AÖF Etkili İletişim Ders notu

ETKİLİ İLETİŞİM VE DOĞRU ANLAMAK ( ÜNİTE 1 )

İletişim, insanın ana rahmine ilk düştüğü andan itibaren sahip olduğu en temel beceri olarak değerlendirilmektedir. İyi bir iletişimin temeli SİZSİNİZ!

İletişimin konuları ;

  1. İletişim toplumun temelini oluşturan bir sistemdir.
  2. Örgütsel ve yönetsel yapının düzenli işleyişini sağlayan bir araçtır.
  3. Bireysel davranışları görüntüleyen ve etkileyen bir tekniktir
  4. Sosyal süreçler bakımından zorunlu bir bilimdir.
  5. Sosyal uyum için gerekli olan bir sanattır.

(Üste yazdığım iletişimin konuları doğru düzgün sınavlarda çıkmıyor ama siz yine de tek bir sefer okuyun)

İletişimin Temel Özellikleri; ( Kesinlikle ezberleyin bunları her sınavda soruluyor)

  1. İletişim, iki tarafında aktif olduğu bir alışveriştir.
  2. İletişimde mesajlar sözlü ve sözsüz olarak iletilir ( Hem sözlü hem sözsüz de olabilir yada sadece sözlü sadece sözsüz de olabilir)
  3. Bu mesajları ne şekilde aldığımız, algılarımız tarafından belirlenir.
  4. İletişim kişiye değil, kişiyle yapılır ( Çok kafa karıştırıcı ama hep çıkıyor unutmayın)
  5. İletişim her zaman her yerdedir.
  6. İletişimde amaç çevre üzerinde etkin olmaktır.
  7. İletişim anlamların paylaşılmasıdır.
  8. İletişim gerçek katmanlarda gerçekleşir.

İletişimi yapılandırmada, kelimeler aynı kalmak koşuluyla, Kelimeler %10Ses %30, ve Beden Dili %60 oranında rol oynar. ( Unutmayın Çıkma şansı yüksek)

İletişimde Algının Rolü

Dış dünyanın farkındalığı algıyla başlar. 

Algının Farklılaşmasının Nedenleri ;

  • Fizyolojik nedenler: Gözün görmesi, kulağımızın işitmesi, beynimizin işleyebilmesidir.
  • Özgeçmiş; Deneyimlerimizin algımızı etkileyebilecek derecede iz bırakmış olması.
  • Kültürel Değerler; Yorumlarımızı etkileyen kültürel bir birikime ve yargıya sahip olması
  • Güncel Duygu Durumu; Gün içinde yaşamış olduğumuz bir olayın anlık tepkilerimizde ve algılarımızda etkili olmasıdır.
  • Çevresel Faktörler; Sosyal bir varlık olmamızdan dolayı  içinde bulunulan saptama ve yorumlamayı etkileyen dış çevredeki etmenlerdir.

Algının seçicilik filtresinden kurtulmak için dikkati çekecek bazı yöntemler şunlardır; (Ezberlere)

  1. Ses ve ışık gibi güçlü fiziksel uyarıları kullanma
  2. Duygu uyandırma
  3. Beklenmeyenle karşılaştırma
  4. Eski bilgileri tamamlama
  5. Gereksinimlerin karşılanma vaadi sunma ve bir yarar sağlama yer almakta.
  6. İletişim sektörlerinde algı yönetimi çok önemli.

Etkin Dinleme

Anlamak niyet, bilgi ve gayret gerektirir. Anlamak için dinlemek gerekir. Dinlemek, önem vermektir. Dinlemek, bağlantı kurmaktır. Etkin dinleme yaparak;

  • Karşımızdakini onaylamama özgürlüğüne sahibiz
  • Evet yada Hayır diyebiliriz
  • Söyleyecek sözümüz var demektir.

