İstirdat davası nedir?

İstirdat davası haksız iktisap teşkil eden işlemler sonucunda mal varlıklarında azalma meydana gelen kişilere, verdikleri şeyleri geri alabilme hakkı tanıyan davadır. Alacak hakkına dayanan şahsi bir haktır. Eksik borçlarda istirdat davası açılamaz.

Kendisine gönderilen ödeme emrine itiraz etmeyen ya da itiraz edip de itirazı icra mahkemesince kaldırılan bir borçlunun, gerçekten borçlu olmadığı halde cebrî icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı paranın kendisine geri verilmesi için açtığı davaya istirdat davası denir. Bu dava, sonuçlanmış icra takibinin borçlusu tarafından alacaklıya karşı açılır. İstirdat davası, davacı borçlunun seçimine göre takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer ya da davalının yerleşim yeri asliye hukuk (ya da asliye ticaret) mahkemesinde açılır. İstirdat davası takibin sona ermesinden sonra açılabilecek bir davadır. Derdest bir takibin bulunduğu hallerde bu dava açılamaz.

Davanın, paranın icra dairesine tamamen ödendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılması zorunludur.Bu süre hak düşürücü süredir ve bu nedenle de mahkemece kendiliğinden gözetilir.

Davayı açan borçlu gerçekte borçlu olmadığı bir parayı icra tehdidi nedeniyle ödediğini ispat etmelidir. Ödeme emrine itiraz süresi içinde parayı ödeyen borçlu bu davayı açamaz.Mahkemenin kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder.Davayı kaybeden diğer tarafa tazminat ödemez.

İstirdat Davasının Şartları

Öncelikli olarak istirdat davasına temel teşkil eden, açılmasına sebep olan geçerli bir icra takibinin varlığı şarttır.

İstirdat davası için gerekli olan ilk şart, iade edilmesi istenilen paranın icra takibi sırasında ödenmiş olmasıdır. Para, borçlu veya üçüncü kişi tarafından icra dairesine ödenmiş olabileceği gibi borçlunun mallarının haczedilip satılması suretiyle ödenmiş olması da mümkündür.

İcra dairesine yapılan ödemenin, icra hukuku çerçevesi içinde kesinleşmiş bir icra takibi neticesinde yapılmış olması ve borçlunun ödeme emrine itiraz etmemiş veya itiraz etmiş olup da itirazının kesin olarak kaldırılmış olması veya icra mahkemesinin geçici olarak kaldırmaya karar vermesine rağmen borçlunun süresi içerisinde borçtan kurtulma davası açmaması nedeniyle geçici kaldırmanın kesin kaldırmaya dönüşmüş olması gerekmektedir.

Bu paranın cebri icra tehdidi altında ödenmiş olması için, ödemenin itiraz süresi içerisinde yapılmamış olması gerekir.

Ödeme emrini tebliğinin ardından itirazın iptali veya borçtan kurtulma141 davası açan ve bu davayı kaybeden borçlunun daha sonra istirdat davası açması mümkün değildir. Zira bu davalarda verilen hüküm maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmektedir.

Borçlu ancak maddi hukuk açısından borcu olmayan bir parayı icra tehdidi altında ödemek zorunda kalırsa istirdat davası açabilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer yazılar