Ceza hukuku genel hükümler ders notu 3

HUKUK DERS NOTLARI

HUKUKA AYKIRILIK UNSURU                                                                (3. not)

            Bir eylemin suç olarak kabul edilebilmesi için hukuka aykırı olması gerekir. Failin eylemi hukuka uygun olarak gerçekleştirilmiş ise (hukuka uygunluk sebepleri içerisinde sayılıyor ise) failin bu fiili hukuka aykırı ve suç olarak kabul edilemez. Bu durumlarda işlenen fiiller suç değildir. Bu hallerde kişiye ceza verilmez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz,  dava açılmış ise beraat kararı verilir.

Hukuka uygunluk sebepleri şunlardır:    

  • Meşru Müdafaa
  • Kanun Hükmünün Yerine Getirilmesi
  • Hakkın Kullanılması
  • Mağdurun Rızası

1- MEŞRU MÜDAFAA ( HAKLI SAVUNMA )

            Gerek kendisine gerek bir başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda durum ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde ortadan kaldırmaya meşru müdafaa denir.  Şartlar:

            a)Saldırı halen var olmalı. Gerçekleşen, gerçekleşmesi ya da tekrarı muhakkak olan bir saldırıya karşı meşru müdafaa söz konusu olabilir. Bütünüyle sona ermiş bir saldırı için meşru müdafaa olmaz.

            b)Saldırı bir insan hareketi olmalıdır. Hayvan hareketleri ve doğa olaylarında meşru müdafaa değil, zorunluluk hali söz konusudur.

            c)Saldırı haksız olmalı. Meşru müdafaadan söz edebilmek için saldırının haksız olması gerekmektedir. Meşru müdafaadan yararlanan kimse kendi kusurlu hareketi ile saldırıya neden olmuş olsa da meşru savunmadan faydalanabilir.  Fail meşru müdafaayı bilerek kurgulamış ise bu durumda artık meşru müdafaa uygulanamaz. Saldıran kişinin eylemi suç/cezalandırılabilen bir fiil olmasa da sadece haksız olması meşru müdafaa için yeterlidir.

  1. d) Saldırı bir hakka yönelmiş olmalıdır. Saldırının öldürmeye yönelmiş olmasına gerek yoktur. Bir kimsenin her hangi bir hakkına yönelik olabilir. Bu hak; yaşama hakkı, beden dokunulmazlığı olabileceği gibi mülkiyet hakkı, konut dokunulmazlığı hakkı da olabilir.

            e)Savunmada zorunluluk olmalıdır. Saldırıdan başka surette kurtulma imkanı bulunmamalı. Ne var ki, kaçma bu kapsamda değildir. Kaçma imkanı varken kaçmayıp savunmaya geçen kişi de, meşru müdafaadan faydalanır.

            f)Savunma ile saldırı arasında nedensellik bağı olmalıdır. Savunma saldırıya ve saldırıyı yapan kimseye karşı yapılmış olmalı.

            g)Savunma ile Saldırı Arasında oran bulunmalıdır. Savunma saldırıyı def edecek, uzaklaştıracak ölçüde olmalıdır.

                                                                                      

Üçüncü kişi yararına meşru savunma

            Başka birisine gerçekleşen bir saldırıya karşı da meşru müdafaada bulunulabilir. Meşru müdafaa halinde eylem suç teşkil etmez, eylem nedeniyle yargılama yapılmış ise beraat kararı verilir ve eğer bir zarar meydana gelmiş ise tazmin yükümlülüğü yoktur.

2- KUNUN HÜKMÜNÜN YERİNE GETİRİLMESİ

            Yasa hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez. Kanun hükmünün yerine getirilmesi halinin hukuka uygunluk nedeni olması için şu koşulların bulunması gerekir:

            a)Kanunun yetkili kıldığı kimsenin eylemde bulunması gerekir

            b)Kanunun öngördüğü şekilde davranılmış olmalıdır,

            c)Kanunun öngördüğü sınır aşılmamalıdır.

Örn: İcra iflas Kanununa göre hacze gidilen evde kimse yok ise ya da mal kaçırmak için evde bulunulmuyor ise bu halde icra müdürü kapıyı açtırabilir. Bu durumda kapının çilingir marifetiyle açtırılması halinde suç oluşmayacaktır.

