İdari Yargı Hakimlik Sınavları Vergi ve Maliye Soruları

 

 

İDARİ YARGI HAKİMLİK SINAVI VERGİ

ve

MALİYE SORULARI

 

 

 

 

 

 

 

Aşağıdakilerden hangisinin konut istisnasından yararlanma hakkı vardır?

A) Beyan yoluyla vergilendirilen ticari kazanç sahipleri

B) Beyan yoluyla vergilendirilen zirai kazanç sahipleri

C) Beyan yoluyla vergilendirilen menkul sermaye iradı sahipleri

D) Beyan yoluyla vergilendirilen serbest meslek kazancı sahipleri

E) Konut kira gelirini beyan etmeyen mükellef

YANIT C

Konut istisnası, diğer bir adıyla mesken istisnasından yararlanmanın koşulları :

Kiraya verilen binanın mesken olarak kullanılması

Mesken kira geliri olan mükellefin başka bir ticari, zirai ve mesleki geliri dolayısıyla yıllık beyanname vermemesi

Mesken kira gelirini beyan etmesi gerekir.

Aşağıdakilerden hangisi kurumlar vergisi mükellefi değildir?

A) Kooperatifler

B) Banka şubesi

C) İktisadi kamu müesseseleri

D) Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler

E) İsteğe bağlı olarak iş ortaklıkları

YANIT B

Kurumlar Vergisi Mükellefleri : (Kurumlar Vergisi Kanunu 1. madde)

Sermaye şirketleri

Anonim şirket

Limited şirket

Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket

Menkul kıymet yatırım fonları

Kooperatifler

İktisadi kamu müesseseleri

Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler

İş ortaklıkları

Bankaların her bir şubesi ayrı ayrı kurumlar vergisine tabi olmaz. Banka kendi tüzel kişiliği adına tek bir vergi mükellefi olur.

Sakatlık indiriminden (veya özürlü şahıs indirimi) yararlanma hakkı olmayan mükellef aşağıdakilerden hangisidir?

A) Zirai kazanç sahipleri B) Ücretliler

C) Bakmakla yükümlü olduğu kişiler arasında sakat bulunan ücretliler

D) Serbest meslek erbabı

E) Basit usulde vergilendirilenler

YANIT A

Sakatlık indirimi (Gelir Vergisi Kanunu 31. madde) :

Sakatlık indirimi oranları : Çalışma gücünün en az % 80’ini kaybetmiş olanlar 1. derece sakat ; çalışama gücünün en az % 60’ını kaybetmiş olanlar 2. derece sakat ; çalışma gücünün en az % 40’ını kaybetmiş olanlar 3. derece sakat kabul edilir.

Sakatlık indiriminden, ücretliler ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişiler arasında sakat bulunan kişiler, serbest meslek erbabı ve basit usulde vergilendiri-lenler yararlanır.

Gelir vergisinde özellikle menkul sermaye iratlarında “indirim oranı”nın hesabı nasıl yapılır?

A) Devlet İstatistik Enstitüsü toptan eşya fiyat endeksine göre

B) Yeniden değerleme oranına göre

C) Devlet tahvili ve hazine bonosuna faizlerine göre

D) Yeniden değerleme oranının Devlet İstatistik Enstitüsü toptan eşya fiyat endeksi oranına bölünmesiyle

E) Yeniden değerleme oranının devlet tahvili ve hazine bonosu faiz oranına bölünmesiyle

YANIT E

İndirim oranı: Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre, o yıl tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranının aynı dönemde devlet tahvili ve hazine bonosu ihalele-rinde oluşan bileşik ortalama faiz oranına bölünmesiyle Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilir.

Bu şekilde indirim oranı uygulanarak bulan tutar menkul sermaye iratlarının beyanı sırasında indirim olarak kabul edilir.

“Telif kazançları istisnası” aşağıdaki gelir çeşitlerinden hangisiyle ilgilidir?

A) Ticari kazanç B) Ücret

C) Serbest meslek kazancı D) Gayrimenkul sermaye iradı

E) Diğer kazanç ve irat

YANIT C

Telif hakkı yeni yaratılmış olan bir eser üzerinde doğan haktır ve Gelir Vergisi Kanunu’nun 18. maddesinde serbest meslek kazançları kısmında anlatılmıştır.

Telif kazançları istisnasından yararlanacak olanlar : Eserin müellifi, mütercimi, heykeltıraşı, hattatı, ressamı, bestekarı, mucitleri ile bunların kanuni mirasçılarıdır.

Kanuni mirasçılar: Eser sahibinin eşi, füruu, ana babası, bunların füruu, büyük baba büyük ana ile bunların fürudur. Kanuni mirasçılar dışında kalan mansup mirasçılar bu istisnadan yararlanamaz.

İstisna konusu eserler : Kitap, resim, heykel, nota, şiir, hikaye, roman, makale, röportaj, karikatür, film, video bant radyo ve televizyon senaryosu ve oyunu, bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar yazılımı, vb. (Yapılan tercüme eser sayılmaz.)

Aşağıdakilerden hangisi beyanname üzerinden yapılabilen (gelir olması du-rumunda yapılabilen) indirimlerden biri değildir?

A) Amortismanlar B) AR – GE giderleri

C) Bağışlar D) Zararlar E) Şahıs sigorta pirimleri

YANIT A

Gelir Vergisi Kanunu’nun 87,88, ve 89, maddelerinde belirtildiği üzere beyan-name üzerinden yapılan indirimler şunlardır :

Zararlar

Aynı yılın zarar mahsubu

Geçmiş 5 yılın zarar mahsubu

Şahıs sigorta primi

Mükellefin kendisine, eşine ve çocuklarına ait hayat, sakatlık, hastalık, analık, doğum gibi sigorta primleri gelirden indirilebilir.

Sigorta primlerinin gelirden indirilebilmesinin şartları :

Primi ödeyen tam mükellef olmalı,

Beyan edilen gelirin % 5’ini aşmamalı,

Merkezi Türkiye’de bulunan veya Türkiye’de kurulu bir sigorta şirketiyle sözleşme yapılmalı

Primler gelirin elde edildiği yıl ödenmeli,

Gelirden ayrıca indirilmiş olmamalı.

Ayrıca Bağ-Kur’a ödenen giriş keseneği ve sigorta primleri de beyan edilen gelirden indirilebilir.

Bağış ve yardımlar

Beyan edilen gelirin % 5’ini aşmamalı, (Kalkınmada öncelikli yörelerde % 10’unu aşmamalı) Kamu okulları, üniversiteler ve depremden zarar gören-lere yapılan bağış ve yardımlarda tamamı indirilebilir.

Kamu kuruluşlarına veya kamuya yararlı organizasyonlara yapılmalı,

Makbuz karşılığı yapılmalıdır.

Sakatlık indirimi.

Sakatlık indiriminden sadece ücretliler değil, basit usulde vergilendirilen tüccar, küçük sanat, imalat, tamirat işi ile uğraşanlar, ailesinde bakmakla yükümlü olduğu özürlü bulunan serbest meslek erbabı ile ücretlilere de uygulanır.

Araştırma geliştirme giderleri

Mükelleflerin işletmeleri bünyesinde gerçekleştirdikleri yeni teknoloji ve bilgi arayışına yönelik araştırma geliştirme harcamalarının % 40’ı indirim olarak kabul edilir.

Aşağıdakilerden hangisi ithalat üzerinden alınan vergilerden biri değildir?

A) Gümrük vergisi B) Rıhtım resmi

C) Motorlu taşıtlar vergisi D) Taşıt alım vergisi

E) Katma değer vergisi

YANIT C

Motorlu taşıtlar vergisi servet üzerinden alınan bir vergidir. İlgili yerlere kendi adına kayıt ve tescil yaptırmış olan gerçek ve tüzel kişiler bu verginin mükellefi olur.

Aşağıdaki işlemlerden hangisinde KDV istisnasından vazgeçme hakkı kullanılarak KDV’ye tabi olma talebinde bulunulabilir?

A) Kamu kuruluşunun eğitim hizmeti

B) Kamu kuruluşunun yurt hizmeti

C) Askeri fabrikanın amacına uygun mal teslimi

D) Bankacılık işlemleri

E) Yapı kooperatifinin üyelerine konut teslimi

YANIT E

KDV’deki İstisnalar :

İhracat istisnası Bu istisnadan yararlanılabilmesi için malın 3 ay içerisinde ihraç edilmesi gerekir.

Araçlar ve Petrol Aramaları İstisnası

Taşımacılık İstisnası Uluslararası taşımacılık yapan yabancılara getirilen istisnadır.

Diplomatik İstisnalar Aslında bu bir muafiyettir. Karşılıklı olma şartı aran-maktadır.

İthalat İstisnası Burada bütün ithal edilen mallar istisna kapsamında değil-dir. Örneğin gümrük vergisinden istisna olan bir mal için KDV alınmaz.

Sosyal ve Askeri Amaçlı İstisnalar, Kültür ve Eğitim Amaçlı İstisnalar Bu istisnadan yararlanan kuruluşlar kamu idare ve müesseseleri ile kamuya yararlı faaliyette bulunan kuruluşlardır ve ayrıca askeri kuruluşlardır.

İstisnadan Vazgeçme

İstisna sınırları içerisine giren mükellefler isterlerse, ilgili vergi dairesine baş-vurarak vergiye tabi olmayı talep edebilirler. İstisna KDV’deki vergi indirimi olanağını ortadan kaldırdığı için mükellefler istisnadan vazgeçmek isteyebilirler. İstisnadan vazgeçen mükellefler 3 yıl geçmedikçe tekrar istisnadan yararlanma talebinde bulunamazlar.

Aşağıdaki KDV istisnalarından hangisi tam istisna – kısmi istisna sınıflamasında kısmi istisna özelliğini taşır?

A) İhracat istisnası B) Eğitim amaçlı istisna

C) Diplomatik istisna D) Taşımacılık istisnası

E) Petrol arama faaliyetleri istisnası

YANIT B

Kurumlar vergisinde geçici vergi kaçar aylık dönemler itibariyle ödenir?

A) Altışar aylık B) Beşer aylık

C) Dörder aylık D) Üçer aylık

E) İkişer aylık

YANIT D

Geçici ( Peşin ) Vergi : Üçer aylık kazançlar üzerinden hesaplanan geçici vergi Şubat, Mayıs, Ağustos, Kasım aylarının 10. günü akşamına kadar beyan edilip, 17. günü akşamına kadar ödenir. Takip eden dönemde hesaplanacak kurumlar vergisinden mahsup edilir.

Geçici verginin alınmasının sebepleri :

Vergiyi doğuran olay ile verginin ödenmesi arasındaki süreyi kısaltmak,

Enflasyon nedeni ile vergi idaresini mağdur etmemek,

Yıllık beyannameli mükelleflerle diğerleri arasındaki adaleti sağlamak.

Serbest meslek faaliyetine başlayan ancak bu faaliyetini vergi idaresine bildirmeyen mükellefin eylemi aşağıdaki vergi suçlarından hangisini oluşturur?

A) Kaçakçılık B) Özel usulsüzlük

C) Genel usulsüzlük D) Kaçakçılığa teşebbüs

E) İştirak

YANIT C

Vergi Usul Kanunu’nun 352. maddesine göre işe başlamanın zamanında bildirilmemesi genel usulsüzlük suçu olarak olarak değerlendirilir.

Küçüklerin vergi yükümlülüğünü aşağıdakilerden hangisi yerine getirir?

A) Fiili mükellef                 B) İradi temsilci

C) Kanuni temsilci D) Vergi yüklenicisi

E) Küçüklerin vergi yükümlülüğü olmaz

YANIT C

Tüzel kişiler, küçük ve kısıtlıların  vergi mükellefi olmaları halinde, bunlara düşen ödevleri kanuni temsilcileri  yerine getirir.

Vergi Usul Kanununa göre, gider pusulası düzenleme yükümlülüğü aşağıdaki işlemlerden hangisi için öngörülmüştür?

A) Ticari kazanç erbabının tüketiciden mal alması durumunda

B) Ticari kazanç erbabının çiftçiden mal alması durumunda

C) Ticari kazanç erbabının serbest meslek erbabından mal alması durumunda

D) Ticari kazanç erbabının vergiden muaf esnaftan mal alması durumunda

E) Ticari kazanç erbabının basit usulde vergilenenlerden mal alması

durumunda

YANIT D

Gider Pusulası: Vergiden muaf esnafa yaptırılan işler veya onlardan alınan mallar için düzenlenir ve malı satana imzalatılır.

Vergi hukuku açısından vergilendirmeyi ilgilendiren belgelerin saklanması gereken süre kaç yıldır?

A) 1 B) 2 C) 3                        D) 4                       E) 5

YANIT E

Vergi Usul Kanunu’na göre defter ve belgelerin düzenlendikleri yılı izleyen takvim yılı başından itibaren 5 yıl süreyle saklanması zorunludur.

15.Aşağıdakilerden hangisi vergi yargılamasında geçerli ilkelerden biri değildir?

A) Yazılılık ilkesi B) Kıyas yasağı

C) Yemin yoluna başvurulması D) Delil serbestisi

E) Kendiliğinden araştırma ilkesi

YANIT C

Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesi B fıkrası:  “Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti –yemin hariç- her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi olmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz”

Vergi idaresi yaptığı inceleme sonucu mükellef A’ya vergi ziyaı cezası kesmiştir. A’nın eylemi aynı zamanda kaçakçılık suçunu da oluşturmaktadır. İdare cezalı tarhiyat işlemi yaparak A’ya tebliğ etmiştir.

Buna göre, A bu işleme karşı aşağıdaki yollardan hangisine başvuramaz?

A) Vergi idaresine itiraz başvurusu

B) Vergi mahkemesine dava açma

C) Cezada indirim talebinde bulunma

D) Uzlaşma talebinde bulunma

E) İstenilen vergi ve cezaları ödeme

YANIT D

İkmalen, resen ve idarece tarh edilen vergiler ve bunlara kesilen vergi ziyaı cezaları için uzlaşmaya başvurulabilir. Kaçakçılık suçu için kesilen vergi ve vergi ziyaı cezaları için uzlaşma yapılamaz. Yani hapis cezasını gerektiren fiiller için uzlaşma yolu kapalıdır.

15.01.2001 tarihinde ölen gelir vergisi mükellefi A’nın mirasını kabul eden mirasçıları, A’nın gelir vergisi beyannamesini hangi tarihe kadar vermek zorundadırlar?

A) 15.02.2001 B) 15.03.2001

C) 15.04.2001 D) 15.05.2001

E) 15.06.2001

YANIT D

Vergi mükellefinin ölümü halinde, vergi ödevlerini mirası reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılarına geçer. Mirasçılar 3 ay içerisinde mirası reddedebilirler. Yani bildirme ve beyanname verme süresine 3 ay eklenir.

Ancak “gelir vergisinde” ölüm nedeniyle beyanname ölüm tarihinden itibaren 4 ay içerisinde verilmelidir.

Aşağıdakilerden hangisi vergi borcunun tecil edilebilmesi için aranan şartlardan biri değildir?

A) Doğal afette mal varlığının en az 1/3’ünün kaybedilmesi

B) Teminat gösterilmesi

C) Tecil faizi ödenmesi

D) Hacze gidilmesi halinde çok zor durumda kalınabilecek olunması

E) Nakit sıkıntısı içinde bulunulması

         YANIT E

Tecil: Kamu alacağının ertelenmesi olarak ta bilinen tecilden yararlanabilmeleri için mükelleflerin teminat göstermesi gerekir. Doğal afet nedeniyle mal varlığının 1/3’ünü yitiren mükellefler kamu borcunu ödeyemeyebilirler. Alacaklı kamu idaresi kamu alacağını haciz yoluyla tahsiline başvurduğunda borçlunun çok zor durumda kalacağını düşünerek kamu alacağını faiz talep ederek tecil eder.

Mükellef A 1999 yılı gelirleri ile ilgili gelir vergisi beyannamesini vermeyerek vergi ziayına yol açmıştır.

Buna göre, ziyaa uğratılan verginin tahakkuk zamanaşımına uğrama tarihi aşağıdakilerden hangisidir?

A) 31.12.2003 B) 31.12.2004

C) 31.03.2003 D) 31.03.2004

E) 31.03.2005

YANIT B

Tahakkuk zamanaşımı, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarihi izleyen takvim yılının başından itibaren  5 yıl içerisinde tarh ve tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.

Tahakkuk zamanaşımı süresi dolduktan sonra, vergi yönetimi inceleme yapma yetkisini yitirir.

Tahsil zamanaşımı, kamu alacağı vadesini izleyen takvim yılının başından itibaren 5 yıl içerisinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Örneğin, vade tarihi 30 Nisan 2005 olan vergi borcuna ilişkin zamanaşımı süresi 1.1.2006 tarihinden itibaren işlemeye başlar ve 31.12.2010 tarihinde zamanaşımı süresi dolar.

