İnsan hakları ve kamu özgürlükleri ders notları-İnsan hakları bildirgesi

İNSAN HAKLARI VE KAMU ÖZGÜRLÜKLERİ
Uluslararası Düzeyde İnsan Haklarının Korunması II: İnsan Haklarının Korunmasına Yönelik Bölgesel Sistemler: Amerika, Afrika, Avrupa’daki İnsan Hakları Sözleşmeleri ve Denetim Mekanizmaları:

***Amerika kıtasında kurulan sisteme İnter-Amerikan insan hakları sistemi de denir ve iki temel belgeye dayalıdır: Amerikan Devletleri Örgütü temel kurucu Şartı ve Amerikan İnsan Hakları Sözleşmesi.

İNSAN HAKLARININ AMERİKA KITASINDA KORUNMA SİSTEMİ
Amerikan Devletleri Örgütü 35 egemen devletin oluşturduğu bir hükümetler arası kuruluştur.
Bu örgüte üye devletler şunlardır: Antigua ve Babuda, Arjantin, Bahamalar, Barbados, Belize, Bolivya, Brezilya, Kanada, Şili, Kolombiya, Kosta Rika, Küba, Dominik, Dominik Cumhuriyeti, Ekvator, El Salvador, Grenada, Guatemala, Guyana, Haiti, Honduras, Jamaika, Meksika, Nikaragua, Panama, Paraguay, Peru, St. Kitts ve Nevis, St. Lucia, St. Vincent ve Grenadin, Surinam, Trinidad ve Tobago, Birleşik Devletler, Uruguay ve Venezuela.
***Bu devletlerin oluşturduğu insan hakları koruma sistemine İnter-Amerikan insan hakları sistemi denir
.Bu sistemin iki hukuki temeli vardır:
**İlk hukuki kaynak Bogota Şartı adı da verilen 30 Nisan 1948 tarihli ADÖ Temel Kurucu Şartı’dır.**Bu belge 1967 yılında Buenos Aires’te değiştirilmiştir.

**İkincisi ise, Kosta Rika’da gerçekleştirilen hükümetler arası bir konferanstan sonra 20 Kasım 1969’da imzaya açılan Amerikan İnsan Hakları Sözleşmesi’dir. Bu Sözleşme 18 Temmuz 1978’de 25 ADÖ üyesi devlet tarafından onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

***ADÖ Şartına bağlı sistem, 35 üye devlet bakımından geçerlidir
*** Buna karşın Amerikan İnsan Hakları Sözleşmesi sadece bu sözleşmeye taraf devletleri bağlamaktadır.
BOGATA ŞARTI’NIN KURDUĞU SİSTEM
**Bogota Şartı’nın kurduğu sistemin 60 yıllık geçmişi vardır.1948 yılında Kolombiya’nın Bogota şehrinde imzaya açılan bu Şart, 1951 yılında yürürlüğe girmiştir.

**Şart, daha sonra 1970 yılında yürürlüğe giren Buenos Aires Protokolü ve sırasıyla 1988, 1996 ve 1997’de yürürlüğe giren Kartegana Protokolü,Managua Protokolü ve Washington Protokolü ile değişikliklere uğramıştır.

**1948 Şartı insan haklarına birçok gönderme içerir.Şartın 3(l) maddesi,“Amerikan devletlerinin ırk, milliyet, yaradılış veya cinsiyet ayrımı olmaksızın bireylere temel insan hakları tanıdığını” belirtir.

**Nitekim Birleşmiş Milletler sistemine benzer şekilde, 2 Mayıs 1948 tarihinde Amerikan İnsan Hakları ve Ödevleri Bildirisi kabul edilir. Bu insan hakları belgesi 27 adet insan hakkı ve 10 adet insan ödevi belirler. Bu haklar, medeni ve siyasi haklardan, ekonomik, kültürel ve sosyal haklara geniş bir yelpazeyi kapsar. Bu hakların en önemlileri şunlardır:
*Yaşama hakkı,
*kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı,
*hukuk önünde eşitlik hakkı,
* konut ve seyahat özgürlüğü,
*adil yargılanma hakkı, keyfi tutmaya karşı korunma hakkı,
* sığınma ve vatandaşlık hakkı.
*Ayrıca bu bildiri din, ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlüklerini de içerir.
*Nihayet bu belge kapsamında özel hayatın korunması, mülkiyet, sağlık, eğitim, kültürden
yararlanma, sosyal güvenlik gibi haklar da koruma altına alınmıştır.
**Ödevler ise, topluma, çocuk ve ebeveynlere ilişkin ödevlerle, oy verme, yasalara saygılı olma, topluma ve ulusa hizmet etme, vergi verme ve çalışma gibi ödevleri içerir.

Başlangıçta bu bildirinin hukuki bir bağlayıcılığı yoktu.*Günümüzde ise, İnter-Amerikan İnsan Hakları Mahkemesi bu metne normatif bir hukuki değer tanımaya başlamıştır.
**Bogota Şartı’nın insan haklarının korunması bakımından en önemli kurumu İnter-Amerikan İnsan Hakları Komisyonu’dur.
**Ancak günümüzde Bogota Şartı, İnter-Amerikan İnsan Hakları Komisyonu ve Amerikan İnsan Hakları Sözleşmesi ile onun temel organı olan İnter-Amerikan İnsan Hakları Mahkemesi iç içe geçmiş bir insan hakları koruma sistemi sunar.

İNTER-AMERİKAN İNSAN HAKLARI KOMİSYONU
Amerika kıtasında insan haklarının korunması amacıyla 1959 yılında İnter-Amerikan İnsan HaklarıKomisyonu’nun kurulmasına karar verilir. 1960 yılında bu Komisyonun tüzüğü kabul edilir ve 7 Komisyon üyesi seçilir.** Tüzüğün 9. maddesi Komisyona insan haklarının ilerletilmesi amacıyla birçok görev ve yetkiler vermektedir.

