Mahalli İdareler Özet

MAHALLİ İDARELER MALİYESİ 1. ÜNİTE

MAHALLİ İDARELERİN VARLIĞI İÇİN NEDENLER

Devletlerin ekonomilerde var olması SİYASAL,  SOSYOLOJİK ve TARİHSEL  nedenlere dayanır.

Devletlerin amaçları belirli bir toprak parçasında yaşayan insanların toplu ve ortak ihityaçlarını karşılamaktır.

YEREL YÖNETİM ( MAHALLİ İDARELER ) =  Merkezi devletin yanında , ülke içerisinde daha küçük yerleşim birimlerinden oluşan , daha küçük örgütlenmeler bulunmaktadır.bunlar yerel yönetim veya mahalli idareler olarak adlandırılır.

Devletlerin var olmasının tarihi süreçteki temel gerekçesi insanların toplu , ortakihtiyaçlarını karşılamaktır.

MAHALLİ İDARELERİN VARLIĞI İÇİN TARİHİ NEDENLER

İnsanların topluca ve ortak yaşamlarından kaynaklanan orunlarının çözümü için örgüt kurma ihtiyacı çıkmıştır.Küçük toplulukların yönetimi biçiminde ortaya çıkan bu örgütler İLKOLARAK ORTAÇAĞDA ARUPADA ortaya çıkmıştr.

İlk yerel yönetim birimi olarak kabul edilen örgütlenmeler ANTİK ÇAĞDA  – SİTE , ROMA İMPARATORLUĞU DÖNEMİNDE YÖNETSEL ÖZERKLİĞİ BULUNAN MUNİCİPE  ve ANTİK YUNANDAPOLİS’lerdir.

MAHALLİ İDARELERİN VARLIĞIİÇİN SİYASİ NEDENLER

Yerel yönetimlerin varlığı için gerekçelere siyasi yaklaşım yerel yönetimlerce üretilen MAL VE HİZMET lerin bileşiminin saptanabilmesinde oylamayla açıklanan tercihlerin daha etkin olduğunu ileri sürmektedir.Kamu ekonomisi üretim birimlerinin faaliyet alanları daraldıkça o alan içindeki bireylerinin tercihlerini yansıtmaları daha mümkündür.

Yerel demokrasi ve katılım uluslar arası düzeyde de teşvik edilmektedir. AVRUPA KENTSEL ŞARTI 1992 DE Kabul edilmiştir. Bu Şartta belirlenen ilkeler  ;

  • Yerel politik yaşama katılım için halk temsilcilerini özgür ve demokratik seçebilme hakkı
  • Yerel politik yaşamaetkin katılım için halkın yerel politik ve idari yapılarda belirleyici olması gereği
  • Toplum geleceğini etkileyecek her türlü projede halka danışma gereği
  • Yerel politik kararların uzmanlardan oluşan ekiplerce hazırlanan planlara dayandırılması
  • Karar vermesürecinin sonucunda ortaya çıkan politiktercihlerinanlaşılabilirliği ve hayatıyetı
  • Gençlerin toplum yaşamına yerelyönetimlerce katılımının sağlanması

MAHALLİ İDARELERİN VARLIĞI İÇİN HUKUKİ NEDENLER

MERKEZİYETÇİLİK ( MERKEZDEN YÖNETİM )

Devlet yapılanmaları kamu hizmetlerinin tek elden yani merkezi olarak üretilmesi ve sunulması şeklinde olan MERKEZİYETÇİLİK ( merkezden yönetim ) denir. YASAMA VE YARGI yetkilerin merkezi idarede bulunmasına SİYASAL MERKEZİYET , yürütme erkine ilişkin yetkinin merkeze bağlı olmasına İDARİ ( YÖNETSEL ) merkeziyet denir. Merkezden yönetimin  bazı  yetkilerini bazı bölgelerde kurduğu örgütlere aktarmasına ( yetki genişliği denir.

ADEMİ MERKEZİYETÇİLİK ( YERİNDEN YÖNETİM )

Kamu hizmetlerinin belirli bir bölümünün tekelden değil merkezden ayrı yerlerde veya ayrı kurumlarda üretilmesine ADEMİMERKEZİYETÇİLİK ( yere yönetim ) denir.

Yetkiler acısından:

  • Siyasi yerinden yönetim ( konfederasyon ve federasyon siyasi yerınden yönetime örnektir. )
  • İdari yerinden yönetim

Uygulama acısından :

  • Hizmet yerinden yönetim – mahalli yerinden yönetim

SİYASİ YERİNDEN YÖNETİM

Konfederasyonlar bağımsız kuruluşlar ve kurumlar tarafından egemenliklerini muhafaza etmek koşuluyla belli ortak sınırlı konularda kendi çıkarlarını sağlamak amacıyla ve bir anlaşmayla bir araya gelen topluluklardır. Belirli bir amaç için bir araya gelirler en yaygını SAVUNMA amacıyladır.

Konfederasyonlara örnek Sovyetler birliğinin dağılmasıyla RUSYA nın eski gücünü kazanmakamacıyla kurduğu 21 aralık  1991 ALMA-ATA zirvesinde kurulan BAĞIMSIZ DEVLETLER TOPLULUĞU’dur.

2005 te TÜRKMENİSTANIN çıkmasıyla 11 üye kalmıştır…

AZERBEYCAN , BEYAZ RUSYA , ERMENİSTAN , GÜRCİSTAN ,KAZAKİSTAN , KIRGIZİSTAN , MOLDOVA , ÖZBEKİSTAN , TACAKİSTAN , RUSYA FEDERASYONU  VE UKRAYNADIR….

FEDERASYONLAR ise belirli bir coğrafi yapıda , TEK bir anayasa altında birleşmiş devletler topluluğudur. Federasyona üye federe devletlerin kendi anayasası , yürütme ve yargı organları vardır. ABD VE ALMANYA buna örnektir. ABD de federe devlet olarak eyaletler bulunmakta almanyadaise   B UNDESLANDER  veya kısaca landlar bulunmaktadır.

İDARİ YERİNDEN YÖNETİM

Bazı yerlerde hizmetlerin bir kaçının yapılabilmesi için idari yetkilerle donatılan , karar organlarının seçimle işbaşına geldiği yönetimler bulunmaktadır.

  • Hizmet yerinden yönetim : belirli bir hizmet içi kurulurlar ,Tüzel kişiliği olan gelir kaynakları ve bütçeleri vardır. ( tabiblerodası , ticaret odası , barolar )
  • Mahalli yerinden yönetim :  Sadece o bölenin ihtiyacını karşılamak için idari özerkliği bulunan yönetimlerdir. ( Köyler , belediyeler , il özel idaresi )

MAHALLİ İDARELERİN VARLIĞI İÇİN EKONOMİK NEDENLER

Musgraveye göre devletlerin ekonomilerde yer alması ve müdahalesi için 3 sebep vardır.

  • Kaynak tahsisinde etkinliği sağlamak
  • Gelir dağılımında adaleti sağlama
  • Ekonomik istikrarı sağlama

MAHALLİ İDARELERİN BU 3 İŞLEVDEN EN ÇOK KAYNAK TAHSİSİNDE ETKİNLİK AÇISINDAN ROLLERİ VARDIR. ******

  • Kaynak tahsisinden etkinlikte mah. İdarelerin rolü

Eksik rekabetle mücadele , kamusal mallar , dışsallıklar ,eksik bilgi gibi konuları kapsamaktadır.

Erdemli mal : Topumca yeteri kadar talep edilmeyen ancak topluma yararlı olan mal ve hizmetlerdir .. ( aşı ve süt )

Erdemsiz mal : toplumca olması gerekenden fazla talep edilen ancak topluma zararlı mal ve hizmetlerdir. (sigara , alköllü içecekler )

YEREL KAMUSAL MALLAR

Yerel kamusal mallar ; Belirli bir coğrafik alana faydası yayılan ,faydalanan bireylerin tüketimlerinde rekabetin olmadığı ve dışlamanın mümkün olmadığı mal ve hizmettir.

Yerel kamusal malların yerel otorite tarafından üretilmesinin faydaları

  • Yerel otoriteler Farklı bölgelerdeki halkın zevk ve tercihlerine göre hizmetlerini farklılaştırabilirler.
  • Yerel politikacılar yerel halkın istek ve taleplerini daha iyi belirleyebilirler.
  • Yerel otoriteler yerel kamu çalışanlarını daha demokratik ontrol altında tutabilmesi mümkündür.
  • Seçmenlerin verilen yerel kamusal hizmetlerin maliyet ve faydaları konusunda daha bilgili , daha hassas ve farkındalıkları daha fazladır.

Eğer yerel otoritelerin topladığı vergi yükünün tamamını yerel halk üzerinde kalmıyor  ve başka bölgedeki halkın üzerine yansıyorsa ortaya çıkmaktadır. Bu olay VERGİ İHRACI olarak adlandırılmaktadır.

VERGİ REKABETİ  :Rekabet gücünü artırmak isteyen yerel otorite vergilendirme  yetkisinie sahip olduğu alanlarda diğer otoritelere göre mükelleflerin vergi yüklerini azaltarak mobilitesi yüksek ola üretim faktörlerini kendi bölgeleri için cazip hale getirme çabasıdır. Yani yerel otorite diğer eyalet veya bölgelere göre daha az vergi alarak bölgesine iş gücü veya yatırım çeker …

 

 

AYAKTA OYLAMA ( tiebout modeli )

TİEBOUT a göre farklı hizmet  / vergi bileşimi sunan yerel otoritelerin varlığında , seçmenler tercihlerini kendilerine en uygun ve en çok fayda sağlayan bölgelere göç ederek göstermektedirler. Seçimlerde nasıl tercihlerimizi gidip oy kullanarak gösteriyorsak , yerel kamusal hizmet / vergi bileşimleri içinde göç ederek tercihler ortaya konmaktadır .Dolayısıyla bu modele AYAKLA OYLAMA denmektedir…

FEDERAL YAPIDAKİ ÜLKELERDE MERKEZİ YÖNETİM VE YEREL YÖNETİMLER ARASINDA OLAN VE BİR YEREL YÖNETİM BİRİMİ SAYILMAYAN BİRİM FEDERE DEVLLETLERDİR. Örn :  Amerikada eyaletler federe devlettir.Almanya da dabundesland ( land ) lar..

Faydası tüm ülkeye yayılan ihtiyaç ve menfaatleri  MERKEZİ YÖNETİM yerine getirir.

YASAMA YARGI VE YÜRÜTME YETKİLERİNİN DAĞILIMINA VE YETKİ DERECESİNE GÖRE DEVLET SİSTEMLERİ BULUNAN YÖNETİM ŞEKLİ  SİYASİ YERİNDEN YÖNETİMDİR.

DIŞSALLIK : BİR MAL VEYA HİZMETİN ÜRETİLMESİ VEYA TÜKETİLMESİNİN SONUCU DİĞER ÜÇÜNÇÜ KİŞİLERE YAYILAN FAYDA VE MALİYETLERDİR.

