan varlıkların türü ve işletme sahibinin işletme ile ilgi derecesi hem varlıların yetersiz ve yolsuz işlemlerde kullanılması riskini (finansal risk) hem de muhasebe kayıtlarında ve raporlarında yapılan hatalara ilişkin riskleri(muhasebe riskini) etkileyen faktörlerdir.

b-Maliyet Faktörü: İç kontrol sistemini kurulması işletmeye maddi bir maliyet getirecektir.Bu maliyet kurulacak sistemde yer alan personelin sayısı ve niteliği ve teknik ekipmanla ilgilidir.İç kontrol  sisteminin uygulanması işletme içinde bürokrasiyi artırır, daha fazla  belge ve iş gücü  harcanmasına,bürokratik işlemler nedeni ile işlemlerin yavaşlamasına,karlılık ve verimliliğin düşük miktarda gerçekleşmesine yol açabileceği  için işletme için bir kayıp söz konusu olabilir.

3-İÇ KONTROL SİSTEMİNİ TEMEL UNSURLARI:
a-Kontrol Çevresi (Ortamı): Etkili  bir iç kontrol sisteminin ön şartı uygun ortamın sağlanmasıdır.Bu ortam ise; bir işlem grubuna özgü politika , usul ve yöntemlerin etkinliğini belirlemede, arttırmada veya azalmada etkili olan tüm faktörlerdir.İç kontrol sistemini etkileyen çeşitli faktörler; Yönetimin felsefesi, Örgüt yapısı, Personel durumu, bütçe sistemi, işletme politika ve uygulamaları,iç denetim
b-Muhasebe Sistemi: Bir işletmenin faaliyetlerine ve finansal durumuna ilişkin hesap verme yükümlülüğünü yerine getirmek amacıyla işlemleri belirleme,belgelere ve muhasebe defterlerine kaydetme ve raporlama ile ilgili usul ve yöntemlerden oluşur.Muhasebe sistemi içinde yer alan ögeler; hesap planları, yasal defterler ve belgeler ile işletmenin ilgili dönem mali tablolarıdır.
c-İç Kontrol Usul ve Yöntemleri (Prosedürleri):  Kontrol prosedürleri, işletme amaçlarına ulaşmak için yönetimin kurduğu işletme çevresine eklenen politikalar,usuller ve yöntemlerdir. Kontrol prosedürleri, çeşitli amaçlara sahiptir ve genellikle aşağıdaki konulara ilişkin usul ve yöntemler olarak sınıflandırılabilir.
1-İşlemlerin yürütülüşünün uygun yetkilere dayandırılması
2-Hata ve yolsuzlukların yapılmasını ve gizlenmesini azaltmak amacıyla işbölümünün yapılması
3-İşlemlerin uygun şekilde kaydedilmesini sağlayacak, gerekli belgelerin tasarımı ve kullanımı
4-Varlıkların ve kayıtların yeterli düzeyde korunması için varlıkların kullanılması yetkisinin sınırlandırılması
5-Sorumluluk kayıtlarının, mevcut varlıklarla karşılaştırılması.

4-İÇ KONTROL SİSTEMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dış denetçi, mali tabloları denetlerken iç kontrol sistemini başlıca iki amaca ulaşmak için inceler ve değerlendirir.
a-Denetim Çalışmalarını Planlamak:  Denetim çalışmalarının kapsamı, niteliği, yapılacak testler , bunların sayısı işletmedeki iç kontrol sisteminin etkinliğine bağlıdır.İç kontrol sistemiz güçlü ise;denetçi sisteme güvenir,çalışmasının kapsamını dar tutar.İç kontrol sistemi zayıf ise; denetçi iç kontrol sistemine güvenmez ve geniş kapsamlı denetim programı hazırlar.
b-İç Kontrol Sistemini Geliştirmek: Mesleki bilgi ve tecrübesine dayanarak işletmenin iç kontrol sistemini değerlendiren denetçi sistemin zayıf yönlerini belirleyip geliştirilmesi için işletme yönetimine öneride bulunabilir.

İç Kontrol Sisteminin Değerlendirilmesinde Uygulanan Yaklaşımlar;
-Fonksiyonlarına Göre Bölümlendirme; Bu yaklaşımda denetçi, bir fonksiyonu başından sonuna kadar inceler ve değerlendirir.Örn;satış fonksiyonu ile ilgili olarak siparişin alınması , kredi açılması, malın  sevki …..
-Departmanlarına Göre Bölümlendirme; İşletmenin kısım , bölüm ve şubelerine göre bölümlendirilir.
-Mali tablolara Göre Bölümlendirme;bilanço ve gelir tablosundaki hesaplara göre bölümlendirilir.
-Dönemlere Göre Bölümlendirme; Bütün faaliyetler oluş dönemlerine göre bölümlerine ayrılarak incelenir.

İç Kontrol Sistemini Tanıma Yöntemleri;
İç kontrol sisteminin değerlendirilmesi için ilk olarak iç kontrol sisteminin tanınması gerekir.Bu aşamada denetçi sistem hakkında bilgi toplar ve bunları sistematik olarak çalışma kağıtlarına kaydeder.İç kontrol sistemini tanımada yararlanılan başlıca bilgi kaynakları şunlardır;
-İşletme personeli ile yapılan görüşmeler
-İşletmenin örgüt yapısı
-İşletme yönetiminin yayınladığı genelgeler
-İş tanımları
-İşletmenin hesap planı ve muhasebe yönetmeliği
-İç denetçilerin raporları, çalışma kağıtları ve denetim programları
-Önceki yıllara ait denetim raporu,çalışma kağıtları ve iç kontrol raporları
-Muhasebe çalışanlarının gözlemlenmesi, belge ve kayıtların incelenmesi
-İşletme tesislerinin gezilmesi
Denetçi; bu bilgi kaynaklarından iç kontrol sistemini tanımak için aşağıdaki yöntemlere başvurur.
-Not Alma: Dış denetçi,işletme örgüt yapısındaki yetkili kişilere sorular sorarak ve onlarla konuşarak notlar alır.Daha sonra bu notları düzenleyerek ,önemli gördüğü konuları çalışma kağıtlarına aktarır.
-Anket Yöntemi: İç kontrol sistemine yönelik bir dizi sorudan oluşan anket işletme personeline uygulanır.Soru kağıtları hazırlanırken soruların yönlendirici değil, somut bir olaya kesin nitelikte cevap arayan nitelikte olması gereklidir.
-Akış Şemaları: İşletmenin birbirini izleyen belgeleme ve kayıt işlemlerinin sembolik ve şematik olarak gösterilmesidir.
İç kontrol sisteminin işleyip işlemediğini araştırmak için denetçi uygunluk testleri yapar.Bu testlerin amacı  yönetim tarafından önceden belirlenmiş ilke ve yöntemlere ne derece uyulduğunu belirlemektir.Uygunluk testlerinin sonucunda kontrollerin etkinliğine inanılırsa daha sonraki testlerin kapsamı daraltılır.
İç kontrol sisteminin işleyişinde şu konular araştırılır.
1-Yetki : Faaliyetlerin yapılmasındaki yetki durumu
2-Bütünlük: Mevcut işlerin tamamının kaydedilip kaydedilmediği
3-Gerçeklik: (Varolma) Kaydedilmiş işlemlerin gerçekliği
4-Sınıflandırma: (Mülkiyet,Hak sahibi)İşlemlerin uygun olarak sınıflandırılıp sınıflandırılmadığı
5-Zamanlılık: (Dönemsellik)İşlemlerin zamanında kaydedilip kaydedilmediği
6-Kayıtsal Doğruluk: Tüm işlemlerin kayıtlara doğru olarak kaydedilip kaydedilmediği
7-Mutabakat: Hesaplar ile belgeler arasında mutabakatların yapılıp yapılmadığı

D-ÖNEMLİLİK DÜZEYİNİ BELİRLEME:

Mali tablolarda açıklanan bilgilerin yanlışlığı, bilginin doğru olduğuna inanan kullanıcıların kararlarını etkileyecekse veya değiştirecekse,o bilginin önemli olduğu kabul edilir.Mali tablolardaki yanlışlık birkaç kaleme yada  bir bütün halinde mali tablolara ait olabilir.Yanlışlık genel kabul görmüş muhasebe ilkelerinin yanlış uygulanmasından veya gerçek işlemlerin kayıt dışı bırakılmasından kaynaklanabilir.Bilgi yanlışlıkları kavramı hem hataları hem yolsuzlukları kapsar.
Denetçi, bilgi yanlışlığının önemli olup olmadığına karar verirken denetlenen mali tablo kalemlerinin niteliğine ve tutarına dikkat etmelidir.Denetçinin mesleki yargısı bu kararda önemlidir.

E-DENETİM RİSKİ DÜZEYİNİ BELİRLEME:

Mali tabloların denetimi ile ilgili iki risk vardır.

Denetim Riski;  Denetim işleminin mahiyetinden kaynaklanan risk olup, mali tablolarda önemli yanlışlıklar olduğu halde,denetçinin mali tabloların doğru olarak sunulduğu sonucuna varması ve mali tablolar hakkında olumlu görüş bildirmesi olasılığıdır.Denetim Riski kaynağına göre 3 boyutta incelenir.Bunlar

1-Yapısal Risk;Müşterinin iç kontrol sisteminin işlevsel olmadığı veya çalışmadığı varsayımı altında ,bazı işlem türlerinin belirli yapısal ve çevresel özellikleri nedeniyle yanlış kaydedilmesi veya hiç kaydedilmemesi neticesinde hesap kalanlarının yanlış olması ve bunların tek başına veya diğerleri ile birleşerek önemli bir ölçüye ulaşması neticesinde doğan risktir.İyi bir muhasebe v iç kontrol sistemi olmadan doğabilecek hataların toplamıdır.

2Kontrol Riski;Yapısal risklerden, iyi bir muhasebe ve iç kontrol sistemi sayesinde önlenenler çıktıktan sonra ,hala kalan risklerdir.Yani iç kontrol sistemi ve muhasebe sistemi sayesinde önlemeyen veya fark edilemeyen hatalardan kaynaklanan risklerdir.

3-Bulgu Riski; Kontrol sistemi sayesinde önlemeyen veya bulunamayan hatalardan kalan ve denetçinin de denetim tekniklerini uygulayarak ortaya çıkaramadığı hata ve hilelerden doğan risktir.Kısaca denetçinin yeterli çalışma yapmış olması halinde ortadan kaldırılabilecek hata ve hilelerden kaynaklanan risktir.
Bir işletmede yapılabilecek muhtemel her türlü hatanın toplamını oluşturan yapısal risk , iç kontrol ve muhasebe sistemi sayesinde önlendiği için azalmakta , kalanları da (kontrol riski)denetçi tarafından ortaya çıkarılmaya çalışılmaktadır.Denetçi tarafından ortaya çıkarılamayan kısım denetim riskini ifade etmektedir.

İşletme Riski;  mali tabloların denetimi ile ilişkili olarak, denetçinin veya denetim şirketinin bir davadan veya söylentiden dolayı mesleki uygulamasına zarar gelmesi veya kayba uğraması riskidir.Bu risk denetim firmasının yaptığı denetim dolayısı ile karşılaşabileceği risktir.Denetlenen firma açısından  işletme riski ise;işletmenin gelecekte mevcut karlılık düzeyini etkileyecek,işletmenin yaşamını tehlikeye sokacak beklenmedik olaylar kastedilmektedir.Sadece olumsuzluklar değil olumlu durumlardan da yararlanamamak da risktir.

İşletme Riskleri
1-Genel Dışsal Riskler
*Yasal Yükümlülükler
*Teknolojik değişiklikler
*Tabi Afetler
*Politik gelişmeler

2-Faaliyet Riskleri
*Tedarik riskleri
*Üretim riskleri
*Satış Riskleri
*Politik Gelişmeler

3-Finansal Riskler
*Pazar fiyatları
*Müşterilerin kredibiliteleri
*Likidite riskleri

4-Kurumsallaşamama Riskleri
*Örgütlenme Riskleri
*Yönetim riskleri
*İletişim yapısı
*İletişim kültürü

F-DENETİM AMAÇLARINI BELİRLEME:
Denetimin genel amacı, bir bütün olarak mali tabloların genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine uygunluğunu araştırmak olduğundan , her işlem grubu için ve bir işlem grubunda yer alan hesapların her biri için denetim amaçlarının belirlenmesi ve bu amaçlara ulaşılması, denetimin genel amaçlarına ulaşılmasını da sağlar.Genel denetim amaçları şunlardır;
-Gerçeklik; Bilançodaki varlıklar ve borçlar gerçekten var olmalıdır.Gerçekleşmemiş varlıklar ve borçlar gerçekleşmiş gibi gösterilmemelidir.Gelir tablosunda yer alan işlemler gerçek olmalıdır , gerçek olmayanlar tablolarda gösterilmemelidir.
-Bütünlük; bilançoda yer alan varlılar ve borçlar , bilanço tarihinde işletmenin tüm varlıklarını ve borçlarını göstermelidir.Mali tablolarda yer alması gereken tüm varlık ve borçlar kayıt dışı bırakılmamalıdır.Döneme ilişkin tüm gelir ve gider işlemleri kaydedilmelidir.
-Sahiplik ve Yükümlülükler; Bilançoda yer alan alacak ve varlıkların mülkiyet ve alacak hakları işletmenin üzerinde olmalıdır.Borçlar içinde aynı durum geçerlidir.İşletme sahibine ait olmayan (konsinye mal gibi) ancak işletmenin zilyetliğinde kullanılan varlıklar bilançoda gösterilmemelidir.
-Değerleme ve Gidere Dönüştürme; Varlılar ve borçlar, hasılat ve giderler mali tablolarda uygun tutarlarla gösterilmelidir yani her kalemin değerlemesi yapılırken genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine ve VUK nun değerleme hükümlerine uyulmalıdır.(Karşılık ayrılması, amortisman ayrılması, yeniden değerleme vs. gibi)
-Sınıflandırma; İşlemlerin Tek Düzen Hesap Planına  göre doğru hesap gruplarında gösterilmesini ifade eder.
-Zamanlılık; İşlemler gerçekleştiği dönemin kayıtlarına intikal ettirilmelidir.
-Açıklama; Mali tablolarda ve dipnotlarında yer alan bilgilerin yeterli şekilde açıklanmasını ifade eder.
-Kayıtsal Doğruluk; İşlemlerin doğru hesaplara, hesapların doğru taraflarına ve doğru tutarda kaydedilmesi gereklidir.
G-DENETİM PROGRAMININ TASLAĞINI YAZMA:
Denetim programı, denetim çalışması sırasında uygulanacak denetim prosedürlerinin listesidir.Yani yapılacak işlerin neler olduğunu ve kimler tarafından yapılacağının listesidir.Denetimi planlama aşamasında bu taslak çıkarılır ama denetim süreci  içinde gerekli değişiklikler de yapılır.
H-DENETİM SÜRESİNİ VE ZAMANINI BELİRLEME:
Denetim işlemi ; müşteri firmanın muhasebe dönemi içinde veya dönem sona erdikten kısa süre içinde yapılır.Denetçinin çalışma süresi ve zamanının planlanması; denetimin planlanan sürede tamamlanmasını,denetim personelinin zamanını verimli kullanmasını sağlar.Bazı alanların daha yoğun denetlenmesi zorunluluğu, önceden belirlenemeyen sorunların çıkması, denetçi yardımcılarının tecrübesizliği gibi sebepler sürenin uzamasına neden olabilir.
I-DENETİM PERSONELİNİN GÖREVLENDİRİLMESİ VE GOZETİMİ:
Denetmen, personel sayısını firmanın işine,personelin denetçilere yardımcı olma ihtimallerine,denetçi personelin bilgi ve tecrübesine,uzmanlık düzeyine, uygulanacak denetim testlerinin niteliği ve zamanına uygun olarak  belirler.
Gözetim, denetim sırasında denetçi yardımcılarının çalışmalarının yönlendirilmesidir.Gözetim aşağıdaki işlemleri kapsar;
-Denetçi yarımcılarının, uygulayacakları prosedürlerin amaçları bakımından bilgilendirilmesi
-Denetçi yardımcılarının uyguladıkları prosedürlerle karşılaştıkları önemli sorunlar hakkında bilgi edinme
-Denetçi yardımcılarının yaptıkları çalışmaları gözden geçirme
-Denetim personeli arasındaki görüş farklılıklarını giderme
3 – D E N E T İ M     F A A L İ Y E T İ N İ N     Y Ü R Ü T Ü L M E S İ :
A-BAĞIMSIZ DENETİM YÖNTEMLERİ:
Dış denetim yöntemleri, denetlenen işletmenin mali tablolarının doğruluğu ve güvenirliği hakkında denetçinin görüş sahibi olabilmesi için yapılacak denetim faaliyetleri ile bunların yapılmasında izlenen yaklaşımlardır.Her denetimde yapılacak işler ve bunların yapılış şekilleri işletmelerin yapısına, muhasebe uygulamalarına, iç kontrol sistemlerinin varlığına ve işleyişine göre değişir.Bağımsız Denetim Yöntemleri;
1-Şekli –Maddi Denetim
2-Aralıksız-Örnekleme Yoluyla Denetim
3-İleriye Doğru-Geriye Doğru Denetim
4-Doğrudan-Dolaylı Denetim
1-Şekli Denetim-Maddi Denetim: Şekli denetim, işletmede tutulmakta olan muhasebe kayıtlarının şekil açısından uygunluğunu araştırmaya yönelik uygunluk denetimidir.Amacı ; işlemlerin belgelere dayalı olarak, muhasebe ilkeleri doğrultusunda defterlere doğru kaydedilip, mali tablolara yansıyan tutarların,tutar aktarmalarının, mizanların doğruluğunu ve aralarında hesaben bir ilişki ve uygunluğun var olup olmadığını araştırmaktır.Vergi incelemelerinde usul denetimi; incelenen işletmenin VUK nun ilgili hükümlerine uyulup uyulmadığının kontrolüdür.Mesela ; belge düzeni, defter tutma ve tasdik ettirme…)
Maddi Denetim; işletmeye ait varlıklarda değişiklik doğuran işlemlerin, gerçeğe ve amaca uygunluğu ile defter, hesap ve değerleme ölçüleri ışığında doğru olarak kaydedilip kaydedilmediğini inceler.Mali tablo kalemlerine ait tutarların özünün ve içeriğinin doğruluğu ile iktisadi açıdan anlamlılığını araştıran denetim işleri, kural olarak maddi denetim işlemleridir.Mesela; vergi incelemelerinde beyan edilen kazancın doğru olup olmadığına dair hasılat incelemeleri,envanter ve randıman incelemeleri…
2-Aralıksız Denetim ve Örnekleme Yoluyla Denetim: Aralıksız denetim; ele alınan bir zaman kesiti içerisindeki tüm işlemlerle ilgili kayıt ve belgelerin tek tek gözden geçirilmesidir.Boşluk Bırakmayan Denetim veya Tarama Usulü denetimde de denir.
Örnekleme Yoluyla denetim ise; belirli bir zaman birimi içerisindeki işlemlerle ilgili muhasebe kayıt ve belgelerinin tamamı yerine bunların belirli ölçütlere göre seçilen kısmı denetlenir.Örnek olarak seçilen inceleme birimlerinin denetimi ise kendi arasında aralıksızdır.Örnekleme yönteminde belirli bir zaman dilimi alınıp o süredeki tüm işlemleri denetlenir (Şubat ayı gibi)  yada belirli işlemler seçilir ve o işlemle ilgili tüm dönem incelenir.( 10 milyarı aşan  kasa işlemleri gibi)
3-İleriye Doğru Denetim ve Geriye Doğru Denetim: Denetimin , muhasebe tekniğine uygun olarak  belgelerden defter kayıtlarına ve mali tablolara doğru bir sıra izlenerek yapılmasına ileriye doğru denetim denir.Denetimin mali tablolardan başlayıp defter kayıtlarına ve oradan da belgelere kadar devam ederek yapılması ise geriye doğru denetimdir.
4-Doğrudan Denetim ve Dolaylı Denetim: Doğrudan denetim; her muhasebe işleminin ayrı ve doğrudan incelendiği yöntemdir.İşletmede değer hareketine neden olan her olay ayrı ayrı ele alınır ve kayıtlara  doğru geçirilip geçirilmediği, değerlemenin doğru yapılıp yapılmadığını ve kapanış hesaplarına doğru intikal ettirilip ettirilmediği karşılaştırma yapılması yoluyla incelenir.
Dolaylı denetim ; aynı nitelikteki veya birbiri ile yakın ilişki içerisindeki hesaplar arasında toplam karşılaştırmaları yaparak, bunlar arasındaki uygunluğu araştıran denetim yöntemidir.Burada işlemleri tek tek incelemek yerine faaliyet sonuçlarının toplamlarından hareket edilerek karşılaştırmalar yapılır.Kabataslak denetim de denir.

B-DENETİM KANITLARI,TÜRLERİ VE KANIT TOPLAMA TEKNİKLERİ:
1-KANIT TÜRLERİ
Denetçinin görüşüne etki edebilecek ve denetçi tarafından toplanan her türlü bilgi, belge ve verilere denetim kanıtı denir.Kanıt toplamak için kullanılan yöntemlere denetim teknikleri denir.

a-Fonksiyonlarına Göre Kanıt Türleri:
-Esas Muhasebe Verilerinden Oluşan (Doğrulayıcı) Kanıtlar;Denetçinin doğrudan görüş oluşturmasına yardımcı olan ve genellikle işletmenin kendi muhasebe sisteminden veya mali tablolarından elde edilen kanıtlardır.Büyük defterler, yevmiye defterleri, mizanlar gibi
-Destekleyici kanıtlar ise; işletmenin kayıt ortamında varolan muhasebe bilgilerinin doğrulanmasına destek olmak amacıyla toplanan kanıtlara destekleyici kanıtlar denir.

b-Amaçlarına Göre Kanıt Türleri:
-Genel Kanıtlar:  İşletmenin genel durumu hakkında bilgi sağlayan kanıtlardır.Bu kanıtlar işletmenin çevresi ve iş kolu ile ilgili bilgiler verir.
-Sistem Kanıtları; Denetçiye işletmenin muhasebe sisteminin işleyişi ile ilgili bilgiler veren kanıtlardır.
-Temel Kanıtlar; Olayların meydana gelmiş bulunduğu, varlıkların gerçekten varolduğu ve işlemlerin onaylanmış olduğunu belirten temel durumlara ilişkin bilgileri içeren kanıtlardır.
Aşağıda belirtilen kanıtlar , destekleyici kanıt ana grubunda değerlendirilir.
i) Fiziki Kanıtlar;  İşletmenin kayıtlarında bulunan  maddi varlıkların gerçekten varolup olmadığına ve bu varlıklara ait miktarların doğrulanmasında başvurulan kanıtlardır.Bir iktisadi kıymetin varlığı, o varlık hakkında güvenilir bir kanıttır.
ii) İç Kontrol Sisteminin İşleyişine İlişkin Bilgiler; İç kontrol sistemi ve bu sistemin uygulamadaki fiili etkinliği, oldukça güvenilir bir denetim kanıtı olarak kabul edilir.
iii) İşletmenin Muhasebe  Kayıtları ve Mali Tablolar;  Denetlenen işletmenin tutmuş olduğu kayıtlarda denetim kanıtı olarak kabul edilir.Ancak denetlenen işletmenin tuttuğu defter ve kayıtlarının güvenirlik derecesi düşüktür.
iv) Üçüncü Kişilerden Elde Edilen Bilgiler:  İşletme dışındaki kişiler tarafından denetçiye verilen doğrulamalardır.
v) İşletme İçinden veya Dışından Düzenlenmiş Belgeler; mali tablolarında yer alan bilgilerin doğrulanması için büyük ölçüde belgelenmiş kanıtlara başvurulur.Bunlara örnek banka hesap özetleri, dekontlar vs. Belgelenmiş kanıtlar güvenirlik derecelerine göre şöyle sıralanabilir.
-Denetlenen işletme dışında düzenlenen ve doğrudan doğruya denetçiye gönderilen belgeler,
-Denetlenen işletme içinde düzenlenen ve üçüncü kişilere gönderilen belgeler
-Denetlenen işletme içinde düzenlenen ve işletme içinde kullanılan belgeler.
vi) Denetçinin Yapmış Olduğu Hesaplamalar; Muhasebe kayıtlarında ve mali tablolarda yer alan tutarların matematiksel doğruluğunu saptamak amacıyla denetçinin yapmış olduğu hesaplamalar ve sağlamalardır.
vii) İşletme Personelinin Yazılı ve Sözlü Açıklamaları; Denetim standartlarına göre denetçinin  işletme yönetiminden yazılı bildirim alması zorunludur.Bu bildirime yönetim doğruluk bildirimi denir.Bu bildirim yönetim tarafından denetçiye bir mektupla bildirilir.Bu denetçinin denetim sırasında yaptığı soruşturmalara bir cevap niteliğindedir.İşletme personelinden de sorumluluğu ile ilgili olay, durum,hesap veya işlem hakkında bilgi alınabilir. Bu kanıtlar dışardan elde edilen bilgilere göre daha az güvenilirdir.
viii) İşletme Mali Tablolarına Ait Oranlar ve Karşılaştırmalar (Analitik Kanıtlar); Mali oranlar; çeşitli istatistiki analiz ve her türlü ekonomik karşılaştırma sonuçları denetim kanıtı olarak kullanılır.Bunlar denetçiye dolaylı yoldan bilgi sağlarlar.
2-KANIT TOPLAMA KARARINI ETKİLEYEN TEMEL UNSURLAR:
a-Toplanacak Kanıtın Sayısını Etkileyen Temel Faktörler;
1-İncelenecek kalemin önemliliği; (Önemli ise sayı artar, önemsiz ise kanıt sayısı azalır)
2-İncelenecek kalemin taşıdığı risk (Riskli ise kanıt sayısı artar, risksiz ise azalır)
3-Kanıtın niteliği (Kanıtın türü sayısı etkiler.Güvenirliliği yüksek kanıtın sayısı azalır )
4-Kanıtın elde edilmesi için katlanılan maliyet (Maliyeti  yüksek olan kanıtların sayısı azalır)
b-Kanıtın Güvenirliğini Etkileyen Faktörler;
1-Kanıtın denetim amacıyla ilgili olması (ilgililik, geçerlilik) :Kanıt, denetçinin test etmekte olduğu denetim amacıyla ilgili olmalıdır.Denetçinin görüşünü etkileyen her kanıt geçerli bir kanıttır.
2-Kanıtların kaynağı (kaynak): İşletme dışın bağımsız kaynaklardan elde edilen kanıtlar, işletme içinden elde edilen kanıtlara göre daha güvenilirdir.İyi bir iç kontrol sistemi bulunan işletmenin mali tabloları ve bunlardan elde edilen verileri, iyi çalışmayan bir iç kontrol sisteminden elde edilen verilere göre daha güvenilirdir.Teftiş, gözlem, fiziki inceleme vs yollarla doğrudan denetçi tarafından elde edilen bilgiler dolaylı yoldan edilen bilgilere göre daha güvenilirdir.
3-Kanıtın ilgili olduğu dönem (zamanlılık):Kanıtın ilgili olduğu dönem ile denetlenen tarih arasında uyum olmalıdır.
4-Kanıtın objektifliği (nesnellik): Kanıt; farklı denetçileri yada ilgilileri aynı sonuca götürüyorsa o kanıt objektiftir.
3-KANIT TOPLAMA TEKNİKLERİ:
Dış denetçinin kanıt elde etmek için kullandığı genel araç veya yöntemlere kanık toplama teknikleri (dış denetim teknikleri) denir.Temel kanıt toplama teknikleri
1-Fiziki inceleme ve gözlem
2-Doğrulamalar
3-Yeniden hesaplama
4-Soruşturma
5-Belgelerin incelenmesi
6-Kayıt sisteminin yeniden incelenmesi
7-Olağan dışı işlemlerin araştırılması
8-İlgili hesaplar arasında ilişki kurma
9-Analitik inceleme
SPK tarafından yayınlanan tebliğe göre denetim teknikleri 7 tanedir.
1-Sayım ve Envanter İncelemesi
2-Belge İncelemesi
3-Gözlem
4-Bilgi Toplama
5-Doğrulama
6-Karşılaştırma ve Aritmetik Hata İncelemesi
7-Analitik İnceleme
-Fiziki İnceleme ve Gözlem: İşletmenin mali tablolarında yer alan maddi varlıların denetçi tarafından gözlemlenmesi ve incelenmesi yoluyla, bu varlıların var olma özelliği taşıyıp,  taşımadıkları  ve fiziksel açıdan ne durumda oldukları hakkında kanıt sağlamasıdır.Bu denetim tekniği; maddi varlıklar ve resmi evraklarla sınırlıdır.(Alacak senetleri, kasa mevcudu,binalar, demirbaşlar, sigorta poliçeleri gibi alanlarda kullanılır.) SPK tebliğinde bu teknikle ilgili iki teknik vardır.Bunlar sayım ve envanter incelemesi ve gözlemdir.
-Doğrulama: Bu teknik, denetçinin işletme dışındaki bağımsız kaynaklardan doğrudan doğruya yazılı bilgi alması işlemidir.İşletme dışı kaynaktan elde edildikleri için güvenilir bilgilerdir.Borç senetleri, banka hesapları, peşin ödemeler, verilen-alınan depozito ve teminatlar..gibi alanlarda kullanılır.Doğrulama çeşitleri;
Olumlu (Pozitif) Doğrulama; Bilgisine başvurulan kişiden kendisine bildirilen konuda müşteri işletme ile mutabık olsa da olmasa da kendisinden yanıt beklenir.
Olumsuz (Negatif) Doğrulama: Üçüncü kişiden sadece bilginin yanlış olması durumunda bir cevap vermesi beklenir.Bilgi doğru ise cevap istenmez.Cevap alınamadığı zaman bilginin doğru olduğu kabul edilir.
Boş Kalanlı (Bakiyeli) Doğrulama: Bu teknikte ise; doğrulama mektubunda doğruluğu araştırılan bilgi hakkında herhangi bir kalan ve bilgi verilmez.Üçüncü kişiden konu ile ilgili bildiklerini bildirmesi istenir.
Denetim standartları dış denetçilerin alacaklarla ilgili olarak doğrulama tekniğine başvurmalarını zorunlu tutmaktadır.
-Yeniden Hesaplama:  İşletme kayıtlarındaki matematiksel işlemlerin doğruluğunu anlamak üzere; kayıtların denetçi tarafından tekrar yapılması yoluyla elde edilen aritmetik kanıtlardır.(Satış faturalarında, stok kayıtlarında, amortisman kayıtlarında …)
-Soruşturma: İşletme personelinden yada bağımsız kişilerden sözlü yada yazılı  bilgi alınmasıdır.Bu teknik planlı bir şekilde yada denetçinin günlük resmi olmayan görüşmeleri sırasında kullanılıp kanıt elde edilebilir.Bu teknik diğer teknikleri destekleyici  ve tanımlayıcı olarak kullanılır.
-Belgelerin İncelenmesi:  En yaygın olarak kullanılan tekniktir.Bir kayıtın doğru olup olmadığını tespit etmek için kayıtla ilgili belgelerin incelenmesi ve ilgili kayıtlarla karşılaştırılması işlemine belgelendirme tekniği denir.
-Kayıt Sisteminin Yeniden İncelenmesi:  Kayıtların her aşamasının veya kayıtlar dizisinin izlenmesi ve kontrol edilmesidir.Burada denetçi ileriye yada geriye doğru denetim yöntemlerini kullanabilir.Bu teknik ; hesap kalanlarının doğruluğunun araştırılmasında ve işlemlerin test edilmesinde sıkça kullanılır.
-Olağanüstü İşlemlerin Araştırılması: Bu yöntem kanıt sağlamadan çok kanıt sağlanması gereken konuların tespitinde kullanılır.Bu tekniği kullanma denetçini bilgi, dikkat ve tecrübesini gerektirir.Bu teknikte muhasebe kayıtları incelenerek olağanüstü işlemler belirlenir.Mesela; yüksek tutarda alacakların silinmesi, yüksek tutarda çek keşide edilmesi, gider hesaplarına alacak kaydı, gelir hesaplarına borç kaydı yapılması gibi….
-İlgili Hesaplar Arasında İlişki Kurma: Muhasebe sisteminde yer alan hesaplar arasında ilişki vardır.Birinde artış diğerinde artış yada azalışa neden olur.Hesaplar arası bu ilişkilerden yararlanarak hatalı hesaplar saptanabilir.
-Analitik İnceleme: Bu tekniğin amacı;veriler arasında anlamlı ilişkilerin varolduğunu doğrulamak ve bunlar arasında olağan kabul edilemeyecek farklılıkları ortaya çıkarmaktır.Cari hesap yılının verimlilik,üretim, tüketim, kapasite kullanımı vs bakımından önceki yıl hesap ve işlemleri ile karşılaştırılması ve değerlendirilmesidir.
4-KANIT TOPLAMA TEKNİKLERİNDE ÖRNEKLEME YÖNTEMLERİ:
Denetçi tarafından tüm kayıtların denetlenmesi şu nedenlerden dolayı pratik – yararlı değildir.
-İncelenecek işlem sayısı arttıkça denetim gideri artar.Denetim maliyeti ile faydası arasında uyum olmalıdır.
-Denetim incelemesinin uzun süre alması işletme faaliyetlerini aksatır.Bu nedenle örnekleme yöntemine gidilir.
-Denetlenen işlemlerin sayısı arttırıldıkça elde edilen denetim kanıtlarının güvenirliği de o oranda artmaz.
Örnekleme; denetlenecek ana kütleden belirli kriterlere göre seçilen örneklerin incelenmesiyle elde edilen sonuçların ana kütleye genelleştirilmesidir.Mesela tüm alacak senetleri ana kütledir.İçinden bazı senetlerin seçilmeleri ise seçilen örneği oluşturur.Başlıca örnekleme yöntemleri iki gruba ayrılır.
a-İradi Örnekleme Yöntemi; Örnek olarak belirlenecek birim sayısı dış denetçinin kendi kararına bağlıdır.Örneğe girecek birimler arasında eşit seçilme şansı yoktur.Bu nedenle örnek büyüklüğü ve seçilecek birim sayısı ile sonuçların yorumlanması denetçinin subjektif kararlarına bağlıdır.Denetçi bu yöntemi uygularken denetleyeceği birim sayısını; mesleki bilgi ve deneyimleri ışığında seçer.
b-İstatistiki Örnekleme Yöntemleri; Bir ana kütleden tesadüfi olarak seçilen örneklerin incelenerek, elde edilen bulguların ana kütleye belirli güven aralığında genelleştirilmesine denir.
5-MUHASEBE VERİLERİNDE HATA VE USULSÜZLÜKLER :
Muhasebe verilerinde hatalar ;
a-Kasıtlı ve Kasıtsız Hatalar:
İşletmenin mali durumunu gizlemek için mali tablolarda veya muhasebe kayıtlarında bilerek, isteyerek yapılan düzensizliklere kasıtlı hata veya hile denir.Mali tabloların yada muhasebe kayıtlarının bilmeden yanlış düzenlenmesi ise kasıtsız hatadır.

b-Nitel ve Nicel Hatalar:
İşletmenin işlemlerinin işleyişinde ve işlemlerin belgelendirilmesinde, iç kontrol sisteminin ve yasaların koymuş olduğu kuralların veya yöntemlerin yerine getirilmemesi nitel hatadır.Bunlar hesapların kalanlarına etki etmez.Usul hataları da denir.Mesela;ödeme fişinde imza eksikliği.
Hesapların kalanlarına ve mali tablolardaki tutarlara etki eden hatalar ise niceldir.Parasal hatalar da denir.Miktar, ağırlık gibi ölçü birimleri ile bunların parasal değerlemelerinde yapılan hatalardır.

c-Önemli ve Önemsiz Hatalar:
Karar verenlerin kararlarına etkili olmayan ve denetçi tarafından düzeltilmeksizin kabul edilebilen hatalar önemsiz hatalardır.Sayıca ve tutarca önemli, düzeltilmediği takdirde muhasebe verilerini kullananların kararlarında etkili olan hatalar ise önemli hatalardır.
C-DENETİMİN BELGELENMESİ (ÇALIŞMA KAĞITLARI)
Kanıtların belgelenmesi denetçinin çalışma kağıtları ile yapılır.Çalışma kağıtları; denetçinin izlediği denetim yollarını, uyguladığı denetim işlemlerini ve testleri, topladığı bilgileri ve incelemeleri ile ilgili olarak ulaştığı sonuçları gösteren yazılı kağıtlardır.
Çalışma kağıtlarının düzenlenmesi  kaliteli bir denetim yapıldığına dair kanıt teşkil eder.Bunlar işletme için sır sayılabilecek bilgileri içerdiği için denetçi tarafından kendi yada üçüncü kişilerin menfaati için kullanılamaz.Mahkemeden istenilmesi halinde sunabilir.Çalışma kağıtlarının düzenlenmesinde amaç;
-Denetim çalışmasının çeşitli safhalarını örgütleme ve koordine etmede yardımcı olmak
-Denetim raporunun düzenlenmesine temel oluşturması
-İç kontrol sistemi hakkında bilgi edinmede yararlanma
-Denetçinin görüşüne destek sağlaması
-Denetçinin yazdığı rapor yargıya intikal ettiğinde vb durumlarda savunma aracı olarak kullanılması
-Gelecek dönemlerdeki denetim çalışmalarına kılavuzluk yapması
Çalışma kağıtları devamlı ve cari dosyalarda saklanır.
1-Devamlı Dosyalar;
Birden fazla dönemlerde yararlanılabilen ve işletmenin genel durumunu gösteren belgelerin bulunduğu dosyalardır.Bu dosyaları oluşturmanın amacı; işletmenin gelişimini dönemler olarak izlemek, yinelenen kalemler için bilgi kaynağı olmak,gelecek denetim ve vergi incelemelerinde yardımcı olmak, işletmeye önerilerde bulunabilmek vs.. Bu dosyalarda;
-Müşteri ile yapılan denetim sözleşmesi
-Ana sözleşme, değişiklikler varsa ortaklık anlaşmaları ..
-İşletmenin faaliyetleri ile ilgili bilgiler,faaliyet raporları
-İşletme ile ilgili özel yasal düzenleme varsa bunlar
-Hesap planı
-Organizasyon yapısı
-Geçmiş yıl denetim raporları
-Şube , depo vs varsa adresleri,
-Geçmiş yıl beyannameleri
-Kira kontratları, tapular,toplu sözleşmeler vs gibi evraklar bulunur.
2-Cari Dosyalar(Yıllık Çalışma Dosyaları);
Denetlenen döneme ait belgelerin bulunduğu dosyalardır.Bu dosyada, son denetim faaliyetinde kullanılan çalışma kağıtları ile bir önceki faaliyet dönemi ile cari faaliyet dönemi arasında geçen süre içinde toplanan bilgi, belge ve kağıtlar ve yazışmalar , denetçinin tuttuğu not ve müsveddeler bulunur.Cari Denetim dosyasında genel olarak şu bilgiler bulunur;
-Denetim raporu ve finansal raporlar
-Planlama, yardımcıların gözetimi ve iç kontrol sisteminin gözden geçirilmesi ile ilgili belgeler,denetim planları,programları, soru kağıtları,iş akış şemaları,zaman bütçesi ve ilgili muhtıralar
-Denetçi mizanı ve çalışma tablosu
-Toplanan diğer kanıtlar,kanıtlara ilişkin yönetici ve ilgililerin açıklamaları ve  denetim sonuçları … gibi

4- D E N E T İ M   Ç A L I Ş M A L A R I N I N   T A M A M  L A N M A S  I :
Denetimin tamamlanması aşaması denetimi tamamlama çalışmaları ile sonuçları değerleme çalışmalarından oluşur.
a-Denetimi Tamamlama Çalışmaları
1-Yapılan denetim programının yeniden gözden geçirilip atlanılan bir hususun olup olmadığının araştırılması
2-Gelecekteki olası belirsizliklerin değerlendirilmesi (Kefaletnameleri davalar, mamul garantileri vs gibi)
3-Bilanço tarihinden sonraki önemli olayların değerlendirilmesi (Bilanço tarihinden denetim çalışmasının sona erdiği tarih arasındaki gelişmeler)
4-Müşteri ile ilişkili olan kişi ve kuruluşlarla yapılan işlemleri belirleme ve inceleme (örtülü kazanç dağıtımı,örtülü sermaye üzerinden kar payı ödenmesi …)
5-Müşteri işletmeden beyan mektubu alınması (Bundan amaç; denetçiye verilen sözlü beyanları doğrulamak,bunların uygunluğunun devam ettiğini belirlemek,yanlış anlaşılma olasılığını kaldırmak,mali tabloların hazırlanmasında esas sorumluluğun yönetime ait olduğunu vurgulamak,anlaşmazlıklarda kanıt olarak kullanmaktır)
6-Genel analitik testler yapılarak mali tabloların güvenirliğini ölçmek.
b-Denetim Sonuçlarını Değerleme Çalışmaları
Denetçinin  denetim sırasında elde ettiği kanıtlar ve diğer verileri değerlendirerek genel bir görüşe varmasıdır.Bu aşamada yapılacak çalışmalar ise şunlardır;
1-Kanıtların yeterliliğini değerleme
2-Önemlilik düzeyinin ve denetim riskinin son değerlemesini yapma (Denetçi denetim riskinin kabul edilebilir düzeyin üzerinde olduğu sonucuna varırsa ya ek maddi doruluk testleri yapar yada müşterisini gerekli düzeltmeleri yapmaya ikna eder.)
3-Hataların düzeltilmesini isteme
4-Çalışma kağıtlarını gözden geçirme
5 – D E N E T İ M     R A P O R U:
Denetim sürecinin son aşamasıdır.Denetim raporu hazırlanırken titiz davranılmalı ve raporda açık net ifadelere yer verilmelidir.Kullanıcıların , açıklanan görüşü yanlış yorumlamasını engellemek için raporlamada tek düzenliğin sağlanması gerekmektedir.
Denetim raporu kısa şekilli ve uzun şekilli olmak üzere iki türde yazılabilir.Kısa şekilli denetim raporunda ; denetimin içeriği ve denetçinin görüşü yer alır.Raporda yapılan çalışmalar ve ulaşılan görüş kısa ve öz olarak belirtilmektedir.Bu tür rapora Standart veya Özet Rapor da denir.En sık kullanılan ve tüm kullanıcılara yönelik hazırlanan rapordur.
Uzun Şekilli denetim raporu ise;tüm denetim çalışmalarının , bulguların, varılan sonuçların ayrıntılı olarak yer aldığı rapordur.Genellikle yönetim için hazırlanır.Diğer ilgililere verilmez.
Standart denetim raporunun başlıca unsurları;
-Raporun başlığında , denetçinin “ bağımsız” olduğunu belirten bir ifade
-Raporun muhatabı (yönetim , ortaklar genel kurulu vs..)
-Sunuş paragrafı
-Kapsam paragrafı
-Görüş bildirme paragrafı
-Denetçinin adı soyadı imzası
-Raporun düzenlenme tarihi
Denetçinin görüşü;
1-Olumlu Görüş Bildirme:
Görüşün olumlu olarak bildirilmesinde standart rapor kullanılmaktadır.Standart denetim raporu ise;mali tabloların işletmenin mali durumunu

İKTİSAD

İKTİSAT KIT KAYNAKLARLA SONSUZ İHTİYACI KARŞILAYABİLMEK İÇİN MALLARI ÜRETİMİNİ  VE DEĞİŞİMİNİ  İNCELEYEN BİR BİLİM DALIDIR.
İKTİSATIN  TEMEL SORUNU TOPLAM ARZ= TOPLAM TALEP YAPMAKTIR.
İKTİSAT

• SOSYALDİR
• ANALİTİKTİR ( ALTERNATİF ÇÖZÜM YOLLARI SUNAR)
• MALLARIN HEM ÜRETİM HEM TÜKETİM HEMDE DAĞILIMIYLA İLGİLİDİR.

BETİMLEYİCİ İKTİSAT: VERİLERİ TOPLAR

EKONOMİK ANALİZ: TOPLANAN VERİLERLE İLKELER VE TEORİLER  ÜRETİR.

HİPOTEZ: İKİ DEĞİŞKENİN BİRBİRLERİ İLE İLİŞKİSİNİ  KOŞULLU BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYAR.

İKTİSAT POLİTİKASI: BELİRLİ EKONOMİK SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNE YÖNELİK POLİTİKALAR OLUŞTURMAK. ÖRNEĞİN ENFLASYONU İNDİRMEK İÇİN SIKI PARA POLİTİKASI UYGULAMAK.

YÖNTEMLER:
1. TÜMEVARIM: GERÇEKTEN TEORİYE, ÖZELDEN GENELE
2. TÜMDENGELİM: TEORİDEN  GERÇEĞE GENELDEN ÖZELE

İKTİSATIN BÖLÜMLERİ
a. MİKROİKTİSAT: FİRMA KİŞİLER HANE HALKI PİYASA TALEP ARZ.
b. MAKROİKTİSAT: GSMH, İŞSİZLİK, ENFLASYON

EKONOMİK BİRİMLER:
MİKRO EKONOMİ: HANE HALKI, FİRMALAR, DEVLET
MAKRO EKONOMİ: HANE HALKI FİRMALAR DEVLET VE YABANCI DEVLETLERDİR.

POZİTİF İKTİSAT: DEĞER YARGISI İÇERMEYEN DURUMU İNCELEYEN İKTİSATTIR.
NORMATİF İKTİSAT: DEĞER YARGISI İÇEREN NE OLMASI GEREKTİĞİNİ  SÖYLEYEN İKTİSATTIR.

KITLIK TERCİH FAYD
ALTERNATİF MALİYET (FIRSAT MALİYET): BİRŞEYİ SEÇTİĞİNDE VAZGEÇMEK ZORUNDA KALDIĞIN DİĞER ŞEY ALTERNATİF MALİYETTİR. YANİ YARIN SİNEMAYA GİTMEK YERİNE DERS ÇALIŞMAYI TERCİH EDERSEK DERS ÇALIŞMANIN FIRSAT MALİYETİ SİNEMAYA GİTMEKTİR.

ÜRETİM İMKÂNLARI EĞRİSİ:
ÜRETİM İMKÂNLARI EĞRİSİNİN ORJİNE İÇ BÜKEY OLMASININ NEDENİ  ARTAN FIRSAT MALİYETİN GÖSTERGESİDİR. ÜRETİM İMKÂNLARI EĞRİSİNİN DOĞRUSAL OLMASININ NEDENİ SABİT FIRSAT MALİYETTİR.

İKTİSADİ SİSTEMLER:
KAPİTALİST SİSTEM: NEYİN NE KADAR ÜRETİLECEĞİNİ  BELİRLEYEN PİYASADIR.
(ARZ/TALEP) KUMANDA SİSTEMLERİ: DEVLET BELİRLİYOR.
KARMA EKONOMİ: ÖZEL SEKTÖR+DEVLET

FAYDA:
TOPLAM FAYDA MAKSİMUM İKEN MARJİNAL FAYDA SIFIRDIR.
AZALAN MARJİNAL FAYDA YASASI: TÜKETİLEN MALIN SAĞLADIĞI FAYDANIN DOYUM NOKTASINDAN SONRA AZALMASIDIR. MARJİNAL FAYDA: HER MALIN TÜKETİMİNDEN  ELDE EDİLEN O MALA MAHSUS  FAYDADIR.
TOPLAM FAYDA: MALIN TÜKETİLMESİNDEN  ELDE EDİLEN TOPLAM FAYDADIR.

ARZ VE TALEP
TALEP: TALEP MİKTARI İLE FİYAT ARASINDA TERS YÖNLÜ BİR İLİŞKİ SÖZ KONUSUDUR. BUNA TALEP KANUNU DENİR. TALEP EĞRİSİ: BİR MALIN FİYATINDAKİ DEĞİŞİM  SADECE O MALIN TALEBİNDE DEĞİŞİME  NEDEN OLUR. TALEP DEĞİŞMESİ TALEP EĞRİSİNİN SAĞA YA DA SOLA KAYMASI ANLAMINA GELİR.

TALEBİ ETKİLEYEN DİĞER FAKTÖRLER:
• DİĞER MALLARIN FİYATLARI
• İKAME MALLAR: [/color] BİR BİRİ YERİNE KULLANILABİLEN MALLARDIR. İKAME MALLARIN BİRİNİN FİYATI ARTARSA DİĞER MALIN TALEBİ ARTAR.
• TAMAMLAYICI MALLAR: BİRİ OLMADAN DİĞERİ KULLANILAMAYAN MALLARDIR. TAMAMLAYICI MALLARDAN BİRİNİN FİYATI ARTARSA DİĞERİNİN  TALEBİ DÜŞER.
• GELİR
• DÜŞÜK MALLAR: GELİR ARTTIĞINDA TALEBİ AZALAN MALLARDIR.
• NORMAL MALLAR: GELİR ARTTIĞINDA  TALEBİ ARTAN MALLARDIR.
• ZEVK VE TERCİHLER
• ALICILARIN SAYISI: ALICILARIN SAYISI  ARTARSA TALEP ARTAR.
• BEKLENTİLER: OLUMLU BEKLENTİLERDE TALEP ARTAR.

YUKARIDAKİ YAZILI OLAN FAKTÖRLER TALEP EĞRİSİNİN KAYMASINA SEBEP OLUR.
ARZ: ARZ MİKTARI İLE FİYAT ARASINDA DOĞRU ORANTI  VARDIR. ARZ POZİTİF EĞİLİMLİDİR.
O MALIN FİYATI SADECE ARZ MİKTARINI ETKİLER.
ARZI ETKİLEYEN DİĞER FAKTÖRLER

• GİRDİ FİYATLARINDAKİ DEĞİŞME
• DİĞER MALLARIN FİYATLARI
• BEKLENTİLER
• SATICILARIN SAYISI
• VERGİLER
• SÜBVANSİYONLAR

ESNEKLİK
ESNEKLİK: TALEBİN FİYATA KARŞI DUYARLILIĞININ BİR ÖLÇÜSÜDÜR. FİYAT ESNEKLİĞİNİ BELİRLEYEN FAKTÖRLER:
• İKAME EDİLEBİLİRLİK
• BÜTÇEDEKİ PAYI
• ZORUNLUMU LÜKSMÜ TARIMMI SANAYİ MALIMI OLDUĞU

TALEBİN GELİR ESNEKLİĞİ
TALEBİN GELİR DEĞİŞMESİNE VERDİĞİ TEPKİNİN ÖLÇÜLMESİDİR. BU TEPKİ NORMAL MALLARDA POZİTİFTİR. YANİ GELİR ARTARSA TALEPTE ARTMAKTADIR. BU DEĞERİN EKSİ OLMASI YANİ GELİRİN ARTMASI HALİNDE TALEP AZALIYORSA BU MALLAR HAKKINDA DÜŞÜK MALLAR DİYE SÖZ EDİLİR.

ÇAPRAZ ESNEKLİK:
BİR MALIN FİYATINDAKİ DEĞİŞMENİN  BAŞKA BİR MALIN TÜKETİLMESİNDE NASIL BİR ETKİ YAPTIĞININ ÖLÇÜLMESİDİR. NOT: İKİ MAL ARASINDA ÇAPRAZ ESNEKLİK POZİTİF İSE İKAME MALLARDAN NEGATİF İSE TAMAMLAYICI MALLARDAN SÖZ EDİLİR.

ARZ ESNEKLİĞİ: FİYATTAKİ DEĞİŞİKLİĞİN  ARZ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ ÖLÇÜLMEKTEDİR. NOT: ARZ ÜRETİM DEMEKTİR.
DEVLET KONTROLLERİ:

TABAN FİYAT: DEVLETİN EMEK HİZMET VE MAL ARZ EDENLERİ  KORUMAK İÇİN UYGULADIĞI FİYAT POLİTİKASIDIR. SONUÇLARI:
• ARZ FAZLASI OLUR
• İŞSİZLİK OLUŞUR.

TAVAN FİYAT: DEVLETİN TÜKETİCİLERİ  KORUMAK AMACI İLE UYGULADIĞI FİYAT POLİTİKALARIDIR.
SONUÇLARI:
• TALEP FAZLASI OLUŞUR
• TAYINLAMA (DEVLETİN PİYASA MEKANİZMASINI ORTADAN KALDIRIP PAYLAŞIMI KENDİSİNİN  YAPMASIDIR.)
• KARNE UYGULAMASI
• DÜŞÜK KALİTEYE YÖNELME
• KARABORSA
ÜRETİM KOTASI: ARZ EDİLEN MAL MİKTARINI  SINIRLAMAKTIR.
SONUÇLARI
• FİYATLAR ARTAR.
• MAL MİKTARI ARTAR
• ÜRETİCİ GELİRİ ARTAR.
• PİYASA DARALIR. İTHALAT KOTASI

DEVLETİN YERLİ ÜRETİCİYİ  KORUMAK İÇİN UYGULADIĞI MİKTAR POLİTİKASIDIR.
SONUÇLARI
• İTHALAT AZALIR
• YERLİ ÜRETİM ARTAR
• FİYATLAR ARTAR
• TALEP AZALIR
• ÜLKE VERGİ GELİRİ  ELDE EDER.

VERGİ UYGULAMALARI
MADDݬSPESİFİK VERGİLER: ÖLÇÜ ÜZERİNDEN  ALINAN VERGİLERDİR.
¬ADVELOREN VERGİLER: PARASAL ÖLÇÜ ÜZERİNDEN  ALINAN VERGİLERDİR.
NOT: ARZ ESNEKLİĞİ  TALEP ESNEKLİĞİNDEN  AZ OLUR İSE VERGİNİN ÇOĞUNU ÜRETİCİ ÖDER.

TÜKETİCİ  VE ÜRETİCİ RANTI
TÜKETİCİ RANTI: TÜKETİCİNİN BİR MAL İÇİN ÖDEMEYE RAZI OLDUĞU RAKAM İLE GERÇEKTE ÖDEDİĞİ RAKAM ARASINDAKİ OLUMLU FARKTIR.

ÜRETİCİ RANTI: ÜRETİCİNİN ÜRETTİĞİ MALI SATMAYA RAZI OLDUĞU FİYAT İLE GERÇEKTE SATTIĞI  FİYAT ARASINDAKİ OLUMLU FARKTIR.

ÜRETİM VE MALİYETLER
ÜRETİM: İNSANLARIN İHTİYAÇLARINI DOĞRUDAN VEYA DOLAYLI OLARAK KARŞILAYACAK OLAN MAL VE HİZMETLERİN MEYDANA GETİRME  ÇABASIDIR.
FİRMA: ÜRETİMİ  GERÇEKLEŞTİREN  VE SATIŞ  KONUSUNDA KARAR VEREN EKONOMİK BİRİMDİR. ÜRETİM, KISA DÖNEM VE UZUN DÖNEM OLARAK 2 TÜRLÜDÜR.
KISA DÖNEMLİ ÜRETİMDE SADECE GİRDİLERDEN  BİRİ DEĞİŞİR. UZUN SÜRELİ ÜRETİMDE GİRDİLERİN TAMAMI DEĞİŞİR.

ÖNEMLİ NOTLAR:
• KISA DÖNEMLİ ÜRETİMLERDE AZALAN VERİMLER YASASI GEÇERLİDİR.
• UZUN DÖNEMLİ ÜRETİMLERDE ÖLÇEK EKONOMİLERİ  VARDIR.
• GİRDİ ARTIŞI=ÇIKTI ARTIŞI OLURSA ÖLÇEĞİN SABİT VERİMİ
• GİRDİ ARTIŞI > ÇIKTI ARTIŞI  OLURSA ÖLÇEĞİN ARTAN VERİMİ
• GİRDİ ARTIŞI < ÇIKTI ARTIŞI OLURSA ÖLÇEĞİN AZALAN VERİMİ

MALİYETLER
AÇIK MALİYETLER: MUHASEBE HESAPLARINA GİREN MALİYETLERDİR.

ÖRTÜLÜ MALİYETLER: MUHASEBE HESAPLARINA GİRMEZ FIRSAT MALİYETLERDİR. EKONOMİK KAR: TOPLAM HÂSILAT – KULLANILAN TÜM GİDERLERİN FIRSAT MALİYETİ MUHASEBE KARI: TOPLAM HÂSILAT-AÇIK MALİYET
TAM REKABET PİYASASI PİYASA AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE 2 YE AYRILIR.

1. TAM REKABET PİYASASI
2. EKSİK REKABEK PİYASASI

EKSİK REKABET PİYASASIDA 3 E AYRILIR

• MONOPOL REKABET (TEKEL)
• MONOPOLCÜ REKABET
• OLİGOPOL REKABET

1. TAM REKABET PİYASASI:

• EN BELİRGİN ÖZELLİĞİ FİYAT VERİDİR.
• ÇOK SAYIDA ALICI VE SATICI  VARDIR.
• MALLAR HOMOJENDİR.
• PİYASAYA GİRİŞ VE ÇIKIŞ SERBESTTİR.
• ALICILAR VE SATICILAR PİYASA HAKKINDA TAM BİLGİYE SAHİPTİR.
• TAM REKABETTE TALEP EĞRİSİ FİYATA, ORTALAMA HÂSILATA, MARJİNAL GELİRE EŞİTTİR.
• TAM REKABET PİYASASINDA KISA DÖNEMLİ KAR MAKSİMİZASYONU MARJİNAL GELİR = MARJİNAL MALİYETTİR.
• TAM REKABET PİYASASINDA KAYNAKLAR ETKİN OLARAK KULLANILIR.
• TAM REKABET PİYASASINDA REKLÂMA GEREK YOKTUR.

EKSİK REKABET PİYASALARI
2. TEKEL (MONOPOL): BİR PİYASADA TEK BİR FİRMANIN KARŞISINDA ÇOK SAYIDA ALICININ BULUNDUĞU DURUMDUR.

VARSAYIMLARI

• TEK BİR SATICI VARDIR.
• YAKIN İKAMESİ OLMAYAN BİR MAL SATILMAKTADIR.
• PİYASAYA GİRİŞTE ENGELLER VARDIR.

YASAL TEKEL: DEVLET TEKEL OLMA HAKKINI YASAL OLARAK BİR KİŞİYE VEREBİLİR.
DOĞAL TEKEL: PİYASANIN DOĞASI  GEREĞİ TEK SATICININ  OLMASI GEREKTİĞİ  DURUMLAR DOĞAL TEKEL DİYE ADLANDIRILIR ÖRNEK: DEMİR YOLLARI GİBİ
TEKELİN SEBEPLERİ: YASAL TEKEL DOĞAL TEKEL VE ÜRETİLEN MALIN HAMMADESİ TEK BİR KİŞİNİN ELİNDE İSE YİNE TEKEL
ORTAYA ÇIKAR. TEKELCİ FİRMA PİYASADA FAALİYETTE BULUNAN TEK FİRMA OLDUĞU İÇİN TEKELCİNİN  TALEP EĞRİSİ İLE PİYASA TALEP EĞRİSİ AYNIDIR. TEKEL HEM ÜRETİM MİKTARINI HEMDE FİYATI BELİRLEYEMEZ. FİYAT DÜŞTÜKÇE TALEP ARTAR AMA TOPLAM GELİRDE AZALMA OLUR.
• TEKEL (MONOPOL)  PİYASADA UZUN DÖNEMDE MAKSİMUM KAR YOKTUR. BUNUN SEBEBİ PİYASAYA GİRİŞ ENGELLİ
OLMASIDIR.
• FİYAT FARKLILAŞTIRILMASI YALNIZCA TEKEL PİYASALARDA SÖZKONUSUDUR.
• KAYNAKLAR ETKİN OLARAK KULLANILMAZ.

TEKELCİ (MONOPOLCÜ)  REKABET: TEKEL PİYASA İLE TAM REKABET PİYASASI  ARASINDA KALMAKLA BERABER  TAM REKABET PİYASASINA DAHA YAKIN OLAN BİR PİYASADIR. MARKALARARASI REKABETİ AÇIKLAMAKTADIR.
ÖZELLİKLERİ
• BİRBİRİNDEN  BAĞIMSIZ HAREKET EDEN ÇOK SAYIDA SATICI  VE ALICI VARDIR.
• ÜRÜNLER FARKLILAŞTIRILMIŞTIR.
• PİYASAYA GİRİŞ NİSPETEN KOLAYDIR.
• KAYNAKLAR ETKİN OLARAK KULLANILMAZ
3. OLİGOPOL PİYASALAR: BİRBİRİ İLE REKABET EDEN FİYATI VE MİKTARI ETKİLEYEBİLECEK AZ SAYIDA FİRMA VARDIR. BU FİRMALAR BİRBİRİNE BAĞIMLI OLUP BİRBİRİNİN  PİYASA DAVRANIŞLARINA TEPKİ VERİRLER.

ÖZELLİKLERİ
• AZ SAYIDA SATICI VARDIR.
• PİYASAYA GİRİŞTE ENGELLER VARDIR. (BU YÜZDEN UZUN DÖNEMDE MAKSİMUM KAR YOKTUR.)

OLİGOPOL PİYASALAR 2 YE AYRILIR
SAF OLİGOPOL: FİRMALARIN ÜRÜNLERİ HOMOJENDİR.
FARKLILAŞTIRILMIŞ OLİGOPOL: FİRMALARIN ÜRÜNLERİ HOMOJEN DEĞİLDİR.

FİRMALAR FİYAT REKEBETİNDEN KAÇINMAK İÇİN KARTEL ADI VERİLEN GİZLİ ANLAŞMALAR YAPARLAR VEYA SADECE REKLÂM REKABETİNE GİRİŞİRLER.

KAMUSAL MALLAR VE DIŞSALLIKLAR
PİYASA BAŞARISIZLIĞI: GERÇEK HAYATTA DIŞSALLIKLARIN EKSİK REKABETİN VE KAMU MALLARININ BULUNMASINDAN DOLAYI PİYASANIN KENDİ KENDİNE BIRAKILDIĞINDA ETKİN ÇALIŞMADIĞI DURUMA PİYASA BAŞARISIZLIĞI  ADI VERİLİR. DIŞSALLIK: BİR EKONOMİK BİRİMİN ÜRETİM VEYA TÜKETİM DÜŞÜNCESİNİN  BAŞKA BİRİNİ OLUMLU VEYA OLUMSUZ ETKİLEMESİ DURUMUNDA DIŞSALLIKTAN SÖZ EDİLİR.
KAMUSAL MAL: TÜKETİCİLER TARAFINDAN BİRLİKTE TÜKETİLEN MALLAR OLUP  BİR KİŞİNİN  TÜKETİMİ BAŞKA BİR KİŞİNİN TÜKETİMİNİ ETKİLEMEMEKTEDİR.

DEVLET EKSİ DIŞSALLIK DURUMUNDA DÜZENLEYİCİ VERGİLER ARTI DIŞSALLIK DURUMUNDA SÜBVANSİYONLAR KULLANIR. SÜBVANSİYON TÜKETİCİNİN  ÖDEDİĞİ FİYATI DÜŞÜRÜR.

MALLAR SADECE  KULANANA YARAR SAĞLIYORSA ÖZEL MALDIR.
MAL VE HİZMET  ÜRETİM VEYA TÜKETİMİNDEKİ  BİR BİRİMLİK ARTIŞIN 3.KİŞİLERE EKLEDİĞİ MALİYETE MARJİNAL DIŞSAL MALİYET SAĞLADIĞI  FAYDA İSE MARJİNAL DIŞSAL FAYDA ADI VERİLMEKTEDİR.

MİKROİKTİSATTAN MAKROİKTİSATA GEÇİŞ EKONOMİNİN ÜÇ GÖSTERGESİ
• İŞSİZLİK ORANI
• ENFLASYON ORANI
• BÜYÜME ORANI

İSTİHDAM: ÇALIŞMA KARARINDA OLAN BİREYLERİN ÇALIŞTIRILMALARIDIR. İŞSİZLİK: CARİ ÜCRET HADDİNDE ÇALIŞMAK İSTEYİPTE İŞ BULAMAYANLARDIR. İŞSİZLİK TÜRLERİ
• KONJONTÜREL İŞSİZLİK
• ARIZI İŞSİZLİK
• MEVSİMSEL İŞSİZLİK
• TEKNOLOJİK EŞSİZLİK
• YAPISAL İŞSİZLİK

KONJONTÜR: EKONOMİDE KISA SÜRELİ DALGALANMALAR ENFLASYON: FİYATLAR GENEL DÜZEYİNİN SÜREKLİ ARTMASIDIR.

KONJOKTÜRÜN  DARALMA DÖNEMLERİNDE KONJOKTÜREL İŞSİZLİK, YER VE MESLEK DEĞİŞTİRME  SIRASINDA  ARIZİ İŞSİZLİK, MAKİNALARIN İNSAN GÜCÜNÜN YERİNİ ALMASI İLE TEKNOLOJİK İŞSİZLİK, EKONOMİNİN  TÜM SEKTÖRLERİ İLE DURGUNLUĞA GİRMESİ  DURUMUNDA İSE YAPISAL İŞSİZLİK  ORTAYA ÇIKAR.

EKONOMİK POLİTİKALAR:

MALİYE POLİTİKASI: KAMU HARCAMALARI VE VERGİLER PARA POLİTİKASI: PARA ARZI VE FAİZİ
ARZ YÖNLÜ POLİTİKALAR: DAHA ÇOK PARA POLİTİKALARINI  SAVUNAN MÜDAHALE İSTEMEYEN POLİTİKALAR
MİLLİ GELİRİN HESAPLANMASI
TÜRKİYEDE MİLLİ GELİRİ DİE ÖLÇMEKTEDİR. MİLLİ GELİR MUHASEBESİ BİR ÜLKEDE GELİRİ OLUŞTURAN FAALİYETLERİN ÖLÇÜLMESİDİR.

GSMH: BİR YIL İÇİNDE BİR EKONOMİDE  ÜRETİLEN NİHAİ  MAL VE HİZMETLERİN  CARİ PİYASA FİYATLARI ÜZERİNDEN TOPLAMIDIR.
• ARA MALLARI GSMH YA DÂHİL EDİLMEZ
• ARA MALLARIN KATMA DEĞERİ HESABA KATILIR.
• EV HANIMLARININ  FAALİYETLERİ HESABA KATILMAZ
• TRANSFER ÖDEMELERİ (EMEKLİ MAAŞLARI) HESABA KATILMAZ

TÜKETİMİ BELİRLEYEN FAKTÖRLER
• KULLANILABİLİR GELİR
• SERVET
• DEMOGRAFİK UNSURLAR
YATIRIMLAR: YATIRIMLAR OTONOM  KABUL EDİLİR. YANİ GELİRDEN BAĞIMSIZDIR.

YATIRIMI BELİRLEYEN FAKTÖRLER
• FAİZ ORANI
• BEKLENEN KAR
• TEKNOLOJİK DEĞİŞİM
• SERMAYE MALLARININ MALİYETİ
• KAPASİTE KULLANIMI MAKROEKONOMİK DENGE

KLASİK YAKLAŞIM: SAY KANUNU GEREĞİNCE OTOMATİK ARZ TALEP EŞİTLİĞİNİ  İLERİ SÜRER HER ARZ KENDİ TALEBİNİ DOĞURUR.

SIZINTILAR: TOPLAM HARCAMALARI DÜŞÜREN KAVRAMLARDIR. ENJEKSİYONLAR: SIZINTILARI  DENGELEYEN KAVRAMLARDIR.

MALİYE POLİTİKASI  VE TOPLAM HARCAMALAR MALİYE POLİTİKASININ ARAÇLARI
• VERGİLER (T)
• KAMU HARCAMALARI (G) G=T OLMALIDIR.

BÜTÇE AÇIĞI=KAMU HARCAMALARI (G) >VERGİLER (T) BÜTÇE FAZLASI KAMU HARCAMALARI (G)< VERGİLER (T)

OTOMATİK İSTİKRAR SAĞLAYICILAR
• ARTAN ORANLI VERGİLER
• İŞSİZLİK SİGORTALARI
• DAĞITILAN KAR PAYLARI
• HANE HALKININ TASARRUFU

ALTERNATİF BÜTÇE POLİTİKALARI

DURUMA GÖRE MALİYE POLİTİKALARI (KEYNES) G=T OLMALIDIR (DENK BÜTÇE POLİTİKASI  ) G>T OLMALI ( SOSYAL DEVLET)

EĞER ENFLASYONİST AÇIK OLURSA TALEP FAZLASI VAR DEMEKTİR. BU YÜZDEN DARALTICI MALİYE POLİTİKASI İZLENİR. ( KAMU HARCAMALARI KISILIR VERGİLER ARTIRILIR ) BURADA AMAÇ GELİRİ  AZALTARAK TÜKETİMİ AZALTMAKTIR. ÇÜNKİ TALEP FAZLASI VARDIR.

EĞER DEFLASYONİST AÇIK OLUR İSE ARZ FAZLASI DOLAYISI İLE TALEP EKSİĞİ  VARDIR. EKONOMİYİ RAHATLATIP PİYASALARIN CANLANMASINI SAĞLAMAK İÇİN GENİŞLETİCİ MALİYE POLİTİKALARI İZLENMELİDİR. (KAMU HARCAMALARI ARTAR VERGİLER AZALTILIR ) AMAÇ GELİRİ  ARTIRARAK TÜKETİMİ YANİ TALEBİ CANLANDIRMAKTIR.

PARA VE BANKACILIK

PARANIN FONKSİYONLARI:
• DEĞİŞİM ARACI OLMASI
• HESAP BİRİMİ OLMASI
• DEĞER MUHAFAZA ARACI OLMASI

MAL PARA: PARANIN KENDİSİ  BİZZAT MAL OLARAK DEĞERLİDİR  BUNA MAL PARA DENİR ALTIN GÜMÜŞ GİBİ İTİBARİ PARA: PARA MAL OLARAK DEĞERLİ DEĞİL BANKNOT GİBİ
GRASHAM YASASI: KÖTÜ PARA İYİ PARAYI PİYASADAN KOVAR

PARA:
BOZUKLUK: DARPHANE BASIYOR
NAKİT: BANKNOTLAR MERKEZ BANKASI TARAFINDAN BASILIYOR. VADESİZ MEVDUAT: ÇEK İLE KULLANILABİLİYOR.

PARA BENZERLERİ: LİKİDİTESİ  (NAKİTE DÖNÜŞME HIZI) YÜKSEK ANCAK ALIŞVERİŞLERDE  DİREK PARA GİBİ KULLANILAMAYAN VARLIKLARDIR.
FİNANSAL VARLIKLAR: ALTIN DÖVİZ HAZİNE BONOSU V.B.

BANKACILIK SİSTEMİ NE İŞ YAPAR NASIL ÇALIŞIR.
BANKALARIN KENDİ KASALARINDA TUTTUKLARI NAKİT VE MERKEZ BANKASINDA BULUNAN VADESİZ MEVDUAT HESAPLARININ TÜMÜNE REZERVLER ADI VERİLİR. BÜTÜN BANKALAR BORÇLARINDAN DAHA DÜŞÜK BİR RAKAMI ELLERİNDE REZERV OLARAK TUTARLAR. BU YÖNTEME KISMİ REZERV BANKACILIĞI ADI VERİLİR.
MUTLAK REZERV BANKACILIĞI: MEVDUATLARA EŞİT MİKTARDA REZERV TUTMAKTIR. KAYDİ PARA NEDİR NASIL OLUŞTURULUR:
KAYDİ PARA ZORUNLU REZERV ORANININ  TERSİNE  EŞİTTİR. YANİ ZORUNLU REZERV ORANI 0,10  İSE 1/0,10=10 OLUR

PARANIN SATIN ALMA GÜCÜNÜ ELDE TUTMASINI  SAĞLAYAN FONKSİYON  DEĞER MUHAFAZA ARACI OLMASIDIR. PARA TEORİSİ VE POLİTİKASI

PARA ÜÇ AMAÇLA TALEP  EDİLİR.
1. İŞLEM AMAÇLI PARA TALEBİ
2. İHTİYAT AMAÇLI PARA TALEBİ
3. SPEKÜLASYON AMAÇLI PARA TALEBİ

PARANIN FONKSİYONLARI:
• DEĞİŞİM ARACI OLMASI
• DEĞER MUHAFAZA ARACI OLMASI
• HESAP BİRİMİ OLMASI

EĞER PİYASA FAİZ ORANI DENGE FAİZ ORANINI GEÇERSE PİYASADA PARA ARZI FAZLASI OLUŞUR.
BU DURUMDA MERKEZ BANKASI
• REESKONT ORANLARINI YÜKSELTİR
• ZORUNLU REZERV ORANLARINI YÜKSELTİR.
• AÇIK PİYASA İŞLEMLERİNDEN TAHVİL SATIŞI YAPAR

EĞER PİYASA FAİZ ORANI DENGE FAİZ ORANININ ALTINA DÜŞERSE MERKEZ BANKASI AŞAĞIDAKİLERİ YAPAR
• REESKONT ORANLARINI DÜŞÜRÜR
• ZORUNLU REZERV ORANLARINI DÜŞÜRÜR
• AÇIK PİYASA İŞLEMLERİNDEN TAHVİL ALIMI YAPAR.

TOPLAM TALEP TOPLAM ARZ ANALİZİ VE ENFLASYON
TOPLAM TALEP: BİR EKONOMİDE  ÜRETİLEN MAL VE HİZMETLERE OLAN TALEBİN TOPLAMIDIR.

GENİŞLETİCİ  PARA POLİTİKASINDA  ŞABLONDA YATAY KISIN SAĞA KAYAR YANİ ÜRETİM ARTAR DARALTICI PARA POLİTİKASINDA  ŞABLONDA YATAY KISIM SOLA KAYAR YANİ ÜRETİM AZALIR GENİŞLETİCİ MALİYE POLİTİKASINDA YATAY KISIM SAĞA DOĞRU KAYAR YANİ ÜRETİM ARTAR. DARALTICI MALİYE POLİTİKASINDA YATAY KISIM SOLA DOĞRU KAYAR YANİ ÜRETİM AZALIR.

STAGFLÂSYON: HEM ENFLASYON HEMDE İŞSİZLİĞİN AYNI ANDA OLMASIDIR. FİYATLAR ARTARKEN ÜRETİM MİKTARI DÜŞER. ULUSLAR ARASI TİCARET VE FİNANSMAN

MUTLAK ÜSTÜNLÜKTE  UZMANLAŞMA SÖZKONUSUDUR. KARŞILAŞTIRMALI ÜSTÜNLÜKTE KISMİ UZMANLAŞMA VARDIR. SEBEBİ ARTAN MALİYETLERDİR.

DEVELİASYON: YERLİ PARANIN DEĞERİNİN YABANCI PARA KARŞISINDA İRADİ  OLARAK DÜŞÜRÜLMESİDİR. DEVELÜASYON OLURSA İHRACAT ARTAR İTHALAT AZALIR ÜRETİM ARTAR.

REVELÜASYON: YERLİ PARANIN YABANCI PARA KARŞISINDA  İRADİ  OLARAK DEĞERİNİN  ARTIRILMASIDIR. REVELÜASYON OLURSA İHRACAT AZALIR İTHALAT ARTAR ÜRETİM AZALIR.
ESNEK DÖVİZ KURU SİSTEMİ:
DÖVİZ KURU PİYASADA BELİRLENİR. DÖVİZ KURU DALGALANMALARININ NEDENLERİ

• ÜLKENİN İHRAÇ MALLARINA OLAN TALEBİNİN ARTMASI
• ÜLKEDEKİ FAİZ ORANI
• ENFLASYON ORANI
• POLİTİK İSTİKRAR
• DEVLET MÜDAHALELERİ
EKONOMİK BÜYÜME VE BÜYÜMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER EKONOMİK BÜYÜME: BİR ÜLKENİN REEL GSMH DAKİ ARTIŞTIR.
BÜYÜMEYİ BELİRLEYEN FAKTÖRLER
• İŞGÜCÜ
• SERMAYE
• TOPRAK
• TEKNOLOJİ

72 KURALI: BİR ÜLKENİN YILLIK ORTALAMA BÜYÜME ORANI BİLİNİYORSA  72 Yİ BU SAYIYA BÖLEREK O ÜLKENİN REEL GSMH SINI KAÇ YILDA 2 KATINA ÇIKARTACAĞINI BULABİLİRİZ.

KALKINMANIN ÖNÜNDEKİ ENGELLER
• POLİTİK ENGELLER
• KAMU YÖNETİMİNDEKİ  YETERSİZLİKLER
• POLİTİK İSTİKRARSIZLIK  VE RİSK
• SOSYAL ENGELLER
• GİRİŞİMCİ RUHUN EKSİKLİĞİ
• HIZLI NÜFÜS ARTIŞI
• DUAL EKONOMİ

T M S

Türkiye   Muhasebe   Standartlarının   Amacı;  Benzer   işlem   ve olayların farklı ülke uygulamalarında farklı şekilde mali tablolara yansıtılması, uluslararası alanda açıklanması güç olan farklı faaliyet sonuçlarının ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Bu noktada TMS’nin amacı;  Doğru,  güvenilir, karşılaştırılabilir, açık  ve anlaşılabilir   ihtiyaca   uygun   şeffaf   finansal   tabloların    bilgi kullanıcılarına sunulabilmesi ve karar alabilmelerine yardımcı olabilmektir.

Türkiye Muhasebe Standartlarının (TMS), kabul görmesi için (IFRS / IAS) setinin resmi çevirisine gereksinim olduğunun belirlenmesi üzerine, Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu (IASB) ile TMSK (Türkiye   Muhasebe   Standartları   Kurulu)   arasında   anlaşma imzalanmıştır. Ve IASB’in yayımladığı standartların telif hakkı satın alınarak Türkçeye çevirimi sağlanmıştır.
Muhasebenin Varsayımları (Temel Kavramlar):
a-   Tahakkuk Esası: işlemler gerçekleştiği anda kaydedilir.
* b) Süreklilik Esası: Finansal tablolar işletmenin gelecekte de faaliyetlerini devam ettireceği varsayımı altında hazırlanır. (İşletmenin ne tasfiye niyetinin ne de ihtiyacının olduğudur)
Finansal Tabloların Niteliksel Özelikleri:
a-   Anlaşılabilirlik:
b- İhtiyaca Uygunluk: Finansal bilgi kullanıcılarının ekonomik kararlarının geçmişteki, bugünkü ve gelecekteki olayları değerlendirmelerine yardımcı  olmak  ya  da  geçmişteki  olayları algılamalarını teyid etmek veya düzeltmek suretiyle etkilemesi
c- Önemlilik
d-    Güvenilirlik:    Doğru   şekilde   gösterim,   Özün   önceliği,
İhtiyatlılık, Tam Açıklama, Karşılaştırabilirlik, Tarafsızlık
Finansal Tabloların Ölçüm (Değerleme) Esasları:
a-Tarihi Maliyet: Elde edildikleri tarihteki değer
b- Cari   Maliyet:  Varlığın   veya   borcun   bugün   alınması durumundaki değer
c-Gerçekleşebilir Değer   (ödeme değeri): varlıkların elden çıkartılması veya borçların ödenmesi durumundaki değer
d-    Bugünkü  Değer:  ileride  sağlayacakları  nakit  akışlarının bugünkü değeri (Reeskont)
Not: Sadece  mevcut  yatırımcılar  finansal  tablo  kullanıcıları
arasında yer almaz
TMS 1 FİNANSAL TABLOLARIN SUNULUŞU STANDARDI
Tam bir finansal tablo seti aşağıdaki bölümleri içerir;
a.   Bilanço
b.   Gelir tablosu
c.   Özkaynak değişim tablosu d.   Nakit akış tablosu
e.   Dipnot ve açıklayıcı notlar
Not: Kavramsal Çerçeveye Göre Finansal Tabloların Niteliği Genel Amaçlı Finansal Tablolardır. Ve muhasebe standartlarının yerini alamaz sadece yol gösterici özellik taşır.

Finansal tabloların hazırlanmasında ve sunulmasında işletmeler tarafından kullanılan belirli ilkeler, esaslar, gelenekler, kurallar Muhasebe Politikalarıdır.

Bilanço: varlıklar dönen ve duran varlık, borçlar kısa vadeli ve uzun vadeli olarak sınıflandırılacaktır. Dönen varlık ve duran varlık ile, kısa vadeli ve uzun vadeli borç ayrımı 12 ay içinde nakde dönüşmesi veya ödenmesi koşuluna bağlıdır.
Finansal Duran Varlıklar:   Mal veya hizmet üretimi veya arzında kullanılmak ve bir dönemden daha fazla kullanımı öngörülen fiziki kalemlerdir.

Not: Finansal Tablo Hakkındaki bilgiler öncelikle Bilançoda yer alır.

Gelir  Tablosu: Faaliyet  döneminde  elde  edilen  tüm  gelirler  ve giderleri gösterir. İçerisinde aşağıdaki bilgiler yer alır.
f.   Gelir (Hasılat)
g.   Finansman Maliyetleri
h.   İştirak veya Bağlı Ortaklıkların payları i.   Vergi öncesi Kar/Zarar
j.   Vergi
k.   Kar veya Zarar
Not: Finansal Durum Hakkındaki değişiklikler ilk olarak Gelir tablosunda yer alır.
Not: Gelir Tablosunda Olağandışı işlemler hiçbir şekilde gösterilemez.
TMS 2 STOKLAR

Tanımı: İşin normal akışı içinde (olağan işletme faaliyetleri kapsamında) satılmak için elde tutulan, satılmak üzere üretilmekte olan ya da üretim sürecinde ya da hizmet sunumunda kullanılacak ilk madde ve malzemeler şeklinde bulunan varlıklardır.

Değerlemesi: Maliyet veya Net gerçekleşebilir değerden düşük olanıyla değerlenir.

* Net Gerçekleşebilir Değer: Satış fiyatından tamamlanma maliyeti ve satış giderlerini çıkardıktan sonraki tutar

* Gerçeğe Uygun Değer: Karşılıklı pazarlık ortamında bilgili ve istekli gruplar arasında varlığın el değiştirmesi veya borcun ödenmesi durumunda ortaya çıkan tutar.

TMS 7 NAKİT AKIŞ TABLOLARI

Döneme ilişkin nakit akışları işletme, yatırım ve finansman faaliyetlerine dayalı raporlanır.

Nakit: Nakit ve Vadesiz Mevduat

* Nakit Benzeri: Tutarı belirli bir nakde kolayca çevrilebilen, kısa vadeli ve yüksek likiditeye sahip ve değerindeki değişim riski önemsiz olan yatırımlar

İşletme Faaliyetleri: Ana gelir getirici faaliyetler

Yatırım Faaliyetleri: Uzun vadeli varlıkların ve yatırımların elden çıkarılmasına ilişkin faaliyetler

* Finansman Faaliyetleri: Özkaynaklar ve yabancı kaynakların yapısında ve tutarında değişiklik meydana getiren faaliyetler

Not: Yabancı paralı nakit akışları, gerçekleştiği tarihteki kur üzerinden ulusal para birimine çevrilir.

TMS 8 MUHASEBE POLİTİKALARI, MUHASEBE TAHMİNLERİNDE DEĞİŞİKLİKLER VE HATALAR

Muhasebe Politikaları: Finansal tabloların hazırlanmasında kullanılan ilke ve esaslar

* Muhasebe Tahminlerindeki Değişiklik: Bir varlık veya yabancı kaynağın    defter    değerinin    veya   bunların    cari    durumunun saptanmasından ve  gelecekte  beklenen  fayda  ve  yükümlülüklerinin değerlendirilmesinden kaynaklanan, dönemsel kullanım tutarının değişimi nedeni ile yapılması gereken düzeltmelerdir.

Geçmiş Dönem Hataları: işletmenin bir veya daha önceki finansal tablolarında, güvenilir  bilgiyi  kullanmaması veya  yanlış  kullanması sonucu oluşan hatalardır.
Geriye Dönük Yeniden Düzenleme: Geçmiş dönem hatalarının düzeltilerek, düzeltilmiş tutarların finansal tablolarda hiç hata olmamış gibi yer alması, ölçülmesi ve açıklanması

Not: Muhasebe Tahminlerindeki değişiklikler dipnotlarda açıklanır.

TMS 10 BİLANÇO TARİHİNDEN SONRAKİ OLAYLAR

* Bilanço Tarihinden Sonraki Olay: Bilanço tarihi ile finansal tabloların yayımı için onaylandığı tarih arasında işletme lehine veya aleyhine ortaya çıkan olaylardır.

Düzelteme Gerektiren Olaylar: Bilanço tarihinde ilgili olayların var olduğuna ilişkin kanıtlar olması durumu

Düzeltme  gerektirmeyen olaylar: Bilanço  tarihinden  sonra  ortaya çıktığına ilişkin kanıtlar olması durumu

TMS 11 İNŞAAT SÖZLEŞMELERİ

inşaat sözleşmesi: Bir varlığın veya tasarım inşası olarak yapılan özel bir sözleşmedir.

*  Sabit  Fiyatlı Sözleşme: Yüklenicinin sabit bir  sözleşme fiyatını veya üretim birimi başına sabit bir tutarı kabul ettiği ancak belli koşullarda maliyet güncelleştirmesine (eskalasyon) konu olan inşaat sözleşmesidir.

Maliyet artı kar sözleşmesi: Yükleniciye kabul edilebilir maliyetlerin belli bir yüzdesi veya sabit bir tutar eklenerek ödeme yapılan sözleşmedir.

TMS 12 GELİR VERGİLERİ

*   Muhasebe   Karı   veya   Zararı:    vergi   öncesi   kardır   (Dönem kar/Zararı)

*  Vergiye Tabi Kar: vergi otoritelerine göre hesap dönemi içinde tespit edilen ve üzerinden vergi ödenen kar

Vergiye Esas Değer: bir varlık veya borcun vergisel açıdan taşıdığı tutar/değer

* Ertelenmiş Vergi Borçları: vergiye tabi geçici farklar üzerinden gelecek dönemlerde ödenecek gelir vergileri

Ertelenmiş Vergi Varlıkları: Gelecek dönemlerde geri kazanılacak olan gelir vergisi

*  Vergi Gideri: Dönem kar veya zararının belirlenmesinde dönem vergisi ve ertelenmiş vergi açısından dikkate alınan tutar

Geçici Farklar: Gelir  vergileri standardına göre; bir  varlığın veya borcun bilançodaki defter değeri ile bunların vergi açısından taşıdıkları değer
TMS 14 BÖLÜMLERE GÖRE RAPORLAMA

Bölüm Varlıkları: Bir bölümün faaliyetinde kullanılan ve doğrudan söz konusu bölümle ilişkilendirilebilen ya da makul bir şekilde söz konusu bölüme tahsis edilebilen işletme varlıklarıdır.

* Coğrafi Bölüm: İşletmenin, belirli bir ekonomik çevrede ürün veya hizmet  sunumu  faaliyetinde bulunan  ve  başka  bir  ekonomik  çevre içerisinde faaliyet gösteren bölümlerden farklı risk ve getiri özelliklerine sahip ayırt edilebilir bölüm

Bölüm Gideri: işletme faaliyetlerinden kaynaklanan giderlerin doğrudan bir bölümle ilişkilendirilebilen veya makul bir şekilde bir bölüme tahsis edilebilen kısmı

Bölüm Hasılatı: İşletmenin gelir tablosunda raporlanan hasılatının doğrudan bir bölümle ilişkilendirilebilen veya makul bir şekilde bir bölüme tahsis edilebilen kısmı

Raporlanabilir Bölüm:    Bölüm bilgileri açıklanması gerekli olan faaliyet alanı veya coğrafi bölüm

TMS    16    MADDİ    DURAN    VARLIKLAR    ve    TMS    36
VARLIKLARDA DEĞER DÜŞÜKLÜĞÜ

Defter  Değeri: Birikmiş  amortismanı ve  birikmiş  değer  düşüklüğü zararları indirildikten sonraki tutar

* Maliyet: Bir varlığın elde edilmesinde ve inşaatında ödenen nakit ve nakit benzerleri veya diğer bedellerin gerçeğe uygun değerini veya ilk muhasebeleştirme anında varlığa atfedilen bedeli ifade eder.

* Amortismana Tabi Tutar: Bir varlığın maliyetinden veya maliyet yerine geçen diğer tutarlardan kalıntı değerin düşülmesiyle bulunan tutarı ifade eder.

* Amortisman: Bir varlığın amortismana tabi tutarının, yararlı ekonomik süresince sistematik olarak dağıtılmasına denir.

* Değer Düşüklüğü Zararı: Bir varlığın defter değerinin geri kazanabilir tutarı aşan kısmıdır.

* Geri Kazanılabilir Tutar: Bir varlığın net satış fiyatı ve alış
değerinden büyük olanıdır.

Maddi duran varlıklar maliyet değeri ile kayıtlara geçirilir. Sonraki yıllarda yeniden değerleme modeli uygulanır.

TMS 17 KİRALAMA İŞLEMLERİ (FİNANSAL KİRLAMA)

* Kiralama: Kiraya verenin bir varlığın kullanım hakkını , bir ödeme veya ödeme planı karşılığında, taraflarca kararlaştırılmış bir zaman süresince kiracıya devrettiği sözleşmedir.

Kiralama Başlangıcı: sözleşmede belirtilen iptal edilemeyen kiralama süresi
Finansal Kiralama: Bir varlığın mülkiyetine sahip olmaktan kaynaklanan her türlü risk ve yararın devredildiği sözleşmedir.

Kazanılmamış Finansman geliri : Brüt kiralama yatırımı ile net kiralama yatırımı arasındaki farktır

Net kiralama yatırımı: Kiralama işlemleri standardına göre, brüt kiralama yatırımının, kiralama işleminde zımnen yer alan faiz oranında iskonto edilen kısmı

Brüt Kiralama Yatırımı: kiraya veren tarafından finansal kiralama çerçevesinde elde edilmesi mümkün asgari kira ödemeleri ve kiraya verene ait olacak garanti edilmemiş kalıntı değerin toplamı

* Kiralama Süresinin Başlangıcı: Kiracının kiralamış olduğu varlığı
Kullanma hakkını kazandığı tarihtir.