**1965 yılında yapılan değişiklikle Komisyon’a Amerikan İnsan Hakları Bildirisi’nde tanınan bazı hakların ihlal edildiği iddiası ile Taraf Devletlere karşı bireysel başvuru kabul etme yetkisi tanınır. Bu haklar şunlardır:
** Yaşama, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakları, hukuk önünde eşitlik ilkesi, din ve ifade özgürlükleri, keyfi tutmaya karşı korunma ve hukuka uygun bir usulde yargılanma hakları.
**Komisyonun tüzüğü 1970 yılında Buenos Aires Protokolü ile değiştirilir

**Komisyon, bir ADÖ Şartı organı olarak birçok görev ve yetkiye sahiptir.** İlk olarak Komisyon, insan hakları metinlerinin hazırlanmasında önemli görevler yüklenmiştir. Diğer yandan Komisyon, iç savaş, uluslararası silahlı çatışmalar, rehine krizleri gibi olaylarda önemli bir arabululucu ve insan haklarını koruyucu rol oynamıştır. Nihayet Komisyon’un en önemli görevi, devletlerle ilgili soruşturma ve incelemeler ile bireysel başvuruları değerlendirmektir.
**Devletlerle ilgili soruşturma ve incelemeler bir devlette insan hakları koşullarını incelemek için gerçekleştirilen bir usuldür. Komisyon, bireysel başvuruların sunulması ile bu usulü başlatabileceği gibi,özellikle hükümet dışı kuruluşların sunduğu güvenilir kanıtlara dayanarak da bu incelemeye karar verebilir.

**Bu usul, söz konusu devlette insan hakları konusunda sorunlar varsa bunlara dikkat çekme rolü görmekte ve ilgili devlet üzerinde belirli bir kamuoyu baskısı kurmayı amaçlamaktadır.
**Nitekim ADÖ Genel Kurulu’nun kabul edeceği bir kararın hukuken bir bağlayıcılığı yoktur. Böyle bir karar sadece siyasal ve ahlaki bir değer taşımaktadır.

**Komisyon tarafından 1960 yılında ilk ülke raporlarını hazırlanmıştır. O yıl, Komisyon Küba, Haiti ve Dominik Cumhuriyeti’ni incelemeyi kararlaştırmış; ancak, sadece Dominik Cumhuriyeti Komisyon’la işbirliği yapmıştır.Komisyon devletlerle ilgili ilk inceleme raporlarını bu ülkeler hakkında kabul etmiştir.

**Komisyon ilk başta sadece belirli sayıda temel haklarla ilgili bireysel başvuruları incelemekle yetkiliydi. Ancak tüzük değişiklikleri ile temel haklar arasında bu ayrım ortadan kalkmış ve Bildiri’de yer alan bütün haklar bakımından bireysel başvuru imkânı tanınmıştır.

AMERİKAN İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ’NİN KURDUĞU SİSTEM
**Amerikan İnsan Hakları Sözleşmesi, 20 Kasım 1969’da imzaya açıldı ve ADÖ üyesi 25 devletin onayı ile 18 Temmuz 1978’de yürürlüğe girdi. Sözleşme’ye taraf devletler şunlardır: Arjantin, Barbados, Bolivya, Brezilya, Şili, Kolombiya, Kosta Rika, Dominik, Dominik Cumhuriyeti, Ekvator, El Salvador, Grenada, Guatemala, Haiti, Honduras, Jamaika, Meksika, Nikaragua, Panama, Paraguay, Peru, Surinam, Uruguay ve Venezuela.

***Trinidad ve Tabago ise, önce Sözleşme’yi imzalamış ancak daha sonra Sözleşme’den çekilmiştir.
***A.B.D. ise, Sözleşme’yi imzalamıştır; fakat Senato henüz bu imza işlemini onaylamadığı için Sözleşme A.B.D. bakımından yürürlüğe girmemiştir.

**Sözleşme’ye daha sonra iki adet ek protokol kabul edilmiştir: 1999 yılında yürürlüğe giren Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar alanında Amerikan Sözleşmesi’ne Ek Protokol ve 1993 yılında yürürlüğe giren Ölüm Cezasının Kaldırılmasına Dair Protokol.

AMERİKAN İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ’NİN KORUDUĞU HAKLAR
Sözleşme şu hakları güvence altına almaktadır:
• Hukuki kişilik hakkı,
• Yaşama hakkı,
• İnsani muamele hakkı,
• Köleliğin yasaklanması,
• Kişisel özgürlük hakkı,
• Ceza normunun geriye yürümezliği,
• Yargı hatası halinde tazminat hakkı,
• Özel yaşama saygı hakkı,
• Din ve vicdan özgürlüğü,
• Düşünce ve ifade özgürlüğü,
• Cevap hakkı,
• Toplanma özgürlüğü,
• Örgütlenme özgürlüğü,
• Aile hayatına saygı hakkı,
• İsim sahibi olma hakkı,
• Çocuk hakları, 74
• Vatandaşlık hakkı,
• Mülkiyet hakkı,
• Seyahat ve oturma özgürlüğü,
• Yönetime katılma hakkı,
• Hukuk önünde eşitlik hakkı,
• Hukuki korunma hakkı.
**Sözleşme’de korunan bu haklar daha sonra ayrımcılık yasağı, hakların etkili korunması yükümlülüğü ve sosyal, ekonomik, kültürel ve eğitime ilişkin hakların yaşama geçmesi için somut tedbirler alma yükümlülüğü ile güçlendirilmiştir.
** Ayrıca ek protokollerle çalışma, sendika kurma ve grev, sosyal güvenlik ve sağlık, sağlıklı bir çevrede yaşama, beslenme ve eğitim, kültürden yararlanma, ailenin, çocuğun, yaşlıların ve engellilerin korunması hakları tanınmıştır.
**taraf devletlerin hakların korunması sistemi bakımından hem “pozitif” hem de “negatif” yükümlülükleri vardır.
**Sözleşme’nin 27. maddesi taraf devletlere savaş, kamusal tehlike ya da bağımsızlıklarını ya da güvenliklerini tehdit eden diğer olağanüstü hallerde haklara istisna getirme imkânı tanımaktadır.

SÖZLEŞME ORGANLARI
Sözleşme, İnter-Amerikan İnsan Hakları Komisyonu ve İnter-Amerikan İnsan Hakları Mahkemesi’nin kuruluşunu öngörmekte ve bu kurumlara taraf devletlerin ilgili haklara saygısını sağlamak konusunda yetkiler tanımaktadır. Ayrıca protokollerle Komisyona taraf devletlere görüş ve tavsiye verme yetkisi de tanınmıştır.