YASAMA YARGI VE YÜRÜTME YETKİLERİNİ ELİNDE TOPLAMIŞ DEVLETLERİN BİR BİRLİK MEYDANA GETİRMESİNE FEDERASYON DENİR. YANİ FEDERAL DEVLET

 

İDARELER ARASI MALİ İLİŞKİLER 2. ÜNİTE

Toplumsal yaşam içerisinde kamu ekonomisi faaliyetlerinin tek elden yani devlet tarafından yürütülmesi , toplum hayatının gelişmesiyle gittikçe artan kamusal faaliyetlerinin karşılanmasında yetersiz olmuş , bu noktada devlet üst kimliği altında merkezi ve mahalli idareler ayrımı ortaya çıkmıştır.

Her ülkenin yönetim sistemi kendi TARİHİ , SOSYAL ve KÜLTÜREL gelişiminin sonucudur.

İDARELER ARASI MALİ İLİŞKİLER VE MALİ TEVZİN KAVRAMI

Mali tevzin : Merkezi yönetim ve yerel yönetimler arasındaki görevlerin ve kaynakların bölüşülmesine MALİ TEVZİN denir.

Mali tevzinin gerekçesini kamu maliyesinin ve ulusal ekonominin birliği ve bütünlüğü anlayışı oluşturur.

DAR ANLAMADA MALİ TEVZİN : Kamu gelirlerinin yerel ve merkezi yönetimce nasıl bölüşüleceği ve yerel yönetimlerin vergi koyma yetkisinin Kapsamının ve ve sınırlarının saptanmasını ifade eder.

GENİŞ ANLAMDA MALİ TEVZİN :  Merkezi yönetim ve yerel yönetimler arasında kamu gelir kaynaklarının bölüştürülmesinin yanı sıra yerel yönetimlerin GÖREV VE ETKİNLİK alanlarınında sınırı ve kapsamının saptanmasını ifade etmektedir.

İdareler arası mali sistemin kalitesi : kurumların olgunluğu ,düzenleyici yasa ve politikaların yapısı ve değişimlere ayak uydurabilmeleri ile ölçülür ..

Harcama sorumluluklarının paylaşımında  uygulamada kimin hangi hizmeti üstleneceği , tercihlerin yapıldığı ülkedeki bazı TARİHİ ve POLİTİK faktörlerce belirlenmektedir.

Kominalhizmetler : Kent halkının toplu yaşama sonucu ihtiyaç duyduğu temel kamusal hizmetlerdir. ( Su ,kanalizasyon , park  v.b )

Sosyal sektör hizmetleri : Sosyal devlet olmanın getirdiği , toplumun kalkınma ve refahı için gerekli kamusal hizmetlerdir. ( eğitim , sağlık , sosyal destek )

HARCAMALARIN BÖLÜŞÜMÜ YÖNTEMLERİ

Genel yetki yöntemi : Yerel yönetimlerin ANAYASA veya kanunla yasaklanmamış başka yönetimlerin görevlerine girmeyen her türlü harcamayı yapabilmesi.

Liste yetki yöntemi : Yerel yönetimlerin yetki sınırı kanunlarla kesin olarak belirlenmesidir. yeniden harcama yapabilmek için yasa koyucudan izin almalıdır.

Karma yetki sistemi : Yerel yönetimler kanunlarda öngörülen belirli sayıdaki hizmeti yerine getirdikten sonra mahallin ortak ve medeni ihtiyaçlarının gerektirdğihertürlü hizmeti yüklenme yetkisi verilebilmektedir.

HARCAMALARININ BÖLÜŞÜMÜ İLKELERİ

AÇIKLIK ilkesi hesap verilebilirlik ve yetkinin belirlenmesi ile yetki çatışmasının olmaması içindir.

Yerindelik ilkesi : AVRUPA YEREL YÖNETİMLER özerklik şartının 4. Mad. YERİNDENLİK ( subsidarite ) ilkesi kamu sorumluluklarının genellikle ve tercihen vatandaşa EN yakın olan makamlar tarafından kullanılması şeklinde tanımlanmaktadır.

Ölçek ekonomisi : Bir üretim veya sunum faaliyetının ölçeğinin genişletilmesi sonucu birim maaliyetının azalmasıdır.

Dışsallık : Bir mal veya hizmetin üretim ve tüketimin üçüncü kişiler üzerinde olumlu veya olumsuz etkiler yaratmasıdır.

ÖZGELİRLERİN BÖLÜŞÜMÜ YÖNTEMLERİ

SINIRSIZ VERGİLEME YÖNTEMİ : Adındanda anlaşılacağı üzere yerel yönetimler idari sınırları içersinde sınırsız yetkiye sahiptirler. ABD ve İsviçre de uygulanışında merkezi yönetim objektif kriterler ve sınırlar koymaktadırlar. Faydası yerel yönetime mali özerklik sağlar. Kötüye kullanılması sonucunda toplumda vergi direnci ve çifte vergilendirmeye sebep olur.

Vergilerin bölüşümü yöntemi : Bu sistemde bazı vergileri merkezi yönetim bazılarını yerel yönetim toplar.

Ek oran yöntemi : Merkezi yönetim veya tek bir yönetim vergiyi toplar elde ettiği gelirleri diğer yönetimlerle paylaşır. Bu sistemde gelirler Tek elden idare edildiği için vergi yönetiminde birliği sağlamakta ve çiftte vergilendirmeyi engellemektedir .

ÖZGELİRLERİN BÖLÜŞÜMÜ İLKELERİ

İç piyasanın etkinliği , idari maliyetler , istikrarlılık ve esneklik , ulusal eşitlik ve fayda maliyet ilişkisi

Faydalanma vergisi : vergi mükellefinin ödediği tutarın , verginin konusundan sağladığı fayda ile orantılı olduğu vergidir.

İDARELER ARASI MALİ AKTARIMLAR ve YÖNTEMLERİ

Gelir paylaşımı düzenlemeleri genellikle belirli bir vergi üzerinden ya da tüm gelir havuzunda , gelirin elde edildiği kaynağa göre veya belirli bir formüle göre yerel yönetimlere pay verilmesi şeklinde uygulanmaktadır.

Gelir paylaşımı düzenlemeleri :

Yardımlar : İdareler arası mali yardımlar merkezi yönetimin tasarrufunda ya da yerel yönetimin talebine bağlı olarak süreklilik taşımayan biçimde yapılan mali aktarımlardır. Yardımlar koşullu ve koşulsuz olarak ikiye ayrılır.

Koşulsuz yardım : yerel Yönetimlerin harcamalarına genel bir katkıdır.

Koşullu yardımlar : merkezi yönetimin belirli bir harcama programı veya programın bir parçası için kullanılmak şartıyla yaptığı yardımlardır.

İDARELER ARASI MALİ AKTARIM İLKELERİ

  • Dikey mali dengenin sağlanması
  • Yatay mali dengenin sağlanması
  • Politikaların ulusal düzeyde uyumlaştırılması
  • Bölgeler arası dışsallıkların giderilmesi

YEREL YÖNETİM BORÇLANMA İLKELERİ

NESİLLER ARASI EŞİTLEME : Çeşitli yatırım projelerin yararlarıgeniş zamana yayılmakta bu hizmetlerden sadece şimdiki nesil değil gelecekteki nesillerin de yararlanabileceğidir. Kamu maliyesinde faydalanam prensibi gelecek teki nesillerinde bu yatırım projelerinnin finansmanına katılmaları gereğini ortaya koymaktadır.

SERMAYE YATIRIMI HARCAMALARININ FİNANSMANI

GELİR HARCAMA AKIMLARININ UYUMLAŞTIRILMASI

ÖNEMLİ : ALTIN KURAL : KLASİK KAMU MALİYESİ TEORİSİNE GÖRE DEVLETİN YALNIZCA YATIRIM AMACIYLA BORÇLANMASI KURALIDIR.

AYNI VERGİ KAYNAĞI ÜZERİNDE DEĞİŞİK İDARELERİN AYNI TÜRDEN VERGİ KOYMA DURUMUNA ÇİFTE VERGİLENDİRME DENİR.

YEREL YÖNETİMLER İLE MERKEZİ YÖNETİM ARASINDA SAĞLANACAK GELİR VE HARCAMMA DÜZEYİ DENGESİNE DİKEY DENGE DENİR.

FAKİR VE ZENGİN BÖLGELERİN YEREL YÖNETİMLERİ ARASINDA SAĞLANACAK GELİR VE HARCAMA DÜZEYİNE YATAY DENGE DENİR.

ÜNİTER VE FEDERAL DEVLETLERDE MAHALLİ İDARELER 3. ÜNİTE

DEVLET SİSTEMLERİ VE MAHALLİ İDARELER

Yerinden yönetim ; yasama ,yürütme ve yargı güç ve yetkisinin tek bir merkezde değil farklı merkezlerde yürütülmesi olan SİYASAL YERİNDEN YÖNETİM VE yasama ve yargı gücüyle yetkilerin merkezi yönetime ait olması ancak kimi hizmetlerin yerine getirilmesi için çeşitli bölgelerde bazı organlara özerklik tanınması şeklinde olan İDARİ YERİNDEN YÖNETİM olarak ikiye ayrılır.

FEDERAL DEVLETLER İDARİACIDAN YERİNDEN YÖNETİM ÖZELLİKLERİ GÖSTERİR.

ÜNİTER DEVLETLER İSE İDARİ AÇIDAN MERKEZİ OLABİLDİĞİ GİBİ YERİNDEN YÖNETİM USULLERİ İLE UYUM GÖSTEREBİLİRLER.

Bu sistemlerin seçiminde  : Ülkelerin gelenekleri , tarihsel gelişim süreci , etnik ,dini ,çoğrafi ,ekonomik ,sosyo kültürel ve siyasal koşulları etkendir.

ÜNİTER DEVLET SİSTEMİ

Üniter devlet ( tekçi devlet ) siyasal yönden merkeziyetçiliği simgeler , ülke millet ve egemenlik unsurları ile yasama ,yürütme ve yargı organları bakımından teklik özelliği gösteren devlet şeklidir.

Bu devletlerin ÜLKE , MİLLET ve EGEMENLİK  olmak üzere üç unsurunun bölünmezliği ilkesine dayandığını belirtmek gerekir.

Üniter devletlerde İDARENİN BÜTÜNLÜĞÜ İLKESİ hakimdir.

TÜRKİYE , YUNANİSTAN ,İNGİLTERE ,ROMANYA ,MACARİSTAN VE BULGARİSTAN  bu yapıya örnektir.

FEDERAL DEVLET SİSTEMİ

İki veya daha fazla ,uluslararası kişiliği olmayan bölgesel devlet yönetimlerinin bir araya gelerek oluşturdukları merkezi yönetim şeklidir.

Bu sistemde iki tür ülke ve vatandaşlık söz konusudur. bunlardan FEDERAL devlet uluslararası kişiliğe sahiptir. Federe devlet ise uluslararası kişiliği olmayıp federal anayasanın öngördüğü sınırlar içinde iç bağımsızlığı vardır.