* Yararlı Ekonomik Ömür; Bir varlığın bir veya daha fazla kullanıcı tarafından ekonomik olarak kullanılacağı tahmin edilen süreyi; veya bir ya da daha fazla kullanıcı tarafından ilgili varlıktan elde edilmesi beklenen üretim sayısı veya benzeri üretim birimini ifade eden

Koşullu Kira: Kira ödemelerinin tutar olarak sabitlenmemiş ve kiralanan varlığı elde bulundurma süresi dışındaki nedenlerle değişen kısmıdır. Örneğin: Faaliyet Kiralaması Koşullu Kiralamadır.

TMS 18 HASILAT (GELİR)

* Hasılat: Hasılat standardına göre, ortakların sermayeye katkıları dışında, öz kaynakta artışla sonuçlanan ve işletmenin dönem içindeki olağan faaliyetlerinden elde edilen brüt ekonomik fayda tutarıdır.

Hasılat gerçeğe uygun değeri ile ölçülerek kayıtlara geçirilir.
TMS 19 ÇALIŞANLARA SAĞLANAN FAYDALAR Çalışanlara sağlanan faydalar, sigorta giderleri, kıdem tazminatları, sosyal güvenlik ödemeleri ve primlerdir. Tanımlanmış fayda yükümlülüğünün bugünkü değerinde bir dönem boyunca meydana gelen artış Faiz Maliyetidir.

* Çalışanlara Sağlanan Faydalar: Çalışanlar tarafından sunulan hizmetler karşılığında işletme tarafından sağlanan her türlü bedeldir.

* İşten ayrılma sonrasında fayda sağlayan planlar: ; Bir işletmenin bir veya birden fazla çalışanı için sağladığı, çalışma dönemi sonrasına ilişkin faydalara ait resmi veya gayri resmi düzenlemelerdir.

* Giydirilmiş personel sosyal hakları: Gelecekteki istihdam edilmeye bağlı olmayan, çalışanlara sağlanan faydalardır.
* İşten Çıkarma Tazminatları: Normal emeklilik tarihinden önce işveren kararı ile çalışanın işine son verilmesi ve çalışanın gönüllü olarak, söz konusu faydalar karşılığında işten ayrılmaya karar vermesi
sonucunda ödenebilir duruma gelen faydalardır.

Cari Hizmet Maliyeti: cari dönemde çalışan tarafından sunulan hizmet sonucunda, tanımlanmış fayda yükümlülüğünün bugünkü değerinde meydana gelen artış DENİR
Not: Emeklilik öncesinde belirlenebildiği veya tahmin edilebildiği anlaşma Emeklilik Fayda Planlarıdır. (Sigorta)

Tanımlanmış Katkı Planları: Bir işletmenin ayrı bir işletmeye sabit bir katkı payı ödediği plan

Plan Varlıkları Yatırım Getirisi: plan varlıklarından kaynaklanan faiz temettü ve söz konusu yatırımlara ilişkin gerçekleşmiş ve gerçekleşmemiş kazanç

TMS 20 DEVLET TEŞVİKLERİNİN MUHASEBELEŞTİRİLMESİ VE DEVLET YARDIMLARININ AÇIKLANMASI

* Devlet Yardımı: Belirli koşulları yerine getiren bir işletme veya işletmeler grubuna bir ekonomik fayda sağlamak üzere devlet tarafından yapılan faaliyetlerdir.

* Devlet Teşvikleri: İşletmenin faaliyet konuları ile ilgili belirli koşulların geçmişte veya gelecekte yerine getirilmesi karşılığında işletmeye kaynak transferi şeklindeki devler yardımlarıdır.

* Varlıklara ilişkin teşvikler: Teşvike hak kazanan işletme tarafından duran varlık satın almanın, inşa etmenin veya edinmenin ilk koşul olduğu devlet teşvikleridir.

* Gelire ilişkin teşvikler: Varlıklara ilişkin teşvikler dışında kalan devlet teşvikleridir.

TMS 21 KUR DEĞİŞİMİNİN ETKİLERİ

Kapanış Kuru: Bilanço tarihindeki geçerli kurdur.

* Kur Farkı: Bir para birimindeki belirli bir tutarın diğer para birimine farklı kurlardan çevrilmesinden kaynaklanan farktır.

* Döviz Kuru: İki para biriminin değişim oranıdır.

* Yurt dışındaki işletmede bulunan net yatırım: yurt dışındaki işletmenin net aktiflerinde raporlayan işletmenin payıdır.

Finansal tablolarda kullanılan para birimi: Finansal tabloların sunulduğu para birimidir(ulusal para)

Geçerli (Spot) Kur: Hemen teslim halindeki geçerli olan döviz kurudur.

Geçerli Para Birimi: işletmenin faaliyet gösterdiği temel ekonomik çevrenin para birimi

Muhasebeleştirilmesi: ilk kayıtlara alımı geçerli olan kur üzerinden yapılır, sonraki raporlamalarda kapanış kurundan değerlemeye tabi tutularak kayıtlara alınır.

TMS 23 BORÇLANMA MALİYETLERİ
* Borçlanma Maliyetleri: Bir işletme tarafından yapılan
borçlanmalarla ilgili olarak katlanılan faiz ve diğer giderlerdir.
* Özellikli varlıklar: Amaçlanan kullanıma ve satışa hazır duruma getirilebilmesi zorunlu olarak uzun bir süreyi gerektiren varlıklardır.

Muhasebeleştirilmesi: Oluştukları tarihte finansal tablolarda gider hesabında izlenirler. Özellikli varlığa isabet eden faiz özellikli varlığa eklenerek aktifleştirilir, diğer faiz giderleri gider hesabında takip edilir.

TMS 24 İLİŞKİLİ TARAF AÇIKLAMALARI
İlişkili  Taraf: ilişkili taraf olabilmesi için, işletmeyi kontrol etmesi
(ana ortaklı, bağlı ortaklık) veya işletme üzerinde önemli etkinliğinin olmasıdır.

* İlişki tarafla yapılan işlem: İlişkili taraflar arasında kaynakların, hizmetlerin ya da yükümlülüklerin bir bedel karşılığı olup olmadığına bakılmaksızın transferidir.

Kontrol Gücü: İşletmenin finansal ve faaliyet politikalarını yönetme gücü

* Kilit Yönetici Personel: İşletmenin, herhangi bir yöneticisi de dahil olmak üzere, faaliyetlerini planlama, yönetme ve kontrol etme yetki ve sorumluluğuna doğrudan veya dolaylı olarak sahip olan kişilerdir.

Önemli Etkinlik: işletmenin finansal ve faaliyet politikalarına katılma ve yönlendirme gücü

TMS 27 KONSOLİDE FİNANSAL TABLOLAR[/color]

Konsolide Finansal Tablolar: Bir grubun finansal tablolarının tek bir işletme gibi sunulduğu finansal tablolardır.
Konsolidasyon Yöntemleri:
a-   Tam Konsolidasyon: Tümüyle birleşme
b-    Kısmi Konsolidasyon: ortak olduğu yüzdelik pay doğrultusunda birleşme

Konsolidasyon yapılırken grupların birbirleriyle olan işlemleri (mal alışı, satışı) ile birbirlerinden olan alacak ve borçları elimine edilir.

TMS 29 YÜKSEK ENFLASYON DÖNEMLERİNDE FİNANSAL RAPORLAMA
Standardın Amacı: Yüksek enflasyon olduğu dönemlerde parasal
kalemlerinin, düzeltme katsayısı ile düzeltilerek enflasyonun varlıklar
ve borçlar üzerindeki etkisi giderilmeye çalışılır.

Parasal Varlık: para olarak alınacak veya ödenecek varlık

TMS 37 KARŞILIKLAR, KOŞULLU BORÇLAR VE KOŞULLU VARLIKLAR
Karşılık: Gerçekleşme zamanı ve tutarı belli olmayan yükümlülüktür.
(Tazminat, garanti, dava)

Yükümlülük: Geçmiş olaylardan kaynaklanan ve gerçekleşmesi halinde ekonomik fayda içeren kaynakların işletmeden çıkmasına neden olacak işlemlerdir.

TİCARET  HUKUKU
KIYMETLİ EVRAK HUKUKU

Kıymetli Evrak Tanımı : Kıymetli evrak öyle senetlerdedir ki; bunlarda mündemiç olan hak senetten ayrı dermayan edilemeyeceği gibi başkasına da devredilemez. Kıymetli evrak senet olduğundan dolayı bunlara karşı ileri sürülecek iddiaların yazılı olması gerekir. Kıymetli evrakta hak senede sıkı sıkıya bağlanmıştır. Hakkın istenebilmesi için senedin ibrazı gerekir. Hakkın devredilmesi senedin devrine bağlıdır. Kıymetli evrakta borç borçlunun ikametgahında senedi ibraz edene ödenir.
Kıymetli Evrakın Devri Yönünden Sınıflandırılması :
1.   Nama Yazılı Senetler : Belli bir şahsın namına yazılı olup da onun emrine kaydını ihtiva etmeyen ve kanunen de emre yazılı senetlerden sayılmayan senetlerdir. Nama yazılı senetler alacağım temliki ve senedin devri ile el değiştirir. Borçlu senedi öderken meşru hamili araştırmak zorundadır. Nama yazılı senetlere veya hamiline ibaresi konulması senedi eksik nama yazılı senet yapar ve borçlu senet zilyetliğini dikkate alarak ödeme yaparak borçtan kurtulur. Nama yazılı çeklerde veya hamiline ibaresi yazılması çeki hamiline yazılı hale sokar.
2.   Emre Yazılı Senetler : Emre yazılı olan ve kanunen de emre yazılı olan senetlerdir. Kanunen emre yazılı senetlerin emre yazılı düzenlenebilmesi için senet metnine emre yazılı değildir veya ciro edilemez gibi menfi bir kaydın konulmaması gerekir. Bono münhasıran emre yazılı senet olduğundan üzerine ciro edilemez veya emre yazılı değildir ibaresi konması senedi adi senet haline getirir. Kural olarak emre yazılı senetlerden olan poliçe ve çek ciro edilemez kaydı konduğunda senet nama yazılı senet haline gelir. Emre yazılı senetler ciro ve senedin zilyetliğinin devri ile el değiştirir. Ciro çifte yetki veren hukuki bir işlemdir. Senedi ciro eden kimse, ciro edilene senet bedelini kabz, muhataba da ödeme yetkisi vermektedir. Ciro senet veya senede bağlı alonj üzerine yapılabilir. Senedi ödeyen borçlu, senedi ibraz edene bedeli ödemekle borçtan kurtulur, senedin hüviyetini araştırmak zorunda değildir.
3.   Hamiline Yazılı Senetler : Senedin metin veya şeklinden hamili kim ise o kişinin hak sahibi sayılacağı anlaşılan senetlerdir. Hamile yazılı senetler sadece senedin devri ile el değiştirir. Borçlu senedi ibraz edene ödeme yaparak borçtan kurtulur.
Senetlerin Nev’i Değiştirmesi  : Nev i değiştirmeden amaç; nama, emre veya hamiline yazılı bir senedin tedavüle çıkarıldıktan sonra, kendi grubundan çıkarılıp nama, emre veya hamiline yazılı senetlerden birinin grubun dahil edilmesidir. Nama veya emre yazılı bir senet, ancak kendisine hak verdiği ve borç yüklediği bütün kimselerin muvafakatıyla hamiline yazılı senet haline getirilebilir. Hamiline yazılı senetlerin de nama ve emre yazılı senetler haline getirilmesinde aynı şart geçerlidir. Ancak bu halde hak ve borç sahiplerinden nev i değiştirmeye muvafakat etmeyenleri bağlamaz.
Menkul Kıymet : Kıymetli evrak menkul kıymet kavramına göre daha kapsamlıdır. Menkul kıymet bir meblağı temsil eden, uzun vadeli ve dönemsel gelir getiren yatırım araçlarıdır.
Kıymetli Evrakın İptali : Senet üzerinde hak sahibi olan şahıs senedin iptal edilmesini mahkemeden talep edebilir. TTk nunda  hamiline yazılı senetlerin iptali ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Mahkeme dilekçe sahibinin iddiasını kuvvetle muhtemel gördüğünde senet borçlusunu senet bedelini ödemekten men eder. Mahkeme ilan yolu ile belli olmayan hamili, belli br süre içinde senedi mahkemeye ibraz etmeye davet eder. Bu süre içinde senet ibraz edilmezse, iptal kararı verileceğini duyurur. İlan Ticaret Sicili Gazetesinde yapılır. Zayi olan senet bu süre içinde mahkemeye ibraz edilmiş ise, mahkeme dilekçe sahibine senedin iadesi konusunda dava açması için bir süre verir. Dilekçe sahibi bu süre içinde dava açmazsa, mahkeme senedi geri verir ve ödeme yasağını kaldırır. Senet belirlenen süre içinde mahkemeye ibraz edilmezse senedin iptaline karar verilir.
Ticari Senetlerin  Ortak Yönleri :
1.   Ticari senetler kanunen emre yazılı senetlerdir. Bono münhasıran emre yazılı senet iken, poliçe ve çek kural olarak emre yazılı senetlerdendir.
2.   Ticari senetler ibraz senetleridir ve senet ibraz edilmeden borç ödenmez.
3.   Ticari senetler  şekle bağılıdır.
4.   Ticari senetlerde müteselsil sorumluluk vardır.
5.   Ticari senetler illetten mücerret senetlerdir.
6.   Ticari senetlerde beyan ve imzalardan her biri bağımsızdır.
Poliçe  : Poliçede, keşideci, muhatap ve lehdar olmak üzere üç kişi vardır.Keşideci muhataba belli bir bedeli ödeme, lehdara da kabz yetkisi vermektedir. Poliçe bir kredi aracı olduğundan damga vergisine tabidir.
Poliçede Bulunması Gereken Unsurlar :
1.  Poliçe kelimesi:  yazılmazsa emre yazılı havale sayılır.
2.  Belli bir bedelin ödenmesi hususunda kayıtsız şartsız havale
3.  Muhatabın adı- soyadı
4.  Lehdarın adı soyadı : Poliçe hamiline yazılı düzenlenemez.
5.  Keşide tarihi, vadenin belirlenmesi açısından önemlidir.
6.Keşidecinin imzası
Poliçede keşide yeri yer almazsa, keşidecinin adının bulunduğu yer keşide yeri sayılır. Burada da yer belirtilmemişse poliçe adi senet sayılır. Poliçede ödeme yeri gösterilmemiş ise, muhatabın adının bulunduğu yer ödeme yeri sayılır. Burada da yer belirtilmemiş ise senet adi senet sayılır.
Ciro   : Ciro çifte yetki veren bir havaledir. Ciro da ciranta, ciro edilene kabz, muhataba da ödeme yetkisi vermektedir. Ciro poliçe veya poliçeye bağlı alonj üzerinde yapılır. Poliçenin ön yüzüne yapılacak cironun ta m ciro olması gerekir. Çünkü poliçenin yüzüne atılacak imza aval hükmündedir. Ciranta, ciro edeceği kimsenin adını soyadını yazar ve imzasını atarsa bu ciro tam cirodur.Ciranta, sadece imzasını atar veya ödeyiniz deyip imzasını atarsa, ciro edilen belli olmadığı için buna beyaz ciro denir. Ciro, üçüncü şahıslar dışında , keşideciye, muhataba veya cirantalardan birine yapılabilir. Muhataba yapılan ciro ile alacaklı ve borçlu sıfatları birleştiğinden senet bir müddet piyasadan çekilmiş sayılır. Muhatap kendisine ciro edilen poliçeyi tekrar tedavüle çıkarabilir.Çeklerde muhataba ciro makbuz hükmündedir. Ciro vadeden sonra da yapılabilir. Vadeden sonra yapılan ciro, vadeden önce yapılan cironun sonuçlarını doğurur. Ancak ödememe protestosu keşide edildikten sonra veyabu sürenin geçmesinden sonra yapılan ciro alacağın temliki hükmündedir.
Amacına Göre Cironun Türleri :
Temlik Cirosu  : Temlik cirosu ile poliçeden doğan tüm haklar ciro edilene geçer. Ciro ile birlikte senedin de teslim edilmesi gerekir. Ciro üzerinde bedeli teminattır, bedeli tahsildir gibi ifadelerin bulunmaması halinde ciro temlik cirosudur. Temlik cirosunun 3 fonksiyonu vardır : 1- Teminat fonksiyonu : Temlik cirosu ile senedi elinde bulunduran kimse senedi temlik, rehin veya tahsil cirosu ile devredebilir. 2- Teminat fonksiyonu : Cirantaların hepsi ve keşideci senedin ödenmemesinden dolayı müteselsilen sorumludurlar. Hamilin cirantalara veya keşideciye müracaat edebilmesi için muhatabın poliçeyi ödemediğini ödememe protestosu ile tevsik etmesi gerekir. Ödememe protestosu keşide edilmedikçe hamil müracaat borçlularına başvuramaz. 3 – Teşhis Fonksiyonu : Poliçede ciro meşru hamilin kim olduğunu göstermektedir.
Rehin Cirosu : Poliçe bedelinin rehni amacıyla, poliçe rehin cirosu ve senedin teslimi ile devredilir. Bu durumda cironun bedeli teminattır ve bedeli rehindir gibi ibareleri taşıması gerekir. Rehin cirosu ile poliçeyi elinde bulunduran kimse poliçeyi ancak tahsil cirosu ile devredebilir. Rehin cirosunun sadece teşhis fonksiyonu vardır.
Tahsil Cirosu : Poliçe bedelinin bir başka kimse tarafından  tahsil edilmesini sağlamak amacıyla yapılan ciroya tahsil cirosu denir. Ciro, bedeli tahsil içindir, kabz içindir gibi ibareleri taşıması gerekir.Tahsil cirosu ile poliçeyi elinde bulunduran kişi poliçeyi ancak tahsil cirosu ile devredebilir.
Poliçede Kabul :  Muhatap poliçeyi kabul etmediği sürece poliçe borçlusu sayılmaz. Kabul tek taraflı, kayıtsız şartsız bir beyandır. Poliçede keşideci muhataba ödeme, lehdara da kabz yetkisi vermektedir. Kabul ticari senetlerden sadece poliçe için söz konusudur. Çünkü bono da sendi düzenleyen hem borçlu hem de keşidecidir (mümzi) . Çeklerde ise kabul geçerli değildir. Çünkü çek ödeme aracıdır.Poliçenin kabul edilmemesi halinde, kabul etmeme protestosu keşide edilmek şartıyla hamil vadeyi beklemeden önce müracaat borçlularına (cirantalar ve keşideci ile bunlara aval veren kişiler) baş vurmak hakkını elde eder.Keşideci muhatabın kabul şerhini almadan da poliçeyi tedavüle çıkartabilir. Bu durumda poliçe borçlusu keşideci ve cirantalardır. Kabul şerhi konulmadan lehdara verilen poliçeyi hamil kabule arz eder. Hamil poliçeyi vadenin gelmesine kadar  kabule arz etmek yetkisine sahiptir.Görüldükten belli bir süre sonra ödenecek poliçelerde keşideci, kabul için bir süre tayin etmemişse poliçe keşide gününden itibaren bir yıl içinde kabule arz edilmesi gerekir.Poliçeyi kabule arz etmek ihtiyaridir. Hamil poliçeyi ister kabule arz eder ister etmez. Poliçeyi kabule arz etmeyen hamil vadeden önce poliçe borçlularına müracaat edemez. Görüldüğünden belli bir süre sonra ödenecek poliçelerde kabule arz mecburidir. Çünkü poliçenin vadesi kabulden sonra işlemeye başlar.
Poliçede Vade   : Poliçede dört türlü vade söz konusudur.
Belli bir günde ödenecek poliçeler :  Vade günü poliçede belli bir gün olarak belirlenmiştir.
Keşide Tarihinden Belli Bir Süre Sonra Ödenecek Poliçeler : Vade poliçe üzerinde gösterilen keşide gününden itibaren işlemeye başlar.
Görüldüğünde Ödenecek Poliçeler : Poliçede bir vade yer almamış ise poliçe görüldüğünde ödenmelidir. Bu tür poliçelerin ödeme için keşide tarihinden itibaren 1 yıl içinde ödeme için ibraz edilmesi gerekir.
Görüldükten Belli Bir Süre Sonra  Ödenmesi Kaydını Taşıyan Poliçeler : Böyle bir poliçenin vadesi kabul şerhinde yazılı olan tarihe göre saptanır.
Görüldüğünde ödenecek poliçelerin ibrazında ödenmesi gerekir. Bunların vadesi poliçenin muhataba ibraz edildiği tarihtir.Bu tür poliçeler keşide tarihinden itibaren bir yıl içinde ödeme için ibraz edilmesi gerekir. Belli bir günde, keşide gününden veya ödeme gününden belli bir süre sonra ödenecek poliçelerde ödeme gününü takip eden iki iş günü içinde ödeme için muhataba ibraz edilmelidir.
Poliçe Meblağının Ödenmemesinin Sonuçları : Muhatap poliçeye kabul şerhini koymuş ise poliçenin aslı borçlusu haline gelmiştir. Hamil poliçeyi kabul eden muhataba zaman aşımı süresi içinde müracaat edebilir. Hamil, poliçeyi kabul etmeyen veya ödemeyen muhataba da kabul etmeme ve ödememe protestosu keşide ederek vadeden önce veya sonra müracaat borçlularına baş vurabilir. Poliçenin asli borçlusu muhatap ve muhataba aval veren kişilerdir. Hamil poliçeyi kabul eden muhataba herhangi bir şart olmadan baş vurabilir. Müracaat borçluları ise keşideci, cirantalar ve bunlara aval veren kişilerdir. Hamilin müracaat hakkını kullanabilmesi için; senedin vadesinin gelmiş olması, senedin muhataba ödeme için ibraz edilmesi ve muhatabın senet bedelinin ödememesi gerekir. Bu durumda ödememe ödememe protestosu keşide edilerek belirlenir. Muhatap poliçeyi kabul etmemiş ise hamil kabul etmeme protestosu keşide ederek vadeden önce poliçenin müracaat borçlularına başvurabilir.
Zamanaşımı : Hamilin poliçeyi kabul etmiş muhataba karşı açacağı davalar vade tarihinden itibaren 3 yıllık zamanaşımına tabidir. Hamilin keşideci ve cirantalar aleyhine açacağı davalar ise ödememe protestosunun keşide edildiği tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımına tabidir. Cirantaların başka cirantalar ve keşideciye karşı açacakları davalar ise cirantanın senet bedelin ödediği tarihten itibaren altı aylık zamanaşımı süresine tabidir.
Aval   : Aval bir nevi kefalettir.Poliçe borçlularından biri lehine aval verilmekle poliçenin tedavülü bir şekilde kolaylaşmış olur. Aval veren kimse senedin tamamen veya kısmen ödenmesini teminat altına almış olur. Lehine aval verilen kişinin poliçe borçlusu olması gerekir. Aval veren müteselsil borçlu durumundadır. Kefalette kefil, asıl borçluya ilişkin def ileri ileri sürebilir.Kefil esas itibariyle müteselsil sorumlu değildir. Kanunda gösterilen hallerde veya sözleşmede hüküm bulunduğu taktirde kefil müteselsil sorumludur. Aval veren ise asıl borçluya ilişkin şahsi defileri ileri süremez. Aval veren mutlaka müteselsil sorumludur. Aval poliçe borcu için verilir. Poliçe zorunlu şartları taşımaması halinde senet niteliğini taşımaz ise aval de geçerli değildir. Kefalet iki taraflı bir sözleşme iken aval tek taraflı bir işlemdir. Kefaletin yazılı olması gerekirken aval poliçe üzerinde yapılır.
Bono   : Emre yazılı olan senetlerde (bono) iki kişi vardır. Senedi düzenleyen kişi (mümzi) ve lehine senet düzenlenen hamil. Mümzi hem senedi düzenleyen hem de borçludur. Bono poliçe gibi kredi aracı olduğundan damga vergisine tabidir. Bono münhasıran emre yazılı senet olduğundan  senet üzerine emre yazılı değildir- ciro edilemez ibarelerinin konması senedi adi senet yapar.
Bonoda Bulunması Gereken Zorunlu Unsurlar :
1.   Bono Kelimesi  yer almazsa emre yazılı ödeme vaadi olur.
2.   Kayıtsız şartsız belli bir bedeli ödeme vaadi.
3.   Lehdarın adı soyadı bu nedenle bono hamiline düzenlenemez.
4.   Düzenleyenin imzası:
5.   Keşide Tarihi :
Bonoda keşide yeri açıkça gösterilmelidir. Bu yer gösterilmemişse senedi düzenleyenin adının bulunduğu yer keşide yeri sayılır. Burada da herhangi bir yer yoksa senet bono niteliğini taşımaz.Bonoda ödeme yeri gösterilmelidir. Ödeme yeri yoksa keşide yeri ödeme yeri sayılır. Keşide yeri yoksa senedi düzenleyenin adının bulunduğu yer ödeme yeri sayılır Burada da bir yer belirtilmemişse senet adi senet sayılır.
Bono da vade gösterilmemişse bono görüldüğünde ödenecek bono sayılır.
Çek   : Çek kural olarak emre yazılı senetlerden olduğu için üzerine emre yazılı değildir, ciro edilemez gibi ibarelerin yazılması halinde çek nama yazılı sayılır.Çek bir ödeme aracı sayıldığından damga vergisine tabi değildir ve muhatap tarafından kabulu de söz konusu değildir. Çek poliçe gibi çifte yetki veren bir havaledir. Çekte üç kişi vardır: Çeki düzenleyen kimse, çek bedelni tahsil edecek olan kimse ve çek bedelini ödeyecek olan banka.
Çekte Zorunlu Unsurlar :
1.   Çek kelimesi yer almazsa emre yazılı havale söz konusudur.
2.   Çek kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi amacıyla düzenlenir ve havale niteliğindedir.
3.   Çekte muhatabın adı ve soyadının bulunması gerekir. Muhatap sadece banka olabilir.
4.   Keşide tarihi: Çekte keşide tarihinin bulunması ibraz sürelerinin belirlenmesi için gereklidir.
5.   Keşidecinin İmzası:
Çekte ödeme yeri gösterilmelidir. Ödeme yeri gösterilmemişse muhatabın adının bulunduğu yer ödeme yeri sayılır. Burada da yer belirtilmemişse çek  muhatabın iş merkezinin bulunduğu yerde ödenir. Çekte ödeme yerinin gösterilmemesi çeki n niteliğini etkilememektedir.Çekte keşide yeri gösterilmelidir. Keşide yeri gösterilmemişse keşidecinin adının bulunduğu yer keşide yeri sayılır. Burada da bir yer belirtilmemişse çek özelliğini yitirir.
Çek Bedelinin Ödenmesi : Bankalar çek karnesi verdikleri müşterilerinin kimliklerini T.C. Merkez Bankasına bildirmek zorundadırlar. Çek, çekle işleyen hesabın bulunduğu banka şubesine ibraz edildiğinde banka karşılığı varsa çeki tamamen veya kısmen ödemek zorundadır.Çeki ödemeyen banka ödenmeme sebebini çekin üzerine yazarak çeki hamile verir. Yeterli karşılığı olmadığı için çeki kısmen veya tamamen ödemeyen banka  keşideciye bütün çek karnelerini aldığı bankaya vermesini düzeltme işlemini yapmadan bir yıl süreyle  çek keşide edemeyeceğini, aksi davranışların cezai yaptırımların uygulanması gerektiğini ibraz tarihini izleyen 10 gün içinde iadeli taahhütlü mektupla bildirir. İhtar mektubunu alan hesap sahibi 7 gün içinde çekin karşılıksız akalan kısmını % 10 tazminat ve gecikme faizi ile birlikte hamil adına muhatap bankaya yatırdığı taktirde çek keşide etme hakkını tekrar kazanır. Düzeltme hakkı çekin ibraz tarihini izleyen bir yıl içinde iki defa kullanılabilir. Karşılıksız çıkan çekler; keşidecinin düzeltme hakkı varsa düzeltme süresini takip eden 10 işgünü içinde TC. M.B na bildirir.
Çeklerde İbraz Süreleri :  Ödeme ve keşide yeri göz önüne alınarak çeklerde ibraz süreleri belirlenmiştir. Çekler görüldüğünde ödenir. Ödeme ve keşide yeri;
Aynı yer olan çeklerde 10 gün,
Türkiye de keşide edilen çek başka bir ülkede ancak aynı kıta üzerinde ödenecekse  bir ay,
Bir kıta da keşide edilen çek başka bir kıtada ödenecekse ibraz süresi 3 aydır.
Çekler bu süreler içinde ibraz edilmezse keşideci çekten cayabilir. Keşideci çekten caymamışsa muhatap ibraz süresi geçtikten sonra ibraz edilen çeki ödeyebilir. Ancak banka süre geçtikten sonra ödeme yapmak zorunda değildir. Bu halde hamilin cirantalara ve keşideciye müracaat hakkı söz konusu olmaz.
Çeklerde Zamanaşımı : Hamilin keşideci ve cirantalara ve diğer çek borçlularına karşı müracaat hakkı ibraz süresinin bitiminden; çek borçlularının birbirine müracaat hakkı da dava veya ödeme tarihinden itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar.
Menkul Kıymetler  : SPK na göre menkul kıymet, ortaklık veya alacaklılık sağlayan, belli bir meblağı temsil eden, yatırım aracı olarak kullanılan, dönemsel gelir getiren, misli nitelikte, seri halinde çıkarılan, ibareleri aynı olan kıymetli evraktır.
Hisse Senetleri : Anonim şirketler ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin  çıkardıkları hisseyi temsil eden kıymetli evraktır. TTK na göre hisse senetleri nama veya hamiline yazılı olur. Bedelleri tamamen ödenmemiş paylar için hamiline yazlı hisse senetleri çıkarılamaz. Hisse senetlerine halka arz edecek olan A.Ş ler SPK ndan izin alması gerekmektedir. Sermayesi paylara bölünmüş Komandit şirketlerin hisse senetleri halka arz edilemez. Yine A.Ş ler SPK ndan izin alarak kayıtlı sermaye sistemine geçebilirler. Böylece, TTK nun sermaye artırımına ilişkin hükümlerine bağlı olmaksızın kayıtlı sermaye sınırına kadar hisse senedi çıkarabilirler. Çıkarılan hisse senetlerinin bedeli tamamen ödenmedikçe hisse senedi çıkarılamaz.
Tahviller : TTK  na göre .A.Ş. lerin ödünç para bulmak için itibari kıymetleri eşit ve ibareleri aynı olmak üzere çıkardıkları borç senetleridir. İhraç edilen tahvillerin bedeli tamamen alınmadıkça yenileri çıkarılamaz. AŞ lerin çıkarabilecekleri tahvillerin miktarı, esas sermayenin ödenen ve son bilançoya göre mevcudiyeti anlaşılan miktarını aşamaz. Genel Kurulca alınan tahvil çıkarma kararı Ticaret Siciline tescil edilmelidir. Tahvillerini halka arz etmek isteyen A.Ş. bir izahname hazırlamak zorundadır.SPK na göre A.Ş. lern çıkarabilecekleri tahvil ve diğer borçlanma senetlerinin tutarı, ödenmiş sermaye ve genel kurulca onaylanmış son mali tabloda görülen yedeklerin ve yeniden değerleme artış fonunun toplamından varsa zararların düşülmesinden sonra kalan miktarı aşamaz.

ŞİRKETLER  HUKUKU
Adi Şirket  :
Tanımı :  BK na göre iki veya daha fazla şahsın müşterek bir amaca erişmek için emek ve mallarını bir sözleşmeyle birleştirmek suretiyle meydana getirdikleri topluluktur. Adi şirketin tüzel kişiliği yoktur, şirket yazılı veya sözlü akitle oluşabilir ve şirketin kuruluşunu 3. şahıslara bildirmek gerekmez. Her ortak şirkete sermaye koymakla yükümlüdür. Ortaklar tarafından konulan sermaye üzerindeki mülkiyet hakkı bütün ortaklara aittir. Buna iştirak halinde mülkiyet denir. Ortakları kara veya zarara katılmayacakları kararlaştırılamaz. Ancak, emeğini sermaye olarak koyan ortağın zarara katılmayacağı kararlaştırılabilir.
İdare ve Temsil :Sözleşme veya ortakların aldığı kararla şirketin idaresi bir veya birkaç ortağa bırakılmamışsa şirketin idaresi bütün ortaklara aittir. Her ortak tek başına şirketi idare edebilir ancak bu yetki olağan işlerle sınırlıdır olağan üstü işlerde oybirliği ile karar alınması gerekir. Şirketin kararları ittifakla alınır.Ancak sözleşmede  ortakların ekseriyeti ile karar alınacağı belirtilmişse ekseriyet ortakların sayı olarak ekseriyetidir.  Sözleşme veya sonradan alınan kararla şirketin idaresi bir veya birkaç ortağa bırakılmışsa, haklı sebepler varsa bu idare yetkisi sınırlandırılabilir veya geri alınabilir. Şirketi temsil yetkisi sözleşme veya karar ile bir veya birkaç ortağa bırakılmamışsa, ortakların her bir şirketi temsil etme görevi vardır. Şirketi temsil eden ortak üçüncü kişiye şirket adına hareket ettiğini bildirmezse, yaptığı işlemden kendisi sorumlu olur. Temsil yetkisi şirket mevzuu ile sınırlıdır.
Ortaklar Arasındaki İlişkiler ve Sorumluluk : Ortakların şirket işlerinden dolayı sorumlulukları birinci derecedendir ve  müteselsildir. Alacaklılar ortaklardan istediklerine borcun tamamı için başvurabilirler. Şirket ortaklarının ortaklıktan çıkmaları bütün ortakların muvafakatına bağlıdır. Şirketten ayrılan ortak, ayrılma tarihinden önceki işlemlerden dolayı iki yıl süre ile sorumluluğu devam eder.
Fesih :
•   Şirket için tayin edilen sürenin sona ermesi
•   Bütün ortakların ittifak kararı ile
•   Şirket gayesinin elde edilmesi veya elde edilmesinin imkansızlaşması
•   Mirasçılar ile şirketin devamına ilişkin önceden yapılmış sözleşme yok ise ortaklardan birinin ölümü
•   Ortaklardan birinin iflası
•   Altı ay önce ihbar etmek şartıyla her ortak şirketin feshini ihbar edebilir.
•   Haklı sebeplerin varlığı halinde mahkemece fesih.
Ticaret Şirketleri :
TTK nda düzenlenen şirketler  tüzel kişiliği olan şirketlerdir.Ticaret şirketleri tacirdir ve tacir olmanın sonuçlarına tabidirler.Ticaret şirketleri iki grupta toplanır:
Şahıs Şirketleri : Kollektif ve komandit şirketler bu tür şirketlerdir ve bunlarda şahıslar ön plana çıkmaktadır. Ortaklar şirket borçlarına karşı tüm mal varlıklarıyla sorumludurlar. Bundan dolayı ortaklıktan çıkma zorlaştırılmıştır.
Sermaye Şirketleri: Bu şirketlerde ortakların koyduğu sermaye ön plandadır ve bundan dolayı ortakların değişmesi kolaylaştırılmıştır. Ortakların şirket alacaklılarına karşı sorumluluğu koydukları sermaye miktarları ile sınırlıdır. Anonim ve limited şirketler bu türdendir. Bu şirketler kurumlar vergisi mükellefidirler.
Ticaret Şirketlerinin Ortak Özellikleri :
–   Ticaret şirketler, onu oluşturan kişilerden ayrı bir tüzel kişiliğe sahiptir.
–   Ticaret şirketleri tacirdir ve tacir olmanın sonuçlarına katlanırlar. Bu nedenle, iflasa tabidirler, ticaret siciline tescil edilmelidirler, ticari defter tutmak ve ticaret unvanı kullanmak zorundadırlar.

Kollektif Şirket   :
Tanımı : Bir ticari işletmeyi bir ticaret unvanı altında işletmek amacıyla gerçek kişiler arasında kurulan ve ortaklardan hiç birisinin sorumluluğu şirket alacaklılarına karşı sınırlandırılmamış olan şirkettir.
Kuruluşu : Kollektif şirket yazlı şirket sözleşmesi ile kurulur ve sözleşme notere tasdik  ettirilir.Şirket ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanır. Şirket ana sözleşmesinde aşağıda buluna hususların yer alması gerekir :
•   Ortakların adı-soyadı- adresleri
•   Şirketin ticaret ünvanı-merkezi
•   Şirketin kollektif olduğu
•   Şirketin mevzuu
•   Ortakların koymayı taahhüt ettikleri sermaye
•   Şirketi temsile yetkili olanları
Yukarıda belirtilen hususlardan birinin ana sözleşmede yer almaması halinde adi şirkete ilişkin hükümler uygulanır. Tescil işlemi yapılmadan önce şirket adına yapılan işlemlerden dolayı ortaklar müteselsilen sorumludurlar.
Şirketin İdaresi :  Şirketi idare yetkisi ana sözleşme veya ortaklar kararı ile bir veya birkaç ortağa bırakılmamışsa, kollektif şirket  ortaklar tarafından idare edilir. Bu idare görevi şirketin olağan işleri ile sınırlıdır. Olağan üstü  işlemlerde  bütün ortakların ittifakı gerekir. İdare yetkisi ana sözleşme ile bir ortağa bırakılmışsa, bu ortağın idare hak ve görevi diğer ortaklar tarafından sınırlandırılamaz.. Ancak haklı sebepler bulunması halinde ortaklar mahkemeden idare hak ve görevin sınırlandırılmasını talep edebilirler. İdare yetkisi ana sözleşmeden sora ortakların kararı ile bir veya birkaç ortağa bırakılmışsa, ortağın idare hak ve görevi ortaklar kararı ile veya ortaklar mahkemeden idare hak ve görevinin sınırlandırılmasını talep edebilirler.
Temsil   : Şirket ana sözleşmesi ile şirketi temsil etme görevi bir ortağa veya üçüncü kişiye bırakılabilir. Ana sözleşmede bu konuda bir hüküm yoksa her ortağın şirketi temsil etme hak ve görevi vardır. Yeni temsilci belirlenmesi için ana sözleşmede değişiklik yapılması gerekir. Şirketin temsil yetkisi şirket mevzuu ile sınırlıdır.
Sorumluluk ve Ortaklar Arasındaki İlişkiler :  Kollektif şirkette ortaklar şirket alacaklılarına karşı bütün malvarlıkları ile müteselsilen sorumludurlar. Şirket alacaklılarına karşı, birinci derecede şirket sorumludur, şirketin mal varlığının yetersiz kalması halinde ortaklar malvarlıkları ile sorumludurlar. Şirkete yeni bir ortak alınması, ana sözleşmede aksine bir hüküm yoksa bütün ortakların ittifakı gerekir. Şirkete yeni giren ortak, şirkete girmeden önceki şirket borçlarından da sorumludur. Ana sözleşmede aksine bir hüküm yoksa bir ortağın şirketten ayrılması için bütün ortakların ittifakı gerekir. Bu şekilde ortaklıktan çıkmasına  izin verilmeyen ortağın  şirketin feshini talep etme hakkı vardır. Ortaklıktan çıkarılma ise aşağıdaki şekillerde olur: Ortağın iflas etmesi halinde ortak ortaklıktan çıkarılarak şirket devam eder.Ortağın şahsi alacaklısının şirketin feshini talep etmesi halinde ortak ortaklıktan çıkarılabilir. Şirketin feshini talep eden ortak ortaklıktan çıkarılabilir. Ana sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin kararlar ittifakla, diğer kararlar ana sözleşmede aksine bir hüküm yoksa ortakların çoğunluğu ile alınır.
Rekabet Yasağı : Şirket ortağı, diğer ortakların muvafakatı olmadan şirketin konusuna giren işleri kendi ve başkası hesabına yapamayacağı gibi  aynı işle iştigal eden bir şirkete sınırsız sorumlu ortak olarak giremez.
Fesih Sebepleri  :
•   Ana sözleşmede belirtilen sürenin sona ermesi
•   Şirketin iflası
•   Ortaklardan birinin iflası (iflas eden ortak ortaklıktan çıkarılarak şirket devam edebilir.)
•   Şirket gayesinin elde edilmesi veya elde edilmesinin imkansızlaşması
•   Ortaklardan birinin feshi talep etmesi
•   Ortakların ittifak kararı ile.
•   Şirket sermayesinin en az 2/3 ünün zayi olması ve tamamlanmaması.
•   Şirketin diğer bir şirket ile birleşmesi
•   Mirasçılar ile şirketin devamına ilişkin önceden yapılmış bir sözleşme bulunmadığı sürece ortaklardan birinin ölümü
•   Haklı sebeplerin varlığı halinde mahkemece fesih
Komandit Şirket   :
Tanımı : Bir ticari işletmeyi bir ticaret ünvanı altında işletmek amacıyla kurulan ve şirket alacaklılarına karşı ortaklardan bir veya bir kaçının sorumluluğu sınırlandırılmamış ve diğer ortakların sorumluluğu belirli bir sermaye ile sınırlandırılmış olan şirket komandit şirkettir. Şirket alacaklılarına karşı sorumluluğu koyduğu sermaye ile sınırlı olan ortak komanditer ortaktır. Komanditer ortakların gerçek kişi olması gerekmez. Komandite ortaklar ise şirket alacaklılarına karşı malvarlıkları ile sorumludurlar. Komandite ortakların gerçek kişi olması gerekir. Komandit şirket bir ana sözleşme ile kurulur ve ana sözleşme ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanır. Komanditer ortaklar şirketi idare ve temsil etme hak ve görevleri yoktur.Komanditer ortaklar hakkında rekabet yasağı uygulanmaz. Kara iştirak ederler. Komanditerler ortaklık paylarını diğer ortakların muvafakatı ile devredebilirler.Komanditer ortağın ölümü fesih sebebi sayılmaz. Şirket alacaklıları önce şirket malvarlığına baş vuracaklardır. Buradan alacaklarını alamazlarsa komanditerlerin taahhüt ettikleri ve geciktirdikleri sermayede de alacaklılar tarafından istenebilir. Bu miktar şirket alacaklarını karşılamıyorsa komandite ortakların mal varlığına başvurulabilir. Komandit şirketlerin, idare,temsil ve feshine ilişkin olarak kollektif şirketler ait hükümler uygulanır.
Anonim Şirket   :
Tanımı  : Bir ticaret unvanına sahip, esas sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olun ve borçlarından dolayı yalnız mal varlığı ile sorumlu olan şirkettir. Şirketin sermayesi belirli ve paylara bölünmüş  olmalıdır. Şirket borçlarından dolayı mal varlığı ile sorumludur. Şirketin konusu iktisadi olmalıdır. En az 5 ortak bulunmalıdır. Tüzel kişiler de ortak olabilir.
Kuruluşu : Anonim şirketler ya tedrici veya ani kurulurlar. Ani kuruluşta 5 kurucu ana sözleşme notere tasdik ettirilir. Ortaklar sermayenin tamamını taahhüt ederler. Sermayenin ¼ ü ödendikten sonra Ticaret Bakanlığından izin alınır. Daha sonra tasdik için mahkemeye başvurulur ve ticaret siciline tescil edilerek şirket kurulmuş olur.
Tedrici Kuruluş : Ana sözleşme notere tasdik edildikten sonra  sermayenin 1/10 unun ödendiğini gösteren makbuz ile Ticaret Bakanlığına müracaat edilir.Ticaret bakanlığından izin alındıktan sonra kurucular sermaye için halka müracaat etmek üzere izahname hazırlanır. Ayrıca, sermayenin halka arz edilmesi için SPK ndan da izin alınması gerekir. Sermayeye iştirak etmek isteyen kişiler bir iştirak taahhütnamesi düzenleyerek taahhüt edecekleri sermaye miktarını gösterirler.Esas sermayenin tamamen taahhüt edilmesinden sonra kurucular tarafından taahhüt edilen sermayenin ödenmesi için taahhütlü mektupla veya gazete ilanı ile bildirilir. Taahhüt edilen pay bedellerinin tamamen ödenmesinden sonra kurucular 10 gün içinde pay sahiplerini Kuruluş Genel Kuruluna  davet ederler. Yönetim Kurulu üyeleri  şirket ana sözleşmesi ile belirlenmediği taktirde kuruluş genel kurulunda seçilir. Kuruluş Genel Kurulunun yapılmasından 15 gün sonra şirket  mahkemece tasdik edilir ve ticaret siciline tasdik edilmesinden sonra tüzel kişilik kazanır.
Yönetim Kurulu : AŞ ler ana sözleşme ile veya Genel Kurul tarafından üç yıl için seçilecek en az üç üyeden oluşan Y.K. tarafından idare ve temsil edilir. YK üyelerinin şirkette pay sahibi olmaları gerekmekte ve her yönetim kurulu üyesi esas sermayenin % 1 ine eşit hisse senedini teminat olarak şirkete tevdi etmek zorundadır. YK üyeleri ana sözleşme ile belirlenmiş olsalar bile Genel Kurul kararıyla görevden alınabilirler. A.Ş ler Y.K. tarafından idare ve temsil edilirler. YK karar alabilmesi  için üyelerin yarısından fazlasının toplantıda hazır olması ve hazır bulunanların çoğunluğu ile kararlar alınır. YK üyelerinin görevlerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden şirket sorumludur. Ancak şirketin üyelere rucü hakkı bulunmaktadır.YK üyeleri ticaret siciline tescil edilmek zorundadır. Y.K. nun görevleri : Gerekli olan defterleri tutmak ve bilançoyu kanun hükümlerine uygun olarak hazırlayıp Genel Kurul toplantısından 15 gün önce pay sahiplerinin incelemesine sunmak zorundadır. Yine hesap dönemi sonunda şirketin  mali raporunu düzenleyip aynı sürede pay sahiplerinin incelemesine sunmak zorundadır. Y.K. pay sahipleri defteri, Genel Kurul Toplantı ve müzakere defteri ve Yönetim Kurulu Karar defteri tutmak zorundadır.Son yıllık bilançodan esas sermayenin yarısının karşılıksız kaldığı anlaşılırsa Y.K. durumu Genel Kurula (Esas sermayenin 2/3 ünün  karşılıksız kalması halinde GK sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket feshedilmiş sayılır), şirketin aktifleri şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediği taktirde mahkemeye bildirmekle yükümlüdür.Bu durumda mahkeme şirketin iflasına hükmeder.YK üyelerine toplantıya her katıldıklarında ana sözleşmede veya Genel Kurulca belirlenen tutarda huzur hakkı ödenir. YK üyelerinden her biri Genel Kurulun iznini almaksızın şirketin konusuna giren ticari işleri kendi veya başkası adına yapamayacağı gibi aynı işle iştigal eden şirkete sınırsız sorumlu ortak olamaz. YK üyeleri şirket adına yaptıkları işlemlerden şahsen sorumlu olamazlar. Ancak aşağıda yazılı hallerde, Genel Kurul, pay sahipleri ve şirket alacaklılarına karşı sorumludurlar : 1- Hisse senetleri bedellerine mahsuben pay sahiplerince yapılan ödemelerin doğru olmaması, 2- Dağıtılan veya ödenen kar paylarının gerçek olmaması, 3- G.K kararlarının sebepsiz olarak yerine getirilmemesi, 4- Kanuna uygun defterlerin tutulmaması 5- Gerek ana sözleşme gerekse kanunların kendilerine yüklediği görevlerin kasden yapılmaması. Ancak yukarıda belirtilen durumlar sebebiyle kusurlu olmadığını ispat eden Y.K. üyesi sorumluluktan kurtulur. Genel Kurul, yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı bizzat veya ortakların 1/10 unun Y.K. üyelerine karşı dava açma talepleri olması halinde karar veya talep tarihinden itibaren 1 ay içinde YK üyeleri aleyhine dava açmaya mecburdur. Şirkette şirket işlerinin icrasına yönelik olarak; ana sözleşme, YK. Kararı veya Genel Kurul kararı ile müdür atayabilir. Müdürlere idare ve temsil yetkisi de verilebilir. Ana sözleşmede aksine bir  hüküm olmadıkça müdürler YK tarafından azledilebilir. Müdürlerde yaptıkları işlerden dolayı YK üyeleri gibi sorumludur.
Murakıplar :AŞ lerde 5 ten fazla olmamak üzere en az 1 murakıp bulunmalıdır. Murakıplar pay sahibi olan veya olmayanlar arasından ilk defa kuruluş genel kurulu tarafından 1 yıl,  sonradan 3 yıl için Genel Kurul tarafından seçilir.Murakıplar YK üyeliğine seçilemezler. Murakıpların başlıca görevleri, şirketin hesaplarını ve işleyişini kontrol etmektir. Murakıplar genel kurul tarafından her zaman azledilebilirler. Murakıplar zaruri nedenler ortaya çıktığında genel Kurulu olağanüstü toplantıya davet etmek zorundadır.
Genel Kurul : Pay sahipleri, organların seçimi, hesapların tasdiki ve karın dağıtılması gibi şirket işlerine ait haklarını Genel Kurulda kullanırlar. Şirketin bilanço, kar-zarar ve karın dağıtımına ilişkin olarak YK tarafından hazırlanan mali toplalardan yararlanma hakkı vardır. Genel Kurul olağan ve olağanüstü olmak üzere iki türlü toplanır. Olağan toplantı her hesap devresi sonundan itibaren 3 ay içinde yapılmalıdır. Genel Kurul olağan toplantıya YK., olağanüstü toplantıya ise YK veya murakıplar tarafından çağrılır. Şirket sermayesinin 1/10 una sahip olan ortakların talebi üzerine YK Genel Kurulu olağan üstü toplantıya davet etmek zorundadır. Bu davetin YK ve murakıplar tarafından yerine getirilmemesi haline pay sahipleri mahkemeye başvurabilirler.
Toplantıya Davet : Genel Kurul toplantısına çağrı ana sözleşmede gösterildiği şekilde ve her halükarda toplantıdan 2 hafta önce Ticaret Sicil gazetesinde ilan edilerek yapılır. Hisse senetleri nama yazılı olan pay sahipleriyle, önceden şirkete hisse senedi tevdi ederek adresini bildiren ortaklara taahhütlü mektupla toplantı bildirilir. Toplantıya ilişkin ilan ve davet mektubunda gündem aşağıda belirtilen hususları kapsayacak belirtilir: YK ve murakıplar tarafından verilen raporların okunması.Şirketin bilanço ve kar zarar tablosunun tasdiki  ile karın dağıtımına ilişkin teklifin değerlendirilmesi. Süresi dolan YK üyesi ve murakıpların seçimi. Tüm pay sahiplerinin katılımı ile aralarından birinin  itirazda bulunmaması halinde toplantıya davet merasimine uyulmaksızın da Genel Kurul toplanabilir. Toplantı ana sözleşmede aksi belirtilmedikçe şirketin merkezinin bulunduğu yerde yapılır. Genel Kurul kanunda ve ana sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı sürece şirket sermayesinin en az ¼ ü nü temsil eden ortakların katılımı ile toplanır. İlk toplantıda bu sağlamazsa ikinci toplantıda hazır bulunan pay sahipleri ile Genel Kurul yapılır.
Alınan Kararlar : Genel Kurulda kararlar mevcut oyların çoğunluğu ile alınır. Genel Kurul tarafından alınan kararlar toplantıya katılmamış olan pay sahiplerini de bağlayıcıdır. Bilançonun tasdikine ilişkin Genel Kurul kararı aksine hüküm olmadıkça YK üyelerinin ibrazı anlamını taşır. Kanuna ,Şirket ana sözleşmesine veya objektif iyi niyet kurallarına aykırı olan Genel Kurul kararları aleyhine iptal davası açılabilir. İptal davası aşağıda belirtilen kişiler tarafından açılabilir: 1- Toplantıda hazır bulunup da verilen karar muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten, oy kullanmasına haksız olarak izin verilmeyenler, toplantıya davetin usulü dairesinde yapılmadığını ve Genel Kurulda kararlara yetkili olmayan kişilerin katıldığını iddia eden pay sahipleri 2- YK üyeleri ve murakıplar  3- Yönetim Kurulu  Dava Genel Kurul kararının alındığı tarihten itibaren 3 ay içinde açılmalıdır.
Müktesep Haklar : Aksine ana sözleşmede hüküm bulunmadığı sürece GK  ana sözleşmenin bütün hükümlerini değiştirebilir.Ancak pay sahiplerinin müktesep haklarına rızaları olmadan dokunamazlar. Müktesep haklar; oy kullanmak, iptal davası açmak, kardan pay almak, tasfiye neticesine iştirak etmek, yeni çıkarılacak hisse senetlerinden pay almak gibi ortakların ortak sıfatıyla haiz oldukları ve  kendi rızaları olmaksızın hiçbir değişikliğe uğrayamayacakları haklar müktesep haklardır.
Toplantı ve Karar Nisabı : Şirketin tabiyetini değiştirmek, pay sahiplerinin taahhütlerinin arttırılması yönündeki kararlarda tüm pay sahiplerinin ittifakı şarttır. Şirketin mevzuu ve nev inin değiştirilmesin ilişkin GK toplantılarında şirket sermayesinin en az 2/3 sine sahip olan ortakların hazır bulunması  gerekir. İlk toplantıda bu çoğunluk sağlanamazsa ikinci toplantıda esas sermayenin yarısına sahip olan ortakların toplanması ile Genel Kurul toplanır. Yukarıda belirtilen değişiklikler dışındaki değişiklikler için GK toplantısında esas sermayenin yarısından fazlasına sahip olan ortakların toplantıda hazır olması gerekir.İlk toplantıda bu çoğunluk sağlamazsa ikinci toplantıda esas sermayenin 1/3 ne sahip ortakların katılımı ile toplantı yapılır. Şirketin tabiyetini değiştirmek ve ortakların taahhütlerini arttırmak dışındaki tüm değişikliklerde toplantıya katılanların mevcut çoğunluğu ile kararlar alınır.
Fesih Sebepleri : AŞ ler aşağıda belirtilen sebeplerden dolayı feshedilir.
1-   Ana sözleşme ile belirlenen sürenin sona ermesi,
2-   Şirket amacının elde edilmesi veya elde edilmesinin imkansızlaşması
3-   Şirket sermayesinin 2/3 nün zayi olması
4-   Ortakların 5 kişiden aşağıya düşmesi
5-   Ana sözleşmede fesih sebebi belirtilmişse sebebin gerçekleşmesi
6-   Şirketin diğer bir şirketle birleşmesi
7-   GK  kararı ile şirketin feshine karar verilmesi.
8-   Şirket alacaklılarının sermayenin 2/3 sinin zayi olması halinde mahkemeden şirketin feshini talep etmesi-aynı durum GK ca sermayenin arttırılmasına karar verilmemesi halinde de geçerlidir.
9-   Şirketin iflasına karar verilmesi
Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirket :
Tanımı : Sermayesi paylara bölünen ve ortaklardan bir veya bir kaçı şirket alacaklılarına karşı bir kollektif şirket, diğerleri ise bir anonim şirket ortağı gibi sorumludur. Sadece komanditer ortakların sermayeleri paylara bölünmüş ve bunlar için hisse senedi çıkartılmıştır. Şirketin kuruluşu anonim şirket kuruluşuna benzer. Kurucular ana sözleşmeyi hazırlar, ortak sayısının en az beş ve bunlardan en az birinin komandite ortak olması gerekir. Ticaret Bakanlığından izne gerek yoktur. Şirket komandite ortaklar tarafından idare edilir. Bunlara A.Ş in YK görev ve sorumluluğuna dair hükümleri uygulanır. Genel Kurula ilişkin yine A.Ş. e ait hükümler uygulanır. Şirkette en az bir murakıp olmalıdır ve komandite ortaklar murakıp olamazlar. Komandite ortak, diğer komandite ortakların ve Genel Kurulun izni olmaksızın şirketin faaliyet konusuna giren işleri yapamayacakları gibi bu tür işlerle iştigal eden şirketlere sınırsız sorumlu ortak olarak ortak olamazlar.
Limited Şirket :
Tanımı : İki veya daha fazla gerçek veya tüzel kişi tarafından bir ticaret unvanı altında kurulup, ortakların sorumluluğu koydukları sermaye ile sınırlı olan ve sermayesi belirli olan şirkettir.Ortak sayısı 2 den az 50 den fazla olamaz. Ana sözleşme hazırlandıktan sonra Ticaret Bakanlığından izin alınır ve sicile tescil edilerek  tüzel kişilik kazanır.
Ortakların Hak ve Borçları : Her ortak oymayı taahhüt ettiği sermaye oranında şirkette pay sahibidir. AŞ. ten ayrı olarak burada her ortağın bir tek payı vardır. Ortaklar koymayı taahhüt ettikleri sermayeyi para olarak koymak zorundadırlar. Noter aracılığı ile 15 günden az olamamak üzere belirlenecek sürelerde iki defa yapılan ihtara rağmen sermayesini ödemeyen şirket ortaklıktan çıkarılabilir. Ortakların sorumluluğu taahhüt ettikleri sermaye miktarı ile sınırlıdır.
İdare ve Temsil   : Limited şirket, şirket ana sözleşmesi, genel kurul kararı ile idare ve temsil yetkisi bir veya birkaç ortağa veya ortak olmayan müdürlere de bırakılabilir. Müdürler haksız fiillerden dolayı sorumludurlar. İdare ve temsil işleri ana sözleşme ile bir veya birkaç ortağa bırakılmışsa, idare hak ve görevleri diğer ortaklar tarafından sınırlandırılamaz ve azledilemez. Ancak haklı sebeplerin varlığı ile mahkemeden talep edilebilir. İdare ve temsil yetkisi Genel Kurul kararı ile bir veya birkaç ortağa bırakılmışsa genel kurul kararı ile azil her zaman mümkündür. Haklı sebeplerin varlığı halinde her ortağın mahkemeye başvurma hakkı da bulunmaktadır. Ortak olmayan müdürler Genel Kurul kararı ile her zaman müdürlükten azledilebilir. Müdürler için A.Ş. lerde olduğu gibi rekabet yasağı vardır.
Murakıplar:  Ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde en az bir murakıp bulunmalıdır.
Ortaklar Genel Kurulu : Ortak sayısı 20 den fazla olan şirketlerde A.Ş. lere ilişkin hükümler uygulanır. Ortak sayısı yirmiden az ise kararlar yazışma yolu ile de verilebilir.Ortaklar kurulunda karar alınması için esas sermayenin yarısından fazlasını temsil eden ortakların oy vermesi gerekir. Genel kurul kararlarının iptaline ilişkin olarak A.Ş. lere uygulanan hükümler burada da uygulanır. Ortaklar Genel Kurulu, müdürler tarafından iş yılının sona ermesinden itibaren 3 ay içinde veya işlerin gerektirdiği zaman toplantıya çağrılır. Esas sermayenin 1/10 unu temsil eden ortaklar, genel kurulun toplanmasını yazılı olarak isteyebilirler. Toplantıya veya yazılı oy vermeye çağrı, ana sözleşmede hüküm yoksa taahhütlü mektupla toplantıdan 5 gün önce yapılır. Ortaklar Genel Kurulunun görevleri;1- Şirket ana sözleşmesini değiştirmek, 2- Müdürleri tayin veya azil 3- Murakıpları tayin veya azil, 4,- Bilanço ve kar-zararı tasdik etmek, karın dağıtım şeklini belirlemek 5 – Müdürleri ibra etmek.
Ana sözleşme, ortak sayısı 5 i geçmeyen şirketlerde oy birliği ile, 5 i geçen şirketlerde ise sermayenin 2/3 ünü temsil eden ortakların kararı ile değiştirilebilir. Sermayeye arttırma ve ortakların sorumluluğunu genişletme kararlarının her halükarda oy birliği ile alınması gerekir.Esas sermayenin yarısının karşılıksız kalması veya aktifin pasifi karşılamaması halinde müdürler durumu genel kurula bildirmekle yükümlüdür.
Ortaklık : Şirket ana sözleşmesi ile yasaklanmadıkça payların devri mümkündür. Bunun için şirket esas sermayesinin en az ¾ üne sahip olan ortakların-sayı bakımından da ortakların ¾ ünü oluşturması gerekir-  muvafakat etmesi gerekir. Ortaklar koymayı taahhüt ettikleri sermayeyi süresi içinde ödemek zorundadırlar.Noter aracılığıyla çekilen ihtarnameye rağmen sermaye taahhütlerini yerine getirmeyenler ortaklıktan çıkarılır. Esas sözleşme ile sınırlanmadıkça ortakların haklı sebeplerin varlığı halinde mahkemeden ortaklıktan çıkmasına izin verilmesini isteme hakkı vardır. Haklı sebeplerin mevcudiyeti halinde, esas sermayenin yarısından fazlasına sahip olan ortakların mutlak çoğunluğunun muvafakatı ile şirketin talebi ile mahkemenin kararı ile ortak ortaklıktan çıkarılabilir.
Fesih Sebepleri :
1-   Şirket ana sözleşmesinde yazılı sebeplerle,
2-   Esas sermayenin ¾ üne sahip olan ortakların,  ortakların ¾ ünün vereceği genel kurul kararı ile
3-   Şirketin iflasına karar verilmesi
4-   Ortaklardan birin talebi üzerine geçerli sebeplerle mahkeme kararı ile
5-   Esas sermayenin 2/3 ünün karşılıksız kalması ve tamamlanmaması halinde şirket feshedilmiş sayılır.
Ortaklardan birinin iflası halinde iflas dairesi en az altı ay önce ihbar etmek koşuluyla şirketin feshini talep edebilir. Ortaklardan birinin payını haczettiren alacaklı da aynı hakka sahiptir. Böyle bir durumda şirket tasfiye haline girerse tasfiye memurları, aleyhine takibat yapılan ortağın payını icra dairesine veya iflas dairesine yatırmak zorundadır. Ancak aşağıdaki hallerde şirket tasfiye ve fesih olmaz: 1-  Şirket veya ortaklar iflas masasının veya icra takibinde bulunan alacaklının haklarını öderse. 2- Payın icra dairesi veya iflas dairesi tarafından satılması ve tüm ortaklar muvafakatı ile payı alan kişinin ortak olarak şirkete kabul edilmesi. 3- Pay, bütün ortaklar  ile iflas veya icra dairesinin muvafakatı ile başka bir ortak veya 3. bir şahıs tarafından satın alınırsa. 4-  Esas sermayenin çoğunluğuna sahip olan ortakların sayı itibariyle çoğunluğu, aleyhine icra takibi yapılan ortağın koymuş olduğu sermayenin gerçek bedelini alarak şirketten çıkarılmasına karar verirse (ödenecek para iflas veya icra dairesine ödenir)
Kooperatif   :
Tanımı : Tüzel kişiliği olmak üzere, ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek ve geçimlerine ilişkin ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla  gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişik ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklara kooperatif denir. Kooperatif en az 7 kişi ile kurulur ve ana sözleşme noter tasdik ettirilir. Sermaye miktarı sınırlandırılarak kooperatif kurulamaz. Ana sözleşme Ticaret Bakanlığına gönderilir ve izne müteakip ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanır. Ana sözleşmede aşağıdaki hususların bulunması gerekir.-Kooperatifin adı ve merkezi- Amacı ve çalışma konuları-  Ortaklık sıfatını kazandıran ve kaybettiren haller- Sermayenin ödenme şekli ve en az ¼ ünün nakden ödenmesi- Kooperatif yükümlülüklerinden dolayı ortakların sorumluluk durumları ve dereceleri-  Yönetim Kurulu ve denetçilerin seçimi yetki ve sorumlulukları, – Kooperatifin nasıl temsil edileceği – Yıllık gelir-gider farkının hesaplanma ve kullanma şekilleri- Kurucuların adı ve adresleri
Ortaklığa Girme-Çıkma-Çıkarılma : Ortaklığa girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmaları gerekir. Her ortağın kooperatiften çıkma hakkı vardır. Ortaklıktan çıkma ana sözleşme ile en fazla 5 yıl sınırlandırılabilir. Ana sözleşme ile ortakların ortaklıktan çıkarılma sebepleri belirlenebilir. Bunlar dışında haklı sebeplerin varlığı halinde ortak ortaklıktan çıkarılabilir. Ortaklıktan çıkarılmaya Yönetim Kurulunun teklifi üzerine Genel Kurulca karar verilir. Çıkarılma kararı kendisine tebliğ edilen ortak 3 ay içinde itiraz davası açabilir.
Genel Kurul : Genel Kurul bütün ortakları temsil  en yetkili kuruldur.Genel Kurul aşağıda belirtilen yetkilerini devredemez: Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyelerini seçmek- Gelir ve gider farkının bölüşülmesine karar vermek- Yönetim ve denetim kurullarını ibra etmek. Genel Kurul, YK , Denetim kurulu ve ortak sayısı 4 ten az olmayan kooperatiflerde ortak sayısının 1/10 unun yazılı isteği ile toplantıya çağrılır. Genel Kurul ana sözleşmede belirtilen şekil ve suretle toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı ana sözleşmede gösterilir. İlanın bir örneği 10 gün önce Ticaret Bakanlığına gönderilir.Kooperatif tüm ortakların hazır olması ve bir itiraz olmadığı halde toplanıp karar alabilir. Genel Kurulda her ortağın bir oy hakkı vardır.Ana sözleşmede aksi karalaştırılmadığı sürece Genel Kurulda oyların yarıdan bir fazlası aranır. Kooperatifin dağılması, diğer bir kooperatifle birleşmesi, ana sözleşmenin değiştirilmesi kararlarında fiilen kullanılan oyların 2/3 çoğunluğu gereklidir. Ortakların şahsi sorumluluklarının arttırılması veya ek ödeme yükümlülükleri için bütün ortakların ¾ ünün oyu gerekir.Aşağıda yazılı kimseler, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu iddiasıyla Genel Kurul kararları aleyhine bir ay içinde dava açabilir. 1- Toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalan ve bu durumu zapta geçirenler, oy kullanmasına haksız olarak izin verilmeyenler, toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını iddia edenler, Genel Kurul toplantısı kararlarına yetkili olmayan kişilerin katıldığını iddia edenler pay sahipleri 2- Yönetim Kurulu 3- Kararların yerine getirilmesi YK üyeleri ve denetçilerin şahsi sorumluluklarını gerektirme halinde bunların her biri.
Yönetim Kurulu : Kanun ve ana sözleşme hükümlerine göre kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden organdır. En az üç üyeden oluşur Bunların kooperatif ortağı olması gerekir. Üyeler en çok 4 yıl için seçilebilir. Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunların kooperatifin para, malları, bilanço, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı devlet memuru gibi cezalandırılırlar.
Denetçiler : Denetçiler genel kurul adına kooperatifin hesap ve işlemlerini tetkik ederler. Her yıl için en az bir denetçi seçilmelidir. Denetçiler her yıl tekliflerini bir raporla genel kurula sunmak zorundadırlar. Denetçiler görev yaptıkları sırada, kanun veya ana sözleşmeye aykırı hareketleri ve bundan sorumlu olanların bağlı bulundukları organa ve gerekli hallerde genel kurula haber vermekle yükümlüdürler.

TİCARİ İŞLETME
T.S.N ne Göre Ticari İşletmenin Unsurları :
1.   Gelir sağlamanın amaç edinilmesi
2.   Devamlılık
3.   Bağımsızlık
4.   Esnaf faaliyeti sınırlarının aşılması. TTK nun 17. maddesine göre,  ister gezici olsunlar, ister bir dükkanda veya sokağım muayyen bir yerinde sabit bulunsunlar, iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir. Bir faaliyetin ticari işletme sayılabilmesi için esnaf faaliyeti sınırlarının aşılması gerekir.
TTK na Göre Ticari İşletmenin Unsurlar :
1.   Ticarethane
2.   Fabrika
3.   Ticari Şekilde işletilen diğer müesseseler
Ticari İşletmenin Unsurları :
Bir ticari iletme maddi ve gayri maddi unsurlardan oluşur. Tesisat, kiracılık hakkı, ticaret unvanı, ihtira beratları, markalar sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça ticari işletmeye dahildirler.
Ticari İşletmenin Devrinin Kapsamı : Ticaret unvanı ticari işletmeden ayrı olarak tek başına devredilemez. Ticaret unvanı saklı tutularak ticari işletme devredilebilir. Ticari işletmenin devri  işletme adının devrini gerektirmez. İşletme adı ticari işletme ile birlikte devredilmek isteniyorsa bu konuda ayrı bir sözleşme yapılması gerekir. Ticari işletmenin aktif ve pasifi ile devredilmesi halinde devralan kimse işletmenin eski borçlarından alacaklılara ihbar ve gazetelerdeki ilan tarihinden itibaren sorumludur. Eski malik ise, iki yıl süre ile birlikte müteselsilen sorumlu olur.
Ticari İşletme Rehni : Ticari işletme rehni ayrı bir kanunla düzenlenmiştir. Ticaret unvanı ve işletme adının mutlaka rehin sözleşmesine ekli unsurlar listesinde yer alması gerekir, aksi halde rehnin hükümsüzlüğü sonucu çıkar. Ticari işletmenin devri işletme adının devrini gerektirmese dahi, ticari işletmenin rehni işletme adının rehni de kapsar. Rehin tescili anında mevcut ve işletmenin faaliyetine tahsis edilmiş bulunan makine, araçlar mutlaka rehin sözleşmesine bağlı unsurlar listesinde gösterilmesi gerekir. İhtira beratları, markalar, modeller, resimler ve lisanslar gibi sınai haklar da ticari işletme rehnine dahildir. Bunlar sinai haklar listesinde gösterilmek koşuluyla rehne dahil olur. Ticari İşletmenin rehnine ilişkin sözleşme noter huzurunda resen düzenlenir. Ve 10 gün içinde Ticaret siciline tescil edilmelidir.
Ticari işletme rehninin tescili ile herkese karşı ileri sürülebilen ayni bir hak doğar. Ticari işletme sahibi, rehin alacaklısının muvafakatı olmadan, münferit unsurları devredemez. Ticari işletme sahibi, işletmenin merhun değerinin özenle muhafaza etmek zorundadır. İşletme üzerindeki rehin hakkı tazminat ve sigorta bedelini de kapsar.
Ticari İş : TTk nunda düzenlene işler ile ticarethane, fabrika ve ticari şekilde işletilen diğer müesseseleri ilgilendiren fiil ve işler ticari işlerdendir. Bir işin ticari sayılabilmesi için iki taraf içinde ticari olması kural olarak aranmaz. Taraflardan yalnız biri için ticari sayılan iş diğeri için de ticari sayılır. Borç sözleşmeden doğuyorsa, taraflardan biri için ticari sayılan iş diğer taraf içinde ticari iş sayılır. Borç haksız fiilden doğuyorsa işin her iki taraf içinde ticari iş sayılması gerekir.
Ticari Hüküm : TTK nundaki hükümlerle, ticarethane, fabrika ve ticari şekilde işletilen diğer müesseseleri ilgilendiren muamele, fiil ve işler ilişkin diğer kanunlarda yazılı olan hükümler de ticari hükümdür.
Tacir : TTK na göre  bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir. Tacir niteliği taşıyan tüzel kişiler: Ticaret şirketleri, amacına varmak için ticari işetme işleten dernekler, İDT ve KİK, Donatma İştiraki,
Tacir Olmanın Sonuçları :
1.   İflasa tabidirler. Tacirler her türlü borçlarından dolayı iflasa tabidirler.
2.   Tacirin borçları ticaridir.
3.   Defter tutmak ve gerekli belgeleri saklama zorunluluğu.
4.   Ticaret unvanı kullanma zorunluluğu
5.   Tescil zorunluluğu
6.   Basiretli iş adamı gibi davranma zorunluluğu
7.   Ücret ve faiz isteme hakkı
8.   Ücret ve cezanın azaltılmasını isteyememe
9.   Tacirler arasındaki ihbar ve ihtarlar şekle bağlıdır.
10.   Fatura ve teyit mektubu verme zorunluluğu.
Ticaret Unvanı : Ticaret unvanı tacirin ticari işlerde kullandığı addır. Şahıs ticaret unvanları: gerçek kişiler, kollektif şirketler, komandit şirketler ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler için söz konusu olur. Gerçek kişi tacirlerin adı ve soyadı, şahıs şirketlerinin ise en azından bir sınırsız sorumlu ortağın adı soyadı ve şirket ve nev ini gösteren ibareden oluşur. Konu tic unvanları: Ltd Şt., A.Ş. ve kooperatifler için söz konusudur. Şirketin işletme konusu ve şirket  ve nev ini gösteren ibareden oluşur. Şahıs ticaret unvanları sicil dairesi çerçevesinde (sicil dairesi dışındaki koruma haksız rekabet hükümlerine göre olur) , konu ticaret unvanları ise ülke çapında korunur.
TTK na Göre Tutulması Zorunlu Olan Defterler :
Tutulması Zorunlu Olan ve İsmen Belli Edilmiş Defterler :
1.Bilanço Esasına Göre Tutulan Defterler :
Yevmiye Defteri :Kayda geçirilmesi gereken işlemlerin, belgelerden çıkarılarak tarih sırası ile ve madde haline bu deftere yazılır.Yevmiye defterine geçirilecek kayıtlar haklı sebep olmaksızın on günden fazla geciktirilemez. Yevmiye maddelerinin en az; madde sıra nosu, tarih, borçlu ve alacaklı hesap, tutar ve kaydın dayanağı olan belgenin türü. Yevmiye defteri ocak ayının sonuna kadar notere ibraz edilerek son kaydın altına görülmüştür ibaresi yazılarak onaylanması gerekir.
Defteri Kebir : Yevmiye defterine geçirilmiş olan işlemlerin buradan alarak sistemli bir şekilde hesaplara dağıtan ve tasnifli olarak bu hesaplarda toplayan defterdir.
Envanter Defteri : İşletmenin açılış tarihinde ve her iş yılının sonunda çıkarılan envanter e bilanço kaydedilir. Envanter çıkartmak; saymak, ölçmek, tartmak ve değerlendirmek suretiyle bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları kesin bir şekilde detaylı olarak saptamaktır.
2. İşletme Esasına Göre Tutulan Defterler : İşletme hesabı defterinin  sol tarafına gider, sağ tarafına gelir yazılır.
Ticari defterler ve diğer belgeler son kayıt tarihinde itibaren 10 yıl süreyle saklanmak zorundadır.

Haksız Rekabet : Aldatıcı hareket veya iyi niyet kurallarına aykırı suretle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir. Haksız rekabette açılacak davalar: 1- Fiilin haksız olup olmadığını tespit davası 2- Haksız rekabetin meni davası  3- Yanlış olan durumun ortadan kaldırılması davası  4 – Maddi ve manevi tazminat davası. Tazminat davası için failin kusurlu olması aranır. Ayrıca manevi tazminat için kusurun öze bir ağırlıkta olması gerekir. Haksız rekabet nedeniyle ceza davası da açılabilir. Bu davalar şikayete bağlıdır. Haksız rekabet davaları, davaya hakkı olan tarafın bu hakkın doğduğunu  öğrendiği andan 1 yıl süre ile ve her halde bunların doğumundan itibaren 3 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Ticari Defterlerin Delil Kuvveti : Ticari defterlerin sahibi lehine delil olması, kural olarak bir özellik göstermez. Defterlerin sahibi lehine delil olması için ise;
–   Anlaşmazlığın tacirler arasında çıkmış olması,
–   Anlaşmazlık ticari işle ilgili olmalıdır
–   Tutulması zorunlu olan defterlerin tamamının tutulması gerekir.
–   Tutulması zorunlu olan defterlerin birbirini doğrulaması gerekir.
–   Karşı tarafın defterlerini ibraz etmemesi veya defterlerin kanuna uygun olarak tutulmaması,
–   Karşı tarafın kanuna uygun olarak tuttuğu ve birbirlerini teyit eden defterlerinde kayıt bulunmaması veya kaydın buna aykırı olmaması gerekir.
Cari Hesap Sözleşmesi : İki kimsenin para, mal, hizmet ve diğer hususlardan dolayı birbirlerindi alacaklarını ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem zimmet ve matlup şekline çevirerek, hesabın kesilmesinden sona çıkacak bakiyeyi isteyebileceklerine dair bulunan sözleşmeye cari hesap sözleşmesi denir. Cari hesap sözleşmesinin yazılı olması gerekir. Cari hesap belirli veya belirsiz süreli olarak yapılır. Cari hesap sözleşmesi sonunda hesap tasfiye edilir.Buna hesap kesilme işlemi denir. Hesap kesilmeden önce taraflardan her biri alacaklı veya borçlu değildir. Tarafların hukuki durumu hesabın kesilmesinden sonra belli olur. Cari hesap sözleşmesi içinde hesap devreleri vardır. Hesap devresi belirlenmemişse yıl sonu hesap kesim devresi sayılır.  Hesap devresi sonunda hesabın kesilmesinden değil hesabın kapatılmasından söz edilir. Hesap devresinde kimin borçlu kimin alacaklı olduğu belirlenir. Cari hesap belirli bir süre için yapılmışsa bu sürenin bitimi ile sona erer. Süre belirlenmemişse  taraflardan birinin feshi ihbar etmesiyle cari hesap son bulur.
Tüccar Yardımcıları : Temsil yetkisine sahip olarak çalışan tüccar yardımcıları:
Ticari Mümessil : BK nda tanımlandığı şekliyle; Ticarethane, fabrika veya ticari şekilde işletilen diğer bir müessese sahibi tarafından, müessesenin imzasını kullanarak işleri idare etmek konusunda kendisine yetki verilen kimsedir. Tüzel kişilerde ticari mümessil yetkili organlarca tayin edilir. Ticarethane, fabrika ve ticari şekilde işletilen diğer müessesler dışındaki kişilerin belirleyeceği ticari mümessilin ticaret siciline kaydı gerekir. Ticari mümessile verilen temsil yetkisi sicile kaydedilmiş olsun olmasın yetkinin geri alındığının mutlaka sicile tescil edilmesi gerekir. Ticari mümessilin yetkisi geniştir. Müessese adına olağan ve olağan üstü tüm işlemleri yapabilirken sadece gayri menkulleri devredemez ve bir hakla sınırlayamaz. Ticari mümessil işlemleri müessesenin ticaret unvanı yanına atacağı imzası ile yapar. İşletme sahibi ticari mümessili dilediği zaman azledebilir. Ticari mümessil için rekabet yasağı vardır.
Ticari Vekil : Ticari vekil, ticarethane, fabrika ve ticari şekilde işletilen diğer müesseseler tarafından tayin olunabilir. Ticari vekilin yetkisi müessesenin olağan işleri ile sınırlıdır. Kambiyo taahhüdünde bulunamaz.Ticari vekilin temsi yetkisi ticaret siciline kaydedilmez.
Ticaret Sicili : Ticari işlere bakan her asliye ticaret mahkemesi nezdinde bir ticaret sicili bulunur.Ticari işletme, ticaret unvanı, konkordato ve iflas haller e şirketlerin birleşme kararları ticaret siciline kaydolur. Ticaret siciline kaydolan hususlar Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilir. Herkes ticaret sicilinin içeriğini ve sicil dairesinde saklanan belgeleri incelemek hakkına sahiptir.Ticaret Siciline kaydedilen hususlar durumun Ticaret Sicil Gazetesinde kaydedilmesinden itibaren üçüncü şahıslar için hüküm ifade eder

BORÇLAR HUKUKU

Borç İlişkisi:

Borç ilişkisi öyle bir ilişkidir ki taraflardan biri bu ilişki uyarınca ötekinden belirli bir davranışta bulunmasını isteme yetkisine sahiptir;öteki tarafta bu isteği yerine getirmekle yükümlüdür.

Alacaklı  borç ilişkisinin aktif süjesidir. Edimi isteme yetkisine sahip olan tarafa alacaklı denir.
Borçlu ise pasif süjedir. Alacaklının isteğine uygun bir davranışın yükümlüsü olan borçludur.
Edim borç ilişkisi uyarınca alacaklının istemeye yetkili olduğu borçlunun da yerine getirmekle yükümlü bulunduğu davranıştır.
Alacak ve İstem:
Borç ilişkisi alacaklı ile borçlu arasındaki tüm hukuksal bağı anlatır;alacak ise bunun içinde tekil bir bağlantıdır.
Alacak hakkının temel özelliği;alacaklıya borçludan borçlandığı edimin yerine getirilmesini isteme yetkisini vermesidir.
Borç ve Sorumluluk:
Borcun esası borçlunun belli bir davranışa yükümlü olmasıdır. Borçlunun borçtan sorumlu olması borca aykırı davranışlarının getireceği sonuçlara katlanması zorunluluğudur.
Malvarlığı ile Sorumluluk;borçlunun malvarlığına el koydurarak alacağın alınabilmesidir.
Bazı hallerde borç olduğu halde sorumluluk doğmaz bu tip borçlara tabi borç denir. Örneğin;kumar borcu(BK.504).
Bazı hallerde ise borç ilişkisine taraf olamayan 3. kişilerde borçtan sorumu olur. Örneğin bir kimsenin başkasının borcu için rehin vermesi durumu.
Sınırlı Sorumluluk:
Bir kimsenin borçtan doğan sorumluluğunu malvarlığının bir bölümü yada belli malvarlığı unsurlarıyla sınırlayabilmesidir.
Niceliksel Sınırlama:
borçlunun borca aykırı davrandığı takdirde ödeyeceği tazminat tutarı peşin olarak saptanmışsa durum böyledir.(158/II).
Borç ilişkisinin Nisbi niteliği:
Bir hakkın nisbi oluşu;o hakkın sadece belirli kimselere karşı ileri sürülebilmesidir. Buna karşılık mutlak haklar herkese karşı ileri sürülebilir.
Bunun sonucu olarak;borcunu yerini getirmeyip borçlandığı şeyi 3. kişilere devreden borçluya karşı alacaklı bu ilke nedeniyle ancak bir tazminat isteminde bulunabilir. Edimi oluşturan şeyi onu elde eden 3. kişiden isteyemez.

HUKUKSAL İŞLEM VE SÖZLEŞME

Hukuksal Olay Eylem ve İşlem:
Herhangi bir olay bir hukuksal ilişkinin doğmasına değişmesine yada bozulmasına neden oluyorsa buna hukuksal olay denir.
Hukuksal sonuç doğuran insan eylemlerine hukuksal eylem denir. Bu 3’e ayrılır:
İrade açıklamaları:
Hukuksal sonuç doğurmaya yönelik irade açıklamalarıdır. Eyleme dönüşen irade sadece eylemin meydana gelmesini değil aynı zamanda bu eylemden hukuksal sonuç doğması amacını da içerir.
Dar anlamda hukuksal eylemler:
Belli bir eyleme dönüşen bilinçli bir istek vardır. Eylemden doğan hukuksal sonuç iradeye dahil olmayabilir. Hukuksal değişim istendiği için değil yasa bu eyleme o sonucu bağladığı için meydana gelir. Bunlar;hukuksal işlem benzerleri (BK.101/I BK.106 BK.38) bilgi açıklamaları(BK.165) maddi eylemler
Hukuka aykırı eylemler:
Hukuka aykırı olan ve çoklukla kusurlu olarak nitelenen eylemlere de hukuksal sonuç bağlanır. (BK.96)
Hukuksal İşlem:
Belli bir hukuksal sonuç doğurmaya yönelik irade açıklamaları yada bir hukuksal sonucun meydana getiren ve bu sonucun meydana gelemsine yönelik irade açıklamasını içeren olgular demetidir.

Bir taraflı hukuksal işlemler:
Hukuksal işlem bir kişinin irade açıklamasıyla meydana gelmektedir.
Çok taraflı hukuksal işlemler:
Birden çok kişinin o işleme taraf olarak katılması gerekmektedir. İki taraflı hukuksal işlem sözleşme denir.
Borçlandırıcı işlemler:
Bir kişinin malvarlığında bir borç meydana getiren işlemlerdir.
Tasarruf işlemleri:
Bir hakkı doğrudan doğruya etkileyerek onu ortadan kaldıran azaltan yada değiştiren hukuksal işlemdir. Bir tasarruf işleminin yapılabilmesi için tasarrufta bulunanın bu işlemin konusunu oluşturacak hak üzerinde belli bir yetkiye sahip olması gerekmektedir.
Ölüme bağlı H.İ.:O Hukuksal işlemin sonuçları o hukuksal işleme girişen kişinin ölümünden sonra meydana gelen işlemdir.
Sözleşme:
İki taraflı bir hukuksal işlemdir. Borçlandırıcı bir işlemdir. Sağlararası şekle bağlı olmayan  sebebe bağlı bir hukuksal işlemdir.
Devir ve Feragat sözleşmeleri:
Bunlarda bir şey üzerindeki mülkiyet hakkının başkasına geçirilmesidir. Alım-satım trampa
Kullandırma Söz.:
Bir şey veya bir hakkın kullandırılması amacını içerir. Ariyet karz
Konusu iş olan Söz.
borç ilişkisinin konusu olan edim bir işin yapılaması yada görülmesidir.
Saklama Söz.:
Bu tür sözleşmelerde bir şeyin saklanmak yada muhafaza edilmek için bir kimseye bırakılması edimdir. Vedia ardiye söz.
Muhtaralı Söz.:
Bu gruba sokulan sözleşmelerde ortak özellik sözleşmenin konusu olan edimin taraflardan biri bakımından bir risk oluşturmasıdır. Kefalet kumar ve bahis
Ortaklık Söz.:
Adi şirket sözleşmesi(BK.520-541)

Sözleşmenin bir tarafa yada her iki tarafa borç yüklemesi durumuna göre sözleşmeler bir taraflı ve iki taraflı sözleşmeler olarak ikiye ayrılır.
İki taraflı sözleşmelerden bir bölümü tam iki taraflıdır(alım-satım);bir bölümde eksik iki taraflıdır. Bunlarda bir taraf baştan itibaren borç altındadır;diğer taraf ise sonradan(muhtemelen)borç altına girebilecektir.
Sözleşmenin Unsurları:
1-İrade
2-İradenin açıklanması
3-Karşılıklı irade
4-Konu bir sözleşmeyi meydana getirecek karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarının belirli bir hukuksal sonuca yönelmiş olması da şarttır.

SÖZLEŞMENİN KURULMASI

İrade açıklaması:
Sözleşme yapma iradesinin sarih ve zımni olarak beyan edilmesi
Karşılıklı birbirine uygun irade açıklaması:
sözleşmeyi oluşturan irade açıklamalarının birine icap diğerine de kabul denir.
İcap:
Bir sözleşmenin kurulması için gerekli olan iki irade açıklamasından ilkine denir. İcap kesin bir sözleşme önerisidir ve bunu yapan kişi için bağlayıcıdır. Ne var ki icap sürelidir ve İcapta bulunan bağlılığı için kendisi için bir süre tayin etmişse ancak bu süre için bağlı olur.(BK.3)

Böyle bir süre yoksa;
İcap hazır bulunan şahsa yapılmışsa muhatap tarafından derhal kabul edilmelidir(BK.4).

İcap hazır olmayan birisine yapılmışsa sorun biraz daha yumuşar. Bk.5’e göre;mucip zamanında ve muntazam olarak yollanmış bir kabul haberinin kendisine varacağı ana kadar icabıyla bağlıdır.
Mucibi bağlamayan icaplar:
İcap bir sözleşmenin kurulması için kesin bir öneri niteliği taşımalıdır. Bu niteliği taşımayan icaplar mucibi bağlamaz(BK.7).
İcapta bulunurken bununla bağlı olmadığını belirtmişse bağlı olmaz. İcaba davet durumu da bu hükme tabidir. İcaba davette bir sözleşmenin kurulması için iradesini açıklanmasını sağlamak ister.
Aleni ödül vaadi:
Bir kimsenin belirli bir ödül vereceğini vaad ederek bir işin yapılmasını bir sonucun gerçekleşmesini herkese duyurması halidir. Yapılacak işi veya sonucu gerçekleştiren kimse bu vaad uyarınca ödüle hak kazanmaktadır.
Alelade ödül vaadi:
Burada kesin bir sonucun elde edilmesi karşılığında bir ödül vaad edilir.
Ödüllü yarışma :Vaad eden kimse vaadiyle bir süre koymuşsa süre sonuna kadar bağlıdır. Ancak bir süre yoksa;bağlılık vaad gerçekleşinceye kadar devam eder. Vaad eden kimse ister süreli ister süresiz olsun vaadinden dönme yetkisine sahiptir. Ancak bu yetkiyi kullanabilmesi için ödülün verilmesi için istenen sonucun meydana gelmemiş olması gerekir. Sonuç elde edilmeden dönme halinde de vaadinden dönenin vaade dayanarak yaptığı masrafların ödenmesi gerekmektedir. Bu ödeme herhalde ödülün değerini geçemez(BK..
İcaptan dönme:
İcap açıklaması muhataba varmadan mucip dönme haberini ulaştırırsa icabın hükümsüz kalacağı öngörülmüştür. İki açıklamanın aynı zamanda varması veya 2. haber daha sonra varmakla beraber muhatabın bunu daha önce öğrenmesi hallerinde de icabın hükümsüz kalacağını kabul etmiştir.
Kabul:
Yapılan sözleşmenin muhatapça uygun görüldüğünü gösteren irade açıklamasıdır. Kabul iradesinin açıklanmasıdır ki sözleşmenin meydana gelmesi için gereken karşılıklı iki iradenin mevcudiyeti şartının gerçekleştirir ve sonuç meydana gerçekleşmiş olur. İcaba uymayan bir kabul açıklaması ya yeni bir icap yada icaba davet sayılır
İcapla kabul arasındaki uygunluk derecesi:
İki taraf akdin esaslı noktalarında uyuşurlar ise 2. derecedeki noktalar sükutla geçiştirilmiş olsa bile akde münakit olmuş nazarıyla bakılır. İcap ve kabul şeklindeki iradelerin esaslı noktalar üzerinde içerikçe birbirine uygunluğu sözleşmeyi kurmaya yetiyor. ikinci derecedeki noktalar ise ya kanunun tamamlayıcı hükümleriyle yada hakim tarafında tayin edilir(BK.2/II).
Kabul açıklaması:
İcabı yapan kimseye yöneltilecek bir açıklamadır. Bu irade açıklaması sarih yada zımni olabilir. Bazen susma(sükut) bazı hallerde susan kimsenin belirli bir iradeye sahip olduğuna delalet edebilir. Bu da bir zımni kabul olur.
Kabulün geri alınması:
Kanun sözleşmenin kurulmasından önce kabul beyanının geri alınmasına müsaade etmiştir. Burada yürütülecek kural icabın geri alınması hakkındaki kuraldır(BK.9).
Sözleşmenin kurulma anı:
İcap ve kabul birleşince sözleşme kurulmuş olur. Sözleşmenin kabul haberinin gönderildiği anda(gönderme teorisi) mucibe vardığı anda(varma teorisi) mucip tarafından öğrenildiği anda(öğrenilme teorisi) kurulma anıyla ilgili görüşlerdir. Kanun genel olarak varma teorisini kabul etmektedir. Burada sözleşmenin kurulmasıyla hükümlerinin yürümeye başladığı anı birbirinden farklıdır.