**Komisyon ve Mahkeme, yedişer üyeden oluşmakta ve her üye kişisel yetenekleri dikkate alınarak seçilmektedir. Komisyon üyeleri bütün ADÖ üyeleri tarafından seçilmektedir. Buna karşılık, Mahkeme üyeleri, sadece Sözleşme’ye taraf devletler tarafından seçilmektedir.

**Komisyon, hem ADÖ organı hem de Sözleşme organı olarak öngörülmüştür. Mahkeme ise, sadece Sözleşme organıdır.

**Komisyon Washington’da toplanmaktadır.
** Mahkeme ise, Kosta Rika’nın San Jose şehrinde bulunmaktadır. Her iki organ da daimi organlar değildirler; ancak, sürekli profesyonel bir kadroları bulunur.

BİR SÖZLEŞME ORGANI OLARAK İNTER-AMERİKAN İNSAN HAKLARI KOMİSYONU

**Komisyon’un görevleri Sözleşme’nin 41. maddesinde sayılmıştır. Bu çerçevede, önce bir Komisyon’un Mahkeme bakımından da kimi görevleri
vardır.
**Komisyon’un görevleri iki başlık altında incelenebilir: Komisyon’un bireysel ve devlet başvurularını inceleme yetkisi ve Komisyon’un Mahkeme önündeki görevleri.

a. Komisyon’un bireysel ve devlet başvurularını inceleme yetkisi

**Sözleşme, bireysel ve devlet başvurularını inceleme yetkisini Komisyon’a tanımıştır. Ancak, diğer birçok insan hakları sözleşmesinin aksine, Amerikan Sözleşmesi, başvuru yapma hakkını sadece bir ihlalin mağduru olduğu iddiasında bulunan kişilere tanımamıştır.
**Bir ihlalden mağdur olmasa da herhangi bir kişi veya kişi grubu ya da hükümet dışı kuruluş da Komisyon’a insan hakları ihlal edildiği iddiası ile başvuru yapabilir. Ayrıca bir taraf devlete karşı diğer bir taraf devlet de başvuru yapabilir.
Bir başvuru aşağıdaki koşulları taşıyor ise kabuledilebilir bulunabilir:
1- İç hukuk yolları tüketilmiş olmalıdır.
2- Başvuru iç hukuktaki son kararın mağdura tebliğinden itibaren altı ay içinde yapılmış olmalıdır.
3- Başvuru açıkça hukuki dayanaktan yoksun olmamalıdır.
4-Başvuru Komisyon tarafından daha önce incelenmiş bir konuyla aynı içeriğe sahip olmamalıdır.
5-başvuru başka bir uluslararası organa sunulmuş olup konuyla ilgili hiç bir yeni bilgi içermiyor ise, reddedilecektir.
6-Komisyon, dostane çözüm yoluyla başvurunun yarı-yargısal bir süreçle çözümü için de girişimlerde bulunmaktadır. Eğer bir başvurunun tarafları, o başvuruyu dostane çözüm yoluyla sona erdirmek konusunda uzlaşamazlarsa, Komisyon olayları ve hukuki sonuçlarını içeren bir rapor kabul etmektedir. Eğer bu rapor, bir hakkın ihlali sonucunu içeriyorsa, ilgili devlete iletilir. Bu rapor ayrıca ve genellikle Komisyon’un konu ile ilgili tavsiyelerini de içerir. İlgili devletin üç ay içinde bu tavsiyeler konusunda harekete geçmesi beklenir. Bu
üç aylık süre içinde ilgili devlet ya da Komisyon bu başvuruyu Mahkeme’ye de götürebilir. **Kişilere başvuruları Mahkeme’ye götürme hakkı tanınmamıştır.
**Komisyon’un kararlarının yasal etkisi konusunda Sözleşme’de bir hüküm yoktur. Bu kararların hukuki bağlayıcılığının olmadığı kabul edilir.

b. Komisyon’un Mahkeme önündeki görevleri
Sözleşme, Komisyon’a Mahkeme’ye başvuru gönderme ve Mahkeme önünde bu davalar hakkında görüşte bulunma yetkisini tanımaktadır. Komisyon’un Mahkeme önündeki yargılamaya katılma yetkisi, sadece kendisinin gönderdiği başvurular bakımından geçerli değildir. Komisyon, Mahkeme önündeki her davaya katılabilir.
**Komisyon, bu çekişmeli yargılamaya Sözleşme’nin kurduğu hukuki düzenin koruyucusu sıfatıyla katılır.
**Genel olarak bir davanın tarafları ihlal iddiasının mağduru ve ilgili devlettir.
**Komisyon’un taraf sıfatı sadece usuli anlamda tanınmıştır.
Komisyon, aynı zamanda Mahkeme’ye yargısal sorumluluklarını yerine getirmekte katkıda bulunan bir organdır.

OKUMALI:  AÖF 4.Sınıf ingilizce pratik notlar

İNTER-AMERİKAN İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
Mahkeme ilk olarak yargısal bir görev yapmaktadır. İkinci olarak ise, Mahkeme’nin danışma niteliğinde görüş verme yetkisi vardır.
a. Mahkeme’nin yargısal yetkileri
**Sözleşme’ye taraf olan devlet kendiliğinden Mahkeme’nin yargı yetkisini tanımış olmaz. **İlgili devletin ayrıca Mahkeme’nin yargı yetkisini tanıdığını beyan etmesi gereklidir. **Mahkeme’nin yargı yetkisini tanıyan devletler şunlardır: Arjantin, Barbados, Bolivya, Brezilya, Sili, Kolombiya,Kosta Rika,Dominik Cumhuriyeti,Ekvator, El Salvador, Guatemala, Haiti, Honduras,Meksika,Nikaragua,Panama,Paraguay,Peru, Surinam,Uruguay ve Venezüella.