AMERİKA ,İSVİÇRE , ALMANYA ve HİNDİSTAN bu devlet şekline örnektir.

ABD de stateler , ALMANYADAland , isviçredecantonlar federe devlet olup bunların tek bir federal anayasa ile birleşmesiyle FEDERAL DEVLET oluşur.

!!!!önemli  : Buradan sonra üniter ve federal devlet yapısını anlatmak için iki ayrı örnekteki mahalli idareler rejimi incelenecektir. Üniter devlete örnek olarak fransa , federal devlete örnek olarak abd deki mahalli idareler incelenecektir.

FRANSA DA MAHALLİ İDARELER

Fransa üniter yapıya sahiptir. Fransız devrimi ve Napolyon bonaparte döneminde yerel yönetim sistemi şekillenmiştir. Ülkemiz yerel yönetim sistemide Osmanlıdan itibaren FRANSIZ yapılanmasından örnek alınarak oluşturulmuştur.

1982 ye kadar MERKEZİYETÇİ bir yapıya sahip olan fransa 1982 de yapılan yeniliklerle Yerinden yönetime doğru eğilim göstermiştir. çeşitli yasalarla merkezi yönetim ve yerel yönetim arasındaki yetki ler  yeniden belirlenmiş , yerel yönetimlere yeni mali kaynak aktarımı gündeme glmiştir.

2003 teki ANAYASA değişikliğiyle bölge yönetimlerine yasama yetkisi verilmiştir.

Fransada mahalli idarenin türleri :

BELEDİYELER ( communes ) , İLLER ( departemens )  ve BÖLGELER ( regions ) olarak 3 e ayrıllır.

Fransada özel statülü yönetimlerde bulunmaktadır bunlardan en önemlisi PARİS tir. Hem il hem belediyedir.

BELEDİYELER

Günümüz belediyeleri Fransız devrimi ile çıkmıştır. sayıları çok fazladır.

SIVU : fransada ELEKTRİK içme suyu ulaşım ve çevre sağlığı ve kentsel politika gibi alanlarda faaliyette bulunmak üzere kurulmuş ( 1890 ) belediyeler arası işbirliği örgütüdür.

Belediye meclisi belediyenin karar organıdır. Belediye başkanı ve bşk yardımcıları yürütme organını oluşturmaktadır.

Meclis üyeleri HALK tarafından 6 yılda bir yapılan seçimle seçilirken BAŞKANI   Meclis seçer …

Bütçeyi başkan hazırlar . nüfus evlenme ölüm olayların kaydedilmesi nufüsişlemleri , askerlik yaşı gelenleri tespit gibi işlerdende sorumludur. Vali ve kaymakama karşı sorumludur.

BELEDİYENİN GÖREVLERİ  :

  • Yol ,eğlence ve park alanları , anaokul ilkokul ,içme suyu ve atık su tesisi yapmak.
  • Bayındırlık arazi kullanım işlemleri imar inşaat işleri sosyal konut yapmak.
  • Spor tesis bakımları ve belediyeler arası kalkınma projeleri ve taşımcılık hizmetlerini yürütmek.

İL

İl hem bir mahalli idare birimi hem de de merkezi yönetim in bir basamağıdır.1871 e dayanan kuruluşu ile Fransa’nın EN ESKİ mahalli idare birimidir.

İl yönetimi her 6 yılda bir yapılan seçimlerlere göreve gelen ‘’İL GENEL MECLİSİ ‘’  adı verilen organ ile düzenlenir.1982 reformundan önce merkezi atamayla atanırken şuan meclis başkanı İLGENEL MECLİSİ tarafından seçiliyor.

İl yönetiminin karar organı il genel meclisidir. 6 yılda bir seçilen üyeler her 3 yılda bir yenilenir.

BÖLGE

Fransada bölgeler hem yerinden yönetim birimi hemde merkezi yönetimin yetki genişliği  ilkesine göre faaliyet gösteren uzantısıdır.

Merkezi yönetim taşra uzantısı  yönüyle bölge idaresinin en üst temsilcisi VALİdir.

Bölge valisi bakanlar kurulu tarafından atanır.

Bölgenin karar alma organı olan BÖLGE MECLİSİ bölgeye bağlı illerden her 6 yılda bir seçilen kişlerce oluşur. Bölge meclis başkanı ve yardımcıları meclis tarafından seçilir.

Fransada bölge idarelerinde ; Bölge meclisi ve meclis başkanı yanı sıra EKONOMİK SOSYAL KOMİTE adı verilen üyeleri tüccar , serbest meslek erbapları , sendikalar, bölgesel gönüllü kuruluşlar ve benzeri kurumların temsilcilerinden oluşan danışma organıdır.

Bölgenin görevleri :

  • Ekonomi : sanayi ve ticaret kurumlarının gelişmesine yardım etmek.
  • Eğitim : liseler ve meslek eğitimi
  • Bayındırlık : imar-iskan ve kentsel planlama

1983 TEN SONRA FRNSADA YURURLUKTE OLAN YETKİ TRANSFERİ İLE İLGİLİ KANUNLAR ; MERKEZİ YÖNETİM SORUMLULUĞUNDAKİ YETKİLERLE , BELEDİYELERE , İLLERE VE BÖLGELERE DEVREDİLMİŞ YETKİLERİN BİRBİRİNDEN AYRILIĞI İLKESİ ne yapılır.

Sübvansiyon : DEVLETİN KİŞİ YADA KURULUŞLARA MAL PARA VEYA HİZMET BİÇİMİNDEKİ KARŞILIKSIZ YARDIMLARINI İFADE EDER…

FRANSADA MAHALLİ İDARELERİN GELİRLERİ

Fransada mahalli idarelerin gelirleri ; Yerel vergiler , merkezi yönetimden yapılan mali aktarımlar ve borçlanmalardan oluşur.

  • Yerel vergiler : Mahalli idareler tarafından alınan arazi vergisi , kira vergisi , meslek vergisi ve emlak vergisi ( bunlara DÖRT İHTİYARLAR da denir.)  yerel yönetimler Oran tespit edebilirler ancak kanunlarda olmayan yeni vergi ihdas edemezler.
  • İdareler arası mali aktarımlar : Bu aktarımlar yardım şeklinde merkezi idare tarafından 3 şekilde yapılır. SABİT , DENGELEME YARDIMLARI VE ÖZEL KATKILAR

Sabit yardımlar : merkezi idarenin tahsil ettiği vergilerin bir kısmını belediyelere aktarmasıyla.

Dengeleme yardımları : Vergi kapasitesi düşük belediyelere aktarılan yardımlar.

Özel katkılar : Kültür, tarım  konut ve yolların yapılması için merkezi yönetimin belediyelere özel katkılar yapmasıdır.

  • Borçlanma: Tahvil çıkararak ve kredi sözleşmeleriyle mahalli idareler serbestçe borçlanır.

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİNDE MAHALLİ İDARELER

ABD modern federalizm kurucusudur. Burada eyaletler ve federe devletler ayrı ayrı egemen kabul edilir.ABD egemenliği FEDERAL devlet ile federe devlet arasında paylaştırılmıştır.

Milli savunma , para politikalarının taynı , ticaretin  düzenlemesi  ve FEDERAL ANAYASA MAH. yoluyla federal anayasa nın gözetilmesi  gibi işler FEDERAL DEVLET TARAFINDAN yapılır.

Polis , bayındırlık , planlama , eğitim vb. hizmetler ile mahalli idarelerin yapılarını belirleme işi EYALETLERE aittir.

ABD de yerel yönetimler  Geçmişi 18. Yüzyıla dayanır ve  Federal anayasada düzenlenmemiştir. FEDERE devletler Federal anayasaya aykırı olmamak koşuluyla kendileri düzenler yerel yönetimleri.

Birçok eyalet özellikle büyük kentler kendilerine genel yetki veren ÖZERKLİK BERAATI ( home-rulecharter ) a sahiptirler.

ABD DE MAHALLİ İDARE TÜRLERİ :

Genel amaçlı idareler :                 Belediye , vilayet , kasabalar

Özel amaçlı mahalli idareler :      özel bölgeler , okul bölgeleri

ABD DE EN FONKSİYONEL VE EN İTİBARLI YEREL YÖNETİM KURUMU BELEDİYELERDİR.

ABD DE MAHALLİ İDARELERİN GELİRLERİ

Gelirleri yerel vergiler , idareler arası mali aktarımlar ve borçlanma dır.

Yerel vergiler : Eyalet yasaları ile konulan vergileri toplama ve bu yasaların çizdiği sınırlar içerisinde vergi koyma yetkisine sahiptirler.EN ÖNEMLİ VERGİ KAYNAKLARI EMLAK VERGİSİDİR.

İdareler arası mali aktarım : Gerek federe devletten gerekse bağlı olduğu eyaletlerden önemli miktarda mali yardım alırlar. Federe devlet ve eyalaetler mahalli idarelerin genel nufüs , kentnufusu , kişi başına gelir , gelir vergisi hasılası ve vergi toplama gayreti kıstatslarına göre yardımı belirler.

Borçlanma : Mahalli idareler sermaye yardımları , tahvil ve başka türlü borçlanma yolarıyla borçlanabilirler. Federal devletin müdahalesi olmadan eyalet kanunlarının çizdiği sınır larçerçevesinde , altyapı yatırımlarını finanse etmek , kısa vadeli finansman ihtiyaçlarını karşılamak ve icari faaliyetleri teşvik etmek amacıyla Borçlanabilmektedirler.

TAHVİL : Kurumların kaynak bulmak amacıyla ticaret yada sermaye piyasası kanunlarına göre çıkardıkları , vadesi bir yıldan uzun borç senedidir.

SİYASAL YÖNDEN MERKEZİYETÇİLİĞİ ÜNİTER DEVLET SİSTEMİ SİMGELER.

ULUSLARARASI KİŞİLİĞİE SAHİP OLMAYAN BÖLGESEL DEVLETLERİN BİRARAYA GELEREK OLUŞTURDUĞU ULUSLARARASI KİŞİLİĞE SAHİP MERKEZİ DEVLETE FEDERAL DEVLET DENİR.

FRANSADA GUNUMUZ BELEDİYELERE FRANSIZ DEVRİMİYLE ORTAYA ÇIKMIŞTIR.

FRANSADA DÖRT İHTİYARLAR DENİLEN VERGİLER : ARAZİ ,E MLAK , KİRA VE MESLEK VERGİLERİDİR

ABD DE EN BUYUK MAHALLİ İDARE BİRİMİ  VİLAYETLERDİR.

MAHALLİ İDARELERİN MALİ KAYNAKLARI VE BÜYÜK KENTLER 4. ÜNİTE

GENEL OLARAK GELİR BÖLÜŞÜMÜ

Gelir bölüşümü , idareler arasında  hizmetin gerektirdiği harcamayı yapabilecek gelirlerin belirli kurallara uygun olarak dağıtılması ve bölüşülmesidir.

Dar anlamda gelir bölüşümü : idareler arasındaki özellikle mali alanda gerçekleşen eşitsizliği gidermek ve ilişkileri dengeye oturtmak için yapılan düzenleyici işlemlerdir.