SÖZLEŞMENİN ŞEKLİ

Şekil sorunu:
Sözleşmeyi kuracak olan iradelerin belli biçimlerde açıklanması gerekli değildir. Buna şekil serbestliği ilkesi denir.

Şeklin çeşitliği:
Sağlık-ispat şartı:
Sözleşmenin sağlık şartı olarak şeklinden bahsedildiği zaman belirli bir şekle uyulmadığı takdirde yapılan sözleşmenin hüküm doğurmayacağı anlaşılır. Örneğin kefalet akdi yazılı olarak yapılması gerekir(BK.484).
İspat şartı olarak şekil ise usul hukukuyla ilgilidir. Burada yapılan bir işlemin mahkeme önünde ispatı söz konusudur. Örneğin belirli bir miktar paradan fazla alacak iddia eden kimse bu alacağını yazılı bir delille ispat etmek zorundadır.
Kanuni şekil-iradi şekil:
Bir sözleşmenin hüküm doğurması için belirli bir şekle tabi olarak yapılması zorunluluğu kanuna dayanır. Örneğin taraflar yapmak niyetinde oldukları bir kira sözleşmesinin ancak yazılı şekilde yapıldığı takdirde geçerli olacağını kararlaştırabilirler(BK.16/I).buna da iradi şekil veya tarafların rızalarına dayanan şekil zorunluluğu denebilir.
Yazılı şekil-Resmi şekil-Tescil:
Yazılı sekil  bu şekil tarafların borç doğuran irade açılamalarını bir senede yazmaları ve bu açıklamanın altını imzalamaları ile meydana gelir. Adi yazılı şeklin en önemli unsuru imzadır. Senedi imzalayacak olan kişi sözleşmede borç yüklenen taraftır. Kanun imzalı bir mektup veya aslı imzalı bir telgrafın da adi yazılı şekil gerçekleştirmeye yeteceğini kabul etmiştir(BK.13/II).
İmza borç yüklenen kişinin el yazısı ile atılmış olması şarttır(BK.14). körlerin imzası ise ancak bunların imzaladıkları metnin içeriğini bildikleri ispat edildiği veya noterlikçe tasdik olunduğu hallerde kendilerini bağlar(BK.14/III).
İmza atmaya muktedir olmayanlar;imza yerine bir işaret koyabilirler(BK.15). noterlik kanuna göre(Md.75)bu işaret sol elin baş parmağının basılması ile de yapılır. Bu işaretin noterlikçe tasdiki şarttır. Yahut imza yerine resmi bir şahadetname kullanabilirler.

Resmi şekil:
İrade açıklamasının görevli resmi memur önünde vuku bulması ve onun tarafından zaptedilmesidir. Görevli resmi memur bu açıklamayı kural olarak bir resmi senet üzerine geçirir ve açıklayana imza ettirerek kendiside tasdik eder. Taşınmazlar üzerinde ayni hakların kazanılması için yapılan borç sözleşmeleri resmi şekilde yapılmadıkça geçerli olmazlar. Bunlara resmilik verecek makam ise tapu daireleridir(Tapu K.26).
Tescil:
İşlemin resmi şekilde tutulan bir kütüğe(sicile) işlenmesi lazımdır. Bazı işlemlerin tamamlanması için bu kütüklere kayıt düşürülür. Buna da tescil denir.

Bir sözleşme sağlık şartının şekline riayetsizliğin sonucu mutlak butlan denilen hükümsüzlüktür

SÖZLEŞMENİN KONUSU

Sözleşme serbestliği ilkesi:
Gerek edimin ne olacağına gerekse borç ilişkisinin diğer kurallarının belirlenmesinde kanun tarafları serbest bırakmıştır.
Sözleşme serbestliğinin sınırlandırılması:
Bu sınırlandırmanın sınırları BK. 19/II’ de gösterilmiştir. Bunlar;
Emredici kanun hükümlerine aykırılık:
Emredici hukuk kuralları tarafların iradesiyle ortadan kaldırılamayan uyulması zorunlu olan kurallardır. Örneğin taraflar yaptıkları bir sözleşmeden doğan alacakların hiçbir suretle zaman aşımına uğramayacağını sözleşme yaparken kararlaştıramazlar. BK.139’ a göre ticaret kanunuyla yasaklanmış şeylerin alış verişi anlaşmaları geçersizdir.
Burada önemli bir sorunda kanundaki emredici kuralların dolaylı olarak ortadan kaldırılmasıdır. Buna kanuna karşı hile denir. Örneğin kanunla belirlenmiş orandan fazla faiz almak için sınırı geçen kısmına masraf komisyon gibi isimler vermek suretiyle kanun ihlali vardır ve geçersizdir.
Kamu düzenine aykırılık:
Emredici dediğimiz hukuk kurallarının çoğuda aslında bu temel düzenin korunması amacıyla konulmuş kurallardır. Bununla birlikte bazı hallerde açıkça konulmuş kural olmasa da yapılmak istenen sözleşmenin kamu düzenine sarsması ihtimali vardır. Bunun için sözleşmelerde kamu düzenine aykırı olamaz.
Ahlak ve adaba aykırılık:
Bir sözleşmenin gerek içerikçe gerekse amaç yönünden ahlakın emirlerine aykırı olmaması lazımdır. Bazı hallerde ise taahhüt edilen eylem doğrudan doğruya ahlaka aykırı gözükmez;ama amaca göre değerlendirildiğin de gayri ahlaki olduğu saptanır.
Kişilik haklarına aykırılık:
Hiçbir sözleşme maddi manevi ve insani değerlere aykırı olamaz. Bir kimse kolunun kesilmesi taahhüdünde bulunamaz. Taraflardan biri diğerinin kölesi olacağı yolunda bir sözleşme yapılamaz. Bu nedenlere aykırı olan sözleşmeler aynı zamanda ahlaka da aykırıdır.
Konusu imkansız olan sözleşmeler:
Kanun konusu imkansız olan sözleşmelerin hüküm doğurmayacağını kabul etmiştir. İki durum vardır;a)edim sözleşme yapılırken imkansızdır b)edim sonradan imkansızlaşmıştır.
Maddi imkansızlık:
Bir kimsenin Jüpiter’ i yeryüzüne indirme taahhüdü enerjisiz çalışan makine yapma taahhüdü bu tür imkansızlıktır. Objektif bakımdan imkansız olmalıdır.
İktisadı imkansızlık:
Bu kural olarak sübjektif bir imkansızlıktır. 1980 yılında kapanan fabrikanın 2000 model ürün üretme taahhüdü gibi.
Hukuki imkansızlık:
Hukuk kuralları sebebiyle bir edimin yerine getirilmesine imkan yoktur. Bunun objektif imkansızlık olması gerekir.

Sözleşme yapma zorunluluğu ve sözleşme yapma vaadi:
Sözleşme yapma serbestliğini burada bir sözleşmeye taraf olup olmama özgürlüğü bakımında ele alınmaktadır.
Sözleşme yapma zorunluluğu:
Demiryolları hava yolları gibi kamu hizmeti yapan kuruluşların sözleşme yapıp yapmamakta veya diledikleri kimse ile yapmamakla serbest değildir. Bunların sözleşme yapma zorunluluğu vardır.
Sözleşme yapma vaadi:
Sözleşme serbestliğinden kaynaklanan diğer bir durumsa bir kimsenin ileride bir sözleşme yapmayı kendi isteğiyle kabul etmesidir. İşte bu bağlantı sözleşme yapma vaadi ile olur. Buna ön sözleşme denir. BK.22/I’ de ise ön sözleşmenin şekil yönünden asıl sözleşmenin tabi olacağı şekle tabi olacağı belirtilmiştir. Sözleşme yapma vaadi;şufa vefa veya iştira hakkı meydana getiren sözleşmelerden ayırmak gerekir. Çünkü bunlarda sözleşme bir vaadin yerine getirilmesini karşı taraftan talep etmekle değil hak sahibinin bir taraflı irade açıklamasıyla kurulur.
Gabin:
Gabin geniş anlamda sömürmenin özel biçimidir. Sömürmeyi önlemek için kanun koyucu BK.21’ de gabin kurumunu düzenlemiş ve bu yoldan sözleşme serbestliğini sınırlamıştır. Şartları;

a)ivazlar arasında açık bir nispetsizlik olmalıdır. Yani tarafların karşılıklı edimleri arasında açık bir dengesizlik olmalıdır.
b)Bu dengesizlik bundan dolayı zarara uğrayacak tarafın tecrübesizliğinden zor durumda olmasından veya hafifliğinden ileri gelmiş olmalıdır. Buradaki hafifliğin anlamı yaptığı işin iktisadı sonuçlarını değerlendirmede düşüncesizce veya gayrı ciddi şekilde davranma demektir. Manevi bakımdan değil maddi veya mali bakımdan sıkışık durumda olma gabinin şartını gerçekleştirir.
Gabinden karlı çıkan taraf diğerinin durumunda istifade suretiyle onu sömürme kasdı ile hareket edip sözleşmeyi kurmuş olmalıdır. Bu niyet yoksa gabin olmaz.
Gabinin hükmü nisbi butlandır.
SÖZLEŞMELERİN YORUMLANMASI VE MUVAZAA

Yorum:
Bir hukuksal işlemin yorumlanması onu kuran irade açıklamasının gerçek anlamının tespitidir. BK.18/I bir akdin şekil ve şartlarını tayininde iki tarafın gerek sevhen gerek akitteki hakiki maksatları gizlemek için kullandıkları tabirlere ve isimlere bakılma¤¤¤¤¤  onların hakiki ve müşterek maksatlarını aramak lazımdır. Beyanlar arasında gizli bir uyuşmazlık varsa sözleşme hükümsüzdür. Yorumda objektif iyiniyet uygulanır ayrıca hal

icapları yorumlamada önemli bir yer tutar. Bunlarla birlikte ticari örf ve teamüllerin de etkisi olur. Tarafların ortak niyetlerini objektif olarak tespit etmek gerekir.
Bir sözleşmenin yapılmasında bazı noktalar açık bırakılması halinde kanundaki tamamlayıcı kurallara başvurulur bu yorum değildir.

Muvazaa:
Açıklanan irade ile gerçek irade birbirine uyuşmaması durumunda iki ihtimal vardır:1. si bu uyuşmazlık irade sahibinin isteği dışında olmuştur. 2. si bu irade beyanında bulunan kişinin isteğiyle kasıtlı olarak yapılmıştır. Bu ikinci durum muvazaadır.
Tarafların gerçek maksatlarını gizleyerek ortaklaşa hareketle iradeleri ile beyanları arasında uyuşmazlık yaratmaları halidir. Amacı belirli bir çıkar sağlamak veya 3. kişilere karşı bir aldatmaca olarak meydana getirmişlerdir. Ortada gözüken sözleşmenin gerçek bir sözleşme olmaması yani tarafların gerçek iradelerine dayanmaması teşkil etmektedir.
Adi muvazaa:
Taraflar arasında yapılmış zahiri sözleşme vardır. Taraflar bu sözleşmeye rağmen hukuksal durumlarının aynı kalacağını kararlaştırmışlardır. Yani aralarındaki gizli anlaşmaya göre bu sözleşmenin yapılmasından önce hangi hukuksal durumda iseler yine öyle kalacaklardır.
Mevsuf muvazaa:
Taraflar arasında gerçekte bir sözleşme yapılmaktadır;fakat bunu gizlemek için bir de görüntü sözleşme yapılmaktadır. Örneğin taraflar arasında bir gayrimenkul için bir alım satım sözleşmesi yapılmaktadır;fakat yüksek tabu harcı ödememek için satım bedeli düşük gösterilerek işlem yapılması.

Muvazaanın hükmü butlandır. Tarafların gerçeği gizlemek için yaptığı sözleşme hükümsüzdür. Buna karşılık tarafların gerçek iradeleriyle yaptığı işlemler geçerli sayılacaktır.
Mevsuf muvazaa halinde yalnız zahiri değil gizli sözleşmenin de hükümsüz olması ihtimali vardır. Eğer ikisi de şekle bağlı işlemse ikisi de hükümsüz olur. Aile hukukundaki bazı sözleşmelerde muvazaa ileri sürülemez.
Kanun koyucu hukuksal sebepten yoksun olan kazandırmaları genel olarak caiz saymamakta ve sebepsiz olarak işlem yapıldığı takdirde bunun yapılmasından önceki durumun muhafazasını veya geri dönmesini istemektir. Yapılan kazandırmanın sebepten yoksun olduğu için bir hükmünün olmadığı kabul edilir ve hükümsüz sayılır. Yada hukuksal sebepten yoksun kazandırma hüküm doğurur;fakat kazan kimse neyi kazanmışsa onu tersine bir kazandırıcı işlem yaparak geri verir ve eski duruma geri dönülür.
Bu konudaki düzenleme alış-veriş hayatında güvenin sağlanması ve korunması esasına dayanır. Bir kimse muvazaa ile 3. kişiler için riziko yaratıyorsa bu rizikoyu 3. kişi değil  muvazaayı yaratan çekmelidir. 3. kişilerin bu hükümden yararlanması için iyiniyetli olması gerekir. [/color]
İnançlı işlem:
İnançlı işlemde taraflar belirli bir hukuksal durumu geçici olarak ihdas ederler;amaçları yine bir görüntü yaratmak ve bu yoldan bazı hedeflere ulaşmaktır. Muvazaanın aksine gerçekten istenmiş ve meydana gelmiştir. Ancak taraflar istedikleri amaca ulaştıktan sonra meydana getirdikleri bu durumu bozacaklarını birbirine taahhüt etmişlerdir.
SÖZLEŞMENİN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ

Genel olarak hükümsüzlük:
Kanun bir hukuksal işlemin hüküm doğurması için muteberlik şartlarına uygun olması koşulunu aramaktadır. Bu şartlara uyulmadan yapılmış işlemler hüküm doğurmazlar. İki tip hükümsüzlük vardır. Hukuksal işlem çürüktür ama mahkeme kararı olmadıkça yürürlüğünü sürdürür. Diğeri ise hükümsüzlük mahkeme kararına ihtiyaç duymaz işlem başından beri hiçbir hüküm doğurmaz.
Yokluk:
Burada bir hukuksal işlemin yok sayılması hiç yapılmamış gibi tutulması söz konusudur. Hiç kurulmamış sayılır.
Mutlak butlan:
Burarda bir işlem mevcuttur ama işlem ölü doğmuştur. Bu işlemdeki sakatlık giderilemeyecek boyuttadır.
Nisbi butlan:
İşlemdeki çürüklük düzelebilir bir sakatlık olması durumudur. İşlem doğmuştur;ama çürük doğmuştur. Bu giderilirse işlem sağlık kazanabilir.
Mutlak butlan sebepleri:
BK.20 de sayılan durumlar bular;
Bir sözleşmenin konusu emredici hükümlere aykırı ise.
Sözleşmenin konusu ahlaka aykırı ise.
Sözleşmenin konusu kişilik haklarına aykırı ise.

Sözleşmenin konusu kamu düzenine aykırı ise.
Sözleşmenin konusu imkansız ise hükümsüzdür.
Ehliyetsizlik:
Bir sözleşmede taraflardan biri veya her ikisi ehliyetsiz ise o işlem çürük bir işlem sayılır.
Ehliyetsizliğin bir sözleşmeyi mutlak butlanla hükümsüz kılacak derecede sakatlayabilmesi için temyiz kudretinden yoksun olma şeklinde bir ehliyetsizlik hali olması gerekir. Sınırlı ehliyetsizlikte ise işlem kanuni teslimcinin icazetiyle sıhhat kazanması mümkündür. Bunun için temyiz kudretine sahip küçüklerin veya mahcurların yaptıkları sözleşmeleri nisbi butlan halleri içine almak daha doğru olur.
Şekil noksanlığı:
Kanunda bir sözleşmenin şekli konusunda konulmuş bir kurala uyulmadan o akit yapılmış ve bu uymamanın ne gibi bir etki doğuracağı da ayrıca gösterilmemişse sonuç akdin butlanıdır.
İrade ile ilgili mutlak butlanlar:
Bu durumlar muvazaa ve latife beyanı halleridir.
Mutlak butlanın sonuçları:
Bu durumda sözleşme kendiliğinden batıl olur;bunun için harekete geçilmesine gerek yoktur.
Hükümsüz bir sözleşme sebebiyle taraflar birbirlerine bazı edimlerde bulunmuşlarsa bunları yeri vermeleri icap eder. Mutlak butlanla sözleşme ölü doğmuştur ve tekrar canlandırılamaz. Ancak taraflar muteberlik şartlarına u¤¤¤¤¤ aynı konuda yeni bir sözleşme yapabilirler. Zaı hükümsüzlükler sonrada geçerlilik kazanabilir(temyiz kudretinin tekrar kazanılması).
Nisbi butlan:
Sözleşme sakat doğmuştur;fakat bu sakatlık giderilebilir bir sakatlıktır. Bütün akit hükümsüz kılınmaz sadece çürük olan kısım hükümsüzdür geri kalan maddeler hüküm doğurur.
Nisbi butlanın sebepleri:
İrade bozukluğu:
İç irade ile açıklanan iradenin birbirini tutmamasıdır. Bir sözleşmeyi meydana getiren irade açıklaması gerçek bir iradeye uymuyorsa veya bu uygunluk mevcut olmakla birlikte iradenin oluşumunda bazı sakatlıklar varsa irade bozukluğundan söz edilir. Bunlar hata hile ve tehdittir.
Hata:
Bir konuda gerçeğe aykırı bir fikir sahibi olmaktır. Bundan başka bir konuda doğru bir bilgiye sahip olduğu halde davranışta bilmeyerek buna aykırı hareket etmekte hata sayılır.
Bir kimse bir sözleşmeyi yaparken belirli bir iradeye sahip olduğu halde açıklaması buna uymuyorsa burada bir hata vardır. Bu hata çeşidine beyanda hata denir.
BK.23’ e göre sözleşmenin kurulması halinde taraflardan biri esaslı bir hataya düşerse bu durum sözleşmenin nisbi butlanla hükümsüzlüğü sonucunu doğurur. Kanun esaslı hataları beyan hatalarıyla sınırlamıştır. BK.24’ e göre esaslı hata;
Sözleşmenin niteliğinde hata:
Bir kimse alım satım sözleşmesi için bir icapta bulunmak istiyor fakat dalgınlıkla bağışlamak istediğini söylüyorsa durum böyledir.
Sözleşmenin konusunda hata:
Bir kişi kitap almaya gittiği yerden yanlışlıkla kalem istemesi.
Kişide hata:
A B ile bir anlaşma yapmak istiyor ama yanlışlıkla C ile anlaşma yapıyorsa.
Miktarda hata:
10 kg buğday yerine 1000 kg istenmesidir.
Saik hataları esaslı olmadıkları için nisbi butlan sebebi sayılmazlar(BK.24/II).
Esaslı hatanın hükmü böyle bir hataya düşen taraf belirli bir süre içinde muhatabına karşı bir açıklama yaparak anlaşmanın kendisini bağlamasını önleyebilir. Ancak bu yetki sadece hataya düşen tarafa tanınmıştır. Bunun zaman aşımı süresi 1 yıldır.
Bir vasıta tarafında yapılan hata halinde vasıtaya başvurma halinde işlemi bozma hakkı vermektedir(BK.27).
Hukuksal ilişkiyi çözen taraf eğer bu hata kendi kusurundan meydana gelmişse karşı tarafa sözleşmenin ortadan kalkması sebebiyle uğradığı zararı ödemekle yükümlüdür(BK.26).
Hata sebebiyle sözleşmeyi hükümsüz kılmak isteyen taraf hataya düştüğünü ispatlamak zorundadır.
Hile:
Bir taraf hataya düşmekte fakat bu hatasına sebep olan etken kendi yanılması değil diğer tarafın hileli davranışı aldatması olmaktadır. BK.28 aldatmayı düzenlemiştir. Hilenin hükmü  hatadaki gibidir. Yani hileye maruz kalan taraf sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirerek askıda hükümsüzlüğü kesin hale getirebilir. Düşülen hatanın esaslı olması şartı aranmaz. Sözleşmenin 3. kişilerin hilesi sonucu hükümsüz kalması için bundan yararlananın bunu bilmesi(iyiniyetli olmaması) yada bilecek durumda olması gerekir(BK.28/II).
Hile aynı zamanda bir haksız fiile teşkil ediyorsa sözleşmeye icazet verilmesi hileye uğrayanın hileyi yapandan tazminat istemesine engel değildir(BK.31/II).
Tehdit(ikrah):
Bir sözleşmeyi yapan kimse buna korkutularak razı edilmişse yine bir irade bozukluğu mevcuttur;fakat bu iradenin meydana gelmesindeki sebep saik uyandırılan korkudur. Tehdidin şartları;bir şahıs kendisini yahut yakınlarından birinin hayatının veya şahsının yahut namus veya mallarının ağır ve derhal vuku bulacak bir tehlikeye maruz bulunduğu korkusu altında bırakılarak ve bu kanaatle bir sözleşme yapmışsa tehdit irade bozukluğuna sebep olmuştur. Yasal bir yetkinin kullanılacağı tehdit yaratmaz(BK.30/II). Ama bu yoldan elde edilen menfaat aşırı ise  kanun bunu yine iradeyi bozan bir tehdit saymaktadır. Tehdidin hükmü askıda hükümsüzlüktür. Zaman aşımı süresi 1 yıldır ve korkunun ortan kalkmasıyla başlar. Tehdit 3. kişi tarafından yapılıyorsa ve diğer taraf buna vakıf olmamışsa bozulma halinde hakkaniyet neyi gerektiriyorsa tehdidi yapandan bir tazminat isteyebilir(BK29/II).
Gabin:
Kanun birbirini aşırı derecede sömüren bir sözleşme serbestliği tanımaz ve gabin duruma el koyar. BK.21’ e göre gabin mağduru hakkını alabilir.
Ehliyet noksanlığı:
Mümeyyiz küçükler ve mahcurların yalnız başlarına yaptıkları ivazlı hukuksal işlemleri mutlak butlanla sakat işlemler sayamayız;bunların kanuni teslimcinin icazetiyle düzelmesi mümkündür.

                               MESLEK HUKUKU

 

3568 Sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunun Amacı  :

İşletmelerde faaliyetlerin ve işlemlerin sağlıklı ve güvenilir bir şekilde işleyişini sağlamak, faaliyet sonuçlarını ilgili mevzuat çerçevesinde denetlemeye ve değerlendirmeye tabi tutarak gerçek durumu ilgililerin ve resmi mercilerin istifadesine tarafsız bir şekilde sunmak ve Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik  meslekleri ve hizmetleri ile Serbest Muhasebeci  Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları ile Serbest Muhasebeci  Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinin kurulmasına, teşkilat, faaliyet ve denetimlerine ve organlarının seçimlerine ilişkin esasları düzenlemektir.

Serbest Muhasebecilik Mesleğinin Konusu

Gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin, genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri ve ilgili mevzuat gereğince defterlerini tutmak, bilanço, kar-zarar gelir tablosu ve beyannameleri ile diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işleri yapmaktır.

Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Mesleğinin Konusu

Gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin;

–      Genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri ve ilgili mevzuat gereğince, defterlerini tutmak, bilanço, kar-zarar tablosu ve                   beyannameleri   ile diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işlemleri yapmak.

  • Muhasebe sistemlerini kurmak, geliştirmek, işletmecilik, muhasebe, finans ve mali mevzuat ve bunların uygulamaları ile ilgili işlerini düzenlemek veya bu konularda müşavirlik yapmak.
  • Yukarıdaki bentte yazılı olan konularda, belgelerine dayanılarak, inceleme, tahlil, denetim yapmak, mali tablo ve beyannamelerle ilgili konularda yazılı görüş vermek, rapor ve benzerlerini düzenlemek, tahkim , bilirkişilik ve benzeri işleri yapmak.

Yukarıda sayılı işleri bir iş yerine bağlı olmaksızın yapanlara Serbest Muhasebeci Mali Müşavir denir.

Yeminli Mali Müşavirlik Mesleğinin Konusu

Yukarıda 2. ve 3. bentte yazılı olan işler yanında;

  • Mali tabloların ve beyannamelerin mevzuat hükümleri, muhasebe prensipleri ile muhasebe standartlarına uygunluğu ve hesapların denetim standartlarına uygunluğunu ve hesapların denetim standartlarına göre incelendiğini tasdik etmek.
  • İlgili mevzuat ile Maliye Bakanlığı ve resmi mercilerce verilecek tasdik ile ilgili görevleri yapmak.

Meslek Unvanlarının Haksız Kullanılması

Kanunen kullanmaya yetkisi olmayanlar tarafından serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli mali müşavir unvanlarının veya bu unvan veya kavramlara karışacak veya benzer her türlü unvan ve ibarelerin kullanılması yasaktır.Odalar buna aykırı davranışları öğrendiklerinde Cumhuriyet Savcılığına bildirmek zorundadırlar.Cumhuriyet savcılığınca tahkikatın sonucu odaya ve ilgililere bildirilir.

Meslek mensubu Olabilmenin Genel Şartları

  1. C Vatandaşı olmak
  2. Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmak
  3. Kamu haklarından mahrum bulunmamak
  4. Taksirli suçlar hariç olmak üzere; affa uğramış olsalar dahi ağır hapis veya 5 yıldan fazla hapis yahut zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile resmi ihale ve alım satımlarına fesat karıştırma veya Devlet sırlarını açığa vurma, vergi kaçakçılığı veya vergi kaçakçılığına teşebbüs suçlarından dolayı hüküm giymiş bulunmamak.
  5. Ceza ve disiplin kovuşturması nedeniyle memuriyetten çıkarılmış olmamak.
  6. Meslek şeref ve haysiyetine uymayan durumları bulunmamak.

Serbest Muhasebeci Olmanın Özel Şartları

Hukuk, İktisat, Maliye, İşletme, Muhasebe, Bankacılık, Kamu Yönetimi ve Siyasal Bilimler dallarında eğitim veren fakülte ve yüksekokullardan veya denkliği Yüksek Öğretim Kurumunca tasdik edilmiş yabancı yüksek öğretim kurumlarından ön lisans seviyesinde öğrenim görmüş olanlar ile ticaret ve maliye meslek liselerinden mezun olanlar, staj şartını yerine getirmiş olmaları halinde sınav şartı aranmaksızın serbest muhasebeci unvanı ile çalışırlar. Staj süresi ön lisans seviyesinde mezun olanlar için 4 yıl, Ticaret ve maliye meslek liselerinden mezun olanlar için 6 yıldır.

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Olmanın Özel şartları

  1. Hukuk, İktisat, İşletme, Maliye, Kamu Yönetimi, Muhasebe, Bankacılık ve Siyasal Bilimler dallarında eğitim veren fakülte ve yükseköğretim kurumlarından veya denkliği yüksek Öğretim Kurumunca tasdik edilmiş yabancı yüksek öğretim kurumlarından en az lisans seviyesinde mezun olmakla birlikte lisans üstü seviyesinde diploma almış olmak
  2. Staj amacıyla Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir veya Yeminli Mali Müşavir yanında, gözetim ve denetiminde 2 yıl çalışmış olmak.
  3. Serbest Muhasebeci ve mali Müşavirlik sınavını kazanmış olmak.(Türkiye genelinde mali denetim yapan kamu bankalarının müfettişleri ile kanunları uyarınca vergi inceleme yetkisi almış olanlardan, bu yetkilerini aldıkları tarihten itibaren kamu kurum ve kuruluşlarında 8 yıllık hizmet süresini dolduranlar ile yukarıda belirtilen bilim dallarında en az 8 yıl süreyle öğretim üyesi veya görevlisi olarak çalışmış bulunanlar için sınav şartı aranmaz)
  4. Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirlik ruhsatını almış olmak.

Staj Süresinden Sayılan Hizmetler

Aşağıda belirtilen hizmetlerde geçen süreler, staj amacıyla serbest muhasebeci mali müşavir veya Yeminli Mali Müşavir yanında çalışılmış süre kabul edilir:

  1. Kanunları uyarınca vergi inceleme yetkisine sahip olarak çalışanların bu yetkiyi aldıktan sonra kamu hizmetlerinde geçen süreleri.
  2. Kamu kuruluşlarının veya bilanço esasına göre defter tutan özel kuruluşların muhasebe birimlerinde birinci derecede imza yetkisini haiz, muhasebenin fiilen sevk ve idaresinden veya mali denetiminden sorumlu bulunanların bu hizmetlerinde geçen süreleri
  3. Yukarıda sayılan konularda öğretim görevlisi veya öğretim üyesi olarak çalışanların bu görevlerde geçen süreleri

Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınavı

Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirlik sınavı Birlik tarafından yazılı olarak yapılır.Sınav komisyonu 7 üyeden oluşur. Üyelerin ikisi Maliye ve Gümrük Bakanlığını temsil eder.Diğer üç üye Yüksek Öğretim Kurulunca teklif edilecek 5 aday arasından diğer iki üye ise Birlikçe teklif edilecek dört üye arasından Maliye ve Gümrük Bakanı tarafından seçilir.Sınav komisyon üyeliklerine aday gösterileceklerin; hukuk, iktisat,Maliye, muhasebe, işletme, bankacılık, idari bilimler dallarından lisans veya lisans üstü seviyesinde mezun olmaları ve bu konularda onbeş yıl çalışmış veya  bu kadar süre öğretim üyeliği veya görevliliği yapmış bulunmaları şarttır.

Yeminli Mali Müşavir Olabilmenin Özel Şartları

  1. En az 10 yıl Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirlik yapmış olmak.
  2. Yeminli Mali Müşavirlik sınavını vermiş olmak.
  3. Yeminli Mali Müşavirlik ruhsatını almış olmak.

(Kanunları uyarınca vergi inceleme yetkisini almış olanların, bu yetkiyi aldıkları  tarihten itibaren kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmet süreleri, hukuk, iktisat,işletme,maliye muhasebe, bankacılık,kamu yönetimi ve siyasal bilimler dallarında öğretim üyeliği veya görevliliği yapmış olanların bu hizmetlerde geçen süreleri serbest muhasebeci mali müşavirlikte geçmiş olarak kabul edilir. Kanunları uyarınca vergi inceleme yetkisi almış ve mesleki yeterlilik sınavını vermiş olanlar ile yukarıda sayılan konularda profesörlük unvanı almış bulunanlar için sınav şartı aranmaz.

Yeminli Mali Müşavirlik sınavı da SMMM Sınav komisyonu tarafından yapılır.

Yeminli Mali Müşavirlik mesleğine kabul edilenler, görevlerine başlamadan önce Asliye Ticaret Mahkemesinde yemin ederler.

Tasdik ve Tasdikten Doğan Sorumluluk

Yeminli Mali Müşavirler, gerçek ve tüzel kişilere ait işletmelerin mali tabloları ve beyannamelerinin mevzuat hükümleri muhasebe prensipleri ve muhasebe standartlarına uygunluğunu, hesapların denetim standartlarına göre incelendiğini tasdik ederler.Yeminli Mali Müşavirlerin tasdik edecekleri belgeler, tasdike ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.Kamu kurum ve kuruluşlarına verilmiş tasdik edilmiş belge ve mali tablolar kamu idaresinin yetkili memurlarınca incelenmiş bir belge olarak kabul edilir. Yeminli Mali Müşavirler yaptıkları tasdikin doğruluğundan sorumludur. Tasdikin doğru olmaması halinde, tasdikin kapsamı ile sınırlı olmak üzere ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilecek cezalardan mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.Yeminli Mali Müşavirler yaptıkları tasdikin kapsamını düzenleyecekleri raporda açıkça belirtirler.

VUK nun 227. maddesine göre meslek mensupları imzaladıkları vergi beyannamelerinde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaanına bağlı olarak salınacak vergi ceza ve faizlerinden mükellefle birlikte müşterek ve müteselsilen sorumludur.Bu sorumluluk iki koşula dayandırılmıştır; 1. koşul vergi beyannamelerinde yer alan bilgilerin defterlere uygunluğudur.burada meslek mensubunun yüklendiği görev ve sorumluluk yanlız defterlere dayanan bilgilerle sınırlandırılmaktadır.2. koşul defter kayıtlarının genel kabul görmüş muhasebe ilke ve kuralları ile vergi mevzuatına uygunluğunun araştırılmasıdır.Sorumluluk gerektiren bu durumlar nedeniyle meslek mensupları vergi beyannamelerinin imzalanması öncesinde sınırlı uygunluk denetimi yapmaları gerekir.Sınırlı Uygunluk Denetimi, vergi beyannamelerinin ekindeki finansal bilgilerin veya hesap özetlerinin defterlere uygunluğu ile bu kayıtların doğru bir şekilde ve dayanakları olan belgelere uygun yapılması amacına yönelik bir ön denetimdir.

Meslekle İlgili Konularda çalıştırılamayacak Olanlar

Meslek mensupları, kişisel veya ortaklık bürolarında mesleği yapmaları yasaklananları çalıştıramayacakları gibi, bunlarla her ne şekilde olursa olsun meslekleri ile ilgili işbirliği yapamazlar.

Ruhsat Alan Meslek Mensuplarının Hak ve ödevleri

Ruhsat almış, bağımlı veya meslek konusu dışında çalışan veya mesleki faaliyette bulanmayan meslek mensuplarının Hakları :

1.Meslek kütüğündeki kayıtları kanunlarında mani bir durum olmadıkça ve kendi istekleri dışında silinemez

  1. Meslek kütüğünde kayıtlı olmaları halinde; Oda ve Birlik faaliyetlerine katılırlar, seçme ve seçilme haklarını kullanırlar, Üyelikten doğan haklarını kullanırlar.

Ödevleri :

  1. Ruhsat almış meslek mensupları bağımlı veya meslek konusu dışında çalışmaları veya mesleki faaliyette bulunmamaları halinde unvanlarını ve tasdik yetkilerini kullanamazlar.
  2. Oda ve Birliğe karşı üyelikten doğan ödevlerini yerine getirirler.

Mali Yükümlülükler :

  1. Yıllık Aidat : Ocak ayında tüm üyeler tarafından ödenir.
  2. Nispi Aidat : Çalışanlar listesinde kayıtlı üyeler tarafından Mayıs ve Ekim aylarında ödenir.
  3. Diğer Ödemeler : Adres değişikliği, tescil, kimlik cüzdanı gibi hizmet karşılıkları

Ortaklık Bürosu veya Şirket Kurarak Faaliyette Bulunma

Birden çok meslek mensubunun bir araya gelerek kurabilecekleri ortaklık bürosu veya şirketler şunlardır:

  1. Ortaklık Bürosu (Adi Şirket)
  2. Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirket
  3. Limited Şirket
  4. Anonim Şirket

Genel Esaslar

  1. Ortaklık bürosu veya şirket aynı unvana sahip meslek mensupları arasında kurulabilir.
  2. Kanunda belirtilen kendi faaliyet konuları dışında başka işlerle uğraşamazlar.
  3. Şirket veya ortaklık bürosu mesleğin icrasına taallük eden işlerde ortak veya ortaklar tarafından temsil edilir.
  4. Varisler intikal eden hisselerin en geç bir yıl içinde tasfiye edilmesi gerekir. Bu süre içinde mirasçılar meslek mensubu sayılmaz ve mesleki faaliyette bulunamaz.
  5. Ortaklık bürosu veya şirketlerde yapılan işlerden doğacak cezai sorumluluk işi yapan meslek mensubuna aittir.
  6. Ortaklık bürosu veya şirketlerde meslek unvanının açık bir şekilde kullanılması zorunludur.
  7. Ortaklık bürosu veya şirketin unvanında yabancı isim ve unvanlar kullanılamaz.

Meslek Mensuplarının İş Öncesi Genel Yükümlülükleri

  1. Büro Edinme Zorunluluğu ve Büro Tescil Belgesi : Meslek mensubu mesleki faaliyete başlamadan önce çalışanlar listesine kaydolarak ve büro tescil belgesi alarak iş yeri açmak zorundadır.
  2. Tabela Asma Zorunluluğu : Meslek mensubu işyerinin bulunduğu binanın herkesin kolayca görebileceği yerine adı soyadı ve meslek unvanını içeren tabela asmak zorundadır.
  3. Kimlik Cüzdanı Alınması : Ruhsatı olup da bağımsız çalışmak isteyenlere bağlı oldukları odalar tarafından kimlik belgesi verilir.
  4. Bildirim Mecburiyeti : Meslek mensupları hizmet verdikleri müşterilerini kayıtlı oldukları odalara 6 ayda bir bildirmek zorundadırlar.Mesleki faaliyette bulunmayan meslek mensupları da ikametgahının bulunduğu bölgenin odasına kaydolunur. İkametgahını ve işyerini değiştiren meslek mensupları 15 gün içinde yeni adreslerini bağlı oldukları odaya bildirmek zorundadırlar.
  5. İşyerinde Çalıştırılacak ve Çalıştırılamayacak Kişiler : Meslek mensupları; yalnız mesleki faaliyetlerini yapabilmek için yardımcı eleman çalıştırabilirler. Kanunlara göre bu işi yapmaları yasaklananları yanlarında çalıştıramayacakları gibi görevleriyle ilgili olarak bu kişilerle ilişki içinde bulunamazlar.
  6. İş Kabulü : Meslek mensupları kendilerine teklif edilen işleri gerekçe göstermeden reddedebilirler. İki meslek mensubu tarafından reddedilen kimseye oda tarafından kendisine bir meslek mensubu belirlenir.
  7. Sözleşme Yapılması : Aşağıda yazılı konularda sözleşme yapılması zorunludur: 1.Defter Tutmak Devamlılık arz eden müşavirlik hizmetleri   3. İnceleme , tahlil, denetim yapmak bunlarla ilgili rapor ve benzerlerini düzenlemek. 4 .Yeminli Mali Müşavirlik Tasdik İşlemleri  : Yapılacak Sözleşmede Bulunması Gereken Hususlar : 1. Tarafların ad soyadı vergi d. Ve nosu 2. Yapılacak işin amacı ve kapsamı   3. Tarafların karşılıklı sorumluluk ve yükümlülükleri 4. Ücretin tutarı ve ödeme şekli 5. Sözleşme yeri tarihi ve süresi.
  8. Defter ve Belgelerin Saklanması : Meslek mensupları kendilerine tevdi edilen defter ve belgeleri iyi niyetle muhafaza ederek işin bitiminde iade etmek zorundadır. Defter ve belgelerin geri alınması yazı ile bildirildiği hallerde saklama mecburiyeti 1 ay sonra sona erer. Bir ay içinde alınmayan defter ve belgeler bir yazı ile vergi dairesine teslim edilir.

Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinin Hedefleri

  1. Bilanço usulünde defter tutan gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin faaliyet ve sonuçlarının sağlıklı ve güvenilir biçimde muhasebeleştirilmesinin sağlanması.
  2. Bu işletmelerde mali tablolar aracılığı ile ilgililere sunulan bilgilerin gerçek durumu yansıtmasının sağlanması
  3. Bu işletmelerde denetimin kolaylaştırılması

Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinin Amacı

  1. Muhasebe bilgilerinin karar alma durumunda bulunan ilgililere yeterli ve doğru olarak ulaştırılmasına,
  2. Farklı işletmeler ile aynı işletmenin farklı dönemlerinin karşılaştırılmasına,
  3. Mali tablolarda yer alan hesap adlarının tüm kesimler için aynı anlamı vermesine,
  4. Muhasebe terim birliğinin sağlanması suretiyle anlaşılabilir olmasına,
  5. İşletmeler ile ilgililer arasında güven unsurunun oluşturulmasına

Muhasebenin Temel Kavramları

  1. Sosyal Sorumluluk Kavramı : Bu kavram muhasebenin işlevini yerine getirme hususundaki sorumluluğunu belirtmekte ve muhasebenin kapsamını anlamını, yerini ve amacını göstermektedir. Sosyal sorumluluk kavramı; muhasebenin organizasyonunda, muhasebe uygulamalarının yürütülmesinde ve mali tabloları hazırlanması ve sunulmasında belli kişi ve grupların değil, tüm toplumun çıkarlarının gözetilmesi ve bilgi üretiminde gerçeğe uygun , tarafsız ve dürüst davranılması gereğini ifade eder.
  2. Kişilik Kavramı : İşletmenin sahip ve sahiplerinden, yöneticilerinden personelinden ve çalışanlarından ayrı bir kişiliğe sahip olduğu ve işletmenin muhasebe işlemlerinin sadece o kişilik adına yürütülmesi gerektiğini ifade eder.
  3. İşletmenin Sürekliliği Kavramı : Bu kavram işletmenin faaliyetlerinin bir süreye bağlı olmaksızın, sürdürüleceğini ifade eder. İşletmenin ömrü sahipleri ve yöneticilerinin yaşam süreleriyle bağlı değildir. Bu kavram maliyet esasının temelini oluşturur.
  4. Dönemsellik Kavramı : İşletmenin sürekliliği kavramı gereği sınırsız olarak kabul edilen ömrünün belli dönemlere bölünmesi ve her dönemin faaliyet sonuçlarının diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanmasıdır. Gelir ve giderlerinin tahakkuk esasına göre muhasebeleştirilmesi hasılat, gelir ve karların aynı döneme ait maliyet gider ve zararlarla karşılaştırılması bu kavram gereğidir.
  5. Parayla Ölçülme Kavramı : Parayla ölçülebilen iktisadi olay ve işlemlerin muhasebeye ortak para birimiyle yansıtılmasını ifade eder.
  6. Maliyet Esası Kavramı : Para mevcudu, alacaklar ve maliyetinin belirlenmesi mümkün olmayan kalemler hariç, işletme tarafından edinilen varlık ve hizmetlerin muhasebeleştirilmesinde, bunların elde edilme maliyetlerinin esas alınması gereğini ifade eder.
  7. Tarafsızlık ve Belgelendirme Kavramı : Muhasebe kayıtlarının gerçek durumu yansıtan ve usulüne uygun olarak düzenlenmiş objektif belgelere dayandırılması ve muhasebe kayıtlarına esas alınacak yöntemlerin seçilmesinde tarafsız ve ön yargısız davranılması gereğini ifade eder.
  8. Tutarlılık Kavramı : Seçilen muhasebe politikalarının, birbirini izleyen dönemlerde değiştirilmeden uygulanması gereğini  ifade eder. İşletmenin mali durumu ve faaliyet sonuçlarının karşılaştırılabilir olması bu kavramın amacını oluşturması.
  9. Tam Açıklama Kavramı: Mali tabloların bu tablodan yararlanacak kişi ve kuruluşların doğru karar vermelerine yardımcı olacak ölçüde yeterli, açık ve anlaşılır olmasını ifade eder.
  10. İhtiyatlılık Kavramı : Muhasebe olaylarında temkinli davranılması ve işletmenin karşılaşabileceği riskleri göz önüne alınması gereğini ifade eder. Bu kavram gereği olarak işletmeler muhtemel giderleri ve zararları için karlık ayırırlar. Muhtemel gelir ve karlar için ise herhangi bir muhasebe işlemi yapmazlar.
  11. Önemlilik Kavramı : Bir hesap kalemi veya mali bir olayın nisbi önemine göre mali tablolarda yer alması gereğini ifade eder.
  12. Özün Önceliği Kavramı : İşlemlerim muhasebeye yansıtılmasında ve onlara ilişkin değerlendirmelerin yapılmasında biçimlerinden çok özlerinin esas alınması gerektiğini ifade eder.

Genel Mesleki Standartlar (SSMMBDH)

  1. Meslek Unvanı ve Yeterlilik İlkesi : Kanunun belirttiği yeterlilik sınavını vererek meslek unvanı almış meslek   mensubu mesleğin gerektirdiği saygı ve güvene yakışır şekilde hareket etmek zorundadır.
  2. Mesleki Eğitim ve Bilgi : Mesleki bilgi mesleki alanda eğitim alarak değiştirilebilir. Bu eğitim çalışmaları Oda ve Birlik tarafından yürütülür.
  3. Dürüstlük , Güvenilirlik ve Tarafsızlık : Dürüstlük, güvenirlilik ve tarafsızlık mesleğin temelini oluşturur.Meslek mensupları çalışmaları sırasında çıkar çatışmalarından uzak kalırlar ve görevlerini sürdürürken gereken mesleki özen ve titizliği gösterirler.
  4. Sır Saklama : Meslek mensupları ve bunların yanlarında çalışanlar mesleki faaliyetlerinden dolayı öğrendikleri bilgi ve sırları mesleki faaliyetlerine son verdikten sonra dahi ifşa edemezler, çeşitli kanunlarda muhbirlere tanınan hak ve menfaatlerden yararlanamazlar. Ancak adli yargıya göre suç teşkil eden hususların yetkili mercilere duyurulması mecburidir. Adli veya her türlü inceleme ve soruşturma birinci fıkra hükmünün dışındadır. Tanıklık sırrın ifşası anlamına gelmez. Yukarıdaki hüküm Oda ve Birlik çalışanları için de uygulanır.
  5. Bağımsızlık : Meslek mensupları çalışmalarını kendi sorumlulukları altında tam bir bağımsızlıkla yürütürler. Bağımsızlık mesleğin temeli ve vazgeçilmez unsurudur.
  6. Haksız Rekabet : Meslek mensupları haksız rekabete neden olacak durum ve davranışlardan kaçınmak zorundadırlar. Meslek mensupları başka bir meslek mensubu ile sözleşmesi olan gerçek ver tüzel kişilere hizmet vermeye girişemezler.Aynı şekilde ücret ve eleman temini gibi konularda meslek mensupları birbirlerine zarar verecek davranışlarda bulunamazlar.Meslek mensubu, başka bir meslek mensubunun elemanına kendi veya müşterisi adına iş teklifinde bulunamaz. Meslek mensubunun başka bir meslek mensubunun mesleki yeterliliği hakkında görüş bildirmesi ve mütalaada bulunması iş ahlakına aykırıdır.Bir müşteri, muhasebe ve müşavirlik işlerini yapan bir meslek mensubu bulunmasına rağmen bir başka meslek mensubundan hizmet isterse, meslek mensubu diğer meslek mensubu ile ilişki kurmalıdır.
  1. Sorumluluk : 1. Sosyal Sorumluluk : Meslek mensupları mesleği ifa ederken topluma ve devlete karşı sorumluluk taşırlar.Beyannameyi imzalayan meslek mensupları beyannamenin defter ve belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkacak vergi ziyaından mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.

                          MÜŞTEREK VE MÜTESELSİL SORUMLULUĞUN TESBİTİ

A) Denetim Elemanlarınca Yapılacak İşlem Vergi Usul Kanunun 135 inci maddesinde sayılan vergi inceleme elemanlarınca yapılan incelemeler neticesinde bir matrah farkı ortaya çıktığı takdirde, denetim elemanları, beyannameyi imzalayan meslek mensuplarının sorumluluklarının tespitini yapacak ve raporlarında belirteceklerdir.

Denetim elemanları, bulunan matrah farkı ile meslek mensubunun sorumluluğu arasındaki ilişkiyi ilgili meslek mensubunun bilgisine de başvurmak suretiyle inceleme raporlarında net bir şekilde ortaya koyacak ve bulunan matrah farkından meslek mensubunun sorumlu olup olmadığını açıklayacaklardır. Meslek mensubunun bu Tebliğe belirlenen sorumluluk çerçevesinde müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun tespit edilmesi halinde, söz konusu inceleme raporlarının onaylı birer örneği denetim elemanlarınca, meslek mensubunun bağlı bulunduğu vergi dairesine ve disiplin cezası yönünden de gereği yapılmak üzere meslek odasına ayrıca gönderilecektir.

Bulunan matrah farkı üzerinden tarh edilen vergi ve buna ilişkin cezalarda uzlaşmaya varılmış veya tahsilatın yapılmış olması, raporların birer örneğinin meslek mensubunun bağlı bulunduğu odaya gönderilmesine engel teşkil etmeyecektir. Bu raporların ayrıca Bakanlığımıza gönderilmesine gerek bulunmamaktadır. Ayrıca, vergi inceleme elemanlarınca, beyannameyi imzalayan meslek mensuplarının Vergi Usul Kanunun 346 ve 347’nci maddelerinde belirtilen sorumululuklarının olup olmadığı da tespit edilecektir.
B Vergi Dairelerince Yapılacak İşlem Müşterek ve müteselsil sorumluluğu vergi inceleme raporu ile tespit edilen meslek mensupları hak- kında vergi dairelerince yapılacak takibat, vergi ve ceza tahakkukunun kesinleşmesinden sonra başlatılacak ve tahakkukuku kesinleşen vergi ve cezanın tahsiline yönelik olacaktır. Sorumluluğu tespit edien meslek mensupları ile ilgili takibat, bu meslek mensuplarının bağlı bulunduğu vergi dairelerince yerine getirilecektir.

             2 İş sahiplerine ve Yöneticilerine Karşı Sorumluluk : Meslek mensupları iş sahiplerine ve yöneticilerine isabetli karar alabilmeleri için doğru ve güvenilir bilgi sağlarlar. 3.Meslektaşlarına Karşı Sorumluluk : Meslek mensupları mesleklerini ifa ederken dayanışma içinde olmalıdırlar.

Meslekle Bağdaşan İşler

  1. Bilirkişilik, tasfiye memurluğu, hayri ve ilmi kuruluşların yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulunmak,
  2. Limited ve anonim şirketlerde ortak,, komandit şirketlerde komantider ortak olmak veya murakıplık yapmak.
  3. Meslek mensuplarının, üyesi oldukları ve kurumlar vergisinden muaf olan yapı, tüketim kooperatifleri ve yardım sandıklarının yönetim ve denetim kurulları üyelikleri görevlerinde bulunmak,
  4. Kadrolu çalışmamak kaydıyla öğretim ve eğitim amacıyla ders vermek,
  5. Devamlılık arz etmemek şartıyla gazete ve dergilerde yazı ve makaleler yazmak,
  6. Seminer ve konferanslara katılmak.

Meslek ve Meslek Onuru İle Bağdaşmayan Haller

  1. Yanında çalıştığı kişilere karşı uygunsuz davranışlarda bulunmak,
  2. Aşırı içki ve kumar düşkünlüğü ile tanınmak,
  3. Meslektaşlarına, müşterilerine ve kanunlara göre bilgi vermek zorunda olduğu kişi ve kuruluşlara bilgi vermemek veya kasten yanıltıcı bilgi vermek,
  4. Kanunlara göre yapılması yasak olan işlerden herhangi birini yapmak.

Faal Olan Meslek Mensuplarıyla İlgili Yasaklar(SEHHETR)

  1. Ticari Faaliyette Bulunamazlar : Meslek mensupları tacir ve esnaf sayılmalarını gerektirecek faaliyetlerde bulunamazlar. Meslek mensupları kendi mesleki faaliyetleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunamazlar. Ticari mümessillik, ticari vekillik ve acentelik yapamazlar. Adi ve kollektif şirketlerde ortak ve komandit şirketlerde komantide ortak olamazlar. Limited ve anonim şirketlerin yönetim kurulu üyeliğinde ve başkanlığında bulunamazlar.
  2. Hizmet Akdi İle Çalışamazlar : Çalışanlar listesine kayıtlı olan meslek mensupları gerçek ve tüzel kişilere tabi ve onların işlerine bağımlı olarak hizmet akdi ile çalışamazlar.
  3. Reklam Yapmaları Yasaktır. : Meslek mensupları iş elde etmek için açık veya kapalı , dolaylı ve dolaysız olarak reklam yapamaz ve yaptıramazlar.Meslek mensuplarının kartvizitlerine, tabelalarına, rapor ve yazışma kağıtlarına; meslek unvanlarını telefon numaralarını ve adreslerini yazmaları reklam sayılmaz. Bunlardan başka hususların yazılması reklam sayılır. Sadece iş tekliflerinde kullanılmak üzere, yazılı, sözlü ve görüntülü araçlarla yayınlanmamak üzere kendilerinin ve ortak oldukları düğer meslek mensuplarının öz geçmişlerini kapsayıcı tanıtıcı broşür bastırabilirler. Ancak bu broşürlerde önceden veya halen iş yaptıkları müşterileri açıklayamazlar. Kendileri veya ortak oldukları ortaklık ve şirket adına eleman temini konusunda işin gerektirdiği boyutta ilan verebilirler.

        Reklam yapılması yasaktır. Bu nedenle bir gazete, dergi ya da benzeri duyuru araçlarından herhangi birinden yararlanarak reklam yapmak yasaktır. Meslek mensubu, basına bülten dağıtmak veya demeç vermek suretiyle kendi firmasının mesleki deneyim hizmetlerini yüceltemez ya da reklam edemez.

Meslek mensubu herhangi bir yazar veya muhabir ile görüştüğünde, vereceği bilgilerin nasıl kullanılabileceğini kontrol edemeyeceğinden, muhabire, meslek ahlak kurallarının gerektirdiği sınırlamaları açıklamalıdır. Ancak toplumun ilgilendiği konularda meslek mensubunun yaptığı yayınlar ve demeçlerinin haber programlarında verilmesi, yazı ve haber yazılması veya yazması reklam sayılmaz.

Meslek mensuplarının gazete ve dergilerde yazı yazmaları, haber programları yapmaları ya da kitap yazmaları durumunda, bunları yayımlayan yayımcı tarafından yapılacak övgülerde ve tanıtımlarda; yazar olan meslek mensubunun özgeçmişi, öğrenimi, mesleki ünvanı, deneyimleri, mesleki şirket ortaklığı ve ifa ettiği belli başlı görevleri yer alabilir. Bu övgü ve tanıtımlarda meslek ünvanı dışında “vergi uzmanı”, “yönetim danışmanı”, “eski vergi dairesi müdürü”, “eski inceleme elemanı” gibi herhangi bir mesleki uzmanlığı gösteren bir tanıtım kullanılamaz. Yazarlık ve akademik ünvanlarının kullanılması reklam sayılmaz.

Eğitim seminerlerine katılma reklam sayılmaz.

Meslek mensubunun diğer meslektaşlarına mesleki hizmet sunmak üzere kişisel ilişkide bulunması veya önerilerini mektupla bildirmesi reklam sayılmaz.

Meslek mensubu veya mesleki şirketin kullandığı yazışma kağıtları meslek onuruna yakışan biçimde düzenlenmeli ve üzerinde şirket ve mesleki ünvanlar dışında ayrı bir uzmanlık dalı belirtilmemelidir. Bu kağıtlarda mesleki şirketin veya büronun ünvanı, adresi, telefon, faks, internet ve benzeri iletişim numaraları, ortakların, vefat etmiş ortakların, kurucuların isimleri ve hizmet süreleri, ortaklardan ayrı olduklarını belirten bir çizgi ve başlık altında ayrılması koşuluyla çalıştırılan meslek mensuplarının adları, diğer şehirlerde işbirliği yapılan meslek mensupları ile şubelerinin adları yer alabilir.

Meslek mensupları ve yanlarında çalışan meslek mensupları ile görevli diğer personelin kullandıkları kartvizitler reklam sayılmaz. Bu kartlar, yalnızca kart sahibinin adını ve soyadını, mesleki şirketin veya büronun ünvanını, adres ve telefon-faks numaralarını, mesleki ünvanı ile bürodaki ya da şirketteki yönetici, ortak, danışman gibi ünvanları taşır. Bu kartvizitlerde herhangi bir uzmanlık alanı ya da eski görevlerini belirten rumuz veya ünvanların yer alması reklam kapsamında olduğundan yasaktır.

  1. En Az Ücretin Altında İş Kabul Edemezler : Meslek mensupları her yıl için belirlenen en az ücretin altında iş kabul edemezler. Bunun üzerindeki ücret meslek mensubu ve iş sahibi tarafından serbestçe belirlenir.
  2. Müşterilerden Üçüncü Kişilere Ödeme İçin Emanet Para Alamazlar : Müşteri adına bağ-kur SSK , Vergi dairesine ödenmek üzere emanet para alamazlar.
  3. Meslek Sırlarını Açıklayamazlar : Meslek mensupları ve yanlarında çalışanlar, görevleri ile ilgili olarak öğrendikleri bilgileri ifşa edemezler. Çeşitli kanunlarda muhbirlere tanınan hak ve menfaatlerden yararlanamazlar.Ancak suç teşkil eden hususların yetkili mercilere bildirilmesi Tanıklık sırrın ifşası sayılmaz.Adli veya idari her türlü inceleme ve soruşturma bu hükmün dışındadır.
  4. Haksız Rekabet Yapamazlar : Meslek mensupları haksız rekabete neden olacak davranışlardan kaçınmalıdırlar.Meslek mensupları başka bir meslek mensubu ile sözleşmesi olan iş sahibine iş teklifinde bulunamazlar. Ücret ve eleman temini konularında birbirlerine zarar verecek davranışlarda bulunamazlar. Başka bir meslek mensubu veya şirketi hakkında mesleki yeterliliği konusunda mütalaada bulunmak ve görüş bildirmek meslek ahlakı ile bağdaşmaz.

Disiplin Cezaları

Meslek mensuplarına aşağıda belirtilen hallerde disiplin ceza uygulanır :

  1. Mesleğin vakar ve onuruna aykırı fiil ve hareketlerde bulunanlar
  2. Görevini yapmayan veya kusurlu olarak yapan,
  3. Görevin gerektirdiği güveni sarsıcı hareketlerde bulunanlar.

 

Uyarma Cezası  (MADAMTİMSAÇ)

Meslek mensubuna veya aday meslek mensubuna, mesleğin yürütülmesinde daha dikkatli davranması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.

  1. Müşterilerin işlerine kayıtsız ve ilgisin kalınması
  2. Aday meslek mensubunun, mesleğin vakar ve onuru ile bağdaşmayan işler yapmasına neden olunması veya bilerek izin verilmesi veya göz yumulması,
  3. Birlikçe yayınlanan genelge ve yönerge hükümlerine aykırı olarak meslek disiplinini bozucu hareketlerde bulunulması,
  4. En az iki kez yazı ile istenmesine rağmen Oda aidat borçlarını haklı gerekçe olmaksızın ödenmemesi,
  5. Müşteri bildiriminin Odaya verilmemesi,
  6. Yasal düzenlemeler uygun tabela asılmaması,
  7. Başka meslek mensupları hakkında ilgili kuruluşlara ilgisiz ihbar ve şikayetlerde bulunulması,
  8. Yukarıda sayılanlar dışında mesleğin vakar ve onuru ile bağdaşmayan davranışlarla görevin gerektirdiği güveni sarsıcı hareketlerde bulunulması,
  9. Kanun ve yönetmeliklerde öngörülen Sosyal Sorumluluk ilkesine aykırı davranılması,
  10. Adres değişikliklerinin yönetmelikte belirtilen süre içinde Odaya bildirilmemesi,
  11. Mesleğin yürütülmesi esnasında, meslekle ilgili olmayan konularda çıkar çatışmalarına taraf olunması.

Kınama Cezası : (BÜCÜRSSSSTEYY)

               Meslek mensubu veya aday meslek mensubuna görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.

  1. Meslek mensuplarınca, kasıt olmaksızın gerekli özen ve titizlik  yeterince gösterilmeden; yasal düzenlemelerle ilan edilmiş norm ve standartlara aykırı olarak beyanname ve bildirimlerim imzalanması, denetlenmesi veya tasdik edilmesi,
  2. Meslek mensuplarınca sahip olunmayan unvanların kullanılması,
  3. Çalışanlar listesine kaydolmadan unvan kullanarak mesleki faaliyette bulunulması,
  4. Ücret yönetmeliğine aykırı davrandığı için işi geri verilmiş Oda ve Birlikçe ilan olunmuş iş sahiplerinin işlerinin kabul edilmesi, (Oda tarafından görevlendirmeler hariç)
  5. Meslek mensuplarınca reklam yasağına uyulmaması,
  6. Meslek mensuplarınca, yazılı hizmet sözleşmesi yapmadan iş kabul edilmesi,
  7. Meslek mensuplarınca sahte veya içeriği itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği resmi kurum ve kuruluşlarca saptanan iş sahiplerinin zorunlu olarak Oda tarafından görevlendirmeler hariç) Odalar ve Birlik tarafından ilanından sonra defterlerinin tutulması ve işlerinin görülmesi,
  8. Bir başka meslek mensubu ile sözleşmesi bulunan iş sahibine bunu bilerek iş önerilmesi,
  9. Aynı unvana sahip meslek mensubunun sorumluluğundaki işlerle ilgili olarak görev ve sorumluluk almadan görüş bildirmek, uygulamaları hakkında iş sahiplerine olumsuz yorumlarda bulunulması,
  10. Üç yıllık dönem içinde uyarma cezasını gerektiren eylemlerin yenilenmesi,
  11. Meslek mensuplarınca en az ücret altında iş görülmesi,
  12. Yeminli Mali Müşavirlerce kendi defterleri hariç defter tutmaları
  13. Yeminli Mali Müşavirlerce, kendisinin, boşanmış olsa bile eşinin, usul veya furuundan birinin veya üçüncü dereceye kadar kan veya sıhrı hısımlarının veya bunların ortak veya yönetiminde oldukları firmaların işlerine bakılması veya bu dereceden yakınlıkları olduğu SM veya SMMM in baktıkları işlerin tasdik edilmesi.

Geçici Olarak Mesleki Faaliyetten Alıkoyma (TBYTBY)

Mesleki sıfatı saklı kalmak üzere, altı aydan az, bir yıldan çok olmamak üzere, mesleki faaliyetten alıkoymadır.

  1. Üç yıllık dönem içinde kınama cezasını gerektiren hallerin ve eylemlerin tekrarlanması,
  2. Çalışanlar listesine kaydolmuş meslek mensubunca sahip olunan unvanla kanunun 2. maddesinde belirtilen işlerin yürütülmesi amacıyla gerçek veya tüzel kişilere bağımlı olarak açık veya gizli hizmet akdi ile çalışılması,
  3. Mesleği yapmaları kanunen yasaklanan kişilerle meslekle ilgili olarak işbirliği yapılması,
  4. Ticari faaliyet yasağına uyulmaması,
  5. Meslek mensuplarınca, beyanname ve bildirimlerin imzalanması ve denetimi ile ilgili yasal düzenlemelerdeki ilke ve kurallarla ilan edilmiş norm ve standartlara kasden aykırı davranılması veya beyanname imzalama yetkisinin kasden gerçeğe aykırı olarak kullanılması,
  6. Yeminli mali müşavirlerce, tasdike ilişkin yasal düzenlemelerdeki ilke ve kurallarla ilan edilmiş norm ve standartlara kasden aykırı davranılması veya tasdik yetkisinin kasten gerçeğe aykırı olarak kullanılması,

Yeminli Sıfatının Kaldırılması :

Yeminli Mali Müşavirlerin yeminli sıfatının kaldırılması ve mührünün geri alınmasıdır.Yeminli Mali Müşavirlerin mükerrer şekilde tasdike ilişkin yasal düzenlemelerdeki ilke ve kurallarla ilan olunmuş norm ve standartlara kasten aykırı davrandıklarının veya tasdik yetkisinin mükerreren  kasten gerçeğe aykırı olarak kullandıklarının anlaşılması ve bu durumun mahkeme kararı ile kesinleşmesi halinde  yeminli sıfatını kaldırma cezası verilir ve mührü geri alınır.

Meslekten Çıkarma (TAVKÜK)

Meslek mensubunun ruhsatnamesinin geri alınarak bir daha mesleği yürütmesine imkan verilmemesidir.

  1. Beş yıllık dönem içinde iki defa mesleki faaliyetten alıkoyma cezası verilmesinden sonra bu cezayı gerektiren eylemlerin yeniden işlenmesi,
  2. Mesleğin yürütülmesi sırasında, meslek dolayısıyla işlenen suçlardan dolayı ağır hapis cezası ile cezalandırılması,
  3. Meslek mensuplarının kasten vergi ziyaına sebep olduklarının mahkeme kararı ile kesinleşmesi,
  4. Meslek ruhsatnamesinin bir başkasına kiraya verilmesi veya herhangi bir şekilde bir başkasına kullandırılması,
  5. Başka meslek mensuplarının ad ve ünvanlarının kullanılarak beyanname düzenlenmesi ve imzalanması,
  6. Kanunun 4. maddesindeki koşulları taşımaması veya bu koşulların sonradan kaybedilmesi.

Ruhsatlı Meslek Mensubunun Meslek Kütüğünden Silinmesi

  1. Çalışma bürosunun Oda bölgesi dışına nakledilmesi,
  2. Meslekten çıkarmayı gerektiren cezaya uğraması,
  3. Meslek mensubu olabilmesi için gerekli olan Kanuni şartları sonradan kaybedenler,
  4. Ruhsatnamenin verildiği tarihte verilmemesi gereken sebeplerin varlığının sonradan tespit edilmesi,
  5. Kendi isteği ile kaydının silinmesi,
  6. Meslek mensubunun ölümü,

Soruşturma Açmaya Yetkili Olanlar

  1. İlgilinin İhbar ve şikayeti,
  2. İlgili Oda kurullarından herhangi birinin isteği,
  3. Birlik Kurullarının herhangi birinin isteği ,
  4. Sorumlu görülen Oda ve Birlik kurulları başkan ve üyeleri için Oda ve Birlik Genel Kurulunun isteği üzerine,

Soruşturma açılır.

Disiplin Kovuşturmasına Yer Olmadığına İlişkin Karar :

Oda Yönetim Kurulu, ihbar ve şikayet konusunu ilk toplantısında görüşür. Kimliği, adresi ve imzası bulunmayan ihbar ve şikayetler işleme konmaz. Ancak Oda Yönetim Kurulu gerek gördüğü durumlarda ihbar ve şikayet konusu hakkında kendiliğinden soruşturma yapabilir.  İlgili Oda Yönetim Kurulu veya Disiplin Kurulu incelemeden sonra disiplin kovuşturmasına yer olmadığına ilişkin karar verebilir.  Bu karar, soruşturma tarihinden itibaren 3 ay içinde ilgiliye ve ihbar ve şikayette bulunan kişiye bildirilir. İhbar ve şikayette bulunan kimse, soruşturmaya gerek olmadığına ilişkin kararın kendisine tebliğ edilmesinden 1 ay içinde Birlik Disiplin Kuruluna itiraz edebilir. Oda Yönetim Kurulu, soruşturma açılmasını gerekli gördüğü halde Oda Disiplin Kurulunun kovuşturmaya yer olmadığına karar verirse Yönetim Kurulu 1 ay içinde Birlik Disiplin Kuruluna itiraz edebilir.

Ceza ve Disiplin Kovuşturmasının Bir Arada Yürütülmesi

Meslek mensubu hakkında başlatılmış olan ceza kovuşturması, disiplin işlem ve kararlarının uygulanmasını engellemez..Ancak disiplin cezasına konu eylem için ceza kovuşturması başlatılmış ise Disiplin Kurulu kararı için ceza davası sonuna kadar beklenir.Fiili ceza davasına konu olsun veya olmasın, Geçici Olarak Mesleki Faaliyetten Alıkoyma veya Meslekten Çıkarma cezasını gerektiren bir eylemden dolayı soruşturma yapılıyorsa Oda Yönetim Kurulunun isteği üzerine Disiplin Kurulunun uygun görmesi halinde meslek mensubu hakkında tedbir olarak geçici olarak mesleki faaliyetten alıkonmasına karar verilebilir.

Stajlara İlişkin Esaslar

Stajın İlkeleri :

  1. Stajın amacı; mesleki bilgi, deneyim, disiplin ve yeterliliğe sahip meslek mensubu yetiştirmektir.
  2. Aday meslek mensuplarının kendilerini yetiştirmelerine imkan sağlayacak ve yanında veya gözetim veya denetiminde staj yapılan meslek mensuplarının mesleki faaliyetlerini aksatmayacak bir staj uygulamaları esastır.
  3. Stajın tamamlanabilmesi için aday meslek mensubunun ara dönem ve staj bitirme değerlendirmelerinde başarılı olması ve yanında staj yaptıkları meslek mensubunun tezkiyesinin olumlu olması gerekir.
  4. Stajlar Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler için ayrı ayrı düzenlenir.
  5. Staj Tesmer tarafından hazırlanan program çerçevesinde fiilen tamamlanır.

Stajın Hedefler  :

  1. Mesleğin gerektirdiği ahlaki nitelikler ve meslek bilincini yerleştirmek.
  2. İlgili mevzuatı ve uygulamayı doğru ve etkili bir biçimde öğretmek ve mesleki bilgileri geliştirmek.
  3. Yabancı dil ve bilgisayar eğitimine imkan vermek,
  4. Meslekte standartlaşmayı temin etmektir.

Stajdan Sayılan Süreler :

  1. Birlik veya Tesmer ce yapılan eğitim ve değerlendirmelerde geçen süreler,
  2. Birlik tarafından uygun görülen programlara göre altı ayı aşmamak üzere yabancı dil veya üç ayı aşmamak üzere bilgisayar eğitiminde geçen süreler (Bu iki sürenin toplamı 6 ayı geçemez)
  3. Lisan üstü diploma ve tezinin ibraz edilmesi şartıyla İktisat, Maliye, Muhasebe, Finansman, Denetim ve Vergi ile ilgili alanlarda geçen sürelerin 1 yılı,
  4. Doktora Diploması veya tezinin ibraz edilmesi kaydıyla İktisat, Maliye, Finansman, Denetim ve Vergi alanlarında doktora yapanların bu sürede geçen 18 ayı

Stajın Yapılması ve Yöntemleri :

  1. Staja her yılın Mayıs, Eylül ve Ocak aylarında başlanır.
  2. Staj mücbir sebepler dışında kesintisiz olarak yapılır. (mücbir sebepler; ağır kaza, hastalık,tutukluk hali ile kişinin kendi iradesi dışında meydana gelen gaybubetler) Mücbir sebepler ile eksik kalan stajlar Oda Yönetim Kurulu Kararı ile tamamlatılır.
  3. Staja devam zorunludur.
  4. Staj süresi hiçbir şekilde kısaltılamaz.
  5. Aday meslek mensubu gözetiminde, denetiminde veya yanında staj yaptığı meslek mensubunun gösterdiği işleri zamanında yapmaya mecburdur.
  6. Mesleğin icrasına ilişkin tüm konuların staj mahallinde aday meslek mensubuna gösterilmesi ve öğretilmesi esastır.
  7. Staj programına uyulmadığı ya da yanında, gözetim veya denetiminde staj yapılan meslek mensubunun uygun olmayan davranışlarda bulunduğu iddiasıyla aday meslek mensubu kendiliğinden stajını kesemez. Aday bu durumu yazı ile Odaya bildirerek tedbir alınmasını isteyebilir.
  8. Yanında, gözetiminde veya denetiminde staj yapılan meslek mensubunu ölümü, işi terk etmesi veya disiplin cezası nedeniyle meslekten ayrılması durumunda kalan staj süresinin hangi meslek mensubu yanında geçirileceğine Oda karar verir.
  9. Yapılan denetimlerde 1 yılda 3 kez mücbir sebep olmaksızın staj mahallinde bulunmayan aday meslek mensubunun stajı iptal edilir.
  10. Aday meslek mensubunun meslek ve meslek onuru ile bağdaşmayan durumlarda bulunması yasaktır. (YAMK)
  11. Aday meslek mensupları yanlarında staj yaptıkları meslek mensubu dışında başka meslek mensupları nam ve hesabına çalışamazlar. Kendi nam ve hesabına meslek mensuplarının yapabilecekleri işleri yapamazlar.
  12. Disiplin cezaları aday meslek mensupları hakkında da uygulanır.
  13. Aday meslek mensubuna staj süresince ücret ödenir.
  14. İş kanununa göre izin kullandırılır. Staj değerlendirmeleri ve odalar arasında nakil için 7 gün izin kullandırılır.

Staj Sırasında İlişik Kesme :

  1. Aday meslek mensubu olmanın genel ve özel şartlarını taşımadıkları sonradan anlaşılanlar,
  2. Tesmer tarafından hazırlanan zorunlu eğitim programlarına katılmayanlar,
  3. Stajını kesintisiz sürdürmeyenler ve staj mahallinde yapılan denetimlerde staj mahallinde bulunmadıkları belirlenenler,
  4. Aday meslek mensubu ile Tesmer arasında yapılan sözleşmeye aykırı davrananlar,
  5. Meslek ve meslek onuru ile bağdaşmayan işler ve belirlenen yasak işlerle uğraştıkları belirlenenler,
  6. Staj ara dönem ve bitirme değerlendirmelerinde başarılı olamayanlar.

Bu konuda Oda Yönetim Kurulunun vereceği karar 7 gün içinde ,aday meslek mensubuna ve yanında staj yaptığı meslek mensubuna bildirilir. Birliğe 15 gün içinde itiraz edilir. Birliğin 60 gün içinde vereceği karar kesindir.

Serbest Muhasebecilik Staj Ara ve Bitirme Değerlendirmeleri

A Grubu Staj Ara Dönem Değerlendirmesi : Ticaret Lisesi ve Maliye Meslek Lisesi mezunu olup 2 yıllık staj süresi sonundaki değerlendirmedir.

B Grubu Staj Dönem Değerlendirmesi : Ö lisans seviyesinde mezun olanlar ile A Grubu değerlendirmesini başaran ve 4 yıllık staj süresini tamamlayanlara uygulanan değerlendirmedir.

C Grubu Staj Bitirme Değerlendirmesi : Maliye Meslek ve Ticaret Lisesi mezunu olanlar ile 4 yıllık stajını tamamlayan ve B Grubu staj dönem değerlendirmesini başaranlar ile Lisans ve daha üstü eğitim programlarından mezun olup  2 yıllık SMMM stajını tamamladıktan sonra SMMM sınavlarının tüm haklarında başarı gösterememiş aday meslek mensuplarına uygulanan staj bitirme değerlendirmesidir.

Staj ara ve bitirme değerlendirmelerinden 100 üzerinden 60 puan almak gerekir. İlk denemelerinde başarılı olamayanlar 1 yılda 3 defa ara ve bitirme değerlendirmesine katılabilirler. Bu değerlendirmelerde de başarılı olamayanlar staj şartını yerine getirmemiş sayılır.Staj ara ve bitirme değerlendirmeleri Tesmer tarafından yapılır.

Sınavlara İlişkin Esaslar :

  1. YMM ve SMMM adaylarının yeterliliklerinin ölçülmesinde sınava tabi tutulmaları ve sınavda başarılı olmaları esastır.
  2. Sınavlar; YMM ve SMMM adayları için genel ve özel şartlar ile mesleğin gerektirdiği diğer nitelikler göz önüne alınarak yapılır.
  3. Yazılı olarak yapılan sınavlarda gizlilik esastır.
  4. Sınavlarla ilgili diğer hususlar Birlikçe belirlenir.

Sınav Zamanları ve Sınava Kabul Şartları

Yeminli Mali Müşavirlik sınavları yılda 2 kez, SMMM sınavları ise yılda 3 kez yapılır. Sınava girecek adayların kanunun öngördüğü genel ve özel şartları taşımaları yanında, geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma ve Meslekten çıkarma cezası ile 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası almamış olması gerekir.

Sınavların Geçersiz Sayılması :

Sınava girenlerden genel ve özel şartları taşımadıkları sonradan anlaşılanların sınavları geçersiz sayılır ve sınava dayalı olarak haklarında yapılan işlemler iptal edilir.Gerçeğe aykırı beyanda bulundukları tespit edilenler C.Savcılığına bildirilir. Sınavda sorulan soruların önceden bilindiğinin tespit edilmesi halinde sınav tüm katılanlar için iptal edilir. Sınav sonuçlarına itiraz 15 gün içinde Birlik nezdinde yapılı Birlik itirazı 30 gün içinde karar bağlar.

SMMM VE YMM ODALARI

Odanın Amacı   : (ÇOND)

  1. Mesleki alanda çalışmalar yaparak, mesleğin gelişmesini sağlamak,
  2. Meslek onuru ve üye haklarını korumak
  3. Mesleğin uygulanması ile ilgili normları geliştirmek ve eğitim faaliyetlerinde bulunmak,
  4. Üyeler arasındaki dayanışmayı sağlamak ve haksız rekabeti önlemek.

Odanın Kuruluşu :

Bölgesi içinde en az 25 üyesi bulunan illerde bir oda kurulur. Oda, Birlik yönetim kurulu aracılığıyla Maliye Bakanlığına bildirilmekle tüzel kişilik kazanır. Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ile Yeminli Mali Müşavirler Odaları ayrı ayrı kurulur.

Odaların Gelirleri :

  1. Odaya Giriş Aidatı : Odaya kaydolan her üyeden kayırt sırasında alınır. 200 rakamının Bütçe Memur Taban Aylığı Katsayısı ile çarpımından az olamaz.
  2. Yıllık Üye Aidatı : Maktu Aidat : Odaya kayıtlı tüm üyeler tarafından Ocak ayında ödenir. Odaya Giriş aidatından az olamaz. Nisbi Aidat: Yalnızca fiilen mesleki faaliyette bulunan meslek mensupları tarafından ödenir. Her üyenin yıllık mesleki kazancının % 1 i tutarındadır.(Bu tutar maktu aidattan az 20 katından da fazla olamaz)
  3. Yardım ve Bağışlar
  4. Çeşitli Gelirler: menkul kira gelirleri ve Oda hizmet gelirlerinden oluşur.

Odanın Organları :

  1. Genel Kurul
  2. Yönetim Kurulu
  3. Disiplin Kurulu
  4. Denetleme Kurulu

Genel Kurulun Görevleri (KOTZBYYY)

  1. Odanın amaçlarını gerçekleştirmek için gereken karar ve tedbirleri almak.
  2. Oda Yönetim Kurulu, Disiplin Kurulu, Denetleme Kurulu ve birlik temsilcilerini seçmek
  3. Oda için gerekli taşınmazların satın alınması veya mevcut taşınmazların satılması hususunda Yönetim Kuruluna yetki vermek.
  4. Meslek mensuplarınca uyulması zorunlu meslek kararlar alınması konusunda Birliğe teklifte bulunmak.
  5. Yıllık bütçeyi ve kesin hesapları tasdik etmek.
  6. Oda Yönetim Kurulunun çalışma raporunu incelemek ve kabul etmek
  7. Yönetim Kurulunu ibra etmek, sorumlu görülenler hakkında disiplin soruşturmasına karar vermek.
  8. Oda Yönetim Kurulunca yapılan teklifleri incelemek ve karara bağlamak.

Genel Kurulun Toplantıya Çağrılması

Genel Kurul yılda bir defa Mayıs ayının içinde başkanın daveti üzerine bütçeyi ve gündemdeki diğer konularla birlikte gereken seçimleri yapmak üzere toplanır.

Yönetim Kurulu Başkanı, Yönetim ve Denetleme Kurulu gerekli gördüğü hallerde Genel Kurul toplantıya çağrılabilir.Yönetim Kurulu Başkanı odaya kayıtlı üyelerin beşte birinin yazılı talebi üzerine 15 gün içinde Genel Kurulu toplantıya çağırmak zorundadır.Üyeler toplantıya taahhütlü mektupla veya tevdi edilerek çağrılmalıdır. Toplantı üye tam sayısının salt çoğunluğu ile olur.Birinci toplantıda çoğunluk sağlanamazsa, ikinci toplantıda çoğunluk aranmaz ancak ikinci toplantıda katılan üye sayısı Yönetim,Disiplin ve Denetleme Kurulu asil üyelerinin 2 katından az olamaz.Toplantılarda bir başkan, bir başkan vekili ve iki katip üyeden oluşan başkanlık divanı seçilir.Genel Kurulda kararlar katılanların salt çoğunluğu ile alınır.Oda Yönetim Kurulu Başkanı, Yönetim ve Denetleme Kurulu üyeleri başkanlık divanına seçilemezler.

Oda Yönetim Kurulunun Teşekkülü

Yönetim Kurulu, Genel Kurulca kendi üyeleri arasında iki yıl için seçilen 5 asil 5 yedek üyeden oluşur. Yönetim Kurulu kendi aralarında gizli oyla başkan, başkan yardımcısı, muhasip üye ve oda sekreterini seçerler.Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmek için odaya kayıtlı üye sayısı 100 den fazla ise 5 yıllık kıdem şartı aranır.

Oda Yönetim Kurulunun Görevleri KOTDEBEA)

  1. O da Genel Kuruluna çalışmaları hakkında rapor vermek ve Genel Kurul kararlarını yerine getirmek.
  2. Oda görevlilerinin atanmasını, işten ayrılmalarını ve terfilerini düzenlemek.
  3. Oda adına taşınmaz mal almak ve satmak, ipotek etmek ve kaldırmak konusunda Y.Kurulu başkanına veya bir Y.k. üyesine yetki vermek.
  4. Kanun ve yönetmeliklere aykırı davranan meslek mensuplarının disiplin kuruluna sevketmek.
  5. Kurs , eğitim ve seminerler düzenlemek
  6. Bütçeyi ve teklifi düzenleyip Genel Kurulun onayına sunmak
  7. En az ücret tarifesine ilişkin teklifi Birliğe sunmak
  8. Oda kayıt ve yıllık aidat önerisini Genel Kurula sunduktan sonra birliğe göndermek

Yönetim Kurulu normal olarak ayda bir toplanabileceği gibi gerekli görüldüğü taktirde Başkanın talebi veya üye tam sayısının salt çoğunluğunun kararı ile toplanır. Y.K salt çoğunlukla toplanır ve kararlar toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile alınır.

Yönetim Kurulu Başkanının Görevleri

  1. Odayı hukuki bakımdan temsil etmek
  2. Kanun, tüzük ve yönetmelikle verilen görevleri yapmak
  3. Genel Kurulu olağan ve olağanüstü toplantıya davet etmek
  4. Yönetim Kurulu toplantılarına başkanlık etmek, müzakereleri yönetmek
  5. Tutanakların sağlıklı olarak düzenlenmesini sağlamak
  6. Yönetim Kurulunca alınan kararların yerine getirilip getirilmediğini denetlemek
  7. Odanın sevk ve idaresini sağlamak

 

 

Disiplin Kurulu

Üye sayısı 50 den az olan odalarda 3, 50 den fazla olan odalarda ise 5 üyeden oluşur.Disiplin Kurulu en az 3 üyenin hazır olmasıyla toplanır ve kararlar salt çoğunlukla alınır. Oda Disiplin Kurulu kararlarına karşı 30 gün içinde birlik Disiplin Kuruluna itirazda bulunulabilir.Disiplin kurulunun görevleri:  Oda Yönetim Kurulunun disiplin soruşturması açılması kararı üzerine üyeler hakkında disiplin soruşturması yaparak disiplinle ilgili kararları vermektir.

Denetleme Kurulu

Denetleme Kurulu, Genel Kurul üyeleri arasından iki yıl için seçilecek üç üyeden oluşur. Yönetim Kurulu üyeleri ile Disiplin Kurulu üyeleri Denetleme Kuruluna seçilemezler.Denetleme Kurulu Odanın işlem ve hesaplarını denetlemek ve bu hususta Genel Kurula rapor vermekle görevlidir.

Odanın Gelirleri

  1. Oda Giriş Aidatı : Odaya kayıt olan her üyeden kayıt anında alınır. 200 rakamının bütçe memur taban aylığı katsayısı ile çarpımı suretiyle bulunacak tutardan az olamaz.
  2. Yıllık Oda Aidatı : Maktu Aidat : 200 rakamının bütçe memur taban aylığı katsayısı ile çarpımından az olamaz. Odaya kayıtlı tüm üyeler tarafından Ocak ayında ödenir. Munzam Aidat : Fiilen mesleki faaliyet yürüten üyelerden Mayıs ve Ekim aylarında iki taksitte alınır. Her üyeden beyan ettiği yıllık mesleki kazancın % 1 (yıllık maktu aidat tutarından az 20 katından fazla olamaz)
  3. Yardım ve Bağışlar :
  4. Çeşitli Gelirler : Oda gayrimenkul ve faiz geliri, Odanın yaptığı nakil tescil gibi hizmetlerdn elde edilen gelirler.

TÜRMOB – TÜRKİYE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVRİLER ODALARI BİRLİĞİ

Birliğin Amacı : (ÇOND)

  1. Mesleki alanda çalışmalar yaparak mesleğin gelişimini sağlamak,
  2. Meslek onurunu, üye ve odaların haklarını korumak
  3. Mesleğin uygulanması ile ilgili normları geliştirmek, mesleki eğitimin gelişmesine katkıda bulunmak
  4. Üyeler ve odalar arasındaki dayanışmayı sağlamak ve haksız rekabeti önlemek
  5. Kanun ve yönetmeliklerle öngörülen işleri yapmak

Birliğin Kuruluşu :

Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirlere ait tüm odaların katılacağı bir birlik kurulur. Birik tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşudur.

Birliğin Görevleri : (ÇAZKMK)

  1. Mesleğin geliştirilmesi ile ilgili çalışmalar yapmak,
  2. Odalar arasında çıkacak çatışmaları kesin olarak çözümlemek
  3. Uyulması zorunlu meslek kuralları ve meslek standartlarını belirlemek
  4. Kanuna göre çıkarılacak yönetmelikleri hazırlamak
  5. Maliye Bakanlığınca verilecek görevleri yapmak
  6. Kanun ve yönetmeliklerle verilecek diğer görevleri yapmak

Birliğin Gelirleri :

  1. Birliğe dahil odaların gelir bütçelerinden % 10 dan az olmamak üzere alınacak paylar.
  2. Birliğe ait malvarlığından sağlanan gelirler
  3. Ruhsatname ücretleri
  4. M.M. Mühür ücretleri
  5. Bağış ve yardımlar

Birliğin Organları :

Genel Kurul :

Birlik Genel Kurulu Odaların üyeleri arasından seçecekleri temsilcilerden meydana gelir.Her oda, üyelerinin yirmi beşte biri tutarında  temsilci seçer.Temsilciler her odanın genel kurul toplantısında iki yıl için seçilir.Serbest muhasebeci Mali müşavirler odalarının delegelerinin yarısının Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olması zorunludur.

Birlik Genel Kurulunun Görevleri : (KOTZBYYY)

  1. Odalar arasında iş birliği kurmak ve bunların gelişmesini sağlayıcı tedbir ve kararları almak
  2. Birlik Y.K., Disiplin Kurulu ve Denetleme Kurulu üyelerini seçmek
  3. Birlik için gerekli taşınmazların alınması veya mevcut taşınmazların satılması hususunda yönetim kuruluna yetki vermek.
  4. Uyulması zorunlu mesleki kararları almak
  5. Birlik bütçe ve kesin hesabı görüşerek karar bağlamak, odalardan alınacak pay miktarlarını ve mühür ücretlerini belirlemek
  6. Yönetim Kurulunu ibra etmek, sorumlu görülenler hakkında disiplin soruşturması açılmasına karar vermek
  7. Birlik yönetim kurulunca hazırlanacak yönetmelik ve raporları incelemek ve onaylamak
  8. Kanunlar ve yönetmeliklerle verilmiş diğer görevleri yapmak

Genel Kurulun Toplantısı :

Birlik Genel Kurulu her yıl Eylül ayında Birlik Yönetim Kurulu Başkanının daveti üzerine toplanır. Birlik Yönetim Kurulu Başkanı, Birlik Yönetim Kurulu ve Denetleme Kurulunun gerekli görmesi halinde olağanüstü toplantıya çağrılabilir. Ayrıca mevcut üyelerin beşte birinin yazılı talebi ile Genel Kurul toplantıya çağrılabilir. Toplantıların yeri, tarihi saati toplantı tarihinden en az yirmi gün önce tirajı 100 .000 in üzerinde olan ve Türkiye de yayınlanan bir gazetede ilan edilir ve ayrıca temsilcilerin adreslerine taahhütlü olarak gönderilir. Genel Kurul üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır. İlk toplantıda çoğunluk sağlanamazsa ikinci toplantıda çoğunluk aranmaz. Ancak bu toplantıya katılanların sayısı, Yönetim,Disiplin ve Denetleme Kurulu  asil üyelerinin 2 kartından az olamaz. Genel Kurul toplantılarında kararlar hazır bulunanların salt çoğunluğu ile alınır.

Yönetim Kurulu :

Genel Kurul üyeleri arasından iki yıl için seçilen dokuz asil dokuz yedek üyeden oluşur. Yönetim Kurulu üyelerinden beşinin Yeminli Mali Müşavir olması zorunludur. Yönetim Kurulu kendi üyeleri arasından bir başkan, genel sekreter ve bir muhasip üye seçer.