3- HAKKIN KULLANILMASI

            Türk Ceza Kanununa göre hakkını kullanan kimseye ceza verilmez. Örneğin evinin bahçe duvarına ‘’Dikkat Köpek Var!’’  uyarısı bulunan ev sahibi M nin, geceleri konutuna gelebilecek tehlikelere karşı kendini koruması söz konusudur. Eve hırsızlık amacıyla gece gelen hırsızın köpek tarafından yaralanması durumundan ev sahibi M, hakkını kullandığı için ceza sorumluluğu yoktur.

            Hakkın kullanılmasının bir hukuka uygunluk nedeni olması için, hakkın kötüye kullanılmamış olması gerekir.  Örn: Bahçesindeki kirazların çocuklar tarafından toplanmasına engel olmak isteyen bahçe sahibinin ağaca elektrik vermesi durumundan hak kötüye kullanılmış olur. Çünkü bu durumda hak amacını aşacak ölçüde ve başkalarına zarar verecek bir biçimde kullanılmıştır.

4- İLGİLİNİN RIZASI

            Mağdurun rızasının hukuka uygun olarak kabul edilmesi için öncelikle rıza göstermeye ehil olması gereklidir. Rıza kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakka ilişkin ise hukuka uygunluk nedenidir. Eğer böyle bir hak söz konusu değil ise rıza hukuka uygunluk nedeni değildir. Rıza sözlü, yazılı olarak açıkça verilebileceği gibi zımmen ( Susmak suretiyle ) de verilebilir.

Örneğin, bir başkasının kendisine ait olan kalemi aldığını gören fakat ses çıkarmayan kimsenin durumu zımnen rıza göstermektir.

            Üzerinde mutlak surette tasarruf edilebilecek haklar; Malvarlığı hakkı, cinsel özgürlük olarak sayılabilir. Yaşama hakkı, vücut bütünlüğü (beden ve organlar) ve devlete ve aileye ilişkin haklarda bireyin mutlak surette tasarruf imkanı yoktur.

            Rızanın hukuka uygunluk nedeni olabilmesi için eylemden önce veya en geç eylem sırasında verilmiş olmalıdır. Eylemden sonra verilen rıza hukuka uyguluk nedeni değildir. Rıza verildikten sonra geri alınmış ise veya söz konusu eylem rıza gösterilen kapsamın dışında ise, hukuka uygunluk nedeninden bahsedilemez.

HUKUKA UYGUNLUK NEDENLERİNDE SINIRIN AŞILMASI

  • Sınırın Kasten aşılması: Sınır kasten aşılmış ise suç oluşur. Örneğin saldırgan saldırıyı bitirmiş ve arkasını dönüp gider iken ona karşı öldürme fiili gerçekleştirilirse kasten öldürme suçu oluşur.
  • Sınırın Taksirle Aşılması: Eğer sınır dikkatsizlik ve özensizlik sebebiyle aşılmış ise eylem taksirli olduğunda cezalandırılıyorsa taksirli halden ceza verilir. Örn: Kendisine saldıran saldırgan a karşı savunmada bulunurken onun aşırı şekilde yaralanmasına neden olan kimse sınırı taksirle aşmış ise taksirle yaralama suçundan sorumlu olur.
  • Sınırın Korku Heyecan ve Panik İle sınırın aşılması: Sadece meşru müdafaa halinde olayın olduğu sırada, heyecan ve panik ile sınırın aşılması durumunda failin sorumluluğu yoktur. Örn: gece vakti kendisine saldıran kişilere karşı güç kullanırken heyecan ve korku nedeniyle aşırı güç kullanan kimse saldırganlar ölmüş olsa bile sorumlu olmaz.

KUSUR  YETENEĞİ (İSNAD KABİLİYETİ)

            Kusurluluk, işlenen fiil dolayısıyla bir insan olarak failin hangi şartlarda sorumlu tutulacağını tespit etmeye yarar ve işlediği fiille ilgili olarak kişideki iradenin oluşum şartlarının tespiti ve bu tespite istinaden gerçekleştirdiği eylem dolayısıyla failin şahsen cezalandırılması gerekip gerekmediği, diğer bir ifadeyle kınanabilirliği hususundaki yargıyı ifade eder.