Tahsil zamanaşımı süresi dolduktan sonra, kamu borçlusuna ödeme emri gönderilemez, kamu alacaklısı borçluya karşı cebri icra yetkilerini kullanamaz. Zamanaşımına uğramış vergi borçları mükellef tarafından kendi rızasıyla ödenmek istenirse, bu ödeme kabul olunur.

Kahvede içtiği çay için fiş almayan tüketiciye öngörülen ceza aşağı-dakilerden hangisidir?

A) Birinci derecede genel usulsüzlük cezası

B) İkinci derecede genel usulsüzlük cezası

C) Kahveciye verilen cezanın beşte biri

D) Kahveciye verilen cezanın aynısı

E) Ceza öngörülmemiştir

YANIT C

Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinde özel usulsüzlük suçlarından bahse-dilmiştir. Bu maddenin 3. bendinde fatura, gider pusulası, müstahsil makbuz, ser-best meslek makbuzu, perakende satış fişi, giriş ve yolcu taşıma fişi, ödeme kay-dedici cihaz fişi almadıkları tespit edilen tüketicilere bu belgeyi düzenleyip vermeyen mükellefe verilecek cezanın 1/5’i uygulanır demektedir.

Aşağıdaki eylemlerden hangisi için hapis cezası uygulanmaz?

A) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapılması

B) Çift defter kullanılması

C) Görevli memurun ikazına rağmen aracın durmaması

D) Belgelerin asıl veya suretlerinin sahte olarak düzenlenmesi

E) Belgelerin Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmadığı halde basılması

YANIT C

Kamusal nitelik taşıyan ceza hukuku anlamında vergi suçları, kamu düzenini bozucu nitelikteki fiillerin ortaya çıkardığı suçlardır. Bu suçlara verilecek cezalar, hürriyeti bağlayıcı türdendir yani hapis cezası verilir. Vergi kaçırmaya yönelik fiiller kaçakçılık suçunu oluşturur. Bu tür filler kamu düzenini bozucu niteliktedir.

Kaçakçılık suçunun fiilleri ve verilecek cezalar şunlardır :

Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe yapmak, sahte isimlere hesap aç-mak, vergi matrahını azaltacak şekilde başka defter, belgelere kaydetmek ; Defter kayıt ve belgeleri tahrif etmek, gizlemek, yanıltıcı belge düzenlemek ve bu belgeleri kullanmak.

Bu suçları işleyenlere 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilir. Bu ceza paraya çevrilebilir. (Cezanın her bir günü için sanayi sektöründe çalışan 16 yaşından büyük işçiler için asgari ücretin bir aylık brüt tutarının yarısı esas alınır.)

Defter, kayıt ve belgelerin yok edilmesi, değiştirilmesi, sahte belge düzen-lenmesi yada kullanılması; Maliye Bakanlığı ile anlaşmalı olmadığı halde belge basıl-ması, sahte belge basılması yada bu belgelerin kullanılması.

Bu suçları işleyenlere 18 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilir ve bu ceza paraya çevrilemez.

Yukarıda yazılı a ve b bentlerindeki fiiller vergi ziyaını da ilgilendiriyorsa, vergi ziyaı cezası 3 kat olarak uygulanır.

Maliye Bakanlığı’nın özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen durmayan araç sahiplerine “özel usulsüzlük” cezası verilir.

Yıl boyunca her ay vermesi gerekli katma değer vergisi beyannamelerinin hiçbirini vermeyen mükellefe uygulanacak ceza aşağıdakilerden hangisi-dir?

A) 1. fiile tam, 11 tanesine dörtte bir oranında genel usulsüzlük cezası

B) 12 ayrı genel usulsüzlük cezası

C) 12 ayrı, normalin yarısı oranında genel usulsüzlük cezası

D) 1 kez tam genel usulsüzlük cezası

E) 12 ayrı özel usulsüzlük cezası

YANIT A

Vergi Usul Kanunu’nun 337. maddesi : Ayrı ayrı yapılmış olan vergi ziyaı veya usulsüzlük suçlarından dolayı her biri için  ayrı ayrı ceza kesilir. Mükelleflerin kanuni süresi içerisinde beyanname vermemeleri genel usulsüzlük suçlarından I. derecede usulsüzlüğü gerektirir. Genel usulsüzlük suçu aynı takvim yılı içerisinde aynı türden birden fazla yapıldığı takdirde, birinciye tam, birinciden sonrakilere ¼ oranında ceza kesilir.

Katma değer vergisinde verginin mükellefi, mal teslim eden veya hizmet ifa eden kişi olarak ifade edilebilir.

Burada kastedilen mükellef aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kanuni mükellef B) Fiili mükellef

C) İradi mükellef D) Vergi yüklenicisi     E) Sorumlu mükellef

YANIT A

Kanuni mükellef, KDV Kanununda belirtildiği üzere mal teslim eden veya hizmet ifa edenler yani bu tür işlere aracılık eden ticari, sınai, zirai ve mesleki işlet-melerdir. Bunun yanında son olarak vergiyi ödeyen yani verginin gerçek yükünü taşıyan tüketici ise vergi yüklenicisi olarak tanımlanır.

Aşağıdakilerden hangisi devletin zora dayanarak ve karşılıksız olarak vatandaşlardan topladığı gelirlerden biridir?

A) Posta pulu B) Tapu harcı

C) Damga vergisi D) Gelir vergisi      E) Motorlu araç emisyon pulu

YANIT D

Gelir vergisi mükellefleri gerçek kişilerdir. Gerçek kişiler yedi gelir unsurundan elde ettikleri gelirlerin vergisini, zora dayalı olarak ve her hangi bir mal ve hizmet karşılığı olmadan ödemek zorundalar. Ancak diğer seçeneklerde verilenler bir mal veya hizmet karşılığı bu hizmetten yararlananların ödediği bedellerdir.

Sermaye gelirlerinden emek gelirlerine oranla daha yüksek vergi alınması gerektiğini ifade eden vergileme ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Uygunluk ilkesi B) Ayırma ilkesi

C) İktisadilik ilkesi D) Esneklik ilkesi      E) Verimlilik ilkesi

YANIT B

Uygunluk ilkesi: Vergi, mükelleften uygun bir zamanda ve rahatsız etmeyecek bir biçimde tahsil edilmelidir.

İktisadilik ilkesi: Mükellefin cebinden çıkan para ile hazinenin kasasına giren para arasındaki farkın minimum olması; başka bir ifade ile vergilerin tarh ve tahsil giderlerinin en az olması gerekir.

Verimlilik ilkesi: Vergiden beklenen hasılatın belli bir dönem içerisinde elde edilmiş olması gerekir.

Esneklik ilkesi: Vergiler, mükelleflerin ödeme güçleri oranında artıp azalabil-melidir.

Bir ülkede belli bir dönemde uygulanan vergilerin bütününe ne ad verilir?

A) Vergi yapısı B) Dar kapsamlı toplam vergi yükü

C) Geniş kapsamlı toplam vergi yükü D) Vergi sistematiği

E) Vergi sistemi

YANIT E

Vergi sistemi : Bir ülkede belli bir dönemde uygulanan vergilerin bütününü ifade eder. Türkiye’de vergi sistemi temel olarak üç noktada toplanır :

Gelir üzerinden alınan vergiler

Servet veya servet transferi üzerinden alınan vergiler

Harcamalar üzerinden alınan vergiler

Sosyal güvenlik kuruluşlarının üyelerinden topladıkları aidatlar aşağıdaki gelirlerden hangisine bir örnektir?

A) Harç                            B) Vergi

C) Şerefiye D) Resim E) Parafiskal gelir

YANIT E

Vergiler: Kamu gelirleri içerisinde en büyük paya sahip olan vergilerdir. Vergilerin özellikleri :

Karşılıksızdır.

