AÖF Ders notları-Sosyolojiye giriş/Kültür ve toplum

Sosyolojiye Giriş – Kültür Ve Toplum

Kültür Nedir?

Ünlü kültür kuramcısı Raymond Williams kültür terimine dair 164 yazılı farklı tanım olduğunu belirtmiştir.Birçok yaklaşım ve çok sayıda tanım olmasına karşın Parekh ‘’ Kültür, tarih içerisinde yaratılan bir anlam ve önem sistemi veya bir grup insanın bireysel ve toplu yaşamlarını anlamada, düzenlemede ve yapılandırmada kullandıkları inanç ve adalet sistemidir.
Ziya Gökalp; Kültür ve medeniyet arasında bir ayrım yaparak ‘’ halkın ananelerinden, örflerinden, sözlü veya yazılı edebiyatından estetik ve iktasidi ürünlerinden oluşur.

KÜLTÜR TARİHSEL GELİŞİM 

18. yy. kadar kültür, tarımsal etkinliklere yönelik yetiştirme, işleme, terbiye etme anlamında kullanılmıştır.Örneğin Kültür mantarı derken kelimenin 300 yıl önce ki ilk anlamını kullanırız. 18. yy da, toplumsal değer ve davranış biçimlerine dönüşmesinde Aydınlanma düşüncesinin önemli bir yeri vardır. Aydınlanma düşünürlerinin, bitkiler ve toprak gibi insanların ve toplumlarında biçimlenip, yönlendirilebileciğini ve yönlendirilmesi gerektiği fikrine sahip oldukların da ‘ İnsan zihninin etkin olarak geliştirilmesi ‘’ anlamını kazanmıştır. Zihnin geliştirilmesi – gelişme süreci – bu sürecin araçları – zihnin gelişkin durumu gibi anlam evrenine bürünmüştür.

Kültürün klasik, estetik tanımı yada yüksek kültür olarak kültürü oluşturmuştur.
• Estetik, felsefe içinde sanat ve güzellikle ilgilenen bir alt disiplindir ve sanat felsefesi ile yakından ilişkilidir. Antropolojinin gelişmesi ‘’ Bütün bir yaşam biçimini ‘’ ifade eder.

KÜLTÜRÜ ANLAMAK

Tanımları ;

1 – Kültürün estetik tanımları yada yüksek kültür olarak kültür
2 – Kültürün antropolojik tanımları yada bütün bir yaşam tarzı olarak kültür
3 – Paylaşılan anlam sistemi olarak kültür

• Kültürün estetik tanımları yada yüksek kültür olarak kültür : Kültür eleştirmeni Maththew Arnold, bizi en çok ilgilendiren tüm konularda, dünyada söylenen ve düşünülenlerin en iyisi şeklinde tanımlarken ‘’ estetik mükemmellik ile özdeşleşmiştir. Popüler kültür ve yüksek kültürü merkeze almıştır. Kültürü yüksek kültürle eş anlamlı tutmaktadır. Örn; Klasik müzik , sanat, edebiyat… Kültürel pratiklerin, kültürel tabakalaşma veya kültürel hiyerarşi oluşturacak şekilde aşağı olarak küçümsemesi seçkinci olarak algılanır.

• Kültürün antropolojik Tanımları yada bütün bir yaşam tarzı olarak Kültür : Bir dönemin yada bir halkın yaşam biçimi anlamında betimleyen antropolojik bir tanımdır. Bir grubun üyelerinin inandıkları, değerlerden, izledikleri normlardan, yarattıkları maddi şeylerden oluşur. Çoğul olarak kültürden söz edebilmemize imkan verir. Değer, bir toplumun, toplumsal grubun varlığını devam ettirebilmek için üyelerinin çoğunluğu tarafından doğru ve gerekli olduğu düşünülen düşünce ve ilkelerdir.

• Paylaşılan anlam olarak Kültür : sadece ve basitçe ‘’ yaşam biçimi olarak ‘’ tanımlamayı yeterli bulmuşlardır. Clifford Geertz, sadece sanatı değil aksine tüm sembolik olguları içerir.
Kültürün sembolik tanımları 3 farklı argüman ile düşünülür. 1. Ekonomi 2. Politik 3. Kültürel alanlar.

