Para ve Banka Kpss ders notları

iktisat-ders-notlari

Para ve Banka Kpss Ders Notları 

Para Nedir?

Bir toplumun, değer ölçüsü ve ödeme aracı olarak kullanmayı kabul ettiği araç olarak tanımlanabilir. Ayrıca paranın, herkes tarafından ödemelerde bir mübadele aracı olarak kabul edilmesi gerekir. 

Paranın Fonksiyonları (İşlevleri) Nelerdir?

Paranın asıl fonksiyonları şunlardır: 

  1. Değer Ölçüsü Olmak: Para, mübadele konusu olan mal ve hizmetlerin hesaplanmasında ortak bir ölçü, hesap ünitesidir. Mübadele edilen mal ve hizmetlerin birimi karşılığında ödenen para miktarına fiat denir. Para mutlak bir ölçü değildir. Değer ölçüsü olarak paranın da değeri değişebilir. Para değerindeki değişmeler genel fiyat düzeyindeki değişikliklerle ölçülür. (TEFE: Toptan Eşya Fiyat Endeksi ve TÜFE: Tüketici Fiyat Endeksi gibi)
  2. Mübadele Aracı Olmak: Para, trampanın (Malın malla değişimi) zorluklarını ortadan kaldıran bir öğe durumundadır. Örneğin bir tavukla ineğin mübadelesi düşünülemez iken, devreye para girdiğinde malların el değiştirmesi kolaylaşmaktadır. Günümüzde para onsuz mübadelenin yapılamayacağı bir araç haline gelmiştir.
  3. Değer Biriktirme Aracı Olmak: Para biriktirmek, değer biriktirmek anlamına gelmektedir. Tasarrufun para olarak saklanması, bununla istenildiği zaman istenilen mal ve hizmetin satın alınmasını ve istenilen yatırımın yapılmasını mümkün kılar.

Tasarruf gelirin harcanmayan kısmıdır. Günümüzde paranın ekonomik hayattaki rolü çok büyük bir hale gelmiştir. Para sadece bir mübadele aracı olmaktan çıkmış, bir ülke deki toplam talep ve istihdam düzesi üzerine tesir eder hale gelmiştir. Sonuç olarak para ve para politikası ekonomide çok önemli bir statüye sahiptir.

Paranın Taşıması Gereken Özellikler (Nitelikler) Nelerdir? 

Para Özellikleri

Paranın taşıması gereken özellikler şunlardır:

  1. Kabul edilirlik: Paranın taşıması gereken en önemli özellik genel kabul görmesidir. İnsanların dolaşımdaki paraya güvenleri olduğu sürece bu durum sürecektir. Güven ortadan kalktığı zaman kabul edilirlik de ortadan kalkacaktır.
  2. Değerin İstikrarı: Paranın istikrarlı bir değere sahip olması üretimi ve malların dağıtımını kolaylaştıracaktır. Fiyatların yükselmesi eğilimi, paranın değerinin düşmesi sonucunu doğururken diğer taraftan paranın değer ölçüsü olma rolünü hakkıyla yerine getirememesine neden olacaktır. Enflasyonist ortamlarda ticari işlemlerin döviz üzerinden yapılmasının yaygınlaşması bu yüzdendir.
  3. Taşınabilir Olması: Alışverişlerin kolayca yapılabilir olması için paranın taşınabilir olması gerekir.
  4. Bölünebilirlik: Küçük ödemelerin yapılabilmesi için, paranın bölünebilir olması da gerekir.
  5. Ömürlü Olması: Eğer para bir servet biriktirme aracı olacaksa kolayca bozulur bir yapısının olmaması gerekir.
  6. Tekbiçimlilik: Paranın nitelik olarak tek biçimli olması gerekir. Para kalite olarak kötü paranın iyi parayı kovmasını önlemek için tek biçimli olmalıdır.

 

 

 

 

 

Para Biliminin Özellikleri 

Banka Parası (Kaydi Para) Nedir?