            Kanuni tanımda yer verilen suç, failin kusur yeteneği olmadan dahi işlense haksız bir fiildir ve suç niteliğini korur. Örn. Bir akıl hastası bir şahsı öldürse eylem suçtur ve fail akıl hastası olduğu için kusur yeteneği yoktur ve cezalandırılamaz.

            Kusurluğun iki unsuru vardır; algılama yeteneği , irade yeteneği.  Kusur yeteneği, fiilin işlendiği anda mevcut olmalıdır. Suçun işlenmesinden sonra kusur yeteneğinin kalkması failin bu suç dolayısıyla sorumluluğunu etkilemez. 

KUSURLULUĞU KALDIRAN ya da AZALTAN NEDENLER

  • Zorunluluk hali
  • Haksız Tahrik                
  • Bağlayıcı Emrin Yerine Getirilmesi    
  • Yaş Küçüklüğü
  • Cebir, Şiddet, Korkutma ve Tehdit
  • Hata                
  • Sağır ve Dilsizlik
  • Akıl Hastalığı
  • Geçici Nedenler, Alkol ve Uyuşturucu Etkisinde Olma

1- ZORUNLULUK HALİ ( IZTIRAR )

            Gerek kendisine ve gerekse bir başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka surette korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında  orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiilden dolayı kişiye ceza verilmez.

            Bu hallerde eylem suç teşkil etmektedir fakat faile ceza verilmez. Zorunluluk halinde işlenen suç hakkında beraat kararı değil, ceza verilmesine yer olmadığı karar verilir. Yine bu eylem nedeniyle ortaya çıkan zararların tazmini gerekir. 

Zorunluluk Halinden Söz edebilmek için aşağıdaki şartların bulunması gerekmektedir

  1. a) Kişinin kendisine ya da bir başkasının hakkına yönelik bir tehlike olacak.
  2. b) Bu tehlike ağır ve mukakkak olacak,
  3. c) Tehlikeye bilerek neden olunmamış olacak,
  4. d) Tehlikeye karşı koyma yükümlülüğü bulunmayacak . Örn: Yangın söz konusu ise itfaiye erinin yangına karşı koyma yükümlülüğü vardır. İtfaiyeci haklı bir durum söz konusu olmadıkça yangından kaçamaz.
  5. e) Başka surette korunma imkânı olmayacak,
  6. f) Tehlikenin ağırlığı ile yapılan eylem arasında oran bulunacak.

            Üçüncü kişinin içinde bulunduğu durumdan kurtulmasını sağlamak için üçüncü kişi yararına zorunluluk hali söz konusu olabilir. Örn: Komşusunun evini su bastığını veya yandığını gören bir kimsenin bir başka komşusunun camını kırarak içeri girmesi halinde de zorunluluk durumu söz konusu olur. Hayvan saldırısı veya doğa olayları sırasında işlenen fiiller de zorunluluk hali kapsamındadır.

2- HAKSIZ TAHRİK

  • Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimsenin cezasında indirim uygulanmasına imkan sağlayan durum haksız tahriktir. Bu durumda fail suçu işlerken içinde bulunduğu ruh hali ve psikolojik durum itibariyle hiddet ve elemin etkisi altında suç işlemektedir.
  • Haksız tahrik ceza sorumluluğunu kaldırmaz, azaltır. Faile ceza verilir fakat indirim yapılır. (Tahrikin niteliğine ve olayın özelliğine göre 1/4-  3/4 arasında indirim)
  • Hiddet ve elem haksız bir fiilden kaynaklanmalıdır. Haksız fiilin suç olmasına gerek yoktur, haksız olması yeterlidir.
  • Haksız tahrikin uygulanabilmesi için, suçun haksızlığı yapan kimseye karşı işlenmesi gerekmektedir. Örn: Kendisi hakkında dedikodu çıkaran bir kimsenin oğluna karşı suç işlenmiş ise haksız tahrik söz konusu olmaz. Çünkü suç haksızlığı yapan kimseye karşı işlenmemiştir.
  • Haksız fiilin bizzat suç işleyen kimseye yönelik olmasına gerek yoktur. Örn: Küçük bir çocuğun birkaç yetişkin tarafından dövüldüğünü gören bir kimse bu durumun etkisi altında çocuğu döven kimselere karış suç işler ise bu durumda haksız tahrik söz konusu olur. Suç haksız eyleme tepki olarak işlenmiş olmalı ve haksız eylem ile tepki olarak işlenen suç arasında uzun süre geçmemelidir.

