Ceza Hukuku Genel Hükümler Testi Çöz

logo

1.
Aşağıdaki suçlardan hangisi zincirleme suçun şartları oluşsa dahi gerçek içtima kuralının uygulanacağı bir suçtur?
Doğru Cevap: "B" İşkence
Soru Açıklaması
Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında zincirleme suç hükümleri uygulanmaz.
2.
Hukuka, uygunluk sebeplerinde, sınırın aşılması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Doğru Cevap: "E" Hukuka uygunluk sebeplerinde sınır taksirli olarak aşılmışsa ve aşılan kısmın taksirli hali Kanunda suç olarak düzenlenmemişse faile aşılan kısmın taksirli halinden ceza verilmemekle beraber güvenlik tedbiri uygulanır.
Soru Açıklaması
Cevap: TCK. m. 27/1; "Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde sınırın kast olmaksızın aşılması hâlinde, fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa, taksirli suç için kanunda yazılı cezanın altıda birinden üçte birine kadarı indirilerek hükmolunur" hükmünü amirdir. Bu anlamda hukuka uygunluk sebeplerinde ya da ceza sorumluluğunu azaltan ve kaldıran sebeplerde sınır ister doğrudan kastla ister muhtemel kastla aşılmış olsun aşılan kısım açısından failin sorumluluğu tamdır. Aynı şekilde hukuka uygunluk sebeplerinde ya da ceza sorumluluğunu azaltan ve kaldıran sebeplerde sınır ister bilinçli taksirli olarak ister bilinçsiz taksirli olarak aşılmış olsun aşılan kısmın taksirli halinin Kanunda suç olarak düzenlenmiş olması halinde faile aşılan kısmın gerektirdiği ceza indirilerek verilir. E'dir.
3.
Genel afla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Doğru Cevap: "D" Bileşik suçu oluşturan unsur suçlardan birisi genel affa uğrarsa, bileşik suç da genel affa uğrar.
Soru Açıklaması
Yanıt: Bileşik suçu oluşturan unsur suçlardan birisi genel affa uğrarsa, bileşik suç da bütünüyle genel affın dışında kalır. Zira bileşik suç unsurlarına bölünemez. Söz gelimi, hırsızlık suçunun genel affa uğraması, yağma suçunun da genel affa uğradığı anlamına gelmez. Yanıt, D seçeneği.
4.
Teşebbüsle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Doğru Cevap: "B" Teşebbüs hükümleri ceza sorumluluğunun alanını genişletmektedir.
Soru Açıklaması
Cevap: TCK. m. 35/1; "Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur" hükmünü amirdir. Dikkat edilmelidir ki, teşebbüsten söz edilebilmesi için suçun icrasına başlanmış olması şart olup suç kararının icrası sürecinin düşünülmeye başlanmış olması yeterli değildir. Çünkü bir kimsenin dış dünyaya yansımamış kafasındaki düşünceleri hiçbir şekilde cezalandırılmaz. Bu sebeple suç kararı başlı başına cezalandırılmayı mucip bir fiil değildir. TCK. m. 36; "Fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer veya kendi çabalarıyla sucun tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır" hükümlerini ihtiva etmektedir. Dolayısıyla icra hareketlerinin tamamlanmasından sonra işlenmesi kastedilen suçun gerçekleşmesi önlenirse fail gönüllü vazgeçme hükümlerinden istifade edebilecektir. Mesele öldürülmek amacıyla göğsüne ateş edilen kişinin hastaneye yetiştirilerek ölümünün önlenmesi halinde olduğu gibi. Teşebbüs ceza sorumluluğunun alanını genişletmektedir. Çünkü kastedilen neticeye ulaşılamamış olsa dahi fail cezalandırılmaktan kurtulamaz. Ancak ceza sorumluluğunun alanının önü alınamaz ölçülerden genişletilmiş olmasının ortaya çıkarabileceği sorunlar dikkate alınarak, doktrindeki ve uygulamadaki genel kanaat, muhtemel kastla teşebbüsün olamayacağı şeklindedir. Bu anlamda mesela A, C'nin yanında dikilmekte olan hasmı B'yi öldürmek amacıyla tetiğe basıp B'yi öldürdüğünde, elbette ki, B'nin yanında duran C'ye de kurşunun isabet edebileceğini öngörmesine rağmen ateş etmiş olması hasebiyle ayrıca C'yi öldürmeye teşebbüsten sorumlu tutulamaz. Ancak aynı örnek şu şekilde de düşünülebilir: Mesela A, C'nin yanında dikilmekte olan hasmı B'yi öldürmek için ateş ettiğinde B'ye isabet etmeden seken kurşun C'nin yaralanmasına neden olursa bu durumda A, hem B'yi öldürmeye teşebbüsten hem de C'yi olası kastla yaralamaktan sorumlu tutulabilecektir. B'dir.