Banka Paraları

Vadesiz mevduata banka parası yada kaydi para da denilmektedir. Kaydi para, çek vasıtasıyla mevduatın bir hesaptan diğerine aktarılması şekliyle tedavül eder. Ancak bankacılık sisteminin kaydi para yaratması, karşılık bulundurma zorunluluğundan dolayı sınırlandırılmaktadır. Bu sınırlandırma da çok doğal bir sınırlandırmadır. Eğer bu tür bir karşılık oranıyla bu sınırlandırılmazsa bankacılık sisteminin kaydi para yaratma kapasitesi sınırsız olacaktır. Bu ise para politikası açısından önü alınamaz bir durum olurdu. Bu şekilde mevduat, mevduat munzam karşılığı ayırma zorunluluğu, bankaların kaydi para yaratma imkanlarını etkin bir şekilde sınırlandırmaktadır. 

Paranın Tedavül Hızı (Dolaşım Hızı) Nedir?

Para biriminin bir yıl içerisinde, ortalama olarak el değiştirme sayısına paranın tedavül hızı denir. Paranın tedavül hızı, bir ülkedeki para miktarının satın alma gücünü belirlemek açısından, bizzat para miktarı kadar önemlidir.

Paranın tedavül hızı, insanların ellerinde atıl para stokları tutmalarıyla ilgilidir. Eğer herkes eline geçen paraları hiç elinde bekletmeden hemen harcasa paranın tedavül hızı sonsuz    büyüklükte olurdu. Halbuki insanlar

ellerine geçen paranın  tamamını hemen  harcamazlar bir kısmını  tasarruf ederler. Paranın bu şekilde atıl tutulması tedavül hızını yavaşlatır. 

Paraların Özellikleri 

Paranın Tedavül Hızını Etkileyen Faktörler Nelerdir? Bu faktörler şunlardır:

  1. Borç verme ve yatırım kolaylığı,
  2. Borç alma kolaylığı.
  3. Halkın tasarruf eğilimi,
  4. Halkın tüketim eğilimi,
  5. Gelirlerin elde edilmesindeki sıklık,
  6. Gelir ve giderdeki düzenlilik,
  7. Gelir ve giderler arasındaki uyum,
  8. Paranın el değiştirme kolaylığı,
  9. Halkın gelecek hakkındaki tahminleri,
  10. Halkın gelir ve fiyatlar hakkındaki tahminleri,
  11. Halkın gelecekteki faiz oranları hakkındaki tahminleri,

 

 

 

 

 

 

Mübadele Denklemi Nedir ? Para Teorisindeki Yeri Nedir?

Mübadele denklemi, belli bir dönemde, bir ülkedeki    toplam alışlarla toplam satışların   birbirine eşit olduklarını gösteren bir denklemdir. Denklem

aşağıdaki gibidir:

M.V = P.T

M = Para Miktarı V = Paranın Mübadele Hızı

T = Alınıp Satılan Tüm  Malların Fiziki Miktarları P = Alınıp Satılabilen Tüm Malların Ortalama Fiyatları Mübadele denklemi bu şekilde düzenlendiğinde, “T” nin içerinde bir yıl içinde birden fazla el değiştiren mallar  defalarca   yazılmış olacaktır. Böyle olunca “P” de anlamsızlaşacaktır. Bu sebepten dolayı mübadele denkleminin, milli   gelirin   içindeki   mübadeleleri   doğru   gösterecek   şekilde   yeniden düzenlenmesi gerekecektir. Bu anlamda parametreler yeniden tanımlanırsa: M = Para Miktarını V =Paranın Gelir Hızını

T = Milli Geliri Oluşturan Mal ve Hizmetlerin  Fiziki Miktarlarını P= Milli Geliri Oluşturan Mal ve Hizmetlerin Ortalama Fiyatlarını göstermektedir.

Miktar Teorisi Nedir? Para Arzı Teorisi

Parayla ilgili olan teorilerden en eski olanıdır. Teori, para miktarındaki değişmelerin, doğrudan doğruya ve aynı oranda olarak, fiyat değişmelerine neden olduğunu anlatır.

Para Arzı Nedir? Para Arzı Tanımları

Herhangi bir anda ekonomide mevcut para miktarının toplamıdır. Para arzının kapsamına hangi para türlerinin gireceği konusu iktisatçılar arasında tartışma konusu olmuş ve bunun sonucu para arzı tanımları ortaya çıkmıştır.