Sözleşme’nin 61 (1). maddesi sadece taraf devletlere ve Komisyon’a Mahkeme’ye başvurma hakkıtanımaktadır. **O halde, bireylerin Mahkeme’ye başvurma hakkı yoktur.Ancak kendilerini ilgilendiren bir dava Mahkeme tarafından görülmekte ise, Mahkeme İç Tüzüğü kişilere bu davaya katılma imkânı tanımaktadır.
**Mahkeme önüne gelen bir başvuruda Mahkeme, Komisyon’un belirlediği olaylarla ya da hukuki nitelendirme ya da sonuçlarla bağlı değildir.
**Mahkeme’nin kararları kesindir ve herhangi bir itiraz mercii tarafından incelenmemektedir. **Mahkeme, eğer bir hakkın ihlal edildiği sonucuna varırsa, tazminat verme yetkisine de sahiptir.
**Mahkeme kararlarının yürütülmesi için Sözleşme özel bir mekanizma kurmamıştır. Mahkeme kabul etmiş olduğu bir kararın yürütülmesini ilgili ülkenin ulusal hukukuna da bırakabilir.
**Mahkeme’ninkararları ADÖ Genel Kuruluna sunulmaktadır.Genel Kurul, bir karara uymayan devlet aleyhine hukuki bağlayıcılığı olmayan tavsiye kararı kabul edebilmektedir.

**Amerikan Sözleşmesi, önemli insan hakları sözleşmeleri arasında insan haklarının korunması için tedbir alma yetkisini açıkça Mahkeme’ye tanıyan tek sözleşmedir.

**Mahkeme , kararlarında sıklıkla eski kararlarına, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi kararlarına, İşkenceyi Önleme Komitesi raporlarına ve diğer uluslararası kuruluşların rapor ya da kararlarına atıf yapmaktadır.

b. Mahkeme’nin danışma niteliğinde görüş verme yetkileri
**taraf devletlerin talebi üzerine Mahkeme, bir ulusal mevzuatın insan hakları sözleşmeleri ile uyumu hakkında da görüş verme yetkisine sahiptir.
**Mahkeme’nin hazırladığı bu danışma niteliğinde görüşler, ilke olarak, adından da anlaşılacağı gibi hukuki bağlayıcılığı olmayan görüşlerdir.
** Mahkeme’nin vermiş olduğu danışma niteliğinde görüşlerin belirli bir yargısal ağırlığa sahip olduğu belirtilebilir.

İNSAN HAKLARININ AFRİKA KITASINDA KORUNMA SİSTEMİ
**Afrika kıtasına ilişkin belge niteliğinde olan Afrika İnsan ve Halkların Hakları Şartı (Afrika Şartı), 27 Haziran 1981 tarihinde Afrika Birliği Örgütü (ABÖ) tarafından kabul edilmiş olup, 21 Ekim 1986 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Bu Şart, “Banjul Şartı” diye de adlandırılır.

**Afrika Şartı, Afrika kıtasında evrensel insan haklarının tanınması ve uygulanması amacıyla imzalanmıştır.Şart,ABÖ bünyesinde imzalandığı için sözleşmeye taraf olan devletler de yine bu organizasyonun üyesi olan Afrika ülkeleridir.
** ABÖ’nün bugün toplam 53 üyesi bulunmaktadır.
**Afrika Şartını ilk etapta 21 Ekim 1986 tarihinde 26 devlet onaylamıştı. 1 Ocak 1987 tarihi itibariyle sözleşmeyi imzalayan devletlerin sayısı 31’e çıkmıştı. 15 Temmuz 2009 itibariyle ise toplam 53 Afrikalı devletin bu sözleşmeye taraf olduğu görülmektedir.
** Şart’ta öngörülen hak ve yükümlülüklerin güvence altına alınması, Afrika’da insan ve halkların haklarının geliştirilmesi amacıyla ABÖ bünyesinde, 1987 yılında 11 kişilik Afrika İnsan ve Halklar Hakları Komisyonu kurulmuştur. Komisyon’un üyeleri Banjul’da (Gambia) toplanmaktadır.
***2001 yılında ABÖ yerini Afrika Birliği’ne bırakmıştır. 2008 yılında ise, bir Afrika İnsan ve Halklar Hakları Mahkemesi’nin kurulması kararlaştırılmıştır.

AFRİKA ŞARTININ KORUDUĞU HAKLAR VE ÖNGÖRDÜĞÜ ÖDEVLER

Afrika Şartı birçok bakımdan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Amerikan İnsan HaklarıSözleşmesi’nden farklıdır. Bu farklılıklar dört başlık altında toplanabilir:
• İlk olarak, Afrika Şartı sadece haklar öngörmekle yetinmez; aynı zamanda ödevleri de düzenler ve ödevlere Amerikan Sözleşmelerine oranla çok kuvvetli bir vurgu vardır.
• İkinci olarak Afrika Şartı, sadece bireysel hakları tanımakla yetinmez; ayrıca halkların haklarınıda öngörür.
• Üçüncü olarak, Şart medeni ve siyasal haklara ek olarak, ekonomik, kültürel ve sosyal hakları da güvence altına alır.
• Nihayet Afrika Şartı, taraf devletlere, Şart’ta güvence altına alınan haklara oldukça geniş
sınırlama ve kısıtlamalar getirme yetkisi vermektedir.
**Afrika Şartı,BM insan hakları metinleri ile Afrika devletlerinin geleneklerini harmanlamaktadır.Bu nedenle, insan hakları sözleşmelerinden çok,insan hakları paktlarına benzer
Şart birçok bireysel hakkı güvence altına alır. Bu hakların en önemlileri şunlardır:
• Her birey yasa önünde eşittir, insan varlığı dokunulmazdır.
• Her insan, yaşamına ve kişi bütünlüğüne saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.
• Hiç kimse özgürlük hakkından keyfi olarak yoksun bırakılamaz.
• Adil yargılanma hakkı öngörülmüştür.
• Her birey görüşlerini, hukuk çerçevesi içinde ifade etmek ve yaymak hakkına sahiptir.
• Her birey, hukuka uygun olarak serbestçe örgütlenme hakkına sahiptir.