KÜLTÜR ÇEŞİTLERİ

ALT KÜLTÜR : Bir toplumda azınlıkta olan grupların değer, tutum,inanç ve yaşam tarzına işaret etmek için kullanılır. Gençlik kültürleriyle özdeş gibi görünse de toplumda ki etnik, dinsel, cinsel gruplara ilişkin kullanılabilir. Örn : Punk – rock – Çingene – eşcinsel

OKUMALI:  AÖF Ders notları-Eski yunan tarihi ve uygarlıkları

KARŞI KÜLTÜR : Egemen kültürel değerlere topyekun karşı gelen grupların yaşam biçimine denir. 1968 yıllarında Hippiler gibi gençlik hareketlerinde kullanılmaya başlandı. Zaman zaman alt kültür ile karıştırılır. Ancak siyasal ve ideolojik muhalefet biçimleri ve ‘’ komün hayatı ‘’ gibi alternatif yaşam biçimlerine verdiği önemler sayesinde alt kültürden ayrılır.

KİTLE KÜLTÜRÜ : Kitleler için, kitlesel bir şekilde ve kültür endüstrisi tarafından ticari kaygılarla üretilen ama kitlesel düzeyde tüketilen kültür için kullanılan bir terimdir. ‘’ Kitle kültürü kuramı ‘’ adlı 1957 tarihli çalışmasında Mac Donald’ın belirttiği gibi, halk kültürü aşağıdan üretilen bir kültürken, kitle kültürü yukarıdan dayatılan bir kültürdür. Temel özelliği, daha çok tüketim ve azami kar olduğundan ‘’ en düşük ortak paydayı ‘’ hedefler.

FOLK KÜLTÜRÜ YADA HALK KÜLTÜRÜ : Türdeş bir topluluk içinde anonim olarak üretilen ve nesilden nesile aktarılan kültür anlamında kullanılır. Örn: Halk türküleri

YÜKSEK KÜLTÜR : İnsan yaratıcılığının estetik mükemmellik ile özdeş olan en üst düzey örneklerine işaret eder. Örn : Klasik müzik – Opera Gans, Popüler kültür ve Yüksek kültür adlı meşhur eserinde aralarında ki farklılıkların abartıldığını, benzerliklerin azımsandığını öne sürmüştür.

POPÜLER KÜLTÜR : Kitle kültürü ile eş anlamlı düşünülmüştür. Ancak kitle kültürü kavramı büyük ölçüde kitle toplumu paradigmasıyla bir arada kullanılan bir kavramdır.Paradigma ; Bir bilimsel disipline, bilim topluluğuna belirli bir süre için model oluşturan toplumun üyeleri tarafından yaygın olarak kullanılan kuramsal çerçeveye verilen addır.Popüler kültür, toplumda büyük çoğunluklar tarafından beğenilen tercih edilen kültürdür. Örn: Televizyon. Bugün medya sayesinde hem niteliksel hem niceliksel olarak muazzam gelişmesiyle ‘’kapsama alanı ‘’ popüler kültür ve yüksek kültür artasında ki ayrımın silikleşmesine neden olmaktadır.

KLASİK SOSYOLOJİK KURAMDA KÜLTÜR:

KÜLTÜR – İŞLEVSELCİ YAKLAŞIM – Durkheim, iş bölümün ve bireyselleşmenin arttığı ve organik dayanışmanın hakim olduğunu ve toplumlarda da paylaşılan bir kültürün yani kollektif bilincin gerekli olduğunu savunmuştur. Hem Durkheim hem de Weber için din bir anlam sistemi olarak kültürün de temel bileşenidir. Durkheim, kültürün toplumsal birlik ve bütünleşmesinde ki işlevi üzerinde yoğunlaştığından toplumsal çatışma ve toplumsal dışlanma rolünü açıklayamaz.

KÜLTÜR – MARKSİST YAKLAŞIM – Marx, sadece dinsel fikirlerin değil aynı zamanda tüm kültürel fikirlerin maddesel üretim sisteminin bir yansıması olduğunu ve hakim sınıfın çıkarlarına hizmet ettiğini belirtmiştir. Egemen ideoloji olarak işler. Üst yapının önemli bir parçası olarak kültür, alt yapı ekonomik temel tarafından belirlenir. Egemen kapitalist sınıf, kültürü şekillendirmek için ekonomik gücü kullanır.

ÇAĞDAŞ ELEŞTİREL YAKLAŞIMLARDA KÜLTÜR

FRANKURT OKULU VE KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ : 1920’Lerin başında Frankurt’ta kurulan ‘’ Sosyal Araştırmalar Ensitüsü ‘’ sosyal bilim literatüründe kısaca ‘’ Frankurt okulu ‘’ olarak bilinir. T. Adorno – Max Horkheimer – Walter Benjamin – Leo Lowenthal ‘in kültür, ideoloji ve kitle iletişim araçlarına dair analizleri önemlidir. Frankfurt Okulu, modern kitle kültürünün yirminci yüzyılda kapitalizmin ideolojik tahakkümünün kilit aracı olduğunu öne sürmüştür.Kültürel yaşamın ticarileşmesiyle bağlantılıdır. Somut olarak akla eğlence şirketleri ve büyük medya gelebilir.Frankurt okulu kuramcıları, ‘’ kültür endüstrisinin kapitalizm tahakkümünü yaygınlaştırma ve insanları onların kültürel anlatımlarını metaya dönüştürmek için teknolojiyi nasıl kullandığını, aklın nasıl araçsallaştırıldığını göstermeye çalışmışlardır. Benjamin bazı düşünceleri ile onlardan ayrılabilmiştir.