Mİ Para Arzı = Para arzının en dar tanımıdır. Kağıt para, ufaklık para ödeme aracı olarak para arzının bir bölümü durumundadır. Bankalardaki vadesiz mevduat hesabı, her an üzerine çek çekilmek suretiyle kullanılabilir durumdadır. Buda Mİ kapsamındadır.

M2 Para Arzı – Para benzerlerini ve yarı likit varlıkları içine alarak para tanımı biraz daha genişletilebilir. Bu tanımlamada M 1 ‘in üzerine vadeli hesaplar ve vadeli tasarruf mevduatı hesapları da para arzına dahil edilir.

M3 Para Arzı = M2’nin kapsamındaki (kağıt para+ ufaklık para+ vadesiz mevduat + vadeli mevduat) para unsurlarının yanında bireylerin bankacılık sektöründe tutukları tüm hesapları da para tanımına dahil edilmektedir. (ilkemizde M3 para arzı şöyle hesaplanmaktadır. M3 = M2 + Bankalardaki Resmi Mevduat + Merkez Bankasındaki Diğer Mevduat

Para arzını hükümetlerden ziyade halkların tercihleri belirlemektedir. Yine de hükümetler piyasadaki para arzını kontrol etme çabasındadırlar.

Para Politikası Nedir? Para Teorisi Politikası

Bir ülkede fiyat istikrarının sağlanması, ulusal paranın yabancı paralar karşısında dengeli bir değere sahip olabilmesinin sağlanması ve paranın temel ekonomik dinamiklere etkilerinin kontrolü için uygulanan politikaların bütünü para politikası olarak anılmaktadır.

Bir   ülkede       merkez    bankası          para   politikasının    uygulayıcısı durumundadır. Merkez bankası para politikasını uygularken, para politikası araçlarını kullanarak belirlediği nihai hedeflere ulaşmaya çalışmaktadır. 

 

 

 

 

 

Para Politikası Ders Notları 

Para Politikası Araçları Nelerdir?

Para politikası araçları merkez bankasının para ve kredi hacmini değiştirmek için kullandığı yöntemlerdir. Bu işlemlerin en önemli üç tanesi şöyledir:

1 –      Açık Piyasa İşlemleri

2-      Reeskont Politikası

3-      Mevduat Munzam Karşılığı Politikası

Merkez  bankası  bu  araçları  kullanarak     parasal   tabanı  ya da     para çarpanının büyüklüğünü   etkilemeye çalışmaktadır.

Para Politika

Para Politikasının Nihai Hedefleri Nelerdir?

Bu hedefleri şöyle sıralayabiliriz:

1-      Tam istihdamın sağlanması,

2-      İktisadi büyüme hızının artırılması,

3-      Fiyat istikrarının sağlanması,

4-      Döviz kuru istikrarının sağlanması,

5-      Faiz oranı istikrarının sağlanması,

6-      Mali sistemin istikrarının sağlanması

Gresham Kanunu Nedir?

Bu kanun “Kötü para iyi parayı kovar” şeklinde ifade edilmektedir.Daha çok bir ülkede aynı anda farklı iki madeni paranın dolaşması durumunda geçerli olabilecek bir yasadır. Farklı değerlerdeki metallare aynı paralık değerinin verilmesi durumunda , ucuz olan metalin temel dolaşım aracı olacağını, pahalı metalin ise eritileceğini (iddihar) ihraç olunacağını ve böylece dolaşımdan kaybolacağını ifade eder.

Günümüzde bu kanunun işleyişi ile ilgili olarak değişik örnekler gösterilebilir. Resmi döviz kurlarının uluslar arası piyasalardaki Çapraz Kurları yansıtmaması durumunda Gresham Kanunu’nun işlediği söylenebilir. Böyle bir durumda resmi fiyatı gerçekte olmasından daha yüksek tutulan dövizler ülkeye girer, fiyatı düşük belirlenen dövizler ise ülkeyi terkeder.

Enflasyon Nedir?