**Şart’ta ayrıca mülkiyet hakkı, çalışma hakkı, eşit işe eşit ücret hakkı, sağlık hakkı, eğitim hakkı gibi yerleşmiş ekonomik ve toplumsal haklara yer verilmektedir. Ancak bu konularda devlete bu hakların etkili kullanımı için önemli görevler yüklemektedir.
**seyahat özgürlüğü, ülkeyi terk etme ve geri dönme hakkını tanır ve vatandaş olmayan
kişilerin ulusal, ırksal, etnik ya da dinsel gruplara yönelik topluca ülkeden çıkartılma gibi işlemleri yasaklar.
**Afrika Birliği devletleri birçok temel hakka ilişkin protokoller ve ek sözleşmeler kabul etmiştir. Bu belgelerden en önemlileri,
**2003 tarihinde kabul edilen ve 2005’te yürürlüğe giren Kadın Hakları Protokolü,
**1990’da kabul edilen ve 1999’da yürürlüğe giren Çocukların Refahı ve Hakları Hakkında Afrika Şartı, 1969’da kabul edilen ve;
**1974’te yürürlüğe giren Afrika’da Mültecilerin Sorunları Hakkında Sözleşme’dir.

**Afrika Şartı, devletlere savaş hali veya olağanüstü hallerde hakları askıya alma yetkisi tanımamaktadır.
**siyasal katılma hakkı öngörülmekle birlikte Şart’ta açıkça seçme ve seçilme hakkı öngörülmemiştir.
**Afrika Şartı, halkların haklarını içeren tek insan hakları belgesidir.
**Afrika Şartı’nın temel felsefesi, haklar ve ödevlerin birbirinden ayrılmaz bir gerçeklik olarak değerlendirilmesi üzerine kuruludur.

AFRİKA İNSAN VE HALKLAR HAKLARI KOMİSYONU
Komisyon’da farklı taraf devletlerden 11 üye vardır. Komisyon üyeleri bu şarta taraf devletlerin aday gösterdikleri kişiler listesinden, Devlet ve Hükümet Başkanları Meclisi tarafından gizli oy usulüyle seçilmektedir. Komisyon üyeleri altı yıllık bir süre için seçilirler ve yeniden seçilebilmeleri mümkündür.
Komisyon’un görevleri 45. maddede şu şekilde belirtilmiştir:

1. İnsan ve Halkların Haklarını geliştirmek ve özellikle
• İnsan ve halkların hakları alanında Afrika’nın sorunlarına ilişkin belge toplamak, çalışmalar
ve araştırmalar yürütmek, insan ve halkların hakları ile ilgili ulusal ve yerel kuruluşları
teşvik etmek, seminer, sempozyum ve konferanslar düzenlemek, bilgi yaymak ve gerektiği
hallerde, Hükümetlere görüşlerini sunmak ve tavsiyelerde bulunmak.
• Afrika Hükümetlerinin mevzuatlarına dayanak oluşturabilecek, insan ve halkların hakları
ve temel özgürlükleriyle ilgili hukuksal sorunların çözülmesini amaçlayan ilke ve kuralları
biçimlendirmek ve düzenlemek ve insan ve halkların haklarının geliştirilme ve
korunmasıyla ilgili diğer Afrikalı ve uluslararası kuruluşlarla işbirliği yapmak.
• İnsan ve halkların haklarının korunmasını Şartla belirlenen koşullar altında temin etmek.

2. Bir taraf devletin, Afrika Birliği’nin bir kuruluşunun ya da bu birlik tarafından tanınan bir Afrika örgütünün istemi üzerine, bu Şartın tüm hükümlerini yorumlamak.

3. Devlet ve Hükümet Başkanları Meclisi tarafından kendisine verilebilecek diğer işleri görmek.

İNSAN HAKLARI İHLALLERİNE KARŞI DEVLET BAŞVURUSU MEKANİZMASI
Afrika Şartı, insan hakları ihlalleri söz konusu olduğunda iki ayrı yöntem öngörmektedir.
1-)eğer bir devlet, Şart’a taraf diğer bir devletin Şart hükümlerini ihlal ettiği düşüncesinde ise, bu devlete resmi bir başvuru yapabilir. Bu başvurunun bir örneği Komisyon’a da iletilir. Bu başvuruya muhatap olan devletin, başvuruya yanıt vermek için üç ay süresi vardır. Diğer devletin ise, üç aylık süre içinde başvuruyu Komisyon’a taşıma imkânı vardır. Eğer bu başvuru Komisyon önüne gelmez ise, Komisyon’un bu durumda aktif bir rol oynaması mümkün değildir.
2-)Şart’a taraf bir devlet diğer bir devlet aleyhine doğrudan Komisyon önünde devlet başvurusu yapabilir.
Şimdiye kadar tek devlet başvurusu 1999 yılında Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin Burundi, Ruanda ve Uganda aleyhine yaptığı başvurudur. Bu başvuruda ilgili devletlerin askeri güçlerinin sınır ihlali yaptığı iddia edilmiştir. 2006 yılında Komisyon, bu devletlerin Afrika Şartı’nı ihlal ettiği sonucuna varmıştır.

İnsan Hakları İhlallerine Karşı Bireysel Başvuru Mekanizması
**Komisyon, yaygın insan hakları ihlalleri söz konusu olduğunda bir başvuruyu “özel dava” olarak nitelendirerek inceleyebilmekte ve gerekirse konuyu Afrika Birliği Meclisi’ne sevk edebilmektedir.
**Afrika Birliği Meclisi’nin karar vermesi halinde Komisyon, iddia edilen yaygın insan hakkı ihlallerini soruşturabilmekte ve konu ile ilgili rapor sunabilmektedir.
**Komisyon’un bireysel başvuru konusunda yetkilerini genişletme eğilimi içinde olduğunu da belirtmek yararlı olur. Bu çerçevede Komisyon, serbest seçimler, adil yargılanma, tutma koşulları, işkence, ölüm Cezası gibi konularda önemli kararlar kabul etmiştir.