  • Cebren ( zora dayalı olarak ) alınır.
  • Nakdi ( parasal ) ödemelerdir.
  • Devlet ve yetkili kıldığı kuruluşlar tarafından alınır.
  • Kanunla konulur, kaldırılır ve değiştirilir.
  • Gerçek ve tüzel kişiler tarafından ödenir.
  • Kamu harcamalarını finanse etmek amacıyla alınır.
  • Vergileri, harç, resim, şerefiye gibi diğer kamu gelirlerinden ayıran en önemli özellik karşılıksız olarak alınmasıdır.
  • Harçlar: Bazı kamu hizmetlerinden yararlananların faydalanma karşılığı ödediği bedellere  harç denilir. Örneğin  pasaport harcı, trafik harcı, yargı harcı, tapu ve tes-cil harçları, üniversite öğrencilerinin ödediği kayıt ve suret harcı. Harçların miktarı ve kim tarafından ödeneceği yasama organı tarafından belirlenir. Ödenen harçlar genellikle hizmetin maliyetini karşılamaz. Harçlar makbuzla ödenebileceği gibi pul yapıştırma, damga vurulması gibi yöntemlerle de ödenebilir.
  • Resimler: Harçlar sunulan hizmetin karşılığı olmasına rağmen; resimler bir hakkın elde edilmesi  veya izin karşılığı yapılan ödemelerdir. Örneğin, eğlence resmi, rıhtım resmi, ithalattan alınan damga resmi. Daha ziyade yerel yönetim kuruluşları tarafından alınır ve  pul yapıştırılması, basılı damga konulması, makbuz verilmesi, kaynakta kesinti yapılması şeklinde ödenebilir.
  • Şerefiyeler: Yol, köprü, baraj gibi sunulan bayındırlık hizmeti sonucu değeri artan gayri menkul sahiplerinin bu değer artışı nedeniyle, daha ziyade, belediyelere ödedikleri bedellere şerefiye denilir. Şerefiyelerin her bayındırlık hizmeti sonucu alınma zorunluluğu yoktur. İlgili organların bu yönde karar almış olması gerekir.
  • Parafiskal Gelirler : Kamu veya yarı kamu niteliğindeki ekonomik, sosyal ve mesleki kuruluşların üyelerine sundukları hizmetler karşılığı topladıkları aidat, prim vb. ödemelere parafiskal gelirler denilir. Sosyal güvenlik kurumlarının topladığı primler; sanayi, ticaret, ziraat odalarının  üyelerinden aldığı aidatlar; Toplu Konut Fonuna ödenen paralar gibi. Parafiskal gelirlerin belli özellikleri :
  • İlgili kurumların bütçelerinde muhasebeleştirilir
  • Kamu hizmeti gören kurumların finansmanı için alınır
  • Devletin egemenlik gücüne dayanılarak alınır
  • Vergi benzeri gelirdir
  1. Kamusal nitelikli bir hizmetten bazı kişilerin özel yarar elde etmeleri karşılığında ödedikleri paraya ne ad verilir?
  2. A) Harç B) Vergi
  3. C) Resim D) Şerefiye                           E) Emisyon
  •           YANIT A
  • Bir önceki sorunun cevabındaki açıklamalara bakınız.
  1. Gelir vergisinin matrahı aşağıdakilerden hangisidir?
  2. A) Tüzel kişilerin safi geliri B) Tüzel kişilerin toplam serveti
  3. C) Gerçek kişilerin safi geliri D) Gerçek kişilerin safi serveti
  4. E) Gerçek kişilerin gayri safi geliri
  •           YANIT C
  • Vergi matrahı: Gayri safi gelirden indirim ve mahsuplar yapıldıktan sonra bulunan safi tutarlardır. Bir verginin hesaplanabilmesi için öncelikle vergi matrahının tespit edilmesi gerekir. Gelir vergisinin özelliklerinden birisi de gelirin safi olmasıdır. Bilindiği gibi gelir vergisi mükellefleri gerçek kişilerdir.
  1. “Kamu giderlerinin artış kanununu” ilk kez formüle eden iktisatçı aşağı-dakilerden hangisidir?
  2. A) Wagner                           B) Nitti
  3. C) Wiseman D) Peacock                           E) Musgrave
  •           YANIT A
  • “Kamu giderlerinin artış kanununu” ilk olarak Alman iktisatçı  Adolph Wagner  ortaya atmıştır. Wagner, kamu harcamalarındaki sürekli artışın nedenini devlet faaliyetlerindeki artışa bağlamıştır. Devletin ekonomik ve sosyal yaşama daha fazla girmesi kamu harcamalarını arttırmaktadır. Bu yasaya göre kamu harcamaları belli bir süre için milli gelirden daha hızlı artmaktadır. Buna “kamu harcamalarının artış kanunu” demiştir. Wagner, bu yasayı gelişmiş ülkelerde sanayileşme, sosyal gelişmeler ve altyapı hizmetlerinin gelişmesine bağlamıştır.
  • Kamu harcamaları artış kanunu, Henry Carter Adams, Solomon Fabricant, Francesko Nitti, Richard Musgrave, A. Peacock ve J. Wiseman tarafından da savunulmuştur .
  1. Nitelikleri itibariyle her yıl tekrarlanan giderlere ne ad verilir?
  2. A) Yatırım giderleri B) Cari giderler
  3. C) İktisadi transferler D) Olağanüstü giderleri           E) Mali transferler
  •           YANIT B
  • Cari giderler: Faydası bir dönemle sınırlı olan, devletin tüketim malı alımına yönelen ve her yıl tekrarlanan harcamalarıdır. Örneğin, personel giderleri, ısınma, aydınlatma, kırtasiye giderleri gibi.
  • Yatırım giderleri: Faydası birden fazla yıla yayılan, üretim üzerinde olumlu etkisi olan, sermaye oluşumu ile ilgili harcamalara denilir. Örneğin, makine, demirbaş, teçhizat, taşıt alımı gibi.
  • Transfer giderleri: Milli gelirde bir değişiklik yaratmayan, sadece satın alma gücünü bireyler ve sosyal gruplar arasında el değiştirmesine neden olan harca-malardır. Mal ve hizmet alımına yönelik olmayan, daha çok  toplumun sosyal yönden güçlü kalmasına yönelik yardım amaçlı harcamalardır. Transfer harca-malarının ayırımı şöyledir:
  • İktisadi transferler: İktisadi devlet teşekküllerine devlet bütçesinden akta-rılan kaynaklardır.
  • Sosyal transferler: Devlet bütçesinden sosyal güvenlik kuruluşlarına akta-rılan kaynaklardır.
  • Mali transferler: Devlet üniversiteleri gibi katma bütçeli kuruluşlara yapılan kaynak transferidir.
  • Borç faiz ödemeleri
  • Olağanüstü giderler: Bütçenin hazırlanması ve yasallaşması sürecinde düşü-nülmemiş, yıl içerisinde ortaya çıkan ve her yıl tekrarlanmayan hizmetler için verilen ödeneklerdir.
  • 32.Aşağıdakilerden hangisi devlet borçlarında bir garanti biçimi değildir?
  1. A) Kambiyo garantisi B) Altın garantisi
  2. C) Fiyat endeksleri garantisi D) Konversiyona gitmeme garantisi
  3. E) Borçlar ödenmeden yeni borca gitmeme garantisi
  • YANIT E
  •  
  • Devletin alacaklılara verdiği garantiler :
  • Altın garantisi: Tahvillerin bedeli dönem başında ne kadar altın karşılığı ise, dönem sonunda da aynı miktarda altın karşılığı olmaktadır. Böylece altının fiyatı, tahvilin bedeli için “indeks” görevi yapmaktadır.
  • Kambiyo garantisi: Tahvil bedelinin istikrarlı bir veya birkaç yabancı paraya göre hesaplanıp ödenmesidir. Kambiyo garantisinin nedeni, o ülkenin parasında görülen dalgalanmalardır.
  • Fiyat indeksleri garantisi : Tahvilin fiyatı bazı malların fiyatına ayarlanmak suretiyle indeksleme yapılmaktadır. Böylece tahvile yatırılan paranın satın alma gücü korunmuş olmaktadır.
  • Konversiyona gitmeme (faiz oranını düşürmeme),
  • Erken ödeme yapmama,
  • İleride çıkarılacak ve getirisi yüksek olan tahvillere indeksleme gibi garan-tiler verebilir.
  1. Aşağıdakilerden hangisi hazinenin kısa vadeli kaynaklarından biri değildir?
  2. A) Merkez Bankası avansı B) Altın karşılığı avans
  3. C) Emanet paralar D) Devlet tahvili
  4. E) Hazine bonosu
  • YANIT D
  • Devletin kısa süreli borç kaynakları şunlardır:
  • Hazine Bonosu: Vadeleri 1 yıla kadardır ve devletin en sık başvurduğu yön-temdir. Devlet tahvillerinin vadesi 1 yıldan daha uzun olduğu için kısa vadeli kaynak olarak değerlendirilemez. Faiz oranları piyasadaki faiz oranları göz önüne alınarak belirlenir. Hazine bonolarının vadeleri ve ihraç edilecek miktarları yasalarda belirtilir. Bu özel bir yasa veya bütçe yasası olabilir.
  • Hazine bonoları her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. Merkez Bankası’nca reeskonta kabul edilir ve ihalelerde teminat mektubu yerine geçer. Hazine bonoları halktan çok bankalar, mali kuruluşlar ve büyük firmalar tarafından satın alınır. Çün-kü likiditesi yüksek bir plasman kaynağıdır.
  • Merkez Bankası Avansları: Özellikle geçici bütçe açıklarını kapatmak ama-cıyla başvurulmaktadır. İlk olarak 1970 yılındaki Merkez Bankası Kanunu ile genel bütçe ödeneklerinin % 15‘ine kadar Merkez Bankası’nın hazineye kısa vadeli avans açabileceği belirtilmiştir. Ancak 2001 yılında Merkez Bankası kanununda yapılan değişiklik ile Merkez Bankası’nın karşılıksız para basamayacağı belirtilmiştir. Merkez Bankası avansları enflasyonun  temel nedeni olarak gösterilmektedir.
  • Hazinenin Bankalardan Yaptığı Borçlanmalar: Merkez Bankası dışındaki bazı bankalar da hazineye mali kaynak sağlar. Türkiye’de Ziraat Bankası ve Vakıfbank hazineye kaynak sağlamaktadır.
  • Emanet Paralar: Gerçek veya tüzel kişiler tarafından Hazine’ye bırakılan para-lardır. İkiye ayrılır:
  1. 1. Adi Emanetler: İhaleye katılanlardan alınan geçici veya kati teminatlarla, temyiz depozitoları, bilirkişi ücretleri gibi hazineye geçici bırakılmış paralardır.
  2. 2. Bütçe Emanetleri: İta emrine bağlanıp hak sahibine ödenmeyen devlet giderlerinin , ödeninceye kadar bütçe emaneti hesabında bekletilmesidir.
  • Altın ve Döviz Karşılığı Avanslar: Hazinenin elindeki altın ve dövizi Merkez Bankasına vererek aldığı paralardır.
  1. Bütçe hazırlama rehberini aşağıdakilerden hangisi hazırlar?
  2. A) Bakanlar Kurulu B) Hazine Müsteşarlığı
  3. C) Maliye Bakanlığı D) Sayıştay
  4. E) Bütçe Komisyonu
  •           YANIT C
  • Bütçe Hazırlama Rehberi: Bütçe çağrısına göre daha ayrıntılıdır ve bütçe tekniğine göre mevcut yıl bütçesinin ilkelerini gösterir. Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanır.
  1. ve 36. soruları aşağıdaki bilgilere göre cevaplayınız
  • Market işleten A, 2005 yılı gelirleri ile ilgili beyannamesini 2006 yılı Mart ayında vermiştir. Vergi dairesi daha sonra yaptığı inceleme sonunda A’ya 90.000 YTL tuta-rında ikmalen vergi tarh ederek 12 Ağustos 2006 günü tebliğ etmiştir.
  1. A dava açma yoluna gitmezse istenen verginin 1. ve 2. taksitini hangi tarihe kadar ödemek zorundadır?
  2. A) 12 Eylül 2006                B) 15 Eylül 2006
  3. C) 12 Ekim 2006 D) 15 Ekim 2006          E) 15 Kasım 2006
  • YANIT A
  • Gelir vergisi yıllık beyannamesi ertesi yılın Mart ayının 15. günü akşamına kadar verilir ; ilk taksit Mart ayı içerisinde, ikinci taksit Temmuz ayı içerisinde ödenir. Mükellef A’ya daha sonradan İkmalen tarhiyat yapılmış ve 12 Ağustos 2006 tarihinde tebliğ edilmiştir. Görüldüğü gibi gelir vergisi ödeme taksitleri geçmiştir. Bu şekilde sonradan yapılan tarhiyatlarda ödeme taksitleri geçmiş ise mükellefe tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içerisinde vergi borcunun ödenmesi gerekir. Dolayısıyla 12 Ağustos 2006’da yapılan tebligat üzerine mükellef borcunu en geç 12 Eylül 2006 tarihine kadar ödemelidir.
  1. A dava yoluna gitmez, vergi dairesi de alacağını izlemeyi ihmal ederse vergi alacağı hangi tarihte zamanaşımına uğrar?
  2. A) 31 Aralık 2006 B) 30 Eylül 2007
  3. C) 12 Ağustos 2010 D) 12 Ağustos 2011 E) 31 Aralık 2011
  • YANIT E
  • Tahsil zamanaşımı, kamu alacağı vadesini izleyen takvim yılının başından itibaren 5 yıl içerisinde tahsil edilmez ise zamanaşımına uğrar. Tahsil zamanaşımı süresi dolduktan sonra, kamu borçlusuna ödeme emri gönderilemez, kamu alacaklısı borçluya karşı cebri icra yetkilerini kullanamaz. Zamanaşımına uğramış vergi borçları mükellef tarafından kendi rızasıyla ödenmek istenirse, bu ödeme kabul olunur.
  1. 12 haziran 2006 tarihinde vergi idaresinin ceza ihbarnamesi tebligatını alan bir mükellefin vergi mahkemesine dava açması gereken en son tarih aşağıdakilerden hangisidir?
  2. A) 12 Temmuz 2006 B) 13 Temmuz 2006
  3. C) 12 Ağustos 2006 D) 13 Ağustos 2006
  4. E) 14 Ağustos 2006
  • YANIT A
  • Vergi dairesi ile mükellef arasında çıkan uyuşmazlıklar nedeniyle mükellefler yargı yoluyla çözümlemek istiyorlarsa  ilk olarak vergi mahkemesine giderler. Vergi mahkemesinde dava açma süresi ceza ihbarnamesinin alındığı tarihten itibaren  30 gündür.
  1. 10 Eylül 2006 tarihinde aleyhine verilen vergi mahkemesi kararını tebellüğ eden bir mükellef bu karara karşı temyiz başvurusunu hangi süre içinde yapar?
  2. Karar tarihinden itibaren 30 gün içinde
  3. Tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde
  4. Karar tarihinde itibaren 60 gün içinde
  5. Tebliğ tarihinde itibaren 60 gün içinde
  6. 7 gün içinde
  • YANIT B
  • Kanun (Yargı) Yolları
  • İlk derece mahkemelerinin verdiği nihai kararların tekrar incelenmesini sağlayan yoldur.  İkiye ayrılır :
  • Olağan kanun yolları ( İtiraz ve temyiz )
  • Olağanüstü kanun yolları ( Yargılamanın yenilenmesi )
  • İtiraz veya temyiz yoluna gidilebilmesi için nihai kararın olması gerekir. (Nihai karar: Mahkemelerin bakmakla yükümlü oldukları davayı sonuçlandıran kararlardır). Bilirkişi veya keşif incelemesine karar verilmesi ara kararlardır.
  1. İtiraz
  • Vergi mahkemelerinin tek hakimle verdiği kararlarsa karşı, itiraz yoluyla bölge idare mahkemelerine 30 gün içerisinde gidilir.
  • Bölge idare mahkemelerinin kararları kesindir ve bu kararlara karşı temyiz yoluyla Danıştay’a gidilemez.
  1. Temyiz
  • İdare ve vergi mahkemelerinin itiraz yolu kapalı olan kararlarına karşı Danıştay’a temyiz yoluyla gidilir.
  • Temyiz süresi, kararın tebliğ tarihinden itibaren  30 gündür. Vergi daireleri de kendi aleyhine verilmiş kararları, Maliye Bakanlığından muvafakat alarak temyiz edebilir.
  1. Aleyhine verilen vergi mahkemesi kararından sonra düzenlenen yeni ihbar-nameyi, 20 Ekim 2006 tarihinde tebellüğ eden bir mükellef, vergi borcunu en son hangi tarihe kadar ödemek zorundadır?
  2. A) 27 Ekim 2006 B) 19 Kasım 2006
  3. C) 20 Kasım 2006 D) 21 Kasım 2006
  4. E) 30 Kasım 2006
  • YANIT C
  • Vergi mahkemeleri mükellef tarafından açılmış olan davalarda iki türlü karar verebilir:
  1. Mükellefin lehine karar verilmiş ise, vergi dairesinin yapmış olduğu bütün işlemler iptal edilir.
  2. Mükellefin aleyhine karar verilmiş ise, vergi mahkemesi tarafından verilmiş olan kararın mükellefe tebliği tarihinden itibaren 1 ay içerisinde vergi borcunun mükellef tarafından ödenmesi gerekir.
  3. Aleyhinde ikmalen vergi tarhına gidilen bir mükellefin, bu tebligata karşı uzlaşma talebinde bulunmak istemesi durumunda, uzlaşma başvurusunu kaç gün içinde yapması gerekir?
  4. A) 3 B) 7           C) 15               D) 30             E) 60
  • YANIT D
  • Uzlaşma: İkmalen, resen ve idarece tarh edilen vergiler ve bunlara kesilen vergi ziyaı cezaları için başvurulan bir yöntemdir. Kaçakçılık suçu için kesilen vergi ve vergi ziyaı cezaları için uzlaşma yapılamaz. Yani hapis cezasını gerektiren fiiller için uzlaşma yolu kapalıdır.
  • Uzlaşma başvurusunu mükellef yapabileceği gibi, vekalet verdiği kişi de yapa-bilir. Küçük ve kısıtlılar ile tüzel kişiler adına kanuni temsilcileri uzlaşma talebinde bulunabilir. Uzlaşma başvurusu, “yetkili uzlaşma komisyonuna” hitaben bir dilek-çeyle yapılır. Uzlaşma komisyonu üç kişiden oluşur.
  • Uzlaşma başvurusu süresi, vergi yada ceza ihbarnamesinin mükellefe tebliğ tarihinden itibaren  30 gündür. Bu süre aynı zamanda dava açma süresidir.
