AÖF Genel muhasebe duran varlıklar ders özeti

aof-ders-notlari

ÜNİTE 1 MALİ DURAN VARLIKLAR
Duran varlıklar: bir işletmede işletme faaliyetlerinde kullanmak veya yararlanmak amacı ile edinilen ve bir yıldan kısa sürede paraya çevrilmeleri, satılması veya tüketilmesi öngörülmeyen varlıklardır. Duran varlıklar genel olarak mali duran varlıklar, maddi duran varlıklar ve maddi olmayan varlıklar olarak 3’e ayrılır.
Mali Duran Varlıklar Kapsamındaki Finansal Varlıklar: Mali duran varlıklar kapsamında, menkul kıymet niteliğini taşıyan finansal varlıklar bulunur. Ülkemizde menkul kıymetler sermaye piyasası mevzuatı içinde düzenlenmiştir. Buna göre, ‘’Menkul Kıymetler, ortaklık ve alacaklılık sağlayan belli bir meblağı temsil eden yatırım aracı olarak kullanılan , dönemsel gelir getiren misli nitelikte, seri halinde çıkarılan ibareleri aynı olan ve şartları Kurul’ca belirlenen kıymetli evraklardır.
Bu tanımda yer alan özellikleri taşıyan menkul kıymetler temel olarak hisse senedi ve tahvil olmak üzere 2’ye ayrılmaktadır. Hisse senetleri sahibine ortaklık hakkı sağlayan, tahviller ise sahibine alacaklılık hakkı sağlayan temel menkul kıymetlerdir.
Hisse Senetleri: Hisse senetleri, sermaye paylara bölünmüş ortaklıklar tarafından çıkarılan ve ortaklık sermayesine katılma payını temsil eden menkul kıymetlerdir. Ülkemizde anonim şirketler tarafından çıkarılan ve bir ortaklık belgesi olan hisse senedini elinde bulunduran kişi, hisse senedini çıkaran (İhraç eden) şirketin ortağıdır ve şirketin karından pay alır. Hisse senedi sahibinin elde ettiği kar payı geliri, şirketin faaliyetlerine bağlı olarak yıldan yıla değişir ve bu değişmeler hisse senedinin piyasa değeri (Fiyatını) etkiler. Dolayısıyla hisse senedi sahibi hisse senedini elinde bulundurarak hem temettü geliri hem de hisse senedinin piyasa fiyatında meydana gelen artıştan kaynaklanan gelir gibi iki farklı getiri elde etmeyi bekler.
Hisse senedinin piyasa fiyatı, o hisse senedine olan arz ve talep koşullarına göre belirlenen bir fiyattır. Tahvillerden farklı olarak hisse senetlerinde aşağıdaki gibi pek çok farklı değer (fiyat) ortaya çıkabilir.
*Nominal değer (itibari değer veya kayıtlı değer): Bir hisse senedinin üzerinde yazılı olan değerdir. Anonim şirketlerin sermaye tutarının hisse sayısına bölünmesiyle bulunan değeri ifade etmektedir.
*Defter değeri: Bir işletmenin öz kaynak toplamının hisse senedi sayısına bölünmesiyle bulunan değerdir.
*İhraç değeri: hisse senetlerinin şirket tarafından çıkarılışı (ihraç) aşamasında satışa sunulduğu fiyattır.
*Piyasa değeri: Piyasadaki arz ve talep koşullarına göre belirlenen ve borsa mevcutsa genellikle borsa fiyatı ile eş anlamlı olarak kullanılan fiyattır.
*Tasfiye değeri: İşletmenin tasfiyesi yani işletmenin faaliyetlerinin sona ermesi durumda, işletmenin tüm varlıklarının satılması ve tüm borçlarının ödenmesinden sonra kalan tutarın, hisse senedi sayısına bölünmesi sonucu bulunan değerdir.
*Gerçek değer: İşletmenin gelir yaratma potansiyeli ve yatırımcıların bu hisse senedinden bekledikleri kazanç oranına göre bir takım teknikler kullanarak hesaplanan ve yatırımcıların o hisse senedi için ödemeye hazır oldukları değerdir.
