Ceza Hukukunda Yaptırım

YAPTIRIM
Yaptırım, insanın yükümlülüklerine aykırı davranmasının
gerekli kıldığı hukuki sonuçtur. Yaptırım uygulanmasıyla
güdülen amaçlardan birisi, bir haksızlığa uğrayan kişinin
mağduriyetini gidermektir. Diğeri ise, haksızlığı gerçekleştiren
kişi üzerinde belli fiili ve hukuki sonuçlar doğurmak, bu
kişiye belli etkilerde bulunmaktır. Ceza hukuku yaptırımlarının
asıl amacı budur. Bu amaca hizmet eden iki yaptırım
türü mevcuttur
 Ceza
 Güvenlik tedbirleri.
CEZALAR
1-Hapis
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
Hükümlünün hayatı boyunca devam edecek olup kanun
ve tüzükte belirtilen sıkı güvenlik rejimine göre çektirilecek
olan cezaya, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası denir
b) Müebbet hapis cezası
Sadece hükümlünün hayatı boyunca devam edecek olan
cezaya, müebbet hapis cezası denir
c) Süreli hapis cezası
Bir aydan az yirmi yıldan fazla olmamak üzere uygulanan
hapis cezası ise süreli hapis cezasıdır.
Süreli hapis cezaları, süresinden hareketle, uzun ve kısa
süreli hapis cezası şeklinde ikili bir ayrıma tabi tutulmuştur.
Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası kısa
süreli hapis cezasıdır
Hükmedilen bir yıldan fazla süreli hapis cezası, uzun süreli
hapis cezasıdır.
Kısa süreli hapis cezası yerine geçebilecek yaptırımlar
Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve
ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa
ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
a) Adlî para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi
sağlamak amacıyla, bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d) Belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan
yasaklanmaya,
e) Verilen ruhsat ve ehliyete dayalı işlerde işlenen suçlarda
ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına,
belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f) Gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya,
çevrilebilir.
Hapis cezasının ertelenmesi
İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis
cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. (fiili
işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş
yaşını bitirmiş olanların mahkûm olduğu üç yıl ve daha az
süreli hapis cezası ertelenebilir.)
Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis
cezasına mahkûm edilmemiş olması,
b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği
pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda
mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir.
Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç
yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir.
Denetim süresi içinde;
 Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu
amaçla bir eğitim programına devam etmesine,
 Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu
kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı
icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında
çalıştırılmasına,
 Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek
veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde
barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna
devam etmesine, mahkemece karar verilebilir.
Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi
veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına
rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde; ertelenen cezanın
kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar
verilir.
Denetim süresi sonunda mahkûmiyet (sabıka) ortadan
kalkmaz, sadece ceza infaz edilmiş (çekilmiş) sayılır.
Para cezaları ertelenemez. Güvenlik tedbirleri ve seçenek
yaptırımlar da ertelenemez.
Hapis cezasının bir kısmı ertelenemez, ertelenecekse
tamamının ertelenmesi gerekir.
2- Adli para cezası
Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm
bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak
üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı
olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan
meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden
ibarettir.
En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı
adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer
şahsî hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.
Adli para cezasının belirli taksitler hâlinde ödenmesine
de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit
miktarı dörtten az olamaz.
GÜVENLİK TEDBİRLERİ
Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden;
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasî hakları
kullanmaktan,
c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir
hizmette bulunmaktan,