3- BAĞLAYICI EMRİN YERİNE GETİRİLMESİ

  • Yetkili bir merciden verilip, yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan bir emri uygulayan kimse bu hareketinden dolayı sorumlu olmaz. Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez.
  • Anayasa Madde 137’ye göre: “ Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz.”
  • Konusu suç olmayan ve yazılı olarak amir tarafından ısrar edilen emri yerine getiren açısından bir hukuka uygunluk nedeni değil, bir sorumsuzluk nedeni söz konusudur. Ye­rine getirme zorunluluğu, esasen hukuka aykırı olan emri hukuka uygun hâle getirmez. Ancak, hiyerarşik yapı dolayısıyla, emri yerine getiren sorumlu olmaz. Bu durumda sorumluluk, emri verene aittir.
  • Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.
  • Kolluk görevlileri için tek özel durum: Kolluk görevlilerinin kendilerine verilen emirlerin hukuka uygunluğunu tartışamamasıdır. Emir hukuka aykırı olsa dahi kolluk görevlisi emri yerine getirmek zorundadır. Ancak konusu suç teşkil eden emir kolluk görevlisi tarafından dahi yerine getirilemez . Getirilirse emri veren de suçu işleyen de sorumludur.

4- CEBİR, ŞİDDET, KORKUTMA VE TEHDİT

            TCK m. 28 e göre: Karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir şiddet veya muhakkak ve ağır bir korkutma veya tehdit sonucu suç işleyen kimseye ceza verilmez. Bu gibi hallerde cebir, şiddet veya tehdidi kullanan kimse fail sayılır.

            Örn: İtfaiye görevlisinin bir odaya kapatılarak yangın söndürmesinin engellenmesi ya da yardıma gelen kimselerin yardım etmesine izin verilmemesi.

            Örn: A, suç işlemesi amacıyla B yi aç bırakmıştır. Olayda korkutma ( açlıktan ölmek   korkusu ) söz konusudur. Yine A kendisine, kaçak inşaat ruhsatı vermezse  B yi öldüreceğini söylemiş ise bu durumda tehdit vardır ve faile ceza verilmez.

            Bu örneklerden hareketle, Cebir, Tehdit ve Korkutma Hallerinin Kusurluluğu kaldırması için bulunması gereken şartlar şu şekilde sıralanabilir:

            a)Korkutma, cebir, tehdit ile işlenen suç arasında oran olmalıdır.

            b)Korkutma, cebir ve tehdidin ağır ve kesin olması gerekir.

            c)Tehditte bulunanın isteklerine boyun eğmeden, bu tehditten kurtulma olanağının bulunmaması gerekir.

5- HATA

   Fiilin icrası sırasında suçun unsurlarında hataya düşen kimse cezalandırılmaz. Hatanın kusurluluğu kaldırması için esaslı bir hata olması gerekir. Yani failin hatası olmasaydı suç gerçekleşmeyecekti diyebiliyorsak hata esaslıdır.

   Örn: Kendisinin zannedip bir başkasının bisikletini alıp giden kimse bisikletin başkasına ait olduğunu bilseydi bisikleti yerinden almayacaktı. Bu durumda hata esaslıdır ve fail bu yanılması esaslı olduğu için ceza verilmez.