Birlik Yönetim Kurulunun Görevleri :(KATSEBER)

  1. Genel Kurul kararlarını yerine getirmek
  2. Odalarca tespit edilen giriş ve yıllık aidatların listesini Maliye Bakanlığının onayına sunmak
  3. Birlik adına taşınmaz almak, satmak bunlar üzerinde her türlü ayni hak tesis etmek konusunda yönetim kurulu üyelerine yetki vermek
  4. Bu kanun ve yönetmelik hükümlerine göre yapılması gereken sınavları yapmak
  5. Odaların görüşlerini alarak hazırlayacağı asgari ücret tarifelerini Maliye Bakanlığının onayına sunmak
  6. Bütçeyi yapmak ve uygulamak
  7. Meslek mensuplarını eğitimini sağlamak
  8. Meslek ruhsatları ve Y.M.M. mühürlerini vermek

Yönetim Kurulu Başkanının Görevleri

  1. Birliği hukuki bakımdan temsil etmek
  2. Yönetim Kurulunu olağan ve olağanüstü toplantıya davet etmek
  3. Yönetim Kuruluna Başkanlık etmek, müzakereleri yönetmek
  4. Tutanakların sağlıklı olarak düzenlenmesini sağlamak
  5. Birlik genel kurulunca ve yönetim kurulunca alınan kararları yerine getirilmesini sağlamak, denetlemek ve izlemek
  6. Kanun tüzük ve yönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmak

Yönetim Kurulu Toplanması

Yönetim Kurulu Birlik Yönetim Kurulu Başkanı veya üyelerden en az ikisinin görüşme konusunu taşıyan isteği üzerine toplantıya çağrılır. Y.K. üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve salt çoğunluğu ile karar verilir.

Birlik Disiplin Kurulu

Birlik Disiplin Kurulu, Genel Kurul üyeleri arasından iki yıl için seçilecek beş asil beş yedek üyeden oluşur. Asil üyelerin üçünün Yeminli Mali Müşavir olması gerekir. Disiplin Kurulu üyeleri kendi aralarında bir başkan ve bir başkan yardımcısı seçerler.Birlik Disiplin Kurulu, Oda Disiplin Kurulu kararlarına karşı yapılacak itirazları incelemek ve karar bağlamakla görevlidir. Yönetim Kurulu üyeleri Disiplin Kurulu üyeliğine seçilemezler.Kurul üye tam sayısının salt çoğunluğu (üç kişi) ile toplanır ve tam sayının salt çoğunluğu ile kararlar alınır. Birlik Disiplin Kurulu, Birlik Genel Kurulunun kararı üzerine Birlik Yönetim Kurulu üyeleri hakkında soruşturma yapar.

Birlik Denetleme Kurulu

Genel Kurul üyeleri arasından iki yıl için seçilecek biri Yeminli Mali Müşavir, ikisi de serbest Muhasebeci Mali Müşavirden olmak üzere üç üyeden oluşur. Yönetim Kurulu ve Birlik Disiplin Kurulu üyeleri Denetleme Kuruluna seçilemezler. Birliğin hesap ve işlemlerini denetlemek ve bu hususta Genel Kurula rapor vermekle yükümlüdür.

MALİYET MUHASEBESİ

                Maliyet ve maliyet muhasebesi kavramlarına geçmeden önce Ticaret ve Ticaret muhasebesi kavramlarını belirlememiz konumuza yardımcı  olacaktır. Çünkü ticaret muhasebesi diğer adıyla genel muhasebe hem diğer muhasebelerin kaynağını hem de o muhasebe sistemlerinin temelini oluşturmaktadır. Onun için ticaret ve ticaret muhasebesine değinmemiz gerekir.

Ticaret ve Ticaret Muhasebesi :

Çevremizde bakkal manav konfeksiyoncu gibi küçük ve orta ölçekli işletmelere rastlamaktayız. Pazarlamakta oldukları malları kendileri üretmemişler üretilmiş malları üreticiden yada toptancıdan temin ederek bu mallara katkıda bulunmadan olduğu gibi belli bir karla tüketicilere satarlar. Yapılan bu faaliyete ticari faaliyet yada kısaca ticaret diyoruz.

Bunu basit bir şekille gösterecek olursak :

Üretici Kuruluşlar

Yukarıda ki şekilde görüldüğü üzere mal üretici kuruluşlarca üretilmiştir. Gerek toptancı gerek perakendeci kuruluşların malın üretiminde etkileri katkıları olmamıştır. Bu kuruluşlar üretilmiş malları alıp üzerine karlarını koyup satmaktadırlar. Yaptıkları bu iş ticaret olduğundan bu işletmelere de ticari işletme demek yerinde olmuştur. Ticari işletmelerin faaliyet akışı Alış kar ve satış olduğundan bu akışı izleyen muhasebeye Ticari muhasebe denmesi yerinde olmuştur. Ticari işletmede alıştan satışa  kadar mal akışını fiyatı da dikkate alarak bir şekil üzerinde izleyecek olursak:

Şekil – 2

ALIŞ

 

FİYATI

ALIŞ

 

GİDERLERİ

MALİYET

 

FİYATI

 

KÂR

SATIŞ

 

FİYATI

                           +                          =               +                              +                           =

 100                        20                                           120                        30                   150

Yukarıdaki şekil 2 de görüldüğü gibi Ticari bir işletmede alınan malın toptan maliyetinin birim maliyetinin ve birim satış fiyatının saptanması oldukça kolaydır. Dolayısıyla ticari işletmelerin işlerinin kolay ve sadeliği onların muhasebe sistemlerine de yansımıştır dilebiliriz.

 Maliyet ve Maliyet Muhasebesi

                Ticari işletmenin tersine bu kez mal ve hizmetleri piyasadan alıp satmak yerine bizzat işletmenin kendisi üretmek zorundadır. Bunun için de öncelikle üretim araçlarının (İlk madde ve malzemelerin demirbaşların işgücünün) edinilmesi, daha sonra üretim yapılması üretilen malların maliyet ve satış fiyatlarının belirlenmesi gibi hiç de kolay olmayan bir çok işlemin yapılması gerekmektedir. Maliyet muhasebesini kavrayabilmek için  öncelikle üretim işletmelerindeki üretim akışının kavranması gerekir.

 

 

PAZAR

Şekil – 3

 

ÜRETİM

 

 

İŞLETMESİ

  TOPTANCI

 

VEYA

 

PERAKENDECİ

 

 

TÜKETİCİ

                             İlk Mad.Mal.                                     MAL                                   MAL

                        İşgücü – Sermaye

Yukarıdaki şekilde Üretim işletmelerinin sektördeki yeri işlevi ve diğer kuruluşlarla ilişkileri yansıtılmaya çalışıldı.Bir kez daha vurgulamalıyız ki üretim işletmeleri üretimde bulunmak için öncelikle üretim faktörlerini edinmek durumundadırlar. ( Üretim faktörleri ; İlk madde ve malzemeler, Emek, Sermaye ) Daha sonra üretimi gerçekleştirmek ve üretilen malları pazarlamak geliyor. Bu  işletmeler ürettikleri malları Toptancı / perakendeci kanalıyla pazarlayabilecekleri gibi doğrudan kendileri de pazarlayabilirler.  Üretim işletmelerinde hem üretimle ilgili işlemler  hem de pazarlamaya ile ilğili işlemler karşımıza çıkar.Bu durumda maliyet işlemlerini izleyebilmek için hem ticaret muhasebesinden hem de maliyet muhasebesinden birlikte yararlanmak gerekecektir.

                Ticaret muhasebesiyle üretim işletmelerinin dış ilişkileri (alım-satım) izlemeye çalışılırken Üretilen mamullerin maliyeti satılan mamullerin maliyeti gibi işlemler de maliyet muhasebesi sistemiyle izlenecektir. Şimdi maliyet işletmelerindeki akışı şekil üzerinde görelim.

Şekil – 4

ÜRETİM
MAMUL

MALİYET

STOKLAR

SATILAN

MAMUL

MALİYETİ

STOKLAR

 

 

VARLIKLAR

                                    Kullanılan                         Mamul                                 Mamul

                                   (Gider)

Yukarıdaki şekil şu gerçekleri ortaya çıkarmıştır.

– Bir üretim işletmesinin üretime başlamadan önce ilk madde ve malzeme edinmesi gerekir. Edinilen bu maddeler muhasebede İlk madde ve malzeme hesabında izlenir. Bu stoklara üretim öncesi stok denilmektedir.

 

  • Stok kullanımları” ya da “varlık tükenmeleri”gider” olarak üretime yüklenmektedir. Daha sonra bu giderler birikerek üretilen mamullerin maliyetini oluştururlar.
  • Bundan sonra üretilen mamullerin maliyeti, satılan mamullerin maliyeti, kâr ve satış fiyatı kolayca saptanabilecektir. Satılmayan mamullerse “MAMULLER” hesabında görünecektir. Bu stok; “üretim sonrası stokları” olarak da tanımlanmaktadır. Dilerseniz bir de “STOKLAR” açısından bir şekil çizelim.

Şekil – 5

 

İLK MAD.MLZ.

STOKLARI

 

ÜRETİM

 

MAMUL STOKLARI

Üretim öncesi Stok                                                      Üretim sonrası Stok

Buraya kadar yaptığımız açıklama ve çizdiğimiz şekillerde gördük ki; Bir üretim işletmesinin öncelikle “varlıklar” edinmesi gerekiyor. Edinilen bu varlıklar “üretimde kullanıldıkça” gider’e dönüşecek giderlerse birikerek, üretilen mamullerin maliyetini” oluşturacaktır.

MALİYET MUHASEBESİNİN AMÇALARI

  • Üretilen mal ve hizmetlerin birim maliyetlerini ölçmek ,
  • Stokların değerlerini hesaplamak
  • Geleceğe yönelik planların yapılmasına yardımcı olmak
  • Giderlerin kontrolünü ve kalite standardını korumak koşulu ile olanaklar ölçüsünde maliyetlerin düşürülmesini sağlayacak yöntemleri geliştirmek
  • Seçenekler arasında karar vermek durumunda olan yöneticilere maliyetle ilgili düzenli etkili ve güvenilir bilgiler vermek.

MALİYET KAVRAMI

      Maliyet karşımıza değişik görünüm ve hemde  her konuda karşımıza çıkan bir kavramdır.

      Genel anlamıyla maliyet amaçlanan bir sonuca ulaşmak için katlanılması gereken esirgemezliklerin parayla ölçülen toplamıdır

GİDER – MALİYET İLİŞKİSİ

GİDER: Ekonomik bir yarar sağlamak üzere varlıkların tüketilmesine denir.

İşletmenin amacına ulaşması için, edindiği varlıklar, bilançonun “aktif” kesiminde görünür. İşletme amacına ulaşabilmek için bu varlıklarından kullanmak zorundadır. Bu kullanım sonucunda işletme varlıklarında “tükenme”, azalma olacaktır. İşte işletme varlıklarının tükenmesiyle ortaya çıkan bu azalma “GİDER”  dir. Varlıklar çeşitli amaçlarla kullanılmaktadır. Tükenme’nin amaçlarının çeşitli oluşu “GİDERLERİN ÇEŞİTLİLİĞİ” ni ortaya çıkarır. Bu anlamda; işletme varlıklarının tükenmesiyle oluşan giderleri amaçlarına göre 3 grupta toplayabiliriz.

  • İşletme varlıklarındaki tükenme, “gelir elde etmek” için oluşmuşsa; bu giderlere “DÖNEM GİDERLERİ” Bu giderlerin üretilen mamullerin maliyetini etkilemesi elbette söz konusu değildir. (Örnek: Fırındaki unun olduğu gibi satılması, ekmeğin maliyetini etkilemez).
  • İşletme varlıklarındaki tükenme “üretim için” oluşmuşsa bu giderlere “ÜRETİM GİDERLERİ” diyoruz, çünkü bu giderler üretilen mamullerin maliyetlerini oluşturacaktır. (Örnek: Unun ekmek yapımında kullanılması durumunda kullanılan un maliyeti, ekmeğin maliyetini oluşturacaktır).
  • Bir de işletme varlıklarının “amaçsız” “boşa tükenme” durumu var ki bu tükenmenin tamamının “ZARAR” olarak düşünülmesi gerekiyor.

Giderlerle ilgili söylediklerimizi bir şekil üzerinde göstermek istersek :

Şekil – 6

  İŞLETME                                Gelir elde etmek için tüketilmişse .DÖNEM GİDERİDİR.

  VARLIKLARI                            Üretim için tüketilmişse…………….ÜRETİM GİDERİDİR.

                                               Amaçsız, boşa tüketilmişse…………ZARARDIR.

Şimdi, “ÜRETİM GİDERLERİ”Nİ biraz daha yakından izleyelim;

GİDERLERİN SINIFLANDIRILMASI

   GİDERLER;

  • Çeşitlerine,
    • İlk madde ve malzeme giderleri
    • İşçi ücret ve giderleri
    • Memur ücret ve giderleri
    • Dışardan sağlanan fayda ve hizmetler
    • Çeşitli giderler
    • Vergi resim ve harçlar
    • Amortismanlar
    • Finansman giderleri
  • Fonksiyonlarına göre,
    • Stok maliyet giderleri
      • Alış giderleri
      • Üretim giderleri
        1. Direkt ilk madde ve malzeme giderleri
        2. Direkt işçilik giderleri
        3. Genel üretim giderleri

    2) Dönem giderleri

  • Araştırma geliştirme giderleri
  • Pazarlama satış ve dağıtım giderleri
  • Genel yönetim giderleri
  • Finansman giderleri
  • Giderlerin Ürünlere yüklenmesine göre sınıflandırılması
    • Direkt Giderler

Belirli bir mal veya hizmetin üretime doğrudan doğruya herhangi bir dağıtım anahtarı kullanmadan yüklenebilen giderlerdir.

  • Endirekt giderler

Belirli bir mal veya hizmetin üretim maliyetine  doğrudan doğruya yüklenmeyip birtakım dağıtım ölçüleri ile yüklenebilen  giderlerdir.

  • Giderlerin Faaliyet hacmi ile olan ilişkisine göre
    • Sabit giderler

Belirli bir zaman dilimi ve hacmi içinde faaliyet hacmindeki atış ve azalışlardan etkilemeden aynı kalan giderlerdir.

  • Değişken giderler

Faaliyet hacmine bağlı olarak artan veya azalan giderlerdir.

  • Yarı değişken yarı sabit giderler

-Yarı  değişken giderler; Faaliyet hacmi durduğunda tamamen ortadan kalkmayan ancak faaliyet hacmine bağlı olarak artan veya azalan giderlerdir. Bakım onarım giderleri

-Yarı sabit giderler; Belirli bir faaliyet aralığında sabit olan bu hacım aşıldığında sıçramalar gösteren giderlerdir.

Gider Yerleri;

Üretim ve hizmetlerin  yapıldığı ve maliyetlerin oluştuğu birim içindeki bir  yeri ifade eder. Bunlar ;

            Esas Üretim gider yerleri

            Yardımcı üretim gider yerleri

            Yardımcı hizmet gider yerleri

            Üretim yerleri yönetimi gider yerleri

            Araştırma geliştirme gider yerleri

            Genel yönetim gider yerleri

            Finansman gider yerleri

            Yatırım gider yerleri

5 – ÜRETİM GİDERLERİ – (MALİYET GİDERLERİ)

Üretim giderleri, mamulün ortaya çıkması için yapılması zorunlu olan giderlerdir. Bu giderler olmadan üretim  olmaz, mamul elde edilemez. Çünkü üretilen mamulün maliyetini bu giderler oluşturur.

Üretim giderlerini üç grupta toplayabiliriz :

  • İlk madde ve malzeme giderleri,
  • İşçilik giderleri,
  • Genel üretim giderleri) .

Bu giderler; mamulün maliyetini doğrudan etkiliyorsa “direkt” , dolaylı yoldan etkiliyorsa “endirekt” giderler olarak adlandırılırlar.

“Direkt giderlerle”  “Endirekt giderlerin” toplamı mamulün maliyetini oluşturur. Şimdi de “MALİYET” sözcüğünü ele alalım:

6 – MALİYET (Toplam Maliyet – Birim Maliyet)

Üretimde kullanılan ilk maddenin, işçiliğin ve diğer üretim giderlerinin maliyeti, bize “MAMUL MALİYET” ni verir. Mamul giderlerinin maliyeti önce “toplam maliyet” şeklinde ortaya çıkar. Örnek; On takım elbise üretimi için: 5.000.000.- TL.lik  madde ve malzeme, 1.000.000.-TL işçilik ve  2.000.000.-TL de diğer üretim gideri yapılmışsa, toplam maliyet : 8.000.000.-TL dır. Birim maliyet ise : mamulün toplam maliyetinin, üretilen mamul sayısına bölünmesi suretiyle bulunur, bu mamulün bir birim maliyetini ifade eder. Örneğimizde birim maliyet: (8.000.000/10) = 800.000.-TL.dir. Bu açıklamalardan sonra, “maliyet muhasebesi” sisteminde işlemlerin akışını bir şema üzerinde görmenin zamanı gelmiştir.

Şimdi bunu görelim.

7 – GİDERLERİN AKIŞI TABLOSUNUN TAŞIDIĞI ANLAM :

A – GENEL MUHASEBE – MALİYET MUHASEBESİ : (Tablonun Üst Kısmı)

  • İşletme varlıklarının (stoklarının edinilmesi; üretilen mamullerin elden çıkarılması (satışı) gibi işlemlerin “genel muhasebe” prensipleriyle izlenebileceğini vurguluyor.
  • “Maliyet Muhasebesi” stokların üretime alınmasıyla başlayıp, üretimin sonuçlanmasına dek kullanılabilecek bir “iç muhasebe” görünümündedir.

B – İŞLEMLERİN SIRASI VE AKIŞI : ( Tablonun alt kısmı )

  • Öncelikle ilk madde ve malzemenin satın alınması, stoklanması; stokların kullanılması (üretime gönderilmesi) üretim, üretim sonrası stoklama (mamul stok ) ve mamul satış işlemlerinin bir sıra düzeninde izleneceğini vurguluyor.

C – HESAPLAR ARASINDAKİ AKIŞ VE İLİŞKİ : ( Tablonun Hesaplar Kısmı )

  • Tabloda görüldüğü gibi öncelikle; üretimde kullanılacak ilk madde ve malzemeler ediniliyor, bunlar stoklar hesabında izleniyor (1).
  • Stoklar üretimde kullanıldıkça, kullanılan kısımlar “gider’e dönüştürülerek, “DİREKT GİDERLER” ya da “ENDİREKT GİDERLER” (genel üretim giderleri) hesaplarında izleniyor (2).
  • Gider hesaplarında biriken “maliyet giderleri ” daha sonra yansıtma hesabı vastasıyla “Yarı mamul   üretim hesabı”na yüklenirler (3).
  • YARI MAMUL-ÜRETİM HESABI : Üretim dönemi süresince “direkt” ve “endirekt” tüm giderleri, yarı mamul-üretim hesabında toplanır. Bu hesapta toplanan maliyetler üretim dönemi sonunda “ Üretimi tamamlananlar Mamuller aktarılır (4).
  • YARI MAMULLER : Üretimi tamamlanan, yani satışa hazır mamuller; maliyet değerleriyle MAMULLER HESABI na; işlemi tamamlanmayanlar, maliyet değerleriyle “YARI MAMUL ÜRETİM HESABI” da kalırlar. (6).
  • SATILAN MAMUL, MALİYETİ – SATIŞ HESAPLARI : Satışa hazır mamullerden satılanlar; maliyet değerleriyle “mamuller hesabından” çıkartılarak, “satılan mamullerin maliyeti hesabına” alınırlar (5). Satılan mamullerin işletme için bir tüketim olduğunu kabulleniyorsak, “SATILAN MAMULLERİN MALİYETİ”de işletme için bir üretim gideri hesabıdır. Bu hesap dönem sonunda ana sonuç hesap olan; “DÖNEM KÂR / ZARAR” hesabına aktarılarak kapatır (7). Satılan mamullerin (maliyet artı kâr) ilişkisi dikkate alınarak “satış fiyatı” saptanır. Satılan mamuller, bu satış fiyatı üzerinden “YURT İÇİ SATIŞLAR HESABI”na alınırlar (5). Bu gelir hesabı da dönem sonunda DÖNEM KÂR / ZARAR hesabına devredilir. Böylece “maliyet” işlemlerinden dolayı “gelir ve giderler” bir hesapta karşılaştırılmış olurlar (5) ve (7).
  • DÖNEM GELİR VE GİDERLERİ HESABI – KÂR / ZARAR HESABI : Üretimle ilgili olmayan varlık kullanımları (yada doğrudan doğruya gelir elde etmek amacıyla yapılan varlık tüketimleri) “DÖNEM GİDERLERİ” hesaplarından birisinde izlenir. Üretimle ilgili olmayan “gelirler; Diğer Gelirler Ve Kârlar Veya  Diger Olağan Dışı Gelir  Ve Karlar Hesaplarında,  GİDERLER ise ” Olağan Gider VE Zararlar  Veya  Diğer Olağan Dışı Gider Ve Zarar hesaplarında izlenirler  Dönem sonunda sonuç hesaplarında toplanan giderler , “DÖNEM KÂR / ZARAR HESABI”na aktarılırlar (8) ve (9).

Böylece; üretimle ilgisi olan ve olmayan “tüm gelir ve giderler” dönem sonu itibariyle ana sonuç hesabında (DÖNEM KÂR / ZARAR) toplanmış olurlar.

Bu hesabın kalanı ise, üretim işletmesinin “dönemsel faaliyetinin genel sonucunu” gösterir.

KAYIT  DÜZENİ

ÖRNEK : 1 Mart 2002 tarihinde faaliyete başlayan bir üretim işletmesinin bu üretim dönemine ilişkin işlemleri aşağıda verilmiş ve bunun gerektiği kayıtlar hemen altında yapılmıştır.

1– 1 Mart 2002 tarihinde  3.600.000.-TL. İlk madde,  1.200.000.-TL İşletme   malzemesi, ayrıca %12 KDV ödenerek satın alınmıştır. KDV dahil tutarın    1/3 nakit ödenmiş, kalanı için senet verilmiştir.

01.03.2002

150 İLK MADDE VE MALZ. HS.                                                                           4.800.000

191 İNDİRİLECEK KDV. HS.                                                                   576.000

                                                                              KASA HS.                                                              1.792.000

                                                           BORÇ SENETLERİ HS.                           3.584.000

İlk madde ve malzeme alımı

2 – 10 Mart 2002 tarihinde 800.000.-TL direkt ilk madde ve malzeme,  600.000.TL lık endirekt ilk madde ve malzeme kullanıldığı saptanmıştır.

10.03.2002

710 DİREKT İLK MAD.MLZ.GİDERLERİ HS.                     1.800.000

730 GENEL ÜRETİM GİDERLERİ HS.                     600.000

                                                           İLK MAD.MLZ.STOK HS.             2.400.000

İlk madde ve malzeme kullanımı

3 –  Mart ayı içinde gerçekleşen üretici işçilik : 2.500.000.-TL  yardımcı işçilik; 2.400.000.-TL dir. Bu ay içinde SSK işveren payı; 700.000.-TL işçi payı; 650.000.-TL. Gelir Vergisi kesintisi; 450.000.-TL ve damga vergisi kesintisi; 20.000.-TL ise; bu işlemin kaydı;

31.03.2002

720 DİREKT İŞÇİLİK GİDERLERİ HS.                                          2.500.000.-

730 GENEL ÜRETİM  GİDERLERİ HS.                             2.400.000.-

360 ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR HS.             470.000.-

  Gelir Vergisi      450.000

                                                  Damga Vergisi     20.000

                                               361 ÖDENECEK SOS. GÜV.KES. HS.     1.350.000.-

                                                  SSK İşv.Payı     700.000

                                                  SSK İşv.Payı     650.000

                                               335 PERSONELE BORÇLAR HS.           3.080.000.-

Mart ayı işçilik ücretlerinin kaydı

4 – Üretimde kullanılan varlıkların mart ayına düşen amortisman gideri 900,000tl elektrik saatinden yapılan tespite göre bu maliyet döneminde kullanılan elektrik gideri toplamı 700,000tl dir.

31.03.2002

730 GENEL ÜRETİM GİDERLERİ HS.                              4.600.000.-

                                   373 MALİYET GİDER KARŞILIĞI

       00 AMORTİSMAN GİDERL.Rİ .                                 900.000.-

                                          03DIŞ. SAĞ.FAY.VE HİZMTL..                                  700.000.-

5 – Şimdiyse, mamulün maliyetini oluşturacak giderlerin “YARI MAMUL ÜRETİM HESABI”NA devredilerek, “üretimin maliyeti” saptanmalıdır.

31.03.2002

151 YARI MAMUL – ÜRETİM HS.                                                 8.900.000.-

                                   711 DİREKT İLK MAD.MLZ.GİD.HS.                    1.800.000.-

                                   721 DİREKT İŞÇİLİK GİDERLERİ HS.                   2.500.000.-

                                   731 GENEL ÜRETİM GİDERLERİ HS.                   4.600.000.-

Üretim giderlerinin devir kaydı.

6 – Mart ayı içerisinde üretimi tamamlanan mamullerin maliyetleri:

      7.500.000.-TL olsun. Bu durumda dönem sonunda üretimi   tamamlanmayan (yarı mamullerin) maliyeti ise: (8.900.000 – 7.500.000) : 1.400.000.-TL olur.

Kayıt ise;

31.03.2002

152 MAMUL  HS.                                                          7.500.000.-

                                   151 YARI MAMUL ÜRETİM HS.                           7.500.000.-

Üretim maliyetinin devir kaydı

7 –  Mart ayında üretilen mamullerden maliyeti : 2.000.000.-TL. olan bir bölümü %12 KDV ile 2.800.000.-TL ye nakit olarak satılmış ise;

31.03.2002

100 KASA HS.                                                              3.136.000

                                   600 YURT İÇİ  SATIŞLAR HS.                                         2.800.000

                                   391 HESAPLANAN KDV.                                      336.000

Mamul satışlarının kaydı

İşletme sürekli envanter yöntemini uyguluyorsa; Bu maddeye ek olarak, satılan mamullerin maliyet tutarıyla “mamuller” hesabından “satılan mamullerin maliyeti” hesabına aktarılması gerekecektir. Şimdi onu yapalım :

31.03.2002

620 SATILAN MAMULLERİN MALİYETİ HS.                                  2.000.000.-

                                               152MAMULLER   HS.                                         2.000.000.

Satılan mamullerin stoktan devir kaydı

8 – “SATILAN MAMULLERİN MALİYETİ” hesabı “GİDER” “MAMUL SATIŞLARI” hesabı “GELİR” nitelikli olduğundan, bu hesapların ana  sonuç hesabı olan “DÖNEM KÂR / ZARAR” hesabına devredilmeleri gerekecektir.

                                                               31.03.2002

690 DÖNEM KÂR / ZARAR HS.                                                  2.000.000.-

                        620 SAT. MAMULLER MALİYETİ HS.                               2.000.000.-

Satılan mamul maliyetlerinin devri

31.12.2002

600 YURT İÇİ  SATIŞLAR HS.                                                     2.800.000.-

                        690 DÖNEM KÂR / ZARAR HS                                        2.800.000.-

Satışlarının sonuç hesabına devri

Uygulama 1:

1,1, tarihinde faaliyete geçen Mavi Sanayi   AŞ nin ocak ayı sonu stokları ile ocak ayı işlemleri aşağıda verilmiştir.

1)       1,1,….  KDV hariç 200.000.000tl İlk Madde ve Malzeme, 100.000.000 yardımcı madde, 40.000.000tl işletme malzemesi alınmış karşılığında 100.000.000tl çek, KDV+Kalanı için bono düzenlenip verilmiştir. Bu malların nakliyesi için KDV hariç 10.000.000tl ödenmiştir.

2)  Ocak  ayı ilk madde ve malzeme tüketimi aşağıdaki şekilde olduğu saptanmıştır.

                       Üretimde kullanılan İlk madde ve malzeme               140.000.000 tl

                       Üretimde kullanılan endirekt madde ve malzeme        60.000.000 tl

                       Üretimde kullanılan işletme malzemesi                               30.000.000 tl

3) 31,1…. tarihinde, Fabrikada çalışan işçilerin Ocak ayı ücretleri toplamı 500.000.000tl dır.Bu ücretlerden gerekli kesintiler ( 70,000,000tl SSK primi, 10,000,000tl işsizlik pirimi 2,000,000tl damga vergisi 154,800,000tl gelir vergisi) i yapıldıktan sonra işçi ve usta başlarına ücretleri ödenmiştir. Brüt ücretlerin analiz edilmesinde 350,000,000tl direkt işçilik, 150,000,000tl endirekt işçilik olduğu saptanmıştır. İşverene ilişkin SSK primi 97,500,000tl, İşsizlik pirimi 15,000,000tl dır.

4) 31,1…. tarihinde Fabrikadaki ana elektrik sayacı ilgili personel tarafından okunmuş ve 31,12, tarihinden sonra tüketilmiş enerji bedelinin 100.000.000tl olduğu hesaplanmıştır.

5) Ocak ayı Fabrika binasının amortisman gideri 20,000,000tl iş makinelerinin amortisman gideri 15,000,000tl olarak hesaplanmıştır.

6) Ocak ayında üretimi tamamlanan mamullerin üretim maliyeti 633,500,000tl olarak saptanmıştır.

7) 31,1…. tarihinde yurt içinde bir toptancıya KDV hariç  üretim maliyeti 506.000.000tl lık mamuller 840,000,000tl satışı yapılmış bunun 20.00.000tl kısmı daha önce kendisinden alınan avans mahsup edildikten sonra 125.000.000tl çek kalan ve KDV için  senet alınmıştır.

Maliyet dönemi sonu  nedeniyle tüm hesaplar kapatılmıştır.

İSTENEN:  a) 7/A ve 7/B seçeneklerine göre eş zamanlı kayıt yöntemine göre kayıtlayınız.

  1. b) Maliyet akım şemasında gösteriniz.
  2. c) Satılan Mamul Maliyeti tablosunu düzenleyiniz.

Satışların  Maliyeti tablosu

Örnek: A  sanayi işletmesinin satışların maliyeti tablosu ile ilgili verileri aşağıdaki gibidir.

  1. A) Stoklar 01.2003 31,1,2003

    İ.M.Malz              48,500,000                             64,800,000

   Y.Mamul              39,400,000                             52,750,000

    Mamul                75,500,000                         101,800,000

  1. B) Dönem içinde 258,000,000tl hammedde alınmıştır

                “              158,000,000tl direkt işçilik gideri ödenmiştir.

                “              126,400,000tl genel üretim gideri yapılmıştır.

                “              yapılan satışlar toplamı 529,600,000tl dır.

İstenen: Satışların maliyet tablosunu düzenleyin.Dönem içinde 10,000 adet mamul üretildiğine göre toplam ve birim maliyetleri ve brüt satış karını hesaplayın.

MALİYETLENDİRME YÖNMETLERİ

  1. Maliyetin kapsamını belirleyen yöntemler,
    1. Tam maliyet Yöntemi
    2. Normal maliyet yöntemi
    3. Değişken maliyet yöntemi
  2. Maliyetlendirme zamanını belirleyen yöntemler
    1. Fiili maliyet yöntemi,
    2. Tahmini maiyet yöntemi
    3. Standart maliyet yöntemi
  3. Maliyetlendirme şeklinin belirleyen yöntemler
    1. Sipariş maliyet yöntemi
    2. Evre maliyet yöntemi

 Uygulama 3

Ad üretim işletmesinin aylık üretim kapasitesi 8.000 adettir. İşletme Şubat   ayında 4.000 adet mamul üretmiştir. İşletmenin şubat ayı mamul üretimine ait giderleri aşağıdaki gibidir.

                Direkt İlk madde ve malzeme giderleri                                              4.000.000

                Diret işçilik giderleri                                                                           7.000.000

                Genel Üretim Giderleri                                                                       9.000.000

                               Değişken  Genel Üretim giderler        3.000.000

                               Sabit Genel Üretim Giderleri               6.000.000

İstenen : Maliyetin Kapsamını belirleyen yöntemlerden;

  1. a) Tam maliyet Yöntemi
  1. Normal maliyet yöntemi
  2. Değişken maliyet yöntemlerine göre mamul maliyetlerini hesaplayınız.

 

GİDERLERİN SAPTANMASI

İLK MADDE VE MALZEME GİDERLERİNİN SAPTANMASI

 

İLK MADDE VE MALZEME GİDERLERİ :                                                                                     

İlk madde : mamulün bünyesinde yer alan onun esas yapısını oluşturan maddedir (örneğin; ekmek üretiminde un, elbise üretiminde kumaş gibi). “malzemeler” ve “yardımcı maddeler” ise ilk maddeler gibi mamulün bünyesinde yer almakla birlikte, mamulün üretiminde “yardımcı madde” olup, esas yapıyı oluşturmazlar (örneğin; ekmek üretiminde tuz, elbise üretiminde astar, iplik gibi).

İlk madde ve malzeme gideri : üretimde kullanılan ilk madde ve malzemenin maliyet bedeli üzerinden tutarını ifade eder. Üretimle ilişkisi dolayısıyla ilk madde ve malzeme giderlerini iki türlü düşünebiliriz :

  • Direkt ilk madde ve malzeme giderleri : Mamulün esas yapısını oluşturan ve hangi mamul için ne kadar kullanıldığı kolayca saptanabilen ilk madde ve malzemenin maliyetidir (Örneğin, elbisede kullanılan kumaşın maliyeti) Direkt ilk madde ve malzeme giderleri “doğrudan doğruya” mamulün maliyetine yüklenirler.
  • Endirekt ilk madde ve malzeme giderleri : Mamullerin tamamlanabilmesi için gerekli olan, endirekt ilk madde maliyeti, ile işletme malzemesinin maliyetinden oluşur.

SATINALMA:

Örnek:

Bir üretim işletmesinde 15 tonluk bir kamyonla değeri

2,000,000,000 tl olan 5 ton A maddesi

          12,000,000,000 tl olan 2 ton B malzemesi

                               8,000,000,000 tl olan C  maddesi satınalınarak işlemeye getirilmiştir. Taşıma ücreti olarak 60,000,000tl ödenmiştir. Bu madde ve malzemeler işletmeye gelinceye kadar topluca sigorta ettirilmiş bu amaçla 20,000,000tl ödenmiştir.

İstenen: Giderleri maliyetlere yükleyiniz.

Gerek ilk madde ve malzemelerin satın alınması, gerekse üretimde kullanılması “stok kartları”yla izlenir. Bu uygulamada; satın alınan her ilk madde ve malzeme için bir stok kartı açılır. Alınan ilk madde ve malzemeler, “maliyet fiyatıyla” bu kartların “GİREN” kısmına; kullanılan ilk madde ve malzemeler de “ÇIKAN” kısmına işlenir. Böylece işletme; bu kartları düzenlemekle, kullanılmayan (stok) ilk madde ve malzemelerini de görme fırsatını sağlamış olur. İlk madde ve malzeme giderleriyse stok kartlarının “çıkan” sütunundaki miktarlara göre kolayca saptanabilir.

İlk madde ve malzemenin üretime gönderilmesinde, çeşitli yöntemler uygulanmaktadır. Biz burada en yaygın olanların üzerinde duracağız.

  • İLK GİREN İLK ÇIKAR YÖNTEMİ (FİFO)
  • SON GİREN SON ÇIKAR YÖNTEMİ (LİFO)
  • DÖNEMSEL ORTALAMA YÖNTEMİ
  • HAREKETLİ ORTALAMA YÖNTEMİ

Şimdi, bu yöntemlerin ilk madde ve malzeme maliyeti yoluyla, mamul maliyetini nasıl etkilediğini, uygulamalarla görelim;

 

10 – İLK GİREN İLK ÇIKAR (FİFO) YÖNTEMİ :

Bu yöntemde, üretime gönderilecek “ilk madde ve malzemeler” işletmeye giriş tarihlerine göre sıralanırlar. İlk alınan ilk madde ve malzeme, öncelikle üretime gönderilir. Dolayısıyla bu yöntemde düşük maliyetli ilk madde ve malzeme üretimde kullanılırken, maliyeti yüksek olan ilk madde ve malzeme “stokta” kalmaktadır.

Şimdi yöntemin işleyişini kısa bir örnekle görelim :

ÖRNEK : Bir üretim işletmesinin Ocak 1990 üretim döneminde ilk madde giriş ve çıkışları aşağıdaki gibi olsun :

1 Ocak 2003 tarihli stok (400 kg x 55.-TL.) = 22.000.-TL.dir.

      OCAK AYINDA GİRİŞLER                                                        OCAK AYINDA ÇIKIŞLAR

 4 Ocak             1.600 kg. x 60.-TL                                 6 Ocak                800 kg.

11 Ocak            1.200 kg. x 62.-TL                                 14 Ocak            1.100 kg.

15 Ocak            1.800 kg. x 65.-TL                                 17 Ocak            1.000 kg.

                                                                                    23 Ocak              800 kg.

NOT. 10 Ocak  tarihinde, 4 Ocak’ta alınan partiden 300 kg. ilk madde   kusurlu bulunması nedeniyle satıcıya iade edilmiş olsun : Şimdi, örneği “ilk giren ilk çıkar” yöntemiyle stok kartında” izleyerek; ilk madde ve malzeme maliyetini saptamaya çalışalım:

İlk giren, ilk çıkar (FİFO) yöntemine göre;

İLK MADDE MALZEME STOK KARTI

MALZEME TÜRÜ : …………….                                                                              ÖLÇÜSÜ : TL / KG.

     G İ R E N                         Ç I K A N                         K A L A N

TARİH MİK FİY DEĞ MİK FİY DEĞ MİK FİY DEĞER K.LATİF
1 Oc 400 55 22.000 400 55 22.000 22.000
4 Oc 1600 60 96.000 400

1600

55

60

22.000

96.000

118.000
6 Oc 400

400

55

60

22.000

24.000

1200 60 72.000 72.000
10 Oc ( 300 ) ( 60 ) ( 1800 ) 900 60 54.000 54.000
11 Oc 1200 62 74.400 900

1200

60

62

54.000

74.400

128.400
14 Oc 900

200

60

62

54.000

12.400

1000 62 62.000 62.000
15 Oc 1800 65 117.000 1000

1800

62

65

62.000

117.000

179.000
17 Oc 1000 62 62.000 1800 65 117.000 117.000
23 Oc 800 65 52.000 1000 65 65.000 65.000
TOPL 4700 291.400 3700 226.400 1000 65 65.000 65.000

  GİREN     =                ÇIKAN     +       KALAN

MİKTAR  :      4.700  KG.    =            3.700  KG.   +     1.000   KG.

DEĞER   :  291.400.- TL.    =        226.400.- TL.   +   65.000.- TL.

226.400.-TL

Bu yöntemin uygulanması durumunda;

A – Üretimde kullanılan ilk maddenin maliyeti  :

B – Dönem sonu ilk madde stoku                     :      65.000.-TL.   olacaktır.

 

11 – SON GİREN İLK ÇIKAR (LİFO) YÖNTEMİ :

Bu yöntem de; bir önce uyguladığımız yöntemin tersine, son giren “ilk madde ve malzemeden” başlamak üzere üretime gönderilir. Bu dolayısıyla, maliyeti yüksek olan ilk madde ve malzeme üretimde kullanılmakta, maliyeti düşük olan stokta kalmakta; yada gelecek günlerde kullanılacaktır.

Şimdi yukarıdaki örneği LİFO yöntemini uygulayarak; kullanılan ilk maddenin maliyetini saptamaya çalışalım :

İLK MADDE MALZEME STOK KARTI

 

MALZEME TÜRÜ : ……………                                     ÖLÇÜSÜ :  TL / KG

     G İ R E N                         Ç I K A N                         K A L A N

TARİH MİK FİY DEĞ MİK FİY DEĞ MİKT FİY DEĞ KUTİF
1 OC 400 55 22.000 400 55 22.000 22.000
4 Ocak 1600 66 96.000 400

1600

55

60

22.000

96.000

118.000
6 Ocak 800 60 48.000 400

800

55

60

22.000

48.000

70.000
10 Ocak ( 300 ) ( 60) ( 1800 ) 400

500

55

60

22.000

30.000

52.000
11 Ocak 1200 62 74400 400

500

1200

55

60

62

22.000

30.000

74.400

126.400
14 Ocak 1100 62 68.200 400

500

100

55

60

62

22.000

30.000

6.000

58.200
15 Ocak 1800 65 117000 400

500

100

1800

55

60

62

65

22.000

30.000

6.200

117.000

175.200
17 Ocak 1000 65 65.000 400

500

100

800

55

60

62

65

22.000

30.000

6.200

52.000

110.200
23 Ocak 800 65 52.000 400

500

100

55

60

62

22.000

30.000

6.200

58.200
TOPLAM 4700 291400 3700 233.000 1000 58.200

                             GİREN        =                ÇIKAN     +       KALAN

MİKTAR  :      4.700  KG.          =            3.700  KG.   +     1.000   KG.

DEĞER   :  291.400.- TL.          =        233.200.- TL.   +   58.200.- TL.

Bu yöntemin uygulanması durumunda;

A – Üretimde kullanılan ilk maddenin maliyeti  :   233.200.-TL

B – Dönem sonu ilk madde stoku                     :      65.000.-TL.   olacaktır.

12 – HAREKETLİ ORTALAMA YÖNTEMİ :

Bu yöntemde, işletme aldığı her “ilk madde ve malzeme”den sonra “ortalama maliyet” bulur. Üretime ilk madde ve malzeme bu “ortalama maliyete” gönderilir. Ortalama birim maliyetleri bulmak için; her defasında kalan tutarı, kalan miktara bölmek yeterlidir. Böylece dönem içindeki çıkışların maliyetindeki farklılıklar önemli ölçüde giderilmiş olmaktadır. Bu özelliğinden dolayı “hareketli ortalamanın” çok kullanılan bir yöntem olduğunu söyleyebiliriz.

Yukarıda iki yöntemle uyguladığımız örneği, bu yönteme de uygulayarak; ilk madde maliyetini saptamaya çalışalım :

İLK MADDE MALZEME STOK KARTI

MALZEME TÜRÜ : …………….                                                                              ÖLÇÜSÜ : TL / KG.

     G İ R E N                         Ç I K A N                         K A L A N

TARİH MİK FİY DEĞ MİKT FİY DEĞER MİKTAR FİY DEĞ
1.1 400 55 22.000 400 55 22.000
4.1 1600 60 96.000 2000 59 118.000
6.1 800 59 47.000 1200 59 70.800
10.1 ( 300 ) ( 59 ) ( 17.700 ) 900 59 53.100
11.1 1200 62 74.400 2100 60.71 127.500
14.1 1.100 60.71 66.781 1000 60.71 60.719
15.1 1800 65 117.000 2800 63.47 177.719
17.1 1000 63.47 63.470 1800 63.47 114.249
23.1 800 63.47 50.776 1000 63.47 63.473
TOPL 4700 291.700 3700 228.227 1000 63.474

                             GİREN        =                 ÇIKAN     +       KALAN

MİKTAR  :      4.700  KG.          =             3.700  KG.   +     1.000   KG.

DEĞER   :  291.700.- TL.         =          228.227.- TL.   +   63.473.- TL.

228.227.-TL

Bu yöntemin uygulanması durumunda;

A – Üretimde kullanılan ilk maddenin maliyeti  :

B – Dönem sonu ilk madde stoku                     :      63.473.-TL.   olacaktır.

13 – DÖNEMSEL ORTALAMA YÖNTEMİ :

Bu yöntemde “dönemsel ortalama birim maliyet” dönem sonunda bulunur. Dönemin ilk madde ve malzeme giriş maliyetleri toplamı; dönem içindeki giren toplam miktara bölünmek suretiyle “Dönemsel birim ortalama maliyet” saptanır. Dönem içinde ilk madde ve malzemelerin tamamı bu maliyet üzerinden üretime gönderilir. Bu yöntemde; dönem içindeki ilk madde ve malzeme maliyetlerinin sürekli değişmesine rağmen, dönem içinde kullanılan ilk madde ve malzeme birim maliyetleri sabit kalmaktadır. Bu, mamul fiyatındaki değişiklikleri de ortadan kaldıracağından, tüketici üzerindeki yetkisi olumlu olacaktır.

Şimdi aynı örneği, bu yönteme de uygulayalım ;

 MADDE MALZEME STOK KARTI

MALZEME TÜRÜ : …………….                                                                              ÖLÇÜSÜ : TL / KG.

     G İ R E N                         Ç I K A N                         K A L A N

TARİH MİK FİYAT DEĞER MİKTAR FİYAT DEĞER MİKT FİYAT DEĞER
1 Ocak 400 55 22.000 400 61.88 22.000
4 Ocak 1600 60 96.000 2000 61.88
6 Ocak 800 61.88 49504 1200 61.88
10 Ocak ( 300 ) ( 61.88 ) ( 18.564 ) 900 61.88
11 Ocak 1200 62 74.400 2100 61.88
14 Ocak 1.100 61.88 68.068 1000 61.88
15 Ocak 1800 65 117.000 2800 61.88
17 Ocak 1000 61.88 61.880 1800 61.88
23 Ocak 800 61.88 49.504 1000 61.88
TOPLAM 5000

(300)

4700

 

309.000

(18564)

290836

3700 228.956 1000 61.88 61.880

Dönem Ortalaması = 309.400 / 5000 kg. = 61.88 TL.

                             GİREN   =                ÇIKAN     +       KALAN

MİKTAR  :      4.700  KG.     =            3.700  KG.   +     1.000   KG.

DEĞER   :  291.700.- TL.     =        228.227.- TL.   +   63.473.- TL.

228.956.-TL

Bu yöntemin uygulanması durumunda;

A – Üretimde kullanılan ilk maddenin maliyeti  :

B – Dönem sonu ilk madde stoku                     :      61.880.-TL.   olacaktır.

 

 

İŞÇİ ÜCRET VE GİDERLERİNİN SAPTANMASI:

 

İşçilik giderleri, genel olarak mamulün üretimindeki emeğin bedelidir. Bu giderlerin tam olarak saptanması, üretimde geçen sürenin tam olarak saptanmasına bağlıdır. İlk madde ve malzeme giderinde olduğu gibi işçilik giderleri de direkt işçilik giderleri ve endirekt işçilik giderleri olmak üzere iki grupta incelenmektedir :

  • Direkt işçilik giderleri : Mamulün temel yapısını oluşturan ilk maddelerin; şeklini, yapısını ve niteliğini değiştiren işçilik giderleridir. Bu işçilik giderleri, ana üretim yerlerinde karşımıza çıkar. Direkt işçilik giderleri, doğrudan doğruya mamulün maliyetine yüklenebilmektedirler (Örneğin : elbise üretiminde dikişçi işçinin ücreti direkt işçilik gideridir).
  • Endirekt işçilik giderleri : Direkt işçilik dışında kalan ve mamule doğrudan doğruya yüklenilmeyen işçilik giderleridir. Bu işçilikler, “yardımcı işçilik” veya “yönetici işçilik” şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Endirekt işçilikler; “ortak üretim giderleri” niteliği taşıdıklarından dönem sonunda “mamullere” veya “gider yerlerine” göre dağıtılırlar (Örneğin; Elbise üretiminde ütü yapan işçinin ücreti endirekt işçilik gideridir).
  • Kimi endirekt işçilik giderlerini şöyle sıralayabiliriz :

Hazırlama, tamamlama, temizleme işçiliği

Yardımcı işçilikler

Hafta ve genel tatil ücretleri

İkramiyeler, primler, kâr payları

Boş zaman ücretleri

İş arama izin ücreti

Nezaretçi ücretleri

İhbar tazminatları – kıdem tazminatları

Sosyal yardımlar

SSK, işveren primleri vb.

 

 Uygulama 5

Şeker imalatı yapan Tat  işletmesinde çalışan Üretici işçi vuslatın Şubat ayı ile ilgili bilgileri aşağıdaki gibidir.

İşçiye 1,600,000tl/ saat üzerinden ücret ödenmektedir. Fiili çalışma süresi 22 gün olup günde 9  saat çalışmaktadır. İşçiye  46 saat fazla mesai yaptırılmıştır. İşçiye fazla mesai % 50 zamlı ödenmektedir. Bu fazla mesainin 16 saati yoğunlaşan talebi karşılamak için 20 saati ise özel siparişi yetiştirmek 10 saati makinelerde meydana gelen arıza nedeniyle ortaya çıkan üretim kaybının telefi edilmesi için yaptırılmıştır.  Aylık Fiili çalışma ücretinin  % 10  üretim pirimi ödenmektedir.

İstenen: Üretici işçinin brüt ücretini hesaplayınız Kayıtlayınız.

Uygulama : 6

Çelik dolap  imalatı yapan Özen   işletmesinde çalışan Üretici işçi Alem’in  Mart  ayı ile ilgili bilgileri aşağıdaki gibidir.

İşçiye 1,700,000 tl/ saat üzerinden ücret ödenmektedir. Fiili çalışma süresi 22 gün olup günde 9  saat çalışmaktadır. İşçiye 40 saat fazla mesai yaptırılmıştır. İşçiye fazla mesai % 100 zamlı ödenmektedir. Bu fazla mesainin 18 saati makinelerde meydana gelen arıza nedeniyle ortaya çıkan üretim kaybının telefi edilmesi için 22 saati ise özel siparişi yetiştirmek için yaptırılmıştır.

İstenen: Üretici işçinin brüt ücretini hesaplayınız Kayıtlayınız.

Uygulama 7

                İkramiye:

                Bir fabrikada işçilere toplu sözleşme gereği Mart ve Ekim aylarında birer aylık ücretleri tutarında ikramiye ödenmektedir. 2002 yılı için bütçelenmiş toplam ikramiye 1,200,000,000tl dır. Nisan  ayında 500,000,000tl Ekim ayında 1,000,000,000tl. ikramiye ödenmiştir.

İstenen: İkramiyenin maliyetlere yüklenmesini ve fiili tahakkukunun kayıtlarını yapınız.

Uygulama 8

                Kıdem Tazminatı:

Aylık maliyet çıkaran Bir fabrikada 2002 yılı başında o yıl için işçilerin bütçelenen  kıdem tazminatı 1,000,000,000tl dır. Bu tarihe kadar birikmiş olan kıdem tazminatı karşılığı tutarı 280,000,000tl dır.

İstenen: Kıdem tazminatının  maliyetlere yüklenmesini ve fiili tahakkukunun kayıtlarını yapınız.

DİGER GİDERLER

                Memur ücret ve giderleri,

                Dışardan sağlanan fayda ve hizmetler,

                Çeşitli giderler,

                Vergi  resim harçlar

                Amortismanlar,

                Finansman Giderleri

Uygulama 9

                Amortisman Giderleri:

                Bir işletmede 2000 yılı ocak ayında 840,000,000tl mal olan bir makine satın alınmış ve bu makine için % 20 oranı seçilmiştir.   Bu makineye ait 10,000,000tl yenileme fonu bulunmaktadır.

                2001 yılında tahmini  yeniden değerleme oranı % 50 dır.

                Aralık ayında maliye bakanlığının yayınladığı yeniden değerleme oranı % 60 dır.

İstenen:

  1. 2000 yılının Amortisman giderlerinin aylık maliyetlere yüklenmesini hesaplayanız
  2. 2001 yılı aylık maliyetlere yüklenecek olan amortisman giderlerinin Muhasebe kayıtlarını yapınız.

15 – GENEL ÜRETİM GİDERLERİ :

Mamul maliyetlerini oluşturan direkt ilk madde ve malzeme giderleriyle, direkt işçilik giderleri dışında kalan, üretimle ilgili diğer giderlere; “genel üretim giderleri” diyoruz. Bu giderler; endirekt ilk madde ve malzeme giderleri, endirekt işçilik giderleri ve üretime “doğrudan doğruya” yüklenilemeyen diğer üretim giderlerini kapsar. Ortak üretim giderleri de denilen bu giderler her üretim işletmesinin “üretim ilişkisine” göre çeşitli farklılıklar gösterebilir. Çokça karşılaşabileceğimiz genel üretim giderlerinden bazılarını şöylece sıralayabiliriz:

  • Endirekt ilk madde ve malzeme giderleri
  • Endirekt işçilik giderleri
  • Üretimde kullanılan sabit değer amortisman giderleri
  • Üretimde kullanılan sabit değerlerin, vergileri, kiraları, harçları
  • Enerji ve yakıt giderleri
  • Aydınlatma, ısıtma ve havalandırma giderleri
  • Tamir, bakım ve onarım giderleri
  • Sosyal, sağlık, spor tesisleri yemekhane giderleri dinlenme yerleri vb.

Görüldüğü gibi, genel üretim giderleri değişik özellikteki çeşitli üretim giderlerinden oluşmaktadır. Bu giderlerin mamullere dağıtımında seçilecek “dağıtım ölçüsü” oldukça önemlidir. Bu ölçünün, mamulle gider arasındaki ilişkiyi en iyi şekilde temsil etmesi gerekir.

(Örneğin; ısıtma giderinin “alan genişliği” ölçüsüne göre dağıtılması olumlu bir ilişkidir.)

 

GİDER YERLERİ : Gider yerleri, giderleri ayrı olarak izlenen örgüt veya hesap birimleridir.

GİDER YERLERİNİN BÖLÜMLENMESİ: Gider yerleri, giderlerin fonksiyonel bölümlenmesine ve Tekdüzen Hesap Planına uygun şekilde, şu şekilde gruplandırılabilir.

  • ÜRETİM GİDER YERLERİ
    • Esas Üretim Yerleri
    • Yardımcı Üretim Yerleri
    • Hizmet Yerleri
    • Üretim Yerleri Yönetim Gider Yerleri
  • DÖNEM GİDER YERLERİ

          5-Araştırma ve Geliştirme Gider Yerleri

   6- Pazarlama Satış ve Dağıtım Gider Yerleri

7- Genel Yönetim Gider Yerleri

8- Finansman Gider Yerleri

ESAS ÜRETİM YERLERİ ; İşletmenin ana faaliyet konusunu oluşturan mamüllerin üretimini yapan bölümlerdir. Bazı yapıtlarda işlem merkezleri adıyla da anılan bu gider yerlerine örnek olarak,  bir iplik fabrikasında “iplik”, “bobin”, ve “büküm” bölümleri; kumaş fabrikasında “dokuma”, “beyazlatma”, “boyama” ve “apreleme” bölümleri; bir ağaç işleri ( mobilya ) fabrikasında “ kesim”. “ makine”, “montaj”, “ boya-cila” ve “ döşeme” bölümleri sayılabilir.

YARDIMCI ÜRETİM YERLERİ; Esas üretim yerlerinin ve diğer birimlerin faalyitlerini sürdürmeleri için gerekli yan girdileri üreten “ elektrik santrali” , “buhar “ ( kazan dariesi), “basınçlı hava (kompresör) dairesi”, vb. birimleri kapsar.

HİZMET YERLERİ; Diğer gider yerlerine hizmet vermek üzere kurulmuş “bakım ve onarım servisi”, “ nakliye servisi “, “ personel taşıma servisi”, “ laboratuar”, “ yemekhane” ve “ malzeme ambarı” gibi birimlerdir.

ÜRETİM YERLERİ YÖNETİM GİDER YERLERİ ; Fabrikadaki çalışmaları yöneten veya yönlendiren “ fabrika müdürlüğü” , “ üretim planlama bölümü” , vb. birimleri kapsar.

ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME GİDER YERLERİ; araştırma ve geliştirme giderlerinin biriktirildiği gider yerleridir. Genelde hesap birimi olarak tek bir gider yeri şeklinde karşımıza çıkar. Ancak, araştırma ve geliştirmeye büyük önem vererek, örgüt yapısını buna göre oluşturmuş işletmelerde, örgüt birimleri halinde birkaç gider yerini kapsayabilir.

PAZARLAMA, SATIŞ VE DAĞITIM GİDER YERLERİ; üretim sonrası depolama, dağıtım vb, faaliyetleri yürüten “ pazarlama bölümü” , “ satış mağazaları” , “mamül ambarı”, nakliye servisi ( mamul)” ve “ satış sonrası hizmet ( bakım) servisi” gibi birimleri kapsar.

GENEL YÖNETİM GİDER YERLERİ; Genel yönetim giderlerinin yapıldığı yerlerdir. Örnek olarak “ genel müdürlük”, “ muhasebe bölümü”, “ hukuk müşavirliği” vb birimler sayılabilir.

FİNANSMAN GİDER YERLERİ; Finansman giderlerinin biriktirildiği, genelde tek hesap biriminden oluşur.

        Maliyet Muhasebesinde geleneksel olarak üretim giderlerine dönem giderlerinden daha fazla önem verildiği için, üretim gider yerlerinin dönem gider yerlerine oranla daha ayrıntılı biçimde bölümlendiği izlenir. Örneğin, gider yeri bölümlenmesinde ilk ve temel çıkış noktasını oluşturan örgüt şemasında, üretim gider yerleri “ şeflik” düzeyinde ele alınır. Hakka, esas üretim yerlerinde bazen aynı şeflik veya bölüm içerisindeki makine grupları ayrı ayrı gider yeri kabul edilir. Oysa dönem gider yerlerinde çoğu kez “ müdürlük” düzeyinden aşağı inilmez. İçinde kaç tane şeflik olursa olsun, müdürlük tek bir gider yeri kabul edilir.

GİDER YERİ BÖLÜMLENMESİNİN YARARLARI

  • Gider yerlerinin giderlerinin bilinmesi, bölüm bütçelerinin ve sonuçta genel işletme bütcesinin hazırlanmasına, yani planlamaya yardımcı olur.
  • Gider yerlerinin giderleri bilindiği taktirde, herhangi bir gider artışının nerede ortaya çıktığı ve bundan kimlerin sorumlu tutulabileceği daha kolay anlaşılır. Bütçeden sapmalar gider yeri bazında ( giderlerin kaynağında) belirlenebilir. Dolayısıyla, maliyet kontrolünde etkenlik sağlanır.
  • Gider yerlerinin giderleri, doğrudan ya da analize tabi tutularak, “ fiyatlandırma” , “ üretime veya satın alma” , “ satma veya işleme” vb. yönetim kararları için dayanak oluşturur.
  • Gider yerlerinde biriken giderler, gider dağıtımları ve yüklemelerinde esas alınacak tutarları oluşturur. Bu dağıtım ve yüklemeler ise mamul ve yarı mamul maliyetlerinin sağlıklı biçimde saptanması için gereklidir.

GİDER YERLERİNİN DİREKT GİDERLERİNİN SAPTANMASI ( BİRİNCİ DAĞITIM)

Maliyet sistemi içerisinde gider yerleriyle ilgili olarak yapılacak ilk işlem, her bir gider yerinin direkt ( kendi) giderlerinin saptanmasıdır. Bu amaçla, eş zamanlı kayıt yöntemi uygulanır. Yani , her gider ortaya çıktıkça, gider çeşitleri yardımcı defterlerinde, ilgili gider çeşidi hesabı bünyesinde ait olduğu gider yerine kaydedilir.

Direkt giderler mamule doğrudan yüklenebilen giderlerdir. Doyalı giderler ise mamule doğrudan yüklenemeyen giderlerden oluşur. Endirekt giderlerden bir kısmı, gider yerlerine doğrudan yüklenebilirken bir çok endirekt giderin gider yerlerine dağıtımında da dağıtım anahtarı kullanımı gerekir. Buna I. Dağıtım denir. Ve iyi hazırlanmış kodlama sistemi gerektirir. Bu, maliyet ve yönetim muhasebesi açısından gereklidir.

Direkt giderlerin (710,720) gider yerlerine dağıtımında sorun olmaz. Genel üretim giderlerinin bir kısmı doğrudan gider yerlerine yüklenebilirken, önemli bir kısmının gider yerlerine dağıtımında dağıtım anahtarlarına (ölçülerine) ihtiyaç vardır.

7/A maliyet seçeneğinde giderlerin kaydında Eş zamanlıbkair.

730, 10 , 03 ,01

Ay sonunda, gider çeşitleri yardımcı defterlerindeki her hesabın ( sayfanın) gider yerleri ( sütunları) itibariyle o ayki toplamları ( doğrudan doğruya  ya da gider çeşidi sayısı fazlaysa, çok sütunlu bir gider çeşitleri mizanı halinde dökülüp gruplandırılarak) , gider dağıtım tablosu adlı tablonun üst kısmındaki direkt giderler ( birinci dağıtım ) bölümüne yerleştirilir.

Örneğin, komşu işletme işçilerine bizim yemekhanemizde yemek yedirmek istediği zaman, talep veya kabul edeceğimiz “ fiyat” , yemekhane giderlerine bağlıdır. Yemekhaneyi kapatıp, dışarıdan bir yemek şirketinden yemek getirilmesi ( üretme yerine satın alma) halinde ne kazanılıp kaybedileceği, yine yemekhane giderleri bilindiği takdirde hesaplanabilir. Bir kireç fabrikasında fırından çıkan yanmış kireç (CaO) doğrudan mı piyasaya satılmalıdır, yoksa söndürme ve torbalama işlemlerin den sonra torbalanmış sönmüş kireç (Ca(OH)2) olarak mı satılmalıdır.? Böyle bir “ satma veya işleme” kararı için de “ söndürme (hidratlama)” ve “ paketleme” ünitelerinin ( gider yerlerinin) giderlerine gereksinme duyulur.

Burada “direkt” sözcüğü , giderlerin “ gider yerleriyle” doğrudan ilişkilendirilebilirliğini belirtmek için kullanılmıştır. Bu bakımdan, direkt ilk madde ve malzeme ya da direkt işçilik giderlerindeki “ mamullere “  doğrudan yüklenebilirlik anlamı ile karıştırılmamalıdır. Aslında direkt ilk madde ve malzeme ile direkt işçilik hem mamullere, hem de esas üretim yerlerine direkt  niteliktedir. Buna karşılık, örneğin endirekt malzeme, mamuller için endirekt, tüketildiği gider yeri için direkt bir giderdir.

GİDER ÇEŞİTLERİ  YARDIMCI DEFTERİNDEN GİDER DAĞITIM TABLOSUNA GEÇİŞ

GİDER ÇEŞİTLERİ YARDIMCI DEFTERİ

 Uygulama 10

Üretim,  ve yönetimi aynı bina içinde olan Özen  Mobilya fabrikasında 10 Kesme , 11 montaj, esas üretim yerleri  30 Yemekhane, ve 31 Isıtma hizmet gider yerleri  bulunmaktadır. Bu fabrikanın Ocak  ayı giderleri ile bunların dağıtım anahtarları aşağıda verilmiştir.

4)   Ocak  ayı ilk madde ve malzeme tüketimi aşağıdaki şekilde olduğu saptanmıştır.

                       00 Üretimde kullanılan Direkt İlk madde ve malzemeler

    10 Kesme Esas üretim gider yerinde                             11.000.000.000 tl

    11 Montaj Esas üretim  gider yerinde                              1,000,000,000 tl

          05 Yardımcı madde ve malzemeler

     10 Kesme Esas üretim gider yerinde                                 400.000.000 tl

     11 Montaj Esas üretim  gider yerinde                                600,000,000 tl

     30 Yemekhane  hizmet gider yerinde                                930,000,000 tl

     31 Isıtma hizmet gider yerinde                                          290,000,000 tl

5) Ocak ayı İşçi ücret ve giderleri

                               Direkt İşçilikler

        10 Kesme Esas üretim gider yerinde                                                1.000.000.000 tl

        11 Montaj Esas üretim  gider yerinde                                                           600,000,000 tl

                               Endirekt İşçilikler  

       10 Kesme  Esas üretim gider yerinde                                                         1,542,762,000 tl

11 Montaj Esas üretim  gider yerinde                                                          430,675,000 tl

       30 Yemekhane                                                                                                 367,140,000 tl

        31 Isıtma                                                                                                          719,940,000 tl

7) 31,1…. tarihinde Fabrikadaki ana elektrik sayacı ilgili personel tarafından okunmuş ve 31,12 den 31,1, tarihine kadar tüketilmiş enerji bedelinin 3,800.000.000tl olduğu hesaplanmıştır.

8) Amortisman ve Tükenme payları 

 60 Binanın bu maliyet dönemi için  hesaplanan amortisman gideri   530,000,000tl dır.

         61 Ocak ayı maliyet dönemi Makine cihaz amortismanları :

                  10 Kesim  Esas üretim gider yerinde                                                 800.000.000 tl

                  11 Montaj Esas üretim  gider yerinde                                               270,000,000 tl

                  30 Yemekhane hizmet gider yerinde                                                   10,000,000 tl

                  31 Isıtma hizmet gider yerinde                                                           20,000,000 tl

         62 Ocak ayı maliyet dönemi Demirbaşlar amortismanı

                 10 Kesim esas üretim  Gider Yerinde                                                   20,000,000 tl

DAĞITIM ÖLÇÜLERİ Kesim Montaj Y.Hane Isıtma G.Yönetim Toplam
Personel Sayısı 10 8 2 2 5
Mak.cih. Ampul 90 40 4 2 6
Kapladığı Alan  M2 100 100 100 40 8

İstenen: a) Giderlerin birinci dağıtımını yaparak gider dağıtım tablosunun birinci dağıtım bölümünü düzenleyiniz.

YARDIMCI GİDER YERLERİNDE TOPLANAN GİDERLERİN ESAS ÜRETİM YERLERİNE DAĞITIMI ( İkinci Dağıtım)

  • Basit Yönteme Göre,
    1. Oranlara göre dağıtım
    2. Eşit dağıtım
  • Kademeli yönteme göre,
  • Matematiksel yönteme göre,
  • Planlı Dağıtım

Basit Yönteme Göre,

  1. a) Oranlara göre dağıtım
  2. b) Eşit dağıtım

 Uygulama 11: Bir fabrikada 10 ve 11 nolu esas üretim gider yerleri ile 30 Yemekhane  31 Isıtma yardımcı gider yerleri bulunmaktadır. Eylül ayı birinci dağıtım toplamları ile dağıtım anahtarları aşağıda verilmiştir.

Giderler 10nolu  EÜGY 11Nolu EÜGY Y.Hane Isıtma Toplam
  D.İlk md.ve malz. 2,800,000, 400,000, 3,200,000
  D.İşçilik 700,0000 1,200,000, 1,900,000
  Gn.Üretim  Gid. 900,000 810,000, 400,000 490,000
DAĞITIM ÖLÇÜLERİ 10 EÜGY 11EÜGY Y.Hane Isıtma Toplam
Personel Sayısı 160 36 5 4 205
Kapladığı Alan  M2 300 300 150 50 800

İstenen : Basit dağıtım Yöntemine göre;

  1. Oranlara göre
  2. Eşit dağıtım yöntemlerine göre ikinci dağıtımı yapınız.

Kademeli yönteme göre 

 

Uygulama 12: Bir fabrikada 10 ve 11 nolu esas üretim gider yerleri ile 30 Yemekhane  31 Isıtma yardımcı gider yerleri bulunmaktadır. Eylül ayı birinci dağıtım toplamları ile dağıtım anahtarları aşağıda verilmiştir.

Giderler 10nolu  EÜY 11Nolu EÜGY Y.Hane Isıtma Toplam
 D.İ.Md. ve Malz. 2,800,000 400,000 3,200,000
  D.İşçilik 700,000 1,200,000 1,900,000
  Gn.Ü. Gid. 900,000 810,000 400,000 490,000
DAĞITIM ÖLÇÜLERİ 10 11 Y.Hane Isıtma Toplam
Personel Sayısı 160 36 5 4 205
Kapladığı Alan  M2 300 300 150 50 800

İstenen : Kademeli dağıtım Yöntemine göre ikinci dağıtımı yapınız.

Matematiksel yönteme göre,

Sınıf İçi Uygulama 13: Bir fabrikada 10 ve 11 nolu esas üretim gider yerleri ile 30 Yemekhane  31 Isıtma yardımcı gider yerleri bulunmaktadır. Eylül ayı birinci dağıtım toplamları ile dağıtım anahtarları aşağıda verilmiştir.

Giderler 10nolu  EÜGY 11 Nolu EÜGY 30 Y.Hane 31 Isıtma Toplam
  D.İ.Md.ve malz. 2,800,000 400,000 3,200,000
  D.İşçilik 700,000 1,200,000 1,900,000
  Gn.Üretim  Gid. 900,000 810,000 400,000 490,000
DAĞITIM ÖLÇÜLERİ 10 EÜGY 11EUGY Y.Hane Isıtma Toplam
Personel Sayısı 160 36 5 4 205
Kapladığı Alan  M2 300 300 150 50 800

İstenen : Matematiksel  dağıtım Yöntemine göre ikinci dağıtımı yapınız.

   GİDERLERİN MAMULLERE YÜKLENMESİ  ( Üçüncü  Dağıtım )

 Uygulama :16

Bir üretim işletmesinde esas üretim gider yerinin mayıs ayı maliyet bilgileri aşağıdadır,

       Üretim giderleri                                                                                                           Esas Üretim gider  Yeri

                Direkt ilk madde ve malzeme gideri                                                                       6.000.000

                Direkt İşçilik gideri                                                                                                                  7.000.000

                Genel Üretim Giderleri                                                                                                          10.000.000

                   E.Üretim Gider yerinin Direkt genel Üretim giderleri    6.000.000

                               Endirekt malzeme                 1.200.000

                               Endirekt işçilik giderleri      1.300.000

                               Memur ücret ve giderleri         500.000

                               Dış.Sağ.Fay. ve hizmetler       400.000

                               Çeşitli giderler                      1.000.000

                               Vergi resim ve harçlar             600.000

                               Amort ve tükenme payları    1.000.000

                İkinci dağıtımdan gelen Genel üretim  giderleri                              4.000.000

                               Yardımcı üretim gider yerleri               1.500.000

                               Hizmet gider Yerleri                             2.500.000

Gider yerinin Giderlerinin genel toplamı                                                                                        23.000.000

Söz konusu gider yerinde A,B,C olmak üzere üç mamul üretilmektedir.Gider yerinde Mayıs ayında harcanan  direkt işçilik, makine saati, tüketilen ilk madde tutarı direkt işçilik tutar ve mamullerin üretim miktarları mamuller itibariyle aşağıdaki gibidir;

                                                               A                             B                             C                             Toplam

Direkt işçilik saati                                 300                         400                         300                         1000DİS

Makine Çal. Saati                                 300                         750                         450                         1500Mak/saat

Direkt işçilik giderler                           2.000.000.              3.500.000.              1.500.000.              7.000.000.TL

Direkt ilk madde malz giderle.            2.000.000.              2.000.000.              2.000.000.              6.000.000.TL

Üretim miktarı                                       2000                       3500                       2500                       8.000. adet

Bu verilerin her birini ayrı ayrı dağıtım ölçüsü olarak kullanarak genel üretim giderlerini mamullere yükleyiniz

A; B ve C mamullerinin toplam ve birim maliyetini hesaplayınız.

 

SİPARİŞ MALİYETİ

 

Sınıf İçi Uygulama  18

Sipariş maliyet sistemi uygulayan C mobilya işletmesi mamullerini  Kesme ve Montaj Esas üretim gider yerlerinde üretmektedir.C mobilya işletmesi mayıs ayında 2  yemek odası 3 adet yatak odası takımı siparişi almıştır. Yemek odası takımı sipariş no’ su 101,Yatak odası sipariş no’ su  102 dır. 102 sipariş tamamlanarak % 50 kar marjı ile müşteriye teslim edilmiş bedeli nakit olarak  alınmıştır.

Döneme ilişkin maliyet verileri aşağıdaki gibidir.

Direkt İlk madde ve malzemeler

Kesme Bölümü  

101 nolu sipariş için 50,000,000 x 3 m3

102 nolu sipariş için 50,000,000 x 4 m3

Direkt işçilikler:

Kesme Bölümü                                                Montaj Bölümü

101 nolu sipariş için  20 saat x 6,000,000 tl         101 nolu sipariş için 33 saat x 6,000,000 tl

102 nolu sipariş için  75 saat x 6,500,000 tl         102 nolu sipariş için 70 saat x 6,500,000 tl

Genel üretim giderlerinin fiili tutarları aşağıdadır.

– Endirekt malzemeler                                          100,000,000

– Endirekt işçilikler                                              150,000,000

– Dışardan sağlanan fayda hizmet                     300,000,000

– Çeşitli giderler                                                   450,000,000

– Amortisman ve tükenme payı                           500,000,000

Genel üretim giderlerinin maliyetlere yükleme iş ölçüsü Direkt işçilik saatidir.

102 nolu sipariş % 40 kar marjıyla satılmıştır.

İstenen: İlgili siparişlere ait sipariş maliyet kartını düzenleyeniz.

 Sınıf İçi Uygulama  19

Siparişin Adı: Çelik Dolap,

Numarası      : 875

 Birimi          : 10 adet

Sipariş maliyet sistemi uygulayan işletmede tesviye atölyesi tek bir gider yeri olarak kabul edilmiş olup, kabul edilen faaliyet ölçüsü direkt işçilik saatidir.

Amortisman giderleri G.Ü.G. içerisine alınmayıp maliyetlere direkt işçilik (çalışılan) saatine göre yüklenmektedir.

Tesviye atölyesi amortisman gider payı aylık 27.000.000 tl.dır.

Puantaj kartından alınan bilgiler:

Tek üretim gider yerindeki mayıs ayı işçilikleri şöyledir:

Toplam  saat                         11,800

Tahakkuk eden toplam işçilik 1,062,000,000 tl.dır.

Siparişin direkt işçilik saati:                700 saat

Siparişte kullanılan ilk madde giderleri:

A maddesi             1200 kg.                 Birim fiyatı: 100.000 tl.

B maddesi                 50 kg.                 Birim fiyatı: 500.000.tl.

Tahmini yıllık diğer Genel Üretim Giderleri aşağıdadır:

Yardımcı madde                                   2.040.000.000

Elektrik-Su-Gaz Giderleri                    3.600.000.000

Bakım Onarım Giderleri                            60.000.000

Endirekt İşçilikler                                    180.000.000

Çeşitli Giderler                                          20.000.000

Planlanan (tahmini) fabrika toplam net direkt işçilik saati 200.000 saattir.

İSTENEN: 875 numaralı siparişin, sipariş maliyet kartını düzenleyiniz.

EVRE MALİYETİ YÖNTEMİ

 

Tek evrede Birim maliyetlerin hesaplanması 

 

SINIF İÇİ UYGULAMA: 22

Tek mamul üreten ve ilk maddelerin tamamı üretimin başlangıcında üretime alınan 10 nolu üretim gider yerinin  kasım ayı maliyetleri ile bilgiler aşağıdadır.

                Miktarlar:

                Kasım ayında üretime üretimine başlanan miktar             40,000

                Tamamlanıp mamul stokuna devredilen miktar                36,000

                Dönem sonu yarı mamul                                                       4,000

Dönem sonu yarı mamulün  maliyet giderleri açısından tamamlanma derecesi

                Direkt ilk madde ve malzeme giderleri açısından            % 100

                Direkt işçilik giderleri açısından                                        %   40

                Genel üretim giderleri  açısından                                      %   60

                Tutarlar:

Dönem (Kasım) üretim giderleri

                İlk madde ve malzeme                                                                16,000,000 tl

                Direkt işçilik                                                                                18,500,000 tl

                Genel Üretim Giderleri                                                               19,000,000 tl

İSTENEN:

Mamullerin ve yarı mamullerin maliyelerini hesaplayınız. Muhasebe kayıtlarını yapınız.

                Tek evrede dönem başı yarı mamul bulunması halinde Birim maliyetlerin hesaplanması:

 UYGULAMA: 23

Tek  mamul üreten ve ilk maddelerin tamamı üretimin başlangıcında üretime alınan 10 nolu üretim bölümünün MAYIS ayı maliyetleri ile bilgiler aşağıdadır.

                Dönem başı yarı mamul                                                                        4,000 br.

Mayıs başı yarı mamullerin toplam maliyeti                                      Tamamlanma dereceleri

                               İlk madde ve malzeme          5,000,000tl                                             % 100

                               Direkt işçilik                          4,500,000tl                                             %   30

                               Genel Üretim Giderleri            750,000tl                                             %   30

Dönemde üretime alınan                                                                    20,000 br.                                                              Mayıs ayında tamamlanan                                                                              19,000 br

Dönem sonu yarı mamul                                                                      5,000 br

Dönem sonu yarı mamulün  maliyet giderleri açısından tamamlanma derecesi

                Direkt ilk madde ve malzeme giderleri açısından                            % 100

                Direkt işçilik giderleri açısından                                                       %   40

                Genel üretim giderleri  açısından                                                      %   40

Mayıs ayı  üretim giderleri :

                İlk madde ve malzeme                                                                25,000,000 tl

                Direkt işçilik                                                                                37,500,000 tl

                Genel Üretim Giderleri                                                               15,000,000 tl

İSTENEN:

Mamulleri ve yarı mamullerin maliyelerini;

  1. Ortalama maliyet yöntemine göre
  2. İlk giren İlk çıkar yöntemine göre, hesaplayınız. Muhasebe kayıtlarını yapınız.

İki evrede Birim maliyetlerin hesaplanması

 

UYGULAMA: 25

YZ İşletmesi iki evrede tek tip mamul üretmektedir. İşletmenin   Kasım ayında üretimle ilgili veriler aşağıdaki gibidir.

                                                                1ci Evre                                 2ci Evre

Ekim ayı Dönem sonu Yarı mamul                                                         80,000                                     40,000

Dönemde Üretime Alınan                                                                       100,000                                      –

Tamamlanıp devredilen                                                                        160,000                                   180,000

Önceki Evreden Gelen                                                                              –                                          160,000

Kasım ayı sonu yarı mamul stokları                                                       20,000                                      20,000

Ekim sonu Yarı mamul Maliyetleri

 Önceki evre maliyeti                                                                                                                             360,000

 Önceki dönem maliyetleri

        Direkt İlk madde ve Malzeme giderleri                                        204,000                                     156,000

        Direkt İşçilik Giderleri                                                                   156,000                                     140,000

        Genel Üretim Giderleri                                                                  140,000                                       60,000

Kasım ayı Maliyet Giderleri

        Direkt ilk madde ve Malzeme giderleri                                        500,000                                   420,000

        Direkt İşçilik Giderleri                                                                   360,000                                   240,000

        Genel Üretim Giderleri                                                                  204,000                                   130,000

Ekim ayı Dönem sonu Yarı mamullerin

Tamamlanma dereceleri:

       Direkt İlk madde ve Malzeme giderleri                                         % 80                                        % 60

       Direkt İşçilik giderleri                                                                     % 60                                        % 50

       Genel Üretim Giderleri                                                                   % 60                                        % 50

Kasım ayı Dönem sonu Yarı mamullerin

Tamamlanma dereceleri:

       Direkt İlk madde ve Malzeme giderleri                                         % 100                                      % 80

       Direkt İşçilik giderleri                                                                     % 60                                        % 50

       Genel Üretim Giderleri                                                                   % 60                                        % 50

İSTENEN:

  1. Ortalama Maliyet yöntemine göre,
  2. Fifo maliyet yöntemine göre, maliyetleri hesaplayınız. Muhasebe kayıtlarını yapınız.

EVRE MALİYETİNDE FİRE SORUNU

 

SINIF İÇİ UYGULAMA: 26

Tek evreli bir üretim sürecine sahip olan sahip olan bir üretim işletmesinin mart ayı üretim faaliyeti ile ilgili bilgiler aşağıdaki gibidir. İlk madde ve malzeme üretimin başlangıcında üretime alınmaktadır.Tamamlanan  ürünlerin % 8 normal fire olarak kabul edilmektedir

Dönem başı yarı mamul                                                      12,000

Dönemde üretime alınan                                                    48,000

Tamamlanan                                                                                        45,000

Dönem sonu yarı mamul                                                      9,000

Fire :

                               Normal Fire   :

                               Anormal Fire :

Mart başı yarı mamullerin toplam maliyeti                                         Tamamlanma dereceleri

                               İlk madde ve malzeme          525,000 tl                                               % 100

                               Direkt işçilik                          150,000 tl                                               %   40

                               Genel Üretim Giderleri         135,000 tl                                               %   40

Dönem sonu yarı mamulün  maliyet giderleri açısından tamamlanma derecesi

                Direkt ilk madde ve malzeme giderleri açısından                            % 100

                Direkt işçilik giderleri açısından                                                                       %   50

                Genel üretim giderleri  açısından                                                      %   50

Mart ayı  üretim giderleri :

                İlk madde ve malzeme                                                                1,450,000 tl

                Direkt işçilik                                                                                1,260,000 tl

                Genel Üretim Giderleri                                                                  600,000 tl

Mamullerin ve yarı mamullerin maliyelerini;

  1. Ortalama maliyet yöntemine göre ve kalite kontrolünün aşağıdaki alternatiflere göre belirlendiğini varsayarak Mamullerin ve yarı mamullerin maliyelerini  ayrı ayrı hesaplayınız.
  1. Kalite kontrolü üretim sürecinin sonunda birimler tamamlanınca yapılmaktadır.
  2. Kontrol üretimin Direkt işçilik ve genel üretim giderleri bakımından % 30 oranında tamamlandığı aşamada yapılmaktadır.
  3. Kontrol üretimin Direkt işçilik ve genel üretim giderleri bakımından % 80 oranında tamamlandığı aşamada yapılmaktadır.
  1. İlk giren İlk çıkar yöntemine göre, ve kalite kontrolünün aşağıdaki alternatiflere göre belirlendiğini varsayarak  Mamullerin ve yarı mamullerin maliyelerini  ayrı ayrı hesaplayınız.
  1. Kalite kontrolü üretim sürecinin sonunda birimler tamamlanınca yapılmaktadır.
  2. Kontrol üretimin Direkt işçilik ve genel üretim giderleri bakımından % 30 oranında tamamlandığı aşamada yapılmaktadır.
  3. Kontrol üretimin Direkt işçilik ve genel üretim giderleri bakımından % 80 oranında tamamlandığı aşamada yapılmaktadır.

 

 

 

2001 yılında 7/A seçeneği bir önceki yıl aktif toplamı 300 milyar Tl yı aşan veya net satışlar toplamı 600 milyar Tl yı aşan üretim ve hizmet işletmeleri için zorunlu kılınmıştır. 7/B Seçeneği ise ticaret işletmeleri ile yukarıda belirtilenlerin altında kalanlar için uygulanır.

7/A seçeneğinde maliyet hesapları eşzamanlı ve işletme fonksiyonlarına göre çalışmaktadır. 7/B seçeneğinde ise defterikebir hesapları gider çeşitlerine göre oluşturulmuştur. Maliyet hesaplarında toplanan giderler dönem içinde  diğer hesaplara Yansıtma Hesapları aracılığıyla yansıtılır. Dönem sonunda yansıtma hesapları  ilgili gider hesapları ile karşılaştırılarak kapatılır.

7/A SEÇENEĞİ  : Burada giderler  işletme içindeki fonksiyonlarına göre bölümlenir.

Üretim Gider Hesapları : 710 – Direkt İlk Madde ve Malzeme Gider

  • – Direkt İşçilik Gideri
  • – Genel Üretim Gideri
  • – Hizmet Üretim Maliyeti

Faaliyet Giderleri   :  750 – Araştırma Geliştirme Giderleri

                               760 – Pazarlama Satış Dağıtım Giderleri

                               770 – Genel Yönetim Giderleri

                               780 –  Finansman Giderleri

Üretim ve Faaliyet giderleri  dönem içinde muhasebe hesapları ile borçlanarak çalışır.Dönem içinde üretim maliyet giderleri 710, 720, 730 hesaplarının borcuna kaydedilen tutarlar kadar 711, 721, 731, 741 yansıtma hesapları 151-Yarı mamul üretim hesabı ile çalışır. 750, 760, 770, 780 hesaplarının borcuna kaydedilen tutarlar kadar da 751, 761, 771, 781 yansıtma hesaplarının alacağı ile 630, 631, 632, 660 hesaplarının borcu çalışır. Yarı mamullerde biriken üretim giderleri maliyetleri de 152/151 kaydı ile mamullere yüklenir.Dönem sonunda 620, 630, ,631, 632, 660 hesapları 690 Dönem karı zararı hesabına aktarılır. Yansıtma hesapları da üretim ve faaliyet hesapları ile kapatılır.

Üretim Giderlerinin Yapılması    : 710, 720, 730 / 150 ve diğer bilanço hesapları,

Faaliyet Giderlerinin Yapılması  :  750, 760, 770, 780  /  Bilanço hesapları,

Üretim Giderlerinin Yansıtılması : 151 / 711, 721 ,731

Faaliyet Giderlerinin Yansıtılması:  630, 631 ,632, 660  / 751, 761, 771, 781

Tamamlanan Mamullerin Devri   : 152  /  151

Dönem Sonunda                           : 690  / 630, 631, 632, 660

Dönem Sonunda                           : 711, 721, 731 / 710, 720 , 730 ve  751, 761, 771, 781 / 750, 760, 770, 780 kapatılır.

Üretim Giderleri Hesabı :

710 – Direkt İlk Madde ve Malzeme Giderleri : Ambardan çekilerek üretime verilen ilk maddeler, 150- İMM hesabına karşılık bu hesabın borcuna kaydedilir. (710  DİMM / 150 İMM). İlk Madde giderlerinin üretim hesabına yansıtılması (151-Yarı mamul Üretim / 711 – DİMM Yan. Hesabı ). Dönem sonunda bu hesap (711 – DİMMYan. Hes / 710 – DİMM) şeklinde kapatılır.

720 – Direkt İşçilik Giderleri : Bir mamul veya hizmetin üretim maliyetine    doğrudan yüklenebilen işçilik maliyetleridir.

Direkt İşçilik Giderleri : Esas Ücretler, Fazla Çalışma Ücretleri, İkramiye ve Primler, Sosyal Yardımlar, SSK İşveren payı ve işsizlik sigortası işveren payından oluşur.  Yapılan işçilik giderlerinin tahakkuku (720 –DİG / 360-Ödenecek vergi , 361- Ödenecek SSK , 335- Personele Borçlar) şeklinde muhasebeleştirilir. Direkt işçilik giderleri üretim maliyetine  (151 – Yarı Mamul Üretim / 721 – DİG Yan.Hes) şeklinde aktarılırken, dönem sonunda (721- DİG Yan Hes  / 720 – DİG) şeklinde kapatılır.

730 – Genel Üretim Giderler : Üretimle ilgili olan ve Direkt işçilik ve direkt ilk madde ve malzeme dışında kalan tüm giderler bu hesapta izlenir. Bu giderler üretim maliyetine doğrudan değil bir dağıtım anahtarı ile dağıtılır. İşletme malzemesi giderleri, endirekt işçilik giderleri, elektrik-su-haberleşme, tamir-bakım, sigorta, kira ve amortisman giderleridir. Tahakkuk eden giderler bu hesabın borcuna kaydedilir. Genel Üretim Giderleri maliyet unsuru olarak (151 – Yarı Mamul Üretim / 731 – GÜG Yan. Hesabı)  yansıtma hesaplarına aktarılır.Dönem sonunda tahakkuk eden giderler  ( 731 – G.Y.G Yan. Hesabı  / 730 – GÜG ) kapatılır.

740 – Hizmet Üretim Maliyeti : Hizmet işletmelerinde  hizmet maliyetleri ile ilgili giderler bu hesabın borcuna kaydedilir. Dönem sonunda (741 – Hizmet Üretim Maliyeti Yan. Hes / 740 – Hizmet Üretim Maliyeti) şeklinde kapatılır.

Faaliyet Giderleri :

750 – Araştırma Geliştirme Giderleri : Araştırma ve geliştirme faaliyetleri ile ilgili giderlerin izlendiği hesaptır. Dönem sonunda bu hesap ( 630 – Araştırma Gel. Gid / 751 – Ar. Gel Gid. Yan. Hesabı) sonu hesaplarına aktarılır. Yine dönem sonunda (751 – Ar. El. Gid. Yan Hes- / 750- Ar. Gel.Gid. Hes) şeklinde kapatılır.

760 – Pazarlama-Satış Dağıtım Giderleri : Mamulun stoklara aktarılmasından sonra, mamulün tüketiciye aktarılmasına kadar yapılan giderler bu hesaba aktarılır.Dönem sonunda (631 – Paz. Sat. Dağ. Gid. / 761 – Paz. Sat Dağ. Gid. Yan. Hesabı) kaydedilir. Yine dönem sonunda (761 – Paz. Sat. Dağ. Gid Yan.Hes./ 760 – Paz. Sat. Dağ. Gid ) şeklinde kapatılır. Memur ücretleri, işveren SSK primleri, Eletrik-su, haberleşme giderleri, Bakım-tamir giderleri, Reklam giderleri, temsil ve ağırlama giderleri ,Kira giderleri, Yükleme ve boşaltma giderleri   bu gruba girer.

770 – Genel Yönetim Giderleri :  Memur ücretleri, elektrik-su-haberleşme, tamir-bakım, reklam-ilan giderleri bu grupta yer alır. Dönem içinde bu hesabın borcuna yapılan kayıtlar dönem sonunda  (632- GYG / 771 – G.Y.G Yan. Hesabı) ve  (771 / 770) kaydı yapılır.

780 – Finansman Giderleri : İşletmenin kullanmış olduğu kredilerin faizi bu hesaba aktarılır. Giderler oluştuğunda (780 /İlgili bil. Hesabı), dönem sonunda (660 –Fin Gid/ 781-Fin.Gid.Yan.hes) ve (771 /780) hesaplar ile karşılaştırılarak kapatılır.

7/A yönteminde dönem gider hesapları 690/Dönem kar-zarar hesabına aktarılarak kapatılır.

Uygulama  : 

  1. Direkt İlk Madde ve Malzeme Alımı 4.200.000 Tl dır.
  2. DİİM kullanımlarının 4.000.000 Tl sı direkt ilk madde, 400.000 Tl sı işletme malzemesidir.
  3. İşçilik tahakkuklarının 2.000.000 Tl sı direkt işçilik, 500.000 Tl sı endirekt işçiliktir.
  4. Dışarıdan sağlanan fayda ve hizmetler 100.000 Tl bunun % 90 ı üretim, % 10 u pazarlama satış dağıtımla ilgilidir.
  5. Amortisman ve tükenme paylarının 1.400.000 Tl sı üretim, 800.000 Tl sı Pazarlama-Dağıtım ile ilgilidir.
  6. Finansman giderlerinin üretimle ilgili kısmı 1.200.000 Tl doğrudan gider yazılan kısmı 50.000 Tl dır.
  7. Üretimi tamamlanan mamullerin yarısı 11.000.000 Tl sına satılmıştır.
  8.                                               B.S.                      D.S.S.