Afrika İnsan Hakları ve Adalet Mahkemesi
**Afrika’da insan hakları alanında en önemli gelişme Temmuz 2008’de Afrika İnsan Hakları ve Adalet Mahkemesi’nin kuruluşuna ilişkin Protokol’un kabul edilmesidir.
** Bu Mahkeme’nin 16 yargıcı Afrika Birliği Yürütme Kurulu tarafından seçilmiştir. Ancak Mahkeme henüz yeterince devlet tarafından onay ve imza aşaması tamamlanmadığı için etkinliklerine başlamamıştır.
**Mahkeme’ye taraf devletler, Afrika Birliği Meclisi ve Meclisin yetkilendirdiği diğer organlar yargısal bir başvuru sunabilirler. Ayrıca Afrika Komisyonu, Çocuk Hakları ve Refahı Konusunda Uzmanlar Komitesi, birçok insan hakları kurumları ve hükümetdışı kuruluşlara da Mahkeme’ye başvurma imkanı tanınmıştır.
** Ancak bireylere ve genel olarak bütün hükümetdışı kuruluşlara Mahkeme’ye başvurma
imkanı açıkça tanınmamıştır.

İNSAN HAKLARININ AVRUPA KITASINDA KORUNMA SİSTEMİ
**İnsan haklarının Avrupa kıtasında korunması, öncelikle Avrupa Konseyi aracılığıyla gerçekleşmektedir.
**1999 Haziranı’nda Avrupa Birliği, Birliğin Temel Haklar Şartının hazırlanmasına karar vermiş ve bu Şart, 18 Aralık 2000’de ilan edilmiştir. Ancak bu Şart, üye devletler arasında işbirliği olmadığı için bir sözleşme olarak kabul edilmemiştir.
**AB mekanizması, AB’ne üye 27 devleti ilgilendiren bir sistem olmasına karşın Avrupa Konseyi, Avrupa kıtasının hemen hemen tümünü kapsayan bir insan hakları koruma sistemi kurmuştur.
**Avrupa Konseyi’nin temel varlık amacı insan haklarının korunması ve geliştirilmesidir. Bu çerçevede Avrupa Konseyi Mayıs 1949 Londra’da imzalanan Avrupa Konseyi Statüsü ile kurulan siyasi alandaki en önemli Avrupa örgütüdür.

** Avrupa Konseyi’ni 10 devlet kurmuştur. Türkiye aynı yılın Ağustos ayında
AK’ye katılmıştır. Bu süreci, 1989 yılında Berlin duvarının yıkılmasının ardından Doğu Avrupa ülkelerinin Avrupa Konseyi’ne katılması izlemiştir. Hâlihazırda AK’ne 47 devlet üyedir.

**AK’nin temel amacı hukukun üstünlüğü ilkesinin ve insan haklarının etkili korunmasının hayata geçirmektir. Bu nedenle, AK’ye üye olabilmek için her devletin öncelikle bu iki ilkeyi açıkça kabul etmişolması gereklidir.
**AK’nin insan hakları alanında en önemli belgesi kuşkusuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi olarak anılan, 4 Kasım 1950 tarihli İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi’dir.
Avrupa Konseyi, kuruluşundan bu yana insan haklarını etkili korumak amacıyla çeşitli sözleşmeler hazırlamış bazılarışunlardır:
• Avrupa Sosyal Şartı (1961).
• İşkenceyi ve İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele ya da Cezanın Önlenmesi Hakkında
Avrupa Sözleşmesi (1987).
• Bölgesel ve Azınlık Dilleri Hakkında Avrupa Şartı (1992).
• Ulusal Azınlıkların Korunması Hakkında Çerçeve Sözleşmesi (1995).
• İnsan Haklarının Korunması ve Biyotıp Sözleşmesi (1997).
• İnsan Varlığının Klonlanmasının Yasaklanmasına İlşikin Ek Protokol (1998).
• İnsan Kaçakçılığının Önlenmesine İlişkin Sözleşme (2005).

OKUMALI:  Osmanlı Kuruluş Dönemi’nde Yönetim Yapısı ders notları

**Kuruluşunu izleyen 15-20 yıllık dönem süresince, bünyesinde çeşitli alanlarda teknik işbirliği gerçekleştirilen ve aynı zamanda siyasi danışma olanağı da sağlayan Avrupa Konseyi’nin önemi gittikçe artmıştır.
** 70’li yıllardan itibaren Konsey, günümüzde Avrupa Birliği olarak adlandırılan Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun (AET) güçlü rekabetiyle karşılaşmıştır.
**AET, sahip olduğu geniş ekonomik imkânların da etkisiyle, Avrupa ülkeleri için öncelikli hedef haline gelmiştir. Bunun paralelinde siyasi ağırlığı da artmıştır. 70’li yıllardan 90’lı yıllara kadar Avrupa Konseyi AET’nun gölgesinde kalmıştır.

**Konsey, eski etkinliğine, SSCB’nin yıkılması sonrasında gerçekleşen genişleme süreci ile kavuşmuştur. Kuruluş, bağımsızlıklarına kavuşan eski Doğu Bloku ülkelerinin katılımıyla hızlı bir genişleme sürecine girmiştir.
**AK, insan haklarının korunması amacıyla, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kurumları dışında başka kurumlar da oluşturmaktadır. Bu kurumlardan en önemlileri;
1-İnsan Hakları Komiserliği, Irkçılığa ve Hoşgörüsüzlüğe karşı Avrupa Komisyonu (ECRI), 2-Avrupa İşkenceyi ve İnsanlık Dışı veya AşağılayıcıMuamele ya da Cezayı Önleme Komitesi (CPT)
3-Avrupa Sosyal Şartı’nın öngördüğü kurumlardır.
1-İnsan Hakları Komiserliği
**İnsan Hakları Komiserliği 7 Mayıs 1999’da kurulmuştur.
** AK Bakanlar Komitesi’nin gösterdiği adaylar arasından altı yıl sureyle Parlamenter Meclisi tarafından seçilen Komiser, insan hakları alanında bağımsız ve tarafsız bir statüde görev yapmaktadır.
** Komiser, üye ülkelerde insan hakları eğitimi ve bilincini artırmakla yükümlüdür. Bunun yanında, AİHS ve Konsey’in tavsiyeleri ile Bakanlar Komitesi’nin kararlarına üye ülkelerin tam ve etkili bir şekilde saygı göstermelerini sağlamakla da yükümlüdür.
**Komiserin yasal bir yaptırım gücü bulunmamaktadır.
**Komiser’in ana görevi insan hakları ihlallerini önleyici tedbirler almaktır. Bu nedenle, Komiserliğe bireysel veya grup başvurusu yapmak mümkün değildir.

2-Irkçılık ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu
**Avrupa Konseyi bünyesinde, ırkçılıkla mücadele konusunda Irkçılık ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu (ECRI) kurulmuştur.
**Bu birim, ilk olarak 1993 yılında Viyana’da Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nde ortaya fikir olarak çıkmış ve daha sonra 1997 yılında Strazburg’daki ikinci zirvede, ilkelere bağlanmıştır.
** ECRI, ırkçılık, yabancı düşmanlığı, antisemitizm (Yahudi düşmanlığı) ve hoşgörüsüzlükle (ırk, ten rengi, dil, din, uyrukluk ya da etnik köken temelindeki ayrımcılıklar da dâhil olmak üzere) mücadele etmeyi amaçlar ve kuruluşu herhangi bir uluslararası sözleşmeye dayanmamaktadır.
** ECRI, hükümetler tarafından atanan bağımsız üyelerden oluşmakta ve her türlü hoşgörüsüzlüğe karşı hukuki ve siyasi güvenceleri güçlendirmek için çalışmaktadır.
ECRI, ülke raporları aracılığıyla Avrupa Konseyi’ne üye ülkeleri çalışma alanı çerçevesinde
izlemektedir.
**önce ECRI tarafından o ülke hakkında hazırlanan raporlarda yer alan tavsiye kararlarının ne derece uygulandığı ve hayata geçirildiği de değerlendirilir. Hazırlanan her raporun öncesinde, hakkında rapor hazırlanacak ülke bir ECRI Raportörü tarafından ziyaret edilir.
***Türkiye hakkında bugüne kadar 1999, 2001, 2004 ve 2011 yıllarında olmak üzere dört rapor hazırlanmıştır.

**ECRI, ülke raporlarının dışında Avrupa Konseyi üyesi ülkelere yönelik genel politika tavsiye kararlarıalabilmektedir.. Bugüne kadar 12 Genel Politika Tavsiyesi yayınlanmıştır.

**Raporu hazırlayanlar arasında her üye devletten kişiler bağımsız olarak bulunurlar. Eğer
ilgili devlet açıkça karşı çıkmaz ise, bir devlet hakkinde hazırlanan rapor ilgili devlete raporun intikalinden sonra iki ay içinde kamuya açıklanır.

3-Avrupa İşkenceyi ve İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele ya da Cezayı Önleme Komitesi (CPT)
**Avrupa Konseyi, 1987 yılında Avrupa İşkenceyi ve İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele ya da Cezanın Önlenmesi Sözleşmesini kabul etmiştir.
** Bu sözleşme, 1 Şubat 1989 tarihinde yürürlülüğe girmiştir.
**Sözleşmenin, bağımsız hukuk normları yaratmak gibi bir amacı yoktur.
**Avrupa İşkenceyi Önleme Sözleşmesi ile Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) oluşturulmuştur.
**Bu komitede, Üye Devletlerden her biri birer kişiyle temsil edilmektedir.
** CPT’ye seçilen üyelerin yüksek ahlaki değerlere sahip, tarafsız, bağımsız ve alan çalışması yapabilecek vasıfta kişiler olması gereklidir.

**CPT, Avrupa Konseyi üyesi ülkelere kısmen düzenli aralıklarla, kısmen de kısa süreli ve özel amaçlı ziyaretler yapar. CPT ziyaretinde, heyette CPT üyeleri, tıp, hukuk veya diğer alanlarda uzman kişiler, çevirmenler ve CPT Sekreterya üyeleri bulunur.
**Heyetler, ziyaret ettikleri ülkenin Yetkili Makamlarınca özgürlüklerinden mahrum bırakılmış kişileri ziyaret ederler.
**CPT’nin bütün çalışmaları, işbirliği ve gizlilik esasına dayanır.
**CPT raporları ve devletlerin yanıtları gizli belgelerdir. Ancak Taraf Devlet hem raporları hem de yanıtları yayınlamaya karar verebilir.
**CPT’nin polis gözetimi altında tutulan kişiler için savunduğu güvencelerden üçü şunlardır:
1• Özgürlüğünden mahrum edilen kişinin, arzu ettiği takdirde derhal üçüncü bir kişiyi (bir aile
üyesini) tutukluluk halinden haberdar etme hakkı,
2• Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişinin hemen avukata erişebilme hakkı,
3• Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişinin derhal bir doktora, arzu ettiği takdirde kendi istediği bir doktora erişebilme hakkı.
**CPT yetkili makamların kendilerine iletilen her tür kötü muamele iddialarını incelikle araştırması ve gerekli olduğunda uygun cezayı uygulaması olduğunu vurgulamıştır.

Avrupa Sosyal Şartı
**İnsan Haklarını güvenceye alan diğer bir Avrupa Konseyi antlaşması Avrupa Sosyal Şartı’dır.
** Bu belge, özellikle sosyal hakları güvence altına almakta ve Taraf Devletlerin bu haklara saygısını sağlamak amacıyla bir denetim sistemini öngörmektedir.
**Yakın geçmişte (1996) yenilenen Şart, Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı adını alarak 1999 tarihinde yürürlüğe girmiş ve giderek 1961 tarihli ilk Şart’ın yerini almaya başlamıştır.
**Türkiye, Avrupa Sosyal Şartı’nı, 1961 yılında imzalamış, 1989 tarihinde onaylamıştır. **Türkiye,2007 yılında Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı’nın birçok hükmünü kabul etmiştir.
**Avrupa Sosyal Şartı’nın denetim organı Avrupa Sosyal Haklar Komitesi’dir.
**Komite, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından seçilen üyelerden oluşur. Komite’nin görevi, taraf devletlerin Şart’ta yer alan maddelere uyumunu değerlendirmektir. **Bu görevin yerine getirilmesinde, hem rapor sunma usulü hem de şikâyet usulü kullanılır.
**Şart’a taraf olan devletler, onayladıkları hükümlere ilişkin iki yılda bir Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği’ne ülke raporları sunarlar.
**Avrupa Sosyal Haklar Komitesi tarafından incelenen raporlarla,Taraf Devletin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği “hukuken” incelenir.
** Komite inceleme sonucu olumlu ya da olumsuz bir sonuca varır. Söz konusu bu karar “tespit” niteliğindedir. Komite’nin hazırladığı bu metinler “Kararlar” başlığı altında yayınlanır ve bu sonuçlar kamuya açıktır.