5.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun düzenlemeleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru değildir?
Doğru Cevap: "E" Meşru savunma hali için geçerli olmak üzere, eğer sınır mazur karşılanabilecek heyecan, korku veya telaş sonucu aşılmış ise sınırı aşmış olan kişiye ceza verilmez.
Soru Açıklaması
Cevap: 5237 sayılı Ceza Yasası ağır haksız tahrik, basit haksız tahrik ayrımını kaldırmıştır. Kaldı ki tahrik ne kadar ağır olursa olsun hukuka uygunluk sebebi olmayıp, sadece cezada indirim sebebidir. E'dir.
6.
(H), aynı suç işleme kararıyla birer gün arayla, komşusu (M)’nin kuyumcu dükkanından, gizlice her defasında yarım kilo olmak üzere toplam beş kilo altın çalmıştır. (H)’ye nasıl ceza verilir?
Doğru Cevap: "B" Zincirleme suç hükümlerine göre
Soru Açıklaması
Yanıt: Olayda hırsızlık suçu zincirleme suç şeklinde işlenmiştir. Zira (H), aynı suç işleme kararıyla değişik zamanlarda (birer gün arayla) aynı kişiye (M'ye) karşı, aynı suçu (hırsızlık suçunu) birden fazla işlemiştir (TCY m. 43/1). Yanıt, B seçeneği.
7.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre, aşağıdaki suçlardan hangisi sebebiyle yabancı ülke mahkemeleri tarafından verilen hüküm tekerrüre esas olmaz?
Doğru Cevap: "D" Taksirle öldürme
Soru Açıklaması
Cevap: TCK. m. 58/4 gereği; sadece kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları bakımından yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olur. TCK. milli tekerrürü kabul etmiştir. Yani temel kural olarak sadece ülke mahkemesi kararlarının tekerrüre esas olabilmesidir. Bu nedenle yukarıda altı çizili olarak belirtilen suçlar dışında kalan suçlardan dolayı yabancı ülke mahkemelerinin hükümleri tekerrüre esas olmaz. D'dir.
8.
Hukuk Fakültesinde dördüncü sınıf öğrencisi olan Ö, hukuk sosyolojisi dersinden kendisine düşük not verdiğini düşündüğü öğretim üyesi Ü’yü yaralamak amacıyla takip etmeye başlar ve bir fırsatını bularak Ü’yü çocuklarıyla Çaınlıca’da piknik, yaparken yakalar. Bunun üzerine sağa sola salladığı bıçağın Ü’nün karnına isabet etmesiyle kan kaybından ölmesine neden olur. Buna göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Doğru Cevap: "D" Sonucu nedeniyle ağırlaşan insan yaralama hükümleri gereği failin cezalandırılması cihetine gidilmesi gerekir.
