AÖF Ders notları-İnsan haklarının tanımı ve özellikleri

aof-ders-notlari

İNSAN HAKLARININ TANIMI VE TEMEL ÖZELLİKLERİ

İnsan hakları, bütün insanların, sırf insan olmalarından dolayı sahip oldukları haklardır. insan hakları; cinsiyet, etnik köken, dinsel inanç vb. hususlara bakılmaksızın herkesin sahip olduğu haklar kümesini ifade eder. Bu kapsayıcılığı, insan haklarının evrensel nitelikli haklar olmasıyla ilgilidir. Bu niteliğinin doğal sonucu olarak da, örneğin, bir hukuk düzeninin insan haklarının hiçbir türüne veya bir kısmına yer vermemiş olması, kişilerin bu haklara sahip oldukları gerçeğini ortadan kaldırmayacaktır; zira, insan hakları, “pozitif hukuk tarafından tanınmış olsun olmasın, belli bir tarihsel aşamada insanların sahip olmaları gerekli sayılan bütün hak ve özgürlükleri ifade eder” Bir hukuk düzenince hukuksal güvenceye bağlanmamış ve hatta bu düzenin normlarınca yasaklanmış birtakım tutum ve davranışlar bile insan haklarının kapsamı içinde olabilir. Örneğin, baskıcı bir rejimde düşünce ve örgütlenme özgürlükleri, bu hakların özünü ortadan kaldıracak derecede sınırlamalara tabi olabilir veya söz konusu haklar açıkça yok sayılabilir. Bu tarz bir durum, söz konusu özgürlüklerin, bu rejime tabi kişileri de içine alan evrensel nitelikli haklar olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir.

İnsan hakları, bütün insanları kapsaması bakımından evrensellik özelliği göstermesinin yanı sıra, diğer bütün haklardan ve doğrudan insan haklarını konu almayan hukuk kurallarından üstün ve öncelikli olmak şeklinde de bir özellik taşır; zira, insan hakları, insanın değerini, insan onurunu korumayı amaçlayan haklar kümesini oluşturur. İnsanın, akıl ve vicdan sahibi, düşünen, muhakeme eden bir varlık olması, onu diğer canlılardan ayırmakta ve bu benzersiz özellikler, insana özgü bir potansiyele vücut vermektedir. İnsanın olanakları veya insanî olanaklar olarak anılabilen bu potansiyel sayesinde insan, eserler yaratabilmekte, doğanın düzenini keşfedebilmekte, yaşamın anlamı üzerine düşünebilmekte, bilinçli tercihler yapabilmekte ve insan davranışlarının doğruluğu veya yanlışlığı hakkında değerlendirmelere ulaşabilmektedir. İnsanın bu potansiyelinin gerçekleşmesi ise uygun koşulların oluşmasına bağlıdır. İşte insan hakları bu koşulları sağlamaya ve insanın söz konusu özelliklerinden kaynaklanan benzersizliğini korumaya yönelik araçlar olarak belirmektedir.Belirtmek gerekir ki, söz konusu insanî olanakların gerçekleşmesine elverişsiz ya da doğrudan veya dolaylı olarak bu olanakların gerçekleşmesini engelleyen durum,adaletsizlik kavramıyla anılmakta ve insan haklarının da, insana özgü bu olanakların korunabilmesinin koşullarıyla ilgili ve söz konusu adaletsizliği ortadan kaldırmaya yönelik talepler olduğu vurgulanmaktadır.Gerçekten de insan haklarının ortaya çıkışının, adaletsizlik, haksızlık gibi olgularla yakın ilişkisi vardır ve esasen de insan hakları, tarihsel olarak, insanlığın maruz kaldığı haksızlık pratiklerine bir yanıt olarak toplumsal mücadelelerden doğmuştur.