DİMMM                  2.000.000               1.800.000

Yarı mamul                                  –                          200.000

Mamul                                   4.100.000           10.045.000

  1. Alım-satım-gider işlemleri kredilidir.

150 DİMM               4.200.000

                                                 320 Satıcılar          4.200.000   (DİMM Satın alınması)

710 DİMM Gider     4.000.000

730 GÜG                    400.000

                                                 150 İlk Mad. Mal.  4.400.000    (Stoktan madde sevki)

720 Direkt İşçilik    2.000.000

730  GÜG                   500.000

                                                    381- Gider Tahakkuk 2.500.000  (İşçi Ücretlerinin Tahakkuku)

730 – GÜG             1.600.000

                                                    381 – Gider Tahakkuku  1.600.000 (Memur Ücretlerinin Tahakkuku)

730 – GÜG              990.000

760 –Paz.Sat.dağ     110.000

                                                   320 – Satıcılar                  1.100.000 (Dışarıdan Sağ. Fayda Hizmetler)

730 – GÜG           1.400.000

760 – Paz.Sat           800.000

                                                  257 – Amortisman         2.200.000 (Amortisman ve Tükenme Payı )

730 – GÜG            1.200.000

780 –  Fin. Gid           50.000

                                                 102 – Bankalar             1.250.000  (Finansman giderleri)

151 – Yarı Mamul 12.090.000

                                                711 – DİMM Yan.H  4.000.000

                                               721 – Dİ Yan.Hes        2.000.000

                                               731 _GÜG Yan.Hes     6.09.0000    (Üretim Giderlerinin Yansıtılması)

152 – Mamuller     11.890.000

                                               151 – Yarı Mamul  11.890.000

120 –Alıcılar        11.000.000

                                               600 _Yurt İçi satış  11.000.000

620 _SMM            5.945.000

                                               152 –mamuller        5.945.000

7/B Seçeneği       Bu seçeneği  ticaret işletmeleri ve 7/A seçeneğini kullanmak zorunda olmayan üretim ve hizmet işletmeleri kullanır. 7/B seçeneğinde  giderler çeşit esasına göre izlenecek ve maliyetin oluşması aşamasında fonksiyonlara dönüştürülecektir. Giderler defterikebir hesabında maliyet dönemi boyunca çeşit esasına göre izlenir. Maliyet çıkarma dönemlerinde gider dağılım tablosu aracılığıyla fonksiyonlarına dönüştürülerek ilgili gider yerlerine ve hizmet veya mamul maliyetlerine veya sonuç hesaplarına aktarılır.

    GİDER  DAĞITIM TABLOSU

Üretim Gide

Yerleri

Fonksiyonel

Gider Yerleri Toplam
 

Gider Türleri

Esas Üretim

Gider Yerleri

Yardımcı Ür.

Gider Yerleri

Araş-Gel Paz-Satış Genel Yön Finansman
790-DİMM
791-İşçi Üc
792-Memur
793-Dış Sağ
794-Çeşitli
795-VRH
796-Amort
797-Finansm

790 – İlk Madde ve Malzeme Gideri :  Üretilen mamulün bünyesine doğrudan giren, mamulün temel unsurunu oluşturan madde ve malzemelerdir. Üretime verilen maddeler ve malzemeler (790-DİİM  / 150 –İMM Hesabı) şeklinde kaydedilir.

791 – İşçi Ücretleri  : Üretimin maliyetine direkt olarak yüklenebilen işçi ücretleridir. İşçi ücretleri (791-İşçi Üc / 360- Ödenecek Vergi , 361 – Ödenecek SSK  , 335 – Personele Borçlar ) şeklinde tahakkuk eder.

792 – Memur Ücretleri : Memur ücretleri (792 _memur Üc  / 360-Ödenecek Vergi , 361 –Ödenecek SSK, 335 – Personele Borçlar) şeklinde tahakkuk eder.

793 – Dışarıdan Sağlanan Fayda ve Hizmetler : Genel yönetim giderleri, pazarlama-satış dağıtım giderleri bu hesabın borcuna kaydedilir. (Haberleşme, Elektrik, bakım giderleri)

794 – Çeşitli Giderler :  Kira, Kırtasiye, Sigorta giderleridir.

795 – Vergi Resim ve Harçlar  : Bina ve taşıt vergileri

796 – Amortismanlar :

797 – Finansman Giderleri  :

798 – Gider Çeşitleri Yansıtma Hesabı : Dönem içinde gider çeşitleri hesaplarında toplanan giderleri dönem sonunda maliyet hesaplarına aktarmada kullanılır.

630 – Araştırma Geliştirme Giderleri

631 – Pazarlama Satış Dağıtım Giderleri

632 – Genel Yönetim Giderleri

660 – Kısa Vadeli Borçlanma Giderleri

661 – Uzun Vadeli Borçlanma Giderleri

799 – Üretim Maliyet Hesabı

                                                                              798 – Gider Çeşitleri Yansıtma Hesabı

Daha sonra bu hesap gider çeşitleri hesapları ile karşılaştırılarak aşağıdaki şekilde kapatılır.

798 – Gider Çeşitleri Yan. Hesabı

                                                                              790 – İMM

                                                                              791 – İşçi Ücretleri

                                                                              792 – Memur Ücretleri

                                                                              793 – Dışarıdan Sağlanan Hizmetler

                                                                              794 – Çeşitli Giderler

                                                                              795 – Vergi Resim ve Harçlar

                                                                              796 – Amortismanlar

                                                                              797 – Finansman Giderleri

799 – Üretim Maliyet Hesabı : Gider çeşitlerinde toplanan ve üretimle ilgili olan giderler gider çeşitleri yansıtılır.

799 – Üretim Maliyet Hesabı    /   798 – Gider Çeşitleri Yansıtma Hesabı

Hesap, ilgili bulunduğu hesaplara devredilerek aşağıdaki gibi kapatılır.

151 – Yarı Mamul Üretim

152 – Mamuller

622 – Satılan Hizmet Maliyeti

                                                               799 – Üretim Maliyet Hesabı

790- 797 gider gruplarında yer alan giderler aşağıda şekilde bilanço hesaplarına kaydedilir.

790  /      630-631-632

791  /      630-631-632

792  /      630-631-632

793  /      631-632

794  /      631-632

795  /      631-632

796  /      631-632

797  /      660-661

Uygulama :

 – İşletme 2.000.000 TL ilk madde, 400.000 TL yardımcı malzeme, 300.000 TL lık işletme malzemesi ve 100.000 TL lık ambalaj malzemesi satın almıştır.

–  Yukarıdaki madde ve malzemelerin yarısı üretime gönderilmiştir.

–  İşçi tahakkukları şöyledir : Brüt ücret 800.000 TL, SSK İşveren Payı 160.000 TL, SSK İşçi Payı  110.000 TL, GV. 200.000 TL, Damga Vergisi 2.000 TL, Çeşitli Fonlar 87.000 TL dır.

– Yönetim, Pazarlama ve Ar-ge çalışanlarının ücret tahakkukları şöyledir. Brüt ücret 450.000 TL, SSK İşveren payı 90.000 TL, SSK İşçi payı :63.000, GV 112.500 TL , DV 1.125 TL, Çeşitli Fonlar 49.000 TL dır.

-Elektrik gideri 150.000 TL, Su gideri 50.000 TL,  PTT Gideri 40.000 TL, Fason İş Bedeli 400.000 TL ödenmiştir.

– Kira 250.000 TL, Sigorta 50.000 TL, Kırtasiye 60.000 TL dır.

– Emlak vergisi 100.000 TL, İlan vergisi 60.000 TL dır.

– Amortisman payı 2.000.000 TL,  Üretim için kullanılan kredinin faizi 300.000 TL dır.

– Üretilen mamullerin yarısı   4.000.000 TL ya satılmıştır.

Fonksiyonlarına göre gider dağılımları :

Gider Türü                              Üretim Bölümü                      Ar-Ge                      Paz. Satış                               G.Y.G

DİMM                                     1.400.000                                    –                                –                                           –

İşçi Ücretleri                             960.000                                      –                                   –                                        –

Memur Ücretleri                        135.000                              135.000                  135.000                                  135.000

Dışarıdan Sağ. Fayda                460.000                               60.000                   60.000                                   60.000

Çeşitli Giderler                           90.000                90.000                    90.000                                   90.000

Vergi Resim                               40.000                40.000                    40.000                                    40.000

Amortisman                           1.500.000                               20.000                    20.000                                    20.000

Finansman                               300.000                    –                              –                                                –

                                               4.885.000                               345.000                  605.000                                  525.000

Muhasebe Kayıtları :

150 – İlk Madde ve Malzeme        2.800.000

                320 – Satıcılar                                       2.800.000

790- İlk Mad  ve Mal. Gid.          1.400.000

                150- İlk Mad. Mal.                 1.400.000

791 –İşçi Ücret ve Gid                       960.000

                335- Personele Borç                              401.000

                360-Ödenecek Vergi                              289.000

                361-Ödenecek SSK                 270.000

792-Memur Ücret ve Gid.                 540.000

                335-Personel Borç                 224.375

                360-Ödenecek Vergi                              162.625

                361- Ödenecek SSK                               153.000

793-Dış.Sağ.Fayda             640.000

                100-Kasa                                240.000

                320-Satıcılar                                          400.000

794-Çeşitli Giderler                          360.000

                100-Kasa                                360.000

795-Vergi Resim Harç                    160.000

                100-Kasa                                160.000

796-Amortisman                        2.000.000

                373-Mal.Gid.                                         2.000.000

797- Finansman Gid.                300.000

                300-Banka Krd                                       300.000

799-Üretim Maliyeti                4.885.000

630-Ar-Ge Gider                         345.000

631-Paz.Sat.Dağ                        605.000

632-Gen.Yön.Gid        525.000

660-Kısa Vad. Borç     300.000

                798-Gid. Çeş.                                         6.660.000

152-Mamuller                       4.885.000

                799-Üretim Mal                                    4.885.000

100-Kasa               4.000.000

                600-Yurt İçi Satış                   4.000.000

620-SMM                            2.442.500

                152-Mamuller                                       2.442.500

798-Gider Çeş Yan. Hes                6.660.000

                790-İlk Madde Mal.                               1.400.000

                791-İşçi Ücret ve Gid                                960.000

                792-Memur Ücret ve Gid                        540.000

                793-Dış.Sağ.Fayda                   640.000

                794-Çeşitli Giderler                                 360.000

                795-Vergi Resim Harç                             160.000

                796-Amortisman                                   2.000.000

                797-Finansman Giderleri                        300.000

690-Dönem Kar/Zarar                           4.217.500

                620-SMM                                               2.442.500

                630-Ar-Geliştirme Gir.                            345.000

                631-Paz.sat.dağıtım Gid                         605.000

                632-Genel Yön. Gid.                              525.000

                660-Kısa Vad. Borç Gid.                          300.000

600-Yurt İçi Satışlar                               4.000.000

                690-Dönem Kar/Zarar                           4.000.000

STOK  DEĞERLEME  YÖNTEMLERİ

 

FİFO  : Üretime verilen hammadde veya satılan malın maliyeti, ilk alınan hammadde veya malın maliyetinden başlayarak son alınan partinin birim maliyetine doğru değerlendirilir.

Tarih Açıklama Adet Birim Fiyatı
01.01.2004 D.B.S. 500 500.000 TL
02.01.2004 Üretime Gönderilen 300
09.01.2004 Satın Alınan 100 550.000
13.01.2004 Üretime Gönderilen 200
17.01.2004 Satın Alınan 100 550.000
20.01.2004 Üretime Gönderilen 200
21.01.2004 Alınan 400 600.000
23.01.2004 Üretime Gönderilen 300
26.01.2004 Alınan 300 650.000

31.01.2004                                   Üretime Gönderilen                   300

                                                               G  İ  R  E  N                            Ç  I  K  A  N                                             K A  L  A  N

Tarih Açıklama Birim Fiyat Tutar Birim Tutar Fiyat Birim Fiyat Tutar
01.01.2004 D.B.S. 500 500.000 250.000.000 500 500.000 250.000.000
02.01.2004 Üretime 300 500.000 150.000.000 200 500.000 100.000.000
09.01.2004 Alınan 100 550.000 55.000.000 200

100

500.000

550.000

100.000.000

55.000.000

13.01.2004 Üretime 200 500.000 100.000.000 100 550.000   55.000.000
17.01.2004 Alınan 100 550.000   55.000.000 200 550.000 110.000.000
20.01.2004 Üretime 200 550.000 110.000.000
21.01.2004 Alınan 400 600.000 240.000.000 400 600.000 240.000.000
23.01.2004 Üretime 300 600.000 180.000.000 100 600.000   60.000.000
26.01.2004 Alınan 300 650.000 195.000.000 100

300

600.000

650.000

  60.000.000

195.000.000

31.01.2004   Üretime                                                                       100          600.000     60.000.000    100         650.000      65.000.000

  • 000 130.000.000

D.İ.M Miktarıı  : 1.300    D.İ.M. Tutarı : 730.000.000 TL

AĞIRLIKLI  ARİTMETİK  ORTALAMA

Alınan veya üretime gönderilen emtia ile dönem sonunda kalan stok hesaplanan ortalama birim fiyatı ile değerlenir. Stok toplamı, aynı dönemdeki birim toplamına bölünerek bulunur. Yukarıdaki örnekte Ocak ayındaki birim maliyet :

250.000.000+55.000.000+55.000.000+240.000.000+195.000.000 =795.000.000 /500+100+100+400+300 = 567.587 T

D.İ.M Miktarı : 1.300     D:İ:M. Tutarı : 738.214.300 TL

HAREKETLİ (TARTILI) ARİTMETİK ORTALAMA :

Mevcut stok tutarı ile yeni alınan parti tutarı toplamı, mevcut mal miktarı ile son alınan parti miktarının toplamına bölünür.

                                               G  İ  R  E  N                                         Ç  I  K  A  N                                         K  A  L  A  N

Tarih Açıklama Birim Fiyat Tutar Birim Fiyat Tutar Birim Fiyat Tutar
01.01.2004 DBS 500 500.000 250.000.000 500 500.000 250.000.000
02.01.2004 Üretime 300 500.000 150.000.000 200 500.000 100.000.000
09.01.2004 Alınan 100 500.000 55.000.000 300 516.667 155.000.000
13.01.2004 Üretime 200 516.667 103.333.300 100 516.667 51.666.700
17.01.2004 Alınan 100 550.000 55.000.000 200 533.333 106.666.700
20.01.2004 Üretime 200 533.333 106.666.700
21.01.2004 Alınan 400 600.000 240.000.000 400 600.000 240.000.000
23.01.2004 Üretime 300 600.000 180.000.000 100 600.000 60.000.000
26.01.2004 Alınan 300 650.000 195.000.000 400 637.500 255.000.000
31.01.2004 Üretime 300 637.500 191.250.000 100 637.500 63.750.000
1.400 795.000.000 1.300 7931.250.000

D.İ.M  = 1.300,        D.İ.M Tutarı :731.250.000 TL

LİFO  : Üretime verilen veya satılan ticari malların maliyeti, son alınan partinin birim maliyetinden başlanarak ilk alınan partinin birim maliyetine doğru değerlenmek suretiyle hesaplanır.

                                               G  İ  R  E  N                                                            Ç  I  K  A  N                             K  A  L  A  N

Tarih Açıklama Birim Fiyat Tutar Birim Fiyat Tutar Birim Fiyat Tutar
01.01.2004 DBS 500 500.000 250.000.000 500 500.000 250.000.000
02.01.2004 Üretime 300 500.000 150.000.000 200 500.000 100.000.000
09.01.2004 Alınan 100 550.000 55.000.000 200

100

500.000

550.000

100.000.000

55.000.000

13.01.2004 Üretime 100

100

550.000

500.000

55.000.000

50.000.000

100 500.000 50.000.000
17.01.2004 Alınan 100 550.000 55.000.000 100

500

500.000

550.000

50.000.000

55.000.000

20.01.2004 Üretime 100

100

550.000

500.000

55.000.000

50.000.000

21.01.2004 Alınan 400 600.000 240.000.000 400 600.000 240.000.000
23.01.2004 Üretime 300 600.000 180.000.000 100 600.000 60.000.000
26.01.2004 Alınan 300 650.000 195.000.000 100

300

600.000

650.000

60.000.000

195.000.000

31.01.2004 Üretime 300 650.000 195.000.000 100 650.000 60.000.000
735.000.000

D.İ.M. Miktarı    : 1.300    D.İ.M. Tutarı   : 735.000.000

DİMM    MİKTAR   DENGESİ

Uygulama  : İşletmede Z ve T mamulleri üretilmekte ve bunların üretiminde X ve Y DİMM kullanılmaktadır. Üretim dönemine ait bilgiler aşağıdadır.

                                                                              Z   Mamulü                            T Mamulü

Üretilecek  Mamul Miktarı                    90.000 adet                            60.000 adet

Gerekli X DİMM Miktarı                                            2 kg/adet                          2.5 kg/adet

Gerekli Y DİMM Miktarı                                          10 kg/adet                           14 kg/Adet

                                                                              X  DİMM                 Y  DİMM

Dönem Başı Stok                                                   10.000 kg                               30.000 kg

Alış Fiyatı                                                              980 TL/kg                               955 TL/kg

Planlanan Dönem Sonu Stok                 18.000 kg                               60.000 kg

İstenen  ;   Z  ve  T mamulü için gerekli olan  ilk madde ve malzeme miktarı ile satın alınması gereken DİMM miktar ve maliyetleri.

                                               X    DİMM                                                              Y  DİMM

Z Mamulü               90.000 * 2 kg/adet = 180.000 kg                          90.000 * 10 kg/adet = 900.000 kg

T Mamulü               60.000 * 2.5kg/adet=150.000 kg                          60.000 * 14kG/adet = 840.000 kg

Gerekli Olan  X DİMM Miktarı   =  330.000 kg               Y DİMM         60.000kg

Dönem Sonu Stoku             =  18.000                                                   1.740.000kg

Dönem İçin Gerekli Olan              =  348.000 kg                                  1.800.000 kg

Dönem Başı Stoku             =10.000                                                          30.000

Alınması Gereken                              = 338.000 kg                                              1.770.000kg

Alış Maliyeti                                      = 338.000*980                                           1.770.000*955

                                                         = 331.240.000 TL                                        1.690.350.000 TL

 

Uygulama   :

D.B.Y.M.S               : 50.000 m

D.Ü.B                      : 1.100.000 m

D.S.Y.M.S.               : 150.000 m

Fire                         :  25.000 m

Dönemde üretime başlanıp tamamlanan miktarı hesaplayarak, üretime gren ve çıkan miktar dengesini kurunuz.

D.B.Y.M.S  + D.Ü.B.   = D.T.D.   + D.S.Y.M.S   +  Fire

50.000  +  1.100.000  =  DTD  +  150.000  + 25.000

  • = DTD + 175.000

D:TD. = 975.000m

D.Ü.B.T = D.T.D  – D.B.Y.M.S.

DÜBT = 975.000 – 50.000  = 925.000 M

Uygulama  :

DBS         : 1.500

DSS         : 2.000

Dönem içi alımlar : 25.000,  alımlardan iade : 250

İşletme % 2 fire ile çalışmaktadır.

Üretimden depoya iade edilen DİMM 200 dir.

İşletmenin DİMM kullanımı hesaplayınız ve miktar dengesini kurunuz.

DBS + DÜB  = DTD – İade +DSS +Fire

1.500 + 25.000 –250  = DTD –200 + 2.000 + Fire

  • = DTD –200 + 2.000 + Fire

Kullanılan  24.450 = DTD + Fire

Fire  24.450*0.02 = 489

Gerçek Kullanılan  DİMM = 24.939

Uygulama : A ve X direk maddeleri kullanarak  Y mamulü üretilmektedir. 1 Y mamulü üretebilmek için 2 Mt  A, 4 Mt X direkt ilk maddesi gerekmektedir. Y mamulü DBS 10.000 br, dönem içinde satın alınan mamul 100.000 birim, DSS 15.000 br, satıştan iade 1.000 birimdir. Envanterde saptanan direk ilk madde bilgileri şöyledir.

                               DBS                         Dn İçi Alım                             DSS                         Direkt İ.M.Alım İadesi

A                             24.000 MT              200.000 mt                            6.000 mt      500 MT

X                             25.000 mt               410.000 mt                            12.840 mt                 2.000 mt

İşletmenin normal fire oranı % 1 dir. Miktar denge kontrolünü ve yorumunu yapınız.

10.000 + Üretimde Kul.  = 100.000 – 1000 + 15.000

                                           = 104.000

Üretilen Y malı için gerekli olan A = 104.000 * 2 = 208.000 mt

Üretilen Y malı için gerekli olan X = 104.000 * 4 = 416.000 mt

A için miktar dengesi  :  24.000 + 200.000-500 =   ……..+6.000+Fire

  • = …….+6000+Fire

217.500    =   …….+Fire

          Standart Kullanım       208.000

           Fark                                9.500

           Net Fire        : 208.000 * 0.01  = 2.080

            Net Fark       : 7.420

X İçin Miktar Dengesi    :  25.000 + 410.000-2000 = ……..+12.840 + Fire

                                               433.000 – 12.840     = ……….+ Fire

                Kullanılan     420.160 = ….. + Fire

      Standart Kullanım 416.000

       Fark                          4.160

       Fire                           4.160

Uygulama   : DBS 500 kg, DSS 600 kg, X malıdır. Dönem içinde 7.000 kg X malı satın alınmış % 10 u iade edilmiştir. İşletme yaptığı satışlardan 100 kg X malı iade gelmiştir. Dönem içinde fire oranı % 1 dir. Fire miktarını hesaplayarak Xmalının miktar dengesini kurunuz.

DBS + D İçi Alış   -Alıştan İade  = Kullanılan –Satıştan İade + DSS + Fire

500 + 7.000 – 700  _ = ……+600 +Fire

    6.300 = … +Fire

     6.300 – 62.38 = 6.237.62 Dönem İçi Mal Satış Miktarı

6.300 – 0.01 F = F       6.300kg  1.010 F        F = 6.300/1.01 = 6.237,62    Normal Fire _ 6.237,62 * 0.01 = 62.38kg

BİRLEŞİK  MALİYET

Birleşik maliyet dağıtımında iki yöntem uygulanmaktadır:

Üretim Miktarlarını Temel Alan Yöntem ve Nisbi Satış Değerlerini Temel Alan Yöntem

Üretim Miktarlarını Temel Alan Yöntem :

Bu yöntemde birleşik maliyetler üretim miktarına göre mamuller arasında paylaştırılır. İşletmede X=1.000 kg, Y=700 kg, Z=800 kg dır. Oluşan birleşik maliyet ise 1.250.000 TL dır.  Toplam maliyet toplam üretim miktarına bölünerek birimin maliyeti hesaplanır. Birim Maliyet 1.250.000 / 2.500 = 500 TL kğ dır.  Bazen de üretilen ürünlerin katsayıları ile birimlerin çarpımı sonucunda bulunan değere göre birleşik maliyetler dağıtılır.

Mamul                    Birim                      Ağırlık                     Eşdeğer Ağırlıklı Miktar

X                             200                         5                             1.000

Y                             400                         2                               800

Z                             300                         1.5                            450

                                                                                              2.250

Birleşik maliyet 450.000 TL ise,  X mamulünün maliyeti:  450.000/2.250 = 200TL/birim

X mamulü : 200 * 1.000 = 200.000 TL

Nisbi Satış Değerlerini Temel Alan Yöntem :

  1. Satış Hasılatı Yöntemi : Bu yöntemde birleşik maliyet her mamulün satış hasılatının toplam satış hasılatı içindeki oranına göre paylaştırılmaktadır.

Mamuller               Birim                      Birim Fiyatı                            Satış Hasılatı

A                             2.000                      500                                         1.000.000

B                             1.500                      400                                           600.000

C                             3.000                      600                                         1.800.00

Birleşik Maliyet : 1.700.000 TL

B Mamulü Maliyeti : Birleşik Maliyet / Satış Hasılatı     1.700.000 / 3.400.000 = 0.5

B Mamulü  : 600.000 * 0.5   = 300.000 TL

  1. Net Satış Hasılatı Yöntemi : Birleşik mamullere ayrılma noktasından sonra bazı ek işlemler yapılması gerekiyorsa bu ek işlemlerle ilgili maliyetler her bir mamulün satış hasılatından ayrı ayrı indirilir. Ulaşılan tutarlar net satış hasılatıdır. Birleşik maliyetlerin dağıtımı net satış hasılatına göre yapılır.

Mamuller                               Satış Hasılatı                         Ek Maliyet

A                                             70.000                                    10.000

B                                             80.000                                    20.000

C                                             50.000                                      5.000

Birleşik maliyet : 82.500 TL

C mamulünün maliyeti :Satış hasılatından ek maliyetleri düşüp net satış hasılatını bulacağız.Sonra net satış hasılatlarını toplayıp verilen bileşik maliyete bölüp çıkan katsayı ile de hangi mamul soruluyorsa onun net satış hasılatı ile çarpacağız.

82.500 / 165.000 = 0.5    45.000 * 0.5 = 22.500

Kıdem Tazminatları : MSUGT kıdem tazminatlarının karşılık ayrılmak suretiyle gider yazılması ve böylece kıdem tazminatı yükünün yıllara dağıtılmasını benimsemiştir. 7/A seçeneğini uygulayan işletmelerde dönem sonlarında hesaplanan kıdem tazminatları karşılığı toplam tutarı 472-Kıdem Tazminat Karşılığı hesabına alacak kaydedilirken, bu tutarın direkt işçilikle olan kısmı 720-Diret İşçilik Giderleri, endirekt işçilikle ilgili olan kısmı 730- GÜG  hesabına, araştırma ve geliştirme personeli ile ilgili olan kısmı 750-ARGE Giderleri hesabına, pazarlama-satış dağıtım personeli ile ilgili olan kısmı 760-Paz.Sat.Dağ Giderleri hesabına, idari personelle ilgili olan kısmı da 770-GYG hesabına borç kaydedilir. 7/B seçeneğini kullanan işletmelerde ise 472- Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabına alacak kaydedilirken bu tutarın işçilikle ilgili olan kısmı 791-İşçi Ücret ve Giderleri Hesabı, yönetici-büro personeline ait olan kısmı da 792-Memur Ücret ve Giderleri hesabına borç kaydedilir. 472-Kıdem Tazminatı Karşılığı hesabının alacağında biriken tutardan gelecek dönemde ödenmesi beklenilen tutar hesaplanarak bu hesabın borcuna ve 372- Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabının alacağına kaydedilir. Kıdem tazminatı almaya hak kazanan personelin, iş akdinin feshi itibariyle ödenecek kıdem tazminatı hesaplanır. Hesaplanan bu tutar 335-Personele Borçlar Hesabının alacağına kaydedilirken; söz konusu personelle ilgili karşılık hesabında yer alan tutar 372-Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabına borç ve ödenecek kıdem tazminatı ile karşılık hesabı arasındaki fark ilgili gider hesaplarına (720-730-740-750-760-770-791-792) borç kaydedilir. Hesaplanan kıdem tazminatı tutarı 335-Personele Borçlar Hesabına borç kaydedilirken; personele ödenen kıdem tazminatı Kasa hesabına alacak ve mevzuat gereğince yapılan kesintiler 360-Ödenecek vergi ve Fonlar hesabına alacak kaydedilir. Kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyen bir şekilde iş akdi feshedilen personelle ilgili olarak ayrılmış olan kıdem tazminatı tutarı 472- ve/veya 372-Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabının borcuna ve 679-Diğer Olağandışı Gelir ve Karlar Hesabının alacağına kaydedilir. Geçmiş döneme ait olarak ilk kez kıdem tazminatı karşılığı ayrılacağı zaman toplam tutar 5 yıla bölünür ve yıllık yük bulunur. Bu yük 681-Önceki Dönem Gider ve Zararlar hesabına borç; 472-Kıdem tazminatı Karşılığı Hesabına alacak kaydedilir.

GENEL ÜRETİM GİDERLERİ DAĞILIMLARI

 

Üretimle doğrudan ilişkilendirilen, kendi gider yerlerinde ne kadar tüketildiği kesin olarak hesaplanabilen maliyet unsurları doğrudan gider yerlerine dağıtılır. DİM, D İşçilik Giderleri bir dağıtım anahtarına gerek olmadan dağıtılırlar. Isıtma, enerji, bakım onarım, amortisman gibi giderler ise gider yerlerine uygun dağıtım anahtarı ile dağıtılması gereken GÜG dir. GÜG lerinin her biri Esas ve Yardımcı Üretim gider yerlerine dağıtım anahtarı ile dağıtılır.

GÜG nin I. Dağıtımı :  Bu dağıtımda dağıtılacak yardımcı üretim yerlerinin giderleri toplamı, dağıtım anahtarı ve dağıtım verilerinin bilinmesi gerekir.

Uygulama   :  İşletmenin gider yerleri: İplik, Büküm,Dokuma-,Boya, Kojenerasyon, Sosyal Tesis, Bakım-Onarım ve Muhasebe İdari İşlerdir. İşletmenin döneme ait genel üretim gider türleri, dağıtım anahtarları ve dağılım verileri aşağıdadır.

GÜG Türleri   :                                                                                      Dağıtım  Anahtarları

Endirekt Madde                                     30.000.000.000                      Kullanılan  Malzeme

Endirekt İşçilik                                       20.000.000.000                      İşçi Sayısı

Memur Ücret ve Giderleri                     15.000.000.000                      Tüm Gider Yerlerine Eşit

Dışarıdan Sağlanan Fayda                     23.079.000.000                      m3

Çeşitli Giderler                                      12.000.000.000                      Öngörülen % ler

Vergi Resim Harç                  6.000.000.000                       m2

Amortisman ve Tükenme                      21.864.000.000                      Yatırım Değerleri

Finansman Gideri                   7.000.000.000                       Esas Üretim Gider Yerlerine Eşit

Toplam                 134.943.000.000

 

GÜG  Dağıtım Verileri

Kullanılan Mal. İşçi Sayısı M3 Öngörülen % M2 Yatırım Değeri
İplik 18.000.000.000 195 32.000 15 8.000 2.400.000.000.000
Büküm 12.000.000.000 160 28.000 15 6.000 1.800.000.000.000
Dokuma 16.000.000.000 189 30.000 15 9.000 3.000.000.000.000
Boya 14.000.000.000 172 34.000 15 10.000 2.800.000.000.000
Kojenerasyon 18 10.000 10  3.000     850.000.000.000
Sosyal Tesis 20  7.000 10  2.000       50.000.000.000
Bakım Onarım 27  3.000 10  1.000       26.000.000.000
Muhasebe İİ 19  3.000 10  1.000         6.000.000.000
60.000.000.000 800 İ.S 147.000 m3 100 40.000 m2 10.932.000.000.000

Dağıtım Katsayılarının Bulunması : Gider türleri tutarları, dağıtım anahtarına göre dağılım verilene bölünür.

Endirekt Madde DK               : 30.000.000.000 / 60.000.000.000 =  0.5

İplik                                        : 0.5  *  18.000.000.000  = 9.000.000.000

Büküm                                    : 0.5  *   6.000.000.000  = 6.000.000.000

Dokuma                  : 0.5  *  8.000.000.000  =  8.000.000.000

Boya                                       : 0.5  * 7.000.000.000  =  7.000.000.000

Toplam                                                          = 30.000.000.000

Endirekt İşçilik  DK                : 20.000.000.000 / 800 kişi = 25.000.000 TL/kişi

İplik                                        : 25.000.000 * 195 = 4.875.000.000

Büküm                                    : 25.000.000 * 160 = 4.000.000.000

Dokuma                  : 25.000.000 * 189 = 4.725.000.000

Boya                                       : 25.000.000 * 172 =  4.300.000.000

Kojenerasyon                         : 25.000.000 * 18                   =    450.000.000

Sosyal Tesis                           : 25.000.000 * 20                   =   500.000.000

Bakım Onarım                       : 25.000.000 * 27   =   675.000.000

Muhasebe                              : 25.000.000 * 19                   =   475.000.000

Toplam                                                                                 = 20.000.000.000

Dışarıdan Sağlanan Fayda ve Hizmetler : DK : 23.079.000.000 / 147.000 m3 = 157.000 TL/m3

Çeşitli Giderler DK : Öngörülen % lere göre

Vergi Resim Harçlar DK : 6.000.000.000 / 40.000 m2 = 150.000  TL/m2

Amortisman  DK               : 21.864.000.000 / 10.932.000.000 = 0.002

Finansman Giderleri DK : Esas Üretim Gider Yerlerine Eşit

GÜG NİN II. DAĞITIMI :

II Dağıtımda, yardımcı üretim gider yerlerindeki giderler esas üretim gider yerlerine dağıtılır. Bu dağıtım yöntemleri dört tanedir.

  1. Basit Dağıtım Yöntemleri : Burada dağıtımı yapılacak yardımcı üretim gider yerlerindeki giderler sadece esas üretim gider yerlerine dağıtılacağından dağıtım oranının hesaplanmasında (Toplam yardımcı üretim gideri / esas üretim gider yeri anahtarları) kullanılır.

Uygulama : I. Dağıtım sonucunda  esas ve yardımcı üretim gider yeri giderleri  ve dağıtım verileri aşağıdaki gibidir.

                                                                              İş gören Sayısı        Bakım Saati

Kesim                     : 1.112.000.000                                      7              30

Montaj                    : 1.155.500.000                                      10            25

Boya                       :    780.500.000                                      3              45

Sosyal Tesis            :     257.000.000                                     2              5

Bakım Onarım        :     334.000.000                                     2              2

Muhasebe              :     231.000.000                                     4              3

Toplam                                                                                  28            110

Sosyal Tesis Gideri : 257.000.000 / 20 = 12.850.000 TL (20 sayısı Esas Üretim Gider Yeri veri toplamıdır)

Kesim                     : 7 * 12.850.000  = 89.950.000

Montaj                    : 10 * 12.850.000 = 128.500.000

Boya                       : 3 * 12.850.000 =  38.550 000

Bakım Onarım   : 334.000.000 / 100 = 3.340.000 TL sat

Kesim                     : 30 * 3.340.000  =  100.200.000

Montaj                    : 25 * 3.340.000 =  83.500.000

Boya                       : 45 * 3.340.000 =  150.300.000

Muhasebe       : 231.000.000  / 3   = 77.000.000

Kesim                     : 77.000.000

Montaj                    : 77.000.000

Boya                       : 77.000.000

Kesim Montaj Boya Sosyal Tesis Bakım Onarım Muhasebe
I. Toplam 1.112.000.000 1.155.500.000 780.500.000 257.000.000 334.000.000 231.000.000
Sosyal Tesis   89.950.000 128.500.000   38.550.000
Bakım Onarım 100.200.000  83.500.000 150.300.000
Muhasebe   77.000.000  77.000.000  77.000.000

Toplam                1.379.150.000       1.444.500.000        1.046.350.000    =  3.870.0000.000

  1. Kademeli Dağıtım Yöntemi : Dağıtımı yapılacak yardımcı üretim gider yerleri kendisinden önceki yardımcı üretim gider yerleri ile esas üretim gider yerlerine pay verir. Bu yöntemde, gider yeri kendi dağılımından pay almadığı gibi, gideri dağıtılmış olan gider yeri sonraki dağıtımlardan da pay almaz. Burada dağılıma, yardımcı üretim gider yerlerine en yüksek oranda pay veren gider yerinden başlanır. Bu payın hesaplanması; dağıtım anahtarı yardımıyla yapılır.

Yukarıdaki örneğe göre :

Sosyal Tesis Bakım Onarım Muhasebe
Sosyal Tesis     -. – 5/100* 100
Bakım Onarım 2/28*100    -.-
Muhasebe 4/28*100 3/110 * 100

Toplam                                                  % 21.4                                                    % 7.27

Dağıtıma Sosyal Tesisten başlanacaktır.

Sosyal Tesis DK   :   257.000.000 / 28-2 (26)  =  9.884.615 TL

Kesim                     :  7 * 9.884.615  =  69.192.307 TL

Montaj                    : 10 * 9.884.615 =  98.846.153

Boya                       :  3 * 9.884.615 =  29.653.846 Tl

Bakım Onarım     :  2* 9.884.615  =  19.769.230 TL

Muhasebe              :  4*9.884.615  =  39.538.461 TL

Toplam                                                  = 256.999.997 TL

Bakım Onarım DK : (334.000.000 + 19.769.230)/(110-7) = 3.434.653

Kesim                     : 30 * 3.434.653 = 103.039.581

Montaj                    : 25 * 3.434.653 =  85.866.318

Boya                       : 45 * 3.434.653  =  154.559.372

Muhasebe              :  3* 3.434.653 =  10.303.958 TL

Toplam                                                  = 353.769.230

Muhasebe DK   : (231.000.000 + 39.538.461+10.303.958)/ 3 =

                                 280.842.419 / 3 =  93.614.139 TL

Kesim Montaj Boya Muhasebe Bakım Onarım Sosyal Tesis
I.Dağıtım 1.112.000.000 1.155.500.000 780.500.000 231.000.000 334.000.000 257.000.000
Sosyal Tesis 69.192.307 98.846.153 29.653.846 39.538.461 19.769.230
Bakım Onarım 103.039.581 85.866.318 154.559.372 10.303.958
Muhasebe 93.614.139 93.614.139. 93614.139

II Toplam                265.846.027             278.326.610         277.827.357

Genel Toplam     1.377.846.027      1.433.826.610        1.058.327.327     =  3.870.000.000 TL

  1. Planlı Dağıtım Yöntemi : Yardımcı üretim gider yerleri kendileri hariç birbirlerine pay vererek GÜG yerlerine dağıtılırlar. Dağıtımı yapılacak olan planlanmış giderler EÜG yerlerine ile yardımcı üretim gider yerlerine dağıtılırlar. Planlanan giderler ile dağıtımı yapılan giderler arasındaki fark belirlenen yüzdelerle EÜG yerlerine dağıtılır. Burada dağıtımı yapılacak gider yerinin dağıtım anahtarındaki payı dikkate alınmaz.

Uygulama  :

Esas üretim ve yardımcı üretim gider yeri I. Dağılımı aşağıdaki gibidir.

Kesim                     : 700.000.000

Dikim                      : 600.000.000

Boya                       : 500.000.000

Sosyal Tesis            : 100.000.000

Bakım Onarım        :  60.000.000

Muhasebe              :  50.000.000

Enerji                      : 110.000.000

Toplam                   : 2.120.000.000 TL

Planlanmış Genel Üretim Giderleri :

Sosyal Tesis            : 110.000.000

Bakım Onarım        :  65.000.000

Muhasebe              :  42.000.000

Enerji                      : 130.000.000

Planlanmış Giderlerden Farkların Dağılımı :

Kesim                     : % 50

Dikim                      : % 30

Boya                       : % 20

Dağıtım Verileri :

Kw Saat Bakım Onarım Saati İş gören Sayısı
Kesim 900 30 13
Dikim 800 75 18
Boya 650 60 12
Sosyal Tesis 150 40 3
Bakım Onarım 450 25 2
Muhasebe 300 20 5
Enerji 350 100 5
Toplam 3600 350 58

 

Enerji Gider Yeri Dağıtımı : DK = 130.000.000 / (3600-350) = 40.000 TL/Kws

Kesim                     : 900 * 40.000  = 36.000.000 TL

Dikim                      : 800 * 40.000  =  32.000.000 Tl

Diğer gider yerleri de aynı şekilde pay alır.

Muhasebe Gider Yeri Dağıtımı : Gider yerlerine eşit dağıtılacaktır.

42.000.000 / 6 = 7.000.000 TL

Bakım Onarım Gider Yeri Dağılımı : DK = 65.000.000 / 350-25 = 200.000 TL/Bakım saati

Kesim                     : 30 * 200.000  = 6.000.000 Tl

Dikim                      : 75 * 200.000 =  15.000.000 Tl

Diğer gider yerleri de aynı şekilde hesaplanır.

Sosyal Tesis Gider Yeri Dağılımı : DK = 110.000.000 / 58-3 = 2.000.000 TL

Kesim                     : 13 * 2.000.000 = 26.000.000

Dikim                      : 18 * 2.000.000 = 36.000.000

Diğer gider yerleri de aynı şekilde hesaplanır.

Farkların Saptanması :

  Gerçekleşen Planlanan Fark
Sosyal Tesis 121.000.000 110.000.000 11.000.000
Bakım Onarım 89.000.000 65.000.000 24.000.000
Muhasebe 76.000.000 42.000.000 34.000.000
Enerji 147.000.000 130.000.000 17.000.000
      86.000.000

 

Farkların Dağıtılması :

Kesim      : 86.000.000 * 0.50 = 43.000.000

Dikim      : 86.000.000 * 0.30  = 25.800.000

Bakım   : 86.000.000* 0.20    = 17.200.000

Toplam  :                                      86.000.000

Kesim Dikim Boya Sosyal Bak Onarım Muhasebe Enerji
I.Dağıtım 700.000.000 600.000.000 500.000.000 100.000.000 60.000.000 50.000.000 110.000.000
Enerji 36.000.000 32.000.000 26.000.000 6.000.000 18.000.000 12.000.000 (130.000.000)
Muhasebe 7.000.000 7.000.000 7.000.000 7.000.000 7.000.000 7.000.000 7.000.000
Bakım Onarı 6.000.000 15.000.000 12.000.000 8.000.000 (65.000.000) 4.000.000 20.000.000
Sosyal Tes 26.000.000 36.000.000 24.000.000 (110.000.000) 4.000.000 10.000.000 10.000.000
Toplam 775.000.000 690.000.000 569.000.000 121.000.000 89.000.000 76.000.000 147.000.000
Fark 43.000.000 25.800.000 17.200.000 (-)11.000.000 (-)24.000.000 (-)34.000.000 (-)17.000.000
II Toplam 818.000.000 715.800.000 856.200.000
  1. Matematiksel Dağıtım : Her yardımcı gider yerinin giderleri dağıtılırken kendisi dışında kalan tüm EÜGY ve yardımcı gider yerlerine verdiği hizmetlerin yüzdesi hesaplanır. Ancak bu hesaplamada kendine verdiği hizmet toplama alınmadığından, toplam % ler içinde kendi payı dışındaki birimlerin yüzdelerinin yer aldığı unutulmamalıdır.

 

Uygulama : İşletmenin esas ve yardımcı üretim gider yerlerine ait giderler aşağıdadır. Yardımcı üretim gider yerlerinin esas ve diğer yardımcı üretim gider yerlerine verdiği hizmetler de aşağıda belirtilmiştir. Matematiksel dağıtım yöntemine göre GÜG Tablosunu oluşturunuz.

Esas Üretim Gider Yerleri :  Kesim : 2.596.000.000 Dikim : 1.720.000.000  Boya  : 1.580.000.000

Yardımcı Üretim Gider Yerleri : Enerji   : 1.800.000.000    Sosyal Tesis   : 800.000.000

Enerji Gider Yerinin Verdiği Yüzdeler :       Sosyal Tesisin Verdiği Yüzdeler :

Kesim  :  % 30                                                                       % 25

Dikim : % 45                                                                          % 40

Boya   : % 15                                                                         % 15

Sosyal Tesis : % 10                                                % 20

Enerji = 1.800.000.000  + 0.20 Sosyal Tesis

S.Tesis = 800.000.000  + 0.10 Enerji

E = 1.800.000.000 +0.20(800.000.000+0.10E)

E = 1.800.000.000 + 160.000.000  + 0.02E

E = 2.000.000.000

S = 800.000.000 +0.10 (1.800.000.000 +0.20S)

S= 1.000.000.000

Enerji Gider Yeri Giderlerinin Dağıtımı :

Kesim  : 2.000.000.000 * 0.30 = 600.000.000

Dikim  : 2.000.000.000 * 0.45 = 900.000.000

Boya   : 2.000.000.000 * 0.15 = 300.000.000

S.Tesis: 2.000.000.000 * 0.10 = 200.000.000

Toplam                                  : 2.000.000.000

 

Sosyal Tesis Gider Yeri Giderlerinin Dağıtımı

Kesim    : 1.000.000.00 * 0.25 = 250.000.000

Dikim    : 1.000.000.000 * 0.40 = 400.000.000

Boya    : 1.000.000.000 * 0.15 = 150.000.000

Enerji : 1.000.000.000 * 0.15 = 200.000.000

Toplam                                  = 1.000.000.000

GENEL  ÜRETİM  GİDERLERİNİN  MAMUL MALİYETİNE YÜKLENMESİ

Yardımcı üretim gider yerlerindeki giderlerin esas üretim gider yerlerine dağıtılmasından sonra, esas üretim gider yerlerinde toplanan giderlerin mamul maliyetine yüklenmesi gerekir. GÜG nin mamul maliyetine yüklenmesinde DİM maliyeti, Dİ saati, Makine saati ve üretilen birim kullanılır. Öncelikle esas üretim gider yerlerindeki toplam giderler , dağıtım anahtarının toplamına bölünerek yükleme katsayısı bulunur. Daha sonra dağıtım anahtarının mamullere isabet eden tutarı ile yükleme katsayısı çarpılarak, EÜG yerindeki giderler mamullere yüklenir.

Uygulama : Esas üretim gider yerlerindeki giderler : Kesme : 492.112.940,   Montaj : 381.602.564 ve Kalite Kontrol : 171.044.496 TL dır. Kesme üretim gider yerinde kullanılan DİM maliyeti 450.000.000 TL olup mamuller dağılımı şöyledir: B  mamulü : 150.000.000 , C mamulü : 200.000.000 TL, E mamulü : 100.000.000 Tldır. Montaj üretim gider yerinde çalışılan direkt işçilik saati 85.000 DİS dir. Mamullere göre dağılımı, B mamulü:25.000 DİS, C mamulü:40.000 DİS, E mamulü:20.000 DİS dir. Kalite kontrol biriminde üretimi tamamlanan mamul 35.000 birimdir ve B mamulü: 14.000 birim, C mamulü:12.000 birim, E mamulü : 9.000 birimdir.

Kesme gider yerinde toplanan giderlerin mamullere yüklenmesi:

Yükleme Katsayısı = 492.112.940 / 450.000.000 = 1.09 TL

B mamulü : 150.000.000 * 1.09 = 164.037.647 TL

C mamulü : 200.000.000 *1.09 = 218.716.862 TL

E mamulü  : 100.000.000*1.09 = 109.358.431 TL

Montaj Gider yerinde toplanan giderlerin mamullere yüklenmesi :

Yükleme Katsayısı = 381.602.564 / 85.000 = 4.489,44 TL/DİS

B mamulü : 25.000 * 4.489,44 = 112.236.048 TL

C mamulü : 40.000 *4.489,44  = 179.577.677  TL

E mamulü : 20.000 * 4.489,44 =  89.788.839 TL

Kalite kontrol gider yerinde toplanan giderlerin dağıtımı

Yükleme Katsayısı = 171.044.496 / 35.000 = 4.886,98 TL/br

B mamulü  : 14.000 * 4.886,98 = 68.417.798 Tl

C mamulü : 12.000 * 4.886,98 = 58.643.828 TL

E mamulü :  9.000 * 4.886,98 = 43.982.870 TL

Mamuller düşen GÜG Payları :

B mamulü C mamulü E mamulü Toplam
Kesme 164.037.647 218.716.862 109.358.431 492.112.940
Montaj 112.236.048 179.577.677 89.788.839 381.602.564
Kalite Kontrol 68.417.798 58.643.828 43.982.870 171.044.496
344.691.493 456.938.367 243.130.140 1.044.760.000

SİPARİŞ  MALİYET  SİSTEMİ

Sipariş maliyet yöntemi giderlerin doğrudan sipariş maliyet kartlarında toplanması temeline dayanır. DİMM, Dİ giderleri direkt mamulle ilgili olduğundan  bu giderler sipariş maliyet kartlarında toplanır. GÜG nin gider yerlerine dağıtımı yapıldıktan sonra yükleme oranları kullanılarak bu giderlerin mamullere yüklenmesi gerekir.

                               S İ P A R İ Ş    M A L İ Y E T    K A R T I

 

                    DİREKT İLK MAD.MALZEME            DİREKT       İŞÇİLİK              GENEL ÜRETİM GİDERLERİ

Gider Yeri Tarih Malzeme Tutar Tarih Çal. Kartı Tutar Tarih GÜG YO Tutar Gn.Top
Kesme
Toplam 40.000 12.000 6.000 58.000
Boya
Toplam 20.000 6.000 10.000 36.000
Gn Top 60.000 18.000 16.000 94.000

Toplam Maliyet  : 94.000.000

Üretim Miktarı  :   10.000

Birim Maliyet :  9.400 TL

Uygulama   : İşletme X Y ve Z mamulleri üretmektedir. Dönem içinde 1.656.240.000 TL lık GÜG oluşmuştur.

                                               X Mamulü              Y Mamulü              Z Mamulü

Üretim Miktarı                       15.000 adet            12.000 adet            21.000 adet

Birim Ağırlık kg                           14                            13                          12

GÜG Yükleme oranını ve her mamule yüklenecek GÜG hesaplayınız.

GÜG yükleme katsayısına esas olarak mamullerin ağırlıklarının dikkate alınması uygundur. Buna göre ürünlerin toplam ağırlıkları hesaplanır.

X mamulü               = 15.000 * 14 = 210.000 kg

Y mamulü               = 12.000 * 13 = 156.000 kg

Z mamulü               = 21.000 * 12 = 252.000 kg

Toplam                                             =  618.000 kg

GÜG Yükleme Katsayısı : 1.656.240.000 / 618.000 = 2.680 TL/kg

GÜG mamuller yüklenmesi:

X mamulü  = 210.000 kg * 2.680 = 562.800.000 TL
Y mamulü  = 156.000 kg * 2.6800= 418.080.000 TL

Z mamulü  = 252.000kg  * 2.680  = 675.360.000 TL

Toplam                                                  = 1.656.240.000 TL

Uygulama   : İşletmeye ilişkin veriler aşağıdadır.

Esas Üretim Gider Yerleri     Toplam Gider                         Yükleme Verisi

Kesim                                                     450.000.000                           Kws

Dikim                                                     427.500.000                           Makine saati

Kalite Kontrol                                         433.600.000                           D.İ.S.

İşletmede A ve B mamulü üretilmektedir. Her mamul her üç esas üretim gider yerinde de işlem görmektedir. Gider yerlerine ilişkin bilgiler şöyledir.

Kesim                                     Kws

A                                             5.000 kws

B                                             4.000 kws

Dikim                                      Makine saati

A                                             3.500 ms

B                                             1.000 ms

Kalite Kontrol                         D.İ.S.

A                                             6.000 DİS

B                                             2.000 DİS

Esas üretim gider yerlerinin GÜG Yükleme katsayılarını bulunuz ve A ve B mamullerinin GÜG payını hesaplayınız.

Kesim : GÜG Y.K.  : 450.000.000 / 9.000 kws = 50.000 TL/Kws

Dikim  : GÜG Y.K. : 427.500.000 / 4.500 ms   = 95.000 TL/makine saati

K.Kont:GÜGY.K.  : 433.600.000 / 8.000 DİS = 54.200 TL/DİS

A mamulü GÜG Payı :                                                                          B Mamulü  GÜG Payı

Kesim   : 50.000 TL/kws * 5.000    = 250.000.000               50.000 * 4.000 = 200.000.000

Dikim  :  95.000 TL/MkS* 3.500  =  332.500.000                 95.000* 1.000 = 95.000.000

K.K     :  54.200 TL/Dis*6.000      = 325.200.000                   54.200*2.000 = 108.400.000

Toplam                                                  907.700.0000                                         =403.400.000

Uygulama : İşletmede II. Dağıtım toplamları sonucunda; 1 atölye için 2.000.000.000 TL,  2 atölye için 3.000.000.000 TL dır. 1. atölyede GÜG  mamul maliyetine DİM tutarı üzerinden, 2. atölyede ise ilk maliyet esası ile yüklenmektedir. İşletmenin DİM tutarı 8.000.000.000 TL, Direkt işçilik tutarı 7.000.000.000 TL dır. İşletmede bu dönemde 2.000 birim mamul üretildiğine göre;

Gider yerlerinin GÜG yükleme katsayılarını, toplam ve birimde maliyeti hesaplayınız.

  1. atölye için GÜG yükleme oranı : 2.000.000.000 / 8.000.000.000 = 0.25
  2. atölye için GÜG yükleme oranı : 3.000.000.000 / (İlk maliyet8.000.000.000+7.000.000.000) = 0.20

Toplam Maliyet = DİMM : 8.000.000.000

                                 Dİ        : 7.000.000.000

                                 GÜG   : 5.000.000.000

                                               = 20.000.000.000

Birim Maliyet : 20.000.000.000 / 2.000 = 10.000.000TL/adet

SAFHA  MALİYET  SİSTEMİ

Birbirine benzer veya tek tip mamul üreten işletmelerde uygulanır. Safha maliyet sisteminde maliyet dönemi başından sonuna kadar o safhada üretime alınıp işlemi tamamlanan ara mamullerin ve henüz üretimi tamamlanmamış yarı mamullerin maliyetleri hesaplanır. Her bir safhada maliyetlerin hesaplanması başlıca dört adımda tamamlanarak bir sonraki safhaya geçilir.

  1. Miktar hareketlerinin belirlenmesi
  2. Eşdeğer mamul miktarının hesaplanması
  3. Birim maliyetlerin hesaplanması
  4. Maliyetlerin dağıtımı

Miktar Hareketlerinin Belirlenmesi :

Dn. Başı Yarı Mamul Stoku  + Dönem İçinde Üretime Alınan = Dönem İçinde Tam. Devreden + D.S Yarı Mamul Stoku +Fire

Dönem İçinde Üretime Başlanıp Tamamlanan= Dönemde Tamamlanıp Devreden – (D. Sonu Stok+Fire)

Eşdeğer Mamul Miktarının Hesaplanması : Her safhada üretime girmiş olan birimlerin hepsi o safhanın mamullerin endekslenerek, mamul birimi cinsinden ifade edilmektedir. Yarı mamullerin mamul birimine dönüştürülebilmesi için, yarı mamullerin üç maliyet gideri unsuru açısından ayrı ayrı tamamlanma derecesinin hesaplanması çok önemlidir.

Üretime Başlanıp Tamamlanan = Dönem İçinde Üretime Başlanan – (DSYMS +Fire)

Üretimdeki

Birimler

T A M A M

                 C

L A N M A

E      L      E

D E R E

R     İ

  E  Ş  D  E

Ğ E R   M

A M U L

   D.İlk Mad D.İşçilik GÜG D.İlk Mad D.İşçilik GÜG
DBYMS     %     %   %

Üretime Başlanıp

Tamamlanan

      %     %   %

DSYMS

     %     %   %

Birim Maliyetlerin Hesaplanması :Her maliyet gideri unsurunun ait olduğu safhadaki döneme ait tutarı, eşdeğer mamul miktar tablosunda hesaplanmış olan ilgili eşdeğer mamul miktarına bölünerek birim hammadde maliyeti, birim direkt işçilik maliyeti ve genel üretim maliyeti bulunur.

DİMM Birim Maliyeti = Dönem DİMM Gideri Toplamı / Hammadde Eşdeğer Mamul Miktarı

Direkt İşçilik Birim  Maliyeti = Dönem Dİ Gideri Toplamı / Direkt İşçilik Eşdeğer Mamul Miktarı

GÜG Birim Maliyeti     = Dönem GÜG Toplamı / GÜG Eşdeğer Mamul Miktarı

Maliyet Dağılımı : Dönem sonunda üretimi tamamlanıp bir sonraki safhaya devreden ya da en son safhadaysa mamul ambarına devreden mamul miktarı, birim maliyetlerle çarpılarak mamullerin maliyeti hesaplanır. Dönem sonu yarı mamullerin maliyeti ise, maliyet unsurları açısından bulunan eşdeğer mamul miktarları ile birim maliyet giderleri çarpılarak her üç maliyet unsuru bakımından toplam maliyetleri hesaplanır.

Dönem sonu yarı mamul maliyeti :

DSYMS  Hammadde Eşdeğer Mamul Miktarı * DİMM Birim Maliyet =      ……….

DSYMS İşçilik Eşdeğer Mamul Miktarı * Dİ Birim Maliyeti                 =      ……….

DSYMS GÜG Eşdeğer Mamul Miktarı * GÜG Birim Maliyeti              =    ………..

                                               DSYMS Maliyeti                                           =   …………..

 

Ortalama Maliyet Yöntemi İle Safha Maliyet Uygulaması : Bir mamulü 2 aşamada üreten bir işletmede veriler aşağıdadır.

DBYMS                   25.000 birim                          37.500 birim

Üretime Başlanan  100.000 birim                          -.-

DSYMS                                   12.500 birim                         25.000 birim

Yarı Mamullerin Tamamlanma Dereceleri

Dönem Başı Yarı Mamuller İçin                                           I. Safha                   II: Safha

Hammadde Bakımından                                                      % 100                       -.-

Direkt İşçilik Bakımından                                      % 60                         % 30

GÜG Bakımından                                                  % 40                         % 20

Dönem Sonu Yarı Mamuller İçin

Hammadde Bakımından                                                      % 100                       -.-

Direkt İşçilik Bakımından                                                      % 30                       % 60

GÜG Bakımından                                                  % 40                         % 70

Dönem Başı Yarı Mamul Maliyetleri

Önceki Safha Maliyeti                                                          -.-                            45.375.000

DİİM Gideri                                                                           6.250.000                 -.-

Dİ Gideri                                                                4.000.000               3.875.000

GÜG                                                                                      3.812.500               3.250.000

Toplam                                                                                 14.062.500             52.500.000

 

Döneme Ait Maliyet Giderleri

DİMM Gideri                                                                         56.250.000             -.-

Dİ Gideri                                                                42.500.000             80.125.000

GÜG                                                                                      37.312.500             75.125.000

Toplam                                                                           136.062.500           155.250.000

ÇÖZÜM

Miktar Hareket Dengesi

  1. Safha : DBYMS +  Üretime Başlanan  = D.T.D.  + DSYMS      25.000+100.000 = 112.500+12.500
  2. Safha : DBYMS + Önceki Safhadan   =  D.T Stoklara Alınan + DSYMS   27.500+112.500 = 125.000+25.000

Eşdeğer Mamul Miktarının Hesaplanması :

 

  Üretimdeki TAMAMLAN MA  DEREC ELERİ EŞDEĞER MAMUL MİKTARI
  Birimler D.İlk Madde D.İşçilik GÜG D.İlk Madde D.İşçilik GÜG
DBYMS 25.000   % 100    % 60  % 40 25.000 25.000 25.000
Üretime Başlanıp Tamamlanan  

87.500

 

 % 100

 

 % 100

 

% 100

 

87.500

 

87.500

 

87.500

DSYMS 12.500    % 100  % 30  % 40 12.500 3.750 5.000
Toplam              

ÜBT = DÜB – DSYMS       100.000 – 12.500  = 87.500

Ortalama maliyete göre safhadaki maliyet belirlenirken DBYMS varsa bunların tamamlanma dereceleri dikkate alınmaz % 100 olarak kabul edilir.

Birim Maliyetlerin Hesaplanması :

Ortalama maliyete göre hesaplamada. DBYMS nun önceki dönemden devreden maliyetleri ile hesaplaması yapılan maliyet döneminde gerçekleşen maliyet giderleri toplanarak döneme ait eşdeğer mamul miktarına bölünerek her bir gider unsuru için ortalama birim maliyet bulunur.

Birim Maliyet = (DBYMS + Döneme Ait Maliyet) / Eşdeğer Mamul Birimi

DİMM Gideri = (6.250.000 + 56.250.000) / 125.000birim = 500 TL/birim

Dİ Gideri         = (4.000.000 + 42.500.000)/ 116.250birim = 400 TL/birim

GÜG                  = (3.812.500 + 37.312.500) / 117.500birim = 350 TL/birim

I.Safhadaki bir birimin ortalama maliyeti = 1.250 TL/birim

Maliyetlerin Dağıtımı :

Tamamlanıp II. Safhaya devredilenlerin maliyeti : 112.500 * 1.250 = 140.625.000 TL

DSYM Maliyeti  :

DİMM Gideri          : 12.500 * 500TL/br   = 6.250.000

Dİ Gideri                 :  3.750 * 400 TL/br    = 1.500.000

GÜG                       : 5.000 * 350 TL/br     = 1.750.000

Toplam                                                          = 9.500.000

 

  1. Safhanın Toplam Maliyeti : 140.625.000 + 9.500.000 = 150.125.000 TL

II:SAFHA

Ortalama maliyet uygulanması halinde düzeltilmiş ortalama birim maliyetin hesaplanması gerekir:

                               DBYMS nun I.safhaya ait önceki dönem mal.  +  I. Safhadan gelenlerin maliyeti

O.B.M = ————————————————————————————————-

                               DBYMS                   +  I.Safhadan Gelen Miktar

                =   (45.375.000 + 140.625.000)  / (37.500 + 112.500)  = 1.240 TL/birim

Eşdeğer Mamul Miktarının Hesaplanması :

 

Üretimdeki

   TAMAML

ANMA  DER

ECELERİ

EŞDEĞER

MAMUL

MİKTARI

Birimler DİMM D.İşçilik GÜG D.İlk Madde D.İşçilik GÜG
DBYMS 37.500     -.-  % 100  % 100  -.- 37.500 37.500
Üretime Başlanıp Tamamlanan  

87.500

 

-.-

 

% 100

 

% 100

 

87.500

 

87.500

 

87.500

DSYMS 25.000   -.-   % 100  % 70  -.- 15.000 17.500
Toplam 150.000       87.500 140.000 142.500

Ortalama maliyet hesaplaması yapıldığında DBYMS tamamlanma dereceleri % 100 alınmıştır.

Birim Maliyetlerin Hesaplanması

DİMM Gideri = Hammaddenin tamamı I. Safhada üretime verildiğinden II. Safhada yoktur.

Dİ Gideri         = (3.875.000 + 80.125.000) / 140.000 birim = 600 TL/birim

GÜG                = (3.250.000 + 75.125.000) / 142.500 birim  = 550 TL/birim

Toplam Birim Maliyet                                                                    = 1.150 TL/birim

 

Her iki safhayı da tamamlamış bir mamulün  II. Safha sonundaki toplam ortalama birim maliyeti :

I.safhanın Ortalama Birim Maliyeti : 1.240 TL/birim

II.Safha Ortalama Birim Maliyeti    : 1.150 TL/birm

                                                                : 2.390 TL/birim

Maliyetleri Dağılımı :

Tamamlanıp mamul ambarına alınanların maliyeti :

125.000 birim * 2.390 = 298.750.000 TL

DSYM Maliyeti :

I.Safhanın Maliyet Payı :  25.000 birim * 1.240   = 31.000.000 TL

DİMM Gideri                    : II.safhada DİMM kullanmı yoktur

Dİ Gideri           : 15.000 birim * 600 TL               = 9.000.000 TL

GÜG                                 : 17.500 birim * 550 TL               = 9.625.000 TL

II. Safhanın DSYMS Maliyet Toplamı                             = 49.625.000 TL

Her iki safhanın toplam maliyeti = 298.750.000 + 49.625.000 = 348.375.000 TL

 

Muhasebe  Kayıtları :

710-DİMM Gideri    56.250.000

                150-İMM                                56.250.000

(Hammaddenin I. Safhaya verilişi)

720-Direkt İşçilik Gideri         122.626.000

   010-I.   Safha 42.500.000

   020-II. Safha  80.125.000

                335-Personele Borçlar                           122.625.000

(Direkt İşçilik Gideri)

730-GÜG                                112.437.500

 010-I. Safha 37.312.000

 020-II:Safha 75.125.000

                İlgili Bilanço Hesapları                          112.437.500

(GÜG siparişlere yüklenmesi)

151-Yarımamul Üretim         291.312.500

 010-I.Safha 136.062.500

 020-II.Safha 155.250.000

                711-DMMG Yansıtma                           56.250.000

                721-Direkt İş. Gid. Yan.                         112.625.000

                731-GÜG Yansıtma                               112.437.500

(Maliyet giderlerinin üretim hesabına yansıtılması)

711-DİMMG Yansıtma           56.250.000

721-DİG Yansıtma  122.625.000

731-GÜG Yansıtma               112.437.000

                710-DİMM G                                          56.250.000

                720-Direkt İş Gideri                               122.625.000

                730-GÜG                                               112.437.000

(Maliyet hesaplarının kapatılması)

151-Yarımamul Üretim         140.625.000

 020-II:Safha

                151-Yarı Mamul Üretim                        140.625.000

                 010- I. Safha

(I.safhada tamamlanan ara mamulün II. Safhaya alınması)

152-Mamuller                        298.750.000

                151- Yarı Mamul Üretim                       298.750.000

                 020-II: safha

(Üretimi tamamlanan mamulün II. Safhadan mamul ambarına alınması)

FİFO Yöntemi İle Safha Maliyet Sisteminin Uygulanması :

  1. Safha II.Safha

Dönem Başı Yarı Mamul Miktarı                          6.000                      25.000

Üretime Başlanan                                 72.000                    -.-

Dönem Sonu Yarı Mamul Miktarı                         8.000                      11.000

Yarı Mamullerin Tamamlanma Dereceleri :

Dönem Başı Yarı Mamuller İçin                            I. Safha                   II. Safha

Hammadde Bakımından                                       % 100                     -.-

Direkt İşçilik Bakımından                                      % 60                       % 30

GÜG Bakımından                                  % 40                       % 20

Dönem Sonu Yarı Mamuller İçin

Hammadde Bakımından                                       % 100                     -.-

Direkt İşçilik Bakımından                                      % 15                       % 50

GÜG Bakımından                                  % 30                       % 40

Maliyet Giderleri                                  I. Safha                  II.Safha

Önceki Safha Maliyeti                                                                          38.500.000

DİMM Gideri                                                         10.000.000

Direkt İşçilik Gideri                                8.000.000               52.000.000

GÜG                                                                      12.000.000             50.000.000

Toplam                                                                 30.000.000             140.500.000

 

Döneme Ait Maliyetler

DİMM Gideri                                                         252.000.000                   -.-

Direkt İşçilik Gideri                                270.400.000           278.800.000

GÜG                                                                      210.000.000           208.500.000

Toplam                                                                 732.400.000           487.300.000

 

ÇÖZÜM :

  1. SAFHA

Miktar Hareket Dengesi

 

  1. Safha : DBYMS + DÜB  = DTD + DSYMS                                                      6000 + 72.000 = 70.000 +8.000
  2. Safha : DBYMS + Önceki Safhadan Devralınan = DTD + DSYMS 25.000 + 70.000 = 84.000 + 11.000

Eşdeğer Mamul Miktarının Hesaplanması

Üretimdeki

TAMAML

ANMA  DER ECESİ

EŞDEĞER

MAMUL

MİKTARI

Birimler D. İlk Madde D. İşçilik GÜG D. İlk Madde D. İşçilik GÜG
DBYMS 6.000 % 100 % 60 % 40  -.- 2.400 3.600
Üretime Başlanıp Tamamlanan  

64.000

 

% 100

 

% 100

 

% 100

 

64.000

 

64.000

 

64.000

DSYMS 8.000 % 100 % 15 % 30 8.000 1.200 2.400

Toplam

78.000       72.000 67.600 70.000

DÜBT = DÜB – DSYMS     72.000 – 8.000 = 64.000

 

FİFO yönetiminde DBYMS tamamlanma dereceleri  100 e tamamlanarak uygulanır. Dİ tamamlanma oranı % 60 iken 100-60= % 40 olarak uygulanacaktır.

Birim Maliyetlerin Hesaplanması :

DİMM Gideri : 252.000.000 / 72.000 br = 3.500 TL/birim

Dİ Gideri        : 270.400.000 / 67.600 br  = 4.000 TL/birim

GÜG                  : 210.000.000 /70.000 br  = 3.000 TL/birim

I.Safhadaki Birim Maliyet                     = 10.500 TL/birim

 

Maliyetlerin Dağılımı :

DBYM Maliyeti

Önceki Dönemden Devrolan                                                 30.000.000

DİMM Gideri                                                                                         yoktur

D.İşçilik Gideri                        2.400 * 4.000t, TL/br                             9.600.000

GÜG                                       3.600 * 3.000                                         10.800.000

             50.400.000

Bu dönem üretime başlanıp tamamlananların maliyeti

                                               64.000 br * 10.500  =                 672.000.000 TL

  1. Safhada Tamamlanıp II. Safhaya Devreden Toplam Mamulün Maliyeti (DBYMSM+ÜBTM) = 722.400.000 TL

 

DSYM Maliyeti

DİMM Gideri                          8.000br * 3.500 =   28.000.000

  1. İşçilik Gideri 1.200 *  4.000 =   4.800.000

GÜG                                       2.400br* 3.000 =    7.200.000

                                                                                              40.000.000

  1. Safhanın Toplam Maliyeti (722.400.000 + 40.000.000) =762.400.000

Bir sonraki safhaya devreden mamulün ortalama maliyeti : 722.400.000 / 70.000 br = 10.300 TL/birim

II. SAFHA

Miktar Hareket Dengesi :

DBYMS + Önceki safhadan Devralınan = DTD  + DSYMS

25.000 + 70.000 = 84.000 + 11.000

DÜBT = DÜB – DSYMS = 70.000-11.000 = 59.000

Eşdeğer Mamul Miktarının Hesaplanması :

Üretimdeki

TAMAMLA

NMA  DERE

CELERİ EŞDEĞER

MAMUL

MİKTARI

Birimler D. İlk Madde D. İşçilik GÜG D. İlk Madde D. İşçilik GÜG
DBYMS 25.000   -.-  % 30  % 20  -.- 17.500 20.000
Üretime

Başlanıp

Tamamlanan

 

59.000

 

-.-

 

% 100

 

% 100

 

-.-

 

 

59.000

 

59.000

DSYMS 11.000  -.- % 50  % 40  -.- 5.500 4.400
Toplam 95.000 -.-       82.000 83.400

 

Birim Maliyetlerin Hesaplanması :

DİMM Gideri                          : Hammadde gideri yoktur

  1. İşçilik Gideri : 278.800.000 / 82.000 = 3.400 TL/birim

GÜG                                       : 208.500.000 /83.400  = 2.500 TL/birim

II. Safhanın Ortalama Birim Maliyeti                        =  5.900 TL/birim

  1. Safhanın Ortalama Birim Maliyeti : 10.320 TL/birim
  2. Safhanın Ortalama Birim Maliyeti : 900 TL/birim

Stoka Alınacak Mamulün Ortalama Birim Mal : 16.220 TL/birim

DBYM Maliyeti :

Önceki Dönemden Devrolunan                                             140.500.000

DİMM Gideri                                                         yoktur

D.İşçilik Gideri        17.500br * 3.400 TL/br                          59.500.000

GÜG                       20.000br * 2.500TL/br                           50.000.000

Toplam                                                                                  250.000.000 TL

Bu Dönemde Üretime Başlanıp Tamamlananların Maliyeti

59.000 birim * 16.220 TL/birim                                           956.980.000

I. Safhada Tamamlanıp II. Safhaya devreden Ara Mamulün  Toplam Maliyeti : 1.206.980.000 TL

DSYM Maliyeti

  1. Safhanın Maliyet Payı : 11.000birim * 10.320 TL/birim = 113.520.000

DİMM Gideri                       Hammadde gideri yoktur

  1. İşçilik Gideri : 5.500 birim * 3.400          =                    18.700.000

GÜG                                   : 4.400 birim * 2.500                    =                          11.000.000

Toplam                                                                                                                 143.220.000

  1. Safhanın Toplam Maliyeti (1.206.980.000+143.220.000) =  1.350.200.000 TL

 

Tamamlanıp Stoka Alınan Bir Birimin Ortalama Maliyeti :  1.206.980.000 / 84.000  = 14.368.8 TL

 

Muhasebe Kayıtları :

710- DİMM Gideri                  252.000.000

                150-İlk Madde Mal                                252.000.000

(Hammaddenin I. Safhaya Verilişi)

720-Direkt İşçilik Gideri                         549.200.000

 010- I. Safha  270.400.000

 020-II. Safha  278.800.000

                335-Personele Borçlar                                          549.200.0000

(Direkt İşçilik Gideri)

730-GÜG                                               418.500.000

 010- I.safha 210.000.000

 020-II:Safha 208.500.000

                İlgili Bilanço Hesapları                                          418.500.000

(GÜG lerinin siparişlere yüklenmesi)

151-Yarı Mamul Üretim                        1.219.700.000

  010-I:Safha 732.400.000

  020- II. Safha487.300.000

                711-DİMM Yansıtma                                             252.000.000

                721-D.İşçilik Yansıtma                                          549.200.000

                731-GÜG Yansıtma                                               418.500.000

(Maliyet giderlerinin üretim hesabına yansıtılması)

711-DİMM G. Yansıtma                        252.000.000

721-D.İşçilik G.Yansıtma                       549.200.000

731-GÜG Yansıtma                               418.500.000

                710-DİMMG                                                          252.000.000

                720-D. İşçilik G                                                      549.200.000

                730-GÜG                                                               418.500.000

(Maliyet hesaplarının kapatılması)

151-Yarı Mamul Üretim                        722.400.000

 020-II. Safha 722.400.000

                151-Yarı Mamul Üretim                                       722.400.000

                 020-II. Safha 722.400.000

(I. Safhada tamamlanan ara mamulün II. Safhaya alınması)

152-Mamuller Hesabı                           1.206.980.000

                151-Yarım Mamul                                 1.206.980.000

                 020-II. safha  1.206.980.000

(Üretimi tamamlanan mamulün II. Safhadan mamul ambarına alınışı)

Fireli Safha Maliyet Sistemine İlişkin Uygulama

 

DBYMS : 13.000 birim (DİMM % 100, D.İ ve GÜG %40)

DÜB                        : 50.000 birim

D.T.D.                      : 54.000 birim

DSYMS                    :  6.000  birim (DİMM % 100; D.İ ve GÜG % 30)

Fire                         :  3.000 birim  (DİMM % 100; Dİ ve  GÜG % 45)

DBYMS   DİMM Maliyeti        :      95.000.000

DBYMS   D.İşçilik Maliyeti     :    260.000.000

DBYMS  GÜG                                         :    235.000.000

Döneme Ait Maliyetler

DİMM Maliyeti                                      : 6.500.000.000

Direkt İşçilik Maliyeti                             : 6.234.000.000

GÜG                                                       : 5.195.000.000

DBYMS + DÜB = DTD + DSYMS + Fire

13.000 + 50.000 = 54.000 + 6.000 + 3000

DÜBT = DTD – DBYMS

DÜBT = 54.000 – 13.000

             = 41.000 birim

Eşdeğer Mamul Birimleri Tablosu

Üretimdeki

TAMAMLA

NMA DERE CELERİ EŞDEĞER MAMUL MİKTARI
Birimler DİMM GÜG DİMM GÜG
DBSYS 13.000 % 100 % 40 % 40   -.- 7.800 7.800
Üretime Başlanıp

Tamamlanan

 

41.000

 

% 100

 

% 100

 

% 100

 

41.000

 

41.000

 

41.000

DSYMS 6.000 % 100 % 30 % 30 6.000 1.800 1800
Fire 3.000 % 100 % 45 % 45 3.000 1.350 1350
Toplam 63.000 50.000 51.950 51.950

Birim Maliyetler

DİMM  = 6.500.000.000 / 50.000 birim = 130.000 TL/birim

Dİ          = 6.234.000.000 / 51.950 birim= 120.000 TL/birim

GÜG        = 5.195.000.000 / 51.950 birim = 100.000 TL/birim

Birim Maliyet                                                  = 350.000 TL/birim

DSYMS Maliyeti :

DİMM                     : 6.000 * 130.000   = 780.000.000

Dİ                            : 1.800 * 120.000                   = 216.000.000

GÜG                       : 1.800 * 100.000                   = 180.000.000

Toplam                                                                  = 1.176.000.000

Fire Maliyeti :

DİMM                     : 3.000 * 130.000                   =390.000.000

Dİ                            :  1.350 * 120.000  = 162.000.000

GÜGÜ                     : 1.350 * 100.000                   = 135.000.000

Toplam                                                                  =687.000.000

Fireden DSYM Stokunda Kalacak Pay :

DİMM                     : 50.000 – 3.000     = 47.000 birim

Dİ + GÜG                : 51.950 – 1.350     =  50.600 birim

DİMM = (6.000 / 47.000) * 390.000.000 = 49.787.234

Dİ        = (1.800 / 50.600) * 162.000.000 =  5.762.845

GÜG   = (1800 / 50.600 ) * 135.000.000  = 4.802.371

Toplam                                                           = 60.352.450 TL

Mamul Maliyeti = (1.445.000.000 + 17.929.000.000) – (1.176.000.000+60.352.450)

                               = 18.137.647.550

SATIŞLARIN  MALİYETİ TABLOSU

 

ÜRETİM MALİYETİ

                A – Direkt İlk Madde ve Malzeme Giderleri

                               + Dönem Başı DİMM Stoku

                               + Dönem DİMM Alışları

                               + DİMM Alış Giderleri

                               – DİMM Alım İadesi

                               – Dönem Sonu DİMM Stoku

                B – Direkt İşçilik Giderleri

                C – Genel Üretim Giderleri

                               Endirekt Madde

                               Endirekt İşçilik

                               Dışarıdan Sağlanan Fayda ve Hizmetler

                               Vergi Resim ve Harç

                               Amortismanlar

                               Üretimle İlgili  Finansman Giderleri

                D – Yarı Mamul Kullanımı

                               + DBYMS

                               – DSYMS

ÜRETİLEN MAMUL MALİYETİ

                E – Mamul Stoklarında Değişim

                               + DBMS

                               – DSMS

SATILAN MAMUL MALİYETİ

                TİCARİ FAALİYET

                               + DBTMS

                               + Dönem İçi Ticari Mal Alışları

                               + Ticari Mal Alış Giderleri

                               – İade Edilen Ticari Mal

                               – DSTMS

SATILAN TİCARİ MALLAR MALİYETİ

SATILAN HİZMET MALİYETİ

SATIŞLARIN  MALİYETİ

STANDART      MALİYET

Standart maliyet sistemi, mamul maliyetlerinin önceden ve bilimsel hesaplara dayanılarak olması gereken düzeyde planlanması ve maliyet hesaplarında fiili rakamlar yerine bunların kullanılmasıdır.

Farkların  Saptanması :

DİMM Farklarının Saptanması

 

Fili Maliyet                             Standart Fiyatla Girdi Maliyeti                             Girdi Maliyeti

(FM * FF)                                               (FM * SF)                                               (SM * SF)

                       Fiyat Farkı                                                      Miktar Farkı

DİG Farklarının Saptanması

 

Fiili Maliyet                            Standart Fiyatla Girdi Maliyeti                             Girdi Maliyeti

(FS * FÜ)                                               (FS * SÜ)                                               (SS * SÜ)

                        Ücret Farkı                                                    Zaman Farkı

                               > olumsuz                                              > olumsuz

                               < olumlu                                 < olumlu

GÜG Farklarının Saptanması

Fiili Sabit GÜG                       Bütçelenmiş Sabit GÜG                                        Üretime Yüklenen Sabit GÜG

                Sabit GÜG Bakımından                                         Hacim Farkı

                    Bütçe Farkı

                   > olumsuz                                                           > olumsuz

                   < olumlu                                                             < olumlu

Uygulama :

                               STANDART  MALİYET KARTI  (Bilgisayar Masası)

DİMM Adı Standart Miktar Standart Fiyat Standart Tutar Toplam
DİMM Kereste 2 metrekare 1.200.000 2.400.000 2.400.000
DİG Atölye 3 saat   450.000 1.350.000 1.350.000
GÜG Değişken GÜG

Sabit GÜG

3 saat

3 saat

  240.000

480.000

  720.000

1.440.000

 

2.160.000

Birim Standart Maliyet 5.910.000

Sabit GÜG belirlenmesinde esas alınan aylık faaliyet hacmi 4.000 DİS dir. Bu faaliyet hacmine göre bütçelenmiş değişken GÜG 960.000.000 TL, sabit GÜG de 1.920.000.000 TL dır.  Ay içinde 1.200 adet bilgisayar masası üretilmiştir. Ay içindeki fiili maliyet bilgileri şöyledir:

Satın Alınan DİMM                2.800 m2  * 1.452.000 TL      /m2         = 4.065.600.000

Kullanılan DİM                       2.550 m2

Direkt İşçilik                           3.500 saat * 510.000TL/saat = 1.785.000.000

Değişken GÜG                                                                                      = 1.020.000.000

Sabit GÜG                                                                                            = 1.995.000.000

İstenenler :Tüm maliyet gider farklarını hesaplayınız ve muhasebe kayıtlarını yapınız.

DİMM Farklarının Hesaplanması

Fili Maliyet                             Standart Fiyatla Girdi Maliyeti                             Girdi Maliyeti

(FM * FF)                               (FM * SF)                                                             (SM * SF)

2.550 * 1.452.000  2.550 *1.200.000                                                  2.400 *1.200.000

=3.702.600.000                      = 3.060.000.000                                                    =2.880.000.000

           Fiyat Farkı                                   Miktar Farkı

642.600.000 olumsuz                                            180.000.000 olumsuz

Hesaplama ; Fiyat Farkı : fiili kullanım miktarı * (Fiili Fiyat – Standart Fiyat) şeklinde de yapılabilir. Fark (-) çıkarsa olumlu, (+) çıkarsa olumsuzdur.

Fiyat Farkı = 2.550 m2 * (1.452.000 – 1.200.000)  = 642.600.000 TL

Miktar Farkı = Standart Fiyat * (Fiili kullanım miktarı – Standart kullanım miktarı) Bu değer (-) çıkarsa olumlu, (+) çıkarsa olumsuzdur.

Miktar Farkı = 1.200.000 * (2.550 – 2.400) = 180.000.000 TL

Direkt İşçilik Farklarının Hesaplanması

Fiili Maliyet                            Standart Fiyatla Girdi Maliyeti                             Girdi Maliyeti

(FS * FÜ)                                (FS * SÜ)                                                               (SS * SÜ)

3500s * 510.000                    3.500s * 450.000                                                   3.600 * 450.000

1.785.000.000                        1.575.000.000                                                       1.620.000.000

          Ücret Farkı                                                  Zaman Farkı

210.000.000 olumsuz                                                           45.000.000 olumlu

Ücret Farkı = Fiili Süre * (Fiili Ücret – Standart Ücret ) (-) çıkarsa olumlu, (+) çıkarsa olumsuz

                    = 3.500  *  (510.000 – 450.000)   = 210.000.000 olumsuz

Zaman Farkı = Standart Ücret * (Fiili Süre – Standart Süre)  (-) çıkarsa olumlu, (+) çıkarsa olumsuz

                      = 450.000 * (3.500 – 3.600)     = (-) 45.000.000 olumlu

Genel Üretim Giderleri Farklarının Hesaplanması

Fiili Sabit GÜG                       Bütçelenmiş Sabit GÜG                                        Üretime Yüklenen Sabit GÜG

1.995.000.000                        4.000s*480.000                                                     3.600 * 480.000

                                               = 1.920.000.000                                                    = 1.728.000.000

           Sabit GÜG Bakımından                                        Hacim Farkı

                Bütçe Farkı

              75.000.000 olumsuz                                       192.000.000 olumsuz

                                                               Fiili İş Hacmine Göre

Fiili Değişken GÜG                Bütçelenmiş GÜG                  Esnek Bütçe GÜG

1.020.000.000                                        3.500s * 240.000                                   3.600s * 240.000

                                                               = 840.000.000                                        = 864.000.000

                Değişken GÜG                                                       Verim Farkı

                Bakımından Bütçe

                Farkı

                180.000.000 olumsuz                                            24.000.000 olumlu

Muhasebe Kayıtları

710 – DİMM Gideri                                3.702.600.000

                150 – İMM                                                             3.702.600.000

(Fiili hammadde gideri)

720 – Direkt İşçilik Gideri                      1.785.000.000

                335 –Personele Borçlar                                         1.785.000.000

(Fiili İşçilik Gideri )

730 – GÜG                                             3.015.000.000

                İlgili Hesaplar                                                        3.015.000.000

(Fiili GÜG)

Bu kayıtlardan sonra ay içinde yapılan üretimin standart değerler üzerinden yansıtma hesapları alacaklandırılarak yarı mamul hesabına yansıtılır. Örneğin; DİMM standart birim fiyatı 2.400.000*1200 adet = 2.880.000.000 TL

151 – Yarı Mamul Üretim                     7.092.000.000

                711 – DİMM Yansıtma                                          2.880.000.000

                721 – Dİ Gideri Yansıtma                                      1.620.000.000

                731 – GÜG Yansıtma                                            2.592.000.000

(Üretimin standart değerlerle yansıtılması)

152 – Mamuller                                     7.092.000.000

                151 – Yarı Mamul                                  7.092.000.000

Fark Hesaplarının Kaydı :

711 – DİMM Giderleri Yansıtma           2.880.000.000

712 – DİMM Fiyat Farkı                           642.600.000

713 – DİMM Miktar Farkı        180.000.000

                710 – DİMM Gideri                                               3.702.600.000

(Olumsuz DİMM farklarının kaydı)

721 – Direkt İşçilik G Yansıtma             1.620.000.000

722 – Direkt İşçilik Ücret Fark                 210.000.000

                720 – Direkt İşçilik Gideri                                      1.785.000.000

                723 – Direkt İşçilik Süre Farkları                               45.000.000

(DİG lerinin olumsuz ücret ve olumlu süre farkının kaydı)

731 – GÜG Yansıtma Hesabı                2.592.000.000

732 – GÜG Bütçe Farklarıq     255.000.000

734 – GÜG Kapasite Farkları   192.000.000

                730 – GÜG                                                            3.015.000.000

                733 – GÜG Verimlilik Farkları                                  24.000.000

(GÜG Fark hesaplarının kaydı)

Fark Hesaplarının Kapatılması :

Maliyet ve yansıtma hesapları kapatıldıktan sonra açık kalan fark hesapları;  üretimin tamamı mamule alınmışsa 152-Mamuller hesabı  ile çalıştırılarak kapatılır. Eğer üretimin tamamı tamamlanmamış yani yarı mamul üretim varsa,  dönemdeki toplam üretim içindeki mamul ve yarı mamul miktarı ile oranlanarak, ilgili hesaba düşen oranda olmak üzere 151 – Yarı Mamul üretim hesabı ve 152- Mamuller hesabı ile çalıştırılarak kapatılır.

723 – Direkt İşçilik Süre Farkları                           45.000.000

733 – GÜG Verimlilik Farkları                              24.000.000

                152 – Mamuler Hesabı                                                         69.000.000

(Olumlu fark hesaplarının kapatılması)

152 – Mamuller                                                    1.479.000.000

                712 – DİMM Fiyat Farkı                                                        642.000.000

                713 – DİMM Miktar Farkı                                      180.000.000

                722 – Dİ Ücret Farkları                                                         210.000.000

                732 – GÜG Bütçe Farkları                                     255.000.000

                734 – GÜG Kapasite Farkları                                192.000.000

(Olumsuz fark hesaplarının kapatılması)

Standart Maliyette Muhasebe Kayıtları :

DİMM Fiyat ve Miktar Farkları

Üretim için gerekli olan standart DİMM gideri 50.000 TL iken fiili kullanım 53.000 TL olarak gerçekleşmiştir. Sözkonusu sapmanın 2.000 TL sı fiyattan, 1.000 TL sı da miktardan kaynaklanmıştır

Önce standart maliyet üretim hesabına yansıtılır:

151-Yarı Mamul                        50.000

                711-DİMM yan.                      50.000

Fiili DİMM üretime çıktığında;

710-DİMM Gideri                   53.000

                150-DİMM                                             53.000

Dönem sonunda;

711-DİMM Yansıtma                             50.000

712-DİMM Fiyat Farkı                             2.000

713- DİMM Miktar Farkı                          1.000

                710 – DİMM Gideri                                53.000

Fark hesapları dönem sonunda ilgili stok hesaplarına (151-152) veya SMM ne (620) devredilerek kapatılır.

151-Yarı Mamul                                    3.000

                712-DİMM Fiyat Farkı                           2.000

                713-DİMM Miktar Farkı                         1.000

DİG  Ücret ve Süre Farkları

Üretim için öngörülen DİG 348.000. TL dır. Dönem sonunda gerçekleşen DİG 360.000 TL dır Ortaya çıkan 12.000 TL lık farkın 9.000 TL sı zaman, 3.000 TL sı da ücret farkıdır.

Direkt İşçilik Giderlerinin  Üretim Maliyetine Yansıtılması

151-Yarı Mamul                     348.000

                721 – DİG Yan                        348.000

Gerçekleşen DİG lerinin tahakkuku

720-DİG                  360.000

                360_ Ödenecek Vergi

                361-Ödenecek SSK

                335-Personele Borçlar

farkların Kaydı;

721-DİG Yansıtma  348.000

722-DİG Süre Farkı    3.000

723-DİG Ücret Farkı                  9.000

                720-DİG                  360.000

Fark hesapları dönem sonunda ilgili stok hesaplarına (151-152) veya SMM (620) hesabına devredilerek kapatılır.

151-Yarı Mamul                     12.000

                722-DİG Ücret Fark                3.000

                723-DİG Süre Farkı 9.000

GÜG Bütçe ve Verimlilik Farkları

İşletmede standart GÜG 50.000 TL olup, gerçekleşen 55.000 TL farkın 3.000 TL sı GÜG Bütçe farkı, 2.000 TL sıda verimlilik farkından kaynaklanmıştır.

Standart GÜG lerinin maliyete yansıtılması

151-Yarı Mamul                     50.000

                731-GÜG Yansıtma                               50.000

Gerçekleşen GÜG lerinin maliyete yüklenmesi

730-GÜG                                55.000

                İlgili Bilanço Hes    55.000

Farkların hesaplara alınması

731-GÜG Ynasıtma                               50.000

732-GÜG Bütçe Fark                               3.000

733-GÜG Verimlilik Farkı        2.000

                730- GÜG                                              55.000

Dönem sonunda fark hesapları ilgili stok hesapları (151-152) veya SMM (620) hesaplarıyla kapatılır

151-Yarı Mamul                                    5.000

                732-GÜG Bütçe Fark                             3.000

                733-GÜG Verimlilik                               2.000

 

Uygulama : Standart maliyet yöntemi uygulamakta olan işletmeye ait veriler aşağıdadır.