d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasî
parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşunun iznine tâbi bir meslek veya sanatı,
kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir
olarak icra etmekten, yoksun bırakılır.
Eşya Müsaderesi
Kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine
tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın
müsaderesine hükmolunur.
Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya,
kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlâk açısından
tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.
Kazanç müsaderesi
Suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu
oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddî menfaatler
ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi
sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların müsaderesine
karar verilir.
Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri
Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri; Çocuk Koruma Kanunu’nda
belirlenmiş koruyucu ve destekleyici tedbirler,
çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya
yönelik danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma
konularında alınacak tedbirlerdir.
Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri
Fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi hakkında, koruma
ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Hakkında
güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları, yüksek
güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınırlar.
Sınır dışı edilme
İşlediği suç nedeniyle iki yıl veya daha fazla süreyle hapis
cezasına mahkûm edilen yabancının, cezasının infazından
sonra derhâl sınır dışı edilmesine de hükmolunur.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri
Bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak faaliyette
bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin
iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılması
suretiyle tüzel kişi yararına işlenen kasıtlı suçlardan
mahkûmiyet hâlinde, iznin iptaline karar verilir.
Suçta Tekerrür ve Suç Tekrar Edenlere Özgü Güvenlik
Tedbirleri
Kişinin, daha önce işlemiş olduğu bir suçtan dolayı kesinleşmiş
bir kararla mahkûm olmasından sonra, belli süreler
içinde yeni bir suç daha işlemesine tekerrür denilmektedir.
Tekerrür için, kişinin daha önce işlediği bir suç nedeniyle
hapis cezasına veya adli para cezasına mahkûm edilmiş
olması ve bu suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten
sonra yeni bir suç daha işlemesi gerekmektedir.
Tekerrür hükümleri,
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet
hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına
mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten
itibaren üç yıl,
içinde tekrar suç işlenmesi durumunda devreye girer.
Tekerrürde önceki suçla sonraki suçun aynı türden olması
şart değildir.
Tekerrür için önceki cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer
suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz.
Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık,
uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada
veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere;
yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre
esas olmaz.
Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin
işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.
CEZALARIN BELİRLENMESİ
Hakim, somut olayda;
1. Suçun işleniş biçimini,
2. Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,
3. Suçun işlendiği zaman ve yeri,
4. Suçun konusunun önem ve değerini,
5. Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,
6. Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,
7. Failin güttüğü amaç ve saiki,
Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında
öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel
cezayı belirler.
Örneğin taksirle öldürme suçunun cezası 2 seneden 6
seneye kadar hapis cezasıdır. Hakim bu suçta, 2 – 6 sene
arasındaki temel cezayı yukarıdaki ölçütlere başvurarak
belirleyecektir. (takdir yetkisi).
Temel ceza belirlendikten sonra aşağıdaki sırayla cezaya etki
edenler nedenler uygulanarak sonuç ceza belirlenir:
1. Olası kast – bilinçli taksir halinde indirim veya artırım
uygulanır
2. Ağırlaştırıcı nedenler sebebiyle artırım uygulanır
3. Hafifletici nedenler sebebiyle indirim uygulanır
4. teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş
küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren
şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim
nedenleri uygulanır
Bu şekilde belirlenen sonuç ceza 30 yıldan fazla olamaz.
Mahsup: Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve
şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller
(tutuklama, gözaltına alma, gözlem altına alınma gibi) ne

deniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından
indirilir. Adli para cezasına hükmedilmesi durumunda, bir
gün 100 Türk Lirası sayılmak üzere, bu cezadan indirim
yapılır.
DAVA VE CEZANIN DÜŞÜRÜLMESİ
Sanığın veya hükümlünün ölümü
Sanığın ölümü hâlinde kamu davasının düşürülmesine
karar verilir.
Hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz edilmemiş
adlî para cezalarını ortadan kaldırır.
Af
Genel af hâlinde, kamu davası düşer, hükmolunan cezalar
bütün neticeleri ile birlikte ortadan kalkar.
Özel af ile hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine
son verilebilir veya infaz kurumunda çektirilecek süresi
kısaltılabilir ya da adlî para cezasına çevrilebilir.
Genel Af: Kamu davasını düşürür, cezayı bütün neticeleri
ile kaldırır.
Özel Af: Kamu davasını düşürmez, sadece cezayı etkiler.
Dava zamanaşımı
Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu
davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda
otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş
yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren
suçlarda yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren
suçlarda onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para
cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Geçmesiyle düşer.
Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını
doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; 15
yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış olan kişiler
hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.
Zamanaşımı,
 Tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden,
 Teşebbüs hâlinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı
günden,
 Kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği günden
 Zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden,
 Çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve
nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun
onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren
işlemeye başlar.
Dava zamanaşımı süresinin durması
Durmada süre yerinde kalmakta, durma nedeni ortadan
kalktığında ise kaldığı yerden işlemeye devam etmektedir.
Aşağıda belirtilen hallerde dava zamanaşımı durur.
 Kovuşturulması izin veya karara bağlı olan suçlarda
izin veya kararın alınmasına kadar dava zamanaşımı
durur
 Bekletici sorun sayma kararı verilince sorunun çözümüne
kadar dava zamanaşımı durur
 Kaçak sanık hakkında kaçaklık kararı kaldırılıncaya
kadar dava zamanaşımı durur
 Uzlaştırma süresince dava zamanaşımı durur
 Kamu davasının açılmasının ertelenmesinde, erteleme
süresince dava zamanaşımı durur
 Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında, denetim
süresinde dava zamanaşımı durur
Dava zamanaşımı süresinin kesilmesi
Bir suçla ilgili olarak;
a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin
alınması veya sorguya çekilmesi,
b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının
verilmesi,
c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet
kararı verilmesi,
Halinde, dava zamanaşımı kesilir.
Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi baştan
işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla
nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme
nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren baştan işlemeye
başlar.
Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak
Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.
Örneğin 8 sene dava zamanaşımı süresi olan bir suçta,
kesilme halinde zamanaşımı süresi en fazla 4 sene uzayabilir.
Ceza zamanaşımı
Bu maddede yazılı cezalar aşağıdaki sürelerin geçmesiyle
düşer
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl.
b) Müebbet hapis cezalarında otuz yıl.
c) Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmidört
yıl.
d) Beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl.
e) Beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarında on yıl.
Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş
yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının;
onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış
olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle ceza infaz
edilmez