  1. Vergi Usul Kanununun Ek 1. maddesi mükelleflere aşağıdakilerden han-gisi hakkında uzlaşma olanağı tanımaktadır?
  2. Sadece vergi ziyaı cezası
  3. Sadece usulsüzlük cezası
  4. Sadece ikmalen tarh edilen vergi
  5. Vergi ziyaı cezası ve ikmalen tarh edilen vergi
  6. Vergi ziyaı cezası ve usulsüzlük cezası
  • YANIT D
  • Uzlaşmanın konusuna hangi işlemlerin girdiği bir önceki sorunun cevabında açıklanmıştır.
  1. 2001 yılı gelirleri ile ilgili beyanname vermeyen bir mükellefin bu gelirleri hangi tarihte tahakkuk zamanaşımına uğrar?
  2. A) 31 Mart 2007 B) 30 Haziran 2007
  3. C) 31 Aralık 2007 D) 31 Aralık 2006                E) 31 Mart 2006
  • YANIT D
  • Tahakkuk zamanaşımı süresi izleyen takvim yılının başından itibaren başlar ve beş yıl sürer.
  1. Aşağıdakilerden hangisi vergi idaresinin vergi incelemeye yetkisi olan elemanları arasında yer almaz?
  2. Maliye müfettiş yardımcıları
  3. Hesap uzman yardımcıları
  4. Stajyer gelirler kontrolörleri
  5. Vergi dairesi müdür kadrosunda görev yapanlar
  6. Yoklama memurları
  •           YANIT E
  • Vergi incelemeye yetkili olanlar: Hesap uzmanları, hesap uzmanları yardım-cıları, vergi denetmenleri, vergi denetim yardımcıları, vergi dairesi müdürleri, maliye müfettişleri, maliye müfettiş yardımcıları, gelirler kontrolörleri.
  1. Aşağıdakilerden hangisi vergi idaresinin denetim yapma yöntemlerinden biri değildir?
  2. A) Soruşturma B) Yoklama
  3. C) Arama D) Vergi incelemesi                          E) Bilgi toplama
  •           YANIT A
  • Vergi dairesi tarafından yapılan denetimler :
  • Yoklama: Mükellef, vergi sorumlusu ve bunlarla ilgili maddi olayları, kayıtları, konuları araştırmak ve tespit etmektir.
  • Yoklama yapmaya yetkili olanlar : Vergi dairesi müdürleri, yoklama memurları, yetkili makamlar tarafından yoklama işiyle görevlendirilenler, vergi incelemeye yetkili olanlardır.
  • Yoklama yapmaya yetkili memurlar mükelleflerin ;
  • Günlük hasılatını tespit eder
  • Ödeme kaydedici cihaz kullanıldığını,
  • Defterlerin işyerlerinde bulunduğunu, tasdik ettirildiğini, bu defterlere usulüne uygun kayıt yapıldığını,
  • Belgelerin usulüne uygun düzenlendiğini, levha asıldığını tespit eder.
  • Nakil araçlarını durdurup, taşıtta bulunması gereken taşıt makbuzu, yolcu listesi, fatura yada sevk irsaliyesi vb. belgelerin doğruluğunu tespit eder. Bu tür belgelerin bulunmaması halinde taşıtı trafikten alıkoymak, taşınan malın sahibi belli değilse tespitine kadar malı bekletmek, muhafaza altına almak yetkisine sahiptir.
  • Yoklama her zaman yapılabilir ve yoklamanın ne zaman yapılacağı ilgiliye haber verilmez. Yoklama fişi iki nüsha halinde düzenlenir, taraflar fişi imzaladıktan sonra, bir nüshası mükellefe yada yetkili adamına verilir. Eğer bu kişiler yoksa yetkilinin bilinen adresine 7 gün içerisinde posta ile gönderilir.
  • Vergi incelemesi: Vergi incelemesinin amacı, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır. Bunun yanında,
  • Doğru ve gönüllü beyanı sağlamak
  • Vergi beyannamelerini güvenilir hale getirmek
  • Vergi kaçakçılığını en aza indirmek ve kaçakçılıkla mücadele etmek gibi amaçları vardır.
  • Vergi incelemeye yetkili olanlar: Hesap uzmanları, hesap uzmanları yardımcı-ları, vergi denetmenleri, vergi denetim yardımcıları, vergi dairesi müdürleri, maliye müfettişleri, maliye müfettiş yardımcıları, gelirler kontrolörleri.
  • VUK’a göre defter tutan, belge saklayan ve ibraz etmek zorunda olan bütün gerçek ve tüzel kişiler denetlenir. İnceleme asıl olarak mükelleflerin işyerlerinde yapı-lır. Ancak inceleme vergi dairesinde yapılacaksa, mükellefler istenilen defter ve bel-geleri belirlenen zamanda vergi dairesine teslim etmek zorundadır. Aksi halde mükellef hakkında re’sen tarhiyat yapılır ve ceza kesilir.
  • İnceleme yapanlar, inceleme yetkisi olduğunu gösteren fotoğraflı belgeyi mü-kelleflere göstermek zorundadır.İnceleme zamanının önceden mükellefe bildirilmesi zorunlu değildir.
  • Arama: Yapılan inceleme veya ihbar üzerine bir mükellefin vergi kaçırdığına dair emareler bulunursa, bu mükellef veya kaçakçılıkla ilgisi görülen diğer şahıslar nezninde ve bunların üzerinde arama yapılabilir.
  • Arama yapılabilmesi için sulh yargıcının istenilen yerlerde arama yapılmasına karar vermesi gerekir. İhbar üzerine yapılan aramada ihbar sabit olmazsa, arama yapılan kimse muhbirin adının bildirilmesini isteyebilir. Bu durumda vergi dairesi muhbirin ismini vermek zorundadır.
  • Arama sonrasında bulunan defter ve belgeler idareye sevk edilebilir; yalnız bun-ların iyi muhafaza edilmesi gerekir. Arama en geç üç ay içerisinde bitirilerek defter ve belgeler mükellefe verilir.Kanuna aykırı görülen hususlar bir tutanakla tespit olu-nur. İlgililer tutanaklara diledikleri itirazları kaydettirebilirler.
  • Bilgi toplama: Mükellefler veya kamu idare ve müesseseleri Maliye Bakan-lığı’nın veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların isteyecekleri bilgileri vermeye mecburdurlar.
  • Bilgi yazılı veya sözlü olarak istenebilir. Bu konuda mükellefler zorla vergi daire-sine getirilemez.
  • Sulh yargıçları, icra, nüfus ve tapu memurları,  yabancı ülkelerdeki Türk konso-loslukları, mahalle ve köy muhtarlıkları, bankalar, şirketler ölüm hallerini bildirmek zorundalar.
  • Yazılı kaynaklardan toplanacak bilgiler istihbarat arşivinde gizli olarak saklanır.
  •  
  1. Aşağıdaki cezalardan hangisi vergi idaresi tarafından verilmez?
  2. A) Vergi ziyaı B) Kaçakçılık
  3. C) Usulsüzlük D) Özel usulsüzlük                    E) İşyeri kapatma
  • YANIT B
  • Vergi kaçırmaya yönelik fiiller kaçakçılık suçunu oluşturur. Bu tür filler kamu düzenini bozucu niteliktedir. Verilecek cezalar hürriyeti bağlayıcı niteliktedir yani hapis cezalarıdır. Vergi idaresi para cezası verebilir, hapis cezası veremez.
  1. Aşağıdaki işlemlerden hangisi vergi mükellefi tarafından iradı temsilciye devredilemez?
  2. Uzlaşma yapılması
  3. Avukatın davayı takip etmesi
  4. Temsilciye tebligat yapılması
  5. Avukatın mükellefin vergi borcunu ödemeyi üstlenmesi
  6. Vergi beyannamesinin vergi dairesine verilmesi
  • YANIT D
  • Özel bir sözleşme ile vergi borcu bir başkasına devredilemez. Yani vergi huku-kunda vergi borcunun nakli kabul edilmemiştir. Vergi mükellefinin asli görevi vergi borcunu ödemektir. Bu borcu avukatına, muhasebecisine, vekiline vb. kişilere devredemez.
  1. Türkiye’de telif ve patent hakkı üzerinden irat geliri elde eden ve başka geliri olmayan dar mükellef Kurum X in beyanname verme durumu nedir? ( X’e ödemenin yapılması esnasında stopaj yapılmıştır.)
  2. Beyanname vermez.
  3. Yıllık beyanname vermek zorundadır.
  4. Özel beyanname vermek zorundadır.
  5. Münferit beyanname vermek zorundadır.
  6. Beyanname verip vermemekle serbesttir.
  •         YANIT E
  • Gelir Vergisi Kanunu Madde 101 : Geliri telif ve patent haklarının satışından  ibaret olan ve tamamı üzerinden tevkif (stopaj) suretiyle gelir vergisi ödemiş bulunan dar mükellefiyete tabi olanların bu gelirleri için münferit beyanname vermeleri ihtiyaridir.
  1. Spor Totodan kazanılan ikramiye üzerinden alınan vergi ile ilgili beyanname verme yükümlülüğü olan aşağıdakilerden hangisidir?
  2. A) Spor Toto Teşkilatı B)   İkramiyeyi kazanan
  3. C) Spor kulüpleri D)  Spor Toto bayii                   E)   Banka
  • YANIT A
  • Spor – toto ikramiyesi üzerinden vergi kaynakta kesinti yoluyla alınır. Kesintiyi yapan ise bu yarışmayı düzenleyen teşkilat müdürlüğüdür.
  1. Aşağıdakilerin hangisinde gelir elde edilmiş sayılmaz?
  2. Ticari kazançlarda gelirin tahakkuk etmesi
  3. Zirai kazançlarda gelirin tahakkuk etmesi
  4. Gayrimenkul sermaye iratlarında gelirin tahakkuk etmesi
  5. Ücretlerde gelirin tahsil edilmesi
  6. Diğer kazanç ve iratlarda gelirin tahsil edilmesi
  •       YANIT C
  • Gelir vergisinde vergiyi doğuran olay, “gelirin elde edilmesi”dir. Gelir unsur-larına göre vergiyi doğuran olay şöyledir :
  • Ticari kazançlar ——————  Tahakkuk
  • Zirai kazançlar ——————– Tahakkuk
  • Serbest meslek kazançları—–  Tahsil
  • Ücret ——————————–  Tahsil
  • Gayrimenkul sermaye iradı—-  Tahsil
  • Menkul sermaye iradı ———– Tahakkuk
  • Diğer kazanç ve iratlar ———- Tahsil
  1. Dar mükellef gelir vergisi mükelleflerinin aşağıdaki uygulamaların han-gisinden yararlanma hakları yoktur?
  2. A) Matrahtan sigorta indirimi
  3. B) Diplomat muaflığı
  4. C) Ücret istisnası
  5. D) İhracat istisnası
  6. E) Sergi-panayır istisnası
  • YANIT A
  • Tam mükellef: İkametgahı Türkiye’de bulunanlar (yerleşmiş olanlar) ile; bir takvim yılı içerisinde sürekli olarak altı aydan fazla oturanlar (yerleşmiş sayılanlar)  tam mükelleftir.
  • Dar mükellef: Türkiye’de ikametgahı olmayan veya yerleşmiş sayılmayanlar dar mükelleftir.
  • Tam ve Dar Mükellefiyetin  Doğurduğu Sonuçlar
  • Esas Sonuç: Tam mükelleflerde “şahsilik kuralı” geçerlidir.  Yani tam mükellef, gerek yurt içerisinde gerekse yurt dışında bütün gelirleri üzerinden vergilendirilir. Dar mükelleflerde ise “mülkilik kuralı” geçerlidir. Yani dar mükellef, sadece Türkiye’ de elde etmiş olduğu gelirler üzerinden vergilendirilir.
  • Diğer Sonuçlar: Tam mükellef: Vergi matrahından sigorta indirimi yapar, sakatlık indiriminden yararlanır.
  • Dar mükellef: İhracat istisnasından yararlanır, hükümet izni ile açılan sergi ve panayırda elde ettikleri ticari ve serbest meslek kazançları gelir vergisinden istis-nadır, diplomat muaflığından yararlanır, ücret istisnasından yararlanır.
  •  
  1. Satın alınan arazinin parsellenerek satılması karşılığında elde edilen gelir aşağıdakilerden hangisinin kapsamında vergilendirilir?
  2. A) Ticari kazanç B) Zirai kazanç
  3. C) Serbest meslek kazancı D) Değer artışı kazancı
  4. E) Arızi kazanç
  • YANIT A
  • Gelir Vergisi Kanunu Madde 37: Satın alınan veya trampa yolu ile alınan arazinin iktisap tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde parsellenerek satılmasından elde edilen gelirler ticari kazançtır.
  1. İşletme hesabı esnasında vergilendirilen bir çiftçinin bilanço esasına geçmesinde aşağıdakilerden hangisi ölçüt olarak alınır?
  2. A) Arazi büyüklüğü B) Hayvan sayısı
  3. C) Traktör sayısı D) Kendi isteği
  4. E) Velayeti altındaki çocuklara ait işletmeler
  • YANIT D
  • Zirai kazançlarda, bilanço esası veya işletme hesabı esasını tercih etmek, tamamen çiftçinin kendi isteğine bırakılmıştır. Ancak bilanço esasını seçen mükellefler 2 yıl geçmedikçe bu usulden dönemezler.
  1. Dar mükellef gerçek kişi Türkiye’de patent hakkı satışından 100 birim gelir elde ettiğinde bu 100 birim gelir üzerinden yapılacak stopaj miktarı kaç birimdir?
  2. A) 30 B) 25 C) 20               D) 15            E) 10
  • YANIT B
  • Dar mükelleflere telif ve patent hakkı satışından dolayı ödeme yapılırken vergisi kaynakta kesinti yöntemiyle (stopaj) alınır. Stopaj oranı ise yapılan ödemenin % 25’idir.
  1. Neyin, ne miktarda ve kimlerin ihtiyacı için üretileceğine faktör sahiplerinin karar verdiği ekonomik sisteme ne ad verilir?
  2. A) Karma ekonomi sistemi B) Merkezi planlama sistemi
  3. C) Serbest piyasa sistemi D) Demokratik planlama sistemi
  4. E) Totaliter müdahaleci sistem
  • YANIT C
  • Serbest Piyasa Sistemi ( Özel Kesim  – Özel Ekonomi ) : Neyin, ne kadar ve kimler için üretileceğine  karar  verenler, üretim kaynakları sahipleri veya müteşebbislerdir. Bu sistemde kaynaklar özel şahıslara aittir.  Üretimi piyasadaki talep, talebi ise gelir belirler.
  • Serbest piyasa sisteminin kurumsal yapısı “piyasa” dır. Hangi kaynağın hangi üretime tahsis edileceğini ve nihai üretimin nasıl dağıtılacağını “fiyat mekanizması” belirler.
  • Fiyatlardaki artış üreticilerin daha fazla mal üretmesine sevk eder. Arz miktarı piyasadaki talep miktarından fazla ise fiyatlar düşer.
  • Arz ve talebin eşitlendiği noktada “ denge fiyatı” oluşur. Denge fiyatlar, bireysel ihtiyaçları tam anlamıyla karşılar ve kaynak tahsisi ve gelir dağılımı gibi sorunlara çözüm olacağı varsayılır.
  • Totaliter Müdahaleci Sistem (Kamu Kesimi – Devlet Ekonomisi ) : Üretim kaynakları toplum adına devletin mülkiyetindedir ve bu kaynaklar toplum adına “devlet” tarafından kullanılır. Üretim kaynaklarını devlet,  “toplumsal fayda” sağlamak amacıyla kullanır.
  • Neyin ne miktarda ve nasıl üretileceğine ve nasıl dağıtılacağına devlet karar verir. Tam bir “merkezi planlama” ve otorite söz konusudur.Devlet, bütçesine koy-duğu gelirler ve harcamaları ile neyin ne kadar ve nasıl üretileceğine karar verir.
  • Karma Ekonomik Sistem: Bu sistemde üretim kaynakları devlet ve özel kesim tarafından beraberce kullanılır. Devlet toplumsal ihtiyaçlara cevap vermeye çalışır.
  • Devlet bireysel mülkiyet ve özgürlüklere karışmaz; devlet düzenleyici, denet-leyici ve yol gösterici niteliğe sahiptir.
  • Günümüzde ülkelerde tam anlamıyla serbest piyasa ekonomisi veya tam anla-mıyla totaliter müdahaleci sistem uygulandığı söylenemez. Bu açıdan uygulanan sistem daha ziyade karma ekonomik sistemdir.
  1. Aşağıdakilerden hangisi kamusal mal ve hizmetlerden biri değildir?
  2. A) Adalet hizmetleri B) Diplomasi hizmetleri
  3. C) Milli savunma hizmetleri          D) Reklamcılık hizmetleri
  4. E) İç güvenlik hizmetleri
  • YANIT D
  • Kamusal  Mal ve Hizmetler: Toplumun tamamını ilgilendiren ve kesinlikle devlet tarafından üretilmesi gereken mal ve hizmetlerdir. Tam kamusal mal ve hizmetler belirli kişi ve gruplara değil toplumun geneline sunulan hizmetlerdir.
  • Kamusal mal ve hizmetler bir arada yaşamak zorunda kalan kişilere yönelik ortak hizmetlerdir. Örneğin, savunma hizmetleri, genel polis hizmetleri, diploması hizmetleri, genel yönetim hizmetleri, zorunlu ilköğretim hizmetleri, sokak aydınlatıl-ması hizmetleri vs.
  • Bu tür hizmetlerin finansmanı genel bütçeden sağlanır. Tam kamusal mal ve hizmetlerin finansmanında devlet egemenlik gücünü kullanarak kaynak yaratır.
  • Tam kamusal mal ve hizmetlerden yararlanan bireylerin, hizmetten yararlanma bedelini ödemesi söz konusu değildir. Bedel ödemeyenlerin hizmetten yarar-lanmaması mümkün değildir. Buna tüketicilerin tüketimden dışlanamamaları denilir.
  • Toplumsal hizmetler, özel hizmetlerden farklı olarak piyasaya konu olmazlar yani pazarlanamazlar, fiyatlandırılamazlar. Bu hizmetlerin maliyeti toplanan vergi, resim, harç vb. kamu gelirleri ile sağlanır. Bilindiği gibi özel malların finansmanı müşterilerin ödemeleriyle sağlanır.
  • Özel malların üretim biçimi ve miktarı piyasa kanalıyla belirlenirken, kamusal malların üretimi siyasi kararlar sonucu belirlenir. Tüketiciler verdikleri oylarla, tercihlerini siyasilere belirtirler ve buna göre hazırlanan bütçeler aracılığıyla üretilecek mal ve hizmet miktarına karar verilir.
  1. Aşağıdakilerden hangisi dolaylı vergidir?