Hisse Senedinin Sahibine Sağladığı Haklar: Hisse senetleri nama (isme yazılı) ya da hamiline yazılı olarak çıkarılabilir. Hisse senetleri ana sözleşmede aksine bir hüküm yoksa sahiplerine eşit haklar sağlar. Bu tip hisse senetlerine adi hisse senetleri denir.
Bir anonim ortaklıkta çeşitli imtiyazlara sahip hisse senetleri bulunuyorsa bu hisse senetlerine imtiyazlı hisse senetleri denir.
Hisse senedi sahibi şirketin ortağı olduğundan, hisse senetlerinin sahiplerine sağladıkları haklar aşağıdaki gibi sıralanabilir:
• Yönetime katılma (oy) hakkı, şirket genel kurullarına katılıp, alınacak kararlar için oy kullanma hakkını ifade eder. Her hisse senedi sahibine bir oy hakkı sağlar. Hisse senetlerinin en önemli özellikleri sahibine sağladıkları oy haklarıdır.
• Kâr payı ( temettü geliri ) alma hakkı, şirket kârından hissesi oranında pay elde etme hakkını ifade eder.
• Rüçhan hakkı, şirketin gerçekleştireceği sermaye artırımı nedeniyle ihraç edeceği yeni hisse senetlerini öncelikli olarak alma hakkıdır.
• Tasfiyeden pay alma hakkı, şirketin tasfiye olması ( şirket faaliyetlerinin sona ermesi) durumunda tasfiye sonucuna payı oranında katılma hakkıdır.
• Bilgi edinme hakkı, yönetim kurulunun düzenleyeceği faaliyet raporu, denetim kurulunun düzenleyeceği denetim kurulu raporu, bilanço, gelir tablosu ve kâr dağıtım tablosunu inceleme hakkı, genel kurulda soru sorma hakkı, denetçilere şikâyet etme hakkı ve benzeri hakları ifade eder.
• Bedelsiz pay alma hakkı, şirketin iç kaynaklardan yapacağı sermaye artırımlarında çıkarılacak hisse senetlerinden, sahip olduğu pay oranındaki hisse senetlerini bedelsiz olarak alma hakkını ifade eder.
Tahviller: Tahviller devletin ya da özel sektör şirketlerinin borçlanarak orta veya uzun vadeli fon sağlamak üzere çıkarttıkları borç senetleridir. Tahvil sahiplerinin herhangi bir ortaklık hakkı yoktur. Sadece tahvili çıkaran (ihraç eden) devlete veya şirkete kaşı alacaklılık hakkı sağlar. Tahvil çıkaran bir şirket kar da zarar da etse, tahvil sahipleri şirketten her yıl, tahvilin üzerinde yazılı değer (Nominal değer) üzerinden hesaplanan faizleri alırlar. Tahviller sabit veya değişken faizli olarak ihraç edilebilir. Tahvil değeri, piyasa faiz oranlarındaki değişimden etkilenir ve bu nedenle tahvilin piyasa değeri nominal değerine göre farklı olabilir sabit faizli tahvillerde her yıl anapara üzerinden hesaplanan faiz tutarı aynıdır.
Hisse senetlerinden farklı olarak tahvillerde oy hakkı yoktur, vade vardır ve vade sonunda tahvil sahiplerine ana paranın geri ödenmesi gerekmektedir. Vade anaparanın ve son faiz ödemesinin yapılacağı tarihtir. Tahvil ve bononun vadesinde yatırımcının eline geçecek olan para miktarı tahvilin nominal değeri yani üzerinde yazılı olan değer tutarındadır. Ülkemizde mevzuata göre tahviller en az 2 en çok 7 yıl vadelidir. Tahviller arka yüzlerinde belirtilen bir ödeme planı dahilinde itfa edilir. Tahvillerin ana parası vade bitimde bir defada ödenir. Tahviller nominal değerlerinin altında ve üstünde bir değerle ihraç edilebilir.