Soru Açıklaması
Cevap: Soruda açıkça yaralama kastından söz edildiğine göre, kasten öldürme, öldürmeye teşebbüs ve taksirle öldürme suçlarının gerçekleştiğinden bahsedilemez. Bu tür bir yaralama re'sen takibi gereken türden bir yaralamadır. Ancak dikkat edilirse failin darbesi ölüme sebebiyet vermiştir. Ayrıca bu darbeler insan yaralama suçunun 87. maddesinin dördüncü fıkrasına delaletiyle birinci, ikinci ve üçüncü fıkrasında düzenlenen yaralama halleri arasında sayılabilecek düzeydedir. Dolayısıyla bu sebeple de taksirle insan öldürme suçunun gerçekleştiğinden bahsedilemez. Sonuç olarak failin kastının insan yaralama olması ve yaralama fiilinin taksirle ölüme sebebiyet veren türden basit bir yaralama olarak telakki edilemeyecek olması, ancak bu yaralamanın ağır bir yaralama olarak tezahür etmesi suretiyle ölümün vuku bulmasına sebebiyet vermiş olması hasebiyle, failin 87/4 maddesindeki düzenleme gereği sonucu nedeniyle ağırlaşan yaralama suçu gereği ceza sorumluluğunun belirlenmesi cihetine gidilmesi gerekir. D'dir.
9.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda aşağıdakilerden hangisi düzenlenmemiştir?
Doğru Cevap: "B" Sapma
Soru Açıklaması
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun; 20 inci maddesinde ceza sorumluluğunun şahsiliği, 30 uncu maddesinde hata, 35 inci maddesinde suça teşebbüs, 43 ve 44 üncü maddelerinde de suçların içtimai ile ilgili düzenlemelere yer verilmiştir. Sapma, hakeza nedensellik bağı ve ile ilgili açık bir düzenleme TCK'da yoktur. B'dir.
10.
X, Y ve Z birlikte, K’yı öldürmek amacıyla aynı anda ve aynı yerden K’ ya ateş etmeye başlarlar ve neticede K ölür. Ancak K’nın otopsisi yapıldığında K’nın ölümüne beynine isabet eden tek kurşunun sebep olduğu anlaşılır. Söz konusu hu kurşunun ateş edenlerden hangisinin silahından çıktığının tespit edilemediği dikkate alındığında X, Y ve Z’nin cezai sorumlulukları için aşağıda verilenlerden hangisinin doğrudur?
Doğru Cevap: "C" X, Y ve Z müşterek fail olarak insan öldürmeden sorumludur.
Soru Açıklaması
Cevap: Yürürlükten kaldırılan 765 sayılı Ceza Kanununda bu olay için faili belirlenemeyen adam öldürme hükmü gereği failler çok cüzi bir ceza alarak kurtulabilmekteydi. Bu tür bir hükmün kötüye kullanılması söz konusu olduğundan 5237 sayılı Ceza Kanunu'nda faili belirlenemeyen adam öldürme hükmüne yer verilmemiştir. Caydırıcı olmasını sağlamak amacıyla ateş edenlerden her biri iştirak hükümlerine göre müşterek fail olarak öldürmeye sebebiyet vermekten sorumludurlar. Kısaca 5237 sayılı Ceza Kanunu 765 sayılı Yasa'dan ayrılarak bu yasadaki 463. madde (faili belli olmayan adam öldürme) hükmüne yer vermemiştir. Ayrıca TCK. m. 37/l'de "suçun kanunî tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur" hükmüne de açıkça yer verilmiştir. C'dir.
logo

11.
İştirak kurumuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Doğru Cevap: "C" Azmettirenin kim olduğunun ortaya çıkmasını sağlayan failin cezasında indirim yapılabilir.