    Örn. Kişi gece karanlığında vahşi bir hayvan zannıyla hareketli bir cisme ateş eder. Ancak, gerçekte bu hareket eden cisim bir insandır ve dolayısıyla; bu insan ölür veya yaralanır. Örnek olarak verilen bu kasten işlenmiş bir suçtan söz etmek mümkün değildir. Bu durumlarda taksirli suç hükümleri çerçevesinde failin sorumluluğu tespit edilecektir. Ancak kendisinin sana­rak başkasının çantasını alan kişinin yanılgısında taksirin varlığı kabul edilse bile; kanunda hırsızlık fiilinin ancak yararlanma kasdıyla işlenebileceği belirtildiği için; böyle bir olay dolayısıyla ceza sorumluluğu doğmayacaktır.

        Suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren halleri konusunda hataya düşen kişi bu hatasından yararlanır. Örn. Annesini öldürmek isterken, gece vakti annesi sanarak başkasını öldüren kimse hatasından faydalanır. ( Anneyi öldürmek ağırlaştırıcı sebep iken fail hata ile normal birini öldürdüğü için annesini öldürmekten ceza almaz. )

    Hukuka uygunluk nedeni var zannederek suç işleyen kişi ( hukuka uygunluk nedeninde hata eden ) bu hatasından faydalanır ve hukuka uyguluk nedeni varmış gibi değerlendirilir ve ceza verilmez. Örn: Gece vakti elindeki silahı önündeki şahsa doğrultan bir kimseyi görüp de silah kullanan polis memuru, gerçekte silah doğrultan kimse arkadaşına şaka maksadıyla doğrultmuş olsa da somut olayda hukuka uygunluk nedeni bakımından kaçınılmaz bir hataya düştüğü için hatasından faydalanacak ve cezalandırılmayacaktır.  Örn. Sokakta yürüdüğü sırada kendisine silah doğrultan kimseden daha önce davranıp silahını çeken ve sonrasında o kimseyi öldüren fail bakımından, kendisine doğrultulan silah ses tabancası ( kuru sıkı ) olsa dahi cezalandırılmayacaktır.

6- YAŞ KÜÇÜKLÜĞÜ

            Ceza kanunun bakımından 12 yaşını doldurmamış kimselerin ceza sorumluluğu yoktur. Bu yaştaki kimseler suç işleseler dahi cezalandırılamaz. Ancak bu çocuklar hakkında güvenlik tedbirleri uygulanabilir. ( Aile yanına yerleştirme, eğitim kurumu, tedavi vs. )

Ceza Kanunu bakımından çocukların cezalandırılabilirliği üç gruba ayrılır:

            0-12 yaş; hiçbir ceza sorumluluğu yoktur.

            12-15 yaş; yaptıkları hareketin sonucunu kavrayabiliyor ve kendilerini yönlendirme yetenekleri var ise sorumludurlar.

            15-18 yaş; işledikleri fiilin anlam ve sonuçlarını kavrama ve hareketlerini yönlendirme yetenekleri bulunduğu için ceza sorumlulukları vardır. Sadece çocuk olmaları sebebiyle cezaları indirilerek verilir.

 

7- SAĞIR VE DİLSİZLİK

            Sağır ve dilsiz kimselerin algılama yetenekleri yaşıtlarına göre daha geç geliştiğinden sağır ve dilsizler hakkında indirim öngörülmüştür. Bu durumda olan kimseler hakkında:

15 yaşını doldurmamış sağır dilsizlerin cezai sorumluluğu yoktur(12  yaşını doldurmamış çocuklar gibi)

15-18 Yaş arasındaki sağır dilsizler hakkında 12-15 yaş arasındaki çocuklar ilişkin hükümler ve indirimler uygulanır.

18-21 Yaş arasındaki sağır dilsizler hakkında 15-18 yaş arasındaki çocuklara ilişkin hükümler ve indirimler uygulanır.

 

8- AKIL HASTALIĞI

            Tam Akıl Hastalığı: İşlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Güvenlik tedbiri uygulanır

            Kısmi Akıl Hastalığı: İşlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği kısmen azalmış olan kişiye ceza verilir ancak cezada indirim yapılır.

            Akıl hastalığı bakımından önemli olan husus, akıl hastalığının suçun işlendiği sırada olması ve failin hareketlerini yönlendirme yeteneğini tamamen veya kısmen ortadan kaldırmasıdır.