Tahviller Nominal değerlerin en çok %5 altında bir ihraç fiyatıyla satışa arz edilebilir. Tahvil sahibi alacağından başka şirket üzerinde hiçbir hakka sahip değildir. Şirket yönetimine katılamaz.
Diğer Menkul Kıymetler: Oy hakkına ve değişken bir getiriye sahip bir ortaklık belgesi olan hisse senedi ile belirli bir vade ve sabit faiz getirisine sahip bir borçlanma aracı olan tahviller arasındaki bu temel ayrım nedeniyle diğer menkul kıymetler ya hisse senedinin türevidir ya da tahvil türevidir. Ülkemizde mevzuatı içinde hisse senedine benzeyen ve hisse senedi türevleri olarak ifade edilen, kar-zarar ortaklığı belgesi, intifa senedi ve katılma intifa senedi gibi menkul kıymetler bulunmaktadır. Tahvile benzeyen ve tahvil türevleri olarak isimlendirilen menkul kıymetler ise aşağıdaki gibi sıralanabilir.
*Hazine bonoları, devlet ve diğer tüzel kişilerin tahvil ve bonoları *Kara iştirakli tahvil- hisse senetleriyle değiştirilebilir tahvil
*İpotekli borç ve irat senetleri *Banka bonosu ve banka garantili bonolar *Finansman bonoları
*Gelir ortaklığı sendi *Varlığa dayalı menkul kıymetler *Gayrimenkul sertifikaları *Türev finansal araçlar
Finansal varlıkların içinde son yıllarda kullanılmaya başlayan türev finansal araçlar, değeri başka bir finansal varlığın veya malın değerine dayalı hak ve yükümlülükleri sağlayan sözleşmelerdir.
Genellikle sözleşmeye konu olan varlığın el değiştirmesine gerek olmaksızın, bu varlıkla ilgili hak ve yükümlülüklerin yani sözleşmelerin alım satımı gerçekleşir. Temel amaç faiz oranları, döviz kurları, hisse senetleri ve temel mal fiyatlarındaki değişmelerden doğabilecek risklerden korunmaktır. Yatırımcılar bu araçları riskten korunma amacıyla yada gelecekteki fiyat hareketleri tahminlerinden yararlanarak spekülatif kazanç elde etmek amacıyla kullanmaktadır. Türev finansal araçlar önce mal piyasalarında daha sonra yaygın olarak finansal piyasalarda kullanılmaya başlanmıştır. Türev finansal araçlar içinde vadeli işlem (futures), opsiyon (options), forward ve swap sözleşmeleri yer almaktadır.
Finansal Varlıkların Sınıflandırılması ve Raporlanmasında Farklı Uygulamalar: Finansal varlıkların sınıflandırılması ve bilançoda raporlanması ile ilgili kurallar ticari karın tespitine ilişkin düzenlemelerin yer aldığı Tekdüzen Muhasebe Sistemi ve Türkiye Muhasebe Standartları içinde bulunmaktadır.
*Tekdüzen Muhasebe Sistemi: Ülkemizde 1992 yılında Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan ‘’Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği ‘’ ile ulusal düzeyde bir hesap çerçevesi oluşturulmuştur ve faaliyetleri özellik arz eden bazı işletmeler hariç bilanço esasına göre defter tutan bütün gerçek ve tüzel kişiler 1994 yılından itibaren zorunlu olarak ‘’Tekdüzen Hesap Planı’’ ve buna göre hazırlanan finansal tablo formatlarından oluşan ‘’Tekdüzen Muhasebe Sistemi’’ni Kullanmışlardır.
*Türkiye Muhasebe Standartları: Uluslararası ticarette tarafların bilgi alışverişinde bulunabilmesi için uluslararası ortak bir muhasebe dili oluşturması, ülkelerdeki muhasebe uygulamalarındaki farklılıkların en aza indirilmesi ihtiyacı uluslararası muhasebe standartlarının geliştirilmesine neden olmuştur .Bu ihtiyaç nedeniyle 1973 yılında başlayan çalışmalar neticesinde ‘’Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu’’ ‘’Uluslararası Muhasebe Standartları /Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarını’’ Yayımlamıştır. Önemi ve kullanımı 2005 yılından itibaren önemli ölçüde artmıştır.