İyi bir dinleme için düzeltmek zorunda olduğumuz alışkanlıklarımız aşağıdakilerdir;

  1. Dinliyor Gibi Görünmek; Birini dinlerken başka şeyler düşünüyorsak dinliyor gibi gözükürüz.
  2. Seçmek ;Sadece kendimizi ilgilendiren kısımları değil anlatılanların tamamını dinlememiz gerekir.
  3. Prova Yapmak; Karşımızdakinin söylediğine cevap ararken dinlemeyi unuturuz.
  4. Akıl Okumak; Karşımızdakinin daha ilk kelimesinde, cümlenin nasıl devam edeceğini kestirmeye çalışırız.
  5. Karşılaştırmak; Söylenenleri kendi başımıza gelen bir olayla karşılaştırırız.
  6. Şüphelenmek; konuşmanın başında karşımızdakinin “Abarttığına”,”Şımarık Olduğuna” yada “Doğru Söylemediğine” karar veriyoruz.

Empati

(Kesinlikle ezberleyin her sınavda çıkıyor)

Empati, bir insanın kendisini karşısındaki insanın yerine koymak onun duygu ve düşüncelerini doğru olarak anlamaktır.

Hakkında şöyle düşündüklerimiz empati göstermeyi bilen kişilerdir;

  • Keşke onu daha önce tanısaydım
  • Ben derdimi en iyisi ona anlatıyım
  • Keşke sohbet edebileceğimiz daha fazla zaman olsa

Hakkında söyle düşündüklerimiz ise empati göstermeyi bilmeyenlerdir;

  • Ne zaman susacak…
  • Artık gitse de tek başıma kalsam
  • Aman bunu duymasın yine konuşmaya başlar

Empati 3 Aşamadan Oluşur;

  1. Birinci Aşama; Olayları karşımızdaki kişi gibi algılamaya çalışmak
  2. İkinci Aşama; Karşımızdaki kişiyi duygu ve düşüncelerini doğru bir şekilde anlamak.
  3. Üçüncü Aşama; Karşımızdakini anladığımızı ona sözlerle, ses tonumuzla ve beden dilimizle ifade etmektir. ( Size bir soru sözler, ses tonumuz ve beden dilimiz yüzde kaç oranda rol oynar  Cevabı bilmiyorsanız baştan okumaya başlayın   )

Empati gösteren kişinin özellikleri şu şekildedir;

  • Beden dili, ses tonu, sözleri ve duyguları uyumudur.
  • Tüm dikkatini karşısındakinin ne söylediğine ve aslında ne söylemek istediğine odaklanmıştır.

Empati de sempati de bir iletişim etkinliğidir. Bu iki kavram çok fazla karıştırılmaktadır;

  • Sempati bir insanın sahip olduğu duygu ve düşüncelerin aynısına sahip olmak demektir.
  • Bir kişiye sempati duyuyorsak onun acısını da sevgisini de paylaşırız.
  • Empati kurduğumuzda ise karşımızdakinin duygu ve düşüncelerini anlamak esastır.
  • Empati de hak vermesek de anlamaya çalışırız.
  • Sempati de karşımızdakinin doğruluğu ve duyguları yanlış olsa bile yinede anlamaya çalışırız.
  • Empati de özdeşim kurarak anlamak varken, sempatide yandaş olmak esastır.
  • Karşımızdakine hem sempati hem empati de duyabiliriz.

Eşleri doğum sancısı çeken erkekler benzeri bir sancı duyabilirler. Bu tür sancılar sempatiye örnektir.

İlk üniteyi burada bitiriyorum arkadaşlar tahminen 3 gün içinde 8 ünitenin tamamını burada yayınlayacağım ondan sonrada farklı bir dersin özetlerini yazmaya başlayacağım hepinize kolay gelsin…

ETKİLİ İLETİŞİM VE DOĞRU ANLATMAK ( ÜNİTE2 )

Etkili bir iletişimin ilk adımı anlamak, ikinci adımı ise anlatmaktır. Etkili bir iletişim için bireyin önce kendisine sonrada çevresine saygı duyması gerekir. İletişimde etkin ve yerinde kılmak için konuşmacı “ben dilini” kullanmalıdır.