herhangi
bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye
başlar ve kalan ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır.
Mahkûmiyet hükmünün infazı için yetkili merci tarafından
hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat veya bu maksatla
hükümlünün yakalanması ceza zamanaşımını keser.
Bir suçtan dolayı mahkûm olan kimse üst sınırı iki yıldan
fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlediği takdirde,
ceza zamanaşımı kesilir.
Türleri başka başka cezaları içeren hükümler, en ağır ceza
için konulan sürenin geçmesiyle infaz edilmez.
Cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak yoksunluklarının
süresi ceza zamanaşımı doluncaya kadar devam
eder.
Müsadereye ilişkin hüküm, kesinleşmeden itibaren yirmi
yıl geçtikten sonra infaz edilmez.
Şikâyetten Vazgeçme
Soruşturulması ve kovuşturulması “şikâyete bağlı suçlarda
kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören
kişinin vazgeçmesi davayı düşürür”
 Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan
suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmadığı
takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
 Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre,
şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği
veya öğrendiği günden başlar.
 Şikâyet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi
geçirirse bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.
 Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda kanunda
aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi
davayı düşürür, hükmün kesinleşmesinden sonraki
vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
 İştirak hâlinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki
şikâyetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
 Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul
etmeyen sanığı etkilemez.
 Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin
şikâyetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği
sırada şahsî haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise
artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz.
Uzlaşma
Uzlaşma, mağdur veya suçtan zarar gören kişi ile şüpheli
veya sanığın anlaşması suretiyle kamu davasının açılmasını
önleyen ya da açılmış olan kamu davasını düşüren kurumdur.
Uzlaşma yoluna gidilebilen suçlar
1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar.
2) Şikayete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, TCK’da
yer alan aşağıdaki suçlar:
a) Basit ve hafif kasten yaralama
b) Taksirle yaralama
c) Konut dokunulmazlığının ihlali
d) Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
e) Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki
bilgi veya belgelerin açıklanması
Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen
bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde uzlaşma
hükümleri uygulanmaz.
Soruşturma evresinde uzlaştırma
Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tabi olması halinde,
Cumhuriyet savcısı veya talimatı üzerine adli kolluk
görevlisi, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma
teklifinde bulunur. Taraflar uzlaşma teklifinde bulunulduktan
itibaren 3 gün içinde kararını bildirmezse, teklifi
reddetmiş sayılır.
Birden fazla mağdur veya zarar gören varsa uzlaşma için
hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir.
Şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görenin uzlaşma
teklifini kabul etmesi halinde, Cumhuriyet savcısı uzlaştırmayı
kendisi gerçekleştirebileceği gibi, uzlaştırmacı olarak
avukat görevlendirilmesini barodan isteyebilir veya hukuk
öğrenimi görmüş kişiler arasından uzlaştırmacı görevlendirebilir.
Uzlaştırmacı, en geç 30 gün içinde uzlaştırma işlemlerini
sonuçlandırır. Bu süre en çok 20 gün daha uzatabilir.
Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür.
Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma
yoluna gidilemez.
Uzlaşmanın gerçekleşmesi ve şüphelinin edimini yerine
getirmesi halinde, Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer
olmadığı kararı verir. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma
konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;
açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır.
Mahkeme tarafından uzlaştırma
Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun
uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, uzlaştırma
işlemleri yukarıda belirtilen şekilde mahkeme tarafından
yapılır.
Uzlaşmanın gerçekleşmesi ve sanığın edimini yerine getirmesi
halinde, mahkeme davanın düşmesine karar verir.
Birden çok fail bulunması halinde uzlaşma
Aralarında iştirak ilişkisi olsun veya olmasın birden çok kişi
tarafından işlenen suçlarda, ancak uzlaşan kişi uzlaşmadan
yararlanır.
Önödeme
Yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanunda öngörülen
hapis cezasının yukarı sınırı 3 ayı aşmayan suçlarda
önödeme yoluna gidilebilir.
Ancak uzlaşma kapsamında olan suçlarda önödeme yoluna
gidilemez.
TCK’da iki tür önödeme kabul edilmiştir.
Kamu davasının açılmasını önleyen önödeme: Suç önödeme
kapsamındaysa, Cumhuriyet savcısı kamu davasını

miktarını (m.75/2) soruşturma giderleriyle birlikte 10 gün
içinde öderse kamu davasının açılmayacağını bildirir ve şüpheli
bu ödemeyi süresi içinde yaparsa kamu davası açılmaz.
Kamu davası açıldıktan sonra davayı düşüren önödeme:
Suç önödeme kapsamındaysa, aşağıdaki hallerde hakim
tarafından yapılan bildirim üzerine, sanık, kanuna göre
belirlenecek para miktarını öderse kamu davası düşer:
 Özel kanun hükümleri gereğince işin doğrudan
mahkemeye intikal etmesi
 Cumhuriyet savcılığınca önödeme işlemi yapılmadan
dava açılması
 Dava konusu fiilin niteliğinin değişmesi suretiyle
önödeme kapsamına giren bir suça dönüşmesi
Önödeme sonucunda kamu davasının açılmaması veya
ortadan kaldırılması, kişisel hakkın istenmesine, malın geri
alınmasına ve müsadereye ilişkin hükümleri etkilemez.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer yazılar