Soru Açıklaması
Yanıt: Özgü suçlara iştirak mümkündür. Fakat özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur (TCY m. 40/2). Örneğin rüşvet alma suçunu yalnızca kamu görevlileri işleyebilir. Bu bakımdan rüşvet alma suçu, özgü bir suçtur. Rüşvetin alınmasına aracılık eden kişiler ise rolüne göre azmettiren ya da yardım eden olarak sorumlu olur. Çok failli suçlara, iştirak mümkündür. Ancak çok failli suçlara iştirak, zorunlu ortaklar dışında kalan kişiler tarafından gerçekleştirilebilir. Örneğin rüşvet suçunda rüşvet alan ve veren dışındaki kişiler bu suça iştirak edebilir. İştirakte, suça katılan her ortak aynı cezayı almaz. Faillik ve azmettirmeye verilen ceza, yardımda bulunmaya göre daha fazladır. Suçun işlenilmesinde bir başkasının araç olarak kullanan kimse dolaylı fail olarak sorumlu olur (TCY m. 37/2). Azmettirenin belli olmaması durumunda, kim olduğunun ortaya çıkmasını sağlayan fail veya diğer suç ortağı hakkında verilecek ceza kural olarak üçte bir oranında indirilebilir. Ancak suç ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiriyorsa, yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası gerektiriyorsa yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir (TCY m. 38/3). Bu durumda indirim yapılması konusunda yargıç takdir yetkisine sahiptir. Yanıt, C seçeneği.
12.
Yasama sorumsuzluğuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi söylenemez?
Doğru Cevap: "D" Sorumsuzluk, eylemin hukuka aykırılığını da ortadan kaldırır.
Soru Açıklaması
Yanıt: Yasama sorumsuzluğu, bir hukuka uygunluk nedeni olmadığı için eylemin hukuka aykırılığını ortadan kaldırmaz; milletvekilinin bu eyleminden ötürü sorumlu olmasını engeller. Milletvekilinin eylemine iştirak edenler ise sorumluluktan kurtulmaz. Örneğin meclis komisyonunda bir yasa tartışılırken bir milletvekiliyle birlikte Cumhurbaşkanına hakaret eden bir basın mensubu sorumsuzluktan yararlanamaz. Yanıt, D seçeneği.
13.
Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Yasası’na göre, merkezi makam aşağıda- kilerden hangisidir?
Doğru Cevap: "C" Adalet Bakanlığı
Soru Açıklaması
Yanıt: Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Yasası'na göre, merkezi makam, Adalet Bakanlığı'nı ifade eder (6706 sayılı Y. m. 2/1-b). Bu görev Adalet Bakanlığı bünyesinde bulunan Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir. Yanıt, C seçeneği.
14.
Aşırı yağmurlu bir havada yamaç ve çamurlu zeminde zincir takmadan ve gerekli diğer tedbirleri almadan yola çıkan K Köyünün öğrenci servisi şoförü Ş, aracın kavrnası üzerine kontrolü kaybeder ve yol kenarındaki ağaçlara çarparak durur. Araçtaki öğrencilerden sadece bir kişi farklı yerlerinden yaralanır. Ş, zaten yörelerinde yağmurun hiç eksik olmadığını, daha önce de defalarca bu tür havalarda araç kullandığını, böyle bir kaza ile hiç karşılaşmadığını fakat bu kazanın neden gerçekleştiği anlayamadığını Jandarmaya irade eder. Ş’nin fiili sonucu öğrencinin yaralanması bakımından haksızlığın nitelendirilmesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Doğru Cevap: "B" Bilinçli taksir
Soru Açıklaması
Cevap: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 22 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre; "Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karsın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır." Öngörüsüz taksirden farklı olarak, bilinçli taksir halinde fail sebebiyet verdiği sonucu istemez, ancak öngörür. Bu nedenle failin öngörülü taksirle hareket ettiği kanaatinin hâsıl olması için istemediği sonucu öngördüğünü gösteren koşulların objektif olarak bulunması gerekir. B'dir.
15.