İnsan haklarının önemli bir diğer özelliği, bu hakların devlete karşı ileri sürülebilen haklar olmasıdır. Aksi yönde görüşler ileri sürülmüş olsa da, insan haklarından doğan hukukî yükümlülüğün/ödevin devlete ait olduğu belirtilmek gerekir. Başka bir ifadeyle, insan haklarına dayanan taleplerin muhatabı devlettir ve bunun mantıksal sonucu olarak da, insan haklarının ihlalcisi de ancak devlet olabilecektir. Bugünkü modern görünümüyle insan hakları, ilk önce, mutlak monarşilerin gücünü sınırlamayı amaçlayan mücadeleler sonucunda tarih sahnesindeki yerini almıştır. Bu tarihsel mücadelelerin sonucu olarak, yaşam hakkı, kişi güvenliği ve özgürlüğü, düşünce özgürlüğü gibi, devlet gücünü özgürlükler lehine sınırlamayı amaçlayan haklar formüle edilmiştir. İnsanlara tanınan bu haklar sayesinde devletin kişilerin maddî ve manevî bütünlüğüne yönelik keyfî uygulamaları önlenebilecektir. Görüldüğü gibi, gerek ortaya çıkış şekli itibariyle (keyfî siyasal iktidara yönelik toplumsal tepkiler) gerekse doğası itibariyle, kişilerin bu haklardan doğan talep etme yetkisinin muhatabı ve bu haklardan kaynaklanan hukukî yükümlülüğün sahibi devlettir.

İnsan haklarının devlete karşı ileri sürülebilme özelliği, sadece yaşam hakkı, kişi özgürlüğü ve güvenliği, düşünce özgürlüğü gibi klasik haklarda değil, adil ücret hakkı, barınma hakkı, sağlık hakkı gibi sosyal haklarda da rahatlıkla saptanabilir. Devlet, bu hakların gerçekleşmesi için gerekli teşkilatı kurmak ve bu hakların gerçekleşmesini engelleyen koşulları ortadan kaldırmakla yükümlüdür. Her ne kadar, örneğin, serbest piyasa ekonomisi koşullarında bir özel sektör çalışanının alacağı ücret, işveren ve işçi arasında yapılacak bir sözleşmeye dayanacak olsa da, belirlenecek ücretin insan onuruna aykırı olmayacak bir seviyede olmasını sağlayacak olan hukuk kurallarıdır. Devlet, ücretlerin, insan onuruna aykırı olmayan bir seviyede olabilmesi için, işverenleri bağlayan ‘asgarî ücret’ tayinine gidecek, hukuk kuralları ve idarenin işlem ve eylemleri böyle bir asgarî ücretin sağlanmasına yönelik olacaktır. Keza, ücretlerin makul seviyede olabilmesi, sendika, grev, toplu sözleşme hakları şeklindeki sosyal hakların da hukukî güvenceye bağlanmasıyla mümkündür ve bu hakları da tanıyacak ve söz konusu hakların gerçekleşmesini engellemeye yönelik hususları bertaraf edecek olan devlettir.

AÇIKÖĞRETİM GÜZ DÖNEMİ DÖNEM SONU SINAVI
14 - 15 Ocak 2017

Üye OlŞifremi Unuttum

HAKKIMIZDA
alonot.com; kullanıcılarımızın KPSS & YGS-LYS & ALES & AÖF & YDS gibi sınavlara hazırlanmaları için hem ders notlarına, hem test pratiklere kolayca ulaşıp zaman kaybetmeden en üst düzeyde yarar sağlayabilmeleri amacıyla hizmet vermektedir. Ayrıca Mevzuat&İçtihat&Tezler&Makaleler ve diğer herşeyde! kapsamlı arama yapılabilmesi, aranılan konu ve kavramlara kolayca ulaşılabilmesi ve sonuçlar içerisinde hızla gezilebilmesi amacıyla kurulmuştur. Zamanla öğrencilerin ve kullanıcıların ilgisiyle büyüyen alonot.com sizlerin ilgisiyle ve daha zengin içerikle yayın hayatına devam edecektir. Faydalı olması dileğiyle...
GİZLİLİK POLİTİKASI
alonot.com sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları kapsamında koruma altındadır. Site içeriğinin ticari amaçlı ve izinsiz olarak kopyalanması ve kullanılması yasaktır. Ancak, ticari amaçlı olmamak ve link verilmek koşuluyla site içeriğinin kopyalanması ve kullanılması serbesttir. 5846 sayılı kanunun 25. maddesinin ek 4. maddesine göre telif hakkı ihlal edilen öncelikle üç gün içinde ihlalin durdulmasını istemek zorundadır. İçerik sahibinin veya yasal temsilcisinin istekte bulunması halinde, kendisine ait içerik veya dökümanların sitemizden 24 saat içinde yayından kaldırılmasını garantilemekteyiz. Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur. alonot.com hiçbir bildirim yapmadan, herhangi bir zaman değişikliğe gidebilir, bu sitedeki bilgilerden kaynaklı hataların hiçbirinden sorumlu değildir.
Site Yönetimi.
İletişim: alonot.com@alonot.com & alonot.com@gmail.com
Kategoriler
SOLDA SABİT REKLAM