DİMM       Miktar Standardı  =  bir pantolon için 3 metre kumaş

DİMM       Fiyat Standardı  = 6.000 TL/metre

Dİ              Süre Standardı   = bir pantolon için 1 saat

Dİ              Ücret Standardı  = 4.000 TL/saat

GÜG Yükleme oranı 2.000 TL/saat

İşletme yıl içinde 8.000 adet pantolon üretmiş Dönem içinde kullanılan 25.000 metre kumaş için 155.000.000 TL ödenmiştir. İşçilere ise 8.100 saat çalışma karşılığında 31.590.000 TL ödenmiştir.

İstenenler : DİMM farkları, Dİ farkları ve farkların ilgili hesaplara alınması ile ilgili muhasebe kayıtları.

Çözüm :

DİMM  Farkları

Fiyat Farkı = (FF – SF) * FM        (6.200 – 6.000) * 25.000  = 5.000.000 TL olumsuz

Miktar Farkı= (FM – SM) * SF      (25.000 – 24.000) * 6.000 = 6.000.000 TL lumsuz

Dİ  Farkları

Ücret Farkı    = (FÜ – SÜ) * FS     (3.900 – 4.000) * 8.100  = 810.000 TL olumlu

Süre Farkı    = (FS – SS) * SÜ     (8.100 – 8.000) * 4.000  = 400.000 TL olumsuz

711 – DİMM G Yansıtma                       144.000.000

712 – DİMM G Fiyat Farkı         6.000.000

713 – DİMM Miktar Farkı          5.000.000

                710 – DİMM Gideri                                               155.000.000

721 – Dİ Gideri Yansıtma                      32.000.000

722 – Dİ Süre Farkları                                 400.000

                720 – Dİ Gideri                                                      31.590.000

                723 – Dİ Süre farkları                                                 810.000

KAPSAMINA  GÖRE  MALİYETLER

Tam Maliyet : Maliyet dönemimde gerçekleşen tüm giderler, direkt, endirekt, değişken-sabit olup olmadığına bakılmaksızın üretim maliyeti olarak kabul edildiği yaklaşımdır.

Stok Maliyeti = Stok Miktarı * (Değişken + Sabit birim maliyet)

Direkt Maliyet : Esas üretim gider yerlerindeki tüm değişken ve sabit giderlerin üretim maliyeti kabul edildiği, yardımcı üretim gider yerlerindeki giderler maliyet dışı kabul edilmektedir.

Değişken Maliyet : Yalnızca değişken  giderlerin üretim maliyeti hesaplamasında dikkate alındığı sistemdir. Sabit malşyetler bütünüyle dönem gideri olarak kabul edilir.

Örnekleme : İşletmenin üretim kapasitesi 20.000 adet olup içinde bulunulan yıl üretimi 15.000 adettir ve bu mamullerin 12.000 adedi satılmıştır.

Sabit Finansman Giderleri                    : 120.000

DİMM Gideri                                          : 450.000

Değişken GÜG                                       : 300.000

Sabit GÜG                                             : 160.000

Satışlar                                                  : 1.500.000

Sabit GYG                                              : 150.000

Direkt İşçilik Giderleri                            : 230.000

Değişken Finansman Giderleri              : 50.000

Değişken GÜG                                       : 90.000

Tam Maliyet Yöntemi :

DİMM Gideri                          : 450.000

  1. İşçilik Gideri : 230.000

GÜG                                       : 250.000

                Sabit :160.000

                Değ.  :  90.000

Toplam Maliyet                     : 930.000

Birim Maliyet                         : 930.000/15.000 = 62 TL

Normal Maliyet Yöntemi :

DİMM Gideri                          : 450.000

Dİ Gideri                 : 230.000

GÜG                                       : 210.000

                Değ.:90.000

Sabit : (0.75*160.000 )

Toplam Maliyet                     : 890.000

Birim Maliyet                         : 890.000/15.000 = 59.33TL/adet

Değişken Maliyet Yöntem :

DİMM Gideri                          : 450.000

Dİ Gideri                 : 230.000

GÜG                                       : 90.000

       Değişken :90.000

Toplam Maliyet                      : 770.000

Birim Maliyet                         : 770.000/15.000 = 45.33 TL/adet

Örnekleme :

Net Satışlar                            : (4.000 * 1.200TL) = 4.800.000 TL

Üretim Miktarı                       :                                         600.000 TL

Üretim Giderleri

                Değişken :                                         700 TL/birim

                Sabit Gider             :                                         200 TL/birim

Dönem Sonu Stok   :                                          200 birim

Tam Maliyet Yöntemi :

Net Satışlar                            : 4.800.000 TL

SMM                                      : 3.600.000 TL      4000* (700+200)

Brüt Kar                                  :  1.200.000 TL

Faaliyet Karı                           : 1.200.000. TL

Stok Maliyeti                          : 2.000 * (700+200) = 1.800.000 TL

Değişken Maliyet    :

Net Satışlar                            :  4.800.000

SMM                                      :  2.800.000    (4000*700)

Brüt Kar                                  : 2.000.000

Sabit Giderler                        :  1.200.000  (6000*200)

Faaliyet Karı                           : 800.000

Stok Maliyeti                          : 2.000*700 = 1.400.000

VERGİ HUKUKU

Vergilendirmenin Yasal Çerçevesi
Yasama Organından Doğan Kaynaklar :
1. Anayasa : Anayasamızın Vergi Ödevi başlıklı 73 maddesi şöyledir : Herkes kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür.Vergi, resim, harç ve diğer mali yükümlülükler yasa ile konur, değiştirilir veya kaldırılır.Vergi, resim, harç ve mali yükümlülüklerin muaflık, istisna ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.
2. Yasa : Anayasamızın 73 maddesi gereğince yasalar vergi hukukunda temel kaynak niteliği taşır.
3. Uluslar arası Vergi Anlaşmaları : Anayasamızın 90. maddesinin 5. fıkrası gereği ülkenin üyesi olduğu uluslar arası kuruluşların vergi ile ilgili kararları da vergi yasası hükmü taşır.
Bakanlar Kurulundan Doğan Kaynaklar : BK nun vergileme konusunda düzenleme yeisi anayasa da yer almıştır.Anayasanın 73 maddesine göre BK. Kanunun belirttiği aşağı ve yukarı sınırlar içinde vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisna ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde değişiklik yapma yetkisine sahiptir. Bk. Anayasanın 121 ve 122. maddelerine göre de olağan üstü hallerde , sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hallerinde vergi konusunda düzenleme yapma yetkisine sahiptir. Bu durumda BK. Düzenleme yapma yetkisini KHK çıkararak kullanır. Bunlar vergi hukukunun zorunlu kaynaklarıdır. Bakanlar Kurulu kararları, yeni bir kararla, süreli ise sürenin dolmasıyla veya yargı kararları ile yürürlükten kalkar. KHK ler ise, olağan üstü halin kalkması, yeni bir kararname çıkarılması veya süreli ise sürenin dolması veya yargı kararı yürürlükten kalkar.
1. Kanun Hükmünde Kararname : Anayasamıza göre sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde Bakanlar Kuruluna vergi konusunda KHK çıkartma yetkisi vermiştir.
2. Bakanlar Kurulu Kararları : Anayasanın 73 maddesine dayanarak çıkarılan vergi yasalarında Bakanlar Kuruluna Vergi yasasında sınırları belirtilmek üzere muafiyet, istisna, indirim ve oranları değiştirme yetkisi verilebilir.
3. Tebliğler : Tebliğler kanunlarla düzenlenmiş hususların açıklanması amacıyla çıkarılır.Vergi kanunlarında Maliye Bakanlığına düzenleme yapma yetkisi verildiği taktirde bu tebliğler bağlayıcıdır.
Vergilendirmede Yardımcı Kaynaklar :Vergi hukukunda var olan normların açıklanmasına yönelik olarak yapılan düzenlemelerdir.
1. Tüzükler : Kanunlarım emrettiği durumları göstermek veya kanunun uygulanmasını göstermek amacıyla B.K. tarafından Danıştay ın incelemesinden geçirilerek çıkarılır.Tüzükler kanunlar gibi Cumhurbaşkanlığınca imzalanır ve Resmi Gazetede yayımlanır.
2. Yönetmelikler : Başbakanlık, Bakanlık ve kamu tüzel kişiliklerinin kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere bunlara aykırı olmamak üzere yönetmelik çıkarabilirler.
3. Genel Tebliğ : Maliye Bakanlığı, vergi kanunlarının uygulanmasını göstermek üzere tebliğ çıkarabilir. Bunlar Resmi Gazetede yayınlanır. Bir grup tebliğler, vergi kanunlarının Maliye Bakanlığına tanıdığı düzenleme yetkisine dayanarak çıkarılır. Bu tebliğler yeni hüküm getirdiğinden bağlayıcıdırlar. Genel tebliğlerin bir kısmı ise, vergi kanunlarını yorumlayıcı, açıklayıcı nitelikteki metinlerdir ve bunların bağlayıcılıkları yoktur.
4. Özelgeler (Muktezalar), Genelgeler, Genel Yazılar. : VUK gereğince mükelleflerin vergi durumları ve vergi uygulamaları bakımından karmaşık bulduğu durumlarda Maliye Bakanlığı veya Bakanlığın yetkili kıldığı kurumlardan aldığı yazılı yanıtlardır. Yetkili makam tarafından kendisine verilen özelgeye göre hareket eden mükellefin bu işlemi cezayı gerektirse bile ceza uygulanmamaktadır. Genelgeler ve genel yazılar Maliye Bakanlığının bazı durumlarda kendi teşkilatına yazdığı yazılar olduğu için vergi daireleri için bağlayıcıdır.
5. Vergi Dava Daireleri Kurulu Kararları : Bu kararlar ilgili mükellef ile vergi dairelerini sadece dava konusu olan olayla ilgili olarak bağlar.
Çifte Vergilendirme ve Önlenmesi : Devletler çifte vergilendirmeyi önlemeye yönelik olarak iç hukuka ilişkin bazı düzenlemeler yapmaktadırlar. Bunlar mahsup, indirim, mafiyet ve istisnalardır.Çifte vergilendirmeyi önlemek için dış hukuka ilişkin yöntemler ise; ikili anlaşmalar, çok taraflı anlaşmalar ve uluslar arası ekonomik bütünleşmelerdir.
Vergi Kanunlarının Uygulanması-Yorum ve İspat :
VUK nun 3. maddesine göre: vergi kanunları lafzı (sözü) ve ruhu (özü) ile hüküm ifade eder Lafzın açık olmadığı hallerde, vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı göz önünde tutularak uygulanır. Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olayla ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır.Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispat edilebilir. Vergiyi doğuran olayla ilgisi doğal ve açık bulunmayan şahit ifadeleri ispatlama aracı olarak kullanılamaz. Ticari, iktisadi ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal sayılmayan durumları iddia eden taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. VUK bu maddesine göre önce deyimsel yorum yapılacak bunun yetersiz kalması halinde amaçsal yorum yapılacaktır.
Vergi hukukunda kıyas yasağı bulunmaktadır.Bir olay hakkında yasada yer alan kuralın, nitelikleri ve koşulları ona benzeyen fakat yasada düzenlenmemiş diğer bir olaya uygulanmasıdır.Vergi hukukunda kıyas vergilerin yasallığı ilkesine ters düşmektedir.
Vergi Mahremiyeti :
VUK nun 5. maddesine göre; Aşağıda yazılı kişiler görevleri dolayısıyla, mükellefin işlem ve hesap durumlarına, işerine, işletmelerine, servetlerine veya meslekleriyle ilgili öğrendikleri sırları ifşa edemezler (görevlerinden ayrılmış olsalar bile) ve kendileri ve üçüncü kişiler yararına kullanamazlar.
1. Vergi muamaleleri ve vergi incelemeleri ile görevli olanlar,
2. Vergi mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemesi ve Danışyay da görevli olanlar,
3. Vergi Kanunlarına göre kurulan komisyonlarda görev yapanlar,
4. Vergi İşlemlerinde kullanılan bilirkişiler.
Vergi mahremiyetini ihlal edenlere 2 aydan az olmamak üzere T.C.K. nun 198 maddesinde belirtilen ceza iki kat olarak uygulanır. Bu suçun tekrarından ise memuriyetten çıkarılırlar.
Ancak Yıllık Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerin beyannamelerine istinaden tarh edilen vergiler mükellefin ad ve unvanları belirtiler Vergi dairesinin uygun bir yerinde ilan edilebilir.Kesinleşen vergi ve cezalar ile vadesi geçtiği halde ödenmeyen vergi ve ceza miktarları Maliye Bakanlığınca açıklanabilir. M.B. bu yetkisini mahalli maliye teşkilatına devredebilir. Ayrıca kamu görevlilerince yapılan adli ve idari soruşturmalar ile ilgili talep edilen bilgi ve belgeler ile bankalara yapacakları vergi tahsilatlarına ilişkin bilgiler verilebilir.Sahte ve içeriği itibariyle yanıltıcı belge düzenledikleri veya kullandıkları vergi inceleme raporlarıyla belirlenenlerin mesleki kuruluşlarına ve 3568 sayılı kanun kapsamındaki Birlik ve Odalara bildirilmesi vergi ihlali sayılmaz.
Yasaklar :
Yukarıda belirtilen kişiler; Kendilerine, nişanlılarına, boşanmış olsalar bile eşlerine, 3 dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarına, kanuni temsilcisi ve vekili bulundukları kimselerin vergi inceleme ve takdir işleriyle uğraşamazlar. Vergi muameleleri ve vergi incelemeleri ile uğraşanlar, Vergi Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay da görev yapanlar mükelleflerin bu kanunun uygulanması ile ilgili işlerini ücretsizde olsa yapamazlar.
Vergi Mükellefi :
Mükellef, vergi kanunları gereğince kendisine vergi borsu yüklenilen gerçek veya tüzel kişidir.Vergini kanuniliği ilkesi gereği vergi mükellefinin kim olduğu kanunda açıkça belirtilir.Mükellefin tanımdan da anlaşılacağı üzere öne çıkan sorumluluğu vergi borcudur. Maddi sorumluluk yanında VUK na göre mükellefin ödevleri bildirimler, defter tutma, belge düzenine uyma, defter ve belgeleri saklama ve ibraz etme ve beyanname verme gibi şekle ve usule ilşkin ödevleri de vardır.
Vergi Sorumlusu :
Vergi Sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir. Vergi kanunlarında belirtilen hususlar dışında, mükellefiyet ve vergi sorumluluğuna ilişkin özel sözleşmeler vergi dairesini bağlamaz.Mükellefiyet ve vergi sorumluluğu için kanuni ehliyet şart değildir.Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasak edilmiş olması vergi mükellefiyetini ve sorumluğunu ortadan kaldırmaz.Vergi sorumluluğu çeşitli şekillerde ortaya çıkar:
1. Vergi Kesenlerin Sorumluluğu: VUK na göre yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesintisi yapmak zorunda olanlar, vergini tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğe4r ödevleri yerine getirmekten sorumludur. Bu sorumluluk, bunların ödedikleri vergi için mükellefe rucü hakkını ortadan kaldırmaz.
2. Mirasçıların Sorumluluğu : Ölüm halinde mükellefin ödevleri, mirası reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılarına geçer.Mirasçılar mirastan aldıkları pay ölçüsünde vergi borsundan sorumludur.
3. Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu : Tüzel kişilerle, küçükler ve kısıtlılar ile vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşebbüslerin vergi mükellefi veya sorumlusu olması halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşebbüsleri idare edenler tarafından yerine getirilir. Bu kişilerin belirtilen vergi ödevlerini yerine getirmemeleri halinde mükellef veya sorumlunun malvarlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı cezalar kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerden alınır.
Vergiyi Doğuran Olay :
VUK na göre; vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun gerçekleşmesi ile doğar.Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcudur.
Verginin Tarhı :
Verginin tarhı, vergi alacağının kanunda gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak, alacağın miktar olarak belirlenmesidir.
Tarh Yöntemleri :
1. Beyana Dayanan Tarh : VUK na göre temel olan tarh şekli beyana dayanan tarhtır.Beyana dayanan vergiler Tahakkuk Fişi ile tarh ve tahakkuk ettirilir. Vergi dairesince beyannamenin alınmasından sonra tahakkuk fişi tanzim edilir ve bir nüshası mükellefe verilir. Mükellefe verilen nüsha beyannamenin makbuzu yerine geçer. Tahakkuk fişini mükellef tarafından alınmaması vergini tarh ve tahakkukuna engel değildir. Bu halde tahakkuk fişi posta ile gönderilir.Vergi sistemimizde G.V., K.V. , KDV, Emlak Vergisi ve Veraset ve İntikal vergisinde bu yöntem belirlenmiştir.
2. İkmalen Vergi Tarhı . Her ne şekilde olursa olsun bir vergi tarh edildikten sonra bu vergiye ilişkin olarak ortaya çıkan ve defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespit olunan matrah veya matrah farkı üzerinden vergini tarh edilmesidir. İkmalen tarh edilen vergi ihbarname ile mükellefe tebliğ edilir.
3. Resen Vergi Tarhı : Vergi matrahının kısmen veya tamamen, defter,kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar tarafından düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah farkı üzerinden vergini tarh edilmesidir.Aşağıdaki hallerden birinin bulunması halinde, vergi matrahının kısmen veya tamamen defter,kayıt ve belgeler ile kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı kabul edilir.
• Beyanname kanuni süre geçtiği halde verilmemişse,
• Vergi beyannamesi kanuni süresi içinde verilmekle birlikte beyannamede matraha ilişkin bilgiler gösterilmemişse,
• Kanunen tutulması gereken defterlerin tutulmaması, tasdik ettirilmemesi veya inceleme elemanlarına ibraz edilmemesi,
• Defter kayıtları ve vesikaların , vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek ölçüde noksan, usulsüz ve karışık olması
• Tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair emareler bulunması,
• 3568 sayılı kanuna göre meslek mensuplarınca imzalanması zorunluluğu getirilen beyanname ve eklerinin imzalanmaması veya yeminli mali müşavirlerce tasdik edilmesi gereken konularda tasdikin yapılmaması.
Süresi içinde verilen ancak matraha ilişkin bilgi içermeyen beyannameler dolayısıyla vergi dairesince mükellefe 15 günlük süre verilir. Bu süre içinde beyannamenin ve kanuni defterlerin ibrazı halinde defter ve kayıtların doğruluğuna kanaat getirilmesi halinde mükellefe takdir edilecek matrah defter ve belgelerde tespit edilecek matrahtan yüksek olamaz.Süre geçtikten sonra ancak takdir komisyonlarına sevk edilmeden ve vergi incelemesine başlanmadan önce beyannamenin verilmesi halinde belirttikleri matrah üzerinden resen tarhiyat yapılır ve vergi ziyaı cezası % 50 olarak uygulanır.Resen tarh edilen vergi mükellefe ihbarname ile bildirilir.
4. Vergini İdarece Tarhı : Vergini İkmalen ve Resen takdirini gerektiren haller dışında, mükellefin verginin tarhı için vergi kanunlarında belirtilen sürelerde müracaat etmemeleri veya kanundan doğan ödevlerini yerine getirmemeleri halinde zamanında tarh edilemeyen verginin kanunen belli matrahlar üzerinden tarh edilmesidir. Bu taktirde vergi yoklama fişine dayanılarak tarh edilir.İdarece tarh edilen vergi bir ihbarname ile mükellefe gönderilirken, ihbarnamenin içeriği gösterir ilan vergi dairesinin ilan koymaya mahsus yerlerine asılır.
Tebliğ :
Vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların vergi mükellefine veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesidir. Tebligat, adresleri bilinen kişilere kapalı zarf içinde iadeli taahhütlü olarak posta aracılığı ile adresleri bilinmeyenlere ilanen yapılır. İlgilini kabul etmesi halinde tebligat dairede veya komisyonlarda da yapılabilir.Ayrıca M.B. Memur vasıtası ile de tebliğ yaptırabilir.Tebliğ mükellefe kanuni temsilcilerine veya umumi vekillerine yapılır.Tebliğ yapılan kişinin bulunmaması halinde ilgilinin ikametgahında bulunanlara veya işyerlerindeki çalışanlarına yapılır.Tebligat bilinen en son adrese yapılır. Bilinen adresler: İşe başlamada bildirilen, adres değişikliğinin bildirildiği adresler, İşi bırakmada bildirilen adresler, Vergi beyannamelerinde bildirilen adresler,Yoklama fişiyle tespit edilen adresler ,Vergi mahkemelerinde dava açma dilekçelerinde gösterilen adres, Yetkili memurlar tarafından tutanakla belirlenen adresler (tutanakta ilgilinin imzasının bulunması halinde) .
İlanen Tebliğ :
Muhatabın adresinin hiç bilinmemesi, bilinen adresin değişmiş veya yanlış olduğu gerekçesiyle posta tebliğinin yapılamaması, yabancı memleketlerde bulunanlara tebligat yapılamaması, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebligat yapılamayacak olması halinde tebliğ ilanen yapılır.İlan yazısı vergi dairesinin ilan asmaya ayrılan yerine asılır ve tutanak düzenlenir. Tebliğin konusu 1 milyar Tl dan az vergi ve vergi borcunu içeriyorsa ilan yazının ilana çıkarılmasından 15 gün sonra tebliğ edilmiş sayılır. İlan yazısının 1 milyar-100 milyar TL arasında bir vergi borcu ve cezasını içeriyorsa belediye sınırları içinde çıkan, 100 milyar TL nın üzerinde ise Türkiye çapında çıkan bir gazetede ilan yapılır.İlanlarda; ilan tarihinden itibaren 1 ay içinde vergi dairesine müracaat etmeleri veya taahhütlü mektupla adreslerini bildirmeleri ve aksi halde kendilerine süre ile kayıtlı tebliğ yapılacağı belirtilir.Vergi dairesine bizzat müracaat edenlere yerinde, adres bildirenlere ise posta ile tebligat yapılır. Müracaat etmeyen ve adres bildirmeyenlere bir ayın sonunda tebligat yapılmış sayılır. Vergi ihbarı ile ilgili vesikaların tebliğinde, mükellefin adının, vergi nevi ve miktarının, vergi mahkemesinde dava açma süresinin bildirilmemesi veya vesikanın yetkili olmayan makam tarafından düzenlenmesi halinde tebligat hüküm ifade etmez.
Tahakkuk :
Tarh ve tebliğ edilen verginin ödenmesi gereken safhaya gelmesidir.Beyana dayanan vergiler tahakkuk fişi ile tarh ve tebliğ edilir. İkmalen, resen ve idarece tarh edilen vergiler ise ihbarname ile tebliğ edilir.İhbarnamenin tebliğinden itibaren 1 aylık süre içinde vergi mahkemesinde dava açılmaması halinde vergi tahakkuk eder. Bu 1 aylık süre içinde vergi mahkemelerinde dava açılması halinde tahakkuk Vergi Mahkemesinin kararına göre hesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinde gerçekleşmekte ve tebliğ tarihinden sonra 1 aylık ödeme süresi başlamaktadır. Vergi Mahkemesi kararı aleyhine Bölge İdare Mahkemesi veya Danıştay a 30 gün içinde temyize gidilmesi, vergini tahakkuk ve tahsiline engel olmamakta fakat verginin kesinleşmesini önlemektedir.Temyiz süresinin hareketsiz geçirilmesi veya kararın onanması ile vergi kesinleşmektedir.
Özel Ödeme Zamanları :
İkmalen, Resen ve İdarece tarh edilen vergiler taksit vadelerinden önce tahakkuk etmişse taksit sürelerinde; taksit süreleri geçtikten sonra tahakkuk etmişse geçmiş taksitler tahakkuk tarihinden sonra ay içinde ödenir.Vergi mahkemesinde dava açılması veya İdari Yargılama Usulü Kanununa göre tahsili durdurulan vergilerden taksit süreleri geçmiş olanlar, vergi mahkemesi kararına göre hesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir.Ayrıca dava konusu yapılan vergilerden ödenmemiş olan kısımlarına, kendi vergi kanunlarında belirtilen vade tarihinden yargı organının tebliğ tarihine kadar geçen süreler için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanuna göre gecikme faizi hesaplanır. Uzlaşılan vergilerde gecikme faizi, uzlaşılan vergi miktarına normal taksit vadesinden uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihe kadar gecikme faizi alınır.
Muafiyet ve İstisna :
Kanun koyucu vergiyi doğuran olay meydana gelse bile bazı durumlarda bazı kişileri ve konuları vergi dışı bırakmaktadır.Muafiyet aslında vergi mükellefi olması gereken bir gerçek veya tüzel kişinin vergi dışı bırakılmasıdır. İstisna ise, vergiye tabi olması gereken bir vergi konusunun kanunun açık hükmü gereğince vergi dışı bırakılmasıdır.Esnaf muaflığı ve yatırım indirimi gibi.
Süreler ve Mücbir Sebepler
Süreler
Vergi işlemlerinde süreler vergi kanunları ile belirlenir.Kanunlarda belirtilmeyen durumlarda süreyi 15 günden az olmamak üzere belirler. Vergi ödevlerinin belirli süreler içinde yapılmaması halinde çeşitli yaptırımlar uygulanır.Süre gün olarak belirlenmişse başladığı gün hesaba katılmaz son günün mesai saatinde biter. Gün hafta veya ay olarak belirlenmişse başladığı güne son hafta veya ayda tekabül eden günün tatil saatinde biter.Süre belli bir gün olarak belirlenmişse o günün mesai saati sonunda biter. Süreye dahil olan resmi tatil günleri de süreden sayılır. Ancak sürenin bittiği gün tatil gününe rastlarsa süre bunu takip eden iş günü mesai saatine kadar uzar.
Mücbir Sebepler
1. Vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede asğır kaza, hastalık ve tutukluluk hali,
2. Vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, deprem ve su basması gibi afetler,
3. Kişinin kendi iradesi dışında meydana gelen gaygubebetler
4. Sahibinin iradesi dışındaki sebeplerden dolayı defter ve belgelerin elinden çıkmış bulunması,
Yukarıda belirtilen mücbir sebeplerden birinin varlığı halinde bu sebepler ortadan kalkıncaya kadar süre işlemez. Bu durumda mücbir sebebin malum olması veya tevsik veya ispat edilmesi gerekir. Maliye Bakanlığı doğal afetler nedeniyle mücbir sebep ilan etmeye yetkilidir ve bu yetkisini mahalli teşkilata devredebilir.
Mühlet Verme : Zor durumda bulunmaları nedeniyle vergi ödevlerini zamanında yerine getiremeyecek olanlara; kanuni süresi içinde yazılı olarak müracaat etmeleri, öne sürdükleri sebebin M.B. nca uygun bulunması ve sürenin verilmesiyle verginin tahsili tehlikeye girmemelidir.Bu durumda MB. Kanuni süreyi geçmemek üzere ek süre verebilir.
Ölüm Halinde Sürenin Uzaması :Ölüm halinde mirasçılara geçen bildirim ve beyanname verme sürelerine 3 ay eklenir.
Vergi Alacağını Ortadan Kaldıran Haller :
1. Ödeme :Verginin kanunda belirtilen şartlara uygun olarak ödenmesidir.
2. Vergi Alacağının Mahsubu veya Takası : Verginin mahsubu, ödenmiş bir verginin ödenmemiş vergiden indirilmesidir.Kazancın elde edilmesi sırasında kesinti suretiyle ödenen vergileri (GVK Md.94, KVK Md24) beyanname üzerinden hesaplanan gelir ve kurumlar vergisinden mahsubu gibi.6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun 23. maddesine göre, kamu idarelerince mükelleflerden fazla tahsil edilmiş olan ve bu sebeple iadesi gereken tutarlar, mükellefin reddiyatı yapacak olan kuruma muaccel bir borcu bulunması halinde takasa konu tutulacağını belirtmektedir.
3. Zamanaşımı : Sürenin geçmesiyle vergi alacağının kalkmasıdır.Vergi alacağının doğduğu yılı takip eden yılın başından beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilemeyen vergiler zamanaşımına uğrar.Buna tahakkuk zamanaşımı denir ve zamanaşımına uğrayan vergiyi vergi dairesinin tarh ve tebliğ etmek yetkisi sona erer.Ancak mükellefin kendi rızası ile yapacağı ödemeler kabul edilir.Zamanaşımının durmasında, işlemiş olan süreler durmakta ,zamanaşımını durduran sebepler ortadan kalktığında kaldığı yerden tekrar işlemeye başlamaktadır.Vergi dairesince takdir komisyonuna başvurulması zamanaşımını durdurmakta, duran zamanaşımı takdir komisyonunun raporunu vergi dairesine tebliğ etmesiyle tekrar başlamaktadır.Zamanaşımının kesilmesinde ise işlemiş olan süreler silinmektedir. VUK nda zamanaşımın kesilmesine yer verilmemiştir. 6183 saylı kanunun 102. maddesinde tahsil zamanaşımı düzenlenmiştir., amme alacağı vadesinin rastladığı takvim yılının başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilemezse zamanaşımına uğrar.Aynı kanunun 103 maddesine göre ödeme, haciz tatbiki, ödeme emrini tebliği mal bildiriminde bulunma zamanaşımını kesen sebeplerdir.
4. Terkin : Yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması kuraklık gibi doğal afetler nedeniyle varlıklarının en az üçte birini kaybeden mükelleflerin bu afetlerin zarar verdiği gelir kaynaklarından alınan vergiler MÇ.nca terkin edilebilir.M.B bu yetkisini mahalline devredebilir.
5. Hata : Vergi hatası, vergiyle ilgili hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar nedeniyle haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi ve alınmasıdır.Hesap hataları şunlardır.1. Matrah Hataları :Vergilendirme ile ilgili beyanname, tahakkuk fişi ve ihbarnamede belirtilen matraha ait rakamların veya indirimlerin fazla ya da eksik gösterilmesidir. 2. Vergi Miktarında Hata : Vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, mahsupların yanlış yapılması veya hiç yapılmaması.3. Verginin Mükerrer Olması : Aynı vergi kanununun uygulanmasında belli vergi dönemi için aynı matrah üzerinden bir defadan fazla vergi alınmasıdır. Vergilendirme Hatalar : 1. Mükellefin Şahsında Hata : Bir verginin asıl borçlusu yerine başka bir kişiden istenmesi veya alınmasıdır. 2. Mükellefiyette Hata :Açık olarak vergiye tabi olmayan veya muaf olan kişiden vergi istenmesi veya alınmasıdır.3. Mevzuda Hata : Açık olarak verginin konusuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan maddi olaylar üzerinden vergi istenmesi ve alınmasıdır. 4. Vergilendirme ve Muafiyet Döneminde Hata : Verginin vergilendirme dönemi veya muafiyet döneminin yanlış hesaplanması nedeniyle yanlış vergi istenmesi veya alınmasıdır.
Hatanın Meydana Çıkarılması : Hata ; ilgili memurun hatayı bulması ve görmesi, üst memurların yaptıkları incelemeler neticesinde hatanın bulunması,Teftiş sırasında hatanın fark edilmesi , vergi incelemeleri sırasında hatanın ortaya çıkarılması ve mükellefin müracaatı ile ortaya çıkabilir.Mükellef tarafından hatanın düzeltilmesi taleplerinin zamanaşımı süresinde yapılması gerekir.Ancak bu süre, zamanaşımının son yılında tarh edilen vergilerde hatanın yapıldığı, ilanen tebliğ edilip dava açılmadan tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği, ihbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ edilen vergilerde de 6183 sayılı kanuna göre haczin yapıldığı tarihten başlayarak bir yıldan aşağıya olamaz. Düzeltme talebi dava açma süresi içinde yapılmış ise dava açma süresi durur. Mükellefin talebi dava açma süresinden sonra olmuşsa ve reddedilmişse mükellef şikayet yoluyla Maliye Bakanlığına, il özel idaresi vergileri için valiliğe, beleye vergileri için ise belediyeye başvurabilir.Düzeltilecek husus mükellefin lehine ise düzeltme fişiyle fazla alınan vergi red olunur. Düzeltme fişinin bir nüshası mükellefe gönderilir. Düzeltme fişinin tebliğinden itibaren bir yılın içinde alınmayan tutarlar artık alınamaz. Fazla ve yersiz olarak mükelleften tahsil olunan tutarların, mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlanmasından sonra üç ay içinde ödenmesi gerekir. Bu süre içinde iade edilmemesi halinde üç aylık süreden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ tarihine kadar 6183 sayılı kanunda belirtilen tecil faizi uygulanır.
Hukuk Uyuşmazlıkları : Hukuk uyuşmazlıkları vergi hatasından farklı olarak vergilendirmenin özüne ilişkin, vergi alacaklısı ve borçlusu arasında hukuken tartışma konusu yapılabilecek hususlarda ortaya çıkar. Maddi olaya ilişkin açıklık olmayan durumlarda, olaydaki teknik özelliklerden kaynaklanır. Hukuk uyuşmazlığında uyuşmazlığın idare aşamasında çözümlenmesi mümkün olmadığından vergi yargısına başvurmak gerekmektedir.
6. Tahakkuktan Vazgeçme : VUK na göre ikmalen, resen ve İdarece tarh edilen vergi ve bunlara ilişkin cezaların toplamı 1.000.000 TL yı aşmaması ve tahakkukları için yapılacak giderlerin bu miktardan fazla olacağının tespiti halinde tahakkukundan vazgeçilir.
7. Tahsilden Vazgeçme : 6183 sayılı kanunun 106. maddesine göre yapılan takip sonucunda tahsili imkansız olan ve yapılacak takip masrafları alacaktan fazla olacağı anlaşılan vergilerin tahsilinden vazgeçilebilir.
Yoklama : Yoklamanın amacı; mükellefiyeti ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları ve kayıtları tespit etmektir. Yoklamayla yetkili olan kişiler ;
• M.B verilen yetki ile günlük hasılatı tespit etmek,
• Ödeme kaydedici cihaz kullanmak zorunda olanların bu kurala uyup uymadıklarını, cihazı belirlenen esaslar dahilinde kullanıp kullanmadıklarının ve günlük hasılatı tespit etmek,
• Günü gününe kayıt yapılması gereken defterlerin iş yerinde bulunup bulunmadığını, tasdikli olup olmadığını, usulüne uygun kayıt yapılıp yapılmadığını, düzenlenmesi gereken belgelerin usulüne uygun olarak düzenlenip düzenlenmediklerini, faturasız mal bulunup bulunmadığını ve levha asma yükümlülüğüne uyulup uyulmadığını tespit etmek.
• Nakil vasıtalarında bulunması gereken taşıt pulu, sevk irsaliyesi, yolcu listesinin olup olmadığını tespit etmek,
Yetkisine sahiptir. Yoklamaya yetkili olan kişiler ise; Vergi Dairesi Müdürleri, Yoklama Memurlar, Yetkili makamlar tarafından yoklama ile görevlendirilmiş kimseler ve inceleme yapmaya yetkili olanlardır. Yoklama neticeleri bir tutanakla tespit edilir tutanağın bir nüshası mükellefe bırakılır. Mükellefin o sırada orada bulunmaması halinde 7 gün içinde posta yolu ile tebliğ edilir.
Vergi İncelemesi : Vergi incelemesi, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak ve sağlamaktır.İncelemeye gerekli görülmesi halinde fiili envanter ile başlanır.Vergi incelemeleri Hesap Uzmanları ve yardımcıları,Vergi Denetmenleri ve yardımcıları ile vergi dairesi müdürleri tarafından yapılır. Maliye Müfettişleri ve yardımcıları, Gelirler Kontrolörleri ve Stajyer Gelirler Kontrolörleri, Gelirler Genel Müdürlüğünün merkez ve taşra teşkilatındaki müdür kadrosunda görev yapanlardır.İnceleme esas olarak incelenen iş yerinde yapılır. Ancak incelemenin işyerinde yapılmasını engelleyen sebeplerin bulunması veya inceleme yapılanın kabul etmesi halinde inceleme dairede de yapılabilir.İncelemeye başlanmadan önce incelemenin konusu inceleme yapılana açık bir şekilde bildirilir.İnceleme yapılanın muvafakatı olmadan mesai saatleri dışında yapılamaz. İnceleme bittikten sonra incelemenin yapıldığı gösteren bir yazı inceleme yapılana verilir.İnceleme sırasında vergilendirmeyle ilgili olaylardan gerekli görülenler tutanağa geçirilir.Tutanağın bir nüshası mükellefe verilir. Mükellefin bu tutanağı imzalamaması durumunda tutanağın içeriğini oluşturan defter ve belgeler inceleme yapılanın rızası olmadan alınır ve vergi ve cezanın kesinleşmesine kadar mükellefe verilmez.
Arama : İhbar veya yapılan incelemeler sonucunda mükellefin vergi kaçırdığına ilişkin emareler bulunması halinde inceleme yapmaya yetkili olanların sulh hakiminden alacakları izinle arama yapılabilir.Arama sırasında bulunan defter belge kayıtların detaylı şekilde tutanağa dökülür. Tutanak yapılmasının mümkün olmaması halinde defter ve belgeler kapalı kaplara konur ve daireye getirilir.Arama neticesinde alınan defterler ve belgelere ilişkin incelemenin 3 ay içinde yapılıp defterlerin mükellefe teslim edilmesi gerekir.İnceleme sırasında tespit edilen hususlar tutanağa dökülür tutanağın imzalanmaması halinde defter ve belgeler ilişkin vergi ve cezaları kesilene kadar sahibine iade edilmez.
Mükellefin Ödevleri :
1. Bildirmeler :
İşe Başlamayı Bildirme : Aşağıda yazılı kişiler işe başladıklarını vergi dairesine bildirmekle yükümlüdürler:
• Vergiye tabi ticaret ve sanat erbabı
• Serbest meslek erbabı
• Kurumlar vergisi mükellefleri
• Kollektif ve adi şirket ortaklarıyla komandit şirketin komandite ortakları,
Ticaret Sicil memurlukları Kurumlar Vergisine tabi olan ve tescil için başvuran mükelleflerin başvuru evraklarının bir suretini 10 gün içinde vergi dairesine bildirmekle yükümlüdür.Gerçek kişiler ise işe başlamalarını 10 gün içinde kendilerinin vergi dairesine bildirmeleri gerekir.
Tüccarlarda İşe Başlamanın Belirtileri :
• Bir iş yeri açmak (iş yeri açmaktan amaç belli bir yerde ticari ve sınai faaliyetle uğraşmaktır).
• İş yeri açılmasa bile Ticaret Siciline veya meslek teşekküllerine kaydolmak,
• Kazançları basit usulde tespit edilen tüccarların ise bilfiil işle uğraşmaları.
Serbest Meslek Erbabının İşe Başlama Belirtileri:
• Muayenehane, büro ve yazıhane gibi özel iş yerleri açmak,
• İş yerine levha ve tabela gibi işe başladığını gösteren emareler asmak,
• Devamlı olarak faaliyette bulunduğunu gösterir ilanlar vermek,
• Bir meslek teşekkülüne kaydolmak (meslek teşekküllerine kaydolanlar bilfiil mesleki faaliyette bulunmayacaklarını belirtebilirler).
2. Değişiklikler :
• Adres Değişikliğinin Bildirilmesi : Bilinen iş ve ikametgah adreslerini değiştiren mükellefler 1 ay içinde bu değişikliği vergi dairesine bildirmekle yükümlüdür.
• İş Değişikliklerinin Bildirilmesi : İşe başladıklarını bildiren mükelleflerden;
– Yeni bir vergiye tabi olmayı,
– Mükellefiyet şeklinde değişikliği,
– Mükellefiyetten muaflığa geçmeyi,
Gerektirecek şekilde işlerini değiştirenler 1 ay içinde bunu vergi dairesine bildirmekle yükümlüdür.
• İşletmede Değişikliğin Bildirilmesi : Aynı teşebbüs veya işletmeye bağlı iş yerlerinin sayısındaki artış ve azalış vergi dairesine bildirilmelidir.
4. İşi Bırakma : İşe başlamayı bildiren mükelleflerden işi bırakanlar durumu vergi dairesine bildirmekle yükümlüdür.Vergiye tabi olmayı gerektiren faaliyetlerin tamamen durdurulması veya sona erdirilmesi işi bırakmadır.Yapılan yoklama ve incelemelerle iş yerini kapattığı ve başka bir yerde de faaliyette bulunmadığı öğrenilen mükelleflerin mükellefiyetleri terkin edilir. Ancak, buna rağmen faaliyetlere devam edildiğinin belirlenmesi halinde yükümlülükleri devam eder.
1. Defter Tutma : Mükelleflerin tutacakları defter kayıtlarında aşağıdaki amaçlar gözetilir
• Mükellefle ilgili, servet, hesap ve sermaye durumunu tespit etmek,
• Mükellefle ilgili hesap ve faaliyet sonuçlarını tespit etmek,
• Vergi ile ilgili işlemleri belirlemek,
• Mükellefin vergi karşısındaki durumunu belirlemek,
• Mükellefin hesap ve kayıtlarının yardımıyla 3. kişilerin vergi karşısındaki durumlarını belirlemek.
Defter Tutmak Zorunda Olan Mükellefler :
1. Ticaret ve sanat erbabı
2. Ticaret Şirketleri
3. İK.M
4. Dernek ve Vakıflara ait iktisadi işletmeler
5. Serbest meslek erbabı
6. Çiftçiler.
İstisnalar :
1. Gelir vergisinden muaf esnaf ve gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçiler
2. Gelir Vergisi Kanununa göre kazançları basit usulde tespit edilenler
3. Kurumlar vergisinden muaf olan İKM ve dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler.
Defter Tutma Bakımından Tüccarlar :
Birinci Sınıf Tüccarlar :Bilanço esasına göre defter tutarlar. Aşağıda yazılı olanlar I. Sınıf tüccar sayılırlar:
1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işleyerek satanlarda yıllık alış tutarları 65.000.000.000 milyar TL yı veya satışları tutarı 85.000.000.000 TL yı aşanlar.
2. Birinci bentte yazılı olanlar dışındaki işlerle uğraşıp da yıllık gayri safi iş hasılatları 35.000.000.000 TL. yı aşanlar.
3. Bir ve iki nolu bentlerde belirtilen işlerin birlikte yapılması halinde gayri safi iş hasılatları 175.000.000.000 TL yı veya yıllık satış tutarının toplamı 65.000.000.000 TL yı aşanlar.
4. Ticaret şirketleri
5. Kurumlar vergisine tabi diğer tüzel kişiler ( M.B ca işletme hesabı esasına göre defter tutmalarına izin verilenler hariç)
6. İhtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutanlar.
İkinci Sınıf Tüccarlar : Bunlar işletme hesabı esasına göre defter tutarlar.
1. Yukarıda sayılanlar dışında kalanlar
2. Kurumlar vergisi mükelleflerinden M.B. ca işletme hesabı esasına göre defter tutmalarına izin verilenler.
Sınıf Değiştirme :
Birinci Sınıftan İkinci Sınıfa Geçme : Bir hesap döneminin iş hacmi 177. maddede yazılı hadlerden % 20 yi aşan oranda düşük olması veya arka arkaya üç dönemin iş hacmi 177. maddede yazılı hadlere nazaran % 20 ye varan ölçülerde düşüklük göstermesi halinde bu halin gerçekleştiği yılı takip eden yılın başından itibaren İşletme hesabı esasına göre defter tutabilirler.
İkinci Sınıftan Birinci Sınıfa Geçme : Bir hesap döneminin iş hacmi 177. maddede yazılı hadlerden % 20 aşan oranda fazla olması veya arka arkaya 2 dönemde 177. maddede yazılı hadlere nazaran % 20 yi aşan oranda fazlalık göstermesi halinde II. Sınıftan I. Sınıfa geçilir.II. sınıf tüccarlar istedikleri zaman bilanço esasına göre defter tutabilirler.
Bilanço Esasına Göre Tutulacak Defterler :
1. Yevmiye Defteri : Kayda geçirilmesi gereken işlemlerin madde halinde ve tarih sırasıyla kaydedildiği defterdir.
2. Defteri Kebir : Yevmiye defterine geçirilmiş olan işlemleri tasnifli olarak hesaplara dağıtan defterdir.
3. Envanter Defter : İşe başlama ve her hesap dönemi sonunda çıkarılan envanter ve bilançoların kaydedildiği hesaptır.Envanter çıkarmak, bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek,tartmak suretiyle kesin bir şekilde ve detaylı olarak tespit etmektir. Üzerinden amortisman ayrılan kıymetler, envanter defterinin ayrı bir sayfasında, özel bir amortisman defterinde veya amortisman listelerinde gösterilmesi gerekir. Büyük mağazalar ve eczaneler emtia mevcutlarını 3 yılda bir çıkarırılar. Diğer yıllarda emtia envanteri olarak hesaplarda görünen tutarı yazarlar.
İşletme Hesabı Esasına Göre Tutulacak Defterler :
İşletme hesabının sol tarafı gider ve buraya satın alınan mallar ve yaptırılan hizmetler karşılığında ödenen paralar kaydolur. Sağ tarafı ise gelir ve buraya satılan mallar ile yapılan hizmetler karşılığında alınan tutarlar yazılır. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler dönem sonunda İşletme Hesabı Hülasası çıkartmak zorundadırlar. Gider Tablosuna : Çıkarılan envantere göre dönem başı stok mevcudu ve dönem içinde satın alınan malların değeri ve yapılan giderler yer alır. Gelir Tablosuna : Hesap dönemi içinde satılan malın değeri ve tahsil edilen gelirler ile Çıkarılan envantere göre dönem sonundaki emtianın değeri yazılır.

Birinci sınıf tüccarlardan ;
– Devamlı olarak imalatla uğraşanlar ; İmalat Defteri
– Ayrın ayrı mal imal edilmesi halinde Kombine İmalat Defter,
Birinci ve İkinci Sınıf Tüccarlardan; ücret karşılığında bitim işeri ile uğraşanlar Bitim İşleri Defter,
Tutmak zorundadırlar.
Depo işletenlerle nakliye ambarları da Ambar Defteri tutmak zorundadırlar.
Serbest Meslek Kazanç Defteri
Serbest meslek erbabının tutacağı defterin bir tarafına gelirler diğer tarafına giderler yazılır.Serbest Meslek mensupları 1 yıldan uzun süre olarak kullanacakları demirbaş ve tesisatlarını amortisman kayıtlarında göstermek kaydıyla giderleştirebilirler.
Çiftçi İşletme Defteri
Defterin sol tarafına giderler, sağ tarafına ise gelirler kaydedilir. Çiftçiler amortisman tabi kıymetlerinin amortismanlarını defterlerinde gösterebilirler.
Defterlerin Tasdiki
Aşağıda yazılı defterler tasdike tabidir.
1. Yevmiye ve envanter defteri
2. İşletme Defteri
3. Çiftçi İşletme Defteri
4. İmalat Defteri
5. Serbest Meslek Kazanç Defteri
Öteden beri işe devam etmekte olanlar defterin kullanılacağı yıldan önce gelen son ayda,
Yeni işe başlayanlar, sınıf değiştirenler işe başlama ve sınıf değiştirmeden önce,
Defterlerin dolması halinde yeni defter kullanmaya başlamadan önce
Defterlerini ertesi yılda da kullanmak isteyenler Ocak ayı içinde
Tasdik yaptırmaya mecburdur.
Vesikalar
Fatura : Satılan mal veya yapılan hizmet karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere malı satan veya hizmeti yapan tarafından müşteriye verilen belgedir.Faturada en az aşağıdaki bilgiler bulunmalıdır:Faturanın düzenlendiği tarih, seri ve sıra no. Su, Faturayı düzenleyenin ticaret unvanı-adresi ve vergi numarası, Müşterinin ticaret unvanı-adresi varsa vergi numarası , Malın-işin nevi-miktarı-tutarı-meblağı, Satılan malların teslim tarihi ve sevk irsaliyesi numarası.
Fatura Kullanma Mecburiyeti : Birinci ve İkinci Sınıf Tüccarlar, Kazancı basit usulde tespit edilenlerle, defter tutmak zorunda olan çiftçiler:
1. Birinci ve İkinci sınıf tüccarlara
2. Serbest meslek erbabına
3. Kazançları basit usulde tespit edilenler
4. Defter tutmak zorunda olan çiftçilere
5. Vergiden muaf esnafa
Sattıkları mal veya yaptıkları işler için fatura vermeye bunlar da almaya mecburdur. Yukarıda 5 madde halinde yazılı olanlar dışındakilere satılan mal veya yapılan hizmetler karşılığının 350.000.000 TL yı geçmesi veya malı alan veya hizmetten yararlananın istemesi halinde fatura düzenlenmek zorundadır.
Perakende Satış Vesikaları : Birinci ve İkinci Sınıf Tüccarlar, Kazançları basit usulde tespit edilenler ve defter tutmak zorunda olan çiftçilerin ; fatura vermek zorunda olmadıkları satışları veya yaptıkları iş karşılığında aşağıdaki vesikalardan birini vermek zorundadırlar: Perakende Satış Fişleri, Yazar Kasa Kayıt Rulosu, Giriş ve yolcu taşıma biletleri.
Gider Pusulası : Birinci ve İkinci Sınıf Tüccarlar, Kazançları Basit usulde tespit edilenler ve defter tutmak zorunda olan serbest meslek erbabı ve çiftçilerin; vergiden muaf esnafa yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları mallar için tanzim edip işi yapana veya malı satana imza ettirecekleri gider pusulası vergiden muaf esnaf tarafından verilmiş fatura hükmündedir.
Müstahsil Makbuzu : Birinci ve İkinci Sınıf Tüccarlarla , Kazancı Basit usulde tespit edilenler ve defter tutmak zorunda olan çiftçiler, gerçek usulde vergiye tabi olmayan (defter tutmak zorunda olmayan) çiftçilerden satın aldıkları malların bedelini ödedikleri sırada iki nüsha makbuz tanzim etmeye ve bunlardan birini imzalayarak satıcı çiftçiye vermeye ve diğerini ona imzalatarak almaya mecburdurlar.
Serbest Meslek Makbuzu : Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmeye ve birini müşteriye vermeye mecburdur.

Değerleme Esasları
Değerleme, vergi matrahlarının hesaplanmasıyla ilgili iktisadi kıymetlerin takdir ve tespitidir.
Değerleme Ölçüleri:
1. Maliyet Bedeli : İktisadi kıymetin elde edilmesi veya değerinin arttırılmasıyla ilgili olarak yapılan giderlerdir
2. Borsa Rayici : Menkul kıymetler veya ticaret borsasına kayıtlı olan iktisadi kıymetlerin değerlemeden önceki son işlem gününde borsadaki işlemlerin ortalama değerini ifade eder.
3. Tasarruf Değeri : Tasarruf değeri, bir iktisadi kıymetin değerleme günüde sahibi için arz ettiği gerçek değerdir.
4. Mukayyet Değer : İktisadi kıymetin muhasebe hesaplarında gösterildiği hesap değeridir.
5. İtibari Değer : Her türlü senetler ile tahvillerin üzerinde yazılı olan değerdir.
6. Rayiç Bedel: İktisadi kıymetin değerleme günündeki normal alım satım değeridir.
7. Emsal Bedel: Gerçek bedeli olmayan veya bilinemeyen veya doğru olarak tespit edilemeyen bir malın değerleme gününde satılması halinde emsaline göre haiz olacağı değerdir.Emsal Bedel : Ortalama Fiyat Esası, Maliyet Bedeli Esası (maliyeti bilinen veya hesaplanacak malın maliyet bedeline toptan satışlar için % 5, perakende satışlar için ise % 10ilave edilerek bulunur) Takdir Esası ile tespit edilir.
8. Vergi Değeri : Bina ve arsanın Emlak Vergisi Kanununa göre tespit edilen değerdir.
İktisadi Kıymetlere İlişkin Değerleme :
Gayri menkuller : Gayri menkuller, makine ve tesisat, taşıt araçları ve maddi halar maliyet bedeli ile değerlenir. Maliyet bedeline; gümrük vergileri, taşıma ve montaj giderleri eklenir. Mevcut bir binanın satın alınarak yıkılması ve arsanın tesfiyesine harcanan giderler de maliyete eklenir. Noter ve komisyon masrafları Emlak ve Özel Tüketim vergilerinin Gayri menkulün maliyetine eklenebilir veya doğrudan gider yazılabilir. Normal bakım, tamir ve temizleme giderleri dışında kalan ve gayri menkulü genişletmek veya değerini artırmak amacıyla yapılan giderler maliyete eklenir. Alet, edevat, Mobilya ve Demirbaş eşya da maliyet bedeliyle değerlenir ve nakliye giderleri de maliyetine eklenir.
Mal : Mal maliyet bedeli ile değerlenir. Malın maliyet bedeli değerleme günüdeki satış bedelinden % 10 ve daha fazla oranda yüksek olması halinde mükellef dilerse emsal bedel ile değerleme yapabilir. İmal edilen malın maliyet bedeline aşağıdaki kalemler girer. 1. Hammadde bedeli 2. Mamule isabet eden işçilik 3. GÜG nin mamule isabet eden kısmı 4. GYG nin mamule isabet eden kısmı (ihtiyaridir) 5. Mamulün ambalajlı olarak piyasaya sürülmesi halinde ambalaj giderleri.
Değeri Düşen Mallar : Yangın, deprem, su basması gibi doğal afetler nedeniyle iktisadi kıymetlerinde önemli azalma görülen mallar ile maliyetlerinin hesaplanması mümkün olmayan hurda ve döküntüler emsal bedel ile değerlenir.
Menkul Kıymetler : Hisse senetleri ile fon portföyünün % 51 ni Türkiye de kurulmuş bulunan şirketlerin hisse senetlerinden oluşan Yatırım Fonu katılma belgeleri alış bedeliyle, bunlar dışında kalan nher türlü menkul kıymet borsa rayici ile değerlenir. Borsa rayici yoksa, değerlemeye esas bedel, alış bedeline vadesinde elde dilecek gelirin elde dilme tarihinden değerleme gününe kadar geçen süreye isabet eden kısmın eklenmesiyle bulunur.
Yabancı Paralar : Yabancı paralar borsa rayici ile değerlenir. Borsa rayici yoksa M.B nın belirleyeceği kur ile değerlenir. Yabancı para ile olan senetli ve senesiz alacaklar da aynı şekilde değerlenir.
Alacaklar : Alacaklar mukayyet değerleriyle değerlenirler. Vadesi gelmemiş olan senede bağlı alacaklar değerleme günündeki kıymetine icra olunabilir. Bu durumda senet üzerinde faiz oranı var ise bu oran üzerinden yoksa M.B. iskonto haddi esas alınır.
İlk Tesis ve Taazzuv Giderleri : Aktifleştirilen İlk Tesis ve Taazzuv giderleri mukayyet değer ile değerlenir. Kurumun açılması veya yeni bir şubenin açılması veya işlerin genişletilmesi için yapılan giderler bu tür giderlerdendir. Bu tür giderlerin aktifleştirilmesi ihtiyaridir. İlk Tesis ve Taazzuv Giderleri mukayyet değerleri üzerinden beş yılda itfa edilir.
Finansal Kiralama İşlerinde : Kiracı tarafından finansal kiralama işlemine konu olan iktisadi kıymeti kullanma hakkı ve sözleşmeden doğan borç, kiralama konusu iktisadi kıymetin rayiç bedeli veya sözleşmeye göre yapılacak kira ödemelerinin bugünkü değerinden düşük olanı ile değerlenir.Kiralayan tarafından sözleşmeden doğan alacak, kiralama süresi boyunca yapılacak kira ödemelerinin toplam tutarı, kiralama konusu iktisadi kıymet ise, bu iktisadi kıymetin Net Bilanço Aktif değerinden kira ödemelerinin bugünkü değerinin düşülmesi sonucu bulunan tutar ile değerlenir.Bu tutarın sıfır veya negatif olması halinde iktisadi kıymet iz bedeli ile değerlenir ve aradaki fark iktisadi kıymetin elden çıkarılmasından elde edilen kazanç gibi işleme tabi tutulur.Kiracı tarafından aktifleştirilen iktisadi kıymeti kullanma hakkı yeniden değerlemeye ve amortismana tabi tutulur. Kiralayan tarafından da amortisman ayrılmaya devam edilir.

Enflasyon Düzeltmesi

Amortisman : İşletmede bir yıldan fazla kullanılan, aşınma ve yıpranmaya maruz kalan gayri menkuller, tesisat, makine, taşıt araçları, maddi haklar, alet , mobilya mefruşatın değerlerini yok edilmesi amortismanın konusunu teşkil eder. İşletmede kullanılan ve değeri 50 milyon TL yı geçmeyen alet edevat ve demirbaşlar doğrudan gider yazılabilir.Boş arazi ve arsalar amortismana tabi tutulamaz. Tarım işletmelerinde meydana getirilen meyvelikler ise amortisman konu edilebilir. Amortismanlar M.B. belirleyeceği oranlar üzerinden iktisadi kıymetin ekonomik ömrüne göre hesaplanır. Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerden dileyenler, azalan bakiyeler göre amortisman ayırabilirler. Bu yolla ayrılacak amortisman normal amortismanın iki katıdır. Normal amortisman usulü seçildikten sonra bu usulden dönülemez.Azalan bakiyeler üzerinden amortisman ayrılmasından normal amortismana geçilebilir. Amortismanın herhangi bir yıl yapılmamasından veya eksik yapılmasından dolayı amortisman süresi uzatılamaz.Yangın,deprem,su basması gibi değerini tamamen veya kısmen kaybeden, yeni icatlar nedeniyle kıymetleri düşerek tamamen kullanılamaz duruma gelen ve cebri çalışmaya tabi tutuldukları için normalden fazla yıpranma ve eskimeye tabi olan iktisadi kıymetler M.B. izni ile fevkalade amortismana tabi tutulabilir.
Değersiz Alacaklar : Kazai bir hükme veya kanaat verici bir belgeye göre tahsilin artık imkan aklmayan alacaklar değersiz alacak sayılır.Değersiz alacaklar bu niteliği kazandıkları tarihte zarara aktarılarak yok edilir.
Şüpheli Alacaklar : Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi veya idame ettirilmesi şartıyla; dava ve icra safhasında bulunan alacaklar ile yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar şüpheli alacak sayılır.Şüpheli hale gelen alacak için karşılık ayrılabilir.
Özel Maliyet Bedellerinin İtfası : Kiralanan gayri menkullerin iktisadi kıymetini arttıran giderler kira süresi içinde itfa olunur. Kira süresi dolamdan gayri menkulün tahliyesi halinde kalan kısım doğrudan gider yazılır.
Amortismana tabi Malların Satılması : Amortismana tabi iktisadi kıymetin satılması halinde alına bedel ile bunların envanter defterinde kayıtlı bulunan değeri arasındaki fark kar veya zarar hesabına geçirilir.Amortisman ayrılmış olanların değeri amortismanlar düşüldükten sonraki değeridir.Satılan gayri menkulün yerine yenisinin alınmasına karar verilmesi halinde satıştan elde edilen kar, pasifte geçici bir hesapta 3 yıl tutulabilir. Üç yıl içinde kullanılmamış olan bu fon matraha aktarılır. Satılan iktisadi kıymetin yerine yenisinin alınması halinde fonda bulunan kar amortismanlara mahsup edilir.Amortismana tabi iktisadi kıymetin sigorta tazminatı da satış işleminde olduğu gibi kar veya zarar hesabına aktarılır.Yenilenmesine karar verilmesi halinde özel bir fona alınarak 3 yıl süre ile bekletilebilir.Mal sigortası için alınan tazminat malın değerinden fazla olursa bu fazlalık kara alınır.
Ceza Hükümleri :
Küçük ve Kısıtlıların Cezaya Muhatap Olamayacağı : Velayet ve vesayet altında bulunanlar veya işlerinin idaresi bir kayyıma bırakılanlar, kendilerini temsilen veli, vasi ve kayyımın kanunlara aykırı hareketlerden dolayı cezaya muhatap tutulamazlar. Bu durumda cezanın muhatabı veli, vasi veya kayyımdır. Ceza sorumlusu olan veli vasi ve kayyım kendi varlıklarından ödedikleri vergi cezaları için asıl mükellefe rucü edemezler. Tüzel kişiliklerde vergi cezalara tüzel kişilik adına kesilir. Kanuni temsilciler vergi kanunlarına aykırı hareketlerinden dolayı kesilen vergi cezalarından cezanın tüzel kişinin mal varlığından alınamaması hailinde sorumludurlar.
Tek bir fiille çeşitli suç işlenmesi : Vergi ziyaı cezasını gerektiren tek fiil nedeniyle birden fazla neviden vergi ziyaına neden olunmuş ise ayrı ayrı ayrı ceza kesilir.Örneğin bir teslimden dolayı fatura kesmeyen mükellef hem gelir vergisi hem de KDV nde vergi ziyaına sebep olmuştur.
Tek bir fiilin ile farklı cezaları gerektirmesi : Cezayı gerektiren tek bir fiil ile vergi ziyaı ve usulsüzlük cezaları birlikte işlenmiş olursa bunlara ait cezalardan sadece ağır olanı uygulanır.Örneği G.V beyannamesinin süresi içinde verilmemesi resen takdiri gerektirdiğinde ve I. Dereceden usulsüzlük cezası iki kat tutarında uygulanması gerekir.Bu fiil ayrıca vergi ziyaı cezasını gerektirdiğinde daha ağır olan vergi ziyaı cezası kesilir.
Fiil Ayrı : Ayrı ayrı fiillerden dolayı vergi ziyaı ve usulsüzlük cezasına sebebiyet verilmişse cezalar ayrı ayrı kesilir.
Tekerrür : Vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere vergi ziyaında beş, usulsüzlükte iki yıl içinde tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası % 50 usulsüzlük cezası da % 25 oranında arttırılarak uygulanır.
Cezalar :
1. Vergi Ziyaı : Mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerinin zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilememesi veya eksik tahakkuk ettirilmesidir. Şahsi, medeni veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak ve diğer şekillerde verginin noksan tahakkuk ettirilmesi veya haksız olarak verginin geri verilmesine neden olmak da vergi ziyaı hükmündedir. Vergini sonradan tahakkuk ettirilmesi veya haksız alınan vergini geri verilmesi cezanın kesilmesine engel teşkil etmez. Vergi ziyaı suçu işleyenlere, ziyaa uğratılan verginin bir katına, verginin kendi kanunda belirtilen vade tarihinden cezaya ilişkin ihbarnamenin düzenlendiği tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı kanunda belirtilen ziyaa uğratılan vergi tutarı üzerinden hesaplanan gecikme faizinin yarısı eklenerek bulunan tutar ceza olarak kesilir.Vegi ziyaına kaçakçılık suçunu gerektiren fiillerden dolayı sebebiyet verilmişse ceza 3 kat olarak uygulanır.Kanuni süresi geçtikten sonra ancak takdir komisyonlarına sevk edilmeden veya vergi incelenmesine başlanmadan önce verilen beyannameler için ceza % 50 oranında uygulanır.
2. Usulsüzlük : Usulsüzlük, vergi kanunlarındaki şekle ve usule yönelik kurallarına aykırı hareket edilmesidir.Usulsüzlükler aşağıda belirtilen dereceler göre cezalandırılır ve usulsüzlük fiili resen takdiri gerektirdiği halde ceza iki kat olarak kesilir.
I. Derece Usulsüzlükler :
1. Vergi ve harç beyannamelerinin süresi içinde verilmemesi
2. Bu kanuna göre tutulması zorunlu olan defterlerden birinin tutulmaması
3. Defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili belgelerin doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkan vermeyecek derecede karışık, noksan ve usulsüz tutulması,
4. Bu kanunun kayıt düzenine ilişkin kurallarına uyulmaması
5. İşe başlamanın zamanında bildirilmemesi
6. Tasdik edilmesi gereken defterlerden birinin tasdik edilmemesi(tasdik süresinden 1 ay geçmesine rağmen tasdik ettirilmeyenler)
II. Derece Usulsüzlükler :
1. İşe başlama hariç vergi kanunlarında yazılı olan bildirimlerin zamanında yapılmamış olması
2. Tasdik edilmesi gereken defterlerin kanuni süresi geçtikten sonra 1 ay içinde tasdikinin yapılması
3. Vergi beyannameleri, bildirimler, evrak ve vesikalar için kanunen belirlenen şekil ve içeriğine ilişkin düzenlemeler aykırı hareket edilmesi
4. Hesap ve işlemlerin doğruluğunu veya açıklığını bozmamak şartıyla bazı evrak ve belgelerin bulunamaması veya ibraz edilememesi
Özel Usulsüzlükler ve Cezaları :
Fatura ve Benzeri Evrak Verilmemesi ve Alınmaması ve Diğer Şekil ve Usul Hükümlerine Uyulmaması :
1. Verilmesi ve alınması gereken fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek tutarlardan farklı tutarlara yer verilmesi halinde, bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanlardan her birine her bir belge için 10 milyon TL dan az olmamak kaydıyla bu belgelere yazılması gereken tutarın veya tutar farkının % 10 u oranında usulsüzlük cezası kesilir.Bir takvim yılı içinde her bir belge nevi için kesilecek ceza toplamı 5 milyar TL yı geçemez.
2. Perakende Satış Fişi, Ödeme Kaydedici Cihaz Fişi, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, yolcu listesi ile Maliye Bakanlığınca düzenlenmesi zorunluluğu getiren belgelerin düzenlenmediğinin, kullanılmadığının ve bulundurulmadığının, düzenlenen belgelerde farklı meblağlara yer verildiğinin tespiti halinde, her bir belge için 10 milyon TL özel usulsüzlük cezası kesilir.Ancak her bir belge nevine ilişkin olarak kesilecek cezanın toplamı her bir tespit için 500 milyon TL yı, bir takvim yılı içinde ise 5 milyar TL yı geçemez.
3. 1. ve 2. sınıf tüccarlar, kazançları basit usulde tespit edilenlerle, defter tutmak zorunda olan çiftçilerin; 1. ve 2 sınıf tüccarlar, gerçek usulde vergiye tabi çitçiler,kazançları basit usulde tespit edilenler, serbest meslek erbabı ve vergiden muaf esnaf dışına kalan kişiler vermek zorunda oldukları fatura,gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu, perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihaz fişi, yolcu taşıma biletlerini almadıklarının belirlenmesi halinde bunlara her bir belge için 2.500.000 TL özel usulsüzlük cezası kesilir.Bu cezanın kesilebilmesi için bu belgelerin alınmadığının vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar tarafından yapılması gerekir.
4. Günlük kasa defteri, günlük perakende satış ve hasılat defteri gibi günü gününe kayıt yapılması gereken defterlerin, işyerinde bulundurulmaması, defterlere günü gününe kayıt yapılmaması, yoklamaya veya incelemeye yet,kili olanlara ibraz edilmemesi hallerinde, vergi levhası bulundurma ve asma zorunluluğu olanların bu yükümlülüğe uymamaları halinde her tespit için 10 milyon TL usulsüzlük cezası kesilir.
İşyeri Kapatma Cezası : Yetkililerce, verilmesi gereken fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu, perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihaz fişi, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi (353 maddenin 1. ve 2. fıkrasında belirtilen belgeler) gibi belgelerin bir takvim yılı içinde üç defa kullanılmadığı ve bulundurulmadığının tespiti halinde MB. Kararı ile iş yerlerini 1 haftaya kadar kapatılmasıdır. Kapatma kararının uygulanması için ikinci tespitten sonra mükellefin yazı ile uyarılması ve tekerrüründe iş yerinin kapatılacağının bildirilmesi gerekir. İş yeri kapatma cezası mükellefin istemesi halinde; sanayi sektöründe çalışan 16 yaşından büyükler için belirlenen asgari ücretin yıllık tutarından az olmamak üzer mükellefin bir önceki yıl kazancının % 5 i olarak para cezasını 15 gün içinde ödemesi şartıyla para cezasına çevrilebilir. Aynı takvim yılında ikinci defa işyeri kapatma cezası para cezasına çevrilemez.
Kaçakçılık Suçları ve Cezaları :
A – Vergi kanunlarına göre tutulan ve düzenlenen ve saklanma ve ibraz zorunluluğu bulunan;
1. Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya ilgisi olmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde kısmen veya tamamen veya kısmen başka defter veya kayıt ortamına kaydedenler,
2. Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya içeriği itibariyle yanıltıcı belge düzenleyen ve kullananlar,
Hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.Söz konusu ceza para cezasına çevrilebilir. Hapis cezasının her günü için 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin yarısıdır.
B – Vergi kanunları uyarınca tutulan ve düzenlenen ve saklanama ve ibraz zorunluluğu bulunan;
1. Defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek başka yapraklar koyanlar veya koymayanlar, sahte belge düzenleyen ve kullananlar,
2. Belgeleri Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmadan basanlar ve kullananlar,
3. 18 ay ile 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılır. Bu ceza para cezasına çevrilemez ve vergi ziyaı cezasının kesilmesine engel teşkil etmez.
Vergi Cezalarının Ödenme Zamanları
– Vergi cezasına karşı vergi mahkemesinde dava açılmamışsa dava açma süresinin bittiği tarihten;
– Dava açılmışsa vergi mahkemesi kararı üzerine vergi dairesinde çıkarılacak ihbarnamenin ilgiliye tebliğ tarihinden itibaren;
Bir ay içinde ödenir.
Vergi Cezalarını Ortadan Kaldıran Haller :
1. Ödeme :
2. Yanılma : Yetkili makamların mükellefin kendisine yazı ile yanlış bilgi vermesi halinde ceza kesilmez.
3. Ölüm : Ölüm halinde vergi cezası düşer.
4. Mücbir Sebepler : Bu kanunda yazılı mücbir sebeplerden herhangi biri gerçekleştiği tadirde durumun malum olması, ispat veya tevsik edilmesi halinde vergi cezası kesilmez.
5. Zamanaşımı : Vergi ziyaı cezasında cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın birinci gününden; kesilecek özel usulsüzlük cezalarında ise usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak beş yıl; Usulsüzlükte usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak iki yıl; geçtikten sonra ceza kesilemez.Yine 6183 sayılı kanuna göre vadesinden itibaren 5 yıl içinde tahsil edilemeyen cezalar zamanaşımına uğrar.
6. Vergi Cezalarında Hatalar.: Bu hatalar vergi hatalarında olduğu gibi düzeltilir.
7. Pişmanlık ve Islah : Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber veren mükelleflere vergi ziyaıceza kesilmez.
• Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından resmi bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması
• Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde herhangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel verilmiş veya kayıtlara geçirilmiş olması,
• Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak 15 gün içinde tevdi olunması,
• Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlayarak 15 gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi,
• Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, gecikme faiziyle birlikte haber verme tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenmesi,
Yukarıda belirtilen şartların yerine getirilmesi halinde kaçakçılık cezası kesilmez.
8. Vergi Ziyaı, Usulsüzlük ve Özel Usulsüzlük Cezalarında İndirim : İkmalen, Resen veya idarece tarh edilen vergi veya vergi farkı ve aşağıda belirtilen indirimlerden arta kalan vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarını mükellef veya vergi sorumlusu ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili vergi dairesine baş vurarak vadesinde veya 6183 sayılı kanunda belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse; vergi ziyaı cezasında birinci defada yarısı, müteakiben kesilenlerden üçte biri,Usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezalarının üçte biri indirilir. Bu indirim vergi aslına tabi olmayan usulsüzlük cezalarında da uygulanır.
9. Uzlaşma : İkmalen, resen ve idarece tarh edilen vergi ve cezalarında dava yoluna baş vurulmadan vergi dairesi ile mükellefin anlaşmalarıdır. Uzlaşmanın sağlanabilmesi için ;
• Yapılan tarhiyatta vergi hatalarının bulunması,
• VUK 369 maddedeki yanılma halinin iddia edilmesi
• Fiilin vergi kanunları hükümlerini gereğince yorumlayamadıklarını belirtmeleri,
• Tarhiyatı ve ceza kesmeyi gerektiren sebeplerin; vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemesi ve danıştay veya Maliye Bakanlığı tarafından benzer hadiselerde başka yönde mütalaa edilmiş olması,
Uzlaşma talep etme hakkı mükellef ve ceza muhatabına aittir. Uzlaşma vaki olsun veya olmasın mutlaka tutanak düzenlenmelidir. Uzlaşmanın vaki olmaması veya uzlaşmanın sağlanması durumunda tutanak imzalanarak ilgiliye tebliğ edilmiş olur. Mükellef veya ceza sorumlusu uzlaşma tutanağında tespit edilen hususlar için dava açamaz ve hiçbir mercie baş vuramaz.Uzlaşma temin edilemezse mükellef ve ceza sorumlusu yetkili mahkemelerde dava açabilir.Bu şekilde dava açma süresi geçmiş veya 15 günden az kalmış ise bu süre tutanağın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün uzar.Uzlaşma vaki olduğunda, ödeme zamanları geçmiş olan vergi ve cezalar uzlaşma tutanağının tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içinde ödenmelidir. Uzlaşmaya konu olan ve uzlaşılan vergi ve cezalar için 376 maddedeki indirim talebinde bulunulamaz.Ceza indirimi uygulanmış vergi ve cezalar içinde uzlaşma talebinde bulunulamaz.
VERGİ YARGISI : Mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler tarh edilen vergiler ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemelerinde dava açabilirler.Vergi dairesi takdir komisyonlarınca takdir olunan matrahlara karşı vergi mahkemelerinde dava açabilir.Vergi daireleri M.B dan izin almadıkları sürece Danıştay a temyiz davası açamazlar.Vergi mahkemelerinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, takdir komisyonlarının kararının tebliğ edilmiş olması, kesinti yoluyla alınan vergilerde istihkak sahibine ödemenin yapılmış ve verginin kesilmiş olması gerekir.Mükellefler kendilerince beyan edilen matrahlar üzerinden tarh edilen vergiler için dava açamazlar (vergi hatası davaları hariç).
Dava Açma Süreleri : Vergi davalarında dava açma süresinin başlangıcı;
1. Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın yapıldığı,
2. Tebliğin yapıldığı,
3. Kesinti yoluyla alınan vergilerde, istihkak sahibine ödemenin yapıldığı,
4. Tecile bağlı vergilerde tecilin yapıldığı,İdarenin dava açacağı durumlarda komisyon kararının idareye tebliğ edildiği günden sonra başlar. Ve otuz gündür.
5. Dava açma kural olarak tarh edilen vergi ve cezaların dava konusu edilen kısımlarını durdurur.Dava mükellef tarafından açılmış ve lehte sonuçlanmışsa vergi dairesinin işlemi iptal edilir. Girişilen tarhiyat işlemi ortadan kaldırılır. Ödenmiş vergi varsa iade edilir.Vergi mahkemelerince verilen nihai kararlar Danıştay da temyiz edilir. Temyiz süresi 30 gündür.

İŞ HUKUKUNUN KONUSU VE TEMEL İLKELERİ

İİş  hukuku, işçi ve işverenler arasındaki  ilişkiyi düzenleyen  ve inceleyen bir hukuk dalıdır. İş hukukunun iki alt dala ayrılır. Bireysel İş Hukuku, işçi ile işverenler arasında bireysel olarak (ferden) kurulan iş ilişkilerini konu alır. ( işçi ve işveren arasında çalışma (hizmet) ilişkisinin kurulması, işçi ve işverenin birbirine karşı olan borç ve yükümlülükleri ile iş sözleşmesinin kapsamı ve sona ermesi)

Toplu   İş   Hukuku   ise;    sendikalaşma   hareketi,   toplu   iş sözleşmeleri, hak ve menfaat uyuşmazlıkları ve bunların çözüm yolları  olarak grev ve  lokavt, hakem kurulları, arabuluculuk  ve uzlaştırma müesseseleri gibi konuları incelemektedir.

İş Hukuku, alanına “işçiyi koruma ve gözetme” ile “işçi yararına yorum” olmak üzere iki temel ilke hâkimdir. İşçi yararına yorum ilkesi         uyuşmazlık              halinde uygulanacak       hukuk   kuralı bulunmadığında uygulanılır.

İŞ HUKUKUNUN KAYNAKLARI

iİş hukukunun kaynakları Resmi Kaynaklar ve Özel Kaynaklar

olmak üzere iki ana grupta incelenebilir.

  1. İş Hukukunun Resmi Kaynakları
  2. Yasama Kaynakları

Bunlar  başta  Anayasa  olmak  üzere  yasama  organı tarafından çıkarılan kanunlardır.  İş  Hukukunun temel kaynağı, tüm hukuk dallarında olduğu gibi Anayasadır. Anayasadan sonra iş hukukunun temel kanunları yer alır. (4857 sayılı iş Kanunu, 854 sayılı Deniz iş Kanunu, 5953 sayılı Basın iş Kanun,  2821 sayılı Sendikalar Kanunu, 2822 sayılı Toplu iş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu gibi)

  1. b. Yürütme Kaynakları

İş Hukukunda uygulamaya ilişkin ayrıntılar yürütme organı düzenlenir. Yürütme organı tarafından çıkarılan tüzük ve kararnameler ile başbakanlık, bakanlıklar ve diğer kamu tüzel kişileri  tarafından  çıkarılan  yönetmelikler          ile  genelgeler  ve tebliğler İş Hukukuna kaynak oluşturur.

  1. Yargı Kaynakları

Çalışma yaşamında ortaya çıkan çeşitli iş uyuşmazlıklarına ilişkin mahkemelerce          verilen  kararlar İş         Hukukunun                    önemli kaynaklarının arasında yer alır. Söz konusu kararlar içinde Anayasa Mahkemesi kararları, Yargıtay ve Danıştay kararları özel bir önem taşımaktadır.

  1. d. Uluslararası Kaynaklar

Türkiye’nin de üyesi bulunduğu Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından hazırlanan Uluslararası Çalışma Sözleşmeleri ve Tavsiyeler; İş Hukuku açısından   önem taşıyan çalışmalardır. Örgüte üye olan devletler, sözleşme kararlarını olağan hallerde 1 yıl,   olağandışı   hallerde   ise   en  geç   18  ay  içinde   yasama organlarına  sevk  ederek  onaylamakla  yükümlüdürler.                                             Bunun dışında Avrupa Birliğinin ve Avrupa Konseyi’nin sözleşmeleri ile ülkemizin taraf olduğu ikili sözleşmeler de İş Hukukuna kaynak oluşturur.

  1. İş Hukukunun Özel Kaynakları

İş Sözleşmesi, Toplu İş Sözleşmesi, İşyeri İç Yönetmelikleri, İş Koşulu Haline Gelmiş İşyeri Uygulamaları gibi düzenlemeler İş Hukukunun özel kaynakları arasında yer alır.

İŞ KANUNUNUN UYGULAMA ALANI

4857 sayılı İş Kanunu ilke olarak  tüm sanayi,  ticaret ve tarım faaliyetleri ile buralarda çalışanları kapsamına almışsa da; bu ilkenin bir kısım istisnaları da mevcuttur.

  1. İSTİSNALAR
  2. Deniz Taşıma işleri: 4857 sayılı iş Kanunu deniz

taşıma işlerine uygulanmaz. Kıyılarda veya liman ve iskelelerde; gemilerden karaya ve karadan gemilere yapılan yükleme ve boşaltma işleri, ile Deniz İş Kanunu kapsamına girmeyen ve tarım işlerinden sayılmayan, denizlerde çalışan su ürünleri üreticileri ile ilgili işler İş Kanunu kapsamı içindedir.

  1. b. Hava Taşıma işleri: Hava taşımacılığı da iş

Kanununun uygulama alanı dışındadır.  Bu istisnada da esas olan sadece hava taşıma işleridir ( pilot, hostes, makinist v.b).  Buna karşılık havacılığın bütün yer tesislerinde yapılan işler ile havada yapılan   fakat   taşımacılık   faaliyeti   dışında   kalan   işler,   iş Kanununun uygulama alanı içine alınmıştır. ( zirai mücadele pilotları)

  1. 50 veya Daha Az işçi Çalıştırılan Tarım ve

Orman  İşleri: 50 ye da daha az işçi ile yapılan tarım ve orman işleri İş Kanununun kapsamından çıkarılmıştır. Söz konusu işler

50’den çok işçi ile yapılıyorsa İş Kanununun uygulama alanına girmektedir.      Ayrıca  tarım  sanatları,  tarım aletleri,  makine ve parçalarının yapıldığı atölye ve fabrikalarda görülen işler, tarım işletmeleri içinde yapılan yapı işleri ve halkın yararlanmasına açık veya bir işyerinin eklentisi niteliğinde bulunan park ve bahçe işleri İş Kanunu kapsamına almıştır.

ÖNEMLİ NOT

Bütün tarım iş işçileri hakkında ücret, ücretin ödenmesi ücretin saklı kısmı, ücret hesap pusulası, ücret kesme cezasına ilişkin hükümler diğer faaliyetlerden ayırım yapılmaksızın uygulanır.

  1. d. Evde Yapılan El Sanatlarına İlişkin işler: Evde yapılan ve aile üyeleri ya da hısımlar arasında dışarıdan yabancı işçi almaksızın gerçekleştirilen el sanatlarına ilişkin işlerde İş Kanununun hükümleri uygulanmaz.
  1. Ev Hizmetleri: İş Kanununun uygulama alanı

dışında  bıraktığı  bir  başka  faaliyet  ise  ev  hizmetleridir.  Ev hizmetleri   deyimiyle   kastedilen   çamaşırcılık,   çocuk   bakımı, temizlik gibi işlerdir. Ev hizmetleri işlerinin süreklilik arz etmesi durumunda İş Kanunu hükümleri uygulanır.

  1. Sporcular: Bu hüküm, kulüp tüzel kişiliğine iş sözleşmesi ile bağlı bulunan profesyonel sporculara ilişkindir. Diğer yandan; amatör sporcular açısından zaten iş sözleşmesinin varlığı düşünülemez; zira bunlar iş sözleşmesi ile çalışmadıkları gibi, faaliyetleri bakımından ücret de almazlar.
  1. Esnaf Ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları

Kanununun 3. Maddesinin (a) Bendindeki Tarife Uygun Üç Kişinin Çalıştığı iş Yerleri: Esnaf veya sanatkârlara ait işyerlerinde en çok 3 kişiyle yapılan işlere İş Kanunu hükümleri uygulanmaz.

  1. Rehabilite Edilenler: Rehabilite edilenler de İş Kanununun uygulama alanı dışında tutulmuşlardır.
 

 

Rehabilitasyon (işe alıştırma), işçilerden; sürekli iş göremez ya da malul hale gelmiş yahut  gelebilecekleri tıbben kabul edilmiş kişilerin, kendi mesleklerinde ya da yeni bir meslekte çalışabilmelerini sağlamak amacı ile yapılan tıbbi bakım ve mesleki eğitimi ifade eder.

  1. Çıraklar: İş Yasasının, iş sağlığı ve iş güvenliği hükümleri saklı kalmak üzere diğer hükümleri çıraklara uygulanmaz.  Çıraklar yönünden iş Kanunu sadece iş sağlığı ve iş güvenliği kuralları bakımından geçerlidir. Bunun dışında

çalışmaya ilişkin hususlarda Mesleki Eğitim Kanuna tabidirler.

  1. Aile Ekonomisi içinde Kalan Tarımla İlgili Her Çeşit Yapı işleri: İş Kanunu bu nitelikteki faaliyetleri de uygulama alanı dışında bırakmıştır. Ancak, bu hükmün uygulanması iki koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlanmıştır. Önce söz konusu yapı işi, tarımla ilgili bir yapı işi olmalıdır. İkincisi ise bu yapı işi aile ekonomisi sınırları içinde olmalıdır.

İŞ HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARI

İşçiler, işverenler ve işveren vekilleri hak ve yükümlülükleri bakımından işyerinin kurulması veya devir alınması ile birlikte, bildirim gününe bakılmaksızın İş Kanununun uygulama alanı içine girerler.

  1. İşçi: “Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan

gerçek kişiye “işçi” denir. İş sözleşmesi ile çalışanlar işçi olarak kabul  edildiği  için;  istisna  ya  da  vekâlet  gibi  iş  görme  borcu doğuran diğer sözleşmelerle çalışanlar işçi sayılmaz.  İşçi olmanın belirleyici unsuru; işçi ile işveren arasında gerçek iradelerine göre ve hiçbir zorlama ve baskı unsuru olmadan kurulan iş ilişkisinden kaynaklanan iş sözleşmesidir.

  1. b. İşveren: İş Kanununa göre; “işçi çalıştıran gerçek,

Tüzel veya tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren denir.” Dolayısıyla  işveren;  işçiyi  işe  alan,  ondan  iş  görme borcunu yerine getirmesini isteyen ve bu konuda emir ve talimat vermeye  yetkili  bulunan  ve  tüm  bunlara  karşılık  ücret  ödeme borcu altına giren kimsedir.

  1. İşveren Vekili: İşveren adına hareket eden, işin

ve  işyerinin veya işletmenin  yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir”. İşveren vekilinin, bu sıfatı ile

işçilere karşı işlem ve yükümlerinden doğrudan doğruya işveren sorumludur. Bununla birlikte; işveren vekilleri işyerinin ve işin yönetiminde görev aldıklarından, Kanunda işveren için öngörülen her çeşit sorumluluk ve zorunluluklar,  işveren vekili hakkında da uygulanır.

ÖNEMLİ NOT

İşveren vekilleri, işveren ile aralarındaki ilişki bakımından (iş sözleşmesi ile çalışmak koşulu ile) işçi sayılırlar ve işveren vekilliği işçi niteliğini ortadan kaldırmaz.

  1. d. Alt işveren,(Taşeron, Müteahhit): Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal ve hizmet üretiminin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde; yapılacak işin gereği teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini yalnız bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işverenle arasında kurulan ilişkiye, asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir.

İş Kanununda yer alan düzenlemeye bakıldığında bir kimsenin alt işveren olarak nitelenebilmesi için:

Alt işverenin,

  • Asıl işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği olarak  ya  da teknolojik  nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alması,
  • Bu iş  için  görevlendirdiği  işçilerini  sadece  iş  aldığı  bu işyerinde çalıştırması gerekir.

Bu ilişkide asil işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak           İş         Kanunundan,    aralarında          yapılmış             olan         iş sözleşmesinden  veya  alt  işverenin  taraf  olduğu  yürürlülükteki toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işverenle

birlikte  ortak ve zincirleme (müteselsil) sorumludur.

ÖNEMLİ NOT

Asıl işveren işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz.

  1. İşyeri: İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek

amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir”. İşyeri ile amaçsal veya yönetsel birlik içinde olan yerlerde işyerinde sayılır.  Yani işyerinde üretilen mal ve hizmet ile nitelik yönünden bağlı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler)ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, bedeni ve mesleki eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ile araçlar da işyerinden sayılır.

İŞYERİNİN BİLDİRİLMESİ

Bu Kanunun kapsamına giren nitelikte bir işyerini kuran, her ne suretle olursa olsun devralan, çalışma konusunu kısmen veya tamamen değiştiren veya herhangi bir sebeple faaliyetine son veren ve işyerini kapatan işveren, işyerinin unvan ve adresini, çalıştırılan işçi sayısını, çalışma konusunu, işin başlama veya bitme gününü, kendi adını ve soyadını yahut unvanını, adresini, varsa işveren vekili veya vekillerinin adı, soyadı ve adreslerini bir ay içinde bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadır.

İş alan alt işveren; kendi işyerinin tescili için asıl işverenden aldığı

yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte, birinci fıkra hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür. Bölge müdürlüğünce tescili yapılan bu işyerine ait belgeler gerektiğinde iş müfettişlerince incelenir. İnceleme sonucunda muvazaalı işlemin tespiti halinde, bu tespite ilişkin gerekçeli müfettiş raporu işverenlere tebliğ edilir. Bu rapora karşı tebliğ tarihinden itibaren altı işgünü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Rapora altı iş günü içinde itiraz edilmemiş veya mahkeme muvazaalı işlemin tespitini onamış ise tescil işlemi iptal edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır.

İŞYERİNİN DEVRİ

İişyeri veya bir bölümü, hukuki bir işleme dayalı olarak başkasına devredildiğinde, devir tarihinde mevcut iş sözleşmeleri bütün hak ve  borçları  ile  devralana  geçer.  Devir  halinde,  işçinin  kıdeme ilişkin haklarından, devreden işverenin işine girdiği tarih itibariyle devralan  işveren  sorumludur.  Ancak;  işyerinin  devirden  önce doğmuş   ve   devir   tarihinde   ödenmesi   gereken   borçlarından devreden ile devralan işveren 2 yıl süreyle birlikte sorumludur. Önemle   belirtelim   ki,   devreden   veya   devralan   işveren   iş sözleşmesini   sırf   işyerinin   bir   bölümünün   devrinden   dolayı feshedemez  ve  devir  işçi  yönünden  fesih  için  haklı  sebep oluşturmaz sözleşmesi”, sürekli işler üzerine kurulan iş sözleşmelerine ise “sürekli iş sözleşmesi” adı verilir.

İŞYERİNİN KAPATILMASI

İşyerinin   kapatılması   kural   olarak   iki   şekilde   gerçekleşir: Bunlardan birincisi işverenin kendi iradesi ile işyerini kapatması, diğeri ise ilgili komisyon kararı ile işyerinin kapatılmasıdır. İşverenler   işyerlerini   her   zaman   ve   herhangi   bir   gerekçe göstermeksizin  kapatabilirler.  Ancak  işyerinde  işçi  sendikasının toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi alması halinde veya işyerinde bir grev kararı alınması durumunda işyerinin kapatılması hukuka uygun değildir. Bu hallerde

işverenin işyerini kapatabilmesi için ekonomik bakımdan haklı ve kapatmayı gerektirici bir sebep göstermek zorundadır.