  2. A) Gelir vergisi B) Katma değer vergisi
  3. C) Kurumlar vergisi D) Veraset ve intikal vergisi E) Emlak vergisi
  • YANIT B
  • Dolaylı vergi: Piyasa koşulları altında bir başkasına aktarılabilen, vergi mükel-lefi ile verginin yüklenicisinin farklı olduğu vergilerdir.  Tüketime yönelik vergiler do-laylı vergilere dahildir. Bu açıdan katma değer vergisi, özel tüketim vergisi vb. dolaylı vergidir.
  • Dolaysız vergi: Bir başkasına aktarılamayan, verginin mükellefi ile vergi yükle-nicisinin aynı olduğu vergilerdir. Gelir vergisi, kurumlar vergisi, emlak vergisi, vera-set ve intikal vergisi dolaysız vergilerdir.
  1. Bir vergi tarifesinde en düşük oranla en yüksek oran arasındaki farka ne ad verilir?
  2. A) Yükseklik farkı           B) Uzunluk farkı
  3. C) Sertlik farkı D) Genişlik farkı E) Tarife farkı
  • YANIT A
  • Uzunluk farkı: En düşük matrah dilimi ile en yüksek matrah dilimi arasındaki farka denilir.
  • Yükseklik farkı: Bir vergi tarifesinde en yüksek oranla en düşük oran arasındaki farka denilir.
  • Örnek
  •      Matrah                        Oran (%)
  •        5.000                     20
  •        12.000                   25
  •        24.000                   30
  •        50.000                   35
  •        80.000                   40
  • Uzunluk Farkı = 80.000 – 5.000 = 75.000  Yükseklik Farkı = 40 – 20 = 20
  1. Aşağıdakilerden hangisi verginin özelliklerinden biri değildir?
  2. A) Kesin olması B) Parasal bir transfer olması
  3. C) Zor öğesine dayanması D) Kamusal finans aracı olması
  4. E) Faydalanma karşılığı ödenmesi
  • YANIT E
  • Vergilerin özellikleri :
  • Karşılıksızdır.
  • Cebren ( zora dayalı olarak ) alınır.
  • Nakdi ( parasal ) ödemelerdir.
  • Devlet ve yetkili kıldığı kuruluşlar tarafından alınır.
  • Kanunla konulur, kaldırılır ve değiştirilir.
  • Gerçek ve tüzel kişiler tarafından ödenir.
  • Kamu harcamalarını finanse etmek amacıyla alınır.
  1. Aşağıdakilerden hangisi kamu harcamalarının milli gelir içindeki büyüklüğünü gösterir?
  2. Vergiler / Kamu harcamaları
  3. Vergiler / Gayrisafi milli hasıla
  4. Kamu harcamaları / Gayrisafi milli hasıla
  5. Gayrisafi milli hasıla / Özel harcamalar
  6. Kamu harcamaları / Özel harcamalar
  • YANIT C
  • Kamu harcamalarının ekonomi içerisindeki payını ise, Kamu Harcamaları / Gayri safi Milli Hasıla ile ölçebiliriz.
  1. Kısa dönemde doğrudan üretimi artırıcı etkisi söz konusu olmayan ve faydası bir dönemle sınırlı kalan harcamalara ne ad verilir?
  2. A) Cari harcamalar
  3. B) Yatırım harcamaları
  4. C) Transfer harcamaları
  5. D) Sermaye harcamaları
  6. E) Sermaye teşkili harcamaları
  • YANIT A
  • Cari harcamalar: Faydası bir dönemle sınırlı olan, devletin tüketim malı alımına yönelen ve her yıl tekrarlanan harcamalarıdır. Örneğin, personel giderleri, ısınma, aydınlatma, kırtasiye giderleri gibi.
  • Kalkınma carileri: Ülkenin üretim gücüne katkı sağlayan eğitim, sağlık gibi harcamalardır.
  • Yatırım harcamaları: Faydası birden fazla yıla yayılan, üretim üzerinde olumlu etkisi olan, sermaye oluşumu ile ilgili harcamalara denilir. Örneğin, makine, demir-baş, teçhizat, taşıt alımı gibi.
  • Transfer Harcamaları: Milli gelirde bir değişiklik yaratmayan, sadece satın alma gücünü bireyler ve sosyal gruplar arasında el değiştirmesine neden olan har-camalardır. Örneğin, tarım sübvansiyonları, yaşlılara yapılan yardımlar, zorunlu hizmet karşılığı verilen burslar, başa başın altında tahvil ihracı gibi.
  • Sermaye harcamaları: Devletin mal varlığını arttırıcı nitelikteki harcamalardır. Örneğin, büro, mefruşat alımları gibi.
  1. Vergi gelirlerinin herhangi bir hizmete tahsis edilememesini öngören bütçe ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?
  2. A) Önceden izin alma yetkisi B) Yıllık olma ilkesi
  3. C) Açıklık ilkesi D) Denklik ilkesi
  4. E) Genellik ilkesi
  • YANIT E
  • Genellik İlkesi : Genellik ilkesine göre, devletin bütün gelir ve giderleri tam olarak bütçede yer alır; gelir ve giderler birbirinin arkasına yazılmayacak şekilde ayrı ayrı tutarlar halinde gösterilir. Bütün kamu gelirlerinin bütün kamu giderlerinin karşılığı olduğu kabul edilir.
  • Bütçenin genellik ilkesi gereği gayrisafi yöntem uygulanır.
  • Adem-i Tahsis İlkesi (Hazine Birliği İlkesi): Hiçbir vergi geliri herhangi bir hizmete tahsis edilemez. Bir kaynaktan elde dilen gelir, o kaynak için yapılacak gidere karşılık olarak gösterilemez. Yani devletin bütün gelirleri gelir bütçesinde, bütün giderleri ise gider bütçesinde yer alır. Bu uygulamaya gidilmesinin başlıca nedeni israf ve suistimalleri önlemektir.
  • Önceden İzin Alma (Ön İzin) İlkesi : Bir ülkede belli bir döneme ait, gelirlerin toplanması giderlerin yapılması için, yasama organının yürütme organına izin ve yetki vermesidir.
  • Ancak savaş vb. olağanüstü hallerde bu ilke uygulanmayabilir. Önceden izin alma ilkesi, hükümetlerin izin alınmamış giderleri yapamayacağını belirtir. Aynı şekilde ödenek yetmemesi veya ödenek değişikliklerinde yasama organının iznine başvurulmasını öngörür.
  • Yıllık Olma İlkesi: Gelir ve giderlere ilişkin izin ve yetkilerin bir yıl (bir mali yıl) için verilmesini öngören ilkedir.
  • Açıklık İlkesi: Bütçeler herkes tarafından kolaylıkla anlaşılacak düzeyde açık olmalıdır. Gelir ve giderlerin teknik bilgi gerektirmeyecek düzeyde ortaya konulması gerekir.
  • Denklik İlkesi: Bütçedeki gelir ve giderlerin tahmin edildiği şekilde dönem sonunda denk çıkmasını öngörür.
  1. Bütçenin hukuki yapısı aşağıdakilerden hangisidir?
  2. A) Tebliğ B) Yasa
  3. C) Yönetmelik D) Kararname                                     E) TBMM kararı
  • YANIT B
  • Ülkemizde bütçeler yasaya dayalı olarak hazırlanır.
  1. Aşağıdakilerden hangisi devlet borcunu ortadan kaldıran veya azaltan bir işlem değildir?
  2. A) Borcun reddi B) Borçların tahkimi
  3. C) Borcun itfası D) Borcun amortismanı           E) Para değerindeki düşme
  • YANIT B
  • Borçların Tahkimi (Konsolidasyon) : Kısa süreli borçların, uzun süreli veya süresiz borç haline dönüştürülmesine konsoklidasyon denilir. Konsolidasyonda eski borcun miktarı değişmemekte sadece koşulları değişmektedir. Bu yeni koşullar alacaklıya faiz oranının yükseltilmesi gibi bir takım çıkarlar sağlar.
  • Devletin konsolidasyona gitmesinin en önemli sebebi, vadesi gelmiş borçlarını ödeyememesidir. Bunun yanında enflasyonu önlemek amacıyla da konsolidasyona gidilebilir.
  • Konsolidasyon iki şekilde yapılabilir: Bunlardan birincisi zorunlu tahkimdir. Zorunlu tahkimde, devlet alacaklının rızasını almadan konsolidasyona gider. İkincisi ihtiyari tahkimdir ve bu yöntemde alacaklının rızası alınarak konsolidasyona gidilir.
  • Borcun Reddi : Devletin tek taraflı bir kararla mevcut borcunun tamamını veya bir kısmını ortadan kaldırdığını bildirmesine borcun reddi denilir.Borcun reddi  hem iç hem de dış borçlar için yapılabilmektedir. Ancak iç borçların reddedilmesi pek  karşılaşılan bir durum değildir.
  • Genellikle rejim değişikliği, siyasi olaylar  vb. nedenlerle bu yola başvurul-maktadır. Örneğin, Bolşevik Devrimi’nde 20 milyar dolar borç reddedilerek ortadan kaldırılmıştır. Ancak günümüzde borcun reddine pek başvurulmamaktadır.
  • Para Değerinin Düşmesi Sonucu Borcun Azalması: Enflasyon dönemlerinde milli para ile taahhüt edilmiş devlet borçlarında reel olarak azalma yaşanır. Deva-lüasyonda  ise tersi durum yaşanır; yani milli paranın değeri yabancı paraya göre değer kaybettiğinden ülkenin dış borçları reel olarak artmaktadır.
  • Borcun Amortismanı (İtfası): Vadesi gelen bir borcun devlet tarafından öden-mesidir. Buna aynı zamanda zorunlu amortisman da denilir. İhtiyari amortismanda ise devlet, borcun vadesi dolmadan ödeme yapar.
  • Toplu Ödeme :Borcun süresi içerisinde sadece yıllık faizi ödenir. Vade sonunda borcun tamamı kapatılır.
  • Tedrici Ödeme :Borcun akdinden sonra başlamak üzere, alacaklıya faizi ile birlikte ana paranın bir kısmının iade edilmesine tedrici ödeme denilir.
  • Borç ödemelerinde  devlet bütçesine ödenek konularak, bütçe fazlalıklarından ödenek ayrılarak veya amortisman sandıkları  kurularak ödeme yapılır. Ancak amor-tisman andıkları kurulması günümüzde karşılaşılan bir durum değildir.
  1. Aşağıdakilerden hangisi iç borçların karşılandığı kaynaklardan biri değildir?
  2. A) Bireyler B) Ticari bankalar
  3. C) Merkez bankası D) Sosyal güvenlik kurumları
  4. E) Bakanlık
  • YANIT E
  • İç Borç Kaynakları
  • Merkez Bankası
  • Ticaret bankaları
  • Sosyal güvenlik kurumları
  • Tasarruf sahipleri (bireyler ve kurumlar)
  1. Vergi hukuku, kamu hukuku içinde hangi hukukun alt dalını oluşturur?
  2. A) Mali hukuk B) Anayasa hukuku
  3. C) Harcama hukuku D) Gelir hukuku
  4. E) Bütçe hukuku
  • YANIT A
  • Vergi Hukuku: Vergi, resim, harç vb. kamu gelirlerinin ortaya çıkışını, düzenle-nişini, uygulanmasını; mükelleflerin ödevlerini, idarenin sorumluluklarını ele alan hukuk dalıdır.
  • Mali hukuk daha geniş bir kavramdır. Çünkü mali hukuk kamu gelirlerini ve kamu giderlerini bir bütün olarak ele alır. Vergi hukuku bunun sadece kamu gelirleri kısmını ele alır. Yani vergi hukuku mali hukukun alt dalıdır.
  1. Vergi idaresinden talep ettiği muktezaya göre hareket eden mükellefin, fiilinin suç oluşturması durumunda aşağıdakilerden hangisi söz konusu olur?
  2. A) Mükellef, normal cezanın iki katı ile cezalandırılır.
  3. B) Mükellef, normal cezanın yarısı ile cezalandırılır.
  4. C) Mükellef, normal cezanın üçte biri ile cezalandırılır.
  5. D) Mükellef, normal cezanın dörtte biri ile cezalandırılır.
  6. E) Mükellef hiç cezalandırılmaz.
  • YANIT E
  • Muktezalar (Özelgeler): Muktezanın kelime anlamı “gerekli olan” demektir. Mükellefler vergi ile uygulamasıyla ilgili karışık ve tereddüde yol açan bir durumla karşılaştığında, Maliye Bakanlığı veya yetkili kıldığı bir kuruluşa başvurarak yazılı bir cevap talep edebilir.
  • Muktezalar bağlayıcı değildir ve muktezaya uygun hareket eden mükellefe ceza kesilmez.
  1. I. Lafzi yorum
  2. Tarihi yorum
  •        III. Amaçsal yorum
  1. Sistematik yorum
  • Vergi usul kanunu yukarıdaki yorumlama yöntemlerinden hangisini kabul etmiştir?
  1. A) Yalnız III B) Yalnız IV
  2. C) I ve II D) II ve III E) I, II, III, IV
  • YANIT E
  • Yorum Yöntemleri :
  • Deyimsel Yorum (Lafzi Yorum) : Hukuki düzenlemelerin sözlük anlamından hareket edilerek yapılan yorumdur.
  • Sistematik Yorum : Herhangi bir kanunun, diğer kanunlarla ve hatta tüm hukuk düzeni ile olan ilişkisi esas alınarak yapılan yorumdur.
  • Tarihi Yorum: Kanunlaşma aşamaları (hazırlık çalışmaları, tasarı ve teklifler, gerekçeler,  meclis tutanakları ) ayrıntılı olarak incelenip, kanun koyucunun iradesi araştırılır.
  • Amaçsal Yorum: Konulan kanun ile ulaşılmak istenen sonuçlar, amaçlar günün koşullarına ve toplumun gereksinimlerine uygun olarak değerlendirilir. Amaçsal yorumda, ekonomik ve sosyal verilere geniş ölçüde başvurulur.
  1. Vergi kesenlerin sorumluluklarını yerine getirmemeleri durumunda alına-mayan vergilerin faiz ve cezaları aşağıdakilerin hangisinden talep edilir?
  2. A) Mükelleften
  3. B) Sorumludan
  • C)Önce mükelleften, alınamazsa sorumludan
  • D)Önce sorumludan, alınamazsa mükelleften
  1. E) Eş zamanlı olarak hem mükelleften, hem sorumludan
  • YANIT B
  • Vergi sorumluları mükelleften kestikleri vergiyi vergi dairesine yatırmazlarsa, vergi kendilerinden alınır. Vergi sorumluları mükellefe, ödedikleri vergiyi rücu ede-bilirler. Ancak vergi cezalarını, gecikme zammı ve gecikme cezalarını rücu ede-mezler. ( Vergi Usul Kanunu Madde 11 )
  1. Aşağıdaki vergilerin hangisinde stopaj uygulaması yoktur?
  2. A) Veraset ve intikal vergisi B) Damga vergisi
  3. C) Gelir vergisi D) Motorlu taşıtlar vergisi
  4. E) Kurumlar vergisi
  • YANIT D
  • Veraset ve intikal vergisi, damga vergisi, gelir vergisi ve kurumlar vergisinde hangi işlemler üzerinden ve yüzde kaç oranında kesinti  (stopaj) yapılacağı ilgili kanunların maddelerinde belirtilmiştir. Ancak motorlu taşıtlar vergisinde kesinti olmaz.
  1. Tahsil zaman aşımı düzenlemesinin yapıldığı kanun aşağıdakilerden hangisidir?
  2. A) Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun
  3. B) İdare Yargılama Usulü Kanunu
  4. C) Vergi Usul Kanunu
  5. D) Kurumlar Vergisi Kanunu
  6. E) Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu
  • YANIT A
  • Tahsil zamanaşımı Amme Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da düzenlenmiştir. Ancak tahakkuk zamanaşımı ise Vergi Usul Kanunu’nda düzenlen-miştir.
  • Tahakkuk zamanaşımına göre, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarihi izleyen takvim yılının başından itibaren  5 yıl içerisinde tarh ve tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.
  • Tahsil zamanaşımına göre, kamu alacağı vadesini izleyen takvim yılının başından itibaren 5 yıl içerisinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar.
  1. Aşağıdakilerden hangisi vergi hukukunda “ekonomik yaklaşım” kavramını en iyi şekilde ifade eder?
  2. A) Vergi ekonomik olaylar üzerinden alınır.
  3. B) Vergi hukuku ve iktisat ayrılmaz iki bilim dalıdır.
  4. C) Vergilendirmede vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin dikkate alınması
  •       gerekir.
  1. D) Ekonomi iyi gidiyorsa vergi gelirleri de artar.
  2. E) Vergi hukukunun, kendi özgün kuralları vardır; iktisadi olaylar dikkate alınmaz.
  • YANIT C
  • Ekonomik Yorum, amaçsal yorumun doğal bir sonucudur. Vergi kanunlarının uygulanmasında, vergiyi doğuran olayın saptanmasında gerçek içerikleri dikkate alınır. ( Vergi Usul Kanunu madde 3 )
  1. Aşağıdakilerden hangisi vergi hukukunda “peçeleme” kavramını en iyi şekilde ifade eder?
  2. A) Mükellefin defterleri gizlemesi
  3. B) Mükellefin adresinde bulunamaması
  4. C) Mükellefin çift defter tutması
  5. D) Mükellefin naylon fatura kullanması
  6. E) Mükellefin özel hukuk kurallarını ustaca kullanarak vergi kaçırması
  • YANIT E
  • Peçeleme, Özel hukuk kurallarının ve sözleşme şekillerinin ustaca kullanılarak, vergi borcunun azaltılmasına veya sıfırlanmasına denir. Örneğin, veraset ve intikal vergisinden kurtulmak için, gerçek anlamda yapılan bir bağışı satış sözleşmesi gibi göstermek gibi. Vergi kanunlarına göre satış değil bağış kabul edilerek işlem yapılır.
  1. Aşağıdakilerden hangisi gelir vergisi mükellefi olamaz?
  2. A) Gerçek kişiler B) Küçükler
  3. C) Akıl hastaları D) Adi ortaklıklar E) Kısıtlılar
  • YANIT D
  • Mükellef, üzerine vergi borcu tereddüp eden gerçek veya tüzel kişidir. Gelir ver-gisi mükellefleri gerçek kişilerdir.  Vergi mükellefi olabilmek için hak ehliyetine sahip olmak yeterlidir. Ayrıca, medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmak gerekli değildir. Örneğin, beş yaşındaki bir çocuk, kısıtlı veya akıl hastası vergi mükellefi olabilir. Küçük ve kısıtlıların  vergi mükellefi olmaları halinde, bunlara düşen ödevleri kanuni temsilcileri  yerine getirir.