OKUMALI:  AÖF Felsefe bölümü ders notları-Toplumsal tabakalaşma ve eşitsizlik

ANTONİO GRAMSCİ VE KÜLTÜREL HEGOMANYA : Katolik kilisesinin eşsiz büyüklükte ki gücünü görmüş ve etkilenmiştir. Kültürel alan, önemli bir hegomonik mücadele alanıdır.Hegopmanya : Mevcut iktidar biçimi içselleştiğinde ve doğal normlar görüldüğünde tam bir hegomanyadan söz edilebilir.

BRİTANYA KÜLTÜREL ÇALIŞMALAR OKULU : Barthes’in ; gösterge bilimi ve dil içine ideolojinin nasıl yerleştiğine ve gerçekleri nasıl kurulduğuna dair görüşleri Althusser’in devletin ideolojik aygıtları üzerine görüşleri Foucault’ın iktidar analizi ve Gramsci’nin hegomanya kuramı ‘’ İngiliz çalışmalar Okulu ‘’ kuramlarının en önemlilerindendir. Popüler kültür ve alt kültür temel ilgisi olmuştur. Kültürün egemen güç/iktidar, iktidar ilişkileri tarafından biçimlendiğini düşünür. Dinamik ve sürekli yenilenen bir süreçtir. Bir mücadele, çatışma alanı olarak tarif edilmiştir.

PIERRE BOURDIEU VE KÜLTÜREL YENİDEN ÜRETİM : 20 yy. da Pierre Bourdieu tarafından üretilmiştir. Egemen sınıfın, eğitim sistemiyle nesilden nesile aktarılma sürecini ifade eder.

KÜLTÜRÜN DİNAMİKLERİKÜLTÜREL GECİKME : William Ogburn tarafından ortaya atılmıştır. Maddi ve manevi kültürün ilişkisinde değişme sürecinde ortaya çıkan uyuşmazlık halinden söz eder. Bourideu’nin kavramıyla, bireylerin ekonomik sermayeye sahip olması, kültürel sermayeye de sahip olmalarını sağlamaz. Kültürel Sermaye, Bireylerin aileleri aracılığıyla sahip olduğu dlsel yeterlilik, sosyal tarz, görgü gibi niteliklerdir.

KÜLTÜREL DETERMİNİZM : Kültürün değişmez ve çok güçlü içinde ki bireylerin esiri olduğu düşüncesidir.ETNOSANTRİZM: Bireyin kendi kültürel değerlerini merkeze alarak başka kültürleri, kendi kültürünün değer sisteminden değerlendirmesi ve yargılaması etnosantrizm olarak adlandırılır. İlk bakışta her kültürel kimlik için normal ve doğal gözüken etnosantrizm karşımıza;Homofobi ( Eşcinsel düşmanlığı ) Betorofobi ( Farklılık korkusu ) Zenofobi ( Yabancı korkusu ) İslamafobi (İslam korkusu / düşmanlığı ) ve ırkçılık olarak ortaya çıkar.

KÜLTÜREL RÖLATİVİZM : Kültürleri kendi içinde değerlendirmek ve yargılamak gerektiği, kültürlerin dışarıdan yargılanamayacağı düşüncesidir.

KÜLTÜR VE KÜRESELLEŞME Coca cola – Nike – Levi’s Mc Donilds gibi markaların yayılması ve başarısı genel olarak batı, özel olarak Amerikan egemenliğinde ki kültürün küreselleşmesi midir? İki düzeyde yanıt verir.
1 – Kültürel küreselleşme, kültürel emperyalizm ; Yabancı bir kültürün, değer ve alışkanlıklarının yerli bir kültür üzerine yaymak için ekonomik ve siyasi güç kullanılmasıdır. Örnek ABD.
2 – Kültürel küreselleşme, Hetorojenleşme evrenselleşme kadar yerelleşme – modernleşme kadar gelenekselleşmenin de gündeme geldiğini bunların eş zamanlılığının ve çelişkili beraberliğinin yaşandığı süreçtir. Kendi içinde evrensellikleri / homojenlikleri / tikellikleri – farklılıkları barındıran birbiriyle ilişkiye geçirip birbirilerine dönüştüren bir süreçtir.

İlk yorumu siz yapın

Yorum yapın

E-posta adresiniz başkaları tarafından gözükmeyecektir.