Geniş anlamda gelir bölüşümü : Denge sağlayıcı faaliyetlerin dışında ayrıca vergi kaynak ve gelirlerinin de bu amaca uygun olarak bölüşülmesini ifade eder.

Federal yapılı devletlerde yerel yönetimlere daha geni mali özerklik tanınırken  , üniter yapılı devletlerde mali özerklik sınırlıdır.

Merkezi ve mahalli idarelerin gelir bölüşüm yöntemleri :

Bağımsız vergilendirme yetkisi : HANS RİTSH in rekabet sistemi olarak adlandırdığı sisteme göre mahalli idareler değişik ölçülerde vergiler toplama , vergileme ile ilgili işlemleri kendi sorumluluklarında gerçekleştirme , vergiden matrah ve oranını yasaların öngördüğü çerçevede belirleme yetkisine sahiptirler.

Bu sistemin avantajı yerel yönetimin vergi kaynağına fiziki olarak yakın olması sebebiyle yerel idarenin verdiği hizmeti faydlanan halkın tercihlerine göre ayarlayabilmesidir.

Dezavantajları ise ; mahalli idare ve merkezi idare ayrı ayrı vergi idaresi kurması sonucu verginin tarh tahakkuk ve tahsil maliyeti artar , kişilerin bireysel vergi yükünü artırabilir ve aynı ülkede uygulanan farklı vergi oranları bölgeler arası eşitsizliği doğurur ve vergi sisteminde birlik bozulmuş olur.

Bağımlılık sistemi : Bu sistemde vergi gelirlerinin büyük kısmı merkezi yönetim tarafından toplanmakta yerel yönetime sadece küçük bazı vergiler ve harçlar bırakılmaktadır. Mali özerklik zayıftır.

Ayırma sistemi : Merkezi idare vergilerle ilgili esaslı  usulleri belirler ,  yerel idarede gelirleri tarh ve tahsil ederek halkın ihtiyacına dönük hizmet oluşturur. Çifte vergiyi önler .emlak vergisi oranlarının merkezi hükümet belirleyip yerel idarenin toplaması buna örnektir.

Vergi gelirlerinden pay verilmesi : Merkezi idare tüm vergileri toplar yerel yönetimlere  pay verir.En önemli özelliği ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLER. Mali özerklik yoktur merkezi idareye bağımlı hale gelir.. NADAROĞLUNA göre de

GELİR VERGİLERİ

Maliye politikasının amaçlarından biri olan istikrarı sağlama işlevini yerine getirmekte kullanılan en önemli araçlar gelir üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergileridir.

TÜKETİM VERGİLERİ

EMLAK VERGİSİ

Emlak vergisi vergi sınıflandırmasında KISMİ SERVET VERGİSİ olarak konumlandırılır.Emlak vergisi yerel yönetimlerin İSTİKRARLI ,ÖNGÖRÜLEBİLİR , BELİRLİ VE ÖZGELİRLERİDİR.

Birleşik krallıkta emlak vergisinin benzeri olan MECLİS VERGİSİ yerel yönetimlere bırakılmış tek vergidir.

İsveç de emlak vergilerini yerel yönetimler toplama yetkisine sahiptir.

Luksemburgda emlak vergisi yerel yönetimin geliri arasında yer alır.

MOTORLU TAŞIT VERGİSİ

Vergilerin genel sınıflandırmasında kısmı servet vergisi olarak yer alır. Emlak vergisinde yer alan faydalanma ilkesi motorlu taşıtlar vergisinde de geçerlidir.

MESLEK VERGİSİ

Meslek vergisi yerel vergi olarak kabul edilir. Kalabalıkın belirttiği İsviçre’nin Cenevre kanton’unda vergi gelirlerinin en önemlisi serbest meslek sahiplerinden ve tüzel kişilerden alınan belediye vergisi diğer adıyla ticari vergi oluşturur. Kuzey Kıbrıs ve fransada da aynı vergi vardır. ÜLKEMİZDE 1987 YILINDA KALDIRILDI…

Vergi payları : Genelde merkezi idare tarafından yerel idareye vergiden pay verilirken en çok NÜFUS kriteri kullanılır. Diğer kullanılan kriterler Yüzölçümü olarak çoğrafi bölgenin alanı ,okula giden çoçuk sayısı ,yolların uzunluğu , bölgeden toplanan gelirin gelirin toplam gelir içindeki payı kriterleri kulanılır.

Ülkemizde yerel idarelere kurumlar ve gelir vergilerinin toplamından %5 vergi payı verilir. Bulgaristanda % 6,5

VERGİ BENZERİ GELİRLER

HARÇ, RESİM, ŞEREFİYE VE HARCAMALARA KATILMA PAYI  bunlara örnek olup ; Vergiye benzeme sebebi zorunlu olmasıdır. Ama karşılıklıdır.Faydalanma esasına göre alınır.

Harç: Bazı kamu hizmetlerinden yararlanan kimselerden belli bi ölçüde bu hizmetlerin maliyetıne katılmaları amacıyla yada kişilerin bazı işlemleri yapmaları sırasında konulan ve zor unsuruna dayanan mali yükümlülüktür.sembolik ücret alınır.

Resim : Karşılıksız olarak yada yerel yönetimlerin hizmetlerinden faydalanma karşılığında ya da bir hakkın elde edilmesinin bedeli olarak tahsil edilebilen kamu gelirleridir.almanyada yerel yön . alırlar bu vergiyi..

Şerefiye : Kamu tüzel kişilerinin gerçekleştirdikleri bayındırlık ve altyapı hizmeti , imar faaliyetleri sonucu kişilerin sahip oldukları bina arsa ve arazinin değerlerinde meydana gelen artışlar sonucu kişi ve kurumlardan alınan vergidir.

Harcamalara katılma payı : Hizmetten yararlanacaklar dan yatırımları finansman için alınır.

İktisadi teşebbüs gelirleri : Yerel yönetimler var olan birşirkete hisse alarak ortak olabilir veya şirket kurabilirler.

Ulusoy ve akdemire göre şirket kurma ihtiyaçının çıkış sebepleri  : Yerel halkın ortak ve yerel ihtiyaçlarını karşılama , kamu hiz. Daha etkin kılmak için kamu huk. Hükümlerinden özel hukhukumlerine tabi olmak için , ekonomik yaşamın düzenlenmesi ve rekabetin sağlanması ve merkezi idare denetimnden kurtulmak amacıyla kurulmalıdır.

EMLAK GELİRLERİ VE PARA CEZALARI :

Yerel yönetimlerin sahip olduğu emlak ve gayrimenkullerin satılması veya kiraya verilmesinden elde edilen gelirlerdir. Esnek gelir kaynağı değildir.

Borçlanma : Yerel yönetimler borçlanma yoluyla gelir elde edebilir ama borçlanma yetkisi sınırsız değildir.

Bağış ve yardımlar :  Bağış veya yardım şartlı ise  veya bir amacı gerçekleştirmek için yapılmışsa sadece  veriliş amacına uygun kullanılabilir.

KENTLERDEKİ YOĞUN NÜFUSUN AzALTILMASI VE GENİŞLEMENİN ÖNLENMESİ

İkinci dünya savaşı sonrası büyük KENTLERİN AMENAJMANI adı verilenve büyük kentlerin yoğun nüfusun azaltılması ile kentlerin genişlemesini engellemeyi öngören yeni bir düzenleme hareketine girişmek gerekmiştir.

Genişlemeyi önleyici tedbirler Sanayi sitelerinin kurulması ve yeni kentler kurulması

Yeni kentler kurulmasının en önemli uygulaması İNGİLTEREDE VE PARİSİ BOĞULMAKTAN KURTARAN projedir.

Nüfus yoğunluğunu azaltacak tedbirler : Kentçilik dilinde büyük yerleşim yerlerini nefes alır hale getirmek için yapılan çalışmalara BOĞULMAKTAN KURTARMA denir.

Alıcı kentler : Kendi kaderine terk edilmiş kentlerin kamusal faaliyetlerle canlandırılması ve yerleşme alanı olarak yeniden ilgi çeker hale getirilmesi ile oluşan kentlerdir.

Metropolitanalan : Çekirdek bir şehirmerkezine bağlı olarak gelişmiş . merkezden dışarıya doğru şehirmerkezi iç şehir , içbanliyoları, dış banliyo halklarından oluşan bu alanlarda butunleşik bir yapıda en dışta kırsal alanların da yer aldığı büyük nüfus ve yüz ölçümüne sahip şehirlerdir.

İlk ortaya çıkışı 2 .dünya savaşı sonrası gazilere ve diğer insanlara ABD de yapılmıştır.

Özel bölgeler : ABD de gerçekleşmiş tek bir hizmeti yapmak için kurulan mahalli idarelerdir.

HARCAMALARAKATILMA PAYI ŞEREFİYE TÜRÜ VERGİYE BENZER.

ÖZEL BÖLGELER ABD DE VARDIR.

ÜNİTE 5

Belediye ; Belde sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan , idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişisidir.

BELEDİYELERİN KISA TARİHÇESİ

16 Ağustos 1854 tarihli resmi tebliğ ile Fransızların komün idaresi model alınmak suretiyle ilk belediye kuruluşuolan İstanbul Şehremaneti kurulmuştur.

Bu yönetimin başında, padişah tarafından atanan Şehremini adı verilen bir belediye başkanı bulunuyordu. Ayrıca yine atama ile 12 üyeden oluşan bir Şehir Meclisi vardı. Bu meclise Şehremini başkanlık ediyordu.

İstanbul Şehremaneti’nin Görevleri ;

  • Zorunlu ihtiyaç malzemelerinin kolaylıkla bulunmasını sağlamak
  • Narh tespiti ve denetimi
  • Yol, kaldırım yapım ve onarımı
  • Temizlik işleri
  • Devlete ait vergi ve resimleri toplamak

İstanbul Şehremaneti çeşitli nedenlerle başarılı olamamıştır. Bunu üzerine 1855 yılında padişahın yazılı izni ile İntizamı Şehir Komisyonu kurulmuştur. Bu komisyonun görevi kurulacak belediye yönetimi hakkında önerilerde bulunmak ve bir kuruluş tasarısı hazırlamaktı.

Bu gelişmeler sonucunda fiilen ilk belediye, Beyoğlu ve Galata semtlerinde kuruldu.

İstanbul için çıkarılan Dersaadet Belediye Kanunu eski belediye kuruluşlarını aynen korumuş ancak İstanbul’daki 14 belediye dairesini 20’ye çıkarmıştır.

1924 yılında çıkarılan Ankara Şehremaneti Kanunu, içişleri bakanı atar şeheminini Ankara’ya özel bir yönetim biçimi getirmiştir.

13.07.2005 tarihinde 5393 sayılı yeni Belediye Kanunu yürürlüğe girmiştir.

KURULUŞ

Nüfusu 5.000üzerinde olan yerleşim birimlerinde belediye kurulabilir. İl ve İlçe merkezlerinde belediye kurulması zorunludur.