I. Saldırıda kullanılan araçla, savunmada kullanılan araç benzer olmalıdır. II. Gerçekleşmesi veya tekrarı şüpheli olan saldırılar bakımından mümkündür. III. Mal varlığı haklarına yönelik saldırılar için de mümkündür. IV. Saldırıyla ilgisi olmayan üçüncü kişilere verilen zararlar da meşru savunma kapsamındadır. V. Meşru savunma için herhangi bir saldırı yeterli değildir. Meşru savunmayla ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
Doğru Cevap: "D" III ve V
Soru Açıklaması
Yanıt: Meşru savunmanın söz konusu olabilmesi için haksız bir saldırının başlamış ve henüz sona ermemiş olması gerekir. Henüz gerçekleşmemiş olan bir saldırının gerçekleşmesine kesin gözüyle bakılıyorsa veya bitmiş bir saldırının tekrarlanacağı belli ise meşru savunma söz konusu olur. Ancak bütünüyle sona ermiş bir saldırı için meşru savunma olmaz. Saldırının haksız olması için hukuka aykırı olması yeterlidir; ayrıca suç oluşturmasına gerek yoktur. Haksız saldırının, bir hakka yönelmiş olması gerekir. 5237 sayılı Türk Ceza Yasası, 765 sayılı Ceza Yasası'nın aksine, meşru savunmayı yalnızca nefis ve ırza yönelik saldırılarla sınırlandırmamıştır. Dolayısıyla meşru savunmanın kapsamı genişletilmiştir. Ayrıca, hakkın kişi varlığına ya da mal varlığına ilişkin olması biçiminde de bir ayrım yapılmamıştır. Yanıt, D seçeneği.
16.
S, sevdiği kızın kendini reddetmesi ile çılgına dönmüş ve bol miktarda uyuşturucu alıp cesaret kazandıktan sonra, kızın evinin önünde beklemiş; kızı zorla arabaya bindirerek kaçmnış ve yaralamıştır, Bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Doğru Cevap: "B" Oluşan birden fazla suç için gerçek içtima kuralları uygulanır,
Soru Açıklaması
Olayda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yaralama olmak üzere iki suç oluşmuştur(A). Oluşan suçlar bakımından zincirleme suç, fikri İçtima veya bileşik suçun şartları oluşmadığından sercek içtima kuralları uygulanacaktır(B. D, Rıza ile alınan alkol veya uyuşturucu etkisinde işlenen suçlarda ceza sorumluluğu tamdır CEVAP: (B)
17.
Terör örgütü yöneticisi olan A, örgütle herhangi bir ilgisi olmayan 16 yaşındaki B ile tanışır ve cennete gideceğini, öbür dünyada onu sonsuza kadar mutlu bir hayat beklediğini, insanlığa büyük bir hizmette bulunduğunu söyleyerek onu canlı bomba olmaya ikna eder. B, montımun içine yerleştirilen bomba düzeneğini şehrin en kalabalık caddelerinden birinde patlatır ve 58 kişinin ölümüne neden olur. Bu olaya göre aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Doğru Cevap: "E" A, zincirleme suç hükümleri gereği tek bir insan öldürme suçundan ceza abı* ancak bu cezası belli bir oranda artırılır.
Soru Açıklaması
Bir suç: birden: fazla kişi tarafından işlendiğinde iştirakten söz edilir. (A) A, suç işleme düşüncesi; olmayan B ’yi azmettiren olarak suça iştirak etmiştir ve azmettiren, işlenen sçun cezasıyla cezalandırılır, (B,C) Azmettirilen fail çocuk olması azmettiren İçin cezada artırım nedenidir dolayısıyla A hakkında ceza, 16 yaşındaki B’yi azmettirdiği İçin artırılarak verilir. (D) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında zincirleme snç hükümleri uygulanmaz. Dolayısıyla olayda esasen zincirleme suçun özelliklerini taşıyan bir durum söz konusu olsa bile A, tek bir öldürme suçundan değil, 58: ayrı öldürme suçundan cezalandırılacaktır. CEVAP: E
18.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun düzenlemelerine göre; teşebbüs halinde kalan suçlarda, “ gönüllü vazgeçme” hakkında aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?

Doğru Cevap: "C" Fail, suçun neticesinin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz.
Soru Açıklaması
Cevap: TCK. m. 36'ya göre; "Fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer veya kendi çabalarıyla sucun tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini "önlerse", teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suca ait ceza ile cezalandırılır." C'dir.