“Kendini açma” kavramı ilk olarak Sydney M. Jourard tarafından ele alınmıştır.

Neden ve Nasıl Kızarız ?

Aşağıda, kızgınlık oluştuğunda ortaya çıkan tipik olaylar dizisi sıralanmıştır ;

  1. Kızgınlık bir olay yada kışkırtma sonucu tetiklenir.
  2. Kızgınlık düşünceleri geliştirir ( İkisi sınavda da bu şık çıktı Düşünceleri köreltir ile karıştırmayın sakın)
  3. Kızgınlık düşünceleri üzerine temellenir.
  4. Kızgınlık beslenir ve artar. Kızgınlık duygusu eğer kontrol edilmezse şiddetlenir ve yapıcı eylemlerle kontrol edilmesi giderek güçleşir.
  5. Kontrol altına alınmayan kızgınlık, uzun süren, şiddetli, acı verici ve tahrip edici bir dizi öfkeli düşünce ve eylemler başlatır.

Yapılan çalışmalar sonucu insanların 2 nedenden dolayı kızdığı ortaya çıkmıştır bunlar;

  1. Bize göre doğru bize göre adil veya bize göre dürüst olamayan durumlarla karşılaştığımız zamanlarda kızarız.
  2. Diğer bir unsurda beklentilerimizdir. Beklentilerimiz karşılanmadığında yada engellendiğinde kızarız.

Öfke duyusuna en sık yol açan nedenlerden birisi “Hedefe Yönelik Davranışlarımızın Engellenmesidir”.

İnsanları öfkelendiren sebepler ;

  1. Engellenme ( Facebook geldi dimi aklınıza  )
  2. Önemsenme,
  3. Aşağılanma
  4. Keyfi bir tutumla karşılaşma
  5. Saldırıya uğramaktır.

 Amigdala bizim kızmamıza sebeb olan beynimizdeki yerdir. İletişim kurarken sadece amigdalaya bağlı kalarak mesaj göndermemiz pişman olacağımız davranışlarda bulunmamıza yol açabilir. Bu lobu kontrol altına almaz isek duygularımızla hareket ederiz ve bu şekilde ifade edilen kızgınlık da yıkıcı olur. ( Ezberle )

Prefrontal Lob ; Bu lob sözgeç niteliğindedir. Bilgilerin toplandığı, süzgeçten geçirildiği ve ne yapılacağına karar verildiği bölgedir. Bu lob sayesinde kızgınlıklarımızı kontrol edebilir ve mantıklı düşüne biliriz. ( Ezberle )

“BEN” MESAJI, “SEN” MESAJI ( ÇOK ÖNEMLİ )

İletişimde kızgınlığımızı bastırmak hiç doğru bir şey değildir. Kızgınlığımızı dışa vurmalıyız ama bunu da sağlıklı bir şekilde yapmalıyız. Kızgınlığımızı sağlıklı bir şekilde ifade etmek için “BEN DİLİ” kullanmalıyız. Kızgınlığımızı sağlıksız dışa vurma yöntemlerinden bazıları şunlardır;

  • Suçlu hisettirmek: İmalı yollarla karşımızdakini suçlu hissettirmeye çalışırız ( kızlar çok yapıyor bunu ya   )
  • Akıl okumak: Karşımızdakinin aslında ne demek istediğini bildiğimizi zannederiz.
  • Tuzak Kurmak: Karşımızdaki kişiye açık konuşmaya davet ederiz o bunu yapınca da alınır bozuluruz.
  • Kaçınmak: Konuşmaktan kaçmak için uyumak başka şeylerle meşgul olmak gibi davranışlar sergileriz.
  • İma Etmek: Karşımızdaki kişiye imalı yollarla kızgın olduğumuzu hissettiririz ama nedenini söylemeyiz ( Allah Allah bir yerden tanıdık geliyor bu ya neyse )
  • Eleştirmek : Karşımızdakini hırpalamak amacıyla onun farklı davranışlarını eleştiririz.
  • Öç Almak: Karşımızdaki kişiyi önemsediği bir şeyden alıkoyarız.