***başvuru yapma yetkisi olan örgütler, genel olarak, şunlardır:
• Avrupa Konseyi nezdinde katılma yetkisi tanınmış ve bu amaçla hazırlanan listeye Hükümet
Komitesi tarafından kaydedilmiş olan hükümet dışı kuruluşlar,
• İlgili devletin sendikaları ve işveren örgütleri;
• Ulusal hükümet dışı kuruluşlar (Ulusal gönüllü kuruluşlar, ancak bu hak açıkça tanınmış
olmalıdır).
**Şikâyet Komite tarafından incelenir, biçim koşulları yerine getirilmiş ise Komite dilekçenin kabul edilebilirliğine karar verir. Şikâyet kabul edilebilir bulunduğu takdirde taraflar arasında karşılıklı dilekçe değişimi yoluyla oluşan bir yazılı usul izlenir. Komite’nin herkese açık bir sözlü toplantı düzenleme olasılığı da bulunmaktadır. Komite daha sonra şikâyetin esası hakkında bir karar alır. Bu karar taraflara ve Bakanlar Komitesi’ne bir raporla bildirilir, rapor en geç bildirimini izleyen dört ay içinde kamuya açıklanır.
**Şart’ın öngördüğü ikinci organ olan Hükümetler Komitesi, Taraf Devletlere yöneltilecek tavsiyeleri tespit eder ve bunun sonucunda da Bakanlar Komitesi, hazırlanan “Bakanlar Komitesi Raporu”nu göz önüne alarak taraf devlete yönelik tavsiye kararları alır.

Şart’ın Güvenceye Aldığı Haklar
1-Konut hakkı:
• belli yeterlilik düzeyinde ve elverişli maliyette bir konutta oturabilmek;
• yeri yurdu olmayanların sayısının azaltılması; yoksul ve/veya dar gelirli kesimlere yönelik bir konut siyaseti;
• konuttan çıkarılma tehlikesini azaltacak usullere başvurulması;
• yabancıların sosyal konutlardan ve konut yardımlarından eşitlik içinde yararlanmaları;
• ailelerin ihtiyaçları doğrultusunda yeni konut yapımı ve konut yardımı.

2-Sağlık hakkı:
• halkın tümünün yararlanabileceği etkili sağlık hizmetleri yapısı;
• sağlıklı bir çevre güvencesini kapsar biçimde hastalıkları önleyici siyaset izlenmesi;
• çalışma hayatında güvenlik ve sağlık amacıyla hukuken ve fiilen çalışma ortamındaki
tehlikelerin ortadan kaldırılması;
• anneliğin korunması.

3-Eğitim hakkı:
• ücretsiz ilk ve orta öğretim;
• ücretsiz ve etkili mesleğe yönlendirme hizmetleri;
• başlangıçta mesleki öğretim (genel orta öğretim ve mesleki öğretim), üniversite düzeyinde
yüksek öğretim ve üniversite dışı yüksek öğretim, sürekli ve mesleki öğretim;
• yerleşik yabancıların yararlanması amacıyla özel tedbirler;
• özürlü çocukların okula yerleştirilmesi;
• özürlü kişilerin eğitimden ve mesleki öğretimden yararlanması.

4-Çalışmaya ilişkin haklar:
• zorla çalıştırmanın yasaklanması;
• çocuk çalıştırmanın yasaklanması;
• 15 ve 18 yaş arasında özel çalıştırma koşulları;
• hayatını serbestçe girdiği bir işte çalışarak kazanma hakkı;
• tam çalıştırmayı sağlama amacıyla ekonomik ve sosyal siyaset izlenmesi;
• ücret ve çalışma süresi konusunda adil çalışma koşulları;
• manevi ve cinsel saldırıya karşı korunma hakkı;
• sendikalar ve işveren örgütleri kurma özgürlüğü ve bunlara üye olma veya olmama konusunda bireysel özgürlük;
• iki taraflı danışma, toplu görüşme, uzlaşma ve seçimlik hakemliğin geliştirilmesi;
• işine son verilmesi durumunda korunma;
• grev hakkı;
• özürlülerin iş bulmadan yararlanması.

5-Hukuki ve sosyal koruma hakkı:
• çocuğun hukuki durumu;
• genç suçluların ıslahı;
• kötü muamele ve şiddete karşı koruma;
• emek sömürüsünün (cinsel ve sair) her biçimiyle yasaklanması;
• ailenin hukuken korunması (eşler arasında eşitlik ve çocuklara eşit muamele, eşlerin ayrılığı
durumunda çocukların korunması);
• sosyal güvenlik, sosyal yardım ve sosyal hizmetlerden yararlanma hakları;
• yoksulluk ve toplum dışı kalmaya karşı korunma hakkı;
• çalışanların çocuklarına bakılması;
• yaşlı kişiler yararına özel tedbirler alınması.
6-Kişilerin dolaşımına ilişkin haklar:
• aile birleştirme hakkı;
• vatandaşların yurtdışına çıkış hakkı;
• sınır dışı etmede usul güvenceleri;
• göçmen işçiler hakkındaki işlemlerin basitleştirilmesi.
7-Ayrımcılık yasağı:
• kadın ve erkeklerin eşit muamele görme ve çalıştırmada fırsat eşitliği hakkı;
• vatandaşlar ve yasal olarak çalışan ve/veya yerleşik olan yabancılar için, ırk, cinsiyet, yaş, renk, dil, din, kanaat, ulusal aidiyet veya sosyal menşe, sağlık durumu veya bir ulusal azınlığa mensup olup olmama gözetilmeksizin Şart’ta belirtilen hakların güvenceye alınması;
• aile sorumlulukları üzerine kurulu ayrımcılığın yasaklanması;
• toplumla bütünleşme ve toplum hayatına katılma konusunda özürlülerin hakları.

İlk yorumu siz yapın

Yorum yapın

E-posta adresiniz başkaları tarafından gözükmeyecektir.