Avrupa Parlamentosu Avrupa Birliği listesindeki tüm şirketlerin en geç 2005 yılında tüm hesaplarını mevcut Uluslararası Muhasebe Standartları ile uyumlu olarak hazırlamalarını onaylamıştır. Aynı tarih itibariyle birçok ülke ile birlikte ülkemizde de uyumlu Türkiye Muhasebe Standartları / Türkiye Finansal Raporlama Standartları Sermaye Piyasası Kanunu’na tabi borsada işlem yapan işletmeler tarafından zorunlu olarak uygulanmıştır. Ayrıca KOBİ’ler (küçük ve orta büyüklükteki işletmeler) de çeşitli nedenlerle ülkeler arası karşılaştırılabilir finansal tablolara ihtiyaç duymaktadırlar. Bu nedenle Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu tarafından KOBİ Muhasebe Standartlarının orijinal metni, Temmuz 2009’da yayımlanmış, Türkçe çevirileri ise, 01 Kasım 2010 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Not: 14 şubat 2011 de yayımlanan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türkiye’de Bilanço Usulüne göre defter tutan büyün işletmelerin Türkiye Muhasebe Standartlarını kullanma zorunluluğu getirilmiştir. KOBİ ler , KOBİ Finansal Raporlama Standartlarını Kullanacaktır. KOBİ tanımı dışında kalan işletmeler ise tam set TMS/TFRS leri Kullanacaklardır.
Tam Set TMS/TFRSleri uygulaması gerekenler aşağıdaki gibidir.
*Borsada işlem yapan yani menkul kıymetleri borsada alınıp satılan ve bu nedenle kamuya hesap verme sorumluluğu bulunan işletmeler.
*Halka açık olmayan ancak KOBİ ölçütlerinin üzerinde kalan büyük sermaye şirketleri ile TMS/TFRS’leri uygulamayı tercih eden KOBİler.
Türkiye Muhasebe Standartları bilanço ve gelir tablosu kalemlerinin ölçümünde (değerlemesinde) de önemli değişiklikler getirmiş , finansal varlıkların değerleme farklılıklarına göre sınıflandırılması ve bilançoda raporlanmasını gerektirmiştir.
Tekdüzen Muhasebe Sistemine Göre Finansal Varlıkların Raporlanması ve Muhasebeleştirilmesi: Tekdüzen Muhasebe sistemi içindeki Tekdüzen Hesap Planında satın alınan finansal varlıkların sınıflandırılması ve muhasebeleştirilmesi, finansal varlıkların satın alma amacına göre farklılık gösterir. Eğer geçici yatırım amacıyla finansal varlık alınmışsa, dönen varlıklar grubu içinde ‘’11 Menkul Kıymetler’’ hesap grubuna, Eğer uzun vadeli yatırım amacıyla alınmışsa Duran varlıklar grubu içindeki ‘’24. Mali Duran Varlıklar’’ hesap grubuna kayıtlanması gerekir.
*Mali Duran Varlıkların Sınıflandırılması: Uzun vadeli amaçlarla satın alınan veya yasal zorunluluklar nedeniyle elde tutulan uzun vadeli menkul kıymetler veya paraya dönüşme niteliğini kaybetmiş uzun vadeli menkul kıymetler ‘’Mali Duran Varlıklar’’ Hesap bu grubunda izlenir. Mali Duran Varlıklar, Bağlı menkul kıymetler, iştirakler, bağlı ortaklıklar ve diğer mali duran varlıklar hesap kalemlerini kapsar.
Bağlı Menkul kıymetler: İştirak niteliğini taşımayan ancak uzun vadede elde tutulması amaçlanan hisse senetleri ile hisse senetleri dışında kalan ve uzun vadeli amaçlarla veya yasal zorunluluklarla ya da paraya dönüşme niteliği kaybolduğu için elde tutulan menkul kıymetlerdir.