Latince bir kelime olan “enflasyon”, şişkinlik ya da genişleme anlamına gelmektedir. Ekonomik literatürde ise enflasyon, bir ülkede genel fiyatlar düzeyinde izlenen hızlı ve sürekli artışlar olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımda iki husus dikkati çekmektedir. Bunlardan birincisi; genel fiyat düzeyinin hızlı bir şekilde, ikincisi ise genel fiyat düzeyinin sürekli bir şekilde yükselmesidir. Bu durumda, eğer ekonomide, genel fiyat düzeyi bir kereye özgü bir şekilde yükselip, yükseldiği seviyede istikrar kazanırsa, bu yükseliş enflasyon tanımına uymayacaktır.

Enflasyon ortamında mal ve hizmetlerin genel fiyat düzeyi yükselirken, paranın satın alma gücünde azalma olmaktadır. Bu nedenle enflasyon, paranın satın alma gücünün düşmesi olarak da ifade edilmektedir.

Enflasyon terimi ile genci olarak, yükselen fiyatlar düzeyi kastedilir. Gerçekten de enflasyon bir fiyat yükselişi, yani para değerinin düşmesi şeklinde gerçekleşir. Fakat enflasyonda fiyatların yükselmesi bir sebep değil, bir sonuçtur. Çünkü: burada   mal ve hizmetlerin arzını aşan bir talep fazlası vardır ve bu yüzden denge bozulmuştur. Fiyatlar, toplanı talep ile toplam arzın yeni ve daha yüksek bir fiyat seviyesinde dengeye gelmelerini sağlamak için yükselirler. Bu sebepten fiyat yükselişi bu dengesizliğin bir sonucudur.

Enflasyonun terim olarak tanımı aşağıdaki şekillerde yapılabilir:

Günümüzün en önemli iktisadi olaylarından biri olan enflasyon, genel fiyat düzeyindeki sürekli artışlar nedeniyle paranın satın alma gücündeki azalışlar olarak ifade edilir.

Enflasyon, genel fiyatlar düzeyinin sürekli artması demektir. Bu enflasyonun betimsel tanımıdır.

Enflasyon, genel fiyatlar düzeyinin yükselmesi ve paranın iç satın alma gücünün düşmesi anlamını taşır.

Enflasyonun kavramsal tanımlarının yanında nedensel tanımları da yapılmaktadır. Bu bağlamda ilk olarak, arz talep dengesizliğinin enflasyonun nedeni olduğu gerekçesiyle şöyle tanımlar yapılmaktadır.

Enflasyon, cari fiyat düzeyinde toplam talebin toplam arzdan daha fazla olması demektir.

Enflasyonun nedensel tanımlarından ikinci çeşidinin de piyasadaki para hacminin artmasının enflasyona neden olduğu gerekçesiyle şöyle bir tanımlama yapılmaktadır.

Enflasyon, para arzındaki artışla ilgili olarak, toplanı talebin toplam arzın sınırlanın asmasıyla birlikte genel fiyatlar düzeyinin yükselmesidir. Enflasyonun para arzında artış olmadan kendisini devam ettirmesi mümkün değildir.

Bu tür tanım, miktar teorisi taraftarlarınca yapılmaktadır. Miktar teorisi, fiyatlar genel düzeyinin para arzına bağlı olduğu kabulüne dayanır. Bu teoriye göre, eğer para arzı, üretilen mal ve hizmet miktarında bir artış olmadan artarsa, bu durumda fiyatlar yükselme eğilimi göstereceklerdir. Bu da enflasyona sebep olacaktır.

Enflasyon kavramı sıklıkla yanlış anlaşılmakta ve yanlış yorumlanmaktadır.

Örneğin, genelde enflasyon kavramı ile pahalılık kavramı birbirine karıştırılmaktadır. Oysa sanıldığının aksine enflasyon ile pahalılık aynı şeyler değildir. Enflasyon, genel fiyat düzeyinin sürekli yükselmesi iken ; pahalılık ise fiyatların yüksek düzeylerde istikrar sağlamış halidir.

İki kavram arasındaki fark ayrıca gelir öğesinin işin içine girmesinden kaynaklanmaktadır. Örneğin bir ülkede kişilerin gelirleri enflasyon düzeyinde artıyorsa, enflasyon vardır ama pahalılık yoktur. Eğer kişilerin gelirleri enflasyon düzeyine paralel artmıyorsa, enflasyonla birlikte pahalılık da vardır.

Enflasyonda fiyat yükselişi genel, kompleks ve kümülatif bir olaydır. Gerçekten; bütün mal ve hizmetlere ait fiyatlar yükselme eğilimindedirler. Başlangıçta belki bazı fiyatlar bu harekete uymazlar, fakat bir müddet sonra onlar da yükselme seyrine girerler.

Enflasyon İle Fiyat Dalgalanmaları Arasındaki Fark Nedir?  

Enflasyonun karakteristik niteliği fiyatlarda görülen artışlardır. Fiyat artışlarının, tüm ekonomi açısından ve belirli mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki değişmeler açısından incelenmesi gerekmektedir. Enflasyondaki fiyat değişmeleri, ekonomik bir gerçek olarak, genel fiyatlar düzeyindeki artışlar ve özel fiyatlar düzeyindeki artışlar olmak üzere iki şekilde ortaya çıkmaktadır. Genellikle her iki fiyat düzeyindeki artışlar aynı yönde olmakla birlikte, tesadüfler dışında, aynı hızda olmamaktadır. Biri diğerinden daha yavaş veya daha hızlı bir artış gösterebilir. Hatta bazı durumlarda tüketici tercihlerinin ve teknolojik gelişmelerin bir sonucu olarak bazı mal ve hizmetlerin fiyatlarında azalış dahi olabilmektedir.

Özel ve nisbi fiyat değişmelerine, fiyat dalgalanmaları denmektedir. Özel fiyat değişmeleri, herhangi bir mal veya hizmetin fiyatındaki artma veya azalma yönündeki değişikliklerdir.

Nisbi fiyat değişiklikleri ise, sadece bir mal veya hizmetin fiyatının diğer bütün mal ve hizmet fiyatlarına göre artma veya azalma yönünde gösterdiği değişikliklerdir. 

Fiyatlar genel düzeyindeki değişme ise, sadece bazı mal ve hizmetlere ait fiyat dalgalanmaları değil, paranın satın alma gücünde meydana gelen değişmeyi genel olarak belirlmek için kullanılmaktadır.

Enflasyon muhasebesi düzeltmeleri yapılırken de, fiyat dalgalanmalarının değil, para değerindeki değişmenin etkileri (enflasyonu, yaklaşık olarak en iyi   şekilde   ifade   edebilecek   biçimde      hazırlanan   bir   tek   katsayının kullanılması esası) dikkate alınır. Stagflasyon Nedir?

Enflasyon ile ekonomik durgunluğun bir arada meydana gelmesi durumuna verilen addır. Ekonomik durgunluk sırasındaki enflasyon olarak tanımlanabilir. Stagflasyonda hızlı enflasyonla beraber, iç piyasa darboğaza sürüklenir. Bir taraftan fiyatlar yükselirken bir taraftan da işsizliğin artması, üretimin azalması, yatırımların duraklaması stagflasyonun tipik belirtileridir. 

Reflasyon Nedir?

Genel Fiyatlar Düzeyinin yükselmesine neden olmaksızın talep hacminin genişlemesine verilen addır. Durgunluktan canlılığa geçiş, toplam harcamaların    artmasına    bağlıdır.    Talebin    genişlemesi,    iş    hacminin genişlemesini sağlar. İş hacminin artması ise gelirlerin artmasını beraberinde getirir. Gelirlerin artması talep hacmini etkilemeye devam eder. Atıl kapasiteler harekete geçerek talep artışı sağlanırken genel fiyatlar düzeyi yükselmedikçe reflasyon devam eder.

Enflasyonun Nedenleri Nelerdir?

Enflasyonun mikro ekonomik ve makro ekonomik nedenleri birbirleriyle iç içe girmiş durumdadır. Bunları birbirinden ayırdetmek çok zordur. Çünkü çoğu zaman biri diğerinin nedeni olmaktadır.

Literatürde enflasyonun moneter (paradan doğan) bir olay olduğunu ileri süren ve bunun tam tersi enflasyonun moneter bir olay değil, tamamen iktisadi bir olay olduğunu savunan iki görüş mevcuttur. Ama enflasyonun zaman içerisindeki seyri ikinci görüş sahiplerini haklı çıkarmıştır. Sonuçta enflasyonu başlatan olayın paranın bolluğu değil talebin bolluğu olduğu ortaya çıkmıştır.

Enflasyon sorunu toplam talep ve toplam arz arasındaki dengesizlikten kaynaklamaktadır. Toplam talebi toplam arzdan daha hızlı genişleten veya arzı talepten daha hızlı daraltan yapısal nedenler ve iktisat politikası tedbirleri enflasyonun başlıca kaynağıdırlar.

Bu süreçte toplam talep ile toplam arz arasındaki denge ani ve kuvvetli bir şekilde bozulmakta ve aşırı bir talep doğmaktadır. Buna enflasyon boşluğu (gap) denilmektedir.

Toplam taleple toplam arz arasındaki bu denge bozulduğu zaman, fiyatlar da istikrarını yitirir. Eğer cari fiyat seviyesinde toplam talep toplam arzdan fazla olursa fiyatlar yükselir, az olursa fiyatlar düşer.

Toplam arzla, toplam talep arasındaki denge, talep lehine olarak, başlıca aşağıdaki nedenlerle bozulur:

–  Kamu sektörü harcamalarının kamu sektörü gelirlerinden fazla olması,

– Özel sektör yatırımlarının özel sekıör tasarruflarından fazla olması,

–  Emek verimliliğinin düşmesi,

– Toplumu oluşturan sınıf ve tabakaların milli gelirdeki paylarını artırmak üzere gelirlerinden fazla harcama yapmaları,

– Dış ticaret dengesinin fazla vermesi.

Ayrıca enflasyon türlerine bağlı olarak, enflasyonun farklı nedenleri vardır. Bu nedenle enflasyon türlerinden birinin neden olduğu gidiş, diğer enflasyon türlerinin de sebebi olarak enflasyonun genişlemesine neden olabilmektedir. Bu konuya aşağıda değinilecektir.

AÇIKÖĞRETİM GÜZ DÖNEMİ DÖNEM SONU SINAVI
14 - 15 Ocak 2017

Üye OlŞifremi Unuttum

HAKKIMIZDA
alonot.com; kullanıcılarımızın KPSS & YGS-LYS & ALES & AÖF & YDS gibi sınavlara hazırlanmaları için hem ders notlarına, hem test pratiklere kolayca ulaşıp zaman kaybetmeden en üst düzeyde yarar sağlayabilmeleri amacıyla hizmet vermektedir. Ayrıca Mevzuat&İçtihat&Tezler&Makaleler ve diğer herşeyde! kapsamlı arama yapılabilmesi, aranılan konu ve kavramlara kolayca ulaşılabilmesi ve sonuçlar içerisinde hızla gezilebilmesi amacıyla kurulmuştur. Zamanla öğrencilerin ve kullanıcıların ilgisiyle büyüyen alonot.com sizlerin ilgisiyle ve daha zengin içerikle yayın hayatına devam edecektir. Faydalı olması dileğiyle...
GİZLİLİK POLİTİKASI
alonot.com sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları kapsamında koruma altındadır. Site içeriğinin ticari amaçlı ve izinsiz olarak kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Ancak, ticari amaçlı olmamak ve link verilmek koşuluyla site içeriğinin kopyalanması ve kullanılması serbesttir. 5846 sayılı kanunun 25. maddesinin ek 4. maddesine göre telif hakkı ihlal edilen öncelikle üç gün içinde ihlalin durdulmasını istemek zorundadır. İçerik sahibinin veya yasal temsilcisinin istekte bulunması halinde, kendisine ait içerik veya dökümanların sitemizden 24 saat içinde yayından kaldırılmasını garantilemekteyiz. Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur. alonot.com hiçbir bildirim yapmadan, herhangi bir zaman değişikliğe gidebilir, bu sitedeki bilgilerden kaynaklı hataların hiçbirinden sorumlu değildir.
Site Yönetimi.
İletişim: alonot.com@alonot.com & alonot.com@gmail.com
Kategoriler
SOLDA SABİT REKLAM