 

9- GEÇİCİ NEDENLER, ALKOL VE UYUŞTURUCU ETKİSİNDE OLMA

            “ Geçici bir nedenle ya da irade dışı alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez.”        Örn: Zorla alkol ya da uyuşturucu verilerek bir kimseyi zayıflamış kişinin suç işlemesi halinde bu kimseye ceza verilmez. Örn: Uyurgezer bir annenin gece çocuğunun üzerine basması ya da ateşli hastalık sırasında kişinin yanındakine hakaret etmesi veya epilepsi (sara) hastası birinin kriz geçirirken bir başkasına zarar vermesi gibi.

            İradi  olarak alkol ya da uyuşturucu alınmış ve bu etki ile suç işlenmiş ise bu durumda failin cezai sorumluluğu tamdır. Cezadan hiçbir indirim yapılmaz

 

CEZA SORUMULULUĞUNU KALDIRAN YA DA AZALTAN NEDENLERDE SINIRIN AŞILMASI

            Ceza sorumluluğunu kaldıran ya da azaltan nedenlerde sınırın aşılması halinde iki durum söz konusudur:

Sınırın Kasten Aşılması: Sınır kasten aşılmış ise işlenen fiilden dolayı sorumluluk vardır. Örn: Zorunluluk halinde dağda mahsur kalan kişi dağ evine sığınmış ve sonrada evi kullanılmaz hale getirmiş ise mala zarar verme suçundan sorumludur.

Sınırın Taksirle Aşılması: Sınır taksirle aşılmış ise eylem ceza kanununda taksirli iken de cezalandırılıyorsa ceza verilir. Yokuş aşağı giderken freni patlayan aracının aşağıdaki Pazar yerine girmemesi için yolu kenarına çıkan ve duvara çarpan bu arada da duvarın yanında duran bir kişinin ölümüne neden olan kimse zorunluluk halinde sınırı aşmıştır. Bu halde sınırı aşmasında taksir söz konusudur. Neticede ölüm meydana geldiği için taksirle öldürme suç olarak düzenlenmiştir. Bu sebeple, failin sorumluluğu taksirle bir insanın öldürülmesidir.

AÇIKÖĞRETİM GÜZ DÖNEMİ DÖNEM SONU SINAVI
14 - 15 Ocak 2017

Üye OlŞifremi Unuttum

HAKKIMIZDA
alonot.com; kullanıcılarımızın KPSS & YGS-LYS & ALES & AÖF & YDS gibi sınavlara hazırlanmaları için hem ders notlarına, hem test pratiklere kolayca ulaşıp zaman kaybetmeden en üst düzeyde yarar sağlayabilmeleri amacıyla hizmet vermektedir. Ayrıca Mevzuat&İçtihat&Tezler&Makaleler ve diğer herşeyde! kapsamlı arama yapılabilmesi, aranılan konu ve kavramlara kolayca ulaşılabilmesi ve sonuçlar içerisinde hızla gezilebilmesi amacıyla kurulmuştur. Zamanla öğrencilerin ve kullanıcıların ilgisiyle büyüyen alonot.com sizlerin ilgisiyle ve daha zengin içerikle yayın hayatına devam edecektir. Faydalı olması dileğiyle...
GİZLİLİK POLİTİKASI
alonot.com sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları kapsamında koruma altındadır. Site içeriğinin ticari amaçlı ve izinsiz olarak kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Ancak, ticari amaçlı olmamak ve link verilmek koşuluyla site içeriğinin kopyalanması ve kullanılması serbesttir. 5846 sayılı kanunun 25. maddesinin ek 4. maddesine göre telif hakkı ihlal edilen öncelikle üç gün içinde ihlalin durdulmasını istemek zorundadır. İçerik sahibinin veya yasal temsilcisinin istekte bulunması halinde, kendisine ait içerik veya dökümanların sitemizden 24 saat içinde yayından kaldırılmasını garantilemekteyiz. Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur. alonot.com hiçbir bildirim yapmadan, herhangi bir zaman değişikliğe gidebilir, bu sitedeki bilgilerden kaynaklı hataların hiçbirinden sorumlu değildir.
Site Yönetimi.
İletişim: alonot.com@alonot.com & alonot.com@gmail.com
Kategoriler
SOLDA SABİT REKLAM