  • Adi ortaklıkların tüzel kişiliği olmadığı gibi gelir ve kurumlar vergisi mükellefi-yetleri de yoktur.
  •  
  • 73.Aşağıdaki vergilerin hangisinde beyanname vermeyen mükelleflere, kendi yasasında ek süre hakkı tanınmıştır?
  1. A) Gelir vergisi B) Veraset ve İntikal Vergisi
  2. C) Katma Değer Vergisi D) Motorlu Taşıtlar Vergisi
  3. E) Kurumlar Vergisi
  • YANIT B
  • Veraset ve İntikal Vergisinde beyanname verme süreleri ise şöyledir :
  • 1)   Veraset yolu ile intikallerde
  • Ölen ve mirası alanlar aynı ülkede ise, ölüm tarihinden itibaren 4 ay içerisinde,
  • Ölen veya mirası alanlardan sadece birisi Türkiye’de ise, ölüm tarihinden itibaren 6 ay içerisinde,
  • Ölen veya mirası alanlar farklı iki yabancı ülkede ise, ölüm tarihinden itibaren 8 ay içerisinde beyanname verilir.
  • Gaiplik durumunda, gaiplik kararının ölüm siciline kaydolunduğu tarihten itibaren 1 ay içerisinde beyanname verilir.
  • 2)   Diğer şekillerdeki intikallerde, malların hukuken iktisap edildiği tarihten itibaren 1 ay içerisinde beyanname verilir.
  • 3)   Gerçek veya tüzel kişilerce düzenlenen yarışma ve çekilişlerle, futbol müsabakalarına ve at yarışlarına ait müşterek bahis, yarışma ve çekilişlerle karşılaş-manın yapıldığı günü izleyen ayın 20. günü akşamına kadar beyanname verilir ve aynı süre içerisinde ödeme yapılır.
  • Bu süreler içerisinde beyanname vermeyen mükelleflere 15 günlük ek süreler verilir.
  1. Aşağıdaki tebligatlarından hangisi geçersizdir?
  2. A) Mükellefin kendisine yapılan tebligat
  3. B) Mükellefin işyerinde yapılan tebligat
  4. C) Mükellefin işyerinde, ancak müstahdemine yapılan tebligat
  5. D) Mükellefin görüşüne göre 18 yaşında olan kızına yapılan tebligat
  6. E) Mükellefin 17 yaşındaki oğluna yapılan tebligat
  • YANIT E
  • Tebliğ: Vergilemeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların yetkili makam-lar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesidir.
  • Tebliğ Yapılacak Kişiler :
  • Gerçek kişilerde, mükellefin kendisine, kanuni temsilcisine, umumi vekillerine yapılır. Bunlardan birisinin bulunmaması halinde, ikametgah adresinde bulunanlara veya işyerindeki personelden birine tebligat yapılır. Ancak bu şekilde tebliği yapıla-cak kişinin görünüşe göre 18 yaşından aşağı olmaması gerekir.
  • Tüzel kişilerde, tüzel kişiliğin başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine yapılır.
  • Cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan kuruluşlarda tebligat, bu kuruluşları idare edenlere veya temsil edenlere yapılır.
  • 75.Özel usulsüzlük cezası miktarının belirlenmesinde satış tutarının %10’unun dikkate alınmadığı durum aşağıdakilerden hangisidir?
  1. Serbest meslek makbuzu verilmemesi
  2. Fiş verilmemesi
  3. Müstahsil makbuzu düzenlenmemesi
  4. Gider pusulası düzenlenmemesi
  5. Serbest meslek makbuzunun eksik düzenlenmesi
  • YANIT B
  • Fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzunun verilmemesi, alınmaması, düzenlenmemesi, gerçek meblağlardan farklı meblağlara yer verilmesi hallerinde her belge için bu belgelere yazılması gereken tutar farkının % 10’u oranında özel usulsüzlük cezası kesilir. ( Vergi Usul Kanunu 353. madde )
  1. Bilanço esasında vergilendirilen bir mükellefin işletme hesabı esasına geçebilmesi için, kazancının bir önceki yıla göre en az % kaç azalması gerekir?
  2. A) 50 B) 40 C) 30                      D) 20                     E) 10
  • YANIT D
  • Kazancı bilanço esasına göre tespit edilen I. sınıf tüccarların iş hacminde % 20’yi aşan oranda azalma olursa 2. sınıfa geçerler.
  • İşletme hesabı esasına tabi olan II. sınıf tüccarların iş hacminde, kanuni ölçülere oranla bir hesap dönemi içerisinde %20’yi aşan oranda fazlalık olursa, izleyen hesap dönemi başından itibaren bilanço esasına geçerler.
  1. Zirai faaliyetlerde mahsulden pay alan arazi sahibinin kazancı, aşağıdakilerden hangisinin kapsamındadır?
  2. A) Ticari kazanç B) Serbest meslek kazancı
  3. C) Diğer kazanç ve irat D) Zirai kazanç
  4. E) Gayrimenkul sermaye iradı
  • YANIT E
  • Hiçbir faaliyette bulunmaksızın arazisini başkasına ektiren ve bunun karşılığında üründen belli bir miktar pay alan kişinin (yarıcının) geliri zirai kazanç değil, gayrimenkul sermaye iradıdır.
  1. Aşağıdakilerden hangisi ücret olarak vergilendirilemez?
  2. Şirketlerde yönetim kurulu başkanı ve üyelerine şirket kârından dağıtılan paralar
  3. TBMM üyelerine ödenen para, ayın ve menfaatler
  4. Sporculara transfer ücreti ve sair adlarla yapılan ödemeler
  5. Bilirkişilere yapılan ödemeler
  6. Belediye meclis üyelerine ödenen para, ayın ve menfaatler
  •      YANIT A
  • Özel Olarak Ücret Sayılan Gelirler
  • İstisna dışında kalan emeklilik, maluliyet, dul ve yetim aylıkları.
  • Evvelce yapılmış veya gelecekte yapılacak hizmetler karşılığı verilen para, mal ve sağlanan menfaatler.
  • Bazı meclis ve komisyon üyelerine sağlanan imkanlar.
  • Yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile tasfiye memurlarına yapılan öde-meler. (Yönetim kurulu başkan ve üyelerine verilen kar payları menkul sermaye iradıdır.)
  • Bilirkişilere, resmi arabuluculara, eksperlere, spor hakemlerine ve jüri üye-lerine yapılan ödemeler. (Spor hakemlerinin ücretleri vergiye tabi değildir.)
  • Sporculara yapılan aylık, prim, transfer ücreti vb. ödemeler.
  • Yemek ve yatma giderleri karşılığında ödenen gündeliklerin istisna haddini aşan kısmı.
  • İşten çıkarma tazminatlarının istisna haddini aşan kısmı. (Kıdem tazmi-natlarının, hizmet erbabının 24 aylığını aşan kısmı vergilendirilir.)
  • 79.Telif haklarının, müellifleri tarafından kiralanması karşılığında elde edilen gelirler aşağıdakilerden hangisinin kapsamındadır?
  1. A) Ticari kazanç B) Serbest meslek kazancı
  2. C) Diğer kazanç ve irat D) Menkul sermaye iradı
  3. E) Gayrimenkul sermaye iradı
  • YANIT B
  • Telif hakkı : Şiir, öykü, roman, beste, film senaryosu, karikatür, röportaj vb. yaratılmış olan eser üzerinde doğan haktır. Bu haktan eserin sahibi (müellif) veya kanuni mirasçıları yararlanır. Telif haklarının eserin sahibi veya kanuni mirasçıları tarafından kiralanması veya satılması karşılığında doğan gelire serbest meslek kazancı denilir.
  1. Gayrimenkul sermaye iratlarında götürü gider esasını seçen mükellefler, kaç yıl geçmeden bu esastan geri dönemezler?
  2. A) 1 B) 2 C) 3                        D) 4                       E) 5
  • YANIT B
  • Gayrimenkul sermaye iradında (kira gelirlerinde) iki tür gider indirimi yapılır.
  • 1.Gerçek Gider İndirimi :
  • Kiraya veren tarafından ödenen aydınlatma, ısıtma, su, asansör giderleri.
  • Kapıcı aylıkları, kira sözleşmesi ile ilgili giderler, kiranın tahsili için tutulan kişilere ödenen ücretler.
  • Kiraya verilen mal ve haklar için ödenen sigorta giderleri, alınan borçların faizleri, vergi, resim ve harçlar, şerefiyeler, iştirak payları,
  • Kiraya verilen mal ve haklar için ayrılan amortismanlar, bakım,onarım ve idame giderleri.
  • Sahibi bulunduğu konutu kiraya verip, başka bir konutu kiralayanların ödediği kira bedelleri; kiraladıkları mal ve hakları kiraya verenlerin ödedikleri kiralar.
  • Kiraya verilen mal ve haklarla ilgili olarak sözleşmeye, kanuna, ilama dayalı ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar.
  • 2.Götürü Gider İndirimi
  • Götürü gider indirimini tercih eden mükellefler kira hasılatının % 25’ini gider olarak yazarlar ve bunun dışında başka bir gider indiremezler.
  • Götürü gider indirimini seçmek mükellefin  isteğine bırakılmıştır; ancak iki (2) yıl geçmedikçe bu usulden dönülemez.
  1. Gelir vergisine giren aşağıdaki kazançların hangisinde, götürü gider esasına yer verilmiştir?
  2. A) Gayrimenkul Sermaye iratları B) Ücretler
  3. C) Serbest meslek kazancı D) Diğer kazanç ve irat
  4. E) Menkul sermaye iratları
  • YANIT A
  • Bir önceki sorunun cevabında “götürü gider indirimi” açıklanmıştır.
  • 82.Gayrimenkul sermaye iratlarında yararlanabilecek götürü gider oranı yüzde kaçtır?
  1. A) 45 B) 35 C) 25                      D) 15                     E) 5
  •      YANIT C
  • Götürü gider indirimini seçen mükellef yıllık kira hasılatının ancak % 25’i kadar gider indirimi yapabilir.
  1. Aşağıdakilerden hangisi KDV’nin kanuni mükellefi değildir?
  2. A) İlaç satan eczane B) Kitap satan kitabevi
  3. C) Hukuk hizmeti sunan avukat D) Galeriden otomobil satın alan şahıs
  4. E) Taşımacılık işi yapan şirket
  • YANIT D
  • Katma değer vergisinde kanuni mükellef, sürekli olarak ticari, sınai, zirai, mes-leki faaliyetleri yürüten işletmelerdir. Bu işletmeler aylık alış ve satışları üzerinden hesapladıkları KDV’leri bir beyanname ile vergi dairesine bildirirler. Ancak galeriden otomobil satın alan kişi KDV kanununda yazılı olan mükelleflerden birisi olamaz. Bu tür mal veya hizmet satın alan tüketiciler vergiyi son olarak ödeyenler oldukları için “vergi yüklenicisi” olurlar.
  1. Aşağıdakilerden hangisi damga vergisine tabi değildir?
  2. A) Maaş bordosu B) Şirket kuruluş sözleşmesi
  3. C) Kira kontratosu D) Kredi sözleşmesi
  4. E) Pasaport
  • YANIT E
  • 488 Sayılı Damga Vergisi Kanununda, Damga Vergisine tabi olan kağıtlar açıkça ortaya konulmuştur. Bu kağıtlar, mukaveleler (sözleşmeler), taahhütnameler, temliknameler, kira mukaveleleri, teklifnameler, kefalet, teminat ve rehin senetleri, takdimnameler, sulhnameler, fesihnameler, kararlar, mazbatalar, ihale kararları, emtia  senetleri, akreditif, kredi mektup ve telgrafları, bilançolar ve işletme hesap hülasaları, makbuzlar, avans mektupları, maaş, ücret vb. nedenlerle verilen belgeler, sigorta prim bildirgeleri  vergi dairelerine ve belediyelere verilen beyannameler, gümrük dairelerine verilen beyannameler  vs. dir.
  • Bilindiği gibi damga vergisi pul yapıştırılarak, basılı damga konularak, makbuz verilerek, istihkaktan kesinti yapılarak ödenir.
  • Pasaporttan harç alınır.
  1. Harçlarda matrah ölçüsü olarak aşağıdakilerden hangisi esas alınmıştır?
  2. A) Nispi esas B) Maktu esas
  3. C) Hem nispi hem maktu esas D) Artan oranlı tarife
  4. E) Azalan oranlı tarife
  • YANIT C
  • Harçlar hem nispi hem de maktu olarak ödenebilir. Nispi ödemeler belli bir oran esas alınarak belirlenen tutarlardır. Maktu ödemeler  ise sabit bir miktar belir-lenerek yapılan ödemelerdir.
  • 492 Sayılı Harçlar Kanunu’na göre alınacak harçlar aşağıda belirtilmiştir :
  • Yargı harçları
  • Noter harçları
  • Vergi yargısı harçları
  • Tapu ve kadastro harçları
  • Pasaport, ikamet teskeresi, vize ve Dışişleri Bakanlığı tasdik harçları
  • Gemi ve liman harçları
  • İmtiyazname, ruhsatname ve diploma harçları
  • Trafik harçları
  1. Neyin, ne miktarda ve nasıl üretileceğine faktör sahiplerinin ve faktörleri üretime sevk eden müteşebbislerin karar verdiği sisteme ne ad verilir?
  2. A) Totaliter müdahaleci sistem B) Serbest piyasa sistemi
  3. C) Karma ekonomi sistemi D) Müdahaleci sistem
  4. E) Kolektif sistem
  • YANIT B
  1. Serbest Piyasa Sistemi ( Özel Kesim – Özel Ekonomi ) : Neyin, ne kadar ve kimler için üretileceğine karar  verenler, üretim kaynakları sahipleri veya müte-şebbislerdir. Bu sistemde kaynaklar özel şahıslara aittir.  Üretimi piyasadaki talep, talebi ise gelir belirler.
  • Serbest piyasa sisteminin kurumsal yapısı “piyasa” dır. Hangi kaynağın hangi üretime tahsis edileceğini ve nihai üretimin nasıl dağıtılacağını “fiyat mekanizması” belirler.
  • Fiyatlardaki artış üreticilerin daha fazla mal üretmesine sevk eder. Arz miktarı piyasadaki talep miktarından fazla ise fiyatlar düşer.
  • Arz ve talebin eşitlendiği noktada “ denge fiyatı” oluşur. Denge fiyatlar, bireysel ihtiyaçları tam anlamıyla karşılar ve kaynak tahsisi ve gelir dağılımı gibi sorunlara çözüm olacağı varsayılır.
  1. Totaliter Müdahaleci Sistem: ( Kamu Kesimi – Devlet Ekonomisi )
  • Üretim kaynakları toplum adına devletin mülkiyetindedir ve bu kaynaklar toplum adına “devlet” tarafından kullanılır. Üretim kaynaklarını devlet,  “toplumsal fayda” sağlamak amacıyla kullanır.
  • Neyin ne miktarda ve nasıl üretileceğine ve nasıl dağıtılacağına devlet karar verir. Tam bir “merkezi planlama” ve otorite söz konusudur.
  • Devlet, bütçesine koyduğu gelirler ve harcamaları ile neyin ne kadar ve nasıl üretileceğine karar verir.
  1. Karma Ekonomik Sistem : Bu sistemde üretim kaynakları devlet ve özel kesim tarafından beraberce kullanılır. Devlet toplumsal ihtiyaçlara cevap vermeye çalışır.
  • Devlet bireysel mülkiyet ve özgürlüklere karışmaz; devlet düzenleyici, denet-leyici ve yol gösterici niteliğe sahiptir.
  • Günümüzde ülkelerde tam anlamıyla serbest piyasa ekonomisi veya tam anlamıyla totaliter müdahaleci sistem uygulandığı söylenemez. Bu açıdan uygula-nan sistem daha ziyade karma ekonomik sistemdir.
  1. Sağlık hizmeti ne tür bir hizmettir?
  2. A) Bölünemez hizmet B) Bölünebilir hizmet
  3. C) Yarı bölünebilir hizmet D) Pür özel hizmet
  4. E) Pür kamusal hizmet
  • YANIT C
  • Sağlık hizmeti bilindiği gibi hem devlet hem de özel kesim tarafından yerine getirilen bir hizmettir. Yarı bölünebilir veya yarı kamusal mal ve hizmetler tek tek bireylere fayda sağladığı gibi, bir bütün olarak topluma da fayda sağlayan mal ve hizmetlerdendir.
  1. Aşağıdakilerden hangisi yatırım harcaması değildir?
  2. A) Etüt ve proje giderleri B) Yapı ve tesis giderleri
  3. C) Makine ve teçhizat alımı D) Taşıt alımı
  4. E) Malzeme alımı
  • YANIT E
  • Cari harcamalar: Faydası bir dönemle sınırlı olan, devletin tüketim malı alımına yönelen ve her yıl tekrarlanan harcamalarıdır. Örneğin, personel giderleri, ısınma, aydınlatma, kırtasiye, malzeme alımı giderleri gibi.
  • Yatırım harcamaları : Faydası birden fazla yıla yayılan, üretim üzerinde olumlu etkisi olan, sermaye oluşumu ile ilgili harcamalara denilir. Örneğin, makine, demir-baş, teçhizat, taşıt alımı, etüt proje giderleri, yapı tesis giderleri gibi.
  1. Kendi adına ve hesabına ödediği vergiyi, yansıma yoluyla başkalarına devreden kişiye ne ad verilir?
  2. A) Aracı ödeyici B) Gerçek mükellef
  3. C) Vergi sorumlusu D) Vergi taşıyıcısı E) Aracı mükellef
  • YANIT E
  • Dolaylı vergiler alım ve satım esnasında bir başkasına yansıtılabilen vergilerdir. Katma Değer Vergisi de dolaylı bir vergidir. Bu vergiyi satış esnasında ileriye doğru yansıtan ticari, sınai, zirai ve mesleki işletmeler aracı mükellef ; nihai olarak vergiyi ödeyen tüketici ise vergi taşıyıcısı (yüklenici) olarak adlandırılır.
  1. Aşağıdakilerden hangisi gelir vergisinin özelliklerinden biri değildir?