Ayrıca   işyerinin   tesis   ve   tertiplerinde,   çalışma   yöntem   ve

şekillerinde, makine ve cihazlarında işçilerin yaşamı için tehlikeli olan bir husus tespit edilirse, bu tehlike giderilinceye kadar iki müfettiş, bir işçi ve bir işveren temsilcisi ile Bölge Müdüründen oluşan beş kişilik bir komisyon tehlikenin niteliğine göre işi tamamen veya kısmen durdurmaya veya kapatmaya yetkilidir. Bu karara karşı işverenin altı işgünü içinde iş mahkemesine itiraz hakkı vardır; ancak, mahkemenin kararı kesindir.

İŞ SÖZLEŞMESİ

  1. İş Sözleşmesinin Tanımı

İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) ise ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmeye iş sözleşmesi denilir. Sözleşmeye dayalı olarak işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye ise iş ilişkisi adı verilir.

  1. İş Sözleşmesinin Unsurları

İş sözleşmesinin; iş görme, ücret ve bağımlılık olmak üzere üç

temel unsuru söz konusudur.

  1. a) İş (İş görme): İş görme, işçinin iş sözleşmesi ile

yerine getirmeyi taahhüt ettiği en önemli borçlarındandır. İş sözleşmesinde insan emeğinden kaynaklanan fikri veya bedeni faaliyete dayalı bir iş görme edimi söz konusudur. İşçi iş sözleşmesinde taahhüt ettiği işi bizzat yapmak la yükümlüdür.

  1. b) Ücret: Ücret işverenin iş sözleşmesi ile taahhüt ettiği en

önemli borcudur. Ücret konusunu içermeyen bir sözleşme iş sözleşmesi niteliğini taşımaz. Bu anlamda ücretin başlıca özelliği nakden ödenen bir meblağı (tutarı) kapsamasıdır. Öte yandan, ücretin iş sözleşmesinde açıkça kararlaştırılmış olması da şart değildir. Halın icabına göre belirlenebilir olması yeterlidir. İş sözleşmesi ile kararlaştırılacak ücret asgari ücretin altında kararlaştırılamaz.  Dolayısıyla;  işçi  ücretlerinde  alt  sınır    yasal olarak mevcuttur. Ancak  üst sınır söz konusu değildir.

  1. c) Bağımlılık: İş sözleşmesini, konusu insan faaliyeti olan

diğer sözleşmelerden ayıran en önemli unsur yukarıda değindiğimiz gibi bağımlılık unsurudur. Bağımlılık, iş sözleşmesini; vekalet, istisna, nakliye gibi diğer hizmet sözleşmelerinden farklı tutan temel unsurdur.

 

 

İŞ SÖZLEŞMESİNİN  TÜRLERİ

  1. a) Sürekli Ve Süreksiz iş Sözleşmesi: Nitelikleri

bakımından en çok otuz işgünü süren işlere süreksiz iş, bundan fazla  süren  işlere  sürekli  iş  denir.  Bu  ayırım,  işin  niteliği  gibi objektif bir ölçüte dayanmaktadır. Bu ayırıma paralel olarak süreksiz  işler  üzerine  kurulan  iş  sözleşmelerine  “süreksiz  iş Buradaki süreklilik; iş sözleşmesinin sürekliliğini değil, işin sürekli ya da süreksiz olmasını göstermektedir. Şöyle ki; iş otuz işgünü içinde tamamlanacak nitelikte ise yapılacak sözleşme süreksiz işe ait süreksiz iş sözleşmesi, buna karşılık otuz işgününden fazla sürecekse sürekli işe ait sürekli iş sözleşmesinden söz edilir.

Bu  ayırımın  önemi  ise  süreksiz işlere,  ilke olarak Borçlar Yasasının md.313 ve devamında yer alan hizmet akdine (iş sözleşmesine) ilişkin hükümlerin uygulanmasıdır.

  1. b) Belirli Süreli ve Belirsiz Süreli iş Sözleşmesi:

Belirli süreli ve belirsiz süreli iş sözleşmeleri ayırımında tarafların iş       sözleşmesinin   devamı için       bir                    süre     kararlaştırıp kararlaştırmadıklarına                 bakılmaktadır.              Belirsiz süreli   iş sözleşmeleri, tarafların yaptıkları sözleşmeye herhangi bir süre koşulu koymamaları halinde ortaya çıkar. Belirli süreli iş sözleşmeleri ise; işin türü itibariyle süreklilik göstermeyen veya belirli  bir  işin  tamamlanması  yahut  belirli  bir  olgunun  ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan sözleşmelerdir. Belirli süreli iş sözleşmesi, işin mahiyetinden kaynaklanan esaslı bir neden olmadıkça birden fazla (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi, başlangıçtan itibaren belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli iş sözleşmesi  1  defa  uzatılabilir.  Belirli  süresi  1  yıl  ve  daha  az olanlar süresi kadar, belirli süresi 1

yıldan fazla olan iş sözleşmeleri   ise en fazla 1 yıl   süreyle uzatılabilir.

Öte  yandan,  önceki  dönem uygulamalarında sıkça  karşılaşılan

zincirleme iş sözleşmesi veya girdi-çıktı adı verilen, belirli süreli iş sözleşmelerinin birbirini izler şekilde ardı ardına yapılması ve böylece işçilerin bazı haklardan yararlanmasının engellenmesine yönelik kötüye kullanım da 4857 sayılı Kanunla hüküm altına alınmıştır.

  1. c) Tam Süreli – Kısmi Süreli iş Sözleşmesi: Haftalık

çalışma  süresi  45  saat  olarak  kararlaştırılan  sözleşmeler  tam süreli iş sözleşmesi olarak adlandırılır. Bu süre taraflarca veya toplu iş sözleşmeleri ile kırk beş saatin altında bir süre olarak da kararlaştırılabilir. Ancak iş sözleşmesi ile haftalık normal çalışma süresi kırk beş saatten fazla bir süre olarak belirlenemez.  Kısmi süreli çalışma ise, işyerinde tam süreli iş sözleşmesi ile yapılan emsal çalışmanın üçte ikisi oranına kadar yapılan çalışmadır. Örneğin bir işyerinde haftada 45 saat çalışma yapılıyorsa, burada haftalık 30 saate kadar çalıştırılan işçilerin kısmi süreli çalıştırıldıkları kabul edilir.

  1. d) Çağrı Üzerine Çalışmaya Dayalı İş Sözleşmesi:

Çağrı üzerine çalışma da nitelik itibariyle kısmi süreli çalışmadır.

Ancak, burada işçinin üstlendiği işi  ihtiyaç duyulduğunda çağrı üzerine  yapacağından  tarafların  kısmi  süreyi  belirli  bir  zaman dilimi içinde kararlaştırabilecekleri gibi (örneğin; haftada 24 saat), belirli bir zaman dilimi içinde söz konusu süreyi kararlaştırmamış da olabilir. Bu takdirde işçinin haftalık kısmi çalışma süresi yasal olarak 20 saat  kabul edilir .

Çağrı  üzerine  çalıştırılmak  üzere  kısmi  süreli  iş  sözleşmesi yapılan  işçi,  belirlenen  sürede  çalıştırılsın  veya  çalıştırılmasın ücrete hak kazanır. Hemen belirtelim ki; çağrı üzerine çalışma yapmak üzere yapılan sözleşmede günlük çalışma süresi kararlaştırılmamışsa işveren her çağrıda işçiyi en az dört saat üst üste  çalıştırmak  zorundadır.  İşçiye  ihtiyaç  halinde  talep  hakkı bulunan işveren, aksi belirtilmedikçe bu çağrıyı en az dört gün önceden yapmak zorundadır.

  1. e) Deneme Süreli iş Sözleşmesi: Deneme süreli iş sözleşmesi ile öngörülen taraflarca kararlaştırılan deneme süresi kadar belirli süreli ayrı bir iş sözleşmesi değil; tek bir iş sözleşmesi içinde taraflarca kararlaştırılan bir deneme süresi söz konusudur. Dolayısıyla, deneme süresi sonunda tarafların birbirleriyle bağlı kalmayı istemeleri  halinde  yeni  bir  iş  sözleşmesi  yapılmaz ve tarafların tüm hak ve borçları, işçinin ilk kez çalışmaya başladığı tarihten ( deneme süresinin başından itibaren) itibaren işler.

Deneme süresi içinde taraflar iş sözleşmesinin bildirimsiz ve tazminatsız  fesih  olanağına sahiptirler.  Bu  süre  en  çok  iki  ay olabilir. Bu süre, toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar uzatabilirler.

İŞ SÖZLEŞMESİNİN  YAPILMASI

İş sözleşmesinin geçerli olarak meydana gelebilmesi için her şeyden önce tarafların sözleşme yapma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip bulunması ve kanunda belirtilen hükümlere uygun yapılması esastır. Bu ise, fiil ehliyetinin iş hukukuna yansıması anlamına gelir. Gerçek  kişilerde fiil  ehliyetinin elde edilebilmesinin; Ergin (reşit) olma, ayırt etme gücüne sahip

(mümeyyiz)  olma,  kısıtlı  (mahcur)  olmama, şeklinde üç koşulu bulunmaktadır. Tüzel kişilerde ise fil ehliyeti; kanunların aradığı organları  kurmakla  elde  edilir.  Bununla  birlikte  aksine  hüküm yoksa iş sözleşmelerinde kural olarak şekil serbestîsi söz konusudur.

Ancak aşağıda belirtilen sözleşmelerin yapılmasında yazılı şekil zorunluluğu getirilmiş  olup, aksi halde sözleşmenin geçersizliği söz  konusu  olacaktır.  Yazılı  şekilde  yapılması  zorunlu sözleşmeler şunlardır;

  • Belirli süresi 1 yıl ve üzeri olan iş sözleşmesi,
  • Çağrı üzerine çalışmayı ön gören iş sözleşmesi
  • Takım sözleşmesi
  • Çıraklık sözleşmesi
  • Gemi adamı ile yapılacak iş sözleşmesi,
  • Gazeteci ile işveren arasındaki iş sözleşmesi,
  • Toplu iş sözleşmesi

O halde belirtilen bu istisnalar dışındaki iş sözleşmelerinin yapılmasında   herhangi   bir   şekil   koşulu   bulunmamaktadır.

Dolayısıyla:

  • belirli süreli iş sözleşmeleri,
  • belirsiz süreli iş sözleşmeleri,
  • süreksiz iş sözleşmeleri

herhangi bir şekil koşuluna tabi olmaksızın, ister yazılı ister sözlü olarak yapılsın, geçerli bir şekilde meydana gelirler.

ÖNEMLİ NOT

Yazılı sözleşme olmayan durumlarda işveren işçiye en geç iki ay içinde çalışma koşullarını gösteren yazılı bir belge vermekle yükümlüdür. Süresi bir ayı geçmeyen iş sözleşmeleri için bu yükümlülük söz konusu değildir. Belirli

süreli iş sözleşmesi iki aylık süre dolmadan sona ermiş ise,

işveren bu belgeyi fesih tarihinde vermek zorundadır.

GEÇİÇİ İŞ İLİŞKİSİ

G

eçici (ödünç) iş ilişkisine göre işveren, devir sırasında işçinin azılı   olurunu  alarak  kendisini  aynı  holdinge  veya  şirketler

y

topluluğuna dahil bir işyerine yahut başka bir işverene iş görme borcunu yerine getirmek üzere geçici olarak devredebilir. Geçici iş ilişkisi altı ay sureyle en çok iki kez tekrarlanabilir. Bu durumda işverenin  ödeme  yükümlülüğü  devam  eder.  Ancak,  iş  ilişkisi kurulan işveren, işçinin çalıştığı sürede ödenmeyen ücretinden, işçiyi  gözetme  borcundan  ve sosyal sigorta  primlerinden diğer işverenle birlikte sorumludur.

Üçlü bir ilişki olan ödünç iş ilişkisinin kurulabilmesi için:

 1-  İşçinin   yazılı   şekilde   olurunun  (muvafakatinin)   alınması

gerekmekte,

2-   İşçi sadece aynı holding ya da şirketler topluluğu içindeki

başka  bir  işyerine  ya  da  benzer  işi  yapan  herhangi  bir işyerine geçici olarak devredilebilmekte,

3-   Geçici iş ilişkisi en çak altı aylık bir süre için ve yazılı olarak

kurulabilmekte,

4-   Bu ilişki gerektiğinde en çok iki kez (altışar aylık sürelerle)

tekrarlanabilmektedir. Dolayısıyla bir

işverenle   en   çok   18   ayı   kapsayacak   bir   ödünç   iş   ilişkisi

kurulabilmektedir.

ÖNEMLİ NOTLAR

Ø    İşçiyi geçici olarak devralan işveren grev ve lokavt aşamasındaki bir uyuşmazlığın tarafı ise, söz konusu işçi bu sürede çalıştırılamaz. Uyuşmazlık sonuna kadar (asıl) işveren işçiyi, kendi işyerinde çalıştırır.

Ø    Toplu işçi çıkarmaya gidilen bir işyerinde, çıkarma tarihinden itibaren altı ay süre ile geçici iş ilişkisi kurulamaz.

SÖZLEŞMESİNDEN DOĞAN BORÇLAR

ş sözleşmesi iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir. İş sözleşmesine; hem işçi  hem de işveren kendi iradelerine uygun serbestçe taraf olmaktadırlar. İş sözleşmesi de her sözleşme gibi taraflara kanundan gelen bir takım borçlar yüklemektedir.

  1. İşçinin İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Borçları
  1. a) İş görme Borcu: İşçinin iş sözleşmesinden doğan

temel borcu; iş görme, yani hizmet etme borcudur. İşçinin görme

borcunu, özenle ve bizzat görmesi zorunludur.

Belirttiğimiz madde hükmünden anlaşıldığı gibi işçi, iş güvenliğini

tehlikeye  düşürmemek,  mal  ve  tesisata  zarar  vermemek  için gereken özenle ve dikkatle çalışmak zorundadır.

İşçi taahhüt ettiği işini başkasına devredemeyeceği gibi, çalışırken yanına yardımcı olması da yasaktır. İşçinin ölümü halinde iş sözleşmesi son bulacağından, iş görme borcunun mirasçılarına geçmesi de düşünülemez.

ÖNEMLİ NOT

İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işverenin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücreti tutarı ile ödeyemeyecek derecede hasara veya kayba uğratması, iş sözleşmesinin (derhal) feshi sebebidir

  1. b) Sadakat Borcu: Sadakat borcunun kapsamına işçinin işvereni veya işyerini zarara uğratacak davranışlardan kaçınması, doğruluk   ve   bağlılığa   uymayan   davranışlarda   bulunmaması, işverenin   şöhret   ve   itibarını   sarsacak   davranışlardan   uzak kalması, işyerinde gördüğü aksaklıkları ve tehlikeleri işverenine bildirmesi, üstlendiği işi gereği gibi ve özenle yerine getirmesi, işyerindeki zarar ve arızaları gidermesi, iş düzenini bozmaması, çalışma sırasında ya da (sözleşme ile kararlaştırılması koşulu ile) çalışma sonrasında işvereni ile rekabet  etmemesi ve iş ilişkisi sırasında öğrendiği ve  işle  ya da işyeri ile  ilgili ticari bilgilerin üçüncü  kişilere  bildirilmemesi  gibi  yükümlülükler    İşçinin işverenin güvenini kötüye kullanmak hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığına

uymayan davranışlarını iş sözleşmesinin derhal feshini gerektirir.

(İ.K Md. 25)

  1. b) Çalışma Koşullarına Uyma ve İtaat Borcu:

İşyerinde                çalışmanın  düzenli  ve      uyumlu bir        şekilde gerçekleşebilmesi için işverenin yönetim yetkisi bulunmakta; buna karşın işçi çalışma koşullarına uyma ve işverenin emirlerine itaat etme  borcu  altına  girmektedir.  Bu  yetkinin  kullanılabilmesi için işçinin,      işverence        verilen  emir                 ve                    talimatlara         uyması gerekmektedir.

İŞVERENİN İŞ SÖZLEŞMESİNDEN DOĞAN

BORÇLARI

  1. Ücret Ödeme Borcu

Ücret ödeme borcu işverenin en önemli borcudur. Zira işçi ücret elde etmek için çalışır ve geçimini aldığı ücretle sağlar. Öte yandan,  ücret  işveren  bakımından  en  önemli  gider  ve maliyet kalemlerindendir.

b.İş Sağlığı Ve Güvenliğini Sağlama Borcu

İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli  her  türlü  önlemi  almak,  araç  ve  gereçleri  noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her       türlü      önleme uymakla           yükümlüdürler. İşverenler işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya

bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak

ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar.

İşverenler işyerlerinde meydana gelen iş kazasını ve tespit edilecek meslek hastalığını en geç iki iş günü içinde yazı ile ilgili bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadırlar.

Bu bölümde ve iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tüzük ve yönetmeliklerde yer alan hükümler işyerindeki çıraklara ve stajyerlere de uygulanır.

  1. İş Sağlığı Ve Güvenliği Kurulunu Oluşturma Borcu:Bu Kanuna göre sanayiden sayılan, devamlı olarak en az elli işçi çalıştıran ve altı aydan fazla sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde

her işveren bir iş sağlığı ve güvenliği kurulu kurmakla yükümlüdür.

İşverenler iş sağlığı ve güvenliği kurullarınca iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun olarak verilen kararları uygulamakla yükümlüdürler.

İş sağlığı ve güvenliği kurullarının oluşumu, çalışma yöntemleri, ödev, yetki ve yükümlülükleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir.

  1. İş Sağlığı Ve Güvenliği Hizmetleri Sağlama Bor cu İşverenler, devamlı olarak en az elli işçi çalıştırdıkları işyerlerinde alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin belirlenmesi ve uygulanmasının izlenmesi, iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi, işçilerin ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık ve güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla, işyerindeki işçi sayısı, işyerinin niteliği ve işin tehlike sınıf ve derecesine göre;
  1. İşyeri sağlık ve güvenlik birimi oluşturmakla
  1. Bir veya birden fazla işyeri hekimi ile gereğinde diğer sağlık

personelini görevlendirmekle

  1. Sanayiden sayılan işlerde iş güvenliği uzmanı olan bir veya birden fazla mühendis veya teknik elemanı görevlendirmekle, yükümlüdürler.

İşverenler, bu yükümlülüklerinin tamamını veya bir kısmını, bünyesinde çalıştırdığı ve bu maddeye dayanılarak çıkarılacak yönetmelikte belirtilen vasıflara sahip personel ile yerine getirebileceği gibi, işletme dışında kurulu ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak da yerine getirebilir. Bu şekilde hizmet alınması işverenin sorumluklarını ortadan kaldırmaz.

İşyeri sağlık ve güvenlik biriminde görevlendirilecek işyeri

hekimleri, iş güvenliği uzmanları ve işverence görevlendirilecek diğer personelin nitelikleri, sayısı, işe alınmaları, görev, yetki ve sorumlulukları, çalışma şartları, eğitimleri ve belgelendirilmeleri, görevlerini nasıl yürütecekleri, işyerinde kurulacak sağlık ve güvenlik birimleri

ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinin nitelikleri, ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alınmasına ilişkin hususlar ile bu birimlerde bulunması gereken personel, araç, gereç ve teçhizat, görevlendirilecek personelin eğitim ve nitelikleri Sağlık Bakanlığı, Türk Tabipleri Birliği ve Türk Mimar Mühendis Odaları Birliğinin

görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

Kanuna veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuatına göre çalıştırılmakta olan hekimlere, üçüncü fıkrada öngörülen eğitimler aldırılmak suretiyle ve aslî görevleri kapsamında, çalışmakta oldukları kurum ve kuruluşların asıl işveren olarak çalıştırdıkları işçilerin işyeri hekimliği hizmetleri gördürülür. Bu kurum ve kuruluşların diğer personel için oluşturulmuş olan sağlık birimleri, işyeri sağlık ve güvenlik birimi olarak da kullanılabilir.

  1. İşe Uygun İşçi Çalıştırma Borcu:

İş sözleşmesinden doğan ve işverene yüklenen borçlardan biride, işe uygun işçi çalıştırma borcudur. Bu borç önce, ağır ve tehlikeli işlerde çalışacak işçilerin işe girişlerinde veya işin devamı süresince bedence bu işlere elverişli olduklarının hekim raporu ile belgelenmesini kapsamaktadır. Raporsuz bir kimsenin işverence çalıştırılması yasaktır. İşveren, ağır ve tehlikeli işlerle ilgili bir faaliyette bulunuyorsa, bu işe uygun işçiler çalıştırması ve bunu her yıl hekim raporuyla belgelemesi zorunludur.

Aynı şekilde, çocuk işçilerin de herhangi bir işe alınmadan önce muayene  ettirilerek  işin  niteliğine  ve  koşullarına  göre  yapısal olarak dayanıklı oldukları hekim raporu ile belgelenmiş olmalıdır. Aksi halde işveren, raporu bulunmayan bir çocuk işçiyi çalıştıramaz.   Çalışmaları,   yaş   grupları   itibarıyla   yasaklanan işlerde ve sürelerde hekim raporu bulunsa dahi, çocuk işçilerin çalıştırılmaları düşünülemez. Şunu da önemle belirtelim ki, bu gibi kimseler 18 yaşını  doldurana kadar en az altı  ayda bir hekim muayenesinden geçirilmek zorundadır.İşverenin işe uygun işçi çalıştırma borcu, ona ehliyeti, bilgi, yetenek ve deneyimine uygun bir iş verilmesini de içermektedir.

  1. g. Eşit Davranma Borcu:

İşyerinde çalışan işçilere eşit davranma ve eşit değerdeki işlerde çalışan işçilere eşit çalışma koşullarını uygulama, işverenin en önemli borçlarındandır. İş Kanunum.5’e göre; “iş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, hamilelik, felsefi inanç, din,  mezhep ve benzeri sebeplere” dayalı ayrım yapılamaz..

Ayrıca, işveren esaslı sebepler olmadıkça, iş sözleşmesinin türü ve çalışma şekline bakmaksızın farklı işlem yapamaz. İşçi eşit

işlem borcunun ihlali nedeni ile dört aya kadar ücreti tutarında tazminat ve varsa yoksun bırakıldığı haklarını talep edebilir. İşverenin özellikle sosyal yardımlar konusunda bütün işçilerine mutlak şekilde eşit davranması gerekir.

İşverenin eşit işlem yapma borcu, Sendikalar Kanunu açısından da büyük önem taşımaktadır. Sendikalar Kanunu’na göre işveren, işe almada, işyerinde çalıştırmada ve işten çıkarmada sendikalı- sendikasız işçi ayırımı yapamaz.

İŞ SÖZLEŞMESİNİN SONA ERMESİ VE SONUÇLARI

İş sözleşmeleri diğer tüm sözleşmeler için söz konusu olabilecek genel   sebeplerle   sona   erebileceği   gibi,   iş   hukukuna   özgü sebeplerle de sona erebilir. Sona eren iş sözleşmesinin ise, hem işçi ve hem de işveren bakımından başta kıdem tazminatı olmak üzere önemli sonuçları bulunmaktadır.

İŞ SÖZLEŞMESİNİN GENEL SEBEPLERLE SONA ERMESİ

İş sözleşmelerinin genel sona erme sebepleri, diğer bütün sözleşmeler için söz konusu olabilecek sebeplerdir. Bunlar arasında ölüm, geçersizlik ve uzlaşma sayılabilir.

  1. Sözleşmenin Hükümsüzlüğü (Geçersizliği): İş

sözleşmesi yapılırken Borçlar Kanununda öngörülen ve sözleşmenin hüküm ifade etmesi için aranan geçerlilik koşullarına sahip olması gerekir. Aksi halde iş sözleşmesine hükümsüzlük yaptırımı  uygulanır.  Hükümsüzlük  yaptırımı  “mutlak  butlan”  ve “nisbi butlan” olmak üzere iki şekilde ortaya çıkmaktadır.

İş sözleşmesi yapılırken;

–   Taraflardan   biri   veya   her   ikisinin   ehliyetlerinden   yoksun

bulunması;

–  Sözleşmenin  kanunda   öngörülen  şekil  şartına  uyulmadan

yapılması,

– Sözleşmenin konusunun ahlaka, adaba, kamu düzenine, kanunların  emredici  hükümlerine  aykırı  bulunması,  kişilik haklarına tecavüz oluşturması,

Hallerinden   birinin   bulunması   sözleşmenin   geçerlilik   şartını ortadan  kaldırır.  Bu  durumda  sözleşme  “mutlak  butlan” yaptırımına  tabi,  batıl  bir  sözleşme  olur  ve  baştan  itibaren geçersiz sayılır.

İş sözleşmesinin hükümsüzlük yaptırımının ikinci türü iptal edilebilirlik (nisbi butlan) şeklinde karşımıza çıkmaktadır. iş sözleşmesinin  hata,  hile,  ikrah  (korkutma,  tehdit)  ya  da  gabin (aşırı yararlanma) etkisi altında yapılmış olması durumlarında, hataya düşen, hileye, ikraha ya da gabine maruz kalan taraf bu iş sözleşmesini iptal  edebilecektir. Nisbi  butlan hallerinden birinin varlığı  halinde  iş  sözleşmesi  1  yıl  içerisinde  tek  taraflı  iptal edilebilir.

  1. b. Ölüm: İşçinin ölmesi durumunda iş sözleşmesi sona

erer. Çünkü işi bizzat görme borcu ölüm ile son bulmaktadır. Buna karşılık işverenin ölümü ise farklı bir durum

yaratmaktadır. Genelde işveren, zaten iş sözleşmesinden doğan birçok borcunu (örneğin ücret ödeme borcu) bizzat yerine getirmemekte, bu borçları çoğunlukla yardımcıları ifa etmektedir. Dolayısıyla, işverenin ölüm hali iş sözleşmesinin sona ermesi açısından işçinin  ölümü  kadar kesin   etkiye     sahip bulunmamaktadır. Buna karşılık, işveren öldüğünde “ akit başlıca işverenin şahsı dikkate alınarak yapılmış ise son bulur”

  1. Tarafların Uzlaşması: İş sözleşmesini taraflar; Serbest iradeleri kurabildikleri gibi, yine taraflar serbest iradeleri ile karşılıklı anlaşma ve uzlaşı içinde iş sözleşmesini sona erdirebilirl

İŞ SÖZLEŞMESİNİN İŞ HUKUKUNA ÖZGÜ SEBEPLERLE SONA ERMESİ

İiş sözleşmesinin iş hukukuna özgü sebeplerle sona ermesi konusunu süreli fesih ve derhal fesih bakımından ayrı ayrı incelemek gerekir.

  1. a) İş Sözleşmesinin Süreli Fesih Yolu İle Sona Ermesi

İş   sözleşmesinin   süreli   fesih   yolu   ile   sona   erdirilmesi   iş Kanununun 17. maddesi ve devamında düzenlenmiş iş hukukuna özgü bir fesih yöntemidir. Bu yöntemde, iş sözleşmesi taraflardan birinin fesih bildiriminde bulunduğu anda sona ermemekte, fesih bildiriminde bulunan taraf, diğer tarafa belirli bir süre tanımakta, tanınan sürenin dolması ile sözleşme sona ermektedir.

Özetlemek  gerekirse,  sadece  belirsiz  sureli  iş  sözleşmelerinin sona erdirilmesinde taraflarca gidilebilecek süreli fesihte işverenin geçerli bir sebep gösterme zorunluluğu bulunmaktadır. Feshin geçerli bir sebebe dayanmadığı durumlarda, eğer işyeri ve işçi bakımından Kanunda aranan koşullar var ise, fesih iş güvencesi kapsamında  değerlendirilecek  ve  işçi  işe  iade  de  dâhil  olmak üzere bazı olanaklardan yararlanabilecektir. Kanunda aranan koşulların bulunmaması halinde, işçinin işe iadesi mümkün olamayacak,  geçersiz  sebeple  süreli  feshe  maruz  kalan  işçi sadece bazı tazminat olanaklarından yararlanabilecektir.

1) İş güvencesi kapsamında süreli fesih

  1. aa) İş Güvencesi Kapsamının Belirlenmesi: Süreli

fesih  sadece  süresi  belirsiz sürekli  iş sözleşmeleri  için geçerli olup, süresi belirli iş sözleşmeleri açısından uygulanamaz.

İş Kanununda süreli feshin geçerli sebebe dayandırılması ve geçersiz sebeple yapılan fesihte işçiye iş güvencesi sağlanması

sınırlı bir uygulama olarak hükme bağlanmış ve ancak otuz (tarım işlerinde en az elli işçi) veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde, en az altı aylık kıdemi olan işçiler için öngörülmüştür.  İşletmenin bütününü sevk ve idare etmeye yetkili işveren vekilleri söz konusu güvencenin dışında tutulmuştur.

Yani iş güvencesinden yararlanabilmek için:

  • Belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışmak,
  • En az 6 ay kıdeme sahip, bulunmak,
  • En az 30 işçinin çalıştığı bir işyerinde çalışıyor olmak,
  • Kanunda belirtilen işveren vekillerinden olmamak gerekir.

Bu  koşulları  sağlayamayan  işçiler  bakımından  iş  güvencesi

uygulaması söz konusu olamaz.

İş güvencesi kapsamına girebilmek için aranan ölçütlerden 6 aylık kıdemin hesabında aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesap edilir. Yine, işçinin zincirleme iş

sözleşmesi ile çalıştırıldığının saptandığı durumlarda da işçinin kıdeminin altı ayı geçmesi halinde iş güvencesi hükümlerinden yararlandırılması gerekir.

İş güvencesinden yararlanabilmek için aranan 30 işçi ölçütü uygulanırken işverenin aynı işkolundaki birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. Daha net bir ifade ile otuz işçinin varlığının saptanmasında işverenin aynı iş kolundaki işyerleri bir bütün olarak kabul edilir.

Altı  aylık  kıdem  ile  otuz  işçi  koşulları  sağlanmış  olsa  bile, işletmenin bütününü sevk ve idare etmeye yetkili işveren vekilleri ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden, işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri söz konusu güvencenin dışında tutulmuştur.

Bir işçinin iş güvencesi kapsamına girebilmesi için belirsiz süreli iş

sözleşmesi ile çalışıyor olması gerekir.

 

 

2)   Süreli Feshin Uygulanması: İş Kanunu, süreli fesih yönteminde süresi belirsiz sürekli iş sözleşmelerinin, taraflardan biri tarafından feshedilmesinden önce bu durumun karşı tarafa bildirilmesi gereğini öngörmüştür

Süreli fesihte, iş sözleşmesini feshetmek isteyen tarafın bu fesih bildirimi ile sözleşme sona ermez. İş Kanununun 17. maddesinde

belirtilen süreler kadar sözleşme devam eder.

Bildirim Süreleri: İşçinin işyerindeki kıdemini esas alan bu düzenlemeye göre iş sözleşmesinin son bulması için bildirim tarihinden başlamak üzere;

Ø    İşi 6 aydan az sürmüş işçiler için 2 hafta,

Ø    İşi 6 ay ila bir buçuk yıl sürmüş işçiler için 4 hafta,

Ø    İşi bir buçuk yıl ila 3 yıl arasında sürmüş işçiler için 6 hafta.

Ø    İşi üç yıldan fazla sürmüş işçiler için 8 haftanın geçmesi gerekmektedir. Bu süreler asgari süreler olup taraflarca veya toplu iş sözleşmesi ile uzatılabilir.

3)   Bildirim Süreleri içinde Tarafların Durumu: Bildirim

süreleri  içerisinde,  taraflar  iş  sözleşmesinden  doğan  borçlarını tam  ve  eksiksiz  yerine  getirmekle  yükümlüdürler.  Dolayısıyla, fesih bildirimi yapılmış olsa dahi, işçi iş görme borcunu yerine getirmek, işveren de ücret ödemeye devam etmek zorundadır. Bu süre işçinin kıdemine de dâhildir.

Bildirim  süreleri  içinde  işveren  işçisine her  gün  iki  saatten  az olmamak üzere yeni iş arama izni vermekle yükümlüdür. İşçi bu izinleri toplu olarak da kullanma hakkına da sahiptir.  Ancak, böyle

bir durumda işçinin yeni iş arama izinlerini bildirim sürelerinin son günlerine rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek konusunda yükümlülüğü bulunmaktadır.

İşveren işçiyi  iş  arama  izni süresinde çalıştırır  ise,  işçinin izin sırasında çalışmadan alacağı ücrete ilaveten çalıştırdığı sürenin ücretini yüzde yüz zamlı olarak öder. Bu durumda, yeni iş arama izni verilmeyen işçi çalıştığı süreye ilişkin

ücreti yanında, kendisine izin kullandırılmadığı için de o süreye

ilişkin ücretini toplam % 300 zamlı alacaktır.

4)   Feshin Geçerli Sebebe Dayandırılması

İş Kanununa göre, işçinin iş sözleşmesini iş Kanununun 17. maddesine  dayalı  olarak  fesih  eden  işveren  feshi  geçerli  bir sebebe  dayandırmak ve  bunu  işçiye  yazılı  olarak  bildirmek zorundadır. Sebep gösterme yükümlülüğü sadece işverene aittir.

İşçinin yetersizliğinden kaynaklanan sebepler, ortalama olarak benzer işi görenlerden daha az verimli çalışma, gösterdiği niteliklerde beklenenden daha düşük performansa sahip olma, işe yoğunlaşmasının  giderek azalması, işe yatkın olmama, öğrenme ve kendisini yetiştirme yetersizliği, sık sık hastalanma, çalışamaz duruma getirmemekle birlikte işini gerektiği şekilde yapmasını devamlı olarak etkileyen hastalık, uyum yeterliliğinin azlığı  gibi hallerdir.

İşçinin  davranışlarından  doğan  sebepler,    derhal  fesih  için öngörülen sebepler niteliğinde olmamakla birlikte işçinin iş sözleşmesine aykırı davranışları olabilir. İşverene zarar vermek

ya da zararın tekrarı tedirginliğini yaratmak, işyerinde rahatsızlık yaratacak şekilde çalışma arkadaşlarından borç para istemek, arkadaşlarını işverene karşı kışkırtmak, işini uyarılara rağmen eksik,  kötü  veya  yetersiz  olarak  yerine  getirmek;  işyerinde  iş akışını  ve  iş  ortamını  olumsuz  etkileyecek  bir  biçimde  diğer kişilerle ilişkilere girmek; işin akışını durduracak şekilde uzun telefon görüşmeleri yapmak, sık sık işe geç gelmek ve işini aksatarak işyerinde dolaşmak gibi hallerdir.

İş  Kanununun süreli  fesih için  işletmenin, işyerinin ya da işin

gereklerinden kaynaklanan sebepleri de gerekçe olarak kabul etmektedir. Eğer süreli fesih uygulayan işveren bu sebeplere dayanarak hareket etmiş ise fesih geçerli sebeple yapılan fesih olarak kabul edilecektir. Sürüm ve satış olanaklarının azalması; talep  ve   sipariş   azalması;   enerji   sıkıntısı,   ülkede   yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, hammadde sıkıntısı gibi sebeplerle işyerinde işin sürdürülmesinin olanaksız hale gelmesi, yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerlerinin bazı bölümlerinin kapatılması, bazı iş türlerinin kaldırılması gibi sebepler olabilir.

5)   Feshe Dayanak Oluşturamayacak Sebepler

İş Kanunu göre aşağıdaki hususlar fesih için geçerli neden oluşturmaz.

  • Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında ya da işverenin rızası  ile   çalışma   saatleri   içinde   sendikal   faaliyetlere katılmak,
  • İşyeri sendika temsilciliği yapmak,
  • Mevzuattan veya  sözleşmeden  doğan  haklarını  takip  için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak veya bu hususla başlatılmış sürece katılmak,
  • Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri hamilelik,

din, siyasi görüş, ve benzeri nedenler,

  • İş  Kanununun   74.   maddesi   uyarınca   kadın   işçilerin çalıştırılmalarının yasak olduğu sürelerde işe gelmemek,
  • Hastalık veya kaza nedeniyle bekleme süresinde işe geçici devamsızlık, gibi işçinin iş sözleşmesinin feshi için geçerli

sebep sayılmamaktadır.

FESİH BİLDİRİMİNDE  USUL

İşveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin şekilde belirtmek zorundadır. İşveren fesih bildiriminin yazılı olarak açık ve kesin şekilde bildirse bile, yine bıldırım sürelerine riayet etmek veya bildirim sürelerine ait ücreti peşin ödemek durumundadır. İşçiye bildirim süresi tanınmış olsa dahi, işçinin iş güvencesi hükümlerine başvurma olanağı bulunmaktadır.

Fesih sebebinin işçinin davranışları veya verimi olması halinde,

feshin (beklenmeyecek haller haricinde) işçinin yazılı savunması alınarak yapılması gerekir. Savunma alınmadan yapılan fesih geçersiz fesih sonuçlarını doğurur.

FESİH BİLDİRİMİNE İTİRAZ VE USUL

İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde  dava  açabilir.  Toplu  iş  sözleşmesinde  hüküm varsa veya taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme götürülür.

Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği taktirde ise, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.

Dava seri muhakeme usulüne göre iki ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece verilen kararın temyizi halinde, Yargıtay konuyu bir ay içinde kesin karara bağlar.

GEÇERSİZ SEBEPLE YAPILAN FESHİN SONUÇLARI

İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli  olmadığı  mahkemece  saptanarak  feshin  geçersizliğine karar verildiğinde, işveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır.  İşveren,  işçiyi  başvurusu üzerine  bir  ay  içinde  işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık, en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlüdür. Mahkeme feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler.

İşçinin, mahkeme kararının kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre içinde, en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları kendisine ayrıca ödenir.

İşçi  işe  başlatılırsa,  peşin  olarak  ödenen  bildirim  süresine  ait ücreti  ile  kıdem  tazminatı  işçiye  yapılacak  ödemeden  mahsup edilir. işe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin olarak ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir.

İşçi, kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren on işgünü

içinde  işe  başlamak  için  işverene  başvuruda  bulunmak zorundadır. işçi bu süre içinde başvuruda bulunmazsa, işverence yapılmış  olan  fesih  geçerli  bir  fesih  sayılır  ve  işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.

ÖNEMLİ NOT

Uyuşmazlık halinde  toplu iş sözleşmesi ile hakeme başvurulması kararı alınmışsa aynı süre içerisinde iş mahkemesi yerine hakeme gidilir.

İŞ GÜVENCESİ KAPSAMI DIŞINDA SÜRELİ FESİH

İş güvencesi kapsamı dışında kalan işçilerin belirsiz süreli iş sözleşmelerinin süreli feshinde işverenler bakımından geçerli bir sebep  gösterme  zorunluluğu   bulunmadığı   gibi,  bunların  işe iadeleri de söz konusu değildir. Bu işçiler süreli fesih yolu ile işten çıkarıldıklarında ya bunlara kıdemlerine göre bildirim süresi tanınacak ya bildirim sürelerine ait ücretleri peşin olarak ödenecek veya bildirim süresine uymayan taraf bu süreye ait ücret tutarında tazminat ödemekle yükümlüdür.

Buna karşılık, işveren iş güvencesi kapsamı dışında kalan işçinin iş sözleşmesini süreli fesih yolu ve kötüniyetle feshederse işçiye ihbar tazminatının üç katı tutarında kötüniyet tazminatı ödemek zorunda kalacaktır. İş Kanununa göre kötüniyetli feshin yaptırımı feshin   geçersizliği   değil,   kötüniyet   niyet   tazminattır.   İşçinin zararının bulunması koşuluna bağlı değildir.

ÖNEMLİ NOTLAR

Ø    İş Kanununda kötüniyet hallerinin neler olduğu belirtilmemiştir. Ancak, uygulamada işçinin işvereni SSK’ya şikâyet etmesi, işveren aleyhine tanıklıkta bulunması gibi hallerde yapılan fesihler kötüniyetli kabul edilmektedir.

Ø    Kötüniyet  tazminatı, sadece işverence ödenecek bir tazminat niteliği taşır.

Kötüniyetli fesihte işveren, aynı zamanda fesih bildirim sürelerine de  uymamışsa,  bu  durumda  işçiye  hem  bildirim  sürelerine  ait ihbar   tazminatı   ve   hem   de   kötüniyet   tazminatı   ödemek zorundadır.

ÇALIŞMA KOŞULLARINDA  DEĞİŞİKLİK SEBEBİYLE SÜRELİ FESIH

İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel   yönetmeliği   ve   benzeri   kaynaklar   ya   da   işyeri uygulaması ile oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliğe durumu    ancak    işçiye    yazılı             olarak    bildirmek    suretiyle gidebilecektir.   Bu   şekle   uygun   olarak   yapılmayan   ve   işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamayacaktır. İşçi, bu değişiklik önerisini altı işgünü içinde kabul etmez ise, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle  iş  sözleşmesini  feshedebilir.  İşçinin  bu  durumda  İş Kanununun  17-21.  maddeleri  çerçevesinde  işe  iade  istemi  ile dava açma hakkı saklıdır.

 

USULSÜZ SÜRELİ FESİH VE İHBAR TAZNIİNATI

İş  Kanununa  göre  süreli   fesih  kapsamında  bildirim   şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemekle   yükümlüdür.   Bu   ödeme,   fesihte   yasal   koşullara uymayan tarafın, diğerine ödemesi gereken bir bedeldir.

Belirtilen bildirim şartına uymayıp, bildirim sürelerine ilişkin koşulu yerine getirmeyen taraf, bildirim süresine ait ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır. İhbar tazminatı hem işçi ve hem de işveren  bakımından  söz  konusu  olmaktadır.  İhbar  tazminatı götürü  ve  zarar  koşuluna  tabi  olmayan  kanuni  bir  tazminattır. Hatta işten bu şekilde çıkarılan işçi derhal başka bir iş bulsa dahi, yine de kendisine ihbar

tazminatı ödenir. İhbar tazminatı hesaplanırken işçinin giydirilmiş brüt ücreti esas alınır. Giydirilmiş brüt ücret ise iş karşılığı olan ücret ile iş karşılığı olmayan fakat süreklilik taşıyan parasal ödemelerden  oluşur.  İhbar  tazminatı  10  yıllık  zamanaşımına tabidir ve alacaklısı öldüğünde onun mirasçılarına geçer.

ÖNEMLİ NOT

Bildirim süresine ilişkin ücretin hesabında, asıl ücrete ek

olarak işçiye iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi ya da kanun gereği sağlanmış bulunan para ve para ile ölçülmesi olanağı bulunan menfaatler de dikkate alınır.

İŞ SÖZLEŞMESİNİN  DERHAL FESIH YOLU İLE SONA ERMESİ

Derhal fesih, Kanunda öngörülen haklı sebeplere dayanarak taraflardan birinin irade beyanı ile iş sözleşmesini sona erdirmesidir. Derhal fesihte de karşı tarafa bir bildirim yapılması gerekir. Derhal fesih sadece süresi belirsiz iş sözleşmeleri için değil, aynı zamanda süresi belirli iş sözleşmeleri için de geçerli olabilen bir fesih türüdür. İş sözleşmesini bu yöntemle feshedecek taraf, ilgili maddede belirtilen haklı sebeplerden birine dayanmak zorundadır.

İş  Kanunu  derhal  fesih  sebeplerini  işçi  yönünden  md.24’de, işveren yönünden ise md.25’de ayrı ayrı düzenlemiştir.

1)   İşçi Yönünden Derhal Fesih Sebepleri

4857  sayılı   İş   Kanununa  göre  işçi  yönünden  derhal  fesih sebepleri; “Sağlık sebepleri”, “Ahlak ve Iyiniyet Kurallarına Uymayan  Haller  ve  Benzerleri”  ve  “Zorlayıcı  Sebepler”  olmak üzere üç grupta toplanmaktadır.

  1. a) Sağlık Sebepleri: İşçi iş sözleşmesini aşağıdaki sağlık sebeplerinin  oluşması   halinde   derhal   fesih   hakkına   sahip olacaktır.
  • İşin, işçinin sağlığı ve yaşayışı için tehlikeli hale gelmesi.
  • İşçinin sürekli ve yakın ilişki içinde bulunduğu başka bir işçi ya da işverenin bulaşıcı bir hastalığa tutulması,
  • İşçinin kendisinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulması

halleridir.

  1. Ahlak ve Iyiniyet Kurallarına Uymayan Haller Ve Benzerleri: İşçi,  İş  Kanununun  aşağıda  gösterilen  ahlak  ve iyiniyet  kurallarına  aykırı  hallerden  birinin  varlığı  halinde  iş sözleşmesini derhal feshedebilir.
  2. İş sözleşmesinin  yapıldığı  sırada,  işçiye  bu  sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında işçinin yanıltılması,
  3. İşverenin,   işçi   veya   aile   üyelerinden   birinin   şeref   ve namusuna    dokunacak    şekilde    sözler    söylemesi    ve
  4. davranışlarda bulunması cinsel tacizde bulunması,
  5. İşveren, işçi veya aile üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur   veya   gözdağı   verirse,   yahut   işçi   veya   aile üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler yahut işçi veya ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektirir  bir  suç  işlerse  yahut  işçi  hakkında  şeref  ve haysiyeti kırıcı asılsız ağır isnat veya ithamlarda bulunursa,
  6. İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından, işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen işveren gerekli önlemleri almazsa,
  7. İşverence, işçinin ücretinin Kanun hükümleri veya sözleşme şartları gereğince hesap edilmemesi veya ödenmemesi halinde,
  8. Ücretin  parça  başına  veya  iş  tutarı  üzerinden  ödenmesi kararlaştırılıp da, işveren tarafından işçiye yapabileceği tutardan az iş verildiği hallerde,
  9. işçi iş sözleşmesini derhal fesih hakkına sahip olacaktır.
  10. c) Zorlayıcı Sebepler: İşçinin çalıştığı işyerinde bir
  11. haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa işçi iş sözleşmesini derhal feshedebilir. İşçinin zorlayıcı bir sebebe dayanarak iş sözleşmesini feshedebilmesi için zorlayıcı sebebin, beklenmedik bir şekilde ortaya çıkması gerekir. Örneğin, su baskını, deprem veya yangın gibi olaylar zorlayıcı sebep sayılır. Hemen belirtelim ki, bir haftalık süre sonunda işçi dilerse iş sözleşmesini Zorlayıcı sebeple işyerinde  çalışılmayan  sürenin  bir  haftasında  işveren işçiye yarım gündelik  ücret öder.
  12. 2) İşveren Yönünden Derhal Fesih Sebepleri
  13. İş Kanununun  maddesi  de  işveren  yönünden  derhal  fesih sebeplerini düzenlemiştir. Bunlar da yine Sağlık Sebepleri, Ahlak ve İyiniyet Kurallarına Uymayan Haller ve Benzerleri ile Zorlayıcı Sebeplerdir. Tüm bunlar dışında iş sözleşmesinin haklı nedenle feshini ispat  yükümlülüğü işverene aittir.
  14. a) Sağlık Sebepleri: İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan  yaşantısından  yahut  içkiye  düşkünlüğünden doğacak hastalığa veya sakatlığa uğraması halinde, bu sebeplerden  doğacak  devamsızlığın  ardı  ardına  3  işgünü veya bir ayda 5 işgününden fazla olması halinde, işveren iş sözleşmesini derhal feshe
  15. Bunun yanı  sıra  işveren,  işçinin  tutulduğu  hastalığın  tedavi
  16. edilemeyecek nitelikte olduğunu ve çalışmasında sakınca bulunduğunun sağlık kurulunca saptanması halinde yine iş sözleşmesini feshedebilir
  17. İşçinin kendi kusuru dışındaki hastalık, kaza, gebelik veya doğum gibi hallerde, işveren iş sözleşmesini, işçinin devamsızlığının kıdemine göre  belirlenecek  bildirim  sürelerini  6  hafta geçmesinden sonra fesih edebilir.
  18. b)  Ahlak ve İyiniyet Kurallarına Uymayan Haller ve Benzerleri: İşverene, işçisinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışları   sebebiyle   derhal   fesih   olanağı   tanıyan   haller aşağıdaki gibidir.
  19. İş   sözleşmesi   yapıldığı   sırada   bu   sözleşmenin   esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde
  20. bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek işverenin yanıltılması,
  21. İşçinin, işverenin yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref
  22. ve  namusuna    dokunacak    sözler    sarf    etmesi    veya
  23. davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyeti kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması,
  24. İşçinin, işverenin başka bir işçisine tacizde bulunması,
  • İşçinin, işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka bir işçisine sataşması veya işçinin işyerinde alkol ve uyuşturucu kullanması,
  • İşçinin  işverenin   güvenini   kötüye   kullanması,   hırsızlık yapması,   işverenin   meslek   sırlarını   ortaya  atması   gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması,
  • İşyerinde yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi,
  • İşçinin işverenden  izin  almaksızın  veya  haklı  bir  sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki gün veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki işgünü,yahut bir ay içinde üç işgünü işine devam etmemesi,
  • İşçinin yapmakla  yükümlü  bulunduğu  görevleri  kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi,
  • İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işverenin malı olan veya malı olmayıp da eli  altında  bulunan  makineleri,  tesisatı  veya  başka eşyaları otuz günlük  ücreti  tutarında ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması,

Hallerin varlığı işverene derhal fesih hakkı vermektedir.

  1. c) Zorlayıcı Sebepler: İşyerinde işçiyi bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan bir zorlayıcı sebebin ortaya çıkması halinde yedi günlük bekleme süresi içinde her gün için işverence yarım ücreti peşin ödeyerek iş sözleşmesini derhal fesih hakkına sahip olur.

Bunların  dışında  işçinin  gözaltına  alınması  veya  tutuklanması

halinde devamsızlığının bildirim süresini aşması halinde de işverenin derhal fesih hakkı doğmaktadır.

3)   Derhal Fesih Hakkını Kullanma Süresi

İş Kanununun 24. maddesine göre işçinin ve 25. maddesine göre de işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallerde fesih hakkı,  taraflardan  birinin  bu  çeşit  davranışlarda  bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği tarihten başlayarak altı işgünü geçtikten sonra ve  herhalde bir  yıl  geçtikten  sonra kullanılamaz.  Ancak işçinin olaydan maddi çıkar sağlaması halinde bu bir yıllık süre uygulanmaz.

Buradaki   süreler   zamanaşımı   süresi   değil,   hak   düşürücü

sürelerdir.

4)   Derhal Fesih ve İş Güvencesi

Derhal feshe başvuran işveren, iş Kanununun 25. maddesinde yer   alan   haklı   sebeplere   dayanmak   zorundadır.   İşverenin dayandığı sebeplerin haklı ve geçerli sebebe dayanmadığını ileri süren işçi, işveren aleyhine işe iade talebiyle yargı yoluna başvurma olanağına sahiptir.

İşçinin  işe  iade  istemi  ile  iş  Kanunu  çerçevesinde  dava açabilmesi için işyerinde

  • En az otuz işçinin çalışması,
  • En az altı ay kıdeme sahip olma,
  • Belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışma
  • Kanunda  belirtilen   işveren   vekillerinden   olmama   gibi koşulların da bulunması gerekir.

Aksi halde, işçinin iş güvencesi kapsamı dışında olması sebebiyle

belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışması halinde kıdem tazminatı gibi yasal haklar dışında işe iade talebi söz konusu olmayacaktır.

TOPLU İŞÇİ ÇIKARMA

İş  sözleşmeleri  ilke  olarak  bireysel  şekilde  feshedilir.  Ancak istisnai  olarak  işverenlerin  toplu  işçi   çıkarma  uygulamasına gittikleri de görülmektedir. Bu durumda işçilerin bazı koruyucu önlemlerden yararlanması  gerekir.  İş Kanununa göre işyerinde çalışan işçi sayısı:

  • 20 ile 100 arasında ise en az 10 işçinin,
  • 101 ile 300 işçi arasında ise en az %10 oranında işçinin,
  • 301 ve daha fazla ise en az 30 işçinin işine sureli fesih koşulları  uyarınca  ve  1  ay  içinde,  aynı  tarihte  veya  ayrı

tarihlerde son verilmesi toplu işçi çıkarma sayılır.

1)Toplu İşçi Çıkarmada Usul

İşveren, ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri ve işin   gerekleri   sonucu   topluca   iş   sözleşmesini   feshetmek istediğinde, bunu en az 30 gün önceden bir yazı ile işyeri sendika temsilcilerine, ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirir.

Bildirimden önce temsilcilerle işveren arasında görüşmeler yapılır.

Görüşmelerin sonunda toplantının yapıldığını gösteren bir belge düzenlenir.  Toplantı  158  sayılı  ILO  Sözleşmesinin  bir  gereği olarak bilgi verme ve danışma toplantısıdır.

Fesih bildirimleri, işverenin toplu işçi çıkarma isteğini bölge müdürlüğüne bildirmesinden 30 gün sonra hüküm doğurur.

İşveren  toplu  işçi  çıkarmanın  kesinleşmesinden  itibaren  6  ay içinde yeniden işçi almak istediğinde, nitelikleri uygun olan eski işçileri işe çağırır.

ÖNEMLİ NOTLAR

Ø    İşyerinin bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı surette faaliyete son verilmesi halinde, işveren durumu otuz gün önceden ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye iş Kurumuna bildirmek ve işyerinde ilan etmekle yükümlüdür.

Ø    Mevsimlik ve kampanya işlerinde çalışan işçilerin işten çıkarılmaları hakkında, işten çıkarma bu işlerin niteliğine bağlı olarak yapılıyorsa, toplu işçi çıkarmaya ilişkin hükümler uygulanmaz.

 

 

 

İŞ SÖZLEŞMESİNİN  SONA ERMESİNDE ÇALIŞMA BELGESİ VE İBRANAME

İşveren işinden herhangi bir sebeple ayrılan işçiye, talep

ettiği  taktirde işveren  bir   çalışma  belgesi vermek zorundadır.İşçinin kolay iş bulmasını sağlayan bu belge ile yeni işveren de kolay bilgi edinme imkanını bulacaktır. Çalışma belgesinde işçinin adı ve soyadı, doğum yeri ve tarihi, yaptığı işin çeşidi ve  çalışma süresi  gösterilir.  Çalışma  belgesinde,  işçinin isteği  üzerine şahsi  durumu,  davranış  ve karakteri ile  çalışma durumu da belirtilebilir.

Çalışma belgesi dışında iş ilişkisinin sona ermesi ile ilgili olarak akla gelebilecek bir başka husus da bonservis” dir. Bonservis adı verilen belgede ise, yukarıda açıkladığımız çalışma belgesine ek olarak, işçinin işyerindeki tutumu, çalışması vb. hususlarda kişisel bazı bilgiler yer alır.

İş Kanunu “işinden ayrılan işçiye işveren tarafından işin çeşidini ve süresini gösteren bir belge verir hükmünü taşıdığı için işveren çalışma belgesi vermek zorunda olup, bonservis vermek zorunda değildir.

ÖNEMLİ NOT

Çalışma belgesinin zamanında verilmemesinden ya da yanlış veya eksik bilgiler içermesinden dolayı ortaya çıkacak zarardan etkilenen işçi veya yeni işveren: eski

işverenden, söz konusu zararların tazminini isteyebilecektir.

İŞ SÖZLEŞMESİNİN  SONA ERMESİNDE KIDEM TAZMİNATI

İş sözleşmesinin sona ermesi ile özellikle işverenin bazı yükümlülükleri doğmakta ve ancak bu yükümlülüklerin yerine getirilmesiyle hizmet ilişkisi kesin şekilde sona ermektedir. Bu yükümlülüklerden  biri  yukarıda  incelediğimiz  çalışma  belgesi; diğeri ise, kıdem tazminatıdır.

  1. a) Kıdem Tazminatını Doğuran Koşullar

İşçi, belirli koşulların gerçekleşmesiyle kıdem tazminatına hak kazanır. Bunlar:

  • işçinin iş Kanunu kapsamında bulunması.
  • iş sözleşmesinin belli sebeplerle sona ermesi,
  • işçinin işyerinde belli bir süre çalışmış olmasıdır.

İş Kanunu Kapsamında Bulunma: Kıdem tazminatına

hak  kazanabilmenin  ilk  koşulu  iş  Kanununa  tabi  olmaktır,  iş Kanunu kapsamında bulunmayan kimseler, iş sözleşmesi ile çalışıyor olsalar bile kıdem tazminatı hakkından yararlanamazlar. Bunların yanı sıra iş Kanununa tabi olsa bile süreksiz bir işte çalışan kimseler de bu haktan yararlanamaz. İş Kanunu kapsamında olmak koşulu ve kamu kesiminde ya da özel kesimde çalışan bütün işçiler de kıdem tazminatı hakkından yararlanır.

İş Sözleşmesinin Sona Ermesi: İşçiye kıdem tazminatı

hakkı doğuran koşullardan biri de iş sözleşmesinin, işçinin ölümü, işçi ya da işveren tarafından feshi veya sözleşmenin işçinin muvazzaf askerliği sebebiyle feshidir.

İş sözleşmesinin işçi tarafından süreli feshi halinde işçiye kıdem tazminatı ödenmez.

Diğer   taraftan   bağlı   bulundukları   kurum   veya   sandıklardan

yaşlılık,  emeklilik ve malullük aylığı veya toptan ödeme almak amacıyla iş sözleşmesini feshedilen işçilere de işveren kıdem tazminatı ödemekle yükümlüdür.

Öte yandan kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi isteği ile iş sözleşmesini sona erdirmesi halinde de, kadın işçiye kıdem tazminatı ödenir. Evlenen erkek işçi ise bu sebebe dayanarak iş sözleşmesini feshedemez, feshetse dahi kıdem tazminatına hak kazanamaz.

İşçinin iş sözleşmesinin işverence iş Kanunu göre süreli (bildirimli)

feshi halinde işçiye kıdem tazminatı ödenir.

İşçisinin iş sözleşmesini iş Kanununda belirtilen ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık sebebiyle fesheden işveren işçisine kıdem tazminatı ödemekle yükümlü değildir.

Muvazzaf askerlik sebebiyle iş sözleşmesi işçi ya da işveren tarafından feshedilebilir. Bu durumda da yine işçiye kıdem tazminatı ödenmesi gerekmektedir.

Çalışma  Süresi:  İşçinin  kıdem  tazminatına  hak kazanabilmesi için işçinin işyerinde en az bir yıl çalışmış olması gerekir. Kıdem tazminatı hesabında takvim yılı esas alınır. Çalışma süresinin saptanmasında       işçinin   işyerinde          sürekli  veya                     aralıklı çalışmalarının toplamı dikkate alınır. İşyerinin devri veya işverenin ölümü halinde mirasçılarına geçmesi, devletin el koyması gibi işyerinin geçici ya da sürekli el değiştirmesi işçinin kıdemini etkilemez.

ÖNEMLİ NOT

İşçinin kıdemine esas alınacak çalışma süresinin başlangıcı işçinin işine fiilen başladığı tarih olup, deneme süresi kararlaştırılmış ise bu süre de kıdeme katılır.

Çalışma Süresinin Hesabında Özel Durumlar:

Mevsimlik işte çalışan işçilerin kıdem süresinin hesaplanmasında, kıdem süresinin bir mevsim içindeki çalışılmış veya çalışılmış gibi sayılan günler toplanarak bulunur.

Kısmi süreli olarak çalışan bir işçinin kıdem tazminatı hesabına esas  hizmet  süresinin  belirlenmesinde,  iş  sözleşmesinin başlangıcı ile

sona ermesi arasındaki çalışılan ve çalışılmayan gün ayırımı yapılmaksızın tüm süre göz önüne alınır bu süre içinde fiilen çalışılan günler değil, sözleşmenin başlangıç ve bitiş tarihleri kıdeme esas oluşturur. Çalışma yaşından önceki çalışmaların kıdem hesabında dikkate alınmaz.

  1. b) Kıdem Tazminatının Hesaplanması

İş Kanunu kapsamına giren işyerlerinde iş sözleşmesinin son bulması halinde işçiye her geçen tam yıl için işverence 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir.

Kıdem tazmin atı = günlük ücret X çalışma süresi X30 olmaktadır.

Kıdem tazminatı hesabı işçinin son aldığı günlük brüt ücretin net tutarı üzerinden yapılır. Belirli dönemleri kapsayan ücret eklentileri şeklindeki ödemelerde ise (ikramiye gibi), iş sözleşmesinin son bulduğu tarihten itibaren geriye doğu son bir yıl içinde ödenmiş tutarı esas almak gerekir.

İşçiye parça başı, akort veya yüzde usulü gibi sabit olmayan ücret ödendiğinde; son bir yıllık sürede ödenen ücretin, bu sürede çalışılmış günlere bölünmesi ile bulunacak ortalama ücret, kıdem tazminatı hesabına esas alınır.

Son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapılırsa, tazminata esas ücret, işçinin  işten  ayrılma  tarihi  ile  zammın  yapıldığı  tarih  arasında alınan ücretin aynı sürelerde çalışılan günlere bölünmesiyle bulunur.

Kıdem tazminatı hesaplanırken aynı kıdem süresi için birden çok ödeme yapılamaz.

  1. c) Kıdem Tazminatının Tavanı ve Ödenmesi:

Kıdem tazminatının yıllık tutarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek devlet memuruna (başbakanlık müsteşarı) 5434 sayılı TC Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek en yüksek emeklilik ikramiyesini geçemez. Kıdem tazminatı tam ve zamanında ödenmezse gecikme süresi için mevduata uygulanan en yüksek faiz ödenir. İş sözleşmesi sona eren işçinin kıdem tazminatını talep hakkı 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Kıdem tazminatından doğan borç ve sorumluluğu işveren şahıslara veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez.

ÇALIŞMA SÜRELERİ VE İZİNLER

  1. A) ÇALIŞMA SÜRELERİ

1) Normal Çalışma Süreleri ve Denkleştirme Süresi

İş  Kanununa  göre  normal  çalışma  süresi  haftada  en  çok  45 saattir. Dolayısıyla bu 45 saatlik süre iş sözleşmesi ya da toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine daha azaltılabilecek; buna karşılık haftalık normal çalışma süresinin 45 saatin üzerinde belirlenemeyecektir.

Aksi   kararlaştırılmadıkça,   haftalık   çalışma   süresi,   haftanın çalışılan  günlerine  eşit  olarak  dağıtılır.  Buna  karşılık  çalışma süresi tarafların anlaşmasıyla, haftanın çalışılan günlerine onbir saati aşmamak üzere farklı şekilde dağıtılabilir. Bu durumda iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi normal çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme süresi adı verilen bu iki aylık süre toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir. İkincisi, yine taraflar anlaşarak denkleştirme süresi içinde işçinin haftalık   ortalama   çalışma   süresini,   normal   haftalık   çalışma süresini  aşmamak  koşulu  ile,  bazı  haftalarda  haftalık  çalışma süresini aşacak şekilde belirleyebileceklerdir. Yoğunlaştırılmış iş haftası uygulamasında günlük çalışma süresi hiç bir şekilde 11 saati  aşamayacağı  gibi  denkleştirme  süresi  içindeki  ortalama

çalışma süresi haftalık kanuni 45 saati ya da sözleşme ile belirlenmiş süreyi aşamayacaktır.

2)   Kısa Çalışma Süresi

Genel ekonomik kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerini geçici olarak önemli ölçüde azaltan veya işyerinde faaliyeti tamamen veya kısmen geçici olarak durduran işveren durumu Türkiye iş Kurumuna, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya bir yazı ile bildirir. Talebin uygunluğunun tespiti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılır.

Kısa çalışma süresi, zorlayıcı sebebin devamı süresini ve en çok üç ayı aşamaz.

Günlük  kısa  çalışma  ödeneğinin  miktarı,   işsizlik  ödeneğinin

miktarı kadardır. Günlük işsizlik ödeneği miktarı, sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama net kazancının %50’sidir. Ancak bu tutar asgari ücretin net tutarını aşamaz.

Zorlayıcı  sebeplerle işyerinde faaliyetin  tamamen veya kısmen

geçici olarak durması halinde, kısa çalışma ödeneği ödemeleri, zorlayıcı sebeplerle işin durması halinde işverenin yarım gündelik ücret ödeme yükümlülüğünün bulunduğu bir haftalık sürenin dolmasından sonra başlar.

İşçinin kısa çalışma ödeneği aldığı sure içinde hastalık ve analık sigortası primleri işsizlik sigortası fonu tarafından ve 2/3 oranında karşılanır. Bu primler, sigorta primlerini hesabına esas alınan en alt kazanç sınırı üzerinden hesaplanır. Kısa çalışma ödeneğinin ödeme süresi içinde verilmesi gereken geçici iş göremezlik ödeneğinin miktarı kısa çalışma ödeneğinin miktarından fazla olamaz. Geçici iş göremezlik ödeneğinin verildiği dönemlerde, hastalık ve analık sigortası primleri ödenmez.

3)   Telafi Çalışması

Zorunlu nedenlerle işin durması veya çalışma yapılamaması durumlarında  telafi  çalışmasını  öngören  bir  düzenleme  4857

Sayılı iş Kanununda yer almıştır. Bu bakımdan işin durması,

ulusal bayram ve genel tatil günlerinden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi ya da iş sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması veya işçinin isteği üzerine izin verilmesi durumlarında, işveren İki ay içinde telafi çatışması yaptırabilir. Bu süreler günde üç saati aşamaz ve fazla çalışma sayılamaz. Tatil günlerinde telafi çalışması yaptırılamaz.

4)   Dönemsel Çalışma

Dönemsel çalışma süreleri içinde günlük çalışma sürelerini aşmamak  üzere ve en çok altı aya kadar denkleştirme süresi tanımıştır.

Çalışma Süresinden Sayılan Zamanlar

İş  hukukunun sosyal  boyutu  dikkate  alındığında çalışma  günü

içinde işçinin asıl işini yapmaksızın, hatta bazen çalışmadan geçirdiği birtakım sürelerin günlük çalışma suresinden sayılması gerekmektedir. İş Kanununa göre iş süresinden sayılan haller şunlardır:

  • Yer ve Sualtına iniş ve Çıkışlarda Geçen Süreler
  • İşveren  Tarafından Başka  Bir  Yere  Gönderme  Sırasında

Geçen

Süreler

  • İşçinin Asıl işi Dışında Meşgul edildiği Sureler
  • Kadın işçilerin Emzirme Süresi
  • İşçilerin Bazı işyerlerine Götürülüp Getirilmeleri Sırasında

Geçen Süreler.

5)   Fazla Çalışma- Fazla Sürelerle Çalışma

Kanunda belirtilen normal çalışma sürelerinin dışında çalışmaya devam edilmesi, başka bir deyişle daha fazla çalışma sürelerinin

uygulanmasına yol açmaktadır. Belirttiğimiz bu husus İş Kanununda “Fazla Çalışma” ve ‘Fazla Sürelerle Çalışma” olarak nitelenmekte ve ayrıntılı biçimde düzenlenmiş bulunmaktadır.

Fazla Çalışma; kanunda yazılı koşulları çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. Fazla çalışma ücreti normal ücretin % 50 arttırılmasıyla hesaplanır.Denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, haftalık ortalama çalışma süresi, haftalık normal iş süresini  aşmamak  koşulu  ile,  haftalık  45  saati  aşsa  da  fazla çalışma sayılmaz.

Haftalık çalışma süresini aşan ve kırk beş saate kadar yapılan çalışmalar fazla süreli çalışma olarak düzenlenmiştir. Ancak bu

çalışmalara ödenecek  ücret  normal  ücretin saat  başına düşen tutarının yüzde yirmi beş arttırılmasıyla hesaplanır.

Fazla çalışma, zorunlu sebeple fazla çalışma ve olağanüstü sebeple fazla çalışmadır.

  1. Genel Sebeplerle Fazla Çalışma

Genel  sebepleriyle  yapılan  fazla  çalışma,  ülkenin  genel  yararı yahut  işin  niteliği  ve üretimin arttırılması  gibi nedenlere dayalı olarak ve belirli koşullar altında, yapılan çalışmadır.

Genel sebeplerle yapılan fazla çalışma, yukarıda da değindiğimiz gibi haftalık kırk beş saati aşan çalışmadır. Fazla çalışma süresi bir yılda iki yüz yetmiş saatten fazla olamaz. Genel sebeplerle fazla çalışma yaptırılabilmesi için işçiden muvafakati alınır. İşçi kabul etmezse, bu tür fazla

çalışma yapılamaz; işveren de işsini fazla çalışma yapmadığı için işten çıkartamaz. işçiden fazla çalışma için gerekli muvafakat iş sözleşmesi  ya  da  toplu  iş  sözleşmeleri  ile  önceden  alınabilir. Fazla  çalışma  durumunda,  her  bir  saat  çalışma  için  verilecek ücret,  normal  çalışma  ücretinin  saat  başına  düşen  miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle hesaplanır

Fazla çalışma karşılığı ödenen ücretler, bu ücretlerin oranı, kaç saatlik  çalışma  karşılığı  olduğu,  ücret  bordroları  ve  işçi  ücret pusula veya defterlerinde işveren tarafından gösterilmek zorundadır.

  1. b. Zorunlu Sebeplerle Fazla Çalışma

İş Kanununa göre ‘Gerek bir arıza sırasında, gerek bir arızanın mümkün görülmesi halinde yahut makineler veya araç ve gereçler için hemen yapılması gereken acele işlerde, yahut zorlayıcı sebeplerin ortaya çıkmasında, ancak işyerinin normal çalışmasını sağlayacak   dereceyle   aşmamak   koşulu   ile   fazla   çalışma yapılabilir’.

Zorunlu sebeplere dayalı bu tür fazla çalışma, sadece işyerinin

normal çalışmasını sağlayacak dereceye kadar gerçekleştirilebilir. Zorunlu  fazla  çalışmanın  niteliğinden  kaynaklanan  bir  başka özellik  de  işçinin muvafakatine gerek bulunmamasıdır.  Zorunlu sebeplerle  yapılan  fazla  çalışma  ücreti  ise,  genel  sebeplerle yapılan fazla çalışmalarda olduğu gibidir. (iş K..m.42, f.1).

  1. Olağanüstü Sebeplerle Fazla Çalışma

Olağanüstü sebeplerle yapılan fazla çalışma, ilke olarak hem işçinin ve  hem de işverenin istek ve iradesi dışında, Bakanlar Kurulu tarafından yurt savunmasının gereklerini karşılayan iş yerlerinde uygulanan fazla çalışmadır.

İş Kanununda, seferberlik sırasında ve bu süreyi aşmamak üzere ülke savunmasının ihtiyaçlarını temin eden işyerlerinde fazla çalışmaya gerek görüldüğü hallerde, olağanüstü sebeplerle fazla çalışma yapılmasına Bakanlar Kurulu karar verebilir. 6)  Gece çalışması

İş hayatında gece en geç 20.00’de başlayarak, en erken sabah

06.00’ya kadar geçen ve en çok 11 saat süren gün dönemidir.

Bu tanımdaki en geç, en erken ve en çok sözleri gece döneminin başlangıç ve bitiş dönemlerinin değiştirilebileceğini ve gece süresinin de on bir saate çıkarılabileceğini ifade etmektedir.

Gece döneminde çalışma süresinin yedi buçuk saatten fazla olamaz. İşçinin çalışmasının bir bölümünün gündüz ve bir bölümünün de geceye rastlaması durumda, günlük çalışma süresinin yarısından çoğu gece dönemine rastlayan iş, gece işi sayılır.

İşveren; gece çalışması nedeniyle sağlığının bozulduğunu raporla belgeleyen  işçiye  mümkünse  gündüz  postalarında  durumuna uygun bir iş vermek zorundadır. Ayrıca, gece postalarında çalıştırılacak işçilerin listeleri ve bu işçilerin işe başlamadan önce alınan ve periyodik olarak yenilenen sağlık raporlarının birer nüshasının Bölge Müdürlüğüne verilmesi zorunludur.

Gece ve gündüz postalarında, postası değiştirilecek işçi kesintisiz

en az 11 saat dinlendirilmeden diğer postada çalıştırılamaz. Gece çalıştırılacak işçilerin sağlık durumlarının gece çalışmasına uygun

olduğu, işe başlamadan önce alınacak sağlık raporu ile belgelenmek zorundadır. Gece çalıştırılan işçiler en geç 2 yılda bir defa işveren tarafından periyodik sağlık kontrolünden geçirilirler. Bu kontrollerin masrafları işverence karşılanır

7)   Ara Dinlenmeler

İşçilerin  zorunlu  ihtiyaçlarını  karşılamak  üzere,  çalışma  süresi

içinde ara dinlenmesi verilmesi yasal bir zorunluluktur.

İş Kanununa göre ara dinlenmesinin en az süreleri şöyledir

  • 4 saat ve daha kısa süreli işlerde 15 dakika,
  • 4 saatten fazla, 7.5 saate kadar (7.5 saat dahil) süreli işlerde yarım saat,
  • 7.5 saatten fazla süreli işlerde 1 saat.

Bu süreler taraflarca veya toplu iş sözleşmesi ile arttırılabilir.

ÜCRETLİ TATİL VE İZİNLER

Mevzuatımızda üç tür ücretli tatil ve izinden söz edilebilir. Bunlar hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatiller ve yıllık ücretli izindir.

1)   Hafta Tatili

Hafta tatili yedi günlük çalışma süresi içerisinde işçinin 24 saat süreyle kesintisiz olarak dinlendirilmesini öngören tatildir. Hafta tatiline hak kazanmanın şartları aşağıdaki gibidir.

  • İş Kanunu Kapsamında Bulunma
  • Haftalık Normal Çalışma Süresini Tamamlama şeklindedir.

Hafta  Tatili  Ücretinin  Hesabı:  İşçiye  ödenecek  hafta  tatili ücretine; fazla çalışma ücreti, primler, hazırlama tamamlama ve temizleme işi karşılığı olan ücretler ve sosyal yardımlar katılmaz. Başka bir deyişle, hafta tatili ücreti çıplak ücrettir ve tatil ücretine eklentiler katılmaz.

2)   Ulusal Bayram ve Genel Tatiller

Resmi bayram günleri şunlardır: 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı,   30  Ağustos  Zafer  Bayramı,   29  Ekim  Cumhuriyet Bayramı günleridir.

Dini  bayram  günleri  şunlardır;  Ramazan  Bayramı  (3,5  gün),

Kurban Bayramı, (4.5 gün), Ayrıca 1 Ocak günü de yılbaşı tatilidir. İşçilere Ulusal Bayram ve genel tatil günlerinde çalışmazlarsa bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücreti tam olarak; tatil yapmayarak çalışırlarsa, çalıştıkları günlerin ücretleri ücret ödeme şekline bakılmaksızın bir kat fazlasıyla ödenir.

Çalışılmaması durumunda ödenecek ücret, hafta tatilinde olduğu

gibi çıplak ücrettir. Başka bir deyişle ulusal bayram ve genel tatil

ücretine fazla çalışma ücreti, primler, hazırlama tamamlama ve temizleme ücretleri ve sosyal yardımlar katılmaz. Tatil günü ile hafta tatilinin üstü üste gelmesi halinde, sadece bir tatil ücreti ödenir.

3)   Yıllık Ücretli İzin

İşçilerin yılın belli bir dönemini dinlenerek geçirmesi, onların sağlıklarının korunması ve bedenen ve ruhen yeniden güç kazanmaları bakımından büyük önem taşımaktadır.

Yıllık ücretli izin, İş Kanunu kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilerden, işyerine girdiği günden başlayarak, deneme süresini de kapsamak üzere, en az bir tam yıl çalışanlara verilir.

İş sözleşmesinin, fiilen çalışmaya başlanmasından önce yapılmış olması durumunda, yıllık ücretli izine hak kazandıran sürenin başlangıcı iş sözleşmesinin yapıldığı tarih değil, fiilen işe başlama tarihidir.

Yıllık İzin Hakkının Kullanılması:Yıllık ücretli izin, işçilere sosyal amaçlarla sağlanmış önemli bir haktır. Her şeyden önce belirtelim ki, yıllık ücretli iznin ne zaman kullanılacağı işveren ya da işveren vekili yahut, İzin Kurulunca saptanır. İşçinin talebi ilgililerce incelenerek

iznin ne zaman kullanılacağı işçiye bildirilir. Aynı tarihe rastlayan izin isteklerinde kıdemi fazla olanlara öncelik tanınır.

Yıllık  Ücretli  izin Süreleri:  İş  Kanununda  öngörülen  ve daha önce belirttiğimiz şekilde yıllık ücretli izine hak kazanan işçiye, işyerindeki kıdemi göz önünde bulundurularak ücretli izin verilir. Hizmet süreleri;

–     Bir yıldan beş yıla kadar olanlara yılda 14 gün,

–     Beş yıldan fazla ve on beş yıldan az olanlara 20 gün,

–     On beş yıl ve daha fazla olanlara 26 gün yıllık ücretli izin

verilir.

Ancak, çocuk işçilerin durumları göz önünde bulundurulmak

suretiyle, on sekiz yaşından küçük çocuk ve genç işçiler ile 50 yaşından büyük işçilere verilecek yıllık izinin kıdemlerine bakılmaksızın yirmi günden az olamaz. Kanunda belirtilen bu süreler emredici nitelikte değildir. Dolayısıyla iş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile yıllık ücretli izin süreleri arttırılabilir.

Yıllık Ücretli İzninin Uygulanması: Yıllık ücretli iznin işveren tarafından ve  bölünmeden devamlı olarak  bir  kerede verilmesi esastır. Bununla birlikte izin süreleri, bir bölümü 10 günden az olmamak üzere en çok üçe bölünebilir. İşçilere

eğer isterlerse, işveren gidiş ve gelişlerinde yolda geçen süreleri kapsamak üzere 4 güne kadar ücretsiz yol izni vermekle yükümlüdür

Başka bir deyişle  yıllık  izin ücreti  çıplak ücreti kapsamaktadır. Yıllık iznini kullanan işçinin herhangi bir işte, ücretli ya da ücretsiz çalışması   yasaktır.   İzin   döneminde   iş   kazası   ve   meslek hastalıkları sigortası primi ödenmez.

ÇALIŞMA YAŞAMINDA ÖZEL OLARAK KORUNAN

GRUPLAR

1)   Çocuk Ve Genç İşçiler

Çocuk  ve  genç  işçilerin  korunmasına  yönelik  önlemler  temel olarak üç başlık altında toplanabilir. Bunlar çalıştırma yasakları, rapor alma zorunluluğu ve izinlerde korunmadır. 15 yaşını tamamlamış, ancak 18 yaşını tamamlamamış işçiye genç işçi 14 yaşını  bitirmiş,  15  yaşını  doldurmamış  ve  ilköğretimini tamamlamış işçiye çocuk işçi denir.

18 yaşını doldurmamış erkek çocukların, maden ocakları ile kablo döşemesi,  kanalizasyon  ve  tünel  inşaatı  gibi  yeraltı  ve  sualtı

işlerinde çalıştırılmaları yasaktır. Bunun yanında, 18 yaşını doldurmamış çocukların sanayiye ait işlerde gece çalıştırılmaları da yasaktır.

Bunlara ek olarak, 18 yaşından aşağı çocukların, bar, kabare, dans  salonu,  kahve,  gazino  ve  hamamlarda çalıştırılmaları  da Umumi Hıfzısıhha Kanunu tarafından yasaklanmıştır. Temel eğitimini tamamlamış ve okula gitmeyen çocukların iş süreleri günde yedi, haftada otuz beş saatten fazla olamaz. Ancak, on beş yaşını tamamlamış çocuklar için bu süre günde sekiz haftada kırk saate kadar artırılabilir. Okula giden çocuk işçilerin eğitim dönemindeki iş saatleri ise, okul saatlerine engel olmayacak şekilde  düzenlenir  ve  ders  saatleri  günlük  iki  ve  haftada  on saatten fazla olamaz.

Onbeş ile onaltı  yaş arasındaki çocuk ve genç işçiler , ancak sağlıkları bakımından elverişli oldukları işlerde çalıştırılabilirler. Buna karşın bu işçiler sağlık bakımından elverişli bulunsalar dahi her türlü ağır ve tehlikeli işte, gece işlerinde ve günde 7.5 saatten fazla çalıştırılamazlar.

14-18 yaş arasındaki (18 yaş dahil) çocuk işçilerin herhangi bir işe alınmalarından önce, işe uygunluk için sağlık raporu, bunlar yanında çocuk ve genç işçilerin 18 yaşını dolduruncaya kadar en az altı ayda bir muayenelerinin tekrarlanarak, işe devam etmelerinde bir sakıncanın bulunup bulunmadığı da doktor raporu ile saptanmalıdır.

18 yaş ve daha küçük çocuk ve genç işçilere verilecek yıllık ücretli izin, kıdemlerine bakılmaksızın 20 günden az olamaz.

2)   Kadın işçiler

Kadın işçiler öncelikle kadın olmaları sebebiyle genel önlemlerle,

ikinci olarak da annelik halinde özel önlemlerle korunmaktadır.

Kadın işçilere 18 yaşına kadar olan dönemde çocuk işçilere ilişkin hükümlerden ve  bunun yanında  kadın  olmaları dolayısıyla her yaşta ayrıca korunmaktadırlar.

Kadın   işçiler   işin   düzenlenmesi   açısından   da   özel   olarak

korunmuşlardır. Konu ile ilgili hükümler incelendiğinde şu hususlar ortaya çıkmaktadır:

Kadın işçilerin maden ocakları ile kablo döşemesi. kanalizasyon ve tünel inşaatı gibi yeraltı ve sualtında çalıştırılmaları yasaktır. Bunun yanında kadın işçiler bir kısım ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılabilirler Ancak şunu da ekleyelim ki, ihtisas ve meslek öğrenimi veren okulları bitirip o konudaki işi meslek edinmiş bulunan kadınlar ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılabilirler. Bunun yanında kadınlar, ay hali günlerinde ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılamazlar.  Bu  günlerin  sayısı  5  gün  olarak  hesap edilir. Daha fazlası için ise hekim raporuna göre hareket edilir.

Kadın işçilerin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra

sekiz hafta olmak üzere toplam on altı hafta çalıştırılmamaları esastır. Birden fazla doğum halinde doğum öncesi süreye iki hafta eklenir.  Hemen  belirtelim  ki;  kadın  işçinin  sağlık  durumunun uygun bulunması halinde doğumdan önceki üç haftaya kadar çalıştırılabilir. Bu durumda çalıştırıldığı süreler doğum iznine eklenir. Bu sürelerde işveren, kadın işçinin iş sözleşmesini süreli fesih (bildirimli fesih) yoluyla feshedemez.           Umumi Hıfzısıhha Kanunu da kadın işçilerle ilgili olarak; doğumun umulduğu tarihten

3  ay  öncesine  rastlayan  süre  içinde gebe  kadının, kendisi  ve çocuğu için zararlı işlerde çalıştırılamayacağını öngörmektedir. Yine; emzikli kadın işçilere uygun saatlerde günde iki defa 45’er dakikalık süt izni verilmesi zorunludur.

3) Özürlü, Eski Hükümlü Ve Terör Mağdurları

İş Hukukunda amaç, çeşitli sebeplerle, özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru olan kimselerin, toplum içinde kendi kaderlerine bırakılmamaları, bunlara yeteneklerine uygun bir iş vermek suretiyle de verimli hale getirilmeleridir. Bu amaçla iş Kanunu bir çok koruyucu düzenleme getirmektedir.

Ø    Özürlü,  bedensel,   zihinsel,   ruhsal,  duygusal  ve   sosyal yeteneklerindeki engelleri nedeniyle çalışma gücünün en az yüzde 40’ından yoksun olduğu sağlık kurulu raporuyla belgelenenleri

Ø    Eski Hükümlü, altı aydan daha uzun süreli hürriyeti bağlayıcı bir suçtan veya ceza süresi ne bakılmaksızın Devlet Memuru olmaya engel bir suçtan hüküm giymiş ve cezalarını infaz kurumlarında tamamlamış veya cezası tecil edilmiş yahut şartlı salıverme yoluyla tahliye edilmiş olanlar ile özel kanunlarında belirtilen şartlardan dolayı istihdam edilmeleri olanağı bulunmayanlar veya ömür boyu kamu hizmetinden yasaklı bulunanları

Ø    Terör Mağduru ise, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa göre terör eylemleri nedeniyle; Şehit olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların daha sonra evlenmemiş eşlerini veya çocuklarından    birisini,        yoksa   kardeşlerinden  birisini, çalışamayacak derecede malul olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların varsa eşlerini veya çocuklarından birisini, yoksa kardeşlerinden birisini, malul olup da çalışabilir durumda olanları ifade eder.

İşverenler,  elli  veya  daha  fazla  işçi  çalıştırdıkları  özel  sektör

işyerlerinde yüzde üç özürlü, kamu işyerlerinde ise yüzde dört özürlü ve yüzde iki eski hükümlü işçiyi meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır.

Bu  kapsamda  çalıştırılacak  işçi  sayısının  tespitinde  belirli  ve belirsiz süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçiler esas alınır. Kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanlar, çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür. Oranın hesaplanmasında yarıma kadar kesirler dikkate alınmaz, yarım ve daha fazla olanlar tama dönüştürülür. İşyerinin işçisi iken sakatlananlara öncelik tanınır.

İşverenler   çalıştırmakla   yükümlü  oldukları  işçileri  Türkiye  İş

Kurumu aracılığı ile sağlarlar.

Yer altı ve su altı işlerinde özürlü işçi çalıştırılamaz ve yukarıdaki hükümler uyarınca işyerlerindeki işçi sayısının tespitinde yer altı ve su altı işlerinde çalışanlar hesaba katılmaz.

Bir işyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan kalkan işçiler eski işyerlerinde tekrar işe alınmalarını istedikleri  takdirde, işveren bunları eski işleri veya benzeri  işlerde  boş  yer  varsa  derhal,  yoksa  boşalacak  ilk  işe başka isteklilere tercih ederek, o andaki şartlarla işe almak zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu halde işveren iş sözleşmesi yapma  yükümlülüğünü yerine  getirmezse,  işe  alınma isteğinde

bulunan eski işçiye altı aylık ücret tutarında tazminat öder Özel  sektör  işverenlerince  bu  madde  kapsamında  çalıştırılan özürlü sigortalılar ile korumalı işyerlerinde çalıştırılan özürlü sigortalıların,  belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı, kontenjan fazlası özürlü çalıştıran, yükümlü olmadıkları halde özürlü  çalıştıran  işverenlerin  bu  şekilde  çalıştırdıkları  her  bir özürlü  için  prime  esas kazanç alt  sınırı  üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin yüzde ellisi Hazinece karşılanır.    İşveren hissesine          ait        primlerin               Hazinece karşılanabilmesi  için  işverenlerin çalıştırdıkları  sigortalılarla ilgili olarak 506 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi ve sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarın ödenmiş olması şarttır. Bu fıkraya göre işveren tarafından ödenmesi gereken primlerin geç ödenmesi halinde, Hazinece Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemenin gecikmesinden  kaynaklanan gecikme  zammı,  işverenden  tahsil edilir..

Bu maddeye aykırılık hallerinde tahsil edilecek cezalar, özürlülerin ve eski hükümlülerin mesleki eğitim ve mesleki rehabilitasyonu, kendi işini kurmaları, özürlünün iş bulmasını sağlayacak destek teknolojileri ve bu gibi projelerde kullanılır.

ÜCRET

Ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından   sağlanan   ve   parayla   ödenen   tutardır   şeklinde tanımlanmıştır.  Bu  tanıma  göre  ücret  şu  üç  unsuru kapsamaktadır.

  • Ücret Bir İş Karşılığıdır:
  • Ücret Parayla Ödenen Tutarı Kapsar:
  • Ücret, işveren  veya  Üçüncü  Kişiler  Tarafından  Sağlanan

Parasal Tutardır:

ÖNEMLİ NOT

Ücretin asgari ücretin altında kararlaştırması yasaktır.

ÜCRET SİSTEMLERİ

  1. a) Zaman Ücreti: Ücretin saatlik, günlük, haftalık,

aylık olarak ödendiği durumlarda uygulanan ücret sistemi zaman ücreti adını almaktadır. Çok yaygın olarak kullanılan bu sistemde ücretin hesabı çalışılan süre ile kabul edilen ücretin çarpılması şeklinde           bulunur.            Hesaplama             kolaylığı,                işçilere    kolay anlatılabilmesi, işçinin alacağı ücreti önceden bilmesi, işverenin işçilik giderlerini önceden hesaplayabilmesine olanak vermesi bu sistemin olumlu yanlarıdır. Buna karşılık, işçiyi çalışmaya zorlamaması, verimliliği düşürmesi gibi haller de olumsuz yanlarıdır.

  1. b) Parça başı Ücret: İşçiye, üretilen mal miktarına

Göre verilen ücrettir. Parça başı ücret, her parça için saptanan para biriminin, üretilen parça miktarı ile çarpılması sonucu ortaya çıkar.

Parça başı ücrette işçi, yaptığı parça miktarına göre ücret alacağından, hızlı bir çalışma temposu içinde gerekli özeni göstermeyebilir. Çok yorulup, dikkati de dağılacağından; iş kazası ve meslek hastalığı riski daha da artabilir. Ayrıca, işçinin kazancı üreteceği  parça  miktarına  bağlı  olacağından,  çalışma  süresi içinde yeterli iş verilmesi de gerekir. Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye,  yapabileceği  sayı  ve  tutardan  az  iş  verildiği  takdirde, aradaki ücret farkının zaman esasına göre ödenerek, işçinin eksik aldığı ücretin telafi edilmesi gerekir.

  1. c) Götürü Ücret: Bu sistemde yapılması gereken bir

iş ve bu iş karşılığı belirlenmiş bir ücret vardır. Çoğunlukla işin yapılacağı süre de belirlenmiştir. İşçi, kararlaştırılan zamandan önce işi bitirirse, zamandan tasarruf ederek, başka bir iş yapmaya ve dolayısıyla ücretini arttırmaya olanak bulur.