İçme ve kullanma suyu havzaları ile sit ve diğer koruma alanlarında ve meskun sahası kurulu bir belediyenin sınırlarına 5 km’den daha yakın olan yerleşim yerlerinde belediye kurulamaz.

Yeni iskan nedeniyle oluşturulmuş ve nüfusu 5.000’den fazla olan herhangi bir yerleşim yerinde İçişleri Bakanlığı’nın bildirisi üzerine müşterek kararname ile belediye kurulabilir.

Müşterek Kararname:İlgili bakan (İçişleri) ,Başbakan ve Cumhurbaşkanı imzalarını taşıyan düzenleme.

BİRLEŞME VE KATILMALAR

Belde, köy ve ya bunların bazı kısımlarının bir başka beldeye katılabilmesi için bu yerlerin meskun sahalarının katılınacak beldenin meskun sahasına uzaklığı 5.000 metreden fazla olamaz.

Büyükşehir belediyesi bulunan yerlerde ayrılma yoluyla  yeni bir belde ve ya köy kurulmasında, beldenin nüfusunun 100.000’den aşağı düşmemesi ve yeni kurulacak beldenin nüfusunun 20.000’den az olmaması şarttır.

MAHALLE VE YÖNETİMİ

Mahalle; Muhtar ve ihtiyar heyeti tarafından yönetilir.

Belediye sınırları içinde mahalle kurulması, kaldırılması, birleştirilmesi vs. belediye meclisinin kararı ve kaymakamın görüşü üzerine valinin onayı ile gerçekleşir.

Muhtar, mahalle sakinlerinin gönüllü katılımıyla ortak ihtiyaçları belirlemek, mahallenin yaşam kalitesini geliştirmek, belediye ve diğer kamu kurumlarıyla ilişkileri yürütmek, mahalle ile ilgili konularda görüş bildirmek ve kanunlarla verilen diğer görevleri yapmakla yükümlüdür.

Belediye sınırları içinde nüfusu 500’ün altında mahalle kurulamaz.

BELDE ADININ DEĞİŞTİRİLMESİ

Bir beldenin adı, belediye meclisi üye tam sayısının en az dörtte üç çoğunluğunun kararı ve valinin görüşü üzerine İçişleri Bakanlığı’nın onayı ile değiştirilir. Bu karar Resmi Gazete’de yayımlanır. Beldenin adının değişmesiyle Belediye’nin de adı değişmiş sayılır.

TÜZEL KİŞİLİĞİN SONA ERDİRİLMESİ

Meskun sahası, bağlı olduğu il ve ya ilçe belediyesi ile nüfusu 50.000 üzerinde olan bir belediyenin sınırına 5km’den yakın duruma gelen belediye ve köylerin tüzel kişiliği, genel imar düzeni ve temel alt yapı hizmetlerinin gerekli kılması durumunda, Danıştayın görüşü alınarak ,İçişleri Bakanlığı’nın teklifi üzerine müşterek kararname ile kaldırılarak bu belediyeye katılır.

Tüzel kişiliği kaldırılan belediyenin tasfiyesi il özel idaresi tarafından yapılır.

Mevcut yasal düzenlemelere göre 4 ayrı belediyenin varlığından söz edebiliriz;     

1-Olağan(Normal) Belediyeler; Büyükşehir belediyelerinin bulunmadığı iller ile bu illerin ilçelerinde ve diğer beldelerde kurulmuştur.

2-Büyükşehir Belediyesi; En az 3 ilçe ve ya ilk kademe belediyesini kapsayan bu belediyeler arasında koordinasyonu sağlayan , kanunlarla verilen görev ve sorumlulukları yerine getiren , yetkileri kullanan belediyelerdir.

3-Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçindeki İlçe Belediyeleri; Büyükşehir Belediyelerinin tabi olduğu kanunlara bağlı olarak hizmet üretirler.

4-İlk Kademe Belediyesi; Büyükşehir Belediye sınırları içinde ilçe kurulmaksızın oluşturulan ve büyükşehir ilçe belediyeleriyle aynı yetki, imtiyaz ve sorumluluklara sahip belediyedir.

BELEDİYENİN ORGANLARI

Belediyenin organları; belediye meclisi, belediye encümeni ve belediye başkanıdır.

BELEDİYE MECLİSİ

Belediyenin karar organıdır ve ilgili kanunda gösterilen esas ve usullere göre seçilmiş üyelerden oluşur.

Siyasal partiler aldıkları oy oranına göre belediye meclisinde üye bulundurma hakkına sahiptir.

****1984 yerel yönetimler seçimlerinde, nispi temsil sistemi yanında baraj sistemi getirilmiştir.

Seçimler 5 yılda bir yapılır.

Başkanlık Divanı

Seçim sonuçlarının ilanını takip eden 5.gün belediye başkanının başkanlığında meclis toplanır.

Meclisin çalışması ve katılıma ilişkin esas ve usuller İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

Meclis Toplantısı

Her ayın ilk haftası önceden kararlaştırılan günde toplantı  yapılır. Bütçe görüşmesine rastlayan toplantının süresi en fazla 20 gün, diğer toplantıların süresi en fazla 5 gündür.

Gündem

Her ayın il günündeki  belediye meclis gündemi belediye başkanı tarafından belirlenerek en az 3 gün önceden üyelere bildirilir ve çeşitli yöntemlerle halka duyurulur.

Toplantı ve Karar Yeter Sayısı

Üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve katılanların salt çoğunluğuyla karar verilir. Ancak karar yeter sayısı , üye tam sayısının dörtte birinden az olamaz. Oylamada eşitlik çıkarsa meclis başkanının bulunduğu taraf çoğunluk sayılır.

Meclis Kararının Kesinleşmesi

Belediye Başkanı, hukuka aykırı gördüğü meclis kararlarını , gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmek üzere 5 gün içinde meclise iade edebilir.

Belediye Başkanı, meclisin ısrarı ile kesinleşen kararlar aleyhine 10 gün içinde idari yargıya başvurabilir.

İhtisas Komisyonları

Belediye meclisi, üyeleri arasından en az 3 en fazla 5 kişiden oluşan ihtisas komisyonu kurabilir.

İhtisas Komisyonu; Her siyasi parti grubunun ve bağımsız üyelerin meclisteki üye sayısının ,meclis üye tam sayısına oranlanması ile bulunur.

Denetim Komisyonu

İl ve ilçe belediyeleri ile nüfusu 10.000 üzerindeki belediyelerde , belediye meclisi, her Ocak ayı toplantısında belediyenin bir önceki yıl gelir ve giderleri ile hesap kayıt işlemlerinin denetimi için kendi üyeleri arasından gizli oyla ve üye sayısı 3ten az 5ten fazla olmamak koşuluyla bir denetim komisyonu oluşturur.

Komisyon, çalışmasını 45 iş günüiçinde tamamlar ve buna ilişkin raporunu Mart ayının sonuna kadar meclis başkanlığına sunar.

Meclisin Bilgi Edinme ve Denetim Yolları

Belediye meclisi, bilgi edinme ve denetim yetkisini faaliyet raporu değerlendirme, denetim komisyonu, soru, genel görüşme ve gensoru yoluyla kullanır.

Gensoru önergesi, meclis üye tam sayısının salt çoğunluğunun oyu ile gündeme alınır ve 3 tam gün geçmedikçe görüşülemez.

Başkan ve Meclis Üyelerinin Görüşmelere Katılmayacağı Durumlar

Kendileri, ikinci derece dahil kan ve kayın hısımları ve evlatlıkları ile ilgili işlerin görüşüldüğü meclis toplantılarına katılamazlar.

Başkan ve Meclis Üyelerinin Yükümlülükleri

Belediye başkanı görevi süresince ve görevinin sona ermesinden itibaren 2 yıl süreyle,  meclis üyeleri  ise görevleri süresince ve görevlerinin sona ermesinden itibaren 1 yılsüreyle , belediye ve bağlı kuruluşlarına karşı doğrudan doğruya ve ya dolaylı olarak taahhüde giremez, komisyonculuk ve temsilcilik yapamaz.

Meclis Üyeliğinin Sona Ermesi

Ölüm ve istifa durumunda kendiliğinden sona erer. Belediye meclisi üyeliğine seçilme yeterliliğinin kaybedilmesi durumunda, valinin bildirmesi üzerine Danıştay tarafından üyeliğin düşmesine karar verilir.

Meclisin Feshi

Belediye Meclisi;

–Kendisine kanunla verilen görevleri süresi içinde yapmayı ihmal eder ve bu durum belediyeye ait işleri sekteye ve ya gecikmeye uğratırsa,

–Belediyeye verilen görevlerle ilgisi olmayan siyasi konularda karar alırsa, İçişleri Bakanlığı’nın bildirisi üzerine Danıştay’ın kararı ile feshedilir. Danıştay bu hususu en geç 1 ayiçinde karara bağlar.

Boşalan Meclisin Görevinin Yerine Getirilmesi

Belediye Meclisinin;

  • Danıştay tarafından feshi ve ya meclis toplantılarının ertelenmesi
  • Meclis üye tam sayısının yarıdan fazlasının tutuklanması
  • Geçici olarak görevden uzaklaştırılması
  • Yedek üyelerin getirilmesinden sonra da meclis üye tam sayısının yarısından aşağı düşmesi

Hallerinde, meclis çalışabilir duruma gelinceye ve ya yeni meclis seçimi yapılıncaya kadar meclis görevi, belediye encümeninin memur üyeleri tarafından yürütülür.

Huzur ve İzin Hakkı

Meclis başkan ve üyelerine,  meclis toplantılarına ve ihtisas komisyonları toplantılarına katıldıkları her gün için , belediye başkanına ödenmekte olan aylık brüt ödeneğin günlük tutarının üçte birini geçmemek üzere meclis tarafından belirlenecek miktarda huzur hakkı ödenir.

BELEDİYE ENCÜMENİ

Belediye başkanının başkanlığında;

İl belediyelerinde ve nüfusu 100.000 üzerindeki belediyelerde belediye meclisinin her yıl kendi üyeleri arasından bir yıl için gizli oyla seçeceği 3 üye, mali hizmetler birim amiri ve belediye başkanının birim amirleri arasından 1 yıl için seçeceği 2 üye olmak üzere toplam 7 üyeden oluşur.

Diğer belediyelerde 5 kişidir.

Encümenin Görev ve Yetkileri

  • Stratejik plan ve yıllık çalışma programı ile bütçe ve kesin hesabı inceleyip belediye meclisine görüş bildirmek.
  • Kanunlarda öngörülen cezaları vermek.
  • Vergi, resim ve harçlar dışında kalan, dava konusu olan belediye alacaklarının anlaşma ile tasfiyesine karar
  • Umuma açık yerlerin açılış ve kapanış saatlerini belirlemek.

BELEDİYE BAŞKANI

Belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisidir.

Görevinin devamı süresince siyasi partilerin yönetim ve denetim organlarında görev alamaz, profesyonel spor kulüplerinin başkanlığını yapamaz ve yönetimine bulunamaz.

Başkan Vekili

İzin, hastalık ve ya başka bir sebeple görev başında bulunmadığı hallerde bu süre içinde belediye meclisi üyelerinden birisini görevlendirir.

Belediye Başkanlığının Sona Ermesi

  • Mazeretsiz ve kesintisiz olarak 20 günden fazla görevini terk etmesi.
  • Seçilme yeterliliğini kaybetmesi
  • Görevini sürdürmesine engel bir hastalığa yakalanması
  • Meclisin feshine neden olan eylem ve işlemlere katılması.

Belediyelerin Görevleri

Belediyelerin görevleri ile ilgili 4 ilke; Genellik, Yetki, Liste, Karma Sistem.

Belediyelerin Denetimi

Belediyelerde iç ve dış denetim yapılır. Denetim, iş ve işlemlerin mali ve performans denetimini kapsar. İç ve dış denetim 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerine göre yapılır.

Faaliyet Raporu

Belediye başkanı, stratejik plan ve performans hedeflerine göre yürütülen faaliyetleri, belirlenmiş performans ölçütlerine göre hedef ve gerçekleşme durumu ile meydana gelen sapmaların nedenlerini ve belediye borçlarının durumunu açıklayan raporu hazırlar.

Faaliyet raporu Nisan ayı toplantısında belediye başkanı tarafından meclise sunulur. Raporun bir örneği İçişleri Bakanlığı’na gönderilir ve kamuoyuna da açıklanır.

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ

Belediye sınırları içindeki ve bu sınırlara en fazla 10km uzaklıktaki yerleşik birimlerin son nüfus sayımına göre toplam nüfusu 750.000 den fazla olan il belediyeleri büyükşehir belediyesine dönüştürülebilir.

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİ

Karar organıdır.

Meclis Kararlarının Kesinleşmesi

Başkan 7 gün içinde iade edebilir.

İhtisas Komisyonu

Meclis üyeleri arasından seçilecek ez 5 en çok 9 üye.

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE ENCÜMENİ

Belediye meclisinin her yıl kendi üyeleri arasından bir yıl için gizli oyla seçeceği 5 üye ile biri genel sekreter, biri mali hizmetler birim amiri olmak üzere belediye başkanının her yıl birim amirleri arasından seçeceği 5 üyeden oluşur.

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI

Büyükşehir belediye idaresinin başı ve tüzel kişiliğinin temsilcisidir.

DANIŞMANLAR

Nüfusu 2 milyonu aşan belediyelerde 10, diğer büyükşehir belediyelerinde 5i geçmemek üzere başkan danışmanı görevlendirilebilir. Danışman olacakların en az 4 yıllık yüksek öğrenim kurumundan mezun olması şarttır.

NOT: Büyükşehir ve ilçe belediyeleri arasında uyuşmazlık çıkarsa büyükşehir belediye meclisi yönlendirici ve düzenleyici kararlar almaya yetkilidir.

ÜNİTE 6

BELEDİYENİN GELİRLERİ

-Vergi, resim, harç, katılma payı, emlak vergisi, genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan pay, genel ve özel bütçeli idare ödemeleri, Taşınır- taşınmaz mal geliri, hizmet gelirleri, faiz ve ceza, bağışlar.

Belediye Gelirleri Kanunu’na Göre Elde Edilen Gelirler

Vergi, resim, harç ve katılma paylarına yer veren kanundur. Kanunun birinci kısmı Belediye Vergileri’ne, ikinci kısmı Belediye Harçları’na, üçüncü kısmı da Harcamalara Katılma Payı’na yer verir.

BELEDİYE VERGİLERİ

Kanun 6 çeşit vergi getirerek bu vergileri Belediye Vergileri diye adlandırmıştır.

İlan ve Reklam Vergisi

Belediye sınırları ile mücavir alanları içinde yapılan her türlü ilan ve reklam bu vergiye tabidir.

Mükellefleri, yurt dışı dahil, ilan ve reklamı kendi adına yapan ve ya yaptıran gerçek tüzel kişilerdir.

Mücavir Alan: İmar mevzuatı bakımından belediyenin kontrol ve sorumluluğu altına verilen alandır.

Verginin tarifesi spesifiktir. Adet ve metrekareye göre ücretlendirme yapılır.

Eğlence Vergisi

Belediye ve mücavir alan sınırı içindeki eğlence işletmelerinden alınır.

Sinema, tiyatro, spor yarışları, sirk, lunapark, bar, pavyon vs.

Mükellefi işletme sahipleridir. Biletle girilen işletmelerde vergi bilet bedellerine eklenmek suretiyle hesaplanır. Belediye özel damga koyarken ödeme yapılır.

Diğer işletmelerde ayın 20.günü ödeme yapılır.

Haberleşme Vergisi

Posta, Telgraf, Telefon işletmesi tarafından tahsil edilen vergidir. Mükellefi ilgili ücretleri tahsil eden idaredir.  Kamu kurumlarından alınmaz.

Elektrik ve Hava Gazı Tüketim Vergisi

Elektrik ve hava gazı tüketenlerden alınır. Cami, mescit, kilise , uluslararası panayır, sergi, kazanç amacı gütmeyen hastane, kreş vs. alınmaz.

Yangın Sigortası Vergisi

Menkul ve gayrimenkul mallar için yapılan yangın sigortaları dolayısıyla alınan primler bu verginin konusudur.

Mükellef sigorta şirketleridir. Oranı %10’dur.

Çevre Temizlik Vergisi

Belediyenin temizlik hizmetinden yararlanan binalar vergiye tabidir. Mükellef bu binaları kullananlardır. Mükellefiyet binanın kullanımı ile başlar. Miktarı su faturasına yansıtılır.

BELEDİYE HARÇLARI

-İşgal, Tatil Günlerinde Çalışma Ruhsatı Harcı, Kaynak Suları, Tellallık, Hayvan Kesimi ve Muayene Denetimi, Ölçü ve Tartı Aletleri, Bina İnşaat , Kayıt ve Suret, İmar, Açma İzni, Sağlık Belgesi.

Yol Harcamalarına Katılma Payı

Belediyelerce ya da bağlı kuruluşları tarafından inşa, tamir ve genişletilmeye tabi tutulan yolların iki tarafında bulunan ve ya başka bir çıkışı olmaması dolayısıyla bu yoldan yararlanan gayrimenkul sahipleri meclis kararıyla bu parayı öder.

Kanalizasyon Harcamalarına Katılma Payı

Yeni kanalizasyon tesisi yapılması, mevcut tesislerin onarılması vs. durumunda bunlardan faydalananlardan ücret alınır.

Su Tesisleri Harcamalarına Katılma Payı

Yeni tesis yapımı ya da mevcut tesis onarımı durumunda bu hizmetlerden yararlananlardan alınır.

Harcamalara Katılma Payının Hesaplanması

Harcamalara katılma payları , bir program dahilinde ve ya istek üzerine doğrudan yapılan işlerde, bu hizmetlerde dolayısıyla yapılan giderlerin tamamıdır.

Bina ve arsalarda vergi değerinin %2sini geçemez. İbadet yerlerinden pay alınmaz.

EMLAK VERGİSİ

Emlak vergisi, bina ve arazi olarak 2 kısımdır. Türkiye sınırı içinde bulunan binalar bina vergisine, arazi ve arsalar arazi vergisine tabidir.

Mükellefleri bu binaları sahipleri, sahipleri yoksa bu arazilerden tasarruf edenlerdir.

Birincisi Mart,Nisan,Mayıs ikincisi Kasım ayında olarak 2 taksitte ödenir.

Genel Bütçe Vergi Gelirleri Tahsilat Toplamı Üzerinden Ayrılan Pay

Büyükşehir Belediyesi Dışındaki Belediyelere : %1.50

Büyükşehir İlçe Belediyeleri: %4.50

Büyükşehir Belediyelerine: %30

Genel ve Özel Bütçeli İdarelerden Yapılacak Ödemeler

Denkleştirme Ödeneği; Kesinleşmiş en son  genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamının binde 1lik kısmının Maliye Bakanlığı bütçesine nüfusu 10.000 ‘e kadar olan belediyeler için kullanılmak üzere ödenek olarak konulmasıyla oluşur. Maliye Bakanlığı Mart ve Temmuz olarak 2 taksitte bu parayı İller Bankası’na aktarır.

İller Bankası bu ödeneğin %65ini eşit %35ini nüfus esasına göre dağıtır.

Faiz ve Ceza Gelirleri

Belediyelerin gelirlerinin yatırıldığı banka hesaplarına tahakkuk ettirilen faiz gelirleri ile para cezalarıdır.

Bağışlar

Özel, tüzel ve gerçek kişilerin  çoğunlukla belirli bir amacın gerçekleştirilmesi için ya da koşulsuz olarak belediyelere aktardığı nakdi ve ya ayni değerlerdir.

Her Türlü Girişim İştirak ve Faaliyetler Karşılığı Sağlanacak Gelirler

Belediye Kanunu, belediyelerin verilen görev ve hizmet alanlarında ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre şirket kurabileceklerini belirtmiştir. Ayrıca, özel gelir ve gideri bulunan hizmetlerini İçişleri Bakanlığının izniyle bütçe içinde işletme kurarak yapabilirler.

Müze Giriş Ücretlerinden Belediye Payı

TBMM’ye bağlı milli saraylar hariç, belediye ve mücavir alan sınırları içinde gerçek ve tüzel kişilerce işletilen her türlü müzelerin giriş ücretlerinin %5’i belediye payı olarak ayrılır.

Madenlerden Alınan Paylar

Maden işletmeleri yıllık satış tutarının %2’sini belediye payı olarak ayırır.

BELEDİYENİN BÜTÇESİ

-Belediye başkanı tarafından hazırlanan bütçe tasarısı Eylül ayının birinci gününden önce encümene sunulur ve İçişleri Bakanlığı’na gönderilir.

-İçişleri Bakanlığı kontrolleri tamamlayıp Eylül sonunda  Maliye Bakanlığı’na bildirir.

-Encümen bütçeyi inceleyip görüşüyle birlikte Kasım’ın birinci gününden önce belediye meclisine sunar.

– Meclis bütçe tasarısını yılbaşından önce aynen ve ya değiştirerek kabul eder.

Borçlanma

Görev ve hizmetlerin gerektirdiği giderleri karşılamak amacıyla usul ve esaslara göre borçlanma yapabilir ve ya tahvil ihraç edebilir.

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN GELİRLERİ

-Kira, faiz, ceza, kamu idare yardımları, şartlı-şartsız bağışlar, hizmet karşılığı alınacak ücret, araç parklarının %50si vs.

ÜNİTE 7

İL ÖZEL İDARESİ İLE GENEL İDARESİNİN FARKLARI

  • Merkezi idarenin bir kademesi olan il yetki genişliği ilkesiyle yönetilir.
  • İlin en büyük mülki amiri Validir.
  • Merkez, iller üzerindeki denetimini hiyerarşik olarak yapar.
  • Merkezi yönetim il özel idaresini vesayet denetimi yöntemiyle denetler.
  • İl özel idaresinin yasal temeli 1864 Teşkili Vilayet Nizamnamesi ile atılmıştır.

İl Özel İdaresi ve ilin genel idaresi arasında ortak yönler de vardır:

  • Vali hem il genel idaresinin hem de il özel idaresinin başıdır.
  • Faaliyet alanlarının il sınırları içerisinde yer alan bölge olmasıdır.

İL ÖZEL İDARESİNİN KISA TARİHÇESİ

  • İl özel idaresinin yasal temeli 1864 Teşkili Vilayet Nizamnamesi ile atılmıştır.
  • Osmanlı’da 1854 öncesinde yerel hizmetleri gerçekleştirecek bir birim yoktu.
  • Muhassallık meclisleri vilayet yönetimindeki ilk yerel kurul uygulamasıdır.

İL ÖZEL İDARESİNİN ORGANLARI

İl genel meclisi, il encümeni ve validir.

İl Genel Meclisi

İl özel idaresinin karar organıdır ve esas ve usullere göre seçilmiş üyelerden oluşur.

Meclis Başkanlık Divanı

Seçim sonuçlarını izleyen beşinci gün toplanır. Bu toplantıda meclise en yaşlı üye başkanlık eder.

Meclis başkanlık divanı seçimi 3 gün içinde tamamlanır. İl genel meclisinin çalışmalarına

ilişkin esas ve usuller İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

İl genel meclisine kendi başkanını seçme yetkisi verilerek Valinin il genel meclisinin başkanı olma uygulamasına son verilmiştir.

Meclis Toplantısı

Belirlenecek 1 aylık tatil hariç her ayın ilk haftası toplanır. Bütçe görüşmesine rastlayan toplantı süresi en fazla 20 gün, diğer toplantıların süresi 5 gündür.

Gündem

Meclis başkanı tarafından belirlenir ve üyelere en az 3 gün önceden bildirilir.

Toplantı ve Karar Yeter Sayısı

Üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve katılanların salt çoğunluğuyla karar verir. Ancak karar yeter sayısı üye tam sayısının dörtte birinden az olamaz.

Meclis Kararının Kesinleşmesi

Karar metni en geç 5 gün içinde valiye gönderilir. Vali hukuka aykırı gördüğü kararları 7 gün içinde gerekçe belirterek yeniden görüşmek üzere iade edebilir.

İhtisas Komisyonu

Meclis üyeleri arasından 1 yıl görev yapmak için en az 3 en fazla 5 kişi seçilir. Plan ve Bütçe ile İmar ve Bayındırlık Komisyonları en çok 7 kişi olabilir.

Denetim Komisyonu

İl genel meclisi, her yılın Ocak ayında yapılacak toplantısında il özel idaresinin bir önceki yıl gelir ve giderleri ile hesap ve işlemlerinin denetimi için kendi üyeleri arasından gizli oyla ve üye sayısı 3ten az 5ten çok olmamak kaydıyla bir denetim komisyonu oluşturur.

Meclisin Bilgi Edinme ve Denetim Yolları

Soru, genel görüşme ve faaliyet raporunu değerlendirme yöntemlerini kullanır.

Vali, Mart ayı toplantısında bir önceki yıla ait faaliyet raporunu meclise sunar.

Başkan ve Meclis Üyelerinin Görüşmelere Katılamayacağı Durumlar

Kendileriyle ve ya ikinci derece dahil kan, kayın hısımları ve evlatlıkları ile ilgili işlerin görüşüldüğü toplantılara katılamazlar.

Meclis Üyeliğinin Sona Ermesi

Ölüm ve istifa durumunda sona erer. Seçilme yeterliliğinin kaybedilmesinde valinin bildirmesi ve Danıştay kararıyla üyelik sona erer.

Meclisin Feshi

Kendisine kanunla  verilen görevleri zamanında yerine getirmezse ve verilen görevle ilgisi olmayan siyasal konularda karar alırsa İçişleri Bakanlığı’nın bildirisi üzerine Danıştay tarafından fesh edilir.

Meclis, çeşitli durumlarda üye kaybetmesi durumunda çalışır duruma gelene kadar encümenin memur üyeleri tarafından yürütülür.

İl Encümeni

Valinin başkanlığında her yıl kendi üyeleri arasından gizli oyla bir yıl için seçeceği 5 üye ile biri mali hizmetler birim amiri olmak üzere valinin her yıl birim amirleri arasından seçeceği 5 üyeden oluşur.

Encümen Toplantısı

Haftada en az 1 olmak üzere önceden belirlenen gün ve saatte toplanır. Üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve katılanların salt çoğunluğuyla karar verir. Oylar eşit olursa başkanın olduğu taraf çoğunluk sayılır. Gündemi vali hazırlar.

Vali

İl özel idaresinin başı ve tüzel kişiliğinin temsilcisidir. Vali bu idarenin en büyük amiridir. Vali aynı zamanda merkezi idarenin hiyerarşisine dahildir ve il genel idaresinin de en büyük amiridir.

Stratejik Plan ve Performans Planı

Vali, mahalli idareler genel seçiminden itibaren 6 ay içinde kalkınma plan ve programları ile varsa bölge planına uygun olarak stratejik plan ve ilgili olduğu yıl başından önce de yıllık performans planı hazırlayıp il genel meclisine sunar.

Yetki Devri

Vali, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, vali yardımcılarına, yöneticilik sıfatı bulunan il özel idaresi görevlilerine ve ilçelerde kaymakamlara devredebilir.

İl Özel İdaresinin Gelirleri

Vergi, resim, harç ve katılma payları, genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan pay.

Genel ve özel bütçeli idarelerden yapılacak ödemeler, taşınır taşınmaz gelirleri, bağışlar, faiz ve cezalar, hizmet karşılığı alınacak ücretler.

İl Özel İdaresi Bütçesi

İl özel idaresinin mali yıl ve izleyen 2 yıl içindeki gelir ve gider tahminlerini gösterir.

Vali tarafından hazırlanan bütçe tasarısı Eylül ayı başında il encümenine sunulur.

Meclis bütçe denkliğini bozacak biçimde gider arttırıcı          ve gelir azaltıcı değişiklikler yapamaz.

Tasarının süresi içinde kesinleşmemesi halinde vali görüşüyle birlikte durumu İçişleri Bakanlığı’na bildirir.

Borçlanma

Görev ve hizmetlerin gerektirdiği giderleri yapabilmek için borçlanma yapılabilir ve tahvil ihraç edilebilir.

KÖY ve KISA TARİHÇESİ

Köy, insanların toplumsal bir varlık olmalarından ve bir arada yaşama ihtiyaçlarından doğan doğal bir yerleşme birimidir.

Zaman zaman köylerin, Osmanlı Devlet Yapısı içinde birer yerel yönetim birimi haline getirilmeleri konusunda girişimlerin olduğu gözlenmektedir.

1924 tarihli kanun, köylere ilk kez tüzel kişilik kazandırmış ve halen de yürürlükte olan bir kanundur.

KÖYÜN ORGANLARI

Danışma ve karar organı köy derneği ve ihtiyar meclisidir. Yürütme organı ise muhtardır.

KÖY DERNEĞİ

Köy muhtarını ve ihtiyar meclisi üyelerini seçme hakkı olan kadın ve erkek köylülerin toplanmasından oluşan organdır.

Görevleri; muhtar ve ihtiyar meclisi üyelerini seçmek, köyün isteğe bağlı işlerini zorunlu hale getirmek, imamı tayin etmek, davalarda köyü temsil edecek kişiyi seçmek.

İHTİYAR MECLİSİ

Köye ait işleri görüşüp yürütmeye ilişkin kararlar alan ve bunları denetleyen bir organdır.

Nüfusu 1000’den az olan köylerde 8, 1000’den fazla olan köylerde 12 üye seçilir. Doğal üyeler ise; köyün imamı, öğretmeni, birinci sınıf sağlık memurlarıdır.

MUHTAR

Hem merkezi yönetimin köydeki temsilcisi hem de yerel yönetim birimi olan köy yönetiminin başı ve yürütme organıdır.

Köy muhtarları, seçilme niteliğine sahip köy halkı arasından köylü seçmenler tarafından seçilir. En az 6 aydır köyde yaşıyor olması gerekir.

KÖY ÜZERİNDEKİ İDARİ VESAYET

Köy organları ile personeli ve köy organlarının karar ve uygulamalarının üzerinde görülmektedir. Vesayet makamı ise vali ve kaymakam gibi yerel mülki amirlerdir.

KÖY GÖREVLERİ

Zorunlu Görevler; 37 hizmetin çoğu, temizlik, sağlık, tarım, bayındırlık ve eğitim gibi hususlarla ilgilidir.

İsteğe Bağlı Görevler; Köy derneği kararı, vali ve ya kaymakamın onayı ile zorunlu görevler arasına alınması mümkün kılınmıştır.

KÖY GELİRLERİ

İmece; Köy işlerinde köylülerin ücretsiz olarak bedenen çalıştırılmasını ifade eden kavramdır.

Salma; Dağıtma vergileri sınıfına girer. Köy gelirleri, köy işlerini gören köyün aylıklı personelinin aylık ve yıllıklarıyla, köy sınırları içinde yapılacak mecburi köy işlerine yetmezse uygulanacaktır.

Köyün Diğer Gelirleri

Yardımlar, asker ailelerine yardım, para cezaları, emlak ve arazi gelirleri, köy adına ekilen tarla gelirleri, köy ambar ve tezgah gelirleri.

Bakaya: Bir önceki yıl bütçe yılında tahakkuk edip tahsil edilemeyen çeşitli gelirlerin, bir sonraki yıl bütçesine ayrı bir bölümde toplanmasıdır.

Köy Bütçesi: Muhtarın başkanlığında ihtiyar meclisi tarafından hazırlanır. Vali ve ya kaymakam onaylar. Bütçenin yürütücüsü muhtardır.

ÜNİTE 8

MAHALLİ İDARELERLE İLGİLİ ANAYASADA ÖNGÖRÜLEN İLKELER

Mahalli İdareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları gene kanunla gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişileridir.

Mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir.

Mahalli idarelerin seçimleri, Anayasa’nın 67. maddesindeki esaslara göre beş yılda bir yapılır.

Mahalli idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri konusundaki denetim, yargı yolu ile olur.

Ancak, görevleri ile ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan mahalli idare organları veya bu organların üyelerini, içişleri bakanı, geçici bir tedbir olarak kesin hükme kadar uzaklaştırabilir.

Mahalli idarelerin belirli kamu hizmetlerinin görülmesi amacı ile kendi aralarında Bakanlar Kurulu’nun izni ile birlik kurmaları, görevleri, yetkileri, maliye ve kolluk işleri ve merkezî idare ile karşılıklı bağ ve ilgileri kanunla düzenlenir. Bu idarelere, görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır.