  2. A) Kişisel bir vergi olması                 B) Gerçek kişilerden alınması
  3. C) Artan oranlı olması D) Objektif nitelikte olması
  4. E) Kazanç ve iratların safi tutarı üzerinden alınması
  •      YANIT D
  • Gelir vergisinin özellikleri :
  • Gelir Kişiseldir: Vergiye konu olan gelir, gerçek kişilerin elde ettiği gelirdir. Gelirin kişisel olması vergiyi sübjektif bir yapıya sokar. Yani verginin toplam gelir üzerinden hesaplanması, artan oranlı olması, hem yurt içi hem de yurt dışındaki bütün gelirler üzerinden hesaplanması muafiyet ve istisnalara etki etmesi.
  • Gelir Yıllıktır: Gerçek kişilerin bir vergilendirme dönemi (bir takvim yılı içerisindeki) bütün gelirleri üzerinden vergi hesaplanır.
  • Gelir Gerçektir: Gelirin tespiti az veya çok bir muhasebe düzenini gerekli kılar. İlke olarak gelir vergisi “gerçek usulde” tespit edilir.
  • Gelir Safidir: Gelirin elde edilmesi için yapılan giderler,  gayri safi  gelirden düşülür.
  1. Bütçe tasarısı TBMM Genel Kurulu’nda en fazla kaç günde görüşülür?
  2. A) 15 B) 20 C) 25                      D) 55                     E) 75
  • YANIT B
  • Bütçe yasa tasarısı Bakanlar Kurulu tarafından mali yıl başlamadan 75 gün önce TBMM’ye sunulur. TBMM’ye gelen bütçe yasa tasarısı önce Bütçe Komisyonunda 55 gün görüşülür. Daha sonra kalan 20 gün içerisinde ise Meclis Genel Kurulunda görüşülür.
  1. Gelir Vergisi Kanunu’na göre bir verginin tarhını yapma yetkisi, kural olarak aşağıdaki vergi dairelerinden hangisine aittir?
  2. Defterdarlığın bulunduğu yer vergi dairesine
  3. Mükellefin işyerinin bulunduğu yer vergi dairesine
  4. Mükellefin iş merkezinin bulunduğu yer vergi dairesine
  5. Mükellefin ikametgahının bulunduğu yer vergi dairesine
  6. Mal müdürlüğünün bulunduğu yer vergi dairesine
  • YANIT D
  • Gelir vergisi mükellefleri gerçek kişiler olduğu için, gelir vergisi beyannamesi asıl olarak ikametgahın bulunduğu yerin vergi dairesine verilir ve tarh işlemi de aynı yerde yapılır.
  1. Geçmiş yıl zararları en fazla kaç yıl içerisinde gelirden düşülebilir?
  2. A) 10 B) 7 C) 5                        D) 3                       E) 1
  • YANIT C
  • Zarar eden mükellefler bu zararlarını takip eden beş yılın kazancından indirebilirler. Örneğin, 2006 yılında zararı olan mükellef bu zararını en son 2011 yılının kazancından indirebilir.
  1. Yürürlükteki düzenlemelere göre, aşağıdakilerden hangisi damga vergisinin ödeme yöntemlerinden birisi değildir?
  2. A) İstihkaktan kesinti yoluyla
  3. B) Damga pulu yapıştırılması suretiyle
  4. C) Basılı damga konulması suretiyle
  5. D) Makbuz kesilmesi suretiyle
  6. E) Vergiyi tarh etmek yoluyla
  • YANIT E
  • 488 Sayılı Damga Vergi Kanunu’nun 15. maddesinde, damga vergisinin ödeme şekilleri belirtilmiştir. Bu maddeye göre damga vergisi pul yapıştırmak şeklinde, basılı damga konulmak şeklinde, makbuz verilmek ve istihkaktan kesinti yapmak şeklinde ödenmektedir.
  1. M satın aldığı otomobilini 7 Ocak 2005 tarihinde trafiğe kaydettirmiş, ancak 15 Şubat 2005 tarihinde satış nedeniyle trafikten kaydını sildirmiştir.
  • Buna göre M kaç aylık motorlu taşıtlar vergisi ödeyecektir?
  1. A) 1 B) 2 C) 3                        D) 6                       E) 12
  • YANIT D
  • Motorlu taşıtlar vergisinde vergilendirme dönemleri altışar aylık iki dönem halinde uygulanmaktadır. Buna göre ilk altı aylık dönem içerisinde alım satım yapanlar, altı aylık vergiden sorumlu olurlar.
  1. Aşağıdakilerden hangisinin muhtasar beyanname verme yükümlülüğü yoktur?
  2. A) İş ortaklıkları B) Kamu iktisadi teşebbüsleri
  3. C) Bayındırlık ve İskan Bakanlığı D) Kooperatifler
  4. E) Vakfa ait işletme
  • YANIT C
  • Genel bütçeye dahil idarelerin muhtasar beyanname verme yükümlülüğü yoktur. Bu kuruluşların kaynakta kesinti yoluyla aldıkları vergiler, kendilerine bütçeyle verilen ödeneklerle mahsup edilir. Ülkemizde Başbakanlık, Bakanlıklar, Cumhurbaşkanlığı vb. kuruluşlar genel bütçeli idarelerdir.
  1. Ticari işletmeye kayıtlı aşağıdaki taşıtlardan hangisi için ödenen motorlu taşıtlar vergisi, ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilemez?
  2. A) Minibüs B) Kaptıkaçtı
  3. C) Kamyon D) Kamyonet E) Ticari amaçla kullanılan uçak
  • YANIT B
  • MTV’ye ilişkin I,III, IV sayılı tarifelerde yer alan taşıtlar için ödenen vergi ve cezaları ile gecikme zamları Gelir ve Kurumlar vergisinin matrahının tespitinde gider olarak indirilemez.
  • Motorlu taşıtlar vergisi spesifik bir vergidir. Spesifik vergi: vergi miktarının ağırlık, sayı, yüzölçümü, hacmi gibi teknik ve fiziki ölçülere göre hesaplandığı tarifelerdir.
  • I Sayılı Tarife : Otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtı, motosiklet vb. taşıtlar yer alır. Bu taşıtlar yaşına ve motor silindir hacmine göre vergilendirilir.
  • II Sayılı Tarife : Minibüs, otobüs, panel van, motorlu karavan, kamyon, kamyonet, çekici vb. taşıtlardan oluşur.Minibüsler sadece yaşına göre; otobüsler yaş ve oturma yeri kapasitesine göre ; panel van ve motorlu karavanlar yaş ve motor silindir hacmine göre; kamyon, kamyonet, çekici vb. araçlar yaş ve azami ağırlığına (istiap haddine) göre vergilendirilir.
  • III Sayılı Tarife : Yat, kotra, ve her türlü motorlu özel tekneden oluşur. Bu deniz taşıtları yaş ve motor gücüne (beygir gücü) göre vergilendirilir.
  • IV Sayılı Tarife :Bu tarifede yer alan uçak ve helikopterler, yaş ve azami kalkış ağırlığına göre vergilendirilir.
  • 98.Aşağıdakilerden hangisi, zirai kazanç olarak değerlendirilemez?
  1. A) Tavukçuluktan kazanılan para
  2. B) Damızlık beslenmesinden kazanılan para
  3. C) Balık yetiştiriciliğinden kazanılan para
  4. D) Üretilen meyvelerin açılan dükkanda satılmasından kazanılan para
  5. E) Kara avcılığından kazanılan para
  • YANIT D
  • Zirai faaliyetin en önemli özelliklerinden birisi, zirai faaliyetin mağaza veya dükkana kadar yapılmasıdır. Mağaza veya dükkan açılarak zirai ürün satılması ticari kazanç kapsamına girer.
  • 99.Aşağıdakilerden hangisi, ticari kazancın vergilendirilmesi ile ilgili yöntemlerden birisi değildir?
  1. A) Esnaf muaflığı                 B) Götürü usul
  2. C) Bilanço esası D) İşletme hesabı esası E) Basit usul
  • YANIT B
  • Ticari kazançlarda 1999 yılından itibaren götürü usul kaldırılıp yerine basit usul getirilmiştir. Bilindiği gibi ticari kazançlar iki şekilde tespit edilmektedir :
  • Gerçek usul
  • Basit usul
  • Gerçek usulde ticari kazanç, bilanço esası ve işletme hesabı esasına göre tespit edilmektedir.
  • Ayrıca işyeri açmamış, bedeni işgücü ile çalışan, ancak geçimini sağlayacak kadar gelir elde eden sanat ve ticaret erbapları da esnaf muaflığından yararlanmaktadır.
  1. I. Mesleki yayın giderleri
  2. Sosyal güvenlik kuruluşu primi
  •                 III. Çalışanla ilgili yemek ve barınma giderleri
  1. Müstahdem aylıkları
  2. Envantere dahil olan taşıtların amortismanları
  • Serbest meslek erbabı, yukarıda verilen giderlerden hangilerini gelir vergisi matrahından indirebilir?
  1. A) I ve II B) II ve III
  2. C) II,III ve IV D) I,III,IV ve v E) I,II,III,IV ve V
  • YANIT E
  • Serbest Meslek Kazancının Tespitinde İndirilebilecek Giderler :
  • Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilebilmesi için ödenen ısıtma, aydınlatma, telefon, kırtasiye, kira, müstahdem ücretleri gibi genel giderler.
  • Hizmetli ve işçiler için yapılan giderler. (Sigorta primi, emekli aidatları, ilaç, tedavi giderleri, giyim eşyası giderleri gibi )
  • Meslekle ilgili başkalarına gördürülen hizmetler için ödenenler.
  • Mesleki faaliyetle ilgili seyahat ve ikamet giderleri.
  • Envantere kayıtlı olan veya kiralanan taşıtların giderleri.
  • Mesleki kitap ve dergiler için yapılan harcamalar.
  • Meslekle ilgili alınan mallar. Örneğin alet, ecza alınması gibi.
  • Emekli sandıklarına ödenen giriş ve emeklilik aidatları.
  • Sözleşmeye, kanuna, ilama dayalı ödenen tazminatlar.
  • Serbest meslek faaliyetinde bulunan özürlüler için yıllık hesaplanan sakatlık indirimi.
  • 101.Kiraladığı işyerinin bir kısmını ikametgah olarak kullanan Avukat Hasan’ın gelirlerinden düşebileceği kira miktarı ne kadardır?
  1. A) Kiranın tamamı B) Kiranın yarısı
  2. C) Kiranın üçte biri D) Kiranın dörtte biri
  3. E) Kirayı gider olarak düşemez
  • YANIT A
  • Kiraladıkları ikametgahlarının bir kısmını işyeri olarak  kullananlar, kiranın tamamını, ısıtma ve aydınlatma giderlerinin yarısını gider yazabilirler. İşyerleri kendilerine ait olanlar, amortismanları gider  yazabilirler. Bu kişiler ikametgahlarının bir kısmını işyeri olarak kullandıklarında, amortismanlarının yarısını gider yazabilirler.
  • 102.Vergi değeri 100.000 YTL olan daireyi kiraya veren mükellefin beyan etmek zorunda olduğu en düşük kira miktarı kaç YTL’dir?
  1. A) 1000 B) 2000 C) 5000                 D) 8000                E) 10.000
  • YANIT C
  • Emsal kira bedeli : Kiranın düşük gösterilmesi veya başkalarına bedelsiz olarak verilmesini önlemek amacıyla getirilmiştir.
  • Bina ve arazilerde emsal kira bedeli : Yetkili özel merci veya mahkemeler belirlemedi ise vergi değerinin % 5’dir.
  • Diğer mal ve haklarda emsal kira bedeli : Maliyet bedelinin % 10. Maliyet bedeli bilinmiyorsa servet değerinin % 10
  • Soruda daire kiraya verildiği için yüzde beşi alınır.
  • 103.Vergi idaresi kesinti yapmakla yükümlü olan kişilerin vergi dairesine yatırmadığı vergilerle ilgili ceza ve faiz alacaklarını ilk önce aşağıdakilerden hangisinden talep edebilir?
  1. A) Vergi mükelleflerinden B) Vergi sorumlusundan
  2. C) Kanuni mükelleften D) Vekilden
  3. E) Müteselsil sorumludan
  • YANIT B
  • Kaynakta kesinti (stopaj) yoluyla alınan vergiler, kesintiyi yapan vergi sorumlusu tarafından vergi dairesine bildirilir ve yatırılır. Vergi sorumlusunun sorumluluğu vergi dairesine karşıdır. Yani ödenmeyen vergiler, cezaları ve faizi ilk önce vergi sorumlusundan talep edilir.
  1. Mükellef Celal dairesini 2006 yılında kiraya vermiş ancak gelir vergisi beyannamesini hala vermemiştir.
  • Bu durumu tespit eden vergi dairesi mükellef K’ye aşağıdaki cezalardan hangisini keser?
  1. A) Kaçakçılık B) Ağır kusur
  2. C) Kusur D) Vergi ziyaı
  3. E) Özel usulsüzlük
  • YANIT D
  • Vergi ziyaı (kaybı) : Mükelleflerin ve vergi sorumlularının vergileme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi, eksik yerine getirmesi nedeniyle verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi, eksik tahakkuk ettirilmesi veya haksız yere geri iade edilmesine sebebiyet verilmesidir.
  • Burada mükellef vergi beyannamesini kanuni süresi geçtiği halde vermemesi nedeniyle vergi kaybına yol açmıştır. Bundan dolayı vergi ziyaı cezası kesilir.
  • 105.Vergi kanunlarının geçmişe yürütülmemesi gerekliliği aşağıdaki evrensel hukuki ilkelerinden hangisi ile ilgilidir?
  1. A) Hukuki güvenlik ilkesi B) Adalet ilkesi
  2. C) Eşitlik ilkesi D) Doğruluk ilkesi
  3. E) Genellik ilkesi
  • YANIT A
  • Kanunlar ilke olarak, yürürlüğe girdikleri tarihten sonra gerçekleşen olaylara uygulanır. Buna hukukta “kuralların geriye yürümemesi” (makabline şamil olma-ması) denilir. Vergi kanunlarının geriye  yürümemesi “hukuki güvenlik ilkesi” ile ilgilidir.
  • Bu ilkenin uygulanmaması durumunda geçmişte meydana gelmiş bütün işlem ve olaylara yeni çıkarılan kanunlar uygulanır. Böyle bir durum vatandaşların devlete ve yasalara olan güvenini sarsar.
  1. İçtihadı birleştirme kararlarının işlevi ve amacı açıklanırken aşağıdakiler-den hangisi öngörülmez?
  2. Danıştay’ın aynı konu ile ilgili farklı daire kararları arasındaki aykırılıların giderilmesi
  3. Danıştay’ın aynı konu ile ilgili bir dairenin kendi kararları arasındaki aykı-rılıkların giderilmesi
  4. İçtihat bütünlüğünün sağlanması
  5. Yargının istikrarlı olmasını sağlaması
  6. Taraflı karar veren üyelerin cezalandırılması
  • YANIT E
  • Danıştay dava dairelerinin veya dava daireleri genel kurullarının, verdikleri ka-rarlar arasında uyuşmazlık olduğunda, Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu içtihadın birleştirilmesi veya değiştirilmesi kararı verir. İçtihat, görüş demektir. İçtihadı birleş-tirme kararlarında amaç, kararı veren yargıcı cezalandırmak olamaz.
  • 107.Aşağıdakilerden hangisi stopaj yoluyla (kaynakta kesinti yoluyla) alınan gelir vergisini vergi dairesine yatırmakla yükümlüdür?
  1. A) Vergi taşıyıcısı
  2. B) Vergi sorumlusu
  3. C) Asıl mükellef
  4. D) Müteselsil sorumlu
  5. E) Aracı mükellef
  • YANIT B
  • Kaynakta kesinti (stopaj) yoluyla alınan vergiler, kesintiyi yapan vergi sorumlusu tarafından vergi dairesine bildirilir ve yatırılır. Kesinti yolu ile alınan vergiler “muhtasar beyanname” ile vergi dairesine bildirilir.
  1. Mükelleflerin vergi yükümlülüklerine uymamaları durumunda karşılaşa-cakları yaptırımları düzenleyen vergi hukuku dalı aşağıdakilerden han-gisidir?
  2. A) Uluslararası vergi hukuku B) Vergi icra hukuku
  3. C) Vergi yargılama hukuku D) Vergi usul hukuku
  4. E) Vergi ceza hukuku
  • YANIT E
  • VERGİ HUKUKUNUN DALLARI
  1. Vergi Usul Hukuku : Vergileme süreçlerini yani tarh, tebliğ, tahakkuk ve tahsilini, defter tutmayı, vergi uyuşmazlıklarını ve vergi yargısını, süreleri ve zamanaşımını inceleyen hukuk kurallarına denilir. Ülkemizde, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu vergi usul hukukunun en temel kaynağıdır.
  2. Vergi Ceza Hukuku : Vergi kanunları mükelleflere belli ödevler yüklediği gibi, belli konuları da yasaklamaktadır. Vergi kanunlarına uymayan mükelleflerin işledikleri vergi suçlarına verilecek cezaları düzenleyen hukuk kurallarına vergi ceza hukuku denilir.
  3. Uluslararası Vergi Hukuku : Ülkelerarası alış verişin yaygınlaşması bu hukuk dalını önemli hale getirmiştir. Uluslararası vergi hukuku, iki veya daha fazla ülke arasında vergiden doğan ilişkileri düzenleyen hukuk kurallarıdır.
  4. Vergi İcra Hukuku : Zamanında ve usulüne uygun bir şekilde ödenmeyen vergilerin, devletin egemenlik gücüne dayalı olarak nasıl tahsil edileceğini gösteren hukuk kurallarıdır. Vergi icra hukukunun temel kaynağı 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkındaki Kanundur.
  • 109.Aşağıdakilerden hangisi gelir vergisinde tarh işleminin muhatabı olamaz?
  1. A) Kesinti yapanlar B) Daimi temsilci
  2. C) Gerçek kişi D) Kanuni temsilci
  3. E) Tüzel kişilik
  • YANIT E
  • Tarh, verginin kanunlarda gösterilen matrah ve nispetler üzerinden hesaplanarak, bu alacağı miktar itibariyle tespit eden idari bir işlemdir. Gelir vergisi mükellefleri gerçek kişilerdir. Dolayısıyla tüzel kişiler gelir vergisinde tarhiyat işlemine muhatap olamaz.
  • 110.Vergi mahkemelerinde 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkın-daki Kanun’un uygulanmasına ilişkin davalara kaç yargıçla bakılır?
  1. A) 1 B) 2 C) 3                        D) 4                       E) 5
  • YANIT C
  • Vergi ile ilgili uyuşmazlıklarda ilk olarak, vergi mahkemelerine gidilir. Vergi mahkemeleri davalara iki şekilde bakar :
  • Tek yargıçla
  • Kurul halinde (3 hakimden oluşur)
  • 111.Çifte vergilemeyi önleme anlaşmalarının kabul edilerek yürürlüğe girmesi sürecinde aşağıdakilerden hangisinin rolü olamaz?
  1. A) Maliye Bakanlığı’nın onayı
  2. B) Bakanlar Kurulu’nun onayı
  3. C) TBMM’nin kanun çıkarması
  4. D) Cumhurbaşkanı’nın imzalaması
  5. E) Resmi Gazete’de yayımlanması
  • YANIT A
  • Çifte vergilemeyi önleme anlaşmaları, uluslararası vergi anlaşmaları kapsamın-dadır. Bu anlaşmaların onaylanıp yürürlüğe girmesinde Maliye Bakanlığı’nın rolü olamaz.
  1. Vergi ziyaına sebebiyet vermekten ceza kesilen ve cezası da kesinleşen-lere, cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere kaç yıl içerisinde tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası yüzde elli oranında artırılmak suretiyle uygulanır?
  2. A) 5 B) 4 C) 3                        D) 2                       E) 1
  • YANIT E
  • Tekerrür : vergi ziyaı ve usulsüzlük suçlarını, cezası kesinleştikten sonra belli bir sürede tekrar işleyen mükelleflerin, cezasının arttırılmasıdır.
  • Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi gereken koşullar :
  • Cezanın kesinleşmiş olması gerekir. Dava açma süresinin dolması veya açılmış davanın tamamen sonuçlanmış olması gerekir.
  • İkinci suçun, vergi ziyaında 5 yıl, usulsüzlükte 2 yıl içerisinde tekrar işlenmesi gerekir.
  • Mükellefin işlediği fiillerin aynı türden olması gerekir.
  • Aynı şuç izleyen takvim yılından itibaren tekrar işlenirse, vergi ziyaında yarısı (1/2), usulsüzlükte dörtte biri (1/4) arttırılır.
  • 113.Vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere göre tespitine imkan olmayan bulunmayan durumlarda başvurulan tarh şekline ne ad verilir?
  1. A) Re’sen tarh B) İkmalen tarh
  2. C) İdarece tarh D) Beyan üzerine tarh
  3. E) Basit usulde tarh
  • YANIT A
  • Tarh Şekilleri
  • Beyana Dayalı Tarh : Matrah mükellef tarafından tespit edilip, bir beyanname ile bildirilir.
  • İkmalen Vergi Tarhı : Vergi tarh edildikten sonra, mükellefin defter, kayıt ve belgelerine dayalı olarak bir matrah veya matrah farkı ortaya çıktığında yapılan tarhiyattır.
  • Resen Vergi Tarhı : Vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespit edilememesi halinde yapılır.
  • Verginin İdarece Tarhı : İkmalen ve resen tarhıyatın dışında kalan hallerde ve zamanında normal şekilde tarh edilemeyen vergiler için yapılır.
  • Düzeltme yoluyla yapılan tarh : Mükellefler hakkında yapılan vergi tarhiyatının, daha sonra vergi hatası veya yargı kararları dikkate alınarak yeniden yapılmasına denir.
  1. Aşağıdakilerden hangisi vergi kanunlarını iptal etme yetkisine sahiptir?
  2. A) Danıştay B) Yargıtay
  3. C) Anayasa Mahkemesi D) Sayıştay
  4. E) Vergi Mahkemesi
  • YANIT C
  • Anayasa Mahkemesi kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve TBMM iç tüzüğünün Anayasa uygunluğunu denetler. İptal davalarını, Cumhurbaşkanı, siyasi parti meclis grupları, meclis üye tam sayısının en az  1/5’i ve mahkemeler (gördükleri davalarla ilgili) açabilir.
  • Anayasa Mahkemesi kararları kesin olup yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlar. Kararlar, Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girer ve kararlar geriye yürümez.
  • 115.Objektif vergi mükellefiyetini kaldırıcı kurallara ne denir?
  1. A) Muafiyet B) İstisna
  2. C) Terkin D) İndirim
  3. E) Vurgu
  • YANIT B
  • İstisna, vergi konusunun vergi dışı bırakılmasıdır. Diğer bir ifade ile objektif vergi mükellefiyetini kaldıran kurallara denilir.
  • Muafiyet, vergi mükellefi olması gereken bir kişinin vergi dışı tutulmasıdır. Diğer bir ifade ile subjektif vergi mükellefiyetini kaldıran kurallardır.
  1. Aşağıdakilerden hangisi parafiskal gelirlerden birisidir?
  2. A) Şerefiye B) Resim
  3. C) Teşebbüs gelirleri D) Sigorta primleri
  4. E) Harç
  • YANIT D
  • Parafiskal Gelirler (vergiye benzeyen harçlar) : Kamu veya yarı kamu niteliğindeki ekonomik, sosyal ve mesleki kuruluşların üyelerine sundukları hizmetler karşılığı topladıkları aidat, prim vb. ödemelere parafiskal gelirler denilir.
  • Sosyal güvenlik kurumlarının topladığı primler; sanayi, ticaret, ziraat odalarının  üyelerinden aldığı aidatlar; Toplu Konut Fonuna ödenen paralar gibi.
  • Parafiskal gelirlerin belli özellikleri :
  • İlgili kurumların bütçelerinde muhasebeleştirilir
  • Kamu hizmeti gören kurumların finansmanı için alınır
  • Devletin egemenlik gücüne dayanılarak alınır
  • Vergi benzeri gelirdir
  • 117.Aşağıdakilerden hangisi tahvil alıcılarına sağlanan ana çıkarlardan birisi değildir?
  1. A) Başabaşın altında ihraç B) Primli ihraç
  2. C) Vergi muafiyetleri D) İkramiyeli ihraç
  3. E) İtfa garantili ihraç
  • YANIT E
  • Başabaş ihraç : Tahvillerin ihracı üzerinde yazılı bedel üzerinden yapılmışsa buna başa baş ihraç denilir. Devlet tahvilleri genellikle başa baş ihraç edilir.
  • Başabaşın altında ihraç : Bazen devlet, tahvillerini satarken bunların üzerinde yazılı nominal değerden daha büyük bir değerden satmayı, tahvillerin vadesi dolduğunda bunları nominal değerden geri almayı ve aradaki süre içinde de nominal değer üzerinden faiz ödemeyi kabul ederse, bu işleme başabaşın altında ihraç denilir.
  • Primli ihraç : Devlet vade sonunda tahvil sahiplerine prim öder. Bu uygulama tahvillerin sürümünü kolaylaştırır ve gerçek oranını artırır.
  • İkramiyeli (piyangolu) ihraç : Bu tür tahvillerde, gerçek faiz oranının yükseltilmesine imkan verilir. Bu tür uygulamada tahvil sahipleri arasında piyango düzenlenir ve kazananlara faiz yükseltilir.
  • Vergi muaflıkları : Tahviller her türlü vergi, resim, harç vb. ödemelerden muaf tutulabilir.
  • 118.Aşağıdakilerden hangisi iç devlet borçlarının yaratıldığı kaynaklar arasında yer almaz?
  1. A) Bireyler ve kurumlar B) Bankalar
  2. C) Merkez Bankası D) Bakanlıklar       E) Sosyal güvenlik kuruluşları
  • YANIT D
  • İç Borç Kaynakları
  • Merkez Bankası
  • Ticaret bankaları
  • Sosyal güvenlik kurumları
  • Tasarruf sahipleri (bireyler ve kurumlar)
  • 119.Kamu maliyesinin incelediği konuların hareket noktası nedir?
  1. A) Özel sektörün finanse edilmesi B) Fiyatların yüksekliği
  2. C) Kaynakların kıtlığı D) İhtiyaçların çeşidi
  3. E) Üretim kaynaklarının çeşitliliği
  • YANIT C
  • Ekonominin temel sorunu, kıt kaynaklarla insan ihtiyaçlarının en uygun biçimde karşılanmasıdır. Bu sorun aynı zamanda devlet ekonomisinin (kamu maliyesinin) de hareket noktasıdır.
  • 120.Aşağıdakilerden hangisi, bölünemez nitelikte bir mal ve hizmet değildir?
  1. A) İç güvenlik B) Adalet
  2. C) Sağlık                 D) Milli savunma
  3. E) Diploması
  • YANIT C
  • Kamusal  (Toplumsal-Kolektif-Bölünemez) Mal ve Hizmetler: Toplumun tamamını ilgilendiren ve kesinlikle devlet tarafından üretilmesi gereken mal ve hizmetlerdir. Tam kamusal mal ve hizmetler belirli kişi ve gruplara değil toplumun geneline sunulan hizmetlerdir.
  • Kamusal mal ve hizmetler bir arada yaşamak zorunda kalan kişilere yönelik ortak hizmetlerdir. Örneğin, savunma hizmetleri, genel polis hizmetleri, diploması hizmetleri, genel yönetim hizmetleri, zorunlu ilköğretim  hizmetleri, sokak aydınlatılması hizmetleri vs.
  • Bu tür hizmetlerin finansmanı genel bütçeden sağlanır. Tam kamusal mal ve hizmetlerin finansmanında devlet egemenlik gücünü kullanarak kaynak yaratır.
  • Tam kamusal mal ve hizmetlerden yararlanan bireylerin, hizmetten yararlanma bedelini ödemesi söz konusu değildir. Bedel ödemeyenlerin hizmetten yararlanmaması mümkün değildir. Buna tüketicilerin tüketimden dışlanamamaları denilir.
  • Ancak sağlık hizmeti yarı kamusal mal ve hizmetler kapsamına girer.
  • 121.Neyin, ne miktarda ve nasıl üretileceğine ve kimlere nasıl dağıtılacağına devletin karar verdiği sisteme ne ad verilir?
  1. A) Demokratik planlama sistemi B) Totaliter müdahaleci sistem
  2. C) Pazar ekonomisi sistemi D) Karma ekonomik sistem
  3. E) Serbest piyasa sistemi
  • YANIT B
  • EKONOMİK SİSTEMLER
  1. Serbest Piyasa Sistemi
  • ( Özel Kesim  – Özel Ekonomi )
  • Neyin, ne kadar ve kimler için üretileceğine  karar  verenler, üretim kaynakları sahipleri veya müteşebbislerdir. Bu sistemde kaynaklar özel şahıslara aittir.  Üretimi piyasadaki talep, talebi ise gelir belirler.
  • Serbest piyasa sisteminin kurumsal yapısı “piyasa” dır. Hangi kaynağın hangi üretime tahsis edileceğini ve nihai üretimin nasıl dağıtılacağını “fiyat mekanizması” belirler.
  • Fiyatlardaki artış üreticilerin daha fazla mal üretmesine sevk eder. Arz miktarı piyasadaki talep miktarından fazla ise fiyatlar düşer.
  • Arz ve talebin eşitlendiği noktada “denge fiyatı” oluşur. Denge fiyatlar, bireysel ihtiyaçları tam anlamıyla karşılar ve kaynak tahsisi ve gelir dağılımı gibi sorunlara çözüm olacağı varsayılır.
  1. Totaliter Müdahaleci Sistem
  • ( Kamu Kesimi – Devlet Ekonomisi )
  • Üretim kaynakları toplum adına devletin mülkiyetindedir ve bu kaynaklar toplum adına “devlet” tarafından kullanılır. Üretim kaynaklarını devlet,  “toplumsal fayda” sağlamak amacıyla kullanır.
  • Neyin ne miktarda ve nasıl üretileceğine ve nasıl dağıtılacağına devlet karar verir. Tam bir “merkezi planlama” ve otorite söz konusudur.
  • Devlet, bütçesine koyduğu gelirler ve harcamaları ile neyin ne kadar ve nasıl üretileceğine karar verir.
  1. Karma Ekonomik Sistem
  • Bu sistemde üretim kaynakları devlet ve özel kesim tarafından beraberce kullanılır. Devlet toplumsal ihtiyaçlara cevap vermeye çalışır.
  • Devlet bireysel mülkiyet ve özgürlüklere karışmaz ; devlet düzenleyici, denetleyici ve yol gösterici niteliğe sahiptir.
  • Günümüzde ülkelerde tam anlamıyla serbest piyasa ekonomisi veya tam anlamıyla totaliter müdahaleci sistem uygulandığı söylenemez. Bu açıdan uygulanan sistem daha ziyade karma ekonomik sistemdir.
  1. Aşağıdakilerden hangisi cari harcama kapsamında değildir?
  2. A) Yolluklar B) Personel maaşları
  3. C) Malzeme alımları D) Etüt ve proje giderleri
  4. E) Tüketim malları alımları
  • YANIT D
  • Cari harcamalar : Faydası bir dönemle sınırlı olan, devletin tüketim malı alımına yönelen ve her yıl tekrarlanan harcamalarıdır. Örneğin, personel giderleri, ısınma aydınlatma kırtasiye tüketim malı alımı giderleri, yolluklar malzeme alımı giderleri gibi.
  • Yatırım harcamaları : Faydası birden fazla yıla yayılan, üretim üzerinde olumlu etkisi olan, sermaye oluşumu ile ilgili harcamalara denilir. Örneğin, makine, demirbaş, teçhizat, taşıt alımı, etüt proje giderleri, yapı tesis giderleri gibi.
  1. Toplam talebin bir öğesini oluşturan ve bu niteliği ile cari dönem üretimini ve fiyat düzeyini etkileyen harcamalara ne ad verilir?
  2. A) Gerçek harcamalar B) Cari harcamalar
  3. C) Transfer harcamaları D) Verimsiz harcamalar E) Olağan harcamalar
  • YANIT A
  • Gerçek harcamalar : Devletin mal ve hizmet alımı için yaptığı harcamalardır. Toplam talebin bir öğesini oluşturduğu için cari dönem üretimini ve fiyat düzeyini etkileyen harcamalardır.Gerçek harcamalar kendi içerisinde cari ve yatırım harcamaları olarak ikiye ayrılır.
  1. Bütçenin hukuki niteliği aşağıdakilerden hangisidir?
  2. A) Yasa B) Yönetmelik
  3. C) Tebliği D) Kararname E) Genelge
  • YANIT A
  • Bütçeler, diğer kanunlar gibi mecliste görüşülür, Cumhurbaşkanına gönderilir, Resmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe girer. Bu aşamadan sonra ilgili bütün tarafları bağlar; bütçeye aykırı işlemler yasal sayılmaz ve yaptırıma tabi tutulur.
  1. Bütçe yasa tasarısı TBMM Genel Kurulu’nda görüşülme süresi en fazla kaç gündür?
  2. A) 7 B) 20 C) 45                      D) 55                     E) 75
  • YANIT B
  • Bütçe yasa tasarısı ve ekleri, Bakanlar Kurulu tarafından mali yıl başlamadan 75 gün önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulur. Bakanlar Kurulu, bütçe yasa tasarısını TBMM’ye sunmadan önce gerekli incelemeleri ve düzeltmeleri yapabilir.
  • TBMM’ye sunulan bütçe yasa tasarısı üzerinde ilk incelemeyi “Bütçe Komisyonu” yapar. Bütçe Komisyonu, bütçe yasa tasarısı üzerindeki incelemelerini 55 gün içerisinde tamamlaması gerekir. Kalan 20 gün ise Meclis Genel Kurulunda geçer.
  • Bütçe komisyonu toplam 40 milletvekilinden meydana gelir. Bu sayının 25’i iktidar grubu/grupları üyelerine; kalan 15’i ise siyasi parti veya bağımsızların oranlarına göre paylaştırılmaktadır.
  1. Maliye politikasının kurumsal çatısını oluşturan ekonomist aşağıdakiler-den hangisidir?
  2. A) Keynes B) Magner
  3. C) Lerner D) Friedman E) Ricardo
  • YANIT A
  • Maliye politikası uygulamalarında teorik olarak ilk kez bahseden iktisatçı Lerner’dir. Ancak maliye politikasının uygulanması konusunda kurumsal çatıyı Keynes oluşturmuştur.
  • 127.Aşağıdakilerden hangisi, enflasyonda uygulanacak maliye politikasının başarısını olumlu yönde etkilemez?
  1. A) Gerekli maliye politikası önlemlerinin zamanında alınması
  2. B) İktisadi faaliyetlerinin trendi hakkında doğru tahminde bulunması
  3. C) Mali önlemin büyüklüğü doğru saptanması
  4. D) Fiyat yükselişlerinin durdurulması
  5. E) Çalışanların Memur maaşlarının yükseltilmesi
  •         YANIT E
  • Çalışanların maaşlarının yükseltilmesi toplam talep üzerinde arttırıcı etki yaratacağından enflasyonla mücadelede olumsuz etki yaratır.
  1. Aşağıdakilerden hangisinin otomatik stabilizatör olarak etkisi diğerle-rinden daha fazladır?
  2. A) Kişisel gelir vergisi B) Servet vergisi
  3. C) Tüketim vergisi D) Kurumlar vergisi
  4. E) Baş vergisi
  • YANIT A
  • Kişisel gelir vergisinin  otomatik stabilizatör olarak etkisi diğer vergilerden daha fazladır. Çünkü artan oranlı bir vergi tarifesine sahiptir.
  1. Aşağıdakilerden hangisi otomatik stabilizatörlerden birisi değildir?
  2. A) Sanayi destek programları B) Artan oranlı gelir vergisi
  3. C) İşsizlik tazminatı programları D) Tarımsal destek programları
  4. E) Kurumlar vergisi
  • YANIT A
  • Bir çok kaynakta kurumlar vergisinin ve tarımsal destek programlarının da otomatik stabilizatör olmadığı kabul edilir. (Bknz. Maliye Politikası, İ, Türk)
  • Kurumlar vergisi oranı ekonomik gelişmelerden etkilenmediği için, otomatik stabilizatörlük etkisi düşük olur.
  1. Milli gelirde kamu harcamalarındaki artış miktarından daha fazla artış yaratan faktöre ne denir?
  2. A) Otomatik stabilizatör B) Enflasyonist açık
  3. C) Denk bütçe   D) Çarpan etkisi
  4. E) Deflasyonist açık
  • YANIT D
  • Çarpan etkisinde bir harcama artışı gelir düzeyi üzerinde kendisinden daha fazla bir artışa yol açar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer yazılar