İştirakler: İşletmenin diğer şirketlerin yönetimine ve ortaklık politikalarının belirlenmesine katılmak üzere edindiği hisse senetleri ve ortaklık paylarını ifade etmektedir. İştirakler hesabı, bir ortaklıktaki en fazla %50 oranında olan sermaye payları veya oy haklarının izlenmesinde kullanılır. İştirak ilişkisinden bahsedebilmek için sermaye payı dikkate alınmaksızın sahip olunan oy hakkı veya yönetime katılma hakkının en az %10 oranında olması gerekir.
Bağlı Ortaklıklar: İşletmenin %50 oranından fazla sermaye ya da oy hakkına ve ya en az bu oranda yönetim çoğunluğu seçme hakkına sahip olduğu iştiraklerin sermaye paylarıdır.
*Mali Duran Varlık İşlemlerinin Muhasebeleştirilmesi: Bir işletmenin hisse senetleri satın alındığında ödenen veya ödenmesi taahhüt edilen tutar, o işletmenin varlıkları üzerinde iddia edilebilecek hak tutarını yani sermayeye iştirak payını gösterir. Buna göre İştirakler, bağlı ortaklıklar, bağlı menkul kıymetler veya diğer menkul kıymetler hesabına kaydedilecek olan tutar, genellikle hisse senetlerinin nominal değeri üzerinden değil, ödenen veya ödenmesi taahhüt edilen alış değeri üzerinden belirlenir. Bir başka deyişle hesaplara yapılan borç ve alacak kaydı alış değeri üzerinden yapılmaktadır. Mali duran varlıkların satışı halinde hesaplara yine alış değeri ile alacak kaydı yapılır. Satışta ortaya çıkan kar veya zarar, Tekdüzen hesap planına göre Olağandışı gelir ve ya Olağandışı gider olarak kayıt yapılır.
Menkul kıymetlerin, birinci elden ihraç eden şirket tarafından satılması veya ikincil bir piyasa olan borsada alım satımı aracı kurumlar tarafından gerçekleştirilir. Menkul kıymetlerin alım satım işlemleri için aracı kurumlara Alış veya Satış emri verilir ve aracı kuruma genel olarak işlem tutarının %2 si oranında hesaplanan tutarda komisyon ödenir. İşletmenin menkul kıymet alış veya satış işlemleri için aracı kurumlara ödediği komisyonlar dönem giderleri olarak kayıtlanır.
Tekdüzen hesap planındaki ‘’653 Komisyon Giderleri’’ hesabı, işletmenin diğer olağan faaliyetleriyle ilgili olarak acente, temsilci ve benzeri işletmelere ödediği komisyon giderlerinin izlendiği hesaptır.
Tekdüzen Hesap planında ‘’24.Mali Duran Varlıklar ‘’ hesap grubunda yer alan hesaplar ;
*240 BAĞLI MENKUL KIYMETLER HESABI
*241 BAĞLI MENKUL KIYMETLER DEĞER DÜŞÜKLÜĞÜ KARŞILIĞI HESABI(-)
*242 İŞTİRAKLER HESABI
*243 İŞTİRAKLERE SERMAYE TAAHHÜTLERİ HESABI (-)
*244 İŞTİRAKLER SERMAYE PAYLARI DEĞER DÜŞÜKLÜĞÜ KARŞILIĞI HESABI (-)
*245 BAĞLI ORTAKLIKLARIN HESABI
*246 BAĞLI ORTAKLIKLARA SERMAYE TAAHHÜTLERİ HESABI (-)
*247 BAĞLI ORAKLIKLAR SERMAYE PAYLARI DEĞER DÜŞÜKLÜĞÜ KARŞILIĞI HESABI (-)
*248 DİĞER MALİ DURAN VARLIKLAR HESABI
*249 DİĞER MALİ DURAN VARLIKLAR KARŞILIĞI HESABI (-)
Bedelsiz Hisse Senedi Edinimi: İşletmeler yeni ortak almak veya senedi ihraç etmek suretiyle sermaye artırımı yaparak yeni kaynaklar sağlayabildikleri gibi bilançoda öz kaynaklardaki ‘’sermaye yedekleri’ ve ‘’kar yedekleri’’ içinde yer alan tutarı ya da geçmiş yıllar karlarını sermayeye aktarmak suretiyle içsel kaynaklardan da sermaye artırımı yapabilir.
Sermaye yedekleri; hisse senedi ihraç primleri , iptal edilen ortaklık payları, yeniden değerleme yapılması sonucu meydana gelen fonlardan oluşmaktadır.
Kar Yedekleri; Yasal, statü ve olağanüstü yedekler ile yedek niteliğindeki karşılıklar, özel fonlar gibi kalemlerden oluşur.
Ortaklara dağıtılan hisse senetleri ‘’bedelsiz hisse senetleri’’ olarak ifade edilmektedir.
Bir işletmenin iştirakler veya bağlı ortaklıklar hesabında izlediği ve hisse senetlerini satın alarak yatırımda bulunduğu işletmeler, eğer içsel kaynaklarından sermaye artırımı yaparak işletmeye bedelsiz olarak hisse senedi verirse bu durumda, işletme aldığı bedelsiz hisse senetlerini nominal değerleri toplamıyla “242. İştirakler” veya “245. Bağlı Ortaklıklar” hesabının borcuna kaydeder.
Değer Azalışlarında Karşılık Hesaplarının Kullanılması: Değerleme, dönem sonu işlemleri kapsamında yapılan bir işlem olduğundan burada değerleme ile ilgili ayrıntılara değinilmeyecektir. Ancak Tekdüzen Hesap Planındaki bilanço aktifinde eksi olarak yer alan ‘’Karşılık’’ hesaplarının anlaşılması ve finansal varlıkların raporlanması açısından önem taşımaktadır.
Değerleme, Varlıkların bilançoda raporlanacak tutarlarının belirlenmesidir. Değerlemenin nasıl yapılacağı ve hangi değerin kullanılacağı, vergi mevzuatında vergi matrahının hesaplanması için, Türkiye Muhasebe Standartları / Türkiye Finansal Raporlama Standartları ve Türk Ticaret Kanunu’nda ise ticari kârın hesaplanması için belirlenen kurallara bağlanmıştır.
Hesaplar dönem sonunda alış değeri ile kalan verir, bu hesap kalanı alış değeri ile dönem sonundaki finansal varlığın mevcutlarını göstermektedir.
Vergi Mevzuatına göre, Hisse senetleri dışındaki diğer menkul kıymetler borsa rayici ile değerlenir. Vergi mevzuatımız, hisse senetlerinin borsa değerinde ortaya çıkan artış ve azalışların vergi matrahını değiştirmesine izin vermez. Hem değer artışlarının hem de değer azalışlarının kayda alınması ve bilanço hesapları ile ilişkilendirilmesi gerekmektedir.
TÜRKİYE MUHASEBE STANDARTLARINA GÖRE FİNANSAL VARLIKLARIN RAPORLANMASI
Türkiye Muhasebe Standartlarına göre finansal tablolardaki sınıflandırma ve raporlama, finansal varlıkların ölçüm (Değerleme) esasına göre yapılmaktadır.
Ölçüm: Finansal varlıkların bilançoda ve gelir tablosunda tahakkuk ettirilecekleri ve gösterecekleri parasal tutarların belirlenmesi işlemini ifade eder.
Varlıkların bilanço tarihindeki gerçek değerini tespit etmek ve bilançoda varlıkların cari değeri ile raporlanmasını sağlamak amacıyla farklı ölçüm yöntemleri kullanılmaktadır.
Türkiye Muhasebe Standartlarında Finansal Varlıkların Ölçümü: Türkiye Muhasebe Standartlarında da finansal varlıklar satın alındığında alış değeri ile ilgili hesaplara borç kaydedilir. Dönem sonunda işletmeler elinde bulunan mevcut finansal varlıkların ölçümünde aşağıdaki yöntemleri kullanır;
*Gerçeğe Uygun Değer: bir varlığın normal ticari koşullarda bilgili ve istekli bir satıcı ile bilgili ve istekli bir alıcı arasında el değiştirmesi sırasında saptanan değişim değeridir. Finansal varlıkların gerçeğe uygun değer ile değerlenmesi halinde, değer değişkenliğinden kaynaklanan kar veya zarar durumlarda doğrudan gelir tablosuna yansıtılır, bazılarında ise özkaynak unsuru olarak muhasebeleştirilir.
*Maliyet Değeri: Eğer bir finansal varlığın gerçeğe uygun değeri kolayca ve güvenilir şekilde ölçülemiyorsa, finansal varlıklar maliyet değeri ile ölçülür. Maliyet değeri ile izlenen finansal varlıkların, dönem sonlarında satış değeri , elde etme maliyetinin altında düşmüşse, değer düşüklüğü için karşılık kaydı yapılır.
*İtfa Edilmiş Maliyet Değeri: Eğer bir finansal varlık, sözleşmeye bağlı nakit akışlarının tahsili amacıyla elde tutuluyorsa ve sözleşme hükümlerine göre, belirli tarihlerde sadece anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemelerinin yapılmasına yönelik nakit akışları varsa, tahvil ve benzeri borçlanma araçları niteliğindeki bu finansal varlıklar itfa edilmiş maliyetle ölçülür.
Türkiye Muhasebe Standartlarında Finansal Varlıkların Sınıflandırılması: Buna göre Türkiye Muhasebe Standartlarında finansal varlıklar ölçüm yöntemine göre aşağıdaki hesap grupları içinde sınıflandırılarak bilançoda raporlanır.
*Gerçeğe uygun değer farkı kar veya zarara yansıtılan finansal varlıklar.
*Gerçeğe uygun değer farkı öz kaynaklara yansıtılan finansal varlıklar
*Maliyetle Ölçülen finansal varlıklar
*İtfa edilmiş maliyetle ölçülen finansal varlıklar.
Gerçeğe uygun değerle değerlenen finansal varlıkların bilançoda sınıflandırma ve raporlaması yapılırken, gerçeğe uygun değer farkı kar veya zarara yansıtılan ve gerçeğe uygun değer farkı öz kaynaklara yansıtılan finansal varlıklar olmak üzere iki farklı hesap grubu ile raporlanması gerekir. Her iki hesap grubunun içinde de hisse senetleri, özel kesim tahvil, senet ve bonoları, kamı kesimi tahvil senet ve bonoları ya da diğer finansal varlıkların bulunması mümkündür.
Gerçeğe Uygun Değer Farkı Kar Zarara Yansıtılan Finansal Varlıklar: Genellikle kısa vadeli amaçlarla satın alınan alım satım amaçlı finansal varlıkların yer aldığı hesap grubudur. Bu gruptaki finansal varlıkların gerçeğe uygun değerindeki artış ve azalışlar bir yandan gelir gider olarak gelir tablosunda raporlanır, bir yandan da ilgili aktif hesap artırılır veya azaltılır.
Eğer hisse senetlerinin gerçeğe uygun değeri ilk elde etme maliyetine göre azalmışsa ,mevcut uygulamalarımızda olduğu gibi karşılık kaydı yapılır ve değer azalışı için bir karşılık hesabına alacak kaydedilir.
Gerçeğe Uygun Değer Farkı Öz kaynaklara Yansıtılan Finansal Varlıklar: Genellikle uzun vadeli amaçlarla satın alınan, finansal varlıkların yer aldığı hesap grubudur. Bu grupta yer alan finansal varlıkların gerçeğe uygun değer değişiklikleri kar veya zarar değil öz kaynak grubuna yer alan ‘’öz kaynağa dayalı finansal araçlar gerçeğe uygun değer farkları’’ adlarıyla bir hesaba borç veya alacak kaydedilir.
Eğer hisse senetlerinin gerçeğe uygun değeri ilk elde etme maliyetine göre azalmışsa, değer azalışı için mevcut uygulamalarımızdaki gibi karışıklık ayrılır ve bir karşılık hesabına alacak kaydedilir.
Gerçeğe uygun değer değişikliklerinin öz kaynaklara kaydedilmesi tercihinde bulunulmuşsa bu tercihi seçenler daha sonra bu uygulamadan dönemezler. Öz kaynaklarda kayıtlanan gerçeğe uygun değer artışları hiçbir zaman kar veya zarar devredilemez. Ancak bu farklar sermayeye ilave edilebilir. Söz konusu yatırımdan elde edilen temettüler işletmenin bu temettüleri tahsil etme hakkının ortaya çıktığı tarih itibariyle kar veya zararda muhasebeleştirilir.
Tekdüzen muhasebe sisteminde olduğu gibi Türkiye Muhasebe Standartlarında 12 Ay içinde elden çıkartılması beklenmeyen finansal varlıklar ve işletmenin diğer şirketlere ortak olmak amacıyla yaptığı uzun vadeli yatırımlar duran varlık grubunda izlenir.
Başka şirketlere ortak olmak üzere edinilen sermaye payları ortak olunan sermaye payları oranına göre veya kontrol gücünün iletmede olup olmamasına göre önemli etki taşıyan iştirakler, bağlı ortaklıklar veya iş ortaklıkları olarak duran varlıklar grubunda yer alır.
Maliyetle Ölçülen Finansal Varlıklar: Türkiye Muhasebe Standartlarına göre, gerçeğe uygun değeri kolayca ve güvenilir şekilde ölçülemeyen finansal varlıklar maliyet bedeli ile ölçülür. Maliyet yönteminde , yatırımcı, yatırım yaptığı ortaklıktaki yatırımı elde etme maliyeti ile muhasebeleştirir. Yatırımdan sağlanan kar payları gelir olarak kaydedilir ve ilgili dönemin gelir tablosunda gösterilir.
İtfa Edilmiş Maliyetle Ölçülen Finansal Varlıklar: Bu grupta yer alan tahvil ve benzeri borçlanma araçlarının kayıtlı değerleri ile itfa edilmiş maliyet değeri arasında ortaya çıkan olumlu fark için bilanço aktifindeki varlık tutarı artırılır ve bu tutar aynı zamanda faiz geliri olarak kaydedilir. Ülkemizde tek düzen muhasebe sistemi ve vergi yasalarımızın gereklerine göre de borçlanma araçları, vadesinde elde edilecek gelirin edinim tarihinden değerleme gününe kadar olan kısmının alış bedeline eklenmesi ve hesaplanan faizin gelir tablosu ile ilişkilendirilmesi suretiyle muhasebeleştirilir.
Eğer tahvilin kayıtlı değerleri ile itfa edilmiş maliyet değeri arasında olumsuz fark varsa, değer düşüklüğü nedeniyle ortaya çıkması beklenen muhtemel zarar için karşılık kaydı yapılır. Bir başka deyişle itfa süreci boyunca finansal varlıktan kaynaklanan kazanç veya kayıplar kar veya zararda muhasebeleştirilir ve gelir tablosunda raporlanır.
ÜNİTE 2 MADDİ ve MADDİ OLMAYAN DURAN VARLIKLAR
Maddi ve Maddi Olmayan Duran Varlıkların Kapsamı ve Raporlanması: Tekdüzen Muhasebe Sistemine uygun bir bilançoda duran varlıklar grubu içinde ‘’Maddi Duran Varlıklar’’ , ‘’Maddi Olmayan Duran Varlıklar’’ ve ‘’Özel Tükenmeye Tabi Varlıklar’’ hesap grupları bulunur. Maddi ve maddi olmayan duran varlıkların Türkiye Muhasebe Standartlarına göre edinim maliyetlerinin tespiti, muhasebeleştirme esasları ve sınıflandırılması ile vergi mevzuatımızdaki ve Tekdüzen Hesap Planındaki esaslar arasında bir takım farklılıklar bulunmaktadır.
Maddi Duran Varlıkların Tanımı: Maddi duran varlıklar işl