  • Yerel yönetimler kamu tüzel kişiliğine sahip anayasal kuruluşlardır.
  • Yerel yönetimlerin karar organları seçimle oluşturulacaktır.
  • Yerel yönetimlerin kuruluşu, görevleri ve yetkileri ile ilgili çıkarılacak kanunlar, yerinden yönetim ilkesine uygun düzenlenmek zorundadır.

Kovuşturma Açma: Suç işlediği bildirilen kişi hakkında adli takip yapılması.

Soruşturma Açma: Bir kimse hakkında tahkikat (araştırma, inceleme) başlatmak.

Mahalli İdareler Üzerindeki İdari Vesayet Uygulamaları

Anayasamıza göre merkezî idare aşağıdaki amaçlarla kanunlarla belirlenen esas ve usullerle idari vesayet yetkisine sahiptir. Bu amaçlar;

  • Mahalli hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi
  • Kamu görevlerinde birliğin sağlanması
  • Toplum yararının korunması
  • Mahalli ihtiyaçların gereği gibi karşılanması olarak belirtilmiştir.

Hacir:Bir kimsenin medeni hakları kullanma yetkisinin mahkeme tarafından, akıl hastalığı, israf, içki düşkünlüğü, kötü yaşam gibi nedenlerle kaldırılmasıdır.

İdari vesayet uygulamalarının belediyeler üzerindeki örneklerini şöyle sıralayabiliriz;

  • Belediye sınırları, belediye meclisinin kararı ve kaymakamın görüşü üzerine valinin onayı ile kesinleşir.
  • Belediye sınırları içinde mahalle kurulması, birleştirilmesi, bölünmesi, adlarıyla sınırlarının tespiti ve değiştirilmesi, belediye meclisinin kararı ve kaymakamın görüşü üzerine valinin onayı ile olur.
  • Bir beldenin adı, belediye meclisi kararı ve valinin görüşü üzerine İçişleri Bakanlığının onayı ile değiştirilir.
  • Belediye ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmesi konusunda İçişleri Bakanlığının onayı ile borçlanma yapabilir.
  • Belediye hizmetlerini Danıştay’ın görüşü ve İçişleri Bakanlığının kararıyla süresi 49 yılı geçmemek üzere imtiyaz yoluyla devredebilir.
  • Yurt içindeki ve İçişleri Bakanlığının izniyle yurt dışındaki belediyeler ve mahalli idare birlikleriyle karşılıklı iş birliği yapabilir.
  • Belediye meclisinin çalışması ve katılımına ilişkin esas ve usuller İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

MAHALLİ İDARE BANKACILIĞI VE İLLER BANKASI

Belediye Bankalarının ilkleri olarak, 1401 yılında kurulan Barselona Bankası ile 1408 yılında kurulan Cenova Bankası gösterilmektedir. Bu bankaları Venedik Bankası (1584), Amsterdam Bankası (1630) ve Hamburg Bankası izlemiştir.

Mahalli idare bankalarının varoluş nedenleri olarak; mahalli idarelerin özerkliğinin sağlanması, bu bankaların kaynak oluşturma yetenekleri, özellikle küçük ve orta ölçekli belediyelerin mali piyasalara ulaşmalarında kolaylık sağlama, daha uygun koşullarda borç verebilme, proje finansmanlarında süreklilik, merkezî idare bütçesi üzerindeki baskıların azaltılması, daha etkin kaynak kullanımının sağlanması ve teknik konularda yardım sağlama olarak belirtilmektedir.

Ülkemizde ise İller Bankası 1933 yılında çıkarılan bir kanunla kurulan Belediyeler Bankasının bir devamı olarak 1945 yılında 4759 sayılı Kanun’la kurulmuştur.

İLBANK’ın amacı; il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile münhasıran bunların üye oldukları mahalli idare birliklerinin finansman ihtiyacını karşılamak, bu idarelerin sınırları içinde yaşayan halkın mahalli müşterek hizmetlerine ilişkin projeler geliştirmek, bu idarelere danışmanlık hizmeti vermek ve teknik mahiyetteki kentsel projeler ile alt ve üstyapı işlerinin yapılmasına yardımcı olmak ve her türlü kalkınma ve yatırım bankacılığı işlevlerini yerine getirmektir.

Banka bu amaçları gerçekleştirmek üzere;

  • Ortaklarına kısa, orta ve uzun vadeli her türlü nakdi ve nakdi olmayan kredi açabilir.
  • Faaliyetleri konusunda araştırma, proje geliştirme ve danışmanlık hizmeti yapabilir veya yaptırabilir, teknik yardım verebilir.
  • Bankanın öncülüğünde şirket kurabilir ve devredebilir.
  • Sigorta acenteliği yapabilir.
  • Gerekli izinleri almak kaydıyla yurt içinde ve yurt dışında şube ve temsilcilik açabilir.
  • Yurt içi ve yurt dışı finansman kurumlarıyla işbirliği yapabilir, bunların katıldığı ulusal ve uluslararası kuruluşlara üye olabilir.
  • Yurt içi ve yurt dışı finansman kuruluşları ile para ve sermaye piyasalarından ve her türlü fonlardan kaynak sağlayabilir.

Güçlü Yönleri

  1. Köklü bir kurum kimliğinin olması.
  2. Bankanın geniş bir bilgi ve deneyim ile arşive sahip olması.
  3. Hizmetlerin yerine getirilmesinde örgütlenmenin Türkiye’nin coğrafi durumunun baz alınarak yapılmış olması.
  4. Belediyelerin istihdam edemediği teknik personele sahip olması.
  5. Genel bütçeden yerel yönetimlere ayrılan payların dağıtımı ve kontrolünün banka aracılığıyla yapılması.
  6. Bankada otomasyona geçilmesi ile karar destek sürecinin daha sağlıklı, hızlı ve güvenilir hâle gelmesi.
  7. Farklı meslek gruplarından bilgi ve becerisi yüksek teknik personelin istihdam edilmesi.
  8. Hizmet sunumunda kullanılacak kuruma ait teknik standartların ve yayınların bulunması.
  9. Kurumun görevlerini yerine getirirken farklı finans kaynaklarını kullanabilmesi.

Zayıf Yönleri

  1. Özel uzmanlık gerektiren ve yeni gelişen teknolojiye hızlı uyum sağlayamaması.
  2. Ar-Ge çalışmalarının olmaması.
  3. Belediyelere kapasite geliştirme yönünde yeterli eğitim, teknik destek ve danışmanlık hizmetinin verilmemesi.
  4. Banka Kanununda izin verilmesine rağmen Bankacılık fonksiyonunun yeterince yapılamaması.
  5. Yerel yönetimlerin Banka sistemine katılımlarının yeterince sağlanamaması.
  6. Yerel yönetimlerin İller Bankasının hizmet kalitesinden yeterince memnun olmaması.
  7. Bankacılık ve finansman işlemlerinin yürütülebilmesi için yeterli sayıda uzman personelin bulunmaması.
  8. Personel ücretlerinin yetersiz olması.
  9. Ödüllendirici bir iç denetim mekanizmasının olmaması.

Bankanın Genel Kurulu

  • İl özel idarelerini temsil etmek üzere il genel meclisi üyeleri arasından seçilecek yirmi kişiden,
  • Belediyeleri temsil etmek üzere, belediye başkanları arasından her bir ili temsilen seçilecek birer kişiden,
  • İçişleri, Maliye, Bayındırlık ve İskân Bakanlıkları ile Hazine Müsteşarlığını temsil etmek üzere görevlendirilecek birer kişiden oluşur.

Seçilecek genel kurul üyelerinin seçimlerine ilişkin usul ve esaslar Ana Sözleşmede düzenlenir.

Bankanın Yönetim Kurulu ise Genel Müdür dâhil yedi üyeden oluşur. Dört üye Bakanlık tarafından atanır.

İdareler Arasındaki Koordinasyon Eksikliği

Merkezî yönetim ile mahalli idare birimleri arasında, büyükşehirlerde büyükşehir belediyesi ile ilçe belediyeleri arasında veya mahalli idare sınırları içinde altyapıyı etkileyen hizmetleri olan özel kuruluşlar arasında bir koordinasyonun olmaması nedeniyle ortaya çıkan olumsuzluklar vatandaşların sık sık konuştuğu ve yakındığı konular olmaktadır.

Örneğin, telefon idaresinin bozduğu asfaltta açtığı hatlarda işi bitince geç de olsa yeniden asfalt yapılmaktadır. Daha sonra aynı sokak ya da caddenin farklı veya aynı tarafta tekrar kazıldığı su, gaz, kablo tv, kanalizasyon, elektrik hatlarının yer altına alınması gibi birçok konuda birbirinden habersiz değişik zamanlarda hizmet yapıldığı görülebilmektedir. Bu durumun, yarattığı çevre kirliliği, çamur, devamlı yama yapılan asfalt, gürültü ve görüntü kirliliği gibi doğrudan veya dolaylı büyük ekonomik kayıplara yol açabilmektedir.

Yerel demokrasiyi geliştirme yollarından bazıları şöyledir:

Geri çağırma: Yurttaşların, seçilmiş kamu yetkililerinin, görev süreleri dolmadan bu görevlerine son verebilmeleri hakkına sahip olmaları anlamındadır. Geri çağırma, Dünya’nın belirli demokratik uygulamalarında karşılaşılan ve kamuoyuna duyarlılığı ve hesap vermeyi sürekli ve etkin kılıcı bir yöntem olarak geliştirilmiştir.

Halk Toplantıları: Kamuoyunu bilgilendirmek ve yöneticilere kamunun düşünce, duygu ve isteklerini iletebilmek amacıyla başvurulan geleneksel bir yöntemdir. Bu toplantılar yetkililerce daha da geliştirilerek temel düzenlemelerin ve önemli kararların alınmasına katkıda bulunucu bir niteliğe kavuşturulabilir.

Ombudsman: “Yurttaş avukatı” ya da “halk hakemi” adlarıyla da anılan ombudsman, yerel yönetimlerde önemli bir işleve sahiptir. Yerel ombudsman, yerel topluluk üyelerinin, yerel yönetimden herhangi bir şikâyetleri olduğunda (örneğin, hizmetin gereği gibi yada hiç yerine getirilmemesi, haksızlığa uğrama vb) konunun incelenip değerlendirilmek üzere başvuracağı makamdır.

Proje Demokrasisi: Çevre, yol, su, sağlık, konut, tüketiciyi koruma gibi yerel projelerin, ilgili yerel topluluk üyelerinin, bu projelerin planlama ve uygulamalarına katkıda bulunabilmeleri durumunda çok daha yerinde ve etkin programlara dönüşebilecekleri kuşkusuzdur.

Belediye Gelirlerinin Haciz Edilebilmesi ile İlgili Sorunlar

5393 sayılı Belediye Kanunu’nda “Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez.” hükmü bulunmaktadır.

Mali kural; bütçe dengesi, borçlanma, harcama ya da vergilendirme gibi mali göstergeler üzerinde belirli bir sınırlama tesis edilerek maliye politikası üzerinde yasal ya da anayasal çerçevede kısıtlayıcı kuralların getirilmesidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer yazılar