  1. d) Primli Ücret: İşçinin çalışma gücünü arttırmak ve bir bakıma teşvik etmek üzere uygulanan bir ücret Söz konusu primin ücretin bir unsurunu oluşturması, ancak devamlı uygulama olanağı bulunmasına bağlıdır. Üretimi ve kaliteyi arttırmak, tasarrufa  olanak  sağlamak,  işçinin  özgüvenini  ve  işletmenin rekabet gücünü arttırmak gibi yararlarına karşın, işçilerin zorlanması, iş kazalarını arttırması, işçiler arasında yarış ve kıskançlığa yol açması, işveren-sendika sürtüşmelerine yol açabilmesi gibi sakıncaları da bulunmaktadır.
  1. e) Yüzde Usulü Ücret: Yüzde Usulü Ücrette işçinin ücreti servis yaptığı müşteri tarafından ödenmektedir (otel, lokanta, kıraathane, gazino, kulüp). Yüzde usulü ücret sisteminde, hesap pusulalarına yüzde olarak belli bir miktar eklenir ve müşteri bunu ödeme zorunluluğu altına   Toplanan  bu  yüzdeler, belirli  bir  esas dâhilinde kaydedildikten sonra, yine saptanan oran dâhilinde işçilere dağıtılır. Ancak, bu şekilde çalışan işçinin gündeliği, asgari ücretin  altında   kalırsa,   bu  durumda  aradaki  fark  doğrudan doğruya işverence tamamlanır.
  1. f) Komisyon Ücreti: Komisyon ücreti, çoğunlukla, işçinin sattığı mal miktarına göre sabit ya da yüzdeli hisse olarak hesaplanır. Bundan  da   anlaşılacağı   gibi,  komisyon  ücreti,   yapılan   işin hacmine göre belirle

ı)    Kardan Pay  Alma:  İşçileri  işletmeye bağlamak  ve  daha verimli çalışmalarını sağlamak amacı ile işçilere, ücret eklentisi olarak  işletmenin  karından  bir  pay  verilmesini  öngörülen ücret sistemidir. Ücretin sadece kardan pay alma şeklinde kararlaştırılması ve ödemenin bilânço dönemine bağlanması olanaksızdır.

ÜCRETİN BELİRLENMESİ  VE DÜZEYİ

Ücret; iş   sözleşmesinin             yapılması      sırasında          taraflarca kararlaştırılır. İşveren ve işçi, ileride değinilecek eşit işlem yapma borcuna aykırı olmamak koşulu ile diledikleri tutarda ücreti belirleyebilirler. Ama bu miktar asgari ücretin altına inemez.

İş sözleşmesinin yapılması sırasında ücret kararlaştırılmamışsa, bu halde ücret, Örf ve adete göre belirlenir. Ayrıca işçinin yaptığı işin mahiyeti, tecrübesi, ehliyeti. işyerindeki kıdemi ve emsal ücretler de saptanacak

bu miktar  üzerinde etkilidir.  Aynı veya eşit  değerde bir iş için cinsiyet      nedeni    ile    daha    düşük    bir    ücret,    taraflarca saptanamayacağı gibi, işçinin cinsiyeti nedeni ile koruyucu hükümlerin uygulanması, daha düşük ücret belirlenmesine neden olamaz·  Asgari  Ücret:  Özel  yöntemlerle  belirlenen  asgari  ücret, sosyal niteliğinden dolayı önem taşımaktadır. İş sözleşmesiyle çalışan ve iş Kanunu kapsamına giren veya girmeyen bir kısım işçinin, gemi adamı ve gazetecilerin ekonomik ve sosyal durumlarının düzeltilmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca  ve  Asgari  Ücret  Tespit  Komisyonu  aracılığıyla asgari  ücretlerin  en  geç  iki  yılda  bir  saptanmasını  hükme bağlamış; Ülkemizde asgari ücretlerin saptanması yetkisi işçi, işveren ve devlet temsilcilerinden oluşan “Asgari Ücret Tespit Komisyonuna verilmiştir.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu üçlü bir yapı içinde çalışmakta:

işçi,  işveren ve  devlet  kesiminden  temsilcilerden  oluşmaktadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın çağrısı üzerine toplanan Asgari Ücret Tespit Komisyonu asgari ücreti belirlerken sosyal durum, ekonomik durum, ücretliler geçinme endeksleri ya da geçinme endeksleri, fiilen ödenmekte olan ücretlerin genel seyri, işkolu  ya  da  işkollarının  niteliği  gibi  ölçütlere  dayanmaktadır. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun kararları kesindir.

ÜCRETİN ÖDENMESİ

  1. a) Ödeme Şekli: İşçinin ücreti Türk parası ile ödenir Ücretin bono, kupon veya yurtta geçerli parayı temsil ettiği ileri sürülen senet  yahut   diğer   herhangi   bir   şekilde   ödenme   olanağı bulunmamaktadır. Ancak,  Türkiye’nin de taraf olduğu 95 sayılı ILO sözleşmesine göre “… Ücretlerin bir banka üzerine çekilen çekle  yahut  posta çeki  veya  havalesiyle  ödenmesi  gelenekten olduğu özel durumlar dolayısıyla zaruri bulunduğu veya hakem kararıyla  bu  şekilde  ödenmesi  uygun  bulunduğu  takdirde,  ilgili işçinin rıza göstermesi ile ücretin sözü edilen şekillerde ödenmesi mümkündür. İş sözleşmesiyle kararlaştırılan ve bir iş karşılığı olan ücretin parasal olarak ödenmesi zorunluluğu bulunmakla beraber; işveren  tarafından  iş  sözleşmesi  veya  toplu  iş  sözleşmesiyle sağlanan diğer bir kısım menfaatlerin parasal ya da mal şeklinde olarak belirlenmesinde hiçbir sakınca bulunmamaktadır.

Ücret Ve Ücretin Ödenmesi

Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır. Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir. Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak, yabancı para olarak kararlaştırılmış ise ödeme günündeki rayice

göre Türk parası ile ödeme yapılabilir. Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken

yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka  hesapları dışında ödeyemezler.

Ücret en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmeleri veya toplu iş

sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir.

İş sözleşmelerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme ve Kanundan doğan para ile ölçülmesi mümkün menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunludur.

MİLLİ EĞİTİM TEMEL KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK

Kanunla 150 ve daha fazla kadın işçi çalıştıran işverenlere anaokulu açma yükümlülüğü getiren ME Temel Kanununun ilgili maddesi,  işverenler üzerindeki  yükümlülüğü azaltmak amacıyla yürürlükten kaldırıldı.Ayrıca 500 ve daha fazla işçi çalıştıran iş yerlerinde spor tesisi kurma zorunluluğu da ortadan kaldırıldı.

3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunundaki Değişiklik

3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun ek 1 inci maddesinde

yer alan %0.7 ibaresi %1 olarak değiştirilmiştir

  1. SOSYAL SİGORTALARIN İŞLEYİŞİ

Toplumda yaşayan bireylerin sosyal güvenliklerini sağlamak üzere devletçe düzenlenen kurum ya da kurumlar topluluğuna Sosyal Güvenlik Sistemi denir. Bir sosyal güvenlik sistemini oluşturan kurum ve kuruluşlarla, bu sistemin kapsamı içindeki bireyler arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuk kuralarına ise Sosyal Güvenlik Hukuku denir.

Sosyal Güvenlik Sisteminin Sosyal Sigortalar ve Sosyal Yardımlar olmak üzere iki tane aracı  vardır.

Sosyal sigortalar zorunlu katılım ilkesine dayanır. Devletçe düzenlenir. Mali yükü primlerle karşılanır. Sosyal denge kurulmasına yardımcı olur.

Sosyal yardım, muhtaç kimselere yöneliktir. Zorunlu katılıma dayanmaz. Katılma ile yapılan yardım arasında ilişki yoktur. Para, mal yada hizmet şeklinde yapılabilir.

SOSYAL   SİGORTALARIN   KİŞİLER   BAKIMINDAN

KAPSAMI

  1. SSGSSK’YA GÖRE SİGORTALI SAYILANLAR
  1. a) Kanunun 4/1a maddesine göre; Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar sigortalı sayılı (Eskiden SSK’ya tabi olanlar)
  2. b) Kanunun 4/1b maddesine göre; köy ve mahalle muhtarları, hizmet akdine bağlı olmadan kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise; ticari  kazanç  ve  meslek  kazanç  nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar, gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkar sicili ile birlikte kanunla kurulan meslek odalarının usulüne uygun olarak kayıtlı olanlar; anonim şirketlerin kurucu ortakları,  sermayesi paylara bölünmüş şirketlerin   komandite   ortakları,   diğer   şirketler   ve   donatma iştirakinin tüm ortakları ve tarımsal faaliyette bulunanlar da sigorta sayılır. (Eskiden bağ-kurlu )
  3. c) Kanunun 4/1c maddesine göre; 5510 sayılı SSGSSK hükümleri uyarınca, kuruluş veya personel kanunları veya diğer kanunlar gereğince seçimle veya atama yoluyla kamu idarelerimde göreve gelenler. (Eskiden Emekli Sandığına tabi olanlar.)KISMEN SİGORTALI SAYILANLAR (KISMİ İSTİSNALAR)

Kısmi  istisnalar,  Kanunun  düzenlediği  tüm  sigorta  kollarından

değil sadece bazı sigorta kollarında yararlanabilirler.

  1. Ceza infaz  kurumları  ve  tutukevleri  bünyesinde  oluşturulan tesis,   atölye   ve   benzeri   ünitelerde   çalıştırılan   hükümlü   ve tutuklular  hakkında  iş  kazası,  meslek  hastalığı  ve  analık sigortası uygulanır.
  2. b. Aday çırak  ve  çıraklara  iş  kazası,  meslek  hastalığı  ve hastalık sigortası; zorunlu staja tabi tutulan öğrenciler hakkınsa ise iş kazası ve meslek hastalık sigortası uygulanır.
  3. Aylıkları hesaplanarak ödenen veya asayiş ve güvenliğin sağlanması ile ilgili kanunlara göre vazife malulluğü aylığı bağlanmış olanlardan, SSGSSK’ya tabi sigortalı çalışanlar hakkında aylıkları kesilmeksizin kısa vadeli sigortaları uygulanır.
  4. d. Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme, değiştirme ve geliştirme eğitimine katılan kursiyerler hakkında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır.

III.  SİGORTALI SAYILMAYANLAR (TAM İSTİSNALAR)

  1. İşverenin yanında ücretsiz çalışan eşi
  2. b. Aynı konutta birlikte yaşayan ve üçüncü derecede dahil bu dereceye kadar hısımlar arasında ve aralarına dışardan başka kimse katılmaksızın, yaşadıkları konut içinde yapılan işlerde çalışa
  3. Ev hizmetlerinde süreksiz çalışanlar ile sürekli çalışmasına rağmen aylık kazançları prime esas günlük kazanç alt sınırı otuz katından az olanlar
  4. d. Askerlik hizmetini yapmakta olanlar
  1. Türkiye’ ye bir iş için gönderilen ve yabancı ülkede sigortaya

tabi olduğunu belgeleyen kişiler

  1. Resmi meslekler ve sanat okullarında tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işlerinde çalışan işçiler
  2. g. Rehabilite edilenler
  3. h. 18 yaşını doldurmamış olanlar
  4. Kamu idareleri  hariç  olmak  üzere,  tarım  işlerinde  sürekli çalışanlarla, tarımda kendi nam ve hesabına çalışanlardan, yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırın otuz katından az olduğunu belgeleyenler

SİGORTALILIĞIN BAŞLANGICI VE BİTİMİ

Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;

  1. a) (a) bendi  kapsamında  sigortalı  sayılanlar  için  çalışmaya,

meslekî eğitime veya zorunlu staja başladıkları tarihten,

  1. b) (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan, gelir vergisi mükellefi olanlar ile şahıs şirketlerinden kolektif, adi komandit şirketlerin komandite ve komanditer ortakları ve donatma iştiraki ortaklarının vergi mükellefiyetlerinin başladıkları tarihten; sermaye şirketlerinden limited şirket ortakları ile sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortaklarının, şirketin ticaret sicil memurluklarınca tescil edildikleri tarihten; anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının yönetim kuruluna seçildikleri tarihten; gelir vergisinden muaf olanların ise esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı oldukları tarihten; tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca veya kendilerince, bir yıl içinde bildirilmesi halinde kaydedildiği tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten; köy ve mahalle muhtarları için seçildikleri tarihten; 4 üncü maddenin üçüncü fıkrasında belirtilenler için ise lisans belgesine istinaden fiilen çalışmaya başladıkları tarihten,
  2. c) (c)   bendi   kapsamında   sigortalı   sayılanlar   için,   göreve başladıkları veya bu Kanunun 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının  (d) ve  (e)  bentleri  kapsamındaki  okullarda  öğrenime başladıkları tarihten,itibaren başlar.

Birinci  fıkranın  (b)  bendinin  uygulanmasında,  gelir  vergisinden muaf olanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların  kayıt  ve  tescil  işlemleri  ile  ilgili  olarak  kanunla kurulmuş ilgili meslek kuruluşlarının görüşleri alınır.

Sigortalı bildirimi ve tescili

İşverenler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihinden önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Ancak işveren tarafından sigortalı işe giriş bildirgesi;

  1. a) İnşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde işe başlatılacak sigortalılar için, en geç çalışmaya başlatıldığı gün,
  1. b) Yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma araçlarına sefer esnasında alınarak çalıştırılanlar ile Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilecek işyerlerinde; ilk defa sigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihten itibaren bir  ay  içinde  çalışmaya başlayan sigortalılar için, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren en geç söz konusu bir aylık sürenin dolduğu tarihe kadar,
  2. c) Kamu idarelerince  istihdam  edilen  4447  sayılı  İşsizlik

Sigortası  Kanununa  göre  işsizlik  sigortasına  tabi  olmayan

sözleşmeli personel ile kamu idarelerince yurt dışı görevde çalışmak üzere işe alınanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren bir ay içinde,

Kuruma verilmesi halinde, sigortalılık başlangıcından önce bildirilmiş sayılır.

Sigortalılar, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren en geç bir

ay içinde, sigortalı olarak çalışmaya başladıklarını Kuruma bildirirler.  Ancak,  sigortalının kendini  bildirmemesi, sigortalı aleyhine delil teşkil etmez.

4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt

bendinde bulunanlar hariç olmak üzere diğer alt bentleri kapsamında sigortalı sayılan kişiler için 7 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıcından; (4) numaralı alt bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için ise kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıt tarihinden itibaren kendi mevzuatına göre kayıt veya tescili yapan ilgili kurum, kuruluş ve birlikler, vergi daireleri ve esnaf sicil memurluğu sigortalı işe giriş bildirgesi düzenleyerek Kuruma vermekle yükümlüdür. 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (1), (2) ve (3) numaralı alt bentlerinde sayılanların bildirimleri

en geç 15 gün, (4) numaralı alt bendinde sayılanların bildirimleri ise en geç bir ay içinde yapılır. Ayrıca 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde sayılanların kendileri tarafından da sigortalılık bildirimleri yapılabilir. 4 üncü maddenin üçüncü fıkrasında belirtilenlerin ise çalışmaya başladıkları tarihten itibaren en geç bir ay içinde tescil eden kuruluş tarafından Kuruma bildirilmesi zorunludur. Kurum bu bildirimlerden itibaren bir ay içinde tescili yapılan kişilere, sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin başladığını bildirir.

4  üncü  maddenin  birinci  fıkrasının  (c)  bendi  kapsamında sigortalı sayılan kişileri çalıştıracak işverenler, bu kapsamda ilk

defa   veya   tekrar   çalıştırmaya  başlattıkları  kişileri,   7   nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıcından itibaren, onbeş gün içinde sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdürler. Aynı kamu idaresinin farklı birimleri arasındaki naklen tayin ve görevlendirmelerde bildirim yapılmaz.

Kamu idareleri ile  bankalar, Kurumca  sağlanacak elektronik altyapıdan yararlanmak suretiyle, Kurumca belirlenecek işlemlerde, işlem yaptığı kişilerin sigortalılık bakımından tescilli olup  olmadığını kontrol  etmek  ve  sigortasız  olduğunu  tespit ettiği kişileri, Kuruma bildirmekle yükümlüdürler.

Bu maddenin ikinci ve beşinci fıkraları hariç olmak üzere, diğer fıkralarında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen ilgililer hakkında, 102 nci madde hükümlerine göre idarî para cezası uygulanır.

Sigortalı işe giriş bildirgesinin şekli ve içeriği, bildirgenin verilme yöntemleri ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer

usûl  ve  esaslar,  Kurum  tarafından  çıkarılacak  yönetmelikle

düzenlenir.

Sigortalılığın Sona Ermesi

Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık;

  1. a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten,
  2. b) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların;

1) Gelir vergisi mükellefi olanlar için, mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine son verdikleri tarihten,

2) Gelir vergisinden muaf olanlar için, esnaf ve sanatkâr sicili

kaydının silindiği veya 6  ncı  maddenin birinci fıkrasının (k)

bendi kapsamına girdiği tarihten,

3) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı alt bendi kapsamına girenlerden, şahıs şirketlerinden kolektif, adi komandit şirketlerin komandite ve komanditer ortakları ve donatma  iştiraki  ortaklarının  vergi  mükellefiyetlerinin  sona erdiği tarihten, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortaklarının, şirketin ticaret sicil memurluğundan kaydının silindiği tarihten, limited şirket ortaklarından hisselerinin tamamını devreden sigortalıların, hisse devrinin yapılmasına ortaklar kurulunca karar verildiği tarihten, anonim şirketlerin  yönetim  kurulu  üyesi  olan  ortaklarının  yönetim kurulu üyeliklerinin sona erdiği tarihten, iflas veya tasfiye durumu ile münfesih duruma düşen şirketler için ortağın talep etmesi halinde, mahkeme kararı ile iflasın, tasfiyenin açılmasına, ortaklar kurulu kararı ile tasfiyenin başlamasına veya şirketin münfesih duruma düşmesine karar verildiği, ortakların talepte bulunmaması halinde, mahkemece iflasın kapatılmasına karar verildiği, tasfiyesi sonuçlanan şirketlerin ortaklıklarının ise tasfiye  kurulu  kararının  ticaret  sicili  memurluğunca  tescil edildiği tarihten,

4) Tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için, tarımsal faaliyetlerinin sona erdiği veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamına girdiği tarihten,

5) Köy ve mahalle muhtarlarının, muhtarlık görevlerinin sona erdiği tarihten,

6) Herhangi bir yabancı ülkede ikamet eden ve o ülke mevzuatı

kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başladığı veya ikamet esasına bağlı olarak, o ülke sosyal güvenlik sistemine dahil olduğu tarihten,

8) (3) numaralı alt bent kapsamında iflas veya tasfiye durumu ile münfesih duruma düşen şirketlerin ortaklarından 4 üncü maddenin  birinci  fıkrasının  (a)  bendi  kapsamında  çalışmaya

başlayanların, çalışmaya başladıkları tarihten,

9) Köy ve mahalle muhtarlarından; kendi adına ve hesabına

bağımsız   çalışmasından   dolayı   gelir   vergisi   mükellefiyeti

bulunanlar   hariç,  aynı  zamanda  hizmet  akdi  ile  çalışanların

çalışmaya başladığı tarihten,

10)  Gelir  vergisinden muaf  olan, ancak  esnaf  ve sanatkârlar sicili kaydına istinaden 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan, bu sigortalılıklarının

devamı   sırasında,   hizmet   akdi   ile   çalışanların   çalışmaya başladığı tarihten,

  1. c) 4 üncü  maddenin  birinci fıkrasının (c)  bendi  kapsamında sigortalı sayılanların;

1) Ölüm veya aylık bağlanmasını gerektiren hallerde görev aylıklarının kesildiği tarihi, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinde belirtilen yaş hadleri ile sıhhi izin sürelerinin doldurulması halinde ise bu süre ve hadlerin doldurulduğu tarihleri takip eden aybaşından,

2) Diğer hallerde ise görevden ayrıldıkları tarihten,

  1. d) 5 inci madde gereği bazı sigorta kollarına tâbi tutulanların,

sigortalı sayılmalarını gerektiren halin sona erdiği tarihten,

  1. e) 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (l) bendi kapsamında olanlardan, çalışmakta iken bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik

kurumu ile  irtibatlandırılanlar ile uluslararası sosyal güvenlik

sözleşmeleri çerçevesinde, seçimini bu yönde kullananlar için sigortalandıkları tarihten, itibaren sona erer.

Ancak, hastalık ve analık hükümlerinin uygulanmasında sigortalılık;

  1. a) İlgili kanunlar gereği sigortalının ücretsiz izinli olması, greve

iştirak  etmesi  veya  işverenin  lokavt  yapması  hallerinde,  bu

hallerin sona ermesini,

  1. b) Diğer hallerde ise birinci fıkrada belirtilen tarihleri, takip eden onuncu günden başlanarak yitirilmiş sayılır.

Birinci fıkranın (a), (c) ve (d) bentlerine göre sigortalılığı sona erenlerin durumları işverenleri tarafından, (b) bendinde belirtilen şekillerde sona erenlerin durumları ise kendileri ve sözü edilen bentte belirtilen faaliyetin sona erme halinin bildirildiği kuruluşlar veya vergi daireleri tarafından, en geç on gün içinde Kuruma bildirilir. Bu kişilerin meslek kuruluşlarına ya da vergi dairelerine olan yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmaları, sigortalılığın sona ermesine ilişkin belge ya da bilginin verilmesine engel teşkil etmez.

Birinci fıkranın (e) bendine göre sigortalılığı sona erenler ile 8 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendine göre bildirimi yapılan sigortalıların, sigortalılığının sona ermesine ilişkin bildirimleri, üç ay içinde Kuruma yapılır.

Kimlik bilgileri ile prime esas kazanç ve gün sayılarını gösteren ve örneği Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirleyen asıl veya ek aylık prim ve hizmet belgesini, ait olduğu ayı takip eden ayın yirmi üçüncü günün sonuna kadar Kuruma vermekle yükümlüdür. Sigortalı çalıştırmadığı takdirde bu hususu sigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren 10 gün içinde  Kuruma bildirmekle yükümlüdür.

a bendinde belirtilen sigortalıları çalıştıran işveren, bir ay içinde

çalıştırdığı sigortalıların

Primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinde bu Kanunun gereğince hesaplanacak sigortalı hissesi tutarlarını ücretlerinden keserek ve kendisine ait prim tutarlarını da bu tutara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar kuruma öder.

Genel sağlık sigortalısı sayılanlar için, her ay otuz tam gün genel

sağlık sigortası primi ödenmesi zorunludur.

b Bendi kapsamında sigortalı sayılanların, her ay için 30 tam gün

prim ödemesi zorunludur.

Primlerini bir sonraki ayın sonuna kadar ödemekle yükümlüdür.

c Bendinde belirtilen sigortalıları çalıştıran işverenler, çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinde hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden keserek 15 gün içinde Kuruma öderler.

Kurum   prim   ve   diğer   alacakları   süresi   içinde   ödenmezse

ödenmeyen kısmı için gecikme cezası uygulanarak artırılır II. SOSYAL SİGORTA KOLLARI

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (SSGSSK), Sosyal Güvenlik Kurumunun faaliyet göstereceği sigorta kollarını iki grupta ele almıştır. Bunlar kısa vadeli ve uzun vadeli sigorta kollardır.  Kanun  Genel  Sağlık  sigortasını  ise  bunlardan  ayrı tutmuş ve ayrı bir bölümde düzenlemiştir.

Kısa vadeli sigorta kolları: iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve

analık sigortasıdır. Uzun vadeli sigorta kolları ise; Malullük,yaşlılık

ve ölüm sigortalarıdır.

Bunların dışında aslen kısa vadeli bir sigorta olan işsizlik sigortası

1999 tarihli ve 4447 sayılı Kanunla uygulamaya konulmuştur.

  1. KISA VADELİ SİGORTALAR

Kısa Vadeli Sigortaların Kapsamı

Kısa vadeli sigorta uygulamalarının doğrudan risklerin sağlık ve bakım boyutunun aynı kanunda düzenlenmiş Genel Sağlık Sigortası; parasal boyutunun ise; Kısa Vadeli Sigortalar başlığı altında düzenlenmiştir. Yani, önceki dönemdekinin aksine, ilgili sigortalardan yapılan parasal yardımları ile sağlık yardımları birbirinden ayrılmış ve farklı sigorta uygulamalarının kapsamında yer almıştır.

  1. İş Kazası ve Meslek hastalığı

İş Kazasının Tanımı ve Bildirilmesi

Ø    Sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada

Ø    İşvereni tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle

Ø    Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak iş yeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda

Ø    Emziren kadın sigortalının, çocuğuna süt vermek için ayrılan

zamanlarda

Ø    Sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ve ruhen özre uğratan olaydır.

İş kazasının, 4.maddeye göre:

(a) bendi ile kısmen sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren  tarafından,  o  yer  yetkili  kolluk  kuvvetlerine  derhal  ve kurma da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde,

  1. b) (b) bendi kapsamında bulunan sigortalı bakımından kendisi tarafından, bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra üç işgünü içinde, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile Kuruma bildirilmesi zo

Meslek Hastalığının Tanımı ve Bildirilmesi

Meslek Hastalığı, sigortalının çalıştığı yada yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık,  bedensel veya ruhsal özürlülükler halleridir.

(a) ve (c) bentleri ile kısmen sigortalılar bakımından, sigortalının meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen veya bu durum kendisine bildirilen işveren tarafından,

(b)   bendi   kapsamındaki   sigortalı   bakımından   ise   kendisi tarafından, bu durumun öğrenildiği günden başlayarak üç işgünü içinde,  iş  kazası  ve  meslek  hastalığı  bildirgesi  ile  Kuruma bildirmesi zorunludur.

  1. Hastalık ve Analık Halleri

İş kazası ve meslek hastalığı dışında kalan ve iş görmezliğine neden olan rahatsızlıklar, hastalık halidir.

Sigortalı kadının veya sigortalı erkeğin sigortalı olmaya eşinin

gebeliğinin başladığı tarihten itibaren doğumdan sonraki ilk sekiz haftalık, çoğul gebelik halinde ise ilk on haftalık süreye kadar olan gebelik ve analık haliyle ilgili rahatsızlık ve özürlülük halleri analık hali kabul edilir.

Kısa Vadeli Sigortalardan Sağlanan Haklar

İş kazası veya meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar şunlardır:

Ø     Sigortalıya, geçici iş göremezlik süresince günlük

geçici iş göremezlik

Ø     Sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri

bağlanması.

Ø     İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının

hak sahiplerine, gelir bağlanması.

Ø     Gelir bağlanmış olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi

Ø     İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı

için cenaze ödeneği verilmesi.

Hastalık ve analık sigortasından sigortalıya hastalık veya analık hallerine bağlı olarak ortaya çıkan iş göremezlik süresince, günlük geçici iş göremezlik

ödeneği verilir.

Analık sigortasından sigortalı kadına veya sigortalı olmayan karısının doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci

fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılardan; kendi çalışmalarından  dolayı gelir veya aylık alan kadına ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı

olmayan eşine, her çocuk için yaşaması şartıyla doğum

tarihinde geçerli olan ve Kurum Yönetim Kurulunca belirlenip Bakan tarafından onaylanan tarife üzerinden emzirme ödeneği verilir.

Sigortalı kadına veya sigortalı olmayan eşinin doğum

yapması nedeniyle sigortalı erkeğe emzirme ödeneği verilebilmesi için, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının;

  1. a) (a) bendi kapsamında olanlar için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması,
  2. b) (b) bendi kapsamında olanlar için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi yatırılmış ve genel sağlık sigortası primi dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması, şarttır.

Geçici İş Görmezlik Ödeneği

Kurumca yetkilendiren hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla;

  1. İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için;
  2. 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 inci madde kapsamındaki sigortalılardan hastalık sigortasına tabi olanların hastalık sebebiyle iş göremezliğe uğraması halinde, iş

göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan

gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla geçici iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere her gün için,

  1. Sigortalı kadının analığı halinde,doğumdan önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla,doğumdan önceki ve sonraki sekizer haftalık sürede,çoğul gebelik halinde ise doğumdan önceki sekiz haftalık süreye iki

haftalık süre ilave edilerek çalışmadığı her gün için geçici iş görmezliği ödeneği verilir.

İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve sigortalı kadının analığı halinde verilecek  geçici  iş  göremezlik  ödeneği, yatarak tedavilerde 17 nci maddeye göre hesaplanacak günlük kazancının yarısı, ayaktan tedavilerde ise üçte ikisidir

NOT:Bir sigortalıda iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinden birkaçı birleşirse, geçici iş göremezlik ödeneklerinden en yükseği verili.

Sürekli İş Görmezlik Geliri

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca  meslekte  kazanma  gücü  en  az  %  10  oranında azalmış  bulunduğu  tespit  edilen Sürekli  iş  göremezlik  geliri, sigortalının mesleğinde kazanma gücünün kaybı oranına göre hesaplanır.   Sürekli   tam   iş   göremezlikte   sigortalıya,   17   nci maddeye  göre  hesaplanan  aylık  kazancının  %  70’i oranında gelir  bağlanır.  Sürekli kısmî iş  göremezlikte sigortalıya bağlanacak gelir, tam iş göremezlik geliri gibi hesaplanarak bunun iş   göremezlik   derecesi   oranındaki   tutarı   kendisine   ödenir. Sigortalı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise gelir bağlama oranı % 100 olarak uygulanır.

Hak   Sahiplerine   Gelir   Bağlanması,   Evlenme   ve   Cenaze

Ödenekleri

Sigortalı bir iş kazası ya da meslek hastalığı veya bunlara bağlı nedenlerle       ölmüş   ise        hak       sahiplerine        gelir               bağlanır. İş kazası veya meslek hastalığına bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine yukarıda verilen şekilde hesaplanacak aylık kazancının %70 i gelir olarak bağlanır.

İş  kazası  veya  meslek  hastalığı  sonucu  meslekte  kazanma gücüne  %50  veya  daha  fazla  oranda  kaybetmesi  nedeniyle sürekli  iş  görmezlik  geliri  bağlanmış  iken  ölenlerin  ölümün  iş kazası ve meslek hastalığına bağlı olup olmadığına bakılmaksızın hesaplanan aylık gelir tutarı hak sahiplerine gelir olarak bağlanır.

Evlenmeleri nedeniyle, gelir veya aylıklarının kesilmesi gereken kız çocuklarına evlenmeleri ve talepte bulunmaları halinde almakta oldukları aylık veya gelirlerinin iki yıllık tutarı bir defaya  mahsus  olmak  üzere  evlenme  ödeneği  olarak  peşin ödenir.

Emzirme Ödeneği

Analık sigortasından sigortalı kadına veya sigortalı olmayan karısının doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe, bu Kanunun

4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılardan; kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadına ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşine, her çocuk için yaşaması şartıyla doğum tarihinde geçerli olan ve Kurum Yönetim Kurulunca belirlenip Bakan

tarafından onaylanan tarife üzerinden emzirme

ödeneği verilir. Sigortalı kadına veya sigortalı olmayan eşinin doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe emzirme ödeneği verilebilmesi için, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının;

  1. a) (a) bendi kapsamında olanlar için doğumdan önceki bir yıl

içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması, b) (b) bendi kapsamında olanlar için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi yatırılmış ve genel sağlık sigortası primi dahil prim ve prime ilişkin her türlü

borçlarının ödenmiş olması, şarttır.

Emzirme ödeneğine hak kazanan sigortalılardan sigortalılığı sona erenlerin, bu tarihten başlamak üzere üçyüz gün içinde çocukları doğarsa, sigortalı kadın veya karısı analık sigortası haklarından yararlanacak sigortalı erkeğe, doğum tarihinden önceki onbeş ay içinde en az 120 gün prim ödenmiş olması şartıyla emzirme ödeneği verilebilecektir

  1. UZUN VADELİ SİGORTALAR
  2. Malullük Sigortası

Malullük sigortasından yararlanmanın temel koşulu malul sayılmaktır.  Çalışma  gücünün  veya  iş  kazası  veya  meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60 ını kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malullük sigortası bakımından malul sayılır.

Malullük Sigortasında Sağlanan Haklar ve Yararlanma Şartları

Malullük sigortasından sigortalılara sağlanan hak, malullük aylığı bağlanmasıdır. Sigortalıya malullük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının;

Ø    En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın

1800   gün   malûllük,   yaşlılık   ve   ölüm   sigortaları   primi

bildirilmiş olması,

Ø    Maluliyeti    nedeniyle    sigortalı    olarak    çalıştığı    işten ayrıldıktan  veya  işyerini  kapattıktan  veya  devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması gerekir.

NOT:Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur.

Malûllük aylığının hesaplanması,  başlangıcı

Malûllük aylığı; prim gün sayısı 9000 günden az olan sigortalılar için 9000 gün üzerinden, 9000 gün ve daha fazla olanlar için ise toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden, 29 uncu madde hükümlerine göre hesaplanır. Sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise tespit edilen aylık bağlama oranı 10 puan artırılır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için 9000 prim gün sayısı 7200 gün olarak uygulanır.

Malûllük  aylığı,  4  üncü  maddenin  birinci  fıkrasının  (a)  ve  (b) bentleri   kapsamındaki   sigortalılar   ile   (c)   bendi   kapsamında sigortalı iken görevinden ayrılmış ve daha sonra başka bir sigortalılık haline tabi olarak çalışmamış olanların;

  1. a) Malûl sayılmasına   esas  tutulan  rapor  tarihi   yazılı   istek tarihinden önce ise yazılı istek tarihini,
  1. b) Malûl sayılmasına   esas  tutulan  rapor  tarihi   yazılı   istek

tarihinden sonra ise rapor tarihini,

  1. c) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanların ise, malûliyetleri sebebiyle görevlerinden ayrıldıkları tarihi, takip eden ay başından itibaren başlar.
  2. Yaşlılık Sigortası

Yaşlılık   Sigortasından   Sağlanan   Haklar   Ve   Yararlanma

Şartları

Yaşlılık sigortasından sigortalıya sağlanan haklar;

yaşlılık aylığı bağlanması ve toptan ödeme yapılmasıdır.

ilk defa SSGSSK’ya sigortalı sayılanlara;

  1. a) Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olmaları ve en az

9000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için prim gün sayısı şartı 7200 gün olarak uygulanır. Ancak belirtilen

yaş koşulu 2036 yılında başlanarak kademeli olarak kadın ve erkek sigortalılar bakımından 2048 yılına kadar 65’e çıkarılacaktır.

Yaşlılık Aylığının Hesaplanması

Yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıların aylığı, ortalama aylık kazancı ile aylık bağlama oranının   çarpımı sonucunda bulunan tutardır.

Ortalama aylık kazanç, sigortalının her yıla ait prime esas kazancının, kazancın ait olduğu yıldan itibaren aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan kazançlar toplamının, itibarî hizmet süresi ile fiilî hizmet süresi zammı hariç toplam prim ödeme gün sayısına   bölünmesi   suretiyle   hesaplanan   ortalama   günlük

kazancın otuz katıdır.

Aylık  bağlama  oranı,  sigortalının  malullük,  yaşlılık  ve  ölüm

sigortalarına tabi geçen toplam prime ödeme gün sayısının her

360 günü için 2015 yılı sonuna kadar %2,5;2016 yılı başından itibaren ise%2  olarak  uygulanır.  Bu  hesaplamada  360 günden eksik süreler orantılı olarak dikkate alınır. Ancak aylık bağlama oranı %90 nı geçmez.

Aylığa hak kazanan sigortalılar için hesaplanacak aylık bağlama oranı, prim ödeme gün sayısı 9000 günden az olanlar için çalışma gücü kayıp oranının 9000 gün prim ödeme gün sayısı ile çarpımı sonucu bulunan rakamın % 60’a bölünmesi suretiyle hesaplanan gün  sayısına  göre,  %  50’yi  geçmemek  üzere  üçüncü  fıkra uyarınca  tespit  edilen  orandır.  Prim  ödeme  gün  sayısı  9000 günden fazla olanlar için ise toplam prim ödeme gün sayısına göre  aylık  bağlama  oranı  belirlenir.  Ancak,  4  üncü  maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için bu fıkrada geçen 9000 prim gün sayısı 7200 gün, % 50 oranı da %

40 olarak uygulanır.

Yaşlılık aylığının başlangıcı

  1. a) (a) ve (b) bentlerinde belirtilen sigortalılardan yaşlılık aylığına hak kazananlara, yazılı istek tarihinden sonraki,
  1. b) (c) bendinde belirtilen sigortalılardan yaşlılık aylığına hak kazananlara, yetkili makamdan  alınan  emekliye  sevk  onayı üzerine görevleriyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden,
  1. c) (c) bendinde belirtilen  sigortalılardan  her ne  şekilde  olursa olsun görevinden ayrılmış ve daha sonra başka bir sigortalılık haline  tabi  olarak  çalışmamış  olanlar  ile  kontrol  muayenesi sonucu aylığı kesilenlerden yaşlılık aylığına hak kazananlara ise istek tarihini takip eden, ay başından itibaren aylık bağlanır.

Yaşlılık Toptan Ödemesi

Yaşlılık  aylığı  bağlanması  için  gereken  yaş  şartını  doldurduğu halde malullük ve yaşlılık bağlanmasına hak kazanmayan sigortalıya kendi  adına bildirilen ya da kendisine ödediği uzun vadeli sigorta primlerinin her yıla ait tutarı güncelleme katsayısı ile güncellenerek toptan ödeme şeklinde verilir.

  1. Ölüm Sigortası

Sigortalının ölümü onun eşi, çocukları ve ana-babası için önemli

bir risktir.

Ölüm sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları

  1. a) Ölüm aylığı bağlanması.
  2. b) Ölüm toptan ödemesi yapılması.
  3. c) Aylık almakta olan kız çocuklarına evlenme ödeneği

verilmesi.

  1. d) Cenaze ödeneği veril

Ölüm Aylığı ve Aylığın Hesaplanması

Ölüm aylığı;

Ø    En az 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı  bulunup,  toplam  900  gün  malûllük,  yaşlılık  ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş,

Ø    Malullük  veya  yaşlılık  aylığı  almakta  iken  veya  malullük veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olup henüz işlemi tamamlanmamış

Ø    Bağlanmış  bulunan malullük veya  yaşlılık  aylığı  sigortalı olarak çalışmaya başlamaları sebebiyle kesilmiş durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanır

Sigortalının ölümü halinde hak sahiplerine bağlanan aylığın hesaplanmasında;

  1. a) Sigortalının   almakta   olduğu   veya   bağlanmasına   hak kazandığı malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı,
  1. b) Malûllük veya yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra sigortalı olarak çalışmaya başlaması sebebiyle aylığı kesilen sigortalının ölüm tarihi esas alınarak 27 nci veya 30 uncu maddelere göre tespit edilecek aylığı,
  1. c) 32 nci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi kapsamında malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olan sigortalının prim ödeme gün sayısı, 9000 günden az ise 9000 gün üzerinden, 9000 gün ve daha fazla ise toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden, 29 uncu madde hükümlerine göre hesaplanan aylığı,esas alınır.

Ancak, (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için 9000 prim gün sayısı 7200 gün olarak uygulanır.

Ölüm Aylığının Hak Sahiplerine Paylaştırılması

Ölen sigortalının yukarıdaki gibi hesaplanacak aylığının;

  1. Dul eşine %50 si;aylık bağlanmış çocuğu bulunmaya dul eşine ise bu kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması veya kendi çalışmaları nedeniyle gelir ve aylık bağlanmamış olması halinde %75’i;
  2. Çocuklardan;

18 yaşını lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde25 yaşını doldurmayanların veya Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az %60 oranında yitirip

malul olduğu anlaşılanların veya Yaşları ne olursa olsun evli olmayan evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının her birine %25’i;

Bu çocuklardan sigortalının ölümü ile anasız ve babasız kalan

veya sonradan bu duruma düşenlerle ana ve babaları arasında evlilik bağı bulunmayan veya sigortalının ölümü tarihinde evlilik bağı bulunmakla beraber ana veya babaları sonradan evlenenler ile kendisinden başka aylık alan hak sahibi bulunmayanların her birine %50’si;

Hak sahibi eş ve çocuklardan artan hisse bulunması halinde

Ana veya babaya çalışmaması ve gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde %25’i oranında, çalışmayan ana ve babanın 65 yaşının üstünde olması gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde ise artan hisseye bakılmaksızın %25’i oranında aylık bağlanır.

Hak  sahiplerine  bağlanacak  aylıkların  toplamı  sigortalıya  ait

aylığın tutarını geçemez.

Hak   Sahiplerinin   Aylıklarının   Başlangıcı   Kesilmesi   ve

Yeniden Bağlanması

Ø    Sigortalının ölüm tarihini

Ø Hak sahibi olma niteliğinin ölüm tarihinden sonra kazanılması halinde, bu niteliğin kazanıldığı tarihi,takip eden ay başından itibaren başlatılır. Hak sahiplerine bağlanan aylıklar 34 üncü maddede belirtilen şartların ortadan kalktığı tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilir.

Aylığın kesilmesine yol açan sebebin ortadan kalkması halinde müracaat tarihini takip eden ay başından itibaren yeniden aylık bağlanır.  Ancak evliliğin ölüm nedeni ile sona ermesi durumunda, önceki aylığın yeniden bağlanması, sonraki eşten dolayı aylık hakkının doğmaması şartıyla bağlıdır.

Evlenme ve Cenaze Ödeneği İle Toptan Ödeme

Evlenmeleri nedeniyle, gelir veya aylıklarının kesilmesi gereken kız çocuklarına evlenmeleri ve talepte bulunmaları halinde almakta  oldukları  aylık  veya  gelirlerinin  iki  yıllık  tutarı  bir defaya  mahsus  olmak  üzere  evlenme  ödeneği  olarak  peşin ödenir. Evlenme ödeneği alan hak sahibinin aylığının kesildiği tarihten itibaren iki  yıl  içerisinde yeniden  hak  sahibi  olması halinde, iki yıllık sürenin sonuna kadar gelir veya aylık bağlanmaz, bu durumda olanlar 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılır.

İş   kazası   veya   meslek   hastalığı   sonucu   veya   sürekli   iş göremezlik geliri, malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı almakta iken veya kendisi için en az 360 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi bildirilmiş olup da ölen sigortalının hak sahiplerine   Kurum   Yönetim   Kurulunca   belirlenip   Bakan tarafından onaylanan tarife üzerinden cenaze ödeneği ödenir. Cenaze ödeneği, sırasıyla sigortalının eşine, yoksa çocuklarına, o da yoksa ana babasına, o da yoksa kardeşlerine verilir Ölen sigortalının hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanmaması durumunda ölüm tarihi esas alınmak kaydıyla yaşlılık toptan ödenmesinde olduğu gibi hesaplanacak tutar yukarıdaki oranlarla hak sahiplerine toptan ödeme şeklinde verilir

İŞSİZLİK SİGORTASI

İşsizlik sigortasını düzenleyen 4447 sayılı Kanuna göre işsizlik sigortası, bir iş yerinde çalışırken, çalışma istek yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına rağmen herhangi bir kasıt kusuru bulunmaksızın işini kaybeden sigortalılara, işsiz kalmaları nedeniyle uğradıkları gelir kaybını belirli bir süre ve ölçüde karşılayan sigortacılık tekniği ile faaliyet gösteren zorunlu sigortadır.

İşsizlik Sigortasının Kapsamı ve Finansmanı

İşsizlik sigortasından;

Ø    Hizmet   (iş)   sözleşmesi   ile   bir   işverene   tabi   olarak

çalışanlara

Ø    SSK.g.m.20    hükmüne    tabi    sandıklara    bağlı    olarak

çalışanlar (sözleşmeli personel statüsüne tabi olanlar hariç)

Ø    Karşılıklılık esasına göre Türkiye’de hizmet akdi ile çalışan yabancılar yararlanırlar.

Ø

İşsizlik Sigortasından Sağlanan Yardımlar

Sigortalı işsizlere bu Kanunda belirtilen esas ve usuller çerçevesinde, Kurumca aşağıda belirtilen ödemeler yapılır ve hizmetler sağlanır;

  1. a) İşsizlik ödeneği
  2. b) sayılı Kanun gereği ödenecek sigorta primleri, c) Yeni bir iş bulma,
  3. d) Meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimi.

Ayrıca, sigortalı işsizler ile Kuruma kayıtlı diğer işsizlere; iş bulma, danışmanlık hizmetleri, mesleki eğitim, işgücü uyum ve toplum yararına çalışma hizmetleri verilir ve işgücü piyasası araştırma ve planlama çalışmaları yapılır. Bu kapsamda yapılacak giderler İşsizlik

Sigortası Fonundan karşılanır. Bu giderlerin yıllık miktarı, işsizlik sigortası primi olarak bir önceki yıl içinde Fona aktarılan Devlet payının yüzde otuzunu geçemez. Bu oranı yüzde elliye kadar çıkarmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Ancak, işsizlik ödeneğinden yararlanmakta olanlara yönelik hizmetler için bu sınırlama dikkate alınmaz.

İşsizlik Ödeneği Tutarı

İşsizlik ödeneği sigortalı işsizlere 4447 s. Kanunu’nda belirtilen süre  ve  tutarlarda  yapılan  parasal  ödemeyi  ifade  etmektedir. İşsizlik ödeneğine kazanabilmek için:

Ø    Hizmet (iş) sözleşmesinin belirli nedenlerle son bulması:

İşsizlik ödeneğine        hak             kazanabilmek    için       hizmet sözleşmesinin ilke  olarak  işçinin(sigortalının) kendi  kusuru dışında bir sebeple sona ermesi gerekir.

Ø    Belirli bir süre prim ödeme: Kanun düzenlemesine göre

hizmet sözleşmesinin    sigortalının    kendi    kusurundan kaynaklanmayan sebeplerinden biriyle son bulmasından önceki son üç yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödenmiş ve işten ayrılmaktan önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olması gerekmektedir.

Ø    Türkiye İş Kurumuna (İş – Kur’a) başvuru: Sigortalı işsizin hizmet sözleşmesinin son bulunduğu tarihi izleyen günden itibaren 30 gün içinde İş Kur’a doğrudan başvurması gerekir.

Günlük işsizlik ödeneği, sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde kırkıdır. Bu şekilde hesaplanan işsizlik ödeneği miktarı, 4857 sayılı İş Kanununun 39 uncu maddesine göre onaltı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde seksenini geçemez.

Son üç yılda;

  1. 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 180 gün(altı ay),
  2. b. 900 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere            240       gün(sekiz           ay), 1080 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 300 gün (on ay) süre ile işsizlik ödeneği verilir.

Sigortalı  işsizin  işkur  tarafından  teklif  edilen  mesleğine,  son çalıştığı işin ücret ve koşullarına uygun ve ikametgahına yakın bir yerdeki işi haklı bir neden olmaksızın reddetmesi; ödenek aldığı süre   içinde   geri   getiren   herhangi   bir   işte   çalışması;   işkur tarafından önerilen meslek  geliştirilme,  edindirme ve  yetiştirme eğitimini haklı bir sebep olmaksızın reddetmesi;haklı bir neden bulunmaksızın İşkur tarafından yapılan çağrılara gelmemesi, istenilen   bilgi  ve  belgeleri   ulaştırılmaması   hallerinde  işsizlik ödeneği kesilir.

İSTEĞE BAĞLI SİGORTA İsteğe Bağlı Sigorta Ve Şartları:

İsteğe bağlı sigorta; kişilerin isteğe bağlı olarak prim ödemek suretiyle uzun vadeli sigorta kollarına ve genel sağlık sigortasına tâbi olmalarını sağlayan sigortadır.

İsteğe bağlı sigortalı olabilmek için Türkiye’de ikamet edenler ile Türkiye’de ikamet etmekte iken sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerdeki Türk vatandaşlarından;

  1. a) Bu Kanuna tâbi zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmamak veya sigortalı olarak çalışmakla birlikte ay içerisinde

30 günden az çalışmak ya da tam gün çalışmamak,

  1. b) Kendi sigortalılığı nedeniyle aylık bağlanmamış olmak, c) 18 yaşını doldurmuş bulunmak,
  2. d) İsteğe bağlı  sigorta  talep  dilekçesiyle  Kuruma  başvuruda

bulunmak, şartları aranır.

İsteğe Bağlı Sigorta Başlangıcı Ve Sona Ermesi :

İsteğe bağlı sigortalılık, müracaatın Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarihi takip eden günden itibaren başlar.

İsteğe bağlı sigortalı olarak prim ödenen tarihlerde, 4 üncü maddeye göre sigortalı olmayı gerektirecek çalışması bulunduğu tespit edilenlerin, zorunlu sigortalılıkla çakışan isteğe bağlı prim ödenen süreleri iptal edilerek, bu süreye ilişkin ödedikleri primler ilgililere iade edilir.Ay içerisinde 30 günden az çalışan veya 80 inci madde uyarınca prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saatinin 4857 sayılı Kanuna göre belirlenen günlük

normal çalışma saatine bölünmesi suretiyle hesaplanan

sigortalıların aynı ay içerisinde isteğe bağlı sigortaya prim ödemeleri halinde, primi ödenen süreler zorunlu sigortalılığa ilişkin prim ödeme gün sayısına otuz günü geçmemek üzere eklenir ve eklenen bu süreler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak kabul edilir.

İsteğe bağlı sigortalılık;

  1. a) İsteğe bağlı sigortalılığını sona erdirme talebinde bulunanların, primi ödenmiş son günü takip eden günden,
  1. b) Aylık talebinde  bulunanların,  aylığa  hak  kazanmış  olmak şartıyla talep tarihinden,
  1. c) Ölen sigortalının ölüm tarihinden, itibaren sona ere

İsteğe Bağlı Sigorta Primleri Ve Ödenmesi:

İsteğe bağlı sigorta primi, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas kazancın alt sınırı ile üst sınırı arasında, sigortalı tarafından belirlenen prime esas aylık kazancın % 32’sidir. Bunun % 20’si malûllük,  yaşlılık  ve  ölüm  sigortaları  primi,  %  12’si  genel sağlık sigortası primidir.

Aylık Ve Gelirlerin Birleşmesi:

Bu   Kanuna   göre   bağlanacak   aylık   ve   gelirlerin   birleşmesi

durumunda;

  1. a) Uzun vadeli sigorta kollarından;

1) Hem malûllük hem de yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıya, bu aylıklardan yüksek olanı, aylıklar eşitse yalnız yaşlılık aylığı,

2) Malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı ile birlikte, ölen eşinden dolayı da aylığa hak kazanan sigortalıya her iki aylığı,

3) Ana ve babasından ayrı ayrı aylığa hak kazanan çocuklara, yüksek olan aylığın tamamı, az olan aylığın yarısı,

4) Birden fazla çocuğundan aylığa hak kazanan ana ve babaya en  fazla  ödemeye  imkân  veren  ilk  iki  dosyadan  yüksek  olan aylığın tamamı, düşük olan aylığın yarısı,

5) Hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığı,

6) Bu Kanuna göre vazife malûllüğü aylığı almakta iken, tekrar sigortalı olanlardan hem vazife malûllüğüne hem de malûllük aylığına hak kazananlara bu aylıklardan yüksek olanı, aylıkları eşitse yalnızca vazife malûllüğü aylığı, bunlardan hem vazife malûllüğü hem de yaşlılık aylığına hak kazananlara, bu aylıkların her ikisi,

7)  Evliliğin  ölüm  nedeniyle  sona  ermesi  durumunda  sonraki

eşinden de aylığa hak kazananlara tercih ettiği aylığı, bağlanır. b) Kısa vadeli sigorta kollarından;

1) Sürekli iş göremezlik geliriyle birlikte ölen eşinden dolayı da gelire hak kazanan eşe her iki geliri,

2) Ana ve babadan ayrı ayrı gelire hak kazananlara, yüksek olan gelirin tamamı, az olanın yarısı,

3) Birden fazla çocuğundan gelire hak kazanan ana ve babaya, en fazla ödemeye imkân veren ilk iki dosyadan yüksek olan gelirin tamamı, düşük olan gelirin yarısı,

4) Hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm gelirine hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak geliri,

5)  Evliliğin  ölüm  nedeniyle  sona  ermesi  durumunda  sonraki eşinden de gelire hak kazananlara tercih ettiği geliri, bağlanır.

c)Malûllük,  yaşlılık,  ölüm  sigortaları  ve  vazife  malûllüğü  ile  iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler  birleşirse,  sigortalıya veya  hak  sahibine  bu  aylık  veya gelirlerden yüksek olanın tamamı, az olanın yarısı, eşitliği halinde ise iş kazası ve meslek hastalığından bağlanan gelirin tümü, malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığının yarısı bağlanır.

III. GENEL SAĞLIK SİGORTASI

GENEL SAĞLIK SİGORTASININ BAKMAKLA YÜKÜMLÜ OLDUĞU KİŞİLER

Genel sağlık sigortası kişilerin ekonomik güçlerine ve istekli olup

olmamalarına bakılmaksızın, gelecekte ortaya çıkabilecek sağlık risklerine karşı, öncelikle sağlıklarının korunmasını, sağlık riskleri ile karşılaşılması halinde ise oluşan harcamaların finansmanını sağlayan, toplumun tüm bireylerinin sağlık hizmetlerinden yaygın, adil  ve  etkili  bir  şekilde  faydalanmasını  sağlamayı  amaçlayan primli bir sosyal güvenli aracıdır.                                 Bazı           durumlarda sigortanın finansmanına devlette katılmaktadır.

Genel Sağlık Sigortasından Yararlananlar

Genel sigortasının kişiler bakımından uygulama alanı genel olarak iki   grupta   incelenmektedir.   Bunlar   genel   sağlık   sigortalısı sayılanlar ile bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerdir.

Genel Sağlık Sigortalısı Sayılanlar

  1. Sigortalılar(SSGSSK m.4’e göre sigortalı sayılanlar)

Ø    Hizmet akdi ile çalışanlar

Ø    Bağımsız çalışanlar

Ø    Kamu idarelerinde çalışanlar

  1. İsteğe bağlı sigortalı olan kişiler
  2. Yeşil kart verilen kişiler, vatansızlar ve sığınmacılar, 65 yaş aylığı alan kişiler, şeref aylığı alan kişiler, Vatani hizmet tertibi aylıklarının bağlanması hakkında kanun hükümlerine göre aylık alan kişiler, 2828sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu hükümlerine göre korunma, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden ücretsiz  faydalanan  kişiler,  442 sayılı Köy Kanununun74 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre görevlendirilen gönüllü koruyucular
  3. Oturma izni almış yabancı ülke vatandaşlarından yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında sigortalı olmayan kişiler,
  4. İşsizlik ödeneğinden yararlandırılan kişiler,
  5. Sosyal güvenlik kanunlarına göre gelir veya aylık bağlanmış olan kişiler,
  6. Diğer bentlerin  dışında  kalan  ve  başka  bir  ülkede  sağlık

sigortasından yararlanma hakkı bulunmayan kişiler, genel sağlık sigortalı sayılır.

Genel  Sağlık  Sigortalısı:  Adına  genel  sağlık  sigortalısı  primi ödenen   ve   ödenen   bu   prim   karşılığında   da   genel   sağlık sağladığı   sağlık   hizmetleri   ve   diğer   haklardan yararlanan SSGSSK’nın maddesinde sayılan kişilerdir.

Genel Sağlık Sigortasının Bakmakla Yükümlü Olduğu Kişiler Genel  sağlık  sigortalısı  sayılanların  bakmakla  yükümlü  olduğu kişiler,  sigortalı  veya  isteğe  bağlı  sigortalı  sayılmayan,  kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olan;

Ø    Eşini

Ø    Çocuklarını (18 yaşını, lise ve dengi öğrenim veya5/6/1986 tarihli  ve  3308  sayılı  Mesleki  Eğitim  Kanununda belirtilen aday çıraklık eğitimi ile işletmelerde mesleki eğitim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocukları ile yaşına bakılmaksızın bu Kanuna göre malul olduğu tespit edilen evli olmayan çocuklarını)

Ø    Ana ve babasını ifade etmektedir.

Genel Sağlık Sigortasının Kapsamı Dışında Kalanlar

Genel  sağlık  sigortasının  kapsamı  dışında  bulunan  kişiler şunlardır:

Ø    Askerlik hizmetlerini sigortasının   er ve erbaş olarak yapmakta olanlar ile yedek subay okulu öğrencileri

Ø    Yabancı bir ülkede kurulu herhangi bir kuruluş tarafından o kuruluş adına hesabına Türkiye’ye bir iş için gönderilen ve yabancı ülkede sosyal sigortaya tabi olduğunu belgeleyen kişiler

Ø    Türkiye’de          kendi  adına             ve    hesabına          bağımsız çalışanlardan, yurt dışında ikamet eden ve o ülke sosyal güvenlik mevzuatına tabi olanlar

Ø    Kamu idarelerinin dış temsilciliklerinde istihdam edilen ve

temsilciliğin bulunduğu ülkede sürekli ikamet izni veya bu devletin vatandaşlığını da haiz bulunan Türk uyruklu sözleşmeli personelden bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik kurumunda sigortalı olduğunu belgeleyenler

Ø    Kamu  idarelerinin  dış  temsilciliklerinde  istihdam  edilen sözleşmeli personelin uluslar arası sosyal güvenlik sözleşmeleri çerçevesinde temsilciliğin bulunduğu ülkenin kamu düzeninin zorunlu kıldığı hallerde, işverenlerin tarafından bulunan ülkede sosyal sigorta kapsamında sigortalı yapılanlar

Ø    Ceza infaz kurumları ile tutuk evleri bünyesinde bulunan

hükümlü ve tutuklular

Ø    Oturma izni almış yabancı ülke vatandaşlarından yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında sigortalı olmayan ve Türkiye’de bir yıldan kısa süreyle yerleşik olanlar.

Genel Sağlık Sigortalısının Sona Ermesi,

Genel sağlık sigortalılığı, genel sağlık sigortasının yerleşim yerinin Türkiye olmaması durumunda veya ölüm durumunda yahut da genel sağlık sigortası kapsamı dışına çıkılan tarihten itibaren sona erer.

GENEL    SAĞLIK    SİGORTASINDAN    SAĞLANAN

HİZMETLERDEN YARARLANMA ŞARTLARI

Sağlık  hizmetlerinden  yararlanabilmek  için  aşağıdaki  kişiler  ve durumlar için herhangi bir koşul bulunmamaktadır:

Ø    18 yaşını doldurmamış kişiler

Ø    Tıbben başkasının bakımına muhtaç olan kişiler

Ø    Acil haller

Ø    İş kazası ile meslek hastalığı halleri

Ø    Bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklar

Ø    İnsan   sağlığına   zararlı   madde   bağımlılığını   önlemeye

yönelik koruyucu sağlık hizmetleri

Ø    Analık sebebiyle ayakta veya yatarak yapılan tedaviler

Ø    Afet ve savaş ile grev ve lokavt hali.

Ancak  yukarıda sayılan  kişiler  ve  durumlar hariç  olmak  üzere sağlık  hizmetlerinden  ve  diğer  haklardan  yararlanabilmek  için belirli koşulların yerine getirilmesi gerekmektedir. Bunlar:

Ø    Genel   sağlık   sigortalısı   ve   bakmakla   yükümlü   olduğu kişilerin, sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu tarihten önceki  son  bir  yıl  içinde  toplam  30  gün  genel  sağlık sigortası prim ödeme gün sayısının olması

Ø    Bağımsız çalışanlar ile isteğe bağlı sigortalılar, oturma izni almış yabancı ülke vatandaşlarından yabancı bir ülke mevzuatı   kapsamında   sigortalı  olmayan   kişilerin   sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu tarihten önceki son bir yıl içinde toplam 30 gün genel sağlık sigortası prim ödeme gün sayısının olması koşuluyla           birlikte,   sağlık   hizmeti sunucusuna başvurduğu tarihte kısa ve uzun vadeli sigorta primleri    dahil   genel   sağlık    sigortası   prim    borcunun

bulunmaması.

Maliye ders notları

» Liberalizmin öncüleri Fizyokratlardır.

» Transfer harcamalarının unsurları: Faiz ödemeleri, Fon ödemeleri, Kamulaştırma, Borç ödemeleri

» Belediye sınırlarıdışına taşan hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla kurulan idarelere il özel idareleri denir.

» İki ekonomik birimin üretim veya tüketim faaliyetinden, üçüncü kişilerin fiyat mekanizması dışında fayda veya zarar görmesine Dışsallık denir.

» Devletin ekonomik istikrar görevi kapsamına girenler: Tam istihdamısağlama, Ekonomik büyümeyi sağlama, gelir dağılımınısağlama, cari işlemler dengesini sağlama

» Devletin dışsallıklara müdahale yöntemleri: Sübvansiyon, vergileme, miktar kısıtlaması, mülkiyet haklarınıdüzenleme

» Temsili demokrasinin özellikleri: Bireylerin fayda maksimizasyonu için, siyasi partilerin ise oy maksimizasyonu için çalışmaları Siyasi partilerin temel güdülerinin, iktidara gelebilmek için veya iktidarda iken tekrar seçilebilmek olması Siyasi partilerin ve seçilmiştemsilcilerin ideal toplum amaçlarına göre değil, kendi amaçlarına göre davranmaları Seçmenlerin belli bir dönemde kendilerine en yüksek faydayısağlayacak olan partiye oy vermeleri

» Dar anlamda kamu harcamasıkavramının kapsamına girenler: Merkezi devlet örgütünün harcamaları, yerel yönetimlerin harcamaları

» Genişanlamda kamu harcamasıkavramının kapsamına girenler Merkezi devlet örgütünün harcamaları, Yerel yönetimlerin harcamaları, Sosyal güvenlik kuruluşunun harcamaları, Kamu iktisadi kuruluşlarının harcamaları

» Vergi harcamasıolanlar: Vergi istisnası, vergi muafiyeti, yatırım indirimi, vergi indirimi

» Kamu harcamalarında bir artışa neden olanlar: Devlet sınırlarının genişlemesi, Savunma harcamalarının artması, devletin yeni teknolojiler satın alması, Ülke nüfusunun artması

» Kaynakların tam kullanılmaması, fiyatların marjinal sosyal değerleri yansıtmaması, fiyatların devlet tarafından belirlenmesi, dışsallıkların ortaya çıkması durumlarında gölge fiyatlar kullanılır.

» Gelişmekte olan ülkelerde, fayda-maliyet analizinin kamu yatırım kararlarına ilişkin sorunların tümünü çözememesinin nedenleri: Analizin yapısal güçlükleri, veri eksikliği,ekonomik ve toplumsal yapısının istikrarsızlığı, kamu yatırımlarıkonusunda son kararın siyasilere ait olması

» Tek bir malın arz ve talebini kullanarak, denge üretim ve denge fiyat düzeyini belirlemek amacıyla kullanılan analiz türü kısmi denge analizidir.

» Ülkelerin ekonomik kalkınma süreçlerini kamu harcamalarıile ilişkilendirmeye çalışan kalkınma modellerinin öncüsü Musgrave ‘dir.

» Wagner’e göre kamusal faaliyetlerin artışnedenleri: İç ve dışgüvenlik hizmetlerinin artması, ilerleyen teknoloji nedeniyle devlet faaliyetlerinin maliyetinin artması, devletin piyasaya girerek doğrudan doğruya mal ve hizmet üretmesi, devletin topluma daha nitelikli hizmet sunmak istemesi

» Kamu harcamalarındaki artışıkısa dönemdeki dalgalanma ve değişikliklerle açıklamaya çalışan yaklaşım Peacock ve Wiseman tarafından yapılmış Sıçrama tezi yaklaşımıdır.

» Genel hizmetleri yürüten kuruluşlar: TBMM, Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı, Dışişleri bakanlığı » Türkiye’de program bütçe hizmetleri 1973 yılında uygulamaya konulmuştur.

» Döner sermayelerin özellikleri: Genel mali yönetimin dışında tutulmaları, Kendilerine ait bir yönetim şekline sahip olmaları, Ürettikleri mal ve hizmetleri kar amacıyla satmaları,
Genel bütçeye belli oranda pay aktarmaları

» Oylama, bireylerin tercihlerini siyasi karar alma mekanizmasına aktarma yoludur.

»Mali rant ve mali sömürü , iktidar kuralı(ödeme gücüne göre) uygulamasının bir sonucudur.

» Çoğunluk oylama modelinde, kamu mallarının üretim düzeyini belirleyici durumunda olan kitle Medyan seçmendir.

» Kendisine verilen görevleri soru sormadan ve kurallara uygun biçimde yerine getiren bürokrata (Max Weber’in tanımladığı) Rasyonel bürokrat denir.

»Mal ve hizmet üretmek amacıyla kamu kaynaklarını kullanak suretiyle işletmecilik faaliyeti yapan devlet kuruluşlarına kamu iktisadi teşebbüsleri denir.

» Bir sulama projesinin doğrudan maddi faydasıtarım üretiminde ortaya çıkan artıştır.

» Benzer zevk ve tercihlere sahip bireylerin oluşturduğu gruplara Çıkar gruplarıdenir.

» Seçmen sayısının ve karar verilecek konuların çok olduğu durumlarda temsili demokrasiye başvurulur.

» Kamu harcamalarının gerçek artışnedenleri: Savunma harcamalarındaki artış, Teknolojik gelişmeler, devlet anlayışındaki değişmeler, nüfus artışı

» Yarıkamusal bir malın kullanımıiçin daha fazla bireye izin verilmesi nedeniyle, o malıdaha önce kullanan bireylerin elde ettikleri faydanın azalmasına sıkışıklık maliyeti denir.

» Temel düşünce sistemini toplumların zenginliği üzerine kuran Merkantalist akıma göre: Toplumların zenginliği, sahip olduklarıaltın ve gümüşler ile ölçülmelidir. Devlet, gerektiğinde ekonomiye müdahale etmeli ve bazıönlemler almalıdır. Toplumların zenginleşmesi için mutlaka dışticaret yapılmalıdır. Milli ekonomilerin gelişimi için borçlanmaya başvurulmamalıdır.

» Devlet düzeninin sürdürülmesini, korunmasınıve devletin yönetimini sağlayan hizmetlere genel hizmetler denir.

» Baskıgrupları: İşçi sendikaları, işveren sendikaları, basın organları, çevreci gruplar

» Dışsallık türleri: Üreticiden üreticiye, üreticiden tüketiciye, tüketiciden tüketiciye, tüketiciden üreticiye yayılan dışsallık

» Atama ile görev almışolan devlet idare örgütünün tümüne bürokrasi denir.

» Kısa dönemde doğrudan üretimi arttırıcıetkisi olmayabilen ve faydasıbir dönemle sınırlı sayılabilecek harcamalara cari harcamalar denir.

» İdari-fonksiyonel ayrıma göre, Türkiye’de konsolide bütçe harcamalarıiçinde en büyük paya sahip harcama kalemi genel hizmetlerdir.(%28,1)

» Devletin piyasa ekonomisine totaliter olmayan düzenleyici müdahalelerde bulunduğu ekonomik sisteme Karma ekonomik sistem denir.

» Televizyon, buzdolabıgibi malların üretimini tüketicilerin talebi belirler.

» Özel ekonomide kaynak ve gelir dağılımınıfiyat öğesi düzenler.

» Bütçe sürecini başlatan “bütçe çağrısı” Maliye Bakanlığıtarafından hazırlanır.

» Bütçenin işlevleri: Hukuki, Mali, Ekonomik, Siyasi

» Toplumun üretim imkanlarıeğrisinin orijine göre içbükey olması, özel ve kamusal malların üretiminde kıt kaynaklar ile ilgili olarak aynıetkinlikte ikame edilemeyeceğini gösterir.

» Ekonominin durgunluk dönemlerinde gerçek harcamaların ortaya çıkan ilk etkisi az gelirlilerin gelirinin artmasıdır.

» Kamu harcamalarının artışının üst sınırımilli gelirdir.

» İktisadi faaliyet sonucu artma imkanıolan üretim faktörü sermaye stokudur.

» Belirli bir dönem için harcamaların yapılmasına ve gelirlerin toplanmasına izin veren hukuki belgeye bütçe denir.

» Türkiye’de kamu gelir ve giderlerinin yer bakımından denkleştirilmesi işlemini T.C.Merkez Bankasının bulunmadığıyörelerde T.C.Ziraat Bankasıyerine getirir.

» Herhangi bir vergi gelirinin belirli bir harcamaya tahsis edilememesine Ademi tahsis yöntemi (gelirlerin genelliği ilkesi) denir.

» Arz ve talep fonksiyonlarıiçinde fiyatlandırılabilecek dışsallıklara piyasa dışsallığı denir.

» Piyasada yer almayan birçok kamu projesi çıktısının, parasal olarak değerlendirilmesi gerektiğinde marjinal maliyet kullanılır.

» T.C.Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Ziraat Odalarıve Bağkurun topladığıgelirler parafiscal (vergi benzeri yani hemen hemen vergicilik) gelirler içinde yer alır.

» Adam Smith’in vergileme ilkeleri: Adalet ilkesi, Kesinlik ilkesi, Uygunluk ilkesi, İktisadilik ilkesi » Kendi adına ve hesabına ödediği vergiyi yansıma yoluyla başkalarına devreden kişiye aracımükellef denir.

»Mali nitelikte rasyonel bir vergilemeyi gerçekleştirmenin şartları: Verginin yükünün adil dağıtılması Vergilerin tarh ve tahsil giderlerinin minimum olması Verginin tarafsız olması Verginin piyasada etkinliği bozmaması Verginin yatırım ve tasarruf kararlarınıolumsuz yönde etkilememesi.

» Vergiyi harçtan ayıran temel özellikkarşılıksız olmasıdır.

»Montesquieu’nun “Vergi herkesin malının tamamının korunmasıiçin verdiği bir hissedir.” görüşü vergiyi sigorta primi olarak kabul eden görüştür.

» Vergilerle karşılanan kamu harcamalarının milli gelirin %25’ini aşamayacağınıileri süren iktisatçı Colin Clark’tır.

» Kamu harcamalarının genel hizmetler, ekonomik hizmetler ve sosyal hizmetler olarak sınıflandırılması işlevsel sınıflandırmayıoluşturmaktadır

Gelecek faaliyet dönemi için, işletmenin amaçlarına, hedeflerine ve işletme politikalarına uygun olarak işletme yönetimi tarafından hazırlanan gelecek dönem faaliyetlerini ve sonuçlarını parasal ve sayısal olarak ifade eden raporlara BÜTÇE denir

Bütçenin İlkeleri:
– Genellik ilkesi: Bütün gelir ve harcamaların bütçede ayrı ayrı gösterilmesini ifade eder. Hiçbir gelir ve harcama birbirinin arkasında gizlenemez.
– Birlik ilkesi: Kamu sektörünün bütün gelir ve harcamalarını içeren tek bir bütçe hazırlanması anlamına gelir..
– Doğruluk ilkesi: Bütçenin gelir ve harcama tahminleri, mümkün olduğu kadar gerçeklere uygun sonuçlar verebilmelidir.
– Açıklık ilkesi: Bütçede gelir ve harcamalarla ilgili yer alan bilgilerin mümkün olduğu kadar açık olması, sadece uzmanların değil ilgi duyan vatandaşların da anlayabileceği şekilde hazırlanması gerekir Ayrıca herkesin incelemesine açık olmalıdır.
-Giderlerin gelirlerden önceliği ilkesi: Bütçede önce giderler tahmin edilir. Gider rakamları belirlendikten sonra gelirler tahmin edilir.
– Önceden izin ilkesi: Bütçe, hükümet tarafından hazırlanır. Halkın temsilcilerinden oluşan parlamento tarafından onaylanır. Parlamentonun (yasama organının) izni olmadan hükümet, bütçeyi uygulayamaz. Yani ne gelir toplayabilir ne de harcama yapabilir. Bu ilke yasama organının kamu gelir ve giderleri üzerinde söz sahibi olduğunu ifade eder.
– Tahsis ilkesi: Bütçede her yıl yapılacak harcamalar için ödenek ayrılması ilkesidir. Nitelik itibariyle tahsiste alanlar açısından ödenekler saptanır. Miktar itibariyle tahsiste her alana yapılacak ödenek ayrımı hizmet alanı itibarı ile miktar olarak belirlenir. Zaman itibariyle tahsiste ise ödenek ayrımı çok mali yıl için yapılır.
– Anlaşılabilirlik ilkesi: Bütçede yer alan gelir ve giderlerin herkesin kolayca anlayabileceği şekilde açık ve sade olarak düzenlenmesini ifade eder. Bu ilkeye uyulması, aynı zamanda bütçenin uygulanmasını da kolaylaştırır. Bütçe gelir ve giderleriyle ilgili rakamların kolayca anlaşılmasını sağlar.
-Tasarruf ilkesi: En az harcama ile en fazla hizmetin sağlanmasını savunur. Gereksiz harcamaların önlenerek, verimliliğin sağlanmaya çalışılarak, kamu gelirlerinin zorunluluk dereceleri dikkate alınarak kamu giderlerinde kullanılmasını açıklar.
– Denklik ilkesi: Klasik maliyecilerin ve ona uygun klasik maliye görüşünün savunduğu bir ilkedir. Bütçede gelir ve giderlerin birbirine denk olması gerektiği savunulur.
– Yıllık olma (zaman) ilkesi: Söz konusu ilke, bütçenin uygulanması için verilen iznin bir süre ile sınırlandırılmasını ifade eder. Bu süre bir yıl olarak kabul edilir.
İl Özel İdare Bütçesi
İl Özel İdarelerinin bütçe hazırlamasında temel ilke, harcamaların gelir kaynaklarına göre belirlenmesidir. Halbuki, bilindiği gibi, kamu maliyesinde kamu hizmetlerine ve dolayısıyla kamu harcamalarına öncelik verme, sonra da yapılan bu harcamaların karşılığını bulma(kamusal finansman) ilkesi geçerlidir
Vali tarafından hazırlatılan İl Özel idare bütçesi, İl Genel Meclisi üyeleri arasından seçilen 4 üye ile validen oluşan İl Daimi Encümenine sunulur. Bütçe, encümenin incelemesinden sonra, ilçeler adına tek dereceli seçimle 5 yıl için seçilen il Genel Meclisi tarafından geçen yıl kesin hesabıyla birlikte bölüm bölüm incelenerek onaylanır. Daha sonra vali tarafından bu bütçe İçişleri Bakanlığına gönderilir. İçişleri Bakanlığında incelenen bütçe Bakanlar Kurulu Kararı ve Cumhurbaşkanının onayıyla yürürlüğe girer. Katma bütçeler bir kanun olduğu halde İl Özel İdare bütçesi bir kararname niteliğindedir
Belediye Bütçesi
Belediye bütçesi, belediyenin bir takvim yılına ait gelir ve harcamalarını gösteren ve bu süre içinde belediye gelirlerinin toplanmasına, hizmetlerin ve harcamaların yapılmasına izin veren bir belediye meclisi kararıdır.
Bütçenin hazırlanmasından belediye başkanı soruludur. Bütçe önce, belediye başkanının başkanlığında, belediye hizmet birimlerinin başkanlarından ve bunların yarısını geçmemek üzere belediye meclisinden seçilen üyelerden oluşan belediye encümenince incelenir. Daha sonra belediye meclisinde görüşülüp onaylanır. Belediye bütçesinin kesinlik kazanabilmesi için valinin onayı gerekmektedir. Vali söz konusu bütçeyi bir hafta içinde inceleyip onaylamak zorundadır Vali bütçeyi onaylamadan geri gönderemez. Bütçede vali tarafından yapılan değişiklikler için belediye Danıştay’a başvurabilir. Belediye bütçelerinin İçişleri Bakanlığınca incelenmesine ve onaylanmasına gerek yoktur.
Köy Bütçesi
Köy bütçesi, doğrudan doğruya köylü seçmenler tarafından seçilen Muhtar ve İhtiyar Meclisi tarafından hazırlanır ve vesayet makamı olan Kaymakam ya da Valice onaylanarak kesinleşir. Köy bütçesinin gelirleri “imece”, “salma” ve diğer gelirlerden ibarettir.
“İmece”, köyün zorunlu işlerini görmek için köylülerin eşit şartlarda gerçekleştirdikleri ortak ve zorunlu bir çalışma yöntemidir.
“Salma”, İhtiyar Meclisi kararıyla köyde oturanlarla köyle maddi ilişkisi olanlardan ödeme güçlerine göre ve hane başına alınan maktu bir vergidir.
“Diğer gelirler”, cezalar, harç, ücretler, satılan.işletilen ve kiraya verilen arazi gelirleri ve bağışlar gibi gelirlerden meydana gelmektedir.
KİT Bütçeleri
KİT’ler yatırım ve işletme faaliyetlerini kalkınma planı, yıllık program ve bütçeye dayalı olarak yürütürler. KİT işletme açıkları hazinece finanse edilir. Kesinleşen işletme bütçeleri, ilgili bakanlığa ve Yüksek Denetleme Kurulu’na gönderilir.
Döner Sermaye Bütçeleri
Genel ve katma bütçeli idarelere bağlı olarak çalışan, ticari ve sınai nitelikte faaliyette bulunan fon İşletmelerine Döner Sermayeli İşletme denir Devlet bu işletmelerin değişken giderlerini finanse etmek için bir döner sermaye fonu(ödeneği) tahsis eder. Bu ödenek, değişken gider(er(ham madde, işçilik vb.giderler) karşılığında verilir. Tahsis edilen bu ödeneğin işletilmesi sonucunda elde edilen gelirler yeniden aynı iş için kullanılır.
Kamu Gelirlerinin Tanımı: Kamu gelirleri, devletin ve diğer kamu kuruluşlarının, kamu hizmetlerini karşılamak amacıyla kanuna dayanarak çeşitli kaynaklardan elde ettikleri gelirlerdir.
Kamu Gelirlerinin Çeşitleri: Kamu gelirleri vergi, harç, resim, şerefiye, parafiskal gelir, borçlanma, mülk ve teşebbüs geliri ve para cezalarından oluşmaktadır.
Vergi: Kamu gelirleri içerisinde en önemli yeri vergiler almaktadır. Vergi, kamu gelirlerinin çok önemli bir kısmını oluşturmaktadır. verginin özellikleri şu şekilde sıralanabilir:
– Vergi, vergilendirme yetkisine sahip kuruluşlarca alınır.
– Vergi, kanuna dayanılarak zorla alınır.
– Vergi, karşılıksızdır. Kişiye hizmet olarak döner.
– Vergi, gerçek ve tüzel kişilerden alınır.
– Vergi, para ile ödenir.
Harçlar: Bazı kamu kurum ve kuruluşlarının yaptıkları hukuki işlemden ve sundukları hizmetten dolayı aldıkları paraya harç denir. Harç konusu olan hizmetleri sadece devlet yerine getirmektedir ve bunun karşılığını da yine devlet almaktadır. Harca konu olan  hizmetler noter, adliye, tapu hizmetleri vb. hizmetlerdir.
Resim: Devlet kurumlarınca yapılan hizmetler karşılığında alınan paralardır. Avlanma ve ruhsat resmi, trafik resmi, damga resmi, eğlence resmi resimlere birer örnektir
Şerefiye: Devlet veya belediyelerin yaptıkları bayındırlık hizmetlerinden dolayı bu hizmetlerin yapıldığı alanlarda bulunan gayrimenkullerin değerlerinde artış meydana gelir ve bu artış nedeniyle gayrimenkul sahiplerinden belirlenen ölçülerde para alınır. Alınan bu paralar, şerefiye olarak adlandırılır. Şerefiyeler de harçlara benzer. Çünkü şerefiye ödeyen kimseler, ödedikleri paranın karşılığında bir kazanç (gayrimenkullerinin değer artışı) elde etmektedirler. Şerefiyeler, belediye meclislerince belirlenir ve yerel yönetim kuruluşlarının gelirleri içerisinde yer alır.
Parafiskal Gelir: Kamu kuruluşlarının topladığı ve devlet bütçe gelirleri arasında yer almayan zorunlu ödemelerdir. Belirli amaçların gerçekleştirilmesi için kurulan ekonomik, sosyal ve mesleki kuruluşların, bu amaçların finansmanını karşılamak amacıyla devlet tarafından aldıkları yetki ile ilgililerden topladıkları bir gelirdir. Sosyal güvenliğin sağlanması amacıyla Sosyal Sigortalar Kurumunun devlet yetkisi ile kişilerden topladıkları sigorta primleri parafiskal gelirlere en güzel örnektir. Bunun dışında sanayi, ticaret ve ziraat odalarının, baroların kendi mensuplarından aldıkları aidatlar birer parafiskal gelirdir.
Borçlanma: Devletler ister gelişmiş isterse az gelişmiş olsun ekonomik ve sosyal amaçlarını gerçekleştirebilmek için borçlanma yolunu tercih eder. Bu yöntem, geçici bir gelir kaynağı olsa da yine de hemen hemen her ülke tarafından kullanılmaktadır. bazı durumlar devlet borçlanmasını gerektirmektedir:

– Vadesi gelmiş borçlar
– Bütçe açıkları
– Ekonomik krizlerin engellenmesi
– Atıl kaynakların kullanılması
– Olağanüstü harcamalar
– Askerî ve teknolojik gelişmeler
– Büyük yatırım projeleri
Mülk ve Teşebbüs Geliri: Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin sahip oldukları gayrimenkullerden elde ettikleri gelirler mülk gelirleridir.
Para Cezaları: Ceza, kurallara uymayı sağlamak ve kamu düzenini sağlamak amacıyla uygulanan bir yaptırımdır.

• Vergi Usul Kanunu çeşitli tarh usulleri getirmiştir. Bunların başlıcaları; beyana dayanan tarh, ikmalen vergi tarhı, resen vergi tarhı ve verginin idarece tarhıdır.

• Beyana dayanan vergilerde matrah, mükellef tarafından tespit edilir ve beyanname ilgili vergi dairesine verir. Bildirilen bu beyan üzerine vergi dairesi vergiyi tarh eder.

• ikmalen vergi tarhı, vergi tarh edildikten sonra bu vergiye ilişkin olarak meydana çıkan defter ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tutarı tespit olunan matrah ve matrah farkı üzerinden alınacak verginin tarh edilmesidir.

• Resen vergi tarhı, vergi matrahının; defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespit edilememesi hallerinde başvurulan bir tarh çeşididir.

• Verginin idarece tarhı ise, vergilerin idarece, belirli matrahlar üzerinden tarh edilmesidir.
Verginin Tarhı:

mükellefin vergi borcunu ödeyebilmesi için ödeyeceği miktarın hesaplanması veya bulunması işlemidir.verginin tarhı işlemi, vergi kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından ödenecek vergi miktarının hesaplanması ve bu alacağın miktar itibariyle tespit edilmesi muamelesidir. Vergi sistemlerinde yer alan başlıca tarh usulleri şunlardır:

Beyanname Usulü : Beyan veya beyanname usulünde, vergi idaresine verilmekte; idare de bu bilgileri esas alarak vergi borcunu hesaplamaktadır. Beyanın doğruluğu esas olmakla beraber, yanlış beyanda bulunanların tespiti ve cezalandırılması bakımından sıkı bir denetim uygulanmaktadır.

İdarece Takdir Usulü: Vergi iradesi ve her mükellefin vergi borcunun hesaplanmasına ilişkin matrahı ayrı ayrı belirler. Bu yöntem vergicilikte giderek terk edilmekte istisnai uygulanan bir yöntemdir.

Karine veya Dış Belirtiler Usulü: vergi borcunun hesaplanması vergi konusunun bazı dış belirtilerine dayanılarak yapılı bu yöntem günümüzde kullanılmamaktadır. Örneğin, Fransa’ da geçmişte uygulanan “Kapı ve Pencere Vergisi”nde vergi borcu evin kapı ve pencere sayısına göre hesaplanmıştır.

Götürü Usul (Kesim Usulü): Vergilendirmeye esas alacak değer ve miktarın önceden idarece tek tek tespit edilmesi yerine, aynı durumdaki tüm konu ve vergi mükellefleri için genel olarak belirlenmesidir.

Kaynakta Vergileme (Stopaj Usulü): Vergi, vergi idaresince değil vergiyi doğuran olayın meydana geldiğinde vergi sorumlularınca hesaplanıp kaynağından kesilerek tahsil edilmesidir. Bu usul belirli gelir gruplarına, yani ücret ve maaşlara, rantlara, bina ve arazi kiralarına ve menkul sermaye iratlarına uygulanabilir.

Verginin Tebliği:

Mükellefin vergi borcunu ödeyebilmesi için, vergi dairesinin tarh ettiği vergiyi bildirmesidir. Tarh, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususlarda yetkili makamlar tarafından mükellef veya sorumlusuna yazı ile bildirilmesidir.Mükellefin ödemesi gereken bilgisi dışında tarh edilen vergi borcunun mükellefin bilgisine sunulmasına “verginin tebliği” denilmektedir.

Verginin Tahakkuku:

Tarh ve tebliğ edilen verginin ödenmesi gereken safhaya gelmesidir. Kısaca vergi borcunun kesinleşmesidir. Tahakkuk, tahsilden önce gelen ve vergi alacaklısı olan kamu birimlerinin bu alacağını hakedişe bağlayan bir işlem veya aşamadır. Tahakkuk, verginin tahsile hazır hale gelmesi, yani kesinleşmesi demek değildir. Verginin kesinleşmesi için, tahakkuk aşamasında mükelleflerin bu verhi borcuna itiraz etmemeleri, vergiyi kabul etmeleri lazımdır.
Verginin Tahsili:

Kanuna uygun surette vergi borcunun ödenmesidir. Tahsil ile mükellefin vergi borcu sona ermekte; vergi alacaklısı ile vergi borçlusu arasındaki ilişki söz konusu borç itibariyle bitirilmektedir. Vergi tahsiline ilişkin başlıca usuller şunlardır;

İltizam Usulü: Genellikle aynı ekonominin hakim olduğu dönemlerde devlet vergiyi tahsil görevini bir bedel karşılığında “mültezim”lere vererek, mültezimlere vergi tahsil ettirilmiştir. Mültezimlere vergi hakkı açık arttırma yöntemiyle verilirdi.

İhale Yöntemi: Bu yöntemde de verginin tahsil görevi devlet nam ve adına yine üçüncü kişilere verilmekte, toplanan vergi tutarı üzerinden bu kişilere bir yüzde verilmektedir. İhale yönteminde verginin tahsil işi en az yüzde almayı öneren kişiye verilmektedir.

Halk Temsilcileri Eliyle Tahsil Usulü: Devletin vergiyi bizzat toplamak için yeterince kurumsallaşamadığı dönemlerde uygulanmıştır. Bu usulde vergi toplama işi kentlerdeki halk temsilcilerine verilmiştir.

Emanet Usulü: Verginin devlet memurları tarafından ve tahsildar tarafından tahsilidir. Bu usulde, mükellefler adına tahsildar gönderilmek suretiyle vergi tahsil edilir. Günümüzde bu yöntemin maliyeti çok yüksek olduğundan terk edilmiştir. Günümüzde bu usulün uygulanması hem çok sayıda memura ihtiyaç göstermekte, hem de işlerin hızla yürütülmesini engellemektedir.

Verginin Mükellef Tarafından Ödenmesi Usulü: Günümüzde verginin tahsili esas itibariyle mükellefin vergi borcunu doğrudan doğruya vergi dairesine veya bankaya ya da posta ile göndermesi yoluyla gerçekleştirilmektedir.
Mali Tevzin: Türk maliye literatüründe, merkezi yönetim ve yerel yönetim arasındaki gelir ve gider bölüşümü, mali tevzin başlığı altında ele alınmıştır. Tevzin, denkleştirme ya da dengeleme anlamına gemektedir

 

 

 

 

 

 

 

 

 

AÇIKÖĞRETİM GÜZ DÖNEMİ DÖNEM SONU SINAVI
14 - 15 Ocak 2017

Üye OlŞifremi Unuttum

HAKKIMIZDA
alonot.com; kullanıcılarımızın KPSS & YGS-LYS & ALES & AÖF & YDS gibi sınavlara hazırlanmaları için hem ders notlarına, hem test pratiklere kolayca ulaşıp zaman kaybetmeden en üst düzeyde yarar sağlayabilmeleri amacıyla hizmet vermektedir. Ayrıca Mevzuat&İçtihat&Tezler&Makaleler ve diğer herşeyde! kapsamlı arama yapılabilmesi, aranılan konu ve kavramlara kolayca ulaşılabilmesi ve sonuçlar içerisinde hızla gezilebilmesi amacıyla kurulmuştur. Zamanla öğrencilerin ve kullanıcıların ilgisiyle büyüyen alonot.com sizlerin ilgisiyle ve daha zengin içerikle yayın hayatına devam edecektir. Faydalı olması dileğiyle...
GİZLİLİK POLİTİKASI
alonot.com sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları kapsamında koruma altındadır. Site içeriğinin ticari amaçlı ve izinsiz olarak kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Ancak, ticari amaçlı olmamak ve link verilmek koşuluyla site içeriğinin kopyalanması ve kullanılması serbesttir. 5846 sayılı kanunun 25. maddesinin ek 4. maddesine göre telif hakkı ihlal edilen öncelikle üç gün içinde ihlalin durdulmasını istemek zorundadır. İçerik sahibinin veya yasal temsilcisinin istekte bulunması halinde, kendisine ait içerik veya dökümanların sitemizden 24 saat içinde yayından kaldırılmasını garantilemekteyiz. Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur. alonot.com hiçbir bildirim yapmadan, herhangi bir zaman değişikliğe gidebilir, bu sitedeki bilgilerden kaynaklı hataların hiçbirinden sorumlu değildir.
Site Yönetimi.
İletişim: alonot.com@alonot.com & alonot.com@gmail.com
Kategoriler
SOLDA SABİT REKLAM