19.
Geri verme kurumuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Doğru Cevap: "A" Geri vermenin yalnızca kovuşturmanın yapılabilmesi veya hükmedilen cezanın infazı amacıyla yapılabileceği kabul edilmiştir.
Soru Açıklaması
Yanıt: Geri verme (= iade), yabancı ülkede suç işledikleri ileri sürülen ya da bir mahkeme kararı ile kesin olarak sabit olan kimselerin, belli koşullar altında istemde bulunan ülkeye gönderilmesidir. Geri verme kurumu henüz soruşturma aşamasındaki eylemler yönünden de uygulanabilir. Yanıt, A seçeneği.
20.
Ahmet, kendisinden karşılık bulamadığı gerekçesiyle yaralamak istediği sevgilisi Aylin’in arabasından indiğini ve benzin almak için pompacının yanına gittiğini görmüş, bunun üzerine pompacı ile birbirlerine çok yakın durmakta olan pompacıya da isabet edebileceğini öngörmesine rağmen sevgilisini öldürmek amacıyla bir el ateş etmiştir. Fakat silahtan çıkan ve seken kurşun pompacının ölümüne neden olmuştur. Pompacının ölümüne sebebiyet veren Âsım’ın fiili açısından aşağıda verilenlerden hangisi doğrudur?

Doğru Cevap: "B" Olası kast
Soru Açıklaması
Cevap: Olayda Ahmet Aylin'i yaralamayı amaçlamış, ancak Aylin'in hemen yanında duran pompacıya isabet eden kurşunlar pompacının ölümüne neden olmuştur. Olayda Ahmet Aylin'in yanında bulunan pompacıyı doğrudan öldürmek istememiş olsa da onun öldürebileceğini öngörmüş ve ölürse ölsün diyerek adeta neticenin gerçekleşmesini kabullenmiştir. Yani burada doğrudan gerçekleştirilmek istenen netice uğruna dolaylı olarak gerçekleşen netice de bir nevi onaylanmıştır. Pompacının ölmesi açısından muhtemel kastla hareket edilmiştir. Olası kast durumunda suçun kanuni tanımında yer alan unsurlardan birinin somut olayda gerçekleşebileceği öngörülmesine rağmen kişi fiili işlemektedir. Diğer bir deyişle fail unsurların meydana gelmesini dolaylı olarak kabullenmektedir. Kanununda suçun olası kastla işlenmesi halinde temel cezada bir indirim yapılmasını öngörülmektedir. Ancak her suçun dolaylı kastla işlenmesi mümkün değildir. Eğer kanuni tarifte "bilmesine rağmen", "bildiği halde", "bilerek" gibi ifadeler suçun işlenmesi açısından kullanılmış ise bu tür suçların olası kastla işlenmesi mümkün değildir. Bu tür suçlar ancak doğrudan kastla işlenebilir. Örneğin, iftira. TCK. m. 267/1 'e göre: "Yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği hâlde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idarî bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." Bu maddedeki iftira suçunun olası kastla işlenmesi mümkün değildir. Yani bir kimse parasını çaldığını zannederek başka bir kimse hakkında suç duyurusunda bulunmuş olursa, suç duyurusunda bulunan açısından iftira olarak değerlendirilemez. Yani bu örnekte çalmamış olduğunu öngörerek gene de suç isnadında bulunmuş olduğu, dolayısı ile neticeyi dolaylı olarak istediği şeklinde zorlama bir yorum yapmak sureti ile suç duyurusunda bulunan kişinin iftira suçunun faili olduğu sonucuna ulaşmak mümkün değildir. Çünkü iftira suçu, ancak doğrudan kastla işlenebilir. Kaldı ki aynı yöndeki açıklamalar Ceza Kanunun gerekçesinde de belirtilmiştir. B'dir.
TEST BİTTİ.
CEVAPLARINIZI KONTROL EDİNİZ.