A Tipi Adam : Hayvanlara eziyet edenlerden nefret ederim. Randevularına sadık kalmayanları hiç sevmem. Hayatın tadını kaçıranlardan kaçınırım. Savaş karşıtıyım.

B Tipi Adam : Hayvanları sevenleri severim. Randevularına sadık kalanları takdir ederim. Hayatı zevkli kılan insanlarla yaşamaktan hoşlanırım. Barış yanlısıyım.

A Tipi Adam “Sen Dili” ile konuşup karşısındakinin sınırına girip onu eleştirirken, B Tipi Adam “Ben Dili” ile iletişim kuruyor ve kendi duygusunu ifade ediyor. A Tipi Adam tepki topluyorB Tipi Adam ise kabul görüyor.

Suçlama, eleştiri ve tehdit içeren “SEN” mesajı, karşımızdakini sinirlendirir ve savunmaya, çoğu zaman da karşı saldırıya geçirir. Bu durumda konuşulan konu önemini yitirir.

“BEN” mesajı ise bizde olumsuz duygular oluşturan durumun tanımını, bizde yarattığı etkiyi ve duyguları içerir. İletişimi başlatan açısından doğru ve etkili anlatmanın önemli bir sonucudur.

Olumlu İlgi

Bazen başarılı bir iletişim için “BEN DİLİ” ile konuşmak yeterli değildir. Olumlu ilgi göstermek, hataları eksiklikleri görmezden gelmek değil, bu hataları ve eksiklikleri doğrulardan sonra söylemektir.

 

 

 

 

SANAL İLETİŞİM ( ÜNİTE 3 )

İletişim Bağlamı Üç Boyuttan oluşur ;

  1. Fiziksel Boyut:Örneğin Sınıf içinde öğrencilerin birbirleri ile iletişimi, Lokanta da müşterinin garsonla olan iletişimi gibi.
  2. Sosyo-psikolojik Boyutu;Örneğin Doğum günü partisindeki iletişim ortamı ile cenaze evi yada hastane ortamındaki iletişim gibi.
  3. Zamansal Boyut;İletişimin gerçekleştiği günün ve tarihin zamanı olarak açıklana bilir.

İletiler ve Kanallar

Tutuğumuz futbol takımının formasını veya aynı renkte kıyafetler giymeyi tercih ederiz ( Sözsüz İletişim ) Sınavda çıktı.

Gönderilen ve alınan iletilerin iletildiği kanalları iletişim ortamları olarak tanımlıyoruz.

Yansıma

Kaynağa geri gönderilen bilgi yada iletiye yansıma denilir. Yansıma ikiye ayrılır bunlar;

  1. Olumlu ve Olumsuz Yansıma ;Olumlu yansıma kaynağa gönderilen iletiler yerine ulaştı ve olumlu bir izleme yarattı mesajı verir. Olumsuz yansıma ise kaynağa iletinin değiştirilmesi ve yeniden yapılandırılması gerektiğini söyler.
  2. Anında ve Gecikmeli Yansıma; Bireyler arasında yansıma anındagerçekleşirken, Kitle iletişiminde yansıma gecikmeli meydana gelir. Örneğin Bir köşe yazarının okuyucusundan aldığı mektup ona geç gelmesidir.

Gürültü

Gürültü, iletişim sistemini etkileyen ve iletileri bozan bir durum olarak tanımlanabilir. Gürültü 3 guruba ayrılır bunlar ;

  1. Fiziksel Gürültü;  Bilgisayarın bir anda donması, peltek konuşma görüşü engelleyen güneş gözlükleri gibi.
  2. Psikolojik Gürültü;Ön yargılar, yanlılık, peşin hükümler yanlış varsayımlar kapalı görüşülük yada fikirlilik ve benzeri zihinsel engeller iletiyi almada ve işlemede sorun çıkartan durumlardır.
  3. Anlamsal (Semantik Gürültü) Gürültü; İletişimde kaynak tarafından üretilen iletilerin alıcı tarafından tam olarak anlaşılmaması durumudur. Örneğin konuşmacının çok teknik bir dil kullanması durumudur.

Daniel BELL = Bilgi Toplumu Kuramını Geliştirmiştir…

İkinci Kuşak Web Hizmetleri

  1. Blog ;Türkçesi İnternet Günlüğü‘dür.
  2. RSS ;Web kullanıcılarının içerikte meydana gelen güncellemeleri anında almasını sağlayan bir sistemdir.
  3. Wiki;Tükçesi “çabuk” anlamına gelmektedir. ( Çok saçma ) Kullanıcıların web içeriği oluşturmalarına ve düzenlemelerine olanak veren bir yazılımdır.
  4. Sosyal Ağlar;En çok kulanılan sosyal ağlar, facebook, twitter, linkedin, myspace, badoo, xing ( Hangisi sosyal ağdır yada hangisi sosyal ağ değildir diye soru geliyor)

ETKİLİ İLETİŞİM VE TOPLUMSAL CİNSİYET (ÜNİTE 4)

Kültürel olarak kurulan kadınlık ve erkeklik fenomenine Toplumsal Cinsiyet adını veriyoruz. ( Çıkıyor Dikkat !!!!)

  • Biyolojik Süreç; Anatomik yapıların farklılığına hormonel dönüşümlerin ayrışmasına dayanır. Bu farklılığa dayanarak kişi bedeni kadın ve erkek olarak ikiye ayrılır.
  • Sosyal Süreç; Çevrenin belirlediği kadın ve erkek davranışları, duygu, değer ve düşünce beklentileri ile ilişkilidir.

Bandura Toplumsal Öğrenme Kuramı yoluyla, çocukların anne ve babalarını gözlemleyerek ve onlardan aldığı olumlu ve olumsuz tepkilerden yola çıkarak cinsel rollleri öğrendiklerini ileri sürer.

Piaget’nin Bilişsel Gelişim Kuramı; Toplumsal öğrenme kuramından farklı olarak, çocukların dünyayı algılayıp kavramalarının bilişsel gelişim sürecine bağlı olduğuna, dolayısıyla çocukların edilgin bir konumda olmadığına dayanmaktadır.

Toplumsal Cinsiyet kuramı durağan bir yapı göstermez. Evrim geçirir dönüşüme uğrar. (Paylaştığım her tabloyu mantığınıza sığdırın arkadaşlar hep soru geliyor)

Onaylanan kadın ve erkek değerlerine ilişkin sınıflandırma

Biçimsel olarak kadın erkek konuşma farklılıklar

Kadın-erkek iletişiminde sözsüz iletişim davranışları (Richmond ve McCroskey)

 Mobbing Nedir ?

Mob sözcüğü isim olarak, kanun dışı şiddet uygulayan düzensiz kalabalık fiil olarak da “ortalıkta toplanmak, saldırmak veya rahatsız etmek” anlamına gelmektedir. Latince’de “kararsız kalabalık” anlamına gelen mobile vulgus sözcüklerinden türemiştir. Avusturyalı biliminsanı Konrad Lorenz mobbing terimini, hayvanların bir yabancıyı veya avlanmakta olan bir düşmanı kaçırmak için yaptıkları davranışları tanımlamak için kullanmıştır. Daha sonra İsveçli Peter-Paul Heinemann, çocuklarda zorbalık içeren davranışları araştırırken mobbing terimini, kurbanı yalıtan ve ümitsizlik nedeniyle intihara kadar götürebilen bir davranış olarak nitelendirmiştir. 1980’li yıllarda ise Dr. Leymann terimi işyerinde yetişkinler arasında, çocuklarda olduğu gibi benzer zorbaca davranış özelliklerini tanımlamak için kullanmıştır.Leyman’a göre mobbing bir ya da bir kaç kişi tarafından diğer bir kişiye yönelik olarak, sistematik biçimde düşmanca ve ahlakdışı bir iletişim yöneltilmesi şeklinde, psikolojik bir terördür.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar